Kemoterapötikler

335 soru

Soru 61Soru →

Toksoplazma ensefaliti tanısıyla sülfadiyazin ve pirimetamin kombinasyonu tedavisi başlanan 4242 yaşındaki HIV pozitif erkek hastada, tedavinin ikinci haftasında nötropeni ve makrositik anemi geliştiği saptanmıştır. Hastanın hematolojik tablosunu düzeltmek amacıyla tedavi protokolüne lökovorin (folinik asitfolinik \ asit) eklenmesi kararlaştırılmıştır. Bu klinik durumda lökovorin kullanımının folik asit uygulamasına göre terapötik üstünlük sağlamasının temel farmakolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pirimetaminin dihidrofolat redüktaz enzimini inhibe etmesi nedeniyle folik asitin aktif tetrahidrofolat formuna indirgenememesi

Cevap

Pirimetaminin dihidrofolat redüktaz (DHFRDHFR) enzimini inhibe etmesi nedeniyle folik asit aktif formuna dönüşemez; lökovorin ise indirgenmiş yapısı sayesinde bu engeli aşar.
Pirimetamin ve trimetoprim gibi ilaçlar dihidrofolat redüktaz (DHFRDHFR) enzimini inhibe ederler. Folik asit, hücre içine girdikten sonra biyolojik olarak aktif olan tetrahidrofolat formuna dönüşebilmek için bu enzime ihtiyaç duyar. Pirimetamin kullanımı sırasında DHFRDHFR bloke edildiği için dışarıdan verilen folik asit aktifleşemez ve kemik iliği hücrelerini koruyamaz. Buna karşın lökovorin (5−formiltetrahidrofolat5-formiltetrahidrofolat), zaten indirgenmiş bir folat türevi olduğu için DHFRDHFR basamağına ihtiyaç duymadan doğrudan metabolizmaya katılır ve hematolojik toksisiteyi geri çevirir.

Adım Adım Çözüm

1
İlaçların etki mekanizmalarını analiz et.
Sülfadiyazin dihidropteroat sentazı, pirimetamin ise dihidrofolat redüktazı (DHFRDHFR) inhibe eder.
Bu kombinasyon folat sentez yolağını iki farklı basamakta bloke ederek sinerjik etki sağlar.
2
Hematolojik yan etkinin kökenini belirle.
Pirimetamin yüksek dozlarda insan DHFRDHFR enzimini de etkileyerek konak hücrelerinde tetrahidrofolat (THFTHF) eksikliğine yol açar.
Tetrahidrofolat, pürin ve pirimidin sentezi için zorunlu bir kofaktördür; eksikliği kemik iliği süpresyonuna neden olur.
3
Folik asit ve lökovorin arasındaki biyokimyasal farkı değerlendir.
Folik asit (vitamin B9) okside formdadır ve aktifleşmek için DHFRDHFR aracılığıyla tetrahidrofolata indirgenmelidir. Lökovorin ise zaten indirgenmiş bir THFTHF türevidir.
İlaç tarafından bloke edilmiş bir enzim (DHFRDHFR), o enzimin ürününe ihtiyaç duyan bir reaksiyonu katalizleyemez.
4
Klinik üstünlüğün nedenini saptan.
Lökovorin, pirimetamin tarafından bloke edilen DHFRDHFR basamağını baypas ederek doğrudan aktif folat havuzuna katılır.
Bu 'lökovorin kurtarma' (leucovorin rescueleucovorin \ rescue) stratejisi, konak hücrelerini korurken folatını kendisi sentezlemek zorunda olan protozoonun ölümünü engellemez (protozoonlar dışarıdan lökovorin alamaz).

Anahtar Kavram

Dihidrofolat redüktaz (DHFR) inhibisyonu varlığında, oksidize folatların (folik asit) aktif forma (tetrahidrofolat) dönüşememesi ve lökovorinin bu blokajı baypas etme yeteneği.
Soru 62Soru →

Metastatik meme kanseri tanısı alan bir hastanın biyopsi materyalinde yapılan immünohistokimyasal incelemede HER2/neuHER2/neu (ErbB2ErbB2) reseptör pozitifliği saptanmıştır. Bu spesifik reseptörü hedef alarak tümör hücresinin büyümesini inhibe eden antineoplastik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trastuzumab

Cevap

Trastuzumab, HER2/neu (ErbB2) pozitif meme kanseri tedavisinde kullanılan spesifik bir monoklonal antikordur.
Trastuzumab, HER2/neuHER2/neu (ErbB2ErbB2) reseptörünün ekstrasellüler kısmına bağlanan insancıllaştırılmış bir monoklonal antikordur ve bu reseptörün aşırı eksprese edildiği meme kanserlerinde standart tedavidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın biyopsi sonucundaki moleküler hedefi belirle.
Hedef reseptör HER2/neuHER2/neu (ErbB2ErbB2)'dur.
Meme kanserinde tedavi seçimini doğrudan etkileyen bir biyobelirteçtir.
2
Seçeneklerdeki ilaçların etki mekanizmalarını değerlendir.
Trastuzumab'ın HER2HER2 antagonisti olduğu, diğerlerinin farklı hedeflere (VEGF, CD20, BCR-ABL, EGFR) yönelik olduğu görülür.
Farmakolojik ilaç-hedef eşleşmesini doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Monoklonal antikorların spesifik reseptör hedefleri (Trastuzumab -> HER2/neu).
Soru 63Soru →

Amfoterisin B ile kombine edildiğinde sinerjistik etki gösteren, mantar hücresine girdikten sonra mantara özgü olan sitozin deaminaz enzimi aracılığıyla 5−fluorourasil5-fluorourasil (5−FU5-FU) formuna dönüşerek nükleik asit sentezini bozan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Flusitozin

Cevap

Flusitozin, sitozin deaminaz enzimi aracılığıyla aktifleşerek nükleik asit sentezini inhibe eden antifungal ilaçtır.
Flusitozin, mantar hücrelerine özgü sitozin deaminaz enzimi tarafından 5−fluorourasil5-fluorourasil'e dönüştürülür. Bu aktif metabolit, DNA sentezi için kritik olan timidilat sentetazı inhibe eder ve RNA yapısına katılarak protein sentezini bozar. Özellikle amfoterisin B ile kombine edildiğinde, amfoterisin B'nin membran geçirgenliğini artırması sayesinde flusitozinin hücre içine girişi kolaylaşır ve sinerjistik etki ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın mantar hücresine giriş mekanizmasını tanımlayın.
İlaç, sitozin permeaz aracılığıyla mantar hücresine girer.
İlacın etki gösterebilmesi için hücre içine alınması şarttır.
2
Aktivasyon basamağını belirleyin.
Mantar hücresindeki sitozin deaminaz enzimi, ilacı 5−fluorourasil5-fluorourasil (5−FU5-FU)'e dönüştürür.
İnsan hücrelerinde sitozin deaminaz bulunmadığı için bu basamak ilacın seçici toksisitesini sağlar.
3
Nihai etki mekanizmasını açıklayın.
5−FU5-FU metabolitleri (5-FdUMP ve 5-FUTP) aracılığıyla DNA ve RNA sentezi inhibe edilir.
Timidilat sentetaz inhibisyonu ve RNA'ya hatalı baz girişi fungal büyümeyi durdurur.

Anahtar Kavram

Flusitozin'in antimetabolit mekanizması ve sitozin deaminaz enzimine bağımlı aktivasyonu.

Daha Fazla Pratik

Flusitozinin en önemli yan etkisi olan kemik iliği süpresyonunun, amfoterisin B kaynaklı nefrotoksisite sonucu ilacın atılımının azalmasıyla şiddetlenebileceğini unutmayın.
Tahmini Süre:50s
Soru 64Soru →

2828 yaşında bir erkek hasta, kronik GiardiaGiardia lamblialamblia enfeksiyonu nedeniyle izlenirken, başka bir endikasyonla kullandığı geniş spektrumlu antibiyotiklere bağlı olarak şiddetli sulu ishal ve karın ağrısı şikayetiyle başvurmuştur. Yapılan incelemeler sonucunda hastada ClostridiumClostridium difficiledifficile kaynaklı pseudomembranöz enterokolit tablosu saptanmıştır. Hem bu protozoal enfeksiyonun hem de anaerobik bakteriyel komplikasyonun tedavisinde etkili olan, etki mekanizması olarak piruvat:ferredoksin oksidoredüktaz (PFOR) enzimini doğrudan inhibe ederek elektron transferini bozan antiparaziter ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nitazoxanid

Cevap

Nitazoxanid, hem protozoal enfeksiyonlarda hem de anaerobik bakteriyel enfeksiyonlarda (özellikle C. difficile) PFOR enzimini doğrudan inhibe ederek etki gösteren bir ajandır.
Nitazoxanid, bir ön-ilaç olan tizoxanid'e dönüşür ve anaerobik metabolizmada kritik olan piruvat:ferredoksin oksidoredüktaz (PFOR) enzimini doğrudan inhibe eder. Bu özelliği sayesinde hem Giardia ve Cryptosporidium gibi protozoonlara hem de Clostridium difficile gibi anaerobik bakterilere karşı etkilidir. Soruda belirtilen 'doğrudan inhibisyon' mekanizması Nitazoxanid'i diğer seçeneklerden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki klinik tabloyu ve ihtiyaç duyulan ilaç spektrumunu analiz et.
Hasta hem Giardia lamblia hem de Clostridium difficile enfeksiyonuna sahiptir; her iki etkene de duyarlı bir ilaç seçilmelidir.
Tedavi planının her iki patojeni de kapsaması farmakolojik verimlilik açısından önemlidir.
2
Seçeneklerdeki ilaçların etki mekanizmalarını karşılaştır.
Metronidazol ve Tinidazol aktivasyon gerektirirken, Nitazoxanid PFOR enzimini doğrudan inhibe eder.
Soruda spesifik olarak 'PFOR enzimini doğrudan inhibe eden' ifadesi vurgulanmıştır.
3
Doğru farmakolojik ajanı belirle.
Nitazoxanid seçeneği tüm kriterleri (spektrum ve spesifik mekanizma) karşılamaktadır.
Nitazoxanid, anaerobik enerji metabolizmasında anahtar rol oynayan elektron transferini kesintiye uğratarak parazit ve bakterilerin ölümüne yol açar.

Anahtar Kavram

Nitazoxanid, piruvat:ferredoksin oksidoredüktaz (PFOR) enzimini doğrudan inhibe eden geniş spektrumlu bir antiparaziterdir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 65Soru →

Antrasiklin grubu bir antineoplastik olan doksorubisin kullanımı sırasında ortaya çıkabilen ve serbest oksijen radikallerinin tetiklediği kardiyotoksisiteyi önlemek amacıyla kullanılan demir şelatörü ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dekstrazoksan

Cevap

Dekstrazoksan
Dekstrazoksan, antrasiklin grubu ilaçların (doksorubisin gibi) kalp kasında demir ile kompleks oluşturarak serbest oksijen radikalleri üretmesini engelleyen bir demir şelatörüdür. Bu etkisi sayesinde kemoterapinin etkinliğini bozmadan kardiyotoksisite riskini anlamlı ölçüde azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Doksorubisinin spesifik ve doz kısıtlayıcı yan etkisini tanımlamak.
Doksorubisin (bir antrasiklin), serbest radikal oluşumu üzerinden geri dönüşümsüz dilate kardiyomiyopatiye neden olur.
Soruda sorulan koruyucu ajanın hangi toksisiteyi hedeflediğini anlamak için ilk adımdır.
2
Kardiyotoksisite mekanizması ile ilişkili koruyucu ajanı belirlemek.
Dekstrazoksan, hücre içinde demiri şelatlayarak serbest radikal oluşumunu azaltır ve kalbi korur.
Seçenekler arasından doksorubisin kardiyotoksisitesine özgü ajanı seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

Antrasiklin (Doksorubisin) Kardiyotoksisitesi ve Dekstrazoksan Koruması
Tahmini Süre:45s
Soru 66Soru →

Gram-negatif aerobik bakteri enfeksiyonu olan bir hastada kullanılan ve hücre içine girişi için oksijene bağımlı aktif transport sistemine ihtiyaç duyan bir antibiyotiğin, ribozomun 30S30S alt birimine bağlanarak etki gösterdiği bilinmektedir. Bu ilacın farmakolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Protein sentezi sırasında mRNA kodonlarının hatalı okunmasına (misreading) yol açarak bakterisid etki gösterir.

Cevap

İlaç aminoglikozid grubundadır ve mRNA üzerindeki genetik kodun hatalı okunmasına (misreading) neden olarak bakterisid etki gösterir.
Soruda tanımlanan özellikler (oksijene bağımlı giriş, 30S30S bağlanma) aminoglikozidlere aittir. Bu ilaçlar ribozomda kodonların hatalı okunmasına (misreading) neden olur. Diğer protein sentez inhibitörleri genellikle bakteriyostatik iken, aminoglikozidler bu mekanizma sayesinde bakterisid etkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlaç grubunu tanımlama
Aminoglikozid
Oksijene bağımlı transport (anaeroblara etkisizlik) ve 30S alt birimine bağlanma özellikleri aminoglikozidlere işaret eder.
2
Etki mekanizmasını analiz etme
Geri dönüşsüz bağlanma ve misreading
Aminoglikozidler 30S'e geri dönüşsüz bağlanır. Düşük konsantrasyonlarda protein sentezinde 'hatalı okuma' (misreading) yaparak anormal proteinlerin oluşmasına ve hücre zarının bozulmasına (bakterisid etki) yol açarlar.
3
Toksisite ve direnç ayırımı yapma
Ototoksisite (İrreversibl) vs Nefrotoksisite (Reversibl)
Aminoglikozid yan etkilerinde nefrotoksisite geri dönüşlü iken, ototoksisite kalıcı hasar bırakma eğilimindedir.

Anahtar Kavram

Aminoglikozidlerin 30S ribozomal alt birimine bağlanarak bakterisid etki ve misreading yapma özelliği.
Soru 67Soru →

6565 yaşında hematolojik malignite tanılı nötropenik bir hastada saptanan *Escherichia coli* sepsisi için siprofloksasin tedavisi başlanmıştır. Klinik yanıt alınamaması üzerine yapılan incelemelerde, bakterinin florokinolonlara karşı plazmid aracılı direnç geliştirdiği saptanmıştır. Bu dirençten sorumlu olan mekanizmanın; hedef enzimler olan DNA giraz ve topoizomeraz IVIV'e bağlanarak ilacın bu enzimlere erişimini fiziksel olarak engelleyen (hedef koruması) bir protein olduğu belirlenmiştir. Buna göre, sözü edilen direnç mekanizmasından sorumlu olan protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Qnr proteinleri

Cevap

Direnç mekanizmasından sorumlu protein Qnr proteinleridir.
Qnr proteinleri, pentapeptid tekrar ailesine aittir ve DNA yapısını taklit ederek DNA giraz ile topoizomeraz IVIV enzimlerine bağlanırlar. Bu bağlanma, florokinolonların hedef enzimlerine ulaşmasını fiziksel olarak engelleyen bir 'kalkan' görevi görür (hedef koruması). Plazmidler aracılığıyla kolayca yayıldıkları için hastane enfeksiyonlarında çoklu ilaç direncinin önemli bir parçasıdırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki enfeksiyon etkenini ve kullanılan ilacı belirle.
Etken *E. coli* (Gram-negatif), ilaç siprofloksasin (florokinolon).
Florokinolonların temel hedefi Gram-negatiflerde DNA giraz (topoizomeraz II), Gram-pozitiflerde topoizomeraz IV'tür.
2
Tanımlanan direnç mekanizmasını analiz et.
Plazmid aracılı, hedef enzimi (DNA giraz/Topo IV) fiziksel olarak kapatan/koruyan bir protein.
Bu tanım 'hedef koruması' (target protection) olarak bilinen spesifik bir direnç türünü işaret eder.
3
Seçeneklerdeki proteinleri mekanizmalarına göre ayırt et.
Qnr proteinleri hedef koruması sağlarken, AAC(6′)−Ib−crAAC(6')-Ib-cr ilacı modifiye eder; diğerleri ise eflüks, porin kaybı veya kromozomal mutasyonlardır.
Qnr proteinleri DNA giraza bağlanarak kinolonların bağlanma bölgesini maskeler.

Anahtar Kavram

Florokinolonlara karşı gelişen direnç mekanizmaları: Kromozomal (mutasyonlar) ve Plazmid Aracılı (Qnr proteinleri, eflüks pompaları ve modifiye edici enzimler).
Soru 68Soru →

Aminoglikozid grubu antibiyotiklerin etki mekanizmaları ve genel farmakolojik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilaçlar için doğru bir ifadedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ribozomun 30S30S alt birimine geri dönüşsüz bağlanarak mRNA kodonlarının hatalı okunmasına (misreading) ve anormal protein sentezine neden olurlar.

Cevap

Aminoglikozidler, bakteri ribozomunun 30S30S alt birimine geri dönüşsüz olarak bağlanarak mRNA'daki genetik kodun hatalı okunmasına (misreading) ve sonuç olarak işlevsiz, anormal proteinlerin sentezlenmesine neden olan bakterisid etkili ilaçlardır.
Aminoglikozidler, bakteri hücresine girdikten sonra ribozomun 30S30S alt birimine geri dönüşsüz şekilde bağlanarak protein sentezini üç yolla inhibe ederler: Başlangıç kompleksinin oluşumunu engellemek, mRNA'nın hatalı okunmasına (misreading) yol açmak ve polizomların monozomlara parçalanmasına neden olmak. Özellikle 'misreading' sonucu sentezlenen anormal proteinlerin hücre zarına entegre olması, zar geçirgenliğini bozarak bakterisid etkiye katkıda bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın ribozomal bağlanma bölgesini belirle.
Aminoglikozidler ribozomun 30S30S alt birimine bağlanır.
Bu grup protein sentezini başlangıç seviyesinde etkiler.
2
Bağlanmanın doğasını ve sonucunu analiz et.
Bağlanma geri dönüşsüzdür (irreversibl) ve mRNA üzerindeki kodon-antikodon eşleşmesini bozar.
Geri dönüşsüz bağlanma ve misreading (hatalı okuma) bu grubu tetrasiklinlerden ayırır ve bakterisid etki sağlar.
3
Hücreye giriş mekanizmasını değerlendir.
Hücre içine giriş için oksijene bağımlı aktif transport gereklidir.
Bu özellik aminoglikozidlerin neden anaerob bakterilere karşı doğal dirence sahip olduğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Aminoglikozidlerin 30S30S alt birimine geri dönüşsüz bağlanması ve 'misreading' (hatalı okuma) mekanizması.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 69Soru →

Kriptokokal menenjit tedavisinde amfoterisin B ile kombine edilen ve en önemli doz kısıtlayıcı yan etkisi kemik iliği baskılanması olan antifungal ilaç, mantar hücresine özgü 'sitozin deaminaz' enzimi ile aktifleşmektedir. Söz konusu ilacın aktif metabolitinin antifungal etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Timidilat sentazı inhibe ederek DNA sentezini ve RNA fonksiyonlarını bozar

Cevap

İlacın aktif metaboliti timidilat sentazı inhibe eder ve RNA yapısına girer.
Soru kökünde tarif edilen ilaç Flusitozin'dir (5-FC). Flusitozin, fungal hücre membranındaki sitozin permeaz ile hücreye alınır ve mantara özgü 'sitozin deaminaz' enzimi ile 5-Florourasil'e (5-FU) dönüştürülür. 5-FU daha sonra 5-florodeoksiuridin monofosfata (5-FdUMP) metabolize olur. Bu son ürün, timidilat sentaz enzimini güçlü bir şekilde inhibe ederek DNA sentezini durdurur. Ayrıca 5-FU trifosfatlar RNA'ya yanlışlıkla katılarak protein sentezini bozar. Bu mekanizma, antineoplastik bir ilaç olan 5-FU ile aynıdır ve kemik iliği toksisitesinin temel nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlacı tanımla
Tanımlanan ilaç Flusitozin'dir (5-FC).
Kriptokokal menenjitte amfoterisin B ile kombine edilmesi, kemik iliği toksisitesi yapması ve sitozin deaminaz ile aktifleşmesi Flusitozin'in tipik özellikleridir.
2
Aktif metaboliti ve mekanizmayı belirle
5-FC, 5-Florourasile (5-FU) dönüşür.
Mantar hücresindeki sitozin deaminaz enzimi bu dönüşümü sağlar (insanda bu enzim yoktur, seçici toksisite buradan gelir).
3
Etki mekanizmasını seç
Timidilat sentaz inhibisyonu ve RNA inkorporasyonu.
Oluşan 5-FU, 5-florodeoksiuridin monofosfata (5-FdUMP) dönüşerek DNA sentezi için kritik olan timidilat sentazı inhibe eder.

Anahtar Kavram

Flusitozin Etki Mekanizması ve Aktivasyonu
Soru 70Soru →

4242 yaşında bir kadın hasta; şiddetli öksürük, halsizlik ve düşük dereceli ateş şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Akciğer grafisinde bilateral yamalı infiltrasyonlar saptanan hastaya atipik pnömoni ön tanısıyla makrolid grubu bir antibiyotik reçete ediliyor. Tedavinin ikinci gününde hastada karın ağrısı ve bağırsak hareketlerinde belirgin artış (diyare olmaksızın) gelişiyor. Bu hastada ilaca bağlı gelişen gastrointestinal semptomların temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlacın motilin reseptörleri üzerinde agonist etki göstermesi

Cevap

İlacın motilin reseptörleri üzerinde agonist etki göstermesi
Makrolidler, antibakteriyel etkilerini 50S50S ribozomal alt birimine bağlanarak gösterirken, klinik olarak önemli bir yan etki olan gastrointestinal motilite artışını düz kas hücreleri üzerindeki motilin reseptörlerini doğrudan aktive ederek (agonist etki) sağlarlar. Bu özelliklerinden dolayı eritromisin bazen diyabetik gastroparezide prokinetik ajan olarak kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Atipik pnömoni tanısı ve makrolid kullanımı belirlendi.
Mycoplasma pneumoniae gibi atipik etkenlerde ilk tercih makrolid grubudur.
2
Yan etkiyi tanımlama
Bağırsak hareketlerinde artış ve karın ağrısı makrolidlerin tipik bir özelliğidir.
Bu yan etki özellikle eritromisin kullanımı sırasında sık görülür ve prokinetik bir etkidir.
3
Moleküler mekanizmayı eşleştirme
Motilin reseptör agonizması saptandı.
Makrolidler, endojen motilin hormonunu taklit ederek gastrointestinal düz kasları uyarırlar.

Anahtar Kavram

Makrolidlerin prokinetik etkisi motilin reseptör agonizmasına bağlıdır.

Daha Fazla Pratik

Makrolidlerin kolestatik hepatit ve QT uzaması gibi diğer sistemik yan etkilerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 71Soru →

Aktif akciğer tüberkülozu tanısıyla rifampin, izoniazid, pirazinamid ve etambutol içeren kombine tedavi başlanan 3838 yaşındaki bir erkek hasta, tedavinin sekizinci haftasında görme keskinliğinde azalma ve renkleri (özellikle kırmızı-yeşil) ayırt etmede güçlük şikayetiyle başvuruyor. Yapılan oftalmolojik muayenede retrobulber nörit saptanıyor.

Bu klinik tabloya neden olan ilacın temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabinosil transferaz enziminin inhibisyonu

Cevap

Etambutol tarafından gerçekleştirilen arabinosil transferaz enziminin inhibisyonu
Görme keskinliğinde azalma ve kırmızı-yeşil renk körlüğü (optik nörit), etambutol kullanımına bağlı gelişen en tipik ve doz bağımlı yan etkidir. Etambutolün etki mekanizması, mikobakteri hücre duvarında yer alan arabinogalaktan sentezini, arabinosil transferaz enzimini inhibe ederek engellemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analiz edilmesi
Hastada gelişen görme bulanıklığı ve kırmızı-yeşil renk ayrımı bozukluğu, retrobulber (optik) nörit tablosunu işaret etmektedir.
Antitüberküloz ilaçların spesifik yan etki profillerini ayırt etmek için klinik bulgular ilk basamaktır.
2
Yan etkiye neden olan ilacın saptanması
Optik nörit yan etkisi, tüberküloz tedavisinde kullanılan birinci basamak ilaçlardan Etambutol ile karakterizedir.
Etambutol kullanımı sırasında doz bağımlı olarak görme bozuklukları gelişebileceği bilinmektedir.
3
İlacın moleküler etki mekanizmasının belirlenmesi
Etambutol, mikobakteri hücre duvarı bileşeni olan arabinogalaktan sentezinde görevli arabinosil transferaz enzimini inhibe eder.
Hücre duvarı bütünlüğünün bozulması, ilacın bakteriyostatik etkisinin temelidir.

Anahtar Kavram

Etambutol'ün optik nörit yan etkisi ve arabinosil transferaz inhibisyonu mekanizması
Soru 72Soru →

3232 yaşındaki kadın hasta, yeni başlayan jeneralize tonik-klonik nöbetler ve şiddetli baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Çekilen kraniyal MR'da parankimal yerleşimli, içinde skoleks izlenen çok sayıda kistik lezyon (nörosistiserkoz) saptanıyor. Hastaya antiparaziter tedavi olarak albendazol başlanıyor. Bu ilacın farmakolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eş zamanlı deksametazon kullanımı, ilacın aktif metabolitinin plazma konsantrasyonunu artırır.

Cevap

Eş zamanlı deksametazon kullanımı, ilacın aktif metabolitinin plazma konsantrasyonunu artırır.
Albendazolün farmakokinetik profilinde en dikkat çekici özelliklerden biri, deksametazon ve simetidin gibi ilaçlarla birlikte kullanıldığında aktif metaboliti olan albendazol sülfoksidin plazma düzeylerinin artmasıdır. Bu durum, özellikle kistlerin ölümüyle oluşan inflamasyonu kontrol etmek için eklenen deksametazonun, aynı zamanda ilacın sistemik gücünü de artırdığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Albendazolün metabolik yolunu değerlendir.
İlacın karaciğerde aktif metabolitine (sülfoksit) dönüştüğü saptanır.
Albendazol bir ön-ilaçtır ve sistemik etkisi için sülfoksit formu gereklidir.
2
İlaç-ilaç etkileşimlerini analiz et.
Deksametazonun albendazol sülfoksit klirensini azaltarak düzeyini artırdığı belirlenir.
Nörosistiserkoz tedavisinde inflamasyonu baskılamak için eklenen steroidler, aynı zamanda ilacın etkin düzeylerini de yükseltir.
3
Diğer seçeneklerdeki yanlış bilgileri ele.
Yağlı gıda emilimi artırır, mekanizması mikrotübül inhibisyonudur, Fasciola tedavisi triklabendazoldur.
Benzimidazol türevi ilaçların karakteristik farmakolojik farklarını ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Albendazol Farmakokinetiği ve İlaç Etkileşimleri

Daha Fazla Pratik

Prazikuantel ve deksametazon etkileşimini (düzeyleri azaltır) albendazol ile karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru →

Bakteriyel protein sentezi üzerinden etki gösteren antibiyotikler, ribozomal alt birimlere farklı bağlanma özellikleri ve mekanizmalarla etkinlik gösterirler. Ribozomun 30S30S alt birimine geri dönüşsüz şekilde bağlanarak protein sentezi sırasında mRNA'nın hatalı okunmasına (misreading) ve erken terminasyona neden olan ilaç grubu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nefrotoksisite riski taşımalarına rağmen, meydana gelen böbrek hasarı genellikle geri dönüşlüdür.

Cevap

Aminoglikozid grubu antibiyotikler 30S30S alt birimine geri dönüşsüz bağlanıp hatalı okumaya neden olurlar ve bu grupta görülen nefrotoksisite, ototoksisitenin aksine genellikle geri dönüşlüdür.
Soru kökünde tanımlanan 'geri dönüşsüz 30S30S bağlanması' ve 'hatalı okuma (misreading)' özellikleri aminoglikozid grubu antibiyotiklere (örn. Gentamisin, Amikasin) aittir. Bu ilaç grubunun en önemli yan etkileri nefrotoksisite ve ototoksisitedir. Nefrotoksisite, ilacın kesilmesiyle genellikle geri dönüşlü (reversible) bir seyir izlerken, ototoksisite genellikle kalıcıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Etki mekanizmasından ilaç grubunun tanımlanması
Aminoglikozid (AG)
Geri dönüşsüz 30S30S bağlanması ve 'misreading' (hatalı okuma) aminoglikozidlerin karakteristik etki mekanizmasıdır.
2
Tanımlanan grubun (AG) toksisite profilinin değerlendirilmesi
Nefrotoksisite (Geri dönüşlü), Ototoksisite (Geri dönüşsüz)
Aminoglikozidlerde böbrek hasarı tübüler rejenerasyon ile düzelebilirken, iç kulaktaki tüy hücresi kaybı kalıcıdır.
3
Çeldiricilerin (Tetrasiklin özellikleri) elenmesi
Doğru yanıtın kesinleştirilmesi
Fanconi sendromu ve A-bölgesi blokajı tetrasiklinlere özgüdür. Anaerob etkinlik ise aminoglikozidlerde yoktur.

Anahtar Kavram

Aminoglikozidlerin özgün etki mekanizması ve toksisite farkları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 74Soru →

5252 yaşında erkek hasta, epigastrik bölgede ağrı ve dolgunluk hissi ile başvuruyor. Yapılan endoskopide gastrik duvarda submukozal yerleşimli kitle saptanıyor. Biyopsi örneğinin immünohistokimyasal boyamasında CD117CD117 (c−kitc-kit) ve DOG1DOG1 pozitifliği saptanarak gastrointestinal stromal tümör (GI˙STGİST) tanısı kesinleşiyor. Bu hastanın tedavisinde kullanılan, tirozin kinaz aktivitesini inhibe eden küçük moleküllü ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmatinib

Cevap

İmatinib, gastrointestinal stromal tümörlerin (GİST) tedavisinde c-kit (CD117) tirozin kinaz aktivitesini inhibe eden küçük moleküllü temel ilaçtır.
İmatinib, bir küçük molekül tirozin kinaz inhibitörüdür ve özellikle gastrointestinal stromal tümörlerde (GİST) aşırı eksprese edilen veya mutasyona uğramış olan c-kit (CD117) ve PDGFR reseptörlerini inhibe ederek antitümör etki gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı ve moleküler hedefi belirle
GİST ve CD117 (c-kit) pozitifliği saptandı.
GİST vakalarının %95'inden fazlasında c-kit reseptör tirozin kinazında aktive edici mutasyonlar bulunur.
2
İlaç sınıfını seç
Küçük moleküllü tirozin kinaz inhibitörü (-tinib) gereklidir.
Soru kökünde özellikle tirozin kinaz aktivitesini inhibe eden küçük moleküllü bir ajan sorulmaktadır.
3
Uygun ajanı tanımla
İmatinib seçildi.
İmatinib; BCR-ABL, c-kit ve PDGFR tirozin kinazlarını inhibe ederek GİST patogenezini durdurur.

Anahtar Kavram

GİST patogenezinde CD117 (c-kit) mutasyonu ve İmatinib ile hedefe yönelik tirozin kinaz inhibisyonu.
Tahmini Süre:50s
Soru 75Soru →

Hodgkin lenfoma tanısıyla ABVDABVD (AdriamisinAdriamisin, BleomisinBleomisin, VinblastinVinblastin, DakarbazinDakarbazin) kemoterapisi planlanan bir hastada; hücre siklusunun G2G_2 fazına özgü etki gösteren, demir iyonları ile şelat oluşturup serbest oksijen radikalleri üreterek DNADNA zincir kırıklarına neden olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bleomisin

Cevap

Bleomisin, ferroz demir ile şelat oluşturup serbest oksijen radikalleri üreterek DNA fragmantasyonuna neden olan ve hücre siklusunun G2 fazına özgü olan ilaçtır.
Bleomisin, küçük bir peptit yapısındadır ve ferroz demir (Fe2+Fe^{2+}) ile şelat oluşturur. Bu kompleks, oksijen varlığında serbest oksijen radikalleri üreterek DNA'da tek ve çift zincir kırıklarına (fragmantasyon) yol açar. Hücre siklusunun G2G_2 fazına en yüksek düzeyde özgüllük gösteren nadir ilaçlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
ABVD protokolündeki ilaçların mekanizmalarını değerlendir.
Protokolde Adriamisin (Topo II/İnterkalasyon), Bleomisin (Serbest radikal/DNA hasarı), Vinblastin (Mikrotübül/M fazı) ve Dakarbazin (Alkilleyici) bulunur.
Soruda istenen spesifik mekanizmayı belirlemek için protokol bileşenlerini tanımak gerekir.
2
Hücre siklusu faz özgüllüğünü ve radikal oluşum mekanizmasını eşleştir.
Bleomisin, antineoplastikler arasında G2 fazına özgü olması ve demir bağımlı serbest radikal üretimi ile karakterizedir.
Çoğu antineoplastik S veya M fazına özgüyken, Bleomisin G2 fazındaki etkisiyle ayırt edicidir.

Anahtar Kavram

Bleomisin'in etki mekanizması ve hücre siklusu faz özgüllüğü
Tahmini Süre:50s
Soru 76Soru →

Akut lenfoblastik lösemi (ALLALL) tanısıyla kemoterapi alan 1010 yaşındaki bir çocuk hastada, tedavinin ilerleyen döneminde derin tendon reflekslerinde (DTRDTR) kayıp, ellerde ve ayaklarda uyuşma (parestezi) ile şiddetli kabızlık şikayetleri geliştiği gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan antineoplastik ilacın etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikrotübül polimerizasyonunu önleyerek mitotik iğciklerin oluşumunu engellemek

Cevap

Mikrotübül polimerizasyonunu önleyerek mitotik iğciklerin oluşumunu engellemek
Vinkristin, tübülin dimerlerine bağlanarak mikrotübüllerin polimerizasyonunu inhibe eder. Bu durum, hücre bölünmesi sırasında mitotik iğciklerin oluşmasını engeller ve hücreyi M fazında durdurur. Aksonal taşıma süreçleri de mikrotübüllere bağımlı olduğu için, vinkristin kullanımı sırasında karakteristik olarak periferik (DTR kaybı, parestezi) ve otonom (kabızlık) nöropati gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
DTR kaybı, parestezi ve kabızlık (paralitik ileus) tablosu periferik ve otonom nöropatiyi işaret eder.
Vinka alkaloidleri, özellikle vinkristin, doza bağımlı nörotoksisite ile karakterize edilen en önemli antineoplastik ilaçtır.
2
İlacı ve mekanizmasını eşleştir
Vinkristin, tübülin proteinine bağlanarak mikrotübül polimerizasyonunu inhibe eder.
Mikrotübüllerin oluşamaması iğcik aparatını bozar ve hücre bölünmesini metafazda durdurur.

Anahtar Kavram

Vinka alkaloidlerinin (vinkristin) mikrotübül polimerizasyonunu inhibe etmesi ve nörotoksik yan etkileri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 77Soru →

Aktif tüberküloz tanısıyla standart 44’lü tedavi başlanan bir hastada, tedavi sürecinde idrar, ter ve gözyaşı gibi vücut sıvılarının zararsız bir şekilde turuncu-kırmızı renge boyanmasına neden olan antitüberküloz ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rifampin

Cevap

Vücut sıvılarını turuncu-kırmızı renge boyayan antitüberküloz ilaç Rifampin'dir.
Rifampin, kimyasal yapısı nedeniyle vücut sıvılarını (idrar, ter, gözyaşı, dışkı) turuncu veya kırmızı renge boyayan bir ilaçtır. Bu durum tamamen zararsızdır ve ilacın atılımı ile ilgilidir. Ancak hastaların tedaviye uyumunu bozmamak adına, tedavi başlangıcında bu durumun bilgilendirilmesi önemlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtiyi tanımla
Hastada görülen belirti, vücut sıvılarının (idrar, ter, gözyaşı) turuncu-kırmızı renk almasıdır.
Bu belirti tüberküloz ilaçları arasında oldukça spesifik ve tanı koydurucu bir yan etkidir.
2
İlaçların yan etki profillerini karşılaştır
Rifampin'in sekresyonları boyama, İsoniyazid'in nöropati, Etambutol'ün görme bozukluğu, Pirazinamid'in ise gut ile ilişkili olduğu belirlenir.
Birinci basamak tüberküloz ilaçlarının ayrımı tipik yan etkileri üzerinden yapılır.

Anahtar Kavram

Rifampin'in vücut sıvılarını boyama özelliği
Tahmini Süre:30s
Soru 78Soru →

Özellikle geceleri artan perianal kaşıntı ve huzursuzluk şikayetiyle getirilen 66 yaşındaki bir çocuğun yapılan selefon bant incelemesinde *Enterobius vermicularis* (kıl kurdu) yumurtaları saptanmıştır. Bu hastanın tedavisinde kullanılan ve parazit hücrelerinde β\beta-tübülin polimerizasyonunu inhibe ederek mikrotübül sentezini bozan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mebendazol

Cevap

Mebendazol; parazitlerde mikrotübül sentezini bozarak glukoz alımını engeller ve parazitin ölümüne neden olur.
Mebendazol, benzimidazol grubuna ait bir antinematodal ilaçtır. Parazitlerin sitoplazmik mikrotübüllerindeki β\beta-tübülin alt birimine bağlanarak polimerizasyonu engeller. Bu durum parazitin glukoz alımını bozarak ATP depolarının tükenmesine ve ölümüne yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Geceleri artan perianal kaşıntı ve selefon bantta yumurta görülmesi Enterobius vermicularis (kıl kurdu) enfeksiyonunu kesinleştirir.
Doğru tedavi seçimi için parazitin türü belirlenmelidir.
2
Etki mekanizmasını eşleştir
Beta-tübülin inhibisyonu yapan ilaç grubu Benzimidazollerdir (Mebendazol, Albendazol).
Soruda spesifik olarak mikrotübül sentezini bozan mekanizma sorulmuştur.

Anahtar Kavram

Benzimidazollerin (Mebendazol/Albendazol) etki mekanizması parazitlerdeki beta-tübüline bağlanarak mikrotübül oluşumunu inhibe etmektir.

Daha Fazla Pratik

Diğer benzimidazol türevi olan Albendazol'ün sistemik enfeksiyonlardaki (hidatik kist) kullanımını ve biyoyararlanım özelliklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 79Soru →

Metisiline dirençli *Staphylococcus aureus* (MRSA) kaynaklı komplike deri ve yumuşak doku enfeksiyonu nedeniyle tedavi altına alınan bir hastada, kullanılacak antibiyotiğin hem D-alanil-D-alanin terminaline bağlanarak peptidoglikan sentezini inhibe ettiği hem de bakteri hücre membran potansiyelini bozarak ikili etki mekanizması gösterdiği bilinmektedir. Ayrıca bu ilacın kullanımı sırasında EKG'de QTc uzaması riski nedeniyle hastanın kardiyak açıdan monitörize edilmesi önerilmiştir.

Buna göre, hastada kullanılması planlanan antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Telavansin

Cevap

Telavansin
Doğru yanıt olan telavansin, sentetik bir vankomisin derivesi olan lipoglikopeptiddir. Vankomisin gibi peptidoglikan sentezini D-alanil-D-alanin terminaline bağlanarak inhibe eder, ek olarak daptomisin gibi lipofilik kuyruğu ile hücre membranına yerleşerek membran depolarizasyonuna yol açar. Yan etki olarak EKG'de QTc uzaması yapabilmesi, teratojen olması ve tat alma bozuklukları yaratabilmesi klinik kullanımında onu diğer MRSA ilaçlarından ayıran önemli özelliklerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki antibiyotiğin etki mekanizmasını analiz etme
İlacın hem hücre duvarı sentezini (D-ala-D-ala'ya bağlanarak) inhibe ettiği hem de hücre membran potansiyelini bozduğu saptanır.
Bu 'ikili etki mekanizması' (dual action), özellikle lipoglikopeptid sınıfı antibiyotiklerin (telavansin) karakteristik özelliğidir.
2
Yan etki profilini değerlendirme
İlacın EKG'de QTc uzaması riski taşıdığı görülür.
MRSA'ya etkili hücre zarı/duvarı inhibitörleri arasında QTc uzatıcı yan etki telavansin için oldukça spesifiktir; bu durum diğer seçenekleri ekarte etmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Lipoglikopeptidlerin (Telavansin) ikili etki mekanizması ve spesifik yan etkileri

İpuçları

1
Aradığınız ilaç hem vankomisinin (hücre duvarı sentezi inhibisyonu) hem de daptomisinin (hücre membranı depolarizasyonu) etki mekanizmalarını tek bir molekülde birleştirmiştir.
2
Bu ilaç lipoglikopeptid sınıfındandır. Sınıfındaki diğer ilaçların aksine, EKG'de QTc uzamasına neden olduğu için kardiyak monitörizasyon gerektirir.

Daha Fazla Pratik

Daptomisinin pulmoner sürfaktan tarafından inaktive edildiği için MRSA pnömonisinde kontrendike olduğunu ancak telavansinin hastane kökenli pnömoni tedavisinde kullanılabildiğini hatırlayınız.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken yan etki profilinden doğrudan eleme yapılabilir: Daptomisin CK yüksekliği yapar, linezolid trombositopeni ve serotonin sendromu yapar, vankomisin kırmızı adam sendromu yapar. MRSA tedavisinde kullanılıp spesifik olarak QTc uzatan ajan telavansindir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 80Soru →

Komplike olmayan üriner sistem enfeksiyonu tanısı alan 28 yaşındaki bir kadın hastaya, ardışık enzimatik blokaj yaparak bakterisidal etki gösteren sülfametoksazol ve trimetoprim kombinasyonu reçete edilmiştir.

Bu kombinasyondaki ilaçlardan biri, memeli hücrelerinde ilgili sentez yolağı bulunmadığı için insan hücre metabolizmasını doğrudan etkilemez. Diğer ilaç ise, hem insan hem de bakteri hücrelerinde bulunan bir enzimin bakteriyel formunu yaklaşık 50.000 kat daha yüksek bir afiniteyle inhibe eder. Ancak yüksek dozlarda kullanıldığında insanlardaki enzimi de kısmen baskılayarak folat eksikliğine (megaloblastik anemi, lökopeni) yol açabilmektedir.

Buna göre, yüksek dozlarda insan hücrelerindeki folat metabolizmasını da etkileme potansiyeli olan bu bileşenin bakterilerdeki asıl etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakteriyel dihidrofolat redüktaz enziminin seçici olarak inhibe edilmesi

Cevap

Bakteriyel dihidrofolat redüktaz enziminin seçici olarak inhibe edilmesi
Sülfametoksazol-trimetoprim (ko-trimoksazol) kombinasyonunda, sülfametoksazol PABA analoğu olup dihidropteroat sentaz enzimini inhibe eder. İnsanlar folik asidi dışarıdan aldıkları için bu enzime sahip değildir; dolayısıyla sülfonamidler insan hücrelerini doğrudan etkilemez. Trimetoprim ise dihidrofolat redüktaz enzimini inhibe eder. Bu enzim hem bakterilerde hem de insanlarda bulunur (diyetle alınan folatın aktif tetrahidrofolata dönüşümü için gereklidir). Trimetoprim, bakteriyel dihidrofolat redüktaza insan enzimine kıyasla yaklaşık 50.000 kat daha yüksek afinite duyar, ancak yüksek dozlarda veya uzun süreli kullanımda insan enzimini de inhibe ederek megaloblastik anemi gibi folat eksikliği bulgularına neden olabilir. Bu nedenle soruda bahsedilen ilaç trimetoprimdir ve doğru mekanizma dihidrofolat redüktaz inhibisyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Ko-trimoksazol kombinasyonunu oluşturan iki ilacın etki mekanizmalarını hatırla.
Sülfametoksazol: Dihidropteroat sentaz inhibitörü. Trimetoprim: Dihidrofolat redüktaz inhibitörü.
Her iki ilaç folat yolağında farklı basamakları inhibe ederek sinerjistik etki gösterir.
2
İnsan hücreleri ile bakteri hücreleri arasındaki folat metabolizması farkını değerlendir.
Bakteriler folik asidi sıfırdan sentezlemek zorundadır (PABA + Pteridin -> Dihidrofolik Asit). İnsanlar ise folik asidi diyetle hazır alır, bu nedenle insanlarda yolağın ilk enzimi olan dihidropteroat sentaz bulunmaz.
Sülfonamidlerin insanlarda folat eksikliği yapmamasının temel nedeni budur.
3
İnsanlarda da bulunan enzimi tespit ederek ilgili ilacı seç.
Diyetle alınan folik asidin aktif tetrahidrofolata dönüşmesi için gereken 'dihidrofolat redüktaz' enzimi hem insanlarda hem bakterilerde ortaktır. Trimetoprim bakteriyel formuna çok daha seçicidir ancak yüksek dozda insan enzimini de etkiler.
Soruda aranan ilaç trimetoprimdir ve mekanizması dihidrofolat redüktaz inhibisyonudur.

Anahtar Kavram

Sülfonamid ve trimetoprim kombinasyonunun etki mekanizması ve insan/bakteri enzim seçiciliği

İpuçları

1
Sülfonamidler ve trimetoprim, folik asit sentez yolağında farklı enzimleri ardışık olarak inhibe eder.
2
İnsanlar folik asidi sentezleyemez, diyetle alırlar; bu nedenle yolağın ilk basamağındaki enzime (dihidropteroat sentaz) sahip değillerdir.
3
İnsanlarda ve bakterilerde ortak olarak bulunan ancak trimetoprimin bakteriyel formuna çok daha yüksek afinite gösterdiği hedef, dihidrofolat redüktaz enzimidir.

Daha Fazla Pratik

Sülfonamidlerin kernikterus ve Stevens-Johnson sendromu gibi diğer spesifik yan etkilerini de gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Trimetoprimin yan etkisi olan kemik iliği süpresyonunu önlemek için lökovorin (folinik asit) kurtarma tedavisi verildiği bilgisinden yola çıkarak ilacın bir folat redüktaz inhibitörü olduğu sonucuna ulaşılabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 17Sonraki
Kemoterapötikler Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin