Endokrinoloji ve Metabolizma

491 soru

Soru 161Soru

Yenidoğanlarda fenilketonüri (FKU) taramasında kullanılan Guthrie testi; B.subtilisB. subtilis sporları ve fenilalanin antagonisti içeren bir besi yerinde, filtre kağıdına emdirilmiş kan örneği çevresinde bakteri üremesinin gözlenmesi (pozitif sonuç) prensibine dayanır. Buna göre, bebeğin kanında fenilalanin düzeyi yüksek olmasına rağmen bakteri üremesinin baskılanmasına ve dolayısıyla "yalancı negatif" sonuç alınmasına yol açabilecek durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bebeğin herhangi bir nedenle (örneğin sepsis şüphesi) antibiyotik kullanıyor olması

Cevap

Bebeğin antibiyotik kullanıyor olması, Guthrie testinde bakteri üremesini engelleyerek yalancı negatif sonuç alınmasına neden olur.
Guthrie testi bakteriyel bir inhibisyon testidir. Bebeğin kanında bulunan antibiyotikler (örneğin anneden geçen veya tedavi amaçlı verilen ampisilin, penisilin vb.), besi yerindeki B.subtilisB. subtilis bakterisinin büyümesini doğrudan durdurur. Bu durumda, bebeğin fenilalanin seviyesi aslında çok yüksek olsa bile, bakteri üreyemediği için test sonucu yanlış bir şekilde negatif saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Guthrie testinin çalışma prensibini analiz et.
Test, fenilalanin varlığında B.subtilisB. subtilis bakterisinin üremesi esasına dayanır.
Bakteri üremesi, ortamdaki fenilalanin miktarının antagonistin etkisini kırmasıyla gerçekleşir.
2
Bakteri üremesini engelleyebilecek dış faktörleri değerlendir.
Antibiyotiklerin (özellikle ampisilin gibi geniş spektrumlular) varlığı bakteriyi öldürür.
Bakteri ölürse, ortamda ne kadar yüksek fenilalanin olursa olsun üreme gözlenmez ve test negatif çıkar.
3
Diğer seçeneklerdeki durumların test sonucuna etkisini karşılaştır.
Prematürelik ve TPN yalancı pozitifliğe; yeterli beslenme ve geç örnekleme ise testin doğruluğuna katkıda bulunur.
Yalancı negatiflik, ancak bakterinin üreyememesi veya fenilalaninin henüz yükselmemesi (erken örnekleme) durumunda oluşur.

Anahtar Kavram

Guthrie testi mekanizması ve antibiyotik etkileşimi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 162Soru

1010 yaşında kız hasta, son üç gündür devam eden poliüri, polidipsi ve bugün başlayan uyuklama hali nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları ve Kussmaul solunumu saptanıyor. Hastanın başvuru ve tedavinin 4.4. saatindeki laboratuvar değerleri aşağıda özetlenmiştir:

ParametreBaşvuru4. Saat
Kan Şekeri (mg/dLmg/dL)580580330330
Serum Sodyumu (mEq/LmEq/L)130130132132
Serum Potasyumu (mEq/LmEq/L)4.24.23.83.8
Arteriyel pHpH7.057.057.127.12
HCO3HCO_3 (mEq/LmEq/L)6699

Hastaya 10 ml/kg10 \text{ ml/kg} izotonik bolusu sonrası, %0.45 NaCl\%0.45 \text{ NaCl} içeren mayi ile hidrasyon ve 0.1 U¨/kg/saat0.1 \text{ Ü/kg/saat} insülin infüzyonu uygulanmaktadır.

Bu hastanın izlemindeki bulgular değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düzeltilmiş sodyum değerindeki düşüş, serebral ödem gelişimi açısından önemli bir risk faktörüdür ve yakın nörolojik izlem gerektirir.

Cevap

Düzeltilmiş sodyum değerindeki düşüş, serebral ödem gelişimi açısından önemli bir risk faktörüdür ve yakın nörolojik izlem gerektirir.
Diyabetik ketoasidoz (DKA) tedavisinde temel hedef, kan şekerini kontrollü bir şekilde düşürürken ozmolaliteyi dengelemektir. Kan şekeri her 100 mg/dL100 \text{ mg/dL} düştüğünde, serum sodyumunun yaklaşık 1.6 mEq/L1.6 \text{ mEq/L} artması beklenir. Eğer kan şekeri düşmesine rağmen düzeltilmiş sodyum (Corrected Na) düşüyorsa, bu durum serbest suyun hücre dışından hücre içine (beyin hücreleri dahil) kaydığını gösterir. Bu tablo serebral ödemin en önemli laboratuvar öncülüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuru anındaki düzeltilmiş sodyum değerini hesapla.
Düzeltilmiş Na=130+1.6×((580100)/100)=130+7.68=137.68 mEq/LNa = 130 + 1.6 \times ((580-100)/100) = 130 + 7.68 = 137.68 \text{ mEq/L}.
Hiperglisemi sırasında sodyum, ozmotik etkiden dolayı dilüsyona uğrar; gerçek durumun tespiti için düzeltilmiş sodyum formülü kullanılır.
2
Tedavinin 4. saatindeki düzeltilmiş sodyum değerini hesapla.
Düzeltilmiş Na=132+1.6×((330100)/100)=132+3.68=135.68 mEq/LNa = 132 + 1.6 \times ((330-100)/100) = 132 + 3.68 = 135.68 \text{ mEq/L}.
Tedavi altındaki hastada sodyum trendini takip etmek, serebral ödem riskini öngörmek için kritiktir.
3
İki değeri karşılaştır ve klinik tabloyu yorumla.
Düzeltilmiş sodyum 137.7137.7 den 135.7135.7 ye düşmüştür.
DKA tedavisinde kan şekeri düşerken düzeltilmiş sodyumun artması beklenir. Düzeltilmiş sodyumun düşmesi, serbest suyun hücre içine girdiğini ve serebral ödem riskinin arttığını gösterir.

Anahtar Kavram

Düzeltilmiş Sodyum Trendi ve Serebral Ödem İlişkisi
Soru 163Soru

1313 yaşında bir kız çocuk; son bir yıldır belirginleşen halsizlik, konsantrasyon güçlüğü ve boyun bölgesinde şişlik şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 25.25. persentilde (geçen yıl 50.50. persentil), tiroid bezi evre 22, ağrısız, nodülsüz ve sert kıvamda palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde TSH: 1515 mU/L, serbest T4 (sT4sT4): 0.70.7 ng/dL (N: 0.91.90.9-1.9) ve anti-tiroid peroksidaz (anti-TPO) antikorları pozitif saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve eşlik edebilecek durumlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En olası tanı Hashimoto tiroiditi olup, hastada Çölyak hastalığı veya Tip 1 diyabet gibi diğer otoimmün hastalıkların görülme riski artmıştır.

Cevap

En olası tanı Hashimoto tiroiditi olup, eşlik eden diğer otoimmün hastalıklar (Tip 1 DM, Çölyak vb.) açısından risk artmıştır.
Hastada görülen ağrısız sert guatr, boy uzamasında yavaşlama ve anti-TPO antikor pozitifliği Hashimoto tiroiditi (kronik lenfositik tiroidit) tanısını koydurur. Bu hastalıkta poliotoimmünite riski nedeniyle diğer otoimmün hastalıkların (örneğin Tip 11 DM, Çölyak hastalığı) varlığı araştırılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Ergenlik dönemindeki hastada boy uzamasında yavaşlama (persentil kaybı) ve ağrısız guatr mevcudiyeti hipotiroidiyi düşündürür.
Acquired (edinsel) hipotiroidinin en erken bulgusu büyüme hızı azalmasıdır.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla.
Yüksek TSH, düşük sT4sT4 ve pozitif anti-TPO antikorları otoimmün bir süreci işaret eder.
Anti-TPO pozitifliği Hashimoto tiroiditi (kronik lenfositik tiroidit) tanısı için spesifiktir.
3
Etiyoloji ve risk faktörlerini belirle.
Hashimoto tiroidisi olan hastalarda diğer otoimmün hastalıkların (Tip 1 Diyabet, Çölyak, Addison vb.) taraması ve takibi yapılmalıdır.
Otoimmün hastalıklar birbirleriyle kümelenme eğilimindedir.

Anahtar Kavram

Hashimoto tiroiditi (Kronik Lenfositik Tiroidit)

Alternatif Yöntem

Hashimoto tiroiditinde ultrasonografide tiroid bezinin heterojen ve hipoekoik görünümü tanıyı destekleyici bir bulgu olarak kullanılabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 164Soru

44 günlük bir bebek; belirgin huzursuzluk, sık beslenmesine rağmen tartı alamama ve ishal şikayetleri ile neonatoloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut ağırlığının doğum ağırlığının 15%15\% altında olduğu, kalp hızının 192/dakika192/dakika (taşikardi), ön fontanelinin geniş olduğu, guatr ve belirgin proptozis (ekzoftalmi) saptanıyor. Annesinin öyküsünden 33 yıl önce Graves hastalığı nedeniyle radyoaktif iyot (RAIRAI) tedavisi aldığı ve o zamandan beri levotiroksin replasmanı kullandığı öğreniliyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Neonatal Graves hastalığı

Cevap

Neonatal Graves hastalığı
Doğru seçenek olan neonatal Graves hastalığı, annenin Graves hastalığı nedeniyle tedavisi (RAI veya cerrahi) sonrasında bile kanda dolaşmaya devam eden IgG yapısındaki TSH reseptör uyarıcı antikorların (TSI) plasentayı geçerek bebeğin tiroid bezini uyarmasıyla oluşur. Bu durum, annenin ötiroid veya hipotiroid olmasından bağımsız olarak gelişebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Maternal öykü analizi
Annenin Graves hastası olması ve RAI tedavisi alması, vücudunda halen yüksek düzeyde TSH reseptör uyarıcı antikor (TSI) bulunabileceğini gösterir.
RAI tedavisi veya cerrahi, tiroid dokusunu yok etse de antikor üretimini hemen durdurmaz; IgG yapısındaki TSI plasentayı geçebilir.
2
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Bebekteki taşikardi, ekzoftalmi, guatr ve yetersiz tartı alımı hipertiroidi tablosu ile uyumludur.
Maternal antikorlar fetal ve neonatal tiroid reseptörlerine bağlanarak aşırı hormon sentezine neden olur.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Diğer seçeneklerin (fizyolojik durum, beslenme hatası, kalp hastalığı) ekzoftalmi ve guatrı açıklayamadığı görülür.
Klinik triad (guatr, ekzoftalmi, taşikardi) neonatal Graves için tipiktir.

Anahtar Kavram

Maternal Graves hastalığı öyküsü olan (cerrahi veya RAI almış olsa bile) annelerin bebeklerinde, transplasental geçen antikorlar (TSI) nedeniyle geçici neonatal hipertiroidi gelişebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 165Soru

Dört aylık kız bebek, rutin sağlam çocuk izleminde baş çevresinin >97.>97. persentil (makrosefali) olması nedeniyle değerlendiriliyor. Nöromotor gelişim basamakları yaşıyla uyumlu olan hastanın takiplerinde ek bir anormallik saptanmıyor. Ancak altı aylıkken geçirdiği akut gastroenterit tablosu sonrasında ani gelişen distoni, kasılmalar ve koreoatetoid hareketler nedeniyle acil servise getiriliyor. Çekilen kraniyal MRG'de genişlemiş silviyan fissürler (yarasa kanadı görünümü), bilateral subdural sıvı toplanması ve bazal ganglionlarda zedelenme saptanıyor. Göz dibi muayenesinde retinal kanama görülmüyor.

Bu klinik tabloya yol açan ve radyolojik bulguları nedeniyle sıklıkla sarsılmış bebek sendromu (çocuk istismarı) ile karışabilen metabolik hastalıkta aşağıdaki enzimlerden hangisinin eksikliği söz konusudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glutaril-CoA dehidrogenaz

Cevap

Makrosefali, subdural hematom ve enfeksiyon tetiklemeli bazal ganglion zedelenmesi Glutaril-CoA dehidrogenaz eksikliğinde (Glutarik Asidemi Tip 1) görülür.
Hastada tanımlanan izole makrosefali, interkürran bir enfeksiyon (gastroenterit) sonrası ortaya çıkan akut ensefalopatik kriz, distoni ve MRG'de silviyan fissürlerde genişleme (yarasa kanadı görünümü) ile subdural kanamalar Glutarik Asidemi Tip 1 (GA-1) hastalığı için patognomoniktir. Bu hastalıkta minör kafa travmalarıyla veya kendiliğinden subdural hematomlar gelişebilir ve sarsılmış bebek sendromu (çocuk istismarı) ile sıkça karışır. Hastalığın temelinde lizin ve triptofan metabolizmasında görevli glutaril-CoA dehidrogenaz enzim eksikliği yatar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik özelliklerini (makrosefali, enfeksiyon sonrası distoni) ve MRG bulgularını (genişlemiş silviyan fissür, subdural hematom) analiz et.
Bu spesifik bulgu kombinasyonunun sarsılmış bebek sendromunu taklit eden Glutarik Asidemi Tip 1'e ait olduğu belirlenir.
Metabolik hastalıklar arasında subdural hematom ve makrosefali birlikteliği tipik olarak bu organik asidemiye özgüdür.
2
Glutarik asidemi tip 1 hastalığının patofizyolojisinden sorumlu olan eksik enzimi belirle.
Hastalığın lizin ve triptofan metabolizması basamağında yer alan glutaril-CoA dehidrogenaz enzim eksikliğinden kaynaklandığı saptanır.
Organik asidemilerin kesin tanısı spesifik enzim eksikliklerinin tanımlanmasıyla konur.

Anahtar Kavram

Glutarik Asidemi Tip 1'in klinik ve radyolojik özellikleri

İpuçları

1
Makrosefali ve subdural hematom bulguları organik asidemiler arasında spesifik bir hastalığa işaret eder.
2
Bu hastalık lizin metabolizması bozukluğudur ve tipik MRG bulgusu olan 'genişlemiş silviyan fissürler' ile sarsılmış bebek sendromunu taklit edebilir.

Daha Fazla Pratik

İdrarda terli ayak kokusu yapan organik asidemiyi (izovalerik asidemi) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 166Soru

1515 yaşında bir kız çocuk, hiç adet görmeme (primer amenore) şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 172172 cm (9095.90-95. persentil), meme gelişimi Tanner evre 44, ancak aksiller ve pubik kıllanması yok denecek kadar az saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler izlenmiyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tam androjen duyarsızlığı sendromu

Cevap

Tam androjen duyarsızlığı sendromu
Hastada meme gelişiminin olması östrojen etkisini, pubik/aksiller kıllanmanın olmaması ise androjenlere karşı tam bir direnç olduğunu gösterir. Ultrasonografide uterusun saptanamaması, testislerden salgılanan Müllerian İnhibe Edici Madde'nin (AMH) etkili olduğunu kanıtlar. Bu klinik tablo 'Tam Androjen Duyarsızlığı Sendromu' (Testiküler Feminizasyon) için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Meme gelişimini değerlendir
Meme gelişimi Tanner 44 (Östrojen etkisi var)
Primer amenorede östrojen varlığı gonadların (veya aromatizasyonun) fonksiyonel olduğunu gösterir.
2
Vücut kıllanmasını değerlendir
Aksiller ve pubik kıllanma yok (Androjen etkisi yok/direnç)
Androjenlerin periferik etkisinin olmadığını veya androjen reseptörlerinde direnç olduğunu gösterir.
3
İç genital yapıları (uterus) değerlendir
Uterus ve overler izlenmiyor (AMH etkisi var)
Müllerian İnhibe Edici Madde (MİS/AMH) varlığı, hastada testis dokusunun bulunduğunu (46,XY46,XY) doğrular.

Anahtar Kavram

Tam androjen duyarsızlığı sendromu (CAIS), 46,XY46,XY karyotipine sahip bireylerde androjen reseptör mutasyonu sonucu oluşan; dişi fenotipi, normal meme gelişimi, uterus yokluğu ve pubik/aksiller kıllanma eksikliği ile karakterize bir cinsiyet gelişim bozukluğudur.

Daha Fazla Pratik

Androjen duyarsızlığı sendromunda gonadların malignite riski (disgerminom) nedeniyle ne zaman çıkarılması gerektiğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 167Soru

1212 aylık bir kız çocuk, geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında iştahsızlık ve ardından gelişen halsizlik, uyuklama ve hızlı nefes alıp verme şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde daha önce de uzun süreli açlık sonrası benzer ataklar olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede karaciğer kosta altında 2 cm2 \text{ cm} palpabl (hafif hepatomegali) bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde kan glukozu 42 mg/dL42 \text{ mg/dL}, laktat 8 mmol/L8 \text{ mmol/L} (N: <2<2), idrarda keton pozitif ve kan gazında metabolik asidoz saptanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fruktoz-1,6-bisfosfataz eksikliği

Cevap

Fruktoz-1,6-bisfosfataz eksikliği, açlık ve stresle tetiklenen ketotik hipoglisemi ve ağır laktik asidoz ile karakterizedir.
Vakadaki çocukta açlık ve enfeksiyonla tetiklenen hipoglisemi, metabolik asidoz, belirgin laktik asidoz ve ketozis mevcuttur. Karaciğerin sadece hafif büyüklüğü ve ürik asit/lipid yüksekliğinden bahsedilmemesi, tabloyu glukoneogenez defekti olan Fruktoz-1,6-bisfosfataz eksikliğine yönlendirir. Bu hastalıkta laktat, glukoza dönüştürülemediği için birikir ve ağır asidoza neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Tetikleyici faktörü değerlendir
Açlık ve enfeksiyon (stres)
Glukoneogenez ve glikojenoliz yollarının yetersizliğini düşündürür.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et
Hipoglisemi + Laktik Asidoz + Ketozis
Laktik asidoz ve ketozis, piruvatın glukoza dönüşemediğini ve alternatif yolların aktive olduğunu gösterir.
3
Fizik muayene ve ayırıcı tanı yap
Hafif hepatomegali
Masif hepatomegali olmaması Glikojen Depo Hastalığı Tip 1'den uzaklaştırırken, ketozis olması yağ asidi oksidasyon defektlerini dışlar.

Anahtar Kavram

Fruktoz-1,6-bisfosfataz eksikliği, glukoneogenezin temel bir basamağındaki defekt nedeniyle açlık sırasında ağır laktik asidoz ve hipoglisemiye yol açan bir metabolik hastalıktır.
Soru 168Soru

1212 günlük bir erkek bebek; doğumundan itibaren sadece anne sütü ile beslendiği, son 33 gündür artan kusma, sarılık ve halsizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde letarjik görünümde olan bebeğin cildi ikterik, karaciğeri kosta kenarını 44 cm geçmekte ve palpasyonla sert kıvamda hissedilmektedir. Oftalmolojik muayenesinde bilateral nükleer katarakt saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde direkt bilirubin ağırlıklı hiperbilirubinemi, transaminaz yüksekliği ve idrarda redüktan madde pozitifliği (glukoz oksidaz testi negatif) belirlenmiştir. Kan kültüründe EscherichiaEscherichia colicoli üremesi olan hastanın eritrosit galaktoz-1-fosfat üridiltransferaz (GALTGALT) aktivitesi normal sınırlarda bulunmuştur.

Bu hastada klinik tabloya neden olan en olası enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üridil difosfat (UDP)-galaktoz-4-epimeraz

Cevap

Klinik tabloya neden olan en olası enzim eksikliği Üridil difosfat (UDP)-galaktoz-4-epimeraz eksikliğidir.
Vakadaki bebekte görülen kusma, hepatomegali, direkt hiperbilirubinemi, katarakt ve E.E. colicoli sepsisi triadı galaktozemi için patognomoniktir. İdrarda redüktan madde pozitifliği ile glukozun negatif olması bu tanıyı destekler. Ancak hastanın eritrosit galaktoz-1-fosfat üridiltransferaz (GALTGALT) aktivitesinin normal bulunması, bizi galaktozemi Tip 3 (jeneralize UDP-galaktoz-4-epimeraz eksikliği) tanısına götürür. Bu nadir form, GALTGALT eksikliği ile klinik olarak tamamen aynı seyreder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Yenidoğanda kusma, sarılık, hepatomegali, nükleer katarakt ve E.E. colicoli sepsisi galaktoz metabolizma bozukluğunu düşündürür.
Anne sütündeki laktoz, galaktoz ve glikoza parçalanır; galaktoz metabolize edilemediğinde bu toksik tablo oluşur.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir.
İdrarda redüktan madde (+) ve glukoz oksidaz testi (-) olması, idrarda glukoz dışı bir şeker (muhtemelen galaktoz) olduğunu kanıtlar.
Galaktoz bir indirgen (redüktan) maddedir ancak glukoz spesifik testlerde saptanmaz.
3
Enzim spesifikliğini sorgula.
Eritrosit GALTGALT aktivitesinin normal olması, Klasik Galaktozemi (Tip 1) tanısını dışlar.
Klinik tablo klasik galaktozemiye uysa da, enzim ölçümü normal geliyorsa yolaktaki diğer enzimler (Tip 3) düşünülmelidir.
4
Ayırıcı tanı yap.
Galaktokinaz eksikliği sadece katarakt yapar. UDP-galaktoz-4-epimeraz (GALEGALE) eksikliğinin jeneralize formu ise Tip 1 ile özdeş klinik tablo yapar.
Leloir yolunda GALEGALE enzimi galaktoz metabolizmasının son basamağını katalizler ve eksikliğinde toksik ara ürünler birikir.

Anahtar Kavram

Galaktozemi Tip 3 (GALE Eksikliği)

Daha Fazla Pratik

Galaktozemi formlarının (GALT, GALK, GALE) arasındaki klinik ve laboratuvar farklarını içeren bir tabloyu inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 169Soru

2,52,5 yaşında bir kız çocuk, motor gelişim basamaklarında belirgin gerileme ve yürüme yeteneğinin kaybı nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde yaygın hipotoni, derin tendon reflekslerinde kayıp ve ataksi saptanıyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde beyin omurilik sıvısı (BOS) protein düzeyi 150 mg/dL150\text{ mg/dL} (normal: <45<45) olarak saptanıyor. Batın ultrasonografisinde safra kesesi duvarında polipler ve lümen içinde yoğun çamur izleniyor. Bu klinik tabloya yol açan temel enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arilsülfataz A

Cevap

Arilsülfataz A
Arilsülfataz A eksikliği ile seyreden Metakromatik Lökodistrofi (MLD), en sık görülen lökodistrofidir. Tipik olarak 121-2 yaş civarında motor gerileme ve yürüme kaybı ile başlar. Periferik sinir tutulumu nedeniyle derin tendon refleksleri kaybolur. Tanıda en spesifik ipuçlarından biri, sülfatidlerin safra kesesinde birikmesi sonucu oluşan safra kesesi polipleridir. Ayrıca BOS proteini belirgin şekilde yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Motor gerileme, hipotoni ve ataksi beyaz cevher tutulumunu (lökodistrofi) düşündürür.
Demanstiyel süreçler ve yürüme kaybı gri cevherden ziyade lökodistrofilerle uyumludur.
2
Spesifik sistemik bulgunun değerlendirilmesi
Safra kesesi poliplerinin ve çamurunun varlığı Metakromatik Lökodistrofi (MLD) için patognomoniktir.
MLD'de biriken sülfatidler safra kesesi epiteline de çökerek polip ve inflamasyona yol açar.
3
Enzim eşleştirmesi
MLD'de eksik olan enzim Arilsülfataz A'dır.
Arilsülfataz A eksikliği, sülfatidlerin sülfatsız galaktoserebrozitlere dönüşememesine ve sinir dokusunda birikimine neden olur.

Anahtar Kavram

Metakromatik Lökodistrofi (MLD) Tanısı ve Safra Kesesi Tutulumu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 170Soru

Metabolik hastalık şüphesiyle değerlendirilen üç farklı yenidoğanın klinik ve laboratuvar bulguları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

HastaKlinik ve Laboratuvar Bulgularıİdrar Kokusu
I. BebekHipopigmentasyon (açık ten, sarı saç), zeka geriliği riski, yüksek fenilalanin düzeyiKüf (fare)
II. BebekBeslenme güçlüğü, opistotonus, ketonüri, yüksek lösin ve valin düzeyiAkçaağaç şurubu
III. BebekMetabolik asidoz, hiperamonyemi, pansitopeniTerli ayak

Bu bebeklerin sahip olduğu metabolik bozukluklar aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Fenilketonüri, II: Akçaağaç şurubu idrar hastalığı, III: İzovalerik asidemi

Cevap

I. Bebek Fenilketonüri, II. Bebek Akçaağaç şurubu idrar hastalığı ve III. Bebek İzovalerik asidemi tanılarına sahiptir.
Doğru eşleştirmede; küf (fare) kokusu fenilketonüriyi, akçaağaç şurubu kokusu MSUD'u (Akçaağaç şurubu idrar hastalığı) ve terli ayak kokusu izovalerik asidemiyi tanımlar. Bu bulgular her üç hastalık için patognomonik sayılabilecek kadar spesifiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci bebeğin bulgularını analiz et
Küf/fare kokusu ve fenilalanin yüksekliği Fenilketonüri (FKÜ) tanısını koydurur.
FKÜ'de fenilalanin hidroksilaz eksikliği sonucu fenilasetik asit birikir ve karakteristik kokuyu oluşturur.
2
İkinci bebeğin bulgularını analiz et
Akçaağaç şurubu (veya çemen) kokusu ile lösin/valin artışı MSUD tanısını koydurur.
Dallı zincirli alfa-ketoasit dehidrogenaz kompleksi eksikliğinde bu amino asitler ve keton asitleri birikir.
3
Üçüncü bebeğin bulgularını analiz et
Terli ayak kokusu ve metabolik asidoz tablosu İzovalerik asidemi ile uyumludur.
İzovaleril-CoA dehidrogenaz eksikliğinde biriken izovalerik asit bu spesifik kokuya neden olur.

Anahtar Kavram

Amino asit ve organik asit metabolizma bozukluklarında idrar kokuları ayırıcı tanıda kritik öneme sahiptir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 171Soru

44 günlük, 46,XX46,XX karyotipli bir bebek dış genital yapıda belirsizlik nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede Prader evre 33 ambiguus genital yapı (belirgin klitoromegali, parsiyel labial füzyon) saptanıyor; bilateral gonadlar palpe edilemiyor. Muayenede ayrıca mikrosefali, belirgin orta yüz hipoplazisi ve her iki dirsekte tam ekstansiyon kısıtlılığı (radyohümeral sinostoz şüphesi) dikkat çekiyor. Annenin gebeliğinin son trimesterinde ses kalınlaşması ve yüzde yeni gelişen akne şikayetlerinin olduğu öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde serum Na:131 mEq/LNa: 131 \text{ mEq/L}, K:5.9 mEq/LK: 5.9 \text{ mEq/L}, 17-hidroksiprogesteron (17-OHP):175 nmol/L17\text{-hidroksiprogesteron (17-OHP)}: 175 \text{ nmol/L} (N: < 1010) ve androstenedion düzeyi düşük saptanıyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: P450P450 oksidoredüktaz eksikliği

Cevap

P450P450 oksidoredüktaz eksikliği (ORD)
Doğru yanıt olan P450P450 oksidoredüktaz eksikliği (ORDORD), PORPOR genindeki mutasyonlar sonucu gelişir. Bu protein; sürrenaldeki 2121-hidroksilaz ve 17-alfa17\text{-alfa} hidroksilaz ile plasentadaki aromataz (CYP19A1CYP19A1) gibi mikrozomal P450P450 enzimlerine elektron aktarımından sorumludur. Eksikliğinde karmaşık bir tablo oluşur: 17-alfa17\text{-alfa} hidroksilaz/liyaz ve 2121-hidroksilaz eksikliği bulguları (tuz kaybı, ambiguus genital yapı) ile plasental aromataz eksikliği bulguları (gebelikte annede virilizasyon) bir arada görülür. Ayrıca kolesterol sentezindeki bozulma nedeniyle Antley-Bixler sendromuna benzer kraniyosinostoz ve radyohümeral sinostoz gibi iskelet bulguları tabloya eşlik eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını birleştir
46,XX46,XX virilizasyonu (DSD) + Tuz kaybı + Maternal virilizasyon + İskelet anomalileri (Antley-Bixler fenotipi).
Bu dörtlü kombinasyon spesifik bir enzim defektini işaret eder.
2
Enzim yolağındaki blokajı belirle
17-OHP17\text{-OHP} yüksekliği 2121-hidroksilazı, maternal virilizasyon plasental aromatazı, iskelet bulguları ise lanosterol 14-alfa14\text{-alfa} demetilazı etkileyen ortak bir defekt düşündürür.
P450P450 oksidoredüktaz (PORPOR), tüm mikrozomal P450P450 enzimlerine elektron sağlayan bir kofaktördür.
3
Laboratuvar verilerini yorumla
17-OHP17\text{-OHP}'nin yüksek olmasına rağmen androstenedionun düşük olması, 17,20-liyaz17,20\text{-liyaz} aktivitesinin de bozuk olduğunu gösterir.
PORPOR eksikliğinde klasik androjen yolağı tıkalıdır; bebekteki virilizasyon "backdoor" (arka kapı) yolağı üzerinden üretilen dihidrotestosteron (DHTDHT) ile gerçekleşir.

Anahtar Kavram

P450P450 Oksidoredüktaz Eksikliği (ORD) ve Antley-Bixler Benzeri İskelet Bulguları
Soru 172Soru

22 yaşında kız çocuk, annesi tarafından banyo yaptırılırken memelerinde büyüme fark edilmesi üzerine pediatri polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenede her iki meme Tanner evre 22 olarak saptanıyor. Boyu takvim yaşı ile uyumlu (%50\%50 persentil) olup son bir yıldaki boy uzama hızı normaldir. Aksiller ve pubik kıllanma saptanmayan hastanın kemik yaşı takvim yaşı ile uyumlu bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzole prematür telarş

Cevap

İzole prematür telarş
İzole prematür telarş, genellikle 22 yaşın altındaki kız çocuklarında görülen, pubertenin diğer bulgularının (kıllanma, vajinal kanama vb.) eşlik etmediği benign bir durumdur. Tanı için en kritik kriterler, hastanın boy uzama hızının normal olması ve kemik yaşının takvim yaşı ile uyumlu seyretmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını değerlendir.
Hastada izole meme büyümesi (Tanner evre 22) var, ancak kıllanma yok.
Pubertenin diğer bileşenlerinin varlığını sorgulamak tanı koymada ilk adımdır.
2
Büyüme parametrelerini ve kemik yaşını analiz et.
Boy hızı normal ve kemik yaşı takvim yaşı ile uyumlu.
Gerçek puberte prekoks durumlarında hormon etkisiyle kemik yaşı ilerler ve boy sıçraması görülür.
3
Patolojik durumları dışla ve benign varyantı tanımla.
Boy hızında artış ve kemik yaşında ilerleme olmayan izole meme büyümesi izole prematür telarş olarak tanımlanır.
Bu tablo genellikle 22 yaş altı kızlarda görülen ve tedavi gerektirmeyen selim bir durumdur.

Anahtar Kavram

İzole Prematür Telarş Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:45s
Soru 173Soru

İki aylık bir bebek, dış genital yapıda belirsizlik nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde; Prader evre 33 ambiguus genital yapı saptanıyor. Sağ labioskrotal kıvrımda bir gonad palpe edilirken, sol tarafta gonad palpe edilemiyor. Pelvik ultrasonografide; orta hatta uterus ve sol tarafta fallop tüpü izleniyor. Laboratuvar incelemelerinde serum sodyum 138 mEq/L138 \text{ mEq/L}, potasyum 4.1 mEq/L4.1 \text{ mEq/L} ve 1717-hidroksiprogesteron düzeyi normal sınırlarda bulunuyor. Bu hasta için en olası karyotip aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 45,X/46,XY45,X/46,XY

Cevap

45,X/46,XY45,X/46,XY (Mikst Gonadal Disgenezi)
Vakada sunulan asimetrik gonad gelişimi (sağda testis, solda non-palpabl gonad) ve Müllerian kanalı yapılarının (uterus, sol fallop tüpü) varlığı Mikst Gonadal Disgenezi için tanılatıcıdır. Bu tabloda en sık saptanan karyotip 45,X/46,XY45,X/46,XY mozaisizmidir. Bir taraftaki testis Wolff kanalı gelişimini ve kısmi virilizasyonu sağlarken, diğer taraftaki streak gonad AMH üretemediği için o tarafta Müllerian yapılar gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış genital yapının ve gonadların palpasyonunun değerlendirilmesi
Asimetrik bulgular: Sağda palpe edilen gonad (testis), solda palpe edilemeyen gonad.
Gonad palpasyonu 46,XX46,XX dışı nedenleri (MGD, ovotestiküler DSD vb.) akla getirir.
2
İç genital yapıların ultrasonografik analizi
Uterus ve fallop tüpünün varlığı saptandı.
Müllerian yapıların varlığı, lokal olarak Anti-Müllerian Hormon (AMH) eksikliğini gösterir.
3
Biyokimyasal verilerin yorumlanması
Normal elektrolitler ve 1717-OHP düzeyi.
Bu bulgular, ambiguus genitalyanın en sık nedeni olan Konjenital Adrenal Hiperplazi'yi dışlar.
4
Klinik sentez ve tanı koyma
Asimetrik gonad gelişimi + Müllerian yapıların varlığı = Mikst Gonadal Disgenezi.
MGD vakalarının çoğunda karyotip 45,X/46,XY45,X/46,XY mozaisizmidir.

Anahtar Kavram

Mikst Gonadal Disgenezi (MGD), asimetrik gonad gelişimi (bir tarafta testis, diğer tarafta streak gonad) ve Müllerian yapıların (uterus vb.) varlığı ile karakterize bir cinsiyet gelişim bozukluğudur.
Soru 174Soru

Doğumdan sonraki ilk 4848 saati sağlıklı geçiren ve normal beslenen 33 günlük bir erkek bebek; son 1212 saattir gelişen beslenme güçlüğü, fışkırır tarzda kusma, KussmaulKussmaul solunumu ve ilerleyici letarji nedeniyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde aksiyel hipotoni ve belirgin dehidratasyon bulguları saptanıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Değerler
Plazma Amonyak1120 μmol/L1120\ \mu mol/L<100 μmol/L<100\ \mu mol/L
Kan Gazı (pHpH)7.127.127.357.457.35 - 7.45
Kan Gazı (HCO3HCO_3^-)6 mEq/L6\ mEq/L2226 mEq/L22 - 26\ mEq/L
Serum Sodyum (Na+Na^+)140 mEq/L140\ mEq/L135145 mEq/L135 - 145\ mEq/L
Serum Klor (ClCl^-)102 mEq/L102\ mEq/L98107 mEq/L98 - 107\ mEq/L
İdrar AnaliziKeton (+++)(+++), Redüktan madde ()(-)Negatif

Bu klinik tablo ve laboratuvar verilerine dayanarak, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Propiyonik asidemi

Cevap

Propiyonik asidemi
Doğru yanıt olan seçenek, klinikteki 'sağlıklı interval' sonrası gelişen ağır ensefalopati, belirgin hiperamonemi, artmış anyon açıklı metabolik asidoz ve ketonüri bulgularının tamamını açıklar. Organik asidemilerde (Propiyonik asidemi, Metilmalonik asidemi vb.) propiyonil-KoA gibi organik asitlerin birikimi hem anyon açığını artırır hem de üre döngüsünü ikincil olarak inhibe ederek hiperamonemiye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz durumunun değerlendirilmesi
pH 7.12pH\ 7.12 ve HCO3 6 mEq/LHCO_3^- \ 6\ mEq/L ile ağır metabolik asidoz mevcuttur.
Tanısal algoritmanın ilk basamağı asidoz varlığını saptamaktır.
2
Anyon açığının hesaplanması
Anyon Ac\cıg˘ı=Na(Cl+HCO3)=140(102+6)=32 mEq/LAnyon\ Açığı = Na - (Cl + HCO_3) = 140 - (102 + 6) = 32\ mEq/L (Normal: 12±412 \pm 4).
Metabolik asidozun tipini (normal vs artmış anyon açığı) belirlemek tanısal ayrım için kritiktir.
3
Metabolik verilerin sentezlenmesi
Artmış anyon açıklı metabolik asidoz + Belirgin hiperamonemi (1120 μmol/L1120\ \mu mol/L) + Ketonüri (+++)(+++).
Bu kombinasyon üre döngüsü bozukluklarını (asidoz ve keton yok) dışlar ve organik asidemileri doğrular.

Anahtar Kavram

Yenidoğanda hiperamonemiye yaklaşımda asit-baz dengesi ve ketozis varlığı, üre döngüsü bozuklukları ile organik asidemileri ayıran en temel parametrelerdir.
Soru 175Soru

22 aylık bir erkek bebek, doğumdan itibaren devam eden uzamış sarılık ve tekrarlayan hipoglisemi atakları nedeniyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde mikropenis, bilateral inmemiş testis ve horizontal nistagmus saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde direkt hiperbilirubinemi ve hipoglisemi doğrulanmıştır. Bu hastada en olası radyolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Septum pellucidum agenezisi ve optik sinir hipoplazisi

Cevap

Mikropenis, hipoglisemi, kolestaz ve nistagmus bulguları olan hastada en olası radyolojik bulgu septum pellucidum agenezisi ve optik sinir hipoplazisidir.
Hastadaki mikropenis, hipoglisemi ve kolestaz bulguları konjenital panhipopituitarizmi; horizontal nistagmus ise optik sinir hipoplazisini göstermektedir. Bu klinik tablo Septo-optik Displazi (Morsier sendromu) olarak adlandırılır. Septo-optik displazide en karakteristik radyolojik bulgu, septum pellucidumun yokluğu ve optik sinirlerin/chiasmanın hipoplazisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Mikropenis (gonadotropin/GH eksikliği), hipoglisemi (GH/ACTH eksikliği) ve uzamış sarılık (kortizol eksikliği sonucu kolestaz) panhipopituitarizmi gösterir.
Yenidoğanda bu üçlü bulgu aksi ispatlanana kadar konjenital hipopituitarizmdir.
2
Nistagmus ve endokrin bulguları birleştirme
Nistagmus, görme azlığına (optik sinir hipoplazisi) işaret eder; midline defektler ve hipofiz yetmezliği ile birleşince Septo-optik Displazi tanısı konur.
Septo-optik displazi (Morsier sendromu), optik hipoplazi ve midline beyin defektlerinin (septum pellucidum agenezisi) eşlik ettiği bir tablodur.
3
Radyolojik korelasyon kurma
Septum pellucidumun yokluğu MRG'de en net görülen tanısal bulgudur.
Bu bulgu sendromun temel yapısal anomalilerinden biridir.

Anahtar Kavram

Septo-optik Displazi (Morsier Sendromu) Klinik ve Radyolojik Bulguları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 176Soru

Dört günlük (9696 saatlik) miyadında doğan bir kız bebek; emmeme, kusma ve giderek artan uyuklama hali nedeniyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde hipotoni, dehidratasyon bulguları ve derin solunum saptanmıştır. Laboratuvar incelemelerinde; pH: 7.157.15, HCO3HCO_3: 99 mEq/L, pCO2pCO_2: 2222 mmHg, kan amonyak düzeyi 480480 μ\mu g/dL (N: <150<150), plazma laktat seviyesi 1.81.8 mmol/L (N: <2<2) ve idrarda belirgin ketozis saptanmıştır. Hastanın serum sodyumu 138138 mEq/L, kloru 103103 mEq/L olarak ölçülmüştür. Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metilmalonik asidemi

Cevap

Sunulan klinik tabloda anyon açıklı metabolik asidoz, hiperamonemi ve belirgin ketozis bulunması nedeniyle en olası tanı metilmalonik asidemidir.
Metilmalonik asidemi bir organik asidemidir. Bu grup hastalıklarda dallı zincirli amino asitlerin katabolizmasındaki defektler nedeniyle organik asitler birikir. Bu durum; anyon açıklı metabolik asidoza, ikincil olarak üre döngüsünün inhibisyonuyla hiperamonemiye ve yağ asidi oksidasyonunun etkilenmesiyle ketozise yol açar. Vakadaki laboratuvar bulguları (pH<7.35pH < 7.35, anyon açığı >12> 12, yüksek amonyak ve pozitif keton) bu tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz dengesini değerlendir
pH: 7.157.15 ve HCO3HCO_3: 99 mEq/L değerleri hastada metabolik asidoz olduğunu gösterir.
Metabolik hastalıkların ayırıcı tanısında ilk adım asidoz varlığını saptamaktır.
2
Anyon açığını hesapla
Anyon açığı: Na(Cl+HCO3)=138(103+9)=26Na - (Cl + HCO_3) = 138 - (103 + 9) = 26 mEq/L (Yüksek).
Yüksek anyon açıklı metabolik asidoz; organik asidemiler, laktik asidoz veya diyabetik ketoasidozda görülür.
3
Amonyak ve keton düzeylerini yorumla
Hiperamonemi (480480 μ\mu g/dL) ve belirgin ketozis mevcuttur.
Üre döngüsü bozukluklarında amonyak çok yüksektir ancak asidoz/ketozis yoktur. Organik asidemilerde ise asidoz, ketozis ve orta-ağır hiperamonemi birliktedir.

Anahtar Kavram

Neonatal dönemde hiperamonemiye eşlik eden anyon açıklı metabolik asidoz ve ketozis varlığı, ayırıcı tanıda organik asidemileri (metilmalonik, propiyonik asidemi vb.) ilk sıraya yerleştirir.

Daha Fazla Pratik

Üre döngüsü bozukluklarında respiratuar alkalozun neden amonyak yüksekliğiyle ilişkili olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 177Soru

77 günlük bir yenidoğan; emmeme, kusma ve halsizlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede aksiller ve palmar çizgilerde hiperpigmentasyon saptanıyor. Dış genital muayenede; bifid skrotum, perineal hipospadias ve her iki inguinal kanalda palpe edilen gonadlar (Prader evre 33) saptanıyor. Kan basıncı 55/3555/35 mmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde; Serum Na+:122Na^+: 122 mEq/L, K+:7.2K^+: 7.2 mEq/L, kan şekeri: 4545 mg/dL bulunuyor. Hormon profilinde dehidroepiandrosteron (DHEADHEA) ve 1717-hidroksipregnenolon düzeyleri belirgin yüksek, androstenedion ve testosteron düzeyleri ise oldukça düşük saptanıyor. Karyotipi 46,XY46,XY olan bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği

Cevap

3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği, 46,XY46,XY karyotipine sahip bir bebekte hem dış genital yapıda belirsizliğe (yetersiz virilizasyon) hem de adrenal yetmezliğe (tuz kaybı, hipoglisemi) yol açan nadir bir cinsiyet gelişim bozukluğudur.
Vakadaki bebekte görülen tuz kaybı (hiponatremi, hiperkalemi) ve glukokortikoid eksikliği (hipoglisemi, hiperpigmentasyon), adrenal kortekste bir enzim defektini işaret eder. 46,XY46,XY bir erkekte dış genital yapının belirsiz olması, testosteron sentezinin de bozulduğunu gösterir. Hormon profilinde Δ5Δ^5 steroidlerinin (DHEADHEA, 1717-hidroksipregnenolon) birikmesi ve Δ4Δ^4 steroidlerinin (testosteron) düşük olması, 3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz (3β3\beta-HSD) enzim eksikliğinin patognomonik bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Tuz kaybı (NaNa düşük, KK yüksek), hipotansiyon, hipoglisemi ve hiperpigmentasyon mevcut.
Bu bulgular primer adrenal yetmezliği (mineralokortikoid ve glukokortikoid eksikliği) gösterir.
2
Dış genital yapıyı değerlendir
46,XY46,XY karyotipine rağmen belirsiz genitalya (ambiguous genitalia) mevcut.
Bu durum, fetal dönemde testislerden testosteron sentezinin veya etkisinin yetersiz olduğunu kanıtlar.
3
Biyokimyasal ve hormonal verileri birleştir
Δ5Δ^5 steroidleri (DHEADHEA, 1717-hidroksipregnenolon) yüksek, Δ4Δ^4 steroidleri (androstenedion, testosteron) düşüktür.
Pregnenolonun progesterona, 1717-OH-pregnenolonun 1717-OH-progesterona ve DHEADHEA'nın androstenediona dönüşmesini sağlayan 3β3\beta-HSD enziminde blok olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

3\beta$-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği, adrenal steroidogenezin erken basamağında yer aldığı için hem glukokortikoid, hem mineralokortikoid hem de seks steroidlerinin sentezini bozar.

Daha Fazla Pratik

Kız bebeklerde (46,XX46,XX) 3β3\beta-HSD eksikliğinin, biriken zayıf androjen olan DHEADHEA nedeniyle hafif klitoromegaliye (virilizasyon) yol açabileceğini unutmayın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 178Soru

İki aylık bir erkek bebek, karın şişliği ve kabızlık yakınmalarıyla polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin hepatomegali ve ciltte yaygın hemanjiyomlar saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde saptanan değerler şöyledir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
TSHTSH120 mIU/L120\ \text{mIU/L}0,550,5 - 5
Serbest T4Serbest\ T_40,3 ng/dL0,3\ \text{ng/dL}0,92,30,9 - 2,3
Serbest T3Serbest\ T_30,8 pg/mL0,8\ \text{pg/mL}2,552,5 - 5

Hastaya 15 μg/kg/gu¨n15\ \mu\text{g/kg/gün} dozunda levotiroksin replasmanı başlanmasına rağmen, birinci haftanın sonundaki kontrolünde TSHTSH düzeyinin 80 mIU/L80\ \text{mIU/L} olduğu görülüyor.

Bu hastadaki klinik ve laboratuvar tablosundan sorumlu olan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip 3 iyodotironin deiyodinaz aktivitesinde artış

Cevap

Doğru cevap, hemanjiyom dokusunda Tip 3 iyodotironin deiyodinaz aktivitesinin artması sonucu oluşan tüketimsel hipotiroididir.
Bu olguda 'tüketimsel hipotiroidi' (consumptive hypothyroidism) tablosu mevcuttur. Genellikle karaciğerdeki büyük infantil hemanjiyomlarda (veya yaygın kutanöz hemanjiyomlarda) Tip 3 iyodotironin deiyodinaz (D3) enziminin aşırı ekspresyonu sonucu gelişir. Bu enzim, serbest T4T_4'ü inaktif olan ters T3T_3'e (rT3rT_3) ve serbest T3T_3T2T_2'ye dönüştürerek tiroid hormonlarını hızla tüketir. Bu durum, hastanın standart levotiroksin dozlarına yanıt vermemesine ve çok yüksek doz replasman gereksinimine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını birleştir
Hepatik ve kutanöz hemanjiyomlar ile ağır hipotiroidi (high TSHhigh\ TSH, low T4/T3low\ T_4/T_3) birlikteliği saptandı.
Hepatik hemanjiyomlar, çocuklarda 'tüketimsel hipotiroidi'nin (consumptive hypothyroidism) en klasik nedenidir.
2
Tedaviye direnci yorumla
Standart doz levotiroksine (15 μg/kg/gu¨n15\ \mu\text{g/kg/gün}) rağmen TSHTSH'ın düşmemesi saptandı.
Tüketimsel hipotiroidide hormonlar sentezlenemediği için değil, doku tarafından hızla yıkıldığı için çok yüksek dozlarda (bazen >50 μg/kg/gu¨n>50\ \mu\text{g/kg/gün}) replasman gerekir.
3
Mekanizmayı tanımla
Tip 3 iyodotironin deiyodinaz (D3) enziminin rolü belirlendi.
D3 enzimi, T4T_4'ü ters T3T_3'e (rT3rT_3) ve T3T_3T2T_2'ye çevirerek inaktivasyon sağlar. Hemanjiyom endotelinde bu enzimin aşırı artışı tabloyu açıklar.

Anahtar Kavram

Tüketimsel Hipotiroidi (Consumptive Hypothyroidism)

Alternatif Yöntem

Laboratuvarda ters T3T_3 (rT3rT_3) düzeyinin aşırı yüksek saptanması, tüketimsel hipotiroidiyi diğer konjenital hipotiroidi nedenlerinden ayıran en spesifik bulgudur.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 179Soru

Akraba evliliği olan ebeveynlerin 4 günlük erkek bebeği, emmeme, fışkırır tarzda kusma ve uyandırılmada güçlük şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede genel durumu kötü, letarjik, aksiyel hipotonisi ve ekstremitelerde hipertonisi (opistotonus) olduğu, aralıklı olarak pedal çevirme hareketleri yaptığı gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde kan şekeri 45 mg/dL45\text{ mg/dL}, kan gazında pH 7.257.25, HCO3HCO_3 12 mEq/L12\text{ mEq/L} saptanıyor ve idrarda keton (++++++) pozitif bulunuyor. Bebeğin idrarında ve terinde 'yanmış şeker' veya 'akçaağaç şurubu' benzeri spesifik bir koku fark ediliyor. Bu klinik tabloya sahip hastada tanıyı kesinleştirmek için plazmada hangi amino asidin varlığının gösterilmesi patognomoniktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alloisolösin

Cevap

Alloisolösin
Vaka; ensefalopati, ketoasidoz ve spesifik 'yanmış şeker' kokusu ile Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (MSUD) tablosunu tarif etmektedir. MSUD, dallı zincirli amino asitlerin (Lösin, İzolösin, Valin) metabolizmasındaki enzim eksikliği sonucu oluşur. Tanıda bu amino asitlerin yüksekliği görülür ancak Alloisolösin varlığı bu hastalık için patognomoniktir (tanı koydurucudur). Sağlıklı bireylerde alloisolösin saptanmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Yenidoğan döneminde ensefalopati (letarji, pedal çevirme, opistotonus), metabolik asidoz, ketozis ve hipoglisemi.
Bu tablo organik asidemiler veya amino asit metabolizma bozukluklarını düşündürür.
2
Spesifik ayırt edici bulguyu belirle
'Yanmış şeker' veya 'akçaağaç şurubu' kokusu.
Bu koku Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (Maple Syrup Urine Disease - MSUD) için karakteristiktir.
3
Patognomonik laboratuvar belirtecini seç
Alloisolösin.
Dallı zincirli ketoasit dehidrogenaz kompleks eksikliğinde lösin, izolösin ve valin artar; ancak alloisolösinin varlığı hastalık için tanı koydurucudur (patognomoniktir).

Anahtar Kavram

Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (MSUD) tanısında klinik koku (yanmış şeker) ve patognomonik biyobelirteç (alloisolösin) ilişkisi.
Soru 180Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, son 66 aydır okul başarısında belirgin düşme, dikkat dağınıklığı ve görme keskinliğinde azalma şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde özellikle eklem bölgelerinde ve mukozalarda belirgin hiperpigmentasyon alanları saptanmıştır. Nörolojik muayenesinde spastik dizartri, ataksi ve kognitif fonksiyonlarda gerileme izlenmiştir. Batın muayenesinde hepatosplenomegali saptanmamıştır. Kraniyal MR görüntülemesinde bilateral simetrik posterior (oksipital ve paryetal) beyaz cevherde demiyelinizasyon alanları ve aktif lezyon kenarlarında kontrast tutulumu izlenmiştir. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için öncelikle istenmesi gereken laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plazma çok uzun zincirli yağ asitleri (VLCFA) düzeyi

Cevap

Plazma çok uzun zincirli yağ asitleri (VLCFA) düzeyi ölçümü, klinik ve radyolojik bulguları X-bağlı adrenolökodistrofi ile uyumlu olan bu hastada tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken ilk tetkiktir.
Plazma çok uzun zincirli yağ asitleri (VLCFA) düzeyinin artışı, X-bağlı adrenolökodistrofi tanısı için patognomonik bir laboratuvar bulgusudur. Hastadaki okul başarısında düşme, görme kaybı gibi nörolojik bulguların yanı sıra hiperpigmentasyonla seyreden adrenal tutulum ve MR'da izlenen tipik posterior yerleşimli demiyelinizasyon alanları bu tanıyı doğrudan desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları (kognitif gerileme + görme kaybı + hiperpigmentasyon) analiz et.
Nörolojik regresyon ve adrenal yetmezlik (Addison hastalığı bulguları) birlikteliği saptandı.
X-bağlı adrenolökodistrofi (X-ALD), hem merkezi sinir sistemi demiyelinizasyonu hem de adrenal korteks yetmezliği ile karakterize en yaygın peroksizomal hastalıktır.
2
Radyolojik bulguları (MR'da posterior beyaz cevher tutulumu) değerlendir.
Oksipital ve paryetal loblarda simetrik tutulum ve kontrastlanma saptandı.
X-ALD'nin çocukluk çağı serebral formunda demiyelinizasyon tipik olarak arkadan öne (posterior-to-anterior) doğru ilerler.
3
Patofizyolojiye yönelik spesifik biyokimyasal testi belirle.
Peroksizomal beta-oksidasyon defektine bağlı çok uzun zincirli yağ asitleri (VLCFA) birikimi gösterilmelidir.
ABCD1 gen mutasyonu sonucu peroksizomlara VLCFA taşınımı bozulur ve plazmada bu asitlerin düzeyi artar.

Anahtar Kavram

X-bağlı adrenolökodistrofi, okul çağı erkek çocuklarda nörolojik regresyon, hiperpigmentasyon ve MR'da posterior beyaz cevher tutulumu ile karakterize bir peroksizomal hastalıktır.

Daha Fazla Pratik

Peroksizomal hastalıkların diğer bir üyesi olan Zellweger sendromundaki dismorfik bulguları (geniş fontanel, kondrodisplazi punktata) ve VLCFA artışını X-ALD ile karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 9 / 25Sonraki
Endokrinoloji ve Metabolizma — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 9 | Examkin