Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1641Soru

Gazeteci:
(I) ----
Yazar:
— Çocuk kitaplarında didaktik bir üslubun çocuk dünyasını sınırladığına inanıyorum. Edebiyat, çocuğa doğrudan doğruya ahlak dersi veren bir araç değildir; aksine onun düş gücünü besleyen, estetik algısını geliştiren bir oyun alanıdır. Çocuğa neyi düşünmesi gerektiğini değil, nasıl düşüneceğini sezgisel yollarla öğretmek gerekir.

Gazeteci:
(II) ----
Yazar:
— Teknolojik dönüşüm, elbette okuma alışkanlıklarını da etkiliyor. E-kitaplar ve sesli kitaplar çocukların metinle kurduğu ilişkiyi görsel ve işitsel olarak zenginleştirebilse de fiziksel bir kitaba dokunmanın, sayfalarını çevirmenin ve kokusunu içine çekmenin çocukta yarattığı duyusal bağ bambaşkadır. Dolayısıyla dijitalleşme bir alternatif olabilir ama basılı kitabın yerini tamamen alamaz.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (I) Çocuk kitaplarının çocuklara ahlaki değerleri doğrudan aşılaması konusuna nasıl yaklaşıyorsunuz?
(II) Teknolojik gelişmelerle birlikte yaygınlaşan dijital okuma biçimlerinin basılı kitapların yerini alacağını düşünüyor musunuz?

Cevap

(I) Çocuk kitaplarının çocuklara ahlaki değerleri doğrudan aşılaması konusuna nasıl yaklaşıyorsunuz? / (II) Teknolojik gelişmelerle birlikte yaygınlaşan dijital okuma biçimlerinin basılı kitapların yerini alacağını düşünüyor musunuz?
Yazarın ilk cevabında didaktik üslubun çocuk kitaplarında doğrudan ahlak dersi vermek amacıyla kullanılmasının yaratacağı sınırlılıklar üzerinde durulmuştur. Bu durum 'ahlaki değerlerin çocuklara doğrudan aşılanması' konusundaki yaklaşıma bir yanıttır. İkinci cevapta ise dijital okuma formatlarının fiziksel kitapların yerini tam olarak dolduramayacağı, dolayısıyla tamamen yerini alamayacağı ifade edilmektedir. Bu da 'dijital okuma biçimlerinin basılı kitapların yerini alıp alamayacağı' sorusunun doğrudan cevabıdır. Dolayısıyla iki sorunun da yazarın açıklamalarıyla tam uyum sağladığı seçenek doğru yanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Yazarın birinci cevabını analiz ederek değinilen ana fikri ve konuyu saptamak.
Yazarın çocuk kitaplarında doğrudan ahlak dersi verilmesine ve öğretici (didaktik) üsluba karşı çıktığı belirlenir.
Birinci boşluğa getirilecek sorunun bu eleştiri ve yaklaşımı ortaya çıkaracak nitelikte olması gerekir.
2
Yazarın ikinci cevabını inceleyerek temel iddiayı tespit etmek.
Yazarın dijital/e-kitap formatlarının basılı kitapların yerini tamamen alamayacağını, basılı kitabın duyusal bağ yönünden kalıcı olduğunu belirttiği görülür.
İkinci boşluğa getirilecek sorunun dijital kitap formatları ile basılı kitapların geleceğine yönelik olması gerekir.
3
Seçeneklerdeki soru çiftlerini bu saptamalar doğrultusunda eleyerek doğru sonuca ulaşmak.
Birinci sorusu doğrudan ahlaki değer aşılamaya, ikinci sorusu ise dijitalleşmenin basılı kitapların yerini alıp alamayacağına yönelik olan seçeneğin doğru cevap olduğu saptanır.
Her iki sorunun da yazarın cevaplarıyla konu, bağlam ve üslup yönünden tam olarak örtüşmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta soru ve cevap eşleştirme, diyalog akışını belirleme.
Soru 1642Soru

Doğa bilimleri, laboratuvar ortamında gerçekleştirdikleri deney ve gözlemlerle genel yasalara ulaşabilirler. Ancak tarih bilimi, geçmişte yaşanmış ve tekrarlanması mümkün olmayan insan faaliyetlerini incelediği için deney ve gözlem yöntemini kullanamaz.

Buna göre, tarih biliminin doğa bilimlerinden ayrılan bu temel özelliği, tarihçilerin araştırmalarında aşağıdakilerden hangisini doğrudan zorunlu kılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmişten kalan yazılı ve yazısız belgelerin kanıt olarak kullanılmasını

Cevap

Geçmişten kalan yazılı ve yazısız belgelerin kanıt olarak kullanılmasını
Tarih biliminde doğa bilimlerindeki gibi deney ve gözlem yapılması mümkün değildir, çünkü tarihsel olaylar bir kez yaşanır ve tekrarlanamaz. Bu durum tarihçiyi, geçmişi araştırırken o dönemden kalan yazılı ve yazısız belgeleri, buluntuları kanıt olarak kullanmaya doğrudan zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Tarih biliminin doğa bilimlerinden ayrılan özelliğini analiz etmek
Tarihin deney ve gözlem yapamayan bir bilim dalı olduğu belirlenmiştir.
Sorunun kökündeki temel problemi doğru tanımlamak için.
2
Deney ve gözlem yapılamaması durumunda tarihçinin nasıl bilgi edineceğini belirlemek
Tarihçinin geçmişte gerçekleşen olayları ancak o dönemden kalan izler ve kanıtlar aracılığıyla araştırabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Tarih biliminin yöntemsel zorunluluğunu tespit etmek için.
3
Seçenekleri bu zorunluluk doğrultusunda değerlendirmek
Geçmişten kalan kaynakların ve belgelerin kanıt olarak kullanılmasının doğrudan bir zorunluluk olduğu saptanmıştır.
Doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Tarih biliminin yöntemi, özellikleri ve belgeye dayanma zorunluluğu
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1643Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine 'Nitekim bu yeni yaklaşım sayesinde, resmi belgelerin satır aralarında kaybolmuş toplulukların sesleri görünürlük kazanır.' cümlesi getirilmelidir?

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Tarih yazımında uzun süre boyunca yalnızca büyük savaşlar, hükümdarlar ve diplomatik ilişkiler ön planda tutulmuştur. (I) Ancak son yıllarda gelişen mikro tarih çalışmaları, sıradan insanların günlük yaşamlarına, mektuplarına ve yerel anlatılarına odaklanmaktadır. (II) Böylece geçmişin tek boyutlu ve yukarıdan aşağıya kurulan yapısı yerini çok sesli bir anlatıya bırakır. (III) Dolayısıyla tarih, sadece sarayların değil, sokakların da hafızasını barındıran yaşayan bir disipline dönüşür. (IV) Sonuç olarak geçmişe dair kurulan büyük anlatılar, yerini gündelik hayatın kılcal damarlarında gezinen yeni bir kavrayışa bırakmaktadır. (V)

Cevap:
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Verilen cümle, parçadaki anlam akışına göre Romen rakamıyla gösterilen üçüncü boşluğa getirilmelidir.
Verilen cümledeki 'bu yeni yaklaşım' ifadesi kendinden önce gelen mikro tarih çalışmalarına işaret etmekte, 'toplulukların sesleri' ifadesi ise bir önceki cümlenin sonundaki 'çok sesli bir anlatı' kavramını desteklemektedir. Bu yüzden cümle, anlam akışına göre en uygun biçimde üçüncü boşluğa getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anlamsal ve yapısal ilişkilerini incelemek.
Parçada geleneksel tarih yazımı ile yeni gelişen mikro tarih çalışmalarının karşılaşt��rıldığı ve mikro tarihin çok sesli yapısının anlatıldığı belirlenmiştir.
Metnin ana fikrini ve yapısal düzenini anlamak, doğru boşluğu bulmanın ilk ad��mıdır.
2
Yerleştirilecek cümledeki anahtar kelimeleri ve bağlayıcı unsurları tespit etmek.
Yerleştirilecek cümlede yer alan 'bu yeni yaklaşım' ifadesinin mikro tarih çalışmalarına, 'toplulukların sesleri' ifadesinin ise parçadaki 'çok sesli anlatı' kavramına gönderme yaptığı saptanmıştır.
Referans kelimeler ve bağlaçlar, cümlelerin birbirine nasıl bağlandığını gösteren en güçlü ipuçlarıdır.
3
Cümlenin anlamsal köprü kurduğu yeri bulmak.
Üçüncü cümlenin sonundaki 'çok sesli anlatı' ifadesi ile dördüncü cümlenin başındaki 'Dolayısıyla' ile başlayan çıkarım arasına bu açıklayıcı cümlenin girmesi gerektiği, böylece 'Nitekim' bağlacıyla başlayan cümlenin üçüncü boşluğa (III) tam oturduğu görülmüştür.
Düşüncenin mantıksal akışını kesintiye uğratmadan anlam bütünlüğünü tamamlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan anahtar kelimeler, bağlaçlar ve referans ifadeleri takip ederek cümleyi doğru yere yerleştirme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1644Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere gelmesi gereken noktalama işaretlerinin adlarını yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Türkçede satır sonuna sığmayan kelimeleri bölerken hecelerin sonuna konur. Karşılıklı konuşmalarda, konuşanın değiştiğini göstermek için satır başına yerleştirilir. Gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için ise kullanılır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklara sırasıyla 'kısa çizgi', 'uzun çizgi' ve 'eğik çizgi' adları gelmelidir.
Verilen cümledeki birinci boşluk, satır sonuna sığmayan sözcüklerin bölünmesini ifade ettiğinden buraya 'kısa çizgi' getirilmelidir. İkinci boşluk, konuşma metinlerinde satır başında konuşmaları göstermeyi ifade ettiğinden 'uzun çizgi' getirilmelidir. Üçüncü boşluk ise tarihlerin yazımında gün, ay, yıl ayrımını ifade ettiğinden 'eğik çizgi' getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluktaki 'satır sonuna sığmayan kelimeleri bölme' işlevi incelenir.
Bu işlev için kullanılan noktalama işareti kısa çizgidir.
Türk Dil Kurumu kurallarına göre satır sonuna sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna kısa çizgi konur.
2
İkinci boşluktaki 'karşılıklı konuşmalarda konuşanın değiştiğini gösterme' işlevi incelenir.
Bu işlev için kullanılan noktalama işareti uzun çizgidir.
Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için uzun çizgi (konuşma çizgisi) kullanılır.
3
Üçüncü boşluktaki 'gün, ay ve yılı gösteren sayıları ayırma' işlevi incelenir.
Bu işlev için kullanılan noktalama işareti eğik çizgidir.
Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için eğik çizgi kullanılır.

Anahtar Kavram

Kısa çizgi, uzun çizgi ve eğik çizginin Türkçedeki temel işlevleri
Soru 1645Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, parantez içinde belirtilen birleşik sözcüklerin Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına uygun doğru yazılışlarıyla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Kurumumuz tarafından gelecek ay düzenlenecek olan uluslararası sempozyumun hem (yurt içi) hem de (yurt dışı) bilim insanlarının katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'yurt içi', ikinci boşluğa ise 'yurt dışı' yazılmalıdır.
Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına göre; 'iç' ve 'dış' sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimlerin ayrı yazılması gerekir. Dolayısıyla cümledeki boşluklara sırasıyla ayrı yazılmış olan 'yurt içi' ve 'yurt dışı' ifadeleri getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parantez içindeki 'yurt içi' sözünün TDK yazım kurallarına göre nasıl yazılması gerektiğini belirleyin.
TDK kurallarına göre 'iç' sözüyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazıldığından 'yurt içi' şeklinde ayrı yazılmalıdır.
'İç' sözcüğünün birleşik kelimelerde ayrı yazılması kuralını uygulamak.
2
Parantez içindeki 'yurt dışı' sözünün TDK yazım kurallarına göre nasıl yazılması gerektiğini belirleyin.
TDK kurallarına göre 'dış' sözüyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazıldığından 'yurt dışı' şeklinde ayrı yazılmalıdır.
'Dış' sözcüğünün birleşik kelimelerde ayrı yazılması kuralını uygulamak.

Anahtar Kavram

İç, dış ve sıra sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimlerin ayrı yazılması kuralı.
Tahmini Süre:45s
Soru 1646Soru

Edebiyatımızda ve günlük konuşma dilinde bazı sözcükler türetilirken ya da çeşitli ekler alırken kök sonundaki 'k' ünsüzünün düştüğü görülür.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz düşmesine uğramış bir sözcük kullanılmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hayattaki biricik amacı, daracık sokaklarda büyüyen çocuklara umut olmaktı.

Cevap

Hayattaki biricik amacı, daracık sokaklarda büyüyen çocuklara umut olmaktı.
Doğru cevap olan 'Hayattaki biricik amacı, daracık sokaklarda...' ile başlayan cümlede ünsüz düşmesi yoktur. Bu cümledeki 'biricik' ve 'daracık' sözcükleri, küçültme eki alırken ünlü türemesine (i ve a sesleri) uğramıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan türetilmi�� veya ek almış sözcükleri tespit edip kök-ek çözümlemesini yapmak.
Her cümledeki ses olayına uğramış olabilecek aday sözcükler belirlenir.
Sözcüklerin orijinal köklerini tespit ederek meydana gelen ses değişimlerini gözlemlemek.
2
Ünsüz düşmesi gerçekleşen sözcükleri tek tek incelemek.
'seyrek-el-di' -> 'seyreldi', 'küçük-cük' -> 'küçücük', 'yüksek-el-di' -> 'yükseldi' ve 'küçük-se-yen' -> 'küçümseyen' sözcüklerinde 'k' ünsüzünün düştüğü saptanır.
Ünsüz düşmesi barındıran çeldirici seçenekleri elemek.
3
Doğru seçenekteki sözcükleri ünlü türemesi ve diğer ses olayları yönünden incelemek.
'biricik' (bir-i-cik) ve 'daracık' (dar-a-cık) sözcüklerinde ünsüz düşmesi değil, ünlü türemesi olduğu görülür. Diğer kelimelerde de ünsüz düşmesi yoktur.
Cümlede herhangi bir ünsüz düşmesi olmadığını teyit ederek doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Türkçede sonu 'k' ünsüzüyle biten bazı sözcükler küçültme ekleri (-cik, -cek) veya fiil yapım ekleri (-el, -se) aldığında kök sonundaki 'k' ünsüzünün düşmesi olayıdır.
Soru 1647Soru

"Sivas'ta gerçekleştirilen kongrenin kararları, Millî Mücadele'nin de seyrini değiştiren tarihî bir dönüm noktası olmuştur." cümlesinde yer alan "Sivas'ta" kelimesindeki "-ta" bulunma durumu eki ile "Mücadele'nin de" ifadesindeki "de" bağlacının yazımı doğrudur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen cümledeki hem bulunma durumu eki olan '-ta'nın hem de bağlaç olan 'de'nin yazımı yazım kurallarına tamamen uygundur.
Verilen cümledeki bulunma durumu eki olan '-ta' ses olaylarına (ünsüz benzeşmesine) uygun olarak yazılmış ve kesme işaretiyle ayrılmıştır; bağlaç olan 'de' ise kural gereği ayrı yazılarak sertleşmeye uğratılmamıştır. Dolayısıyla ifadeteki yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
"Sivas'ta" sözcüğündeki ekin türünü ve yazımını inceleyin.
Buradaki ek, bulunma durumu (hal) ekidir (-da / -da). Özel isme (Sivas) geldiği için kesme işaretiyle ayrılmıştır. Sivas kelimesi sert ünsüz (s) ile bittiği için ek sertleşerek '-ta' şeklini almıştır. Bu yazım doğrudur.
Bulunma durumu eki eklendiği sözcüğe bitişik yazılır (özel isimlerde kesme işaretiyle ayrılır) ve ünsüz benzeşmesi kuralına tabidir.
2
"Mücadele'nin de" ifadesindeki "de"nin türünü ve yazımını inceleyin.
"de" burada bağlaç görevindedir. Kendinden önceki sözcükten ayrı yazılmıştır. Özel isimden sonra gelen çekim ekine eklenmediği ve ayrı bir kelime olduğu için kesme işareti kullanılmamıştır ve sertleşmeye uğramamıştır. Bu yazım doğrudur.
Bağlaç olan de/da kelimesi her zaman ayrı yazılır, kesme işaretiyle ayrılmaz ve ünsüz sertleşmesine uğramaz.

Anahtar Kavram

Bulunma durumu eki (-de / -da) ile bağlaç olan de / da'nın yazımı ve ayırt edilmesi
Soru 1648Soru

Bağlı cümleler; aralarında anlam ilgisi bulunan, en az iki yüklemli cümlenin birbirine bir bağlaçla bağlandığı cümlelerdir. Eğer bağlaç yüklemleri değil de sözcükleri veya sözcük gruplarını bağlıyorsa o cümle bağlı cümle sayılamaz.

Buna göre aşağıdaki cümlelerden hangisi yapısı bakımından 'bağlı cümle'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç müzisyen dün akşam ilk solo konserini verdi ama heyecanı yüzünden dinleyicilerle pek iletişim kuramadı.

Cevap

Genç müzisyenin konser vermesini ve dinleyicilerle iletişim kuramamasını anlatan cümle (Genç müzisyen dün akşam ilk solo konserini verdi ama heyecanı yüzünden dinleyicilerle pek iletişim kuramadı.)
Genç müzisyenin konser vermesini ve dinleyicilerle iletişim kuramamasını anlatan cümlede, 'verdi' ve 'kuramadı' olmak üzere iki ayrı yüklem (iki bağımsız cümle) bulunmaktadır. Bu iki cümle birbirine 'ama' bağlacıyla bağlanmıştır. Cümle içinde herhangi bir fiilimsi de bulunmadığından, bu cümle yapıca bağlı cümledir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan cümlelerin yüklem sayılarını belirleyin.
Tiyatro kulübü, müzisyen ve kütüphane konulu cümlelerde ikişer yüklem; şair ve proje konulu cümlelerde ise birer yüklem tespit edilmiştir.
Bağlı cümleler en az iki yüklemden (yani iki bağımsız cümleden) oluşmak zorundadır. Tek yüklemli cümleler doğrudan elenir.
2
İki yüklemi olan cümlelerin yüklemlerinin birbirine nasıl bağlandığını inceleyin.
Müzisyen konulu cümlede yüklemler 'ama' bağlacıyla; tiyatro ve kütüphane konulu cümlelerde ise yüklemler virgülle ayrılmıştır.
Yüklemleri birbirine bağlaçla bağlanan cümleler bağlı cümle, virgül veya noktalı virgülle bağlanan cümleler ise sıralı cümle olur.
3
Seçeneklerdeki bağlaçların görevlerini kontrol ederek kelimeleri mi yoksa cümleleri mi bağladığını tespit edin.
Müzisyen konulu cümlede 'ama' bağlacı iki cümleyi bağlamaktadır. Diğer cümlelerde geçen 've', 'hem... hem de...' gibi bağlaçlar ise sadece eş görevli sözcükleri veya söz öbeklerini bağlamıştır.
İçinde bağlaç olan her cümle bağlı cümle değildir; bağlı cümle olabilmesi için bağlacın doğrudan iki yüklemi (cümleyi) birbirine bağlaması gerekir.

Anahtar Kavram

Bağlı Cümle
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1649Soru

Türkçede yüklemi fiil olan cümlelerde vurgu yüklemden hemen önceki ögedeyken yüklemi isim veya isim soylu sözcük olan cümlelerde vurgu yüklemin kendisindedir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde vurgulanan öge, diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç yazarın bu yapıttaki temel hedefi, toplumun aksayan yönlerini okuyucuya tarafsız bir şekilde sunmaktı.

Cevap

Genç yazarın bu yapıttaki temel hedefi, toplumun aksayan yönlerini okuyucuya tarafsız bir şekilde sunmaktı.
Seçeneklerdeki cümleler incelendiğinde, yüklemi isim-fiil olan cümlenin dışındaki tüm seçeneklerde yüklemler çekimli eylemlerdir (inceliyordu, yerleşmişti, dinliyordu, toplanacağız). Fiil cümlelerinde vurgu yüklemden hemen önceki ögede olduğundan bu cümlelerin her birinde zarf tümleci vurgulanmıştır. Ancak yüklemi 'sunmaktı' olan cümlede, yüklem isim soylu bir sözcük grubu (isim-fiil) olduğundan vurgu yüklemin kendisindedir. Bu nedenle bu cümlede vurgulanan öge diğerlerinden farklı olarak yüklemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan cümlelerin yüklemleri tespit edilir.
Yüklemler sırasıyla: 'inceliyordu', 'sunmaktı', 'yerleşmişti', 'dinliyordu', 'toplanacağız' olarak belirlenir.
Yüklemler bulunmadan vurgulanan öge doğru tespit edilemez.
2
Yüklemlerin isim mi yoksa fiil mi olduğu belirlenir.
'sunmaktı' yüklemi ek-fiil almış bir isim-fiildir (isim soyludur), diğer yüklemler ise çekimli fiillerdir.
Türkçede cümlenin isim veya fiil cümlesi olması vurgunun yerini doğrudan etkiler.
3
Vurgu kuralları uygulanarak vurgulanan ögeler bulunur.
Fiil cümlelerinde vurgu yüklemden önceki zarf tümleçlerindeyken isim cümlesinde vurgu yüklemin kendisindedir.
Farklı olan vurgulanmış ögeyi bulmak amacıyla her cümledeki vurgu konumu saptanır.

Anahtar Kavram

Cümlede Vurgu
Soru 1650Soru

Aşağıdaki cümlelerde kalın yazılmış sözcüklerin aldığı "-ın / -in / -un / -ün" eklerini, bu eklerin üstlendiği dil bilgisel işlevlerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Her yazın kendine özg�� bir güzelliği ve havası vardır.
Yüzündeki o tatlı gülüşün sebebini bir türlü öğrenemedik.
Toplantıda alınan kararları yarın akşam iyice tartışın.
Tarım kooperatifi bu sene ekin alım fiyatlarını açıkladı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Her yazın cümlesindeki ek ilgi durumu ekiyle, gülüşün cümlesindeki ek iyelik ekiyle, tartışın c��mlesindeki ek fiil çekim ekiyle, ekin cümlesindeki ek ise yapım ekiyle eşleşmektedir.
Verilen eşleştirmede "yazın" ilgi durumu ekidir, "gülüşün" iyelik ekidir, "tartışın" ikinci çoğul şahıs ekidir ve "ekin" fiilden isim yapım ekidir. Bu eşleştirmeler dil bilgisel kurallara tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
"Her yazın kendine özgü..." cümlesindeki "yazın" sözcüğünü incelemek.
"yazın güzelliği" tamlamasındaki tamlayan eki belirlenir.
Sözcük isim köklüdür ve tamlama kurduğu için ilgi (tamlayan) durumu eki görevindedir.
2
"Yüzündeki o tatlı gülüşün..." cümlesindeki "gülüşün" sözcüğünü incelemek.
"senin gülüşün" anlamından hareketle iyelik eki belirlenir.
Sözcük isim soyludur ve aidiyet anlamı kattığı için ikinci tekil kişi iyelik ekidir.
3
"Toplantıda alınan kararları... tartışın" cümlesindeki "tartışın" sözcüğünü incelemek.
Eylem tabanlı sözcükteki şahıs eki belirlenir.
"tartış-" fiil köküne gelerek eylemin kim tarafından yapılacağını (siz) gösteren şahıs çekim ekidir.
4
"Tarım kooperatifi bu sene ekin..." cümlesindeki "ekin" sözcüğünü incelemek.
Fiilden türetilmiş isimdeki yapım eki belirlenir.
"ek-" fiil kökünden "ekin" adını türeten ek, sözcüğün anlamını değiştirdiği için yapım ekidir.

Anahtar Kavram

Dilimizde aynı seslerden oluşan ekler (-ın/-in), isim veya fiil köklerine gelerek ilgi eki, iyelik eki, yapım eki veya şahıs eki gibi tamamen farklı işlevler kazanabilir.
Soru 1651Soru

Türkçede metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül (,) konmaz; ancak metinde art arda sıralanmış zarf-fiil eki almış kelimeler varsa aralarına virgül konur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uyulmadığı için bir noktalama hatası yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kütüphanenin sessiz ve loş koridorlarında saatlerce dolaşıp, aradığı eski elyazması kitabı nihayet bulmuştu.

Cevap

Kütüphanenin sessiz ve loş koridorlarında saatlerce dolaşıp, aradığı eski elyazması kitabı nihayet bulmuştu.
Türkçede zarf-fiil eki almış sözcüklerden sonra virgül kullanılmaz. Ancak cümlede art arda gelen zarf-fiiller varsa bu kelimeleri ayırmak için aralarına virgül konur. 'Kütüphanenin sessiz ve loş koridorlarında saatlerce dolaşıp, aradığı eski elyazması kitabı nihayet bulmuştu.' cümlesinde 'dolaşıp' kelimesinden başka bir zarf-fiil bulunmamaktadır. Bu nedenle 'dolaşıp' kelimesinden sonra virgül konulması bir noktalama hatasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan virgül ve noktalı virgül kullanımlarını tek tek incelemek.
Dört seçenekte virgülün doğru kullanıldığı, bir seçenekte ise zarf-fiil ekinden sonra gereksiz yere virgül konduğu görülmüştür.
Soruda bizden virgülün yanlış kullanıldığı cümleyi bulmamız istenmektedir.
2
Zarf-fiil eklerinden sonra virgül kullanılmasına dair noktalama kuralını kontrol etmek.
Tek bir zarf-fiil bulunan cümlede zarf-fiilden sonra virgül kullanılamaz ancak birden fazla zarf-fiil art arda sıralanıyorsa aralarına virgül konur.
Hatalı cümlede yer alan 'dolaşıp' sözcüğü zarf-fiildir ve cümlede başka bir zarf-fiil bulunmadığı halde kendisinden sonra virgül kullanılmıştır.

Anahtar Kavram

Zarf-fiil eklerinden sonra virgülün kullanılmadığı durumlar ve sıralı zarf-fiillerin kullanımındaki istisna.
Soru 1652Soru

Edebiyat eleştirmeni ve yazar arasındaki ilişkiyi ele alan aşağıdaki metinde boş bırakılan yerlere ({{blank_1}}, {{blank_2}}, {{blank_3}}) virgül getirilmesi gerekiyorsa ',' (virgül) işareti, virgül getirilmesi noktalama kuralları gereği yanlış ise 'X' harfi koyunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Edebî metinlerde kurmaca ile gerçeklik arasındaki sınırın belirsizleştiği anlarda yazar, anlatıcıyı devreye sokarak okuru kurmaca dünyanın labirentlerine davet eder. Bu labirentte yolunu bulmak isteyen okur; sabırla dikkatle ve sezgiyle hareket etmelidir. Çünkü yazar, kahramanının zihninden geçenleri okura sezdirirken ne kadar titiz davranırsa ortaya çıkan eser de o derece derinlik kazanır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluk için 'X', ikinci boşluk için ',' ve üçüncü boşluk için 'X' yazılmalıdır.
Metindeki birinci boşlukta tek bir zarf-fiil olan 'sokarak' sözcüğünden sonra, üçüncü boşlukta ise şart eki almış 'davranırsa' sözcüğünden sonra virgül getirilmesi noktalama kurallarına aykırı olduğundan bu boşluklar 'X' ile doldurulmalıdır. İkinci boşlukta ise eş görevli kelimeler sıralandığı için araya ',' (virgül) getirilmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun ({{blank_1}}) dil bilgisi yapısını incelemek
Boşluktan önce 'sokarak' kelimesi yer almaktadır ve bu kelime bir zarf-fiildir.
Cümle içinde tek başına kullanılan zarf-fiil eklerinden (-arak/-erek) sonra virgül kullanılamaz.
2
İkinci boşluğun ({{blank_2}}) dil bilgisi yapıs��nı incelemek
Boşluk, eş görevli olan 'sabırla' ve 'dikkatle' zarf gruplarının arasında yer almaktadır.
Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına virgül konur.
3
Üçüncü boşluğun ({{blank_3}}) dil bilgisi yapısını incelemek
Boşluktan önce 'davranırsa' kelimesi gelmektedir ve bu kelime şart eki (-sa/-se) almıştır.
Türkçe noktalama kurallarına göre şart ekinden sonra virgül kullanılması yanlıştır.

Anahtar Kavram

Virgülün işlevleri ile cümlede virgül konulmaması gereken durumlar (zarf-fiil ve şart ekinden sonra virgül kullanılamaması)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1653Soru

Aşağıda verilen türetilmiş sözcükleri, bu sözcüklerde ünsüz düşmesine yol açan eklerin işlevleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

yükselmek
küçümsemek
sıcacık
kaldırmak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sözcüklerin kökleri ve ekleri incelenerek doğru eşleştirmeler şu şekilde olmalıdır: "yükselmek" sözcüğü "yüksek-el-mek" biçiminde türetilir ve '-el' ekiyle eşleşir; "küçümsemek" sözcüğü "küçük-mse-mek" biçiminde türetilir ve '-mse' ekiyle eşleşir; "sıcacık" sözcüğü "sıcak-cık" biçiminde türetilir ve '-cik' ekiyle eşleşir; "kaldırmak" sözcüğü ise "kalk-dır-mak" biçiminde türetilir ve '-dir' ekiyle eşleşir.
Verilen sözcükler doğru köklere ayrıldığında ("yüksek", "küçük", "sıcak", "kalk-") hepsinin sonunda 'k' ünsüzü olduğu görülür. Bu sözcüklere sırasıyla '-el', '-mse', '-cik' ve '-dir' ekleri getirildiğinde 'k' ünsüzleri düşmektedir. Bu eklerin işlevleri sağ sütundaki tanımlarla birebir uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
"yükselmek" sözcüğünün köküne ve aldığı eklere bakılır.
"yüksek" isim köküne fiil türeten '-el' eki getirilmiş ve 'k' ünsüzü düşmüştür. Bu durum birinci açıklama ile eşleşir.
Sözcüğün türeme sürecindeki ses olayını ve ekin işlevini belirlemek.
2
"küçümsemek" sözcüğünün köküne ve aldığı eklere bakılır.
"küçük" isim köküne fiil türeten '-mse' eki getirilmiş ve 'k' ünsüzü düşmüştür. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Sözcüğün kökündeki ünsüz düşmesinin kaynağını tespit etmek.
3
"sıcacık" sözcüğünün köküne ve aldığı eklere bakılır.
"sıcak" isim köküne küçültme anlamı katan '-cik' eki getirilmiş ve 'k' ünsüzü düşmüştür. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Küçültme ekiyle türetilen sözcüklerdeki ünsüz düşmesini doğrulamak.
4
"kaldırmak" sözcüğünün köküne ve aldığı eklere bakılır.
"kalk-" fiil köküne fiilden fiil türeten '-dir' eki getirilmiş ve 'k' ünsüzü düşmüştür. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Fiil köklerine gelen eklerin neden olduğu ünsüz düşmesini belirlemek.

Anahtar Kavram

Türkçede sonu 'k' ünsüzüyle biten bazı sözcüklere isimden fiil yapım ekleri (-el, -mse), küçültme ekleri (-cik, -cek) veya fiilden fiil yapım ekleri (-dir) getirildiğinde kök sonundaki 'k' ünsüzü düşer.
Soru 1654Soru

Yazarın çalışma odasında iki grup eşya vardı ( ) kalemler, silgiler ( ) defterler, kitaplar.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (:) ve (;)

Cevap

İki nokta (:) ve noktalı virgül (;)
Cümlede 'iki grup eşya vardı' ifadesinden sonra bu gruplara örnek verileceği için ilk boşluğa iki nokta (:) getirilmelidir. Örnek verilen gruplar kendi içlerinde virgülle ayrılmış türler (kalemler, silgiler ve defterler, kitaplar) olduğundan, bu iki grubu birbirinden ayırmak için ikinci boşluğa noktalı virgül (;) getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluğa gelecek işareti belirlemek.
İki nokta (:)
Cümlenin ilk kısmında 'iki grup eşya vardı' denilerek bu grupların neler olduğu açıklanacak ve bunlara örnek verilecektir. Türkçede açıklama yapılacak veya örnek verilecek ifadelerden önce iki nokta (:) kullanılır.
2
İkinci boşluğa gelecek işareti belirlemek.
Noktalı virgül (;)
Örnek olarak verilen gruplar (kalemler, silgiler ile defterler, kitaplar) kendi içlerinde virgüllerle ayrılmıştır. Virgülle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için noktalı virgül ( sanctuaries ) kullanılır.

Anahtar Kavram

İki nokta açıklama ve örneklerden önce kullanılır; noktalı virgül ise virgülle ayrılmış tür veya grupları birbirinden ayırmak için kullanılır.
Soru 1655Soru

Bir elektrik motorunun giriş gücü (sisteme birim zamanda verilen enerji) artırıldığında, motorun birim zamanda yaptığı yararlı iş miktarı da artacağı için motorun verimi kesinlikle artar.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen ifade yanlıştır. Giriş gücünün artması motorun veriminin kesinlikle artacağı anlamına gelmez; verim bir oran olup sabit kalabilir veya azalabilir.
Verim bir oran olduğundan ve giriş gücü artırıldığında yararlı gücün hangi oranda artacağı kesin olarak bilinmediğinden, verimin kesinlikle artacağı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Verim kavramının tanımını ve formülünü analiz etme.
Verim=Yararlı Gu¨c¸Giris¸ Gu¨cu¨\text{Verim} = \frac{\text{Yararlı Güç}}{\text{Giriş Gücü}}
Verimin giriş gücüne ve yararlı güce nasıl bağlı olduğunu görmek.
2
Giriş gücü artışının hem yararlı güç hem de verim üzerindeki etkisini değerlendirme.
Giriş gücü (PgirisP_{\text{giris}}) artırıldığında yararlı güç (PyararliP_{\text{yararli}}) de artabilir. Ancak verim bu iki değerin birbirine oranıdır. Yararlı güçteki artış oranı, giriş gücündeki artış oranına eşitse verim değişmez; daha az ise verim azalır.
Kesinlik içeren ifadenin doğruluğunu matematiksel oran analizi ile test etmek.

Anahtar Kavram

Verim mutlak bir enerji veya güç miktarı değil, yararlı gücün toplam giriş gücüne oranıdır. Giriş gücünün artırılması yararlı gücü artırsa da verimi kesinlikle artırmaz.
Soru 1656Soru

Özel adlara getirilen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılırken yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz. Ayrıca kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen eklerin kesmeyle ayrılmaması kuralı geçerlidir.

Bu bilgilere göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin (') kullanımı doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanzimat Dönemi'nin siyasi ve toplumsal koşulları, sanatçıların eserlerine doğrudan yansımıştır.

Cevap

Tanzimat Dönemi'nin ifadesinde kesme işaretinin kullanımı doğrudur; çünkü çağ ve dönem adlarına getirilen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.
Tanzimat Dönemi ifadesi bir tarihî dönem adı olduğu için gelen çekim ekinin kesme işaretiyle ayrılması doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem ve çağ adlarına gelen eklerin kuralını kontrol etme.
Tanzimat Dönemi ifadesi dönem adı olduğundan gelen çekim ekinin kesme işaretiyle ayrılması doğrudur.
Türk Dil Kurumu kurallarına göre tarihî dönem, çağ ve olay adlarına getirilen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.
2
Kurum ve kuruluş adlarına gelen eklerin durumunu inceleme.
Türk Dil Kurumunun ifadesinde kesme işareti kullanılmamalıdır.
Kurum, kuruluş ve kurul adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz.
3
Yapım eki almış özel adlara gelen eklerin durumunu inceleme.
İstanbulluların ifadesinde kesme işareti kullanılmamalıdır.
Özel adlara getirilen yapım ekleri ve bunlardan sonra gelen çekim ekleri kesmeyle ayrılmaz.
4
Türetilmiş sözcüklere gelen eklerin durumunu inceleme.
Türkçeleşmekten ifadesinde kesme işareti kullanılmamalıdır.
Yapım eki alarak gövde durumuna gelmiş sözcüklere gelen ekler kesmeyle ayrılmaz.
5
İş yeri adlarına gelen eklerin durumunu inceleme.
Mavi Köşe Bakkaliyesinden ifadesinde kesme işareti kullanılmamalıdır.
İş yeri adlarına getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz.

Anahtar Kavram

Kesme işaretinin özel adlar, dönem adlar, kurum/kuruluş adları ve yapım eki almış kelimelerle kullanımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1657Soru

Aşağıda verilen tarihsel gelişmeleri ve kavramsal açıklamaları ilgili oldukları olay veya olgu tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İstanbul'un Fethi
Anadolu'nun Türkleşmesi
Başlangıç ve bitiş zamanı belli olan, kısa sürede gerçekleşen somut gelişmeler
Tarihsel süreç içinde yavaş yavaş meydana gelen genel ve soyut durumlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İstanbul'un Fethi tarihsel olay örneğiyle, Anadolu'nun Türkleşmesi tarihsel olgu örneğiyle eşleşir. Başlangıç ve bitiş zamanı belli olan somut gelişmeler tarihsel olayın tanımıyla, süreç içindeki genel durumlar ise tarihsel olgunun tanımıyla eşleşir.
Tarihsel olaylar kısa süreli ve biricik gelişmelerken (İstanbul'un Fethi), tarihsel olgular uzun süreli süreçleri ve genel durumları (Anadolu'nun Türkleşmesi) ifade eder. Eşleştirmede de bu tanımlar ve örnekler doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen tarihsel örnekleri olay ve olgu özelliklerine göre sınıflandırın.
İstanbul'un Fethi kısa süreli ve somut olduğundan olay; Anadolu'nun Türkleşmesi ise uzun süreli ve soyut bir süreç olduğundan olgu sınıfına girer.
Örnekleri doğru kavramsal kategorilere yerleştirmek için.
2
Olay ve olgu kavramlarının teorik tanımlarını belirleyin.
Kısa sürede gerçekleşen somut durumlar olay tanımını; uzun süreçte meydana gelen genel durumlar ise olgu tanımını açıklar.
Teorik tanımlar ile kavramsal eşleştirmeyi tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Tarihsel olay ve olgu ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1658Soru

Aşağıdaki numaralanmış metin parçalarını, bu parçalarda belirgin olarak kullanılan düşünceyi geliştirme yollarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Biyolüminesans; bazı canlı organizmaların gerçekleştirdiği kimyasal reaksiyonlar sırasında kimyasal enerjinin ışık enerjisine dönüştürülerek dışarıya soğuk ışık yayılması olgusudur. Bu benzersiz yetenek, derin deniz canlılarından ateş böceklerine kadar geniş bir yelpazede görülür ve temelde lüsiferin maddesinin lüsiferaz enzimi eşliğinde oksijenle tepkimeye girmesiyle gerçekleşir.
II. Yapay zekanın sanat alanındaki üretkenliği, insan yaratıcılığının sınırlar��nı sorgulatan yepyeni boyutlar kazanmıştır. Günümüzde algoritmalar sadece veri analizi yapmakla kalmayıp özgün resimler çizebilmekte, senfoniler besteleyebilmekte ve edebi metinler kaleme alabilmektedir. Örneğin, 'The Next Rembrandt' projesinde bir yapay zeka, ünlü ressamın tüm eserlerini inceleyerek onun fırça tekniği ve ışık kullanımına tamamen sadık kalan yeni bir tablo üretmiştir.
III. Dikey tarım sistemleri, ekilebilir arazi ihtiyacını ortadan kaldırarak metropollerin göbeğinde, kontrollü kapalı alanlarda üretim yapma imkânı sunar. Geleneksel tarım yöntemleriyle karşılaştırıldığında bu yenilikçi model, birim alandan yaklaşık yirmi kat daha fazla ürün alınmasını sağlarken su tüketimini de yüzde doksan oran��nda azaltır. Ancak dikey tarımın yüksek enerji maliyeti, doğaya bağımlı olan ve güneş ışığından ücretsiz faydalanan konvansiyonel tarıma göre en büyük dezavantajıdır.
IV. Bilim tarihi boyunca paradigmaların değişimi, sadece eski bilgilerin üzerine yenilerinin eklenmesiyle değil, köklü zihniyet devrimleriyle gerçekle��miştir. Ünlü fizikçi Max Planck da bu durumu kendi penceresinden değerlendirirken, 'Yeni bir bilimsel gerçek, muhaliflerini ikna edip onları aydınlatarak değil; aksine bu muhaliflerin zamanla ölüp yerlerini yeni gerçekliğe alışkın bir nesle bırakmasıyla zafer kazanır.' diyerek bilimsel kabullerin arkasındaki sosyolojik gerçeğe işaret etmiştir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin Tanımlama, ikinci metin Örneklendirme, üçüncü metin Karşılaştırma, dördüncü metin ise Tanık Gösterme ile eşleşmektedir.
Eşleştirme yapıldığında; biyolüminesans kavramının açıklandığı birinci metin Tanımlama ile, yapay zekanın sanat alanındaki çalışmasının örneklendiği ikinci metin Örneklendirme ile, dikey tarım ve geleneksel tarımın kıyaslandığı üçüncü metin Karşılaştırma ile, Max Planck'ın sözünün doğrudan aktarıldığı dördüncü metin ise Tanık Gösterme ile doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metindeki temel düşünceyi geliştirme yolunu belirleme
Metinde 'Biyolüminesans nedir?' sorusuna yanıt veren bir tanımlama cümlesi ('Biyolüminesans; ... olgusudur.') yer almaktadır. Bu nedenle bu metin Tanımlama yöntemi ile eşleşir.
Tanımlama, bir kavramın ne olduğunu eksiksiz ve belirgin nitelikleriyle açıklamaktır.
2
İkinci metindeki temel düşünceyi geliştirme yolunu belirleme
Metinde yapay zekanın sanat alanındaki üretkenliğine somut bir kanıt olarak 'The Next Rembrandt' projesi sunulmuştur. Bu durum Örneklendirme yöntemi ile eşleşir.
Örneklendirme, soyut bir düşünceyi somutlaştırmak ve anlaşılırlığını artırmak için örnekler sunma yöntemidir.
3
Üçüncü metindeki temel düşünceyi geliştirme yolunu belirleme
Metinde dikey tarım yöntemi ile geleneksel/konvansiyonel tarım yönteminin verimlilik, su tüketimi ve enerji gibi açılardan benzerlik ve farklılıkları ortaya konmuştur. Bu durum Karşılaştırma yöntemi ile eşleşir.
Karşılaştırma, birden fazla durum, olay veya kavram arasındaki benzerlik veya farklılıkları ortaya koymaktır.
4
Dördüncü metindeki temel düşünceyi geliştirme yolunu belirleme
Metinde yazar, paradigmaların değişimiyle ilgili kendi tezini savunmak için dünyaca ünlü fizikçi Max Planck'ın doğrudan alıntılanmış bir sözünü kullanmıştır. Bu durum Tanık Gösterme yöntemi ile eşleşir.
Tanık gösterme, savunulan bir düşüncenin doğruluğunu kanıtlamak amacıyla alanında uzman veya tanınmış bir kişinin görüşlerine yer vermektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta düşünceyi geliştirme yolları (tanımlama, örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme) arasındaki yapısal ve işlevsel farkları ayırt edebilme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1659Soru

(I) Beynin deneyimler karşısında kendini yeniden yapılandırma yeteneği olarak tanımlanan nöroplastisite, öğrenme süreçlerinin temelini oluşturur. (II) Yeni bir bilgi öğrenildiğinde veya bir beceri kazanıldığında, beyindeki nöronlar arasında yeni sinaptik bağlar kurulur. (III) Bu bağların güçlenmesi, öğrenilen konunun ne kadar sık tekrar edildiğiyle doğrudan bağlantılıdır. (IV) Günümüzde nörolojik hastalıkların teşhisinde kullanılan ileri görüntüleme teknolojileri, beyin dalgalarını anlık olarak kaydedebilmektedir. (V) Düzenli egzersizler ve zihinsel aktiviteler de bu sinirsel ağların esnekliğini koruyarak beynin yaşlanma sürecini geciktirir. (VI) Sonuç olarak, zihinsel kapasitenin dinamik yapısı, bireyin yaşam boyu öğrenme ve adaptasyon becerisini belirleyen en önemli unsurdur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle konunun odağını nöroplastisite ve öğrenmeden çıkarıp nörolojik hastalıkların teşhis teknolojilerine kaydırdığı için düşüncenin akışını bozmaktadır.
Dördüncü cümlede, nörolojik hastalıkların teşhisine yönelik görüntüleme teknolojilerinden bahsedilmektedir. Oysa parçanın genelinde nöroplastisite kavramı, öğrenme süreci ve bu süreçte sinirsel bağların nasıl kurulup güçlendiği ele alınmaktadır. Bu nedenle dördüncü cümle konunun odağını değiştirerek akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana konusu ve sınırları belirlenir.
Metnin nöroplastisite (beynin kendini yapılandırma yeteneği) ve öğrenme süreçleri ile ilgili olduğu tespit edilir.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle paragrafın genelinde işlenen temel konuyu saptamak gerekir.
2
Paragraftaki cümlelerin birbiriyle olan anlamsal ve yapısal bağlantıları incelenir.
I, II, III, V ve VI. cümlelerin beynin esnekliği, sinaptik bağlar ve zihinsel kapasitenin korunması/geliştirilmesi etrafında birleştiği görülür.
Cümleler arasındaki ardışık anlamsal geçişleri takip etmek, bu geçişi kesintiye uğratan unsuru yakalamayı sağlar.
3
Konu dışına çıkan ya da bakış açısını beklenmedik şekilde değiştiren cümle tespit edilir.
IV. cümlenin, beynin öğrenme mekanizmasından tamamen bağımsız olarak hastalıklarda teşhis amaçlı kullanılan görüntüleme teknolojilerine geçiş yaptığı saptanır.
Bu cümle, metindeki konunun sınırları dışındaki teknik bir alana değinerek düşünce zincirini koparmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleler, metnin genel konusundan veya yazarın bakış açısından sapan, anlamsal ve yapısal bağı zayıflatan cümlelerdir.
Soru 1660Soru

Bir kırtasiyeci; elindeki aa adet kalemi, her bir kutuda bb adet kalem olacak şekilde paketlediğinde geriye cc adet kalem kalmaktadır. Bu kırtasiyeci daha sonra paketlediği kutulardan cc tanesini açıp bu kutulardaki tüm kalemleri paketlenmeyen cc adet kalemle birleştirdiğinde elde ettiği toplam kalem sayısının tek sayı olduğunu görüyor.

aa, bb ve cc sayıları pozitif tam sayılar olduğuna göre,
I. a+ca + c
II. cbc^b
III. ab+ca \cdot b + c

ifadelerinden hangileri her zaman çift sayıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I
Yalnız I öncülü her zaman çift sayıdır. Çünkü aa ve cc sayılarının her ikisi de tek sayıdır. İki tek sayının toplamı her zaman çift sayı olduğundan a+ca + c ifadesi her zaman çifttir.

Adım Adım Çözüm

1
Kutulardan çıkarılan kalemler ile kalan kalemlerin birleştirilmesiyle elde edilen toplam kalem sayısını cebirsel olarak ifade etme.
Açılan cc adet kutunun her birinde bb adet kalem olduğu için bu kutulardan toplam cbc \cdot b adet kalem gelir. Kalan cc adet kalemle birleştirildiğinde toplam kalem sayısı cb+c=c(b+1)c \cdot b + c = c(b + 1) olur.
Soruda verilen birleştirme işleminin sonucunu teklik-çiftlik yönünden inceleyebilmek i��in toplam kalem miktarını belirlemeliyiz.
2
c(b+1)c(b + 1) ifadesinin tek sayı olmasından yola çıkarak bb ve cc değişkenlerinin teklik-çiftlik durumlarını belirleme.
İki tam sayının çarpımının tek sayı olabilmesi için her iki çarpanın da tek sayı olması gerekir. Buradan cc tek sayı ve b+1b + 1 tek sayı olarak bulunur. b+1b + 1 tek ise bb çift sayıdır.
Çarpma işleminin teklik-çiftlik kurallarına göre, sonucun tek olması yalnızca tüm çarpanların tek olması durumunda mümkündür.
3
a=kb+ca = k \cdot b + c eşitliğini kullanarak aa sayısının teklik-çiftlik durumunu belirleme.
bb çift sayı olduğundan, kutu sayısı olan kk pozitif tam sayısı ile çarpımı kbk \cdot b her zaman çift sayıdır. cc tek sayı olduğundan, a=kb+c=c¸ift+tek=teka = k \cdot b + c = \text{çift} + \text{tek} = \text{tek} sayı bulunur.
Başlangıçtaki toplam kalem sayısı aa'nın teklik-çiftlik durumunu bulmak için kutulardaki toplam kalem sayısı ile kalan kalem sayısının toplamını analiz etmeliyiz.
4
Öncülleri elde edilen aa (tek), bb (çift) ve cc (tek) değerlerine göre değerlendirme.
I. a+c=tek+tek=c¸ifta + c = \text{tek} + \text{tek} = \text{çift} sayıdır (Her zaman çift).
II. cb=tekc¸ift=tekc^b = \text{tek}^{\text{çift}} = \text{tek} sayıdır (cc tek ve bb pozitif tam sayı olduğundan).
III. ab+c=tekc¸ift+tek=c¸ift+tek=teka \cdot b + c = \text{tek} \cdot \text{çift} + \text{tek} = \text{çift} + \text{tek} = \text{tek} sayıdır.
Öncüllerin hangilerinin her zaman çift sayı olduğunu belirlemek için bulduğumuz teklik-çiftlik özelliklerini ifadelerde yerlerine koyarız.

Anahtar Kavram

Tam sayılarda toplama, çarpma ve üs alma işlemlerinde teklik ve çiftlik durumlarının belirlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 83 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin