Kardiyoloji

409 soru

Soru 301Soru

5252 yaşında erkek hasta, yaklaşık 22 saat önce başlayan, istirahatle geçmeyen ve sol omuza yayılan şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve aktif sigara kullanımı olan hastanın çekilen elektrokardiyogramında (EKGEKG) DID_I ve aVLaVL derivasyonlarında 22 mmmm STST segment elevasyonu izleniyor. Bu hasta için en olası sorumlu koroner arter ve planlanması gereken temel yönetim stratejisi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorumlu damar sirkumfleks (CxCx) arterdir; tedaviye en kısa sürede reperfüzyon stratejisi (primer perkütan girişim veya fibrinolitik) eklenmelidir.

Cevap

Sorumlu damar sirkumfleks (CxCx) arterdir ve hastaya acil reperfüzyon tedavisi uygulanmalıdır.
Elektrokardiyogramda DID_I ve aVLaVL derivasyonlarında izlenen STST elevasyonu, kalbin yüksek lateral duvarının etkilendiğini ve bu bölgenin ana besleyicisi olan sirkumfleks (CxCx) arterin tıkandığını gösterir. STST elevasyonlu miyokard enfarktüsü (STEMISTEMI) tanısı konulan hastalarda temel hedef, 'zaman kastır' ilkesi gereği tıkanan damarın perkütan koroner girişim veya fibrinolitik tedavi ile en kısa sürede açılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
EKG derivasyonlarını analiz et
DID_I ve aVLaVL derivasyonlarındaki STST elevasyonunun yüksek lateral duvarı temsil ettiği saptandı.
Miyokard enfarktüsünün lokalizasyonunu ve sorumlu arteri belirlemek için EKG ilk adımdır.
2
Lokalizasyona karşılık gelen arteri belirle
Yüksek lateral duvarın temel besleyici damarının sirkumfleks (CxCx) arter olduğu belirlendi.
Koroner anatomi bilgisine göre lateral duvar genellikle CxCx tarafından beslenir.
3
Tanıyı koy ve yönetim stratejisini belirle
Tanı STST Elevasyonlu Miyokard Enfarktüsü (STEMISTEMI) olup, altın standart tedavinin reperfüzyon (damarın açılması) olduğu sonucuna varıldı.
STEMISTEMI hastalarında ilk 1212 saat içinde (ideal olarak ilk 9012090-120 dakika) reperfüzyon mortaliteyi belirgin şekilde azaltır.

Anahtar Kavram

STEMI'de EKG derivasyonlarına göre enfarktüs lokalizasyonu ve reperfüzyon tedavisinin aciliyeti.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 302Soru

3232 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 saattir devam eden ani başlangıçlı çarpıntı, nefes darlığı ve hafif baş dönmesi şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg, nabız 175/dk175/dk (düzensiz) ve solunum sayısı 22/dk22/dk olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda S1S_1 şiddetinin vuruşlar arasında değişkenlik gösterdiği fark ediliyor. Çekilen elektrokardiyografisinde (EKG); ventriküler yanıtın tamamen düzensiz olduğu, hızın 150220/dk150-220/dk arasında değiştiği, QRS komplekslerinin 140140 msms üzerinde olduğu ve farklı derivasyonlarda değişken QRS morfolojileri (bazı vuruşlarda belirgin delta dalgaları) izleniyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz prokainamid infüzyonu

Cevap

Hemodinamik olarak stabil olan pre-eksitasyonlu atriyal fibrilasyon hastasında en uygun tedavi yaklaşımı intravenöz prokainamid infüzyonudur.
Hastanın klinik tablosu (hızlı, geniş QRS'li ve düzensiz ritim) pre-eksitasyonlu atriyal fibrilasyon (AF) ile uyumludur. Bu durumda hemodinamik olarak stabil olan hastalarda (kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg), aksesuar yolda iletimi yavaşlatan prokainamid en uygun farmakolojik seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik durumun değerlendirilmesi
Kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg (Stabil)
Tedavi seçiminde ilk adım hastanın stabil olup olmadığını belirlemektir; instabilite durumunda doğrudan elektriksel tedavi gerekir.
2
Ritim analizi
Düzensiz, geniş QRS'li taşikardi ve delta dalgaları (Pre-eksitasyonlu AF)
Tamamen düzensiz ritim ve değişken QRS morfolojisi, WPW zemininde gelişen atriyal fibrilasyonu (FBI: Fast, Broad, Irregular) işaret eder.
3
Tedavi protokolünün belirlenmesi
AV nodu bloke eden ajanlardan kaçınılması ve aksesuar yolu etkileyen ajanların seçilmesi
AV nodun bloke edilmesi, aksesuar yol üzerinden ventriküle daha fazla impuls geçmesine ve ventriküler fibrilasyon riskine neden olur.

Anahtar Kavram

Pre-eksitasyonlu (WPW +) Atriyal Fibrilasyon Tedavisi

İpuçları

1
Hastanın nabzının ve R-R mesafelerinin tamamen düzensiz (irregularly irregular) olmasına dikkat edin.
2
Geniş QRS'li ve hızı 150/dk150/dk üzerinde olan bir ritimde delta dalgalarının varlığı Wolff-Parkinson-White sendromunu akla getirir.
3
Pre-eksitasyonlu atriyal fibrilasyonda AV nodu bloke eden ilaçlardan (verapamil, diltiazem, beta bloker, digoksin) kaçınılmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Wolff-Parkinson-White sendromunda aksesuar yolun yerini belirlemek için EKG derivasyonlarındaki delta dalga yönelimlerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hastanın EKG'sindeki tipik bulgular (hızlı, geniş, düzensiz QRS) 'FBI' (Fast, Broad, Irregular) olarak akılda tutulabilir; bu tablo için en güvenilir farmakolojik seçenek aksesuar yolu bloke eden ajanlardır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 303Soru

5252 yaşında kadın hasta, polikliniğe kan basıncı yüksekliği nedeniyle başvuruyor. Hastanın ev takiplerinde kan basıncı ortalaması 155/95155/95 mmHg olarak saptanıyor. Özgeçmişinde orta şiddette bronşiyal astım öyküsü olan hastaya antihipertansif tedavi başlanması planlanıyor. Bu hastada, hava yollarında daralmaya (bronkokonstriksiyon) neden olabileceği için kullanılması uygun olmayan ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beta blokerler

Cevap

Beta blokerler grubu ilaçlar, bronşiyal düz kaslardaki beta-2 reseptörlerini bloke ederek bronkokonstriksiyona yol açabileceği için astım hastalarında kontrendikedir.
Beta blokerler, sempatik sinir sisteminin beta reseptörlerini bloke eder. Özellikle non-selektif beta blokerler (ve yüksek dozlarda kardiyoselektif olanlar), bronşiyal düz kaslardaki beta-2 reseptörlerini etkileyerek daralmaya (bronkokonstriksiyon) yol açar ve astım atağını tetikleyebilir. Bu nedenle astım hastalarında kullanımları uygun değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve ek hastalıklarını değerlendir.
Hasta hipertansiyon ve eşlik eden bronşiyal astım tanısına sahiptir.
Antihipertansif tedavi seçiminde hastanın ek hastalıkları (komorbiditeler) kritik rol oynar.
2
İlaç gruplarının bronşiyal sistem üzerindeki etkilerini analiz et.
Beta blokerler, sempatik sistemin beta-2 reseptörlerini bloke ederek bronkospazmı tetikler.
Astım, hava yolu aşırı duyarlılığı ile giden bir tablo olduğu için bronkokonstriktör ilaçlar risklidir.
3
Kontrendike olan ilaç grubunu belirle.
Beta bloker kullanımı bu hasta için uygun değildir.
ADE inhibitörleri öksürük yapabilir ancak bronkospazm yapmaz; ARB ve Kalsiyum kanal blokerleri ise astımda güvenlidir.

