Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1181Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde doğru sıralanışını belirleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde doğru sıralanışı sırasıyla; nöro-mimari tanımının yapılması (II), bu alanın amacının belirtilmesi (V), amigdala ve hipokampus aktivitelerini uyaran nörogörüntüleme çalışmalarının sunulması (IV), bu bulguların mimarları işlevsel tasarıma yönlendirmesi (I) ve estetik ile bilimin harmanlanmasıyla oluşan yeni mimari anlayışın özetlenmesi (III) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesi olmaya en uygun ifadeyi belirleme.
Giriş cümlesi olarak bağımsız bir tanım içeren ikinci cümle (Nöro-mimari, mimari tasarımların...) seçilir.
Giriş cümleleri kendilerinden önce başka bir cümleye gönderme yapan 'bu', 'böylece', 'nitekim' gibi bağlayıcı ögeler içermemelidir.
2
Giriş cümlesini anlamca takip edecek ve geliştirecek ikinci cümleyi bulma.
İkinci cümleden sonra beşinici cümle (Bu alanın temel amacı...) gelir.
Beşinci cümledeki 'Bu alanın' ifadesi, giriş cümlesindeki 'nöro-mimari' kavramına doğrudan gönderme yapmaktadır.
3
İleri sürülen amacı destekleyen kanıtı veya örneği içeren cümleyi belirleme.
Beşinci cümleden sonra dördüncü cümle (Nitekim ışıklandırma...) gelir.
Dördüncü cümledeki 'Nitekim' bağlacı ve 'nörogörüntüleme çalışmalarıyla kanıtlanmıştır' ifadesi, bir önceki cümlede belirtilen 'bireyin bilişsel ve duygusal durumunu bilimsel verilerle ortaya koyma' amacını desteklemektedir.
4
Bilimsel çalışmalardan elde edilen sonuçların yansımasını gösteren cümleyi bulma.
Dördüncü cümleden sonra birinci cümle (Elde edilen bu bilimsel bulgular...) gelir.
Birinci cümledeki 'Elde edilen bu bilimsel bulgular' ifadesi, dördüncü cümledeki nörogörüntüleme çalışmalarının sonuçlarına atıfta bulunarak akışı sürdürür.
5
Paragrafın genel çıkarımını veya özetini sunan sonuç cümlesini belirleme.
Sıralamanın sonuna üçüncü cümle (Böylece tasarım sürecinde...) yerleştirilir.
Üçüncü cümle 'Böylece' ifadesiyle başlayarak paragrafta ele alınan estetik ve bilimsel veri ortaklığının doğuracağı nihai sonucu açıklar.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma, anlamsal ve yapısal bütünlük kurma
Soru 1182Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcüklerde yer alan -i eklerinin dil bilgisel işlevlerini boş bırakılan yerlere uygun dil bilgisi terimleriyle yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. Yolculardan biri, elindeki kalın defteri çantasına sessizce yerleştirdi. (Bu cümledeki ek: )
II. Kütüphanedeki rafta duran tarih defteri oldukça eski ve yıpranmış görünüyordu. (Bu cümledeki ek:
)
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümlede geçen 'defteri' sözcüğündeki '-i' eki belirtme durumu ekidir; ikinci cümlede geçen 'defteri' sözcüğündeki '-i' eki ise üçüncü tekil kişi iyelik ekidir.
Birinci cümlede 'defteri' sözcüğü yüklemin doğrudan etkilendiği nesne görevinde kullanıldığı için belirtme durumu eki almıştır. İkinci cümlede ise 'tarih defteri' bir belirtisiz isim tamlaması oluşturduğundan, buradaki ek aitlik bildiren üçüncü tekil kişi iyelik ekidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki 'defteri' sözcüğünün yüklemle olan ilişkisini incelemek.
Cümledeki 'yerleştirdi' fiiline 'Neyi yerleştirdi?' sorusu sorulduğunda 'elindeki kalın defteri' cevabı alınır. Bu durum, sözcüğün belirtili nesne olduğunu ve aldığı ekin belirtme (yükleme) durumu eki olduğunu gösterir.
Belirtme durumu eki, isimleri fiillere bağlayarak cümlede belirtili nesne görevinde kullanılmalarını sağlar.
2
İkinci cümledeki 'defteri' sözcüğünün içinde yer aldığı tamlama yapısını çözümlemek.
'Tarih defteri' ifadesi bir belirtisiz isim tamlamasıdır. Tamlamada 'tarih' tamlayan, 'defteri' ise tamlanandır. Bu yapıdaki '-i' eki, defterin kime/neye ait olduğunu belirten üçüncü tekil kişi iyelik ekidir.
İyelik ekleri, eklendikleri isimlerin neye veya kime ait olduğunu gösterir ve isim tamlamalarında tamlanan eki işlevini üstlenir.

Anahtar Kavram

Türkçede '-ı / -i / -u / -ü' eki hem belirtme durumu eki hem de üçüncü tekil kişi iyelik eki (tamlanan eki) olarak kullanılabilir. Bu iki ekin ayrımında, sözcüğün başına 'onun' zamiri getirilerek anlam kontrolü yapılır veya sözcüğün cümledeki öge görevi incelenir.
Soru 1183Soru

Bir tekstil atölyesinde A ve B makinelerinin birer adet tişörtü dikim ve ütüleme süreleri ile ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:

* A makinesi, bir tişörtü her biri xx saniye süren 3 farklı dikim aşamasından geçirerek tamamlamaktadır.
* B makinesi ise bir tişörtü her biri xx saniye süren 2 farklı dikim aşamasından geçirdikten sonra, bu tişörtü aa saniye süren tek bir ütüleme aşamasından geçirerek tamamlamaktadır.

A makinesinin bir tişörtü tamamlama süresinin 5 katı, B makinesinin bir tişörtü tamamlama süresinin 3 katına eşittir.

aa bir tam sayı ve xx bir pozitif tam sayı olduğuna göre, aa'nın değeri aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 15

Cevap

15 değeri, denklem çözümünde x'i pozitif tam sayı yapan tek seçenektir.
A makinesinin süresi 3x saniye, B makinesinin süresi 2x + a saniyedir. Kurulan 5 * (3x) = 3 * (2x + a) denklemi açılıp sadeleştirildiğinde 9x = 3a, buradan da x = a/3 bağıntısı elde edilir. x'in bir pozitif tam sayı olabilmesi için a sayısının 3'ün pozitif bir katı olması zorunludur. Seçeneklerde 3'ün katı olan tek pozitif tam sayı 15 değeridir.

