Kardiyoloji

409 soru

Soru 201Soru

Acil servise 6262 yaşında bir erkek hasta, göğüs kemiği arkasında aniden başlayan şiddetli baskı hissi ve soğuk terleme şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 80/50 mmHg80/50 \text{ mmHg}, nabız 90/dakika90/\text{dakika} ve juguler venöz dolgunluk saptanıyor. Akciğer oskültasyonu doğal olan hastanın çekilen elektrokardiyografisinde (EKG) DII, DIII ve aVF derivasyonlarında belirgin ST segment yükselmesi izleniyor. Bu klinik tabloya göre, tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V3RV_3R ve V4RV_4R derivasyonlarını içeren sağ prekordial EKG çekilmesi

Cevap

Hastanın tanısını kesinleştirmek için V3RV_3R ve V4RV_4R derivasyonlarını içeren sağ prekordial EKG çekilmelidir.
İnferior duvar MI geçiren bir hastada hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk ve akciğer oskültasyonunun normal olması (rall olmaması) sağ ventrikül enfarktüsünü karakterize eden klasik triaddır. Bu durumda standart 12 derivasyonlu EKG sağ ventrikül aktivitesini yeterince yansıtmadiği için, göğüs duvarının sağ tarafına yerleştirilen elektrotlarla (V3RV6RV_3R-V_6R) sağ EKG çekilmelidir. Özellikle V4RV_4R derivasyonunda 1 mm1 \text{ mm} ve üzeri ST elevasyonu sağ ventrikül tutulumu için oldukça duyarlı ve özgüldür.

Adım Adım Çözüm

1
EKG bulgularını analiz et
DII, DIII ve aVF'de ST yükselmesi saptandı (İnferior MI).
Klinik tablonun anatomik odağını belirlemek için.
2
Fizik muayene bulgularını değerlendir
Hipotansiyon + Juguler venöz dolgunluk + Temiz akciğer sesleri (Klassik triad).
İnferior MI seyri sırasında gelişen sağ ventrikül tutulumunu tanımak için.
3
Tanısal doğrulamayı planla
Sağ prekordial derivasyonlara (özellikle V4RV_4R) bakılması kararlaştırıldı.
Sağ ventrikül enfarktüsü tanısı standart EKG'de sıklıkla atlanır, sağ derivasyonlar tanı koydurucudur.

Anahtar Kavram

Sağ Ventrikül Enfarktüsü (RV MI) Klinik Triadı ve Tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 202Soru

48 yaşında erkek hasta, yaklaşık 45 dakikadır devam eden ve sol kola yayılan şiddetli, baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve yoğun sigara kullanımı öyküsü bulunuyor. Fizik muayenede kan basıncı 130/80 mmHg, kalp hızı 88/dakika, solunum sayısı 18/dakika olarak ölçülüyor; kardiyak oskültasyonda ek ses veya üfürüm duyulmuyor. Hastanın çekilen 12 derivasyonlu EKG'sinde; V1-V6 derivasyonlarında ST segment elevasyonu izlenmiyor. Ancak V1-V4 derivasyonlarında J noktasında 1-3 mm çökme (depresyon), ST segmentinde yukarı doğru (upsloping) eğimlenme ve bunu takip eden uzun, simetrik, pozitif T dalgaları saptanıyor. Ayrıca aVR derivasyonunda 1 mm ST elevasyonu mevcuttur.

Bu hasta için en olası tanı ve uygulanması gereken tedavi stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: De Winter paterni (Proksimal LAD oklüzyonu) - Acil reperfüzyon (Primer PKG)

Cevap

De Winter paterni (Proksimal LAD oklüzyonu) - Acil reperfüzyon (Primer PKG)
Soruda tarif edilen EKG bulguları (V1-V4'te J noktası depresyonu, yukarı eğimli ST segmenti ve uzun, simetrik pozitif T dalgaları), De Winter paterni için patognomoniktir. Bu tablo, ST elevasyonu olmamasına rağmen Sol Ön İnen Arterin (LAD) proksimal akut tam tıkanıklığını gösterir ve bir STEMI eşdeğeri olarak kabul edilir. Bu nedenle, hastaya standart NSTEMI yaklaşımı (risk belirleyip 24 saat içinde anjiyo) yerine, STEMI protokolü uygulanmalı ve acil (<2 saat) koroner anjiyografi/Primer PKG yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
EKG Bulgularını Analiz Et
V1-V4 derivasyonlarında J noktasında depresyon, 'upsloping' (yukarı eğimli) ST segmenti ve uzun, simetrik, pozitif T dalgaları (+ aVR elevasyonu).
Bu spesifik kombinasyon standart iskemiden farklı özel bir paterni işaret eder.
2
Paterni Tanımla
Bu bulgular 'De Winter T dalgaları' olarak adlandırılan EKG paternidir.
De Winter paterni, anterior STEMI'nin ST elevasyonu olmaksızın görülen nadir bir varyantıdır.
3
Patofizyoloji ve Riski Belirle
Sol Ön İnen Arterin (LAD) proksimalinde akut total/subtotal tıkanıklığı gösterir.
Bu durum masif anterior miyokard enfarktüsü ile eşdeğer risk taşır.
4
Tedavi Stratejisini Seç
STEMI eşdeğeri olduğu için 'Acil Reperfüzyon' (Primer PKG) gerektirir.
NSTEMI gibi izlenip anjiyografinin geciktirilmesi, geniş bir miyokard alanının kaybına neden olur.

Anahtar Kavram

De Winter EKG paterni, ST elevasyonu olmasa bile proksimal LAD tıkanıklığının (STEMI eşdeğeri) bir göstergesidir ve acil anjiyografi gerektirir.

İpuçları

1
EKG'de ST elevasyonu olmaması sizi NSTEMI tanısına yönlendirmesin; T dalgalarının şekline (uzun ve simetrik) ve ST segmentinin eğimine (yukarı doğru) dikkat edin.
2
Bu EKG paterni, ST elevasyonu olmadan 'akut tam tıkanıklığı' gösteren özel bir durumdur ve bir kişinin adıyla anılır.
3
LAD proksimal tıkanıklığının bir göstergesi olan bu duruma 'De Winter' paterni denir ve tedavi STEMI ile aynıdır.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir fizyopatolojiye sahip ancak ağrısız dönemde görülen Wellens Sendromu'nun EKG kriterlerini gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Hastanın aVR derivasyonundaki ST elevasyonu da sol ana koroner veya proksimal LAD patolojisini destekleyen ek bir bulgudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 203Soru

2626 yaşında erkek hasta, ani başlayan şiddetli çarpıntı, soğuk terleme ve fenalık hissi ile acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde; bilinci bulanık, konfüze, kan basıncı 82/5082/50 mmHgmmHg, nabız 210/dak210/dak ve düzensiz olarak ölçülüyor. EKG’de; RRR-R mesafeleri belirgin derecede değişken, QRSQRS süresi 140140 msnmsn ve QRSQRS morfolojisi vuruştan vuruşa farklılık gösteren bir taşikardi saptanıyor. Hastanın 11 yıl önceki eski kayıtlarında PRPR aralığının 100100 msnmsn olduğu ve V1V3V_1-V_3 derivasyonlarında pozitif delta dalgaları bulunduğu öğreniliyor. Bu hasta için en uygun acil yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senkronize DC kardiyoversiyon

Cevap

Senkronize DC kardiyoversiyon uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Hastanın kan basıncının düşük olması (82/5082/50 mmHgmmHg) ve bilinç bulanıklığının bulunması 'anstabil' olduğunu kanıtlar. Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) ve Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti (ESC) kılavuzlarına göre, anstabil taşiaritmilerin (nabızsız durumlar hariç) acil tedavisi senkronize DC kardiyoversiyondur. Özellikle pre-eksite atriyal fibrilasyon gibi ventriküler fibrilasyona dönüşme riski yüksek olan ritimlerde, hemodinamik bozulma varsa vakit kaybetmeden elektriksel tedavi uygulanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncı 82/5082/50 mmHgmmHg ve konfüzyon saptanması hastanın hemodinamik olarak anstabil olduğunu gösterir.
Taşiarritmilerde tedavi stratejisi (medikal vs elektriksel) hastanın stabil olup olmamasına göre belirlenir.
2
EKG ve tıbbi öyküyü analiz ederek ritmi tanımla.
Düzensiz, geniş QRSQRS'li taşikardi ve geçmişteki delta dalgası öyküsü 'Pre-eksite Atriyal Fibrilasyon' (WPW sendromu zemininde AF) tanısını koydurur.
WPW zeminindeki AF, aksesuar yolağın kısa refrakter periyodu nedeniyle çok yüksek hızlara ulaşabilir ve ventriküler fibrilasyona dönüşme riski taşır.
3
Tanımlanan klinik tabloya uygun acil müdahaleyi seç.
Anstabil taşiaritmi protokolü gereği acil senkronize DC kardiyoversiyon uygulanır.
Anstabilite kriterleri (şok, hipotansiyon, akut kalp yetmezliği, iskemik göğüs ağrısı) varlığında ilaç tedavisi beklenmeden elektriksel tedaviye geçilmelidir.

Anahtar Kavram

Anstabil taşiaritmilerde (ritim ne olursa olsun) altın standart tedavi elektriksel kardiyoversiyondur; pre-eksite AF durumunda ise AV nodu bloke eden ilaçlardan kaçınılmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 204Soru

54 yaşında kadın hasta, iskemik olmayan dilate kardiyomiyopati tanısıyla takip ediliyor. Hastanın mevcut tedavisinde maksimal tolere edilebilen dozlarda Ramipril (ACE inhibitörü), Karvedilol (Beta bloker) ve Spironolakton (MRA) bulunuyor. Hasta ilaçlarını düzenli kullanmasına rağmen NYHA Sınıf III düzeyinde nefes darlığı tarifliyor. Fizik muayenede kan basıncı 115/70 mmHg, kalp hızı 72/dk ve ritmik saptanıyor. Serum potasyum düzeyi 4.4 mEq/L, GFR 65 mL/dk olarak ölçülüyor.

Güncel kalp yetersizliği kılavuzlarına göre, bu hastada mortalite ve morbiditeyi daha fazla azaltmak amacıyla farmakolojik tedavide yapılması gereken en uygun değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ramiprilin kesilerek yerine Sakubitril/Valsartan başlanması

Cevap

Ramiprilin kesilerek yerine Sakubitril/Valsartan başlanması
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) olan ve ACE inhibitörü, beta bloker ve mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) tedavisine rağmen semptomatik kalan hastalarda, ACE inhibitörünün kesilip yerine Anjiyotensin Reseptör-Neprilisin İnhibitörü (ARNI) olan Sakubitril/Valsartan başlanması, mortaliteyi ve morbiditeyi ek olarak azalttığı için Klas I düzeyinde önerilmektedir. Hastanın tansiyonu ve potasyum düzeyi bu değişim için uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut tedavisini ve klinik durumunu değerlendir
Hasta ACEI + Beta Bloker + MRA (üçlü tedavi) alıyor ancak hala semptomatik (NYHA III) ve ejeksiyon fraksiyonu düşük (Dilate KMP).
Mevcut standart tedaviye rağmen semptomların devam etmesi tedavi değişikliği gerektirir.
2
Mortaliteyi azaltan tedavi seçeneklerini gözden geçir
ACE inhibitöründen ARNI (Sakubitril/Valsartan) grubuna geçişin, ACE inhibitörüne devam etmeye kıyasla mortaliteyi ve hastaneye yatışı daha fazla azalttığı (PARADIGM-HF çalışması) kanıtlanmıştır.
Kılavuzlar, üçlü tedaviye rağmen semptomatik olan HFrEF hastalarında ACEI yerine ARNI kullanımını (Klas I öneri) tavsiye eder.
3
Diğer seçenekleri ele
Digoksin mortaliteyi azaltmaz. Verapamil kontrendikedir. Spironolakton kesilmemelidir. İvabradin, ARNI geçişine göre öncelikli değildir.
En güçlü kanıt ve mortalite faydası ARNI geçişindedir.

Anahtar Kavram

HFrEF Tedavi Optimizasyonu (ARNI Endikasyonu)
Soru 205Soru

5858 yaşında erkek hasta, son 33 aydır eforla gelen ve dinlenmekle 55 dakikada geçen baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde ağır bronşiyal astım öyküsü olan hastanın fizik muayenesinde bilateral ekspiratuar vizing saptanıyor. Kan basıncı 145/90145/90 mmHg, nabız 8888/dakika ve ritmik olan hastanın EKG'sinde sol ventrikül hipertrofisi saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %55\%55 olarak ölçülüyor. Bu hastada semptom kontrolü amacıyla başlanması gereken en uygun ilk basamak anti-anjinal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Verapamil

Cevap

Ağır bronşiyal astımı olan ve ejeksiyon fraksiyonu korunmuş stabil anjinalı hastada, beta bloker kontrendikasyonu nedeniyle ilk basamakta Verapamil tercih edilmelidir.
Stabil anjina pektoris tedavisinde ilk basamak ajanlar beta blokerler veya kalsiyum kanal blokerleridir. Ancak hastada aktif astım bulguları (vizing) ve öyküsü olması beta blokerleri kontrendike yapar. Bu durumda, kalp hızını yavaşlatma ve anjina eşiğini yükseltme etkisi nedeniyle Verapamil, ejeksiyon fraksiyonu da normal olduğu için en uygun ilk tercih haline gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastanın eforla gelen ve dinlenmekle geçen tipik göğüs ağrısı, Kronik Koroner Sendrom (Stabil Anjina Pektoris) ile uyumludur.
Tedavi stratejisini belirlemek için doğru tanı gereklidir.
2
Kontrendikasyonların değerlendirilmesi
Hastadaki 'ağır bronşiyal astım' ve fizik muayenedeki 'vizing' bulgusu, beta bloker kullanımını (Metoprolol gibi) imkansız kılar.
Beta blokerler bronş düz kaslarında daralmaya neden olarak astım atağını tetikleyebilir.
3
Uygun alternatifin seçilmesi
Ejeksiyon fraksiyonu korunmuş (%55\%55) olan bu hastada, hızı da kontrol edebilen non-dihidropiridin kalsiyum kanal blokeri olan Verapamil en uygun seçenektir.
Beta blokerlerin kontrendike olduğu durumlarda kılavuzlar bu grup ilaçları ilk basamak alternatif olarak önerir.

Anahtar Kavram

Kronik koroner sendromda anti-anjinal ilaç seçimi, hastanın ek hastalıklarına (komorbidite) göre bireyselleştirilmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 206Soru

6262 yaşında kadın hasta, giderek artan efor dispnesi, bacaklarda şişlik ve karında dolgunluk hissi ile başvuruyor. Özgeçmişinde çocukluk çağında geçirilmiş eklem romatizması öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde; nabız 8888/dakika, kan basıncı 115/70115/70 mmHg. Dinlemekle apekste diyastolik rulman ve açılma sesi (opening snap), sol sternal kenar 44. interkostal aralıkta inspiryumla şiddeti artan pansistolik üfürüm saptanıyor. Juguler venöz dolgunluk ve hepatomegali eşlik ediyor. Ekokardiyografi incelemesinde;

- Mitral kapak alanı: 1,11,1 cm 2^2
- Mitral kapak morfolojisi: Yaygın kalsifikasyon, ciddi subvalvüler kalınlaşma ve füzyon
- Triküspit yetmezliği: Orta derecede (sekonder/fonksiyonel)
- Triküspit anulus çapı: 4242 mm
- Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu: %60\%60
- Pulmoner arter sistolik basıncı: 5555 mmHg

Bu hasta için en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mitral kapak replasmanı (MVR) ve triküspit kapak anüloplastisi yapılması

Cevap

Hastada saptanan ciddi semptomatik mitral darlığı ve kalsifik kapak yapısı nedeniyle mitral kapak replasmanı yapılmalı; eşlik eden triküspit yetmezliği orta derecede olsa dahi anulus çapı 4040 mm'nin üzerinde olduğu için eş zamanlı triküspit kapak anüloplastisi uygulanmalıdır.
Hastada saptanan semptomatik ciddi mitral darlığı, kapak morfolojisinin yaygın kalsifikasyon ve ciddi subvalvüler tutulum göstermesi nedeniyle cerrahi replasman (MVR) gerektirir. Eşlik eden fonksiyonel triküspit yetmezliğinde ise anulus çapının 4040 mm'nin üzerinde olması, güncel kılavuzlarda sol kapak cerrahisi sırasında eş zamanlı triküspit anüloplastisi yapılmasını gerektiren spesifik bir endikasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Mitral darlığının şiddetini ve tedavi yöntemini belirle.
Mitral kapak alanı 1,11,1 cm 2^2 (ciddi darlık) ve kapak yapısı kalsifik/subvalvüler füzyonlu (PMBV'ye uygun değil).
Semptomatik ciddi darlıkta tedavi endikedir; morfoloji cerrahi replasman kararını destekler.
2
Triküspit kapağı klinik ve ekokardiyografik olarak değerlendir.
Orta derece fonksiyonel triküspit yetmezliği ve 4242 mm triküspit anulus çapı saptanmıştır.
Sol taraflı kapak cerrahisi yapılacak hastalarda triküspit kapağa müdahale kriterleri anulus çapına dayalıdır.
3
Cerrahi stratejiyi güncel kılavuzlara göre sentezle.
MVR + Triküspit anüloplasti kararı verilir.
ESC/ACC kılavuzlarına göre sol kapak cerrahisi sırasında orta TR + dilate anulus (>40>40 mm) varlığında triküspit onarımı (anüloplasti) önerilir.

Anahtar Kavram

Sol kalp kapağı cerrahisi sırasında sekonder triküspit yetmezliğine cerrahi müdahale eşikleri (Anulus çapı kriteri).

Alternatif Yöntem

Hastanın triküspit anulus çapı vücut yüzey alanına göre normalize edilerek (>21>21 mm/m 2^2) de değerlendirilebilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 207Soru

6262 yaşında erkek hasta, eforla artan nefes darlığı, karında şişkinlik ve bacaklarda ödem şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg, nabız 88/dakika88/dakika ve düzenli olarak ölçülüyor. Juguler venöz dolgunluk izlenen hastanın oskültasyonunda sternumun sol alt kenarında, inspiryumla şiddeti artan 3/63/6 derecesinde pansistolik bir üfürüm duyuluyor. Karaciğerin kot kavsini 33 cmcm geçtiği ve üzerinde pulsasyon olduğu saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada juguler venöz nabız traselerinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirgin "v" dalgası

Cevap

Triküspit yetmezliği tanısı konulan bu hastada en olası venöz nabız bulgusu belirgin "v" dalgasıdır.
Hastada saptanan inspiryumla artan pansistolik üfürüm ve pulsatif karaciğer, triküspit yetmezliği için karakteristiktir. Triküspit yetmezliğinde, ventrikül sistolü sırasında kanın sağ atriyuma geri kaçması sonucu venöz nabız trasesinde normalde sistol sonunda görülen 'v' dalgası patolojik olarak büyür ve dev 'v' dalgası halini alır. Bu durum aynı zamanda juguler venöz traselerdeki 'x' inişinin silinmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Sternumun sol alt kenarında duyulan ve inspiryumla artan (Carvallo belirtisi) pansistolik üfürüm, pulsatif karaciğer ve venöz dolgunluk varlığı ciddi triküspit yetmezliğini (TY) işaret eder.
Triküspit kapağa ait üfürümleri sol kapak üfürümlerinden ayıran en önemli özellik inspiryumla şiddetlenmeleridir.
2
Venöz hemodinamiğin değerlendirilmesi
TY'de ventrikül sistolü sırasında kanın sağ atriyuma kaçması, atriyal basıncın sistolde hızla yükselmesine neden olur.
Bu durum, venöz nabız traselerinde sistolik doluşu temsil eden dalganın büyümesine yol açar.
3
Uygun venöz dalganın seçilmesi
Normalde atriyal doluşu temsil eden "v" dalgası, TY'de geri kaçan kanın etkisiyle devleşir (giant v wave).
Bu patolojik dalga aynı zamanda karaciğerdeki sistolik pulsasyonun da temel nedenidir.

Anahtar Kavram

Triküspit yetmezliğinde fizik muayene bulguları (Carvallo belirtisi, pulsatif karaciğer) ve venöz nabız trasesinde belirgin "v" dalgası görülmesi.

Daha Fazla Pratik

Triküspit yetmezliği olan bir hastada sağ ventrikül yetmezliği bulgularının sol kalp yetmezliği veya pulmoner hipertansiyon zemininde gelişip gelişmediğini anlamak için pulmoner arter basıncı değerlendirilmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 208Soru

3838 yaşında kadın hasta, bilinen romatizmal mitral darlığı tanısıyla izlenirken efor dispnesinde artış, sağ üst kadran ağrısı ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde boyun venöz dolgunluğu saptanıyor; venöz trasede dev "aa" dalgaları izlenirken "yy" inişinin yavaşladığı görülüyor. Dinlemekle triküspit odakta inspiryumla şiddeti artan düşük frekanslı diyastolik bir gürültü duyuluyor. Ayrıca palpasyonda karaciğerde presistolik pulsasyon saptanıyor. Bu hastadaki yeni klinik tabloya neden olan kapak hastalığı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanısal değerlendirmede ekokardiyografik olarak ortalama basınç gradyentinin 55 mmHg ve üzerinde olması anlamlı kabul edilir.

