Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite

227 soru

Soru 61Soru →

Yirmi sekiz yaşında, beden kitle indeksi 23 kg/m² olan kadın hasta, 3 yıldır süren infertilite ve 50-60 günlük adet döngüleri nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede Ferriman-Gallwey skoru 9 bulunuyor. Laboratuvar sonuçları: total testosteron 68 ng/dL (normal <70 ng/dL), DHEA-S 380 µg/dL (normal <350 µg/dL), sabah 8:00 17-OH progesteron 3.2 ng/mL, TSH ve prolaktin normal. Transvajinal ultrasonografide her iki overde 10'ar adet 2-9 mm boyutunda folikül ve artmış over stroması izleniyor, over hacmi sağda 12 mL solda 11 mL. ACTH stimülasyon testi yapılıyor: bazal 17-OH progesteron 3.2 ng/mL, 60. dakika değeri 9.8 ng/mL. Bu hastada bir sonraki en uygun tanısal veya terapötik adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ACTH stimülasyon testi sonucunun yorumu için CYP21A2 gen analizi yapılması ve sonucuna göre NKAH ile PKOS ayrımının kesinleştirilmesi uygundur

Cevap

CYP21A2 gen analizi yapılarak NKAH ile PKOS ayrımının kesinleştirilmesi
ACTH stimülasyon testinde 60. dakika 17-OH progesteron değerinin 9.8 ng/mL olarak saptanması, klasik NKAH eşiği olan 10 ng/mL'nin hemen altında kalmakta ve 'grey zone' (5-10 ng/mL) yorumuna girmektedir. Bu aralıkta hormonal test tek başına NKAH'ı ekarte etmeye yeterli değildir. Aynı zamanda DHEA-S'nin hafif yüksekliği adrenal androjen artışını desteklemektedir. Uluslararası kılavuzlar (Endocrine Society 2018), sınır değer ACTH yanıtlı olgularda kesin ayrım için CYP21A2 gen analizini önermektedir. Sonucun pozitif çıkması NKAH tanısını kesinleştirir ve glukokortikoid tedavisini gerektirirken, negatif sonuç PKOS tanısını pekiştirir ve ovülasyon indüksiyonu başlatılmasına olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın Rotterdam kriterlerini değerlendirin
Oligomenore (50-60 günlük siklus) + klinik hiperandrojenizm (FG skoru 9) + polikistik over morfolojisi (≥12 folikül, over hacmi >10 mL) → Rotterdam kriterlerinin üçü de karşılanmış
Rotterdam 2003 kriterlerine göre üçten ikisinin varlığı tanı için yeterlidir; ancak diğer hiperandrojenizm nedenleri dışlanmadan PKOS tanısı konulmamalıdır
2
Laboratuvar bulgularını NKAH açısından yorumlayın
Sabah 17-OH progesteron 3.2 ng/mL (>2 ng/mL tarama eşiği), DHEA-S hafif yüksek (380 µg/dL), total testosteron normal-üst sınır
Sabah 17-OH progesteron >2 ng/mL olması NKAH için ACTH stimülasyon testini zorunlu kılar; DHEA-S'nin hafif yüksekliği adrenal androjen kaynağını destekler
3
ACTH stimülasyon testi sonucunu sınır değer (grey zone) olarak tanımlayın
60. dakika 17-OH progesteron: 9.8 ng/mL — kesin NKAH eşiği olan >10 ng/mL'nin hemen altında
5-10 ng/mL arası değerler 'grey zone' olarak adlandırılır; bu aralıkta NKAH ekarte edilemez ancak kesin tanı da konulamaz
4
Grey zone sonucu için algoritmanın bir sonraki adımını belirleyin
CYP21A2 gen analizi: NKAH'ın genetik teyidi veya kesin dışlanması için altın standart
Endocrine Society kılavuzu, ACTH stimülasyon testi sonucunun belirsiz kaldığı olgularda CYP21A2 mutasyon analizini önermektedir; pozitif sonuç NKAH tanısını kesinleştirir ve glukokortikoid tedavisini gerektirir; negatif sonuç ise PKOS tanısını pekiştirir ve ovülasyon indüksiyonu başlatılmasını sağlar

Anahtar Kavram

PKOS tanısında NKAH dışlama algoritması: grey zone ACTH stimülasyon testi sonuçlarında CYP21A2 gen analizi
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 62Soru →

Menstrüel siklusun farklı evrelerinde ölçülen serum hormon düzeyleri incelendiğinde, foliküler fazın erken döneminde FSH düzeyinin görece yüksek olduğu, ancak siklus ilerledikçe FSH'ın düşmeye başladığı gözlemlenmektedir. Bu gözlem, hangi mekanizmayla açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelişmekte olan foliküllerden salgılanan inhibin B'nin hipofiz üzerinde negatif geri bildirim oluşturarak FSH sekresyonunu baskılaması

Cevap

Gelişmekte olan foliküllerden salgılanan inhibin B'nin hipofiz üzerinde negatif geri bildirim oluşturarak FSH sekresyonunu baskılaması
Foliküler fazda gelişmeye başlayan foliküllerin granüloza hücreleri, FSH uyarısıyla birlikte inhibin B üretir. İnhibin B, hipofiz ön lobuna etki ederek FSH sekresyonunu seçici olarak baskılar. Bu negatif geri bildirim mekanizması sayesinde FSH düzeyi foliküler fazın ortasında düşer ve yalnızca en duyarlı dominant folikül gelişimini sürdürebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Foliküler fazda FSH düzeyinin neden başlangıçta yüksek olduğunu değerlendir
Siklus başında (mensturasyonla eş zamanlı) östrojen ve progesteron düzeyleri düşük olduğundan hipofiz üzerindeki inhibisyon kalkar ve FSH yükselir; bu yükselme çok sayıda folikülü rekrüte eder.
Negatif geri bildirim hormonlarının azalması, FSH sekresyonunu artırır.
2
Rekrüte edilen foliküllerin granüloza hücrelerinin hangi hormon(lar)ı salgıladığını belirle
Gelişmekte olan foliküllerin granüloza hücreleri FSH uyarısına yanıt olarak inhibin B salgılamaya başlar.
İnhibin B, FSH'a özgü negatif geri bildirim hormonu olup LH salgısını etkilemez.
3
İnhibin B'nin hipofiz üzerindeki etkisini değerlendir
İnhibin B, hipofiz ön lobunda FSH sentezini ve sekresyonunu seçici olarak baskılar; bu baskıyla foliküler fazın ortasında FSH düzeyi düşer.
Bu mekanizma, pek çok foliküldeki atreziye yol açar ve yalnızca en duyarlı (dominant) folikülün gelişmeye devam etmesini sağlar.
4
Diğer seçeneklerin bu faza uygunluğunu sorgula
LH pikinin foliküler fazda gerçekleşmediği, korpus luteumun bu fazda henüz var olmadığı, prolaktinin stabil seyrettiği ve pozitif östrojen geri bildiriminin yalnızca geç foliküler dönemde aktif olduğu hatırlanır.
Her mekanizmanın siklus fazına özgü bağlamını doğru değerlendirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Foliküler fazda inhibin B'nin FSH sekresyonunu negatif geri bildirimle baskılaması ve dominant folikül seçimindeki rolü
Soru 63Soru →

Normal bir menstrüel siklusun mid-siklus (ovülasyon öncesi) döneminde gerçekleşen hormonal etkileşimler ve hücresel olaylar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: LH pikinin başlamasından hemen önce lüteinizan granüloza hücrelerinden salgılanan düşük miktardaki progesteron, östrojenin pozitif geri bildirim etkisini güçlendirerek mid-siklus FSH artışını (surge) tetikler.

Cevap

LH pikinden hemen önce salınan düşük miktardaki progesteron, östrojenin pozitif feedback etkisini potansiyalize ederek mid-siklus FSH artışına neden olur.
Menstrüel siklusun ortasında, dominant folikülden salınan östradiol belirli bir eşiği (>200>200 pg/mL, >48>48 saat) aştığında LH piki tetiklenir. Bu süreçte FSH etkisiyle granüloza hücrelerinde oluşan LH reseptörleri aracılığıyla az miktarda progesteron üretilir. Bu 'pre-ovulatuar progesteron artışı', hipofizin GnRH'a yanıtını modüle ederek östrojenin pozitif feedback etkisini güçlendirir ve karakteristik mid-siklus FSH artışını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mid-siklus hormonal değişimlerini analiz et.
Östrojenin eşik değerin üzerine çıkmasıyla LH piki tetiklenir.
Pozitif feedback mekanizmasının başlaması için östrojenin belirli bir süre ve seviyede kalması gerekir.
2
LH pikinin bileşenlerini ve eşlik eden hormonları incele.
LH piki ile eş zamanlı ancak daha düşük bir FSH piki görülür.
LH piki öncesi granüloza hücrelerinden salınan az miktarda progesteron, hipofizi FSH salınımı için duyarlılaştırır.
3
LH'ın granüloza hücreleri üzerindeki etkisini değerlendir.
LH piki aromatizasyonu baskılar ve östrojen üretimi düşmeye başlar.
LH etkisiyle hücreler luteinizasyon sürecine girer ve steroidogenez yolu progesteron yönüne kayar.

Anahtar Kavram

Mid-siklus Gonadotropin Piki ve Progesteron Sinerjisi
Soru 64Soru →

7 yaşında bir kız çocuk, son 1 yılda belirginleşen meme gelişimi ve hızlı boy uzaması nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 134134 cm (>95.>95. persentil), Tanner evre 3 telarş ve evre 1 pubik kıllanma saptanıyor. Kemik yaşı 1010 yaş olarak değerlendiriliyor. Laboratuvar incelemesinde; bazal LH 0.10.1 mIU/mL'den düşük, östradiol 7575 pg/mL ve GnRH stimülasyon testi sonrası pik LH yanıtı 0.40.4 mIU/mL (<0.5<0.5 mIU/mL) olarak bulunuyor. Pelvik ultrasonografide sağ overde 33 cm çapında basit kistik yapı ve endometriumda kalınlaşma izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı veya hastada görülmesi beklenen ek bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: McCune-Albright sendromuna özgü düzensiz sınırlı hiperpigmente deri lezyonları

Cevap

McCune-Albright sendromu ve eşlik eden hiperpigmente deri lezyonları (Café-au-lait lekeleri)
Hastada saptanan düşük bazal LH, GnRH stimülasyonuna verilen yetersiz (prepubertal) LH yanıtı ve eşlik eden over kisti, tablonun Periferik Puberte Prekoks olduğunu kesinleştirir. McCune-Albright sendromu, GNAS1 gen mutasyonu sonucu adenilat siklazın sürekli aktif kalmasıyla karakterizedir ve kız çocuklarında otonom fonksiyon gösteren over kistlerine bağlı periferik puberte prekoksun en yaygın nedenlerinden biridir. Bu hastalarda sıklıkla düzensiz kenarlı (Coast of Maine) hiperpigmente deri lekeleri eşlik eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Boy uzamasında hızlanma (>95.>95. persentil), Tanner evre 3 telarş ve ileri kemik yaşı (1010 yaş) saptanması gerçek bir puberte prekoks durumuna işaret eder.
Sadece meme gelişimi olsaydı prematür telarş düşünülebilirdi ancak kemik yaşı ilerlemesi sistemik bir hormonal etkiyi gösterir.
2
Hormonal aksın değerlendirilmesi
GnRH stimülasyonu sonrası LH yanıtının baskılı (0.40.4 mIU/mL) kalması, durumun 'Periferik Puberte Prekoks' (GnRH bağımsız) olduğunu kanıtlar.
Santral pubertede stimülasyon sonrası LH değerinin >5>5 mIU/mL (bazı kaynaklarda >8>8) yükselmesi beklenirdi.
3
Etiyolojinin belirlenmesi
Overde saptanan kist ve baskılı LH, otonom östrojen salgılayan bir odağı (over kisti veya McCune-Albright) düşündürür.
McCune-Albright sendromu; periferik puberte prekoks, kistik kemik lezyonları (poliostotik fibröz displazi) ve café-au-lait lekeleri üçlemesi ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

Periferik Puberte Prekoks ve McCune-Albright Sendromu Ayrımı
Soru 65Soru →

54 yaşında, 4 yıl önce menopoza girmiş bir hasta; son 6 ayda hızla ilerleyen ses kalınlaşması, klitoromegali ve gövdede belirgin kıllanma şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde aşağıdaki sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuçNormal Aralığı
Total Testosteron280 ng/dL280 \text{ ng/dL}20−80 ng/dL20 - 80 \text{ ng/dL}
DHEAS120 \mug/dL120 \text{ \mu g/dL}30−200 \mug/dL30 - 200 \text{ \mu g/dL}
Androstenedion2.5 ng/mL2.5 \text{ ng/mL}0.3−1.9 ng/mL0.3 - 1.9 \text{ ng/mL}

Hastaya yapılan pelvik ultrasonografi ve abdominal bilgisayarlı tomografi incelemelerinde adneksiyel veya adrenal herhangi bir kitle saptanmıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hilus hücreli tümör

Cevap

Hilus hücreli tümör
Doğru yanıt olan Hilus hücreli tümör, Reinke kristallerini içermesiyle karakterize, genellikle unilateral ve postmenopozal kadınlarda görülen bir steroid hücreli tümördür. Bu tümörlerin en önemli özelliği, klinik olarak belirgin virilizasyon yapacak kadar androjen salgılamalarına rağmen, ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik yöntemlerle görülemeyecek kadar (genellikle < 1 cm) küçük olmalarıdır. Normal DHEAS seviyesi adrenal bir odağı dışlarken, yüksek testosteron ve negatif görüntüleme bu tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyrin değerlendirilmesi
Hızlı ilerleyen virilizasyon (ses kalınlaşması, klitoromegali) varlığı.
Androjen salgılayan tümörlerin (neoplastik süreç) en önemli klinik ipucudur.
2
Androjen düzeylerinin yorumlanması
Total testosteron > 200 ng/dL200 \text{ ng/dL} ve normal DHEAS.
Testosteronun aşırı yüksekliği tümörü, DHEAS'ın normal olması ise kaynağın adrenal değil over olduğunu kanıtlar.
3
Görüntüleme bulgularının analizi
USG ve BT'de kitle saptanmaması.
Hilus hücreli tümörler genellikle mikroskobik veya çok küçük olduklarından rutin görüntülemede saptanamazlar (okült tümör).
4
Ayırıcı tanının sonlandırılması
Postmenopozal okült ovaryan androjenik tümör.
Bu tabloya uyan en klasik patoloji Hilus hücreli tümördür.

Anahtar Kavram

Postmenopozal virilizasyon ve okült ovaryan tümörler

İpuçları

1
Androjen seviyelerine bakarak kaynağın over mi yoksa adrenal bez mi olduğunu belirleyin.
2
Testosteron düzeyinin 200 ng/dL200 \text{ ng/dL} üzerinde olması neoplastik bir süreci düşündürür.
3
Görüntüleme yöntemlerinin negatif olması, tümörün mikroskobik veya çok küçük boyutlu bir 'okült' tümör olduğunu gösterir.

Daha Fazla Pratik

İdiyopatik hirsutizm ile yapısal hirsutizm arasındaki farkları ve periferik 5-alfa redüktaz aktivitesinin rolünü gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Tanıdan emin olunamayan durumlarda, postmenopozal bir kadında virilizasyon ve yüksek testosteron varsa, radyolojik görüntüleme negatif olsa dahi bilateral ooforektomi hem tanısal hem de tedavi edicidir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 66Soru →

Nöroradyoloji kliniğinden konsültasyon istenen 38 yaşında kadın hasta, daha önce epilepsi tanısıyla valproik asit kullanan ve son 1 yıldır ek olarak metoklopramid (günde 3 kez) tedavisine başlanan bir olgudur. Başvurusu öncesinde çekilen hipofiz MRI'ında sella normal, herhangi bir kitlesel lezyon saptanmamıştır. Hastanın serum prolaktin düzeyi 94 ng/mL bulunmuştur. Menstrüel siklus düzensizliği ve galaktore şikayetleri mevcuttur. İlaçların kesilmesi planlandığında; valproik asitin yavaş azaltılması gerekmesi nedeniyle başlangıçta sadece metoklopramid kesilmiştir. Metoklopramid kesildikten 6 hafta sonra çekilen kontrol prolaktin ölçümü 76 ng/mL olarak gelmiştir. Bu hastada bundan sonraki en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valproik asiti de keserek 4-6 hafta daha bekleyip prolaktini yeniden ölçmek

Cevap

Valproik asiti de keserek 4-6 hafta daha bekleyip prolaktini yeniden ölçmek
Hastada hem metoklopramid (güçlü D2 reseptör blokörü) hem de valproik asit hiperprolaktinemiye katkıda bulunabilecek ilaçlardır. Metoklopramidin kesilmesinin ardından prolaktin düzeyi yalnızca kısmen gerilemiş ve normal sınırlara inmemiştir. Bu tablo, valproik asitin de prolaktin yüksekliğine katkı sağladığını göstermektedir. Doğru yaklaşım, valproik asiti de keserek 4-6 haftalık ek bir wash-out süresi beklemek ve ardından prolaktini yeniden ölçmektir. Ancak bu sayede gerçek zeminin (organik vs. tam ilaç kaynaklı) doğru biçimde değerlendirilebilmesi mümkün olacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
İlaç kaynaklı hiperprolaktinemi olasılığını değerlendirmek
Hastada hipofiz MRI normaldir; hem metoklopramid (D2 reseptör blokörü) hem de valproik asit (çeşitli mekanizmalarla) hiperprolaktinemiye yol açabilen ajanlardır.
Kitlesel lezyon olmaksızın yüksek prolaktin düzeyi tespit edildiğinde ilaç kaynaklı neden en önemli ayırıcı tanıdır.
2
Metoklopramid kesildikten sonra prolaktin düzeyinin normalizasyon durumunu değerlendirmek
Prolaktin 94 ng/mL'den 76 ng/mL'ye gerilemiş ancak normalize olmamıştır; bu kısmi yanıt, hâlâ aktif başka bir etkenin varlığına işaret etmektedir.
Tek etken kesilseydi prolaktinin tamamen ya da belirgin biçimde normale dönmesi beklenirdi; yetersiz düzelme ikinci etkenin varlığını düşündürür.
3
Valproik asitin de hiperprolaktinemiye katkısını göz önünde bulundurarak bu ilacın da kesilmesini planlamak ve yeterli eliminasyon süresi sonrası prolaktini yeniden ölçmek
Tüm olası ilaç etkenleri elimine edildikten 4-6 hafta sonra çekilecek prolaktin ölçümü, gerçek zeminin (idiyopatik hiperprolaktinemi vs. mikroadenoma) değerlendirilmesine olanak tanır.
İlaç kaynaklı hiperprolaktinemide doğru tanı için tüm sorumlu ajanların kesilmesi ve yeterli wash-out süresinin beklenmesi zorunludur; bu yapılmadan tedavi başlamak veya görüntülemeyi tekrarlamak gereksiz müdahalelerdir.

Anahtar Kavram

İlaç kaynaklı hiperprolaktinemide birden fazla sorumlu ajanın sequansiyel eliminasyonu ve yeterli wash-out süresinin beklenmesi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 67Soru →

42 yaşında kadın hasta, 6 aydır progresif seyreden kıllanma artışı, klitoral büyüme ve ses kalınlaşması şikayetleriyle başvuruyor. Menstrüel siklusu düzenli olup son menstrüasyon 3 hafta öncedir. Fizik muayenesinde Ferriman-Gallwey skoru 18, klitoris uzunluğu 2,8 cm olarak saptanıyor. Laboratuvar sonuçları: Total testosteron: 4,2 ng/mL (N: 0,15-0,70), DHEA-S: 180 µg/dL (N: 40-430), 17-OHP: 0,9 ng/mL (N: <2), prolaktin: 18 ng/mL, TSH: 1,8 mU/L. Pelvik ultrasonografide over boyutları ve ekojenitesi normal, adrenal ultrasonografide kitle saptanmıyor. Bu bulgularla en olası tanıya yönelik bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selektif over ve adrenal ven örneklemesi ile androjen sekresyon odağını lokalize etmek

Cevap

Selektif over ve adrenal ven örneklemesi ile androjen sekresyon odağını lokalize etmek
Bu hastada total testosteron düzeyinin 4,2 ng/mL ile tümör eşiği olan 2 ng/mL'nin çok üzerinde olması, klitoromegali ve ses kalınlaşması gibi virilizasyon bulgularının progresif seyretmesi, DHEA-S'in normal sınırlarda olması (adrenal kaynağı uzaklaştırır) ve 17-OHP'nin normal olması (konjenital adrenal hiperplaziyi ekarte eder) bir arada değerlendirildiğinde androjen salgılayan over tümörü (Leydig hücreli tümör, hiler hücreli tümör) en olası tanıdır. Pelvik ultrasonografinin negatif olması tümörü dışlamaz; çünkü küçük stromal tümörler sıklıkla ultrasonografide görülmez. Bu durumda cerrahi öncesi kesin lokalizasyon için selektif over ve adrenal ven örneklemesi endikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Virilizasyon bulgularını değerlendir ve androjen salgılayan tümör eşiğini sorgula
Klitoromegali (>1,5 cm), ses kalınlaşması ve progresif seyir virilizasyona işaret eder. Total testosteron 4,2 ng/mL → tümör eşiği (>2 ng/mL) belirgin biçimde aşılmış.
Virilizasyon bulguları basit hirsutizmden ayrı, çok daha güçlü androjen fazlalığına işaret eder ve tümöral etiyoloji ön plana geçer.
2
Androjenin kaynağını biyokimyasal olarak belirle: over mi, adrenal mi?
DHEA-S: 180 µg/dL (normal) → adrenal androjen salgısı baskılı değil veya aşırı değil. Testosteron aşırı yüksek → over kaynaklı tümör ön planda (Leydig hücreli tümör, hiler hücreli tümör, tekoma). 17-OHP normal → konjenital adrenal hiperplazi ekarte.
DHEA-S adrenal kökenli androjenin belirtecidir; normalliği adrenal tümör olasılığını uzaklaştırır ve odağı overe yönlendirir.
3
Görüntüleme bulgularını yorumla ve görüntülemenin sınırlılıklarını kabul et
Pelvik ultrasonografide over boyutları normal, adrenal ultrasonografide kitle yok. Ancak küçük over tümörleri (özellikle Leydig hücreli tümörler) ultrasonografide görüntülenemeyebilir.
Ultrasonografinin sensitivitesi küçük fonksiyonel over tümörlerinde %30-50'ye kadar düşebilir; negatif ultrasonografi tümörü dışlamaz.
4
Lokalizasyon yöntemi olarak selektif ven örneklemesini seç
Selektif over ve adrenal ven örneklemesi, görüntüleme negatif olduğunda androjen salgılayan tümörün lateralizasyonunu ve kaynağını belirlemenin altın standardıdır.
Cerrahi girişim (ooferektomi veya adrenalektomi) öncesi kesin lokalizasyon zorunludur; yanlış taraf cerrahisi sağlıklı organa zarar verir ve hastalık devam eder.

Anahtar Kavram

Testosteron düzeyi >2 ng/mL olan virilizasyon olgularında görüntüleme negatif olsa dahi tümör varlığı dışlanamaz; selektif ven örneklemesi lokalizasyon için altın standarttır.
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 68Soru →

Normal bir menstrüel siklusda ovülasyon gerçekleştikten sonra, korpus luteum tarafından salgılanan ve endometriumu sekretuar faza hazırlayan hormon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Progesteron

Cevap

Progesteron
Ovülasyondan sonra folikül artığından oluşan korpus luteum, luteal fazın baskın hormonu olan progesteronu salgılar. Progesteron, endometriumu proliferatif fazdan sekretuar faza geçirerek olası bir embriyo implantasyonuna zemin hazırlar. Bu süreç luteal fazın temel endokrin olayıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ovülasyon sonrası oluşan yapıyı belirle
Ovülasyon sonrası dominant folikülün granüloza ve teka hücreleri luteinize olarak korpus luteumu oluşturur.
Korpus luteum, luteal fazın temel endokrin yapısıdır.
2
Korpus luteumun salgıladığı hormonu belirle
Korpus luteum başlıca progesteron ve az miktarda östradiol salgılar.
LH reseptörleri aracılığıyla uyarılan korpus luteum, luteal fazın baskın hormonu olan progesteronu üretir.
3
Progesteronun endometrium üzerindeki etkisini tanımla
Progesteron, endometriumu proliferatif fazdan sekretuar faza dönüştürerek olası bir implantasyona hazırlar.
Sekretuar endometrium, embriyo için gerekli besin ortamını ve yapısal destek sağlar.

Anahtar Kavram

Luteal fazda korpus luteumun progesteron salgılayarak endometriumu sekretuar faza hazırlaması
Soru 69Soru →

14 yaşında kız hasta, henüz menarş olmadığı için başvuruyor. Anamnezde 10 yaşında meme tomurcuğu gelişimi, 11 yaşında pubik kıllanma başladığı öğreniliyor. Fizik muayenede boy 148 cm (3. persantil), ağırlık 52 kg, meme gelişimi Tanner Evre 4, pubik kıllanma Tanner Evre 4, aksiller kıllanma mevcut. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler yaşa uygun prepubertal boyutlarda izleniyor. Kemik yaşı 16 yıl olarak saptanıyor. FSH ve LH bazal düzeyleri çok düşük, GnRH uyarı testinde LH piki FSH pikinden belirgin olarak düşük kalıyor. Serum östradiol düzeyi düşük-normal sınırda. Bu klinik tablo ile en uyumlu tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fonksiyonel hipogonadotropik hipogonadizm (puberte blokajı ile birlikte erken pubertal gelişim)

Cevap

Fonksiyonel hipogonadotropik hipogonadizm (puberte ilerlemesi duraksayan idiyopatik hipogonadotropik hipogonadizm varyantı) — GnRH puls amplitüd yetersizliği nedeniyle pubertal gelişim sekonder seks karakterlerinde ilerlemiş ancak menarş gerçekleşmemiş ve gonadlar prepubertal kalmıştır.
Bu vakada pubertal gelişim başlamış ve Tanner Evre 4'e ulaşmış olmasına karşın gonadlar ultrasonografide prepubertal boyutlarda, menarş gerçekleşmemiş ve FSH/LH değerleri düşük seyretmektedir. GnRH uyarı testinde LH pikinin FSH pikinin belirgin altında kalması, hipofizer gonadotropin yanıtının yetersizliğini ve GnRH pulsatilitesinin bozukluğunu ortaya koymaktadır. Bu tablo, parsiyel GnRH yetkinliği nedeniyle sekonder seks karakterlerini kısmen geliştiren ancak tam gonodotropik uyarıyı sağlayamayan inkomplet/duraksayan puberte formlu idiyopatik hipogonadotropik hipogonadizm ile uyumludur. İleri kemik yaşı (16 yıl), bir dönem kısmi östrojen maruziyetinin yaşandığına işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Pubertal gelişim zamanlamasını değerlendirin
Telarş 10 yaşında (normal sınırda erken), pubik kıllanma 11 yaşında başlamış; 14 yaşında Tanner Evre 4 meme ve pubik kıllanma mevcut ancak menarş yok
Primer amenore tanısı için 16 yaşında veya Tanner Evre 5'ten 2 yıl sonrasına kadar menarş olmaması şartı aranır; bu hasta 14 yaşında Evre 4'te menarşsız, anormal pubertal ilerleme şüphesi doğuyor
2
Gonadotropin profili ve GnRH uyarı testi sonuçlarını yorumlayın
Bazal FSH ve LH düşük; GnRH sonrası LH piki FSH pikinden belirgin düşük (normalde LH piki FSH'yı geçmelidir)
GnRH uyarısında LH/FSH oranının düşük kalması, hipofizin gonadotropin salgılama kapasitesinin yetersiz uyarılmış veya olgunlaşmamış olduğunu; yani GnRH pulsatil uyarısının yetersizliğini (hipogonadotropik durum) gösterir
3
Pelvik ultrasonografi bulgularını değerlendirin
Uterus ve overler prepubertal boyutlarda
Uzun süreli yeterli östrojen uyarısı olmadığında uterus ve overler büyüyemez; Tanner Evre 4'e rağmen gonadların prepubertal kalması, gonotropin yetersizliğinin perifere yansımasını gösteriyor
4
İlerlemiş kemik yaşını (16 yıl) boy kısalığı (148 cm, 3. persantil) ile birlikte yorumlayın
Kemik yaşı kronolojik yaştan ileri (16 > 14), büyüme potansiyeli azalmış
Erken östrojen maruziyeti epifiz plakalarını erkenden kapatır; bu da büyüme potansiyelini azaltır ve final boyun kısa kalmasına yol açar — ileri kemik yaşı östrojen etkisinin bir dönem yeterli olduğuna ama sonrasında durduğuna işaret eder
5
Tüm bulguları sentezleyerek tanıyı belirleyin
Sekonder seks karakterleri ilerlemiş (Tanner 4), gonadlar prepubertal, gonadotropinler düşük, GnRH yanıtı yetersiz, kemik yaşı ileri — bu tablo 'duraksayan puberte' + hipogonadotropik hipogonadizm varyantını işaret eder
İdiyopatik hipogonadotropik hipogonadizm (IHH) bazı vakalarda parsiyel GnRH puls yetkinliği nedeniyle puberte kısmen başlayabilir ancak ilerleyemez; gonadlar ve menarş gerçekleşmez. Bu 'inkomplet IHH' ya da 'duraksayan puberte formlu IHH' olarak tanımlanır

Anahtar Kavram

İdiyopatik hipogonadotropik hipogonadizmin (IHH) parsiyel/inkomplet formu: sekonder seks karakterlerinde kısmi ilerleme olabilirken gonadlar prepubertal kalır ve menarş oluşmaz; GnRH uyarı testinde LH yanıtının FSH'nın altında kalması tanı için kritiktir.
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 70Soru →

Normal bir menstrüel siklus fizyolojisinde, dominant folikülden salınan östradiolün hipotalamo-hipofizer aks üzerinde negatif feedbackten pozitif feedbacke geçerek LH (LuteinizeLuteinize edici hormon) dalgalanmasını (surgesurge) tetikleyebilmesi için gereken minimum plazma konsantrasyonu/süresi ve LH pikinden sonra ovülasyonun gerçekleşme zamanı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Östradiol düzeyi 200 pg/mL200 \text{ pg/mL} üzerine çıkmalı ve en az 36−4836-48 saat bu seviyede kalmalıdır; ovülasyon LH pikinden 10−1210-12 saat sonra gerçekleşir.

Cevap

Östradiol düzeyi 200 pg/mL200 \text{ pg/mL} üzerine çıkmalı ve en az 36−4836-48 saat bu seviyede kalmalıdır; ovülasyon LH pikinden 10−1210-12 saat sonra gerçekleşir.
Siklus ortasında dominant folikülden salınan östradiolün LH salınımını uyarması için plazma düzeyinin 200 pg/mL200 \text{ pg/mL} değerini aşması ve bu yüksekliğin yaklaşık 22 gün (36−4836-48 saat) sürmesi gerekir. Bu eşik aşıldığında LH piki oluşur ve bu pik değerine ulaşıldıktan yaklaşık 10−1210-12 saat sonra ovülasyon (folikül rüptürü) gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Dominant folikülün östrojen üretimini analiz et.
Dominant folikül seçildikten sonra östradiol seviyeleri hızla yükselir.
Östradiolün hipotalamus ve hipofiz üzerindeki etkisinin negatiften pozitife dönmesi için belirli bir eşik aşılmalıdır.
2
LH dalgalanmasını (surgesurge) tetikleyen kritik östradiol eşik değerini belirle.
Östradiol konsantrasyonu en az 200 pg/mL200 \text{ pg/mL} olmalı ve bu durum 36−4836-48 saat sürmelidir.
Bu süre ve konsantrasyon, hipofizden masif LH salınımı için gereken 'pozitif feedback' mekanizmasını aktive eder.
3
LH piki ile ovülasyon arasındaki zaman ilişkisini kur.
Ovülasyon, LH dalgalanmasının başlangıcından 34−3634-36 saat sonra, LH pikinden (peakpeak) ise 10−1210-12 saat sonra gerçekleşir.
LH piki, oositin mayoz bölünmesinin devamı ve folikül duvarının rüptürü için gereken biyokimyasal olayları başlatır.

Anahtar Kavram

Menstrüel siklusun ortasında östrojenin LH üzerindeki pozitif feedback etkisi ve ovülasyon zamanlaması.
Soru 71Soru →

42 yaşında kadın hasta, son altı aydır artan baş ağrısı ve görme alanının yan taraflarında daralma şikayetleriyle başvuruyor. Nörolojik muayenede bitemporal hemianopsi saptanıyor. Hipofiz manyetik rezonans (MR) görüntülemesinde 32x28 mm boyutlarında, suprasellar alana uzanım gösteren ve optik kiazmaya belirgin bası yapan solid bir kitle izleniyor. Laboratuvar incelemesinde serum prolaktin düzeyi 88 ng/mL (Normal: <25 ng/mL) olarak ölçülüyor. TSH ve sT4 düzeyleri normal sınırlardadır. Kanca (Hook) etkisini ekarte etmek için yapılan dilüsyonlu çalışmada prolaktin değerinde anlamlı bir değişiklik saptanmıyor.

Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Non-fonksiyonel hipofiz adenomu

Cevap

Non-fonksiyonel hipofiz adenomu (Psödoprolaktinoma / Sap Basısı Etkisi)
Bu soruda klasik bir 'tümör boyutu - hormon düzeyi uyumsuzluğu' tablosu sunulmaktadır. Prolaktinomalarda tümör boyutu ile serum prolaktin düzeyi arasında lineer bir ilişki vardır (genellikle >1 cm tümörlerde >200-250 ng/mL). 32 mm'lik bir makroprolaktinomada beklenen değer genellikle 1000 ng/mL üzerindedir. Burada saptanan 88 ng/mL gibi ılımlı bir yükseklik (<150 ng/mL), kitlenin prolaktin salgılamadığını, ancak hipofiz sapına (stalk) bası yaparak hipotalamustan gelen dopaminin (PIF) inhibitör etkisini engellediğini gösterir. Bu tabloya 'Sap Basısı Etkisi' (Stalk Effect) veya 'Psödoprolaktinoma' denir ve altta yatan neden en sık 'Non-fonksiyonel Hipofiz Adenomu'dur. Tedavide medikal (dopamin agonisti) değil, basıyı kaldırmak için cerrahi tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
3 cm'den büyük makroadenom (kitle) ve kiazma basısı (görme alanı defekti) mevcuttur.
Hastada bir hipofiz kitlesi olduğu kesindir.
2
Tümör boyutu ile prolaktin düzeyini korele et
Kitle çok büyük (32 mm) ancak prolaktin düzeyi sadece ılımlı yüksek (88 ng/mL).
Prolaktinomalarda tümör boyutu ile hormon düzeyi doğru orantılıdır. Genellikle her 1 cm çap için prolaktin 200 ng/mL artar. 3 cm'lik bir prolaktinomanın >1000 ng/mL düzeyinde olması beklenir.
3
Hook etkisini dışla
Soruda dilüsyon testinin sonucu değiştirmediği belirtilmiştir.
Çok yüksek prolaktin değerlerinin laboratuvar hatasıyla düşük ölçülmesi (Hook etkisi) ekarte edilmiştir.
4
Mekanizmayı belirle
Büyük kitle hipofiz sapına (infundibulum) bası yaparak dopaminin (prolaktin inhibitörü) hipofize ulaşmasını engellemektedir.
Dopamin inhibisyonunun kalkması, prolaktinin ılımlı yükselmesine (genellikle <150 ng/mL) neden olur. Bu duruma 'Sap Basısı Etkisi' veya 'Psödoprolaktinoma' denir ve kitle genellikle non-fonksiyonel bir adenomdur.

Anahtar Kavram

Kitle boyutu ile prolaktin düzeyi arasındaki uyumsuzluk, makroprolaktinoma yerine 'sap basısı etkisi' yapan non-fonksiyonel adenomu düşündürmelidir.

İpuçları

1
Tümörün boyutu (3 cm dev bir kitle) ile prolaktin seviyesi (sadece 88 ng/mL) birbiriyle orantılı mı?
2
Gerçek bir prolaktinomada, 3 cm'lik bir kitle genellikle 1000 ng/mL üzerinde prolaktin üretir.

Daha Fazla Pratik

Bu hastanın tedavisinde dopamin agonistleri yerine neden cerrahi tercih edildiğini araştırın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 72Soru →

34 yaşında, evli ve çocuk sahibi olmak isteyen bir kadın hasta, 6 aydır adet düzensizliği ve baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Muayenede her iki meme başından ifade ile beyaz renkli akıntı elde ediliyor. Kan prolaktin düzeyi 95 ng/mL olarak ölçülüyor (normal: <25 ng/mL). Hasta herhangi bir ilaç kullanmadığını beyan ediyor. Bu hastada bir sonraki tanısal adım olarak aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipofiz MRI çekimi

Cevap

Hipofiz MRI çekimi yapılmalıdır.
İlaç kullanımı olmayan, prolaktin düzeyi 95 ng/mL gibi belirgin yüksek saptanan ve semptomatik olan bir hastada hipofiz MRI çekimi en uygun tanısal adımdır. Bu düzeydeki prolaktin yüksekliği güçlü biçimde prolaktinomaya işaret eder ve tümörün boyutunu (mikro: <10 mm vs makro: ≥10 mm) belirlemek, tedavi planı açısından kritik öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Hiperprolaktinemi tanısını doğrula ve ilaç nedenini dışla
Prolaktin 95 ng/mL (belirgin yükseklik); hasta ilaç kullanmıyor
Antipsikotikler, metoklopramid gibi ilaçlar prolaktin yüksekliğinin en sık geri döndürülebilir nedenidir; ilaç öyküsü alınması ilk adımdır
2
Hipotiroidi kaynaklı hiperprolaktinemiyi dışla
TSH ölçümü yapılabilir, ancak bu hastada görüntüleme daha önceliklidir
Hipotiroidide TRH'nın prolaktin salgısını artırması hiperprolaktinemi yapabilir; bu neden kolayca düzeltilebilir
3
Hipofiz patolojisini araştırmak için MRI çek
Prolaktinoma (mikro veya makroprolaktinoma) tanısı konulabilir ya da dışlanabilir
İlaç ve tiroid dışlansa bile 95 ng/mL gibi belirgin bir hiperprolaktinemide hipofiz adenomu en önemli etiyolojik nedendir; görüntüleme zorunludur

Anahtar Kavram

Hiperprolaktinemide tanısal yaklaşım sıralaması: ilaç dışlama → tiroid dışlama → hipofiz MRI
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru →

Hirsutizm değerlendirmesinde kullanılan Ferriman-Gallwey skorlama sistemi, vücudun belirli bölgelerindeki androjen bağımlı kıllanmayı 0 ile 4 arasında puanlayarak toplam bir skor elde eder. Buna göre, klinik olarak anlamlı hirsutizm için genellikle kabul edilen toplam Ferriman-Gallwey skor eşiği kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ≥ 8

Cevap

Klinik hirsutizm için Ferriman-Gallwey skor eşiği ≥ 8'dir.
Ferriman-Gallwey skorlama sisteminde toplam puan 8 veya üzerinde olduğunda klinik olarak anlamlı hirsutizm tanısı konulur. Bu eşik değer, Türkiye'deki kılavuzlar ve TUS sınavı müfredatı açısından kabul görmüş standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Ferriman-Gallwey sisteminin yapısını hatırla
Sistem, 9 vücut bölgesini 0-4 arası puanlarla değerlendirir; maksimum toplam skor 36'dır.
Sistemin temel yapısını bilmek, eşik değerini doğru yorumlamak için gereklidir.
2
Klinik hirsutizm eşiğini uygula
Toplam skor ≥ 8 olduğunda klinik olarak anlamlı hirsutizm kabul edilir.
Bu eşik değer, Türkiye'deki kılavuzlar ve TUS müfredatı açısından standart kabul edilen değerdir.

Anahtar Kavram

Ferriman-Gallwey skorlamasında klinik hirsutizm eşiği ≥ 8'dir.
Tahmini Süre:45s
Soru 74Soru →

Endokrinoloji polikliniğine getirilen 13 yaşındaki bir kız çocukta son 6 aydır meme gelişimi ve koltuk altı kıllanması gözlemlenmektedir. Kemik yaşı 15 olarak saptanmıştır. Bazal LH düzeyi 0.1 IU/L (prepubertal), GnRH stimülasyon testinde LH piki 2.1 IU/L (prepubertal yanıt). Pelvik ultrasonografide over hacimleri simetrik ve büyümüş (her biri 6 mL), multipl küçük foliküller mevcut; uterus boyutu artmış. Serum östrojen yüksek, DHEA-S yüksek, 17-OH progesteron normal sınırda. Hasta annesi de erken ergenlik geçirmiş. Bu tablonun en olası etiyolojisi ve bu etiyolojide beklenen GnRH stimülasyon testi yanıtı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailevi periferik puberte prekoks (FMPP benzeri overyan formun kız eşdeğeri; GNAS1 germline aktivasyon mutasyonu) — GnRH stimülasyon testinde LH piki baskılı (<5 IU/L)

Cevap

Ailevi GNAS1 germline aktivasyon mutasyonuna bağlı periferik puberte prekoks; GnRH stimülasyon testinde LH piki prepubertal düzeyde (<5 IU/L) baskılı kalır.
GNAS1 germline aktivasyon mutasyonu overda özerk östrojen üretimine yol açarak GnRH bağımsız periferik puberte prekoksa neden olur. Bu nedenle GnRH stimülasyon testinde LH yanıtı prepubertal düzeyde (<5 IU/L) kalır. Simetrik multifoliküler overler tümöral patolojiyi dışlar; ailevi geçiş ve fibröz displazi/café-au-lait yokluğu McCune-Albright tanısını ekarte eder. Tüm bulgular ailevi GNAS1 germline mutasyonu ile açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
GnRH stimülasyon testi sonucunu değerlendir
LH piki 2.1 IU/L → prepubertal yanıt (pubertal yanıt ≥5 IU/L kabul edilir)
Santral puberte prekoksta hipotalamus-hipofiz aksı aktive olduğundan GnRH testinde LH yanıtı pubertal düzeye çıkar. Bu vakada yanıt prepubertal kaldığından santral mekanizma dışlanır; periferal kaynaklı östrojen fazlalığı düşünülür.
2
Periferik puberte prekoks etiyolojilerini sınıflandır
Over kaynaklı (foliküler kist, granüloza hücreli tümör, GNAS aktivasyonu), adrenal kaynaklı (KAH), egzojen östrojen maruziyeti
Simetrik multifoliküler overler ve yüksek östrojen, over özerk aktivitesine işaret eder. Tümör için tek taraflı solid kitle gerekirdi. KAH için 17-OH progesteron belirgin yüksek olurdu.
3
Ailevi geçişi değerlendir ve McCune-Albright ile GNAS germline mutasyonu arasında ayrım yap
Annede de erken ergenlik öyküsü → otozomal dominant geçişi düşündürür; McCune-Albright sporadik somatik mutasyondur, ailevi geçiş göstermez
GNAS1 germline aktivasyon mutasyonu ailevi formda periferik puberte prekoksa neden olabilir. McCune-Albright'ta café-au-lait lekeleri ve fibröz displazi olurdu; anamnezde bunlar yok.
4
Tüm bulgular üzerinden en uygun tanıyı belirle
Ailevi GNAS1 germline aktivasyon mutasyonu (periferik puberte prekoks) — GnRH testi LH baskılı
Tüm bulgular (prepubertal GnRH yanıtı, simetrik multifoliküler overler, yüksek östrojen, DHEA-S yüksekliği, ailevi geçiş, fibröz displazi/café-au-lait yokluğu) bu tanıyla bütünüyle uyumludur.

Anahtar Kavram

Periferik puberte prekoksta GnRH stimülasyon testi LH yanıtı prepubertal kalır; ailevi ve McCune-Albright formlarının ayrımında aile öyküsü ve ek klinik bulgular belirleyicidir.
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 75Soru →

Normal bir menstrüel siklusta, ovülasyon öncesi gerçekleşen mid-siklus gonadotropin deşarjı (surge) sırasında LH piki ile eş zamanlı olarak izlenen FSH artışının (FSH surge) tetiklenmesinde en kritik rolü üstlenen hormonal değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lüteinizasyonun başlamasıyla salınan küçük miktardaki progesteronun hipofiz üzerindeki pozitif geribildirimi

Cevap

Lüteinizasyonun başlamasıyla salınan küçük miktardaki progesteronun hipofiz üzerindeki pozitif geribildirimi
Normal bir menstrüel siklusta, mid-siklus deşarjı hem LH hem de FSH'yı içerir. LH piki, geç foliküler fazda pik yapan östradiolün hipofiz üzerinde oluşturduğu pozitif geribildirim ve GnRH reseptör artışı ile tetiklenir. Ancak bu süreçte izlenen FSH piki (FSH surge), lüteinizasyonun başlamasıyla salınan küçük miktardaki progesteronun hipofiz üzerindeki pozitif feedback etkisiyle gerçekleşir. Bu mekanizma, LH pikinden farklılaşan spesifik bir fizyolojik süreçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Mid-siklus gonadotropin deşarjının (surge) hormonal bileşenlerini analiz et.
Deşarj hem LH hem de FSH'nın ani artışını içerir.
LH ve FSH'nın eş zamanlı artışı ovülasyon ve oosit olgunlaşması için gereklidir.
2
LH ve FSH pikleri arasındaki tetikleyici farkını belirle.
LH piki östrojenin pozitif feedback'i ile tetiklenirken, FSH piki ek bir sinyale ihtiyaç duyar.
Sadece yüksek östrojen LH artışı için yeterlidir, ancak FSH artışı için progesteronun priming etkisi gereklidir.
3
Ovülasyon öncesi lüteinizasyon sürecini hatırla.
Dominant folikül çatlamadan hemen önce granüloza hücreleri lüteinize olmaya başlar.
Bu süreç, progesteronun bazal seviyelerin biraz üzerine çıkmasını sağlar.
4
Düşük doz progesteronun hipofiz etkisini değerlendir.
Bu preovulatuar progesteron artışı, FSH pikini tetikler.
FSH deşarjı, lüteoliz sonrası kohort seçimi için değil, oositin mayozunu tamamlaması ve folikül rüptürü için kritik öneme sahiptir.

Anahtar Kavram

Mid-siklus FSH pikinin tetikleyicisi preovulatuar progesteron artışıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 76Soru →

On altı yaşındaki bir genç kız, yaşıtlarının adet görmesine rağmen kendisinin henüz adet görmemesi şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boyu ve kilosu yaşıyla uyumlu olup, meme gelişimi ve pubik kıllanması normal (TannerTanner evre 44) saptanmıştır. Pelvik ultrasonografide overlerin normal görünümde olduğu, ancak uterusun izlenmediği bildirilmiştir. Yapılan laboratuvar incelemesinde FSH:6mIU/mLFSH: 6 mIU/mL (N:2−10N: 2-10), LH:5mIU/mLLH: 5 mIU/mL, Prolaktin: 10ng/mL10 ng/mL ve TSH:1.8mU/LTSH: 1.8 mU/L olarak ölçülmüştür. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müllerian Agenezi (Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser Sendromu)

Cevap

Müllerian Agenezi (Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser Sendromu)
Hastada meme gelişiminin normal olması, overlerin fonksiyonel olduğunu ve hormon profilinin normal olduğunu destekler. Pelvik ultrasonografide uterusun saptanamaması, Müllerian kanalların konjenital agenezisini gösterir. Müllerian agenezi (MRKHMRKH sendromu), normal sekonder seks karakterleri ve normal gonad fonksiyonu ile birlikte seyreden uterus yokluğunun en sık nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sekonder seks karakterlerini değerlendir
Meme gelişimi ve pubik kıllanma normal (TannerTanner 44).
Bu durum overlerin fonksiyonel olduğunu ve yeterli östrojen/androjen üretimi olduğunu gösterir.
2
Görüntüleme bulgularını yorumla
Overler normal, uterus izlenmiyor.
Uterus yokluğu Müllerian kanal gelişimiyle ilgili bir patolojiye işaret eder.
3
Laboratuvar verileriyle birleştir
Normal FSHFSH ve LHLH düzeyleri ile uterus yokluğu.
Normal hormonlar ve uterus yokluğu ikileminde Müllerian agenezi (46,XX46,XX) en olası tanıdır.

Anahtar Kavram

Primer amenore ile başvuran, sekonder seks karakterleri normal olan ancak uterusun izlenmediği hastalarda en olası tanı Müllerian Agenezidir (MRKHMRKH).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 77Soru →

Otuz üç yaşında kadın hasta, yaklaşık bir yıldır devam eden adet görememe, halsizlik, sürekli üşüme ve ciltte kuruluk şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişi sorgulandığında, 3 yıl önce gerçekleşen son doğumunun oldukça zorlu geçtiği, doğum sırasında ciddi kanama nedeniyle kan transfüzyonu yapıldığı ve doğum sonrasında bebeğini hiç emziremediği öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 90/60 mmHg, nabız 62/dk saptanıyor; aksiller ve pubik kıllanmada belirgin azalma olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sheehan Sendromu

Cevap

Doğum sonrası nekroza bağlı gelişen panhipopituitarizm tablosu olan Sheehan Sendromu
Soruda verilen vaka klasik bir Sheehan Sendromu tablosudur. Tanı için kritik ipuçları şunlardır: 1) Ağır postpartum kanama öyküsü: Hipofiz bezinin kanlanmasının bozulmasına ve nekroza yol açar. 2) Agalaksi: Prolaktin eksikliğine bağlı olarak doğum sonrası sütün hiç gelmemesidir; Sheehan sendromunun en erken ve en spesifik bulgularından biridir. 3) Sekonder Amenore: Gonadotropin (FSH/LH) eksikliğine bağlı gelişir. 4) Sistemik Bulgular: TSH eksikliğine bağlı hipotiroidi belirtileri (üşüme, kuruluk, halsizlik) ve ACTH eksikliğine bağlı androjen kaybı (aksiller ve pubik kıllarda dökülme) tablosu tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın ana şikayetlerini ve öyküsündeki kilit noktaları belirle.
Sekonder amenore, hipotiroidi bulguları (üşüme, kuruluk), adrenal yetmezlik bulguları (kıl kaybı, hipotansiyon eğilimi) ve obstetrik öykü (kanamalı doğum + emzirememe).
Tanıya gitmek için semptomlar ile öykü arasındaki nedensellik bağını kurmak gerekir.
2
Obstetrik öyküdeki 'agalaksi' (süt gelmemesi) bulgusunu yorumla.
Doğum sonrası prolaktin üretilemediğini gösterir. Bu durum ön hipofiz hasarının güçlü bir işaretidir.
Normal bir doğum sonrası dönemde emzirme başarısızlığı olsa bile laktasyonun başlaması beklenir; hiç süt gelmemesi hipofizer yetmezliği düşündürür.
3
Semptomları birleştirerek ayırıcı tanı yap.
Ağır kanama sonrası gelişen hipofiz nekrozu (Sheehan Sendromu), gonadotropin (amenore), TSH (üşüme, kuruluk), ACTH (kıl kaybı) ve Prolaktin (agalaksi) eksikliğini tam olarak açıklar.
Diğer seçenekler sadece amenoreyi açıklar ancak tüm sistemik bulguları ve spesifik öyküyü karşılamaz.

Anahtar Kavram

Sheehan Sendromu (Postpartum Hipofizer Nekroz)

İpuçları

1
Hastanın doğum sonrası bebeğini hiç emzirememiş olması (süt gelmemesi) hipofiz bezi fonksiyonlarıyla ilgili önemli bir ipucudur.
2
Aşırı kanamalı doğum öyküsü, hipofiz bezinde iskemi ve nekroza yol açabilir.
3
Tablo; Gonadotropin, TSH, ACTH ve Prolaktin gibi ön hipofiz hormonlarının tamamının eksikliği ile uyumludur.

Daha Fazla Pratik

Sheehan sendromu tanısı alan bir hastada hormon replasman tedavisinde hangi hormonun verilmesi hayati öneme sahiptir ve ilk sırada yer almalıdır?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru →

2121 yaşında kadın hasta, menarştan itibaren devam eden adet düzensizliği (yılda 3−43-4 kez menstrüasyon) ve son iki yıldır artan tüylenme şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenede vücut kitle indeksi 2424 kg/m2kg/m^2 ve Ferriman-Gallwey skoru 1010 olarak hesaplanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde TSH: 1.81.8 mIU/LmIU/L, Prolaktin: 1515 ng/mLng/mL, 17−OH17-OH Progesteron: 1.41.4 ng/mLng/mL (normal<2normal < 2 ng/mLng/mL) ve Total Testosteron: 7575 ng/dLng/dL (normal<60normal < 60 ng/dLng/dL) saptanıyor. Pelvik ultrasonografide sağ overde 4−84-8 mmmm çapında 1414 adet folikül izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polikistik over sendromu

Cevap

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları Rotterdam kriterlerini karşıladığı ve ayırıcı tanıda yer alan diğer endokrinopatiler dışlandığı için en olası tanı Polikistik Over Sendromu'dur.
Hastada Rotterdam kriterlerinin üçü de mevcuttur: 11) Yılda 3−43-4 kez adet görme (oligo-anovülasyon), 22) Ferriman-Gallwey skorunun 88 üzerinde olması ve hafif testosteron yüksekliği (klinik ve biyokimyasal hiperandrojenizm), 33) Ultrasonografide 1212’den fazla folikül izlenmesi. TSH, Prolaktin ve 17−OH17-OH Progesteron değerlerinin normal olması diğer olası tanıları (troid hastalıkları, hiperprolaktinemi, NCAH) dışladığı için doğru tanı Polikistik Over Sendromu'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın adet düzenini ve klinik hiperandrojenizm bulgularını değerlendir.
Yılda 3−43-4 kez adet görme (oligo-anovülasyon) ve Ferriman-Gallwey skorunun 1010 olması (hirsutizm) iki ana kriteri karşılar.
Rotterdam kriterlerine göre tanı için üç kriterden ikisinin varlığı gereklidir.
2
Ayırıcı tanı için laboratuvar değerlerini kontrol et.
17−OH17-OH Progesteron 1.41.4 ng/mLng/mL olduğu için Non-klasik Adrenal Hiperplazi (NCAH) dışlanır.
PKOS tanısı koymadan önce benzer semptomlara neden olabilen NCAH, Cushing ve hiperprolaktinemi gibi durumların dışlanması şarttır.
3
Ultrasonografik bulguları kriterlerle karşılaştır.
Tek overde 1212 veya daha fazla folikül (2−92-9 mmmm) olması kriteri hastadaki 1414 folikül bulgusu ile doğrulanır.
Görüntüleme bulguları Rotterdam kriterlerinin üçüncü ayağını oluşturur.

Anahtar Kavram

Polikistik Over Sendromu tanısında Rotterdam kriterleri (oligo-anovülasyon, hiperandrojenizm, polikistik over görünümü) kullanılır ve tanı için benzer klinik tabloların dışlanması zorunludur.

Daha Fazla Pratik

PKOS tanısı alan bir hastada insülin direnci ve metabolik sendrom taraması için yapılması gereken ek testleri gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 79Soru →

Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısı için Rotterdam kriterleri kullanılmaktadır. Bu kriterlere göre PKOS tanısı koymak için aşağıdaki bulgu kombinasyonlarından hangisi yeterlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oligo-anovulasyon + klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm

Cevap

Oligo-anovulasyon ile birlikte klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizmin varlığı, Rotterdam kriterlerinin iki bileşenini karşıladığı için PKOS tanısı için yeterlidir.
Rotterdam kriterlerine göre PKOS tanısı için üç bileşenden (oligo-anovulasyon, klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm, ultrasonografik polikistik over görünümü) en az ikisinin bir arada bulunması yeterlidir. Oligo-anovulasyon ile hiperandrojenizmin birlikteliği bu iki kriteri karşıladığından tanı için yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Rotterdam kriterlerinin bileşenlerini hatırla
Rotterdam kriterleri üç bileşenden oluşur: (1) Oligo-anovulasyon, (2) Klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm, (3) Ultrasonografide polikistik over görünümü
Doğru tanı için hangi kriterlerin geçerli olduğunu bilmek gerekir
2
Kaç kriterin gerektiğini belirle
Üç kriterden en az ikisinin bulunması, PKOS tanısı için yeterlidir (diğer olası nedenler dışlandıktan sonra)
Rotterdam kriterleri bir 'en az 2/3' sistemidir; tüm kriterlerin aynı anda bulunması zorunlu değildir
3
Seçenekleri Rotterdam kriterleriyle karşılaştır
Oligo-anovulasyon + hiperandrojenizm kombinasyonu iki geçerli Rotterdam kriterini karşılar
Bu iki kriterin birlikte bulunması, üçüncü kriter (USG bulgusu) olmaksızın da tanı için yeterlidir

Anahtar Kavram

Rotterdam tanı kriterleri: PKOS tanısı için 3 kriterden en az 2'si gereklidir (oligo-anovulasyon, hiperandrojenizm, polikistik over görünümü)
Tahmini Süre:45s
Soru 80Soru →

Birinci basamak sağlık merkezinde çalışan 32 yaşında bir kadın hasta, 10 aydır progresif seyirli kıllanma artışı şikayetiyle endokrinoloji polikliniğine yönlendirilmiştir. Hasta mesleği gereği ciddi stres altında olduğunu ifade etmekte ve 3 yıl önce tip 2 diyabet tanısı aldığı için metformin kullanmaktadır. Fizik muayenede klitoromegali saptanmamış olup Ferriman-Gallwey skoru 16 olarak belirlenmiştir. Mensesler düzenli (28 günlük siklus). Laboratuvar sonuçları: Total testosteron: 65 ng/dL (N: 15–70), serbest testosteron: 2,8 pg/mL (N: 0,1–6,4), DHEA-S: 420 µg/dL (N: 35–430), 17-OHP (bazal): 3,2 ng/mL, ACTH stimülasyon sonrası 17-OHP: 7,1 ng/mL, prolaktin: 18 ng/mL, TSH: 1,9 mIU/L, kortizol (sabah): 18 µg/dL. Over ve adrenal USG normal. Bu hastaya ait aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ACTH stimülasyon testi sonrası 17-OHP: 7,1 ng/mL değeri gri zon olarak değerlendirilmeli olup nonklasik KAH tanısını kesinleştirmek için CYP21A2 gen mutasyon analizi yapılmalıdır

Cevap

ACTH stimülasyon testi sonrası 17-OHP değeri 7,1 ng/mL gri zon değerlendirilmeli olup nonklasik KAH tanısını kesinleştirmek için CYP21A2 gen mutasyon analizi yapılmalıdır.
ACTH stimülasyon testi sonrası 17-OHP değerinin 7,1 ng/mL çıkması, 6–10 ng/mL aralığına denk geldiğinden 'gri zon' olarak tanımlanır. Bu değer aralığında nonklasik konjenital adrenal hiperplazi (21-hidroksilaz eksikliği) ne kesin olarak tanılanabilir ne de dışlanabilir. Literatür ve kılavuzlar bu durumda CYP21A2 gen mutasyon analizini önermektedir. Bazal 17-OHP'nin 3,2 ng/mL olması da (>2 ng/mL eşiği aşması) şüpheyi desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik hirsutizm değerlendirmesi
Ferriman-Gallwey skoru 16 ≥ 8 eşik değer; hirsutizm klinik olarak mevcuttur. Klitoromegali yoktur, virilizasyon bulguları kısmi değerlendirilir.
FG ≥ 8 hirsutizm tanısı için yeterlidir; klitoromegali yokluğu ağır virilizasyonu dışlar.
2
Androjen düzeylerinin yorumlanması
Total testosteron 65 ng/dL (N üst sınırı 70), DHEA-S 420 µg/dL (N üst sınırı 430) — her ikisi normal sınırın üst kesimine yakın ancak normal.
Bu değerler adrenal veya over tümörü için yetersiz; ancak normal üst sınıra yakın değerler nonklasik KAH veya PKOS ile uyumlu olabilir.
3
17-OHP değerlerinin yorumlanması (algoritma)
Bazal 17-OHP: 3,2 ng/mL (>2 ng/mL → şüpheli, ACTH stimülasyon gerekir). ACTH sonrası 17-OHP: 7,1 ng/mL → 6–10 ng/mL arası GRİ ZON.
17-OHP < 2 ng/mL: nonklasik KAH dışlanır. 17-OHP > 10 ng/mL: nonklasik KAH kesin tanı. 6–10 ng/mL: gri zon → genetik doğrulama gerekir.
4
Gri zon değerinde sonraki adım belirleme
CYP21A2 gen mutasyon analizi endikedir.
Gri zon değerinde nonklasik KAH (21-hidroksilaz eksikliği) ne kesin olarak tanılanabilir ne de dışlanabilir; CYP21A2 mutasyon analizi altın standarttır.
5
Diğer seçeneklerin değerlendirilmesi
A: 7,1 ng/mL nonklasik KAH'ı dışlamaz (yanlış). B: FG=16 patolojik hirsutizm, fizyolojik değil (yanlış). C: Düzenli siklus PKOS'u tamamen dışlamaz (yanlış). E: Sabah kortizol tek başına Cushing dışlamaz (yanlış).
Her seçeneğin içerdiği tuzak, sık yapılan klinik yorumlama hatalarını yansıtmaktadır.

Anahtar Kavram

Nonklasik KAH tanı algoritması: bazal 17-OHP > 2 ng/mL → ACTH stimülasyon → 6-10 ng/mL gri zon → CYP21A2 mutasyon analizi
Tahmini Süre:3m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 12Sonraki
Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin