Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7941Soru

Sol sütunda Divan edebiyatında etkili olmuş edebî akımlar ve eğilimler, sağ sütunda ise bu akımların temel estetik ilkeleri ve üslup özellikleri verilmiştir. Sol sütundaki akımları sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sebk-i Hindî
Mahallileşme Akımı
Hikemî Tarz (Nâbî Ekolü)
Türk-i Basit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sebk-i Hindî akımı soyut ve kapalı hayallerle; Mahallileşme akımı somut sevgili tipleri ve yerel söyleyişlerle; Hikemî tarz ahlaki ve felsefi öğütlerle; Türk-i Basit akımı ise Arapça/Farsça kuralları reddedip Türkçe kelimeler kullanma amacıyla eşleşmektedir.
Sebk-i Hindî karmaşık imge dünyasıyla; Mahallileşme günlük yaşam sahneleriyle; Hikemî tarz felsefi ve ahlaki öğütlerle; Türk-i Basit ise Arapça ve Farsça kuralları dışlayıp Türkçe kelimeler kullanma ilkesiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Edebî akımların temel felsefelerini ve üslup özelliklerini belirleyin.
Sebk-i Hindî (ağır dil, kapalı anlam), Mahallileşme (somut yaşam, yerel söyleyiş), Hikemî tarz (didaktik, ahlaki öğüt), Türk-i Basit (sadece Türkçe kelimeler, tamlamasız aruz) tespit edilir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için her akımın ayırıcı özelliklerinin bilinmesi gerekir.
2
Sağ sütundaki tanımları sol sütundaki akımlarla karşılaştırın.
Sebk-i Hindî akımı kapalı hayaller ve alışılmamış bağdaştırmaları içeren tanım ile; Mahallileşme akımı yerel mekân ve halk söyleyişlerini içeren tanım ile; Hikemî tarz bilgelik ve öğüt içeren tanım ile; Türk-i Basit ise Arapça/Farsça kuralları dışlama içeren tanım ile eşleşir.
Her tanımın barındırdığı anahtar kelimeler ilgili akımın poetikasıyla doğrudan uyuşmaktadır.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatındaki Edebî Akımlar ve Eğilimler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7942Soru

Aşağıda sol sütunda verilen beyitleri, biçim ve içerik özelliklerine göre sağ sütundaki divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir eşek var idi zaîf ü nizâr
Yük elinden katı şikeste vü zâr
Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne
Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne
Sensin o pâdişâh-ı cihân-bân-ı dâd-ger
Kim adl ü dâdın eylemiştir cihânı pür-safâ
Kazan ey dilde olan gevher-i zâtından şerefi
Neseb-i pâk ile âdem olamaz fahr-ı cihân

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci beyit Mesnevi ile, ikinci beyit Gazel ile, üçüncü beyit Kaside ile, dördüncü beyit ise Kıta ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede birinci beyit, olay anlatımı (tahkiye) ve kendi içinde kafiyeli yapısı nedeniyle Mesnevi ile; ikinci beyit, sevgili, göz ve kirpik gibi unsurları ele alan lirik yapısıyla Gazel ile; üçüncü beyit, bir padişaha yönelik övgü içermesi sebebiyle Kaside ile; dördüncü beyit ise toplumsal/ahlaki bir düşünceyi işlemesi ve kafiye yapısı nedeniyle Kıta ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye düzenini (dış yapı özelliklerini) analiz etmek
Birinci beyit aa (nizâr/zâr) kafiye şemasına sahiptir. İkinci beyit aa (üstüne/üstüne) kafiye şemasına sahiptir. Üçüncü beyit xa (dâd-ger/safâ) kafiye şemasına sahiptir. Dördüncü beyit xa (şerefi/cihân) kafiye şemasına sahiptir.
Nazım şekillerinin ayırt edilmesinde kafiye örgüsü en belirgin dış yapı unsurudur.
2
Aynı kafiye şemasına sahip beyitleri içeriklerine göre gruplandırmak
Birinci beyit bir hayvanın fiziki durumunu anlatarak olay anlatımına (tahkiyeye) yönelmiştir. İkinci beyit sevgili, göz ve gönül yarası gibi tamamen lirik bir aşk konusunu işlemektedir.
aa şeklinde kafiyelenen gazel matla beyti ile mesnevi beytini ayırmanın yolu içerik ve tema analizidir.
3
xa şeklinde kafiyelenen beyitleri temalarına göre ayırt etmek
Üçüncü beyit padişaha yönelik övgü (methiye) içermektedir. Dördüncü beyit ise soy yerine şahsiyet ve erdem sahibi olmayı öğütleyen didaktik ve felsefi bir düşünceyi savunmaktadır.
xa şeklinde kafiyelenen beyitlerde kaside (övgü) ve kıta (felsefi/ahlaki düşünce) ayrımı tema üzerinden netleştirilir.

Anahtar Kavram

Beyitlerle kurulan divan edebiyatı nazım şekillerinin kafiye düzeni ve içerik özelliklerine göre ayırt edilmesi.
Soru 7943Soru

Budizm öğretilerini kavramsal düzeyde analiz eden bir araştırmacı, bu inanç sisteminin temel kavramları ile bunların Hinduizm'den ayrılan yönlerini vurgulayan açıklamaları arasında bir eşleştirme yapacaktır. Buna göre, sol sütunda verilen Budizm kavramları ile sağ sütundaki açıklamaların doğru eşleşmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Anatta
Dharma
Nirvana
Samsara

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 'Anatta' kavramı sağ sütundaki 'Atman inancının aksine kalıcı bir benliğin bulunmadı��ını savunan öğreti' ile; 'Dharma' kavramı 'kast sistemine dayalı ödevler yerine Buddha'nın evrensel öğretileri' ile; 'Nirvana' kavramı 'Brahman ile birleşmekten farklı olarak dünyevi tutkuların sönmesi durumu' ile; 'Samsara' kavramı ise 'kalıcı bir ruhun beden değiştirmesine dayanmayan doğum-ölüm döngüsü' ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmeler, Budizm'in Hinduizm'in temel dogmalarına (kast sistemi, kalıcı Atman ruhu, Brahman tanrısı ve tenasüh) getirdiği eleştirileri ve kendi özgün kavramlarını tam olarak karşılamaktadır. Anatta benliğin yokluğunu, Dharma Buddha'nın evrensel kurtuluş yasasını, Nirvana tutkuların sönmesi ile gelen aydınlanmayı, Samsara ise ruhsuz karmik yeniden doğum döngüsünü ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Budizm ve Hinduizm'in ruh ve benlik anlayışları arasındaki temel doktrinel farkı analiz etmek.
Anatta kavramının Hinduizm'deki ebedi ruh (Atman) inancına karşıt olarak geliştirildiğini ve ruhsuzluk ilkesini ifade ettiğini tespit etmek.
Anatta'nın bağımsız ve kalıcı bir benliği reddeden yönünü do��ru açıklamayla ilişkilendirmek.
2
Dharma teriminin Budist ve Hindu geleneklerindeki farklı toplumsal ve kozmik anlamlarını karşılaştırmak.
Budizm'deki Dharma'nın, kast sisteminin getirdiği sınıfsal ödevler yerine Buddha'nın evrensel kurtuluş öğretilerini ve doğruluk yasasını temsil ettiğini belirlemek.
Budizm'in kast sistemine karşı duruşunu ve Dharma'ya yüklediği yeni anlamı kavramak.
3
İki dinin nihai kurtuluş hedeflerini (Nirvana ve Mokşa) karşılaştırmalı olarak incelemek.
Budizm'deki Nirvana'nın, Hinduizm'deki aşkın bir tanrısal öz olan Brahman ile birleşmekten (Mokşa) farklı olarak, dünyevi acı, arzu ve yanılsamaların tamamen sönmesi olduğunu ayırt etmek.
Budizm'in kurtuluş anlayışının özgün teolojik ve felsefi yapısını belirlemek.
4
Yeniden doğum döngüsünün (Samsara) ruh anlayışına bağlı olarak nasıl işlediğini kavramak.
Budizm'de kalıcı bir ruh göçü (tenasüh) kabul edilmeksizin, karmik birikimlerin etkisiyle devam eden doğum-ölüm çarkının Samsara olduğunu saptamak.
Ruh göçü ile karmik süreklilik arasındaki farkı ortaya koyarak Samsara'yı doğru tanımla eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Budizm öğretilerinin Hinduizm'in kast, ruh (Atman), tanrı (Brahman) ve kurtuluş (Mokşa) anlayışlarından ayrılan yönleri ve temel kavramsal tanımları.
Soru 7944Soru

Hinduizm'de her bireyin içinde bulunduğu kasta ve yaşam evresine uygun olarak yerine getirmekle yükümlü olduğu ahlaki, toplumsal ve dini ödevleri bulunmaktadır. Evrensel düzenin ve toplumsal dengenin korunması bu ödevlerin eksiksiz ifa edilmesine bağlıdır. Bu ödevlerin yerine getirilmesi, ruhun doğum-ölüm döngüsündeki geleceğini belirleyen eylemleri olumlu etkiler. Bu parçada bahsedilen ve Hinduizm'de bireyin uyması gereken ahlaki ve toplumsal sorumluluklar büt��nünü ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dharma

Cevap

Dharma
Dharma, Hinduizm'de evrensel yasa, kozmik düzen ve bireyin kastına ya da yaşam evresine göre üstlenmesi gereken ahlaki ve dini sorumluluklar bütünü anlamına gelir. Parçada vurgulanan ahlaki ve toplumsal sorumluluklar tanımı doğrudan bu kavramla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen tanım analiz edilir.
Bireyin kasta ve yaşam evresine göre ahlaki, toplumsal ve dini ödevleri olduğu; bunun evrensel düzeni koruduğu vurgulanmaktadır.
Soruda sorulan kavramın ayırt edici özelliklerini belirlemek.
2
Hinduizm'in temel kavramları ile bu tanım karşılaştırılır.
Bireysel ve toplumsal ödevler yasası olan Dharma kavramı, metindeki sorumluluklar bütünü tanımıyla tam olarak uyuşur.
Diğer kavramların (Karma, Samsara, Mokşa, Nirvana) görevler bütünü değil; sırasıyla eylem yasası, doğum döngüsü ve kurtuluş durumları olduğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Hinduizm'de bireysel ve toplumsal ödevleri belirleyen evrensel yasa (Dharma)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7945Soru

İslamiyet’in kabulünden sonraki ilk büyük eser olan *Kutadgu Bilig*, Türk devlet geleneği ile İslam ahlak düşüncesini sentezleyen alegorik bir yapıttır. Eser, hem bireyin hem de devletin mutluluğa ulaşması için gereken ilkeleri dört temel kavram çerçevesinde ele alır.

Buna göre, *Kutadgu Bilig* ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eserde yer alan alegorik karakterlerden Odgurmış; aklı ve bilimi temsil ederek hükümdara sarayda vezir olarak hizmet eden ve pratik devlet işlerini düzenleyen bilge bir kişiliktir.

Cevap

Eserde akıl ve bilgiyi temsil eden karakter Odgurmış değil, Ögdülmiş'tir; Odgurmış ise akıbeti sembolize eder ve saray dış��nda zahidane bir yaşam sürer.
Kutadgu Bilig'de aklı ve bilimi temsil eden karakter Ögdülmiş'tir. Odgurmış ise akıbeti (yaşamın sonunu, kanaati ve tasavvufi zühd hayatını) temsil eder. Ayrıca Odgurmış, sarayda vezir olarak hizmet etmeyi kabul etmemiş, dünya işlerinden uzak durmayı tercih etmiştir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır ve aranan doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Kutadgu Bilig'deki alegorik karakterlerin ve temsil ettikleri kavramların belirlenmesi.
Kün Togdı (Adalet), Ay Togdı (Devlet/Saadet), Ögdülmiş (Akıl) ve Odgurmış (Akıbet) kavramlarını temsil etmektedir.
Karakterlerin sembolize ettiği kavramları doğru bilmek, eserin temel kurgusunu anlamak için gereklidir.
2
Karakterlerin eserdeki rollerinin ve yaşam tarzlarının analiz edilmesi.
Ögdülmiş vezirin oğlu olup hükümdara sarayda hizmet ederken, Odgurmış dünya işlerinden uzak duran bir zahiddir.
Karakterlerin toplumsal ve siyasi konumlarını ayırt etmek, eserin felsefi yapısını kavramayı sağlar.
3
Seçeneklerdeki bilgilerin karşılaştırılması ve yanlış olan yargının tespit edilmesi.
Odgurmış'ın aklı temsil ettiği ve sarayda vezirlik yaptığı yönündeki bilginin yanlış olduğu belirlenir.
Yanlış olan seçeneğin bulunması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Kutadgu Bilig'in alegorik şahısları ve temsil ettikleri kavramlar ile eserdeki rolleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7946Soru

İbadetlerin geçerlilik (fıkhi/sıhhat) şartları ile kabul (manevi/ahlaki) şartları İslam dininde birbirinden farklı değerlendirilir. Fıkıhta bir ibadetin şekilsel kurallara uygun yapılması onun geçerliliği (sahih olması) için yeterli kabul edilirken; Allah katında makbul olması niyet, ihlas ve sünnete uygunluk gibi şartların bir arada bulunmasına ba��lıdır.

Buna göre, ibadetlerin geçerlilik ve kabul şartları ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sünnete uygunluk, ibadetin sadece şekilsel olarak geçerliliğini sağlayan fıkhi bir şart olup ibadetin manevi kabulünü etkileyen bir unsur değildir.

Cevap

Sünnete uygunluğun ibadetin manevi kabulünü etkilemediğini belirten yargı yanlıştır. Sünnete uygunluk, ibadetin kabul edilmesinde en temel şartlardan biridir.
Sünnete uygunluk, ibadetin sadece fıkhi kurallara uygunluğunu sağlamaz; aynı zamanda ibadetin Allah katında manen makbul olmasının da temel şartlarından biridir. Peygamberimizin uygulamalarına dayanmayan veya ona aykırı olan ibadetler kabul edilmez. Dolayısıyla bu yargı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve ibadetin geçerlilik/kabul şartları arasındaki farkı analiz etme.
Fıkhi geçerliliğin (sahihlik) şekilsel şartlara, manevi kabulün (makbuliyet) ise niyet, ihlas ve sünnete uygunluğa bağlı olduğu belirlenir.
Seçenekleri bu ayrıma göre değerlendirmek için temel bilgi altyapısını kurmak.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu tek tek kontrol etme.
Sünnete uygunluk kavramının ibadetin manevi kabulünü etkilemediğini iddia eden ifadenin yanlış olduğu saptanır. Çünkü sünnete aykırı ameller merduttur (reddedilir).
YKS formatına uygun olarak hatalı olan seçeneği tespit etmek.

Anahtar Kavram

İbadetlerin Kabul Şartları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7947Soru

Divan edebiyatının klasik sonrası döneminde eser veren şairlerin kendilerine has üslup özellikleri ve yönelimleri bulunmaktadır.

Aşağıda verilen şairler ile onların edebî kişiliklerini belirleyen açıklamaları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Enderunlu Fâzıl
Nailî
Şeyhülislam Yahya
Koca Ragıp Paşa

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Enderunlu Fâzıl - Hûbannâme ve Defter-i Aşk yazarı; Nailî - Sebk-i Hindi ve ilk şarkı örnekleri; Şeyhülislam Yahya - Rindane gazel ve İstanbul Türkçesi; Koca Ragıp Paşa - XVIII. yüzyıl hikemî tarzı
Şairlerin yaşadıkları yüzyıllar, benimsedikleri edebi akımlar (Mahallileşme, Sebk-i Hindi, Hikemi Tarz) ve verdikleri özgün eserler (Hûbannâme, ilk şarkı örnekleri vb.) dikkate alındığında doğru eşleşmeler kurulmuştur. Enderunlu Fâzıl mahallileşme ve mesnevileriyle; Nailî Sebk-i Hindi ve ilk şarkı örnekleriyle; Şeyhülislam Yahya rindane gazelleri ve İstanbul Türkçesiyle; Koca Ragıp Paşa ise XVIII. yüzyıl hikemî tarzıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Enderunlu Fâzıl'ın edebi niteliklerini incelemek.
Sanatçının mahallileşme akımını benimsediği ve Hûbannâme ile Defter-i Aşk mesnevilerini kaleme aldığı görülür. Bu bilgiyle Enderunlu Fâzıl ismi ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Yazar-eser ilişkisi ve edebi yönelim üzerinden doğru eşleşmeyi kurmak.
2
Nailî'nin Türk şiirindeki yerini saptamak.
Nailî'nin XVII. yüzyılda Sebk-i Hindi akımını başlatan isim olduğu ve edebiyatımızda ilk şarkı örneklerini verdiği belirlenir.
Akım ve nazım şekli öncülüğü bilgisiyle eşleştirmeyi doğrulamak.
3
Şeyhülislam Yahya'nın şiir anlayışını değerlendirmek.
XVII. yüzyıl şairi olan Yahya'nın din dışı rindane gazelleriyle tanındığı ve Bâkî'nin dil özelliklerini sürdürdüğü anlaşılır.
Şiir türü (rindane gazel) ve dil üslubu üzerinden eşleşme yapmak.
4
Koca Ragıp Paşa'nın edebi kimliğini saptamak.
Koca Ragıp Paşa'nın XVIII. yüzyılda yaşamış bir devlet adamı ve şair olarak Nâbî'nin felsefi-ahlaki (hikemî) şiir yolunu devam ettirdiği saptanır.
Edebi ekol ve dönem bilgisine dayanarak son eşleşmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Edebî Yönelimleri, Eserleri ve Üslupları
Soru 7948Soru

Sosyoloji, toplumsal yapıda zaman içinde meydana gelen her türlü farklılaşmay�� değer yargılarından bağımsız bir şekilde incelemeyi amaçlar. Örneğin, bir ülkede köyden kente göçün artmasıyla birlikte geniş ailelerin çözülerek çekirdek aileye dönü��mesi, kentlerde yeni iş kolları ve yaşam tarzlarının ortaya çıkması sosyolojik olarak tarafsız bir olgu olarak saptanır. Ancak bu dönüşümlerin toplumu daha mutlu, gelişmiş veya ahlaken daha üstün bir noktaya taşıdığını iddia etmek, sosyolojinin nesnel sınırlarını aşan değer yüklü bir yaklaşımdır. Bu parçada vurgulanan sosyolojinin nesnel yaklaşımı çerçevesinde, bahsi geçen tarafsız olgusal dönüşüm ile değer yüklü değerlendirme sırasıyla aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal değişme - Toplumsal ilerleme

Cevap

Toplumsal değişme - Toplumsal ilerleme
Toplumsal değişme, toplumsal yapıda, kurumlarda veya toplumsal ilişkilerde zaman içinde meydana gelen her türlü farklılaşmayı değer yargısından bağımsız bir şekilde ifade eden nesnel bir kavramdır. Toplumsal ilerleme ise bu değişimin daha iyiye, daha güzele ve arzulanan hedeflere doğru yöneldiğini belirten, değer yargısı içeren öznel bir kavramdır. Parçada sırasıyla nesnel farklılaşma ve değer yüklü değerlendirme vurgulandığı için bu kavram çifti doğru eşleştirmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen nesnel ve tarafsız olgusal dönüşümün karşılığı olan kavramı tespit etmek.
Geniş aileden çekirdek aileye geçiş ve kentleşme gibi değer yargısı içermeyen, sadece yapıda meydana gelen objektif farklılaşmanın 'toplumsal değişme' olduğu belirlenir.
Toplumsal değişme, yönü ve ahlaki değeri ne olursa olsun toplumsal yapıdaki her türlü farklılaşmayı ifade eden değerden bağımsız nesnel bir kavramdır.
2
Parçada geçen değer yüklü, arzulanan hedeflere yönelik değerlendirmenin karşılığı olan kavramı tespit etmek.
Toplumun daha mutlu, gelişmiş veya üstün bir noktaya taşındığı iddiası gibi değer yargıları içeren kavramın 'toplumsal ilerleme' olduğu saptanır.
Toplumsal ilerleme, toplumsal değişmenin belirli bir yönde (genellikle olumlu, istenen, daha iyiye doğru) değer yargılarıyla ele alınmış halidir.

Anahtar Kavram

Toplumsal değişme ile toplumsal ilerleme kavramları arasındaki nesnellik ve değer yüklülük farkı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7949Soru

Sayılar evreninde (EE) tanımlanmış olan;
T(x)T(x): "xx tek sayıdır."
C\c(x)Ç(x): "xx çift sayıdır."
A(x)A(x): "xx asal sayıdır."
yüklemleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki Türkçe önermeleri sağ sütundaki sembolik mant��k karşılıklarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bazı tek sayılar asaldır.
Bütün çift sayılar tek olmayan sayılardır.
Hiçbir asal sayı çift değildir.
Her sayı tek veya çifttir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki önermeler sırasıyla sağ sütundaki karşılık gelen sembolik formüllerle eşleşmektedir: Bazı tek sayılar asaldır önermesi x(T(x)A(x))\exists x (T(x) \wedge A(x)) ile; Bütün çift sayılar tek olmayan sayılardır önermesi x(C\c(x)T(x))\forall x (Ç(x) \rightarrow \sim T(x)) ile; Hiçbir asal sayı çift değildir önermesi x(A(x)C\c(x))\forall x (A(x) \rightarrow \sim Ç(x)) ile; Her say�� tek veya çifttir önermesi ise x(T(x)C\c(x))\forall x (T(x) \vee Ç(x)) ile eşleşir.
Verilen eşleştirmelerde, tikel önermeler tikel niceleyici (\exists) ve tümel evetleme eklemi (\wedge) ile; tümel önermeler tümel niceleyici (\forall) ve koşul eklemi (\rightarrow) ile eşleştirilmiştir. Olumsuz ifadeler için ise değilleme eklemi (\sim) doğru yerlerde kullanılarak sembolleştirme eksiksiz tamamlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tikel ve tümel niceleyicilerin sembollerini belirlemek.
'Bazı' ifadesi için tikel niceleyici (\exists), 'bütün', 'her' ve 'hiçbir' ifadeleri için tümel niceleyici (\forall) kullanılacağı saptanır.
Doğru niceleyici seçimi, yüklemler mantığında sembolleştirmenin ilk adımıdır.
2
Niceleyicilere uygun ana eklemleri seçmek.
Tikel niceleme (\exists) için ana eklem genelde tümel evetleme (\wedge), tümel niceleme (\forall) için ise koşul (\rightarrow) eklemidir.
Yüklemler mantığında genel kurallara göre tümel önermeler koşul eklemiyle, tikel önermeler ise tümel evetleme eklemiyle sembolleştirilir.
3
Önermelerin niteliğini (olumlu/olumsuz) kontrol ederek eşleştirmeyi tamamlamak.
'Tek olmayan' ve 'çift değildir' gibi olumsuz ifadelerin değilleme (\sim) eklemi alacağı belirlenir ve tüm önermeler uygun formüllerle eşleştirilir.
Sembolleştirmenin doğruluğunu teyit etmek için önermelerdeki olumsuzluk ekleri sembolik değillemeyle eşleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

Yüklemler mantığında tümel ve tikel niceleyicilerle önerme sembolleştirme kuralları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7950Soru

Aşağıdaki numaralanmış Âşık edebiyatı dörtlüklerini; hece ölçüsü, üslup ve tema özelliklerini dikkate alarak sağda karışık olarak verilen nazım biçimi ve türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ala gözlü benli dilber
Koma beni el yerine
Altın kemer olayım da
Dolanayım bel yerine
Yiğitler yurdunda doğup büyüyen
Düşmanın üstüne atlar atılır
Kalkan kılıç ile cenge yürüyen
Yiğidin şanına şanlar katılır
Bre ağalar behey beyler
Hemen çöktü bir karanlık
Yalan dünya yalan dünya
Göz açıp yummak bir anlık
Adalet kalmadı hep oldu talan
Doğru söyleyenin dilleri yalan
Rüşvet ile döner çarkı devranın
Fakirin hâlinden anlayan hani

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Aşk temalı 8'li dörtlük semai (güzelleme) ile; yiğitlik konulu 11'li dörtlük koşma (koçaklama) ile; 'bre, behey' ünlemleri içeren 8'li dörtlük varsağı ile; toplumsal yozlaşmayı eleştiren 11'li dörtlük ise koşma (taşlama) ile eşleşmektedir.
Dörtlüklerin yapısal ve içeriksel çözümlemeleri yapıldığında; lirik duygular barındıran 8'li dörtlük semaiyle (güzelleme), kahramanlık temasını işleyen 11'li dörtlük koşmayla (koçaklama), 'bre, behey' gibi ünlemler içeren 8'li dörtlük varsağıyla, toplumsal adaletsizlikleri eleştiren 11'li dörtlük ise koşmayla (taşlama) tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece sayılarını sayarak hece ölçülerini belirleyin.
Birinci ve üçüncü dörtlüklerin 8'li; ikinci ve dördüncü dörtlüklerin ise 11'li hece ölçüsüyle söylendiği saptanır.
Âşık edebiyatında hece sayısı, koşma (11'li) ile semai ve varsağı (8'li) ayrımını yapmak için en temel yapısal kriterdir.
2
Şiirlerin temalarını ve üslup özelliklerini (anahtar ünlemleri) inceleyin.
Birinci dörtlükte sevgili ve lirik duygular (aşk); ikinci dörtlükte cenk ve yiğitlik; üçüncü dörtlükte 'bre' ve 'behey' ünlemleri ile hayata karşı yiğitçe bir duruş; dördüncü dörtlükte ise rüşvet ve adalet kaybı üzerinden toplumsal eleştiri tespit edilir.
Tematik yönelimler nazım türlerini (güzelleme, koçaklama, taşlama) belirlerken; üslup özellikleri varsağı gibi özel nazım biçimlerinin ayırt edilmesini sağlar.
3
Bulunan yapısal ve tematik özellikleri sağdaki seçeneklerle doğru biçimde eşleştirin.
İlk dörtlük güzelleme semaiye; ikinci dörtlük koçaklama koşmaya; üçüncü dörtlük varsağıya; dördüncü dörtlük ise taşlama koşmaya bağlanır.
Hem hece ölçüsü hem de tema özellikleri bir araya getirilerek doğru nazım biçimi ve türü eşleştirmesi tamamlanır.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Nazım Biçimleri ve Türleri (Hece ölçüsü, tema ve biçimsel unsurların analizi)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7951Soru

Kutadgu Bilig'de insanı hem bu dünyada hem de ahirette mutluluğa ulaştıracak yolları göstermek amacıyla dört temel kavram alegorik şahsiyetler üzerinden somutlaştırılmıştır. Aşağıdaki tabloda yer alan alegorik şahsiyetler ile temsil ettikleri soyut kavramları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kün Togdı
Ay Togdı
Ögdülmiş
Odgurmış

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kün Togdı - Adalet ve Kanun, Ay Togdı - Saadet ve Devlet, Ögdülmi�� - Akıl ve Anlayış, Odgurmış - Akıbet ve Kanaat şeklinde eşleşmelidir.
Kutadgu Bilig'deki alegorik şahsiyetlerin doğru eşleşmesi şu şekildedir: Kün Togdı adaleti ve kanunu; Ay Togdı saadeti ve devleti; Ögdülmiş aklı ve bilimi; Odgurmış ise akıbeti ve kanaati temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Eserdeki karakterlerin kimliklerini ve rollerini belirleme
Kün Togdı hükümdar, Ay Togdı vezir, Ögdülmiş vezirin oğlu ve Odgurmış ise vezirin kardeşi (zahit) olarak tanımlanır.
Her karakterin temsil ettiği soyut değer, eserde üstlendikleri toplumsal rollerle doğrudan ilişkilidir.
2
Karakterlerin temsil ettiği soyut kavramları eşleştirme
Hükümdar Kün Togdı adaleti (könilik); vezir Ay Togdı saadeti/devleti (kut); vezirin oğlu Ögdülmiş aklı (ukuş); zahit Odgurmış ise akıbeti/dünyanın sonunu (akıbet) simgeler.
Yusuf Has Hacib, ideal devlet düzenini ve bireyin ahlaki olgunlaşmasını bu dört temel sütun üzerine inşa etmiştir.

Anahtar Kavram

Kutadgu Bilig'deki alegorik şahsiyetler ve temsil ettikleri kavramlar
Soru 7952Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen edebi özellikleri ve eserleri eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Fakih
Aşık Paşa
Ahmedî
Hoca Mesud

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Fakih - Çarhname, Aşık Paşa - Garibname, Ahmedî - İskendername, Hoca Mesud - Süheyl ü Nevbahar
Verilen şairler ile eserleri ve edebi nitelikleri birebir örtüşmektedir: Ahmet Fakih'in eseri Çarhname, Aşık Paşa'nın eseri Garibname, Ahmedî'nin eseri İskendername ve Hoca Mesud'un eseri Süheyl ü Nevbahar'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şairlerin yüzyıllarını ve Türk edebiyatındaki temel katkılarını tespit etmek.
Ahmet Fakih'in 13. yüzyılda dinî-didaktik şiir yazdığı, Aşık Paşa, Ahmedî ve Hoca Mesud'un ise 14. yüzyıl şairleri olduğu hatırlanır.
Şairleri dönemlerine ve edebi eğilimlerine göre gruplandırmak doğru eşleştirme için ilk adımdır.
2
Her şairin adı geçen eserle olan ilişkisini kurmak.
Ahmet Fakih'in Çarhname kasidesiyle, Aşık Paşa'nın Türkçeci kimliğiyle öne çıkan Garibname mesnevisiyle, Ahmedî'nin İskendername mesnevisiyle ve Hoca Mesud'un Süheyl ü Nevbahar mesnevisiyle eşleştiği netleştirilir.
Sanatçı-eser eşleştirmesi tamamlanarak nihai sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 7953Soru

Günlük dilde kullanılan bazı önermelerin dil bilgisel yapısı ile klasik mantıktaki niceliksel ve niteliksel formu her zaman birebir örtüşmeyebilir. Mantıkta önermelerin niceliği (tümel, tikel, tekil) belirlenirken cümlenin bütününde ifade edilen anlamın kapsamına bakılır. Buna göre, 'Her filozof sistemli düşünmez.' önermesinin klasik mantıktaki nicelik ve nitelik yönünden doğru sınıflandırılması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tikel olumsuz

Cevap

Tikel olumsuz
Verilen önerme, filozoflar kümesinin tamamını değil, sistemli düşünmeyen en az bir filozofun varlığını ifade ettiği için tikeldir. Yargı olumsuzlandığı için de nitelikçe olumsuzdur. Dolayısıyla doğru sınıflandırma tikel olumsuz olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Önermenin dil bilgisel yapısı ile mantıksal anlamı arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
'Her filozof sistemli düşünmez.' ifadesinin, filozoflar grubunun tamamını dışarıda bırakmadığı, sadece bazı filozofların sistemli düşünmediğini bildirdiği tespit edilmiştir.
Doğru nicelik sınıflandırması için önermenin tüm grubu mu yoksa grubun bir kısmını mı kapsadığını belirlemek gerekir.
2
Önermeyi standart klasik mantık formuna dönüştürmek.
Bu önerme mantıksal olarak 'Bazı filozoflar sistemli düşünmez.' önermesine eş değerdir.
'Her ... değildir/düşünmez' yapısı, tümel bir reddediş değil, tikel bir olumsuzlama ifade eder.
3
Önermenin nicelik ve niteliğini belirlemek.
Önerme 'bazı' anlamı taşıdığı için tikel, yüklemi olumsuzladığı için olumsuzdur; yani tikel olumsuz önermedir.
Klasik mantıkta tikel bir özneye ve olumsuz bir bağa sahip önermeler tikel olumsuz (O) olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Önermelerin nicelik ve nitelik yönünden sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7954Soru

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatı beyitlerle kurulan nazım şekillerinden alınan örnekler, sağ sütunda ise bu örneklerin ait olduğu nazım şekilleri karışık olarak verilmiştir. Sol sütundaki örnekleri sağ sütundaki uygun nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı / Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Sultân-ı cihân şâh-ı Süleymân-ı zamân kim / Hâk-i kademi zînet-i tâc-ı serverândır
Bir eşek var idi zaîf ü nizâr / Yük elinden çekeri zâr u fizâr
İlm kesbiyle pâye-i rif'at / Ârzû-yı muhâl imiş ancak

Aşk imiş her ne var âlemde / İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beni candan usandırdı beyiti Gazel ile; Sultân-ı cihân şâh-ı Süleymân beyiti Kaside ile; Bir eşek var idi beyiti Mesnevi ile; İlm kesbiyle başlayan parça ise Kıta nazım şekliyle eşleşmektedir.
Sol sütundaki örneklerin biçimsel ve içeriksel özellikleri sağ sütundaki nazım şekilleriyle tam olarak örtüşmektedir: Lirik matla beyti gazelle, padişah övgüsü içeren beyit kasideyle, olay anlatan aa uyaklı beyit mesneviyle ve ab cb uyaklı felsefi parça kıtayla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beyitin kafiye şeması ve teması incelenir.
"usanmaz mı" ve "yanmaz mı" kelimeleriyle kendi arasında kafiyeli (aa) olan ve aşk acısını konu alan bu beyitin bir gazelin matla beyti olduğu belirlenir.
Gazeller genellikle aa kafiye düzeniyle başlar ve lirik konuları işler.
2
İkinci beyitin içeriği ve hitap ettiği kişi analiz edilir.
"Sultân-ı cihân şâh-ı Süleymân" ifadesinden yola çıkılarak bir devlet büyüğüne sunulan övgü dolu bu beyitin kaside nazım şeklinin medhiye bölümüne ait olduğu saptanır.
Kasideler din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan beyitli nazım şekilleridir.
3
Üçüncü beyitteki anlatım tarzı ve kafiye yapısı değerlendirilir.
"nizâr" ve "fizâr" sözcükleriyle kendi arasında kafiyeli olan ve bir eşeğin başından geçenleri hikâye eden (fabl tarzı) bu beyitin mesneviye ait olduğu sonucuna varılır.
Mesneviler her beyti kendi arasında kafiyeli olan (aa, bb, cc...) ve olay anlatan nazım şekilleridir.
4
Dördüncü şiir parçasının beyit sayısı ve kafiye örgüsü çözümlenir.
İki beyitten oluşan, birinci beyti serbest (ab) ikincisi ise ilk beytin ikinci dizesiyle kafiyeli (cb) olan, felsefi konulu bu şiirin kıta olduğu tespit edilir.
Kıtalar genellikle 2-12 beyitten oluşan, matla beyti olmayan (ab cb) ve düşünsel konuları işleyen nazım şekilleridir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi, kıta) biçimsel (kafiye düzeni, beyit sayısı) ve içeriksel (tema, konu) özelliklerine göre ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7955Soru

Aşağıdaki beyitler Şinasi’nin Münacat adlı şiirinden alınmıştır:

*Varlığın bilmeğe tek akıl senedir*
*Cihanda kibriyana delil can u tendir*

Buna göre, bu beyitlerin Tanzimat Dönemi Türk şiirindeki yenileşme hareketleri açısından taşıdığı önem aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak açıklanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biçimsel olarak Divan şiiri geleneğine bağlı kalınmasına rağmen, içeriğe akılcı ve rasyonel bir bakış açısı getirilerek klasik münacat çizgisinin dışına çıkılması

Cevap

Biçimsel olarak Divan şiiri geleneğine bağlı kalınmasına rağmen, içeriğe akılcı ve rasyonel bir bakış açısı getirilerek klasik münacat çizgisinin dışına çıkılması
Beyitlerde Tanrı'nın varlığının kanıtı olarak 'akıl' ve insan bedeninin ('can u ten') gösterilmesi, klasik münacat türündeki tasavvufi teslimiyet veya vahdet-i vücut anlayışı yerine Batı dünyasından etkilenen rasyonel/akılcı bakış açısını yansıtır. Bu durum, biçimsel olarak eski (beyit, aruz) kalınmasına rağmen içerikte yenileşmenin gerçekleştiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin içerik analizinin yapılması ve 'akıl' kavramının sorgulanması.
Beyitlerde Tanrı'nın varlığını bilmek için tek senedin (dayanağın) 'akıl' olduğu belirtilmektedir.
Şairin Tanrı'nın varlığını rasyonel bir temel üzerinden açıklamaya çalıştığını anlamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Beyitlerin biçimsel özelliklerinin (nazım birimi, ölçü) incelenmesi.
Şiir, beyit nazım birimiyle ve aruz ölçüsüyle yazılmış bir münacattır.
Biçim yönünden geleneksel Divan şiiri yapısının korunduğunu saptamak amacıyla bu inceleme yapılır.
3
Tanzimat I. Dönem şiirindeki 'eski biçim - yeni öz' ilişkisinin değerlendirilmesi.
Geleneksel bir nazım türü olan münacatta ilk kez akılcı ve rasyonel düşüncenin işlendiği görülür.
Şiirin Türk edebiyatındaki yenileşme hareketleri içindeki yerini belirlemek amacıyla bu değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem şiirinde Divan şiiri biçimleri kullanılarak yeni kavramların (akıl, hak, adalet vb.) işlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7956Soru

Bir edebiyat araştırmacısı, Türk edebiyatındaki nesir türlerini ve üsluplarını incelemek amacıyla üç farklı metin grubu oluşturmuş ve bu metinlere dair şu çalışma notlarını almıştır:

Metin GrubuDil ve Üslup ÖzellikleriEserin Niteliği / İçeriği
I. MetinSade nesir; halkın konuşma diline yakın, yalın ve akıcı bir Türkçe kullanılmıştır.Ahlaki ve didaktik içerikli bir nasihatname türündedir.
II. MetinSüslü nesir; secilerle yüklü, sanatlı, ağır ve kelime oyunlarına dayalı bir dil tercih edilmiştir.Türk edebiyatında ilk mensur hamseyi oluşturan eserlerden biridir.
III. MetinOrta nesir; öğreticilik ön planda olup yer yer süslü nesrin süslemelerine de yer veren dengeli bir anlatım vardır.Coğrafya, astronomi ve tarih konularını içeren ansiklopedik bir çalışmadır.

Buna göre araştırmacının incelediği bu metin gruplarının ait olduğu eserler ve yazarları aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Kâbusnâme (Mercimek Ahmet) - II: Nihâlistan (Nergisî) - III: Cihannümâ (Kâtip Çelebi)

Cevap

Birinci metin Mercimek Ahmet'in Kâbusnâme'si, ikinci metin Nergisî'nin Nihâlistan'ı, üçüncü metin ise Kâtip Çelebi'nin Cihannümâ'sıdır.
Tabloda verilen dil, üslup ve içerik özellikleri incelendiğinde; sade nesir diliyle yazılmış didaktik nasihatname türündeki eser Mercimek Ahmet'in Kâbusnâme'si olarak belirlenir. Süslü nesir diliyle yazılmış ve Türk edebiyatındaki ilk mensur hamseyi (Hamse-i Nergisî) oluşturan eserlerden biri Nergisî'nin Nihâlistan'ıdır. Coğrafya, astronomi ve tarih konularını ele alan orta nesir üslubundaki ansiklopedik eser ise Kâtip Çelebi'nin Cihannümâ'sıdır. Bu üç eserin ve yazarlarının bir araya getirildiği seçenek doğru yanıtı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
I. Metin özelliklerini incelemek
I. Metin; sade nesir, halk diline yakınlık ve nasihatname (ahlaki-didaktik) özelliklerini taşımaktadır. Bu özellikler Mercimek Ahmet'in Farsçadan çevirdiği ünlü eseri Kâbusnâme ile tam olarak uyuşmaktadır.
İlk metnin yazar ve eser eşleşmesini doğru tespit ederek seçenekleri daraltmak.
2
II. Metin özelliklerini incelemek
II. Metin; süslü nesir, ağır dil, seci kullanımı ve ilk mensur hamse özelliklerini taşımaktadır. Türk edebiyatında ilk mensur hamseyi yazan sanatçı Nergisî'dir ve bu hamse içindeki önemli eserlerden biri Nihâlistan'dır.
İkinci metnin yazar ve eser eşleşmesini tespit ederek doğru cevaba yaklaşmak.
3
III. Metin özelliklerini incelemek
III. Metin; orta nesir üslubunda yazılmış, coğrafya, astronomi ve tarih konularını içeren ansiklopedik bir eserdir. Kâtip Çelebi'nin Cihannümâ eseri bu tanıma tam uymaktadır.
Üçüncü eseri de tespit ederek tüm metin gruplarının eşleşmesini tamamlamak ve doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Divan Nesri Türleri, Temsilcileri ve Eserleri
Soru 7957Soru

Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatından bazı kesitler ve bu kesitlerin doğrudan ilişkili olduğu ahlaki kavramlar aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki olayları, sağ sütundaki kavramlarla temsil ettikleri temel ahlaki ilke açısından eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bizans İmparatoru Herakliyus'un sorusu üzerine, henüz Müslüman olmayan Ebu Süfyan'ın Hz. Muhammed'in hayatı boyunca hiç yalan söylemediğini ve insanları asla aldatmadığını itiraf etmesi.
Hudeybiye Antlaşması imzalandıktan hemen sonra Mekke'den kaçıp sığınan Ebu Cendel'in, antlaşmanın ilgili maddesi gereği Hz. Muhammed tarafından anlaşmaya sadık kalınarak Mekkelilere geri teslim edilmesi.
Sert bir üslupla alacağını isteyen gayrim��slim bir alacaklıya tepki gösteren sahabilere Hz. Muhammed'in müdahale ederek 'Hak sahibinin konuşma yetkisi vardır.' diyerek borcunun ödenmesini ve hakkının teslimini emretmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bizans İmparatoru Herakliyus ve Ebu Süfyan olayı 'Doğruluk (Sıdk)' kavramıyla; Hudeybiye Antlaşması sonrası Ebu Cendel'in iade edilmesi olayı 'Güvenilirlik / Ahde Vefa (Emanet)' kavramıyla; gayrimüslim alacaklıya hak sahibinin söz hakkı verilerek hakkının ödenmesi olayı ise 'Adalet' kavramıyla eşleşmektedir.
Bizans İmparatoru ile Ebu Süfyan arasındaki konuşma dürüstlük ve yalan söylememek üzerinden 'Doğruluk (Sıdk)' kavramıyla ilişkilidir. Hudeybiye Antlaşması'na bağlılık 'Ahde Vefa / Güvenilirlik' ile, alacaklının hakkının savunulması ise 'Adalet' ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ebu Süfyan ile Bizans İmparatoru Herakliyus arasındaki görüşmede geçen diyalog analiz edilir.
Görüşmede Hz. Muhammed'in hayatında hiç yalan söylemediği vurgulanmıştır. Yalan söylememek ahlak ilminde 'sıdk' (doğruluk) kavramıyla karşılanır.
Olayın hangi temel ahlaki kavramı temsil ettiğini belirlemek amacıyla bu adım atılır.
2
Hudeybiye Antlaşması sonrasında yaşanan Ebu Cendel'in iadesi olayı incelenir.
Hz. Muhammed'in Müslümanların aleyhine görünen ağır bir antlaşma maddesine sadık kalması, sözünde durmayı yani ahde vefayı gösterir. Bu durum güvenilirlik (emanet) kapsamında değerlendirilir.
Antlaşmaya sadık kalmanın ahlaki boyutunu saptamak için bu analiz yapılır.
3
Gayrimüslim alacaklı ile sahabiler arasında geçen olay değerlendirilir.
Hz. Muhammed'in borçlu olunan kişinin haklılığını savunması ve 'Hak sahibinin konuşma hakkı vardır.' diyerek hakkı gözeten bir tavır sergilemesi doğrudan adalet ilkesinin bir yansımasıdır.
Hak ve hukuk paylaşımı ile ilgili olayın karşılık geldiği erdemi netleştirmek için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in ahlaki vasıflarından sıdk, emanet ve adalet ilkelerinin tarihi örnekler üzerinden analizi.
Soru 7958Soru

Bir din kültürü öğretmeni derste şu açıklamayı yapmıştır:

"İbadetlerin geçerli olması için şekil şartlarının yerine getirilmesi gerekli olsa da, bu ibadetlerin Allah katında değer bulması manevi bir öze bağlıdır. Kul, ibadetlerini yaparken hem niyetini sadece ve sadece Allah’ın rızasına has kılmalı hem de yaşam boyu ilahi buyruklara bağlı kalarak günahlardan ve O'nun hoşnut olmadığı davranışlardan sakınmalıdır."

Öğretmenin bu açıklamasında vurguladığı manevi özü oluşturan iki temel kavram sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlas - Takva

Cevap

İbadetlerde niyetin sadece Allah rızasına has kılınması ihlası, günahlardan ve kötülüklerden sakınılması ise takvayı ifade ettiği için doğru cevap İhlas - Takva seçeneğidir.
Öğretmenin açıklamasında yer alan 'niyetini sadece ve sadece Allah'ın rızasına has kılmak' ifadesi ibadetlerdeki samimiyeti, yani ihlas kavramını tanımlar. 'Günahlardan ve O'nun hoşnut olmadığı davranışlardan sakınmak' ifadesi ise Allah bilinciyle kötülüklerden korunmayı, yani takva kavramını karşılar. Dolayısıyla doğru sıralama 'İhlas - Takva' şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öğretmenin açıklamasındaki ilk vurguyu (niyetin sadece Allah rızasına has kılınması) analiz etmek.
Bu ifade, ibadetleri gösterişten uzak tutarak yalnızca Allah için yapmayı ifade eden 'ihlas' kavramına ulaştırır.
İhlas, samimiyet ve niyet temizliğiyle ibadetin özünü oluşturur.
2
Öğretmenin açıklamasındaki ikinci vurguyu (günahlardan ve Allah'ın hoşnut olmadığı davranışlardan sakınma) analiz etmek.
Bu ifade, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle günahlardan korunmayı ifade eden 'takva' kavramına ulaştırır.
Takva, kulun kendisini ilahi koruma altına alması ve kötülüklerden sakınmasıdır.
3
Kavramları sırasıyla bir araya getirerek doğru sıralamayı tespit etmek.
İlk kavram 'İhlas', second kavram ise 'Takva' olduğundan doğru eşleşme belirlenir.
Sıralama kısıtlaması nedeniyle doğru cevap bu iki kavramın sırasıyla verildiği seçenektir.

Anahtar Kavram

İhlas ve takva kavramlarının tanımları, kapsamları ve ibadetlerin manevi özüyle ilişkileri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7959Soru

Yusuf Has Hacib tarafından kaleme alınan Kutadgu Bilig, Türk edebiyatının ilk alegorik eseri olarak kabul edilir. Eserde dört temel şahsiyet, insanı dünyada ve ahirette mutluluğa ulaştıracak kavramları temsil etmektedir. Sol tarafta verilen alegorik şahsiyetleri, sağ tarafta temsil ettikleri kavramlar ve üstlendikleri rollerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kün Togdı
Ay Togdı
Ögdülmiş
Odgurmış

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Kün Togdı - Adalet kavramını temsil eden hükümdar; Ay Togdı - Saadet ve devlet kavramlarını temsil eden vezir; Ögdülmiş - Akıl ve bilgi kavramlarını temsil eden vezirin oğlu; Odgurmış - Akıbet ve kanaat kavramlarını temsil eden derviş.
Kutadgu Bilig'deki alegorik karakterler şunlardır: Kün Togdı adaleti, Ay Togdı saadeti (devleti), Ögdülmiş aklı, Odgurmış ise akıbeti temsil eder. Eşleştirme bu bilgilere dayanarak hatasız şekilde yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserdeki kahramanların rollerini ve temsil ettikleri soyut kavramları belirleme.
Kün Togdı hükümdardır ve adaleti temsil eder; Ay Togdı vezirdir ve saadeti temsil eder; Ögdülmiş vezirin oğludur ve aklı temsil eder; Odgurmış ise derviştir ve hayatın sonunu (akıbeti) temsil eder.
Kutadgu Bilig'deki alegorik yapının çözümlenmesi için karakter-kavram ilişkisinin bilinmesi gerekir.
2
Karakterleri tanımlarıyla eşleştirme.
Kün Togdı ile adalet kavramı (hükümdar), Ay Togdı ile saadet/devlet kavramı (vezir), Ögdülmiş ile akıl/bilgi kavramı (vezirin oğlu) ve Odgurmış ile akıbet/kanaat kavramı (derviş) eşleşir.
Sol ve sağ sütunlardaki bilgilerin birbiriyle tutarlı bir şekilde örtüşmesini sağlamak.

Anahtar Kavram

Kutadgu Bilig'deki dört alegorik şahsiyetin temsil ettiği kavramlar ve toplumsal rolleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7960Soru

Aşağıda Bâkî’ye ait bir beyit verilmiştir:

*Fermân-ı aşka cân ile var inkıyâdımız*
*Hükm-i kazâya zerre kadar yok inâdımız*

Buna göre, bu beyitle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biçimsel özellikleri dikkate alındığında, bu beytin iki beyitten oluşan bir kıtanın ilk beyti olması gerekir.

Cevap

Biçimsel özellikleri dikkate alındığında, bu beytin iki beyitten oluşan bir kıtanın ilk beyti olması gerekir ifadesi yanlıştır. Çünkü kıta nazım şeklinin ilk beyti kendi arasında kafiyeli (aa) değil, genellikle xa şeklinde kafiyelenir.
Kıtalar, gazel ve kasidelerin aksine kendi arasında kafiyeli bir ilk beyitle (aaaa) başlamaz. Kıtaların genel kafiye düzeni xaxa caca dada... şeklindedir. Bâkî'ye ait olan bu beyit ise kendi arasında kafiyeli (aaaa) olduğundan bir kıtanın ilk beyti olmaya uygun değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Beytin kafiye şeması incelenir.
"inkıyâdımız" ve "inâdımız" sözcükleri birbiriyle kafiyeli olup beyit aaaa kafiye düzenine sahiptir.
Beytin ilk beyit (matla) olup olmadığını anlamak için kafiye şeması belirlenmelidir.
2
Kıta nazım şeklinin yapısal özellikleri hatırlanır.
Kıtaların kafiye şeması xaxa caca dada... şeklindedir. Yani kıtanın ilk beytinin dizeleri kendi arasında kafiyeli olamaz.
Verilen beytin kıta nazım şeklinin başlangıç beyti olup olamayacağı bu kurala göre test edilir.
3
Elde edilen veriler karşılaştırılarak yanlış olan yargı tespit edilir.
Beyit kendi arasında kafiyeli (aaaa) olduğu için bir kıtanın ilk beyti olamaz. Bu nedenle kıtanın ilk beyti olması gerektiğini savunan değerlendirme yanlıştır.
Kıta nazım şeklinin ilk beytinin kendi içinde kafiyesiz başladığı bilgisiyle çelişen yargı elenir.

Anahtar Kavram

Beyitlerle kurulan Divan edebiyatı nazım şekillerinin (gazel, kaside, kıta) kafiye ve yapı özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 398 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin