Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1401Soru

Aşağıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur? Cevabınızı roma rakamıyla (I, II, III, IV veya V) yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. Akıllı tahtalar sayesinde öğretmenler, ders konularını görsel ve işitsel ögelerle destekleyerek anlatabilmektedir.
II. Sonuç olarak, eğitimde teknolojinin doğru kullanımı öğrencilerin başarı düzeyini doğrudan artırmaktadır.
III. Son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesi, eğitim alanında da büyük değişimleri beraberinde getirdi.
IV. Böylece soyut ve anlaşılması güç kavramlar, öğrenciler için daha somut ve kalıcı hale gelmektedir.
V. Bu değişimlerin en belirgin olanı ise sınıflarda geleneksel tahtaların yerini akıllı tahtaların almasıdır.

Cevap:
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında baştan üçüncü cümle I numaralı cümle olur.
Verilen cümleler anlam akışına göre sıralandığında doğru diziliş III - V - I - IV - II şeklindedir. Bu sıralamada baştan üçüncü cümle I numaralı cümledir. Çünkü V numaralı cümlede bahsedilen 'akıllı tahtaların sınıflara girmesi' durumunun yarattığı doğrudan fayda I numaralı cümlede 'görsel ve işitsel ögelerle ders anlatımı' olarak açıklanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirleme
III numaralı cümle, genel bir yargıyla başladığı ve kendisinden önceye ait bir bağlantı unsuru barındırmadığı için giriş cümlesidir.
Paragrafın başlangıç noktasını saptamak.
2
İkinci cümleyi bulma
V numaralı cümledeki 'Bu değişimlerin' ifadesi, III numaralı cümledeki 'büyük değişimleri' ifadesine bağlandığı için ikinci sırada yer alır.
Cümleler arasındaki anahtar kelime ortaklığını takip etmek.
3
Üçüncü cümleyi saptama
I numaralı cümledeki 'Akıllı tahtalar sayesinde' ifadesi, V numaralı cümledeki 'akıllı tahtaların yerini almasıdır' ifadesiyle doğrudan ilişkili olduğundan üçüncü sıraya gelir.
Konunun akış yönünü belirlemek.
4
Dördüncü ve beşinci cümleleri sıralama
IV numaralı cümle 'Böylece' ifadesiyle I numaralı cümlenin sonucunu açıklar ve dördüncü olur; II numaralı cümle ise 'Sonuç olarak' ifadesiyle paragrafı sonlandırarak beşinci sıraya yerleşir.
Metnin tamamını mantıklı bir sonuca bağlamak.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturulurken cümlelerin birbirine zamirler, bağlaçlar ve anlam ortaklıkları gibi köprü ifadelerle bağlanması gerekir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1402Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, parantez içinde belirtilen kısaltmalara uygun ekleri getirerek doğru yazımlarıyla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Dilimizle ilgili her türlü güncel yazım kuralı tartışmasında öncelikle (TDK) yayımladığı kılavuza başvurulmalıdır. Laboratuvardaki hassas deney için tartılan kimyasal maddenin 250 (g) fazla olması tüm hesaplamaları değiştirdi.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'TDK'nin', ikinci boşluğa ise 'g'dan' getirilmelidir.
Büyük harfle yapılan kısaltmada son harfin okunuşu (TDK -> te-de-ke -> TDK'nin) esas alınırken, küçük harfle yapılan kısaltmada kelimenin açılımı (g -> gram -> g'dan) esas alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilecek eki belirleme.
TDK'nin
Büyük harflerle yapılan kısaltmalarda ek, kısaltmanın son harfinin okunuşuna göre getirilir. TDK kısaltmasının son harfi 'K'dir ve Türkçe okunuşu 'ke' şeklindedir. Dolayısıyla ek '-nin' olmalıdır.
2
Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilecek eki belirleme.
g'dan
Küçük harflerle yapılan kısaltmalarda ek, kısaltmanın değil, kelimenin okunuşuna göre getirilir. 'g' kısaltmasının açılımı 'gram' olduğuna göre getirilecek ek '-dan' olmalıdır.

Anahtar Kavram

Kısaltmalara ek getirilirken büyük harfli kısaltmalarda son harfin okunuşunun, küçük harfli kısaltmalarda ise kelimenin tam okunuşunun esas alınması.
Soru 1403Soru

Yapay zeka tabanlı çeviri yazılımları, günümüzde diller arasındaki sınırları hızla eriterek küresel ileti��imi benzersiz bir seviyeye taşıdı. Ancak bir dili başka bir dile aktarmak, yalnızca sözcüklerin sözlükteki karşılıklarını bir araya getirmekten ibaret değildir. Çeviri, o dilin doğduğu kültürün, tarihin ve en önemlisi insani duygu dünyasının aktarılması sürecidir. Dijital algoritmalar ne kadar gelişirse gelişsin, bir şiirdeki hüznü ya da bir deyimdeki ince mizahı insan duyarlılığı olmadan yakalayamaz. Nitekim makine çevirileri, yapısal olarak kusursuz cümleler kursa da metnin ruhunu ve yazarın sesini sıklıkla göz ardı etmektedir. İnsani sezgi ve kültürel birikim, çeviride makinelerin asla aşamayacağı aşılmaz bir sınır olarak kalmaya devam edecektir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görüşleri inandırıcı kılmak amacıyla tanık göstermeden yararlanmaya

Cevap

Görüşleri inandırıcı kılmak amacıyla tanık göstermeden yararlanmaya
Paragrafta yazar, kendi görüşlerini desteklemek amacıyla başkalarının sözlerine veya otoritelerin görüşlerine başvurmamıştır. Bu nedenle bu teknik paragrafta kullanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde savunulan tezi ve anlatım biçimini belirleme
Yazar, yapay zekanın çeviri yetersizliği üzerine kendi kişisel görüşlerini savunmaktadır. Bu durum metinde tartışmacı anlatım biçiminin kullanıldığını gösterir.
Anlatım biçimini doğru tespit etmek, seçeneklerdeki özellikleri elerken yön gösterici olur.
2
Düşünceyi geliştirme yollarını metin üzerinde arama
Metinde 'Çeviri... sürecidir' cümlesiyle tanımlama yapılmış; 'şiirdeki hüzün' ve 'deyimdeki mizah' örneklenmiş; makine çevirisi ile insan duyarlılığı karşılaştırılmıştır.
Metindeki somut göstergeler ile seçeneklerin eşleştirilmesi gerekmektedir.
3
Tanık gösterme tekniğinin varlığını kontrol etme
Metinde yazarın tezini desteklemek için başka bir kişinin ismi ve görüşü kullanılmamıştır.
Doğru yanıtın tanık gösterme olduğunu kesinleştirmek için metinde alıntı yapılıp yapılmadığı taranır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 1404Soru

Bir marangoz atölyesinde üretilen küçük ve büyük boy ahşap kutularla ilgili aşağıdaki bilgiler bilinmektedir:

* Her bir küçük boy kutunun yapımı için kullanılan kereste miktarı xx desimetredir.
* Her bir büyük boy kutunun yapımı için kullanılan kereste miktarı, küçük boy kutunun yapımı için kullanılan kereste miktarının 22 katından 11 desimetre eksiktir.
* Kutuların yapımında kullanılan kereste miktarları desimetre cinsinden birer tam sayıdır.

Bu atölyede 33 adet küçük boy ve 44 adet büyük boy kutu üretildiğinde toplam 117117 desimetre kereste harcanmıştır.

Buna göre, bir adet büyük boy kutunun yapımı için harcanan kereste miktarı kaç desimetredir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2121

Cevap

Bir adet büyük boy kutunun yapımı için harcanan kereste miktarı 2121 desimetredir.
Küçük boy kutu xx, büyük boy kutu 2x12x-1 desimetre kereste gerektirir. 33 adet küçük ve 44 adet büyük kutu üretildiğinde harcanan toplam kereste miktarı 3x+4(2x1)=1173x + 4(2x-1) = 117 denklemine eşittir. Bu denklem çözüldüğünde 11x4=11711x=121x=1111x - 4 = 117 \Rightarrow 11x = 121 \Rightarrow x = 11 bulunur. Büyük boy kutu için gereken kereste miktarı 2x1=2(11)1=212x-1 = 2(11)-1 = 21 desimetre olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kutuların kereste miktarları için cebirsel ifadeleri belirlemek.
Küçük boy kutu = xx desimetre, Büyük boy kutu = 2x12x - 1 desimetre.
Büyük boy kutunun kereste miktarının küçük boy kutunun 22 katından 11 eksik olduğu belirtilmiştir.
2
Verilen adetlere göre toplam kereste miktarını veren denklemi kurmak.
Denklem: 3x+4(2x1)=1173x + 4(2x - 1) = 117.
33 adet küçük ve 44 adet büyük boy kutu için toplam 117117 desimetre kereste harcanmıştır.
3
Denklemi çözerek xx değerini bulmak.
3x+8x4=11711x4=11711x=121x=113x + 8x - 4 = 117 \Rightarrow 11x - 4 = 117 \Rightarrow 11x = 121 \Rightarrow x = 11.
Dağılma özelliği uygulanıp benzer terimler toplandıktan sonra bilinmeyen yalnız bırakılır.
4
Büyük boy kutu için harcanan kereste miktarını hesaplamak.
2x1=2(11)1=212x - 1 = 2(11) - 1 = 21 desimetre.
Büyük boy kutunun kereste miktarı 2x12x - 1 ifadesiyle tanımlanmıştır.

Anahtar Kavram

Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemlerin kurulması ve çözülmesi
Soru 1405Soru

(I) Her yazar, eserini oluştururken kendi döneminin dil olanaklarından yola çıkar. (II) Sanatçı, toplumsal sorunları doğrudan ele almak yerine onları dolaylı yollardan sezdirmeyi tercih eder. (III) Edebiyat yapıtları, insanı sadece kendi gerçeğiyle yüzleştirmekle kalmaz; ona yepyeni ufuklar da açar. (IV) Nitelikli bir okur, metnin satır aralarında gizlenen anlam katmanlarını büyük bir sabırla çözmeye çalışır. (V) Çünkü gerçek bir sanat eseri, her okumada okura farklı duygular fısıldayan büyülü bir dünyadır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde hem edat hem de bağlaç kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. cümlede

Cevap

Üçüncü cümlede hem edat (ilgeç) hem de bağlaç yer almaktadır.
Üçüncü cümlede yer alan 'sadece' sözcüğü ve 'gerçeğiyle' ile 'yüzleştirmekle' kelimelerinde ekleşmiş olarak karşımıza çıkan '-la/-le' (ile) edat görevindedir. Aynı cümlede bulunan 'da' sözcüğü ise bağlaçtır. Bu durumda hem edat hem de bağlaç bir arada kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki her cümleyi edat ve bağlaç ayrımına göre tek tek analiz etme.
Cümlelerdeki tüm sözcüklerin türleri belirlenir.
Sözcük türlerini doğru belirlemek, edat ve bağlaçların işlevlerini saptamak için gereklidir.
2
Üçüncü cümleyi detaylıca inceleyerek edat ve bağlaçları saptama.
'sadece' sözcüğü edat (sınırlama anlamı taşır), 'gerçeğiyle' ve 'yüzleştirmekle' kelimelerindeki 'ile' ise yerine 've' getirilemediği için edat olarak belirlenir. 'da' ise dahi/bile anlamı katan bir bağlaçtır.
Bu cümlede her iki sözcük türünün de bulunduğunu kesinleştirmek için.
3
Diğer cümleleri kontrol edip elenmesini sağlama.
Birinci cümlede edat ve bağlaç yoktur; ikinci cümlede sadece edat ('yerine') vardır; dördüncü cümlede sadece edat ('sabırla') vardır; beşinci cümlede ise sadece bağlaç ('Çünkü') vardır.
Çözümün doğruluğundan emin olmak ve alternatifleri elemek için.

Anahtar Kavram

Edat ve bağlaçların ayırt edilmesi ve cümledeki işlevleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1406Soru

(I) Göz izleme teknolojisi, bireylerin görsel bir uyarıcı karşısındaki göz hareketlerini, odaklanma sürelerini ve görsel tarama rotalarını ölçen bir yöntemdir. (II) Bu teknoloji; bilişsel psikolojiden yazılım ara yüz tasarımlarına, pazarlama araştırmalarından nörobilime kadar oldukça geniş bir alanda veri toplamak amacıyla kullanılır. (III) Göz izleme cihazlarından elde edilen veriler sayesinde, kullanıcıların bir web sitesinde ilk nereye baktıkları veya hangi alanları göz ardı ettikleri ayrıntılı olarak analiz edilebilir. (IV) Tarihsel süreçte bu alandaki ilk deneysel çalışmalar, 19. yüzyılın sonlarında okuma esnasındaki göz hareketlerini gözlemlemek amacıyla başlatılmıştır. (V) İlk başlarda göze yerleştirilen oldukça rahatsız edici mekanik aparatlarla yürütülen bu deneyler, zamanla yerini kızılötesi ışık ve optik sensörler kullanan temassız sistemlere bırakmıştır. (VI) Günümüzde ise yapay zekâ algoritmaları sayesinde, harici bir donanıma gerek kalmadan sıradan web kameralarıyla bile göz takibi yapılabilmektedir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; IV.; 4; 4.

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümle ile başlamalıdır.
Paragrafın ilk üç cümlesinde göz izleme teknolojisinin genel tanımı ve işlevleri üzerinde durulurken, dördüncü cümleden itibaren bu teknolojinin tarihsel gelişim süreci anlatılmaya başlanmıştır. Yeni bir konuya/bakış açısına geçiş yapıldığı için ikinci paragraf IV numaralı cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki tüm cümleler okunarak her birinin konusu ve bakış açısı belirlenir.
Cümlelerin konuları ve aralarındaki anlam ilişkileri saptanır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun değiştiği ya da yeni bir bakış açısına geçildiği noktayı tespit etmek gerekir.
2
İlk üç cümle (I, II ve III) incelenerek ortak tema belirlenir.
Bu cümlelerde göz izleme teknolojisinin tanımı, kullanım alanları ve sunduğu pratik yararların anlatıldığı görülür.
İlk paragrafa ait cümlelerin sınırlarını çizmek ve konunun bütünlüğünü görmek.
3
Dördüncü cümleden (IV) itibaren konunun akışı kontrol edilir.
Bu cümlede konunun bu teknolojinin tarihsel gelişim sürecine ve ilk çalışmalara kaydığı tespit edilir.
Konunun veya bakış açısının değiştiği ilk cümleyi (yeni paragrafın giriş cümlesini) bulmak.
4
Sonraki cümlelerin (V ve VI) dördüncü cümleyle bağı değerlendirilir.
Beşinci ve altıncı cümlelerin de tarihsel süreci ve günümüzdeki durumu anlatarak dördüncü cümledeki gelişim temasını sürdürdüğü görülür.
İkinci paragrafın kendi içinde bir anlam bütünlüğü oluşturup oluşturmadığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1407Soru

Edebî eserlerin değerlendirildiği cümlelerde; eserde neyin anlatıldığına değiniliyorsa "içerik (konu)", eserin nasıl anlatıldığına yani yazarın dil ve anlatım tercihlerine odaklanılıyorsa "üslup (biçem)" özelliğine yer verilmiş olur.

(I) Yazar, son romanında büyük şehirlerin gürültüsünden kaçarak Ege'nin küçük bir kasabasına yerleşen bir ailenin yaşama tutunma çabasını ele alıyor. (II) Bu insanların karşılaştıkları zorlukları anlatırken süslü, sanatlı kelimelerden ve yapay söyleyişlerden titizlikle uzak duruyor. (III) Eserdeki betimlemelerin nesnelliği, okura olayların geçtiği coğrafyayı adeta bir belgesel gibi izleme olanağı tanıyor. (IV) Kahramanların kendi aralarındaki çatışmaları ve içsel sorgulamalarını, yöresel ağız özelliklerini yansıtan samimi bir dille aktarıyor. (V) Kitap, Türk edebiyatında köyden kente göç olgusunu farklı bir bakış açısıyla işleyen en özgün eserlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Buna göre, parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde hem eserin içeriğine (konusuna) hem de üslubuna (biçemine) yer verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV. cümle

Cevap

Dördüncü cümle
Dördüncü cümlede, kahramanların çatışmaları ve içsel sorgulamaları ifade edilerek eserin konusuna (içeriğine) değinilmiş; aynı zamanda bu konunun yöresel ağız özellikleri ve samimi bir dille aktarıldığı belirtilerek üslubuna (biçemine) yer verilmiştir. Bu nedenle hem içerik hem de üslup özelliklerini bir arada barındırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümleleri tek tek inceleyerek eserin konusunu (neyin anlatıldığını) belirten ifadeleri aramak.
Birinci cümlede 'ailenin yaşama tutunma çabası', dördüncü cümlede 'kahramanların çatışmaları ve içsel sorgulamaları' ve beşinci cümlede 'köyden kente göç olgusu' ifadelerinin eserin içeriğiyle ilgili olduğu tespit edilir.
İçerik cümlelerini üslup cümlelerinden ayırt etmek için öncelikle eserde ele alınan konuyu belirlemek gerekir.
2
Cümlelerde yazarın dil, üslup ve anlatım biçimini (nasıl anlatıldığını) gösteren ifadeleri belirlemek.
İkinci cümlede 'süslü, sanatlı kelimelerden ve yapay söyleyişlerden uzak durması', üçüncü cümlede 'betimlemelerin nesnelliği ve belgesel gibi izleme olanağı sunması' ve dördüncü cümlede 'yöresel ağız özelliklerini yansıtan samimi bir dil kullanılması' ifadelerinin üslup (biçem) özelliklerini yansıttığı belirlenir.
Yazarın söyleyiş tarzını, sözcük tercihlerini ve anlatım dilini belirten unsurları saptamak üslup tespiti için gereklidir.
3
Hem içerik (konu) hem de üslup (biçem) unsurlarının aynı cümlede bir arada bulunup bulunmadığını kontrol etmek.
Dördüncü cümlede hem konu ('kahramanların çatışmaları ve içsel sorgulamaları') hem de bu konunun aktarılış tarzı ('yöresel ağız özelliklerini yansıtan samimi bir dille') bir arada verilmiştir. Bu nedenle doğru cevap dördüncü cümledir.
Sorunun kökünde bizden her iki özelliğin birden tek bir cümlede bulunması istendiği için ortak kesişim kümesini bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

İçerik ve Üslup Cümleleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1408Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, yay ayraç içinde verilen sözcükleri ve "ki" unsurunu yazım kurallarına uygun biçimde birleştirerek doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

(geçmişte) hatalardan ders almalısın, (yeter) geleceğe daha emin adımlarla ilerleyebilesin.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluk sıfat yapan -ki eki getirilerek "geçmişteki" şeklinde bitişik; ikinci boşluk ise bağlaç olan ki getirilerek "yeter ki" şeklinde ayrı yazılmalıdır.
İlk boşlukta yer alan "-ki" eki sıfat yapan ek işlevindedir ve eklendiği "geçmişte" sözcüğüne bitişik yazılması gerekir. İkinci boşlukta ise bir fiilden sonra gelen ve cümleye koşul/istek anlamı katan bağlaç olan "ki" yer almaktadır ve bu bağlaç ayrı yazılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluktaki "geçmişte" sözcüğünü inceleyiniz.
"Geçmişte" sözcüğüne gelen "-ki", bir ismin (hatalar) önüne gelerek onu işaret eden/niteleyen bir sıfat kurmaktadır (sıfat yapan -ki).
Sıfat yapan "-ki" bir yapım eki olduğundan eklendiği sözcüğe bitişik yazılır ve "geçmişteki" biçimini alır.
2
İkinci boşluktaki "yeter" sözcüğünü inceleyiniz.
"Yeter" yükleminden/sözcüğünden sonra gelen "ki" unsuru, cümleleri veya ögeleri birbirine bağlayan bir bağlaçt��r.
Bağlaç olan "ki" bağımsız bir sözcük kabul edildiğinden kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır ve "yeter ki" biçimini alır.

Anahtar Kavram

Türkçede ek olan "-ki" (sıfat yapan ve ilgi zamiri olan) eklendiği sözcüğe bitişik yazılırken, bağlaç olan "ki" sözcüklerden ayrı yazılır.
Tahmini Süre:45s
Soru 1409Soru

Türkçede '-m / -ım / -im' eki, eklendiği sözcüğün türüne ve cümledeki görevine göre fiil çekim eki (şahıs eki) veya isim çekim eki (iyelik eki) olarak kullanılabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte yer alan '-m / -ım / -im' eki diğerlerinden farklı bir çekim eki işleviyle kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yol boyunca büyük bir keyifle dinlediğim ezgiler beni eskilere götürdü.

Cevap

Yol boyunca büyük bir keyifle dinlediğim ezgiler beni eskilere götürdü. (Bu cümledeki 'dinlediğim' sözcüğünde yer alan '-im' eki, fiil çekim eki olan şahıs eki değil, isim çekim eki olan iyelik ekidir.)
Doğru cevap, 'dinlediğim' sözcüğünü içeren seçenektir. Bu sözcükteki '-im' eki, sıfat-fiil eki olan '-dik' ekine gelerek eylemin kime ait olduğunu belirten birinci tekil şahıs iyelik ekidir. İyelik ekleri isim çekim ekleridir. Diğer seçeneklerdeki sözcükler ise çekimli fiildir ve bu fiillerdeki '-m / -ım / -um' ekleri eylemi gerçekleştiren kişiyi bildiren şahıs ekleridir. Şahıs ekleri ise fiil çekim ekidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki ilgili sözcükler belirlenir ve kök-ek çözümlemesi yapılır.
'sunacağım' (sun-acak-ım), 'dinlediğim' (dinle-dik-im), 'şaşırdım' (şaş-ır-dı-m), 'okurum' (oku-r-um) ve 'yapardım' (yap-ar-dı-m) kelimeleri çözümlenir.
Sözcüklerin aldığı eklerin işlevlerini belirlemek için öncelikle kelimenin yapısını ve türünü analiz etmek gerekir.
2
Eklerin geldiği sözcüklerin türleri (çekimli fiil veya fiilimsi) ayırt edilir.
'sunacağım', 'şaşırdım', 'okurum' ve 'yapardım' sözcüklerinin kip eki alarak çekimlenmiş eylemler olduğu, 'dinlediğim' sözcüğünün ise sıfat-fiil eki (-dik) almış bir fiilimsi (isim soylu sözcük) olduğu görülür.
Fiil çekim ekleri (kip ve şahıs ekleri) çekimli fiillere gelirken; isim çekim ekleri (iyelik, hal vb.) isim ve isim soylu sözcüklere (fiilimsiler dahil) gelir.
3
Eklerin dil bilgisel işlevleri karşılaştırılır.
Çekimli fiillerdeki eklerin fiil çekim eki olan '1. tekil şahıs eki' olduğu; sıfat-fiildeki '-im' ekinin ise isim çekim eki olan '1. tekil şahıs iyelik eki' olduğu belirlenir.
Böylece 'dinlediğim' sözcüğündeki ekin isim çekim eki işleviyle diğerlerinden ayrıldığı netleştirilir.

Anahtar Kavram

Fiil Çekim Ekleri ile İsim Çekim Eklerinin Ayrımı (Şahıs ve İyelik Eki Farkı)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1410Soru

Mimari, sadece taş ve betonun bir araya getirilmesiyle oluşan cansız yapılar bütünü değildir; o, insan ruhunun mekânla kurduğu sessiz bir diyalogdur. Tıpkı bir ressamın tuvale fırça darbeleriyle hayat vermesi gibi, mimar da boşluğa şekil vererek onu yaşanır kılar. Antik dönem tapınaklarından günümüzün gökdelenlerine kadar her yapı, inşa edildiği dönemin kültürel kodlarını taşır. Örneğin Gotik mimarideki göğe uzanan ince kuleler, o dönem insanının aşkın olana, yani Tanrı'ya ulaşma arzusunu simgeler. Modern gökdelenler ise insanlığın doğaya meydan okuma gücünü gösterir.

Bu parçanın anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından 'benzetme'ye başvurulmuştur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen yargı doğrudur.
Metindeki mimarın eylemi ile ressamın eylemi arasında 'tıpkı ... gibi' edatı kullanılarak açıkça benzetme yapılmıştır. Bu durum, verilen yargının doğru olduğunu doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını ve ilgili cümleleri tespit etmek.
Metinde 'Tıpkı bir ressamın tuvale fırça darbeleriyle hayat vermesi gibi, mimar da boşluğa şekil vererek onu yaşanır kılar.' ifadesi bulunmuştur.
Yazarın düşüncesini açıklamak için hangi somut benzetmelerden ve ilişkilerden yararlandığını belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen cümlede benzetme ilişkisinin dil bilgisi unsurlarıyla desteklenip desteklenmediğini incelemek.
'Tıpkı' ve 'gibi' sözcüklerinin kullanılması, iki durum arasında nitelik yönünden benzerlik kurulduğunu gösterir.
Benzetme yönünü ve edatını belirleyerek düşünceyi geliştirme yolunun adını kesinleştirmek amaçlanır.
3
Bulunan düşünceyi geliştirme yolunu kökte verilen yargıyla karşılaştırmak.
Metinde benzetmeye başvurulmuştur ve kökte de benzetmeye başvurulduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla yargı doğrudur.
Elde edilen analiz sonucunun, değerlendirilmesi istenen önerme ile tutarlılığını onaylamak gerekir.

Anahtar Kavram

Benzetme, aralarında ilgi bulunan iki şeyden zayıf olanı güçlü olana benzeterek anlatımı daha etkili kılma yoludur.
Soru 1411Soru

I. Yıllar sonra eski mahallesine döndüğünde her şeyin değiştiğini buruk bir tebessümle fark etti.
II. Sokaktaki çocukların neşeli sesleri, ona geçmişteki güzel günleri hatırlatıyordu.
III. Bu ıssız sokakta yürürken ansızın karşısına çıkan eski bir dost, heyecanlanmasına yol açtı.
IV. O, bunca yıllık ayrılığa rağmen bana karşı beslediği samimi duyguları hiç yitirmemişti.
V. Birlikte oturduğumuz o küçük çay bahçesinde, geçmişin tatlı anılarını saatlerce tazeledik.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde ünlü değişimi (kökte ünlü değişimi) vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümlede yer alan 'bana' sözcüğünde ünlü değişimi (kökte ünlü değişimi) görülmektedir.
Dördüncü cümlede geçen 'bana' sözcüğü, kökü 'ben' olan şahıs zamirine yönelme durum eki getirildiğinde kökteki ince 'e' ünlüsünün kalın 'a' ünlüsüne dönüşmesiyle oluşmuştur. Bu ses olayı Türkçede ünlü değişimi (kökte ünlü değişimi) olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen cümlelerdeki sözcükler tek tek incelenerek ses olayları tespit edilir.
Dördüncü cümlede 'bana' sözcüğü dikkat çeker.
Ünlü değişimi, Türkçede yalnızca 'ben' ve 'sen' zamirlerine yönelme durum eki (-e / -a) getirildiğinde kökteki ünlünün değişmesiyle (ben-e -> bana, sen-e -> sana) meydana gelen sınırlı bir ses olayıdır.
2
'Bana' sözcüğünün kök ve ek tahlili yapılır.
Sözcüğün kökü 'ben' zamiridir. Üzerine gelen yönelme durum eki '-e' etkisiyle kökteki ince 'e' ünlüsü kalın 'a' ünlüsüne dönüşmüştür.
Kökte meydana gelen bu ses değişimi, Türkçedeki ünlü değişimi kuralını doğrulamaktadır.

Anahtar Kavram

Türkçede ünlü değişimi (kökte ünlü değişimi), sadece birinci tekil kişi zamiri 'ben' ve ikinci tekil kişi zamiri 'sen' sözcüklerine yönelme durum eki (-e) getirildiğinde bu sözcüklerin köklerindeki ünlülerin kalınlaşarak sırasıyla 'bana' ve 'sana' şeklini alması olayıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1412Soru

Türkçede kısaltmalara getirilen eklerin yazımı, kısaltmanın yapılış yöntemine (büyük harfle yapılması, küçük harfle yapılması veya kısaltmanın sonunda nokta bulunması gibi) göre değişkenlik gösterir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmaların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni hazırlanan sözlük çalışmasında TDK'nın güncel veri tabanından yararlanıldı.

Cevap

Yeni hazırlanan sözlük çalışmasında TDK'nın güncel veri tabanından yararlanıldı.
Doğru cevap, yazım yanlışı barındıran cümledir. Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır. Türkçede 'K' harfi 'ke' olarak okunduğu için 'TDK'nin' şeklinde yazılması gerekirken, kelimenin açılımı düşünülerek veya harf yanlış okunarak 'TDK'nın' şeklinde yazılması yazım yanlışına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Büyük harfle yapılan kısaltmalara gelen eklerin kuralını hatırlayın.
Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır.
Kısaltmanın açılımına göre ek getirmek bir yazım hatasıdır.
2
Türkçedeki ünsüz harflerin (özellikle 'K' harfinin) okunuşunu kontrol edin.
Türkçede 'ka' diye bir harf yoktur, bu harf 'ke' olarak okunur. Bu nedenle kısaltma 'TDK-ye' (TDK'nin) şeklinde okunmalıdır.
Harfin yanlış telaffuz edilmesi ekin de yanlış yazılmasına yol açar.
3
Seçeneklerdeki diğer kısaltma türlerini inceleyin.
Küçük harfli kısaltmalarda kelimenin açılışı (kilogramdan, metrelik) ve noktalı kısaltmalarda kesmesiz açılış (İngilizceden) kuralları doğru uygulanmıştır.
Diğer seçeneklerdeki yazımların doğru olduğunu teyit ederek kesin sonuca ulaşmak gerekir.

Anahtar Kavram

Büyük harfle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde, kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır. Türkçede 'K' harfi 'ke' şeklinde okunduğu için 'TDK'nin' yazımı doğrudur, 'TDK'nın' yazımı ise yanlıştır.
Tahmini Süre:45s
Soru 1413Soru

Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerlerin, cümlelerin anlam bütünlüğü ve ilgeçlerin (edatların) kattığı anlam ilgileri dikkate alınarak tamamlanması gerekmektedir. Bu doğrultuda metindeki boşluklara getirilmesi gereken edatları belirleyiniz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Sanatsal yaratım süreci, dış dünyadan alınan izlenimlerin zihinde yeniden biçimlendirilmesiyle başlar. Nitelikli bir yapıt, gerçeği olduğu gibi aktarmak yerine onu düş gücüyle yoğurarak adeta büyülü bir ayna yansıtır. Sanatçı, okuyucuyu kendi hayal dünyasına çekmek gündelik dilin sınırlarını aşan özgün bir üslup inşa eder.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa benzerlik ve karşılaştırma anlamı katan 'gibi' veya 'kadar' edatı; ikinci boşluğa ise amaç anlamı katan 'için' veya 'üzere' edatı getirilmelidir.
İlk boşlukta eserin gerçeği yansıtma durumu ile büyülü bir ayna arasında benzerlik kurulduğundan bu boşluğa 'gibi' veya 'kadar' edatı gelmelidir. İkinci boşlukta ise sanatçının özgün üslup kurma eyleminin amacı belirtildiğinden amaç ilgisi kuran 'için' veya 'üzere' edatı getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Boşlukların bulunduğu cümlelerin bağlamını ve bu cümlelerde edatlar vasıtasıyla kurulmak istenen anlam ilgilerini analiz etmek.
İlk cümlede eserin gerçeği yansıtma biçiminin 'büyülü bir ayna'ya benzetildiği (benzerlik/karşılaştırma ilgisi), ikinci cümlede ise yazarın özgün bir üslup inşa etme eyleminin amacının ('okuyucuyu kendi hayal dünyasına çekmek') belirtildiği saptanmıştır.
Cümledeki boşlukların dil bilgisel ve anlamsal açıdan hangi edat gruplarını gerektirdiğini belirlemek.
2
Bu anlam ilgilerini karşılayacak uygun edatları belirleyerek boşluklara yerleştirmek.
Benzerlik ilgisi için 'gibi' veya 'kadar' edatları; amaç ilgisi için ise '-mek için' veya '-mek üzere' edatları getirilerek cümleler anlamsal ve dil bilgisel olarak tamamlanmıştır.
Belirlenen anlam ilişkilerine uygun doğru edat seçeneklerini eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Edatların (ilgeçlerin) cümleye kattığı benzerlik ve amaç anlam ilgileri
Soru 1414Soru

Babamın yıllar önce diktiği elma ağacı, bu bahçenin en verimli üyesiydi.

Bu cümlenin öge dizilişi aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özne - Yüklem

Cevap

Özne - Yüklem
Doğru diziliş olan 'Özne - Yüklem' seçeneğidir. Çünkü cümledeki 'Babamın yıllar önce diktiği elma ağacı' bir sıfat-fiil grubuyla nitelenmiş isim tamlaması olup özne görevindedir; 'bu bahçenin en verimli üyesiydi' ise belirtili isim tamlaması ve sıfat grubu barındıran bir yüklem öbeğidir. İki grup da kendi içinde bölünemez yapıdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemi belirlemek için cümledeki yargı bildiren söz öbeğini bulun.
Cümlenin yüklemi 'bu bahçenin en verimli üyesiydi' söz öbeğidir.
'bahçenin üyesi' belirtili isim tamlamasıdır. Araya giren 'bu' ve 'en verimli' sözcükleri bu tamlamayı nitelemektedir. Tamlamalar bölünemez ve ek-fiil alarak yüklem görevini üstlenir.
2
Özneyi bulmak için yükleme uygun soruyu ('olan ne?') sorun.
Cümlenin öznesi 'Babamın yıllar önce diktiği elma ağacı' söz öbeğidir.
'elma ağacı' isim tamlamasıdır. 'Babamın yıllar önce diktiği' kısmı ise bu tamlamayı niteleyen bir sıfat-fiil grubudur. 'yıllar önce' ifadesi bu sıfat-fiil grubuna ait olduğundan bağımsız bir zarf tümleci olarak ayrılamaz, tüm grup tek bir özne oluşturur.
3
Bulunan ögeleri sıraya dizin.
Cümle sadece özne ve yüklemden oluşmaktadır (Özne - Yüklem).
Cümlede bölünmemiş iki ana söz öbeği bulunduğundan başka bir öge yoktur.

Anahtar Kavram

Cümlenin ögeleri belirlenirken isim ve sıfat tamlamaları, birleşik eylemler, deyimler ve fiilimsi grupları gibi söz öbekleri asla bölünmez; tek bir öge olarak kabul edilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1415Soru

Derecelendirme (miktar) belirteçleri; sıfatların ya da diğer belirteçlerin anlamını miktar yönüyle sınırlandıran veya derecelendiren sözcüklerdir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde derecelendirme belirteci, diğerlerinden farklı türde bir sözcüğü derecelendirmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu zorlu sınavı kazanmak istiyorsan her zamankinden çok daha disiplinli çalışmalısın.

Cevap

Bu zorlu sınavı kazanmak istiyorsan her zamankinden çok daha disiplinli çalışmalısın. (Bu cümlede 'daha' derecelendirme belirteci, durum belirteci olan 'disiplinli' sözcüğünü etkilemiştir.)
Doğru seçenekte yer alan 'daha' derecelendirme belirteci, eylemi niteleyen 'disiplinli' durum belirtecini derecelendirmiştir. Diğer tüm cümlelerde ise derecelendirme belirteçleri birer sıfatı etkilemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki derecelendirme belirteçleri tespit edilir.
Belirteçler sırasıyla; 'oldukça', 'son derece', 'daha', 'pek' ve 'en' sözcükleridir.
Derecelendirilen sözcüklerin türünü belirleyebilmek için öncelikle derecelendirme belirteçlerinin bulunması gerekir.
2
Tespit edilen belirteçlerin etkilediği sözcükler ve bu sözcüklerin türleri incelenir.
'Başarılı albüm' sıfat tamlamasıdır ('başarılı' sıfattır); 'yalın ifadeler' sıfat tamlamasıdır ('yalın' sıfattır); 'disiplinli çalışmak' eyleme yönelik olduğundan 'disiplinli' belirteçtir (zarf); 'sakin kasaba' sıfat tamlamasıdır ('sakin' sıfattır); 'karmaşık hesaplamalar' sıfat tamlamasıdır ('karmaşık' sıfattır).
Miktar belirtecinin bir sıfatı mı yoksa başka bir belirteci mi etkilediğini ayırt etmek amacıyla bu adım gereklidir.
3
Belirtecin farklı görevde kullanıldığı cümle tespit edilerek doğru seçeneğe ulaşılır.
'Disiplinli' sözcüğünün durum belirteci olduğu ve 'daha' sözcüğüyle derecelendirildiği belirlenmiştir. Diğer cümlelerde ise sıfatlar derecelendirilmiştir.
Sorunun bizden istediği farklı türde derecelendirme ilişkisini ortaya çıkarmaktır.

Anahtar Kavram

Derecelendirme belirteçlerinin, sıfatlar ile diğer belirteçleri etkileme işlevlerinin ayırt edilmesi.
Soru 1416Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) bir sıfat tamlamasından oluşmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç araştırmacı, kütüphanedeki eski dolapları düzenlerken yırtık bir zarfın içinden çıkan sararmış belgelere ulaştı.

Cevap

Genç araştırmacı, kütüphanedeki eski dolapları düzenlerken yırtık bir zarfın içinden çıkan sararmış belgelere ulaştı.
Doğru cevapta yer alan cümlede yükleme ('ulaştı') yöneltilen 'Neye?' sorusunun cevabı olan 'yırtık bir zarfın içinden çıkan sararmış belgelere' ifadesi yer tamlayıcısıdır. Bu söz öbeği, 'belge' isminin önündeki sıfat unsurlarıyla kurulmuş bir sıfat tamlamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin ögelerini ayırma ve yer tamlayıcısını (dolaylı tümleci) tespit etme
'ulaştı' yüklemine sorulan 'Neye ulaştı?' sorusunun cevabı 'yırtık bir zarfın içinden çıkan sararmış belgelere' öbeğidir. Bu öbek cümlenin yer tamlayıcısıdır.
Yükleme sorulan kime, kimde, kimden, neye, nede, neden, nereye, nerede, nereden soruları yer tamlayıcısını buldurur.
2
Tespit edilen yer tamlayıcısının kelime grubunu (yapısını) analiz etme
'belge' ismi 'nasıl belgeler?' sorusuna cevap veren 'yırtık bir zarfın içinden çıkan' ve 'sararmış' sıfat-fiil gruplarıyla nitelenmiştir.
Bir isim ile o ismi niteleyen veya belirten sıfatların oluşturduğu kelime grubuna sıfat tamlaması denir.
3
Diğer seçeneklerdeki yer tamlayıcılarını ve -e, -de, -den eklerini alan sözcükleri inceleme
Diğer seçeneklerdeki yer tamlayıcılarının isim tamlaması olduğu (ilçenin merkezine, limanın sakin sularına, çeşmenin önünde) ya da cümlelerdeki -e, -de, -den eki almış diğer kelimelerin (yürekten, akşama, korkudan, yol yorgunluğundan) zarf tümleci görevinde kullanıldığı görülür.
Her -e, -de, -den ekini alan kelime yer tamlayıcısı olmaz; zaman veya sebep bildiriyorsa zarf tümleci olur.

Anahtar Kavram

Yer tamlayıcısının (dolaylı tümleç) tespiti ve kelime grubu yönünden incelenmesi
Soru 1417Soru

Sol sütunda verilen metin parçalarını, sağ sütundaki ilgili düşünceyi geliştirme yollarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Entropi; termodinamiğin ikinci yasasıyla tanımlanan, kapalı bir sistemdeki düzensizliğin ve rastlantısallığın derecesini gösteren, kendi haline bırakılan her sürecin kaçınılmaz olarak kaosa sürükleneceğini ifade eden fiziksel bir niceliktir.
İnsanın modern toplumdaki en büyük çıkmazı, kendi içsel dünyası ile toplumsal beklentiler arasında sıkışıp kalmasıdır. Psikiyatr Carl Jung da bu durumu, 'Kendi karanlığınızla yüzleşmek, başkalarının ışığını aramaktan çok daha aydınlatıcıdır.' sözüyle destekleyerek bireyin öncelikle kendi gölge yönlerini tanıması gerektiğini savunur.
Yapay sinir ağları büyük veri yığınlarını işleme ve desen tanımada muazzam bir hıza sahipken insan beyni, kısıtlı bilgiyle sezgisel kararlar verebilme ve soyut kavramlar arasında özgün ilişkiler kurabilme yönüyle ondan ayrılır.
Zihnimiz, benliği tehdit eden yoğun kaygılardan kurtulmak için farkında olmadan savunma mekanizmalarını devreye sokar. Sınavdan düşük alan bir öğrencinin öğretmenin soruları çok zor sorduğunu iddia etmesi veya yoğun iş stresinden bunalan bir yöneticinin çalışanlarına nedensizce bağırması bu durumun tipik göstergeleridir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Entropiyi anlatan metin tanımlama ile, Carl Jung'un alıntısına yer veren metin tanık gösterme ile, yapay sinir ağları ile insan beynini kıyaslayan metin karşılaştırma ile, savunma mekanizmalarına örnekler veren metin ise örneklendirme ile eşleşmektedir.
İlk metin 'Entropi nedir?' sorusuna yanıt verdiği için tanımlama; ikinci metin Carl Jung'un doğrudan sözünü alıntıladığı için tanık gösterme; üçüncü metin yapay sinir ağları ile insan beynini kıyasladığı için karşılaştırma; dördüncü metin ise savunma mekanizmalarını somut durumlarla desteklediği için örneklendirme ile doğru şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk metindeki 'Entropi... fiziksel bir niceliktir' ifadesi incelenir.
Metinde 'Entropi nedir?' sorusunun cevabı niteliğinde bir açıklama yapıldığı ve cümlenin yükleminin ek-eylemle bittiği belirlenir. Bu durum, metinde tanımlama yönteminin kullanıldığını gösterir.
Tanımlama yöntemi, bir kavramın ne olduğunu ayırt edici özellikleriyle ortaya koymayı amaçlar.
2
İkinci metin incelenir ve yazarın görüşünü desteklemek için kimden ve nasıl yararlandığı saptanır.
Yazar, kendi düşüncesini pekiştirmek amacıyla Carl Jung'un doğrudan tırnak içinde verilen sözünü alıntılamıştır. Bu durum, metinde tanık gösterme yönteminin kullanıldığını doğrular.
Tanık gösterme, savunulan düşünceyi inandırıcı kılmak için alanında uzman bir kişinin görüşünün metne dahil edilmesidir.
3
Üçüncü metindeki yargılar ve bağlaçlar analiz edilir.
Yapay sinir ağları ile insan beyninin bilgi işleme özellikleri 'iken' ve 'ondan ayrılır' ifadeleri aracılığıyla karşılaştırılmıştır. Bu durum, metinde karşılaştırma yönteminin kullanıldığını gösterir.
Karşılaştırma, iki kavram veya durum arasındaki benzerlik ve farkları ortaya koymak için kullanılır.
4
Dördüncü metindeki açıklamalar ve verilen somut durumlar incelenir.
Savunma mekanizmaları genel kavramını açıklamak için 'sınavdan düşük alan öğrenci' ve 'iş stresinden bunalan yönetici' örnek durumları sunulmuştur. Bu durum, metinde örneklendirme yönteminin kullanıldığını gösterir.
Örneklendirme, soyut düşünceleri somutlaştırarak anlaşılırlığı artırmayı hedefler.

Anahtar Kavram

Paragrafta düşünceyi geliştirme yolları; tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme ve tanık gösterme gibi tekniklerin metindeki işlevlerini kavramayı gerektirir.
Soru 1418Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehrin batısındaki yeni yerleşim yerinde inşa edilen binaların yüksekliği genellikle 15'er metre olarak planlanmış.

Cevap

Şehrin batısındaki yeni yerleşim yerinde inşa edilen binaların yüksekliği genellikle 15'er metre olarak planlanmış.
Türk Dil Kurumu kuralları uyarınca üleştirme sayıları kesinlikle rakamla yazılamaz, yalnızca harfle belirtilmesi gerekir. Bu nedenle '15'er' şeklinde yapılan yazım yanlıştır; doğrusunun 'on beşer' olması gerekir. Bu kural ihlal edildiği için ilgili cümlede yazım yanlışı vardır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan sayıları ve bunlara gelen ekleri tespit etmek.
Cümlelerde sırasıyla 'yüzde yetmiş beşinin', '13.00'te', '15'er', 'üçerli' ve '8'inci' ifadeleri belirlenir.
Yazım yanlışının hangi cümlede olduğunu bulmak için sayı içeren tüm ifadelerin incelenmesi gerekir.
2
Tespit edilen sayıların TDK Yazım Kılavuzu'ndaki kurallara uygunluğunu değerlendirmek.
İncelenen cümlelerin birinde geçen '15'er' ifadesinin üleştirme sayı sıfatı olduğu ve rakamla yazıldığı görülür.
Üleştirme sayıları Türkçe yazım kurallarına göre rakamla değil, sadece harfle yazılmak zorundadır.
3
Hatalı yazılan ifadeyi düzelterek doğru seçeneği belirlemek.
'15'er' ifadesinin doğrusunun 'on beşer' olduğu belirlenir ve bu ifadeyi içeren cümlenin hatalı olduğu sonucuna varılır.
Soru kökünde bizden yazım yanlışı barındıran cümlenin bulunması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Sayıların Yazımı
Soru 1419Soru

Gazeteci:
(I) ----
Küratör:
— Klasik anlamda sergi alanları, ziyaretçinin sadece izleyici konumunda kaldığı, eserle arasına görünmez duvarlar ördüğü mesafeli mekânlardı. Bugün ise sergileme pratiklerinde bu sınırları eritmeye çalışıyoruz. Ziyaretçiyi pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp sergilenen anlatının aktif bir parçası hâline getiren, dokunabildiği, seslerle veya dijital arayüzlerle etkileşime girebildiği dinamik kurgular tasarlıyoruz. Amaç, sanatın sadece göze hitap eden bir nesne değil, deneyimlenen bir süreç olduğunu hissettirmek.

Gazeteci:
(II) ----
Küratör:
— Teknolojik araçların yoğun kullanımı, eğer serginin kavramsal çerçevesinin önüne geçerse büyük bir tehlike yaratıyor. Teknolojiyi sadece bir gösteriş unsuru olarak kullandığınızda, ziyaretçi eserin özünden kopup sadece o aracın yarattığı illüzyonla ilgilenmeye başlıyor. Benim önceliğim, teknolojiyi sanatsal mesajı görünür kılan görünmez bir köprü olarak konumlandırmak; o köprünün kendisini bir sanat eserine dönüştürmek değil.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Günümüz sergileme tasarımlarında izleyici ile sanat eseri arasındaki ilişkiyi nasıl yapılandırıyorsunuz?
II. Sergi kurgularında dijital teknolojilerden yararlanırken sanatın özgün iletisini korumak adına hangi sınırlara dikkat ediyorsunuz?

Cevap

İlk sorunun günümüz sergileme tasarımlarında izleyici ile sanat eseri arasındaki ilişkinin nasıl yapılandırıldığını, ikinci sorunun ise sergi kurgularında dijital teknolojilerden yararlanırken sanatın özgün iletisini korumak adına hangi sınırlara dikkat edildiğini sorguladığı seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, diyalogdaki iki paragrafın da ana düşüncesini tam olarak sorgulamaktadır. İlk paragrafta küratör, ziyaretçiyi pasiflikten çıkarıp aktif bir katılımcı haline getirdikleri yeni sergileme tasarımlarını anlattığı için ilk soru bu ilişkiyi sorgular. İkinci paragrafta ise teknolojinin sergi kurgularında sanatsal mesajın önüne geçmemesi gerektiği, bir sınır konulması gerektiği üzerinde durulduğu için ikinci soru bu sınırları ve özgün iletiyi koruma çabasını sorgular. İki soru da diyalogu anlamca mükemmel biçimde tamamlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragrafın konusunu ve konuşmacının vurgulamak istediği ana düşünceyi analiz etmek.
Birinci paragrafta küratörün klasik sergileme anlayışındaki izleyici rolünden modern sergilemelerdeki aktif katılımcı rolüne geçişi ve ziyaretçi ile sanat eseri arasında kurulan yeni dinamik ilişkiyi anlattığı tespit edilmiştir.
Sorunun birinci kısmını belirlemek için paragrafın ana fikrini tespit etmek gerekir.
2
İkinci paragrafın konusunu ve yazarın teknolojiyi konumlandırma biçimini incelemek.
İkinci paragrafta küratörün sergilemede teknolojiyi kullanırken bunun sanat eserinin özünü gölgelememesine dikkat ettiğini, teknolojinin sadece bir araç (köprü) olarak kalması gerektiğini savunduğu belirlenmiştir.
Sorunun ikinci kısmını belirlemek için paragrafın ana fikrini ve sınırlarını tespit etmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki soru çiftlerini paragraflardaki anahtar kelimeler ve düşünce akışıyla karşılaştırmak.
Günümüz sergileme tasarımlarında izleyici ile sanat eseri arasındaki ilişkinin nasıl yapılandırıldığını soran ilk soru ile sergi kurgularında teknolojiden yararlanırken sanatın özgün iletisini koruma sınırlarını soran ikinci sorunun bir arada bulunduğu seçeneğin diyaloğu tam ve doğru şekilde tamamladığı görülmüştür.
Doğru seçeneği kesinleştirmek için her iki sorunun da ilgili paragraflarla uyumunu doğrulamak şarttır.

Anahtar Kavram

Paragrafta diyalog tamamlama sorularında, konuşmacının verdiği yanıtların ana düşüncesini, kullandığı anahtar kelimeleri ve konunun sınırlarını belirleyerek boşluklara uygun soruları getirebilmek.
Soru 1420Soru

Bir sanat galerisinde sergilenen modern tabloların (I) 12. yüzyıla tarihlenen klasik eserlerle sentezlenmesi, ziyaretçilere farklı bir estetik deneyim sunuyor. Her gün (II) 14.45'de başlayan rehberli turlarda, galerinin (III) 9'uncu salonunda yer alan ve (IV) iki yüz elli parçadan oluşan devasa enstalasyon yoğun ilgi görüyor. Sanat eleştirmenlerinin (V) %20'sinin bu sergiyi yılın en yaratıcı etkinliği olarak nitelendirmesi de bu ilgiyi doğrular niteliktedir.

Bu parçada numaralanmış ifadelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

II numaralı ifadedeki '14.45'de' yazımı yanlıştır; doğrusu '14.45'te' şeklinde olmalıdır.
Saat bildiren sayıların yazımında, getirilecek ekler saatin son okunuşuna göre belirlenir. '14.45' ifadesi 'on dört kırk beş' şeklinde bittiği için son ses olan 'ş' sert ünsüzdür. Türkçedeki ünsüz benzeşmesi kuralı gereğince sert ünsüzden sonra gelen durum eki '-de' değil, '-te' olmalıdır. Bu nedenle '14.45'de' yazımı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış tüm sayısal ifadeleri TDK yazım kuralları yönünden inceleyin.
I, III, IV ve V numaralı ifadelerde herhangi bir yazım hatası saptanmamıştır.
Hatasız olan seçenekleri eleyerek odaklanılacak ifadeyi daraltmak.
2
Saat bildiren II numaralı ifadenin okunuşunu ve ek uyumunu kontrol edin.
'14.45' ifadesi 'on dört kırk beş' şeklinde okunmaktadır. Son kelime olan 'beş' sert bir ünsüzle bitmektedir.
Türkçedeki ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) kuralının sayıların yazımına olan etkisini incelemek.
3
Sert ünsüzle biten sayıya gelen durum ekinin doğru biçimini belirleyin.
Sert ünsüzle biten 'beş' sözcüğüne gelen bulunma durumu eki '-de' değil, sertleşerek '-te' olmalıdır. Dolayısıyla doğru yazım '14.45'te' şeklindedir.
Hatanın gerekçesini tespit ederek doğru seçeneği onaylamak.

Anahtar Kavram

Sayıların yazımı, saatlere getirilen eklerin son sese göre belirlenmesi ve ünsüz benzeşmesi kuralları.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 71 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin