Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5661Soru

Tiyatro oyunlarında ve sahne arkasında kullanılan kavramları doğru tanımlarıyla eşleştirmek amacıyla aşağıdaki terimleri ilgili açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mizansen
Aksesuar
Fuaye
Figüran

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mizansen terimi yönetmenin oyuncuların hareketlerini ve sahne düzenini belirlemesiyle; Aksesuar oyuncuların taşıdığı küçük eşyalarla; Fuaye izleyicilerin oyun aralarında dinlendiği salonla; Figüran ise konuşması olmayan yardımcı oyuncularla eşleşir.
Terimlerin tanımları incelendiğinde; mizansenin yönetmenin sahne üzerindeki düzenlemesi olduğu, aksesuarın oyuncuların sahnede kullandığı taşınabilir nesneler olduğu, fuayenin izleyicilerin oyun arasında dinlendiği yer olduğu ve figüranın konuşması olmayan yardımcı oyuncuları temsil ettiği görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tiyatro terimlerinin anlamlarını analiz etme
Mizansen, aksesuar, fuaye ve figüran terimlerinin sahne sanatlarındaki işlevleri ve tanımları belirlenir.
Kavramların doğru tanımlarla eşleştirilebilmesi için her bir terimin edebiyat ve tiyatro literatüründeki karşılığını bilmek gerekir.
2
Terimleri tanımlarıyla eşleştirme
Mizansen yönetmenin sahne düzenlemesiyle, aksesuar taşınabilir küçük eşyalarla, fuaye seyircilerin dinlenme alanıyla ve figüran konuşmayan yardımcı oyuncularla eşleştirilir.
Her terimin açıklaması, tiyatro bilimindeki sözlük tanımlarıyla doğrudan örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Tiyatro terimlerinin tanımları ve işlevleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5662Soru

Aşağıda edebi akımların kuramsal temellerini ve sanatsal ilkelerini yansıtan bazı açıklamalar ile bu açıklamaların ait olduğu edebi akımlar verilmiştir. Sol sütunda yer alan açıklamaları, sağ sütunda verilen doğru edebi akımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir sanat eseri, tabiatın bir köşesinin bir mizaç arasından seyredilmesidir. Yazar, bir laboratuvardaki bilim insanı gibi olayları gözlemlemeli; soyaçekim ve çevre etkenlerini deneysel bir titizlikle incelemelidir.
Şiir, düşünceleri doğrudan aktaran bir vasıta değil; ruhun derinliklerindeki müzikal titreşimleri uyandıran loş bir sığınaktır. Anlam kapalılığı ve telkin gücü, kelimelerin sözlük anlamlarından üstündür.
Hayal gücünün zincirleri kırılmalı, akıl ve mantığın denetimi tamamen saf dışı bırakılmalıdır. Sanatçı, rüyaların ve bilinçaltının gizemli dünyasını hiçbir ahlaki veya estetik kaygı gütmeden kâğıda dökmelidir.
Güzellik; geçmişin durgunluğunda değil, hızın, makinelerin ve endüstriyel dinamizmin içinde aranmalıdır. Kükreyen bir motor, antik heykellerin dura��an estetiğinden çok daha değerlidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci açıklama Nat��ralizm ile, ikinci açıklama Sembolizm ile, üçüncü açıklama Sürrealizm ile ve dördüncü açıklama Fütürizm ile eşleşmektedir.
Verilen açıklamalar, temsil ettikleri akımların belirleyici niteliklerini içermektedir. Bilimsel gözlem, soyaçekim ve deneyselcilik natüralizmle; müzikalite ve anlam kapalılığı sembolizmle; bilinçaltı ve akıl dışılık sürrealizmle; hız ve makineleşme ise fütürizmle eşleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci açıklamada yer alan 'soyaçekim', 'deneysel titizlik' ve 'bilim insanı' gibi anahtar kelimeleri analiz ediniz.
Bu kavramlar edebiyata deneysel yöntemi ve soyaçekimi uyarlayan Emile Zola liderliğindeki Natüralizm akımına aittir. Dolayısıyla birinci açıklama Natüralizm ile eşleşir.
Natüralizm, sanatı doğanın bilimsel bir laboratuvar kopyası olarak görür.
2
İkinci açıklamada geçen 'müzikal titreşimler', 'anlam kapalılığı' ve 'telkin gücü' ifadelerini inceleyiniz.
Şiirde müziği, kapalılığı ve telkini esas alan akım Sembolizm'dir. Bu yüzden ikinci açıklama Sembolizm ile eşleşir.
Sembolistler şiirin açıklanmak için değil, hissedilmek için yazıldığına inanırlar.
3
Üçüncü açıklamada vurgulanan 'bilinçaltı', 'akıl ve mantığın denetiminin saf dışı bırakılması' ve 'rüyalar' kavramlarını değerlendiriniz.
Freud'un psikanaliz yöntemini edebiyata uygulayan ve aklın denetimini reddeden akım Sürrealizm'dir. Üçüncü açıklama Sürrealizm ile eşleşir.
Sürrealizm, bilinçaltındaki bastırılmış duyguların sanata doğrudan yansımasını amaçlar.
4
Dördüncü açıklamada geçen 'hız', 'makine', 'endüstriyel dinamizm' ve 'antik heykellerin reddi' ögelerini inceleyiniz.
Hayatı ve sanatı hız, makine ve teknolojiyle açıklayan Marinetti öncülüğündeki akım Fütürizm'dir. Dördüncü açıklama Fütürizm ile eşleşir.
Fütürizm (gelecekçilik), modern endüstriyel dünyayı ve hızı yücelten bir sanat akımıdır.

Anahtar Kavram

Edebi akımların beyannameleri, felsefi temelleri ve ayırt edici sanatsal ilkeleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5663Soru

Aşağıda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı sanatçılarını, edebî kişiliklerini yansıtan en belirgin yönelimleri, akımları veya eserleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nâbî
Nef'î
Nedîm
Şeyh Gâlip

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nâbî ile Hikemî Tarz, Nef'î ile Kaside ve Hiciv (Siham-ı Kaza), Nedîm ile Mahallileşme Akımı ve Şarkı, Şeyh Gâlip ile Sebk-i Hindi ve Hüsn ü Aşk eşleştirmeleri doğrudur.
Doğru eşleştirmeler, şairlerin divan edebiyatındaki belirgin tarzları, akımları ve eserleri göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Nâbî hikemî tarzla, Nef'î kaside ve hicivle (Siham-ı Kaza), Nedîm mahallîleşme ve şarkı türüyle, Şeyh Gâlip ise Sebk-i Hindi ve tasavvufi mesnevisiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Nâbî'nin edebî kişiliğini ve tarzını incelemek.
Nâbî, hikemî (didaktik) şiir tarzının öncüsüdür.
Şiirlerinde toplumsal aksaklıkları ve ahlaki öğütleri ön plana çıkardığı için hikemî tarz açıklamasıyla eşleşir.
2
Nef'î'nin divan edebiyatındaki yerini ve eserini belirlemek.
Nef'î, kaside türünün en büyük ustası olup hicivlerini Siham-ı Kaza'da toplamıştır.
Övgü ve yergilerindeki aşırılık ve hiciv eseri bilgisi onunla doğrudan örtüşmektedir.
3
Nedîm'in sanat anlayışını ve yönelimini analiz etmek.
Nedîm, Lale Devri şairi olup mahallîleşme akımının ve şarkı türünün temsilcisidir.
İstanbul hayatını, halk söyleyişlerini ve şarkı nazım şeklini divan edebiyatına kazandıran temel isimdir.
4
Şeyh Gâlip'in edebî kimliğini ve eserini değerlendirmek.
Şeyh Gâlip, Sebk-i Hindi akımının en büyük temsilcisi olup Hüsn ü Aşk mesnevisini yazmıştır.
Ağır sembolik dili, soyut anlatımı ve tasavvufi aşkı işleyen meşhur mesnevisiyle bu eşleşme tamamlanır.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri, Akımları ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5664Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen klasik Türk edebiyatı ve Türk halk edebiyatı şiir par��alarını, sağ sütunda yer alan doğru nazım biçimi ve nazım türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Ala gözlü benli dilber
Koma beni yâda doğru
Altın kemerin olayım
Dola beni bele doğru
Benden selâm olsun Bolu beyine
Arta dursun heyetimiz ünümüz
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır
Şol cennetin ırmakları
Akar Allah deyu deyu
Çıkmış İslam bülbülleri
Öter Allah deyu deyu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk parça Gazel (Âşıkane), ikinci parça Semai (Güzelleme), üçüncü parça Koşma (Koçaklama) ve dördüncü parça Semai (İlahi) şeklinde eşleşir.
Doğru eşleştirme şiirlerin hem yapısal (nazım biçimi) hem de konusal (nazım türü) özelliklerinin saptanmasıyla bulunur. Birinci parça aruzlu bir gazel (âşıkane), ikinci parça 8'li heceyle güzelleme (semai), üçüncü parça 11'li heceyle koçaklama (koşma), dördüncü parça ise 8'li heceyle ilahi (semai) olarak eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Şiir parçalarının ölçü (aruz veya hece sayısı) ve kafiye şeması gibi yapısal özelliklerini inceleyerek nazım biçimlerini belirleyin.
Birinci parça aruz ölçüsüyle gazel; ikinci parça 8'li heceyle semai; üçüncü parça 11'li heceyle koşma; dördüncü parça 8'li heceyle semaidir.
Nazım biçimi, şiirin hece sayısı, ölçüsü ve uyak örgüsü gibi biçimsel/dış özelliklerine göre saptanır.
2
Şiir parçalarının işledikleri temaları (aşk, kahramanlık, güzellik, dini konular) saptayarak nazım türlerini belirleyin.
Birinci parça sevgili ve aşk acısı (âşıkane); ikinci parça sevgiliye övgü (güzelleme); üçüncü parça savaş ve yiğitlik (koçaklama); dördüncü parça dini/tasavvufi öz (ilahi) temalıdır.
Nazım türü, şiirin konusuna ve temasına göre belirlenen içeriksel sınıflandırmadır.
3
Saptanan nazım biçimi ve nazım türü özelliklerini bir araya getirerek doğru eşleştirmeleri yapın.
Birinci parça birinci seçenekle, ikinci parça ikinci seçenekle, üçüncü parça üçüncü seçenekle ve dördüncü parça dördüncü seçenekle eşleşir.
Elde edilen yapısal ve tematik veriler, doğru nazım biçimi-türü eşleşmelerini tam olarak doğrular.

Anahtar Kavram

Şiirin biçimsel özelliklerine göre 'nazım biçimi' (gazel, koşma, semai vb.), konusuna göre ise 'nazım türü' (güzelleme, koçaklama, ilahi, methiye vb.) olarak sınıflandırılması.
Soru 5665Soru

Aşağıdaki sol sütunda numaralanmış şiir parçalar��nı, sağ sütunda verilen ahenk özellikleri (ölçü, kafiye ve redif) ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I.
Yardan ayrılanın bağrı ezilir,
Gözyaşları sicim gibi dizilir,
Kaderimiz kara taşa yazılır,
Ayrılık acısı cana kar eder.
II.
Aşk elinden dil perişandır bu akşam ey perî,
Kalmadı sabrım benim sen gittiğin günden berî.
III.
Niçin kondun a bülbül
Kapımdaki asmaya?
Ben yârimden vazgeçmem
Götürseler asmaya.
IV.
Bahar geçer gelir yazlar,
Dile gelir dertli sazlar,
Bitmez oldu sende nazlar,
Ayrılık içimi yakar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I numaralı şiir parçası '11'li hece ölçüsü, yarım kafiye, redif' ile; II numaralı şiir parçası 'Aruz ölçüsü, zengin kafiye' ile; III numaralı şiir parçası '7'li hece ölçüsü, cinaslı kafiye' ile; IV numaralı şiir parçası '8'li hece ölç��sü, tam kafiye, redif' ile eşleşmektedir.
Sol sütundaki şiir parçaları, ahenk özellikleri incelendiğinde sırasıyla hece ölçüsü, aruz ölçüsü, kafiye çeşitleri ve redif durumlarına göre doğru bir şekilde sağ sütundaki ahenk özellikleriyle eşleşmektedir. I numaralı parça 11'li hece ölçüsü ve yarım kafiye/redif barındırır; II numaralı parça aruz ölçüsü ve zengin kafiye taşır; III numaralı parça 7'li hece ölçüsü ve cinaslı kafiye içerir; IV numaralı parça ise 8'li hece ölçüsü ve tam kafiye/redif ahengine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
I numaralı şiir parçasının ahenk unsurlarını belirleme
Hece sayısı 11'dir. 'ez-il-ir', 'diz-il-ir', 'yaz-ıl-ır' kelimelerinde aynı görevdeki '-ilir / -ılır' ekleri redif, köklerdeki 'z' sesleri yarım kafiyedir.
Şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif özelliklerini tespit ederek doğru kategoriyle eşleştirmek.
2
II numaralı şiir parçasının ahenk unsurlarını belirleme
Beyit aruz ölçüsüyle yazılmıştır. 'perî' ve 'berî' kelimeleri arasındaki 'erî' sesleri zengin kafiyedir.
Divan şiirine özgü aruz kalıbını ve kök seslerindeki zengin kafiyeyi saptamak.
3
III numaralı şiir parçasının ahenk unsurlarını belirleme
Mânideki hece sayısı 7'dir. 'asmaya' (isim) ve 'asmaya' (fiil) kelimeleri sesçe aynı, anlamca farklı olup cinaslı kafiyedir.
Eş sesli kelimelerin oluşturduğu cinaslı kafiyeyi ve mâni tipi hece ölçüsünü bulmak.
4
IV numaralı şiir parçasının ahenk unsurlarını belirleme
Hece sayısı 8'dir. 'yaz-lar', 'saz-lar', 'naz-lar' kelimelerindeki çoğul eki '-lar' redif, köklerdeki 'az' sesleri tam kafiyedir.
Eklerin dil bilgisel görevlerini ayırt ederek tam kafiyeyi ve hece ölçüsünü belirlemek.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları (Ölçü, Kafiye, Redif)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5666Soru

Tanzimat I. Dönem sanatçılarından olan, edebiyatımızda "vatan şairi" olarak tanınan; İntibah adlı ilk edebi romanı ve Vatan yahut Silistre adlı sahnelenen ilk tiyatro eserini yazan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Namık Kemal

Cevap

Namık Kemal
Edebiyatımızda 'vatan şairi' olarak anılan, ilk edebi roman olan İntibah'ı ve sahnelenen ilk tiyatro eseri olan Vatan yahut Silistre'yi yazan sanatçı Tanzimat I. Dönem'in en önemli isimlerinden olan Namık Kemal'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen özellikleri analiz etmek.
Sanatçının 'vatan şairi' olarak tanındığı, İntibah (ilk edebi roman) ve Vatan yahut Silistre (sahnelenen ilk tiyatro) eserlerinin yazarı olduğu belirlenir.
Bu bilgiler bizi doğrudan Tanzimat I. Dönem'in en önemli temsilcilerinden birine götürecektir.
2
Seçeneklerdeki sanatçıları ve dönemlerini değerlendirmek.
Şinasi I. Dönem sanatçısı olmasına rağmen 'vatan şairi' değildir; Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan ve Muallim Naci ise Tanzimat II. Dönem sanatçılarıdır.
Dönem ve sanatçı-eser eşleştirmesi yaparak yanlış seçenekleri elemek gerekir.
3
Doğru sanatçıyı belirlemek.
Hem Tanzimat I. Dönem sanatçısı olan hem de belirtilen unvan ve eserlere sahip olan yazar Namık Kemal'dir.
Tanımlanan özelliklerin tamamı Namık Kemal ile örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem Sanatçıları ve Eserleri
Tahmini Süre:45s
Soru 5667Soru

İslamiyet’in kabulüyle başlayan Geçiş Dönemi T��rk Edebiyatı ürünlerinde, hem eski Türk şiir geleneğine ait biçimsel unsurlar hem de yeni inancın getirdiği dinî ve ahlaki kabuller bir arada görülür. Bu sentezin ilk ve en önemli örneklerinden olan Divân-ı Hikmet ile ilgili:

I. Türk tasavvuf edebiyatındaki ilk dinî-tasavvufi şiirleri barındırması yönüyle Anadolu'da gelişecek olan 'ilahi' nazım türünün öncüsü kabul edilir.
II. Didaktik bir nitelik taşıyan eserde, İslamiyet'i yeni kabul eden Türk boylarına dinî kuralları öğretmek amaçlandığı için sanat kaygısı ikinci planda tutulmuştur.
III. Tamamen aruz ölçüsü ve beyit nazım birimiyle yazılan manzumelerde Hakaniye Türkçesinin yanında yoğun bir şekilde Arapça ve Farsça kelimelere yer verilmiştir.
IV. Yesevilik tarikatının kurucusu Hoca Ahmet Yesevi tarafından söylenen bu manzumelerde dervişliğin faziletleri, Peygamber sevgisi ve ahlaki öğütler işlenmiştir.

yargılarından hangileri yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız III

Cevap

Divân-ı Hikmet'in tamamen aruz ölçüsü ve beyit nazım birimiyle yazıldığını savunan ifade yanlıştır; zira eserde hece ölçüsü ve dörtlük nazım birimiyle yazılmış manzumeler ağırlıktadır.
Üçüncü yargıda yer alan ifadenin yanlış olduğu seçenek doğrudur. Çünkü Divân-ı Hikmet, tamamen aruz ölçüsü ve beyit nazım birimiyle yazılmamış, aksine sade bir dille, hece ölçüsü ve dörtlük nazım birimi kullanılarak halkın anlayacağı tarzda hikmet adı verilen şiirlerle oluşturulmuştur. Bu durum eserin halk edebiyatı ve tekke edebiyatı geleneklerini etkilemesindeki en temel nedendir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerin teker teker incelenmesi
I, II ve IV numaralı öncüllerde verilen bilgilerin doğru olduğu; III numaralı öncülde ise yanlış bilgi içerildiği tespit edilir.
Divân-ı Hikmet'in hem biçim (hece-aruz, dörtlük-beyit bir arada) hem de içerik (didaktik tasavvuf, Ahmet Yesevi'nin öğretileri) özelliklerini değerlendirmek gerekir.
2
III numaralı öncülün biçim yönünden analiz edilmesi
Eserin 'tamamen aruz ölçüsü ve beyit nazım birimiyle' yazılmadığı, aksine halkın anlayabileceği sade bir dille, hece ölçüsüyle ve dörtlüklerle yazılan şiirlerin çoğunlukta olduğu belirlenir.
Geçiş Dönemi eserlerinin çift karakterli yapısı (eski Türkçe gelenekler ile yeni İslami biçimlerin bir arada kullanımı) göz önünde bulundurulmalıdır.

Anahtar Kavram

Divân-ı Hikmet'in biçimsel yapısı (hece ölçüsü ve dörtlüklerin ağırlıkta olması) ile içerik özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5668Soru

Deli Dumrul kadeh kaldırıp şarap içerken ansızın Azrail çıkageldi. Deli Dumrul'un gözü Azrail'i görmedi, canı dehşete düştü. Deli Dumrul der: 'Bire ne heybetli ihtiyarsın, kapıcılar seni görmedi, çavuşlar seni duymadı. Benim gözüm seni görmez oldu, canım ürperdi. Söyle bana, kimsin sen?' Azrail dedi: 'Bire deli, göz��n beni neden görsün? Al al kanlı yiğitlerin canını alıyorum, onun için geldim.' Deli Dumrul der: 'Bire Azrail, can alan sen misin?' Azrail: 'Evet, benim.' dedi. Deli Dumrul: 'Seni burada öldüreyim de bir yiğidin canını kurtarayım.' dedi.

Duha Koca Oğlu Deli Dumrul hikâyesinden alınan bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihsel ve toplumsal gerçeklikten tamamen uzak, doğaüstü olayları açıklama amacı güden efsane türünün özelliklerini taşımaktadır.

Cevap

Parçanın tarihsel ve toplumsal gerçeklikten tamamen uzak, doğaüstü olayları açıklama amacı güden efsane türünün özelliklerini taşıdığı söylenemez.
Verilen parça Dede Korkut Hikâyelerinden alınmıştır. Bu eser, destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçişin en önemli örneğidir ve Oğuzların toplumsal yaşayışını, inançlarını ve mücadelelerini aktarır. Tamamen gerçeklikten kopuk ve açıklama amacı taşıyan efsane türünün özelliklerini göstermez.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki kahramanları ve olay örgüsünü inceleyerek eseri tespit etmek.
Deli Dumrul ve Azrail karakterlerinin geçmesi, bu parçanın Dede Korkut Hikâyelerinden alındığını doğrular.
Metnin hangi türe ve esere ait olduğunu belirlemek doğru analizin ilk adımıdır.
2
Dede Korkut Hikâyelerinin biçim, içerik ve geçiş dönemi özelliklerini göz önünde bulundurarak seçenekleri değerlendirmek.
Eserde İslami unsurlar (Azrail) ile destansı ögelerin bir arada bulunması geçiş dönemi özelliğidir ve olaylar nesirle aktarılmıştır.
Seçeneklerin Dede Korkut anlatılarının yapısal ve tematik özellikleri ile tutarlılığını ölçmek.
3
Eserin efsane türüyle olan farkını belirlemek.
Dede Korkut Hikâyeleri Oğuz Türklerinin sosyal, idari ve kültürel gerçekliklerini yansıtan destansı halk anlatılarıdır. Doğaüstü olayları açıklayan efsanelerle karıştırılmamalıdır.
Metnin ait olmadığı türün özelliklerini barındırdığı iddiasını çürütüp doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyelerinin geçiş dönemi özellikleri ve halk anlatıları içindeki türsel ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5669Soru

Aşağıda bir halk anlatısından alınan bir kesit verilmiştir:

*Tepegöz eyitti:*
*— Bre yiğit! Sen benim elimden nasıl kurtuldun?*
*Basat eyitti:*
*— Tanrı'm kurtardı!*
*Tepegöz eyitti:*
*— Sana ölüm yokmuş! Şu mağaranın köşesinde bir kınsız kılıç var. Benim başımı o kılıçla kes.*
*Basat kılıcın yanına vardı, kabzasını tuttu. Kılıç meğer tılsımlı imiş. Ne zaman birisi kabzasını tutsa kılıç kendi kendine inip kalkarmış. Basat hemen bir parça et fırlattı, kılıç eti biçti. Başaramayacağını anlayınca kendi kılıcını çekip Tepeg��z'ün başını kesti.*

Bu parçanın biçim, içerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında, ait olduğu anlatı türü ve bu türün özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçiş dönemi ürünü olan Dede Korkut Hikâyeleri'nden alınmış olup hem epik (destansı) mücadeleleri hem de İslami ve gerçekçi unsurları barındıran bir halk anlatısıdır.

Cevap

Destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçiş dönemi ürünü olan Dede Korkut Hikâyeleri'nden al��nmış olup hem epik (destansı) mücadeleleri hem de İslami ve gerçekçi unsurları barındıran bir halk anlatısıdır.
Doğru seçenek metnin Dede Korkut Hikâyeleri'nden alındığını ve bu türün destandan halk hikâyeciliğine geçiş dönemi özelliklerini (epik mücadelelerin İslami ve mensur unsurlarla harmanlanması) yansıttığını belirtmektedir. Metinde geçen Basat ve Tepegöz karakterleri epik-mitolojik unsurları, 'Tanrı'm' ifadesi İslami ögeleri, anlatımın düzyazı (mensur) biçimi ise halk hikâyeciliğine yakınlığı ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki kahramanları ve olay örgüsünü inceleme
Metinde 'Tepegöz' ve 'Basat' karakterlerinin geçtiği, kahramanın tılsımlı bir kılıç ve dev bir canavarla mücadele ettiği görülür. Bu unsurlar mitolojik ve epik (destansı) nitelikler taşır.
Anlatının kaynağını ve türsel özelliklerini belirlemek için olay örgüsü ve karakter analiz edilmelidir.
2
Metindeki dil ve inanç unsurlarını analiz etme
Metinde geçen 'Tanrı'm kurtardı' ifadesi, anlatının arka planında İslami inancın yer aldığını göstermektedir.
Kültürel ve inançsal ögeler, metnin hangi döneme ve anlatı geleneğine ait olduğunu ayırt etmeye yardımcı olur.
3
Anlatının biçimsel ve yapısal özelliklerini belirleme
Metin mensur (düzyazı) bir yapıdadır. Destanlar tamamen manzum iken, halk hikâyeleri nazım-nesir karışıktır. Dede Korkut Hikâyeleri ise destan ile halk hikâyesi arasında geçiş özelliği gösterir.
Biçimsel özellikler, anlatının destan, masal veya halk hikâyesi türlerinden hangisine daha yakın olduğunu ortaya koyar.
4
Elde edilen verileri seçeneklerle karşılaştırarak doğru seçeneğe ulaşma
Metin, destandan halk hikâyesine geçişin en önemli eseri olan Dede Korkut Hikâyeleri'ne aittir. Bu anlatılar epik mücadeleleri, İslami unsurları ve kısmen gerçekçi/mensur yapıyı bir arada bulundurur. Dolayısıyla doğru yanıt destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçiş dönemini belirten seçenektir.
Çıkarımları seçeneklerle eşleştirerek doğru edebi türü ve özelliklerini saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin destandan halk hikâyeciliğine geçiş özelliği taşıması, bünyesinde epik, mitolojik ve İslami ögeleri barındırması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5670Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen belirgin edebî özellikleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nâilî
Koca Râgıp Paşa
Enderunlu Fâzıl
Neşâtî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şairlerin edebî özellikleri ve eserleriyle doğru eşleşmesi şu şekildedir: Nâilî, 17. yüzyılda Sebk-i Hindi akımının edebiyatımızdaki ilk temsilcisi kabul edilen, gazellerinde musikiye ve soyut imgelere yoğun yer veren şairdir. Koca Râgıp Paşa, 18. yüzyılda hikemî şiir tarzını sürdürerek felsefi ve ahlaki içerikli gazeller yazan, devlet adamlığı kimliğiyle de tanınan sanatkârdır. Enderunlu Fâzıl, mahallileşme akımının etkisiyle dönemin toplumsal hayatını, eğlencelerini ve insan tiplerini Zenannâme ve Hûbannâme adlı eserlerinde gerçekçi bir üslupla anlatan şairdir. Neşâtî ise Sebk-i Hindi akımının etkisinde yazan, Mevlevi kimliğini şiirlerine yansıtan ve edebiyatımızda 'gitsin' redifli gazeliyle ün kazanan 17. yüzyıl şairidir.
Nâilî'nin Sebk-i Hindi'nin öncüsü olması, Koca Râgıp Paşa'nın 18. yüzyıl hikemî tarz temsilcisi olması, Enderunlu Fâzıl'ın mahallileşme doğrultusunda Zenannâme ve Hûbannâme yazması ve Neşâtî'nin 'gitsin' redifli gazeliyle tanınması üzerinden doğru eşleştirmeler yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Nâilî'nin edebî kimliğini ve akımını tespit etmek.
Nâilî'nin, Sebk-i Hindi akımının edebiyatımızdaki ilk temsilcisi olması ve gazellerinde soyut imgeler ile musikiye önem vermesi bilgisiyle eşleşme sağlanır.
Nâilî, 17. yüzyıl Divan şiirinde Sebk-i Hindi tarzının öncü ismi olup şiirde anlam derinliğini ve ses ahengini savunmuştur.
2
Koca Râgıp Paşa'nın edebî tarzını ve yüzyılını belirlemek.
Koca Râgıp Paşa'nın, 18. yüzyılda Nâbî'nin öncülüğünü yaptığı hikemî (didaktik/felsefi) şiir tarzını sürdüren ve devlet adamı kimliği olan şair olduğu belirlenir.
18. yüzyıl şairi olan Koca Râgıp Paşa, hikemî şiirin Nâbî'den sonraki en önemli temsilcisidir.
3
Enderunlu Fâzıl'ın mahallileşme akımındaki yerini ve eserlerini incelemek.
Enderunlu Fâzıl'ın, mahallileşme akımı çerçevesinde Zenannâme ve Hûbannâme gibi mesnevilerinde yerel hayatı ve insanları tasvir ettiği belirlenir.
Enderunlu Fâzıl, mahallileşme eğiliminin en somut ve yerel örneklerini mesnevilerinde yansıtan bir 18. yüzyıl şairidir.
4
Neşâtî'nin edebî özelliklerini ve tanınmış şiirlerini analiz etmek.
Neşâtî'nin, Sebk-i Hindi akımından etkilenen, Mevlevi kültürünü yansıtan ve 'gitsin' redifli gazeliyle tanınan şair olduğu tespit edilerek eşleştirme tamamlanır.
17. yüzyıl Mevlevi şairi Neşâtî, Sebk-i Hindi tarzını benimsemiş ve özellikle ünlü 'gitsin' redifli gazeliyle edebiyat tarihine geçmiştir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri, Edebî Akımlar ve Eserleri
Soru 5671Soru

