Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 2161Soru

Evrensel bir ahlak yasasının varlığını savunan filozoflar, bu yasanın kaynağı konusunda iki ana gruba ayrılır. Yasanın kaynağını insanın öznel yapısında, sezgilerinde ya da haz ve fayda arayışında bulan 'öznel temelli' yaklaşım ile yasanın kaynağını insandan bağımsız nesnel bir alanda (tanrısal irade, doğa düzeni ya da rasyonel ödev) arayan 'nesnel temelli' yaklaşım karşı karşıya gelir. Öznel temelde evrensel yasayı kabul eden düşünürler, ahlakı insan doğasının içsel bir yönelimiyle açıklayarak onu evrensel kılmaya çalışırlar.

Aşağıda evrensel ahlak yasasını öznel temelde kabul eden filozoflar ve onların ahlaki eylemin temel ölçütüne dair görüşleri verilmiştir. Bu filozofları, savundukları ahlaki ölçütlerin açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Jeremy Bentham
Henri Bergson
John Stuart Mill

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Jeremy Bentham'ın niceliksel haz hesabı ile, Henri Bergson'ın içsel sezgi (entüisyonizm) ile, John Stuart Mill'in ise niteliksel fayda anlayışı ile eşleşmesi gerekir.
Jeremy Bentham niceliksel haz hesabı ile, John Stuart Mill niteliksel fayda anlayışı ile ve Henri Bergson da içsel sezgi yoluyla ahlak yasasını bireyin öznel yapısına dayandırarak evrensel kılarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Bentham'ın ahlak felsefesindeki temel kavramları analiz etme.
Bentham'ın ahlakı en fazla insana en yüksek faydayı (hazzı) sağlama amacıyla ve niceliksel haz hesabı ile temellendirdiği belirlenir.
Bentham'ın ahlaki eylemin ölçütünü matematiksel haz hesabına bağlayan öznelci yaklaşımını saptamak için.
2
Bergson'ın ahlak görüşünün ayırt edici niteliğini inceleme.
Bergson'ın ahlak yasasını akla veya fayda hesabına değil, insanın iç sesine ve dolaysız kavrayışa (sezgiye) dayandırdığı bulunur.
Bergson'ın entüisyonist (sezgici) ahlak anlayışını diğer öznelci kuramlardan ayırt etmek için.
3
Mill'in ahlak felsefesinde haz ve fayda kavramlarını nasıl ele aldığını değerlendirme.
Mill'in, Bentham'ın niceliksel faydacılığına karşı çıkarak hazların niteliğini (zihinsel/entelektüel hazları) ahlak yasasının temeline koyduğu tespit edilir.
Bentham ile Mill arasındaki niteliksel ve niceliksel faydacılık ayrımını netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasını öznel temelde kabul edenler (Faydacılık ve Sezgicilik)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2162Soru

Aydınlanma Dönemi düşünürlerinin sıklıkla başvurduğu 'saatçi Tanrı' benzetmesine göre Tanrı, evreni mükemmel bir şekilde işleyen bir saat gibi tasarlayıp yaratmış ve onu kendi doğa yasalarına göre çalışmak üzere serbest bırakmıştır. Bu görüşe göre Tanrı evreni yarattıktan sonra ona müdahale etmez; din, vahiy ya da mucize göndermez.

Parçada açıklaması verilen ve Tanrı'nın varlığını kabul eden felsefi görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deizm

Cevap

Deizm
Deizm, Tanrı'nın evreni yarattığını ancak yarattıktan sonra onu kendi yasalarıyla baş başa bıraktığını, din veya mucize gibi yollarla evrene müdahale etmediğini savunur. Parçada geçen 'saatçi Tanrı' benzetmesi ve 'müdahale etmez' ifadesi deizm akımının temel tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi iddiayı belirlemek.
Evreni tasarlayıp yaratan ancak sonrasında ona hiçbir şekilde müdahale etmeyen, vahiy ve mucize göndermeyen bir yaratıcı fikri tespit edilmiştir.
Soruda aranan Tanrı anlayışının anahtar niteliğini ortaya koymak.
2
Seçeneklerdeki felsefi kavramları bu tanımla karşılaştırmak.
Teizm müdahaleyi savunurken, Panteizm Tanrı ile evreni bir sayar. Deizm ise evreni yaratan ama müdahale etmeyen Tanrı fikriyle parçadaki tanıma tam olarak uyar.
Kavramsal ayrımı yaparak doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Deizm ve Teizm arasındaki müdahale farkı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2163Soru

Bilimsel bilgi, yalnızca zihinsel kurgulara veya soyut akıl yürütmelere dayanarak üretilemez. Bir iddianın bilimsel değer kazanabilmesi için onun somut dünyaya dönük olması, duyu organları ya da çeşitli ölçme araçları yardımıyla doğrudan veya dolaylı olarak gözlemlenebilen gerçekliklerle sınanması gerekir. Deney ve gözlem sınırlarının dışında kalan, yani fiziksel dünyada karşılığı bulunmayan doğaüstü ya da metafiziksel kabuller bilimsel araştırmanın konusu haline getirilemez. Çünkü bilimsel yöntemin temel güvencesi, ileri sürülen hipotezlerin olgular dünyasında sınanabilir olması ve bu yolla doğrulanıp yanlışlanabilmesidir.

Bu parçada bilimsel yöntemin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olgusal olma

Cevap

Olgusal olma
Paragrafta bilimsel iddiaların zihinsel kurgularla sınırlı kalamayacağı, somut dünyaya dönük olması ve gözlemlenebilen olgularla sınanması gerektiği ifade edilmiştir. Bu durum bilimsel yöntemin doğrudan olgusal olma (olgusallık) özelliğine karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel argümanı ve anahtar kavramları tespit etmek.
Parçada geçen 'somut dünyaya dönük olması', 'gözlemlenebilen gerçeklikler' ve 'olgular dünyası' gibi ifadelerin fiziksel dünyadaki somut olaylara işaret ettiği görülür.
Bilimsel iddianın dayandığı temel kaynağı belirlemek için.
2
Elde edilen bu tespiti bilimsel yöntemin temel özellikleriyle karşılaştırmak.
Doğrudan veya dolaylı olarak gözlemlenebilen somut verilere dayanma özelliğinin bilim felsefesinde 'olgusallık' (olgusal olma) kavramı ile adlandırıldığı saptanır.
Parçada vurgulanan kavramın bilimsel karşılığını bulmak için.

Anahtar Kavram

Bilimsel yöntemin olgusal olma özelliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2164Soru

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Halk Fırkası'nın programı üzerine yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermiştir:

'Bizim halkımız çıkarları birbirinden ayrılır sınıflar halinde de��il; aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine lazım olan sınıflardan ibarettir. Bu sebeple inkılaplarımızın amacı sınıf kavgasını körüklemek değil, toplumsal dayanışmayı ve adaleti tesis etmektir.'

Buna göre, Atatürk'ün bu sözlerinde vurgulanan toplumsal dayanışma ve sınıfsız toplum modelinin;

I. Halkçılık,
II. Devletçilik,
III. Milliyetçilik

ilkelerinden hangileriyle doğrudan ilişkili olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Toplumsal dayanışmayı ve sınıfsız toplum yapısını öngören bu sözler Halkçılık ve Milliyetçilik ilkeleri ile doğrudan ilişkilidir.
Doğru seçenek 'I ve III' ifadesidir. Atatürk'ün sözlerinde yer alan sınıfsız toplum ve sosyal adalet vurgusu doğrudan Halkçılık ilkesiyle; sınıf mücadelesini reddederek milli birlik ve beraberliği (dayanışmayı) savunması ise doğrudan Milliyetçilik ilkesiyle ilişkilidir. Devletçilik ise ekonomi ve yatırım modeli ile ilgili olup metinle doğrudan ilişkili değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen 'sınıfsız toplum', 'sınıf kavgasının reddi' ve 'toplumsal adalet' kavramlarını incelemek.
Bu kavramların doğrudan toplumsal eşitliği ve sınıfsız düzeni savunan Halkçılık ilkesine karşılık geldiği görülür.
Halkçılık ilkesi, toplumda hiçbir sınıfa ayrıcalık tanınmamasını ve sosyal dayanışmayı temel alır.
2
Sınıfsal çatışmaların reddedilmesinin ve milletin bir bütün olarak ele alınmasının diğer ilkelerle ilişkisini kurmak.
Toplumda bölünmeyi engellemek ve milli birlik-beraberliği korumak amacıyla sınıf çatışmasının reddedilmesi Milliyetçilik ilkesiyle doğrudan ilişkilidir.
Milliyetçilik, milleti oluşturan bireylerin ortak hedefler etrafında bütünleşmesini ve milli dayanışmayı savunur.
3
Devletçilik ilkesinin metinle olan ilişkisini analiz etmek.
Metinde devletin doğrudan ekonomik yatırım yapması veya iktisadi hayatı düzenlemesiyle ilgili bir vurgu bulunmadığı için Devletçilik doğrudan ilişkili değildir.
Devletçilik, özel sektörün yetersiz kaldığı durumlarda devletin ekonomik yatırımları kendi eliyle yürütmesidir.

Anahtar Kavram

Atatürk İlkelerinin bütünlüğü ve halkçılık-milliyetçilik-devletçilik ilkelerinin kavramsal sınırları
Soru 2165Soru

Depremler oluşum kökenlerine göre tektonik, volkanik ve çöküntü depremleri olmak üzere üç gruba ayrılır. Yeryüzünde meydana gelen depremlerin çok büyük bir kısmı tektonik depremler olup, bu depremler etki alanı en geniş ve yıkıcı etkisi en fazla olan deprem türüdür.

Buna göre, tektonik depremlerin meydana gelmesindeki temel neden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Levha hareketlerine bağlı olarak yer kabuğunda meydana gelen kırılmalar ve gerilmeler

Cevap

Levha hareketlerine bağlı olarak yer kabuğunda meydana gelen kırılmalar ve gerilmeler
Tektonik depremler, yer kabuğunun levha hareketleri nedeniyle gerilmesi, sıkışması ve fay hatları boyunca kırılması sonucunda ortaya çıkan sismik dalgalanmalardır. Bu nedenle yer kabuğundaki levha hareketleri ve fay hatları tektonik depremlerin temel nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Deprem türlerinin tanımlarını ve etki alanlarını gözden geçirmek.
Tektonik depremlerin levha hareketleri ve fay hatlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu saptamak.
Depremlerin kökenine göre sınıflandırılmasında en geniş etki alanı tektonik kökenlilere aittir.
2
Seçeneklerdeki olayların kökenlerini (iç kuvvet/dış kuvvet/klimatolojik) analiz etmek.
Karstik çökmelerin yerel çöküntü depremlerine, aşırı yağışların heyelana, basınç farklarının fırtınalara ve akarsu aşındırmasının dış kuvvetlere ait olduğunu belirlemek.
Diğer seçeneklerin tektonik depremlere yol açmadığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Tektonik depremlerin oluşum mekanizması ve levha tektoniği ilişkisi
Soru 2166Soru

Estetik, hem doğada hem de sanatta karşımıza çıkan güzelliği konu edinen geniş kapsamlı bir disiplinken; sanat felsefesi yalnızca insan tarafından meydana getirilen sanat eserlerini ve sanatın doğasını inceleyen daha sınırlı bir alandır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Estetik, hem doğadaki hem de sanattaki güzelliği kapsayan geniş bir alana sahipken; sanat felsefesi sadece insan üretimi olan sanat eserlerindeki güzelliği ve sanatsal yaratımları inceler.
İfade doğrudur çünkü estetik en genel anlamda güzel olanı ve güzellik algısını (doğada ve sanatta) incelerken, sanat felsefesi estetiğin bir alt dalı gibi çalışarak yalnızca insan üretimi sanat nesnelerine odaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Estetiğin araştırma ve inceleme alanının kapsamını belirlemek.
Estetiğin hem doğadaki (insan dışı) hem de sanattaki (insan üretimi) güzeli konu aldığını saptamak.
Estetiğin genel bir güzel teorisi olarak sınırlarını çizmek.
2
Sanat felsefesinin araştırma ve inceleme alanının kapsamını belirlemek.
Sanat felsefesinin doğadaki güzeli dışarıda bırakıp sadece sanat eserlerini ve sanat etkinliklerini konu aldığını saptamak.
Sanat felsefesinin odağını estetiğin odağından ayırt etmek.
3
İki disiplinin kapsamlarını birbiriyle karşılaştırmak.
Estetiğin kapsamının sanat felsefesine göre daha geniş olduğunu ve sanat felsefesini de içine aldığını doğrulamak.
Önermenin doğruluk değerine ulaşmak.

Anahtar Kavram

Estetik ve sanat felsefesinin konu alanlarının kapsam farkı
Soru 2167Soru

Fizikî haritalarda yeryüzü şekillerini göstermek amacıyla en sık kullanılan yöntemlerden biri de renklendirme yöntemidir. Aşağıdaki görselde renklendirme yönteminde kullanılan bazı renkler ve temsil ettikleri yükselti basamakları gösterilmiştir.

[Görsel açıklaması: Yükselti basamakları ve renkleri gösteren bir dikey ölçek grafiği]

Türkiye fizikî haritası incelendiğinde, her ikisi de ova olan Çukurova'nın yeşil, Konya Ovası'nın ise sarı renkle gösterildiği görülmektedir.

Bu durum, Çukurova ile Konya Ovası'nın aşağıdakilerden hangisi bakımından farklı olmasından kaynaklanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortalama yükseltileri

Cevap

Çukurova ile Konya Ovası'nın ortalama yükseltilerinin farklı olması
Fizikî haritalarda renklendirme yöntemi kullanılırken renkler bitki örtüsü, iklim veya yer şekli türlerini değil, yalnızca deniz seviyesine göre olan yükselti basamaklarını gösterir. Çukurova deniz seviyesine yakın bir delta ovası (0-500 m) olduğu için yeşil renkle, Konya Ovası ise yüksek bir iç ova (500-1000 m) olduğu için sarı renkle gösterilmiştir. Dolayısıyla bu renk farkı, ovaların ortalama yükseltilerinin farklı olmasından kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Fizikî haritalarda renklendirme yönteminde kullanılan renklerin neyi ifade ettiğini belirleyin.
Bu yöntemde renkler bitki örtüsünü veya yer şeklinin türünü (ova, dağ) değil, sadece deniz seviyesine göre olan yükseltiyi gösterir.
Renklendirme yönteminin temel çalışma prensibini hatırlamak çözüme ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Çukurova ve Konya Ovası'nın yükselti özelliklerini karşılaştırın.
Çukurova bir kıyı delta ovası olduğundan yükseltisi azdır ve yeşil renkle (0 - 500 m) gösterilir. Konya Ovası ise iç kesimlerde yer alan yüksek bir ova olduğundan sarı renkle (500 - 1000 m) gösterilir.
İki ovanın farklı renklerle gösterilmesinin sebebinin yükselti farkı olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Renklendirme Yöntemi ve Renklerin Anlamı
Tahmini Süre:45s
Soru 2168Soru

Normal koşullarda, Güneş ışınlarının düşme açısına bağlı olarak Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık değerlerinin azalması beklenir. Bu duruma "enlem-sıcaklık ilişkisi" adı verilir. Ancak yeryüzündeki birçok merkezin sıcaklık özellikleri; denizellik, karasallık, yükselti ve rüzgarlar gibi göreceli konum şartları nedeniyle bu kurala uymaz ve enlem-sıcaklık ilişkisiyle çelişen durumlar ortaya çıkar.

Buna göre, haritada işaretlenen merkez çiftlerinden hangisinin yıllık ortalama sıcaklık değerlerinin farklı olması, yalnızca enlem-sıcaklık ilişkisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antalya - Sinop

Cevap

Antalya - Sinop
Antalya ve Sinop şehirlerinin her ikisi de deniz kıyısında yer alıp benzer nemlilik koşullarına sahiptir ve yükseltileri eşittir (0 metre0\text{ metre}). Bu sebeple aralarındaki sıcaklık farkı yükselti veya denizellik-karasallık ile açıklanamaz; tek neden Antalya'nın Ekvator'a daha yakın olması nedeniyle Güneş ışınlarını daha büyük açıyla alması, yani enlem etkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen şehirlerin göreceli konum özelliklerini (yükselti ve denizellik-karasallık durumlarını) karşılaştırmak.
Antalya ve Sinop şehirlerinin her ikisi de kıyı şeridinde yer alır ve yükseltileri 0 metre0\text{ metre}'dir. Diğer seçeneklerdeki şehir çiftlerinde ise yükselti farkı ve denizellik-karasallık farkları belirgindir.
Sıcaklığı etkileyen göreceli konum faktörlerini sabitleyerek sadece enlem etkisinin arandığı seçeneği bulmak.
2
Antalya ve Sinop arasındaki sıcaklık farkının nedenini enlem ilişkisiyle analiz etmek.
Antalya Ekvator'a daha yakın olduğu için Güneş ışınlarını Sinop'a göre daha büyük açıyla alır ve bu nedenle daha sıcaktır. Göreceli konum şartları benzer olduğundan, bu durum doğrudan enlem etkisiyle açıklanır.
Enlem-sıcaklık ilişkisiyle çelişmeyen ve yalnızca enlem farkıyla açıklanabilen şehir çiftini belirlemek.

Anahtar Kavram

Sıcaklığın dağılışını etkileyen faktörlerden enlem (mutlak konum) ve özel konum (denizellik, karasallık, yükselti) etkilerinin ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2169Soru

Yer kabuğunu oluşturan levhalar, mantodaki konveksiyonel akımların etkisiyle sürekli hareket hâlindedir. Levhaların bu hareketine bağlı olarak depremler, volkanizma ve dağ oluşumu gibi tektonik olaylar meydana gelir.

Buna göre, levha hareketlerini yönlendiren konveksiyonel akımların temel enerji kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerin iç kısımlarındaki radyoaktif çözünmelerden ve yüksek sıcaklıktan kaynaklanan iç ısı

Cevap

Yerin iç kısımlarındaki radyoaktif çözünmelerden ve yüksek sıcaklıktan kaynaklanan iç ısı
Doğru cevap, levha hareketlerini sağlayan konveksiyonel akımların yerin içindeki yüksek sıcaklık ve radyoaktif bozulmalardan kaynaklanan iç ısı olduğunu açıklar. Manto tabakasındaki bu ısı farkı magma içinde dikey hareketler oluşturarak üzerindeki yer kabuğu levhalarını sürükler.

Adım Adım Çözüm

1
İç kuvvetlerin ve levha hareketlerinin enerji kaynağını tespit etmek.
Levha hareketlerine neden olan konveksiyonel akımlar enerjisini yerin iç ısısından alır.
Manto katmanındaki sıcaklık farkları, magmanın dikey yönde hareket etmesine (konveksiyonel akımlar) yol açar.
2
Seçeneklerdeki enerji kaynaklarını karşılaştırmak.
Güneş enerjisi, rüzgârlar ve dalgalar dış kuvvetlerin enerji kaynağı iken, Dünya'nın iç ısısı iç kuvvetlerin temel kaynağıdır.
Yerin merkezindeki yüksek sıcaklık ve radyoaktif elementlerin bozulması bu iç ısıyı sürekli kılmaktadır.

Anahtar Kavram

Levha hareketlerinin temel nedeni ve manto katmanındaki konveksiyonel akıntılerin enerji kaynağı.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 2170Soru

Aşağıda verilen Tanrı'nın varlığını kabul eden felsefi görüşleri, bu görüşlerin temel açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Teizm
Deizm
Panteizm
Panenteizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Teizm ile 'Evreni yaratan, yöneten, müdahale eden kişisel Tanrı'; Deizm ile 'Evreni yaratan ama sonrasında müdahale etmeyen Tanrı'; Panteizm ile 'Tanrı ve evreni bir ve aynı kabul eden görüş'; Panenteizm ile 'Her şeyin Tanrı'da olduğunu ama Tanrı'nın evreni aştığını savunan görüş' eşleşmelidir.
Verilen felsefi akımların tanımları doğru yapılmıştır. Teizm aşkın ve müdahaleci Tanrı'yı, deizm müdahale etmeyen yaratıcı Tanrı'yı, panteizm evren ile özdeş Tanrı'yı, panenteizm ise evreni kapsayan ama onu aşan Tanrı'yı savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Teizm kavramının tanımı incelenir.
Teizm, dinlerin kabul ettiği gibi vahiy gönderen, evrene müdahale eden aşkın bir Tanrı inancını temsil ettiğinden ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Teizmin din ve kişisel Tanrı vurgusunu ayırt etmek için.
2
Deizm kavramının tanımı incelenir.
Deizm, Tanrı'yı sadece ilk neden veya yaratıcı olarak kabul edip aşkın müdahaleleri reddettiğinden ilgili aç��klamayla eşleştirilir.
Deizm ile teizm arasındaki müdahale farkını belirlemek için.
3
Panteizm kavramının tanımı incelenir.
Panteizm (kamutanrıcılık), Tanrı ile evreni/doğayı bir tuttuğu için evrenin kendisini Tanrı gören açıklamayla eşleştirilir.
Panteizmin içkinlik ve özdeşlik ilkesini belirlemek için.
4
Panenteizm kavramının tanımı incelenir.
Panenteizm (diyalektik teizm), her şeyin Tanrı'da olduğunu savunurken Tanrı'nın evrenden ibaret olmadığını belirten açıklamayla eşleştirilir.
Panenteizmin hem içkinlik hem de aşkınlık boyutunu tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın Varlığını Kabul Eden Görüşler (Teizm, Deizm, Panteizm, Panenteizm)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2171Soru

Gorgias, ünlü üçlemesinin son adımında "Bilgi mevcut olsa bile bu bilgi bir başkasına aktarılamaz." tezini savunur. Ona göre, dış dünyadaki nesneleri algılamak için kullandığımız duyular ile bu algıları başkalarına iletmek için kullandığımız araç olan dil (logos) arasında aşılmaz bir uçurum vardır. Bizler karşımızdakine nesnelerin kendisini değil, yalnızca dilsel sembolleri aktarabiliriz. Ancak dil, nesnenin kendisi olmadığı gibi, her bireyin zihninde farklı tasarımlara yol açar. Bu durum, özneler arası ortak ve kesin bir bilginin paylaşımını olanaksız kılar.

Buna göre Gorgias'ın bu akıl yürütmesinden hareketle bilginin imkânsızlığına yönelik aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihinsel tasarımları taşıyan dilsel araçların nesnel gerçeklikle özdeş olmaması, özneler arası genelgeçer bir bilginin paylaşımını engeller.

Cevap

Zihinsel tasarımları taşıyan dilsel araçların nesnel gerçeklikle özdeş olmaması, özneler arası genelgeçer bir bilginin paylaşımını engeller.
Gorgias'ın argümanına göre dil (logos) nesnelerin kendisi değildir ve her bireyin zihninde farklı tasarımlara yol açar. Dolayısıyla zihinsel tasarımları taşıyan dilsel araçların nesnel gerçeklikle doğrudan örtüşmemesi, insanlar arasında genelgeçer (ortak) bir bilginin paylaşımını imkânsız kılar. Bu durum tam olarak doğru seçenekte ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana fikrini ve Gorgias'ın argümanını analiz etme
Gorgias, dilin nesnelerin kendisi olmadığını ve zihindeki tasarımların kişiye özgülüğünü belirterek bilginin aktarılamayacağını savunur.
Gorgias'ın septik/nihilist yaklaşımının temelindeki dil-gerçeklik ilişkisini kavramak için.
2
Seçeneklerdeki kavramsal ayrımları ve olası yanılgıları inceleme
Doğruluk ve gerçeklik ayrımının karıştırıldığı veya rasyonalizm-empirizm kaynağına dair hatalı yorumlar içeren seçenekleri belirleme.
Çeldiricilerin hangi felsefi yanılgılara dayandığını tespit etmek için.
3
Doğru yargı ile Gorgias'ın tezi arasındaki mantıksal bağı kurma
Dilsel araçların nesnel gerçekliği tam olarak yansıtamaması ve öznelliğe yol açması nedeniyle genelgeçer bilgi aktarımının imkânsız olduğu sonucuna ulaşılır.
Paragraftaki iddiayı tam karşılayan seçeneği onaylamak için.

Anahtar Kavram

Sofizmde rölativizm ve nihilizm bağlamında bilginin imkânsızlığı ile dilsel aktarımın sınırları
Soru 2172Soru

Materyalist felsefe geleneğinde yer alan aşağıdaki düşünürleri, varlığın niteliğine dair savundukları temel ontolojik açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Demokritos
Thomas Hobbes
Julien Offray de La Mettrie
Karl Marx

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Demokritos atomcu mekanik hareketle, Hobbes yer kaplayan cisimlerin mekanik hareket yasalarıyla, La Mettrie makine-insan modeliyle, Karl Marx ise diyalektik süreçlerle eşleşmektedir.
Demokritos ilk çağda atom teorisini kurarak varlığı bölünemez atomların mekanik hareketiyle açıklamıştır. Thomas Hobbes, var olan her şeyin cisim olduğunu ve cisimlerin mekanik hareket yasalarına göre hareket ettiğini savunmuştur. La Mettrie, insanı karmaşık bir makineye benzeterek tüm zihinsel süreçleri fizyolojik yapıya indirgemiştir. Karl Marx ise varlığı diyalektik süreçlerle, yani çelişkilerin yarattığı dönüşümle açıklayan tarihsel ve diyalektik materyalizmi savunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Düşünürlerin ontolojik yaklaşımlarını analiz edin.
Demokritos'un atomculukla, Hobbes'un cisimsel hareketle, La Mettrie'nin makine-insan kuramıyla ve Marx'ın diyalektik materyalizmle ilişkili olduğu belirlenir.
Her bir düşünürün materyalist felsefede temsil ettiği farklı alt ekolü veya görüşü ayırt etmek gerekir.
2
Eşleştirmeleri yapın ve doğruluğunu kontrol edin.
Demokritos bölünemez parçacıklar (atom) tanımıyla, Hobbes yer kaplayan cisimlerle, La Mettrie fizyolojik süreçlere indirgenen makine-insan modeliyle ve Marx da çelişkilerle ilerleyen diyalektik süreçle eşleşir.
Eşleştirilen tanımların felsefi kavramlarla birebir örtüşmesi sağlanmalıdır.

Anahtar Kavram

Materyalist felsefe içindeki farklı ontolojik ekoller ve temsilcileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2173Soru

Varlık felsefesinde ontoloji ve metafizik terimleri zaman zaman birbirinin yerine kullanılsa da aralarında belirgin sınırlar bulunur. Ontoloji, var olanı, varlığın temel kategorilerini ve ne türden şeylerin gerçekten var olduğunu sorgularken; metafizik, fiziksel evrenin ötesindeki ilk ilkeleri, aşkın varlıkları, ruhun ölümsüzlüğü veya Tanrı gibi duyular üstü konuları ele alır.

Buna göre, ontoloji ile metafizik arasındaki ayrıma ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ontoloji var olanın kategorilerini, yapısını ve mevcudiyetini somut ve soyut boyutlarıyla ele alırken; metafizik fiziksel evrenin ötesinde kalan aşkın, doğaüstü ve ilk nedenleri araştırır.

Cevap

Ontoloji var olanın kategorilerini, yapısını ve mevcudiyetini somut ve soyut boyutlarıyla ele alırken; metafizik fiziksel evrenin ötesinde kalan aşkın, doğaüstü ve ilk nedenleri araştırır.
Ontoloji var olanın mevcudiyetini ve temel kategorilerini ele alarak somut veya soyut var olanlar üzerinde dururken, metafizik doğaüstü, aşkın ve duyular ötesi olan fiziksel gerçeklik dışı ilk nedenleri araştırır. Bu durum iki disiplin arasındaki temel kavramsal farkı açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen tanımları ve sınırları analiz etmek.
Ontolojinin var olanın yapısını ve kategorilerini sorguladığı, metafiziğin ise fiziksel gerçekliğin ötesindeki aşkın konuları (ruh, Tanrı vb.) ele aldığı belirlenmiştir.
Soru kökündeki kavramsal ayrımı doğru konumlandırmak amacıyla parçadaki temel vurgular saptanır.
2
Seçenekleri kavramsal doğruluk açısından elemek.
Doğru tanımlamayı içeren ifadenin yer aldığı seçeneğe ulaşılırken; bilim-felsefe karışıklığı, nihilizm-realizm tartışması, epistemolojik kavramlar ve estetik/etik konularını içeren diğer seçenekler elenir.
Ontoloji ve metafizik ayrımına uymayan kavramsal hataları tespit etmek için her bir seçenek ayrı ayrı analiz edilir.

Anahtar Kavram

Ontoloji ve Metafizik Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2174Soru

Evrende mutlak ve her şeye gücü yeten bir yaratıcının var olduğunu rasyonel olarak temellendirmek mümkün değildir. Dünyadaki kanıtlanabilir düzen arayışları yetersiz kaldığı gibi, var olan kötülükler ve acılar da bu tür bir gücün bulunmadığının en açık göstergesidir. Dolayısıyla, Tanrı'nın varlığını kesin bir biçimde reddetmek rasyonel düşüncenin bir gereğidir.

Bu parçada dile getirilen görüşler, din felsefesindeki aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ateizm

Cevap

Ateizm
Parçada kötülük sorunu gibi argümanlar kullanılarak Tanrı'nın varlığının kesin bir biçimde reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır. Din felsefesinde Tanrı'nın varlığını kesin olarak reddeden görüş ateizm olduğu için bu kavram doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiayı ve argümanı analiz etme
Parçada kötülükler ve kanıt yetersizliği gerekçe gösterilerek Tanrı'nın varlığının kesin olarak reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Sorunun doğru cevabına ulaşmak için öncelikle metindeki felsefi tutumu belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerde yer alan din felsefesi kavramlarının iddialarını değerlendirme
Tanrı'nın varlığını kesin olarak dışlayan tek seçeneğin ateizm olduğu, diğerlerinin ya varlığı kabul ettiği ya da bilinemez olduğunu savunduğu görülür.
Belirlenen felsefi tutumun din felsefesindeki doğru kavramsal karşılığını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın varlığını reddeden ateist yaklaşım
Tahmini Süre:45s
Soru 2175Soru

Aşağıda verilen doğal afetleri, oluşum kökenlerine göre sınıflandırıldıkları afet gruplarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tsunami
Heyelan
Çığ
Sel ve Taşkın

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tsunami jeolojik kökenli, heyelan jeomorfolojik kökenli, çığ klimatolojik-meteorolojik kökenli, sel ve taşkın ise hidrolojik kökenli afetler grubunda yer alır.
Eşleştirmede tsunami yer kabuğu hareketleriyle (jeolojik), heyelan yer şekilleri ve eğimle (jeomorfolojik), çığ atmosferik koşullarla (klimatolojik-meteorolojik), sel ve taşkın ise su süreçleriyle (hidrolojik) ilişkilendirilmiştir. Bu eşleştirme MEB coğrafya müfredatındaki doğal afetlerin kökenlerine göre sınıflandırılmasına tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tsunami afetinin oluşum kökenini belirlemek.
Tsunami, yer kabuğunun sismik hareketleri (deprem, volkanizma) sonucu okyanuslarda oluşan dalgalardır, dolayısıyla jeolojik kökenlidir.
Afetin tetikleyici kaynağının yerin iç yapısı olduğunu saptamak.
2
Heyelan afetinin oluşum kökenini belirlemek.
Heyelan, eğimli yamaçlarda yer çekiminin etkisiyle toprağın hareket etmesidir, dolayısıyla jeomorfolojik kökenlidir.
Afetin yer şekillerinin özelliklerine bağlı olarak geliştiğini belirlemek.
3
Çığ afetinin oluşum kökenini belirlemek.
Çığ, kar yağışı ve sıcaklık gibi atmosferik olaylarla tetiklenir, dolayısıyla klimatolojik-meteorolojik kökenlidir.
Afetin hava ve iklim koşullarından kaynaklandığını ortaya koymak.
4
Sel ve taşkın afetinin oluşum kökenini belirlemek.
Sel ve taşkın, akarsu debilerinin yükselmesi ve su taşkınları ile ilgili olduğundan hidrolojik kökenlidir.
Afetin su döngüsü ve hidrografik özelliklerle olan ilişkisini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Doğal afetlerin kökenlerine göre (jeolojik, jeomorfolojik, klimatolojik, hidrolojik) sınıflandırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2176Soru

"De ki: 'Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretlerdir; inanan bir toplum için bir hidayet ve bir rahmettir.'" (A'râf Suresi, 203. ayet)

Buna göre, ayette vurgulanan vahiy kavramı İslam inancında bilginin kaynaklarından hangisinin kapsamında yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadık haber

Cevap

Vahiy, peygamberlerin getirdiği kesin haberleri kapsadığından 'sadık haber' başlığı altında değerlendirilir.
Ayette geçen vahiy ifadesi, doğrudan peygamberler aracılığıyla bildirilen ilahi mesajları temsil eder. İslam dininde vahiy, kesinlik ifade eden sadık haber kaynağının en önemli parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet mealindeki anahtar kavramı belirleme.
Ayet mealindeki 'vahyolunana uyarım' ifadesinden hareketle temel kavramın 'vahiy' olduğu tespit edilmiştir.
Sorunun hangi bilgi kaynağıyla ilgili olduğunu anlamak için öncelikle metindeki anahtar terimi belirlemek gerekir.
2
Vahiy kavramını İslam bilgi kaynakları sınıflandırmasıyla eşleştirme.
Peygamberler aracılığıyla gelen vahiy ve ilahi kitaplar 'sadık haber' sınıfına girmektedir.
İslam bilgi teorisinde vahiy ve mütevatir haberler, güvenilir bilgi sunan sadık haberin temel unsurlarıdır.

Anahtar Kavram

İslam'da Bilginin Kaynakları (Sadık Haber)
Soru 2177Soru

Ressam Ahmet'in tuvaline yaptığı bir manzara resmi dünyada tektir. Aynı ressam bile aynı manzarayı tekrar çizmek istese, ortaya çıkacak yeni eser ilk resimle tamamen aynı olmayacaktır. Çünkü sanat eseri, fabrikasyon bir üretimden farklı olarak tekrarlanamaz bir yapıya sahiptir.

Bu parçada sanat eserinin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biricik (tek) ve özgün olması

Cevap

Sanat eserinin biricik (tek) ve özgün olması
Sanat eserinin dünyada tek olması, aynı sanatçı tarafından bile birebir kopyalanamayacak şekilde benzersiz bir yapıya sahip olması onun 'biricik' ve 'özgün' bir nitelik taşıdığını gösterir. Parçada da ressamın çizdiği resmin tekrarlanamazlığı üzerinden bu özellik vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen anahtar kelimeleri ve vurgulanmak istenen ana fikri tespit etmek.
Metindeki "dünyada tektir", "tekrar çizilmek istense bile aynısı olamaz" ve "tekrarlanamaz bir yapıya sahiptir" ifadeleri belirlendi.
Sanat eserinin vurgulanmak istenen niteliğini belirlemek için metnin ana düşüncesini analiz etmek gerekir.
2
Metinde tarif edilen "tekrarlanamaz, eşsiz ve benzersiz olma" durumunu sanat eserinin temel özellikleri ile eşleştirmek.
Sanat eserinin tek, taklit edilemez ve kendine has olmasının felsefede "biriciklik" ve "özgünlük" özellikleri ile ifade edildiği saptandı.
Paragraftaki tanımın felsefe literatüründeki kavramsal karşılığını bulmak gerekir.
3
Seçenekleri inceleyerek paragrafta vurgulanan özelliği içeren doğru seçeneği belirlemek.
Sanat eserinin biricik ve özgün olmasını belirten seçeneğin doğru cevap olduğu görüldü.
Soruda yöneltilen vurgulanan özelliği net bir şekilde yanıtlamak amacıyla doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Sanat eserinin biricik ve özgün olması
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 2178Soru

Varlık felsefesinde 'gerçekten var olan nedir?' sorusuna verilen cevaplar felsefe tarihi boyunca çeşitlilik göstermiştir. Bu yaklaşımlardan birine göre, duyu organlarımızla algıladığımız dış dünya ve içindeki fiziksel nesneler, varlığını insan zihninden, düşüncesinden veya evrensel bir akıldan alır. Maddesel olan her şey, zihinsel ya da düşünsel bir tözün yansımasıdır.

Buna göre, varlığın ilk ve en temel ögesinin 'düşünce (idea)' olduğunu savunan felsefi akım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdealizm

Cevap

Varlığın ilk ve en temel ögesinin düşünce (idea) olduğunu savunan felsefi akım İdealizm'dir.
Parçada fiziksel dünyanın varlığını insan zihninden, düşüncesinden veya evrensel bir akıldan aldığı ifade edilmiştir. Varlığın temelinde düşünceyi, ruhu veya aklı (ideayı) gören felsefi yaklaşım idealizmdir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen tanımlamadan yola çıkılarak savunulan temel düşünce belirlenir.
Maddesel nesnelerin varlığının insan zihnine veya evrensel bir akla dayandırıldığı anlaşılır.
Metnin hangi felsefi yaklaşıma ait olduğunu bulmak için ana fikrin tespit edilmesi gerekir.
2
Belirlenen temel düşünce felsefi akımlarla eşleştirilir.
Varlığın özünü düşünce veya idea olarak kabul eden akımın idealizm olduğu bulunur.
Tanımlanan görüşe uygun olan doğru terimin seçilmesi hedeflenir.

Anahtar Kavram

Varlığın Niteliği: İdea Olarak Varlık (İdealizm)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 2179Soru

Zihinsel süreçlerin tamamı, organizmanın fiziksel yapısının ve biyolojik işleyişinin bir fonksiyonudur. Organik bir beyin olmadan düşüncenin, duyu organları olmaksızın duyumun varlığı iddia edilemez. Algılarımız ve zihinsel tasarımlarımız, dış dünyadaki nesnel gerçekliğin fiziksel yollarla bilincimize yansımasının ötesinde bir anlam taşımaz. Dolayısıyla fiziksel dünyadan bağımsız, onun ötesinde yer alan aşkın bir tinin veya ideal bir tözün kendi başına var olabileceğini savunmak felsefi açıdan temelsizdir.

Bu parçada dile getirilen görüşleri savunan bir filozofun aşağıdakilerden hangisini reddetmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşüncenin ve bilincin, maddeden bağımsız ve maddi dünyayı biçimlendiren öncelikli bir töz olduğunu.

Cevap

Düşüncenin ve bilincin, maddeden bağımsız ve maddi dünyayı biçimlendiren öncelikli bir töz olduğunu savunan idealist yaklaşım.
Parçada savunulan materyalist görüşe göre zihin, düşünce ve bilinç, maddi/fiziksel yapının bir ürünüdür. Düşüncenin ve bilincin, maddeden bağımsız ve maddi dünyayı biçimlendiren öncelikli bir töz olduğunu savunan iddia idealizme aittir. Materyalist bir filozof bu iddiayı doğrudan reddeder.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi savı belirlemek.
Parça, zihnin ve düşüncenin fiziksel yapının bir ürünü olduğunu, maddi dünya dışındaki bir tözün var olamayacağını savunmaktadır. Bu görüş materyalizmdir.
Sorunun hangi felsefi akımı temel aldığını saptamak için bu analiz gereklidir.
2
Sorunun olumsuz soru kökünü dikkate alarak seçenekleri değerlendirmek.
Materyalist bir düşünürün reddetmesi gereken görüş aranmaktadır; bu da materyalizmin zıttı olan idealist veya madde dışı tözleri savunan bir görüştür.
Soru kökünün yönlendirmesine uygun olarak doğru seçeneği belirlemek için zıt felsefi görüşün tespit edilmesi şarttır.
3
Seçenekler arasından materyalizm ile çelişen ve idealizme ait olan tezi bulmak.
Düşüncenin ve bilincin, maddeden bağımsız ve maddi dünyayı biçimlendiren öncelikli bir töz olduğunu savunan ifade idealizme aittir ve materyalizm tarafından reddedilir.
Materyalist düşünürün bilinci maddenin ürünü olarak görmesi nedeniyle, düşüncenin maddeye öncel olduğunu savunan tezin elenmesi ve doğru yanıta ulaşılması sağlanır.

Anahtar Kavram

Materyalizmin (Madde Olarak Varlık) temel tezleri ve idealizm ile olan ontolojik karşıtlığı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2180Soru

Farabi’ye göre, insanın nihai amacı en yüksek mutluluğa (saadete) ulaşmaktır. Ancak bu mutluluk, bireysel hazların tatmin edilmesi veya kişisel çıkarların elde edilmesiyle mümkün olamaz. Mutluluk, aklın yetkinleşmesi ve insanın 'Etkin Akıl' ile bağ kurarak varlığın ilk ilkesine (Tanrı) yönelmesiyle gerçekleşir. Bu yöneliş, evrensel bir düzenin parçası olup, insanın kendi bencil arzularından bağımsız, nesnel bir ahlak yasasına uymasını gerektirir. Erdem, bu kozmik ve akli düzene uygun davranmaktır.

Bu parçaya göre Farabi'nin ahlak görüşünden yola çıkıldığında, evrensel ahlak yasasının nesnel temeli hakkında aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahlaki doğrular, bireyin istek ve eğilimlerinden bağımsız olarak varoluşun akli ve kozmik düzeninde temellenir.

Cevap

Ahlaki doğrular, bireyin istek ve eğilimlerinden bağımsız olarak varoluşun akli ve kozmik düzeninde temellenir.
Doğru yanıt, ahlaki eylemlerin bireysel isteklerden ve bencil hazlardan bağımsız olarak, varlığın kozmik yapısı ve akli yetkinlikle ilişkili nesnel bir düzene dayandığını savunan ifadedir. Farabi'nin ahlak felsefesinde ahlak yasası insan aklının ötesindeki kozmik düzene (Etkin Akıl) dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Farabi'nin ahlak gör��şüne dair verilen paragraf analiz edilir.
Farabi'nin mutluluğu bireysel çıkarlardan bağımsız tuttuğu, onu akli yetkinleşme ve kozmik düzene uyum sağlama temelinde açıkladığı belirlenir.
Paragrafın ana fikrini ve ahlakın nesnel temeline yönelik iddialarını doğru kavramak için bu adım gereklidir.
2
Ahlak yasasının nesnel temelde savunulmasını sağlayan felsefi yapı tespit edilir.
Ahlakın insan dışındaki kozmik düzene (Tanrı/Etkin Akıl) ve akli nesnelliğe dayanması nedeniyle evrensel olduğu görülür.
Farabi'nin ahlak yasasının neden nesnel temelli olduğunu felsefi olarak açıklamak için gereklidir.
3
Seçenekler değerlendirilerek, öznel temelli ve kavramsal hatalı iddialar elenir.
Bireysel eğilimlerden bağımsız, kozmik ve akli düzeni temel alan ifadenin doğru ahlak anlayışını sunduğu netleşir.
Yanlış felsefi akımları ve öznelci ahlak temellendirmelerini eleyip nesnel temelli doğru seçeneğe ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Farabi'nin kozmolojik ve akli temele dayanan nesnel ahlak yasası anlayışı
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 109 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin