Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 701Soru

Rosetta Taşı'nın 1822'de Jean-François Champollion tarafından çözülmesi, sadece Eski Mısır hiyerogliflerinin ilk kez okunmasını sağlamakla kalmamış; aynı zamanda o güne kadar yalnızca dinsel metinler üzerinden yorumlanan Nil Havzası kültürünün, günlük yaşam pratiklerine dair de özgün bilgiler sunduğunu ortaya koymuştur.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rosetta Taşı'nın deşifre edilmesinden önceki dönemde, Nil Havzası kültürüne ilişkin değerlendirmelerin sadece dinsel içerikli metinlerle sınırlı kaldığı

Cevap

Rosetta Taşı'nın deşifre edilmesinden önceki dönemde, Nil Havzası kültürüne ilişkin değerlendirmelerin sadece dinsel içerikli metinlerle sınırlı kaldığı
Doğru seçenekte belirtilen yargı, cümledeki 'o güne kadar yalnızca dinsel metinler üzerinden yorumlanan Nil Havzası kültürü' ifadesiyle birebir örtüşmektedir. Rosetta Taşı'nın çözüldüğü 1822 yılına kadar geçen süreçte Nil Havzası kültürünün dinsel metinler dışında başka bir kaynakla yorumlanmadığı, yani bu çalışmaların dinsel metinlerle sınırlandırıldığı kesin olarak çıkarılır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki zaman ve sınırlandırma bildiren ifadeleri belirlemek
'O güne kadar' ifadesi 1822 öncesini, 'yalnızca dinsel metinler üzerinden' ifadesi ise sınırlandırmayı belirtmektedir.
Kesin çıkarım sorularında bu tür anahtar sınırlandırıcı sözcükler cümlenin anlam sınırını doğrudan belirler.
2
Keşif öncesi ve sonrasındaki durum farkını analiz etmek
Keşif öncesinde (1822'den önce) Nil Havzası kültürü sadece dini metinler üzerinden yorumlanırken, keşifle birlikte günlük yaşam pratiklerine dair de özgün bilgiler elde edilmiştir.
Cümledeki 'sadece ... kalmamış; aynı zamanda ... de' yapısı, keşfin getirdiği yenilikleri karşılaştırmamızı sağlar.
3
Elde edilen çıkarımı seçeneklerle karşılaştırarak doğrulamak
Rosetta Taşı çözülmeden önce Nil Havzası kültürüne yönelik yorumların dinsel metinlerle sınırlı kaldığı yargısına ulaşılır.
Seçenekler arasından cümlede verilen sınırlandırmayı aşmayan ve öznel yorum barındırmayan tek kesin yargıyı belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Cümlede anlam sınırlandırması yapan ifadelerin (yalnızca, o güne kadar vb.) tespiti ve kesin yargı çıkarma
Soru 702Soru

Anlam aktarmaları, edebî anlatımda dilin sınırlarını genişletmek ve soyut kavramları daha somut kılmak amacıyla sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Bu yöntemde, aralarında benzerlik ilişkisi bulunan iki unsur arasında anlam transferi gerçekleştirilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması (anlam aktarması) yapılmışt��r?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sarp kayalıkların arasından süzülen ince patika, zirveye tırmanmak isteyen dağcılara adeta inatla direniyordu.

Cevap

Sarp kayalıkların arasından süzülen ince patika, zirveye tırmanmak isteyen dağcılara adeta inatla direniyordu.
Doğru cevap olan cümlede, insana ait bir özellik (inatla direnmek), doğadaki bir unsura (patika) benzetme ilişkisi kurularak aktarılmıştır. Bu durum insandan doğaya aktarım şeklinde gerçekleşen bir deyim aktarması (anlam aktarması) örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki mecaz ve yan anlam taşıyan sözcükleri belirleme
Seçeneklerdeki 'etek', 'kasaba', 'direniyordu', 'köklü' ve 'yankı uyandırdı' gibi ifadeler anlam kaymasına uğramış unsurlar olarak belirlendi.
Anlam aktarmasını bulmak için öncelikle gerçek anlamından uzaklaşan sözcük gruplarını tespit etmeliyiz.
2
Benzetme amacı olup olmadığını kontrol etme
Kasaba sözcüğünde benzerlik dışı (yer-insan), etek sözcüğünde donmuş şekilsel benzerlik (yan anlam), patika sözcüğünde ise aktif insandan doğaya benzetme ilişkisi görüldü.
Deyim aktarmasının temel şartı, iki unsur arasında aktif bir benzetme yönünün bulunmasıdır.
3
Deyim aktarması içeren cümleyi belirleme
Patikanın dağcılara 'inatla direnmesi' ifadesinde insana özgü bir iradi davranışın (inatçılık ve direnme) doğadaki cansız bir yola aktarıldığı kesinleştirildi.
İnsandan doğaya aktarım yöntemiyle yapılmış bir deyim aktarması örneği yalnızca bu seçenekte yer almaktadır.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları)
Soru 703Soru

Ekolojik restorasyon çalışmaları, insan müdahalesiyle tahrip olmuş ekosistemleri yapay yollarla 'özgün' ve 'doğal' durumuna döndürmeyi amaçlar. Ancak bu noktada paradoksal bir durum ortaya çıkar: İnsanın doğayı eski haline getirme çabası, kaçınılmaz olarak yeni bir insan müdahalesi barındırır. Hangi dönemin 'doğal' kabul edileceği sorusu ise sorunun bir diğer boyutudur. Bir bölgenin sanayi öncesi döneme mi, tarım devrimi öncesine mi yoksa buzul çağı sonrasına mı döndürüleceği kararı, bilimin nesnelliğinden ziyade insanın öznel tarih tercihlerine dayanır. Dolayısıyla ekolojik restorasyon, doğayı kurtarmaktan çok, insanın kafasındaki 'ideal doğa' tasavvurunun yeryüzünde yeniden inşa edilmesinden ibaret kalmaktadır.

Bu parçada ekolojik restorasyonla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden yakınılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekosistemleri kurtarma çabasının, doğayı kendi gerçekliğiyle baş başa bırakmak yerine zihindeki kurgusal bir doğa modelini dayatmaya dönüşmesinden

Cevap

Ekosistemleri kurtarma çabasının, doğayı kendi gerçekliğiyle baş başa bırakmak yerine zihindeki kurgusal bir doğa modelini dayatmaya dönüşmesi
Ekosistemleri kurtarma çabasının, doğayı kendi gerçekliğiyle baş başa bırakmak yerine zihindeki kurgusal bir doğa modelini dayatmaya dönüşmesi doğru cevaptır. Metnin son cümlesinde yazar, ekolojik restorasyonun doğayı kurtarmaktan ziyade insanın kafasındaki ideal doğa tasavvurunun yeryüzünde yeniden inşası olduğunu vurgulamış ve asıl yakındığı durumu net bir şekilde özetlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusu ve yazarın asıl eleştiri noktasını saptamak amacıyla metin baştan sona analiz edilir.
Ekolojik restorasyon çalışmalarının amaçları, doğurduğu paradokslar ve referans dönem seçimindeki öznellik belirlenir.
Metnin hangi temel düşünce etrafında şekillendiğini kavramak.
2
Metnin son cümlesinde yer alan 'Dolayısıyla ekolojik restorasyon, doğayı kurtarmaktan çok, insanın kafasındaki ideal doğa tasavvurunun yeryüzünde yeniden inşa edilmesinden ibaret kalmaktadır' çıkarımına odaklanılır.
Yazarın ekolojik restorasyonun doğayı kurtarma amacından sapıp, zihindeki kurgusal bir ideali doğaya dayatmasına yönelik asıl yakınması tespit edilir.
Yazarın nihai sonuca ulaştığı ve asıl eleştirisini sunduğu anahtar cümleyi çözümlemek.
3
Seçenekler taranarak bu ana eleştiriyi doğrudan karşılayan doğru ifade belirlenir.
Ekosistemleri kurtarma çabasının kurgusal bir doğa modelini dayatmaya dönüştüğünü belirten seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Parçadaki temel düşüncenin seçenekler arasındaki tam karşılığını bulmak.

Anahtar Kavram

Paragrafın konusu ve yazarın yakındığı durumun (ana düşünceyle ilişkili olarak) belirlenmesi.
Soru 704Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcükleri, cümlelerde kazandıkları bağlamsal anlamları en iyi karşılayan yakın anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Onun yalın anlatımı sayesinde en karmaşık felsefi konular bile kolayca anlaşılıyordu.
Toplantıda sunulan makul çözüm önerisi, tüm üyeler tarafından hemen kabul gördü.
Sanatçının geleneksel motifleri modern bir üslupla özgün bir biçimde işlemesi dikkat çekiciydi.
Giriştiği her işte gösterdiği titiz çalışma, onun kısa sürede başarıya ulaşmasını sağladı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yalın sözcüğü 'sade ve gösterişsiz', makul sözcüğü 'akla uygun ve mantıklı', özgün sözcüğü 'kendine has ve orijinal', titiz sözcüğü ise 'özenli ve dikkatli' anlamıyla eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin bağlamsal anlamları sırasıyla şu şekildedir: 'yalın' kelimesi süssüz, sade bir anlatımı; 'makul' kelimesi akla ve mantığa uygunluğu; 'özgün' kelimesi taklit olmayan, kendine has yapıyı; 'titiz' kelimesi ise özenli ve dikkatli çalışmayı ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Yalın sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Yalın kelimesinin süssüz ve sade bir anlatımı nitelediği belirlenir.
Bağlamda anlatımın kolay anlaşılırlığı sadelikle doğrudan ilişkilidir.
2
Makul sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Makul kelimesinin akla ve mantığa yatkın bir çözüm önerisini ifade ettiği belirlenir.
Önerinin kabul görmesi, onun mantıklı ve uygun olmasına bağlıdır.
3
Özgün sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Özgün kelimesinin modern ve benzersiz (orijinal) bir biçimi karşıladığı belirlenir.
Sanatçının geleneksel motifleri kendine has bir tarzla yorumlaması özgünlüğü gösterir.
4
Titiz sözcüğünün geçtiği cümleyi bağlamı yönüyle incelemek.
Titiz kelimesinin işin yapılmasındaki özen ve dikkati nitelediği belirlenir.
Başarıya ulaştıran çalışmanın niteliği özenli olmasıyla açıklanır.

Anahtar Kavram

Cümledeki bağlama göre sözcüklerin eş ve yakın anlamlılarını belirleme.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 705Soru

(I) Sanatçının dildeki bu soğuk tavrı, okurla arasına görünmez bir duvar örülmesine yol açıyor. (II) Eleştirmenin sivri dili, genç şairlerin hevesini kırmak yerine onları kamçılayan bir güce dönüşüyordu. (III) Yazar, Anadolu'nun ücra bir köyünde geçen çocukluk anılarını nesnel bir bakış açısıyla okura aktarıyor. (IV) Toplumsal sorunları eserlerine taşırken kullandığı ağır dil, geniş kitlelere ulaşmasını engelledi. (V) Edebiyat tarihinin tozlu sayfalarında kalmış bu yapıt, günümüz okuru için hâlâ bir ışık kaynağıdır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmış bir sözcük yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (III)
Üçüncü cümlede kullanılan hiçbir sözcük gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak soyut bir anlam (mecaz) kazanmamıştır. Cümledeki 'bakış açısı' terim/yan anlamlıdır; 'geçen' sözcüğü ise yan anlam özelliği taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümleleri sırayla okuyarak mecaz anlamlı sözcük barındırıp barındırmadıklarını tespit etmek.
Birinci cümlede 'soğuk' ve 'duvar'; ikinci cümlede 'sivri', 'kırmak' ve 'kamçılayan'; dördüncü cümlede 'taşımak' ve 'ağır'; beşinci cümlede ise 'tozlu sayfalar' ve 'ışık' sözcüklerinin gerçek anlamlarından tamamen sıyrılıp soyut birer anlam kazanarak mecazlaştığı görülür.
Mecaz anlam, sözcüğün sözlükteki ilk/temel anlamından tamamen kopmasıyla ortaya çıkan yeni ve soyut anlamdır.
2
Mecaz anlamlı sözcük bulunmayan cümleyi ve bu cümledeki çeldirici sözcüklerin anlam özelliklerini incelemek.
Üçüncü cümledeki 'bakış açısı' ve 'geçen' gibi sözcükler mecaz değil, temel anlamla bağı kopmamış yan veya terim anlam özelliğindedir.
Öğrencilerin yan anlam ile mecaz anlamı ayırt etmesini sağlayarak doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamdır. Yan anlam ise sözcüğün gerçek anlamına bağlı kalarak benzerlik ya da yakıştırma yoluyla kazandığı yeni anlamları kapsar. Mecaz anlamda somut bağlantılar tamamen kesilir.
Soru 706Soru

Sözlükler, dilin canlı ve değişken dokusunu belirli bir zaman diliminde dondurarak kayıt altına alma çabasının ürünüdür. Ancak bu çaba, kaçınılmaz bir paradoksu beraberinde getirir. Kelimeleri tanımlamak, onları tarihsel akışlarından koparıp durağan kalıplara hapsetmek gibi görünse de aslında sözlük yazarının görevi dile müdahale etmek değil, onun anlık fotoğrafını çekmektir. Dil, sürekli dönüşen toplumsal pratiklerin içinde kendi anlam alanlarını yeniden üretirken hiçbir sözlük bu devingenliği tam anlamıyla kuşatamaz. Bir sözcük, sözlüğe girdiği andan itibaren sokaktaki canlılığını yitirmeye yüz tutmuş bir müze nesnesine dönüşme riskiyle karşı karşıyadır. Bu durum, sözlüklerin yetersizliğini değil, dilin insan bilinciyle birlikte sürekli genişleyen sınırlarını ve kontrol edilemez doğasını gösterir. Dolayısıyla sözlükçülük, dili sabitleme arzusu ile dilin ele avuca sığmaz akışkanl��ğı arasında verilen, sonu baştan belli bir mücadeledir. Bu mücadelede sözlükler, dili donduran otoriteler olmak yerine, onun tarih içindeki iz sürümünü kolaylaştıran birer kılavuza dönüşür.

Bu parçada vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözlük hazırlama çalışması, dilin akışkan yapısını tamamen zapt edemese de onun zaman içindeki değişimini izlememize olanak tanıyan bir rehberlik işlevi görür.

Cevap

Sözlük hazırlama çalışmasının, dilin akışkan yapısını tamamen sabitleyemese de onun zaman içindeki değişimini takip etmeyi sağlayan bir rehber işlevi gördüğü.
Sözlük hazırlama çalışmasının, dilin akışkan yapısını tamamen zapt edemese de onun zaman içindeki değişimini izlememize olanak tanıyan bir rehberlik işlevi gördüğünü belirten yargı metnin ana düşüncesidir. Metnin son kısmında sözlüklerin dili donduran otoriteler olmak yerine, onun tarih içindeki iz sürümünü kolaylaştıran bir kılavuz olduğu vurgulanarak bu ileti doğrudan sentezlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana konusunu ve yazarın ele aldığı temel paradoksu belirleme.
Metinde sözlüklerin dili dondurma ve sabitleme gayreti ile dilin devingen, canlı yapısı arasındaki çelişki ele alınmıştır.
Ana düşünceye ulaşmak için öncelikle metnin hangi çatışma veya konu üzerine kurulduğunu anlamak gerekir.
2
Yardımcı düşünceleri ve metindeki örnek unsurları ana düşünceden ayırt etme.
Sözlük yazarının görevinin müdahale etmek değil fotoğraf çekmek olduğu veya kelimelerin müze nesnesine dönüşme riski yardımcı ayrıntılardır, yazarın varmak istediği nihai sonuç değildir.
YKS sınavında en sıklıkla yapılan hata olan yardımcı düşünceyi ana düşünce sanma yanılgısını engellemek için bu ayrım kritik önem taşır.
3
Metnin son cümlesindeki sentezi ve yazarın nihai yargısını çözümleme.
Yazar son cümlede sözlüklerin dili donduran otoriteler olmak yerine, tarih içindeki iz sürümünü kolaylaştıran birer kılavuza dönüştüğünü ifade ederek asıl iletisini vermiştir.
Paragraflarda ana düşünce genellikle son bölümlerde bir sonuca bağlanarak özetlenir.
4
Nihai yargıyı seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırarak en doğru soyutlamayı bulma.
Dilin akışkan yapısını zapt edememe ile 'dili sabitleyememe' ifadesi, 'tarih içindeki iz sürümünü kolaylaştıran kılavuz' ile de 'zaman içindeki değişimi izlemeye olanak tanıyan rehber' ifadesi eşleştirilerek doğru yargıya ulaşılır.
Seçeneklerdeki ifadeler metinden doğrudan alıntılanmadığı için anlamca en yakın eşdeğer sentezi seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma ve Sentezleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 707Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "sitem" anlamı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğum gününe herkesi davet etmişsin de bir tek beni unutmuşsun.

Cevap

Doğum gününe herkesi davet etmişsin de bir tek beni unutmuşsun.
Sitem, bir kimseye karşı duyulan kırgınlığın doğrudan onun yüzüne karşı kırıcı olmadan söylenmesidir. 'Doğum gününe herkesi davet etmişsin de bir tek beni unutmuşsun.' cümlesinde doğrudan karşıdaki kişiye hitap edilerek duyulan kırgınlık belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan cümlelerdeki duygu ve durumları tek tek analiz etmek.
Cümlelerin sırasıyla yakınma, pişmanlık, sitem, küçümseme ve azımsama bildirdiği belirlenir.
Sitem bildiren ifadeyi diğerlerinden ayırt etmek.
2
Sitem tanımını (doğrudan kişiye yönelik kırgınlık) en net gösteren cümleyi doğrulamak.
Davet edilmeme kırgınlığının doğrudan ilgili kişinin kendisine söylenmesi sitem tanımına uyar.
Sitem ile yakınma arasındaki farkı netleştirerek doğru seçeneği kanıtlamak.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem, Yakınma, Pişmanlık, Küçümseme vb.)
Soru 708Soru

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, cümlelerin bağlamını ve yay ayraç içinde verilen açıklamaları dikkate alarak uygun sözcüklerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. Kıyıya yakın bölgelerde deniz suyu oldukça olduğundan, büyük tonajlı gemilerin bu limana yanaşması mümkün olmamaktadır. (Suyun fiziksel ve ölçülebilir derinliğini belirterek nicel anlam oluşturacak sözcük)

II. Yazarın toplumsal sorunları ele alırken sergilediği
bakış açısı, romanın edebi değerinin eleştirmenlerce sorgulanmasına yol açmıştır. (Düşünsel derinlikten yoksunluğu, ölçülemeyen bir özelliği belirterek nitel anlam oluşturacak sözcük)
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa nicel anlam taşıyan 'sığ' sözcüğü, ikinci boşluğa ise nitel anlam kazanan 'sığ' (veya 'yüzeysel') sözcüğü getirilmelidir.
Birinci cümlede 'sığ' sözcüğü suyun fiziksel derinliğini, yani ölçülebilir bir özelliğini ifade ettiği için nicel anlamlıdır. İkinci cümlede ise aynı sözcük bakış açısının düşünsel derinlikten yoksunluğunu, yani ölçülemeyen bir niteliğini ifade ettiği için nitel anlam kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki boşluğun bağlamını analiz etme
Deniz suyunun derinliği ölçülebilir (nicel) bir özellik olduğundan, bu boşluğa fiziksel derinliğin azlığını ifade eden 'sığ' sözcüğü getirilmelidir.
Sözcüğün fiziksel olarak ölçülebilen ve derecelendirilebilen bir niteliği göstermesi nicel anlam özelliğidir.
2
İkinci cümledeki boşluğun bağlamını analiz etme
Bakış açısının derinlikten yoksun olması durumu ölçülebilir bir nitelik olmadığından, buraya 'sığ' veya bu anlamı karşılayan 'yüzeysel' sözcüğü getirilmelidir.
Nicel anlamlı 'sığ' sözcüğünün soyut bir durum için kullanılarak nitel anlam kazanması (anlam kayması) hedeflenmektedir.

Anahtar Kavram

Nicel anlamlı bir sözcüğün, cümledeki kullanımına ve bağlamına bağlı olarak ölçülemeyen bir özelliği ifade edecek şekilde nitel anlam kazanması (anlam kayması).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 709Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması (anlam aktarması) vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneşin ilk ışıkları, bahçede uyuyan çiçeklerin yüzünü yavaşça okşadı.

Cevap

Güneşin ilk ışıkları, bahçede uyuyan çiçeklerin yüzünü yavaşça okşadı.
Güneşin ilk ışıkları, bahçede uyuyan çiçeklerin yüzünü yavaşça okşadı cümlesinde, insana özgü olan 'uyumak' ve 'okşamak' eylemleri doğadaki varlıklara (çiçek ve güneş ışığı) aktarılarak insandan doğaya yönelimli bir deyim aktarması (anlam aktarması) gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen mecazlı ve yan anlamlı kullanımları belirlemek.
Seçeneklerdeki 'demliğin altı', 'stadyum', 'çiçeklerin uyuması/yüzünü okşamak', 'geceyi gündüze katmak' ve 'şişenin ağzı' ifadeleri tespit edilir.
Anlam aktarmalarının hangi türde yapıldığını ayırt edebilmek için temel sözcüklerin işlevini anlamak gerekir.
2
Deyim aktarmasının (insandan doğaya aktarım) bulunduğu cümleyi seçmek.
Güneşin ışıklarının çiçeklerin yüzünü okşaması ve çiçeklerin uyuması durumlarında insana özgü nitelikler doğadaki varlıklara aktarılmıştır.
Bu aktarım, benzetme ilgisine dayalı bir deyim aktarması örneğidir.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 710Soru

Aşağıda verilen cümle ve bu cümleye dayanılarak yapılan çıkarım dikkate alındığında, çıkarımın cümleden kesin olarak çıkarılabilecek bir yargı olup olmadığını (Doğru veya Yanlış olarak) belirleyiniz.

Cümle: İnsan beyninin dil işleme süreçlerini inceleyen nörolinguistik çalışmaları, anlamsal çözümlemenin sadece sol yarım kürede gerçekleşmediğini, sağ yarım kürenin de özellikle mecaz ve bağlam dışı anlamların kavranmasında etkin bir rol oynadığını ortaya koymuştur.

Çıkarım: Beynin sağ yarım küresi, dilin mecazlı ve bağlam dışı anlamlarını kavramada sol yarım küreye kıyasla daha baskın bir işleve sahiptir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen çıkarım kesin olarak yanlıştır çünkü sağ yarım kürenin dil süreçlerindeki etkinliği belirtilmiş olsa da sol yarım küreye göre daha baskın olduğuna dair bir karşılaştırma cümlede yer almamaktadır.
Çıkarım kesinlikle yanlıştır çünkü sağ yarım kürenin anlamsal çözümlemedeki etkin rolü vurgulanmış olsa da bu işlevin sol yarım küreye kıyasla daha baskın olduğu bilgisine cümleden ulaşılamaz. Cümledeki sınırların ötesine geçilerek kıyaslama yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen cümlenin anlam çerçevesini ve sınırlarını belirlemek.
Nörolinguistik çalışmaların, dil çözümlemesinde sadece sol değil, sağ yarım kürenin de (özellikle mecaz ve bağlam dışı anlamlarda) etkin olduğunu gösterdiği belirlenir.
Cümledeki ifadelerin sınırlarını netleştirerek dışarıdan bilgi veya öznel yorum eklenmesini önlemek.
2
Çıkarımda sunulan yargı ile cümledeki verileri karşılaştırmak.
Çıkarımda geçen 'daha baskın bir işleve sahiptir' ifadesi, cümledeki 'etkin bir rol oynadığını' ifadesiyle karşılaştırıldığında bir karşılaştırma ve derece farkı yarattığı görülür.
Çıkarımın cümledeki anlamı aşan bir anlam sınırlandırma ihlali yapıp yapmadığını tespit etmek.
3
Karşılaştırma sonucuna göre çıkarımın doğruluğunu değerlendirmek.
Cümlede herhangi bir yarım kürenin diğerine kıyasla daha baskın olduğuna dair bir ifade bulunmadığından, bu çıkarım yanlıştır.
Kesin yargı çıkarma sorularında cümlede doğrudan yer almayan kıyaslamaların yanlış kabul edilmesi kuralını uygulamak.

Anahtar Kavram

Cümleden Kesin Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma Kuralları
Soru 711Soru

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili olarak verilen sözcükleri, cümlelerde yüklendikleri anlam özelliklerini gösteren açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Son günlerde üzerinde çalıştığı projeyi nihayete erdirmek için yoğun bir mesai harcıyor.
Kentin en işlek caddesindeki dükkânların vitrini bayram öncesi rengârenk süslenmişti.
Toros Dağları'nın Akdeniz'e bakan eteklerinde keçi sürüleri otluyordu.
Sınavda yaptığı dikkatsizlikle geleceğini kendi elleriyle yaktı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: 'yoğun bir mesai harcıyor' ifadesi soyut tüketim yönüyle mecaz anlam açıklamasıyla; 'dükkânların vitrini' temel anlamıyla gerçek anlam açıklamasıyla; 'dağların eteklerinde' şekil ilişkisiyle yan anlam açıklamasıyla; 'geleceğini yaktı' ifadesi ise mahvetmek anlamıyla mecaz anlam açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede 'mesai harcıyor' ve 'geleceğini yaktı' ifadeleri, somut eylemlerin tamamen soyutlanarak yeni anlamlar kazanması nedeniyle mecaz anlamla; 'dükkânın vitrini' temel fiziksel anlamıyla gerçek anlamla; 'dağın etekleri' ise şekil benzerliğiyle cansız varlığa aktarım yapıldığı için yan anlamla doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin bağlamdaki anlamlarını ve gerçek anlamlarından ne ölçüde uzaklaştıklarını tespit etmek.
'Harcamak' ve 'yakmak' eylemlerinin tamamen soyut ve yeni anlamlar üstlendiği; 'vitrin' sözcüğünün ilk anlamını koruduğu; 'etek' sözcüğünün ise benzerlik ilişkisiyle somut bir varlığın parçası olarak kullanıldığı belirlenir.
Sözcüklerin anlam özelliklerini doğru belirlemek için cümle içindeki kullanım bağlamları incelenmelidir.
2
Belirlenen anlam özelliklerini gerçek, yan ve mecaz anlam tanımlarıyla eşleştirmek.
'Harcamak' -> soyut tüketmek (mecaz); 'vitrin' -> camlı sergileme bölmesi (gerçek); 'etek' -> dağ yamacı (yan anlam); 'yakmak' -> mahvetmek (mecaz) olarak eşleştirilir.
Gerçek anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir anlam kazananlar mecaz, şekil ve işlev benzerliğiyle cansız varlıklara aktarılanlar yan, ilk anlamını koruyanlar ise gerçek anlamdır.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam ve Yan Anlam Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 712Soru

Kış uykusu kadar bilinmese de bazı hayvan türleri kurak ve aşırı sıcak yaz aylarını atlatabilmek için "yaz uykusu" yani estivasyona yatar. Özellikle çöl ortamında yaşayan bazı kurbağalar, salyangozlar ve kemirgenler, su kaybını önlemek ve enerji tasarrufu sağlamak amacıyla metabolizmalarını en alt düzeye indirirler. Vücut ısılarını çevre sıcaklığına göre ayarlayarak aylarca s��ren bu sıcak dönemi hareketsiz bir şekilde geçirirler. Bu süreç, canlıların zorlu iklim koşullarında hayatta kalmasını sağlayan önemli bir adaptasyon mekanizmasıdır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bazı canlıların kurak ve sıcak hava koşullarında hayatta kalmasını sağlayan yaz uykusu adaptasyonu

Cevap

Bazı canlıların kurak ve sıcak hava koşullarında hayatta kalmasını sağlayan yaz uykusu adaptasyonu
Paragrafta, bazı canlıların sıcak ve kurak yaz aylarında su kaybını önlemek ve enerji tasarrufu sağlamak için metabolizmalarını yavaşlatarak yaz uykusuna (estivasyona) yattıkları ve bunun zorlu iklim koşullarında hayatta kalmalarını sağlayan bir adaptasyon mekanizması olduğu açıkça anlatılmaktadır. Bu doğrultuda, metnin konusu bazı canlıların kurak ve sıcak hava koşullarında hayatta kalmasını sağlayan yaz uykusu adaptasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerini inceleyerek anahtar kavramları belirlemek.
Anahtar kavramların 'yaz uykusu (estivasyon)', 'sıcak ve kurak hava', 'hayatta kalma' ve 'adaptasyon' olduğu tespit edilir.
Paragrafın ne hakkında yazıldığını bulabilmek için yazarın üzerinde durduğu temel kavramları saptamak gerekir.
2
Paragraftaki yardımcı düşünceleri ve ayrıntıları eleyerek asıl anlatılmak istenen genel düşünceyi (konuyu) belirlemek.
Su kaybını önlemek ve kış uykusu karşılaştırması gibi detayların yardımcı ögeler olduğu, asıl konunun ise yaz uykusu adaptasyonu olduğu görülür.
Seçeneklerdeki dar kapsamlı ve yardımcı düşüncelere odaklanan çeldiricileri elemek için paragrafın bütününü kapsayan yargıyı bulmak önemlidir.
3
Metin dışı yorum içeren ve öznel yargılar barındıran seçenekleri eleyerek doğru seçeneğe ulaşmak.
Küresel ısınma ve neslin tükenmesi gibi metinde hiç geçmeyen dışsal yorumları içeren şıklar elenir ve doğru seçeneğe ulaşılır.
Okuyucunun kendi bilgi veya yorumlarını soruya katarak hata yapmasını önlemek amacıyla sadece metindeki verilerle sınırlı kalınmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu
Soru 713Soru

Sözlükler, genellikle dildeki sözcüklerin anlamlarını sabitleyen, onları alfabetik bir düzen içinde koruyan statik başvuru kaynakları olarak görülür. Oysa sözlükçülük tarihi incelendiğinde, bu çalışmaların aslında toplumsal değişimin dinamik birer aynası olduğu anlaşılır. Zamanla anlam kaymasına uğrayan, kullanımdan düşen ya da yeni ortaya çıkan kavramlar; o toplumun kültürel, bilimsel ve siyasi yönelimlerinin somut göstergeleridir. Bir sözlük yazarının kelime seçimleri ve tanımlama biçimleri, döneminin değer yargılarını, dünya görüşünü ve hatta iktidar ilişkilerini yansıtır. Dolayısıyla sözlükler, dilin kurallarını koyan kılavuzlar olmanın ötesinde, toplumsal zihniyetin tarihsel gelişimini belgeleyen kültürel vesikalardır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözlüklerin, toplumsal zihniyet ve değişimleri yansıtan birer kültürel belge niteliği taşıması

Cevap

Sözlüklerin, toplumsal zihniyet ve değişimleri yansıtan birer kültürel belge niteliği taşıması
Parçada sözlüklerin sadece sözcüklerin anlamlarını sabitleyen statik kılavuzlar olmadığı, aksine toplumsal değişimi, dönemlerin değer yargılarını ve dünya görüşlerini yansıtan kültürel vesikalar olduğu vurgulanmaktadır. Dolayısıyla parçanın konusu, sözlüklerin toplumsal zihniyeti ve değişimleri yansıtan kültürel birer belge olma özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesi okunarak sözlüklere yönelik genel kabul ve yaygın algı tespit edilir.
Sözlüklerin dildeki sözcükleri sabitleyen statik kaynaklar olarak görüldüğü saptanır.
Metne konuyla ilgili yerleşik düşüncenin sunumuyla başlanmıştır.
2
Düşüncenin akışını değiştiren bağlaçlar ve sonrasındaki anahtar kelimeler çözümlenir.
'Oysa' bağlacından itibaren sözlüklerin aslında toplumsal değişimi, yazarın dünya görüşünü ve döneminin değer yargılarını yansıtan dinamik yapısına vurgu yapıldığı belirlenir.
Yazarın genel kabulü çürütüp asıl anlatmak istediği odak noktasını ortaya koyduğu kısım burasıdır.
3
Metnin sonuç cümlesi değerlendirilerek çıkarım genel bir yargı halinde özetlenir.
Sözlüklerin dil kılavuzu olmanın ötesinde toplumsal zihniyetin tarihsel gelişimini belgeleyen kültürel vesikalar olduğu sonucuna varılır.
Metnin tamamında savunulan ve ele alınan temel konunun sınırları belirlenmiş olur.

Anahtar Kavram

Paragrafın konusu, yazarın üzerinde en çok durduğu, hakkında açıklama yaptığı olgu, kavram veya durumdur. Konuyu bulmak için 'Bu parçada ne anlatılmaktadır?' sorusu sorulur.
Soru 714Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı anlatım kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazar, roman yazarken en çok kahramanların ruh tahlillerinde zorlandığını belirtti.

Cevap

Yazar, roman yazarken en çok kahramanların ruh tahlillerinde zorlandığını belirtti.
Yazarın özgün sözleri, kendi ağzından çıktığı gibi değil; '-diği' sıfat-fiil eki yardımıyla 'zorlandığını belirtti' şeklinde dolaylı yoldan, aktaran kişinin kendi kelimeleriyle ifade edilmiştir. Bu durum dolaylı anlatımın belirgin özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerin aktarım biçimlerini inceleyin.
Cümlelerin bir kısmında başkasının sözünün tırnak içinde veya 'diyerek' ifadesiyle aynen aktarıldığını, bir kısmında ise sözün değiştirilerek aktarıldığını görün.
Doğrudan anlatımda başkasının sözü değiştirilmeden aktarılırken, dolaylı anlatımda söz '-diği', '-eceği' gibi eklerle dil bilgisi kurallarına uydurularak verilir.
2
Dolaylı anlatım özelliğine sahip olan cümleyi belirleyin.
'Yazar, roman yazarken en çok kahramanların ruh tahlillerinde zorlandığını belirtti.' cümlesinde yazarın özgün sözü olan 'Roman yazarken en çok kahramanların ruh tahlillerinde zorlanıyorum.' ifadesi, '-diğini belirtti' yapısıyla dolaylı hale getirilmiştir.
Bu yapı doğrudan aktarımı dolaylı aktarıma dönüştüren temel dil bilgisi yapısıdır.

Anahtar Kavram

Doğrudan ve Dolaylı Anlatım
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 715Soru

(I) Leon Festinger tarafından ortaya atılan bilişsel çelişki kuramı, bireyin sahip olduğu inançlar, değerler veya tutumlar ile davranışları arasında bir tutarsızlık meydana geldiğinde hissettiği psikolojik rahatsızlığı açıklar. (II) İnsan zihni doğası gereği bu içsel gerilimi azaltma eğilimindedir; bu doğrultuda bireyler ya çelişen inançlarını değiştirir ya da mevcut davranışlarını haklı çıkaracak yeni bahaneler üretirler. (III) Bu kuram, insanların neden mantıksız kararların�� ısrarla savunduklarını ve kendi yanılgılarını rasyonalize etme çabalarını anlamada anahtar bir rol oynar. (IV) Modern sosyal psikoloji çalışmalarında sıklıkla başvurulan bu kuram, özellikle tüketici davranışlarından siyasi tercihlere kadar geniş bir yelpazede insan tercihlerini analiz etmek için kullanılmaktadır.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı d��şüncelerin doğru eşleştirmesini yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

(I) numaralı cümle
(II) numaralı cümle
(III) numaralı cümle
(IV) numaralı cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle bireyin içsel kabulleri ile eylemleri arasındaki uyumsuzluğun zihinsel gerginliğe yol açtığıyla; ikinci cümle kişinin zihinsel huzursuzluğu gidermek adına düşüncelerini değiştirebileceği veya eylemlerine kılıf bulabileceğiyle; üçüncü cümle hatalı tutumları savunma ve rasyonalize etme eğiliminin arka planıyla; dördüncü cümle ise teorinin günümüzde tüketici ve siyasi kararlar gibi farklı alanları analiz etmede kullanılmasıyla eşleşmektedir.
Her bir cümle, anlam sınırları korunarak ve akademik bir dille yeniden ifade edilerek ilgili yardımcı düşüncesiyle doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki birinci cümleyi incelemek ve anahtar kavramları belirlemek.
Birinci cümledeki 'inançlar, değerler veya tutumlar ile davranışlar arasındaki tutarsızlığın hissettirdiği psikolojik rahatsızlık' ifadesinin, bireyin içsel kabulleri ile eylemleri arasındaki uyumsuzluğun zihinsel gerginliğe yol açtığı yargısını karşıladığı saptanır.
Cümledeki kavramsal tanımlamanın eş anlamlısını bulmak.
2
İkinci cümleyi ve içerdiği yargıyı analiz etmek.
İkinci cümledeki 'çelişen inançları değiştirme' ve 'davranışları haklı çıkaracak bahaneler üretme' eylemlerinin, zihinsel gerilimi azaltmak için düşünceleri dönüştürme veya eylemlere kılıf bulma düşüncesiyle eşleştiği görülür.
Çelişkiyi çözme yöntemlerinin nasıl formüle edildiğini tespit etmek.
3
Üçüncü cümleyi ve çıkarılabilecek yargıyı değerlendirmek.
Üçüncü cümledeki 'mantıksız kararları ısrarla savunma ve yanılgıları rasyonalize etme' vurgusunun, insanların hatalı tutumlarını savunma ve mantığa bürüme eğilimlerinin arka planını aydınlattığı yargısına karşılık geldiği belirlenir.
Rasyonalizasyon çabasının işlevini saptamak.
4
Dördüncü cümleyi inceleyip kullanım alanlarını belirlemek.
Dördüncü cümledeki 'tüketici davranışlarından siyasi tercihlere kadar geniş yelpazede analiz' ifadesinin, kuramın günümüzde iktisadi ve politik tercihler gibi alanlarda analiz aracı olarak kullanılması yargısıyla eşleştiği saptanır.
Kuramın güncel ve disiplinler arası uygulama alanlarını belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta her cümlenin kendine özgü bir yardımcı düşünce taşıdığını saptama ve bu düşünceleri yakın anlamlı ifadelerle eşleştirme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 716Soru

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, cümlelerin taşıdığı duygulara göre en uygun terimlerle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

1. 'Sana o kadar güvenmişken en zor günümde beni bir başıma bırakacağını hiç düşünmezdim.' cümlesi belirgin bir duygusu taşımaktadır.
2. 'Ne yapsak ne etsek bu çocuk ödevlerini zamanında yapma alışkanlığı kazanmıyor.' cümlesi ise belirgin bir
duygusu taşımaktadır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'sitem', ikinci boşluğa ise 'yakınma' (veya 'şikâyet') getirilmelidir.
İlk cümlede konuşmacı kırgınlığını doğrudan muhatabına yönelttiği için boşluğa 'sitem' gelmelidir. İkinci cümlede ise bir durumdan duyulan memnuniyetsizlik başkasına dert yanarak anlatıldığı için boşluğa 'yakınma' veya 'şikâyet' gelmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi duygusal ton yönünden incelemek
Konuşmacı, karşısındaki kişiye doğrudan duyduğu kırgınlığı dile getirmektedir.
Bir kimseye karşı duyulan kırgınlığın doğrudan onun yüzüne söylenmesi 'sitem' durumunu oluşturur.
2
İkinci cümleyi duygusal ton yönünden incelemek
Konuşmacı, üçüncü bir şahsın olumsuz bir özelliğinden ya da durumdan başkasına dert yanarak hoşnutsuzluğunu belirtmektedir.
Bir durumdan ya da kişiden duyulan memnuniyetsizliğin doğrudan onun yüzüne değil de başkalarına dert yanarak dile getirilmesi 'yakınma' (şikâyet) kavramına karşılık gelir.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem ve Yakınma)
Soru 717Soru

Gastrofizik; nörogastronomi, psikofizik ve tasarımın kesişiminde yer alarak yeme içme deneyimini şekillendiren çok duyulu algı süreçlerini inceleyen disiplinler arası bir alandır. Geleneksel gastronominin tabaktaki malzemeye ve lezzete odaklanan dar çerçevesini aşan bu bilim dalı, yemeğin sunulduğu ortamın aydınlatmasından arka plandaki müziğin frekansına, çatal bıçağın ağırlığından tabağın şekline kadar her türlü çevresel uyaranın lezzet algısı üzerindeki etkisini ölçümler. Araştırmalar, örneğin, yuvarlak ve kırmızı bir tabakta sunulan tatlının, beyaz köşeli bir tabaktakine kıyasla daha tatlı algılandığını ortaya koymaktadır. Gastrofizik, bu deneysel verileri kullanarak sadece restoran deneyimlerini zenginleştirmekle kalmaz; aynı zamanda tuz ve şeker tüketimini azaltmaya yönelik sağlıklı beslenme politikalarının geliştirilmesine de katkı sağlar.

Bu parçadan hareketle gastrofizik bilimiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yemek ortamındaki çevresel faktörlerin lezzet algısı üzerindeki etkisinin, tabağın içindeki malzeme kalitesinden daha yüksek olduğunu gösterdiğine

Cevap

Yemek ortamındaki çevresel faktörlerin lezzet algısı üzerindeki etkisinin, tabağın içindeki malzeme kalitesinden daha yüksek olduğunu gösterdiğine
Doğru seçenek parçada yer alan bilgilerden çıkarılamaz. Paragrafta gastrofiziğin çevresel faktörlerin lezzet algısı üzerindeki etkisini incelediği belirtilmekle birlikte, bu çevresel faktörlerin etkisinin yiyeceğin kendi malzeme kalitesine kıyasla daha yüksek veya daha belirleyici olduğuna dair bir derecelendirme ya da kıyaslama yapılmamıştır. Öğrenci kendi yorumunu katarak bu iki unsur arasında bir hiyerarşi kurarsa hataya düşer.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki temel yargıların belirlenmesi
Gastrofizik alanının çok duyulu algıyı incelediği, tabak dışındaki unsurları (ışık, müzik frekansı vb.) hesaba kattığı, deneysel çalışmalar yürüttüğü ve toplum sağlığına fayda sunduğu saptanır.
Yardımcı düşünceleri belirlemek amacıyla metindeki bilgileri analiz etmek.
2
Seçeneklerin metinle tek tek eşleştirilmesi
Dışsal ögelerin duyusal süreçlerdeki rolü, tabak tasarımının algıya etkisi ve restoran sınırlarını aşan sağlık katkıları gibi yargıların metinde karşılıklarının olduğu görülür.
Metinden doğrudan veya dolaylı olarak çıkarılabilen yargıları elemek.
3
Kıyaslama içeren seçeneğin analizi
Metinde 'çevresel faktörlerin etkisi' ile 'malzeme kalitesinin etkisi' arasında herhangi bir derecelendirme veya üstünlük karşılaştırması bulunmadığı saptanır.
Metinde yer almayan öznel çıkarımlara dayalı yanlış kurguyu saptamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 718Soru

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, bu cümlelerin yansıttığı duygu ve durumları dikkate alarak uygun kavramlarla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. "Yıllardır dirsek çürüttüğüm bu bilimsel araştırmada, adımı sadece teşekkür kısmında geçirmekle yetineceğini hiç tahmin etmemiştim." cümlesinde, kişinin doğrudan muhatabına duyduğu kırgınlığı dile getirdiği bir anlamı hâkimdir.

II. "Genç yaşta elime geçen o eşsiz fırsatları değerlendiremeyip rüzgârın önündeki yaprak gibi savrulup gitmeme bugün bile yanarım." cümlesinde, geçmişte elden kaçırılan fırsatlar ve yapılmayanlar için duyulan üzüntüyü ifade eden bir
durumu söz konusudur.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk cümledeki duygu sitem, ikinci cümledeki duygu ise hayıflanmadır.
İlk cümlede yazar, doğrudan muhatabına yönelik bir kırgınlık belirttiği için boşluğa 'sitem' gelmelidir. İkinci cümlede ise geçmişte kaçırılan fırsatlar ve yapılmayan bir eylem için üzüntü duyulduğundan ('değerlendiremeyip... yanarım') boşluğa 'hayıflanma' gelmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlede dile getirilen duyguyu analiz etmek
Cümledeki yazar, birlikte çalıştığı kişiye duyduğu kırgınlığı ve hayal kırıklığını doğrudan onun yüzüne karşı söylemektedir. Bu durum 'sitem' kavramına karşılık gelir.
Sitem, bir kimsenin yaptığı bir davranıştan dolayı duyulan kırgınlığın öfkelenmeden, yumuşak bir dille doğrudan kendisine söylenmesidir.
2
İkinci cümlede dile getirilen durumu analiz etmek
Cümledeki yazar, geçmişte eline geçen fırsatları değerlendiremediğinden dolayı duyduğu üzüntüyü ('savrulup gitmeme bugün bile yanarım' ifadesiyle) dile getirmektedir. Bu durum 'hayıflanma' kavramına karşılık gelir.
Hayıflanma (veya yerinme), elden kaçırılan bir fırsat veya yapılmayan bir iş için sonradan duyulan üzüntüdür. Yapılan bir hata sonucu duyulan pişmanlıktan farklıdır.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem ve Hayıflanma Ayrımı)
Soru 719Soru

Ressam, doğu ve batı sanatına özgü teknikleri tuvallerinde harmanlayarak kendine has bir görsel dil oluşturmuştur.

Bu cümledeki altı çizili sözün anlamca yerini tutabilecek kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı müzik tarzlarını sentezleyerek dinleyicilerine özgün bir dinleti sunuyor.

Cevap

Farklı müzik tarzlarını sentezleyerek dinleyicilerine özgün bir dinleti sunuyor.
Cümledeki 'harmanlayarak' sözcüğü, doğu ve batı tekniklerinin bir arada eritilip yeni bir uyum oluşturmasını, yani sentezlenmesini ifade eder. Farklı müzik tarzlarının sentezlenmesinden bahseden seçenekteki kullanım, bu bağlamsal anlamı tam olarak karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki cümlenin bağlamını ve altı çizili sözcüğün buradaki anlamını belirleme.
'Harmanlayarak' sözcüğü, doğu ve batı sanatına ait tekniklerin birleştirilip yeni, uyumlu bir bütün oluşturulduğunu (sentezlendiğini) ifade etmektedir.
Sözcüklerin cümle içindeki anlamı, sözlükteki ilk anlamından farklı olarak bağlamsal/mecaz anlamlar kazanabilir.
2
Seçeneklerdeki eylemlerin bağlamsal anlamlarını inceleme.
Müzik tarzlarının bir araya getirilip yeni bir bütün oluşturulmasını ifade eden kullanımda 'sentezleyerek' kelimesinin yer aldığı görülür. Diğer seçeneklerde ise fiziksel toplama, yığma, ayrıştırma veya inceleme gibi farklı anlamlar mevcuttur.
Bağlamsal yakın anlamlılığı bulmak için seçeneklerdeki kelimelerin cümledeki işlevini değerlendirmek gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Farklı müzik tarzlarının sentezlenmesi ile tekniklerin harmanlanması anlamca eş değerdir.
İki kullanım da farklı unsurların uyum içinde bir araya getirilmesini (sentezlenmesini) belirtir.

Anahtar Kavram

Bağlamsal Anlam ve Yakın Anlamlılık
Soru 720Soru

Aşağıdaki parçada yavaş gazetecilik (slow journalism) hareketi ele alınmaktadır.

(I) Dijital çağın getirdiği anlık bilgi akı��ı, medyanın derinlikten yoksun, sadece hıza odaklanan bir yapıya bürünmesine yol açmıştır. (II) Bu yüzeyselliğe tepki olarak doğan 'yavaş gazetecilik' akımı, olayların ardındaki arka planı, neden-sonuç ilişkilerini ve insani boyutları titizlikle araştırmayı hedefler. (III) Tıpkı yavaş gıda hareketi gibi, nicelikten ziyade niteliğe önem veren bu yaklaşım; okuyucuya aceleyle yazılmış haberler yerine, üzerinde haftalarca çalışılmış kapsamlı dosyalar sunar. (IV) Reklam gelirleri ve tıklama oranları yerine abonelik modellerine sırtını dayayan bu yayıncılık anlayışı, okuyucu ile daha güvenilir ve kalıcı bağlar kurmayı başarır.

Buna göre, parçada numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle: Dijital çağın getirdiği anlık bilgi akışı, medyanın derinlikten yoksun, sadece hıza odaklanan bir yapıya bürünmesine yol açmıştır.
II. Cümle: Bu yüzeyselliğe tepki olarak doğan 'yavaş gazetecilik' akımı, olayların ardındaki arka planı, neden-sonuç ilişkilerini ve insani boyutları titizlikle araştırmayı hedefler.
III. Cümle: Tıpkı yavaş gıda hareketi gibi, nicelikten ziyade niteliğe önem veren bu yaklaşım; okuyucuya aceleyle yazılmış haberler yerine, üzerinde haftalarca çalışılmış kapsamlı dosyalar sunar.
IV. Cümle: Reklam gelirleri ve tıklama oranları yerine abonelik modellerine sırtını dayayan bu yayıncılık anlayışı, okuyucu ile daha güvenilir ve kalıcı bağlar kurmayı başarır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: I. cümle ile 'Modern iletişim teknolojilerinin...', II. cümle ile 'Hızlı tüketim odaklı...', III. cümle ile 'Yavaş gazetecilik, aceleye...', IV. cümle ile 'Sürdürülebilirliğini alternatif...' ifadeleri eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler paragraftaki cümlelerin anlam sınırlarına tam uyum sağlamaktadır. I. cümle dijitalleşmenin hızı artırıp kaliteyi düşürdüğünü belirttiğinden modern teknolojinin bilgi iletimini hızlandırırken içerik kalitesini zayıflattığı yargısıyla; II. cümle hızlı tüketime tepkiyle yeni bir akım doğduğunu anlattığından nitelik kaybının yeni bir arayışı tetiklediği yargısıyla; III. cümle nicelik yerine nitelik ve emek verildiğini gösterdiğinden kaliteyi ve derinlemesine çalışmayı öncelediği yargısıyla; IV. cümle ise abonelik modeliyle kalıcı bağ kurulduğunu aktardığından alternatif finansman yöntemlerinin kitle ilişkilerini güçlendirdiği yargısıyla tam olarak örtüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki I. cümleyi çözümlemek ve anahtar ifadeleri belirlemek.
I. cümledeki 'dijital çağ' ve 'anlık bilgi akışı' ile modern teknolojinin getirdiği hızın kastedildiği, 'derinlikten yoksunluk' ile de içerik kalitesinin azaldığı saptanır.
İlk cümlenin ana düşüncesini tespit edip uygun yardımcı düşünceyle eşleştirebilmek için.
2
Parçadaki II. cümleyi çözümlemek ve anahtar ifadeleri belirlemek.
II. cümledeki 'yüzeyselliğe tepki' ifadesinin, hızlı tüketime dayalı haberciliğin getirdiği nitelik kaybına bir eleştiri olduğunu ve bu tepkinin 'yavaş gazetecilik' adında yeni bir medya arayışını başlattığı anlaşılır.
İkinci cümlenin yavaş gazeteciliğin ortaya çıkış nedenini açıkladığını kavramak için.
3
Parçadaki III. cümleyi çözümlemek ve anahtar ifadeleri belirlemek.
III. cümledeki 'nicelikten ziyade nitelik' ifadesinin sayısal çokluğa karşı kaliteyi, 'haftalarca çalışılmış dosyalar' ifadesinin ise derinlemesine araştırmayı ifade ettiği saptanır.
Üçüncü cümlenin yavaş gazeteciliğin çalışma tarzını ve amacını vurguladığını anlamak için.
4
Parçadaki IV. cümleyi çözümlemek ve anahtar ifadeleri belirlemek.
IV. cümledeki 'abonelik modelleri' ifadesinin reklam dışı alternatif bir finansal yöntemi, 'güvenilir ve kalıcı bağlar' ifadesinin ise okur kitlesiyle kurulan sağlam ilişkiyi temsil ettiği görülür.
Dördüncü cümlenin finansman modeli ile okur ilişkisi arasındaki bağı kurduğunu anlamak için.

Anahtar Kavram

Paragraftaki her cümlenin, metnin bütününe hizmet eden belirli bir yardımcı düşünceyi barındırdığını fark etme ve bu yargıları yakın anlamlı ifadelerle ilişkilendirme becerisidir.
ÖncekiSayfa 36 / 338Sonraki