Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1201Soru

Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili zamirleri, temsil ettikleri zamir türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bilim insanları son araştırmada bizi şaşırtsa da onların bu alandaki çabası takdire şayandır.
Bu eski konakta çocukluğum geçmişti ama ötekini daha çok sevmiştim.
Kimi yazarlar üslubu öne çıkarırken kimileri de yalnızca olay örgüsünü önemser.
Sanat tarihi araştırmalarında, tablodaki figürlerin nereye yerleştirildiği kompozisyonun dengesini doğrudan belirler.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerde geçen zamirlerin türleriyle doğru eşleşmesi şu şekildedir: 'onların' -> Şahıs (Ki��i) Zamiri, 'ötekini' -> İşaret Zamiri, 'kimileri' -> Belgisiz Zamir, 'nereye' -> Soru Zamiri.
Verilen cümlelerdeki zamirler işlevlerine göre doğru şekilde eşleştirilmiştir: 'onların' sözcüğü kişi yerine kullanıldığı için kişi zamiri; 'ötekini' sözcüğü bir varlığı işaret ettiği için işaret zamiri; 'kimileri' sözcüğü belirsiz kişileri karşıladığı için belgisiz zamir; 'nereye' sözcüğü ise yönelme bildiren bir yer isminin yerini soruyla tuttuğu için soru zamiridir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin cümle içindeki işlevlerini belirlemek.
Belirlenen sözcükler: 'onların', 'ötekini', 'kimileri', 'nereye'.
Eşleştirme işlemine başlamadan önce incelenecek hedef sözcükleri tespit etmek gerekir.
2
Her bir altı çizili sözcüğün ismin yerini hangi anlam ilgisiyle (kişi, işaret, belirsizlik, soru) tuttuğunu analiz etmek.
'onların' insan yerine (bilim insanları), 'ötekini' konak yerine işaret ederek, 'kimileri' bazı yazarları belirsizce, 'nereye' ise yönelme durumundaki bir yer ismini soru yoluyla karşılamaktadır.
Zamir türlerini ayırt etmenin temel yolu, sözcüğün ismin yerini hangi işlevle tuttuğunu bulmaktır.
3
Tespit edilen işlevleri zamir türleriyle eşleştirmek.
'onların' -> Şahıs zamiri, 'ötekini' -> İşaret zamiri, 'kimileri' -> Belgisiz zamir, 'nereye' -> Soru zamiri eşleşmesi sağlanır.
Elde edilen dil bilgisel analizlerin zamir sınıflandırmasındaki karşılıklarını belirlemek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Zamirlerin (adılların) anlam ve görevlerine göre çeşitleri (şahıs, işaret, belgisiz, soru)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1202Soru

Aşağıdaki cümlelerde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını belirleyerek cümleleri ilgili kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ova, çevresine göre alçakta kalmış, akarsular tarafından derin biçimde yarılmamış geniş düzlüklerdir.
Bozkırın ortasındaki bu küçük köy, tıpkı susuzluktan çatlamış bir toprak gibi sessizliğe bürünmüştü.
Şiir ruhun şanındandır diyen Yahya Kemal, onun musikiden başka bir şey olmadığını savunur.
Geleneksel tarım yöntemlerinde insan gücüne ihtiyaç duyulurken modern tarımda makineleşme ön plandadır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ova tanımı yapılan cümle tanımlama ile; köyün sessizliğini çatlamış toprağa benzeten cümle benzetme ile; Yahya Kemal'in sözünü aktaran cümle tanık gösterme ile; geleneksel ve modern tarımı kıyaslayan cümle karşılaştırma ile eşleşmelidir.
Verilen cümleler anlam ve işlev bakımından incelendiğinde; birinci cümlenin 'Ova nedir?' sorusunun karşılığı olarak tanımlama yaptığı, ikinci cümlenin köyün sessizliğini çatlamış toprağa benzeterek benzetme kurduğu, üçüncü cümlenin yazarın savını desteklemek adına Yahya Kemal'in görüşünü aktararak tanık gösterdiği ve dördüncü cümlenin geleneksel ile modern tarımı karşılaştırdığı görülmektedir. Bu durum doğru eşleşmeyi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin yapısı incelenir.
Cümlenin 'Ova nedir?' sorusuna net bir cevap verdiği ve kavramın sınırlarını çizdiği görülür.
Bu özellikler tanımlama (tanım yapma) düşünceyi geliştirme yolunu işaret eder.
2
İkinci cümlenin anlam ilişkisi incelenir.
Köyün sessiz olma durumu ile susuzluktan çatlamış toprağın durumu arasında 'tıpkı... gibi' ifadesiyle bağ kurulduğu tespit edilir.
İki durum veya varlık arasında benzerlik yönüyle bağ kurmak benzetme yolunu oluşturur.
3
Üçüncü cümlenin içeriği analiz edilir.
Şiirle ilgili bir fikri desteklemek için Yahya Kemal'in doğrudan/dolaylı olarak sözünün aktarıldığı ve isminin anıldığı görülür.
Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için alanında uzman bir kişinin görüşlerine yer vermek tanık göstermedir.
4
Dördüncü cümlenin karşılaştırma unsurları değerlendirilir.
Geleneksel tarım ve modern tarım yöntemleri 'insan gücü' ve 'makineleşme' özellikleri bakımından karşılaştırılır.
Farklı durumların veya kavramların ortak ya da farklı yönlerini ortaya koymak karşılaştırma yoludur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1203Soru

Türkçede türetilirken (yapım eki alırken), çekim eki alırken veya iki sözcük birleşirken ünlü düşmesi meydana gelebilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü düşmesine uğramış sözcük, bu ses olayının oluşumu (meydana geliş yolu) bakımından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmişin tatlı hatıraları, yorgun düşen zihnini bir an olsun dinlendiriyordu.

Cevap

Geçmişin tatlı hatıraları, yorgun düşen zihnini bir an olsun dinlendiriyordu.
Geçmişin tatlı hatıraları, yorgun düşen zihnini bir an olsun dinlendiriyordu. cümlesinde geçen 'zihnini' sözcüğünün kökü 'zihin'dir. Bu sözcük belirtme veya iyelik eki gibi bir çekim eki alırken ikinci hecesindeki dar ünlü düşmüştür. Diğer seçeneklerdeki sözcüklerde ise ünlü düşmesi yapım eki (türetilirken) alırken gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan ve ünlü düşmesine uğramış olan sözcükleri tespit etmek.
Cümlelerdeki 'tasarlarken', 'zihnini', 'beslediği', 'yalnızlık' ve 'oynuyor' sözc��klerinde ünlü düşmesi olduğu belirlenir.
Soruyu çözebilmek için öncelikle ses olayına uğramış hedef sözcüklerin bulunması gerekir.
2
Bu sözcüklerin köklerini ve aldıkları eklerin türlerini (yapım eki / çekim eki) incelemek.
'tasarı-la-r-ken' (türetilirken), 'besi-le-diğ-i' (türetilirken), 'yalın-ız-lık' (türetilirken), 'oyun-a-yor' (türetilirken) sözcüklerinin türetilirken; 'zihin-i-n-i' (çekim eki alırken) sözcüğünün ise çekim eki alırken ünlü kaybına uğradığı görülür.
Ünlü düşmesinin dil bilgisel oluşum yollarını ayırt etmek, farklı olan seçeneği bulmamızı sağlar.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda diğerlerinden farklı yolla ünlü düşmesine uğramış sözcüğü barındıran cümleyi seçmek.
'zihnini' sözcüğünün çekim eki alırken ünlü kaybına uğraması nedeniyle bu cümlenin diğerlerinden farklı olduğu tespit edilir.
Dört seçenekte ünlü düşmesi türetilme esnasında gerçekleşirken, bir seçenekte çekim eki alımı sırasında gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Ünlü düşmesinin meydana geliş yolları (türetilirken ve çekim eki alırken ünlü düşmesi)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1204Soru

Bazı cümlelerde özne, yüklemin bildirdiği eylemi doğrudan gerçekleştiren değil, başkası tarafından yapılan bu eylemden etkilenen varlıktır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir özne kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kütüphanenin arşivindeki tarihî belgeler, araştırmacıların incelemesi için dijital ortama aktarıldı.

Cevap

Kütüphanenin arşivindeki tarihî belgeler ifadesinin sözde özne olarak kullanıldığı cümle doğru cevaptır.
Doğru seçenekte yer alan cümlede yüklem edilgen çatılı bir fiildir. Bu eylemin bildirdiği işi yapan belli değildir, işten etkilenen 'Kütüphanenin arşivindeki tarihî belgeler' grubu ise sözde özne görevini üstlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemlerin çatı özelliklerini inceleme
Aktarıldı yükleminin edilgen (-l eki almış), diğer seçeneklerdeki yüklemlerin ise etken olduğunu belirleme.
Sözde özne yalnızca edilgen çatılı cümlelerde bulunur.
2
Edilgen yükleme sahip cümlede özneyi tespit etme
Aktarılan ne? sorusuna 'Kütüphanenin arşivindeki tarihî belgeler' cevabını alma.
Cümledeki özneyi doğru bulmak için yükleme doğru sorular yöneltilmelidir.
3
Öznenin türünü belirleme ve eylemi yapıp yapmadığını kontrol etme
Tarihî belgeler kendi kendini aktaramayacağı için bu ögenin sözde özne olduğunu kesinleştirme.
İşi doğrudan yapmayan ama işten etkilenen özne sözde öznedir.

Anahtar Kavram

Edilgen çatılı cümlelerde işten etkilenen ögenin sözde özne olarak adlandırılması.
Soru 1205Soru

Sanatın insana yalnızca hoşça vakit geçirtmek, onu günlük hayatın tekdüzeliğinden kaçırarak teselli etmek gibi bir misyonu olduğunu savunanların sayısı hiç de az değildir. Oysa sanat, insanı uyuşturan bir afyon değil; aksine onu sarsan, kendi gerçekliğiyle ve hayatın çelişkileriyle yüzleştiren amansız bir aynadır. Okuru ya da izleyiciyi rahatsız etmeyen, onun yerleşik kalıplarını kırmayan bir yapıtın gerçek anlamda sanatsal bir değer taşıdığını söylemek zordur. Gerçek sanat, zihinde fırtınalar koparmalı ve insanı sığındığı o konforlu limanlardan zorla çıkarmalıdır.

Bu parçanın anlatımında, yazarın yerleşik bir görü��e karşı çıkarak kendi düşüncesini okuyucuya benimsetmeyi amaçlaması nedeniyle tartışmacı anlatım biçiminden yararlanıldığı yargısı doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Bu parçada yazarın yerleşik bir kanıya karşı çıkarak kendi tezini savunması nedeniyle tartışmacı anlatım biçimi kullanılmıştır, bu yüzden verilen yargı doğrudur.
Doğru yanıt, parçanın yazarın kendi düşüncelerini benimsetmek adına yerleşik bir kanıya karşı çıkarak oluşturduğu tartışmacı anlatım biçimini yansıtmasıdır. Yazar 'sanatın yalnızca hoşça vakit geçirtmek olduğu' görüşünü eleştirip yerine kendi sanat anlayışını koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ana düşünceyi ve yazarın yazış amacını belirleyin.
Yazar, sanatın sadece hoş vakit geçirme aracı olduğunu savunanlara karşı çıkmakta ve sanatın sarsıcı olması gerektiğini savunmaktadır.
Anlatım biçimini belirlemek için yazarın konuyu ele alış tarzını ve amacını anlamak gerekir.
2
Kullanılan dilsel ipuçlarını ve anlatım tekniklerini inceleyin.
'Oysa', 'aksine', 'söylemek zordur' gibi ifadelerle iki farklı görüşün karşı karşıya getirildiği ve tartışmacı bir üslubun benimsendiği görülür.
Tartışmacı anlatımda yazar kendi görüşünü desteklemek için karşıt görüşü çürütmeye çalışır ve bu tür yönlendirici ifadeleri sıkça kullanır.
3
Belirlenen özellikleri anlatım biçimleri teorisiyle eşleştirerek doğruluğu onaylayın.
Yerleşik bir kanıyı değiştirme ve kendi fikrini kabul ettirme çabası tartışmacı anlatımın doğrudan tanımıyla eşleştiği için önerme doğrudur.
Öğrenilen kuramsal bilginin metin üzerindeki uygulamasıyla kesin sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Tartışmacı anlatım biçiminin belirleyici özellikleri ve metindeki işlevi.
Soru 1206Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen parçaları, sağ sütundaki ihlal ettikleri (aykırı düştükleri) anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Gecenin esrarlı koynunda, hüznün sisli yelkenlerini rüzgârla dolduran şair; kelimelerin altın varaklı saraylarında adeta bir hayal perisi gibi süzülerek okuru büyülemeyi amaçlıyor."
"Sanat, toplumun dertlerine ayna tuttuğu sürece kalıcı olabilir; çünkü edebiyatçı fildişi kulesine çekilip sadece kendi iç dünyasını anlatmalıdır."
"Müteşebbislerin mütereddit tavırları, bürokrasinin mu��lak muameleleriyle birleşince müstakbel yatırımların muvaffakiyeti de sekteye uğruyor."
"Yazar, son romanında geçmişte yaşanmış eski hatıralarını, sanki dünmüş gibi canlı ve dipdiri bir biçimde okuyucuya aktarmayı başarmış."

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci parça yalınlık ilkesiyle, ikinci parça tutarlılık ilkesiyle, üçüncü parça akıcılık ilkesiyle, dördüncü parça ise duruluk ilkesiyle eşleşmektedir.
Verilen parçalar incelendiğinde; birinci parçadaki aşırı süslü ve mecazlı dil yalınlık ilkesine, ikinci parçadaki birbirini yalanlayan ifadeler tutarlılık ilkesine, üçüncü parçadaki telaffuzu zor ve kulağı tırmalayan sözcük seçimi akıcılık ilkesine, dördüncü parçadaki gereksiz sözcük kullanımı ise duruluk ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci parçayı incelemek
Metinde mecazlı ve sanatlı ifadelere yer verildiği görülmektedir.
Anlatımda süsten kaçınılması yalınlık ilkesinin gereğidir; bu parça yalınlık ilkesine aykırıdır.
2
İkinci parçayı incelemek
Metinde önce toplumsallık savunulurken sonra bireysellik savunularak çelişki yaratılmıştır.
Metindeki yargıların birbiriyle çelişmemesi tutarlılık ilkesinin gereğidir; bu parça tutarlılık ilkesine aykırıdır.
3
Üçüncü parçayı incelemek
Metinde telaffuzu zor kelimelerin art arda sıralandığı ve akışı engellediği görülmektedir.
Sözcüklerin kolayca telaffuz edilebilmesi akıcılık ilkesinin gereğidir; bu parça akıcılık ilkesine aykırıdır.
4
Dördüncü parçayı incelemek
Metinde 'geçmişte yaşanmış' ve 'eski hatıralar' ifadeleriyle gereksiz sözcük kullanımına yer verilmiştir.
Gereksiz sözcüklerden kaçınılması duruluk ilkesinin gereğidir; bu parça duruluk ilkesine aykırıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Soru 1207Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış isimleri, bu isimlerin türsel özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gökyüzünde süzülen kuş sürüsü, izleyenlere unutulmaz bir manzara sunuyordu.
Yıllar süren ayrılığın ardından içini kaplayan özlem, gözlerinden okunuyordu.
Bu yaz tatilinde ailece Ege kıyılarını gezmeye karar verdik.
Bahçedeki rengârenk çiçekler, etrafa mis gibi kokular yayıyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerde geçen 'sürüsü' sözcüğü topluluk ismiyle, '��zlem' sözcüğü soyut isimle, 'Ege' sözcüğü özel isimle ve 'çiçekler' sözcüğü çoğul isimle eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki koyu harflerle yazılmış isimler sırasıyla topluluk, soyut, özel ve çoğul isim kategorileriyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
'Gökyüzünde süzülen kuş sürüsü...' cümlesindeki 'sürüsü' sözcüğünü incelemek.
'Sürü' sözcüğü, çoğul eki (-ler/-lar) almadığı hâlde birden çok varlıktan oluşan bir grubu ifade ettiği için bir topluluk ismidir.
Topluluk isimlerinin yapısal ve anlamsal özelliklerini belirlemek için.
2
'Yıllar süren ayrılığın ardından içini kaplayan özlem...' cümlesindeki 'özlem' sözcüğünü incelemek.
'Özlem' sözcüğü, beş duyu organıyla algılanamayan ancak zihinsel/duygusal olarak varlığı bilinen bir kavramı karşıladığı için soyut bir isimdir.
Soyut isimlerin tanımına uygunluğunu tespit etmek için.
3
'Bu yaz tatilinde ailece Ege kıyılarını...' cümlesindeki 'Ege' sözcüğünü incelemek.
'Ege' sözcüğü, belirli bir coğrafi bölgeyi (tek bir varlığı) karşıladığı ve büyük harfle yazıldığı için özel bir isimdir.
Özel isimlerin ayırt edici niteliklerini kontrol etmek için.
4
'Bahçedeki rengârenk çiçekler...' cümlesindeki 'çiçekler' sözcüğünü incelemek.
'Çiçekler' sözcüğü, '-ler' çoğul ekini alarak aynı türden birden fazla varlığı karşıladığı için çoğul bir isimdir.
Çoğul isimlerin ek özelliğini belirlemek için.

Anahtar Kavram

İsimlerin anlamlarına (soyut-somut, özel-cins), sayılarına (tekil, çoğul, topluluk) göre sınıflandırılması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1208Soru

(I) Gökyüzünde süzülen martıların sesini dinliyorum sessizce. (II) Denizden esen tatlı rüzgâr, içimi ferahlatan bir serinlik sunuyor bana. (III) Uzaklarda kaybolan gemilerin nereye gittiğini merak etmek... (IV) Kıyıya vuran dalgaların çıkardığı sesler ruhumu dinlendiriyor. (V) Zamanın nasıl geçtiğini hissetmeden oturuyorum burada saatlerce.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde çekimli bir fiil (eylem) yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümlede çekimli bir fiil bulunmamaktadır.
Üçüncü cümlede çekimli bir fiil bulunmamaktadır. Bu cümledeki 'kaybolan' ve 'gittiğini' sözcükleri sıfat-fiil; 'merak etmek' sözcüğü ise isim-fiildir. Cümle, yüklemi bulunmayan eksiltili bir yapıya sahiptir ve kip ile şahıs eki almış herhangi bir çekimli eyleme yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan tüm c��mlelerdeki eylem kökenli sözcükler belirlenir.
Birinci cümlede 'süzülen', 'dinliyorum'; ikinci cümlede 'esen', 'ferahlatan', 'sunuyor'; üçüncü cümlede 'kaybolan', 'gitti��ini', 'merak etmek'; dördüncü cümlede 'vuran', 'çıkardığı', 'dinlendiriyor'; beşinci cümlede 'geçtiğini', 'hissetmeden', 'oturuyorum' sözcükleri tespit edilir.
Eylem soylu sözcüklerin çekimli fiil mi yoksa fiilimsi mi olduğunu ayırt edebilmek için ilk olarak bunları belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen eylem soylu sözcüklerin kip ve şahıs eki alıp almadığı kontrol edilir.
Birinci cümlede 'dinle-yor-um' (şimdiki zaman, birinci tekil kişi), ikinci cümlede 'sun-uyor' (şimdiki zaman, üçüncü tekil kişi), dördüncü cümlede 'dinlendir-iyor' (şimdiki zaman, üçüncü tekil kişi) ve beşinci cümlede 'otur-uyor-um' (şimdiki zaman, birinci tekil kişi) şeklinde çekimlenmiş eylemler bulunur.
Bir eylemin çekimli fiil olabilmesi için mutlaka haber ya da dilek kiplerinden birini alması ve bir şahsa bağlanması gerekir.
3
Üçüncü cümledeki eylem soylu kelimelerin yapıları ve ekleri analiz edilir.
Üçüncü cümlede yer alan 'kaybol-an' ve 'git-tiğ-i-ni' sözcükleri sıfat-fiil eki almış birer sıfat-fiildir. 'merak et-mek' ise isim-fiil eki almış bir isim-fiildir. Cümlede kip ve şahıs eki almış herhangi bir çekimli eylem yer almamaktadır.
Fiilimsiler eylem anlamını taşımaya devam etseler de çekim eki almadıkları için çekimli fiil özelliğine sahip değillerdir.