Aşağıda verilen halk edebiyatı dörtlüklerini, hece ölçüsü ve tema özelliklerini dikkate alarak sağdaki nazım biçimi ve türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karac'oğlan der ki kondum göçemedim
Acı tatlı sularını içemedim
Güzel gördüm senden vazgeçemedim
Senin gibi bana canan bulunmaz
Bre ağalar bre beyler
Gözümüzde yaş dolmadan
Ölmeden bir dem sürelim
Toprak altında kalmadan
Köroğlu der durun yerli yerinde
Ok gıcırıdısı var tunç yayında
Yiğit olan dövüşür cenk gününde
Düşmana savurur kesin kılıcı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci dörtlük 11'li hece ölçüsüyle yazılmış bir koşma (güzelleme) ile, ikinci dörtlük 8'li hece ölçüsüyle yazılmış bir varsağı ile, üçüncü dörtlük ise 11'li hece ölçüsüyle yazılmış bir koşma (koçaklama) ile eşle��melidir.
Dörtlüklerin hece sayıları ve işledikleri temalar incelendiğinde doğru eşleştirmeler şu şekildedir: Aşk ve güzellik konusunu 11'li hece ölçüsüyle işleyen ilk dörtlük güzelleme türündeki bir koşmadır. 'Bre' ünlemiyle yiğitçe bir üslup takınan ve 8'li hece ölçüsüyle yazılan ikinci dörtlük varsağıdır. Yiğitlik ve savaşı 11'li hece ölçüsüyle işleyen üçüncü dörtlük ise koçaklama türündeki bir koşmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece ölçülerini belirlemek için her dizedeki ünlü harfleri sayınız.
Birinci ve üçüncü dörtlüklerin 11'li, ikinci dörtlüğün ise 8'li hece ölçüsüyle yazıldığı belirlenir.
Hece ölçüsü, Âşık edebiyatında nazım biçimlerini (koşma ve semai/varsağı) ayırt etmede en temel yapısal unsurdur.
2
Dörtlüklerin dil, üslup ve tema özelliklerini inceleyiniz.
Birinci dörtlükte aşk ve güzellik teması (güzelleme), ikinci dörtlükte 'Bre' ünlemiyle başlayan yiğitçe bir eda (varsağı), üçüncü dörtlükte ise savaş ve kahramanlık teması (koçaklama) tespit edilir.
Konularına ve üsluplarına göre yapılan bu sınıflandırma, şiirlerin nazım türlerini belirlemeyi sağlar.
3
Elde edilen hece ölçüsü ve tema verilerini birleştirerek doğru eşleştirmeleri yapınız.
Karacaoğlan'ın güzelleme karakterli koşması birinci seçenekle, 'Bre' ünlemli varsağı ikinci seçenekle, Köroğlu'nun koçaklama karakterli koşması ise üçüncü seçenekle eşleşir.
Hem yapısal (ölçü) hem de içeriksel (tema, üslup) analiz tamamlanarak doğru eşleştirme elde edilir.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Nazım Biçimleri ve Türleri
Soru 5672Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı sanatçıları ile sağ sütundaki edebi şahsiyetleri ve eserlerine dair belirleyici özellikleri eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyyad Hamza
Gülşehrî
Ahmedî
Kadı Burhaneddin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyyad Hamza, Anadolu sahasında yazılmış ilk Yusuf ile Zeliha kıssasını hece ve aruzla yazan sanatçı açıklamasıyla; Gülşehrî, tasavvufi ve alegorik eserlerinde Türkçeye önem verip Felekname'yi yazan sanatçı açıklamasıyla; Ahmedî, tıp ve astronomiyle ilgilenen İskendername müellifi açıklamasıyla; Kadı Burhaneddin ise gazel ve tuyuğlarında coşkulu bir üslup kullanan hükümdar-şair açıklamasıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede Şeyyad Hamza, heceyi de kullanan ve ilk Yusuf ile Zeliha mesnevisini yazan 13. yüzyıl şairi olarak tanımlanır. Gülşehrî, Türkçe yazmaya önem veren ve Felekname ile bilinen 14. yüzyıl sanatçısıdır. Ahmedî, bilimle de uğraşan İskendername yazarıdır. Kadı Burhaneddin ise tuyuğları ve coşkulu gazelleriyle öne çıkan hükümdar-şairdir.

Adım Adım Çözüm

1
Şeyyad Hamza'n��n edebi kimliğini incelemek.
Şeyyad Hamza'nın 13. yüzyılda yaşadığı, hem heceyi hem aruzu kullandığı ve Türk edebiyatındaki ilk Yusuf ile Zeliha mesnevisini yazdığı bilgisine ulaşılır.
Şairi doğru tanım ve eserle eşleştirebilmek için.
2
Gülşehrî'nin eserlerini ve özelliklerini değerlendirmek.
Felekname ve Mantıku't-Tayr (Türkçeye serbest ve eklemeli tercüme) eserleriyle tanınan şairin Gülşehrî olduğu belirlenir.
Edebi şahsiyeti üzerinden eşleşmeyi netleştirmek için.
3
Ahmedî'nin sanatı ve ilmi kimliğini analiz etmek.
İskendername mesnevisinin yazarı olan, divan sahibi ve aynı zamanda tıp, astronomi gibi bilimlerle ilgilenen şairin Ahmedî olduğu saptanır.
Ahmedî'ye ait belirgin özellikleri bulmak için.
4
Kadı Burhaneddin'in hayatı ve üslubunu kontrol etmek.
Sivas'ta hükümdarlık yapan, tuyuğ nazım şeklini sıklıkla kullanan ve gazellerinde coşkulu, mahalli dille yazan şairin Kadı Burhaneddin olduğu sonucuna varılır.
Kalan son şairin özellikleriyle doğruluğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri, Eserleri ve Edebi Şahsiyetleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5673Soru

Aşağıda sol sütunda 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri, sağ sütunda ise bu şairlerin Türk edebiyatında önemli yere sahip eserleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki şairler ile sağ sütundaki eserlerin doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyhî
Fuzûlî
Bâkî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyhî ile Harnâme, Fuzûlî ile Leylâ vü Mecnûn, Bâkî ile Kanuni Mersiyesi eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede Şeyhî ile Harnâme, Fuzûlî ile Leylâ vü Mecnûn, Bâkî ile Kanuni Mersiyesi eşleşmelidir. Şeyhî 15. yüzyılda Harnâme'yi yazmıştır; Fuzûlî 16. yüzyılda Leylâ vü Mecnûn'u yazmıştır; Bâkî ise 16. yüzyılda Kanuni Mersiyesi'ni yazmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütunda verilen ilk şair olan Şeyhî'nin bilinen en önemli eserini seçenekler arasından tespit etmek.
Şeyhî, Türk edebiyatındaki ilk fabl örneği kabul edilen hiciv türündeki Harnâme'nin yazarıdır. Dolayısıyla Şeyhî ile Harnâme eşleşir.
Şairlerin en belirgin eserleriyle eşleştirilmesi sorunun doğru çözümü için ilk adımdır.
2
İkinci şair olan Fuzûlî'nin ünlü mesnevisini belirlemek.
16. yüzyılın lirik şairi Fuzûlî, Leylâ vü Mecnûn mesnevisinin yazarıdır. Dolayısıyla Fuzûlî ile Leylâ vü Mecnûn eşleşir.
Fuzûlî'nin edebiyat tarihindeki en bilinen eserini eşleştirerek kalan seçenekleri daraltmak.
3
Üçüncü şair olan Bâkî'nin meşhur eserini bulmak.
Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümü üzerine duyduğu üzüntüyü dile getiren Bâkî, Kanuni Mersiyesi'ni yazmıştır. Dolayısıyla Bâkî ile Kanuni Mersiyesi eşleşir.
Son şair-eser eşleşmesini de tamamlayarak doğru eşleştirme kombinasyonuna ulaşmak.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 5674Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Servet-i Fünun dönemi şiir ve edebiyat unsurları ile sağ sütundaki açıklamaları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şermin
Elhan-ı Şita
Sis
Sâat-i Semen-fâm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şermin, Tevfik Fikret'in hece ölçüsüyle yazdığı çocuk şiirleri açıklamasıyla; Elhan-ı Şita, Cenap Şahabettin'in kar yağışını anlatan şiiri açıklamasıyla; Sis, Tevfik Fikret'in İstanbul'u eleştiren şiiri açıklamasıyla; Sâat-i Semen-fâm ise Cenap Şahabettin'in alışılmamış bağdaştırması açıklamasıyla eşleşir.
Servet-i Fünun şiirinin iki önemli ismi olan Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in eserleri ve şiir anlayışları doğru bir şekilde eşleştirilmiştir. 'Şermin' Tevfik Fikret'in çocuk şiirlerini içerirken, 'Sis' onun toplumsal eleştirisini yansıtır. 'Elhan-ı Şita' Cenap Şahabettin'in kış tasvirini içeren sembolist şiiridir, 'Sâat-i Semen-fâm' ise onun edebiyata kazandırdığı yeni bağdaştırmalardandır.

Adım Adım Çözüm

1
Tevfik Fikret'in eserlerini ve şiir anlayışını belirlemek.
Tevfik Fikret'in çocuklar için yazdığı 'Şermin' ile toplumsal içerikli 'Sis' şiiri doğru açıklamalarıyla eşleştirilir.
Şairin hem bireysel hem de toplumsal dönemine ait eser özelliklerini ayırt etmek gerekir.
2
Cenap Şahabettin'in eserlerini ve şiir diline getirdiği yenilikleri belirlemek.
Cenap Şahabettin'in 'Elhan-ı Şita' şiiri ile 'Sâat-i Semen-fâm' tamlaması doğru açıklamalarıyla eşleştirilir.
Şairin sembolist şiir anlayışını ve dil özelliklerini tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Şiiri ve Temsilcileri
Soru 5675Soru

Aşağıda Divan edebiyatından alınan üç farklı beyit verilmiştir:

I.
*Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever*
*Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever*

II.
*Fuzûlî rind-i şeydâdur hemîşe halka rüsvâdur*
*Sorun kim bu ne sevdâdur bu sevdâdan usanmaz mı*

III.
*Bir eşek var idi zaîf ü nizâr*
*Yük elinden katı şikeste vü zâr*

Bu beyitlerin yapısal ve içerik özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. beyit, şairin mahlasını barındırdığı için aynı zamanda bu şiirin en güzel beyti kabul edilen "beytü'l-gazel" (şah beyit) olarak nitelendirilir.

Cevap

Şairin mahlasını barındıran beytin aynı zamanda gazelin en güzel beyti (beytü'l-gazel) olarak kabul edileceğini belirten seçenek yanlıştır. Mahlasın bulunduğu beyit makta beytidir, beytü'l-gazel ise şiirin herhangi bir yerinde bulunabilir ve mahlas barındırma zorunluluğu yoktur.
Şairin takma adının (mahlas) geçtiği beyit 'makta' beytidir. Bir gazelin en güzel beyti olan 'beytü'l-gazel' (şah beyit) ise şiirin herhangi bir yerinde bulunabilir ve mahlasın bu beyitte yer alması zorunlu değildir. Dolayısıyla, mahlas barındıran beytin mutlaka beytü'l-gazel olacağı yönündeki ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen beyitlerin kafiye örgüsünü analiz etmek.
I. beyitte 'cânânın sever / cânın sever' kendi arasında kafiyelidir (aaaa). II. beyitte 'rüsvâdur / usanmaz mı' kafiye örgüsü xaxa düzenindedir. III. beyitte 'nizâr / zâr' kendi arasında kafiyelidir (aaaa).
Beyitlerin nazım şekillerini ve yapısal konumlarını belirlemede en önemli ipucu kafiye düzenleridir.
2
Beyitlerin içerik ve mahlas durumlarını incelemek.
I. beyitte lirik bir konu işlenmiş ve mahlas yoktur. II. beyitte 'Fuzûlî' mahlası açıkça görülmektedir. III. beyitte ise bir hayvan (eşek) üzerinden olay anlatımı yapılmıştır.
Şiirlerdeki mahlas kullanımı son beyti (makta), olay anlatımı ise mesnevi tarzını teşhis etmeyi sağlar.
3
Seçeneklerdeki teorik bilgileri beyitlerin özellikleriyle karşılaştırmak.
I. beytin matla beyti olduğu, II. beytin makta beyti olduğu, III. beytin mesnevi beyti olduğu ve I. beytin kıta nazım şeklinin ilk beyti olamayacağı bilgileri doğrudur. Ancak mahlas içeren beytin zorunlu olarak beytü'l-gazel olacağı iddiası yanlıştır; beytü'l-gazel en güzel beyittir ve makta olmak zorunda değildir.
Seçeneklerdeki edebi terimlerin (matla, makta, beytü'l-gazel, kıta kafiye yapısı) doğru eşleştirilip eşleştirilmediğini kontrol etmek.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi, kıta) kafiye düzeni, mahlas kullanımı ve beyit özellikleri (matla, makta, beytü'l-gazel).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5676Soru

Aşağıda Divan edebiyatından alınan bazı beyitler ve bu beyitlerin yapısal/içeriksel özellikleri verilmiştir. Bu beyitleri ait oldukları nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. "Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı / Felekler yand�� âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı"
(Aşk acısını lirik bir edayla ele alan, ilk beyti kendi arasında kafiyeli olan beyit)
II. "Bir eşek var idi zaîf ü nizâr / Yük elinden inler idi zâr u zâr"
(Alegorik-didaktik bir hikâyeyi konu edinen ve her beyti kendi arasında kafiyeli olan beyit)
III. "Esdi nesîm-i nev-bahâr açıldı güller subh-dem / Açsın bizim de gönlümüz sâkî getir câm-ı Cem"
(Bahar tasviriyle [nesib] başlayan, din veya devlet büyüklerini övmek amac��yla yazılan uzun şiirin ilk beyti)
IV. "Halkı taklîd ile güm-râh eyleyen vâizlerin / Âkıbet toprak olur başındaki tâc u kabâ"
(Kafiye düzeni xa olan, mahlassız ve genellikle toplumsal-ahlaki eleştiri barındıran beyit)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci beyit gazel, ikinci beyit mesnevi, üçüncü beyit kaside ve dördüncü beyit kıta nazım şekliyle eşleşmektedir.
Verilen beyitlerin kafiye örgüleri, işledikleri temalar ve anlatım tarzları analiz edildiğinde; aşk acısını aa düzeninde işleyen ilk beyit gazele, bir hayvanın hikayesini aa düzeninde anlatan ikinci beyit mesneviye, bahar tasviriyle övgüye zemin hazırlayan aa düzenindeki üçüncü beyit kasideye ve vaizleri yeren xa düzenindeki dördüncü beyit kıtaya aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye düzenlerini (aa veya xa) incelemek.
Birinci, ikinci ve üçüncü beyitlerin kendi içinde kafiyeli (aa) olduğu, dördüncü beytin ise ilk dizesinin serbest, ikinci dizesinin kafiyeli (xa) olduğu tespit edilir.
Nazım şekillerinin belirlenmesinde kafiye örgüsü en belirgin yapısal ipucudur.
2
Beyitlerin içerik ve anlatım özelliklerini analiz etmek.
Birinci beytin aşk acısını (lirik), ikinci beytin bir olay/hikâye anlatımını (didaktik/alegorik), üçüncü beytin tabiat tasvirini (nesib), dördüncü beytin ise toplumsal eleştiriyi (hiciv) yansıttığı görülür.
Kafiye örgüsü aynı olan nazım şekillerini (gazel, kaside, mesnevi) birbirinden ayırmak için içerik ve işlev özelliklerine bakılması gerekir.
3
Yapısal ve içeriksel özellikleri nazım şekilleriyle eşleştirmek.
Lirik beyit gazelle, hikâyeci beyit mesneviyle, övgü odaklı beyit kasideyle ve xa kafiyeli mahlassız hiciv beyti kıta ile doğru şekilde eşleştirilir.
Elde edilen tüm biçim ve içerik verileri divan şiiri nazım şekillerinin tanımlarıyla örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin yapısal (kafiye düzeni, mahlas) ve içeriksel (konu, işlev) özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5677Soru

Gül hazin, sümbül perişan, bağ-zarın şevki yok,
Dertli dertli ötmede kumru, hezarın şevki yok.

Recaizade Mahmut Ekrem’e ait olan bu beyit ve temsil ettiği dönem şiir anlayışı göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplum için sanat anlayışıyla kaleme alınmış olup vatan sevgisi, adalet ve hürriyet gibi temaları halka anlatmayı amaçlamaktadır.

Cevap

Beyit, Tanzimat II. Dönemi'nin bireysel ve 'sanat sanat içindir' anlayışını yansıttığı için toplumsal sorunları, vatan veya hürriyet gibi temaları halka anlatmayı amaçlayan 'toplum için sanat' anlayışıyla yazılmamıştır.
Beyit, Recaizade Mahmut Ekrem'in oğlu Nicat'ın ölümü üzerine duyduğu derin kişisel acıyı anlatır. Bu durum, Tanzimat II. Dönemi'nin bireysel ve 'sanat sanat içindir' ilkesine dayanan şiir anlayışını gösterir. Dolayısıyla, vatan sevgisi ve hürriyet gibi toplumsal konuları halka aşılamayı amaçlayan 'toplum için sanat' anlayışıyla kaleme alındığı yönündeki iddia yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen kelimeleri ve konuyu analiz etmek.
Beyitte gül, sümbül, kumru gibi doğa unsurlarının hüzünlü ve neşesiz olduğu (hazin, perişan, şevki yok) belirtilmektedir. Konu bireysel hüzün ve kederdir.
Şiirin hangi tema etrafında şekillendiğini ve hangi dönemin zihniyetini taşıdığını belirlemek için.
2
Şiirin biçimsel ve dilsel özelliklerini incelemek.
Beyit nazım birimiyle yazılmış, aruz ölçüsü kullanılmış ve dil oldukça ağırdır (hazin, bağ-zar, hezar vb.).
Biçim ve dil özelliklerinin Tanzimat'ın hangi dönemine ait olduğunu saptamak için.
3
Bulguları Tanzimat dönemleri şiir özellikleri ile karşılaştırmak.
Ağır dil, bireysel tema (hüzün), doğanın duygu dünyasına göre şekillenmesi (romantizm) ve eski biçimle yeni temanın işlenmesi Tanzimat II. Dönem şiirine işaret eder. Toplumsal fayda, vatan, adalet gibi temaları savunan Tanzimat I. Dönem şiiriyle bağdaşmaz.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu denetlemek ve söylenemeyecek olan yargıyı bulmak için.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem Şiirinin Tematik ve Dilsel Özellikleri
Soru 5678Soru

Divan edebiyatında nazım türleri, şiirlerin biçimsel özelliklerinden ziyade işledikleri konulara ve yazılış amaçlarına göre belirlenir. Bu bağlamda şairler, dinî-tasavvufi düşüncelerini ya da toplumsal olaylara dair görüşlerini belirli nazım türlerinin kalıpları çerçevesinde dile getirirler.

Buna göre, Fuzûlî'ye ait;

*Saçıma hem yüzüme yağmur gibi yaşım saçar*
*Her kaçan yâd eylesem ol şâh-ı rusülün adını*

beytinin konusu ve ait olduğu nazım türü aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hz. Muhammed'e duyulan sevgi ve özlem - Naat

Cevap

Hz. Muhammed'e duyulan sevgi ve özlem - Naat
Beyitte geçen 'şâh-ı rusül' ifadesi 'peygamberlerin şahı' anlamına gelir ve doğrudan Hz. Muhammed'i kasteder. Divan edebiyatında Hz. Muhammed'e duyulan sevgiyi, özlemi ve ona yönelik övgüleri konu edinen nazım türü naattır. Bu nedenle beyit, konusu ve nazım türü açısından doğru eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen anahtar kelimeleri ve ifadeleri belirlemek.
Beyitte 'şâh-ı rusül' (peygamberlerin şahı) ifadesi ve bu ismin anılmasıyla dökülen gözyaşları ('yağmur gibi yaşım saçar') tespit edilmiştir.
Beytin konusunu belirlemek için şiirdeki temel kavramların anlamlarını çözmek gerekir.
2
Tespit edilen kavramların işaret ettiği konuyu yorumlamak.
Peygamberlerin şahı olan Hz. Muhammed'in anılmasıyla duyulan derin sevgi, özlem ve hürmet konusu belirlenmiştir.
Konunun belirlenmesi, bizi doğrudan bu konuyu işleyen Divan edebiyatı nazım türüne ulaştıracaktır.
3
Konu ile Divan edebiyatı nazım türünü eşleştirmek.
Hz. Muhammed'i övmek ve ona duyulan sevgiyi dile getirmek amacıyla yazılan şiirlerin 'naat' nazım türüne ait olduğu saptanmıştır.
Divan edebiyatında dinî konuları ve peygamber sevgisini işleyen nazım türlerinin tanımları bu eşleştirmeyi yapmamızı sağlar.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Nazım Türleri ve Konuları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5679Soru

Aşağıda verilen dinî-tasavvufî Türk edebiyatı temsilcilerini, karşılarındaki en belirgin özellik veya eserleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hacı Bektaş Veli
Erzurumlu İbrahim Hakkı
Pir Sultan Abdal

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hacı Bektaş Veli - Makalat adlı eserin sahibi olan XIII. yüzyıl mutasavvıfı; Erzurumlu İbrahim Hakkı - Marifetname adlı ansiklopedik eserin sahibi olan XVIII. yüzyıl şairi; Pir Sultan Abdal - Divan edebiyatından etkilenmeyip tüm şiirlerini heceyle yazan XVI. yüzyıl halk ozanı.
Doğru eşleştirmede; Hacı Bektaş Veli, tasavvufi görüşlerini nesir türündeki Makalat adlı eserde toplayan XIII. yüzyıl mutasavvıfı tanımıyla; Erzurumlu İbrahim Hakkı, içinde Tefvizname'nin de bulunduğu ansiklopedik eseri Marifetname ile; Pir Sultan Abdal ise XVI. yüzyılda yaşamış, divan etkisinden uzak kalarak tüm şiirlerini heceyle yazmış coşkulu nefeslerin şairi tanımıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hacı Bektaş Veli isminin karşılığını aramak.
Hacı Bektaş Veli, XIII. yüzyılda yaşamış olup en önemli eseri olan Makalat ile eşleşir.
Makalat, Hacı Bektaş Veli'nin tasavvufi düşüncelerini içeren en temel nesir eseridir.
2
Erzurumlu İbrahim Hakkı isminin karşılığını aramak.
Erzurumlu İbrahim Hakkı, XVIII. yüzyılda yaşamış olup Marifetname adlı eseriyle eşleşir.
Marifetname, yazarın dini ve tasavvufi konuların yanı sıra fen bilimlerini de ele aldığı ansiklopedik nitelikteki en tanınmış eseridir.
3
Pir Sultan Abdal isminin karşılığını aramak.
Pir Sultan Abdal, XVI. yüzyılda yaşamış olup şiirlerini sadece heceyle yazan ve coşkulu nefesler söyleyen halk ozanı tanımıyla eşleşir.
Pir Sultan Abdal dinî-tasavvufî edebiyatta aruz ölçüsüne ve divan tarzına hiç yer vermemesiyle ayırt edilir.

Anahtar Kavram

Tekke Edebiyatı Temsilcileri ve Eserleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5680Soru

İslamiyet öncesi Türk edebiyatı sözlü dönemine ait bir şiirden alınan aşağıdaki dörtlük inceleniyor:

*Tümen çeçek tizildi*
*Bükünden yıp yazıldı*
*Ökünç yara süzildi*
*Yaz��n kınlar yıparur*

Bu dörtlük ve ait olduğu nazım şekliyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu nazım şeklinin İslamiyet sonrası Türk edebiyatındaki tematik karşılıkları Halk edebiyatında 'koşma', Divan edebiyatında ise 'mersiye'dir.

Cevap

Bu nazım şeklinin İslamiyet sonrası Türk edebiyatındaki tematik karşılıkları Halk edebiyatında 'koşma', Divan edebiyatında ise 'mersiye'dir.
Koşuk nazım şeklinin Divan edebiyatındaki tematik karşılığının mersiye olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır. Koşuk; aşk, tabiat, yiğitlik gibi konuları işleyen bir sözlü dönem ürünüdür. Bu ürünün Halk edebiyatındaki karşılığı koşma iken Divan edebiyatındaki karşılığı gazeldir. Mersiye ise ölüm temalı saguların Divan edebiyatındaki karşılığı olup bu eşleştirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün tema, dil özellikleri ve biçimsel yapısını inceleyerek ait olduğu nazım şeklini belirlemek.
Şiirin do��a temasını işlemesi, hece ölçüsüyle söylenmesi ve düz kafiye şemasına sahip olması, bu şiirin sözlü dönem ürünü olan bir 'koşuk' olduğunu göstermektedir.
Nazım şeklinin doğru tespiti, sonraki dönemlerdeki edebi karşılıklarının belirlenmesi için gereklidir.
2
Dize sonlarındaki ses benzerliklerini analiz ederek kafiye ve redif yapısını doğrulamak.
'tiz-il-di', 'yaz-ıl-dı', 'süz-il-di' diziliminde edilgenlik eki ile geçmiş zaman ekleri görevdaş olduğu için '-ildi / -ıldı' kısımları redif; köklerdeki ortak 'z' sesi ise tek ses benzerliğine dayandığı için yarım kafiyedir.
Şiirin biçimsel özelliklerinin doğru analiz edilip edilmediğini kontrol etmek.
3
Koşuk nazım şeklinin İslamiyet sonrası Türk edebiyatındaki karşılıklarını değerlendirmek.
Koşuk nazım şeklinin Halk edebiyatındaki karşılığı koşma, Divan edebiyatındaki karşılığı ise gazeldir. Mersiye ise ölüm konusunu işleyen sagunun Divan edebiyatındaki karşılığıdır.
Yanlış olan seçeneği tespit etmek ve dönemler arası ürün karşılıklarını doğru analiz etmek.

Anahtar Kavram

Koşuk nazım şekli, biçimsel özellikleri ve sonraki dönemlerdeki (Halk ve Divan edebiyatı) karşılıkları
ÖncekiSayfa 284 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin