Kardiyoloji

409 soru

Soru 321Soru

2727 yaşında erkek hasta, 22 gündür devam eden, nefes almakla artan ve öne eğilmekle azalan şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde oskültasyonda mezokardiyak odakta en iyi duyulan, her iki fazda da mevcut olan kaba nitelikli bir frotman saptanıyor. EKG incelemesinde DI,DII,aVFD_I, D_{II}, aVF ve V2V6V_2-V_6 derivasyonlarında yaygın, yukarı doğru konkav ST segment elevasyonu ile birlikte belirgin PRPR segment depresyonu izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut perikardit

Cevap

Tipik göğüs ağrısı özellikleri, perikardiyal frotman ve yaygın ST elevasyonu ile PR depresyonu bulgularıyla tanı Akut Perikardit'tir.
Doğru seçenek olan durumda hastada perikarditin üç ana bulgusu mevcuttur: 1) Pozisyonel plöretik göğüs ağrısı, 2) Perikardiyal frotman, 3) Tipik EKG değişiklikleri (yaygın konkav ST elevasyonu ve PR depresyonu). Bu tablo akut perikardit tanısı için tam uyumludur. Tedavide genellikle yüksek doz aspirin/NSAID ve nüksleri önlemek amacıyla kolşisin kombinasyonu tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Göğüs ağrısının karakterini değerlendir.
Ağrının öne eğilmekle azalması (pozisyonel) perikardiyal inflamasyonu düşündürür.
Perikardın pariyetal yaprağının irritasyonu pozisyonla değişen ağrıya neden olur.
2
Fizik muayene bulgularını (frotman) yorumla.
Perikardiyal frotman akut perikardit için patognomoniktir.
İnflame perikard yapraklarının birbirine sürtünmesi bu sesi oluşturur.
3
EKG bulgularını analiz et.
Yaygın (koroner arter trasesine uymayan) konkav ST elevasyonu ve PR segment depresyonu akut perikardit tanısını doğrular.
PR segment depresyonu atriyal inflamasyonu yansıtır ve miyokard enfarktüsünde görülmez.

Anahtar Kavram

Akut Perikardit Tanı Kriterleri ve Miyokard Enfarktüsü ile Ayırıcı Tanısı

Daha Fazla Pratik

Akut perikardit tanısı alan bu hastada kolşisin tedavisinin nüks riskini azaltmadaki önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 322Soru

2929 yaşında primipar gebe, doğumdan 44 hafta sonra ilerleyici nefes darlığı, ortopne ve paroksizmal noktürnal dispne şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral akciğer bazallerinde raller ve pretibial (++)(++) ödem saptanıyor. Transtorasik ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %30\%30 ve sol ventrikül end-diyastolik çapı 58 mm58\text{ mm} ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve yönetim süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Patogenezinde vaskülotoksik 16-kDa16\text{-kDa} prolaktin fragmanı rol oynar; standart tedaviye bromokriptin eklenmesi iyileşmeyi hızlandırabilir.

Cevap

Hastalığın patogenezinde prolaktin derivesi olan vaskülotoksik 16-kDa fragmanı rol oynamakta ve bromokriptin tedavisi iyileşmeye katkı sağlamaktadır.
Peripartum kardiyomiyopati patogenezinde artmış oksidatif stres ve prolaktinin bölünmesiyle oluşan 16-kDa16\text{-kDa} prolaktin fragmanının endotel hasarı ve kardiyomiyosit apoptozuna yol açtığı kanıtlanmıştır. Bromokriptin bir dopamin agonisti olarak prolaktin salınımını durdurur ve bu toksik fragmanın oluşumunu engelleyerek miyokardial iyileşmeye katkıda bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri değerlendir
Doğum sonrası 1. ayda gelişen kalp yetersizliği bulguları ve ekokardiyografide saptanan LVEF<%45LVEF < \%45 değerleri Peripartum Kardiyomiyopati (PPCM) tanısını düşündürür.
PPCM, gebeliğin son ayı ile doğum sonrası ilk 5 ay arasında başka bir neden olmaksızın gelişen sol ventrikül sistolik disfonksiyonudur.
2
Patofizyolojik mekanizmayı sorgula
Oksidatif stres artışına bağlı olarak prolaktinin katepsin-D ile yıkılması sonucu ortaya çıkan 16-kDa16\text{-kDa} fragmanı vaskülotoksik ve pro-apoptotik etki gösterir.
Hastalığın moleküler temelini anlamak, spesifik tedavi yaklaşımlarını (bromokriptin) belirlemek için gereklidir.
3
Tedavi ve prognozu analiz et
Standart kalp yetersizliği tedavisine ek olarak prolaktin salınımını baskılayan bromokriptin kullanımı LVEF iyileşmesini artırır.
Moleküler mekanizmaya yönelik hedefe yönelik tedavi, PPCM'de klasik Dilate Kardiyomiyopatiden farklı bir yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Peripartum Kardiyomiyopatide Prolaktin Hipotezi ve Bromokriptin Tedavisi

Daha Fazla Pratik

Peripartum kardiyomiyopatide antikoagülasyon endikasyonlarını ve Bromokriptin kullanılan hastalarda tromboemboli riskini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 323Soru

6464 yaşında erkek hasta, acil servise ani gelişen şiddetli nefes darlığı ve ortopne şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde tip 22 diyabet, yaygın periferik arter hastalığı ve kontrolsüz hipertansiyon öyküsü bulunan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 225/125225/125 mmHg, nabzı 110110/dakika ve solunum sayısı 3030/dakika saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral yaygın raller duyulurken, batın muayenesinde epigastrik bölgede sistolik üfürüm fark ediliyor. Yapılan transtorasik ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %5555 ve konsantrik sol ventrikül hipertrofisi izleniyor. Hastanın 11 hafta önce hipertansiyon tedavisine eklenen kaptopril sonrası kreatinin değerinin 1.21.2 mg/dL'den 1.91.9 mg/dL'ye yükseldiği belirleniyor. Bu klinik tabloya göre, hastadaki hipertansiyonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilateral renal arter stenozu

Cevap

Bilateral renal arter stenozu (Pickering sendromu)
Bilateral renal arter stenozu olan hastalarda, her iki böbrekte de perfüzyon basıncı düşüktür. ACE inhibitörleri, böbreğin filtrasyon basıncını korumak için kullandığı anjiyotensin II aracılı efferent arteriyol daralmasını ortadan kaldırarak filtrasyonun çökmesine ve kreatinin artışına neden olur. Ayrıca bu hastalarda sodyum ve su tutulumu ile RAAS aktivasyonu sonucunda, sistolik fonksiyonlar normal olsa dahi 'flash' pulmoner ödem (Pickering sendromu) gelişir. DM ve periferik arter hastalığı, aterosklerotik renal arter stenozu için en güçlü risk faktörleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hastada hipertansif acil durum (ani pulmoner ödem) mevcuttur.
Tedavi planını ve etiyolojik araştırmayı yönlendirmek için klinik ağırlığın belirlenmesi gerekir.
2
Ekokardiyografi ve fizik muayene bulgularının değerlendirilmesi
LVEF %5555 (korunmuş ejeksiyon fraksiyonu) ve abdominal üfürüm saptandı.
Sistolik kalp yetersizliği dışlanırken, vasküler bir obstrüksiyon (renal arter stenozu) ihtimali artar.
3
İlaç yan etkisi ve laboratuvar değişiminin yorumlanması
ACE inhibitörü (kaptopril) sonrası kreatininde %5050'den fazla artış.
Bilateral renal arter stenozunda veya soliter böbrekte renal arter stenozunda, ACE inhibitörleri efferent arteriolde vazodilatasyon yaparak glomerüler filtrasyon basıncını düşürür ve akut böbrek hasarına yol açar.
4
Tanının sentezlenmesi
Pickering sendromu tanısı konur.
Aterosklerotik risk faktörleri (DM, PAD) olan bir hastada 'flash' pulmoner ödem ve ACE inhibitörü duyarlılığı bilateral renal arter stenozu için klasiktir.

Anahtar Kavram

Pickering Sendromu ve Renovasküler Hipertansiyon

Daha Fazla Pratik

Renal arter stenozu tanısında altın standart yöntem olan renal anjiyografi endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 324Soru

6464 yaşında akciğer adenokarsinomu tanısıyla izlenen erkek hasta; son bir haftada belirginleşen nefes darlığı, halsizlik ve çarpıntı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 80/5080/50 mmHg, kalp hızı 115/dakika115/dakika, boyun venöz dolgunluğu ve derin inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1515 mmHg düşüş saptanıyor. EKG'de düşük voltaj ve elektriksel alternans izleniyor. Ekosonografide saptanan yaygın perikardiyal efüzyon üzerine yapılan acil perikardiyosentez ile 600600 ml serosanjinöz sıvı boşaltılıyor. İşlem sonrasında intraperikardiyal basınç 1212 mmHg'den 00 mmHg'ye gerilemesine rağmen, sağ atriyal basıncın 1616 mmHg seviyesinde yüksek sebat ettiği ve venöz traselerde başlangıçta izlenmeyen belirgin bir "y" inişinin (y-descent) ortaya çıktığı gözleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efüzif-konstrüktif perikardit

Cevap

Efüzif-konstrüktif perikardit
Doğru seçenek olan efüzif-konstrüktif perikardit, perikardiyal boşluktaki basınçlı efüzyonun boşaltılmasına rağmen viseral perikardın konstrüktif özelliğinden dolayı sağ kalp basınçlarının (RAP>10RAP > 10 mmHg veya RAPRAP'da %50\%50 düşüş olmaması) yüksek kalmasıyla tanımlanır. Klasik tamponadda drenaj sonrası basınçlar normale döner; ancak bu hastada olduğu gibi traselerde derin 'y' inişinin ortaya çıkması, baskın kısıtlayıcı mekanizmanın konstrüksiyona kaydığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hipotansiyon, JVP artışı ve pulsus paradoksus (1515 mmHg) ile kardiyak tamponad tanısı konur.
Beck triadı ve pulsus paradoksus perikardiyal tamponadın temel klinik göstergeleridir.
2
EKG bulgularını değerlendir
Düşük voltaj ve elektriksel alternans, büyük miktarda perikardiyal efüzyonu destekler.
Elektriksel alternans, kalbin efüzyon içinde sallanması sonucu oluşur ve tamponad için spesifiktir.
3
Girişim sonrası hemodinamik değişikliği yorumla
Perikardiyosentez sonrası intraperikardiyal basınç düşmesine rağmen sağ kalp basıncının yüksek kalması, viseral perikardın konstrüktif bir bileşene sahip olduğunu gösterir.
Efüzif-konstrüktif perikarditte efüzyon boşaltılsa bile viseral perikarddaki kalınlaşma/sertleşme diyastolik doluşu engellemeye devam eder.
4
Venöz traseyi analiz et
Tamponadda künt olan 'y' inişinin, drenaj sonrası derinleşmesi konstrüktif bileşenin baskın hale geldiğini kanıtlar.
Konstrüksiyonda ventrikülün erken diyastolik doluşu hızlıdır (derin y), ancak perikardiyal kısıtlama nedeniyle aniden durur.

Anahtar Kavram

Efüzif-konstrüktif perikardit tanısında, perikardiyosentez sonrası sağ atriyal basıncın (RAP) düşmemesi ve traselerin konstrüksiyon paternine (derin y-descent) dönmesi esastır.
Soru 325Soru

4545 yaşında erkek hasta, son 11 aydır belirginleşen eforla gelen nefes darlığı ve halsizlik şikayetleri ile kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde nabız 8888/dakika, kan basıncı 110/70110/70 mmHg ölçülüyor. Oskültasyonda S3S_3 galo ve bilateral akciğer bazallerinde ince raller duyuluyor; juguler venöz dolgunluk (+) olarak değerlendiriliyor. Ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (SVEFSVEF) %35\%35 saptanan ve halihazırda enalapril 2×102 \times 10 mg/gün ile karvedilol 2×252 \times 25 mg/gün tedavisi almakta olan hastanın semptomlarının (NYHA Sınıf II-III) devam etmesi üzerine, mevcut tedaviye eklenmesi durumunda mortalite üzerinde ilave iyileşme sağlaması en çok beklenen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spironolakton

Cevap

Kalp yetersizliğinde mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan Spironolakton'dur.
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tanısı olan ve standart ACE inhibitörü ile beta-bloker tedavisine rağmen semptomatik kalan hastalarda, mineralokortikoid reseptör antagonistlerinin (MRA - Spironolakton veya Eplerenon) tedaviye eklenmesi mortalite ve morbiditeyi anlamlı derecede azaltır (RALES ve EMPHASIS-HF çalışmaları).