Anahtar Kavram

Bronşiyal astımlı hastalarda beta blokerlerin kontrendikasyonu.
Tahmini Süre:45s
Soru 304Soru

2828 yaşında erkek hasta, halı saha maçı sırasında gelişen fenalaşma ve bayılacak gibi olma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde sol sternal kenarda 3/63/6 şiddetinde, kaba karakterli sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Hastanın çömelmesi (squatting) istendiğinde üfürüm şiddetinin belirgin olarak azaldığı, ayağa kalktığında veya Valsalva manevrası yaptığında ise üfürümün şiddetlendiği saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati

Cevap

Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati (HOKM), dinamik obstrüksiyon nedeniyle Valsalva ile üfürümü şiddetlenen nadir hastalıklardan biridir.
Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatide (HOKM) duyulan üfürüm, sol ventrikül çıkış yolundaki (LVOT) dinamik darlığa bağlıdır. Sol ventrikülün son diyastolik hacmi azaldığında (Valsalva veya ayağa kalkma gibi venöz dönüşü azaltan durumlar), hipertrofik septum ile mitral kapağın ön yaprakçığı birbirine daha fazla yaklaşarak darlığı artırır, bu da üfürümün şiddetlenmesine yol açar. Çömelme gibi manevralar ise venöz dönüşü artırarak ventrikülü genişletir ve darlığı azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Üfürümün zamanlamasını ve lokalizasyonunu analiz et.
Sistolik ejeksiyon üfürümü, sol sternal kenar.
Üfürümün sistolik olması, aort darlığı, pulmoner darlık, HOKM, VSD veya mitral yetersizliği gibi ayırıcı tanıları düşündürür.
2
Dinamik manevraların (Valsalva ve çömelme) üfürüm üzerindeki etkisini değerlendir.
Hacim azaltan manevra (Valsalva) ile artış, hacim artıran manevra (çömelme) ile azalış.
Çoğu organik kapak üfürümü (Aort darlığı dahil) ventrikül hacmi azaldığında hafifler. Sadece HOKM ve Mitral Valv Prolapsusu (MVP) üfürümleri hacim azalmasıyla daha belirgin hale gelir.
3
Klinik tablo ve yaş faktörü ile verileri birleştir.
Genç yaş, egzersiz sırasında presenkop ve dinamik üfürüm HOKM tanısını doğrular.
Genç sporcularda ani ölüm veya senkopun en sık nedenlerinden biri hipertrofik kardiyomiyopatidir.

Anahtar Kavram

HOKM ve dinamik sol ventrikül çıkış yolu obstrüksiyonu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 305Soru

42 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan efor dispnesi ve çarpıntı şikayeti ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenede nabız düzensiz ve hızı 105/dak105/dak saptanıyor. Apeks dinlemesinde diyastolik rulman ve açılma sesi (opening snap) duyuluyor. Bu hastada mitral darlığının klinik olarak "ciddi" (ileri derece) olduğunu gösteren en anlamlı fizik muayene bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci kalp sesi (S2S2) ile açılma sesi (OSOS) arasındaki sürenin kısalması

Cevap

İkinci kalp sesi (S2S2) ile açılma sesi (OSOS) arasındaki sürenin kısalması
Mitral darlığında sol ventrikül basıncı, yükselmiş olan sol atriyum basıncının altına düştüğü an mitral kapak açılır ve açılma sesi (OSOS) duyulur. Darlık ne kadar fazlaysa sol atriyum basıncı o kadar yüksektir, bu da kapağın diyastolün daha erken döneminde açılmasına neden olur. Bu durum S2S2 ile OSOS arasındaki mesafeyi kısaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Diyastolik rulman, açılma sesi ve düzensiz nabız (muhtemelen atriyal fibrilasyon) Mitral Darlığı tanısını koydurur.
Bu bulgular mitral kapağın daraldığını ve sol atriyumda basınç artışına bağlı aritmi geliştiğini gösterir.
2
Hemodinamik mekanizmayı hatırla.
Mitral darlığı ciddileştikçe sol atriyum (LALA) basıncı yükselir.
Darlık arttıkça kanın ventriküle geçişi zorlaşır ve LA basıncı artar.
3
Fizik muayene bulgusuyla ilişkilendir.
S2S2 (aort kapağının kapanması) ile OSOS (mitral kapağın açılması) arasındaki süre, LALA basıncının bir göstergesidir. LALA basıncı ne kadar yüksekse, mitral kapak sol ventrikül basıncı düşerken o kadar erken açılır.
S2OSS2-OS mesafesinin kısalması yüksek gradiyenti ve dolayısıyla ciddi darlığı temsil eder.

Anahtar Kavram

Mitral darlığında ciddiyetin belirlenmesinde en önemli fizik muayene kriteri S2OSS2-OS mesafesinin kısalmasıdır.

İpuçları

1
Ciddi darlıkta sol atriyum basıncı çok yüksektir.
2
Sol atriyum basıncı arttıkça, mitral kapak diyastolün başlangıcında daha mı erken yoksa daha mı geç açılır?

Daha Fazla Pratik

Aort darlığında ciddiyet göstergesi olan 'pulsus parvus et tardus' kavramını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 306Soru

42 yaşında kadın hasta, son 6 aydır giderek artan efor dispnesi ve paroksizmal noktürnal dispne şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde nabız 88/dk88/dk ritmik, kan basıncı 115/75115/75 mmHg ölçülüyor. Oskültasyonda apekste S1S_1 şiddetli duyuluyor, S2S_2’den hemen sonra yüksek frekanslı bir açılma sesi (opening snap) ve ardından diyastol ortasında başlayan, presistolik şiddetlenme gösteren kaba bir rulman işitiliyor. Bu hastada mevcut kapak hastalığının klinik olarak ileri derecede (ciddi) olduğunu aşağıdakilerden hangisi en güçlü şekilde destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: S2S_2 ile açılma sesi (OS) arasındaki sürenin kısalması

Cevap

Sol atriyum basıncı ile sol ventrikül diyastol sonu basıncı arasındaki farkın artması nedeniyle S2S_2 - Açılma Sesi (OS) mesafesinin kısalması
Mitral darlığında, sol atriyum (LA) basıncı yükseldikçe, sol ventrikül (LV) basıncının LA basıncının altına düşmesi diyastolün daha erken evresinde gerçekleşir. Bu durum, stenotik mitral kapağın daha erken açılmasına ve dolayısıyla S2S_2 ile Açılma Sesi (OS) arasındaki sürenin kısalmasına yol açar. S2S_2-OS mesafesinin 0.080.08 saniyenin altında olması genellikle ciddi mitral darlığına (mitral kapak alanı <1.0< 1.0 cm2cm^2) işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Dispne, şiddetli S1S_1, açılma sesi ve presistolik şiddetlenmeli diyastolik rulman bulguları 'Mitral Darlığı' (MS) tanısını koydurur.
Bu bulgular klasik mitral darlığı oskültasyon üçlemesidir.
2
Mitral darlığında ciddiyet (şiddet) kriterlerini hatırla.
Diyastolik rulman süresinin uzunluğu ve S2S_2 ile açılma sesi (OS) arasındaki sürenin darlığı en önemli fizik muayene kriterleridir.
Hemodinamik olarak sol atriyum basıncı ne kadar yüksekse (darlık ne kadar fazlaysa), mitral kapak o kadar erken açılır.
3
Seçenekleri bu hemodinamik mantıkla değerlendir.
S2S_2-OS mesafesinin kısalması (örneğin < 0.08 sn), sol atriyum basıncının çok yüksek olduğunu ve darlığın ciddi olduğunu gösterir.
Yüksek sol atriyum basıncı, ventrikül basıncını daha erken yenerek kapağın erken açılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Mitral darlığında S2S_2-OS (Açılma Sesi) aralığı, sol atriyum basıncı ile ters orantılıdır ve darlığın ciddiyetini yansıtan en güvenilir parametrelerden biridir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 307Soru

24 yaşında kadın hasta, bir yıldır devam eden ve üçlü antihipertansif tedaviye (ACE inhibitörü, kalsiyum kanal blokeri ve tiyazid diüretik) rağmen kontrol altına alınamayan kan basıncı yüksekliği (185/110185/110 mmHg) ve belirgin halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde her iki renal arter trasesinde üfürüm saptanmıyor ve cushingoid bulgular izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum potasyumu 2.72.7 mEq/L, plazma renin aktivitesi 1818 ng/mL/saat (N: 0.530.5-3), plazma aldosteron düzeyi 4545 ng/dL (N: 3163-16) olarak saptanıyor. Yapılan kontrastlı abdominal BT incelemesinde bilateral renal arterler normal kalibrede izlenirken, sol böbrek korteksinde 1.21.2 cm çapında hipovasküler solid bir kitle saptanıyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Jukstaglomerüler hücreli tümör (Reninoma)

Cevap

Hipertansiyon, hipokalemi ve yüksek renin/aldosteron düzeyleri ile karakterize sekonder hiperaldosteronizm tablosunda, renal arterlerin normal olması ve böbrekte kortikal kitle saptanması durumunda en olası tanı jukstaglomerüler hücreli tümördür (Reninoma).
Vakada dirençli hipertansiyon ile birlikte seyreden hipokalemi, mineralokortikoid etkisini düşündürür. Plazma renin aktivitesi ve aldosteronun her ikisinin de yüksek olması sekonder hiperaldosteronizm tanısını koydurur. Sekonder nedenler arasında renal arter stenozu (FMD veya ateroskleroz) en sık görülse de görüntülemede arterlerin normal olması bu tanıyı eler. Böbrekte kortikal yerleşimli kitle ile birlikte bu tabloyu açıklayan en spesifik tanı, otonom renin salgılayan jukstaglomerüler hücreli tümördür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Dirençli hipertansiyon + Hipokalemi
Vakadaki temel klinik ipuçlarını belirlemek.
2
RAAS (Renin-Anjiyotensin-Aldosteron Sistemi) profilinin değerlendirilmesi
Sekonder Hiperaldosteronizm (Yüksek Renin, Yüksek Aldosteron)
Primer ve sekonder nedenleri birbirinden ayırmak.
3
Görüntüleme bulgularının yorumlanması
Normal renal arterler ve renal kortikal kitle
Renovasküler hipertansiyonu dışlamak ve spesifik bir kitle varlığını teyit etmek.
4
Tanıların sentezlenmesi
Jukstaglomerüler hücreli tümör (Reninoma)
Otonom olarak renin salgılayan bu nadir tümör, sunulan tüm bulguları açıklar.

Anahtar Kavram

Sekonder hiperaldosteronizm yapan nedenler arasında hipertansiyona eşlik eden yüksek renin/aldosteron düzeyleri ve normal renal arter yapısı görüldüğünde renin salgılayan tümörler (reninoma) akla gelmelidir.

Daha Fazla Pratik

Primer hiperaldosteronizm taramasında kullanılan aldosteron/renin oranının hangi durumlarda yalancı negatiflik veya pozitiflik verebileceğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 308Soru

65 yaşında erkek hasta, evre 3 kronik böbrek hastalığı (GFR:38GFR: 38 mL/dk/1.73m21.73m^2) ve hipertansiyon tanılarıyla izlenmektedir. Proteinürisi (1.21.2 g/gün) saptanan hastaya antihipertansif tedaviye ek olarak ACE inhibitörü başlanıyor. Tedavi öncesi laboratuvar değerleri kreatinin 1.71.7 mg/dL, potasyum 4.64.6 mEq/L'dir. Tedavinin 2. haftasındaki kontrolde hastanın kan basıncı 135/80135/80 mmHg, kreatinin 2.12.1 mg/dL ve potasyum 5.25.2 mEq/L olarak saptanıyor. Bu hastada antihipertansif tedavi yönetimiyle ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut tedaviye aynı dozda devam edilmelidir

Cevap

Mevcut tedaviye aynı dozda devam edilmelidir
ACE inhibitörleri ve ARB'ler, eferent arteriolde vazodilatasyon yaparak intraglomerüler basıncı düşürürler. Bu durum, özellikle proteinüri varlığında böbrek koruyucu bir etkidir. Bu hemodinamik değişikliğe bağlı olarak serum kreatinin değerinde %30'a kadar artış (veya GFR'de %25'e kadar düşüş) normal kabul edilir ve tedavinin devamını gerektirir. Hastadaki %23.5'lik artış bu sınırlar içindedir. Ayrıca potasyum düzeyi 5.5 mEq/L altında olduğu için tedavi güvenlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kreatinin artış oranını hesapla
Artış oranı ((2.11.7)/1.7)×100=%23.5((2.1 - 1.7) / 1.7) \times 100 = \%23.5
ACEi/ARB sonrası kreatinindeki değişim yüzdesine göre karar verilir.
2
Artış oranını eşik değerle karşılaştır
 ⁣%23.5< ⁣%30\!\%23.5 < \!\%30
%30'a kadar olan artışlar intrarenal hemodinamik yanıt (eferent arteriol vazodilatasyonu) olarak kabul edilir.
3
Potasyum değerini eşik değerle karşılaştır
5.2<5.55.2 < 5.5 mEq/L
Serum potasyum düzeyi 5.5 mEq/L'nin altında kaldığı sürece ilaç kesilmesine gerek yoktur.

Anahtar Kavram

ACE inhibitörü/ARB izleminde kabul edilebilir kreatinin ve potasyum artış sınırları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 309Soru

3838 yaşında sistemik lupus eritematozus (SLESLE) tanılı kadın hasta; ani başlayan nefes darlığı, halsizlik ve çarpıntı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 120120/dakika, kalp sesleri derinden duyuluyor ve belirgin juguler venöz dolgunluk saptanıyor. İnspiryumla sistolik kan basıncının 1515 mmHg düştüğü (pulsus paradoksus) belirleniyor. Yapılan sağ kalp kateterizasyonunda atriyal basınç trasesinde belirgin 'xx' inişi izlenirken, 'yy' inişinin silindiği saptanıyor. Bu hastanın klinik durumu ve hemodinamik bulguları değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klinik tablo kardiyak tamponad ile uyumludur ve acil perikardiyosentez endikedir.

Cevap

Klinik tablo kardiyak tamponad ile uyumludur ve acil perikardiyosentez endikedir.
Hastada saptanan Beck triadı (hipotansiyon, boyun venöz dolgunluğu, derinden gelen kalp sesleri) ve pulsus paradoksus kardiyak tamponadı düşündürür. Hemodinamik olarak tamponadı konstrüktif perikarditten ayıran en önemli bulgu sağ atriyal basınç trasesindeki 'yy' inişidir. Tamponadda diyastolün tamamında dolum kısıtlı olduğu için 'yy' inişi silinmiştir. Bu durum acil perikardiyosentez endikasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (Hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk, derinden gelen kalp sesleri) Beck triadı olarak tanımlanması.
Hastada perikardiyal sıvı birikimine bağlı kardiyak tamponad şüphesi oluşur.
Beck triadı perikardiyal tamponad için klasik fizik muayene bulgusudur.
2
Pulsus paradoksus değerinin (1515 mmHg) analiz edilmesi.
İnspiryumda kan basıncındaki >10>10 mmHg düşüş tamponad tanısını destekler.
Tamponadda ventriküllerin diyastolik dolumu kısıtlandığı için inspiryumda sağ ventriküle dönen kanın septumu sola itmesiyle sol ventrikül dolumu belirgin azalır.
3
Sağ atriyal basınç trasesindeki 'xx' ve 'yy' inişlerinin değerlendirilmesi.
Belirgin 'xx' inişine karşın 'yy' inişinin silinmiş olması tamponad tanısını koydurur.
Tamponadda diyastol boyunca intraperikardiyal basınç yüksek kaldığından ventriküler dolum (dolayısıyla 'yy' inişi) kısıtlanmıştır; konstrüksiyonda ise 'yy' inişi derindir.
4
Tedavi planının belirlenmesi.
Acil perikardiyosentez uygulanmalıdır.
Hipotansif seyreden kardiyak tamponad vakalarında perikardiyosentez hayat kurtarıcı girişimdir.

Anahtar Kavram

Kardiyak tamponadda sağ atriyal basınç trasesinde diyastolik dolum kısıtlılığı nedeniyle 'yy' inişi silinmiş veya kaybolmuştur; konstrüktif perikarditte ise erken diyastolik dolum hızlı olduğu için 'yy' inişi derin ve keskindir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 310Soru

3838 yaşında kadın hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi ve zaman zaman olan çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın özgeçmişinden çocukluk döneminde sık tekrarlayan ve eklem ağrılarının eşlik ettiği boğaz enfeksiyonları geçirdiği öğreniliyor. Yapılan fizik muayenesinde; kalp hızı 8888/dakika ve ritmik, kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg olarak ölçülüyor. Oskültasyonda apekste düşük frekanslı diyastolik ruman ve ikinci kalp sesinden (S2S_2) hemen sonra duyulan yüksek frekanslı bir açılma sesi (opening snap) saptanıyor.

Bu hastada mevcut kapak hastalığının ciddiyetinin arttığını (kapak alanının daraldığını) gösteren en güvenilir fizik muayene bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: S2S_2 ile açılma sesi (opening snap) arasındaki sürenin kısalması

Cevap

Mevcut bulgular mitral darlığını işaret etmektedir ve mitral darlığında sol atriyum basıncının artmasına bağlı olarak S2S_2 ile açılma sesi (opening snap) arasındaki sürenin kısalması darlığın ciddiyetini gösteren en önemli parametredir.
Mitral darlığında kapak alanı küçüldükçe sol atriyumun boşalması zorlaşır ve sol atriyum içi basınç yükselir. Diyastolün başında sol ventrikül basıncı, yükselmiş olan sol atriyum basıncının altına çok daha erken düşer. Bu durum, mitral kapağın açılmasını sağlayan basınç farkının S2S_2'den hemen sonra oluşmasına ve açılma sesinin (opening snap) S2S_2'ye daha yakın duyulmasına neden olur. Dolayısıyla S2S_2-OS aralığının kısalması, darlığın ciddiyetini yansıtan en klasik fizik muayene bilgisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Genç kadın hasta, çocuklukta geçirilmiş romatizmal ateş öyküsü ve apekste duyulan diyastolik ruman/açılma sesi birlikteliği 'Romatizmal Mitral Darlığı' tanısını koydurur.
Doğru patofizyolojiyi belirlemek için önce tanının netleştirilmesi gerekir.
2
Mitral darlığında ciddiyet kriterlerini hatırla.
Mitral darlığı derinleştikçe sol atriyum (LA) basıncı yükselir. Sol ventrikül (LV) basıncı diyastol başında düştüğünde, LA basıncı LV basıncının üzerine ne kadar erken çıkarsa kapak o kadar erken açılır.
Darlığın ciddiyeti ile hemodinamik zamanlama arasındaki ilişkiyi kurmak için gereklidir.
3
Fizik muayene bulgularını bu hemodinamik verilerle eşleştir.
Yüksek LA basıncı, S2S_2 (aort kapağının kapanması) ile mitral kapağın açılması (OS) arasındaki süreyi (S2S_2-OS intervali) kısaltır. Ayrıca ruman süresinin uzaması da ciddiyet göstergesidir.
Seçenekler arasında en güvenilir ciddiyet kriterini belirlemek için yapılır.

Anahtar Kavram

Mitral darlığında sol atriyum basıncı ile S2S_2-OS aralığı ters orantılıdır; aralık ne kadar kısa ise darlık o kadar ciddidir.

Daha Fazla Pratik

Mitral darlığında atriyal fibrilasyon gelişmesi durumunda fizik muayenede hangi bulgunun (presistolik şiddetlenme gibi) kaybolacağını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 311Soru

7272 yaşındaki kadın hasta, 55 gün önce geçirdiği ve reperfüzyon tedavisi uygulanmayan inferior miyokard enfarktüsü sonrası ani gelişen dispne, hipotansiyon ve konfüzyon tablosuyla acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 82/4882/48 mmHgmmHg, nabız 114114/dakika ve juguler venöz dolgunluk saptanıyor. Kalp sesleri derinden duyuluyor ve prekordiyal bölgede yeni gelişen bir üfürüm saptanmıyor. Yapılan acil ekokardiyografide; sol ventrikül inferior duvar komşuluğunda, lümenle dar bir boyun aracılığıyla bağlantılı olan, sistolde genişleyen, içinde trombüs ekojenitesi izlenen sakküler bir yapı ve eşlik eden belirgin perikardiyal efüzyon saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventriküler psödoanevrizma - Acil cerrahi onarım

Cevap

En olası tanı ventriküler psödoanevrizmadır ve tedavi yaklaşımı acil cerrahi onarımdır.
Miyokard enfarktüsü sonrası 55. günde gelişen hipotansiyon ve dar boyunlu sakküler yapı bulgusu, ventriküler psödoanevrizma için tipiktir. Psödoanevrizmalar, perikardiyal adezyonlar tarafından kontrol altında tutulan bir rüptür formudur ve her an serbest rüptüre dönüşerek kardiyak tamponada ve ölüme yol açabileceği için acil cerrahi müdahale gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir.
55 gün önce geçirilmiş inferior miyokard enfarktüsü sonrası ani hipotansiyon ve juguler venöz dolgunluk saptanması, miyokardın serbest duvar rüptürü veya psödoanevrizma gibi mekanik bir komplikasyonu düşündürür.
Mekanik komplikasyonlar genellikle enfarktüs sonrası ilk bir hafta içinde ortaya çıkar.
2
Ekokardiyografik bulguları analiz et.
Lümenle 'dar bir boyun' aracılığıyla bağlantılı, sistolde genişleyen sakküler yapı ventriküler psödoanevrizmanın patognomonik bulgusudur.
Gerçek anevrizmaların aksine psödoanevrizmalar, miyokardın tam kat rüptüre olması ve kanın sadece perikard veya adezyonlar tarafından sınırlandırılmasıyla oluşur.
3
En uygun tedavi stratejisini belirle.
Psödoanevrizmaların serbest rüptür riski çok yüksek olduğu için (%30-45) tanı anında acil cerrahi onarım endikedir.
Tıbbi izlem, rüptür riskinin yüksekliği nedeniyle bu hastalarda ölümcül sonuçlanabilir.

Anahtar Kavram

Ventriküler psödoanevrizma, miyokardın tam kat rüptürünün perikard tarafından sınırlandırılmasıyla oluşur ve gerçek anevrizmadan 'dar boyunlu' yapısıyla ayrılır; rüptür riski nedeniyle acil cerrahi gerektirir.

Daha Fazla Pratik

Gerçek anevrizma ile psödoanevrizmanın EKG ve anjiyografik farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 312Soru

Uzun süredir hipertansiyon tanısı ile takip edilen 65 yaşındaki erkek hastanın rutin kontrolünde çekilen EKG'sinde sol dal bloğu saptanıyor. Bu hastada yapılacak kardiyak oskültasyonda, ikinci kalp sesi (S2) ile ilgili beklenen en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekspirasyonda duyulan, inspirasyonda tek ses haline gelen çiftleşme

Cevap

Ekspirasyonda duyulan, inspirasyonda tek ses haline gelen çiftleşme (Paradoks Çiftleşme)
Sol dal bloğunda (LBBB) sol ventrikül aktivasyonu geciktiği için aort kapağı (A2) pulmoner kapaktan (P2) sonra kapanır (Normalin tersine P2-A2 sıralaması oluşur). İnspirasyonda venöz dönüş artışıyla P2 gecikerek A2'ye yaklaşır ve sesler tek duyulur. Ekspirasyonda ise P2 erken kapanarak A2'den uzaklaşır ve çiftleşme duyulur. Buna 'paradoks (ters) çiftleşme' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki patolojiyi ve fizyolojik etkisini belirle
Sol dal bloğu (LBBB), sol ventrikül aktivasyonunu ve boşalmasını geciktirir.
Elektriksel aktivasyonun gecikmesi mekanik gecikmeye yol açar.
2
S2 bileşenlerinin (A2 ve P2) zamanlamasını analiz et
Normalde önce A2, sonra P2 kapanır. LBBB'de ise A2 gecikerek P2'den sonra kapanır (Sıralama P2-A2 olur).
Sol ventrikülün geç kasılması aort kapağının geç kapanmasına neden olur.
3
Solunumun S2 üzerindeki etkisini değerlendir
İnspirasyonda venöz dönüş artar ve P2 gecikir (sağa kayar). LBBB'de P2 gecikince, zaten geç olan A2'ye yaklaşır ve sesler birleşir (tek ses).
İnspirasyon sağ kalbin doluşunu artırarak pulmoner kapak kapanmasını geciktirir.
4
Ekspirasyon durumunu analiz et
Ekspirasyonda P2 erken kapanır (sola kayar). Bu durumda P2 ile gecikmiş A2 arasındaki mesafe açılır ve çiftleşme duyulur.
Ekspirasyonda sağ kalp doluşu azalır.

Anahtar Kavram

Paradoks (Ters) Çiftleşme Mekanizması
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 313Soru

42 yaşında kadın hasta, sistemik skleroz (skleroderma) tanısıyla romatoloji polikliniği tarafından izlenmektedir. Son iki gündür giderek artan şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ve idrar miktarında azalma şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 215/125215/125 mmHg, nabız 9292/dakika saptanıyor. Fundoskopik muayenede yaygın retinal hemoraji ve eksudalar izleniyor. Laboratuvar değerleri aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kreatinin2.82.8 mg/dL0.61.10.6 - 1.1 mg/dL
Serum Kreatinin (2 gün önce)0.90.9 mg/dL0.61.10.6 - 1.1 mg/dL
Hemoglobin9.59.5 g/dL121612 - 16 g/dL
Platelet95.00095.000 /mm³150.000450.000150.000 - 450.000
LDH840840 U/L100250100 - 250 U/L
İdrar Tetkiki1+1+ Protein, 2+2+ EritrositNegatif

Periferik yaymada şistositler görülüyor. Bu klinik tablo ile başvuran hastada en uygun ilk basamak antihipertansif tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaptopril

Cevap

Skleroderma böbrek krizinde en uygun ilk basamak tedavi kısa etkili bir ACE inhibitörü olan Kaptopril'dir.
Doğru seçenek olan Kaptopril kullanımı, skleroderma böbrek krizinin temel tedavisi olarak kabul edilir. Bu tablo, böbrek damarlarındaki vaskülopatiye bağlı gelişen şiddetli iskemi ve buna ikincil oluşan masif renin deşarjı ile karakterizedir. ACE inhibitörleri, bu renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi (RAAS) aktivasyonunu doğrudan bloke ederek damar direncini düşürür ve renal perfüzyonu stabilize eder. Serum kreatinin değerindeki belirgin artış normalde ACE inhibitörü kullanımı için bir çekince oluşturabilse de, bu özel klinik durumda ilacın kesilmesi değil, aksine başlanması endikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Sistemik skleroz öyküsü olan hastada ani gelişen şiddetli hipertansiyon, akut böbrek hasarı ve mikroanjiyopatik hemolitik anemi (şistositler, düşük platelet, yüksek LDH) birlikteliği 'Skleroderma Böbrek Krizi' (SRC) tanısını koydurur.
SRC, sistemik sklerozun en korkulan renal komplikasyonudur.
2
Patofizyolojiyi analiz et
Renal vaskülopati sonucu gelişen renal iskemi, jukstaglomerüler aparattan aşırı miktarda renin salınmasına ve şiddetli vazokonstriksiyona yol açar.
Tedavinin bu spesifik yolu (RAAS) hedeflemesi gerekir.
3
Tedavi seçeneğini belirle
ACE inhibitörleri (özellikle titrasyon kolaylığı için kısa etkili olan kaptopril), serum kreatinin düzeyi yüksek olsa dahi ilk tercih edilmelidir.
ACE inhibitörleri bu tabloda mortaliteyi anlamlı derecede azaltan ve renal sağkalımı artıran tek ilaç grubudur.

Anahtar Kavram

Skleroderma böbrek krizinde ACE inhibitörlerinin (özellikle Kaptopril) hayat kurtarıcı rolü.

Daha Fazla Pratik

Böbrek krizinde ACE inhibitörlerine yanıt alınamayan vakalarda diyaliz endikasyonlarını ve renal prognozu gözden geçirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hastada ACE inhibitörlerine rağmen kan basıncı kontrol altına alınamazsa, tedaviye kalsiyum kanal blokerleri (özellikle dihidropiridin grubu) eklenebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 314Soru

Kronik hipertansiyon ve sol ventrikül hipertrofisi nedeniyle takip edilen 5858 yaşındaki bir erkek hastanın fizik muayenesinde; ikinci kalp sesinin (S2S_2) ekspirasyonda belirgin bir şekilde çift duyulduğu, inspirasyon sırasında ise tek ses halini aldığı saptanmıştır. Bu fizik muayene bulgusuna sahip hastada, klinik tabloya aşağıdakilerden hangisinin eşlik etme olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sol dal bloğu

Cevap

Sol dal bloğu (LBBB), aort kapağının kapanmasını geciktirerek ikinci kalp sesinde paradoksal (ters) çiftleşmeye yol açan en klasik nedenlerden biridir.
Vakada tarif edilen bulgu 'paradoksal çiftleşme'dir. Normalde aort kapağı (A2A_2), pulmoner kapaktan (P2P_2) önce kapanır. Ancak sol dal bloğunda (LBBB), sol ventrikülün elektriksel uyarımı geciktiği için aort kapağı çok geç kapanır ve P2P_2'den sonraya sarkar (P2A2P_2-A_2 dizilimi oluşur). İnspirasyon sırasında sağ ventrikül doluşu artar ve P2P_2 fizyolojik olarak gecikir; bu gecikme P2P_2'yi zaten gecikmiş olan A2A_2'ye yaklaştırır ve ses tek duyulur. Ekspirasyonda ise P2P_2 öne çekildiği için iki ses arasındaki mesafe açılır ve çiftleşme belirginleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Fizik muayene bulgusunun tanımlanması
İnspirasyonda tek ses, ekspirasyonda çift ses duyulması 'paradoksal çiftleşme' (ters çiftleşme) olarak tanımlanır.
Normalde A2A_2 sesinin P2P_2 sesinden önce gelmesi gerekirken, burada A2A_2 gecikmiştir.
2
Solunumsal fizyolojinin analizi
İnspirasyon sırasında sağ ventriküle dönen kan artar ve P2P_2 gecikir. Bu gecikme, zaten gecikmiş olan A2A_2 ile P2P_2 sesini birbirine yaklaştırarak sesi tek gibi duyurur.
Normal solunum fizyolojisinin gecikmiş bileşen üzerindeki etkisini anlamak tanıyı kesinleştirir.
3
Etiyolojik eşleştirme
Sol dal bloğu, ileri derece aort darlığı ve sol ventrikül yetmezliği gibi durumlar sol ventrikül ejeksiyonunu uzatarak A2A_2'yi geciktirir.
Paradoksal çiftleşmenin temel mekanizması sol ventrikül boşalmasının veya aktivasyonunun gecikmesidir.

Anahtar Kavram

Paradoksal (Ters) S2 Çiftleşmesi

Daha Fazla Pratik

Paradoksal çiftleşmenin diğer nedenleri olan aort darlığı ve sol ventrikül yetmezliğinin fizik muayene bulgularını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 315Soru

7272 yaşında kadın hasta, son bir haftadır tekrarlayan baş dönmesi ve bayılma hissi şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde nabız 3838/dakika ve düzenli, kan basıncı 150/60150/60 mmHg olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda S1S_1 sesinin şiddetinin siklüsten siklüse belirgin değişkenlik gösterdiği saptanıyor. Boyun venöz dolgunluk muayenesinde ise aralıklı olarak çok belirgin "top atışı" (cannon) aa dalgaları izleniyor. Bu hastadaki fizik muayene bulgularının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tam (3. derece) atriyoventriküler blok

Cevap

Tam (3. derece) atriyoventriküler blok
Tam (3. derece) atriyoventriküler blokta atriyumlar ve ventriküller birbirlerinden bağımsız olarak kasılırlar (AV disosiasyon). Bu durumun fizik muayenedeki iki temel yansıması vardır: 1) Atriyumlar ventrikül sistolü sırasında (triküspit kapak kapalıyken) kasıldığında kan boyun venlerine geri itilir ve 'cannon a' (top atışı) dalgaları oluşur. 2) Ventrikül sistolü başladığında atriyoventriküler kapakların pozisyonu, değişen PRPR mesafesi nedeniyle farklılık gösterir; bu da S1S_1 sesinin şiddetinde karakteristik bir değişkenliğe yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Nabız hızı ve ritmin değerlendirilmesi
Nabız 3838/dakika (bradikardi) ve düzenlidir.
Tam AV blokta ventriküler kaçış ritmi genellikle yavaş ve düzenlidir.
2
Boyun venöz nabzındaki cannon 'a' dalgalarının analizi
Atriyumların, triküspit kapak kapalıyken kasıldığını gösterir.
AV disosiasyonun fizik muayenedeki en tipik bulgularından biridir.
3
S1S_1 şiddetindeki değişkenliğin yorumlanması
PRPR mesafesinin sürekli değiştiğini doğrular.
Ventrikül kasılmaya başladığında mitral kapağın pozisyonu (açıklık derecesi) PRPR mesafesine bağlıdır; AV disosiasyonda bu mesafe değişkendir.

Anahtar Kavram

Atriyoventriküler (AV) disosiasyonun fizik muayene bulguları

Daha Fazla Pratik

AV disosiasyonun görüldüğü diğer bir klinik durum olan Ventriküler Taşikardi (VT) sırasındaki fizik muayene bulgularını gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Hastadaki nabız hızının 3838/dakika ve düzenli olması, tanısal olarak öncelikle tam blok veya ciddi sinüzal bradikardi düşündürmelidir. Cannon 'a' dalgası varlığı AV disosiasyonu kanıtlayarak tam blok tanısını netleştirir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 316Soru

62 yaşında erkek hasta, rutin kontrolleri sırasında değerlendiriliyor. Özgeçmişinde 12 yıldır Tip 2 Diabetes Mellitus ve son 3 yıldır hipertansiyon öyküsü bulunuyor. Fizik muayenede kan basıncı 158/94 mmHg, kalp hızı 78/dk ve ritmik olarak ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 1.6 mg/dL, potasyum 4.6 mEq/L ve spot idrarda albümin/kreatinin oranı 450 mg/g (makroalbüminüri) olarak saptanıyor. Hastanın mevcut medikal tedavisinde sadece metformin bulunuyor.

Güncel hipertansiyon kılavuzlarına göre, bu hastada kan basıncı kontrolünü sağlamak ve renal hasarın ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla öncelikli olarak tercih edilmesi gereken antihipertansif ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Angiotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri

Cevap

Angiotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri
Soruda verilen hasta, hipertansiyon ile birlikte Tip 2 diyabet ve proteinürili (makroalbüminüri) kronik böbrek hastalığına sahiptir. Güncel kılavuzlara (ESC/ESH, ACC/AHA) göre, bu hasta grubunda eferent arteriyol vazodilatasyonu yaparak intraglomerüler basıncı düşüren ve proteinüriyi azaltan Renin-Anjiyotensin Sistemi (RAS) blokerleri (ACE inhibitörleri veya ARB'ler) tedavide ilk seçenektir. Bu ilaçlar diyabetik nefropatinin ilerlemesini yavaşlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik profilini ve komorbiditelerini analiz et
Hasta hipertansif, diyabetik ve kronik böbrek hastalığı (KBY) mevcut; ayrıca belirgin proteinürisi (makroalbüminüri) var.
İlaç seçimini belirleyen ana faktörler eşlik eden hastalıklardır.
2
Kılavuzlara göre diyabet ve proteinürili KBY varlığında endike ilaç grubunu belirle
Renin-Anjiyotensin Sistemi (RAS) blokerleri (ACE inhibitörleri veya ARB'ler) ilk tercihtir.
Bu ilaçlar intraglomerüler basıncı düşürerek proteinüriyi azaltır ve böbrek fonksiyon kaybını yavaşlatır (renoprotektif etki).
3
Seçenekler arasından uygun grubu seç
ACE inhibitörleri bu hasta için en uygun başlangıç tedavisidir.
Diğer seçenekler (Beta bloker, KKB, Diüretik) kan basıncını düşürse de renoprotektif etkinlikleri RAS blokerleri kadar güçlü değildir.

Anahtar Kavram

Diyabetik nefropati ve proteinürili kronik böbrek hastalığı olan hipertansif hastalarda, antiproteinürik ve renoprotektif etkileri nedeniyle ACE inhibitörleri veya ARB'ler ilk seçenek antihipertansiflerdir.

Daha Fazla Pratik

Hipertansiyon ve hiperkalemisi olan KBY hastasında ilaç seçimi sorusu çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 317Soru

5252 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taraması sırasında saptanan üfürüm nedeniyle kardiyoloji polikliniğine sevk ediliyor. Hastanın herhangi bir semptomu (nefes darlığı, çarpıntı, efor kapasitesinde azalma) bulunmuyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/75125/75 mmHg, nabız 7878/dakika ve ritmik olarak ölçülüyor. Dinlemekle apekste sol aksillaya yayılan 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm ve belirgin S3S_3 sesi duyuluyor. Transtorasik ekokardiyografide mitral arka kapakta flail segment ve buna bağlı ileri derece mitral yetmezlik saptanıyor. Sol ventrikül diyastol sonu çapı 6262 mm, sistol sonu çapı (LVESD) 4242 mm ve ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %62\%62 olarak hesaplanıyor. İstirahat pulmoner arter sistolik basıncı 3535 mmHg ölçülen hastanın ritmi sinüs olarak izleniyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mitral kapak tamiri

Cevap

Asemptomatik ileri derece primer mitral yetmezliği olan hastada, sol ventrikül sistol sonu çapının (LVESD) 4242 mm olması nedeniyle en uygun yaklaşım mitral kapak tamiridir.
İleri derece primer mitral yetmezliği olan asemptomatik hastalarda, Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti (ESC) ve ACC/AHA kılavuzlarına göre; sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (LVEF) %60\%60 veya altına düşmesi YA DA sol ventrikül sistol sonu çapının (LVESD) 4040 mm veya üzerine çıkması durumunda cerrahi müdahale (tercihen kapak tamiri) Sınıf I (kesin) endikasyondur. Bu hastada LVESD 4242 mm ölçüldüğü için cerrahi endikasyonu mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Kapak lezyonunun tipini ve ciddiyetini belirle.
Mitral arka kapakta flail segment izlenmesi lezyonun 'primer' (organik) olduğunu, fizik muayene ve eko bulguları ise 'ileri derece' olduğunu doğrular.
Primer ve sekonder mitral yetmezliklerin yönetim stratejileri ve cerrahi eşikleri farklıdır.
2
Hastanın semptomatik durumunu ve eşlik eden bulguları değerlendir.
Hasta asemptomatik, ritmi sinüs ve pulmoner arter basıncı normal (<50< 50 mmHg) sınırlardadır.
Semptom varlığı veya AF/Pulmoner HT gibi bulgular cerrahi endikasyonunu doğrudan etkiler.
3
Sol ventrikül (LV) çaplarını ve ejeksiyon fraksiyonunu (EF) kılavuz kriterlerine göre analiz et.
LVEF %62\%62 (sınır değer %60\leq \%60) ve LVESD 4242 mm (sınır değer 40\geq 40 mm) olarak saptanmıştır.
Primer MY'de sol ventrikül düşük basınçlı sol atriyuma boşaldığı için EF 'yalancı yüksek' ölçülür; bu nedenle %60\%60 altı veya çap artışı cerrahi tetikleyicisidir.
4
Güncel kılavuzlara (ESC/ACC) göre tedavi kararını ver.
LVESD 40\geq 40 mm olduğu için hasta Sınıf I cerrahi endikasyonuna sahiptir. Mümkünse kapak tamiri (repair) ilk seçenektir.
Zamanında yapılmayan cerrahi, sol ventrikülde kalıcı dilatasyon ve kalp yetersizliğine yol açar.

Anahtar Kavram

Asemptomatik Primer Mitral Yetmezlikte Cerrahi Endikasyonları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 318Soru

4848 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında saptanan kan basıncı yüksekliği nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 158/96158/96 mmHg olarak ölçülüyor. Bir hafta sonraki kontrolde de kan basıncı 154/94154/94 mmHg saptanan hastanın kalp hızı dakikada 7676 vuru ve ritmik bulunuyor. Özgeçmişinde son bir yıl içerisinde iki kez akut artrit (gut atağı) öyküsü mevcut olan hastanın laboratuvar tetkiklerinde; serum ürik asit: 8.58.5 mg/dL, kreatinin: 0.90.9 mg/dL ve potasyum: 4.14.1 mEq/L olarak saptanıyor. Güncel kılavuzlar (ESC/ESH) dikkate alındığında, bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ACE inhibitörü + Kalsiyum kanal blokeri

Cevap

ACE inhibitörü ve kalsiyum kanal blokeri kombinasyonu, gut öyküsü olan bu hasta için en uygun başlangıç tedavisidir.
Güncel ESC/ESH hipertansiyon kılavuzlarına göre, tedaviye çoğu hastada ACE inhibitörü veya ARB ile kalsiyum kanal blokeri veya diüretik kombinasyonu şeklinde ikili tedaviyle başlanması önerilir. Ancak hastanın gut öyküsü ve yüksek ürik asit düzeyleri göz önüne alındığında, diüretiklerden kaçınılması gerekir. ACE inhibitörü ve kalsiyum kanal blokeri kombinasyonu bu hastada hem kan basıncı kontrolü sağlar hem de gut açısından risk oluşturmaz. Ayrıca kalsiyum kanal blokerleri ve bazı ARB'lerin (özellikle losartan) ürikosürik etkileri olabileceği bilinmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kan basıncı evrelemesinin yapılması
Hastanın kan basıncı 154158/9496154-158/94-96 mmHg olup Evre 1-2 hipertansiyon sınıfına girmektedir.
Tedavi stratejisini belirlemek için hipertansiyonun derecesi belirlenmelidir.
2
Başlangıç tedavi tipinin seçilmesi
Güncel ESC/ESH kılavuzlarına göre, çoğu hastada başlangıç tedavisi ikili kombinasyon (ACEi/ARB + KKB/Diüretik) olmalıdır.
Kombinasyon tedavisi hedef değerlere ulaşma hızını ve başarı oranını artırır.
3
Komorbidite (Gut) analizi ile ilaç seçimi
Gut öyküsü ve hiperürisemisi olan hastada tiyazid diüretikler rölatif kontrendikedir. ACEi ve KKB grubu ilaçlar gut hastalarında güvenle kullanılabilir.
Ürik asit metabolizmasını bozmayan ve mortalite/morbidite faydası kanıtlanmış ilaçlar tercih edilmelidir.

Anahtar Kavram

Hipertansiyon yönetiminde gut gibi komorbid durumlarda ilaç seçimi ve başlangıç kombinasyon tedavisi prensipleri.
Soru 319Soru

2828 yaşında erkek hasta, 22 gündür devam eden, derin nefes almakla artan ve öne eğilmekle hafifleyen batıcı karakterde göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 37.8C37.8^{\circ}C, nabız 92/dakika92/dakika ölçülüyor ve oskültasyonda perikardiyal frotman duyuluyor. Çekilen EKG'de yaygın konkav ST segment yükselmesi izleniyor.

Bu hastanın klinik tablosu, ayırıcı tanısı ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tedavide nüksleri önlemek amacıyla ilk basamakta NSAİİ tedavisine yüksek doz kortikosteroid eklenmesi önerilir.

Cevap

Akut perikardit tedavisinde nüksleri önlemek amacıyla ilk basamakta kortikosteroid kullanımı önerilmez; aksine nüks riskini artırdığı için kaçınılmalıdır.
Tedavide kortikosteroidlerin (E seçeneği) ilk basamakta nüksü önlemek için kullanımı yanlıştır. Güncel kılavuzlara göre akut perikardit tedavisinde ilk seçenek Aspirin veya NSAİİ (İbuprofen) ile birlikte Kolşisin kullanımıdır. Kortikosteroidler, nüks riskini artırdıkları için sadece NSAİİ ve kolşisine yanıt vermeyen veya bu ilaçların kontrendike olduğu (otoimmün hastalıklar vb.) durumlarda tercih edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Genç hasta, pozisyonel batıcı ağrı ve frotman varlığı akut perikarditi işaret eder.
Tanının doğru konulması için tipik fizik muayene ve ağrı karakteri sorgulanmalıdır.
2
EKG bulgularını analiz et
Yaygın konkav ST yükselmesi ve PR depresyonu saptandı.
PR depresyonu, miyokard enfarktüsü (MI) ile ayırıcı tanıda en spesifik EKG bulgusudur.
3
Tedavi protokolünü belirle
İlk basamakta NSAİİ + Kolşisin başlanmalıdır.
Kolşisin hem semptomları düzeltir hem de nüksleri belirgin şekilde azaltır.

Anahtar Kavram

Akut Perikardit Ayırıcı Tanısı ve Yönetimi

Daha Fazla Pratik

Perikardiyal efüzyon gelişen bir hastada kardiyak tamponadı gösteren hemodinamik bulguları (Beck triadı) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 320Soru

4242 yaşında kadın hasta, iş yerindeki sağlık taramasında kan basıncının 155/95155/95 mmHg saptanması üzerine polikliniğe başvuruyor. Hastanın evde bir hafta boyunca yaptığı ölçümlerin ortalaması 126/78126/78 mmHg olarak saptanıyor. Fizik muayenede ek patolojik bulgu saptanmayan ve hedef organ hasarı bulunmayan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyaz önlük hipertansiyonu

Cevap

Ofis ölçümleri yüksek (140/90(\geq 140/90 mmHg )) iken ev ölçümleri normal (<135/85(< 135/85 mmHg )) olan hastada en olası tanı Beyaz önlük hipertansiyonudur.
Kılavuzlara göre, ofis ölçümlerinin hipertansiyon sınırında (140/90(\geq 140/90 mmHg )) olması ancak ev ölçümlerinin normal (<135/85(< 135/85 mmHg )) saptanması 'Beyaz önlük hipertansiyonu' tanısını koydurur. Bu hastada ofis değeri 155/95155/95, ev değeri 126/78126/78 olduğu için bu tanıya tam uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ofis kan basıncı değerlerini değerlendir.
155/95155/95 mmHg değeri Evre 11 hipertansiyon sınırındadır.
Tanı sürecini başlatmak için ilk ölçümün değerlendirilmesi gerekir.
2
Ev ölçümlerini (HBPM) değerlendir.
126/78126/78 mmHg değeri ev ölçümü için normal kabul edilen 135/85135/85 mmHg sınırının altındadır.
Hipertansiyon tanısının doğrulanması için ofis dışı ölçümler gereklidir.
3
Ofis ve ev ölçümlerini karşılaştırarak tanı koy.
Ofis yüksek, ev normal ise tanı Beyaz önlük hipertansiyonudur.
ESC/ESH kılavuzlarına göre bu patern beyaz önlük fenomenini tanımlar.

Anahtar Kavram

Ofis kan basıncı 140/90\geq 140/90 mmHg iken ev kan basıncı (HBPM) ortalamasının <135/85< 135/85 mmHg olması 'Beyaz Önlük Hipertansiyonu' olarak tanımlanır.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 16 / 21Sonraki
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 16 | Examkin