Adım Adım Çözüm

1
A ve B makinelerinin birer tişörtü tamamlama sürelerini x ve a cinsinden ifade edin.
A makinesinin toplam s��resi: 3x saniye. B makinesinin toplam süresi: 2x + a saniye.
Soruda verilen aşamaların toplam sürelerini belirlemek için.
2
Süreler arasındaki kat ilişkisini kullanarak denklemi kurun.
5 * (3x) = 3 * (2x + a) => 15x = 6x + 3a
A makinesinin süresinin 5 katı, B makinesinin süresinin 3 katına eşitlendiği için.
3
Elde edilen denklemi düzenleyerek x değişkenini yalnız bırakın.
15x - 6x = 3a => 9x = 3a => x = a/3
x değerini a cinsinden bulup sayı kümesi kısıtlamasını uygulayabilmek için.
4
Sayı kümesi koşulunu uygulayın.
x bir pozitif tam sayı olduğundan, a/3 ifadesi de pozitif bir tam sayı olmalıdır. Bu durum a'nın 3'ün pozitif bir katı olmasını gerektirir.
Soruda x'in pozitif tam sayı, a'nın ise tam sayı olduğu koşulu verildiği için.
5
Seçenekleri inceleyerek 3'ün katı olan pozitif tam sayıyı bulun.
Seçenekler arasında 3'ün katı olan tek pozitif tam sayı 15'tir.
Koşulları sağlayan a değerini netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemlerin kurulması ve sayı kümeleri kısıtlamalarına göre çözülmesi.
Soru 1184Soru

(I) Keçe, Orta Asya bozkırlarında göçebe Türk boylarının günlük yaşam gereksinimlerini karşılamak amacıyla ürettikleri, insanlık tarihinin en eski dokusuz tekstil ürünlerinden biridir. (II) Yüzyıllar boyunca çadır örtüsünden giysiye, yayg��dan heybeye kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu malzeme, Türk kültürünün göçebe kimliğini yansıtan önemli bir somut kültürel miras ögesidir. (III) Keçe yapımında kullanılan koyun yünü; yapağının kırkılması, temizlenmesi ve liflerin birbirine kenetlenmesini sağlayacak biçimde su ve sabun yardımıyla dövülmesi gibi zahmetli aşamalardan geçer. (IV) Geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilen bu pişirme ve dövme işlemi sırasında yün lifleri, üzerlerindeki pullar sayesinde birbiriyle kaynaşarak mukavemeti yüksek yekpare bir yüzey oluşturur. (V) Teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde bu işlemler makineleşmiş olsa da el işçiliğiyle yapılan keçelerin kendine has dokusu ve dayanıklılığı hâlâ takdir görmektedir. (VI) Son yıllarda modern tasarımcılar da bu dayanıklı ve çevre dostu malzemeyi keşfederek giyimden mobilyaya kadar pek çok alanda yenilikçi ürünler ortaya koymaktadır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III; 3; üç; III.; 3.; üçüncü

Cevap

İkinci paragraf III. cümle ile başlamalıdır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istendiğinde, ikinci paragrafın III. cümleyle başlaması gerekir. İlk iki cümlede keçenin tarihsel kökeni ve Türk kültüründeki yerinden bahsedilirken, III. cümleden itibaren keçenin yapım aşamaları ve üretim sürecine geçilmiştir. Konunun yönü değiştiği için yeni bir paragrafa bu cümleden itibaren başlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin temalarını ve hangi yönlere odaklandıklarını belirlemek.
İlk iki cümle keçenin tarihî kökeni ve kültürel değerini ele alırken, üçüncü cümleden itibaren keçenin teknik yapım aşamalarına geçildiği görülür.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun değiştiği ya da farklı bir yönünün ele alınmaya başlandığı cümleyi saptamak gerekir.
2
III. cümleden sonraki akışı inceleyerek yeni bir konunun devam edip etmediğini kontrol etmek.
III. cümlede başlayan keçe yapım süreci, IV. cümlede detaylandırılmakta ve sonraki cümlelerde de bu üretimin günümüzdeki durumuna değinilmektedir.
Yeni paragrafın başlangıcı olan cümle, kendinden sonra gelen cümlelerle bir konu bütünlüğü oluşturmalıdır.
3
Geçiş cümlesinin kendinden önceki cümlelerle doğrudan anlamsal bir bağlayıcı ögeyle bağlanıp bağlanmadığını kontrol etmek.
III. cümle kendinden önceki cümleye doğrudan bağımlı değildir, bağımsız bir giriş cümlesi niteliğindedir.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki paragrafa dil bilgisisi veya anlam bakımından bağımlı olmamalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 1185Soru

Fotoğraf, anı donduran mekanik bir kayıt cihazı olmanın ötesinde, dünyayı yeni bir çerçeveden görme biçimidir. Bir fotoğraf karesi, deklanşöre basıldığı anın öznelliğini taşır ve resim sanatına kıyasla gerçeğe daha sadık görünür. Resim ise sanatçının iç dünyasının tuvallere doğrudan yansımasıdır. Ünlü düşünür Walter Benjamin bu konuda, 'Sanat yapıtının biricikliği, onun şimdi ve burada oluşuyla belirlenir.' diyerek mekanik çoğaltılabilirliğin getirdiği dönüşüme dikkat çeker. Günümüzde insanların %65'i görsel sanatları dijital platformlar üzerinden takip etmekte olup bu durum sanat eserleriyle kurulan doğrudan teması zayıflatmaktadır. Sonuç olarak, her iki sanat dalı da kendi estetik sınırları çerçevesinde izleyicide çok farklı duygu ve düşünce dalgalanmaları uyandırmaya devam etmektedir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanık gösterme

Cevap

Tanık gösterme
Yazar, fotoğraf ve resmin estetik boyutlarını tartışırken kendi görüşünü desteklemek amacıyla Walter Benjamin'in doğrudan bir sözünü alıntılamıştır. Bir düşüncenin inandırıcılığını artırmak için tanınan bir kişinin görüşlerine yer verilmesi 'tanık gösterme' yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki düşünceyi geliştirme yollarını belirlemek için paragraf genel olarak incelenir.
Paragrafta fotoğraf ve resim sanatları tanımlanmış, karşılaştırılmış, sayısal bir veriye (%65) yer verilmiş ve Walter Benjamin'in bir sözü doğrudan aktarılmıştır.
Yazarın kendi görüşünü desteklemek adına başvurduğu yöntemleri saptamak.
2
Walter Benjamin'in 'Sanat yapıtının biricikliği, onun şimdi ve burada oluşuyla belirlenir.' alıntısı analiz edilir.
Bir düşünürün adının anılarak görüşünün doğrudan tırnak içinde aktarıldığı görülür. Bu durum 'tanık gösterme' yönteminin kullanıldığını kanıtlar.
Seçeneklerdeki doğru cevaba ulaşmak.
3
Diğer seçeneklerde yer alan düşünceyi geliştirme yollarının metinde bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
Metinde örneklendirme, benzetme, kişileştirme veya somutlama yollarına başvurulmadığı teyit edilir.
Doğru seçeneği doğrulamak.

Anahtar Kavram

Tanık gösterme; yazarın, savunduğu düşüncenin doğruluğuna okuyucuyu inandırabilmek için o alanda yetkin bir kişinin görüşüne ve sözlerine yer vermesidir.
Soru 1186Soru

(I) Şehrin tozlu sokaklarında kaybolan o eski dostu, yıllar sonra bir akşamüstü ansızın karşımda buluyorum.
(II) Zamanın acımasızca aşındırdığı bu solgun y��z, geçmişin unutulmuş hatıralarını zihnime tek tek fısıldıyor.
(III) Aramızdaki o sessiz köprüyü yeniden kurmak için savaşıyordum, eski günlerin samimiyetini arıyordum.
(IV) O ise geçmişten kalan kırgınlıkları çoktan aşmış gibi görünüyor, yüzündeki dinginlikle bana bakıyordu.
(V) Nihayetinde, iki eski dost gibi uzun uzun konuşup geçmişi yâd ederek kucaklaşıyoruz.

Bu parçada numaralanmış cümlelerde yer alan eylemler (fiiller) ve eylemsilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. cümlede geçen 'savaşıyordum' eyleminin kökü, yazılışları aynı anlamları tamamen farklı olan sesteş (eş sesli) bir köktür.

Cevap

Üçüncü cümlede geçen 'savaşıyordum' eyleminin kökü olan 'savaş' sözcüğü sesteş değil, ortak kök özelliğine sahiptir.
Üçüncü cümlede geçen 'savaşıyordum' eyleminin kökü olan 'savaş', isim ve eylem anlamları arasında anlamsal bir bağ taşıdığı için ortak (kökteş) köktür. Sesteş köklerin ise yazılışları aynı olsa da anlamları tamamen ilgisizdir (örneğin 'yaz' mevsimi ile 'yazmak' eylemi). Dolayısıyla bu cümledeki yargı yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki 'dostu' ve 'buluyorum' kelimelerini dil bilgisi kurallarına göre çözümlemek.
'dostu' kelimesinin belirtme durumu eki (-u) aldığı ve 'buluyorum' fiilinin yapım eki almadığı için basit yapılı olduğu belirlenir.
Birinci cümleyle ilgili yargının doğruluğunu test etmek.
2
İkinci cümledeki fiilimsileri ve yüklemin yapısını incelemek.
Cümlede sıfat-fiiller ('aşındırdığı', 'unutulmuş') olduğu için girişik birleşik yapıda olduğu ve 'fısıldıyor' yükleminin 'fısıl' yansıma kökünden türediği tespit edilir.
İkinci cümleyle ilgili yargının doğruluğunu test etmek.
3
Üçüncü cümledeki 'savaşıyordum' eyleminin kökünü incelemek.
'savaş' kökünün isim ve fiil anlamları arasında anlam ilişkisi olduğu için ortak (kökteş) kök olduğu, sesteş olmadığı görülür.
Üçüncü cümleyle ilgili yargının yanlışlığını ortaya koymak ve doğru cevaba ulaşmak.
4
Dördüncü cümledeki eylemleri ses ve zaman yönüyle kontrol etmek.
'görünüyor' kelimesinde daralma olmadığı (-ü- yardımcı sestir), 'bakıyordu' eyleminin şimdiki zamanın hikayesi biçiminde birleşik zamanlı olduğu doğrulanır.
Dördüncü cümleyle ilgili yargının doğruluğunu test etmek.
5
Beşinci cümledeki 'kucaklaşıyoruz' eyleminin türetildiği kökü belirlemek.
Eylemin 'kucak' isim kökünden '-laş' ekiyle türetilmiş olduğu saptanır.
Beşinci cümleyle ilgili yargının doğruluğunu test etmek.

Anahtar Kavram

Eylemlerin Yapısı, Çekimi ve Kök Türleri
Soru 1187Soru

Yüklemi edilgen fiil olan cümlelerde, işi gerçekleştiren gerçek bir özne bulunmaz; onun yerine işten etkilenen öge özne görevini üstlenir. Bu tür öznelere sözde özne denir.

Bu açıklamaya göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde işi yapan değil, yapılan işten etkilenen öge özne durumundadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yarışmada dereceye giren öğrencilerin ödülleri okul müdürlüğünde büyük bir titizlikle hazırlandı.

Cevap

Yarışmada dereceye giren öğrencilerin ödülleri okul müdürlüğünde büyük bir titizlikle hazırlandı cümlesi
Doğru seçenekte yer alan cümlede yüklem edilgen çatılı bir eylemdir. İşi gerçekleştiren belli olmadığından, eylemden etkilenen unsur cümlenin öznesi yani sözde öznesi olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemlerin çatı özelliklerini ve edilgenlik eklerini incelemek
Seçeneklerdeki eylemler incelendiğinde 'hazırlandı' fiilinin edilgenlik eki (-n) aldığı, diğer fiillerin ise etken çatılı olduğu görülür.
Sözde özne, yalnızca edilgen çatılı fiillerin yüklem olduğu cümlelerde bulunur.
2
Edilgen yükleme sahip cümledeki özneyi belirlemek ve işi yapanla ilişkisini kurmak
'Hazırlandı' yüklemine 'Hazırlanan ne?' sorusu yöneltildiğinde 'Yarışmada dereceye giren öğrencilerin ödülleri' cevabı alınır.
Bu öge, hazırlama işini kendisi yapmadığı, başkası tarafından yapılan bu işten etkilendiği için sözde özne görevi üstlenmiştir.

Anahtar Kavram

Sözde özne, yüklemi edilgen çatılı olan cümlelerde işi yapanın belli olmaması durumunda işten etkilenen ögenin özne görevini üstlenmesiyle oluşur.
Soru 1188Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük veya ekleri, görev ve tür bakımından sağda verilen zamir türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çevre kirliliğinin boyutlarını tartı��ırken onun ekosisteme verdiği zararları göz ardı edemeyiz.
Kütüphanedeki kaynakların hiçbiri araştırmacının iddialarını doğrudan desteklemiyordu.
Çağdaş yazarların üslubu, klasik dönem eserlerinkinden oldukça farklı bir çizgide ilerliyor.
Yıllardır görmediği eski dostunun şimdi nerede yaşadığını kimse tam olarak bilmiyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükler ve ekler sırasıyla işaret zamiri, belgisiz zamir, ilgi zamiri ve soru zamiri ile eşleşmektedir.
Cümlelerde geçen zamirler ve işlevleri doğru bir şekilde eşleştirilmiştir. Birinci cümledeki 'onun' sözcüğü insan dışı bir varlık için kullanıldığı için işaret zamiridir; ikinci cümledeki 'hiçbiri' belirsizlik bildirdiği için belgisiz zamirdir; üçüncü cümledeki '-ki' eki bir ismin yerini tuttuğu için ilgi zamiridir; dördüncü cümledeki 'nerede' sözcüğü ise bir ismin yerini soru yoluyla tuttuğu için soru zamiridir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki koyu yazılmış 'onun' sözcüğünün işlevini belirleme.
'onun' sözcüğü 'çevre kirliliği' durumunun yerini tuttuğu için 'işaret zamiri' ile eşleşir.
'o' ve 'onlar' sözcükleri insan dışı varlık/durum yerine kullanıldığında işaret zamiridir.
2
İkinci cümledeki koyu yazılmış 'hiçbiri' sözcüğünün işlevini belirleme.
'hiçbiri' sözcüğü netlik kazanmamış kaynakların yerini tuttuğu için 'belgisiz zamir' ile eşleşir.
Sözcük, bir ismin yerini belirsizlik yoluyla tutmaktadır.
3
Üçüncü cümledeki koyu yazılmış '-ki' ekinin işlevini belirleme.
'eserlerinkinden' sözcüğündeki '-ki' eki 'üslup' isminin yerini tuttuğu için 'ilgi zamiri' ile eşleşir.
İlgi zamiri olan '-ki' eki kendinden önceki tamlayan ekiyle birleşerek bir ismin yerini tutar.
4
Dördüncü cümledeki koyu yazılmış 'nerede' sözcüğünün işlevini belirleme.
'nerede' sözcüğü soru yoluyla yer bildiren bir ismin yerini tuttuğu için 'soru zamiri' ile eşleşir.
Soru sözcükleri bir ismin yerini soru yoluyla tuttuğunda soru zamiri olur.

Anahtar Kavram

Zamirler (Adıllar)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1189Soru

Aşağıdaki cümlede koyu harflerle belirtilen sözcüklerin aldığı "-ın / -in" eklerinin dil bilgisel işlevlerini belirleyerek boşlukları uygun terimlerle (ilgi durum eki, yapım eki, iyelik eki) doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Yazın (I) sıcak günlerinde gölgesine sığındığımız o ulu çınarın, Türk yazın (II) dünyasında da sembolik bir değeri vardır; bunu korumak ise senin en önemli işin (III) olmalıdır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa "ilgi durum eki" (veya "tamlayan eki"), ikinci boşluğa "yapım eki", üçüncü boşluğa ise "iyelik eki" getirilmelidir.
İlk boşluğa ilgi durum (tamlayan) eki gelmelidir çünkü 'yazın günleri' bir isim tamlamasıdır. İkinci boşluğa yapım eki gelmelidir çünkü 'yazın' kelimesi edebiyat anlamında türetilmiş bir sözcüktür. Üçüncü boşluğa ise iyelik eki gelmelidir çünkü 'işin' sözcüğü 'senin işin' anlamında aitlik bildirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci sözcükteki (Yazın) ekin işlevini belirleme
Sözcük 'yazın sıcak günleri' şeklinde belirtili isim tamlamasının tamlayanı durumundadır. Dolayısıyla ek ilgi durum (tamlayan) ekidir.
İsim tamlamalarında tamlayan unsuruna gelen ek ilgi durum eki olarak adlandırılır.
2
İkinci sözcükteki (yazın) ekin işlevini belirleme
'Türk yazın dünyası' ifadesindeki 'yazın' sözcüğü edebiyat anlamındadır. Bu sözcük, 'yaz-' fiil kökünden '-ın' ekiyle türetilmiş bir isimdir. Dolayısıyla buradaki ek yapım ekidir.
Sözcüğün anlamını ve yapısını değiştiren ekler yapım eki olarak sınıflandırılır.
3
Üçüncü sözcükteki (işin) ekin işlevini belirleme
'Senin en önemli işin' ifadesinde 'iş' ismine gelen '-in' eki, işin ikinci tekil şahsa (senin) ait olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu ek iyelik ekidir.
İsimlere gelerek onların kime veya neye ait olduğunu belirten ekler iyelik eki doğrudur.

Anahtar Kavram

Eklerin işlevlerini ayırt etme (iyelik, ilgi durum ve yapım ekleri)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1190Soru

Çoğu insan, geçmişi anımsamanın yalnızca zihinsel bir arşiv taramasından ibaret olduğunu düşünür; oysa belleğin derinliklerindeki en canlı kapılar, beklenmedik bir anda duyulan bir kokuyla aralanır. Bir fırından yükselen taze ekmek kokusu ya da yağmur sonrası toprağın yaydığı rayiha, bizi yıllar öncesine, çocukluğumuzun unuttuğumuz bir yaz gününe saniyeler içinde taşıyabilir. Bilimsel araştırmalar da kokunun, beynin duygu ve hafıza merkezleri olan amigdala ve hipokampus ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. Görme veya işitme duyuları talamus üzerinden süzülerek belleğe ulaşırken koku duyusu hiçbir aracıya uğramadan doğrudan bu merkezleri uyarır. Dolayısıyla kokuların tetiklediği anıların diğer duyusal anılara göre çok daha yoğun ve duygusal olması kaçınılmazdır. Bellek, sadece görsel bir albüm değil; kokularla örülmüş dinamik bir yaşantılar bütünüdür.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okurda bir olay içinde yaşatma izlenimi uyandırmak için öyküleyici anlatım öne çıkarılmıştır.

Cevap

Okurda bir olay içinde yaşatma izlenimi uyandırmak için öyküleyici anlatım öne çıkarılmıştır
Okurda bir olay içinde yaşatma izlenimi uyandırmak için öyküleyici anlatım öne çıkarılmıştır ifadesi bu parça için söylenemez. Öyküleyici anlatımda hareket, kişi, zaman ve mekân unsurlarına bağlı bir olay akışı (kronolojik düzen) bulunmalıdır. Bu parçada ise koku duyusunun bellek üzerindeki etkisi açıklanmış ve bu konudaki yaygın bir görüş tartışılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel amacını ve yapısını analiz etmek.
Metinde koku ve bellek ilişkisine dair bilimsel temelli bir düşünce savunulmakta ve açıklanmaktadır. Yazar, yaygın bir kanıya karşı çıkarak kendi tezini sunduğu için tartışmacı ve açıklayıcı anlatım biçimleri bir arada kullanılmıştır.
Anlatım biçimlerinin ana çerçevesini belirlemek, öyküleme gibi tamamen farklı bir yapının varlığını sorgulamak için gereklidir.
2
Metindeki düşünceyi geliştirme yollarını incelemek.
Taze ekmek kokusu örneklendirmeyi, koku duyusunun talamusa uğrama durumu karşılaştırmayı, amigdala ve hipokampus bilgileri ise nesnel/açıklayıcı verileri temsil eder. Ancak metinde bir olayın kronolojik gelişimini içeren öyküleme unsurları yoktur.
Seçeneklerdeki tüm iddiaların metindeki karşılığını bularak doğru seçeneği teyit etmek için bu adım izlenmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1191Soru

Bir sanatçının kendi sesini bulabilmesi, her şeyden önce kelimeleri olduğu gibi kabul etmesinden geçer. Edebiyat yapma kaygısıyla dili ağırlaştırmak, sözcüklere yapay ve parlak zırhlar giydirmek sadece anlatıyı gölgeler. Ben, zihnimde filizlenen düşünceleri hiçbir fazlalığa ve gösterişe yer vermeden, en temiz hâliyle kâğıda dökmeyi tercih ederim. Sanatlı söyleyişlerin, süslü imgelerin ve edebî oyunların arkasına sığınarak okuru yormaktansa sözü en doğrudan şekliyle söylemek benim yazarlık düsturumdur.

Bu parçada yazarın kendi yazarlık düsturu olarak belirttiği özellik, aşağıdaki anlatım ilkelerinden hangisiyle nitelendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalınlık

Cevap

Yalınlık
Doğru cevap, süslü ve sanatlı anlatımdan kaçınmayı ifade eden yalınlık kavramıdır. Parçada yazar, gösterişsiz bir dili tercih ettiğini, süslü imgelerin ve edebî oyunların arkasına sığınmadığını belirterek bu ilkeyi vurgulamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar ifadelerin belirlenmesi
'gösterişsiz hâliyle kâğıda dökmek', 'sanatlı söyleyişlerin, süslü imgelerin ve edebî oyunların arkasına sığınmamak' ve 'sözü doğrudan söylemek' ifadeleri belirlendi.
Yazarın üslup arayışındaki temel hedefi ve karşı çıktığı unsurları anlamak için bu ifadelerin tespiti gerekir.
2
Belirlenen ifadelerin anlatım ilkeleriyle eşleştirilmesi
Süslü, sanatlı ve gösterişli anlatımdan kaçınmanın edebiyatta 'yalınlık' (sadelik) ilkesiyle karşılandığı görüldü.
Bulunan üslup özelliklerinin edebiyat teorisindeki tam karşılığını bulmak gerekir.
3
Çeldirici seçeneklerin elenmesi
Gereksiz sözcük kullanımı (duruluk), içtenlik (doğallık), netlik (açıklık) ve yoğunluk (özlülük) ile ilgili bir vurgu bulunmadığı için diğer seçenekler elendi.
Doğru cevaptan emin olmak için yakın anlamlı diğer ilkelerle karşılaştırma yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri - Yalınlık
Soru 1192Soru

Aşağıdaki cümleleri, içerdikleri belirtili nesnelerin kelime grubu veya sözcük türü bakımından özellikleri ile eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazar, son kitabında çocukluk anılarını içtenlikle anlatmış.
Kardeşim, raftaki kırmızı kutuyu bana uzattı.
Öğretmenimiz, bu zor sorunun çözümü için tahtaya onu çağırdı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle belirtisiz isim tamlamasıyla (çocukluk anılarını), ikinci cümle sıfat tamlamasıyla (raftaki kırmızı kutuyu), üçüncü cümle ise kişi zamiriyle (onu) eşleşir.
Verilen cümlelerdeki belirtili nesneler sırasıyla isim tamlaması (çocukluk anılarını), sıfat tamlaması (raftaki kırmızı kutuyu) ve zamir (onu) türündedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin yüklemini bulmak ve belirtili nesnesini tespit etmek.
"anlatmış" yüklemine sorulan "neyi?" sorusuyla "çocukluk anılarını" belirtili nesnesi bulunur.
Belirtili nesneyi belirlemek için yükleme "neyi?" veya "kimi?" sorusu sorulmalıdır.
2
İlk cümledeki belirtili nesnenin yapısını incelemek.
"çocukluk anıları" ifadesi bir belirtisiz isim tamlamasıdır.
Belirtili nesnenin hangi sözcük grubundan oluştuğunu belirlemek gerekir.
3
İkinci cümlenin belirtili nesnesini ve yapısını bulmak.
"uzattı" yüklemine sorulan "neyi?" sorusuyla "raftaki kırmızı kutuyu" belirtili nesnesi bulunur. Bu belirtili nesne bir sıfat tamlamasıdır.
İkinci cümledeki nesnenin dil bilgisel yapısını belirlemek gerekir.
4
Üçüncü cümlenin belirtili nesnesini ve yapısını bulmak.
"çağırdı" yüklemine sorulan "kimi?" sorusuyla "onu" belirtili nesnesi bulunur. Bu kelime bir kişi zamiridir.
Üçüncü cümledeki nesnenin sözcük türünü belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Cümlenin ögelerinden belirtili nesnenin tespiti ve nesneyi oluşturan sözcük/sözcük gruplarının yapısal analizi.
Soru 1193Soru

Tiyatro, insanı insana anlatma sanatıdır; sahne üzerindeki canlı performanslar hayata tutulan birer aynadır. Bu köklü sanat dalı, insanlığın duygu ve düşünce dünyasına doğrudan ışık tutmayı hedefler. Sinema ise teknolojinin sunduğu görsel imkânlarla hayal gücünü beyaz perdeye yansıtır. Sinema endüstrisi geniş kitlelere hızla ulaşabilse de tiyatronun o anlık, seyirciyle yüz yüze kurduğu sıcak ve samimi teması asla yakalayamaz. Tiyatroda oyuncu ile izleyici arasında anında gelişen organik bir bağ varken sinema, geçmişte kaydedilmiş bir şeridin perdedeki mekanik bir gösteriminden ibarettir. Bu yönüyle tiyatro, izleyiciyi oyunun aktif bir parçası hâline getirirken sinema, izleyiciyi daha çok pasif bir alıcı konumunda tutar.

Bu parçada tiyatro ve sinema sanatlarının çeşitli yönleri kıyaslanarak "karşılaştırma" düşünceyi geliştirme yolundan yararlanılmıştır.

Yukarıdaki parçaya göre bu değerlendirme doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen değerlendirme doğrudur, çünkü metinde tiyatro ve sinema sanatları izleyiciyle kurdukları bağ, üretim teknikleri ve izleyici üzerindeki etkileri açısından karşılaştırılmıştır.
Metinde tiyatro ile sinema sanatları; izleyiciyle kurulan bağın niteliği, üretim biçimleri ve izleyicinin konumu yönlerinden kıyaslanmıştır. "Sinema ise...", "tiyatronun... teması asla yakalayamaz" ve "tiyatro... getirirken sinema... tutar" ifadeleri bu karşılaştırmayı doğrudan sağladığı için verilen yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel kavramları ve bunların ele alınış biçimlerini belirleme
Metinde tiyatro ve sinema sanatlarının özelliklerinin ele alındığı tespit edilmiştir.
Düşünceyi geliştirme yollarını saptamak için öncelikle metindeki ana unsurları ve konuyu anlamak gerekir.
2
İki kavram arasında kıyaslama bildiren dilsel ipuçlarını arama
"Sinema ise...", "tiyatronun... teması yakalayamaz" ve "tiyatro... getirirken sinema... tutar" ifadelerinde iki türün karşılaştırıldığı belirlenmiştir.
Karşılaştırma düşünceyi geliştirme yolu, iki kavram arasındaki benzerlik veya farkların ortaya konmasıyla gerçekleştirilir.
3
Verilen yargının metindeki bu tespitle uyuşup uyuşmadığını kontrol etme
Metinde karşılaştırma yapıldığı kesinleştiği için ifadenin doğru olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Karşılaştırma tespiti ile öncüldeki iddianın örtüştüğünü teyit etmek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Karşılaştırma; aralarında ilişki bulunan iki kavram, varlık ya da durumun benzer veya farklı yönlerinin ortaya konmasıdır.
Soru 1194Soru

Gazeteci:
(I) ----
Deniz Biyoloğu:
— Derin denizlerdeki ekosistemler, karasal yaşam alanlarının aksine güneş ışığından tamamen yoksundur. Buradaki canlılar, kemosentez sayesinde deniz tabanındaki hidrotermal bacalardan sızan kimyasalları enerjiye dönüştürerek hayatta kalırlar. Dolayısıyla fotosenteze dayalı bildiğimiz yaşam zincirinin çok dışında, karanlık ve yüksek basınçlı bir ortamda tamamen kendine özgü bir besin ağı kurulmuştur.

Gazeteci:
(II) ----
Deniz Biyoloğu:
— Bu bölgeler insan gözünden ve doğrudan müdahalelerinden uzak olduğu için uzun süre güvende kabul ediliyordu. Ancak derin deniz madenciliği, mikroplastik birikimi ve küresel ısınmanın okyanus akıntılarını yavaşlatması gibi etkenler, bu hassas dengenin de sarsılmaya başladığını gösteriyor. Yani ulaşılamaz olması, oraları insan kaynaklı tehditlerden muaf kılmıyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Güneş ışığının ulaşmadığı derin denizlerde yaşamın kaynağı nedir ve buradaki canlılar enerji ihtiyaçlarını nasıl karşılar?
II. İnsan faaliyetlerinin ve küresel çevre sorunlarının, bu izole derin deniz ekosistemleri üzerindeki etkileri nelerdir?

Cevap

Güneş ışığının ulaşmadığı derin denizlerde yaşamın kaynağının ne olduğunu, canlıların enerji ihtiyaçlarını nasıl karşıladığını ve insan faaliyetleri ile küresel çevre sorunlarının bu izole ekosistemler üzerindeki etkilerini sorgulayan seçenektir.
Deniz biyoloğunun birinci cevabında, güneş ışığının ulaşmadığı derin deniz ekosistemlerinde kemosentez yoluyla enerjinin nasıl elde edildiği ve buradaki bağımsız besin ağı anlatılmaktadır. Bu da 'Güneş ışığının ulaşmadığı derin denizlerde yaşamın kaynağı nedir...' sorusuna tam bir yanıttır. Biyoloğun ikinci cevabında ise derin denizlerin doğrudan insan müdahalesinden uzak olsa bile madencilik, mikroplastik birikimi ve küresel ısınma gibi küresel çevre sorunlarının tehdidi altında olduğu dile getirilmektedir. Bu durum 'İnsan faaliyetlerinin ve küresel çevre sorunlarının...' sorusunu karşılamaktadır. Dolayısıyla bu soru çifti diyalogla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Biyoloğun birinci cevabını analiz etmek.
Cevapta derin denizlerde güneş ışığı olmadığı, buradaki canlıların hidrotermal bacalardan sızan kimyasalları kemosentez yoluyla enerjiye dönüştürerek hayatta kaldıkları ve bağımsız bir besin ağı kurdukları belirtilmektedir.
Birinci boşluğa gelecek sorunun, derin denizlerdeki yaşamın enerjisini nasıl sağladığına odaklanması gerektiğini belirlemek.
2
Biyoloğun ikinci cevabını analiz etmek.
Cevapta derin denizlerin eskiden güvende sanıldığı ancak madencilik, mikroplastik kirliliği ve küresel ısınmanın akıntıları yavaşlatması gibi etkenlerin bu hassas dengeyi bozduğunu, ulaşılamaz yerlerin de tehdit altında olduğunu ifade edilmektedir.
İkinci boşluğa gelecek sorunun, insan faaliyetlerinin ve çevre sorunlarının bu bölgelere etkilerini sorgulaması gerektiğini belirlemek.
3
Seçenekleri diyalogla eşleştirmek.
Güneş ışığının olmadığı derin denizlerdeki yaşam kaynağını soran ilk soru ile insan faaliyetlerinin ve çevre sorunlarının bu izole bölgeye etkilerini soran ikinci sorunun yer aldığı seçeneğin doğru yanıt olduğu saptanmıştır.
Diyalogdaki anlam akışına ve soru-cevap bütünlüğüne tam uyum gösteren seçeneği ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1195Soru

Türkçede ünlem görevli sözcükler, ad çekim eklerini alarak adlaşabilir ve cümlede isim (ad) görevinde kullanılabilir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem türündeki bir sözcük, ad çekim eki alarak isimleşmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hayatta kimsenin ahını almamak gerekir, derdi büyükbabam.

Cevap

Ünlem olan 'ah' sözcüğünün ad çekim eklerini alarak isimleştiği 'Bu hayatta kimsenin ahını almamak gerekir, derdi büyükbabam.' cümlesidir.
"Bu hayatta kimsenin ahını almamak gerekir, derdi büyükbabam." cümlesindeki "ah" sözcüğü normalde bir ünlemdir ancak burada iyelik ve belirtme durum eklerini alarak adlaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan ünlem veya ünlem kökenli sözcükleri tespit edin.
Cümlelerde sırasıyla 'eyvah', 'şşşt', 'tüh', 'aman' ve 'ah' sözcükleri ünlem kökenli sözcükler olarak belirlenir.
Ünlemlerin cümledeki işlevini ve aldıkları ekleri inceleyebilmek için öncelikle bu sözcüklerin bulunması gerekir.
2
Tespit edilen bu sözcüklerin ad çekim eki (durum eki, iyelik eki vb.) alıp almadığını kontrol edin.
'Eyvah', 'şşşt', 'tüh' ve 'aman' sözcükleri ek almamıştır; ancak 'ah' sözcüğü üçüncü şahıs iyelik eki (-ı) ve belirtme durum eki (-nı) almıştır.
Ünlemler çekim eki aldıklarında adlaşırlar (isimleşirler).
3
Çekim eki alan sözcüğün cümlede isim görevinde kullanıldığını doğrulayın.
'Ahını' sözcüğü bir duygu belirtmek veya seslenmekten ziyade doğrudan bir isim (beddua, üzüntü verici durum anlamında) olarak kullanılmıştır.
Çekim eki alarak ünlem değerini yitiren sözcük artık isim görevindedir.

Anahtar Kavram

Ünlemlerin ad çekim eki alarak adlaşması
Tahmini Süre:45s
Soru 1196Soru

(I) Son yıllarda plastik kirliliği, deniz ekosistemlerini tehdit eden en büyük çevre sorunlarından biri hâline gelmiştir. (II) Rüzgâr ve akıntılarla okyanuslara taşınan bu atıklar, su yüzeyinde devasa çöp yığınları oluşturmaktadır. (III) Okyanuslarda biriken bu maddeler, zamanla güneş ışığı ve dalgaların etkisiyle mikroplastik adı verilen küçük parçacıklara ayrılmaktadır. (IV) Besin zincirine bu şekilde dahil olan zehirli kimyasallar, balıklar aracılığıyla en nihayetinde insan sofralarına kadar ulaşmaktadır. (V) Bu durum, çevre kirliliğinin sadece okyanusları değil, doğrudan insan sağlığını da tehdit ettiğini göstermektedir.

"Deniz canlıları tarafından besin sanılarak yutulan bu mikroskobik atıklar, canlı bünyesinde birikmeye başlar."

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden oluşan paragrafın anlam bütünlüğünü sağlamak için tırnak içinde verilen cümle, paragraftaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III.

Cevap

Verilen cümle üçüncü cümleden (III) sonra getirilmelidir.
Parçanın üçüncü cümlesinde atıkların 'mikroplastik' adı verilen 'küçük parçacıklara' ayrıldığı belirtilmiştir. Yerleştirilmek istenen cümledeki 'bu mikroskobik atıklar' ifadesi doğrudan bu parçacıklara işaret eder. Ayrıca dördüncü cümlenin başındaki 'Besin zincirine bu şekilde dahil olan...' ifadesi de yerleştirilen cümledeki 'besin sanılarak yutulan' durumuna gönderme yapmaktadır. Bu anlamsal bağlar nedeniyle cümle, üçüncü cümleden sonra getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki kavramsal gelişimi ve anahtar kelimeleri inceleyin.
İlk üç cümlede plastiklerin okyanuslara taşınması ve 'mikroplastik' adı verilen 'küçük parçacıklara' ayrılması süreci açıklanmaktadır.
Paragraftaki anahtar kelimeleri belirlemek, yerleştirilecek cümlenin hangi cümlenin devamı olabileceğini görmeyi sağlar.
2
Yerleştirilecek cümle ile paragraktaki ifadeler arasında bağ kurun.
Yerleştirilecek cümledeki 'bu mikroskobik atıklar' ifadesi, üçüncü cümledeki 'mikroplastik' ve 'küçük parçacıklar' kavramlarını nitelemektedir.
İşaret sıfatı içeren tamlamalar, kendinden önceki cümlede tanımlanan veya geçen unsurlara gönderme yapar.
3
Yerleştirilen cümlenin kendisinden sonraki cümle ile uyumunu test edin.
Dördüncü cümlede geçen 'Besin zincirine bu şekilde dahil olan...' ifadesinin, yerleştirilen cümledeki 'besin sanılarak yutulan' ifadesine bağlandığı görülür. Bu durum cümlenin kesinlikle üçüncü cümleden sonra gelmesi gerektiğini kanıtlar.
Paragrafa eklenen cümleler, önceki cümleyle uyumlu olduğu gibi sonraki cümlenin başlangıcındaki bağlayıcı ifadelere de zemin hazırlamalıdır.

Anahtar Kavram

Paragraf tamamlama sorularında işaret sıfatları (bu, şu), bağlaçlar ve anahtar kelimeler arasındaki anlamsal ve mantıksal köprüleri takip etmek.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1197Soru

(I) Ebru, geleneksel Türk sanatları arasında renklerin suyla dansı olarak tanımlanan en özel süsleme sanatlarından biridir. (II) Bu sanatta, yoğunlaştırılmış suyun üzerine serpilen boyalarla benzersiz desenler oluşturulur ve bu desenler kâğıda aktarılır. (III) Ebru sanatında kullanılan boyalar tamamen doğal yollarla, çeşitli toprak ve bitkilerden elde edilmektedir. (IV) Günümüzde ebru sanatı yurt dışında da büyük bir ilgiyle takip edilmekte ve çeşitli sergiler açılmaktadır. (V) Boyaların su yüzeyinde dağılmadan kalabilmesi için suyun içine geven otundan elde edilen kitre maddesi eklenerek suyun kıvamı artırılır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Ebru sanatının yapım aşamaları ve malzemelerinden bahsedilen bir parçada, bu sanatın günümüzdeki uluslararası yaygınlığına değinen dördüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktad��r.
Paragrafta ebru sanatının tanımı, yapılış aşamaları ve kullanılan malzemelerin teknik özellikleri (boya ve suyun kıvamı) anlatılmaktadır. Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler bu teknik süreci sırasıyla aktarırken dördüncü cümle araya girerek ebru sanatının günümüzde yurt dışındaki popülaritesinden bahsetmiştir. Bu durum paragrafın anlatım akışını kesintiye uğratmıştır. Dördüncü cümle çıkarıldığında parçanın anlam bütünlüğü sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana fikrini belirlemek için cümleleri sırayla okuyun.
Paragraf genelinde ebru sanatının tanımı, yapılış aşamaları ve kullanılan malzemelerin (doğal boyalar ve kitreli su) özellikleri anlatılmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için paragrafın ana konusunu ve sınırlarını doğru çizmek gerekir.
2
Cümlelerin birbiriyle olan anlamsal bağını ve teknik akışını inceleyin.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler ebrunun yapılış tekniği ve malzeme bilgisine odaklanmışken, dördüncü cümle konudan saparak ebru sanatının yurt dışındaki sergilerine ve gördüğü ilgiye değinmiştir.
Yazarlar bazen aynı konudan bahsetseler de araya konunun farklı bir yönünü (örneğin güncel durumunu) sıkıştırarak akışı bozarlar.
3
Şüpheli cümleyi çıkararak paragrafı tekrar okuyun.
Dördüncü cümle çıkarıldığında, üçüncü cümledeki doğal boya bilgisinden beşinci cümledeki bu boyaların su yüzeyinde durmasını sağlayan kitre maddesinin anlatımına doğrudan ve pürüzsüz bir geçiş sağlanmaktadır.
Akışı bozan cümle paragraftan çıkarıldığında metnin anlam bütünlüğü tam olarak sağlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümle sorularında, cümlelerin hepsi aynı ana konudan (örneğin ebru sanatından) bahsediyor gibi görünse de bir cümle konunun farklı bir yönüne (örneğin günümüzdeki popülaritesine) geçiş yaparak düşünce zincirini koparır. Bu cümle çıkarıldığında anlam bütünlüğü sağlanır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1198Soru

Türkçede belirtme durumu eki (-ı / -i) ile üçüncü tekil kişi iyelik eki (-ı / -i) biçimsel olarak benzerlik gösterse de işlevsel olarak farklıdır. İyelik eki eklendiği sözcüğün bir varlığa ait olduğunu bildirirken belirtme durumu eki eklendiği sözcü��ü yükleme bağlayarak belirtili nesne yapar.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde yer alan altı çizili sözcük, belirtme durumu eki almıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Solmuş çiçeği vazoda bırakıp gitti sessizce.

Cevap

Solmuş çiçeği vazoda b��rakıp gitti sessizce.
Doğru seçenekteki 'çiçeği' sözcüğü, belirtme durumu eki alarak cümlenin belirtili nesnesi olmuştur. Başına 'onun' zamiri getirildiğinde 'onun çiçeği bırakıp gitti sessizce' şeklinde anlamlı bir bütün oluşturmaz. Bu durum ekin iyelik eki değil, belirtme durumu eki olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde altı çizili olan sözcüklerin aldıkları '-ı / -i' eklerinin eklendiği sözcüğe kattığı anlam ve işlev incelenir.
Dört seçenekteki eklerin aitlik (iyelik) bildirdiği, bir seçenekteki ekin ise yükleme bağlama (belirtme durumu) işlevi gördüğü belirlenir.
Ekin işlevsel ayrımını doğru yapabilmek için sözcüklerin cümle içindeki görevleri tespit edilmelidir.
2
Belirtme durumu eki alan sözcük tespit edilir.
'Solmuş çiçeği vazoda bırakıp gitti sessizce.' cümlesindeki 'çiçeği' sözcüğü 'neyi bıraktı?' sorusuna cevap vererek nesne görevindedir ve belirtme durumu eki almıştır.
Yükleme sorulan 'neyi/kimi?' soruları belirtme durumu ekini buldurur.

Anahtar Kavram

Belirtme durumu eki (-ı / -i) ile üçüncü tekil kişi iyelik ekinin (-ı / -i) ayırt edilmesi
Soru 1199Soru

Kuantum mekaniği; atom altı parçacıkların mikro dünyadaki karmaşık davranışlarını olasılık dalgaları, eşzamanlılık ve belirsizlik ilkeleriyle açıklamaya çalışan modern bir fizik teorisidir. Bu kuramsal çerçeve, yüzyıllardır süregelen nesnel gerçeklik algımızı kökten sarsarak evrene bakışımızı bütünüyle değiştirmiştir. Klasik fizik evreni tamamen öngörülebilir, belirlenmiş ve devasa bir mekanik düzenek olarak tasavvur ederken; kuantum fiziği, gözlemcinin sisteme yaptığı en ufak müdahaleyle bile yönü değişen, kesinlikten uzak dinamik bir olasılıklar evreni sunar. Bu yeni bilimsel paradigma, bilginin nesnelliğine dair kabulleri yeniden sorgulatır. Nitekim ünlü fizikçi Werner Heisenberg, "Doğayı gözlemlediğimizde doğanın kendisini değil, bizim sorgulama yöntemimize maruz kalmış doğayı görürüz." diyerek nesnel gerçekliğin insan zihninden ve ölçüm araçlarından bağımsız düşünülemeyeceğini açıkça belirtir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanımlama - karşılaştırma - tanık gösterme

Cevap

Tanımlama - karşılaştırma - tanık gösterme
Metnin ilk cümlesinde kuantum mekaniğinin ne olduğu tanımlanmıştır ('...teorisidir'). Ardından klasik fizik ile kuantum fiziği karşılaştırılmıştır ('Klasik fizik evreni ... tasavvur ederken; kuantum fiziği ... olasılıklar evreni sunar'). Son bölümde ise Werner Heisenberg'in doğrudan alıntılanan sözüyle tanık göstermeye başvurulmuştur. Bu nedenle tanımlama, karşılaştırma ve tanık gösterme yolları bir arada kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk cümlesini incelemek
Kuantum mekaniğinin ne olduğu '...modern bir fizik teorisidir' şeklinde tanımlanmıştır.
Metindeki tanımlama ögesini tespit etmek.
2
Klasik fizik ve kuantum fiziğinin ele alındığı cümleleri karşılaştırmak
İki farklı fizik kuramının evrene bakış açıları 'Klasik fizik evreni... tasavvur ederken; kuantum fiziği... olasılıklar evreni sunar' ifadesiyle karşılaştırılmıştır.
Metindeki karşılaştırma ögesini tespit etmek.
3
Metnin son cümlesindeki alıntıyı incelemek
Fizikçi Werner Heisenberg'in doğrudan tırnak içinde verilen sözü kullanılarak görüş desteklenmiştir.
Metindeki tanık gösterme ögesini tespit etmek.
4
Bulunan üç yöntemi seçeneklerle eşleştirmek
Tanımlama, karşılaştırma ve tanık gösterme yollarının birlikte kullanıldığı görülür.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 1200Soru

(I) Yazınsal çeviri, yalnızca bir dildeki sözcükleri başka bir dile aktarma işi değil, iki farklı kültür dünyası arasında estetik ve anlamsal bir köprü kurma sanatıdır. (II) Bu süreçte çevirmen, kaynak metnin yazarının üslubunu, metindeki imgeleri ve ritmi hedef dilin olanaklarıyla yeniden üretirken yaratıcı bir yazar gibi çalışmak zorundadır. (III) Çeviribilim alanında son yıllarda yapılan araştırmalar, çevirmenin görünürlüğü ve metne müdahale sınırları üzerine yoğunlaşarak geleneksel sadakat anlayışını tartışmaya açmıştır. (IV) Özellikle şiir çevirisinde ses benzerliklerinin ve sözcüklerin çağrışım değerlerinin korunması, çevirmenin dilsel duyarlılığını en üst düzeye çıkarmasını gerektirir. (V) Bu yaratıcı çaba sayesinde, yabancı bir dilde doğmuş bir başyapıt, kendi kültürel bağlamından kopmadan hedef dilin okuru için de özgün bir sanat deneyimine dönüşür.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (III)
Üçüncü cümlede, yazınsal çevirinin yaratıcı sürecinden ve çevirmenin sanatsal rolünden uzaklaşılarak çeviribilim alanındaki akademik araştırmaların ve tartışmaların neye odaklandığı anlatılmaktadır. Diğer tüm cümleler (birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler) yazınsal çeviri sürecinin estetik, yaratıcı ve pratik boyutlarını ele alırken; üçüncü cümle metnin odağını kuramsal bir alana kaydırarak düşüncenin akışını bozmaktadır. Ayrıca beşinci cümledeki 'Bu yaratıcı çaba...' ifadesi doğrudan ikinci ve dördüncü cümlelerdeki çevirmenin sanatsal üretimine atıfta bulunur; üçüncü cümle bu iki anlatı bloğu arasındaki bütünlüğü kesintiye uğratmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana fikrini belirleme
Metinde yazınsal çevirinin sadece dilsel bir aktarım olmadığı, çevirmenin sanatsal ve yaratıcı bir yazar gibi çalışarak estetik bir köpr�� kurduğu anlatılmaktadır.
Paragraftaki her bir cümlenin bu ortak tema etrafında birleşip birleşmediğini kontrol etmek için temel konuyu belirlememiz gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları inceleme
Birinci cümle yazınsal çevirinin estetik yönünü tanıtır. İkinci cümle çevirmenin yaratıcı rolünü açıklar. Dördüncü cümle şiir çevirisi üzerinden bu yaratıcılığı örneklendirir. Beşinci cümle ise 'Bu yaratıcı çaba...' ifadesiyle önceki yaratıcı eylemlerin sonucunu bağlar. Ancak üçüncü cümle, konuyu 'çevirmenin yaratıcı eylemi'nden 'çeviribilim alanındaki akademik araştırmalar ve sadakat tartışmaları'na kaydırır.
Akışı bozan cümleyi tespit etmek için cümleler arasındaki geçişlerin mantıksal tutarlılığını ve dilsel bağlayıcıları analiz etmek gerekir.
3
Akışı bozduğu düşünülen cümle çıkarıldığında metnin bütünlüğünü test etme
Üçüncü cümle metinden çıkarıldığında, ikinci cümle ile dördüncü cümle ve ardından gelen beşinci cümle ('Bu yaratıcı çaba sayesinde...') pürüzsüz ve anlamlı bir bütün oluşturmaktadır.
Seçilen cümlenin gerçekten akışı bozup bozmadığını doğrulamak için metni o cümle olmadan okuyup bütünlüğü test etmek son adımdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, konunun sınırlarının dışına çıkan veya konuya bakış açısını beklenmedik bir şekilde değiştiren cümleye odaklanılır.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 60 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin