Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Evrensel bir ahlak yasasının varlığını savunan filozoflar, bu yasanın kaynağı konusunda iki ana gruba ayrılır. Yasanın kaynağını insanın öznel yapısında, sezgilerinde ya da haz ve fayda arayışında bulan 'öznel temelli' yaklaşım ile yasanın kaynağını insandan bağımsız nesnel bir alanda (tanrısal irade, doğa düzeni ya da rasyonel ödev) arayan 'nesnel temelli' yaklaşım karşı karşıya gelir. Öznel temelde evrensel yasayı kabul eden düşünürler, ahlakı insan doğasının içsel bir yönelimiyle açıklayarak onu evrensel kılmaya çalışırlar.
Aşağıda evrensel ahlak yasasını öznel temelde kabul eden filozoflar ve onların ahlaki eylemin temel ölçütüne dair görüşleri verilmiştir. Bu filozofları, savundukları ahlaki ölçütlerin açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aydınlanma Dönemi düşünürlerinin sıklıkla başvurduğu 'saatçi Tanrı' benzetmesine göre Tanrı, evreni mükemmel bir şekilde işleyen bir saat gibi tasarlayıp yaratmış ve onu kendi doğa yasalarına göre çalışmak üzere serbest bırakmıştır. Bu görüşe göre Tanrı evreni yarattıktan sonra ona müdahale etmez; din, vahiy ya da mucize göndermez.
Parçada açıklaması verilen ve Tanrı'nın varlığını kabul eden felsefi görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Bilimsel bilgi, yalnızca zihinsel kurgulara veya soyut akıl yürütmelere dayanarak üretilemez. Bir iddianın bilimsel değer kazanabilmesi için onun somut dünyaya dönük olması, duyu organları ya da çeşitli ölçme araçları yardımıyla doğrudan veya dolaylı olarak gözlemlenebilen gerçekliklerle sınanması gerekir. Deney ve gözlem sınırlarının dışında kalan, yani fiziksel dünyada karşılığı bulunmayan doğaüstü ya da metafiziksel kabuller bilimsel araştırmanın konusu haline getirilemez. Çünkü bilimsel yöntemin temel güvencesi, ileri sürülen hipotezlerin olgular dünyasında sınanabilir olması ve bu yolla doğrulanıp yanlışlanabilmesidir.
Bu parçada bilimsel yöntemin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?
Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Halk Fırkası'nın programı üzerine yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermiştir:
'Bizim halkımız çıkarları birbirinden ayrılır sınıflar halinde de��il; aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine lazım olan sınıflardan ibarettir. Bu sebeple inkılaplarımızın amacı sınıf kavgasını körüklemek değil, toplumsal dayanışmayı ve adaleti tesis etmektir.'
Buna göre, Atatürk'ün bu sözlerinde vurgulanan toplumsal dayanışma ve sınıfsız toplum modelinin;
I. Halkçılık,
II. Devletçilik,
III. Milliyetçilik
ilkelerinden hangileriyle doğrudan ilişkili olduğu savunulabilir?
Depremler oluşum kökenlerine göre tektonik, volkanik ve çöküntü depremleri olmak üzere üç gruba ayrılır. Yeryüzünde meydana gelen depremlerin çok büyük bir kısmı tektonik depremler olup, bu depremler etki alanı en geniş ve yıkıcı etkisi en fazla olan deprem türüdür.
Buna göre, tektonik depremlerin meydana gelmesindeki temel neden aşağıdakilerden hangisidir?
Estetik, hem doğada hem de sanatta karşımıza çıkan güzelliği konu edinen geniş kapsamlı bir disiplinken; sanat felsefesi yalnızca insan tarafından meydana getirilen sanat eserlerini ve sanatın doğasını inceleyen daha sınırlı bir alandır.
Fizikî haritalarda yeryüzü şekillerini göstermek amacıyla en sık kullanılan yöntemlerden biri de renklendirme yöntemidir. Aşağıdaki görselde renklendirme yönteminde kullanılan bazı renkler ve temsil ettikleri yükselti basamakları gösterilmiştir.
[Görsel açıklaması: Yükselti basamakları ve renkleri gösteren bir dikey ölçek grafiği]
Türkiye fizikî haritası incelendiğinde, her ikisi de ova olan Çukurova'nın yeşil, Konya Ovası'nın ise sarı renkle gösterildiği görülmektedir.
Bu durum, Çukurova ile Konya Ovası'nın aşağıdakilerden hangisi bakımından farklı olmasından kaynaklanmaktadır?
Normal koşullarda, Güneş ışınlarının düşme açısına bağlı olarak Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık değerlerinin azalması beklenir. Bu duruma "enlem-sıcaklık ilişkisi" adı verilir. Ancak yeryüzündeki birçok merkezin sıcaklık özellikleri; denizellik, karasallık, yükselti ve rüzgarlar gibi göreceli konum şartları nedeniyle bu kurala uymaz ve enlem-sıcaklık ilişkisiyle çelişen durumlar ortaya çıkar.
Buna göre, haritada işaretlenen merkez çiftlerinden hangisinin yıllık ortalama sıcaklık değerlerinin farklı olması, yalnızca enlem-sıcaklık ilişkisiyle açıklanabilir?
Yer kabuğunu oluşturan levhalar, mantodaki konveksiyonel akımların etkisiyle sürekli hareket hâlindedir. Levhaların bu hareketine bağlı olarak depremler, volkanizma ve dağ oluşumu gibi tektonik olaylar meydana gelir.
Buna göre, levha hareketlerini yönlendiren konveksiyonel akımların temel enerji kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıda verilen Tanrı'nın varlığını kabul eden felsefi görüşleri, bu görüşlerin temel açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Gorgias, ünlü üçlemesinin son adımında "Bilgi mevcut olsa bile bu bilgi bir başkasına aktarılamaz." tezini savunur. Ona göre, dış dünyadaki nesneleri algılamak için kullandığımız duyular ile bu algıları başkalarına iletmek için kullandığımız araç olan dil (logos) arasında aşılmaz bir uçurum vardır. Bizler karşımızdakine nesnelerin kendisini değil, yalnızca dilsel sembolleri aktarabiliriz. Ancak dil, nesnenin kendisi olmadığı gibi, her bireyin zihninde farklı tasarımlara yol açar. Bu durum, özneler arası ortak ve kesin bir bilginin paylaşımını olanaksız kılar.
Buna göre Gorgias'ın bu akıl yürütmesinden hareketle bilginin imkânsızlığına yönelik aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Materyalist felsefe geleneğinde yer alan aşağıdaki düşünürleri, varlığın niteliğine dair savundukları temel ontolojik açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Varlık felsefesinde ontoloji ve metafizik terimleri zaman zaman birbirinin yerine kullanılsa da aralarında belirgin sınırlar bulunur. Ontoloji, var olanı, varlığın temel kategorilerini ve ne türden şeylerin gerçekten var olduğunu sorgularken; metafizik, fiziksel evrenin ötesindeki ilk ilkeleri, aşkın varlıkları, ruhun ölümsüzlüğü veya Tanrı gibi duyular üstü konuları ele alır.
Buna göre, ontoloji ile metafizik arasındaki ayrıma ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Evrende mutlak ve her şeye gücü yeten bir yaratıcının var olduğunu rasyonel olarak temellendirmek mümkün değildir. Dünyadaki kanıtlanabilir düzen arayışları yetersiz kaldığı gibi, var olan kötülükler ve acılar da bu tür bir gücün bulunmadığının en açık göstergesidir. Dolayısıyla, Tanrı'nın varlığını kesin bir biçimde reddetmek rasyonel düşüncenin bir gereğidir.
Bu parçada dile getirilen görüşler, din felsefesindeki aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?
Aşağıda verilen doğal afetleri, oluşum kökenlerine göre sınıflandırıldıkları afet gruplarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
"De ki: 'Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretlerdir; inanan bir toplum için bir hidayet ve bir rahmettir.'" (A'râf Suresi, 203. ayet)
Buna göre, ayette vurgulanan vahiy kavramı İslam inancında bilginin kaynaklarından hangisinin kapsamında yer almaktadır?
Ressam Ahmet'in tuvaline yaptığı bir manzara resmi dünyada tektir. Aynı ressam bile aynı manzarayı tekrar çizmek istese, ortaya çıkacak yeni eser ilk resimle tamamen aynı olmayacaktır. Çünkü sanat eseri, fabrikasyon bir üretimden farklı olarak tekrarlanamaz bir yapıya sahiptir.
Bu parçada sanat eserinin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?
Varlık felsefesinde 'gerçekten var olan nedir?' sorusuna verilen cevaplar felsefe tarihi boyunca çeşitlilik göstermiştir. Bu yaklaşımlardan birine göre, duyu organlarımızla algıladığımız dış dünya ve içindeki fiziksel nesneler, varlığını insan zihninden, düşüncesinden veya evrensel bir akıldan alır. Maddesel olan her şey, zihinsel ya da düşünsel bir tözün yansımasıdır.
Buna göre, varlığın ilk ve en temel ögesinin 'düşünce (idea)' olduğunu savunan felsefi akım aşağıdakilerden hangisidir?
Zihinsel süreçlerin tamamı, organizmanın fiziksel yapısının ve biyolojik işleyişinin bir fonksiyonudur. Organik bir beyin olmadan düşüncenin, duyu organları olmaksızın duyumun varlığı iddia edilemez. Algılarımız ve zihinsel tasarımlarımız, dış dünyadaki nesnel gerçekliğin fiziksel yollarla bilincimize yansımasının ötesinde bir anlam taşımaz. Dolayısıyla fiziksel dünyadan bağımsız, onun ötesinde yer alan aşkın bir tinin veya ideal bir tözün kendi başına var olabileceğini savunmak felsefi açıdan temelsizdir.
Bu parçada dile getirilen görüşleri savunan bir filozofun aşağıdakilerden hangisini reddetmesi beklenir?
Farabi’ye göre, insanın nihai amacı en yüksek mutluluğa (saadete) ulaşmaktır. Ancak bu mutluluk, bireysel hazların tatmin edilmesi veya kişisel çıkarların elde edilmesiyle mümkün olamaz. Mutluluk, aklın yetkinleşmesi ve insanın 'Etkin Akıl' ile bağ kurarak varlığın ilk ilkesine (Tanrı) yönelmesiyle gerçekleşir. Bu yöneliş, evrensel bir düzenin parçası olup, insanın kendi bencil arzularından bağımsız, nesnel bir ahlak yasasına uymasını gerektirir. Erdem, bu kozmik ve akli düzene uygun davranmaktır.
Bu parçaya göre Farabi'nin ahlak görüşünden yola çıkıldığında, evrensel ahlak yasasının nesnel temeli hakkında aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?