Cevap

Triküspit darlığında ekokardiyografik ortalama basınç gradyentinin 55 mmHg ve üzerinde olması anlamlı darlığı işaret eder.
Doğru seçenek olan ortalama basınç gradyentinin 55 mmHg ve üzerinde olması, güncel kılavuzlarda triküspit darlığının klinik olarak anlamlı kabul edilmesi için kullanılan temel ekokardiyografik ölçüttür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Jübüler venöz trasede dev "a" dalgası, yavaşlamış "y" inişi, inspiryumla artan diyastolik rulman ve karaciğerde presistolik pulsasyon bulguları Triküspit Darlığı (TD) tanısını koydurur.
Triküspit darlığında sağ atriyum boşalımı engellendiği için atriyal kontraksiyon şiddetlenir (dev a dalgası) ve diyastolik dolum yavaşlar (yavaş y inişi).
2
Hemodinamik ve tanısal kriterleri hatırla.
Triküspit darlığında sağ atriyum ile sağ ventrikül arasında diyastolik bir gradyent oluşur. Ortalama gradyentin 5\geq 5 mmHg olması veya kapak alanının 1.0\leq 1.0 cm² olması ciddi darlık göstergesidir.
Darlığın derecesini belirlemek için kapak üzerinden geçen kanın oluşturduğu basınç farkı (gradyent) kullanılır.
3
Diğer seçenekleri ele.
Sağ kalp üfürümleri inspiryumda artar (Carvallo pozitif). TD organiktir, fonksiyonel değildir. Atriyal sistolün kaybı (AF) presistolik şiddetlenmeyi yok eder.
Fizyolojik ve patolojik manevraların üfürümler üzerindeki etkisini değerlendirmek ayırıcı tanıda kritiktir.

Anahtar Kavram

Triküspit Darlığı Hemodinamiği ve Tanı Kriterleri
Soru 209Soru

4545 yaşında kadın hasta, son 22 aydır giderek artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde juguler venöz dolgunluk ve venöz traselerde belirgin vv dalgaları saptanıyor. Dinlemekle mezokardiyak odakta duyulan pansistolik üfürümün derin inspiryumla şiddetlendiği (Carvallo belirtisi) ve batın muayenesinde karaciğerin pulsatil olduğu gözleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Triküspit yetmezliği

Cevap

Triküspit yetmezliği
Triküspit yetmezliğinde (TY), sistol sırasında sağ ventrikülden sağ atriyuma kan geri kaçar. Bu durum mezokardiyak odakta (triküspit odak) pansistolik bir üfürüme neden olur. İnspiryumla sağ kalbe venöz dönüşün artması TY üfürümünü şiddetlendirir ki buna Carvallo belirtisi denir. Ayrıca sağ atriyuma sistolik geri akım juguler venöz traselerde belirgin vv dalgalarına ve karaciğerin sistolik pulsasyonuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Üfürümün zamanlamasını ve lokalizasyonunu analiz et.
Mezokardiyak odakta pansistolik üfürüm.
Pansistolik üfürüm genellikle triküspit yetmezliği, mitral yetmezliği veya VSD'de görülür.
2
Dinamik oskültasyon (manevra) yanıtını değerlendir.
İnspiryumla üfürüm şiddetinin artması (Carvallo belirtisi).
İnspiryum sırasında intratorasik basınç düşer, sağ kalbe venöz dönüş artar; bu da sağ kalp kaynaklı üfürümlerin şiddetini artırır.
3
Eşlik eden fizik muayene bulgularını sentezle.
Dev vv dalgası ve pulsatil karaciğer.
Triküspit yetmezliğinde sistol sırasında sağ ventrikülden sağ atriyuma ve geriye (venöz sisteme) kan kaçağı olması venöz traselerde belirginleşmeye ve organ konjesyonuna yol açar.

Anahtar Kavram

Sağ kalp üfürümlerinin inspiryumla şiddetlenmesi (Carvallo belirtisi) ve triküspit yetmezliğinin klinik bulguları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 210Soru

5252 yaşında erkek hasta, son 11 aydır eforla giderek artan nefes darlığı ve ayak bileklerinde şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabız 8484/dakika, juguler venöz dolgunluk (+3+3 cm), prekordiyal oskültasyonda S3S_3 galo ve akciğer bazallerinde bilateral raller saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %30\%30 olarak ölçülüyor. Semptomatik dekonjesyon amacıyla furosemid tedavisi başlanan hastada, uzun dönem sağkalımı (mortaliteyi) iyileştirmek amacıyla tedaviye eklenmesi gereken en uygun ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metoprolol süksinat

Cevap

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde sağkalımı artıran temel ilaç gruplarından biri olan Metoprolol süksinat eklenmelidir.
Metoprolol süksinat, kalp yetersizliğinde sempatik sinir sistemi aktivasyonunun zararlı etkilerini bloke ederek sağkalımı iyileştirdiği kanıtlanmış (MERIT-HF çalışması) bir beta-blokerdir. HFrEF hastalarında tedaviye erken dönemde eklenmesi gereken temel ilaçlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analizi
Hasta LVEFLVEF %30\%30, S3S_3 galo ve konjesyon bulguları ile Düşük Ejeksiyon Fraksiyonlu Kalp Yetersizliği (HFrEF) tanısı almaktadır.
Tedavi stratejisini belirlemek için yetersizlik tipini (HFrEF vs HFpEF) tanımlamak gerekir.
2
Mortaliteyi azaltan tedavilerin belirlenmesi
HFrEF'te ACEi/ARB/ARNI, Beta-bloker (Bisoprolol, Karvedilol, Metoprolol süksinat), MRA ve SGLT2i sağkalımı artırır.
Güncel kılavuzlar bu dörtlü tedavinin (dört sütun) mortalite üzerindeki etkisini vurgular.
3
Semptomatik tedavilerin elenmesi
Furosemid, digoksin ve tiyazidler semptomları düzeltir ancak sağkalımı doğrudan artırmaz.
Soruda spesifik olarak mortalite (sağkalım) avantajı sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

HFrEF tedavisinde sağkalım avantajı sağlayan temel ilaç grupları (ACEi/ARNI, BB, MRA, SGLT2i) ile sadece semptomatik düzelme sağlayanlar arasındaki fark.

Alternatif Yöntem

HFrEF tedavisindeki 'Dört Sütun' (ACEi/ARNI + BB + MRA + SGLT2i) formülünü hatırlayarak seçeneklerdeki ilaçların bu gruplara girip girmediği kontrol edilebilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 211Soru

58 yaşında erkek hasta, aniden başlayan, çok şiddetli ve 'yırtılır tarzda' olarak tariflediği sırt ağrısı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde kontrolsüz hipertansiyon öyküsü bulunuyor. Fizik muayenede kan basıncı 210/120210/120 mmHg, kalp hızı 112112/dakika saptanıyor. Çekilen kontrastlı toraks BT anjiyografide inen aortada diseksiyon flebi (Tip B Aort Diseksiyonu) tespit ediliyor. Bu hastanın akut kan basıncı yönetiminde, aort duvarındaki makaslama kuvvetini (shear stress) artırmamak ve diseksiyonun ilerlemesini önlemek için başlanması gereken ilk farmakolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz Esmolol

Cevap

İntravenöz Esmolol
Doğru cevap olan İntravenöz Esmolol (veya Labetalol), aort diseksiyonu yönetiminde ilk tercih edilecek ajan grubundadır (Beta blokerler). Diseksiyonda temel amaç aort duvarına binen makaslama kuvvetini (dP/dtdP/dt) azaltmaktır. Beta blokerler hem kalp hızını hem de miyokard kontraktilitesini azaltarak bu kuvveti en etkin şekilde düşürürler. Hedef kalp hızı genellikle 6060/dk altı ve sistolik kan basıncı 100120100-120 mmHg arasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hasta Hipertansif Acil durum ve Tip B Aort Diseksiyonu tablosundadır.
Yırtılır tarzda ağrı, yüksek tansiyon ve BT bulgusu diseksiyonu gösterir.
2
Tedavi hedefini belirle
Aort duvarındaki gerilimi (shear stress) azaltmak için hem Kan Basıncını hem de Kalp Hızını ve kontraktiliteyi (dP/dtdP/dt) düşürmek gerekir.
Sadece kan basıncını düşürmek yetmez; nabız dalgasının vurucu gücü de azaltılmalıdır.
3
İlaç mekanizmalarını değerlendir
Vazodilatörler (Nitroprussid, Hidralazin) refleks taşikardi yaparak dP/dtdP/dt'yi artırabilir ve yırtığı büyütebilir. Beta blokerler (Esmolol) ise bunu engeller.
Bu nedenle önce Beta bloker (nabız kontrolü), sonra gerekirse vazodilatör (tansiyon kontrolü) verilir.

Anahtar Kavram

Aort diseksiyonunda 'anti-impuls' tedavi prensibi: Önce Beta Bloker, sonra Vazodilatör.

İpuçları

1
Tedavideki amaç sadece tansiyonu düşürmek değil, aynı zamanda kalbin aort duvarına vurduğu darbe gücünü (nabız ve kasılma) azaltmaktır.
2
Damar genişletici ilaçlar (vazodilatörler) tansiyonu düşürürken refleks olarak kalp hızını artırabilir. Bu durum yırtık için tehlikelidir.
3
Önce kalbi yavaşlatmalı, sonra damarı gevşetmelisiniz. Seçeneklerdeki hangi ilaç kalbi yavaşlatır?

Daha Fazla Pratik

Aort diseksiyonunda hedef kan basıncı ve kalp hızı değerlerini gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 212Soru

4848 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde arteriyel kan basıncı 165/55165/55 mmHg ölçülüyor ve nabız muayenesinde sıçrayıcı karakter saptanıyor. Apeks vurusu 66. interkostal aralıkta, ön aksiller hatta palpe ediliyor. Oskültasyonda sol sternal kenarda erken diyastolik dekreşendo üfürüm duyuluyor. Ayrıca apekste orta diyastolik bir üfürüm (rulman) saptanıyor ancak açılma sesi (opening snap) duyulmuyor. Bu hastada apekste duyulan diyastolik üfürümün en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Austin Flint üfürümü

Cevap

Aort yetmezliğine bağlı gelişen fonksiyonel bir üfürüm olan Austin Flint üfürümü
Hastanın geniş nabız basıncı (165/55165/55 mmHg), sıçrayıcı nabzı ve aort odağındaki diyastolik üfürümü ciddi kronik aort yetmezliğini işaret etmektedir. Apekste duyulan diyastolik rulman, aorttan geri kaçan kanın (regürjitan jet) mitral ön kapakçığa çarpması ve kapağı diyastolde yukarı iterek fonksiyonel bir darlık oluşturması sonucu ortaya çıkar. Bu tabloya Austin Flint üfürümü denir ve organik mitral darlığının aksine açılma sesi duyulmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
165/55165/55 mmHg kan basıncı (geniş nabız basıncı) ve sıçrayıcı nabız ciddi kronik aort yetmezliğini (AY) gösterir.
AY'de diyastolik geri kaçış periferik arteryel nabız dalgalanmalarını artırır.
2
Üfürüm odaklarını değerlendir
Sol sternal kenardaki erken diyastolik üfürüm AY tanısını doğrular; apeksteki diyastolik rulman ise ek bir durumun habercisidir.
AY odağındaki üfürüm tipiktir ancak apeksteki rulman organik bir kapak darlığı veya fonksiyonel bir durum olabilir.
3
Ayırıcı tanı için ek sesleri sorgula
Açılma sesinin (opening snap) olmaması üfürümün organik bir mitral darlığı olmadığını, fonksiyonel bir durum (Austin Flint) olduğunu gösterir.
Austin Flint üfürümü, AY jetinin mitral kapağı kapatmaya zorlamasıyla oluşan rölatif/fonksiyonel bir darlıktır.

Anahtar Kavram

Ciddi kronik aort yetmezliğinde apekste duyulan diyastolik rulman (Austin Flint üfürümü), açılma sesi (opening snap) içermemesi ile organik mitral darlığından ayrılır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 213Soru

74 yaşında kadın hasta, polikliniğe halsizlik ve yaygın kemik ağrıları şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 166/94166/94 mmHg saptanıyor. Özgeçmişinde son beş yılda iki kez nefrolitiazis (böbrek taşı) öyküsü mevcut. Hastanın laboratuvar inceleme sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Kalsiyum11.111.1 mg/dL8.510.58.5 - 10.5
Fosfor2.22.2 mg/dL2.54.52.5 - 4.5
PTH145145 pg/mL156515 - 65
Albümin4.14.1 g/dL3.55.03.5 - 5.0

Bu hastada hipertansiyon kontrolü için aşağıdaki ilaç gruplarından hangisinin kullanımı en az uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiyazid diüretikler

Cevap

Tiyazid diüretikler, primer hiperparatiroidizme bağlı hiperkalsemisi olan bu hastada serum kalsiyum düzeylerini daha da yükseltebileceği için en az uygun seçenektir.
Tiyazid diüretikler, distal kıvrımlı tübülde Na-Cl kotransportunu inhibe ederken dolaylı olarak kalsiyum geri emilimini artırırlar. Bu özellikleri nedeniyle idiopatik hiperkalsiürili taş hastalarında idrar kalsiyumunu düşürmek için kullanılırlar. Ancak, bu vakada olduğu gibi primer hiperparatiroidizme bağlı hiperkalsemisi olan hastalarda, serum kalsiyum düzeylerini daha da yükselterek hiperkalsemik krize veya ciddi metabolik komplikasyonlara yol açabilirler. Bu nedenle ESC/ESH kılavuzlarında hiperkalsemik durumlarda kullanılmaları önerilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada Evre 22 hipertansiyon (166/94166/94 mmHg) ve laboratuvarda hiperkalsemi (11.111.1), hipofosfatemi (2.22.2) ve artmış PTH (145145) mevcuttur. Bu tablo primer hiperparatiroidizm ile uyumludur.
Antihipertansif ilaç seçimi, hastanın eşlik eden metabolik durumlarına göre yapılmalıdır.
2
İlaçların kalsiyum metabolizması üzerindeki etkilerini değerlendir.
Tiyazid grubu diüretikler distal tübülde kalsiyum reabsorbsiyonunu artırırken, loop diüretikler kalsiyum atılımını (kalsiüri) artırır.
Tiyazidler hiperkalsemik durumlarda kalsiyum yüksekliğini derinleştirebileceği için kontrendike veya kaçınılması gereken ilaçlar arasında yer alır.
3
Hastanın klinik tablosuyla ilaç etkisini eşleştir.
Zaten hiperkalsemik olan bir hastada kalsiyumu yükselten bir ajanın (Tiyazid) kullanılması klinik risk oluşturur.
Primer hiperparatiroidizm varlığında tiyazid kullanımı hiperkalsemi krizini tetikleyebilir veya tanıyı maskeleyebilir/zorlaştırabilir.

Anahtar Kavram

Tiyazid diüretikler distal tübülde kalsiyum geri emilimini artırarak hiperkalsemiye neden olabilir veya mevcut hiperkalsemiyi şiddetlendirebilir.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 214Soru

72 yaşında kadın hasta, son bir haftadır artan halsizlik ve bugün aniden gelişen kısa süreli bilinç kaybı (senkop) nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde genel durumu orta, konfüzyonel bir tablo mevcut; kan basıncı 82/4682/46 mmHg, nabız 3232 atım/dakika ve solunum sayısı 2020/dakika olarak saptanıyor. Çekilen EKG'de; PP dalgaları kendi içinde 8080/dakika hızında, QRSQRS kompleksleri ise kendi içinde 3232/dakika hızında düzenli olarak izleniyor ve PP dalgaları ile QRSQRS kompleksleri arasında herhangi bir ilişki saptanmıyor (AV disosiasyon). QRSQRS süresi 0.160.16 saniye olarak ölçülen bu hasta için yapılması gereken en uygun acil müdahale aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Transkutanöz pacing (hız yapıcı) uygulamasının başlatılması

Cevap

Hemodinamik olarak anstabil seyreden ve geniş QRS kompleksli tam (3. derece) AV blok saptanan hastalarda en uygun acil yaklaşım transkutanöz pacing uygulamasıdır.
Hastada görülen hipotansiyon ve mental durum değişikliği hemodinamik anstabiliteyi tanımlar. EKG'deki AV disosiasyon ve geniş QRS bulguları, bloğun AV düğüm altında (infranodal) olduğunu kanıtlar. Bu tür durumlarda atropin etkisiz olduğundan, yaşam kurtarıcı ilk müdahale transkutanöz pacing'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik durumun değerlendirilmesi
Kan basıncının 82/4682/46 mmHg (hipotansiyon) ve hastada konfüzyon saptanması, hastanın hemodinamik olarak anstabil olduğunu gösterir.
Anstabilite, bradikardi yönetiminde tedavi algoritmasını (ilaç vs. elektriksel) belirleyen en kritik faktördür.
2
EKG bulgularının analizi
P dalgaları ile QRS komplekslerinin tamamen bağımsız olması tam (3. derece) AV bloğu; QRS süresinin 0.160.16 sn olması ise bloğun AV düğümün altında (distal) olduğunu gösterir.
Distal bloklarda ventriküler kaçış ritmi genellikle yavaş ve kararsızdır; ayrıca bu seviyedeki bloklar atropine yanıt vermez.
3
Tedavi seçeneğinin belirlenmesi
Anstabil yüksek dereceli blokta, kesin tedavi olan kalıcı kalp pili takılana kadar acil transkutanöz pacing başlatılmalıdır.
İlaç tedavisi (atropin) bu seviyede etkisizdir ve elektriksel müdahalede gecikme ani kardiyak duruşa (asistoli) yol açabilir.

Anahtar Kavram

Tam (3. derece) AV blokta hemodinamik anstabilite kriterleri varsa, atropin ile vakit kaybetmeden elektriksel pacing (hız yapıcı) uygulanmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Mobitz Tip 2 blok ile Tam AV blok arasındaki EKG farklarını ve pacemaker endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 215Soru

63 yaşında erkek hasta, yaklaşık 1 saattir devam eden ve sol kola yayılan şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın çekilen 12 derivasyonlu EKG'sinde II, III ve aVF derivasyonlarında 2 mm ST segment elevasyonu izleniyor ve akut inferior miyokard enfarktüsü tanısı konuluyor. Primer perkütan koroner girişim (PKG) planlanan hastanın özgeçmişi sorgulandığında, 3 yıl önce geçici iskemik atak (GİA) geçirdiği ve hipertansiyon tanısı olduğu öğreniliyor.

Buna göre, bu hastada intrakraniyal kanama riskini belirgin şekilde artırması nedeniyle kullanımı mutlak kontrendike olan P2Y12 inhibitörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prasugrel

Cevap

Geçirilmiş inme veya GİA öyküsü olan hastalarda Prasugrel kullanımı kontrendikedir.
Prasugrel, trombosit agregasyonunu inhibe eden güçlü bir P2Y12 reseptör antagonistidir. Ancak yapılan klinik çalışmalarda (özellikle TRITON-TIMI 38), geçirilmiş inme (stroke) veya geçici iskemik atak (GİA) öyküsü olan hastalarda kullanıldığında, net klinik yarar sağlamadığı gibi intrakraniyal kanama riskini anlamlı düzeyde artırdığı gösterilmiştir. Bu nedenle güncel kardiyoloji kılavuzlarında bu hasta grubunda Prasugrel kullanımı mutlak kontrendikedir. Bu hastada Tikagrelor veya Klopidogrel tercih edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve risk faktörlerini analiz et.
Hasta akut inferior STEMI tanısı ile primer PKG'ye gidiyor. Özgeçmişinde 'Geçici İskemik Atak (GİA)' öyküsü var.
ST elevasyonlu MI tedavisinde ikili antiagregan tedavi (DAPT) gereklidir, ancak ajan seçimi hasta geçmişine göre yapılır.
2
P2Y12 inhibitörlerinin kontrendikasyonlarını değerlendir.
Prasugrel, güçlü bir P2Y12 inhibitörüdür ancak TRITON-TIMI 38 çalışması verilerine dayanarak inme veya GİA öyküsü olanlarda intrakraniyal kanama riskini artırdığı kanıtlanmıştır.
Kılavuzlar (ESC/AHA), inme/GİA öyküsü olan hastalarda Prasugrel kullanımını 'Zarar Verme' (Class III) kategorisinde değerlendirir.
3
Diğer seçenekleri ele.
Klopidogrel ve Tikagrelor bu hasta grubunda kontrendike değildir. Aspirin standart tedavidir.
Soru spesifik olarak kontrendike olan ajanı sormaktadır.

Anahtar Kavram

Akut Koroner Sendromda Antiagregan Seçimi ve Kontrendikasyonlar

İpuçları

1
Bu ilaçlardan biri, özellikle beyin kanaması riski nedeniyle nörolojik öyküsü olan hastalarda yasaklanmıştır.
2
Tikagrelor ve Klopidogrel bu hasta grubunda kullanılabilir, ancak 'P' ile başlayan diğer güçlü ajan risklidir.
3
TRITON-TIMI 38 çalışması, inme/GİA öyküsü olanlarda Prasugrel'in ölümcül kanamalara yol açabileceğini göstermiştir.

Alternatif Yöntem

İlaçların kontrendikasyonlarını 'P-P' kuralı ile hatırlayabilirsiniz: Prasugrel - Past Stroke/TIA (Geçmiş İnme/GİA) kontrendikedir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 216Soru

Eforla tetiklenen bayılma (senkop) ve göğüs ağrısı şikayetleri ile kardiyoloji polikliniğine başvuran 2323 yaşında bir erkek hastanın fizik muayenesinde, mezokardiyak odakta duyulan 3/63/6 şiddetinde kaba sistolik bir ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Üfürümün şiddetinin Valsalva manevrası ile arttığı, çömelme (squatting) ile ise belirgin olarak azaldığı gözleniyor. EKG'de sol aks sapması ve V4V6V_4-V_6 derivasyonlarında derin, dar "dagger-like" QQ dalgaları izleniyor.

Bu hastanın klinik tablosu ve yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjestif semptomların ve dispnenin rahatlatılması amacıyla yüksek doz diüretik ve nitrat tedavisi ilk basamakta tercih edilmelidir.

Cevap

Semptomları rahatlatmak için nitrat ve diüretiklerin kullanımı, obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopatide çıkış yolu gradyantını artırarak tabloyu kötüleştireceği için yanlıştır.
Nitratlar ve diüretikler, sol ventrikül doluş hacmini (preload) azaltarak interventriküler septum ile mitral kapak arasındaki mesafenin daha da kısalmasına ve çıkış yolu obstrüksiyonunun (LVOT gradyantı) artmasına neden olurlar. Bu nedenle obstrüktif HKM'de bu ilaçlar kontrendikedir veya çok dikkatli kullanılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve EKG bulgularını analiz et.
Genç hastada efor senkopu, Valsalva ile artan sistolik üfürüm ve EKG'deki derin 'dagger-like' Q dalgaları Obstrüktif Hipertrofik Kardiyomiyopati (HKM) tanısını koydurur.
HKM, genç sporcularda ani ölümün en sık nedenidir ve tipik fizik muayene bulguları verir.
2
Patofizyolojiyi değerlendir.
Obstrüktif HKM'de ventrikül hacmi azaldığında (preload azalması) veya kontraktilite arttığında (pozitif inotropi) mitral kapak septuma yaklaşır (SAM) ve çıkış yolu gradyantı artar.
Tedavi stratejisi gradyantı azaltmaya yönelik olmalıdır.
3
Tedavi kontrendikasyonlarını belirle.
Nitratlar (venodilatasyon ile preload azaltır) ve diüretikler (hacim kaybı ile preload azaltır) gradyantı artırarak senkopu ve yetersizliği kötüleştirir. Digoksin gibi pozitif inotroplar da kontrendikedir.
Yanlış tedavi klinik tabloyu fulminan hale getirebilir.

Anahtar Kavram

Obstrüktif HKM'de sol ventrikül hacmini azaltan (diüretik, nitrat) veya kontraktiliteyi artıran (digoksin) ilaçlar gradyantı artırarak kontrendike hale gelir.

Daha Fazla Pratik

HKM'de ani kardiyak ölüm risk faktörlerini (maksimal duvar kalınlığı >30mm, NSVT, aile öyküsü) ve ICD endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 217Soru

7474 yaşında erkek hasta, eforla gelen göğüs ağrısı ve bir kez olan bayılma atağı sonrası kardiyoloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenede karotis nabzı düşük amplitüdlü ve geç yükselen (pulsus parvus et tarduspulsus\ parvus\ et\ tardus) olarak palpe ediliyor. Oskültasyonda sağ 2.2. interkostal aralıkta S2S2 sesine kadar uzanan, sert karakterli bir sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Aynı üfürümün apekste daha yüksek frekanslı ve müzikal karakterde duyulduğu saptanıyor. Bu hastadaki fizik muayene bulguları ve klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üfürümün apekste müzikal karakterde duyulması "Gallavardin fenomeni" olarak adlandırılır.

Cevap

Üfürümün apekste müzikal karakterde duyulması "Gallavardin fenomeni" olarak adlandırılır.
Üfürümün apekste müzikal karakterde duyulması, aort darlığına özgü "Gallavardin fenomeni"dir. Bu durum, üfürümün sert ve gürültülü bileşenlerinin bazalde (aort odağında) kalırken, yüksek frekanslı müzikal bileşenlerinin apekse iletilmesiyle oluşur ve sıklıkla mitral yetersizliği üfürümüyle karıştırılmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Senkop, anjina ve pulsus parvus et tardus varlığı ciddi aort darlığına (AD) işaret eder.
AD triadı ve nabız bulguları tanı için kritiktir.
2
Oskültasyon bulgularını değerlendir
Baza de sert, apekste müzikal üfürüm saptanmıştır.
Bu ayrışma, AD'de görülen Gallavardin fenomeninin tipik tanımıdır.
3
Darlık ciddiyet parametrelerini kontrol et
S2 paradoksal çiftleşmesi ve geç pik yapan üfürüm ciddiyet göstergesidir.
İnspiryumda çiftleşme fizyolojiktir, ciddi AD'de ise inspiryumda tek ses duyulur.

Anahtar Kavram

Aort Darlığında Gallavardin Fenomeni ve Ciddiyet Kriterleri

Daha Fazla Pratik

Fizik muayene manevralarının (Valsalva, çömelme, el sıkma) farklı üfürümler üzerindeki etkilerini bir tablo üzerinden tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 218Soru

6262 yaşında erkek hasta, polikliniğe rutin kontrol için başvuruyor. Özgeçmişinde iki yıl önce geçirilmiş anterior miyokard enfarktüsü ve beş yıldır Tip 22 diyabet öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde kan basıncı 155/95155/95 mmHg, nabız 8484/dakika ve ritmik olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin 1.01.0 mg/dL ve potasyum 4.24.2 mEq/L bulunuyor. Bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ramipril + Bisoprolol

Cevap

Ramipril ve Bisoprolol kombinasyonu
Ramipril (ACE inhibitörü) ve Bisoprolol (Beta bloker) kombinasyonu doğru cevaptır. ESC/ESH hipertansiyon kılavuzlarına göre, koroner arter hastalığı (özellikle post-MI) olan hastalarda kan basıncı kontrolünün yanı sıra miyokardın oksijen ihtiyacını azaltmak ve mortaliteyi iyileştirmek için bu iki grup ilacın birlikte kullanılması en uygun yaklaşımdır. Ayrıca ACE inhibitörleri, diyabetik hastalarda nefropatiye karşı koruyucu etkileri nedeniyle de endikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut klinik durumunu ve komorbiditelerini analiz et.
Hasta 6262 yaşında, hipertansif (155/95155/95 mmHg), geçirilmiş MI (Koroner Arter Hastalığı) ve Tip 22 Diyabeti mevcut.
Tedavi seçimi hastanın eşlik eden hastalıklarına göre bireyselleştirilmelidir.
2
Güncel kılavuzlara (ESC/ESH) göre koroner arter hastalığı olan post-MI hastalar için önerilen ilaç gruplarını belirle.
Bu hastalarda RAS inhibitörleri (ACEi veya ARB) ve Beta blokerler (BB) mortaliteyi azalttığı için ilk basamak önerilir.
Miyokard enfarktüsü sonrası ventriküler remodelizasyonu önlemek ve kardiyovasküler olay riskini azaltmak hedeflenir.
3
Başlangıç doz stratejisini değerlendir.
Evre 11 ve üzeri hipertansiyonu olan çoğu hastada ikili kombinasyon tedavisi önerilir.
Hedef kan basıncı değerlerine (<130/80< 130/80 mmHg) daha hızlı ve etkili ulaşım sağlamak için kombinasyon tercih edilir.

Anahtar Kavram

Koroner arter hastalığı ve miyokard enfarktüsü öyküsü olan hipertansif hastalarda ACE inhibitörü/ARB ve Beta bloker kombinasyonu ilk tercih tedavidir.

Daha Fazla Pratik

Hastanın kan basıncı kontrol altına alınamazsa üçüncü ilaç olarak bir Kalsiyum Kanal Blokeri (Dihidropiridin grubu) eklenmesi düşünülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 219Soru

Aniden başlayan çarpıntı ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise başvuran 4242 yaşındaki kadın hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg, nabız 185/dk185/dk ve solunum sayısı 18/dk18/dk olarak saptanıyor. Hastanın muayenesinde boyun venlerinde belirgin sistolik pulsasyonlar (kurbağa belirtisi) gözleniyor. Çekilen EKG'de dar QRSQRS’li (7575 msnmsn), düzenli bir taşikardi izleniyor ve PP dalgaları seçilemiyor. Hastaya uygulanan valsalva manevrasına yanıt alınamıyor. Bu aşamada uygulanması gereken en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz adenozin

Cevap

Hemodinamisi stabil olan dar QRS'li düzenli taşikardide, vagal manevra sonrası uygulanması gereken ilk seçenek intravenöz adenozindir.
Vakadaki klinik tablo (ani başlangıç, dar QRS, düzenli ritim, kurbağa belirtisi) tipik bir AVNRT (PSVT) sunumudur. Hemodinamisi stabil (115/75115/75 mmHgmmHg) olan bu hastalarda, vagal manevralarla ritim dönmüyorsa ilk basamak farmakolojik tedavi intravenöz adenozindir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik durumun değerlendirilmesi
Kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg saptanarak hastanın stabil olduğuna karar verildi.
Stabilite, tedavinin elektriksel mi yoksa farmakolojik mi başlayacağını belirleyen en kritik adımdır.
2
EKG analizi ve ritim tanımlama
Dar QRS (<120<120 msnmsn) ve düzenli ritim saptanarak Paroksismal Supraventriküler Taşikardi (PSVT) tanısı konuldu.
Boyun venlerindeki kurbağa belirtisi (frog sign), atriyum ve ventrikülün aynı anda kasılması sonucu sağ atriyumun kapalı triküspit kapağa karşı kasıldığını gösterir ve AVNRT (AV nodal reentrant taşikardi) için karakteristiktir.
3
Tedavi algoritmasının uygulanması
Vagal manevra başarısız olduğu için farmakolojik aşamaya geçilerek 66 mgmg IV hızlı bolus adenozin tercih edildi.
Adenozin, AV nodu geçici olarak bloke ederek reentrant aritmilerin büyük çoğunluğunu sonlandırır.

Anahtar Kavram

Hemodinamisi stabil olan düzenli dar QRS taşikardilerde (PSVT/AVNRT) yönetim algoritması: Vagal manevralar → Adenozin → Kalsiyum kanal blokerleri/Beta blokerler.

Daha Fazla Pratik

Adenozin sonrasında ritim dönmezse kalsiyum kanal blokerleri (verapamil, diltiazem) veya beta-blokerlerin kullanımını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 220Soru

7272 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 55 yıl önce her iki elinden karpal tünel sendromu operasyonu geçirdiği ve kronik bel ağrısı nedeniyle spinal stenoz tanısı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde bilateral pretibial (++)(++) ödem, boyun venöz dolgunluğu ve dinlemekle her iki bazalde ralleri mevcut. Ekokardiyografisinde sol ventrikül duvar kalınlığı 16 mm16\text{ mm}, ejeksiyon fraksiyonu %42\%42 ve global longitudinal strain incelemesinde 'apical sparing' (apikal korunma) paterni saptanıyor. EKG'de düşük voltaj ve V1V3V1-V3 derivasyonlarında patolojik QQ dalgaları izleniyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde; serum serbest hafif zincir (sFLC) oranı normal sınırlarda, idrar immünfiksasyon elektroforezi negatif, ancak serum immünfiksasyon elektroforezinde monoklonal gammopati (IgG kappa) saptanıyor. Technetium-99m pirofosfat (99mTc-PYP^{99m}\text{Tc-PYP}) sintigrafisinde miyokardiyal tutulum 'Grade 3' olarak raporlanıyor.

Bu bulgular ışığında, kesin tanı ve tedavi planlaması için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kesin tanı için endomiyokardiyal biyopsi ve amiloid tip tayini planlanması

Cevap

Kesin tanı için endomiyokardiyal biyopsi ve amiloid tip tayini planlanması en uygun adımdır.
Kardiyak amiloidoz şüphesinde güncel kılavuzlar non-invaziv bir tanı algoritması sunar. Eğer serum ve idrar incelemelerinde monoklonal protein saptanmazsa ve kemik sintigrafisinde (99mTc-PYP/DPD^{99m}\text{Tc-PYP/DPD}) Grade 22 veya 33 tutulum varsa, biyopsi yapmadan ATTR tanısı konulabilir. Ancak bu hastada serumda monoklonal protein (IgG kappa) saptanmıştır. Monoklonal protein varlığında sintigrafi sonucu ne olursa olsun (Grade 3 olsa bile), bu tutulumun AL-amiloidozuna mı yoksa ATTR-amiloidozuna mı ait olduğu non-invaziv yöntemle ayırt edilemez. Bu nedenle kesin tanı ve tedavi (kemoterapi vs. Tafamidis) kararı için endomiyokardiyal biyopsi yapılarak amiloidin tipi belirlenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ekokardiyografik ipuçlarını birleştirme.
Karpal tünel, spinal stenoz, düşük voltaj EKG ve 'apical sparing' bulguları kardiyak amiloidozu güçlü şekilde düşündürür.
Sistemik tutulum bulguları ile kardiyak görüntüleme bulgularının uyumu tanısal algoritmayı başlatır.
2
Monoklonal protein tarama testlerinin yorumlanması.
Serumda IgG kappa monoklonal band saptanması, plazma hücre diskrazisi (AL-amiloidoz olasılığı) lehinedir.
AL-amiloidoz dışlanmadan non-invaziv algoritma ile ATTR tanısı konulamaz.
3
Sintigrafi ve laboratuvar bulgularının entegrasyonu.
99mTc-PYP^{99m}\text{Tc-PYP} Grade 3 tutulumuna rağmen, monoklonal protein varlığı sintigrafiyi 'yalancı pozitif' veya 'belirsiz' kılar.
AL-amiloidoz vakalarının %2040\%20-40'ında sintigrafide miyokardiyal tutulum izlenebilir.
4
Tanısal altın standart kararı.
Karmaşık (mixed) tabloda doku biyopsisi (tercihen endomiyokardiyal) ve kütle spektrometrisi/immünhistokimya ile tip tayini gerekir.
Yanlış tedavi (ATTR ilacı yerine kemoterapi veya tersi) mortaliteyi doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

Monoklonal protein varlığında non-invaziv kardiyak amiloidoz algoritmasının geçersizliği.

Alternatif Yöntem

Eğer endomiyokardiyal biyopsi imkanı yoksa, karın yağ aspirasyonu veya tükürük bezi biyopsisi gibi ekstrakardiyak dokularda amiloid gösterilip tipleme yapılabilir; ancak duyarlılık endomiyokardiyal biyopsiye göre daha düşüktür.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 11 / 21Sonraki
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 11 | Examkin