Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1761Soru

Yeni aldığım albümde iki farklı tarz bir araya getirilmiş ( ) rock ve caz ( ) eski albümlerde ise sadece klasik müzik ezgileri vardı.

Bu cümlede boş bırakılan yay ayraçların içine sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (:) (;)

Cevap

İki nokta (:) ve noktalı virgül (;) sırasıyla getirilmelidir.
Cümlede 'iki farklı tarz' ifadesinden sonra bu tarzlar örneklenmiştir ('rock ve caz'). Örnek verilecek yerlerin önüne iki nokta (:) getirilir. Cümlenin devamındaki 'eski albümlerde ise...' kısmı yeni bir yargı (cümle) bildirmektedir ve bu sıralı cümle yapısının ilk kısmında zaten iki nokta kullanılmış olduğu için iki cümleyi ayırmak amacıyla noktalı virgül (;) kullanılmalıdır. Dolayısıyla doğru sıralama iki nokta (:) ve noktalı virgül (;) olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluğun işlevini belirleme.
İki nokta (:)
İlk boşluktan sonra 'iki farklı tarz' ifadesine yönelik olarak 'rock ve caz' örnekleri sıralanmıştır. Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna iki nokta konur.
2
İkinci boşluğun işlevini belirleme.
Noktalı virgül (;)
İkinci boşluk, aralarında anlam ilgisi bulunan ve kendi içinde iki nokta barındıran iki sıralı cümleyi birbirine bağlamaktadır. Ögeleri arasında virgül veya benzeri işaretler bulunan sıralı cümleleri ayırmak için noktalı virgül kullanılır.

Anahtar Kavram

Noktalı virgül ile iki noktanın işlevsel farkları ve doğru kullanımları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1762Soru

Sisli bir sonbahar akşamı, vadideki küçük köye doğru ilerleyen kafile, sessizliği bozan tek unsurdu. Rüzgârın uğultusu, ağaçların sararmış yapraklarını savururken içimizdeki hüzün katlanarak artıyordu. Geceleyin bu dağlık bölgede sığınacak güvenli bir liman bulma umuduyla adımlarımızı hızlandırdık.

Bu parçada yer alan isimlerle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "sessizli��i" sözcüğü, hem iyelik eki hem de belirtme durumu eki almış bir isimdir.

Cevap

"sessizliği" sözcüğünün hem iyelik hem de belirtme durumu eki aldığını iddia eden seçenektir.
"sessizliği" sözcüğü "ses-siz-lik" gövdesine sadece belirtme durumu eki olan "-i" almıştır. Sözcükte iyelik (sahiplik) bildiren bir ek bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu kelimenin hem iyelik hem de belirtme durumu eki aldığını savunan yargı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki isimleri ve aldıkları ekleri belirlemek için metni analiz etme.
Metindeki isim soylu kelimelerden isim görevi üstlenenler (sonbahar, akşamı, köye, kafile, sessizliği, unsurdu, rüzgârın, uğultusu, ağaçların, yapraklarını, hüzün, bölgede, liman, umuduyla, adımlarımızı) ve ekleri incelenmiştir.
İsimlerin dil bilgisel özelliklerini doğru yorumlayabilmek için öncelikle isim olan sözcükleri tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerde yer alan doğru yargıları elemek üzere eşleştirme yapma.
"kafile" sözcüğünün topluluk adı olduğu, "uğultusu" sözcüğünün yansımadan türediği, "yapraklarını" sözcüğünün çoğul, iyelik ve belirtme durum eklerini aldığı, "hüzün" sözcüğünün soyut ve tekil olduğu doğrulanmıştır.
Soru kökündeki yanlış olan yargıyı bulmak amacıyla doğru yargıların elenmesi hedeflenmiştir.
3
"sessizliği" sözcüğünü eklerine ayırarak aldığı eklerin işlevini inceleme.
"sessizliği" sözcüğü "ses-siz-lik-i" şeklinde eklerine ayrılır. Sondaki "-i" eki, kelimeye belirtme (yükleme) anlamı katan durum ekidir. Kelimede sahiplik bildiren herhangi bir iyelik eki yoktur.
İlgili seçenekteki yargının yanlış olduğunu ve dolayısıyla doğru cevabı netleştirmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

İsimlerde Çekim Ekleri (İyelik ve Belirtme Durumu Eki Ayrımı)
Soru 1763Soru

Aşağıdaki metinde parantez içinde belirtilen kelime gruplarının 'ki' eki veya bağlacıyla kurulan doğru yazımlarını boşluklara yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Sanatçının son eserinde (öyle + ki) dil oldukça yalındır; (demek + ki) yazar bu kez geniş kitlelere ulaşmayı hedeflemiş. (Oysa + ki) önceki romanlarında oldukça ağır ve sanatlı bir üslup tercih etmişti.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sırasıyla: "öyle ki", "demek ki", "oysaki"
Türkçede bağlaç olan "ki" sözcüklerden ayrı yazılırken, bazı sözcüklerde kalıplaşarak bitişik yazılır (oysaki, sanki, mademki vb.). "öyle ki" ve "demek ki" ifadelerindeki "ki" bağlaç olup ayrı yazılır; "oysa" sözcüğüne gelen "ki" ise kalıplaştığı için bitişik ("oysaki") yazılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluktaki (öyle + ki) ifadesinin yapısını incelemek.
"öyle ki" şeklinde ayrı yazılmalıdır.
Türkçede "öyle ki" ifadesindeki "ki" bağlaç görevindedir ve kalıplaşmış olmadığından ayrı yazılması gerekir.
2
İkinci boşluktaki (demek + ki) ifadesinin yapısını incelemek.
"demek ki" şeklinde ayrı yazılmalıdır.
"demek ki" ifadesindeki "ki" bağlaçtır ve kalıplaşmış sözcükler (oysaki, sanki vb.) arasında yer almadığı için ayrı yazılır.
3
Üçüncü boşluktaki (oysa + ki) ifadesinin yapısını incelemek.
"oysaki" şeklinde bitişik yazılmalıdır.
"oysaki" sözcüğündeki "ki" bağlacı, Türkçede kalıplaşmış olarak bitişik yazılan bağlaçlardan biridir (SOMB BAHÇEM kuralı).

Anahtar Kavram

"ki" bağlacı ve ekinin yazımı ile kalıplaşmış bağlaçların yazım kuralları.
Soru 1764Soru

Aşağıdaki cümlelerde geçen koyu yazılmış birleşik kelimeleri, Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kılavuzunda yer alan ayrı yazılma kurallarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazarın eserine eklediği kapsamlı ön söz, kitabın ana izleğini anlamamızda önemli bir kılavuz görevi üstleniyor.
Toplumsal değişimi yakından takip eden sosyologlar, bireyler arasındaki iş birliği süreçlerini derinlemesine inceliyor.
Eğitimciler, teorik bilginin yanı sıra pratik uygulamaların da müfredatta daha geniş yer bulması gerektiğini savunuyor.
Sanatçı, yıllarca emek verdiği atölyesini ansızın terk etti ve sessiz sedasız başka bir şehre yerleşti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerdeki birleşik kelimeler ve bunlara ait yazım kuralları şu şekilde eşleşmektedir: ön söz kelimesi ön sözcüğünün başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelimeler kuralıyla; iş birliği kelimesi durum, olgu ve olay bildiren sözlerle kurulan birleşik kelimeler kuralıyla; yanı sıra kelimesi dış, iç, sıra sözleriyle kurulan birleşik kelimeler kuralıyla; terk etti kelimesi ise ses olayına uğramayan yardımcı fiillerle kurulan birleşik fiiller kuralıyla eşleşir.
Verilen cümlelerdeki birleşik kelimeler sırasıyla ilgili yazım kurallarıyla tam olarak eşleşmektedir. "ön söz" kelimesi ön kelimesiyle başlayan sözcükler kuralına, "iş birliği" kelimesi durum ve olgu bildiren sözcükler kuralına, "yanı sıra" kelimesi sıra kelimesiyle oluşturulan terimler kuralına, "terk etti" kelimesi ise ses olayı olmayan yardımcı fiille kurulan birleşik eylemler kuralına uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki birleşik kelimenin yapısını ve türünü belirlemek.
İlk cümledeki birleşik kelime "ön söz"dür. Kelime, "ön" sözcüğünün başa getirilmesiyle oluşturulmuş bir isim öbeğidir.
"Ön" sözcüğüyle başlayan birleşik kelimelerin yazılış kuralını tespit etmek için.
2
İkinci cümledeki birleşik kelimenin yapısını ve türünü belirlemek.
İkinci cümledeki birleşik kelime "iş birliği"dir. Bu kelime, iki bağımsız sözcüğün anlam kaybına uğramadan birleşmesiyle oluşmuş, durum ve olgu bildiren bir kavramdır.
Durum, olgu ve olay bildiren sözlerin ayrı yazılması kuralını doğrulamak için.
3
Üçüncü cümledeki birleşik kelimenin yapısını ve türünü belirlemek.
Üçüncü cümledeki birleşik kelime "yanı sıra"dır. Bu kelime, "sıra" sözcüğünün sona gelmesiyle oluşturulmuştur.
"Dış, iç, sıra" sözleriyle kurulan birleşik kelimelerin ayrı yazılması kuralını doğrulamak için.
4
Dördüncü cümledeki birleşik eylemin yapısını ve türünü belirlemek.
Dördüncü cümledeki birleşik kelime "terk etti" ifadesidir. Bu eylem, "terk" ismi ve "etmek" yardımcı fiilinin birleşmesiyle oluşmuştur. Birleşme sırasında herhangi bir ünlü düşmesi veya ünsüz türemesi gerçekleşmemiştir.
Ses olayı gerçekleşmeyen yardımcı fiillerin yazım kuralını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Ayrı yazılan birleşik kelimelerin TDK yazım kuralları çerçevesinde sınıflandırılması.
Soru 1765Soru

(I) İçimizdeki bitmek bilmeyen o çocuksu neşedir bizi hayata bağlayan. (II) Büyük bir sabırla nakşetmişti zihnine çocukluğunun geçtiği o dar sokakları. (III) Yazarın son romanında dile getirdiği ac��lar, aslında hepimizin ortak hikayesidir. (IV) Gözlerindeki o hüzünlü bakışta saklıydı geçmişin silinmeyen izleri. (V) Rüzgarın uğultusu eşliğinde yürüdük sabaha kadar sessizce.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi yükleminin yerine göre diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

III numaralı cümle, yüklemi cümlenin sonunda yer aldığı için kurallıdır; diğer tüm cümlelerin yüklemleri sonda yer almadığı için devriktir.
III numaralı cümlenin yüklemi, cümlenin en sonunda yer alan 'hepimizin ortak hikayesidir' isim tamlaması grubudur. Bu durum cümleyi kurallı yapmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki her bir cümlenin yüklemini ve yüklemin cümle içindeki konumunu belirleyin.
I. cümlede yüklem 'İçimizdeki bitmek bilmeyen o çocuksu neşedir' (başta), II. cümlede 'nakşetmişti' (ortada), III. cümlede 'hepimizin ortak hikayesidir' (sonda), IV. cümlede 'saklıydı' (ortada), V. cümlede 'yürüdük' (ortada) olarak saptanır.
Cümlelerin kurallı mı yoksa devrik mi olduğunu bulmak için yüklemlerinin sonda olup olmadığını kontrol etmek gerekir.
2
Bulunan yüklem konumlarına göre cümleleri kurallı ve devrik olarak sınıflandırın.
I, II, IV ve V. cümlelerin yüklemleri sonda yer almadığı için devriktir. III. cümlenin yüklemi sonda yer aldığı için kurallıdır.
Yüklemi sonda olan cümleler kurallı, yüklemi sonda olmayan (başta veya ortada olan) cümleler devriktir.
3
Farklı olan cümleyi tespit edip seçeneği belirleyin.
III numaralı cümle diğerlerinden farklı olarak kurallı bir cümledir.
Soruda yükleminin yerine göre diğerlerinden farklı olan cümle istenmiştir.

Anahtar Kavram

Cümle türlerinde yüklemin yerine (öğe dizilişine) göre cümleler; yüklemi sonda olan kurallı cümleler ve yüklemi sonda olmayan devrik cümleler olarak ikiye ayrılır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1766Soru

İlk Türk devletlerinde hükümdarın tahta çıkması, savaş kazanması veya ülkeyi refaha kavuşturması 'kutun varlığına'; kuraklık, kıtlık, askeri başarısızlıklar veya iç karışıklıklar ise 'kutun Tanrı tarafından geri alındığına' yorulurdu. Diğer yandan hakan dahil herkesin uymak zorunda olduğu törenin köni (adalet), uz (iyilik), tüz (eşitlik) ve kişilik (insanlık) gibi ilkeleri hiçbir şartta değiştirilemezdi.

Bu bilgilere dayanarak İlk Türk devletlerindeki yönetim anlayışıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yapılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kut anlayışı hükümdarın egemenliğini ilahi bir temele dayandırsa da başarısızlık durumunda bu meşruiyetin yitirilmesi ve törenin değişmez ilkeleri, mutlakiyetçi eğilimleri engelleyici bir denge unsuru oluşturmuştur.

Cevap

Kut anlayışı hükümdarın egemenliğini ilahi bir temele dayandırsa da başarısızlık durumunda bu meşruiyetin yitirilmesi ve törenin değişmez ilkeleri, mutlakiyetçi eğilimleri engelleyici bir denge unsuru oluşturmuştur.
Kut inancı hükümdarın gücünü Tanrı'ya dayandırarak meşru kılsa da hükümdarın başarısızlığı kutun geri alındığı inancını doğurur ve tahttan indirilmesine yol açabilirdi. Ayrıca törenin değişmez adalet, eşitlik gibi ilkeleri hükümdarın sınırsız ve keyfi hareket etmesini engelleyen birer hukuksal denetim mekanizması işlevi görüyordu.

Adım Adım Çözüm

1
Kut inancının hükümdarın meşruiyetindeki rolünü ve bu rolün sınırlarını analiz etmek.
Kut, hükümdara yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verilmesiyle ilahi meşruiyet kazandırır ancak kuraklık, kıtlık veya askeri başarısızlık gibi durumlarda kutun Tanrı tarafından geri alındığına inanılması hükümdarın otoritesinin mutlak olmadığını, koşullara bağlı olduğunu gösterir.
Hükümdarın mutlak ve sınırsız bir güce sahip olup olmadığını anlamak için meşruiyet kaynağının nasıl sorgulanabildiğini belirlemek gerekir.
2
Törenin yapısını ve değişmez ilkelerinin (köni, uz, tüz, kişilik) siyasi güç üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Törenin bu temel ilkelerinin hiçbir koşulda değiştirilememesi, hükümdarın da bu kurallara uymak zorunda olması, hükümdarın keyfi kararlar almasını ve mutlakiyetçi bir yönetim kurmasını engellemektedir.
Hukukun (törenin) hükümdarın üstünde bir güce sahip olduğunu ve sınırlandırıcı rolünü tespit etmek.
3
Kut ve törenin sınırlayıcı özelliklerini birleştirerek yönetim anlayışına dair genel bir senteze ulaşmak.
İlk Türk devletlerinde hükümdarın egemenliği ilahi olsa da hem kutun kaybedilme riski hem de törenin hukuki sınırları mutlak monarşiyi dengeleyen unsurlardır.
Seçeneklerdeki ifadelerden doğru olan sentezi doğrulamak.

Anahtar Kavram

Kut ve Törenin Egemenliği Sınırlandırıcı Etkisi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 1767Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere, cümlelerin eksiltili ya da tamamlanmış olma durumlarına göre getirilmesi gereken uygun noktalama işaretlerini (nokta için '.' veya üç nokta için '...') yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Kafamızı kurcalayan binbir türlü soru Sonunda kendimizi doğanın kucağına bırakmaya karar verdik
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa üç nokta (...), ikinci boşluğa ise nokta (.) getirilmelidir.
İlk ifade olan 'Kafamızı kurcalayan binbir türlü soru' herhangi bir yükleme sahip olmadığından eksiltili bir cümledir ve sonuna üç nokta getirilmelidir. İkinci ifade ise 'karar verdik' yüklemiyle tamamlandığı için bitmiş bir cümledir ve sonuna nokta konmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi yüklem varlığı açısından incelemek
'Kafamızı kurcalayan binbir türlü soru' ifadesinin bir yüklemi bulunmamaktadır ve yargı tamamlanmamıştır.
Yüklemi bulunmayan eksiltili cümlelerin sonuna üç nokta (...) konması gerektiğini belirlemek.
2
İkinci cümleyi yüklem varlığı açısından incelemek
'Sonunda kendimizi doğanın kucağına bırakmaya karar verdik' ifadesinde 'karar verdik' söz grubu cümlenin yüklemidir.
Yüklemi olan ve yargısı tamamlanan bitmiş cümlelerin sonuna nokta (.) konması gerektiğini belirlemek.

Anahtar Kavram

Yüklemi söylenmemiş, yargısı tamamlanmamış cümlelere eksiltili cümle denir ve bu cümlelerin sonuna üç nokta (...) konur. Yüklemi bulunan ve yargısı tamamlanan cümlelerin sonuna ise nokta (.) konur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1768Soru

(I) Eski kütüphanenin tozlu rafları arasında zamanın nasıl geçtiğini hiçbirimiz fark edememiştik. (II) Duvarlardaki sararmış levhalar, geçmişin sessiz tanıkları olarak bize bakıyordu. (III) Masanın üzerindeki lambanın titrek ışığı altında eski bir elyazmasını satır satır inceledik. (IV) O anki tek hedefimiz, gizemli odada saklanan o kadim yazmayı bir an önce okumaktı. (V) Dışarıda ise yağmur, kentin dar sokaklarını durmaksızın süslüyordu.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin yüklemleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV. cümlenin yüklemi, bilinen geçmiş zaman kipiyle çekimlenmiş basit yapılı bir eylemdir.

Cevap

Dördüncü cümlenin yüklemi olan 'okumaktı' sözcüğü çekimli bir eylem değil, ek-fiil almış bir isim-fiildir (fiilimsidir). Dolayısıyla bu cümle bir isim cümlesidir.
Dördüncü cümledeki 'okumaktı' sözcüğü çekimli bir eylem değildir. 'okumak' isim-fiili, ek-fiilin hikaye çekimi (-tı) vasıtasıyla yüklem olmuştur. Fiilimsilerin yüklem olduğu cümleler isim cümlesi kabul edilir ve bu yüklemler çekimli fiil değildir. Bu yüzden dördüncü cümlenin yükleminin çekimli bir eylem olduğunu belirten seçenek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin yüklemleri saptanır.
Yüklemler: 'fark edememiştik', 'bakıyordu', 'inceledik', 'okumaktı', 'süslüyordu' olarak bulunur.
Eylemlerin yapı ve çekim özelliklerini doğru inceleyebilmek için önce yüklemleri doğru belirlemek gerekir.
2
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin yüklemleri yapı ve çekim yönünden incelenir.
'fark edememiştik' birleşik yapılı ve birleşik çekimli; 'bakıyordu' basit yapılı ve birleşik çekimli; 'inceledik' türemiş yapılı ve basit çekimli; 'süslüyordu' türemiş yapılı ve birleşik çekimli eylemlerdir. Bu bilgiler seçeneklerdeki iddiaları doğrular.
Seçeneklerdeki doğru yargıları eleyerek yanlış olanı tespit etmek.
3
Dördüncü cümlenin yüklemi olan 'okumaktı' sözcüğü çözümlenir.
'okumaktı' sözcüğünün 'okuma' isim-fiiline ek-fiilin görülen geçmiş zamanı (-tı) getirilerek yüklem yapıldığı görülür. Fiilimsiler çekimli fiil sayılamayacağı için bu sözcük çekimli bir eylem değildir.
Cümlenin yükleminin eylem olup olmadığını belirleyerek yanlış yargıyı saptamak.

Anahtar Kavram

Çekimli fiiller ile fiilimsilerin (özellikle yüklem görevindeki isim-fiillerin) ayrımı ve eylemlerde yapı/çekim özellikleri.
Soru 1769Soru

Türklerin İslamiyet'i kabul süreci ve bu süreci etkileyen tarihsel gelişmeler göz önüne alındığında, aşağıda verilen olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Emevilerin Mevali politikası nedeniyle yaşanan gerginlikler, Abbasilerin iktidara gelerek ümmetçi politikaya geçmesi, Talas Savaşı'nda Karlukların Abbasilerle ittifak kurması ve Karahanlıların İslamiyet'i resmi din olarak benimsemesidir.
Tarihsel sıralama incelendiğinde; Emevilerin Mevali politikası ilk gerginlik dönemini (661-750), Abbasilerin iktidara gelişi (750) yumuşama dönemini, Talas Savaşı (751) yakınlaşma ve ittifak dönemini, Karahanlıların İslamiyet'i resmi din olarak kabul etmesi (10. yüzyıl) ise Türklerin İslamlaşma sürecinin kurumsallaştığı son aşamayı temsil etmektedir. Bu nedenle doğru sıralama kronolojik olarak baştan sona doğru gerçekleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Emevi Dönemi politikalarının etkilerini değerlendirme
Emevilerin (661-750) ırkçı Mevali politikası, Türklerin İslamiyet'i geçişini geciktirmiş ve ilk çatışmaların yaşandığı en erken dönemi oluşturmuştur.
Sıralamadaki en eski tarihsel dönemi tespit etmek.
2
Abbasilerin yönetime gelişi ve politika değişikliğini analiz etme
750 yılında Abbasilerin başa geçmesiyle ırkçı politika terk edilmiş, bu da sonraki yıl gerçekleşecek olan Talas Savaşı ittifakına zemin hazırlamıştır.
Savaş öncesindeki siyasi ortam değişikliğini belirlemek.
3
Talas Savaşı'nın yerini belirleme
751 yılında gerçekleşen Talas Savaşı, Çin tehdidine karşı Karlukların Abbasileri desteklemesiyle kazanılmış ve kitleler halinde İslamiyet'e geçişi başlatmıştır.
Türk-İslam sentezinin başladığı dönüm noktasını yerleştirmek.
4
İslamiyet'in devlet düzeyinde kabulünü inceleme
Karahanlılar, 10. yüzyılda (yaklaşık 940 yılı) İslamiyet'i resmen kabul ederek bu sürecin kurumsal sonucunu oluşturmuştur.
Kronolojinin en son ve kurumsal aşamasını belirlemek.

Anahtar Kavram

Türklerin İslamiyet'i kabul sürecindeki kronolojik aşamalar, Emevi-Abbasi politika farkları ve Talas Savaşı'nın bu süreçteki tarihsel rolü.
Soru 1770Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak işareti, yay ayraç veya köşeli ayracın kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebiyat tarihçisi, Tanzimat Dönemi romanı üzerine hazırladığı çalışmasında (özellikle Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914) üzerinde durarak) realist yönelimleri çözümler.

Cevap

Edebiyat tarihçisinin Tanzimat Dönemi romanı üzerine yaptığı çalışmayı anlatan cümle noktalama yanlışı içermektedir. Bu cümlede yay ayraç içinde yeniden yay ayraç kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu (TDK) kurallarına göre, ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda en dışta köşeli ayraç, içte ise yay ayraç kullanılmalıdır.
Doğru cevap olan cümlede, parantez içinde parantez kullanılması gereken durumlarda uyulması gereken hiyerarşi kuralı ihlal edilmiştir. Türk Dil Kurumu'na göre, ayraç içinde ayraç kullanılması gerektiğinde dıştaki ayraç köşeli ayraç [ ], içteki ise yay ayraç ( ) olmalıdır. Cümlede ise her iki düzeyde de yay ayraç kullanıldığı için noktalama yanlışı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki ayraç (parantez) ve tırnak işaretlerinin kullanım yerlerini ve hiyerarşisini inceleme.
Tüm seçeneklerde yer alan tırnak işareti, yay ayraç ve köşeli ayracın kullanım amaçları belirlenir.
Noktalama kurallarına uygunluğun denetlenmesi için ön hazırlık yapılır.
2
Seçeneklerdeki ayraç içi ayraç kullanımlarını hiyerarşi kuralına göre kontrol etme.
Edebiyat tarihçisinin Tanzimat Dönemi romanını incelediği cümlede, yay ayraç ( ) içinde tekrar yay ayraç ( ) kullanılarak hiyerarşinin ihlal edildiği görülür.
TDK kurallarına göre dıştaki ayracın köşeli ayraç [ ] olması gerekirken yay ayraç kullanılması noktalama hatasıdır.
3
Diğer seçeneklerdeki noktalama kullanımlarının doğruluğunu teyit etme.
Diğer cümlelerdeki doğrudan aktarımların tırnak içine alınması, köşeli ayraç dışta ve yay ayraç içte olacak şekilde yapılan doğru hiyerarşik kullanımlar ve vurgu amaçlı tırnak işaretleri kontrol edilir.
Diğer tüm cümlelerin noktalama kurallarına tamamen uygun olduğu saptanır.

Anahtar Kavram

Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce (dışta) köşeli ayracın kullanılması kuralı ve tırnak işaretinin işlevleri.
Soru 1771Soru

(I) Bilişsel harita kavramı, bireyin fiziksel çevresini zihninde nasıl yapılandırdığını ve kodladığını açıklamak amacıyla ortaya atılmıştır. (II) Kent sakinleri, gündelik yaşam pratikleri içinde yollarını bulmak ve mekânı anlamlandırmak için bu zihinsel tasarımlardan aktif olarak yararlanırlar. (III) Modern kent planlamasında geniş caddelerin ve yeşil alanların artırılması, nüfus yoğunlu��unun getirdiği karmaşayı azaltmayı hedefler. (IV) Bu zihinsel şemalar; sadece sokakların geometrik yönünü değil, bireyin o mekâna yüklediği duygusal ve kültürel anlamları da bünyesinde barındırır. (V) Dolayısıyla nitelikli bir kentsel tasarım, bireylerin bu içsel haritalama süreçlerini kolaylaştıracak belirgin nirengi noktaları ve simgeler barındırmalıdır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (Modern kent planlamasında geniş caddelerin ve yeşil alanların artırılması, nüfus yoğunluğunun getirdiği karmaşayı azaltmayı hedefler.)
Üçüncü cümle, parçanın genelinde işlenen 'bilişsel harita ve zihinsel mekân tasarımı' temasından saparak, kent planlamasının nüfus yoğunluğunu azaltmaya yönelik fiziksel uygulamalarından bahsetmektedir. Bu durum metnin anlamsal bütünlüğünü ve düşünce akışını bölmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve yönünü belirleme.
Metnin bütününde bilişsel harita kavramı, bu haritaların kent yaşamındaki işlevi ve zihinsel mekân algısı ele alınmaktadır.
Paragrafın ana temasını belirlemek, bu temayla uyuşmayan yabancı cümleyi saptamanın ilk adımıdır.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları inceleme.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler bilişsel harita, zihinsel tasarımlar, zihinsel şemalar ve içsel haritalama kavramları üzerinden birbirine bağlanmaktadır. Üçüncü cümle ise zihinsel süreçlerden koparak doğrudan imar planlarına ve nüfus yoğunluğuna değinmektedir.
Düşüncenin akışını bozan cümle, zincirleme anlamsal bağı koparan ve konunun farklı bir boyutuna aniden geçiş yapan cümledir.
3
Akışı bozduğu düşünülen cümleyi çıkararak paragrafı yeniden okuma.
Üçüncü cümle metinden çıkarıldığında, ikinci cümledeki 'bu zihinsel tasarımlardan' ifadesi dördüncü cümledeki 'Bu zihinsel şemalar' ifadesine doğrudan bağlanmakta ve anlam akışı kusursuz hale gelmektedir.
Sorunun doğru çözüldüğünden emin olmak için şüpheli cümle çıkarılarak metnin tutarlılığı doğrulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, cümleler arasındaki zamir, sıfat veya ortak kavramlar gibi bağlayıcı unsurların izi sürülmeli ve konunun bakış açısını aniden değiştiren cümle tespit edilmelidir.
Soru 1772Soru

Talas Savaşı öncesinde Orta Asya, batıdan ilerleyen Abbasiler ile doğudan gelen Çin İmparatorluğu arasında bir nüfuz mücadelesine sahne olmaktaydı. Bölgedeki Türk boyları, özellikle de Karluklar, iki güç arasında sıkışmış durumdaydı. Emeviler Dönemi'ndeki dışlayıcı ve Arap milliyetçisi yaklaşımın aksine, Abbasilerin iktidara gelmesiyle daha hoşgörülü ve eşitlikçi bir politikanın izlenmesi, Türk boylarının Abbasilerle ittifak kurmasını kolaylaştırmıştır. Talas Savaşı'nda Karlukların da desteğiyle kazanılan bu zafer, Türk-İslam tarihi açısından yeni bir dönemin kapısını aralamıştır.

Bu metinde verilen bilgilerden hareketle, Talas Savaşı ve sonrasındaki süreçle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Abbasilerin yönetim anlayışındaki değişim, Türklerin İslamiyet ile yakınlaşmasında ve bölgedeki jeopolitik dengelerin değişmesinde belirleyici olmuştur.

Cevap

Abbasilerin yönetim anlayışındaki değişim, Türklerin İslamiyet ile yakınlaşmasında ve bölgedeki jeopolitik dengelerin değişmesinde belirleyici olmuştur.
Metinde açıklandığı üzere, Emevilerin mevali politikasına karşın Abbasilerin hoşgörülü bir yönetim sergilemesi Türklerin onlarla ittifak yapmasını sağlamıştır. Bu ittifak sonucunda kazanılan Talas zaferi, hem Çin'in Orta Asya üzerindeki baskısını kırarak jeopolitik dengeleri değiştirmiş hem de Türklerin kitleler halinde İslamiyet'e geçiş sürecine zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ipuçlarını analiz etme
Metinde Emevilerin dışlayıcı politikasının aksine Abbasilerin daha hoşgörülü ve eşitlikçi bir politika izlediği ve bu durumun Karlukların onlarla ittifak kurmasını kolaylaştırdığı belirtilmiştir.
Abbasilerin uyguladığı yeni yönetim anlayışının (ümmetçilik) siyasi ve askeri ittifaklara nasıl zemin hazırladığını anlamak.
2
Talas Savaşı'nın sonuçlarıyla ilişkilendirme
Talas Savaşı'nda kazanılan zaferin Türk-İslam tarihi açısından yeni bir dönemi başlattığı ve jeopolitik dengeleri değiştirdiği sonucuna varılır.
Askeri zaferin kültürel ve siyasi etkilerini tespit etmek.
3
Seçenekleri değerlendirme ve doğru yargıya ulaşma
Yönetim politikasındaki değişimin Türk-Arap yakınlaşmasını sağladığı ve jeopolitik dengeleri etkilediğini belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Metindeki ana fikri en doğru yansıtan genel yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Talas Savaşı'nın Nedenleri, Sonuçları ve Türk-İslam Tarihindeki Önemi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1773Soru

Bir kolonya üreticisi, alkol oranı %30\%30 olan 4040 litre alkol-su karışımı ile alkol oran�� %70\%70 olan 6060 litre alkol-su karışımını karıştırıyor. Daha sonra elde edilen bu yeni karışımdan 5050 litre dökülüyor ve yerine dökülen miktar kadar saf alkol ekleniyor. Buna göre, son durumda elde edilen yeni karışımın alkol oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 7777

Cevap

Son durumda elde edilen yeni karışımın alkol oranı yüzde 77'dir.
İlk karışım yapıldığında toplam hacim 100 litre100\text{ litre} ve toplam alkol miktarı 54 litre54\text{ litre} olur. Bu durumda alkol oranı %54\%54'tür. Karışımdan 50 litre50\text{ litre} döküldüğünde oran değişmez, ancak kalan karışımın hacmi 50 litre50\text{ litre} ye, içindeki alkol miktarı da 27 litre27\text{ litre} ye düşer. Üzerine eklenen 50 litre50\text{ litre} saf alkolün tamamı alkol olduğu için son durumdaki toplam alkol miktarı 27+50=77 litre27 + 50 = 77\text{ litre} olur. Toplam hacim tekrar 100 litre100\text{ litre} ye ulaştığından, yeni karışımın alkol oranı %77\%77 olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk iki karışım karıştırıldığında elde edilen yeni karışımın toplam kütlesi ve içindeki alkol miktarı hesaplanır.
Toplam kütle: 40+60=100 litre40 + 60 = 100\text{ litre}. Toplam alkol miktarı: 40×30100+60×70100=12+42=54 litre40 \times \frac{30}{100} + 60 \times \frac{70}{100} = 12 + 42 = 54\text{ litre}.
İki farklı karışımın birleşmesiyle oluşan yeni karışımın alkol oranını bulmak için toplam hacim ve toplam alkol miktarı belirlenmelidir.
2
Karışımdan 50 litre50\text{ litre} döküldükten sonra kalan karışımdaki alkol miktarı hesaplanır.
Kalan karışım miktarı: 10050=50 litre100 - 50 = 50\text{ litre}. Homojen karışımlarda oran değişmeyeceğinden, kalan karışımın alkol oranı da %54\%54 olur. Kalan alkol miktarı: 50×54100=27 litre50 \times \frac{54}{100} = 27\text{ litre}.
Dökülen kısım sonrasında kapta kalan karışım miktarını ve bu karışımdaki saf alkol miktarını bulmak gerekir.
3
Kalan karışıma dökülen miktar kadar (50 litre50\text{ litre}) saf alkol eklenerek son durumdaki alkol oranı hesaplanır.
Yeni toplam hacim: 50+50=100 litre50 + 50 = 100\text{ litre}. Yeni toplam alkol miktarı: 27+50=77 litre27 + 50 = 77\text{ litre}. Alkol yüzdesi: 77100=%77\frac{77}{100} = \%77.
Saf alkol eklenmesiyle değişen toplam hacim ve toplam alkol miktarını oranlayarak son karışım yüzdesini bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Karışım problemlerinde madde ekleme, çıkarma ve karıştırma işlemlerinde toplam kütle ile saf madde miktarının korunumu ilkesi kullanılır.
Soru 1774Soru

Felsefe, (I) insanın evreni ve kendi varoluşunu anlama çabasının en köklü ürünüdür. Filozoflar; kavramları sorgulayarak, (II) bilinen sınırların ötesine geçerek yeni düşünce yolları açarlar. Bu arayışta akıl, (III) tek başına yol gösterici olmaya yetmediğinde sezgi devreye girer. Ancak unutulmamalıdır ki zihin, (IV) kendi sınırlarını aşmaya zorlanmadıkça, (V) özgürleşemez.

Bu parçadaki numaralanmış virgüllerden (,) hangisi yerinde kullanılmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Parçadaki beşinci numaralı virgül yerinde kullanılmamıştır. Türkçede tek bir zarf-fiilden sonra virgül kullanılması noktalama kurallarına aykırıdır.
Beşinci numaralı virgül, 'zorlanmadıkça' zarf-fiilinden sonra yer almaktadır. Cümlede başka bir zarf-fiil bulunmadığı için burada virgülün kullanılması bir noktalama hatasıdır. Diğer numaralı virgüller ise özneleri belirtmek veya art arda gelen zarf-fiilleri ayırmak için kurallara uygun şekilde kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki tüm virgüllerin kullanım yerlerini ve dil bilgisi görevlerini incelemek.
I, III ve IV numaralı virgüllerin özneleri belirginleştirmek için, II numaralı virgülün ise ardışık zarf-fiilleri ayırmak için kullanıldığı görülür.
Virgüllerin doğru kullanım kurallarına uygunluğunu denetlemek için cümle ögelerini ve kelime türlerini ayırt etmek gerekir.
2
Beşinci numaralı virgülün geldiği sözcüğün yapısını kontrol etmek.
'Zorlanmadıkça' kelimesinin bir zarf-fiil olduğu tespit edilir.
Zarf-fiillerin kullanımına yönelik özel noktalama kurallarını uygulamak gerekir.
3
Metinde bu zarf-fiilden sonra gelen başka bir zarf-fiil olup olmadığını kontrol etmek.
Cümlede başka bir zarf-fiil bulunmadığı belirlenir.
Tek bir zarf-fiilden sonra virgül kullanılamayacağı, ancak ardışık zarf-fiiller varsa aralarına konabileceği kuralını doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Virgülün İşlevleri ve Kullanılmayacağı Yerler
Soru 1775Soru

İlk Türk devletlerinde boyların bir araya gelmesiyle oluşan siyasi yapı (il), boy beylerinin katılımıyla toplanan Kurultay ile idare edilirdi. Kurultay, sadece askeri ve ekonomik konuların görüşüldüğü bir yer değil, aynı zamanda hükümdarın töreye uygun davranıp davranmadığının denetlendiği bir kuruldur. Hükümdar, Kurultay'da son sözü söyleme hakkına sahip olsa da boy beylerinin desteğini kaybetmesi durumunda boy birliğinin dağılacağını ve devletin çökeceğini bilirdi. Bu durum, boy beylerinin Kurultay aracılığıyla devlet yönetimine doğrudan katılımını ve hakanın otoritesini sınırlayabilmesini sağlamıştır.

Bu bilgilere göre, ilk Türk devletlerindeki siyasi ve idari yapı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi birliğin ve devlet otoritesinin korunmasının, merkezi güç ile federal unsurlar arasındaki uzlaşıya ve töresel sınırlara bağlı olduğu

Cevap

Siyasi birliğin ve devlet otoritesinin korunmasının, merkezi güç ile federal unsurlar arasındaki uzlaşıya ve töresel sınırlara bağlı olduğu
Doğru yanıt, ilk Türk devletlerindeki siyasi ve idari yapının ayakta kalmasının, merkezi hakan otoritesi ile yerel düzeydeki boy beylerinin uzlaşısına ve ikisinin de bağlı olduğu töre kurallarına dayandığını ifade eden seçenektir. Metinde hükümdarın töreye göre denetlenmesi ve boy beylerinin rızasını alamaması durumunda devletin dağılacağı vurgulanarak bu karşılıklı bağımlılık açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki hakan ve Kurultay arasındaki güç ilişkisini analiz etmek
Hakanın son söz hakkına sahip olduğu fakat Kurultay'da töreye uygunluğunun denetlendiği görülür.
Hükümdarın yetkilerinin mutlak olmadığını ve töresel sınırlar barındırdığını saptamak için bu analiz gereklidir.
2
Boy beylerinin yönetimdeki rolünü ve hakanın otoritesine etkisini değerlendirmek
Hakanın boy beylerinin desteğini kaybetmesi durumunda devletin (boy birliğinin) dağılacağı sonucuna ulaşılır.
Devletin varlığının merkezi güç ile boyların uzlaşısına dayalı olduğunu anlamak için boy beylerinin konumunu incelemek gerekir.
3
Bulunan sonuçları seçeneklerle karşılaştırarak en doğru yorumu belirlemek
Devlet otoritesinin korunmasının, merkezi güç ile boy beyleri arasındaki uzlaşıya ve töre kurallarına bağlı olduğu seçeneği metinle tam olarak örtüşür.
Doğru seçeneğe ulaşmak için yapılan çıkarımları seçeneklerle eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde boylar federasyonu yapısı, töre kuralları ve Kurultay'ın idari denetim rolü
Soru 1776Soru

Eko-eleştiri; edebiyat ile fiziksel çevre arasındaki ilişkileri disiplinler arası bir yöntemle inceleyen, doğa ile insan arasındaki ontolojik bağı sorgulayan çağdaş bir kuramdır. Geleneksel eleştiri kuramları insanı ve toplumu merkeze alırken eko-eleştiri, yeryüzünün sesini edebiyatın odağına taşır. Örneğin, Yaşar Kemal’in romanlarındaki Çukurova sadece olayların geçtiği coğrafi bir arka plan değil; bitkisiyle, hayvanıyla, toprağıyla anlatının kurucu bir öznesidir. Küresel iklim ve çevre krizlerinin derinleştiği günümüzde bu kuram, doğayı edilgen bir nesne olmaktan çıkarıp etkin bir aktör konumuna yükseltir. Nitekim çevre felsefecisi Lawrence Buell’in belirttiği gibi, 'Ekolojik krizler, özünde bir imgelem krizidir ve bu kriz ancak edebiyatın sunduğu dönüştürücü estetik güçle aşılabilir.' Bu doğrultuda eko-eleştiri, metinlerdeki doğa algısını yeniden inşa ederek insan merkezli bakış açısını sarsmayı hedefler.

Bu parçanın anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme ve tanık göstermeye başvurulmuştur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Metinde tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme ve tanık gösterme yollarının tamamına yer verildiği için bu ifade doğrudur.
Bu parçada düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme ve tanık gösterme bir arada kullanılmıştır. Dolayısıyla verilen ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki tanımlama cümlesini belirleme.
"Eko-eleştiri; edebiyat ile fiziksel çevre arasındaki ilişkileri... sorgulayan çağdaş bir kuramdır." cümlesinin tanımlama olduğu saptanır.
Kuramın tanımı yapılarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur.
2
Karşılaştırma ögesini tespit etme.
"Geleneksel eleştiri kuramları insanı ve toplumu merkeze alırken eko-eleştiri..." cümlesinde iki farklı kuramsal yaklaşımın karşılaştırıldığı belirlenir.
Eko-eleştirinin geleneksel kuramlardan farkı ve özgünlüğü vurgulanmak istenmiştir.
3
Örneklendirme ve tanık gösterme ögelerini kontrol etme.
Yaşar Kemal'in Çukurova örneği örneklendirmeye; Lawrence Buell'in tırnak içindeki doğrudan sözü ise tanık göstermeye örnektir.
Kuramın edebiyattaki karşılığı somutlaştırılmış ve alanında uzman bir ismin görüşüyle sav desteklenmiştir.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1777Soru

Aşağıda verilen cümlelerdeki soru ve ünlem işaretlerinin kullanım amaçlarını doğru işlevleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1496 (?) yılında doğan şairin hayatı hakkında kaynaklarda çok az bilgi bulunmaktadır.
Bu kadar kısa sürede işleri bitireceğini (!) söyleyen arkadaşımıza inanmak zordu.
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle bilinmeyen/kesin olmayan durumları belirten işlevle; ikinci cümle alay, kinaye ve küçümseme işleviyle; üçüncü cümle ise seslenme ve hitap işleviyle eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki noktalama işaretlerinin işlevleri dil bilgisi kurallarına göre şu şekildedir: Doğum tarihinin yanındaki yay ayraç içindeki soru işareti şüphe ve kesin olmama durumunu ifade eder; vaat edilen eylemin yanındaki yay ayraç içindeki ünlem işareti söze alay/kinaye anlamı katar; hitap bildiren ifadenin sonundaki ünlem işareti ise seslenme işlevini yerine getirir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlede geçen yay ayraç içindeki soru işaretinin (?) kullanım amacını analiz etme
Tarihin yanına konulan (?) işaretinin kesinlik taşımayan bilgiyi simgelediği belirlenir.
Yay ayraç içindeki soru işareti Türkçede şüpheli veya kesin olmayan bilgileri göstermek için kullanılır.
2
İkinci cümlede geçen yay ayraç içindeki ünlem işaretinin (!) kullanım amacını analiz etme
Sözü söyleyen kişinin alay veya kinaye yaptığını belirtmek amacıyla (!) kullanıldığı belirlenir.
Bir kelimenin ya da ifadenin tam tersini kastetmek, alay etmek veya küçümsemek için yay ayraç içinde ünlem kullanılır.
3
Üçüncü cümlede cümlenin sonunda yer alan ünlem işaretinin (!) kullanım amacını analiz etme
Cümlenin seslenme sözcüğüyle başlaması nedeniyle seslenme/hitap işleviyle kullanıldığı belirlenir.
Hitap ve seslenme ifadelerinden sonra veya bu ifadelerin bulunduğu cümlelerin sonunda ünlem işareti tercih edilir.

Anahtar Kavram

Soru ve Ünlem İşaretlerinin Kullanım Alanları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1778Soru

Sol sütundaki cümleleri, içerdikleri gereksiz sözcük veya ek kullanımı kaynaklı anlatım bozukluğunun nedenleriyle doğru bi��imde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Onun bu sınavı kazanamamasının tek nedeni, yeterince hazırlık yapmamasındandır.
Sanatçı, söyleşisinde edebiyatın insana kazandırdığı değerleri ve kıymetleri anlattı.
Kulağıma alçak sesle fısıldayarak yarınki toplantının ertelendiğini söyledi.
İki yıldır görüşmeyen eski arkadaşlar törende bir araya gelince karşıl��klı kucaklaştılar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki cümlelerin anlatım bozukluğu nedenleri sırasıyla; neden bildiren sözcük ile ekin bir arada kullanılması, eş anlamlı sözcüklerin kullanılması, anlamca birbirini kapsayan sözcüklerin kullanılması ve işteş eylemle birlikte karşılıklı sözcüğünün kullanılmasıdır.
Verilen cümlelerdeki gereksiz sözcük ya da ek kullanımları, dil bilgisi kurallarına ve anlamsal özelliklerine göre doğru eşleştirilmiştir. 'Nedeni' sözcüğünün '-dandır' ekiyle kullanımı ek-sözcük uyumsuzluğuna; 'değer' ve 'kıymet' eş anlamlılığına; 'fısıldamak' eyleminin 'alçak sesle' ifadesini kapsamasına; 'kucaklaşmak' işteşliğinin ise 'karşılıklı' sözcüğünün gereksizliğine işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin incelenmesi ve anlatım bozukluğunun nedeninin belirlenmesi.
'nedeni' sözcüğü ile '-dandır' ekinin aynı gerekçe bildirme işleviyle kullanıldığı görülmüştür.
Türkçede aynı cümlede hem neden bildiren kelimenin hem de aynı anlama gelen ekin bulunması anlatım bozukluğuna yol açar.
2
İkinci cümlenin incelenmesi ve anlatım bozukluğunun nedeninin belirlenmesi.
'değer' ve 'kıymet' sözcüklerinin aynı cümlede ve aynı anlamda kullanıldığı tespit edilmiştir.
Eş anlamlı sözcüklerin aynı cümle içinde bir arada bulunması anlatım bozukluğuna neden olur.
3
Üçüncü cümlenin incelenmesi ve anlatım bozukluğunun nedeninin belirlenmesi.
'Fısıldamak' eyleminin zaten 'alçak sesle' yapıldığı, dolayısıyla bu zarfın gereksiz olduğu bulunmuştur.
Anlamca birbirini kapsayan sözcüklerin bir arada kullanılması, anlatım bozukluğu oluşturan gereksiz sözcük kullanımı türüdür.
4
Dördüncü cümlenin incelenmesi ve anlatım bozukluğunun nedeninin belirlenmesi.
'Kucaklaşmak' eyleminin işteşlik eki (-ş) barındırdığı ve bu yüzden 'karşılıklı' sözcüğünün gereksiz olduğu görülmüştür.
İşteş fiiller zaten karşılıklı veya birlikte yapılma anlamı taşıdığından, bu anlamı pekiştiren kelimelerin ayrıca kullanılması gereksizdir.

Anahtar Kavram

Gereksiz Sözcük Kullanımı
Soru 1779Soru

Paleoklimatologlar, geçmiş dönemlerin iklim koşullarını araştırmak için Grönland ve Antarktika gibi kutup bölgelerindeki buzul tabakalarından silindir şeklinde buz çekirdekleri çıkarırlar. (I) Yüzlerce metre derinliğe inilerek elde edilen bu çekirdekler, her yıl biriken kar katmanlarının üst üste yığılmasıyla oluşmuş adeta birer zaman kapsülüdür. (II) Bilim insanları, bu doğal arşiv odacıklarını analiz ederek binlerce yıl öncesinin karbondioksit ve metan oranlarını hassas bir şekilde ölçebilirler. (III) Elde edilen bu kimyasal veriler, sanayi devrimi öncesindeki atmosferik koşullar ile günümüzdeki değerlerin karşılaştırılmasına olanak tanır. (IV) Böylece insan faaliyetlerinin küresel iklim sistemi üzerindeki etkisi somut kanıtlarla ortaya konmuş olur. (V)

Bu par��adaki numaralanmış yerlerin hangisine 'Bu katmanlardaki kar tanelerinin arasına sıkışan antik hava kabarcıkları, kar yağdığı dönemdeki atmosferin kimyasal bileşimini doğrudan muhafaza eder.' cümlesi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

Parçanın ikinci boşluğuna (II) getirilmelidir.
İkinci boşluğa getirilen cümle, bir önceki cümlede bahsedilen 'kar katmanları' ifadesini 'Bu katmanlardaki' ifadesiyle bağlarken, kendisinden sonra gelen cümledeki 'bu doğal arşiv odacıklarını' ibaresini de 'antik hava kabarcıkları' kavramı ile anlamca karşılar. Böylece paragrafın yapısal ve anlamsal bütünlüğü eksiksiz kurulmuş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen cümlenin girişindeki belirleyici ipucunu (referans ifadeyi) saptamak.
Cümlenin 'Bu katmanlardaki...' ifadesiyle başlaması, kendisinden önceki cümlede 'katman' veya 'tabaka' kelimesinin geçmesi gerektiğini gösterir.
Paragraftaki cümlelerin birbiriyle kurduğu dilsel köprüleri tespit etmek, doğru yerleşimi bulmanın ilk ve en önemli adımıdır.
2
Parçadaki cümlelerde geçen anahtar kavramları inceleyerek bağları kontrol etmek.
İkinci cümlede yer alan 'kar katmanlarının' ifadesi, aranan katman kavramını karşılar. Üçüncü cümledeki 'bu doğal arşiv odacıklarını' ifadesi ise yerleştirilecek cümledeki 'antik hava kabarcıkları' ifadesinin karşılığıdır.
Cümle yerleştirme sorularında, hem yerleştirilecek cümleden önceki hem de sonraki cümleyle kurulacak anlamsal bağlar kontrol edilmelidir.
3
Mantıksal ve yapısal akışı test etmek.
Cümle ikinci boşluğa (II) yerleştirildiğinde; kar katmanları -> katmanlardaki hava kabarcıkları -> doğal arşiv odacıklarının analizi sırası eksiksiz bir düşünce zinciri oluşturmaktadır.
Anlam akışını doğrulayarak çelişki barındırmayan tek bir sıralamanın varlığından emin olunur.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü, anahtar kelime takibi ve zamirler/işaret sıfatları gibi bağlayıcı ögelerin tespiti.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1780Soru

Tarih boyunca insanlığı etkileyen pek çok sanat dalı olmuştur ( ) resim, müzik, tiyatro... Bu dallar arasından müzik ( ) ritmiyle, ezgisiyle insanın ruhuna doğrudan hitap eder ( ) tiyatro ise insanı insana insanla anlatma yolunu seçer.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (:) (;) (;)

Cevap

Sırasıyla iki nokta (:), noktalı virgül (;) ve noktalı virgül (;) getirilmelidir.
İlk boşluktan sonra örnekler sıralandığı için iki nokta (:) kullanılmalıdır. İkinci boşluktan sonra eş görevli kelimeler virgülle ayrıldığı için, özne olan 'müzik' kelimesinden sonra karışıklığı önlemek adına noktalı virgül (;) getirilmelidir. Üçüncü boşlukta ise ögeleri arasında virgül bulunan iki sıralı cümleyi birbirinden ayırmak için noktalı virgül (;) kullanılmalıdır. Bu nedenle doğru sıralama iki nokta, noktalı virgül ve noktalı virgül olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin sonundaki boşluğun işlevini belirleme
İlk cümlede 'pek çok sanat dalı' ifadesinden sonra 'resim, müzik, tiyatro' gibi örnekler verilmiştir. Türkçede kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna iki nokta (:) konur. Dolayısıyla ilk boşluğa iki nokta getirilmelidir.
Örnekleme bildiren yapıları doğru noktalamak için.
2
İkinci cümlenin içindeki ilk boşluğun işlevini belirleme
Cümledeki 'müzik' sözcüğü öznedir. Özneden sonra gelen 'ritmiyle, ezgisiyle' ögeleri virgülle ayrılmıştır. İkiden fazla eş değer ögesi virgülle ayrılmış cümlelerde, öznenin bu ögelerle karışmasını önlemek için özneden sonra noktalı virgül (;) konur. Dolayısıyla ikinci boşluğa noktalı virgül getirilmelidir.
Öznenin cümledeki diğer virgülle ayrılmış unsurlarla karışmasını engellemek için.
3
İki cümleyi birbirine bağlayan boşluğun işlevini belirleme
Bu kısımda iki sıralı cümle ('Bu dallar arasından müzik... hitap eder' ve 'tiyatro ise... seçer') birbirine bağlanmaktadır. İlk sıralı cümlenin kendi içinde virgül ve noktalı virgül kullanıldığı için, bu iki sıralı cümleyi ayırmak amacıyla araya noktalı virgül (;) getirilmelidir.
İçinde virgül bulunan sıralı cümleleri doğru şekilde ayırmak için.

Anahtar Kavram

Noktalı virgül ile iki noktanın işlevsel farkları ve doğru kullanımları.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 89 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin