Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1741Soru

Aşağıdaki numaralanmış cümleleri, içlerinde yer alan isimlerin (adların) sağ sütundaki dil bilgisi özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kış aylarında ormanlar, sessizliğin derinliğinde kendi kabuğuna çekilir.
İnsan, hayatı boyunca sürekli bir anlam arayışı içinde olan tek varlıktır.
Karşılaştığımız sorunları çözmek için her zaman yeni bir yol bulmalıyız.
Genç sanatçı, son kitabında çocukluk yıllarında yaşadığı çevreye geniş yer vermiş.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümledeki 'ormanlar' ifadesi topluluk adının çoğullanmasıyla; ikinci cümledeki 'insan' ifadesi genel anlamlı tekil isimle; üçüncü cümledeki 'yol' ifadesi somut bir ismin soyutlanmasıyla; dördüncü cümledeki 'kitabında' ifadesi ise hem iyelik hem hâl eki alan isimle eşleşir.
Eşleştirmelerin tamamı doğru yapılmıştır: Birinci cümledeki 'ormanlar' kelimesi topluluk isminin çoğullanmasına; ikinci cümledeki 'insan' kelimesi genel anlamda kullanılmış tekil isme; üçüncü cümledeki 'yol' kelimesi somut anlamlıyken soyut anlama kayan bir isme; dördüncü cümledeki 'kitabında' kelimesi ise hem iyelik eki hem bulunma durum eki alan isme örnek teşkil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen isim soylu sözcükleri ve bu isimlerin cümle içindeki görevlerini tespit etmek.
Birinci cümlede 'ormanlar', ikinci cümlede 'insan', üçüncü cümlede 'yol' ve dördüncü cümlede 'kitabında' sözcükleri isim olarak belirlenmiştir.
Eşleştirme yapılacak isimlerin tam olarak hangi kelimeler olduğunu bulmak gerekmektedir.
2
Belirlenen isimlerin anlamsal ve yapısal özelliklerini inceleyerek sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırmak.
'orman' topluluk ismidir ve çoğul eki almıştır; 'insan' türün genelini kapsar; 'yol' soyut anlam kazanmıştır; 'kitabında' sözcüğü iyelik ve durum eklerini barındırır.
Her ismin sahip olduğu dil bilgisel özelliğin sağ taraftaki karşılığını doğru şekilde belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

İsimlerin anlamsal (somut, soyut, genel anlam), sayısal (tekil, çoğul, topluluk) ve çekimsel özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1742Soru

Sol bölümde yer alan cümleleri, sağ bölümde bulunan ve anlamca onlara en yakın olan cümlelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bilimsel araştırmalarda ön yargılardan arınmak, doğru bilgiye ulaşmanın ilk ve en önemli koşuludur.
Zor durumlar karşısında gösterilen sabır, karakterin olgunlaşmasında bir okul görevi görür.
Klasik eserler, her okunuşta okura yepyeni pencereler açan ve her döneme hitap eden yapıtlardır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle üçüncü cümleyle (tarafsızlık-ön yargısızlık ilişkisi), ikinci cümle birinci cümleyle (sabır-metanet ilişkisi), üçüncü cümle ise ikinci cümleyle (klasiklerin zamansızlığı ve çok anlamlılığı) eşleşmektedir.
Verilen eşleştirmelerde her cümlenin anahtar kelimeleri (ön yargı/tarafsızlık, sabır/metanet, klasik eserler/farklı zaman dilimleri) diğer sütundaki eşleriyle doğrudan anlamdaşlık göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki anahtar kavramları belirleme ve sağ sütundaki karşılığını arama.
Birinci cümledeki 'ön yargılardan arınmak' (objektiflik) kavramı, üçüncü cümledeki 'tarafsız bir bakış açısı' ile eşleşir.
Cümleler arasındaki yakın anlam ilişkisini kurmak için anahtar sözcüklerin anlamdaşlarını belirlemek gerekir.
2
İkinci cümledeki anahtar kavramları belirleme ve sağ sütundaki karşılığını arama.
İkinci cümledeki 'zor durumlar karşısında gösterilen sabır' (metanet) ve 'karakterin olgunlaşması' kavramları, birinci cümledeki 'güçlükleri metanetle karşılamak' ve 'kişilik gelişimi' ile eşleşir.
Soyut kavramların benzer ifadelerle nasıl karşılandığını tespit etmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
3
Üçüncü cümledeki anahtar kavramları belirleme ve sağ sütundaki karşılığını arama.
Üçüncü cümledeki 'klasik eserlerin her döneme hitap etmesi' ve 'yeni pencereler açması' kavramları, ikinci cümledeki 'farklı zaman dilimlerine seslenebilmek' ve 'farklı yorumlara imkan tanımak' ile eşleşir.
Edebi kavramların (klasik eserlerin özellikleri) farklı sözcüklerle nasıl yeniden ifade edildiğini çözümlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Yakın ve Özdeş Anlamlı Cümleler
Soru 1743Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik sözcüklerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumların kültürel gelişiminde farklı disiplinlerin işbirliği yapması, sanatın ve bilimin sınırlarını genişleten en önemli etkendir.

Cevap

Toplumların kültürel gelişiminde farklı disiplinlerin işbirliği yapması, sanatın ve bilimin sınırlarını genişleten en önemli etkendir.
Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına göre, birleşme sırasında kelimelerinden hiçbiri veya ikinci kelimesi anlam değişikliğine uğramayan birleşik kelimeler ayrı yazılır. Ortak bir amaç için birlikte çalışma anlamı taşıyan 'iş birliği' sözcüğünde herhangi bir anlam kayması veya ses olayı bulunmadığı için kelimenin ayrı yazılması gerekmektedir. Cümlede bu ifadenin bitişik yazılması yazım yanlışına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki tüm birleşik kelimeler tespit edilir.
Cümlelerde yer alan birleşik kelimeler: 'başkahraman', 'gelgit', 'göz önünde', 'bilim insanları', 'işbirliği', 'sıra dışı' ve 'dil bilinci' olarak belirlenir.
Yazım denetimini kolaylaştırmak amacıyla birleşik kelimeler tek tek analiz alanına alınır.
2
Tespit edilen birleşik kelimeler Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kuralları süzgecinden geçirilir.
'başkahraman' ve 'gelgit' kelimelerinin bitişik yazımının doğru olduğu saptanır. Benzer şekilde 'göz önünde', 'bilim insanları', 'sıra dışı' ve 'dil bilinci' kelimelerinin de kurallara uygun olarak ayrı yazıldığı görülür.
Doğru yazılan birleşik sözcükleri eleyerek hatalı olan yapıyı bulmak hedeflenir.
3
Hatalı yazılan kelimenin analizi ve tespiti gerçekleştirilir.
Disiplinlerin ortak çalışmasını ifade eden ve birleşme sırasında anlam kayması ya da ses olayı yaşamayan 'işbirliği' kelimesinin, TDK kurallarına göre 'iş birliği' biçiminde ayrı yazılması gerektiği ortaya konur.
TDK kurallarına göre anlam kaymasına uğramayan ve ses olayı barındırmayan isim birleşimlerinin ayrı yazılması esastır.

Anahtar Kavram

Anlam kaybına veya ses olayına uğramayan birleşik kelimelerin ayrı yazılması kuralı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1744Soru

Türkiye Cumhuriyeti'nin 1932-1939 yılları arasında yürüttüğü dış politikada yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik sıralaması: Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması (1932) -> Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) -> Sadabat Paktı (1937) -> Hatay'ın Türkiye'ye katılması (1939)
Verilen gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olması (1932), Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması (1936), Sadabat Paktı'nın kurulması (1937) ve Hatay'ın ana vatana katılması (1939) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği tarihleri belirleyin.
Milletler Cemiyeti üyeliği: 1932, Montrö Boğazlar Sözleşmesi: 1936, Sadabat Paktı: 1937, Hatay'ın Türkiye'ye katılması: 1939.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir olayın gerçekleştiği yılı doğru tespit etmek gerekir.
2
Belirlenen tarihleri geçmişten günümüze doğru sıralayın.
1932 < 1936 < 1937 < 1939 şeklinde bir sıralama elde edilir.
Soru kökünde gelişmelerin kronolojik olarak sıralanması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Türk dış politikasındaki gelişmelerin kronolojik sırası ve dönem özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1745Soru

Aşağıda sol sütunda verilen isim cümlelerini, sağ sütundaki yüklemlerinin türü veya yapısı yönünden taşıdığı özelliklerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Zor günlerde bize her zaman destek olan o yardımsever insan, komşumuzun büyük oğluydu.
Bütün bu hazırlıkların tek amacı, misafirlerimize unutulmaz bir akşam yaşatmaktı.
Şiddetli fırtınada dev dalgalarla boğuşan gemidekilerin hepsi adeta birer mucize gibiydi.
Bu karanlık gecede yolumuzu aydınlatan yegane ışık kaynağı sendin.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki cümleler sırasıyla sağ sütundaki uygun yüklem türü veya yapısıyla eşleştirilmiştir: İlk cümle isim tamlamasıyla, ikinci cümle isim-fiille, üçüncü cümle edat öbeğiyle ve son cümle zamirle kurulmuş birer isim cümlesidir.
Verilen cümlelerin yüklemleri sırasıyla isim tamlaması ('komşumuzun büyük oğluydu'), isim-fiil ('yaşatmaktı'), edat öbeği ('birer mucize gibiydi') ve kişi zamiri ('sendin') olarak tespit edilmiştir. Yapılan eşleştirme bu dil bilgisel özelliklerin bire bir karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin yüklemini bulup dil bilgisini incelemek.
'komşumuzun büyük oğluydu' ifadesinin yüklem olduğunu ve bu yapının arasına sıfat girmiş bir belirtili isim tamlaması olduğunu saptamak.
Ögeler belirlenirken isim tamlamaları gibi söz öbekleri bölünemez.
2
İkinci cümlenin yüklemini bulup kök ve ek tahlilini gerçekleştirmek.
'yaşatmaktı' sözcüğünün yüklem olduğunu ve bu sözcüğün isim-fiil eki aldığını belirlemek.
Fiilimsilerin ek eylem alarak yüklem olduğu cümleler dil bilgisinde isim cümlesi kabul edilir.
3
Üçüncü cümlenin yüklemini ve kelime gruplarını tespit etmek.
'birer mucize gibiydi' ifadesinin 'gibi' edatıyla kurulan bir edat öbeği (ilgeç grubu) olduğunu belirlemek.
Edatlar tek başlarına yüklem olamazlar, mutlaka önündeki sözcüklerle öbekleşerek bu görevi üstlenirler.
4
Dördüncü cümlenin yüklemini bulup türünü belirlemek.
'sendin' sözcüğünün yüklem olduğunu ve bu sözcüğün kişi zamiri olduğunu belirlemek.
Zamirler isim soylu sözcükler oldukları için ek eylem alarak yüklem olup isim cümlesi kurarlar.

Anahtar Kavram

İsim (Ad) Cümlesi
Soru 1746Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ki'nin yazımında bir yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Onun bu umursamaz tavrı bizi öyle çok yıprattıki artık ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız.

Cevap

Onun bu umursamaz tavrı bizi öyle çok yıprattıki artık ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız.
Yıprattı sözcüğü bir fiildir ve bu fiilden sonra gelen 'ki' bağlaç görevindedir. Türkçede bağlaç olan 'ki' her zaman ayrı yazılır. Dolayısıyla bu ifadenin ayrı yazılması gerekirken bitişik yazılması yazım hatası oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki tüm 'ki' unsurlarını tespit edin.
Cümlelerde 'şirketinki', 'Mademki', 'yıprattıki', 'Gözlerindeki', 'Zihnindekileri', 'getirmeli ki' ve 'aradaki' sözcüklerinde 'ki' unsurları bulunmaktadır.
Hangi sözcüklerin yazım kuralına tabi olduğunu belirlemek için.
2
Tespit edilen 'ki' unsurlarının işlevlerini ve kurallara uygunluğunu inceleyin.
'şirketinki' ilgi zamiridir (bitişik, doğru); 'Mademki' kalıplaşmış bağlaçtır (bitişik, doğru); 'Gözlerindeki' ve 'aradaki' sıfat yapan ektir (bitişik, doğru); 'getirmeli ki' fiilden sonra gelen bağlaçtır (ayrı, doğru); 'yıprattıki' ise fiilden sonra gelen bağlaçtır.
'ki'nin eklendiği kelimenin türü ve cümledeki anlamı, yazım şeklini belirler.
3
Yazım kurallarına aykırı olan kullanımı saptayın.
Fiil olan 'yıprattı' sözcüğünden sonra gelen 'ki' bağlacı bitişik yazılarak yazım hatası yapılmıştır. Doğru yazımı 'yıprattı ki' şeklinde ayrı olmalıdır.
Bağlaç olan 'ki'nin ayrı yazılması kuralını ihlal eden seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

"ki" Bağlacı ve Ekinin Yazımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1747Soru

İlk Türk devletlerinin kuruluş kronolojisi göz önüne alındığında, aşağıda verilen siyasi gelişmeleri en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama Asya Hun Devleti'nin kurulmas��, I. Kök Türk Devleti'nin kurulması ve Uygur Devleti'nin kurulması şeklinde olmalıdır.
Kronolojik açıdan en eski gelişme MÖ 220 yılında kurulan Asya Hun Devleti'dır. Ardından MS 552 yılında I. Kök Türk Devleti kurulmuştur. En son ise MS 744 yılında Uygur Devleti kurulmuştur. Bu nedenle doğru sıralama Hun, Kök Türk ve Uygur şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen devletlerin kuruluş tarihlerini belirleyiniz.
Asya Hun Devleti MÖ 220, I. Kök Türk Devleti MS 552 ve Uygur Devleti MS 744 tarihlerinde kurulmuştur.
Sıralamanın doğru yapılabilmesi için öncelikle devletlerin kurulduğu dönemlerin tespit edilmesi gerekir.
2
Tespit edilen tarihleri eskiden yeniye doğru kronolojik olarak diziniz.
MÖ 220 yılı MS 552'den, MS 552 yılı da MS 744'ten daha eski olduğundan sıralama Asya Hun, Kök Türk ve Uygur şeklinde gerçekleşir.
Milattan önceki tarihler milattan sonraki tarihlerden daha eskidir; milattan sonraki tarihlerde ise sayısal olarak küçük olan tarih daha eskidir.

Anahtar Kavram

İlk Türk Devletlerinin Kuruluş Kronolojisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1748Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere virgül işareti getirilmesi gerekiyorsa virgül (,) sembolünü, herhangi bir noktalama işareti getirilmemesi gerekiyorsa çarpı (X) sembolünü yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Şüphesiz bilimsel araştırmalar insanlığın geleceğini şekillendirmede en büyük paya sahiptir. Ancak bu araştırmaları yürütürken karşılaşılan engelleri sabırla aşıp hedefe ulaşmak kolay değildir. Araştırmacılar ne karşılaştıkları maddi zorluklardan ne de çevrelerindeki insanların olumsuz eleştirilerinden yılmalıdır. Sonuçta bilim yolunda kararlılıkla, inançla sevgiyle çalışanlar her zaman kazanacaktır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklar sırasıyla virgül (,), çarpı (X), çarpı (X) ve virgül (,) şeklinde doldurulmalıdır.
Boşlukların doğru sıralaması virgül (,), çarpı (X), çarpı (X) ve virgül (,) şeklindedir. Kesinlik bildiren kelimelerden sonra virgül kullanılır; tek zarf-fiillerden sonra ve tekrarlı bağlaçların arasına virgül konmaz; eş görevli kelimelerin arasına ise virgül konur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun incelenmesi
Birinci boşluğa virgül (,) konur.
Cümle başında yer alan ve kesinlik bildiren 'Şüphesiz' sözcüğünden sonra virgül getirilmesi TDK kuralları gereğidir.
2
İkinci boşluğun incelenmesi
İkinci boşluk noktalama işareti konmadan geçilir (X).
Zarf-fiil eki (-ip) almış olan 'aşıp' kelimesinden sonra metinde art arda gelen başka bir zarf-fiil bulunmadığı için virgül konulamaz.
3
Üçüncü boşluğun incelenmesi
Üçüncü boşluk noktalama işareti konmadan geçilir (X).
'ne... ne...' tekrarlı bağlacının unsurları arasına noktalama işareti konulamaz.
4
Dördüncü boşluğun incelenmesi
Dördüncü boşluğa virgül (,) konur.
Eş görevli kelime gruplarını (kararlılıkla, inançla, sevgiyle) birbirinden ayırmak için virgül kullanılır.

Anahtar Kavram

Türkçede virgülün kullanıldığı görevler ve kesinlikle kullanılmaması gereken kurallar.
Soru 1749Soru

Noktalama işaretlerinin dil bilgisel işlevleri üzerine araştırma yapan bir dil bilimci, kısa çizgi (-) ile uzun çizginin (—) metin içerisindeki kullanım alanlarının sınırlarını belirlemek istemektedir.

Buna göre, araştırmacının incelediği aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu iki noktalama işaretinden birinin kullanımıyla ilgili bir noktalama hatası yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazar, son makalesinde günümüz edebiyatının sorunlarını —ki bu sorunların başında nitelikli okur eksikliği gelir— cesur bir dille tartışmaya açıyor.

Cevap

Yazar, son makalesinde günümüz edebiyatının sorunlarını —ki bu sorunların başında nitelikli okur eksikliği gelir— cesur bir dille tartışmaya açıyor.
Ara cümleleri belirtmek amacıyla cümlenin başında ve sonunda uzun çizgi (—) kullanılması yanlıştır. Türk Dil Kurumu kurallarına göre bu işlev için yalnızca kısa çizgi (-) veya virgül (,) kullanılabilir. Uzun çizgi (—) ise sadece konuşma çizgisi olarak satır başında görev yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde geçen kısa çizgi (-) ve uzun çizgilerin (—) hangi amaçlarla kullanıldığını tek tek belirleyin.
Ara söz sınırlandırma, kelimeler arasında 've/ile' ilişkisi kurma, konuşma metnini başlatma ve dil bilgisinde ekin yapısını gösterme işlevlerinin kullanıldığı görülmektedir.
Her bir noktalama işaretinin cümleye kattığı dil bilgisel işlevi doğru tespit etmek.
2
Belirlenen işlevlerin Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından yayımlanan güncel kurallara uygunluğunu denetleyin.
TDK kurallarına göre uzun çizgi (—) yalnızca satır başındaki konuşmaları göstermek amacıyla kullanılır, başka bir işlevi yoktur. Ara cümlelerin başında ve sonunda ise sadece kısa çizgi (-) veya virgül (,) kullanılabilir. Dolayısıyla ara cümleyi sınırlandırmak için uzun çizginin kullanıldığı cümle hatalıdır.
Hatalı kullanımı kurallarla temellendirerek doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kısa Çizgi ve Uzun Çizginin İşlevsel Farkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1750Soru

Aşağıdaki Orta Asya kültür çevrelerini, tarihsel olarak en eskiden en yeniye doğru (kronolojik sırayla) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru şu şekildedir: Orta Asya'nın en eski kültür bölgesi (Anav), Türklerin en eski kültür bölgesi (Afanasyevo), tunç araçların yapıldığı ve atın yaygın evcilleştirildiği d��nem (Andronovo), demir madeninin ilk kez işlendiği dönem (Karasuk) ve en gelişmiş kültür çevresi olan son aşama (Tagar).
Kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru sırasıyla Anav (MÖ 4000), Afanasyevo (MÖ 3000), Andronovo (MÖ 1700), Karasuk (MÖ 1200) ve Tagar (MÖ 700) şeklindedir. Bu sıralama hem arkeolojik tarihleme hem de maden işleme teknolojisinin (bakır-tunç-demir) gelişim sırası ile tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür çevrelerinin kronolojik başlangıç tarihlerini ve gelişim düzeylerini tespit etmek.
Anav kültürü MÖ 4000, Afanasyevo kültürü MÖ 3000, Andronovo kültürü MÖ 1700, Karasuk kültürü MÖ 1200 ve Tagar kültürü MÖ 700 civarında başlamıştır.
Sıralamanın doğru yapılabilmesi için her bir kültürün tarih sahnesindeki yerini belirlemek gerekir.
2
Tarihsel gelişim ve maden işleme aşamalarını karşılaştırmak.
Gelişim sırasıyla taş-bakır dönemi (Anav, Afanasyevo), tunç dönemi (Andronovo) ve demir dönemi (Karasuk, Tagar) şeklindedir.
Madenlerin işlenme sırası, tarihsel süreçlerin kronolojisini doğrulamak için önemli bir ölçüttür.
3
Kültürleri en eskiden en yeniye doğru sıralamak.
Sıralama Anav, Afanasyevo, Andronovo, Karasuk ve Tagar şeklinde tamamlanır.
Uygarlığın en ilkel seviyeden en gelişmiş (Tagar) seviyeye doğru ilerlemesi tarihsel akışa uygundur.

Anahtar Kavram

Orta Asya ilk kültür çevrelerinin kronolojik gelişimi ve ayıqtı edici özellikleri.
Soru 1751Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak işareti, yay ayraç veya köşeli ayracın kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Servetifünun Dönemi'nin önemli romancılarından Halit Ziya Uşaklıgil (asıl adı Halit Ziya (1866-1945)) "Mai ve Siyah" adlı eserinde dönemin aydın kesiminin hayal kırıklıklarını işler.

Cevap

Halit Ziya Uşaklıgil'in asıl adının ve tarihlerinin belirtildiği kısımda ayraç içinde ayraç kullanılmasından ötürü dıştaki ayracın köşeli ayraç olmaması nedeniyle noktalama hatası yapılan cümledir.
Halit Ziya Uşaklıgil'in asıl adı ve yaşam yılları hakkında bilgi veren kısımda, yay ayraç içinde tekrar yay ayraç kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu (TDK) kurallarına göre, ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır. Dolayısıyla bu kısmın '[asıl adı Halit Ziya (1866-1945)]' şeklinde yazılması gerekirdi. Bu kurala uyulmadığı için cümlede noktalama hatası yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki ayraç ve tırnak işareti kullanımlarını tek tek inceleyin.
Seçeneklerde yer alan özel ad açıklamaları, alıntılar ve eser isimlerindeki noktalama işaretleri belirlendi.
Hatalı kullanımı tespit edebilmek için her seçeneğin kurallara uygunluğunu denetlemeliyiz.
2
Köşeli ayraç ve yay ayraç hiyerarşisinin doğru kurulup kurulmadığını kontrol edin.
Halit Ziya Uşaklıgil'in asıl adı ve yaşam yıllarının belirtildiği kısımda iç içe iki yay ayraç kullanıldığı görüldü.
TDK kurallarına göre ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dıştaki işaret mutlaka köşeli ayraç [ ] olmalıdır.
3
Diğer seçeneklerde yer alan tırnak işaretlerinin ve parantezlerin işlevlerini doğrulayın.
Diğer tüm seçeneklerde alıntıların, eser adlarının tırnak içine alınmasının ve ayraç hiyerarşisinin doğru uygulandığı kesinleşti.
Yanlışlığın yalnızca hiyerarşi hatasından kaynaklandığından emin olmak için diğer seçenekler elendi.

Anahtar Kavram

Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1752Soru

Nostalji, kökeni Yunanca 'nostos' (eve dönüş) ve 'algos' (acı) sözcüklerine dayanan, geçmişe duyulan özlemi ve bu özlemin yarattığı melankolik hissi ifade eden bir kavramdır. Klasik dönemde fiziksel bir hastalık olarak kabul edilen bu olgu, modern çağda psikolojik ve sosyolojik bir sığınağa dönüşmüştür. Günümüz insanı, teknolojik hızın yarattığı yabancılaşmadan kaçmak için adeta geçmişin tanıdık sularına sığınmaktadır. Nitekim edebiyatta Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinde huzuru geçmişin estetiğinde araması veya sinemada eskiye özlem temalı yapımların gişe rekorları kırması bu sığınmanın en somut yansımalarıdır. Ancak bu durum, geçmişin gerçekliğini değil, zihnimizde yeniden kurguladığımız idealize edilmiş bir zaman dilimini temsil eder. Sonuç olarak nostalji, dünün yaşanmışlığından ziyade, bugünün eksikliğini kapatma çabasıdır.

Bu parçan��n anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanımlama - Karşılaştırma - Örneklendirme

Cevap

Tanımlama - Karşılaştırma - Örneklendirme
Paragrafın ilk cümlesinde nostalji kelimesinin tanımı yapılarak 'Tanımlama' yoluna başvurulmuştur. İkinci cümlesinde nostaljinin klasik dönem ile modern çağdaki durumları kıyaslanarak 'Karşılaştırma' yapılmıştır. Dördüncü cümlede ise modern insanın geçmişe sığınma arayışına örnek olarak Ahmet Hamdi Tanpınar'ın eserleri ve eskiye özlem temalı filmler gösterilerek 'Örneklendirme' yapılmıştır. Bu nedenle tanımlama, karşılaştırma ve örneklendirme yollarının bir arada kullanıldığı seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tanımlama ögesini belirleme
İlk cümledeki 'Nostalji... ifade eden bir kavramdır.' ifadesiyle 'Nostalji nedir?' sorusuna cevap verilmiş ve kavram tanımlanmıştır.
Yazıda ele alınan ana kavramın ne olduğunu netleştirmek için tanımlamaya başvurulmuştur.
2
Paragraftaki karşılaştırma ögesini belirleme
İkinci cümledeki 'Klasik dönemde fiziksel bir hastalık olarak kabul edilen bu olgu, modern çağda psikolojik ve sosyolojik bir sığınağa dönüşmüştür.' ifadesiyle nostaljinin klasik dönemdeki algısı ile modern çağdaki algısı karşılaştırılmıştır.
Kavramın tarihsel süreçteki değişimini ve farklı algılanış biçimlerini ortaya koymak için karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
3
Paragraftaki örneklendirme ögesini belirleme
Dördüncü cümledeki 'edebiyatta Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinde huzuru geçmişin estetiğinde araması veya sinemada eskiye özlem temalı yapımların gişe rekorları kırması' ifadesiyle konuya somut örnekler verilmiştir.
Soyut bir düşünce olan modern insanın sığınma arayışını somutlaştırmak ve inandırıcılığı artırmak amacıyla örneklendirme yapılmıştır.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1753Soru

(I) Biyomimikri; doğadaki sistemleri, süreçleri ve tasarımları taklit ederek insanların karşılaştığı karmaşık sorunlara sürdürülebilir çözümler üretmeyi hedefleyen disiplinler arası bir alandır. (II) Bu alanda çalışan araştırmacılar; doğayı bir model, ölçüt ve akıl hocası olarak kabul ederek canlıların hayatta kalma stratejilerini teknolojiye aktarmaya odaklanırlar. (III) Örneğin, kambur balinaların yüzgeçlerindeki pürüzlü yapıların rüzgâr türbinlerinin aerodinamik verimliliğini artırmada kullanılması bu yöntemin en somut uygulamalarından biridir. (IV) Doğal kaynakların kontrolsüz tüketimi ve sanayileşme süreçleri, bu benzersiz teknolojilerin esin kaynağı olan biyolojik çeşitliliği her geçen gün ciddi biçimde tehdit etmektedir. (V) Doğadan esinlenen bu tasarım felsefesi, malzeme biliminden mimariye kadar geniş bir yelpazede yüksek verimli ve çevre dostu ürünlerin geliştirilmesini sağlamaktadır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV)
Paragrafta genel olarak biyomimikri kavramı, araştırma süreçleri, uygulamaları ve kazanımları üzerinde durulmaktadır. Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler bu konuyu tutarlı biçimde işlerken dördüncü cümle çevre kirliliği ve biyolojik çeşitliliğin tehdit altında olması gibi farklı bir konudan bahsetmektedir. Bu durum düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirleme
Paragrafın genelinde biyomimikri disiplininin tanımı, araştırmacıların çalışma yöntemi, kambur balinalar üzerinden somut bir uygulama örneği ve bu felsefenin sağladığı faydalar ele alınmaktadır.
Paragraftaki akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin bütününde hangi temanın işlendiğini saptamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları inceleme
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamladığı görülür. Üçüncü cümledeki kambur balina örneğinin ardından gelen beşinci cümle doğrudan biyomimikriye gönderme yapar. Ancak araya giren dördüncü cümle, çevre kirliliği gibi farklı bir konuya geçiş yapmıştır.
Akışı bozan cümleler genellikle yakın anlamlı kelimeler barındırsa da konuya bakış açısını değiştirerek akışı sekteye uğratır.
3
Akışı bozan cümleyi tespit edip seçeneği belirleme
Dördüncü cümlenin paragraftan çıkarılması durumunda üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirine pürüzsüz biçimde bağlandığı görülmektedir. Dolayısıyla akışı bozan cümle dördüncü cümledir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için akışı bozduğu düşünülen cümlenin elenip metnin kalan kısmının tutarlılığının test edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta düşüncenin akışını bozan cümleyi bulma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1754Soru

Osmanl�� Devleti'nde toplumsal ve dini yaşamın düzenlenmesinde ay yılı esasına dayanan Hicri takvim kullanılırken; devlet hazinesinin gelir-gider dengesini sağlamak, bütçe açıklarını önlemek ve vergi dönemlerini hasat zamanına uydurmak amacıyla 1677 yılından itibaren güneş yılı esasına dayanan Rumi takvim yürürlüğe konulmuştur. Bu durum, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerine kadar iki farklı takvim sisteminin aynı anda resmi olarak kullanılmasına zemin hazırlamıştır.

Bu bilgilere göre, Osmanlı Devleti'ndeki takvim uygulamalarıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik ihtiyaçlar, astronomik temeli farklı olan yeni bir zaman ölçüm sisteminin hayata geçirilmesini zorunlu kılmıştır.

Cevap

Ekonomik ihtiyaçlar, astronomik temeli farklı olan yeni bir zaman ölçüm sisteminin hayata geçirilmesini zorunlu kılmıştır.
Ekonomik ihtiyaçların yeni bir takvim sisteminin kullanımını zorunlu kıldığını belirten seçenek doğrudur. Çünkü Osmanlı Devleti, tarım üretimine dayalı vergileri güneş yılına göre toplamak zorundayken, dini takvim olan Hicri takvimin ay yılı esasına dayanmasından dolayı her yıl yaşanan 11 günlük fark maliye ile tarım mevsimi arasında uyumsuzluğa (sıvış yılı sorununa) yol açmıştır. Bu ekonomik sorunu çözmek için güneş yılı esaslı Rumi takvime geçilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen bilgileri analiz etmek.
Osmanlı Devleti'nde dini/sosyal işlerde ay yılı esaslı Hicri takvim kullanılırken, mali işler için güneş yılı esaslı Rumi takvimin kullanılmaya başlandığı ve bu iki takvimin bir arada varlığını sürdürdüğü anlaşılmıştır.
Soru kökünün bizden istediği doğru çıkarımı yapabilmek için öncelikle verilen tarihsel bağlamı çözümlemeliyiz.
2
Seçeneklerin metindeki bilgilerle ve takvim sistemlerinin özellikleriyle uyumunu kontrol etmek.
Hicri takvimin ay yılı esaslı olduğu gerçeğiyle çelişen seçenekler ve iki takvimin bir arada kullanıldığı bilgisiyle çelişen yargılar elenir. Mali ve ekonomik gereksinimlerin (vergi toplama, bütçe dengesi) güneş yılı esaslı yeni bir takvime (Rumi takvim) geçişi zorunlu kıldığı belirlenir.
Doğru yargıya ulaşmak için çeldiricilerdeki kavramsal ve kronolojik hataları tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Türklerin tarih boyunca kullandığı takvim sistemleri ve takvim değiştirme nedenleri
Soru 1755Soru

Baharın tatlı esintisiyle birlikte nehirler vadiden aşağıya coşkuyla akıyor. Yıllardır toprakla uğraşan dedem, çocukluğunun geçtiği bu eski bağ evinde huzurla yaşadı. Biz de ona yardım etmek için her sabah erkenden işe koyulduk.

Bu parçada geçen fiillerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci cümlenin yüklemi, ek-fiil alarak birleşik zamanlı bir fiil olmuştur.

Cevap

İkinci cümlenin yükleminin ek-fiil alarak birleşik zamanlı bir fiil olduğunu savunan seçenek söylenemez.
İkinci cümlenin yüklemi olan 'yaşadı' eylemi, sadece görülen geçmiş zaman kipi (-dı) ile çekimlenmiş basit zamanlı bir fiildir. Birleşik zamanlı olabilmesi için hikaye, rivayet veya şart ek-fiil eklerinden birini alarak iki kip ekiyle çekimlenmesi gerekirdi (örneğin 'yaşayacaktı', 'yaşarmış' gibi). Dolayısıyla bu fiilin ek-fiil alarak birleşik zamanlı olduğu yargısı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki çekimli fiilleri tespit etme
Çekimli fiiller sırasıyla 'akıyor', 'yaşadı' ve 'koyulduk' (işe koyulduk) kelimeleridir. Diğer fiil soylu sözcükler ('uğraşan', 'geçtiği', 'yardım etmek') ise fiilimsi (eylemsi) oldukları için çekimli fiil kategorisinde değerlendirilmez.
Çekimli fiiller ile fiilimsilerin karıştırılmaması ve analizin doğru çekimli fiiller üzerinden yapılması gerekir.
2
Fiillerin yapı özelliklerini inceleme
'akıyor' fiili yapım eki almadığı için basit yapılıdır. 'yaşadı' fiili 'yaş' isminden '-a' yapım ekiyle türetildiği için türemiş yapılıdır. 'işe koyulduk' fiili deyimleşmiş (anlamca kaynaşmış) olduğu için birleşik yapılıdır. Üç yapı türüne de örnek bulunmaktadır.
Seçeneklerdeki yapıya dair yargıların doğruluğunu test etmek.
3
Fiillerin zaman/kip ve ses özelliklerini inceleme
'akıyor' fiilindeki '-ı-' eki yardımcı ünlüdür, ünlü daralması yoktur. 'yaşadı' fiili ise sadece görülen geçmiş zaman eki (-dı) almıştır; ek-fiil alarak birleşik zamanlı olmamıştır (birleşik zamanlı olması için iki kip ekinin üst üste gelmesi gerekirdi, örneğin 'yaşayacaktı' gibi).
Kip ve zaman özelliklerini belirleyerek yanlış olan yargıyı saptamak.

Anahtar Kavram

Çekimli Fiillerde Yapı ve Zaman/Kip Çekimi
Soru 1756Soru

Romanın ve öykünün kendine has dünyaları vardır ( ) Roman ( ) geniş zaman dilimlerini, çok boyutlu karakterleri ve karmaşık olayları ele alır ( ) öykü ise anlık durumları, tek bir kesiti ve sınırlı şahıs kadrosunu işler. Bu durum, okurda da farklı etkiler uyandırır ( ) Romanda uzun soluklu, yorucu bir yolculuğa çıkarız ( ) öyküde ise özlü, yoğun bir anlatımla karşıla��ırız.

Bu parçada yay ayraçla ( ) belirtilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (:) (;) (;) (:) (;)

Cevap

İki nokta, noktalı virgül, noktalı virgül, iki nokta ve noktalı virgül sıralamasıdır.
İlk boşluğa, kendisinden sonra açıklama yapılacağı için iki nokta (:) konmalıdır. İkinci boşluktaki 'Roman' sözcüğü öznedir; kendisinden sonra virgüllerle ayrılmış eş değer ögeler geldiği için özneden sonra noktalı virgül (;) getirilmelidir. Üçüncü boşluk, ögeleri arasında virgül bulunan iki sıralı cümleyi ayırdığı için noktalı virgül (;) olmalıdır. Dördüncü boşlukta, yine açıklama yapılacağı için iki nokta (:) kullanılmalıdır. Beşinci boşlukta ise her ikisi de kendi içinde virgül barındıran iki sıralı cümle noktalı virgül (;) ile ayrılmalıdır. Bu durumda doğru sıralama '(:) (;) (;) (:) (;)' şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlede belirtilen 'kendine has dünyalar' ifadesinin açıklanacağını fark etmek ve buna göre ilk boşluğa uygun işareti belirlemek.
Açıklama cümlelerinden önce iki nokta (:) konmalıdır.
Kendisiyle ilgili açıklama yapılacak cümlelerin sonuna iki nokta konur.
2
İkinci cümlede özne olan 'Roman' sözcüğünden sonra gelen ögeleri incelemek.
Özneden sonra noktalı virgül (;) getirilmelidir.
İkiden fazla eş değer ögeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra noktalı virgül konarak özne belirginleştirilir.
3
İkinci ve üçüncü cümleleri birbirine bağlayan sıralı cümlenin yapısını ve içindeki virgülleri analiz etmek.
İki cümleyi ayırmak için üçüncü boşluğa noktalı virgül (;) konmalıdır.
Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için noktalı virgül kullanılır.
4
Dördüncü boşluktan sonra gelen 'Romanda uzun soluklu...' cümlesinin bir açıklama niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirmek.
Dördüncü boşluğa iki nokta (:) getirilmelidir.
Farklı etkilerin neler olduğu açıklandığı için iki nokta kullanımı zorunludur.
5
Son sıralı cümlenin kendi içindeki virgül kullanımlarını kontrol etmek.
Beşinci boşluğa noktalı virgül (;) getirilmelidir.
Her iki sıralı cümle de kendi içinde virgül barındırdığı için bu iki cümleyi ayırmada noktalı virgül kullanılır.

Anahtar Kavram

Noktalı virgül ile iki noktanın işlevsel ayrımı ve cümle içindeki doğru kullanımları
Soru 1757Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arkadaşına her konuda güvenir ve her zaman desteklerdi.

Cevap

Arkadaşına her konuda güvenir ve her zaman desteklerdi.
Doğru cevap olan 'Arkadaşına her konuda güvenir ve her zaman desteklerdi.' cümlesinde nesne eksikliği vardır. İlk cümledeki 'arkadaşına' dolaylı tümleci, ikinci cümlenin yüklemi olan 'desteklerdi' ile uyum sağlamaz. Cümlenin 'Arkadaşına her konuda güvenir ve onu her zaman desteklerdi.' şeklinde düzeltilmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki yüklemleri belirleyin ve bu yüklemlerin öge gereksinimlerini kontrol edin.
Cümlede iki yüklem bulunmaktadır: 'güvenir' ve 'desteklerdi'. 'Güvenmek' fiili dolaylı tümleç (-e hali) alırken, 'desteklemek' fiili belirtili nesne (-i hali) alır.
Yüklemlerin geçişlilik durumlarının ve öge isteklerinin farklı olması anlatım bozukluğuna zemin hazırlar.
2
Birinci cümledeki 'arkadaşına' dolaylı tümlecinin ikinci yükleme bağlanıp bağlanamadığını test edin.
'Arkadaşına desteklerdi' ifadesi dil bilgisi kurallarına aykırıdır.
İkinci yüklem geçişli bir eylem olduğundan yönelme durumu eki almış bir ögeyi nesne olarak kabul edemez.
3
Anlatım bozukluğunu düzeltmek için eksik olan nesneyi cümleye ekleyin.
Cümle 'Arkadaşına her konuda güvenir ve onu / arkadaşını her zaman desteklerdi.' şeklinde düzeltilmelidir.
İkinci yüklemin önüne getirilen nesne ile dil bilgisel uyum sağlanır.

Anahtar Kavram

Nesne Eksikliği
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1758Soru

Tarih yazıcılığı ekollerinin ve bu ekolleri temsil eden örneklerin tarihsel süreçte ilk ortaya çıkış zamanları dikkate al��ndığında, aşağıdaki gelişim aşamalarını kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; ilk olarak Hitit yıllıklarının tutulmasıyla kronik tarih yazıcılığı, ardından Herodot ile hikâyeci tarih yazıcılığı, daha sonra Thukydides ile öğretici tarih yazıcılığı ve son olarak modern dönemde araştırmacı tarih yazıcılığı şeklinde olmalıdır.
Tarih yazıcılığının gelişim süreci incelendiğinde, ilk olarak Hitit analları ile olayların tarafsız ama kronolojik kaydı (kronik tarih) başlamıştır. Ardından Herodot ile olayların hikâyeleştirilerek aktarıldığı hikâyeci tarih yazıcılığı gelmiştir. Thukydides ise hikâyeci tarih yazımına tepki göstererek faydacı ve öğretici tarih yazıcılığını kurmuştur. En son aşamada ise 19. yüzyıldan itibaren neden-nasıl ilişkisini araştıran modern araştırmacı tarih ekolü doğmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Tarih yazıcılığı türlerinin ilk örneklerinin ortaya çıkış zamanlarını belirleme
Hitit analları MÖ 2. binyıla, Herodot'un hikâyeci tarihçiliği MÖ 5. yüzyıla, Thukydides'in öğretici tarihçiliği MÖ 5. yüzyılın sonlarına ve araştırmacı tarihçilik ise 19. yüzyıla (modern döneme) aittir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir tarih yazıcılığı türünün ortaya çıktığı dönem belirlenmelidir.
2
Belirlenen dönemleri eskiden yeniye doğru sıralama
MÖ 2. binyıl (Hitit analları) -> MÖ 5. yüzyıl ortası (Herodot) -> MÖ 5. yüzyıl sonu (Thukydides) -> 19. yüzyıl (Araştırmacı tarih)
Milattan önceki tarihler sıfıra yaklaştıkça günümüze yaklaşır; bu nedenle MÖ 2000'li yıllar, MÖ 5. yüzyıldan daha eskidir.

Anahtar Kavram

Tarih yazıcılığının kronolojik gelişimi ve yazıcılık türlerinin ayırt edici özellikleri
Soru 1759Soru

Gazeteci:
(I) ----

Nörobilimci:
— İnsan beyni, doğası gereği aynı anda birden fazla karmaşık görevi tam performansla yürütebilecek şekilde evrimleşmemiştir. "Çoklu görev" (multitasking) olarak adlandırdığımız durum, aslında beynin odak noktaları arasında çok hızlı bir şekilde gidip gelmesinden ibarettir. Bu hızlı geçişler, her bir görevde dikkat kaybına ve bilişsel yorgunluğa yol açarak uzun vadede odaklanma süremizi kısaltır. Dolayısıyla, modern yaşamın bize dayattığ�� bu çalışma biçimi verimliliği artırmak bir yana, zihinsel kapasitemizi verimsiz kullanmamıza neden olur.

Gazeteci:
(II) ----

Nörobilimci:
— Elbette, bu durumun üstesinden gelmek beynin esneklik (nöroplastisite) özelliği sayesinde mümkündür. Gün boyunca maruz kaldığımız dijital uyarıcıları sınırlandırarak, örneğin günde sadece yarım saatimizi kesintisiz bir şekilde kitap okumaya veya derin düşünmeye ayırarak dikkat kaslarımızı yeniden eğitebiliriz. Beyin, düzenli antrenmanlarla tek bir konuya uzun süre odaklanma yeteneğini tekrar kazanabilir; yeter ki ona bu sakin ve bölünmemiş zaman dilimlerini sunabilelim.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Günümüz iş dünyasında sıkça övülen çoklu görev yürütme alışkanlığı, beynin işleyiş mekanizmasıyla ne derece örtüşmektedir?
II. Teknolojinin neden olduğu bu dikkat kaybını ve odaklanma yetersizliğini geri kazanmanın bir yolu var mıdır?

Cevap

Çoklu görev yürütme alışkanlığının beynin işleyişiyle örtüşme derecesini sorgulayan soru ile teknoloji kaynaklı odaklanma yetersizliğini geri kazanmanın bir yolu olup olmadığını soran sorunun sırasıyla getirildiği seçenektir.
Diyalogda boş bırakılan yerlere getirilmesi gereken sorular, muhatabın verdiği cevapların ana fikrini ve yönünü tam olarak yansıtmalıdır. Nörobilimcinin birinci cevabında 'çoklu görev' (multitasking) kavramının beynin doğasına uymadığı, odak kaybı ve yorgunluğa yol açtığı açıklanmıştır. Bu cevap doğrudan 'Günümüz iş dünyasında sıkça övülen çoklu görev yürütme alışkanlığı, beynin işleyiş mekanizmasıyla ne derece örtüşmektedir?' sorusuna karşılık gelir. İkinci cevapta ise 'Elbette, bu durumun üstesinden gelmek beynin esneklik özelliği sayesinde mümkündür...' denilerek dikkat kaybını geri kazanmanın yolları sunulmuştur. Bu da doğrudan 'Teknolojinin neden olduğu bu dikkat kaybını ve odaklanma yetersizliğini geri kazanmanın bir yolu var mıdır?' sorusunu cevaplamaktadır. Dolayısıyla doğru yanıt bu soruların yer aldığı seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci yanıttaki ana düşünceyi ve anahtar kavramları belirleme
Nörobilimci birinci yanıtta, 'çoklu görev' (multitasking) kavramının beynin doğasına aykırı olduğunu, dikkat kaybına ve bilişsel yorgunluğa yol açarak zihinsel verimliliği düşürdüğünü belirtmiştir.
Yazarın birinci boşlukta hangi soruya cevap verdiğini bulmak için ifadenin çıkış noktasını saptamak gerekir.
2
İkinci yanıttaki ana düşünceyi ve çözüm önerisini belirleme
Nörobilimci ikinci yanıtta 'Elbette, bu durumun üstesinden gelmek... mümkündür.' diyerek odaklanma becerisinin geri kazan��labileceğini nöroplastisite ve dikkat antrenmanları üzerinden açıklamıştır.
Yazarın ikinci boşlukta yanıtladığı sorunun odak noktasını saptamak gerekir.
3
Seçeneklerdeki soru çiftlerini bu tespitlerle kar��ılaştırma
Çoklu görevin beyin mekanizmasıyla örtüşme derecesini sorgulayan soru birinci boşlukla; odaklanma yetersizliğini geri kazanmanın yolunu soran soru ikinci boşlukla tam uyum göstermektedir.
Paragrafın bağlamına ve yazarın üslubuna en uygun soru çiftini belirlemek doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Diyalog tamamlama sorularında, cevap cümlelerinin başındaki giriş ifadeleri ve anahtar sözcükler, sorulması gereken sorunun sınırlarını çizer. Yanıtların bütününe yayılmış ana düşünce ile yöneltilen soru arasında doğrudan bir anlam ve açıklama ilişkisi bulunmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1760Soru

Aşağıdaki cümleleri anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturacak şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak doğru sıralama şu şekildedir: Kirlilikten ve çevre sağlığı üzerindeki tehdidinden bahseden genel yargı ilk sıraya konur. Ardından 'bu kirlilik' ifadesiyle başlayan ve 'fitoremediasyon' terimini sunan cümle getirilir. Sonrasında 'söz konusu yöntem' ile bu terimi açıklayan ve bitki köklerinden bahseden cümle gelir. Daha sonra 'kökler vasıtasıyla emilen' diyerek süreci sürdüren cümle eklenir. En son ise 'son aşamada ise' ifadesiyle süreci ve paragrafı sonlandıran cümle yerleştirilir.
Doğru sıralama yapıldığında, kirlilikten bahseden giriş cümlesini sırasıyla bu kirliliğin çözümüne yönelik alternatif yöntem, yöntemin işleyiş biçimi, maddelerin bitkide depolanması ve son olarak bitkilerin bertaraf edilerek toprağın arındırılması takip eder. Bu durum mantıksal, kronolojik ve dil bilgisel (bu kirlilik, söz konusu yöntem, bu zararlı maddeler vb.) açıdan kesintisiz bir akış oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesini (giriş cümlesini) tespit etmek için bağımsız yargı bildiren cümleyi belirleyin.
Toprak ve su kirliliğinden bahseden ve hiçbir bağlayıcı unsur içermeyen cümlenin giriş cümlesi olduğu saptanır.
Paragrafların ilk cümleleri, kendinden önce başka bir düşüncenin olduğunu düşündürecek bağlaçlar veya işaret sıfatları taşıyamaz.
2
Giriş cümlesinde geçen 'kirlenme' kavramını takip eden ve bu durumu çözmeye çalışan bağlantılı cümleyi bulun.
'Bu kirliliğin...' ifadesiyle başlayan ve 'fitoremediasyon' yöntemini tanıtan cümlenin ikinci sırada yer alacağı belirlenir.
'Bu kirlilik' ifadesi doğrudan ilk cümledeki kirlenmeye gönderme yaparak iki cümle arasında güçlü bir anlamsal köprü kurar.
3
İkinci cümlede ortaya atılan yeni kavramı ('fitoremediasyon' yöntemi) açıklayan bir sonraki cümleyi arayın.
'Söz konusu yöntem...' ifadesiyle başlayan cümlenin üçüncü sırada yer alması gerektiği saptanır.
'Söz konusu yöntem' nitelemesi, hemen önceki cümlede adı geçen 'fitoremediasyon' yöntemini işaret ederek tanımı detaylandırır.
4
Üçüncü cümlede anlatılan 'köklerle ağır metallerin emilmesi' aşamasından sonraki mantıksal adımı belirleyin.
'Kökler vasıtasıyla emilen bu zararlı maddeler...' ifadesini içeren cümlenin dördüncü sırada bulunacağı saptanır.
'Kökler vasıtasıyla' ve 'bu zararlı maddeler' kavramları, bir önceki cümlenin sonundaki eylemi devralarak sürecin akışını korur.
5
Sürecin bittiğini gösteren sonuç niteliğindeki cümleyi bulun.
'Son aşamada ise...' ifadesiyle bitkilerin bertaraf edilmesini ve toprağın temizlenmesini anlatan cümlenin son sırada yer alacağı belirlenir.
'Son aşamada ise' ibaresi kronolojik/mantıksal akışın nihayete erdiğini gösteren açık bir sonuç bildirim ipucudur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümlelerin Mantıksal ve Kronolojik Sıralanışı
ÖncekiSayfa 88 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin