Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Doğa yürüyüşleri, günümüzde sadece fiziksel bir egzersiz veya boş zaman etkinliği olarak görülmemelidir. Betonarme yapıların ve dijital ekranların kuşattığı modern şehir hayatı, insan zihnini sürekli bir uyarıcı bombardımanına maruz bırakarak kronik bir yorgunluğa sürüklemektedir. Doğal alanlarda yapılan yürüyüşler ise insanı bu yapay dünyadan uzaklaştırarak zihnin kendi kendini onarmasına olanak tanır. Yeşil alanlarda geçirilen zaman, beyindeki stres hormonlarının seviyesini düşürürken dikkatimizi yeniler ve odaklanma yeteneğimizi artırır. Ağaçların arasından süzülen ışık, toprak kokusu ve rüzgârın sesi gibi doğal uyarıcılar, zihni yormadan ona dinginlik kazandırır. Dolayısıyla doğayla kurulan bu doğrudan temas, bireyin hem psikolojik dengesini korumasında hem de modern yaşamın getirdiği zihinsel yıpranmayla başa çıkmasında vazgeçilmez bir koruyucu kalkan görevi üstlenir. İnsanın doğadan kopuk bir yaşam sürmesi zihinsel sağlığını olumsuz etkilerken doğa ile yeniden bütünleşmesi ona içsel huzuru geri verir.
Bu metne göre doğa yürüyüşlerinin temel işlevi, modern yaşamın getirdiği zihinsel yıpranmayı azaltarak insanın psikolojik dengesini korumasına yardımcı olmasıdır.
Muhabir:
(I) ----
Sosyal Psikolog:
— Modern kent yaşamı ve dijitalleşme, bireyleri görünürde hiç olmadığı kadar birbirine bağlasa da derinlikli ve yüz yüze ilişkilerin yerini ekran arkasındaki etkileşimlere bıraktı. Bu durum, insanın doğası gereği ihtiyaç duyduğu aidiyet ve anlaşılma duygusunu zedeliyor. Dolayısıyla günümüz insanının yalnızlığı, fiziksel bir tek başınalıktan ziyade, kalabalıklar içinde hissedilen bir yalıtılmışlık duygusudur.
Muhabir:
(II) ----
Sosyal Psikolog:
— Kesinlikle hayır. Kendi iç dünyasına dönmek, yaratıcılığı besleyen, bireyin kendini keşfetmesini sağlayan olumlu bir süreçtir. Bizim sorun olarak gördüğümüz durum, kişinin kendi isteği dışında toplumdan soyutlanmas�� ve bu soyutlanmanın kronik bir mutsuzluğa dönüşmesidir. Yani tercih edilen yalnızlık bir sığınak iken, mecburi yalnızlık bir zindana dönüşebilir.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
II. Yaratıcı çalışmalar üreten sanatçıların yalnızlığı bir üretim aracı olarak kullanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
II. İstem dışı yalnız kalan insanlarda görülen kronik mutsuzluğun tedavisi için ne tür terapi yöntemleri önerirsiniz?
II. Bireyin kendi kabuğuna çekilmesi ve tek başına kalması her koşulda ruhsal bir sorun olarak mı görülmelidir?
II. İnsanın kendi iç dünyasında başlattığı keşif yolculuğunun, toplumsal bağlarını tamamen koparma riski var mıdır?
II. Mecburi yalnızlığın insanı sürüklediği ruhsal zindandan kurtulabilmek için bireyin ilk olarak ne yapması gerekir?
Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere gelmesi gereken noktalama işaretlerini yazınız. Herhangi bir işaret gelmeyecekse 'boş' yazınız.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Bir marangoz, elindeki özdeş tahta blokları keserek iki farklı uzunlukta parçalar elde etmektedir:
- Kısa parçanın uzunluğu santimetre cinsinden iki basamaklı doğal sayısıdır.
- Uzun parçanın uzunluğu santimetre cinsinden iki basamaklı doğal sayısıdır.
Bu iki basamaklı sayıların rakamları arasında ilişkisi bulunmaktadır.
Marangoz, 3 adet kısa parça ve uzunluğundaki bir ek parçayı uç uca eklediğinde elde ettiği toplam uzunluğun, 2 adet uzun parçanın uç uca eklenmesiyle elde edilen toplam uzunluğa eşit olduğunu görüyor.
Buna göre, bir adet kısa parçanın uzunluğu kaç santimetredir?
olduğuna göre, kaçtır?
Aşağıda yer alan cümlelerin hangisi, yapıca 'girişik birleşik cümle' sınıfına girmektedir?
Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, 'de / da' bağlacı veya ekinin yazım kurallarına uygun biçimde doldurunuz.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Nöroestetik, sanat eserlerinin insan zihnindeki ve beynindeki algılanışını, estetik deneyimin nörobiyolojik temellerini inceleyen bilim dalıdır. Bu disiplin, güzellik algısının sadece soyut bir beğeni olmadığını, beyindeki ödül merkezlerinin biyolojik aktivasyonuyla doğrudan ilişkili olduğunu savunur. Örneğin, Semir Zeki yaptığı deneysel araştırmalarda, güzel bir tabloya bakan bireylerin beyinlerindeki orbitofrontal kortekste kan akışının %10 oranında arttığın�� saptamıştır. Sanat tarihçisi Ernst Gombrich ise 'Sanat aslında beynin görsel şemaları çözme oyunudur.' diyerek bu bilimsel tespiti sanatsal bir bakış açısıyla destekler. Geleneksel estetik felsefesi sanatı sadece metafizik bir süreç olarak ele alırken nöroestetik onu somut verilerle temellendirir. Sonuç olarak zihnin gizemli labirentleri, sanat ile bilimin bu ortak paydasında aydınlanır.
Bu metinde; nöroestetik kavramını açıklamak amacıyla tanımlamaya başvurulmuş, Semir Zeki'nin çalışmasından elde edilen bulgularla sayısal verilerden yararlanılmış ve Ernst Gombrich'in doğrudan aktarılan sözü üzerinden tanık gösterme yoluna gidilmiştir.
Bir eşit kollu terazinin sol kefesinde her birinin kütlesi kg olan 3 adet özdeş küre ve kg'lık bir ağırlık, sağ kefesinde ise kg ağırlığında 1 adet küre ile her birinin kütlesi kg olan 2 adet özdeş küp ağırlık bulunmaktadır. Terazi dengede olduğuna göre, kürelerden birinin kilogram cinsinden kütlesini ifade eden değeri bir tam sayıdır.
Ksenobotlar hakkında verilen aşağıdaki paragrafı inceleyiniz:
I. Ksenobotlar, kurbağa embriyolarından elde edilen kök hücrelerin yapay zekâ yardımıyla yeniden tasarlanmasıyla üretilen canlı biyolojik robotlardır.
II. Metal veya plastik gibi sentetik malzemeler barındırmayan bu yapılar, tamamen organik bileşenlerden oluştukları için kullanım ömrünü tamamladıklarında doğaya zarar vermeden yok olurlar.
III. Hücresel boyuttaki bu mikro yapılar, tıp dünyasında damar tıkanıklıklarını açmaktan çevre temizliğinde mikroplastikleri toplamaya kadar geniş bir yelpazede görev alma potansiyeline sahiptir.
IV. Bununla birlikte, kendi kendilerini yenileme ve sınırlı da olsa üreme yetenekleri, insan yapımı bu canlı formların gelecekte kontrolden çıkma ihtimali üzerine etik endişeler doğurmaktadır.
Buna göre, paragrafta numaralanmış cümleleri bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Çeviri, yalnızca iki farklı dil arasındaki sözcük değiş tokuşu değil; bir kültürün ruhunu, dünya görüşünü başka bir coğrafyaya taşıma eylemidir. Tanınmış çevirmen Walter Benjamin’in de belirttiği gibi, "Çeviri, bir yapıtın yaşama devam etme biçimidir ve onun ömrünü uzatır." Gerçekten de çeviri sayesinde edebi bir eser, doğduğu toprakların sınırlarını aşarak evrensel bir nitelik kazanır. Bu yönüyle çeviri, yazarın ürettiği orijinal metni başka bir dilde yeniden inşa eden yaratıcı bir sanattır. Nitekim telif eser yazmak sıfırdan bir dünya kurmaksa çeviri yapmak o dünyayı başka bir iklime, ağaçlarını ve nehirlerini soldurmadan nakletmektir. Edebiyat dünyasında çevirinin bu dönüştürücü gücü, orijinal metnin durağanlığını kırarak ona dinamik bir soluk kazandırır.
Bu metnin anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, tanık gösterme ve karşılaştırmaya başvurulduğu yargısı doğru mudur?
Modern kent yaşamının getirdiği sürekli gürültü, hız ve kesintisiz uyarıcı bombardımanı, bireylerin zihinsel ve bedensel dinlenme ihtiyacını derinleştirmektedir. Bu durum, turizm sektöründe yeni bir eğilimin doğmasına yol açmıştır: sessizlik turizmi. Katılımcıların akıllı telefon gibi dijital cihazlardan uzaklaştığı, doğayla baş başa kaldığı ve gürültü kirliliğinden arındırılmış destinasyonları tercih ettiği bu seyahat türü, yalnızca bir tatil seçeneği değil, aynı zamanda modern insanın kendine dönme ve ruhsal dinginliğe ulaşma çabasıdır. Sessizlik turizmini seçen insanlar, lüks otellerde kalıp sürekli tüketim odaklı etkinliklere katılmak yerine, sessiz vadilerde yürüyüş yapmayı, inziva evlerinde kitap okumayı veya sadece rüzgârın sesini dinlemeyi tercih etmektedir. Dolayısıyla bu turizm modeli, insanın doğayla ve kendi iç dünyasıyla kaybolan bağını yeniden kurma çabasının somut bir yansımasıdır.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Paleoklimatoloji araştırmalarında, geçmiş dönemlerin iklim koşullarını ve atmosfer bileşimini anlamanın en güvenilir yollarından biri kutup bölgelerindeki buzul karotlarıdır. Yüzlerce metre derinliğe inilerek çıkarılan bu silindirik buz sütunları, kar yağışıyla birlikte biriken ve zamanla sıkışarak buza dönüşen katmanlardan oluşur. Her bir katman, yağışın gerçekleştiği dönemin sıcaklığı, nem oranı ve atmosferindeki toz miktarı gibi verileri bünyesinde saklar. En önemlisi de bu katmanların içine sıkışıp kalmış mikroskobik hava kabarcıklarıdır. Bu kabarcıklar, oluştukları dönemin atmosferik gaz bileşimini doğrudan ve bozulmamış bir şekilde günümüze taşıyan adeta doğal birer zaman kapsülüdür. Bilim insanları bu kabarcıklardaki karbondioksit ve metan gibi sera gazlarının oranını ölçerek, binlerce yıl önceki iklim dalgalanmaları ile günümüzdeki küresel ısınma eğilimleri arasında sağlıklı mukayeseler yapabilmektedir.
Bu parçadan buzul karotlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
(I) Klasik genetik yaklaşımı, canlıların gelişim ve davranış kalıplarının ebeveynlerden devralınan DNA dizilimi tarafından harfiyen dikte edildiğini savunurdu. (II) Ancak çağdaş çalışmalar, çevresel uyaranların genlerin yapısını değiştirmeksizin onların çalışma düzenini etkileyebildiğini gösterdi. (III) Epigenetik olarak adlandırılan bu araştırma alanı; beslenme alışkanlıkları, stres düzeyi ve yaşanılan coğrafya gibi dış etkenlerin genlerin aktifleşme durumunu nasıl belirlediğini inceler. (IV) Hücre çekirdeğindeki bu sürecin kontrolü, DNA sarmalına eklenen küçük metil grupları veya histon proteinlerindeki değişimler gibi kimyasal işaretler yardımıyla yürütülür. (V) Diğer bir deyişle, yaşam boyunca karşılaşılan çevresel deneyimler, genlerin protein üretim hızını kontrol eden biyokimyasal birer işaretçiye dönüşür. (VI) Böylece aynı genetik koda sahip tek yumurta ikizlerinin, yaşam tarzlar��na bağlı olarak zamanla neden farklı hastalıklara veya fiziksel özelliklere sahip olduğu açıklanabilmektedir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra "Bu moleküler işaretçiler, DNA dizisini değiştirmeden hangi genlerin aktif hangilerinin pasif kalacağını belirleyen hücresel birer şalter görevi üstlenir." cümlesi getirilmelidir?
Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kuralları dikkate alındığında, 'Osman Hamdi Bey'in ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi Tablosu, Türk resim sanatında batılılaşma döneminin en önemli simgelerinden biridir.' cümlesinde geçen 'Tablosu' sözcüğünün büyük harfle yazılması doğrudur.
Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından kendi adıyla literatüre kazandırılan Zeigarnik etkisi, insan zihninin yarım kalmış veya kesintiye uğramış işleri, tamamlanmış olanlara kıyasla çok daha kolay ve net hatırlama eğilimini ifade eder. Bu fenomen, restorandaki garsonların henüz ödenmemiş siparişleri detaylarıyla hafızalarında tutarken hesap kapandıktan hemen sonra bu bilgileri unuttuklarının gözlemlenmesiyle keşfedilmiştir. Laboratuvar deneyleri, bir görev üstlenildiğinde zihinde hedefe yönelik bilişsel bir gerilimin oluştuğunu ve bu gerilimin ancak başarıyla sonuca ulaşıldığında sıfırlandığını kanıtlamıştır. Günümüzde bu psikolojik mekanizma; dizi senaryolarının en heyecanlı noktada kesilerek merak uyandırılmasından pazarlama stratejilerine ve eğitim teknolojilerindeki öğrenme süreçlerinin tasarlanmasına kadar geniş bir yelpazede aktif olarak kullanılmaktadır.
Bu parçadan Zeigarnik etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
denklem sisteminin çözüm kümesi boş kümedir.
olduğuna göre, çarpımı kaçtır?
olduğuna göre, kartezyen çarpım kümesinin eleman sayısı kaçtır?
Paragraf:
Yeryüzündeki bitki çeşitliliği, iklim değişikliği ve hızlı kentleşme gibi tehditler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu tehlikeye karşı geliştirilen en etkili önlemlerden biri olan tohum bankaları, bitki türlerinin genetik mirasını geleceğe taşımayı hedefler. Bu merkezlerde tohumlar, düşük nem oranı ve sıfırın altındaki sıcaklıklarda dondurularak yüzyıllarca canlı kalacak şekilde saklanır. Tohum bankaları sadece nesli tükenmekte olan türleri korumakla kalmaz; aynı zamanda tarımsal üretimde kuraklığa dayanıklı yeni çeşitlerin geliştirilmesi için araştırmacılara zengin bir genetik havuz sunar. Böylece küresel gıda güvenliğinin güvence altına alınmasında kritik bir rol oynar. Ancak bu bankaların sürdürülebilirliği, sürekli enerji akışına ve yüksek maliyetli altyapı yatırımlarına bağımlıdır.
Soru:
Yukarıdaki parçada yer alan yardımcı düşünceler ile bu düşüncelerin çıkarılabileceği ifadelerin doğru eşleşmesi nasıldır? Sol sütundaki yargıları, sağ sütundaki uygun ifadelerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler