Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde doğru sıralanışını belirleyiniz.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcüklerde yer alan -i eklerinin dil bilgisel işlevlerini boş bırakılan yerlere uygun dil bilgisi terimleriyle yazınız.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
II. Kütüphanedeki rafta duran tarih defteri oldukça eski ve yıpranmış görünüyordu. (Bu cümledeki ek: )
Bir tekstil atölyesinde A ve B makinelerinin birer adet tişörtü dikim ve ütüleme süreleri ile ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:
* A makinesi, bir tişörtü her biri saniye süren 3 farklı dikim aşamasından geçirerek tamamlamaktadır.
* B makinesi ise bir tişörtü her biri saniye süren 2 farklı dikim aşamasından geçirdikten sonra, bu tişörtü saniye süren tek bir ütüleme aşamasından geçirerek tamamlamaktadır.
A makinesinin bir tişörtü tamamlama süresinin 5 katı, B makinesinin bir tişörtü tamamlama süresinin 3 katına eşittir.
bir tam sayı ve bir pozitif tam sayı olduğuna göre, 'nın değeri aşağıdakilerden hangisi olabilir?
(I) Keçe, Orta Asya bozkırlarında göçebe Türk boylarının günlük yaşam gereksinimlerini karşılamak amacıyla ürettikleri, insanlık tarihinin en eski dokusuz tekstil ürünlerinden biridir. (II) Yüzyıllar boyunca çadır örtüsünden giysiye, yayg��dan heybeye kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu malzeme, Türk kültürünün göçebe kimliğini yansıtan önemli bir somut kültürel miras ögesidir. (III) Keçe yapımında kullanılan koyun yünü; yapağının kırkılması, temizlenmesi ve liflerin birbirine kenetlenmesini sağlayacak biçimde su ve sabun yardımıyla dövülmesi gibi zahmetli aşamalardan geçer. (IV) Geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilen bu pişirme ve dövme işlemi sırasında yün lifleri, üzerlerindeki pullar sayesinde birbiriyle kaynaşarak mukavemeti yüksek yekpare bir yüzey oluşturur. (V) Teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde bu işlemler makineleşmiş olsa da el işçiliğiyle yapılan keçelerin kendine has dokusu ve dayanıklılığı hâlâ takdir görmektedir. (VI) Son yıllarda modern tasarımcılar da bu dayanıklı ve çevre dostu malzemeyi keşfederek giyimden mobilyaya kadar pek çok alanda yenilikçi ürünler ortaya koymaktadır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Fotoğraf, anı donduran mekanik bir kayıt cihazı olmanın ötesinde, dünyayı yeni bir çerçeveden görme biçimidir. Bir fotoğraf karesi, deklanşöre basıldığı anın öznelliğini taşır ve resim sanatına kıyasla gerçeğe daha sadık görünür. Resim ise sanatçının iç dünyasının tuvallere doğrudan yansımasıdır. Ünlü düşünür Walter Benjamin bu konuda, 'Sanat yapıtının biricikliği, onun şimdi ve burada oluşuyla belirlenir.' diyerek mekanik çoğaltılabilirliğin getirdiği dönüşüme dikkat çeker. Günümüzde insanların %65'i görsel sanatları dijital platformlar üzerinden takip etmekte olup bu durum sanat eserleriyle kurulan doğrudan teması zayıflatmaktadır. Sonuç olarak, her iki sanat dalı da kendi estetik sınırları çerçevesinde izleyicide çok farklı duygu ve düşünce dalgalanmaları uyandırmaya devam etmektedir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?
(I) Şehrin tozlu sokaklarında kaybolan o eski dostu, yıllar sonra bir akşamüstü ansızın karşımda buluyorum.
(II) Zamanın acımasızca aşındırdığı bu solgun y��z, geçmişin unutulmuş hatıralarını zihnime tek tek fısıldıyor.
(III) Aramızdaki o sessiz köprüyü yeniden kurmak için savaşıyordum, eski günlerin samimiyetini arıyordum.
(IV) O ise geçmişten kalan kırgınlıkları çoktan aşmış gibi görünüyor, yüzündeki dinginlikle bana bakıyordu.
(V) Nihayetinde, iki eski dost gibi uzun uzun konuşup geçmişi yâd ederek kucaklaşıyoruz.
Bu parçada numaralanmış cümlelerde yer alan eylemler (fiiller) ve eylemsilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Yüklemi edilgen fiil olan cümlelerde, işi gerçekleştiren gerçek bir özne bulunmaz; onun yerine işten etkilenen öge özne görevini üstlenir. Bu tür öznelere sözde özne denir.
Bu açıklamaya göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde işi yapan değil, yapılan işten etkilenen öge özne durumundadır?
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük veya ekleri, görev ve tür bakımından sağda verilen zamir türleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki cümlede koyu harflerle belirtilen sözcüklerin aldığı "-ın / -in" eklerinin dil bilgisel işlevlerini belirleyerek boşlukları uygun terimlerle (ilgi durum eki, yapım eki, iyelik eki) doldurunuz.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Çoğu insan, geçmişi anımsamanın yalnızca zihinsel bir arşiv taramasından ibaret olduğunu düşünür; oysa belleğin derinliklerindeki en canlı kapılar, beklenmedik bir anda duyulan bir kokuyla aralanır. Bir fırından yükselen taze ekmek kokusu ya da yağmur sonrası toprağın yaydığı rayiha, bizi yıllar öncesine, çocukluğumuzun unuttuğumuz bir yaz gününe saniyeler içinde taşıyabilir. Bilimsel araştırmalar da kokunun, beynin duygu ve hafıza merkezleri olan amigdala ve hipokampus ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. Görme veya işitme duyuları talamus üzerinden süzülerek belleğe ulaşırken koku duyusu hiçbir aracıya uğramadan doğrudan bu merkezleri uyarır. Dolayısıyla kokuların tetiklediği anıların diğer duyusal anılara göre çok daha yoğun ve duygusal olması kaçınılmazdır. Bellek, sadece görsel bir albüm değil; kokularla örülmüş dinamik bir yaşantılar bütünüdür.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bir sanatçının kendi sesini bulabilmesi, her şeyden önce kelimeleri olduğu gibi kabul etmesinden geçer. Edebiyat yapma kaygısıyla dili ağırlaştırmak, sözcüklere yapay ve parlak zırhlar giydirmek sadece anlatıyı gölgeler. Ben, zihnimde filizlenen düşünceleri hiçbir fazlalığa ve gösterişe yer vermeden, en temiz hâliyle kâğıda dökmeyi tercih ederim. Sanatlı söyleyişlerin, süslü imgelerin ve edebî oyunların arkasına sığınarak okuru yormaktansa sözü en doğrudan şekliyle söylemek benim yazarlık düsturumdur.
Bu parçada yazarın kendi yazarlık düsturu olarak belirttiği özellik, aşağıdaki anlatım ilkelerinden hangisiyle nitelendirilebilir?
Aşağıdaki cümleleri, içerdikleri belirtili nesnelerin kelime grubu veya sözcük türü bakımından özellikleri ile eşle��tiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Tiyatro, insanı insana anlatma sanatıdır; sahne üzerindeki canlı performanslar hayata tutulan birer aynadır. Bu köklü sanat dalı, insanlığın duygu ve düşünce dünyasına doğrudan ışık tutmayı hedefler. Sinema ise teknolojinin sunduğu görsel imkânlarla hayal gücünü beyaz perdeye yansıtır. Sinema endüstrisi geniş kitlelere hızla ulaşabilse de tiyatronun o anlık, seyirciyle yüz yüze kurduğu sıcak ve samimi teması asla yakalayamaz. Tiyatroda oyuncu ile izleyici arasında anında gelişen organik bir bağ varken sinema, geçmişte kaydedilmiş bir şeridin perdedeki mekanik bir gösteriminden ibarettir. Bu yönüyle tiyatro, izleyiciyi oyunun aktif bir parçası hâline getirirken sinema, izleyiciyi daha çok pasif bir alıcı konumunda tutar.
Bu parçada tiyatro ve sinema sanatlarının çeşitli yönleri kıyaslanarak "karşılaştırma" düşünceyi geliştirme yolundan yararlanılmıştır.
Yukarıdaki parçaya göre bu değerlendirme doğru mudur?
Gazeteci:
(I) ----
Deniz Biyoloğu:
— Derin denizlerdeki ekosistemler, karasal yaşam alanlarının aksine güneş ışığından tamamen yoksundur. Buradaki canlılar, kemosentez sayesinde deniz tabanındaki hidrotermal bacalardan sızan kimyasalları enerjiye dönüştürerek hayatta kalırlar. Dolayısıyla fotosenteze dayalı bildiğimiz yaşam zincirinin çok dışında, karanlık ve yüksek basınçlı bir ortamda tamamen kendine özgü bir besin ağı kurulmuştur.
Gazeteci:
(II) ----
Deniz Biyoloğu:
— Bu bölgeler insan gözünden ve doğrudan müdahalelerinden uzak olduğu için uzun süre güvende kabul ediliyordu. Ancak derin deniz madenciliği, mikroplastik birikimi ve küresel ısınmanın okyanus akıntılarını yavaşlatması gibi etkenler, bu hassas dengenin de sarsılmaya başladığını gösteriyor. Yani ulaşılamaz olması, oraları insan kaynaklı tehditlerden muaf kılmıyor.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. İnsanoğlunun doğrudan ulaşamadığı derin deniz ekosistemlerinin kendi kendini yenileme potansiyeli var mıdır?
II. Derin deniz madenciliği ve mikroplastik kirliliğinin okyanus akıntıları üzerindeki etkileri nasıl ölçülmektedir?
II. İnsan faaliyetlerinin ve küresel çevre sorunlarının, bu izole derin deniz ekosistemleri üzerindeki etkileri nelerdir?
II. Okyanusların derin bölgelerinin korunması amacıyla yürütülen uluslararası koruma projeleri ne düzeyde başarılı olmuştur?
II. Küresel ısınmanın okyanus akıntılarını yavaşlatmasının derin denizlerin sıcaklık dengesine etkileri nelerdir?
Türkçede ünlem görevli sözcükler, ad çekim eklerini alarak adlaşabilir ve cümlede isim (ad) görevinde kullanılabilir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem türündeki bir sözcük, ad çekim eki alarak isimleşmiştir?
(I) Son yıllarda plastik kirliliği, deniz ekosistemlerini tehdit eden en büyük çevre sorunlarından biri hâline gelmiştir. (II) Rüzgâr ve akıntılarla okyanuslara taşınan bu atıklar, su yüzeyinde devasa çöp yığınları oluşturmaktadır. (III) Okyanuslarda biriken bu maddeler, zamanla güneş ışığı ve dalgaların etkisiyle mikroplastik adı verilen küçük parçacıklara ayrılmaktadır. (IV) Besin zincirine bu şekilde dahil olan zehirli kimyasallar, balıklar aracılığıyla en nihayetinde insan sofralarına kadar ulaşmaktadır. (V) Bu durum, çevre kirliliğinin sadece okyanusları değil, doğrudan insan sağlığını da tehdit ettiğini göstermektedir.
"Deniz canlıları tarafından besin sanılarak yutulan bu mikroskobik atıklar, canlı bünyesinde birikmeye başlar."
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden oluşan paragrafın anlam bütünlüğünü sağlamak için tırnak içinde verilen cümle, paragraftaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir?
(I) Ebru, geleneksel Türk sanatları arasında renklerin suyla dansı olarak tanımlanan en özel süsleme sanatlarından biridir. (II) Bu sanatta, yoğunlaştırılmış suyun üzerine serpilen boyalarla benzersiz desenler oluşturulur ve bu desenler kâğıda aktarılır. (III) Ebru sanatında kullanılan boyalar tamamen doğal yollarla, çeşitli toprak ve bitkilerden elde edilmektedir. (IV) Günümüzde ebru sanatı yurt dışında da büyük bir ilgiyle takip edilmekte ve çeşitli sergiler açılmaktadır. (V) Boyaların su yüzeyinde dağılmadan kalabilmesi için suyun içine geven otundan elde edilen kitre maddesi eklenerek suyun kıvamı artırılır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Türkçede belirtme durumu eki (-ı / -i) ile üçüncü tekil kişi iyelik eki (-ı / -i) biçimsel olarak benzerlik gösterse de işlevsel olarak farklıdır. İyelik eki eklendiği sözcüğün bir varlığa ait olduğunu bildirirken belirtme durumu eki eklendiği sözcü��ü yükleme bağlayarak belirtili nesne yapar.
Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde yer alan altı çizili sözcük, belirtme durumu eki almıştır?
Kuantum mekaniği; atom altı parçacıkların mikro dünyadaki karmaşık davranışlarını olasılık dalgaları, eşzamanlılık ve belirsizlik ilkeleriyle açıklamaya çalışan modern bir fizik teorisidir. Bu kuramsal çerçeve, yüzyıllardır süregelen nesnel gerçeklik algımızı kökten sarsarak evrene bakışımızı bütünüyle değiştirmiştir. Klasik fizik evreni tamamen öngörülebilir, belirlenmiş ve devasa bir mekanik düzenek olarak tasavvur ederken; kuantum fiziği, gözlemcinin sisteme yaptığı en ufak müdahaleyle bile yönü değişen, kesinlikten uzak dinamik bir olasılıklar evreni sunar. Bu yeni bilimsel paradigma, bilginin nesnelliğine dair kabulleri yeniden sorgulatır. Nitekim ünlü fizikçi Werner Heisenberg, "Doğayı gözlemlediğimizde doğanın kendisini değil, bizim sorgulama yöntemimize maruz kalmış doğayı görürüz." diyerek nesnel gerçekliğin insan zihninden ve ölçüm araçlarından bağımsız düşünülemeyeceğini açıkça belirtir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?
(I) Yazınsal çeviri, yalnızca bir dildeki sözcükleri başka bir dile aktarma işi değil, iki farklı kültür dünyası arasında estetik ve anlamsal bir köprü kurma sanatıdır. (II) Bu süreçte çevirmen, kaynak metnin yazarının üslubunu, metindeki imgeleri ve ritmi hedef dilin olanaklarıyla yeniden üretirken yaratıcı bir yazar gibi çalışmak zorundadır. (III) Çeviribilim alanında son yıllarda yapılan araştırmalar, çevirmenin görünürlüğü ve metne müdahale sınırları üzerine yoğunlaşarak geleneksel sadakat anlayışını tartışmaya açmıştır. (IV) Özellikle şiir çevirisinde ses benzerliklerinin ve sözcüklerin çağrışım değerlerinin korunması, çevirmenin dilsel duyarlılığını en üst düzeye çıkarmasını gerektirir. (V) Bu yaratıcı çaba sayesinde, yabancı bir dilde doğmuş bir başyapıt, kendi kültürel bağlamından kopmadan hedef dilin okuru için de özgün bir sanat deneyimine dönüşür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?