Anahtar Kavram

Çekimli fiiller ile fiilimsi (eylemsi) türündeki sözcüklerin ayırt edilmesi.
Soru 1209Soru

Nesne, yüklemde bildirilen işten etkilenen ögedir ve belirtme durum ekini (-ı / -i / -u / -��) alan nesnelere belirtili nesne denir. Belirtili nesneyi bulmak için yükleme "neyi?" veya "kimi?" soruları sorulur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirtili nesne kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç yazar, son romanında çocukluk günlerini anlatmış.

Cevap

Genç yazar, son romanında çocukluk günlerini anlatmış.
Yazarın çocukluk günlerini anlattığını ifade eden cümlede, 'anlatmış' yüklemine sorulan 'Neyi anlatmış?' sorusunun cevabı olan 'çocukluk günlerini' söz öbeği, belirtme durum ekini (-i) aldığı için belirtili nesne görevindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin yüklemini belirleyin.
'anlatmış' sözcüğü cümlenin yüklemidir.
Cümlenin ögelerini bulmaya her zaman yüklemi tespit ederek başlarız.
2
Yükleme 'kim?' sorusunu sorarak özneyi bulun.
'Genç yazar' söz öbeği cümlenin öznesidir.
Özneyi nesneden önce bulmak, belirtisiz nesne ile öznenin karıştırılmasını önler.
3
Yükleme 'neyi?' sorusunu sorarak belirtili nesneyi bulun.
'Neyi anlatmış?' sorusunun cevabı 'çocukluk günlerini' söz öbeğidir.
Belirtili nesne, belirtme durum eki (-i) alan ve yükleme sorulan 'neyi?' veya 'kimi?' sorularına cevap veren ögedir.

Anahtar Kavram

Belirtili nesne, belirtme durum eki (-ı/-i/-u/-ü) alan ve yükleme sorulan 'neyi?', 'kimi?' sorularıyla bulunan ögedir. Üçüncü şahıs iyelik eki alan ve özne görevinde olan sözcüklerle karıştırılmamalıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1210Soru

(I) Pusula, insanlığın coğrafi sınırları aşmasında ve bilinen dünyanın ötesine geçmesinde rol oynayan en önemli buluşlardan biridir. (II) Çinliler tarafından yön bulma amacıyla kullanılmaya başlanan bu araç, deniz ticareti yoluyla önce Arap dünyasına, ardından da Avrupa'ya ulaşmıştır. (III) Avrupalı denizcilerin elinde gelişen pusula, açık denizlerde yön kaybetme korkusunu ortadan kaldırarak Coğrafi Keşifler'in başlamasına zemin hazırlamıştır. (IV) Pusulanın yapımında kullanılan mıknatıslı iğne, Dünya'nın manyetik alan çizgileriyle etkileşime girerek her zaman kuzey-güney doğrultusunu gösterir. (V) Bu yön bulma prensibi, Dünya'nın erimiş metal çekirdeğinin yarattığı devasa bir manyetik alanın varlığına dayanmaktadır. (VI) Teknolojik gelişmelerle birlikte günümüzde manyetik pusulaların yerini uydu tabanlı küresel konumlandırma sistemleri alsa da temel yön bilgisi hâlâ bu kadim araç üzerinden öğretilmektedir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Pusulanın tarihsel sürecinden fiziksel çalışma mekanizmasına geçiş yapılan IV numaralı cümle ikinci paragrafın ilk cümlesidir.
IV numaralı cümlede pusulanın tarihi ve kültürel etkilerinden bahsedilmekten vazgeçilip pusulanın teknik çalışma mekanizması açıklanmaya başlanmıştır. Bu bakış açısı değişikliği, yeni bir paragrafın başlangıcı olmasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki tüm cümleler konu bütünlüğü ve yönü açısından incelenir.
İlk üç cümlenin pusulanın tarihsel gelişimi ve coğrafi keşiflerdeki rolünü anlattığı, dördüncü cümleden itibaren ise pusulanın çalışma prensibine geçildiği belirlenir.
Yazarın konuya bakış açısındaki değişimi yakalamak için konu sınırları tespit edilmelidir.
2
İkinci paragrafın başlangıcı olabilecek cümlenin kendinden önceki cümlelerle anlamsal bağının kopup kopmadığı kontrol edilir.
IV numaralı cümlenin kendinden önceki cümlelerin devamı niteliğinde olmadığı, yeni bir konuya (çalışma prensibine) bağımsız bir giriş yaptığı görülür.
Yeni bir paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki cümleye doğrudan bağlı olan referans ifadeleri içermemelidir.
3
V ve VI numaralı cümlelerin, IV numaralı cümleyle kurduğu anlamsal ilişki değerlendirilir.
V numaralı cümledeki 'Bu yön bulma prensibi' ifadesinin IV numaralı cümleye bağlandığı, VI numaralı cümlenin de bu teknik konuyu tamamladığı anlaşılır.
Seçilen bölünme noktasından sonra gelen cümlelerin de yeni paragrafın konusuyla bütünlük oluşturup oluşturmadığı doğrulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı iki paragrafa bölme sorularında, yazarın konuyu ele alış biçimindeki veya konunun kendisindeki bakış açısı değişikliğinin gerçekleştiği cümleyi bulmak.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1211Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük ve ekleri, üstlendikleri işlev ve tür bakımından sağda verilen zamir türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kendi kuşağındaki şairlerin dil hassasiyetini takdir etmekle birlikte, kendisininkini her zaman daha özgün bir yerde konumlandırırdı.
Edebî eserin kalıcılığını sağlayan şey üsluptur; yazar onu bir kuyumcu titizliğiyle işlemedikçe kalıcı olamaz.
Toplumsal dönüşümün sancılarını aktaran yapıtların birçoğu, d��nemin edebiyat çevrelerince başlangıçta soğuk karşılanmıştır.
Modernleşme sürecinin birey üzerindeki yabancılaştırıcı etkisini bu denli derin işleyen şair, gücünü nereden almaktadır?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerde geçen koyu harfli sözcük ve eklerin doğru eşleştirmesi şu şekildedir: 'kendisininkini' sözcüğü ilgi zamiriyle, 'onu' sözcüğü işaret zamiriyle, 'birçoğu' sözcüğü belgisiz zamirle, 'nereden' sözcüğü ise soru zamiriyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede her sözcük ve ek kendi dil bilgisi işlevine uygun olarak atanmıştır. 'kendisininkini' sözcüğündeki '-ki' ekinin ilgi zamiri olduğu, 'onu' sözcüğünün insan dışı bir kavram olan üslup sözcüğünü karşıladığı için işaret zamiri olduğu, 'birçoğu' sözcüğünün iyelik eki alarak belgisiz zamire dönüştüğü ve 'nereden' sözcüğünün yer ismi yerine geçen bir soru zamiri olduğu görülür.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki 'kendisininkini' sözcüğünün ek yapısını incelemek.
Sözcüğün 'kendisinin-ki-n-i' şeklinde eklerine ayrıldığı ve tamlayan ekinden (-in) sonra gelen '-ki' ekinin 'dil hassasiyeti' isminin yerini tuttuğu belirlenir.
Tamlayan ekinden sonra gelerek bir ismin yerini tutan '-ki' eki ilgi zamiridir.
2
İkinci cümledeki 'onu' sözcüğünün hangi varlığı karşıladığını tespit etmek.
Sözcüğün, insan dışı soyut bir kavram olan 'üslup' sözcüğünün yerini tuttuğu belirlenir.
'O' ve 'onu' sözcükleri insan dışı varlık ya da kavramları karşıladıklarında kişi zamiri değil, işaret zamiri olurlar.
3
Üçüncü cümledeki 'birçoğu' sözcüğünün türünü ve cümledeki görevini çözümlemek.
Belirsizlik bildiren sözcüğün bir ismi nitelemek yerine çekim eki alarak doğrudan isimlerin yerini tuttuğu tespit edilir.
Belgisiz sözcükler çekim eki alarak (iyelik eki) ismin yerini tuttuklarında belgisiz zamir olurlar.
4
Dördüncü cümledeki 'nereden' sözcüğünün soru işlevini belirlemek.
Soru bildiren sözcüğün yönelme/çıkma durum eki alarak bir yer isminin yerini tuttuğu saptanır.
Soru kelimeleri isimlerin yerini tuttuğunda soru zamiri görevini üstlenir.

Anahtar Kavram

Zamirler (Adıllar)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1212Soru

"Sözü edilen bu olumsuz gidişat, bilginin zihnin etken bir gücü olmaktan çıkıp harflerin edilgen kılavuzluğuna terk edilmesiyle filizlenir."

Yukarıdaki cümle, anlam akışına göre aşağıdaki parçada numaralanmış yerlerin hangisine getirilmelidir?

Platon, Phaidros diyaloğunda Sokrates’in ağzından yazının icadına dair Mısır mitini aktarırken ilginç bir iddiada bulunur. (I) Mısır tanrısı Theuth, buluşunu kral Thamus’a sunarken yazının insan hafızasını güçlendireceğini ve bilgeliği artıracağını savunur. (II) Thamus ise bu iddiaya karşı çıkarak yazının belleği güçlendirmek bir yana, onu tembelliğe alıştırıp körelteceğini belirtir. (III) Zira yazıya güvenen insanlar, bilgiyi kendi zihinlerinde taşımak yerine dışsal işaretlerin sunduğu hazır bir hatırlamaya bel bağlayacaklardır. (IV) Bu durum, bilginin içselleştirilmeden sadece yüzeysel bir kabuk olarak kalmasına yol açar. (V) İşte bu yüzden Platon’a göre gerçek bilgi, ruha yazılan ve yaşayan canlı sözdedir; kağıt üzerindeki cansız harflerde değil.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

III numaralı yer
Parçada kral Thamus'un yazının belleği körelteceğine dair eleştirisi dile getirilmiştir. Getirilmesi istenen cümledeki 'Sözü edilen bu olumsuz gidişat' ifadesi, Thamus'un belirttiği belleğin körelmesi ve tembelliğe alışması durumuna gönderme yapmaktadır. Bu nedenle cümle, Thamus'un eleştirisinin hemen ardından gelen III numaralı yere getirilmelidir. Böylece hem olumsuz gidişatın ne olduğu netleşmekte hem de ardından gelen 'Zira' bağlaçlı cümleyle bu gidişatın gerekçesi açıklanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eklenecek cümledeki anahtar ipuçlarını saptama.
Cümledeki 'Sözü edilen bu olumsuz gidişat' ifadesi, kendisinden önce olumsuz bir duruma değinilmiş olmasını gerektirmektedir.
Paragraftaki anlam ve mantık köprülerini kurabilmek için referans kelimelerin yönünü belirlemek.
2
Parçada olumsuz yargının ilk geçtiği yeri bulma.
Metinde olumsuz durum ilk kez kral Thamus'un yazının belleği körelteceği ve tembelliğe alıştıracağı yönündeki eleştirisiyle ortaya çıkmaktadır.
Eklenecek cümlenin öncesindeki bağlamı doğru tespit etmek.
3
Eklenecek cümleden sonra gelen cümlenin uyumunu değerlendirme.
Cümle III numaralı yere yerleştirildiğinde, sonraki cümlenin başındaki 'Zira' bağlacı, bu edilgenleşme ve filizlenme sürecinin gerekçesini açıklayarak akışı tamamlamaktadır.
Cümlenin hem öncesiyle hem de sonrasıyla dil bilgisel ve anlamsal bütünlüğünü kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta cümleler arası anlam akışını ve mantıksal tutarlılığı belirleyen referans ifadelerin, bağlaçların ve işaret sıfatlarının işlevlerini analiz etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1213Soru

A��ağıdaki cümleleri, içlerinde yer alan özne türleriyle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Romanın taslakları, yazarın çalışma masasındaki çekmecede yıllarca saklanmış.
Her sabah erkenden kalkıp bahçedeki çiçekleri tek tek sularım.
Genç ressam, sergideki tabloların renk uyumunu büyük bir hayranlıkla izliyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Saklanmış yüklemli ilk cümle sözde özneyle, sularım yüklemli ikinci cümle gizli özneyle, izliyordu yüklemli üçüncü cümle ise gerçek özneyle eşleşmelidir.
Yapılan eşleştirmede ilk cümle edilgen yüklemi nedeniyle sözde özne ile, ikinci cümle yüklemdeki şahıs ekinden anlaşılan gizli özne ile, üçüncü cümle ise cümlede yazılı olan gerçek özne ile doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin yüklemini ve çatısını çözümlemek
'Saklanmış' fiili edilgen çatı eki (-n) taşımaktadır ve işi yapan belli değildir. İşten etkilenen 'Romanın taslakları' sözde özne olur.
Yüklemi edilgen olan cümlelerde işi yapan gerçek bir özne bulunmaz; işten etkilenen öge özne görevini üstlenir.
2
İkinci cümlenin yüklemini ve öznesini bulmak
'Sularım' yüklemindeki şahıs ekinden öznenin birinci tekil kişi (ben) olduğu anlaşılır ancak cümlede bu sözcük yazılmamıştır.
Cümlede kelime olarak geçmeyip yüklemdeki kişi ekinden tespit edilen özne türü gizli öznedir.
3
Üçüncü cümlenin yüklemini ve işi yapanı tespit etmek
'İzliyordu' etken eyleminin gerçekleştiren 'Genç ressam' ögesi cümlede doğrudan yer almaktadır.
Yüklemin bildirdiği işi doğrudan yapan ve cümlede açıkça kelime olarak yer alan özne gerçek öznedir.

Anahtar Kavram

Yüklemin çatı özelliklerine (etken/edilgen) ve cümlede açıkça bulunup bulunmamasına göre özne türlerinin belirlenmesi.
Soru 1214Soru

Türkçede bazı ekler hem yap��m eki hem de çekim eki olarak kullanılabilir. Örneğin fiilden isim yapım eki olan "-ın / -in / -un / -ün" ile ikinci çoğul şahıs emir eki olan "-ın / -in / -un / -ün" yazılış bakımından aynı olsa da işlevce tamamen farklıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte yer alan "-ın / -in / -un / -ün" eki, diğerlerinden farklı bir işlevde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplanan bu kolileri sınıflara dağıtmak üzere okulun bahçesine yığın.

Cevap

Toplanan bu kolileri sınıflara dağıtmak üzere okulun bahçesine yığın.
Toplanan bu kolileri sınıflara dağıtmak üzere okulun bahçesine yığın cümlesindeki 'yığın' sözcüğü eylem (yüklem) görevindedir ve aldığı '-ın' eki ikinci çoğul şahıs emir çekim ekidir. Diğer seçeneklerdeki sözcükler ise fiilden isim yapım eki alarak isimleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili sözcüklerin köklerini ve cümledeki anlamlarını belirleme
Sözcüklerin tamamı fiil köklüdür: yay-mak, yığ-mak, ek-mek, bas-mak.
Ekin kökünü bularak ekin türünü ve işlevini belirlemek analiz için ilk adımdır.
2
Sözcüklerin cümlede isim mi yoksa fiil mi olarak kullanıldığını tespit etme
Okulun bahçesine yığın cümlesindeki 'yığın' sözcüğü bir eylemi bildirmekteyken; diğer cümlelerdeki 'yayın', 'yığın', 'ekinler' ve 'basın' sözcükleri birer varlığı veya kavramı karşılayan isimlerdir.
Sözcüğün cümledeki türü, aldığı ekin yapım eki mi yoksa çekim eki mi olduğunu anlamamızı sağlar.
3
Eklerin işlevsel türlerini ayırt etme
İsim olan sözcüklerdeki ekler fiilden isim yapım ekidir. Eylem olan sözcükteki ek ise ikinci çoğul şahıs emir (çekim) ekidir.
Yapım ekleri yeni kelime türetirken çekim ekleri kelimelerin cümle içindeki ilişkilerini ve çekimlerini düzenler.

Anahtar Kavram

Fiilden İsim Yapım Eki ile Fiil Çekim Eki (Emir/Şahıs Eki) Ayrımı
Soru 1215Soru

(I) İnsanlık tarihinin en önemli buluşlarından biri olan kağıt, bilginin korunup nesiller boyu aktarılmasında köprü görevi üstlenmiştir. (II) İlk olarak Çin'de üretilen bu değerli malzeme, ticaret yolları vasıtasıyla zamanla farklı coğrafyalara ve kültürlere yayılmıştır. (III) Orta Çağ'da İslam dünyası üzerinden Avrupa'ya ulaşmasıyla birlikte bilimsel ve edebi çalışmaların hız kazanmasını sağlamıştır. (IV) Günümüzde dijitalleşmenin etkisiyle kütüphane binalarının mimari tasarımları da büyük bir değişim göstermektedir. (V) Yüzyıllar boyunca kültürlerin en önemli taşıyıcısı olan kağıt, dijital araçların yaygınlaştığı günümüzde bile hayatımızdaki vazgeçilmez yerini korumaktadır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV numaralı cümle)
Paragrafta genel olarak kağıdın tarih içindeki gelişimi ve bilginin aktarılmasındaki önemi anlatılırken, dördüncü cümlede konu dışına çıkılarak kütüphane binalarının mimari tasarımındaki değişimlerden bahsedilmiştir. Bu durum paragrafın genel akışını bozmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin ortak konusunu ve bu konuya yaklaşım açısını belirleyin.
Paragrafın genelinde kağıdın tarihsel gelişimi, coğrafi yayılımı ve bilginin korunmasındaki tarihsel/güncel önemi ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi saptamak için öncelikle paragrafın genel konusunun sınırları belirlenmelidir.
2
Her bir cümlenin bu ortak konuyu nasıl sürdürdüğünü inceleyin.
I, II, III ve V numaralı cümleler kağıt odağında kronolojik ve tematik bir bütünlük oluştururken; IV numaralı cümle konuyu aniden kütüphane binalarının mimari tasarımına kaydırmaktadır.
Cümleler arasındaki anlamsal bağların nerede koptuğunu görmek akışı bozan cümleyi ortaya çıkarır.
3
Konu dışına çıkan ve paragrafın bütünlüğünü bozan cümleyi tespit edin.
Kütüphane binalarının mimari tasarımından bahseden IV numaralı cümlenin akışı bozduğu saptanır.
Bu cümlenin paragraftan çıkarılmasıyla düşüncenin akışı pürüzsüz ve anlamlı bir hal almaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümle, paragrafta işlenen genel konunun dışına çıkan ya da konuya aniden farklı bir bakış açısıyla yaklaşarak anlam bütünlüğünü zedeleyen cümledir.
Tahmini Süre:50s
Soru 1216Soru

Derecelendirme zarfları; sıfatların, fiillerin, fiilimsilerin ya da zarfların anlamını derece, miktar veya üstünlük yönünden etkileyen sözcüklerdir. Bu sözcükler, cümlede bir sıfatı ya da zarfı derecelendirme göreviyle kullanılabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde derecelendirme zarfı, bir sıfatı derecelendirme göreviyle kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplantıya katılan kurul üyeleri, sunulan raporlar üzerine son derece yapıcı değerlendirmeler yaptılar.

Cevap

Toplantıya katılan kurul üyeleri, sunulan raporlar üzerine son derece yapıcı değerlendirmeler yaptılar. cümlesindeki 'son derece' söz��, 'yapıcı' niteleme sıfatının anlamını derecelendirmiştir.
Doğru cevap, 'son derece yapıcı değerlendirmeler' ifadesinin yer aldığı cümledir. Bu cümlede 'yapıcı' sözcüğü, 'değerlendirmeler' ismini niteleyen bir sıfattır. 'son derece' söz öbeği ise bu sıfatın derecesini belirterek bir sıfatı derecelendirme görevi üstlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen derecelendirme bildiren sözcükleri tespit etmek.
Cümlelerde sırasıyla 'daha', 'son derece', 'çok', 'epey' ve 'pek' sözcükleri veya söz öbekleri belirlenmiştir.
Sözcüklerin cümle içindeki görevlerini belirlemek için öncelikle derecelendirme bildiren yapıların bulunması gerekir.
2
Belirlenen derecelendirme sözcüklerinin hangi sözcük türün�� etkilediğini analiz etmek.
Seçeneklerdeki sözcüklerin etki ettiği kelimeler şu şekildedir: 'daha' sözcüğü 'hızlı' zarfını; 'son derece' sözü 'yapıcı' sıfatını; 'çok' sözcüğü 'çiçek' ismini (sıfat olarak); 'epey' sözcüğü 'beğenildi' fiilini; 'pek' sözcüğü ise 'yakında' zarfını etkilemiştir.
Derecelendirme zarfının sıfatı mı yoksa zarfı mı etkilediğini belirlemek için etki ettiği kelimenin türünü incelemek şarttır.
3
Sıfatı derecelendiren seçeneği doğru cevap olarak işaretlemek.
'son derece yapıcı değerlendirmeler' yapısındaki 'son derece' zarfının, niteleme sıfatı olan 'yapıcı' sözcüğünün anlamını pekiştirip derecelendirdiği netleşmiştir.
Soruda sadece sıfatı derecelendirme göreviyle kullanılan yapının bulunması istendiği için bu analize göre doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Derecelendirme zarflarının sıfatları ve zarfları niteleme/belirtme işlevleri ile sıfat-zarf ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1217Soru

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili olan zamirleri (adılları), sağda verilen zamir türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Toplumun sorunlarını dert edinen her yazar, eserlerinde kendi iç dünyasından da izler sunar.
Zamanın hızla akıp giden nehrinde orası, geçmiş ile geleceğin kesiştiği tek güvenli limandır.
Roman kahramanlarının iç çatışmalarını en iyi yansıtan eserlerin hangisi olduğunu araştırıyorum.
Kütüphanedeki eski ciltlerin kokusu, bize geçmiş zamanların hatıralarını fısıldıyor gibiydi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumun sorunlarını dert edinen her yazar, eserlerinde kendi iç dünyasından da izler sunar cümlesindeki 'kendi' dönüşlülük zamiriyle; Zamanın hızla akıp giden nehrinde orası, geçmiş ile geleceğin kesiştiği tek güvenli limandır cümlesindeki 'orası' işaret zamiriyle; Roman kahramanların��n iç çatışmalarını en iyi yansıtan eserlerin hangisi olduğunu araştırıyorum cümlesindeki 'hangisi' soru zamiriyle; Kütüphanedeki eski ciltlerin kokusu, bize geçmiş zamanların hatıralarını fısıldıyor gibiydi cümlesindeki 'bize' kişi zamiriyle eşleşir.
Altı çizili sözcüklerin işlevleri sırasıyla dönüşlülük zamiri, işaret zamiri, soru zamiri ve kişi zamiri olarak tespit edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki zamiri tespit edip türünü belirleme.
'Toplumun sorunlarını dert edinen her yazar, eserlerinde kendi iç dünyasından da izler sunar.' cümlesinde altı çizili olan 'kendi' sözcüğü dönüşlülük zamiridir. Bu sözcük dönüşlülük zamiri türüyle eşleşir.
'Kendi' sözcüğü Türkçede dönüşlülük anlamı taşıyan ve şahıs zamirlerinin bir alt türü veya ayrı bir tür olarak kabul edilen dönüşlülük zamiridir.
2
İkinci cümledeki zamiri tespit edip türünü belirleme.
'Zamanın hızla akıp giden nehrinde orası, geçmiş ile geleceğin kesiştiği tek güvenli limandır.' cümlesinde altı çizili olan 'orası' sözcüğü işaret zamiridir. Bu sözcük işaret zamiri türüyle eşleşir.
'Orası' sözcüğü, bir yer isminin yerini işaret yoluyla temsil ettiğinden işaret zamiridir.
3
Üçüncü cümledeki zamiri tespit edip türünü belirleme.
'Roman kahramanlarının iç çatışmalarını en iyi yansıtan eserlerin hangisi olduğunu araştırıyorum.' cümlesinde altı çizili olan 'hangisi' sözcüğü soru zamiridir. Bu sözcük soru zamiri türüyle eşleşir.
'Hangisi' sözcüğü, soru sorma yoluyla bir ismin yerini tuttuğu için soru zamiridir.
4
Dördüncü cümledeki zamiri tespit edip türünü belirleme.
'Kütüphanedeki eski ciltlerin kokusu, bize geçmiş zamanların hatıralarını fısıldıyor gibiydi.' cümlesinde altı çizili olan 'bize' sözcüğü kişi zamiridir. Bu sözcük kişi zamiri türüyle eşleşir.
'Bize' sözcüğü, konuşan kişileri (birinci çoğul şahsı) temsil ettiği için şahıs (kişi) zamiridir.

Anahtar Kavram

Zamirler (adıllar), isimlerin yerini geçici olarak tutan sözcüklerdir ve kişi, işaret, belgisiz, soru ve dönüşlülük gibi türlere ayrılırlar.
Soru 1218Soru

Kelimelerin kök yapısına bağlı olarak yapım eklerinin yüklendiği işlevler değişkenlik gösterebilir. Sesteş bir yapım eki olan '-ar / -er', hem isim köklerine hem de fiil köklerine gelerek yeni sözcükler türetebilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte yer alan '-ar / -er' eki, diğerlerinden farklı işlevde bir yapım eki olarak kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Annesinin en sevdiği çiçeği yanlışlıkla saksısından kopardı.

Cevap

Annesinin en sevdiği çiçeği yanlışlıkla saksısından kopardı.
'Annesinin en sevdiği çiçeği yanlışlıkla saksısından kopardı.' cümlesinde geçen 'kopardı' sözcüğünün kökü 'kop-' fiilidir. Bu fiil köküne gelen '-ar' eki, fiilden fiil türeten bir yapım eki (ettirgenlik/oldurganlık eki) olarak kullanılmıştır. Diğer bütün seçeneklerdeki altı çizili sözcüklerin kökleri ise isim soyundan gelmektedir ve buradaki ekler isimden fiil türetmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde altı çizili olan sözcüklerin (morardı, sarardı, kopardı, karardı, yaşardı) köklerini belirlemek ve bunların isim mi fiil mi olduğunu saptamak.
'mor', 'sarı', 'kara' ve 'yaş' sözcüklerinin isim kökü; 'kop-' sözcüğünün ise fiil kökü olduğu tespit edilir.
Yapım ekinin işlevini ve türünü belirlemek için ekin eklendiği kökün sözcük türünü bilmek zorunludur.
2
Sözcüklerin aldığı '-ar / -er' ekinin işlevini analiz etmek.
mor-ar (isimden fiil), sar(ı)-ar (isimden fiil), kar(a)-ar (isimden fiil) ve yaş-ar (isimden fiil) türetilirken; kop-ar (fiilden fiil) türetilmiştir.
Aynı ses özelliklerine sahip olan yapım ekinin, eklendiği kelimenin kök türüne göre hangi kategoride (isimden fiil veya fiilden fiil) yer aldığını ortaya çıkarmak gerekir.
3
Diğerlerinden farklı bir yapım eki alan sözcüğü belirlemek.
'kopardı' sözcüğündeki '-ar' ekinin fiilden fiil yapım eki olduğu, diğerlerindeki eklerin ise isimden fiil yapım eki olduğu görülür. Dolayısıyla aranan farklı sözcük 'kopardı' olarak bulunur.
Bulunan eklerin tür karşılaştırması yapılarak tek farklı olan seçenek tespit edilmiş olur.

Anahtar Kavram

Yapım Eklerinin İşlevleri ve Sözcük Köklerinin Türleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1219Soru

(I) Antik Yunan tiyatrosunda oyuncuların yüzlerine taktıkları maskeler, yalnızca karakterlerin uzaktan seçilebilmesini sağlayan basit birer görsel araç değildi. (II) Bu maskeler, ağız kısmındaki özel hunimsi tasarımlar sayesinde oyuncunun sesini güçlendirerek açık hava tiyatrolarındaki ses iletimini kolaylaştırıyordu. (III) Helenistik Dönem tiyatro yapılarında oturma sıralarının eğimi de sesin en arka bölümlere kadar pürüzsüz ulaşmasında büyük rol oynuyordu. (IV) Ayrıca maskelerin üzerindeki sabit ve abartılı ifadeler, seyircinin oyuncunun kişisel kimliğinden uzaklaşıp canlandırılan karakterin trajik yazgısına odaklanmasına yardım ediyordu. (V) Bireysel olandan uzaklaşan seyirci, böylece sahnede sergilenen evrensel acıyla daha kolay bütünleşiyor ve tragedyadan beklenen zihinsel arınmayı (katarsis) yaşıyordu.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır. Parçanın genelinde maskelerin işlevleri anlatılırken bu cümlede Helenistik tiyatro yapılarının mimari özelliklerine geçilmiştir.
Parçanın genelinde Antik Yunan tiyatrosunda kullanılan maskelerin hem işlevsel hem de estetik-felsefi işlevleri üzerinde durulmuştur. Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelerde maskelerin ses iletimindeki rolü, izleyicinin oyuncunun kimliğinden sıyrılıp karaktere odaklanması ve bunun sonucunda yaşanan zihinsel arınma (katarsis) anlatılmaktadır. Ancak üçüncü cümlede konu dışına çıkılarak tiyatro yapılarının ve oturma sıralarının mimari özelliklerine değinilmiştir. Bu durum, paragraftaki konunun odağını değiştirerek düşüncenin akışını bozmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki her bir cümlenin konusunu ve bu konuların birbiriyle olan anlamsal ilişkisini belirleyin.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelerin Antik Yunan tiyatrosundaki maskelerin işlevlerine (ses güçlendirme, evrensellik, katarsis) odaklandığı; üçüncü cümlenin ise tiyatro mimarisine ve oturma sıralarının eğimine değindiği görülür.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için ana konudan sapan veya konuya farklı bir açıdan yaklaşan cümleyi tespit etmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki bağlantı ögelerini (bağlaçlar, geçiş ifadeleri vb.) inceleyerek bütünlüğü kontrol edin.
Dördüncü cümledeki 'Ayrıca maskelerin...' ifadesi, ikinci cümledeki maske işlevlerine doğrudan bağlanmaktadır. Üçüncü cümle araya girerek bu iki cümle arasındaki bağlantıyı koparmıştır.
Metnin mantıksal sırasını ve dilsel bağlarını analiz etmek, akışı bozan cümlenin yerini doğrulamamızı sağlar.
3
Belirlenen akışı bozan cümle çıkarıldığında paragrafın anlamca bütünleşip bütünleşmediğini test edin.
Üçüncü cümle çıkarıldığında, ikinci cümledeki ses iletimi konusundan dördüncü cümledeki maskelerin abartılı ifadelerine geçiş pürüzsüz ve mantıklı hale gelmektedir.
Cümlenin metinden çıkarılmasıyla akışın düzelmesi, doğru cevabın bulunmasını kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleler, metnin genel konusundan sapan ya da konuyu farklı bir bakış açısıyla ele alarak anlamsal bütünlüğü zedeleyen cümlelerdir.
Soru 1220Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcüklerde gerçekleşen ünlü düşmesi ses olaylarını, bu düşüşlerin dil bilgisel nedenleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rüzgârda savrulan kuru yapraklar bahçenin her köşesine dağılmıştı.
Denizciler, gün batımında ufkun kızıllığını büyük bir hayranlıkla izliyordu.
Bu konunun neden bu kadar büyütüldüğünü niçin anlamadığımı bilmiyorum.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Savrulan sözcüğü yapım eki alarak türetilirken ünlü düşmesine; ufkun sözcüğü çekim eki alırken ünlü düşmesine; niçin sözcüğü ise iki sözcüğün birleşmesi sırasında ünlü düşmesine uğramıştır.
Doğru eşleştirmede 'savrulan' sözcüğü türetilme (yapım eki) esnasıyla, 'ufkun' sözcüğü çekim eki almasıyla, 'niçin' sözcüğü ise birleşik kelime oluşumuyla (aşınma) eşleştirilmelidir. Bu durum ünlü düşmesinin üç farklı oluşum yolunu tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki koyu yazılmış 'savrulan' sözcüğünün k��künü ve aldığı ekleri analiz edin.
'Savrulan' sözcüğünün kökü 'savur-' fiilidir. Bu fiile, yapısını değiştiren '-ul-' edilgenlik yapım eki getirilmiş ve türetilme aşamasında ünlü kaybı gerçekleşmiştir. Bu durum 'türetilirken ünlü düşmesi' ile eşleşir.
Sözcüğün ünlü kaybına uğramasının dil bilgisel nedenini belirlemek.
2
İkinci cümledeki koyu yazılmış 'ufkun' sözcüğünün kökünü ve aldığı ekleri analiz edin.
'Ufkun' sözcüğünün kökü 'ufuk' ismidir. Bu isim, isim çekim eklerinden olan '-un' tamlayan ekini almıştır. Çekim eki alırken ikinci hecedeki dar ünlü düştüğü için bu durum 'çekim eki alırken ünlü düşmesi' ile eşleşir.
İkinci cümledeki ünlü kaybının dil bilgisel nedenini saptamak.
3
Üçüncü cümledeki koyu yazılmış 'niçin' sözcüğünün kökenini ve oluşumunu analiz edin.
'Niçin' sözcüğü 'ne' ve 'için' sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşmuş birleşik bir sözcüktür. Birleşme (aşınma) sırasında ünlü düşmesi yaşandığı için bu durum 'sözcük birleşirken ünlü düşmesi' ile eşleşir.
Üçüncü cümledeki ünlü kaybının dil bilgisel nedenini belirlemek.

Anahtar Kavram

Ünlü Düşmesinin Oluşum Yolları (Türetilirken, Çekim Eki Alırken, Birleşirken)
ÖncekiSayfa 61 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin