Tüm alıştırma soruları

1797 soru

Soru 601Soru

A��ağıdaki sol sütunda verilen belirleyici sanat özellikleri ile sağ sütundaki 17. ve 18. yüzyıl divan edebiyatı şairlerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

17. yüzyılda yaşayan şair, divan şiirinde felsefi ve didaktik düşünceyi öne çıkaran hikemî tarzın kurucusu kabul edilir. Şiirlerinde gözlemci ve eleştirel bir tavırla ahlaki öğütler vermiş, *Hayriyye* adlı eseriyle bu anlayışı somutlaştırmıştır.
17. yüzyılda Sebk-i Hindî akımının divan şiirindeki ilk temsilcisi ve bu tarzda gazeller yazan öncü ismidir. Şiirlerinde melankolik bir hava, soyut imgeler, içe dönük bir duyarlılık ve yoğun bir dil yapısı dikkat çeker.
18. yüzyılda Lale Devri'nin eğlence ve zevk ortamını şiirlerine yansıtmış, mahallileşme akımının en büyük temsilcisi olmuştur. Somut sevgilileri, İstanbul yaşamını ve halk söyleyişlerini özellikle şarkı türündeki eserleriyle dile getirmiştir.
18. yüzyılda tasavvufi düşünceyi Sebk-i Hindî'nin ağır, kapalı ve sembolik anlatımıyla harmanlayan şairdir. Türk edebiyatının en önemli alegorik aşk mesnevilerinden biri olan *Hüsn ü Aşk*ı kaleme almıştır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Didaktik ve hikemî tarzıyla ön plana çıkan şair Nâbî; Sebk-i Hindî akımının 17. yüzyıldaki ilk temsilcisi Nâilî; mahallileşme akımı ve Lale Devri neşesini yansıtan şair Nedîm; Sebk-i Hindî'nin 18. yüzyıldaki zirve ismi ve Hüsn ü Aşk'ın yazarı ise Şeyh Gâlib'dir.
Doğru eşleştirmeler şöyledir: Didaktik-felsefi yönü ve Hayriyye adlı eseriyle öne çıkan şair Nâbî'dir. Sebk-i Hindî tarzını gazellerinde ilk kez kullanan 17. yüzyıl şairimiz Nâilî'dir. Lale Devri eğlencelerini mahallileşme akımı doğrultusunda şiirleştiren Nedîm'dir. Tasavvufi derinlikte yazdığı Hüsn ü Aşk mesnevisiyle Sebk-i Hindî'yi zirveye taşıyan 18. yüzyıl şairi ise Şeyh Gâlib'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Hikemî tarzın kurucusu ve Hayriyye yazarını belirleme
Nâbî (17. yüzyıl)
Soruda geçen felsefi-didaktik şiir anlayışı (hikemî tarz) ve Hayriyye mesnevisi doğrudan Nâbî ile eşleşir.
2
17. yüzyılda Sebk-i Hindî akımının ilk temsilcisi ve gazel şairini belirleme
Nâilî (17. yüzyıl)
Sebk-i Hindî tarzını Türk edebiyatında ilk uygulayan ve gazel formundaki soyut söyleyişiyle öne çıkan şair Nâilî'dir.
3
Lale Devri şairini ve mahallileşme akımı temsilcisini bulma
Nedîm (18. yüzyıl)
İstanbul yaşamını, somut sevgilileri ve Lale Devri eğlencelerini şarkı nazım şekliyle bütünleştiren sanatçı Nedîm'dir.
4
Sebk-i Hindî'nin 18. yüzyıl temsilcisi ve Hüsn ü Aşk yazarını belirleme
Şeyh Gâlib (18. yüzyıl)
18. yüzyılda tasavvuf ile Sebk-i Hindî'nin ağır hayal gücünü birleştiren ve Hüsn ü Aşk adında şaheser yazan şair Şeyh Gâlib'dir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı şairlerinin edebî kimlikleri, mensup oldukları akımlar ve başlıca eserleri.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 602Soru

Aşağıda Divan edebiyatında beyit esasına dayalı olarak kurulan nazım şekillerinden alınan bazı örnekler ve bu örneklerin ait olduğu nazım şekilleri karışık olarak verilmiştir. Sol sütundaki beyitleri, sağ sütundaki uygun nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ey şûh-ı kerem-pîşe dil-i zâr senindir
Yok minneti aslâ
Ey kân-ı hayâ cevher-i esrâr senindir
Çekme elem aslâ
Bir eşek var idi zaîf ü nizâr
Yük elinden katı şikeste vü zâr
İlm kesbiyle pâye-i rif'at
Bir âmâl-i muhâl imiş ancak
Nef'î gibi bir şâir-i mu'ciz-sühanı var
Memdûhu gibi bir şeh-i sâhib-kırânı var

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci beyit Müstezat ile, ikinci beyit Mesnevi ile, üçüncü beyit Kıta ile ve dördüncü beyit Kaside ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; ziyade dizelerine sahip beyit Müstezat ile, hikaye edici anlatıma ve kendi içinde kafiyeye sahip beyit Mesnevi ile, matla beyti olmayan ve mahlassız beyit Kıta ile, övgü unsurları barındıran beyit ise Kaside ile ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beytin yapısal şeması incelenir.
Uzun dizelerin altında 'ziyade' adı verilen ritmik kısa dizelerin yer aldığı görülür.
Bu yapı Divan edebiyatında yalnızca müstezat nazım şekline özgüdür.
2
İkinci beytin kafiye örg��sü ve anlatım tekniği çözümlenir.
Beytin kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu ve olay merkezli bir anlatıma sahip olduğu belirlenir.
Olay anlatımına dayanan ve her beyti kendi arasında kafiyeli olan yegane beyitli nazım şekli mesnevidir.
3
Üçüncü beytin kafiyelenişi ve muhtevası kontrol edilir.
Kafiyenin xa (serbest-kafiyeli) düzeninde olduğu ve düşünsel bir tema işlendiği saptanır.
Kıtalar, matla beyti barındırmayan (kendi arasında kafiyeli başlamayan) ve genellikle felsefi konuları işleyen nazım şekilleridir.
4
Dördüncü beytin kelime kadrosu ve teması analiz edilir.
Nef'î mahlasının geçtiği, şairin kendi sanatını ve övdüğü kişiyi (memduh) yücelttiği fahriye niteliği taşır.
Övgü ve şairlik iddiası, kasidenin fahriye ve taç beyit gibi bölümlerinin temel karakteristiğidir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin biçim, kafiye ve içerik özellikleri üzerinden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 603Soru