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve ejeksiyon fraksiyonunu değerlendir.
Hasta düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (SVEFSVEF %35\%35) ve NYHA Sınıf II-III semptomlara sahip.
Tedavi protokolünü belirlemek için kalp yetersizliği tipini ve evresini netleştirmek gerekir.
2
Mevcut tedaviyi kontrol et ve eksik olan temel mortalite ilaçlarını belirle.
Hasta ACE inhibitörü (Enalapril) ve Beta-bloker (Karvedilol) alıyor. Ancak hala semptomatik.
Güncel kılavuzlara göre ACEi/ARNI, Beta-bloker, MRA ve SGLT2 inhibitörleri mortaliteyi azaltan dört temel sütundur.
3
Seçenekler arasından mortalite faydası olan ajanı seç.
Spironolakton (MRA) bu gruptaki ilaçlardan biridir.
Diüretikler (Furosemid, HCTZ) ve inotroplar (Digoksin) semptomatik tedavi sunarken, MRA'lar sağkalımı artırır.

Anahtar Kavram

HFrEF'te Mortaliteyi Azaltan İlaçlar

Daha Fazla Pratik

Kalp yetersizliğinde ARNI (Sakubitril/Valsartan) geçişi için gereken 'wash-out' periyodunu ve SGLT2 inhibitörlerinin mortalite üzerindeki etkisini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 326Soru

2828 yaşında, ilk doğumunu 33 hafta önce gerçekleştiren kadın hasta; son birkaç gündür giderek artan nefes darlığı, ortopne ve paroksizmal noktürnal dispne şikayetleri ile başvuruyor. Özgeçmişinde bilinen bir hastalık öyküsü bulunmayan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 105/70105/70 mmHg, nabız 115115/dk, bilateral akciğer bazallerinde ince rallere ek olarak pretibial ++++ ödem saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %30\%30 ölçülüyor ve tüm kalp boşluklarında dilatasyon izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve takip süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Peripartum kardiyomiyopatidir ve sol ventrikül fonksiyonları normale dönmeyen hastalarda tekrar gebelik önerilmez.

Cevap

En olası tanı Peripartum Kardiyomiyopatidir ve sol ventrikül fonksiyonları düzelmeyen hastalarda tekrar gebelik maternal mortalite riski nedeniyle önerilmez.
Peripartum kardiyomiyopati, gebeliğin son dönemi veya doğum sonrası erken dönemde ortaya çıkan, bilinen bir kalp hastalığı olmayan kadınlarda gelişen dilate kardiyomiyopati tablosudur. Hastada saptanan düşük ejeksiyon fraksiyonu ve dilatasyon bu tanıyı destekler. Eğer sol ventrikül fonksiyonları takipte normale dönmezse, sonraki gebeliklerde maternal mortalite riski %50\%50 civarına çıktığı için gebelik kesinlikle kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumun analizi
Doğumdan sonraki ilk ay içinde gelişen akut kalp yetersizliği bulguları (dispne, ortopne, ödem) saptandı.
Tanısal süreci başlatmak için zamanlama ve semptom ilişkisi kurulmalıdır.
2
Ekokardiyografik bulguların değerlendirilmesi
Düşük EF (%30\%30) ve ventrikül dilatasyonu, Peripartum Kardiyomiyopati (PPKM) kriterlerini karşılamaktadır.
PPKM, gebeliğin son ayı veya doğum sonrası ilk 5 ayda, başka bir neden olmaksızın gelişen sistolik disfonksiyondur.
3
Prognoz ve gelecek planlaması
LVEF normale dönmezse (%50\%50 ve üzeri), sonraki gebeliklerde ölüm riski çok yüksektir.
PPKM'de en önemli uzun dönem yönetim stratejisi maternal güvenliği sağlamaktır.

Anahtar Kavram

Peripartum Kardiyomiyopati Tanısı ve Gebelik Kontrendikasyonları

Daha Fazla Pratik

Peripartum kardiyomiyopatide prolaktin salınımını engelleyen bromokriptin tedavisinin iyileşme üzerindeki katkısını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 327Soru

5252 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral bazallerde raller, juguler venöz dolgunluk ve pretibial (++)(\text{++}) ödem saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EF)(\text{EF}) %28\%28 ve sol ventrikül diyastol sonu çapı 68 mm68\text{ mm} olarak ölçülüyor. Elektrokardiyografisinde (EKG)(\text{EKG}) sinüs ritmi ve sol dal bloğu (LBBB)(\text{LBBB}) görünümü ile birlikte QRS\text{QRS} süresi 160 ms160\text{ ms} olarak saptanıyor. Hasta hedef dozlarda ACE\text{ACE} inhibitörü, beta-bloker ve mineralokortikoid reseptör antagonisti tedavisi almasına rağmen semptomları (NYHA Sınıf III)(\text{NYHA Sınıf III}) devam etmektedir.

Bu hasta için mortaliteyi azaltmak ve klinik tabloyu düzeltmek amacıyla bir sonraki en uygun tedavi adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kardiyak resenkronizasyon tedavisi (CRT)

Cevap

Düşük ejeksiyon fraksiyonu, dilate sol ventrikül ve EKG'de geniş QRS'li (LBBB) sinüs ritmi olan bu hastada en uygun yaklaşım kardiyak resenkronizasyon tedavisidir (CRT).
Kardiyak resenkronizasyon tedavisi (CRT), ejeksiyon fraksiyonu düşük (EF%35)(\text{EF} \leq \%35) olan, sinüs ritmindeki, sol dal bloğu (LBBB)(\text{LBBB}) ve geniş QRS\text{QRS} süresine (150 ms)(\geq 150\text{ ms}) sahip hastalarda, ventriküler dissenkroniyi düzelterek hem mortaliteyi hem de kalp yetersizliğine bağlı hastaneye yatışları azalttığı kanıtlanmış bir yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ekokardiyografik verileri değerlendir.
Hasta EF %28 ve sol ventrikül dilatasyonu (68 mm) ile dilate kardiyomiyopati / düşük EF'li kalp yetersizliği (HFrEF) tablosundadır.
Tedavi kararını belirlemek için öncelikle kalp yetersizliğinin tipini ve şiddetini tanımlamak gerekir.
2
Mevcut medikal tedaviyi ve semptom durumunu kontrol et.
Hasta optimal medikal tedavi (ACEi, BB, MRA) altında olmasına rağmen NYHA Sınıf III semptomatiktir.
İleri cihaz tedavileri genellikle optimal medikal tedaviye rağmen semptomatik kalan hastalarda düşünülür.
3
EKG parametrelerini analiz et.
Sinüs ritmi, sol dal bloğu (LBBB) ve QRS süresinin 160 ms (≥ 150 ms) olduğu görülmektedir.
QRS süresi ve morfolojisi, kardiyak resenkronizasyon tedavisi (CRT) endikasyonunu belirleyen ana kriterlerdir.
4
Kılavuzlara göre tedavi kararı ver.
EF ≤ %35, LBBB ve QRS ≥ 150 ms kriterlerini karşılayan hastaya mortalite faydası için CRT uygulanmalıdır.
Bu parametreler ventriküler dissenkroninin göstergesidir ve CRT ile bu dissenkroninin düzeltilmesi kalp yetersizliği sonuçlarını iyileştirir.

Anahtar Kavram

Dilate kardiyomiyopati ve düşük EF'li kalp yetersizliğinde, optimal tedaviye rağmen semptomatik olan hastalarda geniş QRS (özellikle LBBB) varlığı CRT endikasyonudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 328Soru

5858 yaşında kadın hasta, progresif efor dispnesi ve karın şişliği şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 1010 yıl önce Hodgkin lenfoma tanısıyla mediastinal radyoterapi öyküsü mevcut. Fizik muayenede juguler venöz dolgunluk, batında asit, bilateral 3+3+ gode bırakan pretibial ödem ve Kussmaul bulgusu saptanıyor. Yapılan sağ kalp kateterizasyonunda sağ ve sol ventrikül diyastol sonu basınçlarının birbirine eşitlendiği (22 mmHg22 \text{ mmHg}) ve ventriküler basınç traselerinde belirgin "dip-and-plateau" (karekök) paterni izleniyor.

Bu hastada klinik tablonun konstriktif perikarditten ziyade restriktif kardiyomiyopatiye bağlı olduğunu destekleyen bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ ventrikül sistolik basıncının 65 mmHg65 \text{ mmHg} saptanması

Cevap

Sağ ventrikül sistolik basıncının 50 mmHg50 \text{ mmHg}'nın üzerinde (örneğin 65 mmHg65 \text{ mmHg}) olması restriktif kardiyomiyopatiyi destekler.
Restriktif kardiyomiyopatide miyokardiyal fibroza ikincil olarak pulmoner vasküler rezistans artışı ve sol ventrikül diyastol sonu basıncında belirgin artış gözlenir. Bu durum sağ ventrikül sistolik basıncının (RVSP) genellikle 50 mmHg50 \text{ mmHg} barajını aşmasına neden olur. Konstriktif perikarditte ise perikardiyal kısıtlama ön plandadır ve pulmoner yatak genellikle bu kadar etkilenmez, bu nedenle RVSP tipik olarak 50 mmHg50 \text{ mmHg}'nın altındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Radyoterapi öyküsü olan hastada Kussmaul bulgusu, asit ve ödem hem restriktif kardiyomiyopati (RCM) hem konstriktif perikardit (KP) ile uyumludur.
Radyoterapi her iki patolojiye de yol açabilen nadir durumlardan biridir.
2
Hemodinamik verileri karşılaştır
Basınç eşitlenmesi ve karekök bulgusu her iki durumda da görülür, ancak basınç değerlerinin büyüklüğü ayırt edicidir.
RCM'de pulmoner hipertansiyon daha sık ve şiddetlidir.
3
Spesifik parametreleri değerlendir
RCM'de RVRV sistolik basıncı >50 mmHg>50 \text{ mmHg} iken, KP'de genellikle <50 mmHg<50 \text{ mmHg}'dır.
Miyokardiyal hastalık (RCM), perikardiyal kısıtlamaya (KP) kıyasla sağ kalbe daha fazla yük bindirir.

Anahtar Kavram

Restriktif Kardiyomiyopati ile Konstriktif Perikardit Ayırıcı Tanısı
Soru 329Soru

6262 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi, karın şişliği ve bacaklarda ödem şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde her iki elinden karpal tünel sendromu nedeniyle operasyon geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde juguler venöz dolgunluk, pozitif Kussmaul belirtisi ve pretibial 3+/3+3+/3+ gode bırakan ödem saptanıyor. Elektrokardiyografide (EKG)(EKG) tüm derivasyonlarda düşük voltaj izlenirken, ekokardiyografide sol ventrikül duvar kalınlığının belirgin arttığı (16mm16 mm), miyokardın granüler parlak görünümde olduğu, her iki atriyumun genişlediği ve ejeksiyon fraksiyonunun (EF)(EF) %52\%52 olduğu görülüyor. Bu hastada yapılan invaziv hemodinamik değerlendirmede, tabloyu konstriktif perikarditten ayırmada en değerli olan bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnspiryum sırasında sağ ve sol ventrikül tepe sistolik basınçlarının aynı yönde (konkordans) değişmesi

Cevap

İnspiryum sırasında sağ ve sol ventrikül tepe sistolik basınçlarının aynı yönde (konkordans) değişmesi
Doğru yanıt olan ventriküler konkordans, restriktif kardiyomiyopatide (RCM) intratorasik basınç değişikliklerinin ventriküllere iletilmesi sonucu her iki ventrikül basıncının inspiryumda beraber hareket etmesini ifade eder. Bu durum, rijit perikardın basınç iletimini engellediği ve ventriküllerin birbiriyle yarıştığı (diskordans) konstriktif perikarditten ayrımda en değerli hemodinamik kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını analiz etme
Karpal tünel sendromu öyküsü, düşük voltaj EKG ve kalınlaşmış, granüler görünümlü miyokard varlığı kardiyak amiloidozu (Restriktif Kardiyomiyopati - RCM) düşündürür.
Amiloidoz, restriktif paternin en tipik nedenlerinden biridir ve CP ile sık karışır.
2
RCM ve CP arasındaki invaziv farkları değerlendirme
Her iki tabloda da diyastolik doluş kısıtlıdır; ancak CP'de perikardın rijitliği nedeniyle ventriküler etkileşim (interdependence) artmıştır, RCM'de ise bu yoktur.
Ventriküler etkileşim, bir ventrikülün doluşunun diğer ventrikülü doğrudan etkilemesidir.
3
Solunumla değişen basınç ilişkisini saptama
İnspiryumda CP'de RV basıncı artarken LV basıncı azalır (diskordans). RCM'de ise her ikisi de aynı yönde (genellikle azalma) değişir (konkordans).
Konkordans ve diskordans ayrımı, invaziv hemodinamide CP ve RCM ayrımında en spesifik bulgudur.

Anahtar Kavram

Ventriküler Konkordans vs Diskordans

Daha Fazla Pratik

Kardiyak amiloidozda ATTR ve AL tipleri arasındaki tanısal ve tedavi yaklaşımlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 330Soru

Çarpıntı ve atipik göğüs ağrısı şikayetiyle başvuran 2626 yaşındaki kadın hastanın oskültasyonunda apekste sistol ortasında bir klik sesi ve ardından gelen geç sistolik üfürüm duyulmaktadır. Hastaya yapılan fizik muayene manevralarından ayağa kalkma (standing) işlemi sırasında bu bulgularda oluşması beklenen değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klik sesinin ve üfürümün birinci kalp sesine (S1S_1) yaklaşması

Cevap

Klik sesinin ve üfürümün birinci kalp sesine (S1S_1) yaklaşması beklenen değişimdir.
Apeks odağında duyulan mezosistolik klik ve geç sistolik üfürüm Mitral Valv Prolapsusu (MVP) için tipiktir. Dinamik oskültasyonda, sol ventrikül hacmini azaltan manevralar (ayağa kalkma, Valsalva'nın ıkınma fazı) mitral kapağın daha erken prolabe olmasına yol açar. Bu durum, klik sesinin ve onu izleyen üfürümün sistolün başına, yani birinci kalp sesine (S1S_1) daha yakın duyulmasıyla sonuçlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın temel bulgularını tanımla.
Apekste duyulan mezosistolik klik ve geç sistolik üfürüm, Mitral Valv Prolapsusu (MVP) tanısını koydurur.
MVP'nin karakteristik oskültasyon bulguları klik ve üfürümün bu kombinasyonudur.
2
Manevranın fizyolojik etkisini analiz et.
Ayağa kalkma (standing) manevrası venöz dönüşü azaltır, dolayısıyla sol ventrikül end-diyastolik hacmini düşürür.
Yerçekimi etkisiyle kanın alt ekstremitelerde göllenmesi kalbe dönen kan miktarını azaltır.
3
Hacim değişikliğinin kapak dinamiği üzerindeki etkisini yorumla.
Sol ventrikül hacmi azaldığında, mitral kapak yaprakçıkları sistolün daha erken evresinde prolabe olur.
Küçük ventrikül boşluğunda kapak dokusu daha erken gerilir ve prolapsus olayı birinci kalp sesine (S1S_1) doğru kayar.

Anahtar Kavram

Mitral Valv Prolapsusu'nda dinamik oskültasyon ve ventrikül hacmi ilişkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 331Soru

6464 yaşında erkek hasta, acil servise yaklaşık 11 saattir devam eden çarpıntı şikayetiyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 22 yıl önce geçirilmiş anterior miyokard enfarktüsü öyküsü mevcuttur. Yapılan fizik muayenesinde hasta koopere ve oryantedir; göğüs ağrısı, nefes darlığı veya baş dönmesi tariflememektedir. Hastanın yaşamsal bulguları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreDeğer
Kan Basıncı125/80125/80 mmHg
Nabız150150/dakika (düzenli)
Solunum Sayısı1616/dakika
SpO2%98\%98 (oda havasında)

Çekilen EKG'sinde 0.160.16 saniye süreli geniş QRS komplekslerinin izlendiği, düzenli ve monomorfik bir taşikardi saptanıyor. Bu hastanın yönetiminde ilk basamakta uygulanması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz amiodaron infüzyonu başlanması

Cevap

İntravenöz amiodaron infüzyonu başlanması
Hemodinamik olarak stabil olan (normal kan basıncı, bilinç açık, kalp yetmezliği bulgusu yok) ve yapısal kalp hastalığı (MI öyküsü) bulunan geniş QRS taşikardili hastalarda, ritim ventriküler taşikardi olarak kabul edilir ve ilk basamak tedavi intravenöz amiodaron veya prokainamiddir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesinin değerlendirilmesi
Kan basıncının 125/80125/80 mmHg olması ve eşlik eden ciddi semptomların (şok, göğüs ağrısı, kalp yetmezliği) yokluğu hastanın stabil olduğunu gösterir.
Tedavi seçimi (elektriksel vs medikal) öncelikle hemodinamik stabiliteye göre belirlenir.
2
EKG ritminin ve klinik riskin analiz edilmesi
Geniş QRS (>0.12>0.12 s) taşikardi mevcuttur. Geçirilmiş MI öyküsü olan bir hastada geniş QRS taşikardi, aksi ispatlanana kadar ventriküler taşikardi (VT) olarak kabul edilmelidir.
Yapısal kalp hastalığı olanlarda taşikardinin kökenini belirlemek tedavi güvenliği açısından kritiktir.
3
Uygun antiaritmik tedavinin seçilmesi
Stabil monomorfik VT hastasında ilk basamakta intravenöz amiodaron veya prokainamid kullanımı endikedir.
Stabil vakalarda elektriksel tedavi yerine farmakolojik tedavi ile ritim kontrolü hedeflenir.

Anahtar Kavram

Hemodinamik olarak stabil ventriküler taşikardi yönetimi
Soru 332Soru

5555 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla artan nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabız 7878/dakika ve düzenli olarak saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda apeks bölgesinde en şiddetli duyulan, tüm sistol boyunca devam eden (pansistolik) ve sol aksillaya (koltuk altına) yayılan bir üfürüm tespit ediliyor. Bu hastadaki fizik muayene bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mitral yetmezlik

Cevap

Apekste duyulan ve aksillaya yayılan pansistolik üfürümün en olası nedeni mitral yetmezliktir.
Klinik vakada tanımlanan pansistolik üfürüm, ventrikül sistolü boyunca sol ventrikülden sol atriyuma kan kaçışını simgeler. Bu üfürümün apeks bölgesinde en şiddetli duyulması ve sol aksillaya yayılması, kronik mitral yetmezliğin en tipik fizik muayene bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Üfürümün zamanlamasını analiz et.
Üfürümün pansistolik (tüm sistol boyunca) olduğu belirlendi.
Sistolik üfürümler ventrikül kasılması sırasında, diyastolik üfürümler ise gevşeme sırasında oluşur.
2
Üfürümün en iyi duyulduğu odak noktasını belirle.
Üfürümün en şiddetli duyulduğu yerin apeks (mitral odak) olduğu belirlendi.
Üfürümün odağı, hangi kapaktaki sorunun daha olası olduğunu gösterir.
3
Üfürümün yayılımını (radyasyonunu) değerlendir.
Üfürümün sol aksillaya yayıldığı görüldü.
Mitral yetmezlikte kanın sol ventrikülden sol atriyuma kaçışı aksillaya doğru bir ses iletimi sağlar.
4
Bulguları birleştirerek tanıyı koy.
Mitral yetmezlik tanısı doğrulanır.
Apeks + Pansistolik + Aksillaya yayılım üçlüsü mitral yetmezlik için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Kapak hastalıklarında üfürümün odağı, zamanlaması ve yayılımı tanı koydurucudur.
Tahmini Süre:45s
Soru 333Soru

5454 yaşında erkek hasta, son 44 aydır giderek artan efor dispnesi ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 92/dakika92/dakika, kan basıncı 105/65105/65 mmHgmmHg ölçülüyor; akciğer bazallerinde hafif ince ralleri mevcut ve oskültasyonda S3S_3 duyuluyor. Ekokardiyografide sol ventrikülün dilate olduğu ve ejeksiyon fraksiyonunun (EF) %28\%28 olduğu saptanıyor. Hastanın koroner anjiyografisinde koroner arterler normal bulunuyor.

Bu hastada standart diüretik ve ACE inhibitörü tedavisine eklenmesi durumunda prognozu iyileştirdiği ve mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karvedilol

Cevap

Mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan ilaç karvediloldür.
Karvedilol, ACE inhibitörü tedavisine eklendiğinde dilate kardiyomiyopatili hastalarda sol ventrikül fonksiyonlarını iyileştirdiği ve hem kardiyovasküler nedenli ölümleri hem de ani ölümleri azalttığı kanıtlanmış bir beta-blokerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hasta dilate kardiyomiyopati (DCM) ve düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tablosundadır.
Dilate ventriküller, %28 EF ve normal koroner arterler non-iskemik DCM'yi destekler.
2
Tedavi hedeflerinin belirlenmesi
Hastanın semptomatik olması nedeniyle (raller, ödem, S3) hem semptom yönetimi hem de yaşam süresini uzatacak (mortalite odaklı) tedavi gereklidir.
TUS sınavında 'mortaliteyi azaltan' ifadesi spesifik ilaç gruplarını işaret eder.
3
İlaç seçimi
ACE inhibitörü ve diüretik alan hastaya stabilizasyon sonrası eklenmesi gereken ilk ilaç bir beta-blokerdir.
Karvedilol, bu grupta mortalite faydası kesinleşmiş ana ilaçlardan biridir.

Anahtar Kavram

Dilate kardiyomiyopati (DCM) ve kalp yetersizliğinde mortaliteyi azaltan ilaçlar: ACE inhibitörleri, ARB'ler, Beta-blokerler, Mineralokortikoid Reseptör Antagonistleri (MRA) ve ARNI'dir.

Daha Fazla Pratik

Kalp yetersizliği tedavisinde mortaliteyi azalttığı yeni kanıtlanan SGLT2 inhibitörlerini de mutlaka gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 334Soru

6262 yaşında kadın hasta, bir saat önce aniden başlayan, istirahatle geçmeyen, baskı tarzında şiddetli retrosternal ağrı ve soğuk terleme ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve hiperlipidemi öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 110110/dakika, solunum sayısı 2222/dakika saptanıyor. Çekilen EKG'sinde; aVR derivasyonunda 22 mm ST segment yükselmesi, V1 derivasyonunda 0.50.5 mm ST segment yükselmesi ve I, II, aVL, V2-V6 derivasyonlarında yaygın, 22 mm'den fazla ST segment depresyonu izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sol ana koroner arter (LMCA) tıkanıklığı

Cevap

En olası tanı sol ana koroner arter (LMCA) tıkanıklığıdır.
Sol ana koroner arter (LMCA) tıkanıklığı veya ciddi darlığında, sol ventrikülün geniş bir alanında subendokardiyal iskemi gelişir. Bu durum EKG'de yaygın ST segment depresyonu ve bunun resiprokal yansıması olarak sağ üst kadrana bakan aVR derivasyonunda ST segment yükselmesi ile karakterizedir. Literatürde STaVR>STV1ST \uparrow aVR > ST \uparrow V1 bulgusu, LMCA tıkanıklığını proksimal LAD tıkanıklığından ayırt etmede oldukça değerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
EKG'deki aVR derivasyonunu ve yaygın ST değişikliklerini analiz et.
aVR'de belirgin (22 mm) ST yükselmesi ve diğer derivasyonlarda yaygın ST depresyonu saptandı.
aVR derivasyonundaki ST yükselmesi; sol ana koroner arter (LMCA) tıkanıklığı, proksimal LAD tıkanıklığı veya yaygın üç damar hastalığının (global iskemi) önemli bir göstergesidir.
2
aVR ve V1 derivasyonlarındaki ST yükselme derecelerini karşılaştır.
STaVR>STV1ST \uparrow aVR > ST \uparrow V1 (22 mm vs 0.50.5 mm).
Eğer aVR'deki yükselme V1'den daha fazlaysa, bu durum proksimal LAD tıkanıklığından ziyade LMCA tıkanıklığını çok yüksek spesifite ile destekler.
3
Hastanın hemodinamik durumunu klinik tablo ile birleştir.
Hipotansiyon (85/5585/55 mmHg) ve taşikardi ile birlikte seyreden ağır iskemi bulguları.
LMCA tıkanıklığı, sol ventrikülün büyük bir kısmını etkilediği için sıklıkla kardiyojenik şoka veya ağır hemodinamik bozulmaya yol açar.

Anahtar Kavram

aVR derivasyonunda ST yükselmesi ve yaygın ST depresyonu (özellikle STaVR>STV1ST \uparrow aVR > ST \uparrow V1), kritik Sol Ana Koroner Arter (LMCA) lezyonunu işaret eder.

Alternatif Yöntem

Hemodinamik şok tablosundaki bir hastada EKG'de aVR hariç neredeyse tüm derivasyonlarda ST çökmesi görülmesi 'global iskemi' olarak adlandırılır ve bu tablonun klinik karşılığı cerrahi veya girişimsel aciliyet gerektiren LMCA tıkanıklığıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 335Soru

35 yaşında erkek hasta, gece uykuda hırıltılı solunum sonrası gelişen bayılma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde benzer şikayetleri olmayan hastanın aile öyküsünde amcasının 40 yaşında uykuda ani öldüğü öğreniliyor. Acil servisteki muayenesinde; kan basıncı 125/80125/80 mmHgmmHg, nabız 72/dk72/dk, vücut ısısı 36.836.8 C^{\circ}C saptanıyor. Çekilen EKG’de V1V2V1-V2 derivasyonlarında RSR’ paternini takiben kubbe şeklinde (coved tip) 22 mmmm ST elevasyonu ve negatif T dalgaları izleniyor. Buna göre, bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) yerleştirilmesi

Cevap

İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) yerleştirilmesi
Hastada saptanan V1-V2'deki kubbe şeklinde ST elevasyonu (Tip 1 Brugada paterni) ve buna eşlik eden senkop öyküsü, hastayı yüksek risk grubuna sokar. Semptomatik Brugada sendromunda ani kardiyak ölümü önlemek amacıyla en uygun ve kesin tedavi yaklaşımı implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) yerleştirilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumun ve aile öyküsünün analizi
Uykuda hırıltılı solunum (agonal breathing) ve sonrasındaki senkop, muhtemel bir ventriküler fibrilasyon (VF) atağına işaret eder. Ailedeki erken yaştaki ani ölüm öyküsü genetik bir aritmi sendromunu destekler.
Brugada sendromu sıklıkla uykuda veya istirahat halindeki aritmilerle karakterizedir.
2
EKG bulgularının yorumlanması
V1-V2 derivasyonlarındaki kubbe şeklinde (coved tip) ST elevasyonu ve negatif T dalgaları, Brugada Tip 1 EKG paternidir.
Bu patern, tanı için en spesifik EKG bulgusudur.
3
Risk sınıflandırması ve tedavi seçimi
Hasta semptomatiktir (senkop). Tip 1 EKG paterni olan ve semptomatik olan hastalarda ani ölüm riski yüksektir.
Semptomatik Brugada hastalarında (sınıf I endikasyon) tek kanıtlanmış tedavi ICD'dir.

Anahtar Kavram

Brugada Sendromu Tanı ve Yönetimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 336Soru

5252 yaşında kadın hasta, son 22 aydır eforla artan nefes darlığı, halsizlik ve geceleri gelen öksürük şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 8484/dakika, kan basıncı 130/80130/80 mmHg saptanıyor; prekordiyal odakta S3S3 galo ritmi duyuluyor ve bilateral akciğer bazallerinde ince raller alınıyor. Ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %35\%35 olarak hesaplanan ve hali hazırda ramipril ile furosemid kullanmakta olan hastada, semptomların kontrolü ile birlikte sağkalımı artırmak amacıyla tedaviye eklenmesi gereken en uygun ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metoprolol süksinat

Cevap

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği olan hastalarda sağkalımı artırmak için ACE inhibitörü tedavisine eklenmesi gereken en uygun ajan Metoprolol süksinat'tır.
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde (HFrEF) mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış dört temel ilaç grubundan biri beta blokerlerdir (özellikle metoprolol süksinat, karvedilol ve bisoprolol). Hasta halihazırda bir ACE inhibitörü (ramipril) almaktadır; bu durumda tedaviye stabilizasyon sonrası eklenecek ilk ilaç grubu beta bloker olmalıdır. Semptomatik HFrEF hastalarında bu kombinasyon sağkalımı belirgin şekilde iyileştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu tanımla.
EF %35\%35, S3S3 galo ve raller varlığı düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğini (HFrEF) gösterir.
Tedavi stratejisini belirlemek için EF düzeyinin bilinmesi kritiktir.
2
Mevcut tedaviyi değerlendir.
Hasta ramipril (ACEi) ve furosemid (diüretik) alıyor.
Hangi temel ilaç gruplarının eksik olduğunu belirlemek gerekir.
3
Sağkalımı artıran ilaçları hatırla.
HFrEF'te ACEi/ARNI, Beta blokerler (Metoprolol süksinat, Bisoprolol, Karvedilol), MRA ve SGLT2i mortaliteyi azaltır.
Hastaya sağkalım yararı sağlayacak bir sonraki basamak ilacı seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde (HFrEF) sağkalımı artıran dörtlü temel tedavi (ACEi/ARNI, BB, MRA, SGLT2i) yönetimi.

Daha Fazla Pratik

Kalp yetersizliği tedavisinde mortaliteyi azaltan ajanlar ile sadece semptomatik düzelme sağlayan ajanları listeleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 337Soru

3232 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 ay önce geçirdiği "akut perikardit" atağı nedeniyle aspirin ve kolşisin tedavisi almıştır. Tedavi altında şikayetleri gerileyen hasta, son 22 gündür tekrar başlayan ve öne eğilmekle hafifleyen, nefes almakla artan keskin karakterli göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Bu hastanın klinik tablosu ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fizik muayenede saptanan perikardiyal frotman, perikardiyal efüzyon miktarının artmasıyla birlikte daha belirgin hale gelir.

Cevap

Fizik muayenede saptanan perikardiyal frotman, perikardiyal efüzyon miktarının artmasıyla birlikte daha belirgin hale gelmez; aksine, efüzyonun yaprakları birbirinden ayırması nedeniyle ses şiddeti azalır veya frotman kaybolur.
Perikardiyal frotman, visseral ve pariyetal perikard yapraklarının inflamasyona bağlı olarak birbirine sürtünmesi sonucu oluşur. Perikardiyal efüzyon (sıvı birikimi) arttığında, bu iki yaprak birbirinden uzaklaşır ve sürtünme ortadan kalkar. Bu nedenle efüzyon miktarı arttıkça frotman şiddetlenmez, tam tersine hafifler veya duyulmaz hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Rekürren (tekrarlayan) perikardit
11 ay önceki atak sonrası tedavideyken şikayetlerin tekrarlaması rekürrensi düşündürür.
2
Fizik muayene bulgusunun (frotman) değerlendirilmesi
Efüzyonun frotman üzerindeki etkisi
Perikardiyal frotman sürtünme sesidir; sıvı artışı sürtünmeyi engelleyeceği için ses azalır.
3
Ayırıcı tanı ve yönetim basamaklarının kontrolü
EKG, tedavi ve perikardiyosentez endikasyonlarının doğrulanması
Perikardit-MI ayrımı, basamaklı tedavi protokolü ve invaziv işlem endikasyonları kılavuzlara uygundur.

Anahtar Kavram

Perikardiyal frotman mekanizması ve perikardiyal efüzyonla olan ilişkisi.
Soru 338Soru

5454 yaşında meme kanseri nedeniyle kemoterapi alan bir kadın hasta, son birkaç gündür giderek artan nefes darlığı ve belirgin halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, kalp hızı 115115/dakika ölçülüyor; juguler venöz dolgunluk saptanıyor ve kalp seslerinin derinden geldiği duyuluyor. İnspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1818 mmHg'lik bir düşüş saptanıyor.

Bu hastada yapılan hemodinamik ve ekokardiyografik değerlendirmede aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Juguler venöz traselerde körelmiş veya kaybolmuş 'y' inişi

Cevap

Juguler venöz traselerde körelmiş veya kaybolmuş 'y' inişi
Kardiyak tamponatta intraperikardiyal basınç, tüm diyastol boyunca intrakardiyak basınçlardan yüksektir. Bu durum, diyastol başında sağ atriyumdan sağ ventriküle hızlı kan geçişini (erken diyastolik doluşu) engeller. Juguler venöz trasede erken diyastolik doluşu temsil eden 'y' inişi bu nedenle körelir veya silinir. Bu özellik, tamponadı konstriktif perikarditten ayıran en önemli hemodinamik farklardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk ve derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı) ile birlikte pulsus paradoksus (1818 mmHg) saptandı.
Bu bulgular, hastada maligniteye ikincil gelişen kardiyak tamponat tablosunu doğrular.
2
Kardiyak tamponat hemodinamiğinin değerlendirilmesi
Tamponatta intraperikardiyal basınç çok yüksek olduğu için diyastolün erken evresinde ventrikül doluşu gerçekleşemez.
Bu durum juguler venöz trasede erken diyastolik doluşu temsil eden 'y' inişinin körelmesine veya tamamen kaybolmasına neden olur.
3
Konstriktif perikardit ile ayırıcı tanı
Konstriktif perikarditte 'y' inişi derin ve belirgindir (Friedreich belirtisi) ve Kussmaul bulgusu pozitiftir.
Hemodinamik traselerdeki 'y' inişi karakteri, tamponat ile konstriksiyonun ayrımında en kritik parametrelerden biridir.

Anahtar Kavram

Kardiyak tamponatta hemodinamik özellikler ve 'y' inişinin körelmesi

Daha Fazla Pratik

Kardiyak tamponatın acil yönetiminde ilk adımın perikardiyosentez olduğunu ve hemodinamik instabilite durumunda intravenöz sıvı desteğinin geçici bir çözüm sağlayabileceğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 339Soru

5858 yaşında erkek hasta, ani başlayan, sırtına vuran şiddetli ve yırtılır tarzda göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. İlk değerlendirmede kan basıncı 170/100170/100 mmHg ölçülüyor. Takibi sırasında aniden fenalaşan hastada kan basıncı 75/4575/45 mmHg'ye düşüyor, juguler venöz dolgunluk saptanıyor ve akciğer sesleri bilateral doğal alınıyor. EKG'de sinüs taşikardisi ve elektriksel alternans izleniyor. Bu hastadaki klinik tablo ve beklenen bulgular ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut tablo aort diseksiyonuna sekonder gelişen kardiyak tamponad olup, juguler venöz traselerde 'y' inişinin kaybı veya silinmesi beklenir.

Cevap

Mevcut tablo aort diseksiyonuna sekonder gelişen kardiyak tamponad olup, juguler venöz traselerde 'y' inişinin kaybı veya silinmesi beklenir.
Hastada başlangıçtaki yırtılır tarzda ağrı ve kollar arasındaki kan basıncı farkı aort diseksiyonunu düşündürmektedir. Hastanın aniden fenalaşarak hipotansif hale gelmesi, juguler venöz dolgunluğun (JVD) artması ve akciğer seslerinin doğal olması Beck triadını tamamlar ve akut kardiyak tamponadı gösterir. Tamponadda intraperikardiyal basınç diyastol boyunca yüksek kaldığı için ventrikülün pasif dolumu (y inişi) engellenir veya silinir. Bu durum konstrüktif perikarditteki derin ve hızlı 'y' inişinden temel farkıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Ani başlayan yırtılır tarzda ağrı ve kollar arası KB farkı aort diseksiyonunu; ani hipotansiyon ve JVD ise perikard boşluğuna kanama sonucu gelişen tamponadı (Beck triadı) işaret eder.
Hipotansiyonun ayırıcı tanısında akciğer seslerinin doğal olması pnömotoraksı dışlar.
2
Hemodinamik farklılıkları analiz et
Kardiyak tamponadda tüm diyastol boyunca intraperikardiyal basınç yüksek olduğu için ventrikül dolumu engellenir ve 'y' inişi silinir.
Konstrüktif perikarditte ise diyastolün başında hızlı dolum olduğu için 'y' inişi çok belirgindir (karekök işareti).
3
Tanıyı doğrula
Aort diseksiyonuna sekonder tamponad tanısı konur.
Elektriksel alternans tamponat için oldukça spesifik bir EKG bulgusudur.

Anahtar Kavram

Tamponad ve Konstrüksiyonun Hemodinamik Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Konstrüktif perikardit ve restriktif kardiyomiyopatinin hemodinamik farklarını (ventriküler etkileşim/diskordans) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 340Soru

5555 yaşındaki erkek hasta, son birkaç aydır giderek artan karın şişliği ve bacaklarda ödem yakınmalarıyla polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde boyun venöz dolgunluğu izleniyor; juguler venöz trasade belirgin "vv" dalgaları ve hızlı "yy" inişi saptanıyor. Kalp oskültasyonunda mezokardiyak odakta pansistolik bir üfürüm duyuluyor ve bu üfürümün derin inspiryumla belirgin şekilde şiddetlendiği (Carvallo belirtisi) fark ediliyor. Ayrıca batın muayenesinde karaciğerin pulsatil karakterde olduğu palpe ediliyor.

Bu hastadaki fizik muayene bulguları dikkate alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Triküspit yetmezliği

Cevap

Triküspit yetmezliği
Vaka sunumundaki en kritik bulgu, mezokardiyak odaktaki pansistolik üfürümün inspiryumla şiddetlenmesidir ki bu durum 'Carvallo belirtisi' olarak adlandırılır ve triküspit yetmezliği (TY) için patognomoniktir. Ayrıca TY'de sistol sırasında sağ ventrikülden sağ atriyuma kan geri kaçtığı için juguler venöz trasade sistolik 'v' dalgası belirginleşir ve bu basınç artışı sistemik dolaşıma yansıyarak pulsatil karaciğer bulgusuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Üfürümün zamanlamasını ve lokalizasyonunu analiz et.
Pansistolik üfürüm ve mezokardiyak odak (ksifoid yanı).
Üfürümün sistol boyunca sürmesi AV kapak yetmezliklerini veya VSD'yi düşündürür.
2
Dinamik oskültasyon (manevra) yanıtını değerlendir.
İnspiryumla şiddet artışı (Carvallo belirtisi).
İnspiryum sağ kalbe venöz dönüşü artırarak sağ taraflı üfürümlerin şiddetlenmesine neden olur.
3
Juguler venöz nabız (JVP) traselerini ve periferik bulguları birleştir.
Belirgin vv dalgası, hızlı yy inişi ve pulsatil karaciğer.
Sistolde ventrikülden atriyuma kaçan kanın juguler venlere ve karaciğere yansıması bu bulguları oluşturur.

Anahtar Kavram

Triküspit Yetmezliği Fizik Muayene Bulguları

Daha Fazla Pratik

Triküspit yetmezliğinde JVP traselerini görselleştirerek 'v' dalgasının oluşum mekanizmasını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 17 / 21Sonraki
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 17 | Examkin