Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1361Soru

Sosyal medya platformlarının algoritmaları, kullanıcıların ilgi duyduğu, beğendiği ve etkileşime girdiği içerikleri analiz ederek onlara benzer görüşleri sunma eğilimindedir. Bu durum, bireyin kendi düşünce dünyasıyla örtüşen görüşlerle sürekli karşılaşmas��na, farklı ya da karşıt fikirlerden ise tamamen yalıtılmasına yol açar. Zamanla kullanıcılar, kendi inançlarının ve değer yargılarının mutlak doğru olduğunu varsayarak dar bir entelektüel çevreye sıkışırlar. 'Yankı odası etkisi' olarak adlandırılan bu olgu, bireylerin kendi seslerinin yankısını duymaktan öteye geçemediği dijital alanlar yaratarak toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmekte ve demokratik tartışma kültürünü zayıflatmaktadır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal medya algoritmalarının oluşturduğu tek yönlü bilgi akışının birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkileri

Cevap

Sosyal medya algoritmalarının oluşturduğu tek yönlü bilgi akışının birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkileri
Sosyal medya algoritmalarının oluşturduğu tek yönlü bilgi akışının birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkileri seçeneği doğrudur çünkü paragrafın genelinde sosyal medya algoritmalarının insanları kendi benzerleriyle sınırlayarak tek yönlü bir bilgi akışına mahkûm etmesi ve bu durumun hem bireysel hem de toplumsal düzeydeki olumsuz yansımaları (yankı odası etkisi, kutuplaşma, demokratik tartışmanın zayıflaması) ele alınmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk kısmındaki algoritmik işleyiş ve bireysel yalıtılmışlık ifadeleri incelenir.
Sosyal medya algoritmalarının kullanıcıya yalnızca kendi görüşüne paralel içerikler sunduğu ve bunun bir yalıtılmışlık yarattığı belirlenir.
Konunun temel çıkış noktasını anlamak için.
2
Metnin ikinci kısmındaki 'yankı odası etkisi' ve toplumsal sonuçlar değerlendirilir.
Bu durumun bireyi dar bir entelektüel çevreye hapsettiği, toplumsal kutuplaşmayı artırdığı ve demokratik tartışma ortamına zarar verdiği tespit edilir.
Konunun bireysel ve toplumsal etkilerini ortaya koymak için.
3
Elde edilen veriler sentezlenerek yazarın asıl odaklandığı genel çerçeve belirlenir.
Sosyal medya algoritmalarının yarattığı tek yönlü bilgi akışının bireye ve topluma verdiği zararların parçanın ana konusunu oluşturduğu görülür.
Ana konuyu kapsayan doğru seçeneği işaretlemek için.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1362Soru

Kayaçlar, oluşum mekanizmaları ve yapısal özelliklerine göre magmatik, tortul ve başkalaşım kayaçları olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Kayaçların fiziksel yapısı ve kimyasal bileşimi, dış kuvvetlerin aşındırma süreçleriyle birleşerek yeryüzünde farklı yer şekillerinin oluşmasına zemin hazırlar.

Buna göre, Türkiye'de yaygın olarak görülen kayaçlar ve oluşturdukları yer şekilleriyle ilgili;

I. Teke ve Taşeli platolarındaki dolin, uvala ve obruk gibi yer şekillerinin oluşmasında, kimyasal tortul kayaçlardan olan kalkerin kimyasal çözünmeye karşı direncinin düşük olması etkilidir.
II. Ürgüp-Göreme çevresinde peri bacalarının oluşumu, d��ş püskürük kayaç olan bazaltın üstte koruyucu bir şapka oluşturması ve alttaki gevşek tüf tabakasının seçici aşınmasıyla gerçekleşmiştir.
III. Aydın-Çine çevresinde görülen ve bloklar halinde üst üste yığılmış kayaçlardan oluşan tor topografyası, kırıntılı tortul kayaçlardan olan kil taşının fiziksel ufalanmaya uğramasıyla meydana gelmiştir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II numaralı öncülleri içeren seçenek doğrudur.
Teke ve Taşeli platolarında kalker (kireç taşı) gibi kolay çözünebilen kimyasal tortul kayaçların bulunması karstik aşınım şekillerinin (dolin, uvala, obruk) gelişimine yol açar. Ürgüp-Göreme çevresinde ise üstte yer alan sert bazalt şapka, altındaki dayanıksız tüf tabakasının sel suları ve rüzgarlarla aşınmasını engelleyerek peri bacalarını oluşturur. Bu nedenle I ve II numaralı ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde verilen yer şekillerinin hangi kayaç türleriyle ilişkili olduğunu tespit etmek.
Birinci öncülde dolin, uvala ve obrukların kalkerle; ikinci öncülde peri bacalarının bazalt ve tüfle; üçüncü öncülde ise tor topografyasının belirtilen kayaçla ilişkisi ele alınmıştır.
Yer şekli ile kayaç eşleştirmesini doğru yapabilmek için her bir şeklin litolojik kökenini belirlemek gerekir.
2
Birinci ve ikinci öncüldeki kayaç türlerini ve süreçleri kontrol etmek.
Kalker kimyasal tortul bir kayaçtır ve kimyasal çözünmeye karşı direnci düşüktür; dolayısıyla karstik şekiller oluşturur. Bazalt dirençli bir dış püskürük kayaçtır, tüf ise dayanıksızdır; bunların birlikte aşınması peri bacalarını oluşturur. İlk iki öncül doğrudur.
Verilen kayaçların kökenlerini ve aşınma özelliklerini bilimsel olarak doğrulamak.
3
Üçüncü öncüldeki tor topografyası ile kayaç ilişkisini incelemek.
Tor topografyası granit bloklarının fiziksel ve kimyasal ayrışmasıyla oluşur. Granit, iç püskürük (derinlik) bir magmatik kayaçtır. Öncüldeki kil taşı (kırıntılı tortul) ifadesi yanlıştır.
Üçüncü öncülün doğruluğunu test ederek yanlış olduğunu belirlemek.

Anahtar Kavram

Kayaçların kökenleri, aşınmaya karşı dirençleri ve oluşturdukları yer şekilleri arasındaki ilişki.
Soru 1363Soru

Akustik arkeoloji, antik mekânların ses özelliklerini inceleyerek geçmişin işitsel dünyasını yeniden inşa etmeyi amaçlayan disiplinler arası bir alandır. Bu bilim dalı, yalnızca taş yapıların mimari yapısını değil, bu yapıların içinde yankılanan müziklerin, ritüellerin ve konuşmaların insan üzerindeki psikolojik etkilerini de araştırır. Örneğin, tarih öncesi mağaralarda yapılan çalışmalar, duvar resimlerinin yoğunlaştığı alanların aynı zamanda yankılanma süresi en yüksek ve sesin en güçlü yayıldığı noktalar olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, ilk insanlar��n resim yaparken sadece görsel bir deneyim tasarlamadıklarını, aynı zamanda sesin gücünden de yararlandıklarını göstermektedir. Akustik arkeoloji; arkeoloji, fizik ve müzikolojiyi bir araya getirerek geçmişi sadece görerek değil, duyarak da anlamamızı sağlar.

Bu parçadan hareketle akustik arkeoloji ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarih öncesi duvar resimlerinin temel yapılış amacının, mağara içi ses akustiğini ve yankılanmayı kontrol altına almak olduğuna

Cevap

Tarih öncesi duvar resimlerinin temel yapılış amacının, mağara içi ses akustiğini ve yankılanmayı kontrol altına almak olduğuna
Tarih öncesi duvar resimlerinin temel yapılış amacının, mağara içi ses akustiğini ve yankılanmayı kontrol altına almak olduğuna dair ifadeye metinden ulaşılamaz. Paragrafta, duvar resimlerinin yoğunlaştığı alanların akustik özelliklerinin güçlü olduğu belirtilmiş ve bu durumun ilk insanların görsel bir deneyimin yanında sesin gücünden de yararlandıklarını gösterdiği söylenmiştir. Ancak resimlerin yapılmasındaki asıl ya da birincil amacın akustiği düzenlemek olduğuna dair bir iddia veya bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu yargı metinden çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatle okuyarak ana konuyu ve yardımcı düşünceleri belirleme.
Paragrafta akustik arkeolojinin tanımı, çalışma alanları, disiplinler arası yapısı ve tarih öncesi mağaralardaki yansımaları ele alınmıştır.
Metindeki yardımcı bilgileri tespit etmek, seçeneklerin doğruluğunu kontrol edebilmek için gereklidir.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırma.
Görsel verilerin yanı sıra işitsel duyumların etkili olması son cümleden, disiplinler arası olması birinci ve son cümleden, ilk insanların sesin gücünden yararlanması dördüncü cümleden, yapıların mimarisi dışındaki psikolojik etkileri incelemesi ikinci cümleden doğrulanır.
Çıkarılabilecek (ulaşılabilecek) yargıları eleyerek ulaşılamaz olanı bulmak hedeflenir.
3
Metinde verilmeyen veya aşırı genelleme yapılmış seçeneği tespit etme.
Mağara resimlerinin yapılışındaki asıl/temel amacın akustiği kontrol etmek olduğunu savunan ifadeye ulaşamayız; metin sadece ilk insanların resim yaparken bu özellikten de faydalandığını belirtmektedir.
Yazarın vermediği bir amaca veya nedene yönelik kurulan yargı, yardımcı düşünce sorularında ulaşılamayan seçeneği oluşturur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1364Soru

Oğuzlar arasına seyahat eden İbn Fadlan, seyahatnamesinde şu gözlemlere yer verir:

'Oğuzlar tek bir yerde sürekli kalmazlar, mevsimlere göre yer değiştirirler. Keçeden yapılmış yurtlarda (çadır) yaşarlar ve bu çadırları kolaylıkla söküp atların, develerin üzerine yükleyerek yeni otlaklara taşırlar. Onlarda yerleşik toplumlar gibi büyük taştan saraylar, tapınaklar veya yüksek surlar görmedim. Ancak kadın erkek fark etmeksizin her an tetikte ve silahlı gezerler; at binmedeki ve ok atmadaki ustalıkları sayesinde tehlikelere karşı hızla organize olurlar.'

Bu bilgilere göre, konargöçer yaşam tarzının Türk topluluklarına etkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş ölçekli tarımsal faaliyetlerin en ��nemli geçim kaynağı durumuna gelmesi

Cevap

Geniş ölçekli tarımsal faaliyetlerin en önemli geçim kaynağı durumuna gelmesi
Konargöçer yaşam tarzında temel geçim kaynağı hayvancılıktır. Göçebelik ve sürekli hareket halinde olma durumu, geniş ölçekli tarımsal faaliyetlerin yürütülmesini engeller. Metinde de belirtildiği üzere toplulukların sürekli hareket etmesi ve yeni otlaklar araması hayvancılığa işaret eder. Bu nedenle geniş ölçekli tarımsal faaliyetlerin en önemli geçim kaynağı haline geldiği savunulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen İbn Fadlan'ın gözlemlerini analiz etmek.
Topluluğun sürekli hareket ettiği, keçe çadırlarda yaşadığı, yeni otlaklara göç ettiği, kalıcı saray/surlar yapmadığı ve her an savaşa hazır olduğu tespit edilir.
Soru kökündeki konargöçer yaşam tarzının etkilerini belirlemek amacıyla kaynak veriyi anlamlandırmak.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri metinden çıkarılabilecek sonuçlarla karşılaştırmak.
Barınakların taşınabilirliği, askeri hazırbulunuşluk, mimari eser eksikliği ve savunmanın askeri beceriyle yapılması seçeneklerinin metinle doğrudan uyuştuğu görülür.
Savunulamayacak olan seçeneği (yani konargöçer yaşamın bir sonucu olamayacak olanı) bulmak.
3
Tarımsal faaliyetlerin durumunu değerlendirmek.
Sürekli hareket halinde olan ve yeni otlaklar arayan konargöçer bir toplumda geniş ölçekli tarımın temel geçim kaynağı olamayacağı, bu durumun yerleşik yaşama özgü olduğu sonucuna varılır.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Konargöçer yaşam tarzının ekonomik, sosyal ve askeri yapılara etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1365Soru

(I) Çevre kirliliğiyle mücadelede son yıllarda öne çıkan fitoremediasyon yöntemi, kirletilmiş toprak ve su kaynaklarının bitkiler kullanılarak temizlenmesini esas alır. (II) Bu yöntemde bitkiler, kökleri aracılığıyla ortamdaki ağır metalleri ve toksik bileşikleri bünyelerine alarak depolar veya zararsız hâle getirir. (III) Ancak seçilen bitki türünün bölgedeki iklim koşullarına uyum sağlayabilmesi ve kirleticilere karşı yüksek tolerans göstermesi son derece önemlidir. (IV) Aksi takdirde, hedeflenen temizlik gerçekleşmeyeceği gibi bitkinin kendisi de kısa sürede kuruyarak süreci başarısızlığa uğratabilir. (V) Tüm bu sınırlamalara rağmen ekolojik dengenin korunmasında sunduğu düşük maliyetli ve doğal çözümler, yöntemin kullanım alanını her geçen gün genişletmektedir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra "Bu emilim ve depolama kapasitesi, her bitkinin genetik yapısına ve kök sisteminin derinliğine bağlı olarak değişkenlik gösterir." cümlesi getirilirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanmış olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. cümleden sonra

Cevap

İkinci cümleden sonra
İkinci cümleden sonra getirilmesi uygundur. Çünkü ikinci cümlede bitkilerin toksik maddeleri 'bünyelerine alarak depoladığı' söylenmiştir. Yerleştirilmek istenen cümle ise 'Bu emilim ve depolama kapasitesi...' diye başlayarak doğrudan ikinci cümledeki bu yargıyı açıklamakta ve onunla dil bilgisel ve anlamsal bir köprü kurmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve yerleştirilecek cümlenin anahtar kelimelerini belirlemek.
Metnin fitoremediasyon yöntemi hakkında olduğunu, yerleştirilecek cümlenin ise 'emilim ve depolama kapasitesi' ifadesiyle bir önceki cümleye bağlanması gerektiğini tespit etmek.
Yerleştirilecek cümledeki 'Bu emilim ve depolama kapasitesi' belirtecinin, kendisinden önce emilim ve depolama eylemlerinden bahseden bir cümleye ihtiyaç duyması.
2
Paragraftaki cümlelerin anlamsal ilişkilerini ve köprü kelimelerini incelemek.
İkinci cümlede yer alan 'bünyelerine alarak depolar' ifadesinin, yerleştirilmek istenen cümledeki 'Bu emilim ve depolama kapasitesi' öznesiyle doğrudan örtüştüğünü görmek.
Cümleler arasındaki mantıksal bağı zamir ve işaret sıfatı gibi dil bilgisel ipuçlarını takip ederek doğrulamak.
3
Yerleştirme işleminin paragrafın geri kalanındaki akışı ve diğer bağlaçları etkileyip etkilemediğini kontrol etmek.
Eğer cümle üçüncü cümleden sonra getirilseydi, dördüncü cümledeki 'Aksi takdirde' ifadesinin üçüncü cümleyle olan zorunlu bağının kopacağını ve anlamın bozulacağını belirlemek.
Paragrafın genelinde 'Ancak', 'Aksi takdirde' gibi geçiş ve bağlantı ifadelerinin tutarlılığını korumak.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü ve cümleler arası anlamsal-dil bilgisel köprülerin (referans ifadelerin) takibi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1366Soru

Sessizlik turizmi, modern dünyadaki yoğun gürültü kirliliğinden ve günlük yaşamın hızından uzaklaşmak isteyen bireyler için son yıllarda öne çıkan bir seyahat eğilimidir. Bu turizm türü, katılımcıların doğal ortamlarda sessizliği deneyimlemesine, dijital cihazlardan uzaklaşmasına ve kendi iç dünyalarına dönmesine imkân tanır. Genellikle ormanlık alanlar, ıssız adalar veya meditasyon merkezleri gibi sessiz lokasyonlarda gerçekleştirilen bu etkinlikler, yalnızca zihinsel bir dinlenme sağlamakla kalmaz, aynı zamanda stres hormonlarının azalmasına ve odaklanma yeteneğinin artmasına da yardımcı olur. Bireylerin doğayla ve kendileriyle kurdukları bağı derinleştirmeyi amaçlayan bu akım, günümüz insanının sakinleşme arayışının somut bir yansımasıdır.

Bu parçadan "sessizlik turizmi" ile ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern hayatın insan psikolojisinde yol açtığı tüm olumsuzlukları tamamen ortadan kaldırdığına

Cevap

Modern hayatın insan psikolojisinde yol açtığı tüm olumsuzlukları tamamen ortadan kaldırdığına
Doğru seçenek olan 'Modern hayatın insan psikolojisinde yol açtığı tüm olumsuzlukları tamamen ortadan kaldırdığına' yargısı metinden çıkarılamaz. Parçada sessizlik turizminin stres hormonlarını azalttığı ve odaklanmayı artırdığı söylenmiş olsa da modern yaşamın getirdiği bütün psikolojik sorunları tamamen yok ettiği gibi genelleyici ve kesin bir ifadeye yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana konusunu ve bahsedilen temel özellikleri belirleme.
Metinde sessizlik turizminin modern yaşamın getirdiği hızdan ve gürültüden kaçış, doğayla bütünleşme, dijital detoks ve hem zihinsel hem fizyolojik rahatlama sağlama gibi özellikleri anlatılmaktadır.
Yardımcı düşünceleri belirlemek için metnin sunduğu bilgilerin sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırma.
Teknolojik araçlardan uzaklaşma (dijital cihazlardan uzaklaşma), sakin coğrafyalar (ormanlık alanlar, ıssız adalar), stres düzeyinin azalması ve gürültülü yaşamdan kaçış özellikleri parçadaki cümlelerle doğrudan eşleşmektedir.
Metinde geçen yardımcı düşüncelerin seçeneklerde farklı kelimelerle ifade edilmiş (parafraz) biçimlerini saptamak gerekir.
3
Metinde yer almayan veya metindeki bilgileri aşırı genelleştiren seçeneği tespit etme.
Modern hayatın getirdiği 'tüm' olumsuzlukların 'tamamen' ortadan kalktığı yargısı parçanın kapsamını aşan abartılı bir yorumdur.
Soru olumsuz soru köküne sahip olduğundan, metinden çıkarılamayacak abartılı ya da yanlış bilgiyi içeren seçeneği bulmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceleri Belirleme ve Metin Dışı Yorumlardan Kaçınma
Soru 1367Soru

Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılarda, tarih öncesi döneme ait farklı kültür tabakalarında şu bulgulara ulaşılmıştır:

* Afanasyevo kültüründe: Bakır süs eşyaları ve kemikten iğneler
* Andronovo kültüründe: Tunçtan yapılmış silahlar ve at koşum takımları
* Karasuk kültüründe: Demirden yapılmış araç gereçler ve dokuma parçaları

Bu buluntular ve kültür merkezlerinin özellikleri dikkate alındığında, Avrasya'daki ilk Türk izlerini barındıran bu coğrafyayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgedeki toplulukların tamamen yerleşik bir yaşam sürerek geçimlerini yalnızca tarımsal üretime dayandırdıkları

Cevap

Bölgedeki toplulukların tamamen yerleşik bir yaşam sürerek geçimlerini yalnızca tarımsal üretime dayandırdıkları
Bölgedeki toplulukların tamamen yerleşik bir yaşam sürerek geçimlerini yalnızca tarımsal üretime dayandırdıkları ifadesi yanlıştır. Orta Asya bozkır coğrafyasında yaşayan bu topluluklar, coğrafi şartlar gereği konargöçer bir yaşam tarzı benimsemişlerdir. At koşum takımları ve taşınabilir silahlar bu göçebe/yarı göçebe yaşamın doğrudan kanıtıdır. Tarım yapılsa bile ekonomi tamamen tarıma dayalı değildir ve topluluklar yerleşik değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür merkezlerinin buluntularını analiz etme
Buluntular arasında bakır, tunç ve demir aletler, at koşum takımları ve dokuma parçaları yer almaktadır.
Toplulukların yaşam biçimlerini ve teknolojik seviyelerini belirlemek amacıyla maddi kalıntılar incelenir.
2
Buluntuların sosyal ve ekonomik yaşam biçimleriyle ilişkisini kurma
At koşum takımları ve taşınabilir madeni eşyalar konargöçer (göçebe) yaşam tarzının belirgin özellikleridir. Tamamen yerleşik hayata geçildiğine veya yalnızca tarımsal üretime dayalı bir ekonomi olduğuna dair bir kanıt yoktur.
Yanlış olan seçeneği tespit etmek için bozkır kültürünün özellikleriyle buluntular kıyaslanır.

Anahtar Kavram

Avrasya'da İlk Türk İzleri ve Bozkır Kültürünün Özellikleri
Soru 1368Soru

Aşağıda Türkiye'nin farklı coğrafi yörelerinde görülen kır yerleşmesi örnekleri ile bu yerleşmelerin coğrafi nitelikleri ve sınıflandırmaları verilmiştir. Sol sütundaki yerleşme örneklerini, sağ sütundaki doğru coğrafi nitelik ve sınıflandırmalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Menteşe Yöresi'nde yaygın olan ve karstik engebelerin bulunduğu alanlarda küçük çaplı tarım ve hayvancılık amacıyla kurulan 'Dam' yerleşmeleri
Doğu Karadeniz'in dik yamaçlarında, tarım arazilerinin küçük ve parçalı olduğu alanlarda görülen yerleşme dokusu
Güneydoğu Anadolu'da (Şanlıurfa çevresi) düzlük alanlarda, tarım topraklarının geniş yer kapladığı sahalarda görülen yerleşme dokusu
Batı Karadeniz'de (Bolu ve Kastamonu çevresi) birkaç mahallenin bir idari birim altında birleşmesiyle oluşan kalıcı yerleşme tipi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Menteşe Yöresi'ndeki Dam yerleşmeleri geçici köy altı yerleşmesi niteliği taşır; Doğu Karadeniz'deki yerleşmeler engebeli arazi ve bol su nedeniyle dağınık dokuludur; Güneydoğu Anadolu'daki ova köyleri düz arazi ve yetersiz su nedeniyle toplu dokuludur; Batı Karadeniz'deki Divan yerleşmeleri ise kalıcı köy altı yerleşmesi özelliğindedir.
Doğru eşleştirmede; Menteşe Yöresi Dam yerleşmesi geçici köy altı yerleşmesiyle, Doğu Karadeniz dağınık dokulu yerleşmeyle, Güneydoğu Anadolu toplu dokulu yerleşmeyle, Batı Karadeniz Divan yerleşmesi ise kalıcı köy altı yerleşmesiyle eşleşir. Bu eşleştirme Türkiye'nin fiziki (su ve yer şekilleri) ve beşeri (ekonomik faaliyet, idari yapı) coğrafya özellikleriyle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Menteşe Yöresi'ndeki köy altı yerleşmesi analiz edilir.
Menteşe Yöresi'nde görülen dam yerleşmelerinin, karstik ve engebeli yapı üzerinde hayvancılık odaklı kurulan geçici köy altı yerleşmeleri olduğu saptanır. Bu durum karstik arazinin geçici köy altı yerleşmesi açıklamasıyla eşleşir.
Geçici köy altı yerleşmelerinin yöresel dağılışını ve doğal çevreyle olan ilişkisini saptamak.
2
Doğu Karadeniz'in coğrafi özellikleri ve yerleşme dokusu eşleştirilir.
Engebeli yer şekilleri ve bol su kaynaklarının dağınık yerleşme dokusuna yol açtığı belirlenir.
Yerleşme dokularını belirleyen temel doğal faktörleri (su ve yer şekilleri) analiz etmek.
3
Güneydoğu Anadolu (Şanlıurfa çevresi) özellikleri incelenir.
Düz yer şekilleri ve yetersiz su kaynaklarının toplu yerleşme dokusuna yol açtığı belirlenir.
Kurak bölgelerdeki su kaynaklarının yerleşme dokusuna etkisini değerlendirmek.
4
Batı Karadeniz'deki Divan yerleşmesi incelenir.
Divan yerleşmesinin mahallelerin birleşmesiyle oluşan kalıcı bir köy altı yerleşmesi olduğu saptanır.
Köy altı yerleşmelerinin idari ve kalıcı/geçici özelliklerine göre sınıflandırılmasını yapmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de kır yerleşmelerinin dokusal (dağınık, toplu) ve idari/fonksiyonel (geçici, kalıcı köy altı yerleşmeleri) açıdan dağılışını belirleyen fiziki ve beşeri coğrafya faktörleri.
Soru 1369Soru

Kütüphanenin (I) 4'üncü katında düzenlenen sergide, (II) 18. yüzyıldan kalma el yazması eserler sergileniyor. Ziyaretçiler, rehber eşliğinde (III) yirmişer kişilik gruplar hâlinde içeri alınıyor. Sergi, her gün (IV) 10.00'da açılıyor ve giriş ücreti olarak kişilerden (V) 25'er TL talep ediliyor.

Bu parçadaki numaralanmış sözlerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Parçadaki numaralanmış sözlerden beşincisinde (V) yer alan '25'er' ifadesi yanlıştır; doğrusu 'yirmi beşer' şeklinde yazıyla olmalıdır.
Beşinci sözde (V) yer alan '25'er' ifadesi üleştirme sayısıdır. TDK kurallarına göre üleştirme sayıları rakamla yazılamaz, tamamen yazıyla belirtilmelidir. Doğru yazım 'yirmi beşer' şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki tüm sayı içeren ifadeleri tespit etme.
I numaralı '4'üncü', II numaralı '18. yüzyıldan', III numaralı 'yirmişer', IV numaralı '10.00'da' ve V numaralı '25'er' ifadeleri incelenmek üzere belirlendi.
Sayıların yazım kurallarına uygunluğunu denetlemek için sayı bildiren kelime ve eklerin yapılarını belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki sıra sayısı, tarih/yüzyıl, saat ekleri ve üleştirme sayı kurallarını kontrol etme.
Sıra sayısının yazımı (4'üncü), Romen rakamıyla yüzyıl yazımı (18. yüzyıldan), üleştirme sayısının yazıyla yazımı (yirmişer) ve saat eki kuralı (10.00'da) kurallara uygundur.
Her bir ifadenin TDK kılavuzundaki ilgili kuralla örtüşüp örtüşmediğini denetlemek hatayı bulmamızı sağlar.
3
V numaralı ifadedeki üleştirme sayısı yazımını inceleme.
'25'er' ifadesinde üleştirme eki rakama getirilmiştir. TDK kurallarına göre üleştirme sayıları rakamla değil, yazıyla yazılmalıdır.
Türkçe yazım kurallarında üleştirme sayıları (ikişer, beşer, yirmi beşer vb.) hiçbir durumda rakamla yazılmaz.

Anahtar Kavram

Üleştirme sayılarının sadece yazıyla yazılması kuralı ve sayıların yazımındaki diğer kurallar (sıra sayıları, saat ekleri)
Soru 1370Soru

Bir spor mağazasında birbirinden farklı 55 tenis raketi ve 44 tenis topu satılmaktadır. Bu mağazadan bir tenis raketi ve bir tenis topu satın almak isteyen bir sporcu, bu seçimi kaç farklı şekilde yapabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 20

Cevap

Sporcu bu seçimi 20 farklı şekilde yapabilir.
Sporcu bir raket VE bir top seçecektir. 55 farklı raketin her biri için 44 farklı top seçeneği bulunduğundan, toplam seçim sayısı 5×4=205 \times 4 = 20 olur.

Adım Adım Çözüm

1
Tenis raketi seçimi için olası durum sayısını belirleme
55 farklı durum
Mağazada birbirinden farklı 55 tenis raketi bulunmaktadır.
2
Tenis topu seçimi için olası durum sayısını belirleme
44 farklı durum
Mağazada birbirinden farklı 44 tenis topu bulunmaktadır.
3
Çarpma yoluyla sayma prensibini uygulayarak toplam seçim sayısını hesaplama
5×4=205 \times 4 = 20 farklı durum
Her iki seçim de birlikte (ve bağlacıyla) yapılacağı için durum sayıları çarpılır.

Anahtar Kavram

Çarpma yoluyla sayma prensibine göre, biri aa farklı şekilde, diğeri bb farklı şekilde gerçekleşen iki ardışık olay birlikte a×ba \times b farklı şekilde gerçekleşir.
Tahmini Süre:45s
Soru 1371Soru

Felsefe, insanın evrenle ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi anlamlandırma çabasıdır; soyut düşüncenin sınırlarında gezinirken aslında pratik hayata yön verir. Somut verilere dayanan bilim, olguları gözlemlenebilir ve ölçülebilir dünyaya göre inceler; felsefe ise bu olguların gerisindeki derin anlam dünyasını sorgular. Nitekim ünlü düşünür Karl Jaspers da bu sorgulama sürecini, 'Felsefe yapmak, sürekli yolda olmaktır.' sözüyle ifade ederek zihinsel devinimi vurgular. Ülkemizde son yapılan sosyolojik bir araştırmaya göre, düzenli felsefi okuma alışkanlığına sahip bireylerin karmaşık sorunları çözme başarısının, bu okumaları yapmayan bireylere kıyasla %40 oranında daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu veriler bize gösteriyor ki felsefe, hayattan kopuk teorik bir uğraş değil; aksine, yaşamı anlamlı kılan ve kararlarımızı şekillendiren zihinsel bir pusuladır.

Bu parçanın anlatımında a��ağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örneklendirme

Cevap

Örneklendirme
Parçada, felsefenin ve bilimin işlevleri karşılaştırılmış, felsefenin tanımı yapılmış, Karl Jaspers'ın sözüyle tanık gösterilmiş ve araştırma sonuçlarından yararlanılarak sayısal veri sunulmuştur. Ancak parçada savunulan düşünceyi desteklemek amacıyla somut örneklerin sıralandığı örneklendirme yoluna başvurulmamıştır. Bu nedenle örneklendirme seçeneği doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesi incelenir.
İlk cümlede yer alan 'Felsefe, insanın evrenle ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi anlamlandırma çabasıdır.' ifadesinin 'Felsefe nedir?' sorusuna cevap verdiği ve tanımlama yapıldığı belirlenir.
Tanımlama tekniğinin metinde bulunup bulunmadığını tespit etmek.
2
Paragrafın ikinci ve dörd��ncü cümleleri incelenir.
İkinci cümlede bilim ile felsefe, dördüncü cümlede ise felsefi okuma yapanlar ile yapmayanlar karşılaştırılmıştır. Dolayısıyla karşılaştırma tekniğinin kullanıldığı belirlenir.
Karşılaştırma tekniğinin metinde bulunup bulunmadığını tespit etmek.
3
Paragrafın üçüncü cümlesi incelenir.
Karl Jaspers'ın 'Felsefe yapmak, sürekli yolda olmaktır.' sözünün doğrudan tırnak içinde aktarılarak yazarın düşüncesine destek yapıldığı ve tanık gösterme tekniğinin kullanıldığı belirlenir.
Tanık gösterme tekniğinin metinde bulunup bulunmadığını tespit etmek.
4
Paragrafın dördüncü cümlesindeki sayısal ifadeler incelenir.
'%40 oranında' ifadesinin sosyolojik bir araştırma sonucuna dayandığı ve sayısal verilerden yararlanma tekniğinin kullanıldığı belirlenir.
Sayısal verilerden yararlanma tekniğinin metinde bulunup bulunmadığını tespit etmek.
5
Tüm teknikler elendikten sonra metinde bulunmayan teknik tespit edilir.
Metinde herhangi bir soyut kavramı somutlaştırmak amacıyla örneklere yer verilmediği, yani örneklendirme yapılmadığı görülür.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1372Soru

Gazeteci:
(I) ----
Nörobilimci:
— Ekrandan okuma yaparken gözlerimiz metin üzerinde hızla kayar, anahtar kelimeleri seçer ve doğrusal olmayan bir tarama yapar. Bu durum, beynimizin "derin okuma" olarak adlandırdığımız; analiz etme, eleştirel düşünme ve satır aralarındaki anlamı kavrama becerilerini köreltir. Fiziksel kitaplarda ise zihin, sayfa üzerindeki uzamsal yerleşimi de hafızaya kaydederek bilgiyi daha kalıcı ve derinlemesine işler. Dolayısıyla mecranın değişmesi sadece okuma biçimimizi değil, bilişsel işlemleme süreçlerimizi de doğrudan etkiler.

Gazeteci:
(II) ----
Nörobilimci:
— Tamamen vazgeçmek gerçekçi bir yaklaşım değil, zaten dijitalleşme bize muazzam bir bilgi erişim kolaylığı sunuyor. Önemli olan "bilişsel esneklik" kazanabilmek. Yani hızlı bilgi edinmek istediğimizde dijital tarama yöntemlerini kullanırken, derinlemesine analiz gerektiren edebi veya akademik metinlerde fiziksel baskılara yönelmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Beynimize her iki okuma biçimini de doğru bağlamda kullanmayı öğretmeliyiz.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Ekrandan okuma yapmanın, basılı bir metni okumaya kıyasla zihinsel algı ve odaklanma süreçlerimiz üzerindeki etkisi nedir?
II. Dijital mecraların derin okuma becerisine zarar verdiğini göz önünde bulundurursak bu teknolojileri hayatımızdan tamamen çıkarmalı mıyız?

Cevap

Ekrandan okuma ile basılı metin okumanın bilişsel farklarını sorgulayan ve dijital teknolojileri tamamen dışlamak yerine bilişsel esneklikle dengelemeyi öneren seçenek doğru cevaptır.
Ekrandan okuma ile basılı metin okuma arasındaki bilişsel farkları ve odaklanma süreçlerini sorgulayan soru ile dijital teknolojileri tamamen hayatımızdan çıkarma fikrini sorgulayan soru diyalogla tam bir uyum içindedir. Nörobilimci ilk yanıtında bu iki okuma türünün beynimizdeki etkilerini kıyaslamış, ikinci yanıtında ise teknolojiyi tamamen dışlamak yerine her ikisini de doğru bağlamda kullanabileceğimiz bir dengeyi önermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cevabın ana fikrini ve anahtar kelimelerini belirleme.
Nörobilimci ilk paragrafta ekrandan okumanın bilişsel işlemleme süreçlerini (analiz, eleştirel düşünme) nasıl zayıflattığını ve bunu fiziksel kitapla kıyaslayarak açıklamaktadır. Dolayısıyla ilk soru bu karşılaştırmayı ve zihinsel etkiyi aramalıdır.
Diyalog tamamlamada konuşmacının ilk cümlesi ve genel argümanı soruyla doğrudan bağlantılı olmalıdır.
2
İkinci cevabın ana fikrini ve anahtar kelimelerini belirleme.
Nörobilimci ikinci paragrafta dijital okumadan tamamen vazgeçmenin gerçekçi olmadığını, bunun yerine hem basılı hem dijital okumayı dengeli kullanmayı sağlayan 'bilişsel esneklik' becerisine odaklanılması gerektiğini belirtmektedir. Dolayısıyla ikinci soru, tamamen vazgeçme fikrini veya çözüm yolunu sorgulamalıdır.
Sorulan sorunun, verilen cevabın girişindeki yadsıma ('Tamamen vazgeçmek gerçekçi bir yaklaşım değil') ve devamındaki öneriyle uyumlu olması gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru eşleşmeyi bulma.
Ekrandan okumanın basılı okumaya kıyasla zihinsel algı üzerindeki etkilerini soran ilk soru ile bu teknolojileri tamamen hayatımızdan çıkarmalı mıyız diyen ikinci soru diyalogdaki boşlukları anlamca eksiksiz tamamlamaktadır.
Çeldiricilerdeki konu dışı, fazla genel veya metinle çelişen kavramları eleyerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta diyalog tamamlama sorularında, konuşmacının verdiği yanıtların giriş cümleleri, savunduğu ana düşünceler ve anahtar sözcükler boş bırakılan sorularla tam bir anlam ve mantık ilişkisi taşımalıdır.
Soru 1373Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, parantez içinde belirtilen fiil çekim özelliklerine (kip ve şahıs) uygun olacak şekilde tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Edebiyat tarihini incelerken dönemlerin toplumsal yapısını göz ardı (etmek; geniş zamanın olumsuzu, 1. çoğul şahıs); çünkü her eser, yazıldığı dönemin izlerini mutlaka (taşımak; şimdiki zaman, 3. tekil şahıs). Bu gerçeği bilirsek geçmişe daha doğru bir pencereden bakmış (olmak; gelecek zaman, 1. çoğul şahıs).
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklara sırasıyla 'etmeyiz', 'taşıyor' (veya 'taşımaktadır') ve 'olacağız' fiil çekimleri getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluktaki 'etmek' yardımcı fiilini geniş zamanın olumsuzu ve 1. çoğul şahıs (biz) özelliklerine göre çekimlemek.
etmeyiz
Etmek fiili geniş zaman olumsuzluk eki olan '-me' ve 1. çoğul şahıs eki olan '-yiz' ile birleştiğinde 'etmeyiz' biçimini alır.
2
İkinci boşluktaki 'taşımak' fiilini şimdiki zaman ve 3. tekil şahıs (o) özelliklerine göre çekimlemek.
taşıyor / taşımaktadır
Taşımak fiiline şimdiki zaman eki olan '-yor' veya bu işlevi karşılayan '-makta' eki getirilir. 3. tekil şahıs çekiminde şahıs eki bulunmaz.
3
Üçüncü boşluktaki 'olmak' fiilini gelecek zaman ve 1. çoğul şahıs (biz) özelliklerine göre çekimlemek.
olacağız
Olmak fiiline gelecek zaman eki '-acak' ve 1. çoğul şahıs eki '-ız' getirilir. İki ünlü arasındaki 'k' ünsüzü yumuşayarak 'ğ' sesine dönüşür (olacağız).

Anahtar Kavram

Fiil Çekim Ekleri (Kip ve Şahıs Ekleri)
Soru 1374Soru

Oldukça geniş bir ovanın ortasında yükselen bu heybetli kale, yüzyıllar boyu pek çok gezginin hayal gücünü beslemiştir. Kimi araştırmacılar kalenin yapımında kullanılan birtakım tekniklerin sırrını çözmeye çalışırken kimisi de yalnızca sessizce yükselen bu taştan surları izlemekle yetinmiştir.

Bu parçada geçen sıfatlarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıfatları derecelendirme göreviyle kullanılan oldukça ve pek sözcükleri, belirtme sıfatı türündedir.

Cevap

Sıfatları derecelendirme göreviyle kullanılan oldukça ve pek sözcüklerinin belirtme sıfatı türünde olduğunu iddia eden yargı söylenemez.
Metindeki oldukça ve pek sözcükleri sıfatları (geniş ve çok) miktar yönüyle derecelendiren zarflardır (derecelendirme zarfı). Bu sözcüklerin belirtme sıfatı olarak nitelendirilmesi dil bilgisi kurallarına aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki tüm sıfat tamlamalarını ve sıfatlarla ilişkili sözcük gruplarını belirleyin.
geniş bir ovanın, heybetli kale, pek çok gezgin, kimi araştırmacılar, birtakım teknikler, taştan surlar yapıları tespit edilir.
Sözcüklerin türlerini ve cümledeki işlevlerini doğru saptayabilmek için.
2
Sıfatların önüne gelerek onların anlamını pekiştiren veya derecelendiren sözcükleri analiz edin.
Oldukça geniş ve pek çok yapılarındaki oldukça ve pek sözcüklerinin, niteleme ve belirtme sıfatlarının anlam derecesini etkileyen miktar zarfları olduğu belirlenir.
Zarfların sıfatlarla kurduğu derecelendirme ilişkisini sıfatlardan ayırt etmek için.
3
Diğer seçeneklerde geçen yapısal, anlamsal ve görevsel özellikleri tek tek kontrol edin.
Diğer seçeneklerin tamamının metindeki dil bilgisel ögelerle uyumlu olduğu ve doğrulandığı görülür.
Çeldiricilerin doğruluğunu kanıtlayıp yanlış seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Sıfatların derecelendirilmesi ve derecelendirme zarflarının sıfatlarla ilişkisi
Soru 1375Soru

Suskun ve loş koridorlarıyla Efes’teki Celsus Kütüphanesi, zamanın dışına fırlatılmış antik bir anıt gibi yükselir önümüzde. Yapının cephesindeki devasa sütunlar, koruyucu birer asker edasıyla göğe uzanırken mermer basamakların aşınmış yüzeyleri, binlerce ayak izinin fısıltısını taşır bugüne. Bir kütüphane sadece parşömenlerin korunduğu bir depo mudur? Elbette hayır; burası bilginin ve insan zihninin zamana karşı direnişinin somut bir kanıtıdır. İskenderiye Kütüphanesi ile karşılaştırıldığında daha mütevazı boyutlarda olsa da mimarisindeki estetik zarafet ve mekânın ruhu, ziyaretçiyi hemen sarmalar. İçeriye adım atan herkes, duvarlardaki oyukların derinliğinde kaybolurken geçmişin bilgelik dolu soluğunu hisseder.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savunulan düşünceyi inandırıcı kılmak adına alanında yetkin bir kişinin görüşüne yer verilmiştir.

Cevap

Savunulan düşünceyi inandırıcı kılmak adına alanında yetkin bir kişinin görüşüne yer verilmiştir.
Doğru cevap, metinde herhangi bir uzmanın veya yetkin kişinin görüşlerine (tanık göstermeye) başvurulmadığını belirten seçenektir. Tanık göstermede yazar, savunduğu görüşü desteklemek amacıyla başkasının sözünü doğrudan veya dolaylı olarak aktarır. Bu metinde ise yazar tamamen kendi gözlem ve düşüncelerine yer vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anlatım özelliklerini ve kelime gruplarını inceleyiniz.
Gözleme dayalı detayların (loş koridorlar, devasa sütunlar) varlığı betimlemeyi; kütüphanenin işlevini sorgulayan soru-cevap yapısı ise tartışmacı anlatımı gösterir.
Metnin anlatım biçimini belirlemek seçenekleri elemeyi sağlar.
2
Düşünceyi geliştirme yollarının metindeki karşılıklarını kontrol ediniz.
Celsus ile İskenderiye kütüphanelerinin mukayese edildiği ve basamakların fısıldaması ile kişileştirme yapıldığı saptanır.
Seçeneklerde yer alan karşılaştırma ve insandan doğaya aktarım özelliklerini doğrulamak gerekir.
3
Metinde herhangi bir tanık gösterme (alıntı veya düşünce aktarımı) olup olmadığını sorgulayınız.
Yazarın kendi düşünceleri dışında alanında uzman başka bir kişinin ismine veya doğrudan/dolaylı bir ifadesine yer verilmediği tespit edilir.
Yanlış olan ve metinle uyuşmayan anlatım özelliğini belirleyerek doğru cevaba ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 1376Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin kullanımıyla ilgili bir yazım yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazar, romanında Do��u kültürünün mistik havasını yansıtırken Batı Medeniyeti'nin rasyonel bakış açısını da göz ardı etmiyor.