Milli Edebiyat Dönemi'ndeki şiir anlayışları ve bu anlayışların önde gelen temsilcileri dikkate alındığında, sol sütunda verilen edebi özellik açıklamalarını sağ sütunda yer alan doğru şairler ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aruz şiirini Türkçe kelime yapısıyla bağdaştırarak 'deruni ahenk' ve neo-klasik biçim mükemmelliğini savunan, heceyle yazdığı tek bir şiir ('Ok') dışındaki tüm eserlerinde Osmanlı-Türk kültür mirasını estetik bir dille işleyen şair
Toplumsal faydayı sanatsal endişenin önüne koyarak manzum hikaye türünde realizmin sınırlarını zorlayan, aruzu halkın günlük konuşma diliyle kaynaştırarak sokaktaki yaşamı şiire aktaran bağımsız şair
Sanatı sosyolojinin ve Türk milliyetçiliği fikrinin hizmetine sunan, halk kültürüne yönelmeyi amaçlayan, dilde sadeleşmeyi ve hece ölçüsünü ideolojik bir eğitim aracı olarak gören teorisyen şair
Memleketçi şiir anlayışının manifestosu kabul edilen 'Sanat' şiiriyle Batı taklitçiliğine karş�� çıkıp Anadolu coğrafyasını ve Anadolu insanının dünyasını şiirin merkezine yerleştiren Beş Hececi sanatçı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci tanım Yahya Kemal Beyatlı ile, ikinci tanım Mehmet Âkif Ersoy ile, üçüncü tanım Ziya Gökalp ile, dördüncü tanım ise Faruk Nafiz Çamlıbel ile eşleşmelidir.
Eşleştirmelerin tamamı şairlerin edebi kimlikleri, estetik anlayışları, aruz/hece kullanımları ve eser içerikleriyle birebir örtüşmektedir. Yahya Kemal Beyatlı saf şiir ve biçim mükemmelliğiyle, Mehmet Âkif Ersoy realizm ve manzum hikayeleriyle, Ziya Gökalp didaktik Türkçü şiirleriyle, Faruk Nafiz Çamlıbel ise memleketçi lirik şiirleriyle doğru eşleşmeleri oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk tanımdaki anahtar kelimeleri ('deruni ahenk', 'neo-klasik', 'Ok' şiiri) analiz etme.
Bu özellikler, aruz veznini kusursuz kullanıp sadece 'Ok' şiirini heceyle yazan Yahya Kemal Beyatlı'yı gösterir.
Bağımsız saf şiir anlayışının Milli Edebiyat Dönemi'ndeki en güçlü temsilcisini saptamak.
2
İkinci tanımdaki biçim ve içerik özelliklerini ('manzum hikaye', 'realizm', 'aruzun halk diline uygulanması') inceleme.
Bu unsurlar, halkın yaşayış tarzını aruzla ve gerçekçi biçimde anlatan Mehmet Âkif Ersoy ile eşleşir.
Dönemin bir diğer bağımsız ama toplumsal gerçekçi figürünü ayırt etmek.
3
Üçüncü tanımdaki ideolojik ve didaktik vurguları ('sosyoloji', 'ideolojik eğitim', 'Türk milliyetçiliği teorisyeni') değerlendirme.
Şiiri düşüncelerini yaymak için bir araç gören ve sosyolog kimliğiyle bilinen Ziya Gökalp doğru eşleşmedir.
Milli Edebiyat'ın fikir babası olan şairin didaktik şiir anlayışını belirlemek.
4
Dördüncü tanımdaki edebi grup ve eser bilgisini ('Sanat' şiiri, 'Beş Hececiler', 'Anadolu') kontrol etme.
Bu manifesto niteliğindeki eser ve yönelim Faruk Nafiz Çamlıbel'e aittir.
Memleketçi şiir anlayışının ve Beş Hececiler'in en önemli temsilcisini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Şiir Anlayışları ve Temsilcileri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 604Soru

Aşağıdaki şiir parçalarını, ait oldukları nazım biçimi ve nazım türü eşleştirmeleriyle doğru şekilde birleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gönül gurbet ele varma
Ya gelinir ya gelinmez
Yiğit olan gümbür gümbür gürler
Sesi gelir kalkanlardan okardan
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sekizli hece ölçüsü ve lirik konusuyla öne çıkan dörtlük Semai-Güzelleme eşleşmesine; on birli hece ölçüsü ve kahramanlık temasıyla öne çıkan dörtlük Koşma-Koçaklama eşleşmesine; beyit birimi ve lirik aşk acısı temasıyla öne çıkan dizeler ise Gazel-Âşıkane eşleşmesine aittir.
Verilen parçalardan ilki 8'li hece ölçüsü ve lirik temasıyla Semai biçimi ve Güzelleme türüdür. İkincisi 11'li hece ölçüsü ve epik karakteriyle Koşma biçimi ve Koçaklama türüdür. Üçüncüsü ise beyit birimi ve lirik içeriğiyle Gazel biçimi ve Âşıkane türüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Şiir parçalarının ölçü ve birim özelliklerini saptamak.
Birinci parça 8'li hece ve dörtlük; ikinci parça 11'li hece ve dörtlük; üçüncü parça ise beyit ve aruz ölçüsü özelliklerini taşımaktadır.
Nazım biçimini belirleyen temel unsurlar dış yapı (ölçü, birim, kafiye) özellikleridir.
2
Şiir parçalarının temalarını (konularını) analiz etmek.
Birinci parçada lirik bir öğüt/aşk; ikinci parçada kahramanlık; üçüncü parçada ise aşk acısı ve şikayet temaları görülmektedir.
Nazım türünü belirleyen temel unsur şiirin işlediği konudur.
3
Belirlenen biçim ve tür özelliklerini edebi terimlerle eşleştirmek.
8'li hece/lirik tema Semai/Güzelleme; 11'li hece/kahramanlık Koşma/Koçaklama; beyit/aşk acısı Gazel/Âşıkane kavramlarıyla eşleşir.
Halk ve Divan edebiyatındaki kavramların tanımları bu eşleşmeyi zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi (form) şiirin dış yapısını, nazım türü (genre) ise konusunu temsil eder.
Soru 605Soru

Aşağıdaki edebî özellik ve örnek açıklamalarını, ilgili oldukları nazım biçimi veya nazım türü kavramlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Bre ağalar bre beyler / Ölmeden bir dem sürelim" dizeleriyle başlayan, kendine has bir ezgisi ve yiğitçe edası olan manzume yapısı.
11'li hece ölçüsü ve "abab / cccb" kafiye örgüsüyle kurulan; doğa güzelliklerini, sevgiliyi ve aşkı konu edinen halk şiiri içeriği.
Divan edebiyatında aruzun kendine has 24 kalıbıyla yazılan, tek bentten oluşan ve genellikle felsefi düşüncelerin işlendiği dış yapı.
Hz. Muhammed'i övmek, ona duyulan sevgiyi dile getirmek ve şefaatine nail olmak amacıyla kaleme alınan manzumelerin genel adı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda; yiğitçe edalı yapı Varsağı nazım biçimiyle, lirik içerikli halk şiiri Güzelleme nazım türüyle, tek bentlik felsefi form Rubai nazım biçimiyle ve Peygamber övgüsü içeren tür ise Naat ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; şiirin dış yapı özelliklerini (birim sayısı, ölçü, ezgi tipi) bildiren maddeler 'Nazım Biçimi' başlıklarıyla, şiirin konusunu ve temasını bildiren maddeler ise 'Nazım Türü' başlıklarıyla birleştirilmiştir. Varsağı ve Rubai biçimsel formlar; Güzelleme ve Naat ise konuya dayalı türlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış yapı ve içerik ayrımını yapınız.
Dış yapı özellikleri (ölçü, birim, kafiye) nazım biçimini; konu ve tema ise nazım türünü belirler.
Nazım biçimi ve türü arasındaki farkı anlamak doğru sınıflandırma için şarttır.
2
Halk edebiyatı örneklerini inceleyiniz.
"Bre" ünlemi ve 8'li ölçü Varsağı biçimine; lirik konular Güzelleme türüne götürür.
Varsağı, biçimsel bir kategori iken; güzelleme, koşma biçimi altında yer alan bir içerik kategorisidir.
3
Divan edebiyatı örneklerini inceleyiniz.
Tek bentlik yoğun yapı Rubai biçimine; Peygamber sevgisi teması ise Naat türüne aittir.
Rubai dış yapısal bir tanımlama, Naat ise tematik bir adlandırmadır.

Anahtar Kavram

Nazım Biçimi (Dış Yapı) ve Nazım Türü (İçerik/Konu) Ayrımı
Soru 606Soru

Aşağıdaki dizelerde (sol sütun) öne çıkan edebi sanatları, karşılarında verilen sanat isimleriyle (sağ sütun) doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Âlemde gündüzün bize bir ferahlığı var / Lâkin güneş seninle doğunca bir başka parlar.
Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına / Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgârına.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Sulara bakıp ağlar her akşam eski bir yalın / Haliç’te bir çizgide, hüzünlü ve dalgın.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla Mübalağa, Hüsnütalil, Tecahülüarif ve Teşhis olarak eşleşmektedir.
Dizeler dikkatle incelendiğinde; ilk dizede güneşin parlaklığının abartılması, ikinci dizede bir olayın hayali bir nedene bağlanması, üçüncü dizede bilinen bir gerçeğin soru yoluyla inkarı/şaşkınlığı ve dördüncü dizede nesneye kişilik verilmesi sırasıyla mübalağa, hüsnütalil, tecahülüarif ve teşhis sanatlarını karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki anlam yoğunluğunu analiz etmek.
Mübalağa
Güneşin parlaklığının sevgilinin varlığıyla ilişkilendirilerek aşırı derecede yüceltilmesi mübalağa (abartma) sanatını gösterir.
2
İkinci beyitteki nedensellik ilişkisini incelemek.
Hüsnütalil
Fetih gibi tarihi bir olayın, atların yemlenmesi gibi estetik bir sebebe dayandırılması hüsnütalil (güzel nedene bağlama) sanatıdır.
3
Üçüncü beyitteki soru formunu ve anlamı değerlendirmek.
Tecahülüarif
Yaşlılığın getirdiği fiziksel değişimlerin şair tarafından şaşkınlıkla karşılanıp soru yoluyla bilinmiyor gibi yapılması tecahülüarif (bilmezden gelme) sanatıdır.
4
Dördüncü beyitteki özne-yüklem ilişkisine bakmak.
Teşhis
Cansız bir varlık olan 'yalın'ın ağlaması ve hüzünlenmesi insani vasıfların aktarımıdır, bu da teşhis (kişileştirme) sanatını doğrular.

Anahtar Kavram

Edebi sanatlar; şiirde anlamı zenginleştirmek, sözü daha etkili ve estetik kılmak için kullanılan zihinsel ve dilsel tasarımlardır.

Daha Fazla Pratik

Divan edebiyatı beyitlerinde geçen teşbih-i beliğ ve istiare farklarını pekiştirmek için açık ve kapalı istiare örneklerini içeren sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 607Soru

Aşağıdaki numaralanmış dizelerde öne çıkan edebî sanatları, sağda verilen kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Bir ah çeksem dağı taşı eritir / Gözüm yaşı değirmeni yürütür
II. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
III. Güzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar
IV. Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib / Kılma derman kim helakim zehr-i dermanındadır

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: I - Mübalağa, II - Tecahülüarif, III - Hüsnütalil, IV - Tezat.
Dizelerin her biri, edebî sanatların en karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır. Birinci örnekte abartı (mübalağa), ikinci örnekte bilip de bilmemezlikten gelme (tecahülüarif), üçüncü örnekte doğa olayını güzel bir sebebe bağlama (hüsnütalil) ve dördüncü örnekte karşıt kavramların bir arada kullanımı (tezat) net bir şekilde görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki abartılı ifadeleri analiz etme.
Dağların erimesi ve değirmen yürütme ifadeleri 'Mübalağa' sanatını gösterir.
Anlatımı etkileyici kılmak için olaylar devasa boyutlara taşınmıştır.
2
İkinci dizedeki soru ve anlam ilişkisini inceleme.
Şairin kendi yüzünü tanıyamaz gibi soru sorması 'Tecahülüarif' sanatıdır.
Bilinen bir gerçeğin estetik bir amaçla bilinmezlikten gelinmesi söz konusudur.
3
Üçüncü dizedeki neden-sonuç ilişkisini değerlendirme.
Doğal bir durumun şiirsel bir amaca bağlanması 'Hüsnütalil' sanatıdır.
Ağaçların yeşermesi bahar yerine güzel düşüncelere dayandırılmıştır.
4
Dördüncü dizedeki kavram zıtlıklarını saptama.
'Dert' ve 'derman' sözcükleri arasındaki karşıtlık 'Tezat' sanatıdır.
Birbirine zıt durumlar aynı bağlamda kullanılmıştır.

Anahtar Kavram

Şiirde Anlam ve Söz Sanatları
Soru 608Soru

Aşağıdaki numaralanmış dizelerde öne çıkan edebi sanatları, yanlarında harflerle verilen kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

NoDizeHarfEdebi Sanat
IYeni bir şevk ile kalbin her atışı / Bir gümüş laledir açar gecede.AHüsnütalil
IIGüzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar.BTeşbih
IIIŞakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?CAçık İstiare
IVBir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!DTecahülüarif

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yeni bir şevk ile kalbin her atışı / Bir gümüş laledir açar gecede.
Güzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler sırasıyla Teşbih (I-B), Hüsnütalil (II-A), Tecahülüarif (III-D) ve Açık İstiare (IV-C) sanatları ile eşleşmektedir.
Dizelerin analizinde; birinci mısrada tam bir benzetme yapıldığı, ikinci mısrada doğa olayının manevi bir sebebe bağlandığı, üçüncü mısrada ironik bir bilmezden gelme olduğu ve dördüncü mısrada 'güneş' metaforuyla istiare yapıldığı net bir şekilde görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki temel unsurları (benzeyen, benzetilen, neden-sonuç ilişkisi) analiz edin.
Birinci dizede hem kalp atışı hem lale mevcuttur. İkinci dizede sebep-sonuç ilişkisi kurgusaldır. Üçüncü dizede soru yoluyla bilmezden gelme vardır. Dördüncü dizede ise bir kavramın yerine başka bir kavram kullanılmıştır.
Edebi sanatları belirlemek için ifadelerdeki anlam kaymalarını ve mecaz yapılarını tespit etmek gerekir.
2
Benzetme sanatı içeren dizelerde unsurların varlığını kontrol edin.
Kalp atışı ve gümüş lalenin bir arada olması 'Teşbih' olduğunu; güneşin tek başına asker yerine kullanılması ise 'İstiare' olduğunu kanıtlar.
Benzeyen ve benzetilenin birlikte olup olmaması teşbih ile istiare arasındaki en temel farktır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlarda Benzetme ve Anlam İlişkileri
Soru 609Soru

Aşağıdaki dizelerde öne çıkan edebi sanatları, sağ sütunda verilen sanat isimleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl / Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su
Merkez-i hâke atsalar da bizi / Kürre-i arzı patlatır çıkarız
Gülmek ol goncaya münasibdir / Ağlamak bu bülbül-i nâlâna
Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım / Kurbanın olam var mı benim bunda günâhım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler ve sanatlar şu şekilde eşleşmektedir: Suyun akışının sevgilinin ayağının tozuna ulaşma isteğine bağlanması Hüsnütalil; yer küreyi patlatıp çıkma ifadesi Mübalağa; gülmek ve ağlamak kelimelerinin kullanımı Tezat; aşık olmanın sorumluluğunu sorguluyormuş gibi yaparak durumu bilmezden gelme ise Tecahülüarif sanatıdır.
Eşleştirmeler, Divan şiiri geleneğindeki yaygın mazmunlar ve sanat tanımları çerçevesinde yapılmıştır. Suyun akışı (Hüsnütalil), imkansız derecede güç gösterisi (Mübalağa), karşıt durumlar (Tezat) ve bilinenin soru yoluyla bilmezden gelinmesi (Tecahülüarif) dizelerdeki temel yapı taşlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin anlamca çözümlenmesi
Dizelerdeki imgelerin gerçek anlamları ile şairin yüklediği edebi anlamlar ayırt edilir.
Söz sanatlarını tespit edebilmek için metnin imgesel arka planını anlamak gerekir.
2
Edebi sanatların tanımlarıyla karşılaştırılması
Hüsnütalil (güzel neden bulma), Mübalağa (abartma), Tezat (zıtlık) ve Tecahülüarif (bilmezden gelme) tanımları dizelerdeki kullanımlarla eşleştirilir.
Her beyitte birden fazla sanat bulunabilse de (örneğin ilk beyitte teşhis de vardır) soruda 'öne çıkan' ve seçeneklerle uyumlu olan sanatı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 610Soru

Aşağıdaki dizelerde kullanılan edebî sanatları, sağdaki kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Âteşten kaba bir kâğıttır gönül / Yanar da tütmez dumanı
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i / Bedr'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl / Başını taştan taşa urup gezer âvâre su

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: 1. dize Teşbih-i Beliğ, 2. dize Tecahülüarif, 3. dize Telmih ve 4. dize Hüsnütalil sanatıyla eşleşmelidir.
Verilen eşleşmelerde her dize, taşıdığı anlam derinliği ve kullanılan figüratif dil doğrultusunda ilgili sanatla birebir uyuşmaktadır. Gönül-kâğıt benzetmesi doğrudanlık bakımından teşbih-i beliğ; saçın beyazlamasını kar yağmasına yoran soru tecahülüarif; Bedir Savaşı göndermesi telmih ve suyun akış nedeninin değiştirilmesi hüsnütalildir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki benzetme unsurlarını belirleme
Gönül ve kâğıt arasındaki ilişki saptandı.
'Âteşten kaba bir kâğıttır gönül' ifadesinde iki temel unsur (benzeyen-benzetilen) bir arada kullanılarak Teşbih-i Beliğ yapılmıştır.
2
Şairin 'bilmezlik' tutumunu analiz etme
Sorulu ifadelerdeki tecahülüarif fark edildi.
Şairin 'Şakaklarıma kar mı yağdı?' sorusu, bildiği gerçeği sanatsal bir amaçla bilmezlikten geldiğini gösterir.
3
Tarihî veya dinî atıfları saptama
Bedir Savaşı'na yapılan telmih bulundu.
'Bedr'in arslanları' ifadesi, okuyucunun zihninde tarihî bir olayı canlandırdığı için telmih sanatıdır.
4
Doğa olaylarının nedenini yorumlama
Suyun akışındaki hüsnütalil tespit edildi.
Suyun başını taşlara vurması (doğal olay), sevgilinin toprağına ulaşma çabasına (poetik neden) bağlanmıştır.

Anahtar Kavram

Edebî Sanatlarda Anlam ve İmge İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Divan edebiyatı beyitlerinde birden fazla sanatın iç içe (leffünneşr, tezat, vb.) kullanıldığı karma soruları çözerek analitik becerini artırabilirsin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 611Soru

Aşağıdaki numaralanmış dizelerde öne çıkan edebi sanatları, karşılarında verilen kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl / Başını taşlara urup gezer âvâre su
Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor!
Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım / Kurbanın olam var mı benim bunda günâhım
Merkez-i hâke atsalar da bizi / Kürre-i arzı patlatır çıkarız.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla Hüsnütalil, İstiare, Tecahülüarif ve Mübalağa şeklindedir.
Verilen dizelerin her biri, edebiyat geleneğimizde yaygın olan sanatlı anlatımlara dayanmaktadır. 'Su' örneğinde nedensellik (Hüsnütalil), 'güneş' örneğinde benzetme (İstiare), 'günah' sorgusunda bilmezlikten gelme (Tecahülüarif) ve 'dünyayı patlatma' örneğinde ise abartı (Mübalağa) öne çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki anlam katmanlarını analiz etmek.
Birinci dizede suyun akışı sevgilinin peşinden gitmeye, ikinci dizede güneş kahraman askere, üçüncü dizede suçsuzluk iddiası bilmezliğe, dördüncü dizede ise yerin merkezinden çıkma iddiası aşırı bir güce işaret eder.
Edebi sanatları tespit edebilmek için dizedeki sözcüklerin gerçek anlamlarının dışına çıkıp çıkmadığına bakılmalıdır.
2
Tespit edilen anlam olaylarını teknik terimlerle eşleştirmek.
Doğal olayları başka sebebe bağlama Hüsnütalil, benzetme öğelerinden biriyle yapılan sanat İstiare, bilineni bilmezlikten gelme Tecahülüarif, abartma ise Mübalağa olarak adlandırılır.
Edebi terimlerin tanımları, sanatın dizedeki uygulamasıyla örtüşmelidir.

Anahtar Kavram

Divan ve Tanzimat şiirinde anlamı derinleştirmek için kullanılan söz sanatları (edebi sanatlar).
Soru 612Soru

Aşağıda verilen dizeleri, içerdikleri en belirgin edebi sanatlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sular mı yandı? Neden tunca benzedi mermer?
Ateşten elbiseler giydirdik rûhumuza / Yanarken bile serinlik kattık ufkumuza.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? / Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
Bir hilâl uğruna yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler ve sanatlar şu şekilde eşleşmektedir: 1-Tecahülüarif, 2-Tezat, 3-Mübalağa, 4-Açık İstiare.
Eşleştirme, dizelerdeki temel imgelerin söz sanatları literatüründeki karşılıklarıyla tam uyum içindedir. 'Sular mı yandı?' dizesinde sanatçı gün batımını bildiği hâlde sormaktadır. 'Ateş' ve 'serinlik' zıt kutupları temsil eder. 'Tarihe sığmamak' açık bir mübalağadır. 'Güneşler' ise askerlerin yerini tutan bir benzetme öğesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin anlamlarını ve şairin amacını analiz edin.
Dizelerde kullanılan anahtar kelimeler belirlenir: 'Sular mı yandı' (soru/bilmezlik), 'Ateş/Serinlik' (zıtlık), 'Sığmazsın' (abartı), 'Güneşler' (metafor).
Edebi sanatları tespit etmek için kelime düzeyinde ipuçları ve bağlamsal anlam gereklidir.
2
Tespit edilen kavramları edebi sanat tanımlarıyla karşılaştırın.
Güneş ifadesinin asker yerine kullanılması açık istiareye; yanma ve serinlik ifadeleri tezata; soru yoluyla bilmezden gelme tecahülüarife; sığmama durumu mübalağaya götürür.
Sanatların teknik tanımları (benzeyen/benzetilen ilişkisi, karşıtlık, abartı vb.) doğru sınıflandırmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Şiirde anlamı güçlendirmek ve imgeler oluşturmak amacıyla kullanılan söz sanatlarının (teşbih, istiare, tezat vb.) tespiti ve sınıflandırılması.

Daha Fazla Pratik

İstiare sanatının 'Kapalı İstiare' türü ile ilgili örnekleri inceleyerek aradaki farkı pekiştiriniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 613Soru

Aşağıdaki dizelerde ağır basan edebi sanatları, sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir hilâl uğruna yâ rab ne güneşler batıyor
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl / Başını taşlara vurup gezer âvâre su
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla; asker yerine kullanılan 'güneşler' kelimesiyle açık istiare, suyun akışını sevgiliye ulaşma çabasına bağlayan hüsnütalil, aynadaki görüntüyü tanımazdan gelen tecahülüarif ve Hz. Davut'a yapılan telmih olarak eşleşmelidir.
Verilen dizelerdeki söz sanatları, şiirdeki imgesel dilin temelini oluşturur. 'Güneşler' benzetmesi benzeyenin söylenmemesiyle açık istiare, suyun hareketinin öznel bir nedene bağlanması hüsnütalil, yaşlılık çizgilerinin tanınmazdan gelinmesi tecahülüarif ve Hz. Davut isminin geçmesi telmih sanatını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki kelime mecazlarını analiz etmek
'Güneşler' sözcüğünün şehit olan askerleri temsil ettiği belirlenmiştir.
Benzetme ögelerinden sadece kendisine benzetilenin (güneş) kullanılması sanatı belirlememizi sağlar.
2
İkinci dizedeki nedensellik ilişkisini incelemek
Suyun taşlara çarpmasının nedeni, dini/duygusal bir amaca (Hz. Peygamber'e ulaşma) dayandırılmıştır.
Doğal bir olayın kurmaca ve güzel bir sebebe bağlanması Hüsnütalil sanatıdır.
3
Üçüncü dizedeki soru ve anlam ilişkisini sorgulamak
Şairin bildiği bir gerçeği (yaşlılık) soru sorarak bilmiyormuş gibi yansıttığı görülmüştür.
Bilinip de bilmezlikten gelme sanatı Tecahülüarif'tir.
4
Dördüncü dizedeki özel isim ve referansları kontrol etmek
Hz. Davut'un sesine dair tarihi/dini bir hatırlatma yapıldığı saptanmıştır.
Herkesçe bilinen bir olaya veya kişiye atıfta bulunma sanatı Telmih'tir.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatların Şiir Çözümlemedeki İşlevi
Soru 614Soru

Aşağıdaki dizelerde yer alan baskın edebî sanatları, sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

DizeEdebî Sanat
I. Gül gülse dâim ağlasa bülbül acep değül / Zîrâ kimine ağla demişler kimine gül1. Tecahülüarif
II. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?2. Kapalı İstiare
III. Can kafeste durmaz uçar / Dünya bir han, konan göçer3. Hüsnütalil
IV. Âteş-i gamda yakma dil-i nâ-murâdımı / Ey tıfl-ı nev-resîde kerem kıl emân aman4. Nida

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gül gülse dâim ağlasa bülbül acep değül / Zîrâ kimine ağla demişler kimine gül
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Can kafeste durmaz uçar / Dünya bir han, konan göçer
Âteş-i gamda yakma dil-i nâ-murâdımı / Ey tıfl-ı nev-resîde kerem kıl emân aman

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: I - 3 (Hüsnütalil), II - 1 (Tecahülüarif), III - 2 (Kapalı İstiare), IV - 4 (Nida).
I. dizede gül ve bülbülün durumunun ilahi bir buyruğa bağlanması Hüsnütalil; II. dizede beyaz saçların kar sanılması Tecahülüarif; III. dizede canın kuşa benzetilip kuşun söylenmemesi Kapalı İstiare; IV. dizede 'ey' ünlemiyle seslenilmesi ise Nida sanatıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki anlam katmanlarını ve söz sanatlarını tespit edin.
Dizelerde doğa olaylarının açıklanması, soru sorma yoluyla bilmezlikten gelme, benzetme ve hitap unsurları saptanmıştır.
Söz sanatlarını belirlemek için şairin dil kullanımındaki mecazî sapmaları ve sanatsal amaçları anlamak gerekir.
2
Birinci dizedeki neden-sonuç ilişkisini analiz edin.
Gülün gülmesi (açması) ve bülbülün ağlaması (ötmesi) doğal süreçlerdir; ancak şair bunu 'kimine ağla demişler kimine gül' diyerek kadersel bir emre bağlamıştır. Bu, hüsnütalil sanatıdır.
Hüsnütalil, bir olayın gerçek nedenini bırakıp onu daha güzel ve hayali bir nedene bağlamaktır.
3
Üçüncü dizedeki benzetme ilişkisini çözün.
'Can' (benzeyen) bir kuşa (kendisine benzetilen) benzetilmiştir. Dizelerden anlaşılan 'uçmak' eylemi kuşa aittir ancak dizede 'kuş' kelimesi geçmez. Bu kapalı istiaredir.
Kapalı istiarede sadece benzeyen söylenir ve benzetilenin bir özelliği (uçmak gibi) hissettirilir.
4
İkinci ve dördüncü dizelerdeki belirgin sanatları eşleştirin.
İkinci dizede bilineni bilmezden gelme (kar mı yağdı?) tecahülüarif; dördüncü dizede ise 'ey' ünlemiyle seslenme nidadır.
Tecahülüarif anlamı derinleştirmek, nida ise coşkuyu artırmak için kullanılan yaygın sanatlardır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatların Şiir Çözümlemedeki İşlevi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 615Soru

Aşağıdaki dizelerde ağır basan edebi sanatları, sağ sütunda verilen kavramlarla uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!
Can kafeste durmaz uçar / Dünya bir han konan göçer
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Güzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla Açık İstiare, Kapalı İstiare, Tecahülüarif ve Hüsnütalil şeklinde eşleşmelidir.
Eşleştirme sonucunda her dize, taşıdığı temel edebi sanatla doğru şekilde tanımlanmıştır: 'Güneşler' benzetmesiyle açık istiare, 'canın uçması' ile kapalı istiare, yaşlılığı bilmezlikten gelme ile tecahülüarif ve ağaçların yeşermesini güzel düşüncelere bağlama ile hüsnütalil sanatları tam uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizedeki temel unsuru belirleme
Güneşler = Askerler
İstiare türünü belirlemek için benzeyen ve benzetilen unsurlardan hangisinin dizede yer aldığını tespit etmek gerekir.
2
İkinci dizedeki benzetme ilişkisini çözümleme
Can (benzeyen) mevcut, Kuş (benzetilen) eksik.
Sadece benzeyenin kullanıldığı ve benzetilenin özelliklerinin (uçmak) verildiği sanatı bulmak için bu analiz gereklidir.
3
Üçüncü dizedeki soru sorma amacını sorgulama
Bilinen bir gerçeği bilmezlikten gelme durumu.
Tecahülüarif sanatının temel özelliği şairin bildiği bir şeyi sanatsal bir amaçla bilmiyormuş gibi yansıtmasıdır.
4
Dördüncü dizedeki neden-sonuç ilişkisini inceleme
Doğa olayının insani/duygusal bir sebebe bağlanması.
Hüsnütalil sanatı, bir olayın gerçek sebebinin dışında, güzel ve hayali bir sebebe bağlanmasıyla oluşur.

Anahtar Kavram

İstiare (Eğretileme) ve Anlam Sanatları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 616Soru

Aşağıda sol sütunda karışık olarak verilen âşık edebiyatı temsilcilerini, sağ sütunda verilen kendilerine özgü edebi nitelikleri ve sanat anlayışlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Âşık Ömer
Dadaloğlu
Seyranî
Erzurumlu Emrah

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler şu şekildedir: Âşık Ömer ile 17. yüzyılda yaşayıp Şairname yazan şair bilgisi; Dadaloğlu ile aruz ölçüsünü tamamen dışlayıp iskân mücadelelerini anlatan şair bilgisi; Seyranî ile medrese eğitimi birikimiyle sert taşlamalar yazan şair bilgisi; Erzurumlu Emrah ile hem hece hem aruz kullanan ve kendi adıyla âşık kolu kuran şair bilgisi.
Âşık Ömer, 17. yüzyılda yaşamış ordu şairidir ve yüzden fazla halk şairini değerlendirdiği Şairname adlı eseriyle edebiyat tarihi için vazgeçilmez bir kaynak sunmuştur. Dadaloğlu, aruz ölçüsünü ve divan edebiyatı etkisini tamamen dışlayan, göçebe Avşar Türkmenlerinin hak arayışlarını ve iskân direnişlerini haykıran 19. yüzyıl şairidir. Seyranî, medrese eğitimi almış, aruzla da yazmakla birlikte toplumsal yozlaşma ve haksızlıkları sert biçimde yerdiği taşlamalarıyla tanınır. Erzurumlu Emrah ise 19. yüzyılda hem heceyi hem aruzu ustaca kullanmış ve kendisinden sonraki kuşakları etkileyen Emrah kolunun kurucusu olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Âşık Ömer'in edebiyat tarihindeki yerini ve en karakteristik eserini tespit etmek
Âşık Ömer'in 17. yüzyılda yaşadığı ve sınır boylarında gezen bir ordu şairi olarak yüzden fazla şaire yer verdiği Şairname eserini yazdığı bilgisiyle eşleştirme yapılır.
Şairname türünün en bilinen örneği Âşık Ömer'e aittir.
2
Dadaloğlu'nun aruz kullanma durumunu ve şiirlerindeki ana temayı belirlemek
Dadaloğlu'nun divan edebiyatı etkisini tamamen reddettiği, yalnızca heceyle yazdığı ve göçebe Avşar Türkmenlerinin iskân sorunlarını koçaklama türünde işlediği bilgisiyle eşleştirme tamamlanır.
Dadaloğlu, Karacaoğlan gibi aruz ölçüsünü hiç kullanmayan seçkin halk şairlerindendir.
3
Seyranî'nin şiirlerindeki ana yönelimi ve üslubunu incelemek
Seyranî'nin medrese eğitiminden faydalanıp toplumsal adaletsizlikleri ve yozlaşmayı taşlama (hiciv) türündeki şiirleriyle eleştirdiği bilgisiyle eşleştirme gerçekleştirilir.
Taşlama denince âşık edebiyatında akla gelen ilk isim Seyranî'dir.
4
Erzurumlu Emrah'ın edebi kimliğini ve kurduğu geleneği analiz etmek
Erzurumlu Emrah'ın hem heceyi hem aruzu kullanarak divan edebiyatı estetiğini halk şiiriyle harmanladığı ve kendi adıyla anılan Emrah kolunu başlattığı bilgisiyle eşleştirme sağlanır.
Erzurumlu Emrah halk şiirinde aruz etkisinin en belirgin olduğu ve çırak yetiştirme noktasında okul niteliği kazanan Emrah kolunun öncüsüdür.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Sanatçılarının Dönemleri, Edebi Nitelikleri ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 617Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Servet-i Fünun dönemi eserlerini, sağ sütunda yer alan ve bu eserlerin tür, içerik veya yazılış arka planı özelliklerini açıklayan doğru ifadelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kâbus
Hayat ve Kitaplar
Kavgalarım
Hac Yolunda

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmenin doğru biçimi: Kâbus - İstibdat dönemi kısıtlamalarına rağmen yazılmış aile içi sorunları işleyen realist tiyatro eseri; Hayat ve Kitaplar - Ahmet Şuayip'in Hippolyte Taine'in determinist kuramını uyguladığı bilimsel eleştiri makaleleri; Kavgalarım - Hüseyin Cahit Yalçın'ın Servet-i Fünun karşıtlarına yazdığı polemik yazıları; Hac Yolunda - Cenap Şahabettin'in tasvirci bir üslupla yazdığı Hicaz seyahati izlenimleridir.
Doğru eşleştirmede: Kâbus eseri istibdat sansürüne rağmen yazılan realist tiyatro örneğiyle; Hayat ve Kitaplar eseri Ahmet Şuayip'in determinist/bilimsel eleştirileriyle; Kavgalarım eseri Hüseyin Cahit Yalçın'ın polemikleriyle; Hac Yolunda eseri ise Cenap Şahabettin'in sanatlı Hicaz seyahati izlenimleriyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kâbus eserinin türünü, yazarını ve yazıldığı dönemin siyasi şartlarını değerlendiriniz.
Eserin Halit Ziya Uşaklıgil'e ait olduğu, istibdat döneminin getirdiği sahneleme engellerine rağmen yazıldığı ve realist bir aile içi dramı konu edindiği belirlenir.
Servet-i Fünun döneminde tiyatro, siyasi baskılar nedeniyle gerilemiş olsa da realist tekniklerin uygulandığı evlilik ve kıskançlık temalı eserler yazılmıştır.
2
Hayat ve Kitaplar eserini, yazarını ve temel eleştiri yöntemini inceleyiniz.
Eserin Ahmet Şuayip'e ait olduğu, Hippolyte Taine'in pozitivist ve determinist ilkelerini edebiyatımıza tanıttığı saptanır.
Ahmet Şuayip, Servet-i Fünun'da sadece eleştiriyle ilgilenmiş; öznel izlenimler yerine bilimsel ve nesnel yöntemleri savunmuştur.
3
Kavgalarım eserini, yazarın topluluk içindeki rolü ve diğer edebi gruplarla ilişkisi üzerinden analiz ediniz.
Hüseyin Cahit Yalçın'ın Servet-i Fünun karşıtlarına (özellikle eski edebiyat yanlılarına ve Ali Kemal'e) verdiği yanıtları bir araya getirdiği görülür.
Hüseyin Cahit Yalçın, topluluğun polemikçi kalemi olarak edebi tartışmaları bu eserle kitaplaştırmıştır.
4
Hac Yolunda eserinin türünü, yazarın üslubunu ve içeriğini saptayınız.
Cenap Şahabettin'in hekim olarak gittiği Hicaz seyahatini, Servet-i Fünun'un ağır, tasvirci nesir diliyle anlattığı gezi yazısı olduğu bulunur.
Gezi yazısı türünde Cenap Şahabettin, sanatlı ve süslü nesrin en önemli örneklerini vermiştir.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Dönemi Tiyatro, Eleştiri ve Gezi Yazısı Türlerinin Temel Eserleri ve İçerik Özellikleri
Soru 618Soru

Aşağıdaki dizelerde öne çıkan edebi sanatları, verilen kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
Gül hasretinle yollara tutsun kulağını / Nergis gibi kıyamete dek çeksin intizar
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl / Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl
Gökyüzünün başka rengi de varmış / Geç fark ettim taşın sert olduğunu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler ve sanatlar şu şekilde eşleşmektedir: Bâkî mahlasının olduğu dize Tevriye ile; gül ve nergisin hasreti Hüsn-i Talil ile; hilâl ifadesi Mecaz-ı Mürsel ile; gökyüzü renginin sonradan fark edilmesi ise Tecahül-i Arif ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede her beyit, en belirgin olan ve literatürde o beyitle özdeşleşmiş sanatla birleştirilmiştir: Bâkî'nin kalıcılığı (Tevriye), tabiatın aşkla yorumlanması (Hüsn-i Talil), bayrağın hilal ile anılması (Mecaz-ı Mürsel) ve yaşlılık farkındalığının sorgulanması (Tecahül-i Arif).

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki anahtar kelimeyi analiz etme
Bâkî kelimesinin çift anlamlılığı
Hem şair adı hem de 'sonsuz' anlamı tevriye sanatına işaret eder.
2
İkinci beyitteki neden-sonuç ilişkisini inceleme
Doğa olayına şiirsel bir gerekçe bulma
Çiçeklerin doğal özellikleri sevgiliye bağlanmıştır, bu hüsn-i talildir.
3
Üçüncü mısradaki kelime çağrışımını belirleme
Hilâl - Bayrak ilişkisi
Benzetme amacı gütmeden bir kavramın diğeri yerine kullanılması mecaz-ı mürseldir.
4
Dördüncü mısradaki bilgelik düzeyini sorgulama
Bilinen gerçeği bilmiyormuş gibi aktarma
Şairin farkındalığını yok sayması tecahül-i arif sanatıdır.

Anahtar Kavram

Edebi sanatlarda anlam incelikleri ve sözcüklerin çok anlamlılığı
Soru 619Soru

İlk ve Orta Çağlarda kurulan Türk devletleri ve toplulukları, gerek hüküm sürdükleri coğrafyalarda gerekse göç ettikleri bölgelerde dünya tarihi üzerinde derin izler bırakmışlardır. Sol sütunda verilen Türk devlet/topluluklarını, sağ sütunda verilen kendilerine özgü tarihi ve askeri-siyasi özellikleri ile doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hazarlar
Peçenekler
Kırgızlar
Avarlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hazarlar - Belencer Savaşı ve Hazar Barış Çağı; Peçenekler - Devletleşememe ve Malazgirt'te Selçuklu safına geçme; Kırgızlar - Ötüken'in son Türk hâkimi ve Moğol egemenliği; Avarlar - İstanbul kuşatması ve Slavların teşkilatlandırılması.
Verilen eşleştirmede Hazarlar Kafkasya savunması ve Pax Chazarica ile, Peçenekler devletleşemeyip Malazgirt'te taraf değiştirmeleriyle, Kırgızlar Ötüken'deki son Türk hâkimiyeti ve Yenisey Kitabeleriyle, Avarlar ise Sasanilerle ortaklaşa İstanbul'u kuşatmaları ve Slavları teşkilatlandırmalarıyla doğru bir şekilde örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hazarlar topluluğunun temel askeri ve dini/ticari özelliklerini belirlemek.
Hazarların Museviliği benimseyen tek Türk devleti olması, Kafkasya'da Emeviler ile (Belencer Savaşı) mücadele etmesi ve Hazar Barış Çağı'nı (Pax Chazarica) kurması bilgileri eşleştirilir. Bu durum Hazarlar ile ticaret ve Kafkasya savunması ilişkisini doğrular.
Toplulukların özgün tarihi olaylarını ve coğrafi etkilerini ayırt etmek analitik çözüm için ilk adımdır.
2
Peçeneklerin siyasi yapısını ve Bizans ile ilişkilerini analiz etmek.
Peçeneklerin Karadeniz kuzeyinde devlet kuramayıp boy birliği kurması ve Bizans ordusunda paralı askerken Malazgirt'te Selçuklu safına geçmesi bilgisi eşleştirilir.
Bizans'ta ücretli askerlik yapan diğer Türk boylarıyla (Oğuzlar, Kıpçaklar) karıştırılmaması için devletleşme düzeyleri ve savaşlar analiz edilmelidir.
3
Kırgızların Ötüken'deki tarihi rolünü ve kültürel miraslarını incelemek.
Kırgızların Uygurları yıkarak Ötüken'de kurulan son Türk devleti olması, Yenisey Kitabeleri'ni oluşturması ve Moğol egemenliğini kabul etmesi bilgisi eşleştirilir.
Ötüken merkezli kurulan Hun, Göktürk ve Uygur gibi devletlerden sonraki son siyasi hâkimiyeti belirlemek kronolojik doğruluk sağlar.
4
Avarların Avrupa'daki askeri faaliyetlerini ve etnik etkilerini değerlendirmek.
Avarların Sasaniler ile iş birliği yaparak İstanbul'u kuşatmaları ve Slavları askeri yönden etkileyip teşkilatlandırmaları bilgisi eşleştirilir.
Hem Asya hem de Avrupa'da devlet kuran ve İstanbul'u ilk kez kuşatan topluluğu belirlemek eşleştirmeyi tamamlar.

Anahtar Kavram

Orta Çağ'da Asya ve Avrupa'da faaliyet gösteren Türk devlet ve topluluklarının siyasi, dini ve askeri özellikleri.
Soru 620Soru

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatı şairlerine ait beyitler, sağ sütunda ise Divan edebiyatı naz��m türleri karışık olarak verilmiştir. Bu beyitleri işledikleri temalara göre uygun nazım türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yâ Rab kemâl-i lütfun için kıl kerem bana
Tevfîkini refîk et ü def' et sitem bana
Benim o husrev-i mülk-i sühan ki şi'r-i terim
Alır revâcını her dem fasâhat u belâgatten
Hâk-i pâkine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa urup gezer âvâre su
Gör zâhidi kim tâatını halka satar hep
Sanır ki bu bâzârda zühd ile necât var

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk beyit Münacat, ikinci beyit Fahriye, üçüncü beyit Naat ve dördüncü beyit Hicviye ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede birinci beyit Allah'a yakarış içerdiği için Münacat; ikinci beyit şairin kendi sanatını övmesinden dolayı Fahriye; üçüncü beyit Hz. Peygamber'e duyulan sevgiyi su motifi üzerinden aktardığı için Naat; dördüncü beyit ise gösterişçi zâhidi eleştirdiği için Hicviye ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beytin kelime kadrosunu ve hitap yönünü incelemek.
"Yâ Rab" ifadesi ve şairin Allah'tan dilekte bulunması tespit edilmiştir.
Münacatlar Allah'a yakarışları içerdiğinden bu beyit münacattır.
2
İkinci beytin şairin üslubu ve konusu açısından değerlendirilmesi.
Şairin kendi şiirsel yeteneğini "husrev-i mülk-i sühan" gibi iddialı tamlamalarla övdüğü görülmüştür.
Şairin kendisini ve sanatını övdüğü nazım türü fahriyedir.
3
Üçüncü beyitte kullanılan teşbih ve mecazların kime yönelik olduğunu belirlemek.
Suyun "hâk-i pâk"e (kutsal toprağa) ulaşmak için başını taştan taşa vurması imgesinin Hz. Muhammed'e duyulan aşkı simgelediği anlaşılmıştır.
Hz. Muhammed'e duyulan sevgi ve övgünün işlendiği tür naattır.
4
Dördüncü beytin toplumsal/bireysel eleştiri yönünü analiz etmek.
"Zâhid" tipinin ibadetini gösterişe alet etmesinin alaycı bir üslûpla yerildiği görülmüştür.
Divan edebiyatında yerme, eleştirme amacıyla yazılan şiirler hicviye olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerin içerik ve temalarına göre nazım türlerini belirleme
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 31 / 90Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin