Mikoloji

596 soru

Soru 181Soru

Klinik örneklerin mikolojik değerlendirmesinde kullanılan alkali sindirim yöntemlerinin (örneğin %1020\%10-20 KOHKOH) temel prensibi ve mantarların hücre yapısı ile ilişkisi hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alkali çözeltiler ortamdaki hayvansal proteinleri ve keratini hidrolize ederken, mantar hücre duvarındaki kitin ve glukan tabakalarına zarar vermez.

Cevap

Alkali çözeltilerin (KOH) protein ve keratini eritirken mantar duvarındaki kitin ve glukana zarar vermemesi sayesinde mantarların görünürlüğünün artması doğrudur.
Mantar hücre duvarı, bakterilerdeki peptidoglikandan farklı olarak kitin ve glukan gibi alkaliye dirençli sert polisakkaritlerden oluşur. Potasyum hidroksit (KOHKOH) gibi alkali çözeltiler klinik örneklerdeki proteinleri, epitel hücrelerini ve keratini hidrolize ederek ortamdan uzaklaştırırken mantar duvarındaki bu sert bileşenlere zarar vermez. Bu durum, mantar hif veya maya yapılarının mikroskop altında şeffaf bir zeminde net olarak seçilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücre duvarı bileşenlerini hatırla.
Mantarların rijit hücre duvarı kitin, glukan ve mannanlardan oluşur; bakteriyel peptidoglikan içermez.
Mantar hücresinin yapısal bütünlüğü bu polisakkaritlere dayanır.
2
Tanısal alkali yöntemlerin etkisini değerlendir.
%1020\%10-20 KOHKOH gibi alkali çözeltiler proteinleri ve keratini çözer ancak kitini etkilemez.
Bu direnç, mantarların mikroskobik incelemede arka plandan ayrılmasını sağlar.
3
Diğer yapısal ve biyolojik özellikleri karşılaştır.
Mantarlar ergosterol içerir (kolesterol değil) ve dimorfikler 37C37^\circ C'de maya formuna geçer.
Bu farklar hem tanı hem de tedavi stratejilerinin temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Mantar hücre duvarının alkali direnci ve kimyasal bileşimi

İpuçları

1
Mantarların ökaryotik olduğunu ve bakterilerden farklı hücre duvarı bileşenlerine sahip olduğunu hatırlayın.
2
KOHKOH preparatının keratinli dokuları eritmedeki rolünü ve mantar morfolojisinin sıcaklıkla nasıl değiştiğini (25°C vs 37°C) düşünün.

Daha Fazla Pratik

Mantarların hücre duvarını boyayan gümüşleme (GMS) ve PAS boyalarının kimyasal hedeflerini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 182Soru

4545 yaşında, daha önce bilinen bir hastalığı olmayan erkek hasta; son 33 aydır devam eden hafif öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünden bir yıl önce tropikal iklimli bir bölgede uzun süreli tatil yaptığı öğreniliyor. Çekilen toraks BT'de sağ akciğer orta lobda 33 cm çapında, düzgün sınırlı, kaviteleşme göstermeyen nodüler bir lezyon (kriptokokoma) saptanıyor. Yapılan transtorasik ince iğne aspirasyon biyopsisinde, çini mürekkebi ile boyanan, geniş kapsüllü ve tomurcuklanan maya hücreleri izleniyor. Hastanın HIV serolojisi negatif, CD4^+ T hücre sayısı ise 950950 hücre/mm 3^3 (normal) olarak saptanıyor.

Bu hastada saptanan etkenin Cryptococcus neoformans'tan ayırıcı tanısında kullanılması gereken en uygun laboratuvar yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanavanin-Glisin-Bromtimol Mavisi (CGB) Agar besiyerinde üretim

Cevap

Cryptococcus gattii'nin C. neoformans'tan ayrımında Kanavanin-Glisin-Bromtimol Mavisi (CGB) Agar besiyeri kullanılır.
Vakada tanımlanan tablo (immünokompetan hasta, akciğerde nodüler lezyon/kriptokokoma ve kapsüllü maya) tipik bir Cryptococcus gattii enfeksiyonudur. C. gattii, L-kanavanine dirençli olması ve glisini tek karbon ve azot kaynağı olarak kullanabilmesiyle C. neoformans'tan ayrılır. CGB (Canavanine-Glycine-Bromothymol Blue) agarda C. gattii üreyerek amonyak açığa çıkarır ve pH'ı yükselterek besiyerini sarıdan maviye dönüştürür. C. neoformans ise bu besiyerinde üreyemez ve renk değişikliği yapmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Geniş kapsüllü maya (Kriptokok) + İmmünokompetan konak + Akciğerde kitle (Kriptokokoma).
Cryptococcus neoformans genellikle immünsüpresiflerde (HIV vb.) menenjit yaparken, C. gattii immünokompetanlarda daha sık akciğer lezyonlarına yol açar.
2
Tür düzeyinde ayırıcı tanı yönteminin belirlenmesi
C. gattii ve C. neoformans'ı ayıran spesifik biyokimyasal testin hatırlanması.
Her iki tür de üreaz ve fenol oksidaz (Niger Seed) pozitiftir; ancak CGB agarda sadece C. gattii üreyebilir.
3
CGB Agar mekanizmasının doğrulanması
Glisin kullanımı sonucu pH artışı ve bromtimol mavisinin sarıdan maviye dönmesi.
C. gattii glisini metabolize ederek ortamı alkalileştirir, C. neoformans ise bu besiyerinde üreyemez.

Anahtar Kavram

Cryptococcus gattii ve C. neoformans ayrımı

Daha Fazla Pratik

Cryptococcus gattii'nin genellikle okaliptüs ağaçlarıyla ilişkili olduğunu ve immünokompetan kişilerde daha sık merkezi sinir sistemi ve akciğerde 'kriptokokoma' adı verilen kitle lezyonlarına yol açtığını unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 183Soru

Akut miyeloid lösemi (AMLAML) nedeniyle kemoterapi alan ve 1414 gündür derin nötropenisi (<100/mm3< 100/mm^3) olan bir hastada; antibiyotik tedavisine yanıtsız ateş ve vücudunda yaygın, ağrılı, ortası nekrotik (ektima gangrenozum benzeri) deri lezyonları gelişmiştir. Hastadan alınan kan kültüründe 4848 saat içinde küf mantarı üremesi saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fusarium solani

Cevap

Deri lezyonları ve kan kültürü pozitifliği ile seyreden nötropenik hastadaki en olası etken Fusarium solani'dir.
Fusarium türleri, nötropenik hastalarda yaygın deri lezyonları (ektima gangrenozum benzeri) yapması ve diğer pek çok fırsatçı küf mantarının (Aspergillus, Mucorales) aksine kan kültürlerinde yüksek oranda üreme göstermesi ile karakterize dissemine fusariozis tablosuna neden olur. Bu özellik, TUS mikrobiyoloji sorularında ayırt edici bir bilgidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zemini değerlendir.
Hasta derin nötropenik ve dirençli ateşi mevcut, bu durum invaziv küf mantarı enfeksiyonu için yüksek risk faktörüdür.
İnvaziv fungal enfeksiyonların ayırıcı tanısında hastanın immün durumu belirleyicidir.
2
Deri lezyonlarını ve laboratuvar bulgusunu analiz et.
Dissemine ektima gangrenozum benzeri lezyonlar ve kan kültüründe küf mantarı üremesi saptanmıştır.
Aspergillus ve Mukorales gibi etkenler kan kültüründe üremezken, Fusarium türleri adventisöz sporülasyon yetenekleri sayesinde kan kültüründe üreyebilir.
3
Etkeni belirle.
Fusarium solani nötropenik hastalarda dissemine enfeksiyon, deri lezyonları ve kan kültürü pozitifliği üçlemesi için klasik etkendir.
TUS sınavında kan kültürü pozitifliği vurgulanan fırsatçı küf mantarı sorusu tipik olarak Fusarium'u işaret eder.

Anahtar Kavram

Fusarium türleri, invaziv enfeksiyon seyri sırasında kan kültürlerinde en sık (%4060\%40-60) üreyen fırsatçı küf mantarlarıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 184Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, saçlı derisinde kaşıntılı ve gri renkli kepeklenmelerle karakterize, belirgin inflamasyonun görülmediği bir lezyon nedeniyle doktora getiriliyor. Yapılan fizik muayenede Wood lambası altında parlak yeşil floresans veren bir alan gözleniyor. Alınan saç örneğinin mikroskobik incelemesinde saç şaftının dışında yerleşmiş küçük sporlar (ektotriksektotriks) saptanıyor. Kültürde üremenin oldukça yavaş olduğu ve pirinç tanesi besiyerinde (polished ricepolished\ rice) hiçbir üreme belirtisi göstermediği rapor ediliyor.

Bu klinik tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Microsporum audouinii*

Cevap

Pirinç tanesi besiyerinde üreme göstermeyen, parlak yeşil Wood floresansı veren ve ektotriks yerleşim gösteren antropofilik etken Microsporum audouinii'dir.
Verilen vakada gri yama (gray-patch) tipi dökülme, parlak yeşil Wood floresansı ve ektotriks saç tutulumu tipik bir Microsporum enfeksiyonunu düşündürür. Bu gruptaki en önemli iki etken Microsporum canis ve Microsporum audouinii'dir. Bu ikisini ayırt etmek için kullanılan en spesifik fizyolojik test pirinç tanesi besiyeridir (polished rice test). Microsporum audouinii bu besiyerinde üremezken, Microsporum canis sarı pigment oluşturarak bol miktarda ürer. Bu nedenle doğru yanıt Microsporum audouinii'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
İnflamasyonsuz, gri yama (gray-patch) tipi tinea kapitis saptandı.
Bu tablo tipik olarak Microsporum veya belirli Trichophyton türlerini akla getirir.
2
Wood lambası ve saç tutulumu verilerini analiz et
Parlak yeşil floresans ve ektotriks tutulum Microsporum canis veya Microsporum audouinii'ye işaret eder.
Trichophyton türlerinin çoğu floresans vermez ve endotriks tutulum yapar.
3
Fizyolojik test (pirinç tanesi deneyi) sonucunu yorumla
Pirinç tanesi besiyerinde üreme olmaması Microsporum audouinii tanısını doğrular.
Microsporum canis bu besiyerinde sarı pigment yaparak iyi ürer; bu test iki benzer morfolojik etkeni ayırmada kritiktir.

Anahtar Kavram

Tinea kapitis etkenlerinin Wood lambası, saç tutulum tipi ve pirinç tanesi besiyeri performansı ile ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 185Soru

Mantarların biyokimyasal yapı taşları ve çevresel değişimlere verdikleri morfolojik yanıtlar, laboratuvar tanısında ve bakterilerden ayırıcı tanıda temel kriterleri oluşturur. Mantarların genel biyolojik özellikleri ve tanısal süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantar hücre duvarının rijiditesini sağlayan kitin tabakası; bakteriyel peptidoglikandan farklı olarak N-asetilmuramik asit (NAM) içermeyen, sadece β-(1,4) bağlı N-asetilglukozamin (NAG) ünitelerinden oluşan bir homopolimerdir.

Cevap

Mantar hücre duvarındaki kitin, bakteriyel peptidoglikanda bulunan muramik asit ve peptit köprülerini içermeyen saf bir N-asetilglukozamin homopolimeridir.
Mantar hücre duvarının ana iskeletini oluşturan kitin, bakteriyel peptidoglikandan yapısal olarak farklıdır. Peptidoglikan, N-asetilglukozamin (NAG) ve N-asetilmuramik asit (NAM) birimlerinin ardışık dizilimi ve peptit yan zincirleri ile karakterizedir. Mantarlardaki kitin ise sadece β-(1,4) bağlı NAG ünitelerinden oluşur ve NAM içermez. Bu fark, bakterilere etki eden penisilin gibi hücre duvarı inhibitörlerinin mantarlara etki etmemesinin nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar ve bakteri hücre duvarı bileşenlerini karşılaştır.
Mantar duvarı kitin ve glukan içerirken; bakteri duvarı (peptidoglikan) NAG, NAM ve peptit zincirleri içerir.
Biyokimyasal farklar tanısal boyanma ve ilaç hedeflerini belirler.
2
Tanı yöntemlerinin (KOH, SDA, Çin mürekkebi) etki mekanizmalarını değerlendir.
KOH proteinleri eritir, SDA selektif asidiktir, Çin mürekkebi ise negatif boyama yapar.
Yöntemlerin fiziksel ve kimyasal prensiplerini anlamak hatalı yorumlamayı önler.
3
Termal dimorfizmdeki yapısal değişimleri analiz et.
Isı değişimiyle küf (25°C) ile maya (37°C) formları arasında hücre duvarı glukan ve kitin organizasyonu değişir.
Patojenin konak içindeki (37°C) adaptasyonu virülans açısından kritiktir.

Anahtar Kavram

Fungal Hücre Duvarı ve Tanı Prensipleri
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 186Soru

5050 yaşında bir tarım işçisi, sağ bacağında yaklaşık 33 yıldır bulunan, yavaş ilerleyen, ağrısız, karnabahar benzeri verrüköz lezyonlar nedeniyle dermatoloji polikliniğine başvuruyor. Lezyonlardan alınan doku örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile hazırlanan preparatında ve histopatolojik incelemesinde; doku içinde "bakır kuruş" (Medlar cisimcikleri) olarak tanımlanan koyu kahverengi, kalın duvarlı, septalı yuvarlak yapılar gözleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kromoblastomikoz

Cevap

Kromoblastomikoz
Kromoblastomikoz, Phialophora, Fonsecaea ve Cladophialophora gibi melankolik (dematiyöz) mantarların neden olduğu bir enfeksiyondur. Karakteristik klinik görünümü verrüköz/karnabahar benzeri lezyonlardır. Tanıda en önemli bulgu, doku kesitlerinde veya KOHKOH preparatlarında görülen, kalın duvarlı, koyu kahverengi, septalı (bölmeli) ve tomurcuklanma yapmayan Medlar cisimcikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumu analiz et
Tarım işçisinde kronik, ağrısız, karnabahar benzeri verrüköz lezyon saptanması subkutan bir mantar enfeksiyonunu düşündürür.
Verrüköz görünüm kromoblastomikoz için tipik bir klinik prezentasyondur.
2
Laboratuvar ve patoloji bulgularını değerlendir
Doku örneğinde "bakır kuruş" veya Medlar (sklerotik) cisimcikleri olarak adlandırılan, koyu renkli ve septalı yapıların görülmesi tanıyı kesinleştirir.
Medlar cisimcikleri, kromoblastomikoza neden olan dematiyöz mantarların dokudaki patognomonik formudur.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikozun tanısında doku içindeki dematiyöz, septalı, yuvarlak "Medlar cisimcikleri" (sklerotik cisimcikler) patognomoniktir.
Tahmini Süre:50s
Soru 187Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, saçlı deride kaşıntılı ve saç dökülmesinin eşlik ettiği dairesel bir lezyon nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede saçların birkaç milimetre yukarıdan kırıldığı gözleniyor. Wood lambası ile yapılan incelemede lezyonlu bölgede parlak yeşil floresans saptanıyor. Saç örneğinin mikroskobik incelemesinde saç şaftının dış kısmında sporların dizildiği (ektotriks) görülüyor. Bu hastada en olası etkenin kültürdeki mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalın duvarlı, çok hücreli, mekik (iğ) şeklinde makrokonidiler

Cevap

Kalın duvarlı, çok hücreli ve mekik (iğ) şeklinde makrokonidiler
Soruda tanımlanan parlak yeşil floresans veren ektotriks tipi saç enfeksiyonu tipik olarak MicrosporumMicrosporum türleri (en sık M.M. caniscanis) tarafından oluşturulur. Bu cinsin kültürdeki mikroskobik incelemesinde kalın duvarlı, çok hücreli (genellikle 66-1212 hücreli) ve her iki ucu sivri mekik (iğ) şeklinde makrokonidiler görülmesi karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (Tinea capitis) ve Wood lambası sonucunun değerlendirilmesi
Parlak yeşil floresans ve ektotriks tipi saç tutulumu, etkenin Microsporum cinsi olduğunu gösterir.
Microsporum türleri (özellikle M. canis) Wood lambasında karakteristik yeşil floresans veren ve saçın dışını tutan (ektotriks) ana dermatofit grubudur.
2
Etkenin kültürel morfolojisinin belirlenmesi
Microsporum cinsi mantarlar, mikroskobik olarak kalın duvarlı, septalı ve mekik şeklinde makrokonidiler ile tanınır.
Dermatofitlerin cins düzeyinde ayrımı (Microsporum, Trichophyton, Epidermophyton) makrokonidilerin şekil ve duvar özelliklerine göre yapılır.

Anahtar Kavram

Dermatofitlerin Wood lambası özellikleri ve makrokonidi morfolojisi ile ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 188Soru

5252 yaşında, talasemi majör tanısıyla izlenen ve demir şelasyon tedavisi amacıyla uzun süredir deferoksamin kullanan bir hastada; hızlı seyirli rinoserebral enfeksiyon tablosu, yüzde ödem ve damakta siyah eskar yapısı gelişmiştir. Nekrotik doku örneğinin mikroskobik incelemesinde geniş çaplı (1520μm15-20 \mu m), bölmesiz ve geniş açılı (9090^\circ) dallanma gösteren hifler saptanmıştır. Hastadan gönderilen serum örneklerinde Galaktomannan ve (1,3)βDGlukan(1,3)-\beta-D-Glukan testleri negatif sonuçlanmıştır. Mantar kültüründe hiflerin üzerinde yerleşen rinoitlerin (kök benzeri yapılar), sporangioforların çıktığı noktalar arasında (internodal) yer aldığı gözlenmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lichtheimia corymbifera

Cevap

Lichtheimia corymbifera (eski adıyla Absidia), internodal rinoit yerleşimi ile diğer Mukorales üyelerinden ayırt edilir.
Lichtheimia corymbifera, Mukorales takımı içerisinde armut biçimli (piriform) sporangiumları ve özellikle sporangioforların arasından çıkan rinoitleri (internodal rinoit) ile tanımlanır. Deferoksamin kullanan hastalarda demiri şelasyon ajanından alarak (siderofor görevi görmesi) hızla çoğalabilirler. Galaktomannan ve Beta-D-glukan testleri bu mantarlarda genellikle negatif sonuç verir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörü ve morfolojinin değerlendirilmesi
Mukormikoz şüphesi
Demir şelasyonu için deferoksamin kullanımı ve damakta siyah eskar varlığı, geniş çaplı bölmesiz hiflerle birlikte Mukorales takımındaki mantarları düşündürür.
2
Serolojik testlerin yorumlanması
Aspergillus ve Kandida dışlanması
Galaktomannan ve Beta-D-glukan testlerinin negatif olması, hücre duvarında bu bileşenleri yoğun bulundurmayan Mukorales grubunu (Aspergillus'un aksine) destekler.
3
Spesifik mikroskobik/kültürel ayırıcı tanının yapılması
Lichtheimia corymbifera tanısı
Sporangioforların çıktığı noktalar arasında yerleşen (internodal) rinoitler, Lichtheimia cinsine özgü bir tanısal özelliktir.

Anahtar Kavram

Mukorales grubunda cins ayrımı rinoit varlığı ve yerleşimine (nodal vs. internodal) dayanır.

Daha Fazla Pratik

Diğer bir nadir ama TUS'ta sorulabilecek ayırıcı tanı noktası olan Apophysomyces/Saksenaea türlerinin steril kültür ortamında (su agarı) indüksiyon ihtiyacını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 189Soru

Mantar hücresine sitozin permeaz enzimi aracılığıyla taşınan ve hücre içerisinde sitozin deaminaz enzimi ile aktif formuna dönüşerek nükleik asit sentezini inhibe eden antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Flusitozin

Cevap

Flusitozin, spesifik taşıyıcı ve enzim sistemlerini kullanarak nükleik asit sentezini inhibe eden bir antifungaldir.
Doğru seçenek olan flusitozin, mantar hücrelerine sitozin permeaz ile giren ve sitozin deaminaz aracılığıyla aktifleşerek nükleik asit sentezini (hem DNA hem RNA) engelleyen tek antifungal ilaçtır.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın mantar hücresine giriş mekanizmasını tanımlayın.
İlaç, sitozin permeaz adı verilen spesifik bir taşıyıcı protein aracılığıyla hücre içine alınır.
Bu seçici taşıma sistemi ilacın fungal hücrelere özgüllüğünü sağlar.
2
Hücre içindeki biyokimyasal dönüşümü inceleyin.
Sitozin deaminaz enzimi, flusitozini (5-FC) aktif formu olan 5-fluorourasile (5-FU) dönüştürür.
5-FU, nükleik asit sentez yollarını bloke eden asıl metabolittir; memeli hücrelerinde sitozin deaminaz bulunmadığı için bu adım fungal seçicilikte kritiktir.
3
Nihai etki mekanizmasını belirleyin.
5-FU'nun metabolitleri olan 5-FdUMP timidilat sentazı inhibe ederek DNA sentezini, 5-FUTP ise RNA yapısına girerek RNA sentezini bozar.
Bu süreç nükleik asit sentezinin durmasıyla ve hücre ölümüyle sonuçlanır.

Anahtar Kavram

Flusitozin, sitozin permeaz/deaminaz sistemi üzerinden nükleik asit sentezini inhibe eder.
Tahmini Süre:45s
Soru 190Soru

Mantarların hücresel yapısal bileşenleri ve laboratuvar tanısında kullanılan temel yöntemler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Termal dimorfik mantarlar, laboratuvar ortamında (25C25^\circ C) maya formunda, insan dokusunda (37C37^\circ C) ise küf formunda üreme özelliği gösterirler.

Cevap

Termal dimorfik mantarların laboratuvar ortamında (25C25^\circ C) maya, dokuda (37C37^\circ C) ise küf formunda ürediğini belirten ifade yanlıştır.
Termal dimorfik mantarlar, çevre sıcaklığında veya laboratuvarda oda ısısında (25C25^\circ C) küf (hif/miselyum) formunda ürerken; insan vücudunda veya 37C37^\circ C inkübasyonda maya (veya Coccidioides'te olduğu gibi sferül) formuna dönüşürler. Seçenekte bu sıcaklık-form ilişkisi tam tersi (25 derecede maya, 37 derecede küf) şeklinde verildiği için yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mantarların yapısal bileşenlerini (hücre duvarı ve membran) bakterilerle karşılaştırarak değerlendir.
Hücre duvarında peptidoglikan yerine kitin/glukan, membranda ise ergosterol bulunduğu saptanır.
Mantar ve bakterilerin biyokimyasal farklarını bilmek hem tanı hem de tedavi hedefleri açısından kritiktir.
2
Tanı yöntemlerinin (KOH ve SDA) çalışma prensiplerini analiz et.
KOH'ın protein eritici (keratinolizis), SDA'nın ise selektif/zenginleştirilmiş besiyeri işlevi gördüğü doğrulanır.
Laboratuvar tanısında kullanılan kimyasalların ve besiyerlerinin etki mekanizmaları standart bir TUS bilgisidir.
3
Termal dimorfizm özelliğindeki sıcaklık ve morfoloji ilişkisini kontrol et.
25C25^\circ C'de küf (saprofitik faz), 37C37^\circ C'de maya (parazitik faz) oluştuğu belirlenir.
Dimorfizm, sıcaklığa bağlı olarak fenotipik değişim gösteren patojen mantarların en karakteristik ayırıcı özelliğidir.

Anahtar Kavram

Mantar Hücre Yapısı ve Termal Dimorfizm Kuralları
Soru 191Soru

6262 yaşında erkek hasta; 1010 yıl önce geçirilmiş akciğer tüberkülozu öyküsü mevcut olup, son 33 aydır devam eden öksürük, zaman zaman olan hemoptizi ve yaklaşık 88 kg zayıflama şikayetleri ile başvuruyor. Çekilen akciğer tomografisinde sağ üst lobda içerisinde hareketli kitle görünümü ve belirgin plevral kalınlaşma izlenen geniş bir kavitasyon saptanıyor. Balgam kültüründe Aspergillus fumigatusAspergillus \ fumigatus üremesi olan bu hastada, mevcut klinik tablonun kesin tanısı için duyarlılığı ve özgüllüğü en yüksek olan laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serumda Aspergillus spesifik IgG (presipitin) antikorları

Cevap

Mevcut klinik tablonun (Kronik Kavitary Akciğer Aspergillozu) kesin tanısı için en yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip test serumda Aspergillus spesifik IgG (presipitin) antikorlarının gösterilmesidir.
Kronik kavitary akciğer aspergillozu (KKAA), genellikle önceden akciğer hastalığı (tüberküloz, KOAH, sarkoidoz) olan bireylerde görülür. Tanı için klinik ve radyolojik bulgulara ek olarak mikrobiyolojik kanıt (kültür veya IgG pozitifliği) gerekir. Serum Aspergillus spesifik IgG (presipitin) antikorları, KKAA tanısında %90'ın üzerinde duyarlılığa sahiptir ve tanı koydurucu temel laboratuvar parametresidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Eski tüberküloz kavitesi zemininde gelişmiş kitle (aspergilloma/KKAA) ve sistemik semptomlar (zayıflama, öksürük).
Hastanın risk faktörlerini ve semptom süresini belirlemek tanısal yaklaşımı değiştirir.
2
Enfeksiyonun formunu sınıflandır
Tablo İnvaziv Pulmoner Aspergilloz (İPA) değil, Kronik Pulmoner Aspergilloz (KPA) spektrumundadır.
İPA nötropeniklerde görülürken, KPA yapısal akciğer hastalığı olanlarda kronik seyreder.
3
Uygun laboratuvar testini seç
KPA tanısında serolojik olarak IgG (presipitin) bakılması önerilir.
KPA hastalarında galaktomannan genellikle negatiftir, ancak Aspergillus IgG vakaların %90'ından fazlasında pozitiftir.

Anahtar Kavram

Kronik kavitary akciğer aspergillozu (KKAA) tanısında serolojik olarak Aspergillus spesifik IgG antikorlarının (presipitinler) gösterilmesi tanısal açıdan en değerli yöntemdir.

Daha Fazla Pratik

İnvaziv ve kronik aspergilloz arasındaki tanısal test farklarını (Galaktomannan vs IgG) tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 192Soru

PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii pnömonisi şüphesiyle incelenen bir hastanın bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinde, mikroorganizmanın trofozoit formlarını ve kist içi cisimciklerini (nükleuslarını) morfolojik olarak göstermek amacıyla tercih edilen boyama yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Giemsa boyası

Cevap

P. jirovecii'nin trofozoitlerini ve kist içi cisimciklerini boyayan yöntem Giemsa boyasıdır.
Giemsa boyası, PP. jiroveciijirovecii'nin trofozoitlerini ve kistlerin içerisinde bulunan sekiz adet nükleusu (intrasistik cisimcikler) mor/mavi renkte boyayarak teşhis edilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mikroorganizmanın hedef yapılarını belirle.
Soruda trofozoitler ve kist içi cisimcikler (nükleus) vurgulanmaktadır.
Farklı boyalar mantarın farklı kısımlarını (duvar vs. nükleus) boyar.
2
Boyama yöntemlerinin spesivitelerini karşılaştır.
Gomori metenamin gümüş (GMS) duvarı, Giemsa ise nükleusları boyar.
Tanıda hem kist duvarının hem de trofozoitlerin görülmesi değerlidir.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii tanısında kullanılan boyaların (GMS vs Giemsa) hedef yapıları arasındaki fark.
Tahmini Süre:45s
Soru 193Soru

Kasık bölgesinde kaşıntılı ve skuamlı lezyonları olan bir hastanın deri kazıntısının mikroskobik incelemesinde; hifler üzerinde mikrokonidyum görülmezken, 22-44 hücreli, ince-pürüzsüz çeperli ve tokmak (lobut) şeklinde makrokonidyumlar küme yapmış halde gözlenmiştir.

Bu klinik tabloya ve mikroskobik bulgulara neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Epidermophyton floccosum

Cevap

Epidermophyton floccosum, dermatofitler arasında mikrokonidyum oluşturmaması ve tokmak şeklinde makrokonidyumlar meydana getirmesi ile karakterize olan etkendir.
Epidermophyton floccosum, deri ve tırnak enfeksiyonlarına (tinea cruris, tinea pedis) neden olan ancak saçları enfekte etmeyen bir dermatofittir. Mikroskobik incelemede mikrokonidyum görülmemesi ve 2-4 hücreli, ince-pürüzsüz çeperli, tokmak (lobut) şeklinde makrokonidyumlar oluşturması patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik verileri analiz et
Kasık yerleşimi (tinea cruris), mikrokonidyum yokluğu ve tokmak (lobut) şeklinde makrokonidyumlar tespit edildi.
Dermatofit cinslerinin ayırımı mikroskobik morfolojiye dayanır.
2
Dermatofit cinslerinin morfolojik farklarını karşılaştır
Microsporum mekik, Trichophyton kalem, Epidermophyton ise tokmak şeklinde makrokonidyum yapar; ancak sadece Epidermophyton mikrokonidyum oluşturmaz.
Tanısal özelliklerin spesifikliğini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Epidermophyton floccosum'un en tipik mikroskobik özelliği, mikrokonidyum içermemesi ve küme yapmış tokmak (lobut) şeklinde makrokonidyumlar barındırmasıdır.

İpuçları

1
Bu mantar cinsi dermatofitler arasında saçları enfekte etmeyen (saç tropizmi olmayan) tek cinstir.

Daha Fazla Pratik

Dermatofitlerin doku tropizmlerini (deri, saç, tırnak) ve Wood lambası bulgularını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 194Soru

Mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ajanların seçici toksisitesi, mantar hücresine özgü metabolik yolakların veya yapısal bileşenlerin hedeflenmesine dayanır. Mantar hücresine sitozin permeaz aracılığıyla giren ve sitozin deaminaz enzimi tarafından aktif metaboliti olan 55-fluorourasil (55-FU) formuna dönüştürülerek nükleik asit sentezini bozan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Flusitozin

Cevap

Flusitozin, mantar hücresi içerisinde sitozin deaminaz enzimi aracılığıyla aktif metabolitlerine dönüşerek etki gösteren bir pirimidin analoğudur.
Flusitozin, ön-ilaç (prodrug) yapısındadır ve mantar hücresine sitozin permeaz ile alındıktan sonra sitozin deaminaz enzimi tarafından 55-fluorourasil'e dönüştürülür. Bu metabolit hem RNA yapısına katılarak hem de timidilat sentetaz enzimini inhibe ederek (DNA sentezi engeli) antifungal etkinlik gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın hücreye giriş mekanizmasını belirle.
Flusitozin, mantar hücresine sitozin permeaz adı verilen spesifik bir taşıyıcı protein aracılığıyla girer.
Bu protein, ilacın mantar hücresine seçici olarak alınmasını sağlar.
2
İntrasellüler aktivasyon basamağını analiz et.
Hücre içinde sitozin deaminaz enzimi, flusitozini 55-fluorourasil (55-FU) formuna dönüştürür.
İnsan hücrelerinde sitozin deaminaz enzimi bulunmadığı için ilaç mantar hücrelerine karşı seçici toksisite gösterir.
3
Aktif metabolitlerin nükleik asit sentezi üzerindeki etkisini değerlendir.
55-FU, 55-FUMP'ye dönüşerek RNA sentezini bozar ve 55-FdUMP üzerinden timidilat sentetazı inhibe ederek DNA sentezini engeller.
Bu çift yönlü engelleme, mantarın üremesini durdurur (fungistatik etki).

Anahtar Kavram

Flusitozin'in sitozin deaminaz enzimi ile aktifleşmesi ve nükleik asit sentezini inhibe etmesi.
Tahmini Süre:50s
Soru 195Soru

İnvaziv kandida enfeksiyonu olan bir hastadan izole edilen *Candida glabrata* suşunda, *FKS1* ve *FKS2* genlerinde saptanan nokta mutasyonları nedeniyle ekinokandin direnci geliştiği saptanmıştır. Bu suşa karşı, ekinokandinlerle aynı hedefi (β\beta-(1,3)-D-glukan sentaz) farklı bir bağlanma bölgesi üzerinden inhibe ederek etkinlik gösteren ve yapısal olarak "triterpenoid" sınıfında yer alan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İbreksafungerp

Cevap

İbreksafungerp, triterpenoid yapıda olan ve ekinokandinlerle aynı enzim hedefine farklı bir bölgeden bağlanarak etki eden ilaçtır.
İbreksafungerp, mantar hücre duvarında β\beta-(1,3)-D-glukan sentezini yürüten glukan sentaz kompleksini inhibe eden, yapısal olarak triterpenoid sınıfına ait ilk ilaçtır. Ekinokandinlerle hedefi aynı olsa da bağlanma bölgesi farklıdır; bu nedenle ekinokandin direncinin ana mekanizması olan FKS mutasyonuna sahip suşlarda (özellikle *Candida glabrata* ve *Candida auris*) in-vitro ve klinik etkinlik gösterir. Ayrıca oral yolla kullanılabilmesi ekinokandinlerden ayrılan önemli bir klinik avantajıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekinokandin direnç mekanizmasını analiz et.
Ekinokandin direnci genellikle glukan sentaz enzimini kodlayan FKS genlerindeki mutasyonlar sonucu bağlanma bölgesinin değişmesiyle oluşur.
Dirençli suşlarda hangi ilacın etkili olabileceğini bulmak için hedefin korunup korunmadığını anlamak gerekir.
2
Glukan sentazı hedefleyen ancak bağlanma bölgesi farklı olan sınıfı tanımla.
Triterpenoidler (İbreksafungerp), ekinokandinlerle aynı enzimi hedeflese de farklı bir bölgeye bağlanır.
Bağlanma bölgesinin farklı olması, FKS mutasyonlarına rağmen ilacın enzime bağlanabilmesini sağlar.
3
Seçenekler arasından triterpenoid sınıfı ilacı seç.
İbreksafungerp.
Sınıfının ilk örneği olan ve oral biyoyararlanımı yüksek olan spesifik ajan budur.

Anahtar Kavram

Triterpenoid antifungallerin (İbreksafungerp) ekinokandinlerden farkı ve FKS mutasyonlu dirençli suşlardaki etkinliği.

Daha Fazla Pratik

Ekinokandinlerin ve triterpenoidlerin etki ettiği FKS gen bölgelerinin farklılıklarını ve bu durumun klinik çapraz direnç üzerindeki etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 196Soru

Mantarların hücresel organizasyonu, biyokimyasal yapı taşları ve laboratuvar tanı prensipleri değerlendirildiğinde; bu mikroorganizmaların genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Termal dimorfik özellik gösteren patojen türler, konak dokusunda veya 37C37^{\circ}C'de maya; doğada veya 25C25^{\circ}C'de ise küf formunda ürerler.

Cevap

Termal dimorfik özellik gösteren patojen türlerin konak dokusunda (37C37^{\circ}C) maya, doğada (25C25^{\circ}C) küf formunda üremesi mantarlara özgü doğru bir ifadedir.
Termal dimorfizm gösteren mantarlar (örneğin Histoplasma, Blastomyces, Coccidioides), çevre şartlarında veya laboratuvarda oda sıcaklığında (25C25^{\circ}C) küf/hif formunda bulunurken; insan vücudunda veya inkübatörde vücut sıcaklığında (37C37^{\circ}C) maya formuna dönüşürler. Bu özellik, tanısal ayırımda en önemli parametrelerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantarların hücre duvarı ve membran yapısını bakterilerle karşılaştırın.
Mantar duvarında kitin/glukan, membranında ergosterol bulunur; bakteride ise peptidoglikan bulunur ve sterol (mikoplazmalar hariç) yoktur.
Mantar ve bakterilerin temel yapısal farklarını ayırt etmek tanıda kritiktir.
2
Termal dimorfizm mekanizmasını ve sıcaklık-form ilişkisini analiz edin.
25C25^{\circ}C = Küf (M)old, 37C37^{\circ}C = Maya (Y)east formudur (Hatırlatıcı: 25M, 37Y).
Klinik örneklerdeki ve kültürdeki görünümün yorumlanması bu bilgiye dayanır.
3
Tanı yöntemlerini ve ilaç etki mekanizmalarını değerlendirin.
Antibakteriyeller mantarlara etki etmez; SDA genel üretim besiyeridir.
Yanlış seçenekleri elemek için biyokimyasal hedeflerin bilinmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Mantar hücre yapısı ve termal dimorfizm kuralları.

İpuçları

1
Mantarların ökaryotik, bakterilerin ise prokaryotik olduğunu hatırlayın; bu durum hücre duvarı bileşenlerini nasıl etkiler?
2
Dimorfizm için '25-Küf, 37-Maya' kuralını (25K-37M) aklınızda tutun.
3
Antibiyotikler (penisilin gibi) neden mantarlara etki etmez? Duvar yapıları arasındaki temel fark nedir?

Daha Fazla Pratik

Dimorfik mantarların isimlerini (Histoplasma, Blastomyces, Coccidioides, Paracoccidioides, Sporothrix) ve klinik örneklerdeki görünümlerini çalışın.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 197Soru

38 yaşında HIV pozitif (CD4+ T lenfosit sayısı: 140/mm3140/mm^3) erkek hasta; iki haftadır süregelen ateş, kuru öksürük ve eforla artan nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede dinleme bulguları doğal saptanırken, yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (HRCT) bilateral yaygın perihiler buzlu cam opasiteleri izleniyor. Olası bir fırsatçı mantar pnömonisi düşünülerek ampirik olarak başlanan Amfoterisin B tedavisine klinik yanıt alınamıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etkenin, Amfoterisin B'ye karşı doğal dirençli olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol içermesi

Cevap

Hücre membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol içermesi
Amfoterisin B, mantar hücre membranındaki ergosterol molekülüne bağlanarak membran geçirgenliğini artıran gözenekler oluşturur. Ancak PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii, diğer çoğu mantarın aksine membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulundurur. Bu yapısal özellik, ilacın bağlanacağı hedef molekülün bulunmaması nedeniyle Amfoterisin B'ye karşı doğal direnç oluşturur. Bu durum aynı zamanda azol grubu ilaçların da (ergosterol sentezini inhibe ettikleri için) PJP tedavisinde etkisiz olmasını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
HIV pozitiflik, düşük CD4 sayısı (<200/mm3<200/mm^3), kuru öksürük ve HRCT'de buzlu cam manzarası PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii pnömonisine (PJP) işaret eder.
Bu bulgular bağışıklığı baskılanmış hastalarda PJP için tipik klinik sunumdur.
2
Amfoterisin B etki mekanizmasını hatırla
Amfoterisin B, mantar hücresindeki ergosterole bağlanarak membran bütünlüğünü bozar.
Poliyen grubu antifungallerin ana hedefi membran sterolüdür.
3
Etkenin biyokimyasal özelliklerini değerlendir
P.jiroveciiP. jirovecii membranında ergosterol yerine kolesterol sentezler.
Bu biyokimyasal fark, mikroorganizmanın poliyenlere (Amfoterisin B) ve azollere karşı doğal dirençli olmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii Membran Yapısı ve Doğal Direnç Mekanizması
Soru 198Soru

HIV pozitif bir hastanın orofaringeal sürüntü örneğinden yapılan incelemede, 37C37^\circ C’de insan serumu içinde 22 saatlik inkübasyon sonucunda germ tüpü (çimlenme borusu) pozitifliği saptanmıştır. Mısır unlu tivın 80 (cornmeal-Tween 80) agarda yapılan incelemede, psödohiflerin uçlarında ve yanlarında çok sayıda, salkım şeklinde (kümeli) klamidospor yapıları gözlenmiştir. İzolatın 42C42^\circ C’de üremediği ve ksilozu asimile etmediği belirlenmiştir.

Bu mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özellikle HIV pozitif hastalarda saptanır ve flukonazole karşı hızlı direnç geliştirme potansiyeline sahiptir.

Cevap

Doğru yanıt, mikroorganizmanın özellikle HIV pozitif hastalarda saptanması ve flukonazole hızlı direnç geliştirme potansiyeli olduğunu belirten seçenektir.
Soruda verilen laboratuvar bulguları (germ tüpü +, kümeli klamidosporlar, 42C42^\circ C'de ürememe, ksiloz asimilasyonu -) tipik olarak Candida dubliniensis'i işaret etmektedir. Bu tür ilk kez HIV pozitif bireylerin orofaringeal lezyonlarından izole edilmiştir ve özellikle bu hasta grubunda flukonazole karşı hızlı direnç geliştirebilmesiyle klinik önem taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Germ tüpü sonucunu değerlendir
Pozitif sonuç, etkenin C. albicans veya C. dubliniensis olduğunu düşündürür.
Bu iki tür, Kandida ailesi içinde germ tüpü testi pozitif olan temel patojenlerdir.
2
Klamidospor morfolojisini incele
Kümeli (salkım şeklinde) klamidosporlar C. dubliniensis için karakteristiktir.
C. albicans genellikle tekil veya çiftler halinde klamidospor oluştururken, C. dubliniensis yoğun kümeler oluşturma eğilimindedir.
3
Sıcaklık ve biyokimyasal testleri analiz et
42°C'de üreyememe ve ksiloz asimilasyonu negatifliği C. dubliniensis tanısını kesinleştirir.
C. albicans 42°C'de ürer ve ksilozu asimile eder; bu testler iki türü ayırmak için altın standarttır.
4
Klinik ve direnç özelliklerini eşleştir
C. dubliniensis, HIV popülasyonunda sıktır ve flukonazol direnci gelişebilir.
HIV pozitif bireylerde tekrarlayan enfeksiyonlar ve profilaktik azol kullanımı bu türde direnç gelişimini tetikler.

Anahtar Kavram

Candida dubliniensis ile Candida albicans'ın ayırıcı tanısı (morfolojik, biyokimyasal ve klinik farklar).

Daha Fazla Pratik

C. albicans ve C. dubliniensis ayırımında kullanılan fenotipik ve genotipik yöntemleri tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 199Soru

Mantarlar aleminde yer almasına rağmen, PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii'nin hücre membran yapısı diğer çoğu mantardan farklılık gösterir. Bu mikroorganizmanın hücre membranında ergosterol yerine bulunan temel sterol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolesterol

Cevap

Doğru yanıt kolesteroldür.
Doğru seçenek olan kolesterol, P.jiroveciiP. jirovecii'nin hücre membranında bulunan temel steroldür. Bu özellik onu diğer mantarlardan ayıran en önemli biyokimyasal farklardan biridir ve amfoterisin B gibi ergosterole bağlanan veya azoller gibi ergosterol sentezini engelleyen ilaçların bu etkene karşı etkisiz kalmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii'nin hücre membranı özelliklerini değerlendir.
Mantarların çoğunun aksine, bu mikroorganizmanın membranında ergosterol sentezlenmediği görülür.
Genetik analizler, P.jiroveciiP. jirovecii'nin ergosterol sentez yolundaki bazı enzimlere sahip olmadığını göstermiştir.
2
Membranda yer alan fonksiyonel sterol tipini belirle.
Hücre membranında temel sterol olarak kolesterolün bulunduğu belirlenir.
Bu özellik, mikroorganizmanın amfoterisin B ve azol grubu antifungallere doğal direncini açıklar.

Anahtar Kavram

P.jiroveciiP. jirovecii hücre membranında temel sterol kolesteroldür.

İpuçları

1
P.jiroveciiP. jirovecii amfoterisin B ve azollere neden dirençlidir?
2
Bu mikroorganizma mantar olarak sınıflandırılsa da hücre membranı hayvansal hücrelerinkine benzer bir sterol içerir.
3
Hücrelerimizde bulunan ve damar sertliğinde de rol oynayan sterolü hatırla.

Daha Fazla Pratik

P.jiroveciiP. jirovecii hücre duvarında bulunan ve ekinokandinlerin hedefi olan β\beta-1,3-glukan yapısını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Tedavi bilgisinden yola çıkılabilir: P.jiroveciiP. jirovecii tedavisinde antifungal yerine TMP-SMX kullanılmasının nedenlerinden biri, klasik antifungallerin hedefi olan ergosterolün bu mantarda bulunmamasıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 200Soru

HIV pozitif bir hastanın oral mukozasından alınan sürüntü örneğinin Sabouraud dekstroz agarda inkübasyonu sonucu krem renkli, maya kokulu koloniler üremiştir. Yapılan mikroskobik incelemede tomurcuklanan maya hücreleri ve yalancı hifler (pseudohyphae) görülmüştür. Serumda 37C37^{\circ}C’de 2 saatlik inkübasyon sonrası germ tüp testi pozitif sonuç veren ve mısır unu-Tween 80 agarda bol miktarda klamidospor oluşturduğu gözlenen bu izolatın, ileri testlerde flukonazol duyarlılığının azalmış olduğu ve 42C42^{\circ}C’de üremediği saptanmıştır. Bu özelliklere sahip olan fırsatçı maya mantarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CandidaCandida dubliniensisdubliniensis

Cevap

Germ tüp ve klamidospor pozitifliği gösteren ancak 42C42^{\circ}C’de üreme yeteneği olmayan CandidaCandida dubliniensisdubliniensis
Doğru yanıt olan seçenek, germ tüp ve klamidospor pozitifliği açısından CandidaCandida albicansalbicans ile benzerlik gösteren ancak 42C42^{\circ}C’de üreyememe özelliği ile ondan ayrılan CandidaCandida dubliniensisdubliniensis türünü belirtmektedir. Ayrıca HIV pozitif hastalarda oral kandidiyazis tablolarında izole edilmesi ve flukonazol duyarlılığındaki azalma bu tür için karakteristik klinik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik ve temel biyokimyasal özelliklerin değerlendirilmesi
Tomurcuklanan maya ve yalancı hif varlığı etkenin bir CandidaCandida türü olduğunu; germ tüp pozitifliği ise etkenin C.albicansC. albicans veya C.dubliniensisC. dubliniensis olabileceğini gösterir.
Kandida türleri arasında germ tüp oluşturan iki ana patojen tür mevcuttur.
2
Fenotipik ayırıcı testlerin uygulanması
İzolatın 42C42^{\circ}C’de üremediği saptanmıştır. C.albicansC. albicans bu sıcaklıkta üreyebilirken, C.dubliniensisC. dubliniensis üreyemez.
Sıcaklık toleransı bu iki benzer türü birbirinden ayıran en güvenilir konvansiyonel yöntemlerden biridir.
3
Klinik ve direnç profilinin korelasyonu
HIV pozitif hastalarda oral kandidiyazis etkeni olarak C.dubliniensisC. dubliniensis sık görülür ve bu türde flukonazol direnci (özellikle tedavi alanlarda) C.albicansC. albicans’a göre daha sıktır.
Tanının klinik bağlamla doğrulanması tanısal doğruluğu artırır.

Anahtar Kavram

Germ tüp pozitif mayaların ayırıcı tanısında sıcaklık toleransı testi

Daha Fazla Pratik

Kandida türlerinin CHROMAgar üzerindeki koloni renklerini (albicans: açık yeşil, dubliniensis: koyu yeşil) ve ksiloz/trehaloz asimilasyon özelliklerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 10 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 10 | Examkin