Cevap

Yazar, romanında Doğu kültürünün mistik havasını yansıtırken Batı Medeniyeti'nin rasyonel bakış açısını da göz ardı etmiyor.
Doğru seçenekte yer alan 'Batı Medeniyeti'nin' ifadesinde büyük harflerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır. Türk Dil Kurumu kurallarına göre, 'batı' ve 'doğu' sözcükleri medeniyet, kültür veya yaşam tarzı anlamlarında kullanıldıklarında büyük harfle başlar ancak bu sözcüklerin yanındaki 'medeniyet', 'kültür' gibi sözcükler özel isme dahil olmadıklarından küçük harfle başlamalıdır. Dolayısıyla ifadenin doğru yazımı 'Batı medeniyetinin' şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen özel adları, unvanları, yön adlarını ve kurum/kuruluş adlarını tespit edin.
Avrupa Birliği'ne, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne, Boğaz'ın, Tanzimat Dönemi, Batı medeniyeti, Doğu kültürünün ve Batı Medeniyeti'nin ifadeleri incelenmelidir.
Yazım kurallarına uygunluğun denetlenmesi için öncelikle büyük harfle yazılmış veya yazılması muhtemel tüm sözcük gruplarını belirlemek gerekir.
2
Doğu ve Batı sözcüklerinin medeniyet, kültür, yaşam tarzı anlamlarında kullanım kurallarını uygulayın.
TDK kurallarına göre 'Batı' ve 'Doğu' sözleri medeniyet anlamında büyük yazılırken, onları takip eden 'medeniyet', 'kültür' gibi cins isimler küçük harfle başlar.
Yazarın romanındaki Doğu kültürü ve Batı medeniyeti ifadelerinin doğruluğunu test etmek için bu kuralın bilinmesi şarttır.
3
Hatalı yazımı belirleyin.
'Batı Medeniyeti'nin' ifadesinde 'Medeniyeti' sözcüğünün büyük harfle başlaması ve kesme işaretiyle ayrılması yanlıştır. Doğru yazım 'Batı medeniyetinin' olmalıdır.
Cins isim olan medeniyet kelimesi özel ada dahil değildir ve küçük harfle yazılmalıdır.

Anahtar Kavram

Büyük Harflerin Yazımı ve Yön Bildiren Sözcüklerin Kullanımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1377Soru

Gazeteci:
(I) ----

Arkeolog:
— Geçmişte arkeoloji, yalnızca toprak altındaki fiziksel kalıntıları gün yüzüne çıkarmakla sınırlı bir kazı faaliyeti olarak görülürdü. Ancak günümüzde jeoradar teknolojilerinden uydu görüntülemelerine ve yapay zekâ analizlerine kadar uzanan geniş bir yelpazeden yararlanıyoruz. Artık tek bir taşı bile yerinden oynatmadan yer altındaki koca bir antik kentin haritasını çıkarabiliyoruz. Bu durum, arkeolojiyi sadece geçmişi eşeleyen bir uğraş olmaktan çıkarıp onu ileri teknolojiyle geleceği de şekillendiren disiplinler arası bir bilim dalına dönüştürdü.

Gazeteci:
(II) ----

Arkeolog:
— Kazı alanının büyüklüğü veya buluntuların niteliğinden ziyade, yerel toplulukların bu süreçle kurduğu bağ belirleyici oluyor. Bir antik kenti gün yüzüne çıkarırken oranın bugünkü sakinlerini sürece dâhil etmez, onlara bu mirasın kendi tarihlerinin bir parçası olduğunu hissettirmezseniz yaptığınız iş yarım kalır. Koruma bilinci ancak yerel halkın o kalıntıları sahiplenmesiyle sürdürülebilir hâle gelir; aksi takdirde en değerli eserler bile birer turistik nesne olmaktan öteye geçemez.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Teknolojik gelişmelerin arkeoloji biliminin yöntemlerine ve kimliğine yansımaları neler olmuştur?
II. Bir arkeolojik kazı çalışmasının başarısını ve kalıcılığını sağlayan temel etken sizce nedir?

Cevap

Teknolojik gelişmelerin arkeoloji biliminin yöntemlerine ve kimliğine yansımalarını ve çalışmanın kalıcılığını sağlayan temel etkeni sorgulayan seçenek doğru cevaptır.
Diyaloğun ilk bölümünde arkeolog, geçmişteki kazı anlayışı ile günümüzdeki teknolojik yöntemleri karşılaştırarak bu durumun arkeolojinin hem yöntemlerini hem de disiplinler arası bir bilim olarak kimliğini nasıl değiştirdiğini açıklamaktadır. Bu doğrultuda ilk boşluğa 'Teknolojik gelişmelerin arkeoloji biliminin yöntemlerine ve kimliğine yansımaları neler olmuştur?' sorusu gelmelidir. Diyaloğun ikinci bölümünde ise arkeolog, çalışmanın değerinin büyüklükten ziyade yerel halkın bu mirasla kurduğu bağa bağlı olduğunu ve koruma bilincinin ancak yerel halkın sahiplenmesiyle sürdürülebilir (kalıcı) olacağını ifade etmektedir. Bu doğrultuda ikinci boşluğa 'Bir arkeolojik kazı çalışmasının başarısını ve kalıcılığını sağlayan temel etken sizce nedir?' sorusu gelmelidir. Bu iki sorunun sırasıyla getirildiği seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk konuşmadaki anahtar kelimeleri ve konunun sınırlarını belirlemek.
Arkeolog, geçmişteki kazı tanımı ile günümüzdeki jeoradar, uydu ve yapay zekâ destekli yöntemleri kıyaslayarak arkeolojinin metot ve tanım olarak geçirdiği dönüşümü anlatmıştır.
Birinci boşluğa getirilecek sorunun bu teknolojik dönüşümün yöntem ve kimlik üzerindeki etkisini sorgulaması gerekir.
2
İkinci konuşmadaki anahtar kelimeleri ve iletilmek istenen ana düşünceyi saptamak.
Arkeolog, kazının başarısının ve sürdürülebilirliğinin (kalıcılığının) yerel toplulukların mirasla kurduğu sahiplenme bağına dayandığını belirtmiştir.
İkinci boşluğa getirilecek sorunun kazının kalıcılığını ve başarısını etkileyen temel faktörü sorması gerekir.
3
Seçeneklerdeki soru çiftlerini analiz ederek her iki boşluğa da tam uyum sağlayan seçeneği bulmak.
Teknolojik gelişmelerin yansımalarını ve kazının kalıcılığını sağlayan temel etkeni sorgulayan soru çiftinin yer aldığı seçenek tespit edilir.
Her iki sorunun da paragrafın ana düşüncesi ve bağlamıyla örtüşmesi, doğru cevaba ulaşılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama
Soru 1378Soru

Sol sütunda verilen cümleleri, bu cümlelerin doğru öge dizilişlerini gösteren sağ sütundaki ifadelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şairin son kitabında yer alan şiirleri okuyan genç araştırmacı, her satırda derin bir hüzün hissetti.
Usta yazarın vefatının ardından masasında yarım kalmış bir roman taslağı bulundu.
Sanatçının atölyesinde çalışan çıraklar, akşama doğru heyecanla yeni tablolar sergiledi.
Güneş dağların arkasında kaybolurken gökyüzü kızıl bir renk aldı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle Özne - Yer Tamlayıcısı - Belirtisiz Nesne - Yüklem; ikinci cümle Zarf Tamlayıcısı - Yer Tamlayıcısı - Sözde Özne - Yüklem; üçüncü cümle Özne - Zarf Tamlayıcısı - Zarf Tamlayıcısı - Belirtisiz Nesne - Yüklem; dördüncü cümle ise Zarf Tamlayıcısı - Özne - Belirtisiz Nesne - Yüklem dizilişiyle eşleşmektedir.
Eşleştirmelerin doğru yapılabilmesi için öncelikle cümlelerin yüklemleri ve özneleri bulunmalıdır. İkinci cümledeki eylemin edilgen olması nedeniyle nesne gibi görünen ögenin aslında sözde özne olduğu fark edilmeli, diğer cümlelerde ise özne belirlendikten sonra yükleme yöneltilen 'Ne?' sorusuna cevap veren öbeklerin belirtisiz nesne olduğu saptanarak doğru şablonlarla eşleştirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin yüklemlerini ve bu yüklemlere bağlı olan özneleri doğru bir şekilde belirlemek.
Birinci cümlede 'hissetti' (özne: Şairin... genç araştırmacı), ikinci cümlede 'bulundu' (sözde özne: yarım kalmış bir roman taslağı), üçüncü cümlede 'sergiledi' (özne: Sanatçının... çıraklar), dördüncü cümlede 'aldı' (özne: gökyüzü) ögeleri tespit edilir.
Cümlenin ögeleri bulunurken yüklemden sonra ilk olarak özne bulunmalıdır; aksi takdirde belirtisiz nesne ile özne karıştırılabilir.
2
Yüklem ve özne belirlendikten sonra yükleme 'Ne?' sorusu sorularak belirtisiz nesneler aranır.
Birinci cümlede 'derin bir hüzün', üçüncü cümlede 'yeni tablolar', dördüncü cümlede 'kızıl bir renk' belirtisiz nesnedir. İkinci cümlede ise edilgen çatıdan dolayı nesne bulunmamaktadır.
Özne bulunduktan sonra yükleme sorulan 'Ne?' sorusu belirtisiz nesneyi buldurur.
3
Bulunan tüm ögelerin cümledeki sırasını çıkararak sağ sütundaki öge dizilişleriyle eşleştirmek.
Eşleştirmeler sırasıyla doğru biçimde tamamlanır.
Her cümlenin öge diziliş kalıbı belirlenerek doğru eşleştirme sağlanır.

Anahtar Kavram

Belirtisiz Nesne
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1379Soru

Güneş sisteminin en büyük gezegeni olan Jüpiter, devasa bir gaz kütlesinden oluşur. (I) Gezegenin bu gaz yapısı, üzerinde ayak basılabilecek katı bir yüzeyin bulunmadığı anlamına gelir. (II) Ancak bu durum, gezegenin tamamen boş bir uzay boşluğu olduğu anlamına gelmez. (III) Bu atmosfer tabakası, ağırlıklı olarak hidrojen ve helyum gazlarından oluşur. (IV) Gazların oluşturduğu bu muazzam kal��nlık nedeniyle gezegenin derinliklerine inildikçe basınç inanılmaz seviyelere ulaşır. (V)

Bu parçanın anlam bütünlüğünün sağlanabilmesi için, "Aksine, gezegenin dış katmanını oluşturan çok kalın bir atmosfer mevcuttur." cümlesi numaralanmış yerlerin hangisine getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Parçanın anlam bütünlüğünün sağlanması için verilen cümlenin Roma rakamıyla gösterilen üçüncü boşluğa getirilmesi gerekir.
Verilen cümle 'Aksine' bağlacıyla başladığı için kendinden önce olumsuz bir yargı barındıran 'anlamına gelmez' ifadesinin yer aldığı cümleyi takip etmelidir. Ayrıca cümlede tanıtılan 'kalın bir atmosfer' ifadesi, kendinden sonra gelen 'Bu atmosfer tabakası' ifadesinin anlamca karşılığıdır. Bu iki ipucu cümlenin üçüncü boşluğa gelmesi gerektiğini kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen cümleyi ve paragraftaki cümleleri anlamsal ve yapısal ipuçları yönünden incelemek.
Verilen cümlenin 'Aksine' bağlacıyla başladığı ve 'çok kalın bir atmosfer' kavramını tanıttığı görülür.
Paragraf tamamlama sorularında cümleler arası köprü kuran anahtar sözcükleri belirlemek doğru konumu bulmak için gereklidir.
2
Olumsuz yargıdan sonra gelen 'Aksine' bağlacının bağlantısını kontrol etmek.
Paragraftaki 'gezegenin tamamen boş bir uzay boşluğu olduğu anlamına gelmez' olumsuz yargısından hemen sonra verilen cümlenin getirilmesi mantıksal bir karşıtlık ilişkisi kurar.
'Aksine' bağlacı, bir önceki olumsuz düşüncenin tersini açıklayan yeni bir durumu sunmak için kullanılır.
3
Yerleştirilen cümleden sonra gelen cümlenin yapısal uyumunu denetlemek.
Eklenen cümlede geçen 'kalın bir atmosfer' ifadesi, hemen ardından gelen 'Bu atmosfer tabakası' ifadesi ile tam bir dil bilgisel ve anlamsal uyum sağlar.
İşaret sıfatları (bu, şu, o), kendilerinden hemen önceki cümlede bahsedilen bir unsura gönderme yapmak zorundadır.

Anahtar Kavram

Cümleler arası anlamsal ve yapısal köprüler (bağlaçlar, işaret sıfatları ve referans ifadeler)
Soru 1380Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımına ilişkin bir yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kitabın 2'inci cildini kütüphanede bulamayınca çok üzüldü.

Cevap

Kitabın 2'inci cildini kütüphanede bulamayınca çok üzüldü.
"2'inci" ifadesindeki sayının okunuşu "iki"dir. Bu sayıya sıra sayı eki getirilirken ünlüyle biten kelimenin sonuna "-nci" eki eklenmelidir. Dolayısıyla doğru yazım "2'nci" şeklinde olmalıdır. "2'inci" yazımı bir yazım hatasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen sayıların yazımını tek tek inceleyin.
Cümlelerde geçen sayı ifadeleri şunlardır: "yirmişer", "7'nci", "2'inci", "yüz yetmiş beş", "15".
Sayıların yazım kurallarına uygunluğunu denetlemek için önce sayı içeren sözcükler tespit edilmelidir.
2
Sıra sayı eki alan "2'inci" ifadesini analiz edin.
"2" sayısı "iki" şeklinde okunur. Kelime zaten ünlüyle bittiği için ek getirilirken ünlü türemesi olmamalı ve ek "-nci" şeklinde yazılmalıdır. Dolayısıyla "2'inci" yazımı hatalıdır, doğrusu "2'nci" veya "ikinci" olmalıdır.
Sıra sayılarının yazımında eklerin rakamın okunuşuna göre getirilmesi kuralı denetlenmelidir.

Anahtar Kavram

Sıra sayılarına getirilen eklerin, rakamın okunuşundaki son sesle (ünlü/ünsüz) uyumlu olması gerekir. Ünlüyle biten sayılara (iki, yedi vb.) sıra sayı eki getirilirken ek "-nci" / "-nci" şeklinde başlar, "-inci" / "-üncü" şeklinde değil.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 69 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin