Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5681Soru

Bize kâfir demiş Müftî Efendi
Tutalım ben ana diyem müselmân
Varıldıkda yarın Rûz-ı Cezâya
İkimiz de çıkarız anda yalan

Nef'î'ye ait bu dizelerin nazım biçimi ve nazım türü aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıta - Hicviye

Cevap

Kıta - Hicviye
Şiirin ilk ve üçüncü dizeleri serbest, ikinci ve dördüncü dizeleri birbiriyle kafiyelidir (xaxa kafiye örgüsü). Bu yapısal özellik ve matla beyitinin olmaması, şiirin nazım biçiminin kıta olduğunu gösterir. Konu bakımından ise şair alaycı ve iğneleyici bir üslupla eleştiri yaptığı için nazım türü hicviyedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin kafiye örgüsünü ve biçimsel özelliklerini incelemek
Şiir dört dizeden (iki beyit) oluşmaktadır. Dizelerin sonundaki ses benzerlikleri incelendiğinde kafiye örgüsünün xaxa (Efendi - müselmân - Cezâya - yalan) şeklinde olduğu görülür. Matla beyiti (aa) bulunmayan bu biçim kıtadır.
Şiirin nazım biçimini (dış yap��sını) belirlemek için kafiye örgüsünü ve bent yapısını analiz etmemiz gerekir.
2
Şiirin konusunu ve temasını incelemek
Şiirde şair, kendisine kâfir diyen Müftü Efendi'ye esprili ve eleştirel bir dille cevap vermekte, öte dünyada ikisinin de yalancı çıkacağını söyleyerek hiciv yapmaktadır.
Şiirin nazım türünü (içeriğe dayalı türünü) belirlemek için işlenen temayı incelememiz gerekir.
3
Edebi gelenek ve terminoloji eşleştirmesini yapmak
Nef'î, Divan edebiyatı şairidir. Divan edebiyatında eleştirel konulu şiirlerin nazım türü 'hicviye' olarak adlandırılır. Halk edebiyatındaki karşılığı olan 'taşlama' terimi bu şiir için kullanılmaz. Dolayısıyla doğru eşleştirme Kıta - Hicviye şeklindedir.
Nazım türü isimlendirmesinin ait olduğu edebi döneme (Divan edebiyatı) uygunluğunu doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi (kıta) kafiye örgüsü ve beyit sayısına göre belirlenirken, nazım türü (hicviye) şiirin konusuna ve ait olduğu edebi geleneğe (Divan edebiyatı) göre belirlenir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5682Soru

Dede Korkut Hikâyeleri'nin destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçiş dönemi özelliklerini yansıtan bazı yapısal ve tematik nitelikleri sol sütunda, bu niteliklerin metindeki somut yansımaları ise sağ sütunda verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki edebi özellikleri sağ sütundaki uygun örnek ve açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İslami unsurlar ile İslamiyet öncesi Türk inançlarının sentezlenmesi
Nazım (şiir) ile nesir (düzyazı) biçimlerinin iç içe bulunması
Destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçiş özelliklerinin görülmesi
Yabancı etkilerden uzak, yalın bir Oğuz Türkçesinin tercih edilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yapılan eşleştirmede: İslami unsurlar ile eski Türk inançlarının sentezi, kahramanların namaz kılarken aynı zamanda doğa unsurlarını kutsal saymasıyla; nazım-nesir karışımı, olayların düzyazı, konuşmaların manzum olmasıyla; destandan halk hikayesine geçiş, mitolojik unsurlar ile gerçekçi aile ilişkilerinin bir arada bulunmasıyla; yalın Oğuz Türkçesi ise Arapça-Farsça etkisinden uzak Türkçe sözcüklerin kullanımıyla eşleşmektedir.
Kavramlar ve onların metinsel karşılıkları doğru bir mantık silsilesiyle eşleştirilmiştir. İnanç sentezi doğa kültü ve namazla, biçimsel yapı şiir ve düzyazıyla, türsel dönüşüm olağanüstü ile gerçeğin birleşimiyle, dil özellikleri ise öz Türkçe kelimelerin kullanımıyla açıklığa kavuşturulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci madde olan inanç sentezini inceleyin.
Bu özellik, kahramanların namaz kılıp dua etmeleriyle (İslamiyet) su, dağ ve ağacı kutsal kabul etmelerinin (İslamiyet öncesi) bir arada verildiği açıklamayla eşleşir.
Geçiş dönemi eserlerinde iki farklı inanç dünyasının izleri sentezlenerek bir arada yaşatılmıştır.
2
Sol sütundaki ikinci madde olan nazım ve nesir birlikteliğini inceleyin.
Bu biçimsel özellik, olayların düzyazı (nesir), konuşmaların ise kopuz eşliğinde şiirsel (nazım) verilmesiyle eşleşir.
Dede Korkut anlatıları, biçim bakımından şiir-düzyazı karışık yapısıyla halk hikâyelerinin öncüsüdür.
3
Sol sütundaki üçüncü madde olan türler arası geçiş özelliğini inceleyin.
Bu nitelik, Tepegöz gibi mitolojik ögelerin (destan özelliği) yanı sıra günlük aile ilişkileri ve evlilik gibi gerçekçi konuların (halk hikâyesi özelliği) birlikte işlenmesiyle eşleşir.
Eser, destan türünün olağanüstülüğü ile halk hikâyesinin toplumsal gerçekçiliğini birbirine bağlayan köprü görevi görür.
4
Sol sütundaki dördüncü madde olan dil özelliğini inceleyin.
Bu dilsel özellik, Arapça ve Farsça kelimelerin azlığı ile alkış, kargış, esenleşmek gibi eski Türkçe sözcüklerin sıklığıyla eşleşir.
Dede Korkut Hikâyeleri, 15. yüzyılda yazıya geçirilmiş olsa da arkaik Oğuz Türkçesinin en saf örneklerini barındırır.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyelerinin Geçiş Dönemi Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5683Soru

Divan edebiyatında gazel ve kaside gibi nazım şekillerinin ilk beytine "matla" adı verilir. Matla beytinin en belirgin yapısal özelliği, dizelerinin kendi arasında kafiyeli (aa) olmasıdır.

Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi bir gazelin matla beyti olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu şehr-i Sıtanbul ki bî-misl ü behâdır
Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır

Cevap

Bu şehr-i Sıtanbul ki bî-misl ü behâdır / Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır beyti kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu için matla beytidir.
Doğru cevap olan "Bu şehr-i Sıtanbul ki bî-misl ü behâdır / Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır" beytinin dize sonlarında yer alan "behâdır" ve "fedâdır" kelimeleri incelendiğinde, "-dır" eklerinin redif, "behâ" ve "fedâ" sözcüklerindeki "â" seslerinin ise tam kafiye olduğu görülür. Beyit kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu için bir matla beytidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen beyitlerin dize sonlarındaki kelimeleri belirlemek.
Dize sonlarındaki kelimeler sırasıyla şöyledir: girdiler - çenârdan, sal - imiş, behâdır - fedâdır, bulur - adımız, derdden - beni.
Matla beytinin tespiti için dizelerin birbiriyle kafiyeli olup olmadığını belirlemek gerekir.
2
Dize sonlarındaki kelimelerin kafiye düzenini (aa veya xa) incelemek.
İncelenen beyitlerden sadece "behâdır" ve "fedâdır" kelimeleriyle biten beytin kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu, diğerlerinin kafiyeli olmadığı (xa) tespit edilir.
Matla beyti, gazel veya kasidenin ilk beyti olup kendi arasında kafiyeli olan tek beyittir.

Anahtar Kavram

Gazel veya kaside gibi beyitlerle kurulan nazım şekillerinde ilk beytin (matla) kendi arasında kafiyeli (aa) olması kuralı.
Tahmini Süre:45s
Soru 5684Soru

Tanzimat II. Dönem edebiyatının yönünü tayin eden sanatçılar ile edebiyat dünyasına kazandırdıkları yenilikler ve sanatsal yönelimler göz önünde bulundurulduğunda, aşağıda sol sütunda verilen sanatçıları sağ sütunda verilen uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Recaizade Mahmut Ekrem
Abdülhak Hamit Tarhan
Samipaşazade Sezai
Nabizade Nazım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Recaizade Mahmut Ekrem - Edebiyat teorisi üzerine yazdığı ders kitabıyla yeni edebiyatın kuralların�� belirleyen, şiirin sınırlarını 'güzel olan her şey' şeklinde genişleten kuramcı ve şair; Abdülhak Hamit Tarhan - Şiirde batılılaşmanın en radikal adımlarını atarak metafizik ürpertiyi ve ölüm temalarını edebiyata taşıyan, tiyatrolarını sahnelenmek için değil okunmak için yazan sanatçı; Samipaşazade Sezai - Romantik ögeler barındıran ancak realizme geçişin ilk olgun adımı kabul edilen esaret konulu eseri ve modern öykücülüğün ilk örneklerini içeren eseriyle tanınan yazar; Nabizade Nazım - Realist ve natüralist çizgide eserler vererek ilk köy romanı ile ilk psikolojik roman denemesini edebiyatımıza kazandıran yazar.
Tanzimat II. Dönem sanatçılarının her biri Türk edebiyatına özgün yenilikler kazandırmıştır. Recaizade Mahmut Ekrem edebi kuramcılığı ve şiirin konusunu genişletmesiyle; Abdülhak Hamit Tarhan metafizik konuları şiire taşıması ve okunmak için yazdığı tiyatrolarıyla; Samipaşazade Sezai Sergüzeşt ve Küçük Şeyler ile realizm ve öykücülük alanında; Nabizade Nazım ise Karabibik ve Zehra ile natüralizm doğrultusunda eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sanatçıların edebiyat teorisi ve şiir anlayışına katkılarını değerlendirme
Recaizade Mahmut Ekrem'in Talim-i Edebiyat ders kitabı ve şiir tanımındaki genişleme vurgulanarak bu isim 'ders kitabıyla kuralları belirleyen kuramcı' ifadesiyle eşleştirilir.
Recaizade Mahmut Ekrem, döneminin en önemli kuramcısıdır.
2
Şiirde metafizik ürperti ve okunmak için yazılan tiyatro özelliklerini analiz etme
Abdülhak Hamit Tarhan'ın Türk şiirine getirdiği metafizik boyut ve sahnelenmeye uygun olmayan tiyatro yazma tarzı tespit edilerek eşleştirme gerçekleştirilir.
Tarhan, Şair-i Azam olarak şiirde yeniliklerin öncüsüdür.
3
Realizme geçiş eserlerini ve modern öykücülüğü inceleme
Samipaşazade Sezai'nin Sergüzeşt (esaret temalı realizme geçiş eseri) ve Küçük Şeyler (batılı anlamda ilk öyküler) eserleri üzerinden eşleştirme tamamlanır.
Sezai, Türk edebiyatında realizmin ilk yetkin uygulayıcılarındandır.
4
Köy ve psikolojik roman alanındaki ilk örnekleri belirleme
Nabizade Nazım'ın Karabibik ve Zehra eserleri dikkate alınarak natüralist ve realist kimliğiyle eşleştirme yapılır.
Nazım, edebiyatımızda ilk köy ve ilk psikolojik roman denemesiyle bu akımların öncüsüdür.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem sanatçılarının edebi özellikleri, getirdikleri yenilikler ve ilk niteliğindeki eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5685Soru

Gönlüm bu aşk yolunda yara bağlar,
Gözümden akan yaşlar sessiz ��ağlar,
Yolumu kesmiş durur yüce dağlar,
Feryadım göğe erer kimse duymaz.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dize sonlarında hem kafiyeye hem de redife yer verilmiştir.

Cevap

Dize sonlarında hem kafiyeye hem de redife yer verilmiştir ifadesi söylenemez, çünkü dize sonlarında kullanılan sözcüklerin ekleri farklı görevlerde olduğundan redif bulunmamaktadır.
Dize sonlarında hem kafiyeye hem de redife yer verilmiştir ifadesi söylenemez. Dörtlükte yer alan 'bağlar', 'çağlar' ve 'dağlar' kelimelerinin ek ve kök analizleri yapıldığında; 'dağ-lar' kelimesinde '-lar' eki çoğul eki iken, 'bağla-r' ve 'çağla-r' kelimelerinde '-r' eki geniş zaman ekidir. 'l' ve 'a' sesleri ise bu kelimelerin türetilmiş gövdelerine (bağla-, çağla-) aittir. Bu nedenle dize sonlarında görevdaş veya anlamdaş bir ek ya da sözcük bulunmadığından redif kullanılmamıştır. Dize sonlarında yalnızca beş ses benzerliğine ('-ağlar') dayanan zengin kafiye vardır.

