Mikoloji

596 soru

Soru 201Soru

Kemik iliği transplantasyonu yapılan ve nötropenik evrede olan 5555 yaşındaki bir erkek hastanın kan kültüründen maya mantarı izole edilmiştir. Bu izolatın mısır unlu (Cornmeal) Tween 8080 besiyerinde yapılan mikroskobik incelemesinde; psödohiflerin çevresinde birbirine paralel dizilmiş, uzun-oval yapıda blastokonidyumların oluşturduğu "akarsuda sürüklenen kütükler" (logs in stream) görünümü saptanmıştır. Bu bulgulara göre, etken olması en muhtemel Kandida türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Candida kefyr*

Cevap

Etken olması en muhtemel Kandida türü *Candida kefyr*'dir.
Doğru yanıt olan *Candida kefyr*, mısır unlu Tween 8080 besiyerinde yapılan incelemede psödohifler etrafında birbirine paralel dizilen uzun-oval blastokonidyumları sayesinde literatürde "akarsuda sürüklenen kütükler" (logs in stream) olarak tanımlanan kendine özgü görüntüyü oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve örneği değerlendir.
İlik nakli sonrası nötropenik hastada kan kültüründe üreyen bir maya mantarı (fungemi) söz konusudur.
Hastanın bağışıklık durumu fırsatçı maya enfeksiyonları için yüksek risk teşkil eder.
2
Morfolojik bulguları analiz et.
Mısır unlu Tween 8080 besiyerinde psödohifler boyunca paralel dizilmiş uzun blastokonidyumlar ("akarsuda sürüklenen kütükler") görülmüştür.
Bu morfolojik yapı, Kandida türlerinin mikroskobik ayırımında kullanılan temel bir anahtardır.
3
Bulguyu türe özgü tanımlama ile eşleştir.
"Akarsuda sürüklenen kütükler" (logs in stream) görünümü *Candida kefyr*'e özgüdür.
Diğer Kandida türleri (albicans, krusei, parapsilosis) bu besiyerinde farklı ve karakteristik mikroskobik görüntüler sergilerler.

Anahtar Kavram

*Candida kefyr*, mikroskobik olarak mısır unlu Tween 8080 besiyerinde paralel dizilimli blastokonidyumların oluşturduğu "akarsuda sürüklenen kütükler" (logs in stream) görünümü ile ayırt edilir.

Alternatif Yöntem

*Candida kefyr*, fenotipik olarak laktozu fermente edebilmesi (kefir ile ilişkilendirilerek akılda tutulabilir) ve kromojenik besiyerlerinde (CHROMAgar) tipik olarak pembe-soluk koloniler oluşturmasıyla da desteklenebilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 202Soru

Bir laboratuvar teknisyeni, mağaradan toplanan toprak örnekleri ile çalıştıktan iki hafta sonra ateş, kuru öksürük ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde hiler lenfadenopati izleniyor. Balgam örneğinin gümüşleme (GMS) boyamasında makrofajlar içerisinde 24 μm2-4\ \mu m boyutlarında, dar tabanlı tomurcuklanan maya hücreleri saptanıyor. Bu enfeksiyona neden olan etkenin oda ısısında (25C25^\circ C) üretilen kültüründe görülmesi beklenen karakteristik morfolojik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberkülat (dikensi çıkıntılı) makrokonidyumlar

Cevap

Tüberkülat (dikensi çıkıntılı) makrokonidyumlar
Vakada tanımlanan etken Histoplasma capsulatum'dur. Bu mantar termal dimorfik bir mantardır; vücut ısısında (37C37^\circ C) ve dokuda makrofajlar içerisinde küçük maya hücreleri şeklinde görülürken, oda ısısında (25C25^\circ C) kültürde üretildiğinde karakteristik tüberkülat (çıkıntılı/dikensi) makrokonidyumlar içeren küf formu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Mağara/toprak maruziyeti, hiler lenfadenopati ve makrofaj içi küçük mayalar Histoplasma capsulatum enfeksiyonunu (Histoplazmozis) gösterir.
Histoplasma capsulatum, fagositer sistem hücreleri içinde küçük mayalar şeklinde bulunan tek sistemik dimorfik mantardır.
2
Termal dimorfizm özelliğini hatırla
Histoplasma capsulatum 37C37^\circ C'de (veya dokuda) maya, 25C25^\circ C'de (veya doğada) küf formundadır.
Soruda laboratuvarda 25C25^\circ C kültüründe görülecek yapı sorulmaktadır, yani küf formu aranmalıdır.
3
Küf fazı morfolojisini belirle
H. capsulatum küf fazında hifler üzerinde kalın duvarlı, dikensi çıkıntıları olan (tüberkülat) büyük makrokonidyumlar oluşturur.
Bu yapı tür tayini için altın standart morfolojik özelliktir.

Anahtar Kavram

Histoplasma capsulatum termal dimorfizmi ve morfolojik tanı kriterleri
Soru 203Soru

58 yaşında, tip 1 diyabet tanısı olan ve kontrolsüz hiperglisemiye bağlı diyabetik ketoasidoz tablosuyla acil servise başvuran bir hastada; hızlı seyirli periorbital ödem, ptozis ve damakta siyah nekrotik bir eskar saptanmıştır. Alınan doku biyopsisinin mikroskobik incelemesinde aşağıdaki morfolojik bulgulardan hangisinin görülmesi en olası mantar etkenini destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş çaplı, bölmesiz veya seyrek bölmeli (pauciseptate) hiflerin dik açıyla dallanması

Cevap

Geniş çaplı, bölmesiz veya seyrek bölmeli (pauciseptate) hiflerin dik açıyla dallanması
Diyabetik ketoasidoz hastasında gelişen rinoserebral enfeksiyonlarda en olası etken Mukorales takımı mantarlardır. Bu mantarlar doku incelemesinde geniş çaplı, şerit benzeri, bölmesiz veya seyrek bölmeli (pauciseptate) hifler göstermeleri ve bu hiflerin dik açıyla (9090^\circ) dallanması ile tanınırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Diyabetik ketoasidoz (DKA) zemininde gelişen hızlı seyirli orbital şişlik ve damakta siyah eskar, 'Rinoserebral Mukormikoz' tanısını düşündürür.
Mukormikoz etkenleri, özellikle asidotik ve hiperglisemik ortamlarda hızla çoğalma yeteneğine sahiptir.
2
Etkenin morfolojik özelliklerini hatırla
Mukorales (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia) üyeleri dokuda geniş çaplı (1010-2020 µm), bölmesiz (aseptat) ve dik açıyla (9090 derece) dallanan hifler oluşturur.
Bu morfolojik yapı, diğer fırsatçı küf mantarlarından (özellikle Aspergillus) ayrımda altın standarttır.
3
Ayırıcı tanıdaki diğer seçenekleri değerlendir
Aspergillus dar çaplı ve bölmelidir; Candida maya/psödohif şeklindedir; Cryptococcus kapsüllü mayadır.
Morfolojik farklar, doğrudan mikroskobik tanıda belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Mukormikoz tanısında doku morfolojisi: Geniş, bölmesiz hifler ve dik açılı dallanma.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 204Soru

Yaz aylarında gövde ve sırt bölgesinde ortaya çıkan, birleşme eğilimi gösteren hipopigmente lezyonlar şikayetiyle başvuran 2828 yaşında bir hastanın fizik muayenesinde, lezyonların üzerinde ince unsu skuamların olduğu fark ediliyor. Wood lambası ile yapılan incelemede sarı-altın (dore) rengi floresans izleniyor. Lezyon kazıntısının %10\%10 KOHKOH preparatında küme yapmış maya hücreleri ve kısa hifler ('makarna ve köfte' görünümü) saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan etken ve lezyonların patogenezi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken tarafından üretilen azelaik asit, tirozinaz enzimini inhibe ederek melanin sentezini baskılar.

Cevap

Pityriasis versicolor etkeni olan Malassezia türlerinin ürettiği azelaik asit, melanositlerdeki tirozinaz enzimini inhibe ederek hipopigmentasyona neden olur.
Pityriasis versicolor tablosunda Malassezia türleri tarafından salgılanan azelaik asit, melanositlerde melanin üretiminde anahtar rol oynayan tirozinaz enzimini inhibe ederek lezyonların çevredeki normal deriden daha açık renkli görünmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Hipopigmente lezyonlar, sarı-altın floresans ve 'makarna-köfte' görünümü Pityriasis versicolor (Malassezia furfur kompleksi) tanısını koydurur.
Tanısal özelliklerin belirlenmesi.
2
Hipopigmentasyon mekanizmasını analiz et.
Mantarın ürettiği azelaik asidin tirozinaz inhibisyonu yaptığı saptanır.
Hastalığın patofizyolojik temelini anlamak.
3
Ayırıcı tanı ve laboratuvar özelliklerini gözden geçir.
Etkenin lipofilik olduğu ve Wood floresansının dermatofitlerden farklı (pteridin değil) olduğu doğrulanır.
Yanlış seçenekleri elemek.

Anahtar Kavram

Pityriasis versicolor patogenezi ve Malassezia laboratuvar özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 205Soru

3838 yaşında, böbrek nakli sonrası immünosupresif tedavi alan bir erkek hastanın sol ön kolunda, küçük bir travma sonrası gelişen, yavaş büyüyen ve ağrısız subkutan kistik bir kitle saptanmıştır. Kitlenin cerrahi eksizyonu sonrası yapılan histopatolojik incelemede; granülomatöz iltihap ile çevrili bir apse odağı ve bu odakta Gomori Methenamin Gümüş (GMS) boyası ile melanin pigmenti içeren, düzensiz septalı hifler ile tomurcuklanan maya benzeri yapılar gözlenmiştir. Lezyonda sklerotik cisimciklere veya granül yapılarına rastlanmamıştır. Bu klinik ve laboratuvar bulguları temel alındığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Feohifomikoz

Cevap

Melanin içeren hif yapıları ve kistik subkutan lezyon varlığı, sklerotik cisimciklerin ise yokluğu ile karakterize olan feohifomikoz, bu hasta için en olası tanıdır.
Doğru yanıt olan feohifomikoz, esmer mantarların neden olduğu ve dokuda melanin içeren septalı hif, psödohif veya maya benzeri hücrelerin görüldüğü bir enfeksiyondur. Kromoblastomikozdan en önemli farkı, dokuda sklerotik (Medlar/bakır parası) cisimciklerin bulunmamasıdır. Genellikle tek bir subkutan kist (feohifomikotik kist) şeklinde prezante olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zemini değerlendir
Hastanın immünosupresif olması ve travma öyküsü fırsatçı bir fungal enfeksiyonu düşündürür.
Subkutan mikozlar genellikle travmatik inokülasyonla bulaşır; immünosupresyon tablonun gelişimini kolaylaştırır.
2
Morfolojik bulguları analiz et
Melanin pigmenti içeren hiflerin varlığı, etkenin dematiyöz (esmer) bir mantar olduğunu gösterir.
Dematiyöz mantarlar (Fonsecaea, Cladophialophora, Exophiala vb.) hücre duvarlarında melanin sentezlerler.
3
Ayırıcı tanı kriterlerini uygula
Dokuda sklerotik cisimcik saptanmaması kromoblastomikozu, granül saptanmaması ise miçetomu dışlar.
Dematiyöz mantarların dokuda hif formunda bulunması feohifomikoz, sklerotik cisimcik formunda bulunması ise kromoblastomikoz tanısı koydurur.

Anahtar Kavram

Feohifomikoz vs Kromoblastomikoz ayırıcı tanısı

İpuçları

1
Melanin içeren (dematiyöz) mantarların subkutan dokudaki morfolojileri tanıda belirleyicidir.
2
Hücre bölünmesi gösteren kalın duvarlı yuvarlak yapılar yoksa, ancak septalı hifler varsa feohifomikoz düşünülmelidir.

Daha Fazla Pratik

Dematiyöz mantarların neden olduğu diğer tabloları (misetom, kromoblastomikoz) ve morfolojik farklarını bir tablo yaparak karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 206Soru

Kontrolsüz diabetes mellitusu olan ve rinoserebral enfeksiyon şüphesiyle takip edilen bir hastanın nazal pasajındaki nekrotik dokulardan alınan biyopsi örneği, %10\%10'luk potasyum hidroksit (KOH) ile muamele edilerek direkt mikroskop altında incelenmiştir. Bu incelemede Mukorales (Mucormycosis) etkenleri lehine değerlendirilecek en karakteristik morfolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş, bölmesiz (aseptat) ve yaklaşık 9090^{\circ} açıyla dallanan hifler

Cevap

Geniş, bölmesiz (aseptat) ve yaklaşık 9090^{\circ} açıyla dallanan hifler
Mukormikoz etkenleri olan Mukorales takımı üyeleri (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia vb.), doku örneklerinde ve potasyum hidroksit (KOH) incelemelerinde oldukça tipik bir görünüme sahiptir. Bu mantarlar 102010-20 μm\mu m çapında, bölmesiz (aseptat) veya çok seyrek bölmeli (pauciseptat), kurdele benzeri ve pörsük görünümlü hifler oluştururlar. Dallanmalar genellikle hif gövdesinden yaklaşık 9090^{\circ} (dik/geniş) açı ile gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörünü ve şüphelenilen hastalığı belirle
Diyabetik hastada rinoserebral tutulum, Mukormikoz (Mucormycosis) düşündürür.
Mukorales üyeleri özellikle diyabetik ketoasidoz ve nötropenik hastalarda invaziv enfeksiyon yapar.
2
Doğrudan mikroskobik incelemede (KOH) etkenin morfolojisini hatırla
Geniş (102010-20 μm\mu m), kurdele benzeri, pörsük görünümlü ve bölmesiz (aseptat) hifler.
Bu morfoloji, Mukorales takımını diğer küf mantarlarından ayıran en temel özelliktir.
3
Dallanma açısını değerlendir
Hiflerin ana gövdeden yaklaşık 9090^{\circ} (dik/geniş) açıyla çıkması.
Aspergillus gibi dar açılı (4545^{\circ}) dallanan septat hiflerden ayrımda kritiktir.

Anahtar Kavram

Mukorales hif morfolojisinin (geniş, aseptat, dik dallanma) Aspergillus'tan (dar, septat, dar açılı dallanma) ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Mukorales etkenlerinin kültür özelliklerini (örneğin 'lid lifter' - kapak kaldıran üreme) ve deferoksamin kullanımı gibi spesifik risk faktörlerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 207Soru

Mantar hücresinde hücre bölünmesi sırasında mitotik iğciklerin fonksiyonunu, polimerize mikrotübüllere bağlanarak bozan ve mitozu metafaz evresinde durduran antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Griseofulvin

Cevap

Griseofulvin, mantar hücresinde mikrotübül proteinlerine bağlanarak mitozu metafaz evresinde durduran bir antifungal ilaçtır.
Doğru seçenek olan ilaç, mantar hücresinde mitoz sırasında görev yapan mikrotübüllere bağlanarak iğ ipliklerinin işleyişini bozar. Bu durum hücre bölünmesinin metafaz evresinde durmasına neden olur. Özellikle dermatofitlerin neden olduğu enfeksiyonlarda tercih edilen bu ajan, yeni oluşan keratinize dokulara bağlanarak mantarın bu dokulara yerleşmesini engeller.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın hedef molekülünü belirle.
İlaç, fungal hücrelerdeki tübülin proteinlerine ve polimerize mikrotübüllere bağlanır.
Mitoz sırasında iğ ipliklerinin (mitotik iğcik) oluşumu mikrotübül polimerizasyonuna bağlıdır.
2
Hücre döngüsü üzerindeki etkisini analiz et.
Mitotik iğciklerin fonksiyonu bozulduğu için hücre bölünmesi metafaz evresinde takılır.
Kromozomların ayrılması için gerekli olan mekanik yapı bozulmuştur.
3
Klinik özelliklerle eşleştir.
Bu özelliklere sahip olan ilaç Griseofulvin'dir.
Griseofulvin keratinize dokulara (saç, deri, tırnak) afinitesi olan ve dermatofitlere karşı kullanılan bir ajandır.

Anahtar Kavram

Griseofulvin'in mikrotübül inhibisyonu yoluyla mitozu metafazda durdurma mekanizması.

Daha Fazla Pratik

Griseofulvin'in klinik kullanımı ile terbinafin'in yan etkilerini karşılaştırarak çalışmanız önerilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 208Soru

4848 yaşında erkek hasta, sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısıyla günde 4040 mg metilprednizolon kullanmaktadır. Son 1010 gündür giderek şiddetlenen künt baş ağrısı, hafif ateş ve kafa karışıklığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yapılan lomber ponksiyonda BOS açılış basıncı 280280 mmH2OmmH_2O olarak ölçülüyor. BOS'un mikrobiyolojik incelemesinde Çini mürekkebi ile kapsüllü mayalar görülüyor ve kuş yemi (Niger seed) agarında kahverengi-siyah koloniler elde ediliyor. Bu etkenin besiyerinde pigment oluşturmasını sağlayan ve santral sinir sistemindeki katekolaminleri kullanarak mikroorganizmayı konak savunmasındaki oksidatif hasardan koruyan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fenol oksidaz

Cevap

Melanin sentezinden sorumlu olan ve CNS tropizmi ile ilişkili olan fenol oksidaz enzimidir.
Doğru seçenek olan fenol oksidaz (lakkaz), Cryptococcus neoformans'ın en önemli virülans faktörlerinden biridir. Bu enzim, özellikle santral sinir sisteminde bol miktarda bulunan dopamin gibi katekolaminleri substrat olarak kullanıp melanin sentezler. Melanin, mikroorganizmayı konak immün yanıtı sırasında oluşan oksidatif hasardan ve fagositozdan korur. Laboratuvarda Niger seed (veya Bird-seed) agarda saptanan siyah-kahverengi koloniler bu enzimin aktivitesinin sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
SLE ve steroid kullanımı olan hastadaki kapsüllü maya ve BOS bulguları Cryptococcus neoformans enfeksiyonuna işaret eder.
Cryptococcus türleri fırsatçı enfeksiyonlarda en sık görülen kapsüllü mayalardır.
2
Besiyeri özelliğini analiz et
Kuş yemi (Niger seed) agarında siyah-kahverengi koloni oluşumu, melanin pigmenti sentezini gösterir.
Niger seed agar, fenol oksidaz aktivitesini saptamak için kullanılan spesifik bir besiyeridir.
3
Biyokimyasal mekanizmayı belirle
Fenol oksidaz (lakkaz) enzimi, L-DOPA ve diğer katekolaminleri substrat olarak kullanarak melanin üretir.
Melanin, serbest radikalleri temizleyerek mikroorganizmayı konak savunmasına karşı koruyan bir antioksidandır.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ta fenol oksidaz (lakkaz) enzimi, melanin sentezi yoluyla hem tanısal (Niger seed agar) hem de koruyucu (nörotropizm ve antioksidan etki) rol oynar.
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 209Soru

Uzun süredir bronşiyal astım tanısıyla takip edilen bir hastada; son zamanlarda artan nefes darlığı, öksürükle birlikte kahverengi mukus tıkaçları çıkarma ve göğüs ağrısı şikayetleri gelişiyor. Yapılan incelemelerde periferik kanda eozinofili (1200/μL1200/\mu L), serum toplam IgE düzeyinde belirgin artış (>1000> 1000 IU/mL) ve *Aspergillus* presipitin antikorları pozitif bulunuyor. Bu hastalık tablosu (Allerjik Bronkopulmoner Aspergilloz - ABPA) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastalığın temel mekanizması mantar hiflerinin akciğer parankimine ve kan damarlarına invazyon yapmasıdır.

Cevap

Hastalığın temel mekanizmasının akciğer parankimine ve damarlara invazyon olduğunu belirten seçenek yanlıştır çünkü ABPA non-invaziv bir tablodur.
Doğru yanıt olan ve invazyon yapıldığını iddia eden seçenek yanlıştır çünkü Allerjik Bronkopulmoner Aspergilloz (ABPA), mantarın bronş ağacında kolonize olması sonucu gelişen immünolojik bir yanıttır. Bu tabloda mantar hifleri havayollarında mukus içinde çoğalır ancak doku invazyonu yapmazlar. İnvazyon ve vasküler infarkt durumları İnvaziv Pulmoner Aspergilloz (İPA) için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Astım, kahverengi mukus, yüksek IgE ve eozinofili bulguları 'Allerjik Bronkopulmoner Aspergilloz' (ABPA) tanısını koydurur.
ABPA, astımlı veya kistik fibrozisli hastalarda Aspergillus kolonizasyonuna bağlı gelişen klasik bir tablodur.
2
Hastalığın niteliğini değerlendir
ABPA invaziv değil, kolonizasyon ve hipersensitivite zemininde gelişen bir hastalıktır.
İnvaziv aspergilloz nötropenik hastalarda görülürken, ABPA'da hifler bazal membranı geçip doku içine girmezler.
3
Mekanizmayı doğrula
Mekanizma Tip I ve Tip III hipersensitiviteye dayanır.
IgE (Tip I) ve IgG (Tip III) artışı bu mekanizmanın göstergeleridir.

Anahtar Kavram

Allerjik Bronkopulmoner Aspergilloz (ABPA), Aspergillus türlerinin havayollarında doku invazyonu yapmadan (non-invaziv) kolonize olması ve Tip I/III hipersensitivite yanıtına neden olması ile karakterize bir hastalıktır.
Soru 210Soru

Klinik örneklerin direkt mikroskobik incelemesinde; geniş çaplı, bölmesiz (pauci-septate) ve hif gövdesine dik açıyla (9090^{\circ}) dallanma yapan hif yapılarının görülmesi, aşağıdaki mantar enfeksiyonlarından hangisi için karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mukormikoz

Cevap

Geniş çaplı, bölmesiz ve dik açılı dallanma gösteren hif yapısı mukormikoz (Mukorales üyeleri) için tipik bir morfolojik bulgudur.
Mukormikoz etkenleri olan Mukorales takımı üyeleri, doku ve klinik örneklerde tipik olarak 10-20 μm\mu m genişliğinde, gerçek bölmesi bulunmayan (veya nadir/düzensiz bulunan) ve dik açıyla dallanan hifler oluştururlar. Bu morfoloji, özellikle diyabetik ketoasidoz veya nötropeni gibi risk faktörleri olan hastalarda tanıda belirleyicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hif morfolojisini analiz et.
Geniş çaplı ve bölmesiz (pauci-septate) hifler saptandı.
Mukorales takımındaki mantarlar (Rhizopus, Mucor) gerçek septa içermeyen, geniş şerit benzeri hifler oluşturur.
2
Dallanma açısını değerlendir.
Hiflerin ana gövdeden dik açıyla (9090^{\circ}) ayrıldığı görüldü.
Bu özellik, dar açılı (4545^{\circ}) dallanma yapan Aspergillus gibi diğer küf mantarlarından ayrımda kritiktir.
3
Tanımlanan özellikleri klinik tabloyla eşleştir.
Mukormikoz tanısına ulaşıldı.
Belirtilen morfolojik özelliklerin kombinasyonu Mukorales enfeksiyonları için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Mukorales (Mucormycosis) morfolojisi: Geniş, bölmesiz, 9090^{\circ} dallanan hifler.

Alternatif Yöntem

Dallanma açısını zihninizde bir 'L' harfi (dik açı) ve 'V' harfi (dar açı) olarak kodlayabilirsiniz: Mukorales 'L' şeklinde dik, Aspergillus 'V' şeklinde dar dallanır.
Tahmini Süre:45s
Soru 211Soru

İnsan patojeni olan mantarların hücresel yapıları, biyokimyasal bileşenleri ve morfolojik dönüşüm süreçleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Termal dimorfik mantarların çoğu, doğada veya Sabouraud Dekstroz Agar'da 25C25^{\circ}C’de maya formunda, dokuda veya özel besiyerlerinde 37C37^{\circ}C’de küf formunda ürer.

Cevap

Termal dimorfik mantarların sıcaklığa bağlı morfolojik değişimlerini yanlış tanımlayan ifade doğrudur çünkü bu mantarlar 25C25^{\circ}C’de küf (hif), 37C37^{\circ}C’de ise maya formunda bulunurlar.
Termal dimorfik mantarlar (Histoplasma, Blastomyces vb.), çevre sıcaklığında (25C25^{\circ}C) hif/küf formunda, vücut sıcaklığında (37C37^{\circ}C) ise maya formunda bulunurlar. Seçenekte bu durumun tam tersi (25 derecede maya, 37 derecede küf) iddia edildiği için ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre zarı ve duvarı bileşenlerini değerlendir.
Ergosterolün membran, kitin ve glukanın duvar bileşeni olduğu doğrulandı.
Mantar biyokimyasının temel taşlarını belirlemek.
2
Antifungal ilaç hedeflerini kontrol et.
Amfoterisin B (ergosterol) ve ekinokandinlerin (glukan) hedefleri doğru eşleştirildi.
İlaç-hedef ilişkisinin doğruluğunu teyit etmek.
3
Tanı yöntemlerinin (KOH) çalışma prensibini analiz et.
KOH'un keratin eritme özelliği mantar tanısında kritiktir.
Laboratuvar tekniklerinin temelini hatırlamak.
4
Termal dimorfizm kuralını uygula.
25C25^{\circ}C = Küf (Mold), 37C37^{\circ}C = Maya (Yeast) kuralı tespit edildi.
Morfolojik dönüşümün sıcaklık parametrelerini kontrol etmek.
5
Yanlış olan seçeneği işaretle.
Sıcaklık ve formun ters verildiği seçenek belirlendi.
Soruda istenen 'yanlıştır' kriterini karşılamak.

Anahtar Kavram

Termal Dimorfizm ve Mantar Hücre Yapısı
Soru 212Soru

Granülomatoz polianjiitis (Wegener) tanısıyla 22 aydır yüksek doz kortikosteroid ve siklofosfamid tedavisi alan 5555 yaşındaki kadın hasta; son 11 haftadır giderek artan nefes darlığı, kuru öksürük ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede dinleme bulguları normal sınırlarda olmasına rağmen hastada belirgin hipoksemi (PaO2:62mmHgPaO_2: 62 mmHg) saptanıyor. Toraks BT'de bilateral perihiler dağılım gösteren "buzlu cam" dansiteleri izleniyor. Bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin Gomori Methenamin Gümüş (GMS) boyamasında 585-8 μm\mu m çapında, koyu boyanan ve "ezilmiş pinpon topu" görünümü veren kistik yapılar saptanıyor.

Bu enfeksiyon etkeni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ana sterol olarak kolesterol bulunması nedeniyle amfoterisin B ve azol grubu ilaçlara doğal dirençlidir.

Cevap

Pneumocystis jirovecii, hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulundurması nedeniyle klasik antifungal ilaçlara dirençlidir.
Pneumocystis jirovecii taksonomik olarak mantarlar aleminde sınıflandırılsa da, diğer mantarlardan farklı olarak hücre membranında ana sterol olarak kolesterol bulundurur. Bu nedenle, etki mekanizması ergosterol üzerinden olan amfoterisin B ve azol grubu antifungal ilaçlara karşı doğal dirençlidir. Tedavide hücre zarını veya duvarını değil, folat metabolizmasını hedefleyen trimetoprim-sülfametoksazol (TMP-SMX) kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
İmmünosuprese hastada bilateral buzlu cam ve hipoksemi varlığı Pneumocystis jirovecii pnömonisini (PCP) düşündürür.
CD4+ sayısı düşük HIV hastaları veya uzun süreli steroid/immünosupresif alanlarda en sık görülen fırsatçı enfeksiyonlardandır.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
GMS boyasında 'ezilmiş pinpon topu' görünümü P. jirovecii kistleri için patognomoniktir.
Gümüşleme boyaları kist duvarındaki polisakkaritleri boyayarak karakteristik morfolojiyi ortaya çıkarır.
3
Etkenin biyokimyasal özelliklerini hatırla
Mantarlar aleminde olmasına rağmen hücre membranında kolesterol bulunması en tipik ayırıcı özelliğidir.
Bu biyokimyasal fark, amfoterisin B (ergosterole bağlanır) ve azollerin (ergosterol sentezini bozar) etkisizliğini açıklar.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii membran yapısı ve ilaç direnci ilişkisi

Daha Fazla Pratik

PCP tedavisinde TMP-SMX direnci gelişen veya tolere edemeyen hastalarda hangi alternatiflerin (pentamidin, atovakuon gibi) kullanılabileceğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 213Soru

Güneydoğu Asya (Tayland) seyahati sonrası ateş, yaygın lenfadenopati, hepatosplenomegali ve yüz bölgesinde santral umbilikasyonu olan papüler deri lezyonları gelişen HIV pozitif bir hastanın deri biyopsisinde makrofaj içi maya hücreleri saptanmıştır. Etkenin 25C25^{\circ}C’deki kültüründe besiyerine difüze olan kırmızı-pembe pigment salgılayan küf kolonileri izlenmiştir.

Bu mikroorganizmanın 37C37^{\circ}C’deki kültüründe veya doku örneklerindeki görünümü için aşağıdakilerden hangisi karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tomurcuklanma yerine enine bir septumla bölünerek çoğalan maya hücreleri

Cevap

Talaromyces marneffei'nin doku ve 37C37^{\circ}C formunda tomurcuklanma görülmez, bunun yerine hücreler enine bir septum oluşturarak (biner fisyon) bölünürler.
Vakada tanımlanan Tayland seyahati, HIV pozitifliği, göbekli deri lezyonları ve kültürde 25C25^{\circ}C'de kırmızı pigment üretimi tipik olarak Talaromyces marneffei'ye işaret eder. Bu mantarın en ayırıcı mikroskobik özelliği, maya fazındayken tomurcuklanma yerine biner fisyon (enine septumla bölünme) ile çoğalmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka verilerinin analizi
Güneydoğu Asya endemizmi, HIV birlikteliği ve deri lezyonları belirlendi.
Sistemik mikozlarda coğrafi bölge ve konak durumu tanıda birincil ipucudur.
2
Kültür özelliklerinin değerlendirilmesi
25C25^{\circ}C'de kırmızı pigment üreten küf formu saptandı.
Besiyerine salınan kırmızı pigment, Talaromyces (Penicillium) marneffei için patognomoniktir.
3
Doku morfolojisinin ayırt edilmesi
Makrofaj içi yerleşim ve fisyonla bölünme özelliği eşleştirildi.
Histoplasma ile karışabilen bu etkenin en önemli ayrımı tomurcuklanma yapmamasıdır.

Anahtar Kavram

Talaromyces marneffei: Güneydoğu Asya endemik mikozu, 25C25^{\circ}C'de kırmızı pigment, 37C37^{\circ}C'de enine septumla bölünen maya.
Soru 214Soru

Mantar hücre membranındaki ergosterole doğrudan bağlanarak iyon kanalları (porlar) oluşturan, Amfoterisin B ile aynı etki mekanizmasına sahip olmasına rağmen sistemik toksisitesi nedeniyle klinik pratikte genellikle mukokutanöz kandidiyazis gibi yüzeysel enfeksiyonlarda lokal olarak kullanılan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nistatin

Cevap

Nistatin; ergosterole bağlanarak por oluşturan ve topikal olarak kullanılan bir poliyen antifungaldir.
Doğru cevap olan ajan, poliyen yapılı bir antifungaldir. Tıpkı Amfoterisin B gibi mantar hücre membranındaki ergosterole bağlanarak membranda porlar (gözenekler) oluşturur ve hücre içeriğinin sızmasına yol açar. Ancak sistemik toksisitesinin yüksek olması ve gastrointestinal sistemden emilmemesi nedeniyle klinik pratikte sadece oral pamukçuk (oral kandidiyazis), vajinit veya kutanöz kandidiyazis gibi yüzeysel enfeksiyonlarda lokal/topikal olarak kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın etki mekanizmasını ve grubunu tanımlama
Poliyen grubu, ergosterole bağlanarak por oluşumu
Soru kökünde belirtilen 'ergosterole bağlanarak por oluşturma' ifadesi poliyen (Amfoterisin B, Nistatin) grubunu tanımlar.
2
Klinik kullanım şeklini (topikal/yüzeysel) değerlendirme
Nistatin
Poliyenlerden Amfoterisin B sistemik ciddi enfeksiyonlarda, Nistatin ise toksisitesi nedeniyle sadece lokal/topikal tedavilerde tercih edilir.

Anahtar Kavram

Poliyen antifungal ilaçların (Nistatin ve Amfoterisin B) etki mekanizması ve klinik kullanım farkları.
Tahmini Süre:45s
Soru 215Soru

Mantar hücresinin sitoplazmik membranında bulunan ve birçok antifungal ilacın (seçici toksisite prensibiyle) temel hedefini oluşturan ana sterol bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ergosterol

Cevap

Mantar hücre membranının temel sterol bileşeni olan ergosteroldür.
Doğru yanıt olan ergosterol, mantar hücre membranının bütünlüğünü sağlayan temel steroldür. Birçok antifungal ilaç grubu ya bu moleküle doğrudan bağlanarak (poliyenler) ya da sentez basamaklarını inhibe ederek (azoller, alilaminler) etki gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücresinin anatomik katmanlarını (hücre duvarı vs. sitoplazmik membran) ayırt edin.
Hücre duvarında kitin ve glukan bulunurken, sitoplazmik membranda steroller bulunur.
Antifungal ilaçların çoğu bu iki yapıdan birini hedef alır.
2
Membrandaki sterol tipini belirleyin.
İnsan hücrelerinde kolesterol bulunurken, mantar hücrelerinde ergosterol bulunur.
Bu fark, antifungal ilaçların seçici toksisitesi (insana zarar vermeden mantarı öldürmesi) için temel oluşturur.
3
İlaç mekanizmalarını bu hedefle eşleştirin.
Amfoterisin B gibi ilaçlar ergosterole doğrudan bağlanırken, azoller sentezini engeller.
Soruda sorulan ana hedef yapının ergosterol olduğu doğrulanır.

Anahtar Kavram

Mantar hücre membranındaki ergosterol, antifungal ilaçların (poliyenler, azoller, alilaminler) temel hedefidir.

Daha Fazla Pratik

Ergosterol sentez yolundaki spesifik enzim hedeflerini (14-alfa-demetilaz ve skualen epoksidaz) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 216Soru

Geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi alan nötropenik bir hastanın kan kültüründen izole edilen maya mantarı; Sabouraud dekstroz agarda krem rengi, parlak ve pürüzsüz koloniler oluşturmuştur. Mısır unlu (cornmeal) agarda yapılan mikroskobik incelemede, psödohifler boyunca paralel dizilmiş blastokonidyumların oluşturduğu "akan derede kütük" (logs in a stream) görünümü saptanmıştır. Bu etkenin laktozu fermente ettiği bilindiğine göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida kefyr

Cevap

Candida kefyr
Candida kefyr (eski adıyla C. pseudotropicalis), mısır unlu agarda psödohiflerin çevresinde paralel olarak dizilen blastokonidyumların oluşturduğu 'akan derede kütük' (logs in a stream) görünümü ile karakterizedir. Ayrıca Candida türleri içerisinde laktozu fermente edebilen nadir türlerden biri olması önemli bir tanısal ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve kültürel bulguları değerlendir
Nötropenik hastada fungemi tablosu ve SDA'da pürüzsüz krem rengi koloniler.
Candida türlerinin çoğu SDA üzerinde benzer koloniler oluşturduğundan ileri ayrım testleri gerekir.
2
Mikroskobik morfolojiyi incele
Mısır unlu agarda psödohiflere paralel dizilmiş blastokonidyumlar (akan derede kütük görünümü).
Bu morfolojik özellik Candida kefyr (eski adıyla C. pseudotropicalis) için patognomoniktir.
3
Biyokimyasal testi doğrula
Laktoz fermentasyonu pozitif.
Candida türleri arasında laktozu fermente etme yeteneği Candida kefyr'i diğer yaygın türlerden ayırır.

Anahtar Kavram

Candida türlerinin mısır unlu agardaki karakteristik mikroskobik görünümleri ve biyokimyasal ayırt edici özellikleri.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 217Soru

Akut lenfoblastik lösemi tanısıyla indüksiyon kemoterapisi alan 4242 yaşındaki erkek hastada, nötropenik dönemde profilaktik vorikonazol tedavisi altında olmasına rağmen ateş ve sağ taraflı plöritik göğüs ağrısı gelişiyor. Toraks BT incelemesinde sağ üst lobda "ters halo belirtisi" (reverse halo sign) izleniyor. Yapılan transbronşiyal biyopsi örneğinin gümüşleme boyasında (GMS) damar invazyonu gösteren, 102010-20 μm\mu m çapında, bölmesiz (pauci-septate) ve hif gövdesinden yaklaşık 9090^{\circ} açı ile dallanma gösteren yapılar saptanıyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada gelişen tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rhizopus oryzae

Cevap

Rhizopus oryzae
Rhizopus oryzae, Mukormikozun en sık etkenidir. Geniş çaplı (102010-20 μm\mu m), bölmesiz (septasız veya pauci-septate) hifleri ve bu hiflerin gövdeden dik açıyla (9090^{\circ}) dallanması tipiktir. Ayrıca vorikonazole doğal dirençli olması, vorikonazol profilaksisi alan hastalarda 'breakthrough' enfeksiyon yapmasına neden olur. Radyolojik olarak nötropenik hastalarda saptanan 'ters halo belirtisi' bu tanı için oldukça değerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörleri ve ilaç direnci analizi
Nötropenik hastada vorikonazol profilaksisi altında gelişen 'breakthrough' enfeksiyon saptandı.
Vorikonazol Aspergillus türlerine etkili iken Mukorales takımına (Rhizopus, Mucor vb.) karşı doğal olarak etkisizdir.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
Ters halo belirtisi (Reverse Halo Sign) tanımlandı.
Nötropenik hastalarda ters halo belirtisi, invaziv pulmoner aspergillozda görülen halo belirtisinin aksine, pulmoner mukormikoz için yüksek oranda spesifik bir bulgudur.
3
Morfolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Geniş (102010-20 μm\mu m), septasız ve dik açılı dallanan hif yapısı doğrulandı.
Bu morfolojik özellikler Mukorales takımının (vaka için en olası Rhizopus oryzae) patognomonik mikroskobik görüntüsüdür.

Anahtar Kavram

Vorikonazol profilaksisi altındaki nötropenik hastalarda gelişen 'breakthrough' enfeksiyonlarda ve radyolojik olarak 'ters halo belirtisi' varlığında, geniş çaplı septasız hiflerle karakterize Mukormikoz (Rhizopus vb.) öncelikle düşünülmelidir.

Daha Fazla Pratik

Mukorales ve Aspergillus ayrımında kullanılan doku boyama ve kültür özelliklerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 218Soru

2828 yaşında bir tarım işçisi, sağ ayağında yaklaşık 11 yıl önce bir diken batması sonrası gelişen, giderek büyüyen ağrısız şişlik ve bu şişliklerin üzerinden gelişen multipl fistül ağızlarından akıntı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede ayak sırtında multipl sinüs yolları ve bu sinüslerden gelen beyaz-sarı renkli granüller (tanecikler) saptanıyor. Bu granüllerin mikroskobik incelemesinde Gram pozitif boyanan, 1 μm1\ \mu m’den daha ince, dallanan filamentöz yapılar izleniyor. Yapılan Modifiye Erlich-Ziehl-Neelsen boyamasında ise bu filamentlerin kısmi asidorezistans özelliği gösterdiği saptanıyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nocardia brasiliensis

Cevap

Nocardia brasiliensis, aktinomiçetoma tablosunda beyaz-sarı granüller yapan ve Modifiye EZN boyasıyla kısmi asidorezistans gösteren en olası etkendir.
Vakada tanımlanan kronik şişlik, fistül oluşumu ve beyaz-sarı granüller bir 'aktinomiçetoma' tablosudur. Mikroskopide görülen ince, dallanan filamentöz yapılar etkenin bir aktinomiset olduğunu doğrular. Bu gruptaki etkenler arasında Modifiye Erlich-Ziehl-Neelsen boyası ile 'kısmi asidorezistans' (partial acid-fast) boyanma özelliği gösteren tek önemli patojen Nocardia türleridir (özellikle Nocardia brasiliensis).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Kronik şişlik, multipl fistüller ve granül çıkışı 'Miçetoma' (Madura ayağı) sendromuna işaret eder.
Bu üçlü bulgu subkutan mikozlar arasında miçetoma için klasiktir.
2
Etiyolojik ayrım (Aktinomiçetoma vs Ömiçetoma)
Mikroskopide ince (<1 μm< 1\ \mu m), dallanan filamentlerin görülmesi etkenin bir bakteri (Aktinomiset) olduğunu gösterir.
Gerçek mantarlar (ömiçetoma) çok daha geniş (26 μm2-6\ \mu m) ve septalı hifler oluşturur.
3
Özgül tanısal testin yorumlanması
Modifiye EZN boyasında asidorezistans saptanması Nocardia türlerini tanımlar.
Aktinomiçetoma yapan diğer ajanlar (Actinomadura, Streptomyces) asidorezistans değildir.

Anahtar Kavram

Miçetoma sendromunda aktinomiçetoma (bakteriyel) ve ömiçetoma (fungal) ayrımı; Nocardia'nın kısmi asidorezistans özelliği.

Daha Fazla Pratik

Nocardia'nın akciğer enfeksiyonları ve beyin absesi ile olan ilişkisini, özellikle bağışıklığı baskılanmış hastalardaki sunumunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 219Soru

Mantar hücre membranında bulunan ergostere bağlanarak por (kanal) oluşumuna neden olan bir antifungal ilaca karşı gelişen dirençte; hücre membranındaki toplam ergosterol miktarının azaltılması veya ergosterol yerine başka sterollerin sentezlenmesi en önemli mekanizmadır. Bu durum aşağıdaki ilaçlardan hangisi için geçerlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amfoterisin B

Cevap

Amfoterisin B
Amfoterisin B, mantar hücre membranındaki ergosterole bağlanarak hücre içi iyonların (özellikle K+K^+ ve Mg2+Mg^{2+}) sızmasına yol açan kanallar (porlar) oluşturur. Bu ilaca karşı gelişen direnç mekanizması; mantar hücresinin membrandaki toplam ergosterol miktarını azaltması veya ilacın bağlanma afinitesinin düşük olduğu farklı sterol yapılarını sentezlemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mekanizmanın tanımlanması
Ergostere bağlanarak por oluşturan ilaç grubu poliyenlerdir.
Soruda verilen 'por oluşumu' ve 'ergostere bağlanma' ifadeleri Amfoterisin B ve Nistatin gibi poliyen antifungallerin karakteristiğidir.
2
Direnç mekanizmasının eşleştirilmesi
Hedef molekül olan ergosterolün miktarının azaltılması veya yapısının değiştirilmesi poliyen direncinin temelidir.
İlaç doğrudan ergostere bağlandığı için, mantar bu bağlanmayı engellemek adına membran sterol yapısını değiştirerek hayatta kalır.
3
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Amfoterisin B doğru seçenektir.
Mikafungin hücre duvarına, İtrakonazol ergosterol sentez basamaklarına, Flusitozin nükleik asitlere, Griseofulvin ise mikrotübüllere etkilidir.

Anahtar Kavram

Poliyen antifungallere (Amfoterisin B) karşı gelişen hedef modifikasyonu bazlı direnç mekanizması.

Daha Fazla Pratik

Azol grubu ilaçlar ile Poliyen grubu ilaçların ergosterol üzerindeki etki farklarını (sentez inhibisyonu vs doğrudan bağlanma) karşılaştıran tabloları inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 220Soru

Yüzeyel mikoz şüpheli bir hastadan alınan deri kazıntısı veya tırnak örneğinde; hif, maya ve spor gibi mantar elemanlarını maskeleyen keratin ve hücresel debrisi eriterek mikroskobik tanıyı kolaylaştırmak amacıyla kullanılan yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Potasyum hidroksit (KOH) incelemesi

Cevap

Deri ve tırnak gibi örneklerde keratini eriterek mantar yapılarını ortaya çıkaran yöntem potasyum hidroksit (KOH) incelemesidir.
Potasyum hidroksit (KOH) incelemesi, %10-20 konsantrasyonda kullanıldığında klinik örneklerdeki keratin ve proteinleri sindirerek mantar hifleri, tomurcuklanan mayalar ve sporların daha net görülmesini sağlar. Mantar hücre duvarındaki glukan ve kitin bu alkali işleme dirençlidir, bu nedenle mantar yapıları sağlam kalarak arka plandan ayırt edilebilir hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik örneğin niteliğini değerlendir.
Örnek (deri/tırnak) yoğun keratin ve hücresel debris içeriyor.
Bu yapılar mantar elemanlarının mikroskop altında görülmesini engeller.
2
Doku parçalayıcı ajanı belirle.
Alkali bir çözelti olan KOH'ın proteinleri ve keratini hidrolize etme özelliği vardır.
Mantar hücre duvarındaki kitin alkaliye dirençli olduğu için mantar yapıları korunurken çevre doku erir.

Anahtar Kavram

Direkt mikroskobik incelemede KOH kullanımı
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 11 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 11 | Examkin