Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Cümlede yüklemin bildirdiği ve öznenin gerçekleştirdiği işten etkilenen, belirtme durum eki almamış ögeye belirtisiz nesne denir. Belirtisiz nesneyi doğru bulabilmek için öncelikle yüklem ve özne tespit edilmeli, ardından yükleme "ne" sorusu yöneltilmelidir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemden etkilenen öge belirtisiz nesne görevindedir?
(I) Permafrost, en az iki yıl boyunca kesintisiz olarak donmuş halde kalan toprak, kaya ya da organik madde katmanını ifade eden coğrafi bir terimdir. (II) Genellikle kutup bölgelerinde ve yüksek dağ zirvelerinde karşımıza çıkan bu donmuş tabakalar, yeryüzünün karasal alanlarının önemli bir bölümünü kaplar. (III) İçlerinde binlerce yıllık bitki ve hayvan kalıntılarını barındıran bu yapılar, organik karbonu atmosferden uzak tutarak gezegenin karbon dengesinde kritik bir rol üstlenir. (IV) Son yıllarda küresel sıcaklıkların hızla artması, bu hassas donmuş toprakların yapısında ciddi bozulmalara yol açmaktadır. (V) Sıcaklık artışıyla çözülen topraktan atmosfere salınan yüksek miktardaki metan ve karbondioksit gazları, sera etkisini daha da kuvvetlendirmektedir. (VI) Bilim insanları, bu çözülmenin yarattığı geri besleme döngüsünün önümüzdeki yıllarda iklim krizini daha da derinleştireceği konusunda uyarılarda bulunmaktadır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Deneme, yazarın herhangi bir konudaki kişisel görüşlerini, kanıtlama kaygısı gütmeden, samimi bir üslupla dile getirdiği yazı türüdür. Bu yönüyle deneme, nesnel verilere dayanan makaleye göre yazarın iç dünyasına daha çok kapı aralar. Bu türün kurucusu kabul edilen Montaigne, 'Her insanda insanlığın bütün halleri vardır.' diyerek denemelerinde bireyden hareketle insanı açıklamaya çalışmıştır. Türk edebiyatında Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu gibi isimler bu türün en yetkin örneklerini vererek denemenin sınırlarını genişletmişlerdir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmamıştır?
(I) 19. yüzyılın ortalarında fotoğraf makinesinin icat edilmesi, görsel sanatlar dünyasında adeta bir deprem etkisi yaratmıştır. (II) O güne kadar dış dünyayı olduğu gibi tuvale aktarma görevini üstlenen ressamlar, bu yeni teknolojinin sunduğu mutlak gerçeklik karşısında kendi rollerini sorgulamaya başlamışlardır. (III) Fotoğrafın icadı, kimyasal süreçlerin ve optik merceklerin bir araya gelmesiyle elde edilen teknik bir başarı olarak tarihe geçmiştir. (IV) Nitekim bu arayışlar, resmin doğayı taklit etmekten kurtulup izlenimcilik ve kübizm gibi özgür, öznel ve soyut akımlara yönelmesini tetiklemiştir. (V) Böylece resim sanatı, gerçekliği birebir kopyalamak yerine, sanatçının iç dünyasını ve duygu durumunu ifade ettiği yeni bir varoluş alanı kazanmıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, parantez içindeki fiillerin belirtilen kurallara göre ünlü daralmasına uğramış doğru biçimleriyle doldurunuz. (1. boşluk için 'başlamak' fiilinin şimdiki zaman 3. tekil şahıs çekimi; 2. boşluk için 'demek' fiilinin zarf-fiil eki (-e) almış çekimi getirilmelidir.)
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Geçişli eylemlerin yüklem olduğu bazı cümlelerde nesne, herhangi bir durum (hâl) eki almadan yalın halde bulunur. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklemin bildirdiği işten etkilenen öge, durum eki almadan kullanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcükleri, bu cümlelerde kazandıkları anlamları dikkate alarak sağ sütundaki karşıt (zıt) anlamlılarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Cümlenin ögeleri belirlenirken isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, deyimler ve birleşik fiiller gibi söz öbekleri bölünemez; bu öbekler bir bütün olarak aynı ögeyi oluşturur.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem köşeli ayraç ([ ]) içinde yanlış gösterilmiştir?
(I) Sakin Şehir (Cittaslow) hareketi, 1999 yılında İtalya'da küreselleşmenin getirdiği tek tipleşmeye karşı yerel kimliği ve yaşam kalitesini korumak amacıyla başlatılmıştır. (II) Kentlerin kendi ritimlerinde kalkınmasını savunan bu felsefe, hızlı tüketim kültürünün dayatmalarına karşı alternatif bir yaşam modeli sunar. (III) Bir kentin bu birliğe üye olabilmesi için çevre politikaları, altyapı, sosyal uyum ve yerel üretimin desteklenmesi gibi yetmişten fazla kritere uyması gerekir. (IV) Küresel ölçekte turizm sektörü, son yıllarda çevre dostu ve sürdürülebilir seyahat alternatiflerine olan yatırımlarını hızla artırmaktadır. (V) Bu kriterlerin temel amacı ise tarihî dokuyu korumak, el sanatlarını yaşatmak ve kent sakinlerinin yaşam standartlarını yükseltmektir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Romanın (I) 12'nci bölümünde yazar, kahramanın çocukluk anılarını anlatırken mahallede oynadıkları (II) beştaş oyununa da atıfta bulunur. Bu çocukluk günlerinde arkadaşlarıyla (III) üçer dörder gruplar halinde sokakta koşturduklarını, ceplerindeki (IV) 15'er kuruşu birleştirip bakkaldan leblebi tozu aldıklarını yazar. Eserin genelinde (V) 20. yüzyılın başlarındaki İstanbul hayatına dair çarpıcı ayrıntılar yer almaktadır.
Bu parçadaki numaralanmış sözlerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
Zamanın hızla akıp giden nehrinde, geçmişe özlem duyan yazar (I) yalnız hissettiği anlarda yazı masasına sığınırdı. Romanlarında (II) içeri odaların loş ışığında geçen konuşmaları aktarırken kahramanların ruhsal derinliklerini (III) en ince ayrıntısına kadar yansıtmayı başarırdı. Toplumsal sorunlara (IV) yukarıdan bakan aydın tavrından uzak durarak halk��n arasına (V) geri dönmeyi her zaman bir erdem olarak kabul etmişti.
Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
(I) Yazılı kültürün henüz gelişmediği dönemlerde toplumsal belleğin korunması ve aktarımı, bütünüyle sözlü gelenek mekanizmaları üzerinden yürütülmekteydi. (II) Bu gelenek içinde yetişen destan anlatıc��ları, binlerce mısralık anlatıları zihinlerinde tutabilmek için uyak, ritim ve kalıp ifadeler gibi birtakım bellek destekleyici yöntemlere başvuruyorlardı. (III) Anlatı esnasında icra edilen ezgiler de ritmik yapıyı destekleyerek anlatıcının hafızasını taze tutmasına katkı sağlayan önemli birer yardımcıydı. (IV) Sözlü ürünlerin kâğıda geçirilme aşamasında ise anlatıcıların dilsel tercihlerinde ve üslubunda bazı zorunlu değişiklikler yapılmıştır. (V) Nitekim anlatıcı, bu ritmik kalıplar ve formüller sayesinde metni harfiyen ezberlemek zorunda kalmıyor, ana çatıya sadık kalarak doğaçlama yapabiliyordu.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Aşağıdaki parçada dil bilgisi kurallarına göre boş bırakılan yerleri uygun terimlerle tamamlayınız.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
(I) Araştırmacılar, kazı alanının güney kesiminde yer alan tapınağın MÖ IV. yüzyıla ait olduğunu tahmin ediyorlar. (II) Bu önemli keşfin detaylarını paylaşmak üzere yarın saat 14.00'da bir basın toplantısı düzenleneceği duyuruldu. (III) Toplantıya katılan yerli ve yabancı yaklaşık yüz elli gazetecinin soruları arkeologlar tarafından yanıtlanacak. (IV) Kazılarda elde edilen buluntuların %35'lik kısmının restorasyon çalışmaları hemen başlatılacak. (V) Eserlerin sergileneceği yeni müzenin, şehrin kuruluşunun 80'inci yıl dönümünde ziyarete açılması planlanıyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?
Aşağıdaki cümleleri, bu cümlelerde vurgulanan ögelerle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük veya sözcük gruplarını, bu sözcüklerin büyük harfle yazılmasını sağlayan Türk Dil Kurumu (TDK) kurallarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki paragrafta yazarın konuyu ele alış biçimi ve anlatım tarzı verilmiştir:
"Edebiyatın toplumsal bir fayda sağlama zorunluluğu olmadığını savunanlar, sanatın sadece kendisi için var olduğunu iddia ederler. Onlara göre şiir ya da roman, okura bir şeyler öğretmek ya da ahlaki bir kılavuz olmak zorunda değildir. Oysa bu bakış açısı, insanın sosyal bir varlık olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir. İster doğrudan ister dolaylı olsun, her edebi eser üretildiği toplumun değerlerinden, sorunlarından ve inançlarından beslenir. Yazar, fildişi kulesinde oturan ve dış dünyaya gözlerini kapayan bir yalıtılmışlık içinde üretemez. Dolayıs��yla, edebiyatı toplumsal bağlamından koparıp sadece estetik bir haz aracına indirgemek, onun gücünü ve etki alanını daraltmaktan başka bir işe yaramaz."
Bu parçanın yazarı, edebiyatın işlevine yönelik yerleşik bir görüşe karşı çıkarak kendi düşüncesini savunmak ve okuyucuyu ikna etmek amacıyla tartışmacı anlatım biçimini kullanmıştır.
(I) Sanayi Devrimi öncesinde insanlığın uyku düzeni, günümüzdeki gibi kesintisiz sekiz saatlik tek bir bloktan oluşmuyor; "bifazik" yani iki aşamalı bir yapı sergiliyordu. (II) İnsanlar hava karardıktan kısa süre sonra ilk uykularına yatar, gece yarısı uyanıp birkaç saat uyanık kalır, ardından gün ağarana dek ikinci uykularına çekilirlerdi. (III) Bu iki uyku arasındaki uyanıklık dönemi; dua etmek, kitap okumak, komşularla sohbet etmek veya ev işlerini tamamlamak için en verimli zaman dilimi olarak görülürdü. (IV) Günümüzde uyku bozukluklarının tedavisi için geliştirilen modern tıbbi yöntemler ve uyku laboratuvarları, bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedeflemektedir. (V) Ancak yapay ışıklandırma teknolojisinin yaygınlaşması ve fabrikalarda vardiyalı çalışma sistemine geçilmesi, bu geleneksel iki aşamalı uyku alışkanlığını tamamen ortadan kaldırarak insan biyolojisini tek aşamalı uykuya zorladı.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşme nedeni belirtilmiştir?
Zaman, insan zihninin dış dünyada gerçekleşen değişimleri ardışık bir düzen içinde algılama biçimidir. Ancak bu son derece soyut kavram, modern çağda teknolojik hızın kıskacında kalarak bambaşka bir çehre kazanmıştır. Günümüz insanı zamanı saniyelerle yarışan ve hızla tüketilmesi gereken bir nesne olarak görürken geleneksel toplumlar onu doğanın ritmine tümüyle uyumlu, dingin bir akış olarak yaşamıştır. Bu kültürel durum, insan algısında derin bir yarılmaya yol açar; öyle ki artık hacimli bir edebî eseri günlerce sindirerek okumak yerine hızlıca göz gezdirip geçmek, derin dostluk sohbetlerinin yerini anlık dijital mesajlara bırakmak bu dönüşümün en belirgin pratik yansımalarıdır. Nitekim Henri Bergson, zamanın mekanik araçlarla dilimlenmesinin getirdiği yapaylığa dikkat çekerek onun ancak insan bilinciyle kavranabilen kesintisiz bir 'süre' olduğunu önemle savunur.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?