Adım Adım Çözüm

1
Dize sonlarında bulunan kelimelerin ek ve kök analizini yapın.
"bağlar" kelimesi "bağ-la-r" (türetilmiş fiil + geniş zaman), "çağlar" kelimesi "çağ-la-r" (türetilmiş fiil + geniş zaman), "dağlar" kelimesi ise "dağ-lar" (isim + çoğul eki) şeklindedir.
Kelimelerin sonundaki eklerin görevce aynı olup olmadığını anlayarak redif varlığını tespit etmek.
2
Kafiye ve redif durumunu belirleyin.
"-lar" ekleri ve önündeki sesler aynı görevde olmadığından redif yoktur. Geriye kalan ortak sesler olan "-ağlar" (55 ses) zengin kafiyeyi oluşturur.
Dize sonlarındaki ses benzerliklerinin türünü saptamak.
3
Hece ölçüsünü, durakları ve kafiye şemasını analiz edin.
Şiir 1111 hecelidir, durak yapısı 7+47+4 şeklindedir ve kafiye düzeni "a-a-a-b" (düz kafiye) biçimindedir.
Diğer seçeneklerin doğruluk durumunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Kafiye ile redifin ayırt edilmesinde kelimelerin dil bilgisi özelliklerinin ve eklerin işlevlerinin doğru çözümlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5686Soru

Aşağıda verilen Tanzimat I. Dönem sanatçılarını, edebiyat tarihimizdeki en belirgin özellikleri veya unvanlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şinasi
Namık Kemal
Ahmet Mithat Efendi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şinasi - Şair Evlenmesi yazarı ve ilk özel gazete kurucusu; Namık Kemal - vatan şairi; Ahmet Mithat Efendi - yazı makinesi
Şinasi'nin ilk özel gazete ve Şair Evlenmesi ile; Namık Kemal'in vatan şairi unvanı ve hürriyet şiirleri ile; Ahmet Mithat Efendi'nin ise halkı eğitmek amacıyla yazdığı sayısız eserden dolayı yazı makinesi olarak anılması ile doğru bir şekilde eşleştirilmesi gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şinasi'nin edebiyat tarihimizdeki ilklerini ve en belirgin özelliklerini hatırlayınız.
Şinasi'nin Şair Evlenmesi adlı ilk Batılı tiyatroyu yazdığı ve ilk özel gazete Tercüman-ı Ahvâl'i çıkardığı bilgisiyle Şinasi, ilgili ifadeyle eşleşir.
Sanatçının edebiyat tarihindeki kurucu rolünü belirlemek için.
2
Namık Kemal'in edebi kişiliğini ve edebiyatımızdaki unvanını tespit ediniz.
Namık Kemal'in "vatan şairi" olduğu ve hürriyet kavramını şiire getirdiği bilgisiyle Namık Kemal, bu ifadeyle eşleşir.
Sanatçının en bilinen lakabını ve edebi yönünü belirlemek için.
3
Ahmet Mithat Efendi'nin yazarlık tarzını ve takma adını değerlendiriniz.
Ahmet Mithat Efendi'nin halk için yazan ve çok yazması sebebiyle "yazı makinesi" olarak anılan sanatçı olduğu belirlenir ve eşleştirme tamamlanır.
Sanatçının yazı hayatındaki üretkenliğini ve halka yönelik tutumunu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem sanatçılarının temel özellikleri, unvanları ve edebiyatımıza kazandırdıkları ilkler.
Soru 5687Soru

Verilen şiir parçalarının şekilsel (nazım biçimi) ve tematik (nazım türü) özelliklerini dikkate alarak, sol sütundaki şiirleri sağ sütundaki doğru nazım biçimi ve nazım türü kombinasyonlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
Gitti o âl-i himmet o şâh-ı cihân-penâh
Kıldı kıyâmet-i a'zamı dünyâya âh
Yiğit olan yiğit elinden tutar
Mert olanlar kılıç kalkan kuşanır
Kavgaya girince aslanlar gibi
Kükreyip düşmana karşı savaşır
Yeri göğü ins ü cini yarattın
Bunu levh üzere yazıp donattın
Oyun mu oynadın seyran mı ettin
Gel ey Rabbim bize bildir bu hâli

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci şiir parçası 'Semai / Güzelleme', ikinci şiir parçası 'Terkibibent / Mersiye', üçüncü şiir parçası 'Koşma / Koçaklama', dördüncü şiir parçası ise 'Koşma / Şathiye' ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede her bir şiir parçasının hece ölçüsü/aruz ölçüsü gibi şekilsel özellikleri (nazım biçimi) ve teması (nazım türü) birebir uyuşmaktadır. Birinci dörtlük 8 heceli aşk şiiri olduğu için Semai/Güzelleme; ikinci örnek padişah veya önemli kişilerin ölümünü işleyen aruzlu terkibibent olduğu için Terkibibent/Mersiye; üçüncü dörtlük 11 heceli yiğitlik şiiri olduğu için Koşma/Koçaklama; dördüncü dörtlük ise 11 heceli tasavvufi-mizahi şiir olduğu için Koşma/Şathiye eşleşmesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirlerin hece/aruz ölçülerini ve yapı özelliklerini inceleyerek nazım biçimlerini belirleyin.
Birinci dörtlük 8'li hece ölçüsüyle yazıldığından semai; ikinci beyit aruzla yazılmış bir terkibibent parçası; üçüncü ve dördüncü dörtlükler ise 11'li hece ölçüsüyle yazıldıklarından koşmadır.
Nazım biçimleri şiirin dış yapı özelliklerine (ölçü, kafiye düzeni, birim sayısı) göre belirlenir.
2
Şiirlerin konularını analiz ederek nazım türlerini belirleyin.
Birinci dörtlük aşk/güzellik konusuyla güzelleme; ikinci beyit ölüm temasıyla mersiye; üçüncü dörtlük yiğitlik/savaş temasıyla koçaklama; dördüncü dörtlük ise inançları mizahi bir dille ele alan tasavvufi yapısıyla şathiyedir.
Nazım türleri şiirin konusuna ve temasına göre belirlenir.
3
Belirlenen nazım biçimi ve nazım türü özelliklerini birleştirerek doğru eşleştirmeleri tamamlayın.
I numaralı parça Semai/Güzelleme, II numaralı parça Terkibibent/Mersiye, III numaralı parça Koşma/Koçaklama, IV numaralı parça ise Koşma/Şathiye ile eşleşir.
Hem şekil (biçim) hem de tema (tür) kriterlerinin doğru kombinasyonunu doğrulamak için son kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi (şekil özellikleri) ile nazım türü (içerik/konu özellikleri) arasındaki temel farklar ve bunların Türk halk ve divan edebiyatındaki uygulamaları.
Soru 5688Soru

XVII. yüzyıl divan şiirinde din dışı konuları, aşkı, şarabı ve eğlenceyi rindane bir edayla dile getiren şair; gazellerindeki temiz İstanbul Türkçesiyle, akıcı ve külfetsiz söyleyişiyle dikkat çeker. Şiirlerinde tasavvufi ve felsefi soyutlamalara pek yer vermez; dünyevi aşkı ve güzellikleri cana yakın bir üslupla işler. Bu yönleriyle, XVIII. yüzyılda Nedim ile en olgun seviyesine ulaşacak olan mahallileşme yöneliminin XVII. yüzyıldaki en önemli köprü şahsiyetlerinden biri kabul edilir.

Bu parçada söz edilen divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeyhülislam Yahya

Cevap

Şeyhülislam Yahya
Şeyhülislam Yahya, XVII. yüzyıl divan şiirinin en önemli isimlerindendir. Döneminde din dışı konularda yazdığı samimi, akıcı ve sade İstanbul Türkçesine dayalı gazelleriyle öne çıkmıştır. Bu şuh ve rindane edasıyla, bir sonraki yüzyılda Nedim ile zirveye çıkacak olan mahallileşme yöneliminin en önemli habercilerinden biri olmuştur. Bu nedenle parçada tasvir edilen şair Şeyhülislam Yahya'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını çözümleme
Sanatçının XVII. yüzyılda yaşadığı, din dışı konuları rindane bir tarzda işlediği, temiz bir İstanbul Türkçesi kullandığı ve mahallileşme tarzına zemin hazırladığı tespit edilir.
Parçadaki şairin temel edebi özelliklerini ve dönemini netleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki şairlerin yüzyıl ve üslup özelliklerini karşılaştırma
Bâkî'nin XVI. yüzyıl şairi, Nedim'in XVIII. yüzyıl şairi olduğu; Nâbî'nin hikemî (didaktik) tarza, Nâilî'nin ise Sebk-i Hindî tarzına yöneldiği görülür. Belirtilen özelliklerin tamamının Şeyhülislam Yahya ile uyuştuğu belirlenir.
Elde edilen veriler doğrultusunda yanlış seçenekleri eleyip doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

XVII. yüzyıl divan edebiyatında rindane gazel tarzı, sade İstanbul Türkçesi kullanımı ve mahallileşme akımının hazırlayıcısı olarak Şeyhülislam Yahya'nın edebi kişiliği.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5689Soru

Servet-i Fünun şiirinin iki büyük temsilcisi olan Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin, sanat anlayışları ve şiirlerinde benimsedikleri edebî akımlar yönüyle birbirinden ayrılır.

Buna göre, bu iki şairin şiir anlayışlarına dair aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tevfik Fikret, parnasizm akımının etkisiyle biçimsel yetkinliğe önem vermiş ve özellikle Servet-i Fünun sonrasında toplumsal konuları da işlemiştir; Cenap Şahabettin ise sembolizm ve parnasizm etkisinde kalarak sanat yaşamı boyunca sadece bireysel temalara yönelmiştir.

Cevap

Tevfik Fikret, parnasizm akımının etkisiyle biçimsel yetkinliğe önem vermiş ve özellikle Servet-i Fünun sonrasında toplumsal konuları da işlemiştir; Cenap Şahabettin ise sembolizm ve parnasizm etkisinde kalarak sanat yaşamı boyunca sadece bireysel temalara yönelmiştir.
Tevfik Fikret parnasizmin biçimsel kusursuzluğunu benimsemiş, ilk dönemlerinde bireysel yazsa da daha sonra toplumsal konulara yönelmiştir. Cenap Şahabettin ise sembolizm ve parnasizm etkisiyle aruz ölçüsünü savunarak sadece bireysel şiirler yazmış, toplumsal konulara hiç girmemiştir. Dolayısıyla iki şairin edebi eğilimlerini doğru karşılaştıran seçenek bu bilgileri içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in sanat anlayışlarını ve etkilendikleri akımları incelemek.
Tevfik Fikret'in parnasizmden etkilendiği, önceleri bireysel yazarken sonradan toplumsal konulara da yöneldiği; Cenap Şahabettin'in ise sembolizm ve parnasizm etkisinde kalarak tamamen bireysel konuları işlediği tespit edilir.
Şairlerin temel edebi yönelimlerini doğru tespit etmek sorunun çözümü için ilk adımdır.
2
Seçeneklerdeki karşılaştırmaları inceleyerek yanlış kavram eşleştirmelerini elemek.
Fecr-i Âti'nin 'sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesinin Fikret ile, vatan/hürriyet temalarının Fecr-i Âti ile ya da toplumsal şiirin Cenap Şahabettin ile ilişkilendirildiği seçenekler elenir ve doğru karşılaştırma tespit edilir.
Çeldiricilerdeki dönem ve akım yanılgılarını belirleyerek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Şiirinde Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in Şiir Anlayışları ve Karşılaştırılması
Soru 5690Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Divan edebiyatı nazım şekillerini, sağ sütundaki en belirgin özellikleri ve temsilcileriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şarkı
Tuyuğ
Rubai
Murabba

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şarkı nazım şekli Nedim ve bestelenme özelliğiyle (left_1 - right_1); Tuyuğ nazım şekli mâni benzerliği, tek aruz kalıbı ve Kadı Burhaneddin ile (left_2 - right_2); Rubai nazım şekli Fars edebiyatı kökeni ve 24 aruz kalıbıyla (left_3 - right_3); Murabba ise dörder dizelik bentlerden oluşan yapısıyla (left_4 - right_4) eşleşir.
Divan edebiyatında dörtlük ve bentlerle kurulan nazım şekillerinin temel nitelikleri ve temsilcileri doğru şekilde eşleştirilmiştir. Şarkı bestelenme özelliği ve Nedim ile; tuyuğ mâniye benzemesi ve Kadı Burhaneddin ile; rubai Fars edebiyatından geçmesi ve 24 özel aruz kalıbı ile; murabba ise dörder dizelik bentlerden oluşmasıyla tanımlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Divan edebiyatında dörtlük ve bentlerle kurulan nazım şekillerinin köken ve yapısal özelliklerini incelemek.
Şarkı ve tuyuğ nazım şekillerinin Türklerin edebiyata kazandırdığı türler olduğunu, rubai ve murabba şekillerinin ise dış kaynaklı veya bent sayısına göre şekillendiğini belirlemek.
Nazım şekillerini birbirinden ayıran köken ve yapısal farkları ortaya koymak.
2
Şarkı ve Tuyuğ arasındaki farkları belirleyip eşleştirmek.
Şarkı bestelenme ve Nedim özellikleriyle eşleşirken, tuyuğ mâniye benzerliği ve Kadı Burhaneddin ile eşleşir.
Türklerin kazandırdığı iki nazım şeklinin temsilci ve amaç farkını ayırt etmek.
3
Rubai ve Murabba nazım şekillerini kalan tanımlarla eşleştirmek.
Fars edebiyatı kökenli ve 24 aruz kalıbı olan türün rubai olduğu; dörder dizelik çok bentli nazım şeklinin ise murabba olduğu görülür.
Rubai ile murabbayı bent sayısı ve köken özellikleri üzerinden ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Nazım Şekilleri - Dörtlük ve Bentlerle Kurulanlar
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5691Soru

Aşağıda sol sütunda verilen 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerini, sağ sütundaki en bilinen eserleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Paşa
Taşlıcalı Yahya
Bağdatlı Ruhî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Paşa - Kerem Kasidesi, Taşlıcalı Yahya - Şah u Geda, Bağdatlı Ruhî - Terkibibend
Doğru eşleştirmede Ahmet Paşa Kerem Kasidesi ile, Taşlıcalı Yahya Şah u Geda mesnevisi ile, Bağdatlı Ruhî ise ünlü Terkibibend eseriyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki şairlerin edebî dönemlerini ve öne çıkan türlerini hatırlama
Ahmet Paşa 15. yüzyıl kaside şairi; Taşlıcalı Yahya 16. yüzyıl mesnevi şairi; Bağdatlı Ruhî ise 16. yüzyıl hiciv ve terkibibend şairidir.
Sanatçıların yaşadıkları dönemler ve baskın edebî türler, doğru eşleştirmeyi kolaylaştırır.
2
Şairleri sağ sütunda yer alan eserlerle eşleştirme
Ahmet Paşa Kerem Kasidesi ile, Taşlıcalı Yahya Şah u Geda ile, Bağdatlı Ruhî ise Terkibibend ile eşleşir.
Her sanatçının edebiyat tarihinde en çok özdeşleştiği eserlerin eşleştirilmesi tamamlanır.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Şairleri ve Eserleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5692Soru

Aşağıdaki sol sütunda çeşitli öğretici metinlerden alınmış özgün parçalar, sağ sütunda ise öğretici metin türleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki metin alıntıları sağ sütundaki hangi öğretici metin türleriyle eşleşmelidir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebiyat sosyolojisi alanındaki çalışmalar, toplumsal değişimler ile edebi türlerin gelişimi arasında doğrudan bir korelasyon olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan ampirik araştırmalar, özellikle kentleşme oranının arttığı dönemlerde roman türüne olan ilginin yükseldiğini belgelemektedir. Bu durum, edebi eserin sadece estetik bir nesne olmayıp aynı zamanda toplumsal yapının bir yansıması olduğunu bilimsel açıdan kanıtlar niteliktedir.
Kendi kendimle konuşmayı, içimde biriken soruları yine kendime yöneltmeyi her şeyden çok severim. Kim ne derse desin, insan en çok kendi yalnızlığında özgürdür. Bir konu üzerinde kesin yargılara varmadan, sadece kendi ruhumun kıvrımlarında gezinerek düşüncelerimi kağıda dökmek bana hayatın asıl anlamını sunuyor. Bu yazılarda başkalarını ikna etmek gibi bir kaygım yok; ben sadece kendimi arıyorum.
Bilirsiniz, dostluklar zamana karşı direnen en büyük sığınaklardır. Siz de hayatınız��n bir döneminde, her şeyi paylaştığınız o eski dostları özlemez misiniz? Bence modern dünyanın en büyük kaybı, bu samimi sohbetlerin yerini alan soğuk mesajlardır. Ne dersiniz, yanılıyor muyum? Gelin bugün geçmişin o sıcak dostluk köprülerini beraberce hatırlayalım.
Dün sabah metroya bindiğimde herkesin elindeki telefonlara gömüldüğünü, kimsenin birbirinin yüzüne bile bakmadığını fark ettim. Şehir hayatının koşturmacası içinde insanlığımızı, o canım komşuluk ilişkilerini ne çabuk tükettik! Gazetelerdeki o karamsar haberlerin gölgesinde, günlük hayatın bu küçük ama yaralayıcı ayrıntılarını düşünmekten kendimi alamıyorum. Yarın çok geç olmadan bu gidişata bir dur demeliyiz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin makale, ikinci metin deneme, üçüncü metin söyleşi (sohbet) ve dördüncü metin fıkra (köşe yazısı) ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; bilimsel temellere dayanan nesnel anlatımlı metin makaleyle; yazarın iç dünyasına yöneldiği samimi metin denemeyle; okuyucuyla diyalog kuran metin söyleşiyle; güncel bir olayı ele alan gazete yazısı ise fıkrayla eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin anlatıcı tutumlarını ve üslup özelliklerini incelemek.
Birinci metinde kanıtlama amacı ve nesnellik, ikinci metinde 'ben' odaklı içsel konuşma, üçüncü metinde okuyucuya hitap, dördüncü metinde ise güncel bir olay üzerinden yapılan kişisel yorumlar tespit edilmiştir.
Öğretici metin türlerinin en ayırt edici farkları dilin kullanımı, yazarın amacı ve hedef kitleyle kurduğu iletişim tarzıdır.
2
Belirlenen özellikleri öğretici metin türlerinin tanımlarıyla karşılaştırmak.
Nesnel ve bilimsel dilin makaleye; içten, 'kendisiyle konuşan' üslubun denemeye; okurla 'karşılıklı konuşan' dilin söyleşiye; güncel bir olayı gazete köşesinde kanıtlamadan sunan yazının ise fıkraya ait olduğu saptanmıştır.
Kavramsal tanımlarla metin örneklerini eşleştirmek doğru sonuca ulaşmayı sağlar.
3
Eşleştirmeleri doğrulamak ve nihai kontrolü yapmak.
Her metnin ait olduğu türle tam olarak eşleştiği ve açıkta hiçbir öge kalmadığı görülmüştür.
Hatalı eşleştirmeleri önlemek için tüm eşlerin mantıksal uyumu denetlenmelidir.

Anahtar Kavram

Öğretici metin türlerinin (makale, deneme, söyleşi, fıkra) dil, üslup ve içerik yönünden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5693Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl divan şairlerini, sağ sütunda verilen edebî özellikleri ve eserleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nailî
Nedim
Koca Ragıp Paşa
Nef'î

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki şairler sağ sütundaki şu özelliklerle eşleşmektedir: Nailî - Sebk-i Hindî tarzının ilk temsilcisi olan 17. yüzyıl şairi; Nedim - Lale Devri'ni ve şarkılarını yansıtan 18. yüzyıl şairi; Koca Ragıp Paşa - Hikemî tarzı 18. yüzyılda sürdüren şair ve devlet adamı; Nef'î - Kasideleri ve Sihâm-ı Kazâ eseriyle bilinen 17. yüzyıl şairi.
Nailî, 17. yüzyılda yaşamış ve Sebk-i Hindî akımının kurucu temsilcilerindendir. Nedim, 18. yüzyılda yaşamış Lale Devri'nin eğlence ve mahallileşme şairidir. Koca Ragıp Paşa, 18. yüzyılda hikemî tarzda yazan bir devlet adamı-şairdir. Nef'î ise 17. yüzyılda kasideleri ve hicivleriyle (Sihâm-ı Kazâ) tanınan büyük bir şairdir. Eşleştirme bu doğrultuda hatasız yapılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nailî'nin edebî kimliğini incelemek
Nailî, Sebk-i Hindî akımının edebiyatımızdaki ilk temsilcisidir; dolayısıyla Sebk-i Hindî tanımıyla eşleşir.
Şairlerin bağlı oldukları edebî akımları tespit etmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
2
Nedim'in edebî kimliğini ve eserlerini değerlendirmek
Nedim, Lale Devri, mahallileşme akımı ve şarkı nazım şekli ile özdeşleşmiştir; bu özelliklerle eşleşir.
18. yüzyılın en belirgin şairlerinden Nedim'in temel yönelimlerini belirlemek gerekir.
3
Koca Ragıp Paşa'nın edebî tarzını incelemek
Koca Ragıp Paşa, 18. yüzyılda hikemî tarzın (Nâbî ekolünün) en büyük temsilcisidir.
Şairin yüzyılını ve benimsediği tarzı doğru belirlemek gerekir.
4
Nef'î'nin özelliklerini ve eserini doğrulamak
Nef'î, kaside ustası olup ünlü hiciv eseri Sihâm-ı Kazâ'nın yazarıdır.
Sanatçının en bilinen eseri ve edebî tür tercihi üzerinden eşleştirme tamamlanır.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebî Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5694Soru

Aşağıda Divan edebiyatından alınan bazı beyitler ve ait oldukları nazım şekilleri verilmiştir. Bu beyitleri, kafiye düzeni, yapısal özellikleri ve içerikleri göz önünde bulundurularak ait oldukları nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fermân-ı aşka cân ile var inkıyâdımız
Hükm-i kazâya zerre kadar yok inâdımız
Bir eşek var idi zaîf ü nizâr
Yük elinden anın katı bîzâr
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
Tâhir Efendi bana kelb demiş
İltifatı bu sözde zâhirdir

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fermân-ı aşka ile başlayan beyit Gazel (Matla) ile; Bir eşek var idi ile başlayan beyit Mesnevi ile; Saçma ey göz ile başlayan beyit Kaside (Matla) ile; Tâhir Efendi ile başlayan beyit ise Kıta ile eşleşir.
Fermân-ı aşka ile başlayan beyit bireysel aşk konusunu işleyen ve aa şeklinde kafiyelenen bir gazel matla beytidir. Bir eşek var idi ile başlayan beyit, Harnâme'den alınmış olup olay anlatımına dayalı kendi arasında kafiyeli (aa) bir mesnevi beytidir. Saçma ey göz ile başlayan beyit, Fuzûlî'nin peygamber övgüsü içeren ünlü Su Kasidesi'nin matla (aa) beytidir. Tâhir Efendi ile başlayan beyit ise yergi içerikli olup ilk beyti kendi arasında kafiyeli olmayan (ab) bir kıta örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye şemalarının çıkarılması
Birinci beyit: aa (inkıyâdımız / inâdımız), İkinci beyit: aa (nizâr / bîzâr), Üçüncü beyit: aa (odlara su / çâre su), Dördüncü beyit: ab/xa (demiş / zâhirdir).
Nazım şekillerinin belirlenmesinde kafiye düzeni en önemli yap��sal ipucudur.
2
Kendi arasında kafiyeli olmayan (ab) beytin incelenmesi
Dördüncü beyit kendi arasında kafiyeli değildir ve satirik (hiciv) bir konuyu ele almaktadır. Bu özellik, matla beyti olmayan kıta nazım şekline işaret eder.
Gazel, kaside ve mesnevi nazım şekillerinin ilk beyitleri (veya mesnevinin tüm beyitleri) kendi arasında kafiyeli olmak zorundadır. Kıtanın ise ilk beyti kendi arasında kafiyeli değildir.
3
Kendi arasında kafiyeli (aa) olan beyitlerin tema ve anlatım tarzına göre ayırt edilmesi
İkinci beyit bir eşeğin başından geçenleri hikâye etmektedir (olay anlatımı). Bu durum mesnevi nazım şekline özgünüdür. Birinci beyit rintçe bir aşk anlayışını işler (gazel matla). Üçüncü beyit ise su redifiyle dinî bir övgü içeren kaside matla beytidir.
Ayni kafiye düzenine sahip beyitleri birbirinden ayırmak için anlatım tutumu (lirik, epik, didaktik) ve nazım şekillerinin içerik özellikleri incelenmelidir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Beyitlerle Kurulan Nazım Şekillerinin Yapısal ve İçeriksel Analizi
Soru 5695Soru

Klasik Türk edebiyatında şiirlerin konu ve işleniş biçimlerine göre belirlenen nazım türleri, beyitlerin içerdiği anahtar kelimeler ve izlekler yardımıyla tespit edilebilir. Bu doğrultuda, aşağıda sunulan beyit örneklerini ilgili oldukları nazım türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hat-ı pâki sevâd-ı a'zam-ı cân / Edirne şehridir ol şehr-i cânân
Sürülüp leşker-i İslâm o dem urdu hisârı / Gaziler kıldı gazâ mahv u harâb etti diyârı
İlâhî, merhamet kıl bende-i bî-çâre vü zâra / Günahım çoktur ama sığınırım sen gibi Gaffâr'a
Tâhir Efendi bana kelp demiş / İltifâtı bu sözde zâhirdir

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci beyit şehrengiz ile, ikinci beyit gazavatname ile, üçüncü beyit münacat ile ve dördüncü beyit hicviye ile eşleşmektedir.
Verilen beyitlerdeki anahtar sözcükler (Edirne şehri -> Şehrengiz, gaza/gazi -> Gazavatname, İlahi/Gaffar -> Münacat, Tahir Efendi'ye yönelik kelp ithamı -> Hicviye) ait oldukları nazım türlerini kesin olarak belirlemektedir. Bu doğrultuda yapılan tüm eşleştirmeler ilgili beyitlerin tema ve kavram dünyasıyla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beyti inceleyerek içerdiği anahtar kavramları tespit etmek.
Beyitte 'Edirne şehri' ifadesi doğrudan geçmekte ve bir şehrin güzelliğinden söz edilmektedir.
Şehir güzelliklerini konu alan Divan edebiyatı nazım türü şehrengizdir.
2
İkinci beyti inceleyerek içerdiği anahtar kavramları tespit etmek.
Beyitte geçen 'leşker-i İslam', 'gazi' ve 'gaza' gibi kavramlar cihadı ve savaşı ifade etmektedir.
Savaşları ve kahramanlıkları anlatan nazım türü gazavatnamedir.
3
Üçüncü beyti inceleyerek içerdiği anahtar kavramları tespit etmek.
Beyitte 'İlâhî', 'merhamet', 'günah' ve 'Gaffâr' kelimeleri kullanılarak Allah'a yakarışta bulunulmaktadır.
Allah'a yalvarıp yakarmak amacıyla yazılan şiirler münacat nazım türüne girer.
4
Dördüncü beyti inceleyerek içerdiği anahtar kavramları tespit etmek.
Beyitte Tahir Efendi adlı kişiye yönelik alaycı bir üslup ve hakarete karşı ince bir yergi yer almaktadır.
Kişileri ya da toplumun aksayan yönlerini yeren şiir türü hicviyedir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerin içeriklerine ve anahtar kelimelerine göre nazım türlerini belirleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5696Soru

Divan edebiyatının beslendiği temel kaynaklar ile bu kaynakların şiirlerdeki yansımalarını gösteren açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dinî ve Tasavvufi İnanışlar
Türk-İslam Öncesi ve İran Mitolojisi
Sosyal Hayat ve Yerli Ögeler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dinî ve tasavvufi inanışlar vahdet-i vücut ve dini kıssalarla; Türk-İslam öncesi ve İran mitolojisi Rüstem ve Cemşid gibi kahramanlarla; sosyal hayat ve yerli ögeler ise İstanbul'un mesire yerleri ve giyim kuşam kültürüyle eşleşmelidir.
Eşleştirmede dinî ve tasavvufi inanışlar vahdet-i vücut ve peygamber kıssalarıyla; mitolojik ögeler Rüstem ve Cemşid gibi Şehname kahramanlarıyla; sosyal hayat ve yerli ögeler ise İstanbul mesire yerleri ve günlük eğlence kültürüyle doğrudan ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci kaynak olan 'Dinî ve Tasavvufi İnanışlar' incelenir.
Bu kavramın şiirdeki yansımasının tasavvuf felsefesi (vahdet-i vücut) ve kutsal metin göndermeleri içeren açıklama olduğu belirlenir.
Tasavvuf ve kutsal metinler doğrudan İslamiyet etkisiyle edebiyata giren dini kaynaklardır.
2
İkinci kaynak olan 'Türk-İslam Öncesi ve İran Mitolojisi' incelenir.
Bu kavramın karşılığının Rüstem, Cemşid ve Keyhüsrev gibi Şehname kökenli efsanevi şahsiyetler olduğu tespit edilir.
Rüstem ve Cemşid gibi isimler klasik İran mitolojisinin en belirgin figürleridir.
3
Üçüncü kaynak olan 'Sosyal Hayat ve Yerli Ögeler' incelenir.
Bu kavramın karşılığının İstanbul'un somut mesire yerleri ve günlük eğlence kültürüyle ilgili açıklama olduğu belirlenir.
Sadabat ve Göksu gibi somut mekanlar ve giyim kuşam, edebi esere yerli hayatın yansımasıdır.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatının Kaynakları ve Şiirdeki Yansımaları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5697Soru

İslamiyet öncesi Türk edebiyatı sözlü dönemine ait metin parçaları ile bu parçaların ait olduğu türlerin genel özellikleri ve edebi karşılıkları aşağıda karışık olarak verilmiştir. Sol sütunda yer alan örnekleri/tanımları, sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Kaklar kamug kölerdi / Taglar başı ilerdi / Ajun tını yılırdı / Tütü çeçek çörkelür" dörtlüğü
"Begler atın argurtı / Kadgu anı turgurtı / Mengzi yüzi sargartı / Körüm anıg sargalur" dörtlüğü
"Kanıg kan bile yumas, kanıg su bile yuyar" ifadesi
Şiirlerin kopuz eşliğinde hece ölçüsüyle söylendiği ve şamanlar eşliğinde düzenlenen sürek avı törenleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki doğa tasvirli dörtlük koşuk ile; keder ve yas bildiren dörtlük sagu ile; kanın suyla yıkanacağını belirten atasözü niteliğindeki ifade sav ile; sürek avı törenleri ise sığır ritüeli ile eşleşmektedir.
Doğa ve baharın uyanışını tasvir eden lirik dörtlük koşukla; yas, keder ve sararma gibi kederli durumları tasvir eden dörtlük saguyla; intikam yerine barışı ve hayat dersini öğütleyen kanın suyla yıkanacağı yönündeki özlü söz savla; sürek avı ritüelleri ise sığır töreniyle tam uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dörtlüğün dil özelliklerini ve anahtar kelimelerini analiz etmek.
"çeçek" (çiçek), "yılırdı" (ısındı), "kölerdi" (göllendi) gibi kelimelerden hareketle şiirin doğa tasviri ve bahar temalı bir koşuk olduğu belirlenir. Bu şiir türü Halk edebiyatındaki güzellemelere karşılık gelir.
Sözlü dönem şiirlerinin tematik özelliklerini belirleyerek türünü saptamak.
2
İkinci dörtlüğün dil özelliklerini ve anahtar kelimelerini analiz etmek.
"kadgu" (kaygı/keder), "sargartı" (sarardı) kelimelerinden yola çıkarak ölüm acısını ve yas sürecini anlatan bir sagu olduğu tespit edilir. Bu türün Divan edebiyatındaki karşılığı mersiyedir.
Yas törenlerinde söylenen sagu şiirinin ayırt edici keder ve üzüntü temalarını yakalamak.
3
Üçüncü ifadenin yapısını incelemek.
"Kanıg kan bile yumas, kanıg su bile yuyar" (Kanı kanla yıkamazlar, suyla yıkarlar) ifadesinin bir tecrübe aktaran atasözü, yani sav olduğu saptanır.
Dönemin nesir biçimindeki özlü sözlerini manzum eserlerden ayırt etmek.
4
Dördüncü maddedeki tören tanımını incelemek.
Sözlü dönemde şiirlerin söylendiği sürek avlarına "sığır" adı verildiği bilgisiyle doğru ritüel kavramı eşleştirilir.
Şiirlerin doğuşuna zemin hazırlayan kültürel ritüelleri kavramsal olarak eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Sözlü Dönem Ürünlerinin (Sav, Sagu, Koşuk) İçeriksel, Biçimsel ve Törensel Özellikleri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5698Soru

Kazan Beg aydur: "Bire yiğitler, ben neyleyeyim? Karşı yatan kar karlı ala dağım yıkılmıştır, ulu sularım kurumuludur, gölgeli ulu ağacım kesilmiştir. Kadir Tanrı bana bir oğul vermemiştir ki yerime yurduma sahip çıksın, ocağımı tüttürsün!" dedi, hıçkırıp ağladı. Kazan Beg'in bu sözleri üzerine salondaki Oğuz beyleri hüngür hüngür ağlaştı.

Dede Korkut Hikâyeleri’nden alınan bu parçadan ve bu eserin genel niteliklerinden hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eser, 15. yüzyılda bizzat Dede Korkut tarafından yazıya geçirilmiş olup onun yaşadığı d��neme ait tarihsel ve askeri olayları gerçekçi bir tarzda aktarmaktadır.

Cevap

Eserin Dede Korkut tarafından yazıldığını ve gerçekçi bir üslupla tarihi olayları aktardığını belirten seçenek söylenemez. Dede Korkut hikâyelerin yazarı değil, bilge anlatıcısıdır ve eser anonim olarak yazıya geçirilmiştir.
Dede Korkut Hikâyeleri, destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçişin ilk örneği olup anonim bir nitelik taşır. Dede Korkut hikâyelerin yazarı değil, anlatıcısı ve bilge kahramanıdır. Ayrıca eser tamamen gerçekçi tarihsel olayları değil, destansı ve olağanüstü ögeleri barındırır. Dolayısıyla eserin Dede Korkut tarafından yazıldığını iddia eden yargı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün ve verilen metnin okunarak seçeneklerde yer alan edebî kavramlarla karşılaştırılması.
Metinde geçen doğa unsurları (ala dağ, ulu su) ile dini ifadelerin (Kadir Tanrı) eserin geçiş dönemi karakteriyle uyumlu olduğu tespit edilir.
Sorunun, Dede Korkut Hikâyeleri'nin tarihi ve yapısal özelliklerine aykırı olan seçeneği bulmamızı istemesidir.
2
Dede Korkut şahsiyetinin eserdeki rolünün ve eserin yazılış sürecinin analiz edilmesi.
Dede Korkut'un eserin yazarı olmadığı, hikâyelerin anonim bir şekilde 15. yüzyılın sonlarında yazıya aktarıldığı bilgisi hatırlanır.
Edebiyat sınavlarında sıklıkla sorgulanan 'Dede Korkut'un yazar olduğu' yanılgısını test etmektir.
3
Hikâyelerin üslup özelliklerini (destansı ve olağanüstü ögelerin varlığı) değerlendirerek doğru seçeneğin belirlenmesi.
Hikâyelerin tamamen gerçekçi tarihi olayları yansıtmadığı, destansı niteliklere sahip olduğu görülerek yanlış ifadeyi içeren seçeneğin doğru cevap olduğu anlaşılır.
Eserin hem biçimsel hem de içeriksel olarak geçiş dönemi (destandan halk hikâyeciliğine) ürünü olduğunu doğrulamaktır.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin anonim yapısı, Dede Korkut'un yazar değil anlatıcı/bilge derviş rolü ve eserin destandan halk hikâyeciliğine geçiş dönemi özellikleri.
Soru 5699Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Servet-i Fünun dönemi şairlerini, sağ sütundaki kendilerine özgü nitelikler ve eserlerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tevfik Fikret
Cenap Şahabettin
Süleyman Nazif

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tevfik Fikret, toplumsal konuları ele alan 'Sis' eseriyle ve topluluğun lideri olmasıyla; Cenap ��ahabettin, sembolizm etkisiyle yazdığı estetik yükümlü 'Elhan-ı Şita' şiiriyle; Süleyman Nazif ise vatansever ve gür sesli üslubunu yansıtan 'Gizli Figanlar' eseriyle eşleşmektedir.
Tevfik Fikret'in Servet-i Fünun'un lideri olması ve toplumsal konuları işlediği 'Sis' şiiriyle tanınması; Cenap Şahabettin'in ise bireysel, estetik ve müzikal nitelikli sembolist 'Elhan-ı Şita' eseriyle öne çıkması; Süleyman Nazif'in de topluluk içinde gür sesli vatansever şiirleri ve 'Gizli Figanlar' adlı eseriyle ayrışması doğru eşleştirmeyi sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tevfik Fikret'in ayırt edici özelliklerini belirleme.
Tevfik Fikret, Servet-i Fünun şiirinin öncüsüdür ve parnasizmden etkilenmiştir. Şiirlerinde zamanla toplumsal konulara yönelmiş, 'Sis' ve 'Tarih-i Kadim' gibi önemli eserler vermiştir. Bu nitelikler ikinci açıklama ile uyuşmaktadır.
Şairin sanat anlayışını ve en tanınmış toplumsal eserlerini tespit etmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
2
Cenap Şahabettin'in sanat anlayışını ve eserlerini inceleme.
Cenap Şahabettin, sanat için sanat ilkesini savunmuş, sembolizm akımının etkisiyle şiirde müzikaliteyi aramıştır. En bilinen eseri olan ve kar yağışını betimleyen 'Elhan-ı Şita' birinci açıklama ile doğrudan eşleşmektedir.
Şairin sembolist kimliğini ve kar yağışını işlediği ünlü şiirini belirlemek eşleştirmeyi kesinleştirir.
3
Süleyman Nazif'in edebi kişiliğini analiz etme.
Süleyman Nazif, topluluktaki diğer şairlerden farklı olarak vatanperverane, gür sesli ve hitabete dayalı bir tarz benimsemiştir. İlk şiir kitabı 'Gizli Figanlar' üçüncü açıklama ile örtüşmektedir.
Şairin topluluktaki kendine has hitabet tarzını ve ünlü yapıtını eşleştirerek analizi tamamlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun şiirinin genel özellikleri, temsilcilerinin sanat anlayışları ve başlıca eserleri.
Soru 5700Soru

Gün doğdu şâh-ı âlem uyanmaz mı hâbdan
Kılmaz mı cilve kûşe-i mihrâb ü minberi

(şâh-ı âlem: cihan padişahı, hâb: uyku)

İçerik özellikleri ve kelime anlamları dikkate alındığında bu beyit, Divan edebiyatındaki aşağıdaki nazım türlerinden hangisine örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersiye

Cevap

Mersiye
Beyitte cihan padişahının uykudan uyanıp uyanmayacağı sorulmaktadır. Buradaki uyku (hâb), ölümün bir metaforudur. Divan edebiyatında padişahların veya devlet büyüklerinin vefatının ardından duyulan üzüntüyü ifade etmek amacıyla kaleme alınan nazım türü mersiyedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte yer alan kavramları ve kelime anlamlarını tahlil etmek.
Beyitte geçen 'şâh-ı âlem' ifadesinin cihan padişahını, 'hâb' kelimesinin uykuyu temsil ettiği ve 'uyanmaz mı' ifadesiyle bu uykunun kalıcı (ölüm) olduğunun ima edildiği tespit edilir.
Beytin konusunu belirleyebilmek için kelimelerin sunduğu ipuçlarını değerlendirmek gerekir.
2
Elde edilen temayı Divan edebiyatı nazım türlerinin tanımlarıyla karşılaştırmak.
Padişahın ebedi uykusunu (vefatını) konu edinen bu beyit, ölen bir kişinin arkasından yazılan yas şiirleri olan mersiye türüyle eşleşir.
Nazım türleri şiirlerin işlediği konulara göre belirlendiği için tematik eşleştirme doğru sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında ölen kişilerin ardından duyulan acıyı dile getiren ve onların erdemlerini öven nazım türü mersiyedir.
ÖncekiSayfa 285 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin