Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1941Soru

Dünya'nın Güneş etrafındaki yıllık hareketi ve ekseninin 232723^\circ 27' eğik olması, yeryüzünde birçok coğrafi olayın gerçekleşmesini sağlar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Dünya'nın yıllık hareketi ve eksen eğikliğinin doğrudan bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıl boyunca gece ve gündüz sürelerinin değişmesi

Cevap

Yıl boyunca gece ve gündüz sürelerinin değişmesi
Dünya'nın eksen eğikliği ve yıllık hareketi nedeniyle Güneş ışınlarının bir noktaya düşme açısı yıl boyunca sürekli değişir. Buna bağlı olarak aydınlanma çemberi kutup noktaları ile kutup daireleri arasında yer değiştirir ve yıl boyunca gece ile gündüz sürelerinde sürekli değişimler meydana gelir. Bu nedenle yıl boyunca gece ve gündüz sürelerinin değişmesi eksen eğikliğinin ve yıllık hareketin doğrudan bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Eksen eğikliği ve yıllık hareketin temel sonuçlarını hatırlayın.
Eksen eğikliği (232723^\circ 27'), Güneş ışınlarının bir noktaya düşme açısının yıl boyunca değişmesine ve dolayısıyla aydınlanma dairesinin sınırlarının kaymasına neden olur.
Yıllık hareket ve eksen eğikliğinin doğrudan sonucunu bulmak için aydınlanma dairesindeki kaymanın gece-gündüz sürelerine etkisini analiz etmeliyiz.
2
Seçeneklerdeki diğer coğrafi olguların nedenlerini analiz ederek eliyin.
Güneş'e olan uzaklığın değişmesi elips yörüngeden; yer çekiminin değişmesi geoid şekilden; ışınların Ekvator'dan kutuplara daralması küresel şekilden; batıdan doğuya sıcaklığın azalması ise yükseltiden (göreceli konumdan) kaynaklanır.
Çeldiricilerin hangi coğrafi nedenlere (Dünya'nın şekli, yörünge şekli, göreceli konum) dayandığını belirleyip ana konudan ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Eksen eğikliği ve yıllık hareketin gece-gündüz süreleri üzerindeki etkisi
Tahmini Süre:50s
Soru 1942Soru

Ahlaki eylemde özgürlük problemi ile ilgili aşağıda verilen felsefi kavramları, savundukları temel açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Determinizm
İndeterminizm
Otodeterminizm
Fatalizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Determinizm kavramı ahlaki kararların dış/iç nedenlerle belirlenip özgür olunamayacağı açıklamasıyla, İndeterminizm kavramı hiçbir etki altında kalmadan tamamen serbestçe seçim yapılabileceği açıklamasıyla, Otodeterminizm kavramı bireyin kendisini geliştirip aklını kullanarak özerkleşebileceği açıklamasıyla ve Fatalizm kavramı ise eylemlerin kader/alın yazısı ile önceden çizildiği açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; insanın ahlaki kararlarında özgür olamayacağını çevresel ve içsel nedenlerle açıklayan determinizm birinci ifadeyle; hiçbir etki altında kalmadan mutlak özgürlüğü savunan indeterminizm ikinci ifadeyle; kişinin aklını kullanarak kendi kararlarını verme gücünü aşamalı olarak kazanacağını belirten otodeterminizm üçüncü ifadeyle; ve eylemlerin ilahi bir güç tarafından önceden yazıldığını belirten fatalizm ise dördüncü ifadeyle tam olarak uyuşur.

Adım Adım Çözüm

1
Ahlaki eylemde özgürlük problemine dair temel felsefi yaklaşımların (determinizm, indeterminizm, otodeterminizm ve fatalizm) tanımlarını anımsamak.
Her bir kavramın insan özgürlüğüne bakış açısı (belirlenmişlik, serbestlik, özerklik, kader) netleştirilir.
Doğru eşleştirmeyi yapabilmek için kavramların temel iddialarının ayırt edilmesi gerekir.
2
Kavramları açıklamalarla tek tek karşılaştırmak.
Belirlenmişliğe vurgu yapan determinizmin ilk açıklamayla, mutlak serbestliğe vurgu yapan indeterminizmin ikinci açıklamayla, kendini geliştirmeye ve ahlaki özerkliğe vurgu yapan otodeterminizmin üçüncü açıklamayla, alın yazısı/kader vurgusu yapan fatalizmin ise dördüncü açıklamayla eşleştiği görülür.
Hatalı eşleştirmeleri elemek ve her bir kavramı kendi özgün tanımıyla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
3
Doğru eşleşen çiftleri nihai olarak kaydetmek.
left_1 ile right_1, left_2 ile right_2, left_3 ile right_3 ve left_4 ile right_4 doğru eşleşen çiftler olarak belirlenir.
Eşleştirme sürecini tamamlayıp doğru yanıtı oluşturmak amacıyla sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Ahlaki eylemde özgürlük problemi çerçevesindeki temel felsefi görüşler
Soru 1943Soru
Üç basamaklı bir ABCABC doğal sayısı için K(ABC)K(ABC) işlemi,
K(ABC)=AB+BC+CAK(ABC) = AB + BC + CA
biçiminde tanımlanıyor. Burada ABAB, BCBC ve CACA iki basamaklı doğal sayılardır.

Üç basamaklı ABCABC doğal sayısı, rakamlarının toplamının 35 katına eşittir.

Buna göre, K(ABC)K(ABC) işleminin sonucu kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 99

Cevap

Doğru yanıt 99'dur.
Çözümleme sonucunda elde edilen 65A=25B+34C65A = 25B + 34C eşitliğinde 5 ile bölünebilme kuralı uygulandığında C=5C = 5 olmalıdır. Buradan elde edilen 13A=5B+3413A = 5B + 34 eşitliğini sağlayan rakamlar A=3A=3 ve B=1B=1'dir. Bu rakamlarla oluşturulan iki basamaklı sayıların toplamı 31+15+53=9931 + 15 + 53 = 99 olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Sayıyı basamaklarına çözümleyerek verilen bağıntıyı denkleme dönüştürmek
65A=25B+34C65A = 25B + 34C
100A+10B+C=35(A+B+C)100A + 10B + C = 35(A + B + C) denklemindeki terimler bir araya toplanarak sadeleştirilmiştir.
2
Bölünebilme analizini kullanarak birler basamağını tespit etmek
C=5C = 5
65A65A ve 25B25B sayıları 5'in tam katı olduğundan 34C34C sayısı da 5'in katı olmalıdır. CC bir rakam olduğundan 00 veya 55 olabilir, ancak C=0C = 0 durumu rakam sınırlarını aşan değerler üretir.
3
Denklemde CC yerine yazarak diğer rakamları elde etmek
A=3A = 3 ve B=1B = 1
13A=5B+3413A = 5B + 34 eşitliğini sağlayan tek rakam çifti A=3A = 3 ve B=1B = 1 değerleridir. Sayımız böylelikle 315315 olarak bulunur.
4
İşlem tanımına göre iki basamaklı sayıları toplayıp sonuca ulaşmak
31+15+53=9931 + 15 + 53 = 99
Rakamlar yerlerine yerleştirilerek AB=31AB = 31, BC=15BC = 15 ve CA=53CA = 53 sayıları toplanmıştır.

Anahtar Kavram

Sayı Basamakları Çözümleme ve Bölünebilme Yardımıyla Rakam Denklemi Çözme

Alternatif Yöntem

ABC=35(A+B+C)ABC = 35(A+B+C) eşitliğinde 3535 çarpanından dolayı ABCABC sayısının 5'in katı olması gerektiği doğrudan görülür. Bu nedenle birler basamağı C=0C = 0 veya C=5C = 5 olmalıdır. C=0C = 0 için ABC=AB0ABC = AB0 olup 10AB=35(A+B)    20A+2B=7A+7B    13A=5B10 \cdot AB = 35(A+B) \implies 20A + 2B = 7A + 7B \implies 13A = 5B olur ki bunu sağlayan bir BB rakamı bulunamaz. Böylelikle doğrudan C=5C = 5 durumu incelenerek çözüm süresi kısaltılabilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 1944Soru

Bir insan sadece dış dünyadaki nesneleri, örneğin gökyüzünü, ağaçları veya diğer insanları düşünmekle kalmaz. Aynı zamanda kendi zihnine dönerek "Ben bu nesneleri nasıl algılıyorum?", "Düşüncelerimin kaynağı nedir?" ve "Doğru düşünüp düşünmediğimi nasıl bilebilirim?" gibi sorular üzerinde de kafa yorar. Bu şekilde zihin, doğrudan kendisine ve kendi ürettiği bilgilere yönelir. Bu parçada açıklanan durum, felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi ile doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Refleksif olma

Cevap

Refleksif olma
Felsefi düşüncenin, zihnin kendi üzerine yönelerek kendi ürettiği düşünceler, bilgiler ve kavramlar hakkında tekrar düşünmesi özelliğine refleksif olma (refleksiflik) denir. Parçada geçen 'zihnin kendi üzerine dönerek kendi ürettiği bilgilere yönelmesi' ifadesi doğrudan refleksif olma özelliğini açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen durumu ve zihnin kendi üzerine yönelme eylemini analiz etmek.
Zihnin dış dünyadaki nesneleri düşünmenin ötesine geçerek, kendi algılama süreçlerini ve düşüncelerini konu edindiği belirlenir.
Parçadaki temel vurgunun ne olduğunu anlamak ve bunu felsefi kavramlarla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
2
Felsefi düşüncenin özelliklerini gözden geçirerek parçadaki durumla eşleştirmek.
Düşüncenin kendi üzerine yönelmesi ve kendi ürettiği bilgileri sorgulaması durumunun 'refleksiflik' özelliği olduğu tespit edilir.
Refleksif düşünce, kelime anlamı olarak da 'kendi üzerine dönen, yansıyan' düşünceyi ifade eder ve parçadaki örnekle tam olarak uyuşur.

Anahtar Kavram

Felsefi düşüncenin refleksif olma özelliği
Soru 1945Soru

Sokrates, sorgulanmamış bir hayatın yaşanmaya değer olmadığını savunurken aslında felsefenin durağan bir bilgi birikimi değil, sürekli kendini gözden geçiren bir sorgulama pratiği olduğunu vurguluyordu. Ona göre insan, kendisini hazır doğruların rüzgarına bırakmak yerine, kendi zihninin sınırlarını ve bilgisizliğini fark etmelidir. Felsefi etkinlik, bu farkındalıkla başlayan ve hiçbir dogmatik kabule boyun eğmeyen rasyonel bir çabadır.

Buna göre, parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefe, bireyin zihinsel sınırlarını fark ederek hazır bilgilerin ötesine geçmesini sağlayan, sorgulayıcı ve dinamik bir arayış sürecidir.

Cevap

Felsefe, bireyin zihinsel sınırlarını fark ederek hazır bilgilerin ötesine geçmesini sağlayan, sorgulayıcı ve dinamik bir arayış sürecidir.
Doğru yanıt, felsefenin bireyin kendi zihinsel sınırlarını fark etmesini ve hazır bilgilerin ötesine geçmesini sağlayan sorgulayıcı bir arayış olduğunu belirten ifadedir. Parçada Sokrates'in sorgulama vurgusu ve kişinin kendi bilgisizliğini fark etmesi gerektiği düşüncesi bu yargıyı doğrudan desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı okuyarak felsefenin doğası ve filozofun niteliği hakkındaki temel iddiaları belirlemek.
Parçada, felsefenin durağan bir bilgi birikimi veya hazır doğrular olmadığı, aksine sorgulayıcı, dogmatik olmayan rasyonel bir çaba ve arayış olduğu belirlenir.
Soru kökü, parçadan hareketle felsefeyle ilgili ulaşılabilecek genel yargıyı sormaktadır.
2
Seçenekleri bu temel iddialar ve felsefe tanımları açısından değerlendirmek.
Bireyin sınırlarını fark etmesini ve sorgulayıcı arayışını vurgulayan seçeneğin doğru olduğu görülür. Diğer seçeneklerin ise felsefeyi dogmatik görmek, bilgelikle (hikmet) karıştırmak veya pratik faydaya indirgemek gibi felsefe dışı özellikler taşıdığı saptanır.
Doğru sonuca ulaşmak için yanlış seçeneklerin elenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Felsefenin Tanımı ve Doğası
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1946Soru

Bir merkezin gerçek sıcaklığı ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark doğrudan yükseltiyle ilgilidir. Yeryüzünde yükseldikçe sıcaklık her 200200 metrede 1C1^\circ C azalırken, deniz seviyesine doğru inildikçe her 200200 metrede 1C1^\circ C artar. Yükseltisi 16001600 metre olan bir merkezin gerçek sıcaklığı 5C5^\circ C olarak ölçülmüştür. Buna göre, bu merkezin deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı kaç C^\circ C'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 13

Cevap

13
Deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti farkı nedeniyle azalan sıcaklık değeri (her 200 metre için 1 derece) gerçek sıcaklığa eklenir. 1600 metre yükseklikteki bir yer için bu fark 8 derecedir. Gerçek sıcaklık olan 5 dereceye bu fark eklendiğinde deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık 13 derece olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Yükseltiden kaynaklanan sıcaklık farkını hesaplama
1600 / 200 = 8 derece sıcaklık farkı bulunur.
Sıcaklık her 200 metrede 1 derece değiştiği için merkez yükseltisi olan 1600 metre 200'e bölünür.
2
İndirgenmiş sıcaklığı bulma
5 + 8 = 13 derece olarak hesaplanır.
Deniz seviyesine indirgendiğinde (yükselti sıfır kabul edildiğinde) havanın daha sıcak olması gerektiğinden, yükselti farkından kaynaklanan sıcaklık değeri gerçek sıcaklığa eklenir.

Anahtar Kavram

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki ilişki ve hesaplama yöntemi
Soru 1947Soru

Fiziki coğrafyanın alt dalları, yeryüzündeki doğal sistemleri ve bu sistemlerde meydana gelen olayları incelerken çeşitli yardımcı bilim dallarından yararlanır.

Aşağıdaki tabloda, fiziki coğrafyanın alt dalları, bu alt dalların inceleme konuları ve yararlandıkları yardımcı bilim dalları eşleştirilmiştir:

NoCoğrafya Alt Dalıİnceleme KonusuYardımcı Bilim Dalı
IJeomorfolojiKarstik mağaraların oluşumu ve gelişimiJeoloji
IIKlimatolojiAtmosferdeki dikey hava hareketleri ve rüzgarlarMeteoroloji
IIIHidroğrafyaGöller Yöresi'ndeki göllerin su seviyesi değişimleriPotamoloji
IVBiyocoğrafyaMaki bitki örtüsünün coğrafi dağılışıBotanik
VKartografyaYeryüzü şekillerinin haritaya aktarılma yöntemleriJeodezi

Buna göre, tablodaki eşleştirmelerin tamamının doğru olabilmesi için numaralanmış satırların hangisinde verilen yardımcı bilim dalının değiştirilmesi gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü satırdaki eşleştirme (III)
Üçüncü satırda belirtilen 'Göller Yöresi'ndeki göller' Hidroğrafya alt dalının bir inceleme konusudur. Hidroğrafya bu konuda göl bilimi olan limnolojiden yararlanmalıdır. Ancak tabloda akarsu bilimi anlamına gelen potamoloji yazılmıştır. Bu nedenle üçüncü satırdaki yardımcı bilim dalının değiştirilmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen coğrafi inceleme konularının ilgili fiziki coğrafya alt dalıyla uyumunu kontrol edin.
I. satırdaki karstik mağaralar yer şekli olduğundan Jeomorfoloji, II. satırdaki dikey hava hareketleri ve rüzgarlar iklim olayı olduğundan Klimatoloji, III. satırdaki göllerin su seviyesi değişimleri su kütlesi olduğundan Hidroğrafya, IV. satırdaki maki örtüsü canlı dağılışı olduğundan Biyocoğrafya ve V. satırdaki haritaya aktarma yöntemleri Kartografya alt dalıyla doğru eşleşmiştir.
Her inceleme konusunun doğru fiziki coğrafya alt dalıyla ilişkilendirildiğinden emin olmak.
2
Tabloda verilen yardımcı bilim dallarının, ilgili coğrafya alt dalı ve inceleme konusuyla bilimsel doğruluğunu inceleyin.
III. satırda 'Göller Yöresi'ndeki göllerin su seviyesi değişimleri' konusu Hidroğrafya alt dalına aittir. Hidroğrafyanın göllerle ilgilenen yardımcı bilim dalı 'limnoloji'dir (göl bilimi). Ancak tabloda yardımcı bilim dalı olarak akarsuları inceleyen 'potamoloji' verilmiştir.
Yardımcı bilim dallarının konu bazında doğru alt disiplini temsil edip etmediğini belirlemek.
3
Eşleştirmenin doğru olması için yapılması gereken değişikli��i belirleyin.
Üçüncü satırdaki yardımcı bilim dalı olarak yazılan 'Potamoloji' teriminin 'Limnoloji' olarak değiştirilmesi gerekmektedir. Diğer tüm satırlardaki yardımcı bilim dalları (Jeoloji, Meteoroloji, Botanik, Jeodezi) hem inceleme konularıyla hem de co��rafya alt dallarıyla tam olarak uyumludur.
Hatalı olan satırı tespit edip doğru yardımcı bilimi belirleyerek çözüme ulaşmak.

Anahtar Kavram

Fiziki coğrafyanın alt dalları ve bunların faydalandığı yardımcı bilim dalları arasındaki ilişki.
Soru 1948Soru

Bilginin ham maddesi duyular ve deneyimler aracılığıyla dış dünyadan gelir. Ancak bu ham madde, zihnin doğuştan getirdiği akıl kalıpları (kategoriler) tarafından işlenip şekillendirilmedikçe anlamlı bir bilgi hâline gelemez. Ne tek başına deney ne de tek başına akıl bilgiyi açıklamaya yeterlidir.

Bu parçada açıklanan bilgi görüşü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kritisizm (Eleştiricilik)

Cevap

Kritisizm (Eleştiricilik)
Kritisizm (eleştiricilik), Immanuel Kant'ın kurucusu olduğu ve bilginin oluşumunda hem duyusal deneyimin (ham veriler) hem de aklın (zihin kategorileri) birlikte rol oynadığını savunan yaklaşımdır. Parçada geçen 'ham maddenin duyulardan gelmesi fakat zihnin kalıplarınca işlenmesi' ifadesi doğrudan bu sentezi tanımladığı için doğru yanıt Kritisizm olacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi iddiayı analiz etmek.
Bilginin oluşabilmesi için dış dünyadan gelen duyusal verilere (deney) ve bu verileri şekillendiren zihinsel yapılara (akıl) aynı anda ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir.
Paragrafta savunulan temel tezi saptayarak hangi bilgi kuramına işaret edildiğini anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki akımların bilgi kaynakları hakkındaki görüşlerini karşılaştırmak.
Akıl ile deneyimi uzlaştıran ve ikisinin de bilgi için zorunlu olduğunu savunan tek akımın Kritisizm (Eleştiricilik) olduğu görülmüştür.
Doğru felsefi akımı saptamak için seçeneklerde yer alan akımların bilgi kaynağı anlayışlarını elemek gerekir.

Anahtar Kavram

Kritisizm (Eleştiricilik) ve bilgi kaynağı olarak akıl-deney sentezi
Tahmini Süre:45s
Soru 1949Soru

Bir çevirmen, elinde çevirecek yabancı bir metin bulunmadıkça ne kadar iyi dil bilgisi kurallarına sahip olursa olsun hiçbir çeviri yapamaz. Öte yandan, önünde duran yabancı metnin dil bilgisi kurallarından tamamen yoksun olan biri için o metin, yalnızca anlamsız işaretler yığınından ibaret kalacaktır. Gerçek ve anlamlı bir çeviri, ancak dışarıdan gelen metnin, çevirmenin zihnindeki dil bilgisi yapılarıyla işlenip sentezlenmesi sayesinde mümkündür.

Bu benzetme, Immanuel Kant'ın bilgi felsefesindeki görüşleri açısından değerlendirildiğinde, aşağıdaki yargılardan hangisini desteklemek amacıyla kullanılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilgi, duyular aracılığıyla gelen ham verilerin aklın apriori formları tarafından işlenmesiyle oluşan bir sentezdir.

Cevap

Bilginin, duyular aracılığıyla gelen ham verilerin aklın apriori formları tarafından işlenmesiyle oluşan bir sentez olduğunu savunan ifade
Doğru yargı, bilginin duyularla gelen ham verilerin aklın apriori formlarıyla işlenmesi sonucu ortaya çıkan bir sentez olduğunu ifade eder. Paragraftaki çeviri benzetmesinde metin deneyimi, dil bilgisi kuralları ise aklın yapılarını temsil etmektedir. Gerçek bir çeviri (bilgi) ancak ikisinin birleşimiyle mümkündür. Bu da Kant'ın kritisizm felsefesinin temel iddiasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki benzetmeyi analiz etmek
Benzetmedeki yabancı metin dış dünyadan alınan deneyim/duyum verilerini; dil bilgisi kuralları ise zihnin doğuştan getirdiği kalıpları (akıl) temsil etmektedir.
Kant'ın kritisizm akımındaki bilgi kuramının temel bileşenlerini belirlemek için.
2
Deney ve aklın bilgi oluşumundaki rollerini ilişkilendirmek
Yalnızca yabancı metnin (deney) veya yalnızca dil bilgisi kurallarının (akıl) çeviri (bilgi) üretmeye yetmediği, bilginin bu ikisinin senteziyle kurulduğu sonucuna ulaşılır.
Kritisizmin 'deneyimsiz kavramlar boş, kavramsız deneyimler kördür' tezini doğrulamak için.
3
Seçenekleri değerlendirip doğru yargıyı tespit etmek
Duyularla gelen ham verilerin aklın apriori formları tarafından işlenmesiyle bilginin oluştuğunu belirten yargı, paragraftaki sentez düşüncesini doğrudan destekler.
Benzetmeden çıkarılan sonucu felsefi kavramlarla ifade eden seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Kritisizm (Eleştiricilik) ve bilginin oluşumunda deney ile aklın sentezi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1950Soru

Osmanlı Devleti'nde 1831 yılında Sultan II. Mahmut döneminde yapılan ilk nüfus sayımında sadece erkekler ve askeri amaçla kullanılabilecek bazı hayvanlar sayılmış, kadın nüfus ise sayıma dahil edilmemiştir. Bu nüfus sayımının yalnızca erkek nüfusu ve belirli hayvanları hedef almasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askeri yükümlülükleri ve vergi mükelleflerini belirlemek

Cevap

Askeri yükümlülükleri ve vergi mükelleflerini belirlemek
Tarihsel dönemlerde yapılan nüfus sayımlarının öncelikli amaçları askeri gücü (askere alınabilecek erkek sayısını) ve devletin vergi gelirlerini (vergi mükelleflerini) belirlemektir. II. Mahmut döneminde yapılan 1831 sayımında da sadece erkeklerin ve belirli hayvanların sayılması bu durumun doğrudan kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen 1831 Osmanlı nüfus sayımının özelliklerini ve sayılan grupları incelemek.
Sayıma yalnızca erkeklerin ve askeri/ekonomik amaçlı hayvanların dahil edildiği görülmektedir.
Bu durum, sayımın tüm nüfusu tespit etmek yerine sadece askeri ve mali kaynakları belirlemek amacıyla yapıldığını gösterir.
2
Tarihsel dönemlerdeki nüfus sayımlarının genel amaçları ile modern nüfus sayımlarının amaçlarını karşılaştırmak.
Modern sayımlarda demografik yapıyı öğrenmek hedeflenirken, tarihsel sayımlarda (Osmanlı ve Roma gibi) vergi ve asker sayısını belirlemek amaçlanmıştır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için tarihsel amaç olan askeri ve mali yükümlülüklerin tespiti seçeneği belirlenir.

Anahtar Kavram

Tarihsel Dönemlerde Nüfus Sayımlarının Amaçları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1951Soru

Taoizm'in 'hiçlik' (Wu) kavrayışı ile Gorgias'ın nihilist yaklaşımındaki 'hiçlik' tezi, her iki öğretide de varlığın nesnel gerçekliğini reddetme yönünden benzerlik gösterse de; Taoizm'de hiçlik (Wu) tüm var olanların kaynağı ve yaratıcı ilkesi olan dinamik bir potansiyel olarak ele alınırken, Gorgias'ta ise varlığın rasyonel ve mantıksal olarak temellendirilemez olduğunu göstermeyi amaçlayan mutlak bir metafiziksel yokluğu temsil eder.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade felsefi açıdan doğrudur.
Taoizm'in hiçlik (Wu) kavrayışı ile Gorgias'ın nihilist tezi arasındaki ontolojik ayrım doğru kurulmuştur. İlkinde hiçlik dinamik bir kaynakken, ikincisinde mutlak yokluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Taoizm'deki 'hiçlik' (Wu) kavramının ontolojik doğasını analiz etme.
Taoizm'de hiçlik (Wu), mutlak bir yok oluş veya hiçleme değildir; aksine, var olan tüm somut nesnelerin kendisinden çıktığı, biçimsiz ve tükenmez dinamik bir kaynaktır (Tao'nun etkin olmayan görünümüdür).
Kavramsal karşılaştırmanın ilk ayağını doğru tanımlamak gerekir.
2
Gorgias'ın nihilizmindeki 'hiçlik' tezi ve amacını inceleme.
Gorgias, 'Hiçbir şey yoktur' teziyle rasyonel/mantıksal akıl yürütmelerle varlığın ontolojik mevcudiyetini reddeder. Buradaki hiçlik, kurucu bir kaynak değil, mutlak bir ontolojik yokluk ve metafizik inkardır.
Kavramsal karşılaştırmanın ikinci ayağını netleştirmek gerekir.
3
İki akım arasındaki ortak ve farklı yönleri karşılaştırarak önermenin doğruluk değerini belirleme.
Her iki görüş de realizmin savunduğu 'bağımsız ve nesnel bir varlığın var olduğu' kabulünü reddetme ortak paydasında buluşur; ancak hiçliğe yükledikleri anlamlar (dinamik potansiyel vs. mutlak yokluk) taban tabana zıttır. Önermede bu fark doğru ifade edilmiştir.
Önermenin doğruluk değerini kesinleştirmek için sentez yapılır.

Anahtar Kavram

Taoizm ve Nihilizmde hiçlik (yokluk) kavramlarının ontolojik ayrımları
Soru 1952Soru

Bir yerbilimci, araştırma yaptığı bölgeye dair hazırladığı raporda şu ifadelere yer vermiştir:

'İnceleme alanımızda magmanın yer kabuğunun derinliklerinde yavaş yavaş soğumasıyla oluşan batolit ve lakolit gibi kütleler, üzerlerindeki tabakaların dış kuvvetler tarafından aşındırılmasıyla günümüzde yüzeye çıkmıştır. Ayrıca bölgede aktif yanardağların bulunmamasına rağmen geçmişteki volkanik faaliyetlerin izleri ve hâlâ aktif olan kırık hatlarına bağlı sık sarsınt��lar gözlenmektedir.'

Bu rapordan hareketle, söz konusu bölgedeki jeolojik ve jeomorfolojik süreçlerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derinlik volkanizması sonucu oluşan yer şekillerinin yüzeye çıkmasında iç ve dış kuvvetler ortaklaşa rol oynamıştır.

Cevap

Derinlik volkanizması sonucu oluşan yer şekillerinin yüzeye çıkmasında iç ve dış kuvvetler ortaklaşa rol oynamıştır.
Doğru olan yargı, derinlik volkanizmasıyla oluşan batolit ve lakolit gibi yer şekillerinin yeryüzünde görünür hale gelmesinde hem iç kuvvetlerin (magmanın yer altında katılaşması) hem de dış kuvvetlerin (üstteki tabakaların aşındırılması) birlikte rol oynadığını belirtmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Raporda belirtilen batolit ve lakolit gibi yapıların kökenini tespit etmek.
Bu yapılar yer kabuğunun derinliklerinde magmanın soğumasıyla oluşan derinlik volkanizması (iç kuvvetler) şekilleridir.
Soruda geçen jeolojik yapıların oluşum mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
Bu yer altı kütlelerinin günümüz yeryüzünde nasıl görünür hale geldiğini analiz etmek.
Üzerlerindeki örtü tabakaları akarsular, rüzgarlar gibi dış kuvvetler tarafından aşındırılarak bu derinlik kütleleri yüzeye çıkarılmıştır.
İç kuvvetle oluşan yapıların görünür kılınmasında dış kuvvetlerin etkisini belirlemek için gereklidir.
3
Seçenekleri değerlendirerek hem iç kuvvetin (magma) hem de dış kuvvetin (aşındırma) birlikte çalıştığı yargısını doğrulamak.
Derinlik volkanizması şekillerinin yüzeye çıkmasının iç ve dış kuvvetlerin ortaklaşa faaliyeti olduğu sonucuna ulaşılır.
Seçenekler arasından paragraftaki ifadelerle örtüşen tek bilimsel gerçeği bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İç kuvvetlerin (volkanizma) oluşturduğu derinlik şekillerinin dış kuvvetlerin aşındırmasıyla yeryüzünde açığa çıkması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1953Soru

Gilles Deleuze ve Félix Guattari’ye göre felsefe, hazır bilgilerin toplanması ya da bilgeliğe ulaşma çabası değil, durmaksızın yeni kavramlar üretme etkinliğidir. Filozof, kavramların sadece bir izleyicisi veya taşıyıcısı değil; onları inşa eden bir zanaatkardır. Çünkü dünya sürekli değişmekte ve yeni durumlar, yeni anlama araçları talep etmektedir. Bu bağlamda felsefe, durağan bir hakikat arayışından ziyade, var olan dünyayı anlamlandırmak ve onda yeni yollar açmak için kavramsal alet çantaları hazırlama eylemidir.

Bu parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Durağan bir bilgi yığını olmaktan ziyade, değişen dünyayı yorumlamak için sürekli yeni zihinsel araçlar inşa eden üretken bir süreçtir.

Cevap

Durağan bir bilgi yığını olmaktan ziyade, değişen dünyayı yorumlamak için sürekli yeni zihinsel araçlar inşa eden üretken bir süreçtir.
Doğru cevap, felsefeyi durağan bir bilgi birikimi olarak değil, değişen dünya koşullarında yeni anlama araçları ve kavramlar inşa eden aktif bir süreç olarak tanımlar. Parçada felsefenin 'hazır bilgilerin toplanması olmadığı', aksine 'yeni anlama araçları ve kavramsal alet çantaları hazırlama eylemi' olduğu belirtilmiştir. Bu durum felsefenin dinamik ve üretken doğasına doğrudan işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel savları analiz etme
Felsefenin hazır bilgileri toplayan durağan bir yapı olmadığı, aksine durmaksızın yeni kavramlar üreten dinamik bir süreç olduğu belirlenir.
Filozofların felsefeye bakışını parçadaki verilere göre değerlendirmek için ilk adım budur.
2
Seçenekleri parçadaki bilgilerle karşılaştırma
Değişen dünyayı anlamlandırmak amacıyla yeni kavramsal araçlar (alet çantaları) üretilmesinin felsefenin üretken ve dinamik yapısını gösterdiği anlaşılır.
Parçadaki 'yeni durumların yeni anlama araçları talep etmesi' ve 'kavramsal alet çantaları hazırlama eylemi' ifadelerini doğrudan karşılayan seçeneği bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Felsefenin dinamik, sorgulayıcı ve kavram üreten yapısı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1954Soru

Bir heykeltıraşın mermeri şekillendirmesi gibi, insan zihni de dış dünyadan gelen kaotik duyum akışını kendi kalıplarına dökerek anlamlı bir nesneler dünyası inşa eder. Zihnin bu apriori (deney öncesi) biçimlendirici yapıları olmasaydı, algıladığımız evren düzensiz bir duyum yığınından ibaret kalırdı. Ancak bu yapılar, şekillendirecekleri duyusal bir malzeme olmadığında kendi başlarına içi boş birer formdan ibarettir. Bu nedenle bilgi, ne sadece zihnin kendi içine dönük düşünmesinden ne de sadece dış dünyanın pasif bir şekilde algılanmasından doğar.

Bu parçada savunulan görüş doğrultusunda, bilginin kaynağı ve yapısına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsan bilgisi, deneyim yoluyla elde edilen duyusal verilerin zihnin doğuştan getirdiği formlar ve kategoriler tarafından işlenmesiyle kurulur.

Cevap

İnsan bilgisi, deneyim yoluyla elde edilen duyusal verilerin zihnin doğuştan getirdiği formlar ve kategoriler tarafından işlenmesiyle kurulur.
Doğru seçenek olan yargı, bilginin oluşması için dış dünyadan gelen duyusal verilerin zihnin doğuştan getirdiği formlar ve kategoriler tarafından işlenmesi gerektiğini savunur. Parçada yer alan 'biçimlendirici yapılar olmasaydı düzensiz bir duyum yığını kalırdı' ve 'duyusal malzeme olmadığında boş birer formdan ibarettir' ifadeleri, kritisizmin kurucu zihin ve deney verilerinin sentezine dayalı bilgi anlayışını tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki heykeltıraş ve mermer analojisini çözümleme
Mermer dış dünyadan gelen duyusal malzemeyi, heykeltıraşın şekillendirmesi ise zihnin apriori biçimlendirici kategorilerini temsil etmektedir.
Parçanın bilgi kaynağını nasıl açıkladığını anlamak için kullanılan metaforların felsefi karşılığını bulmak gerekir.
2
Bilginin oluşumunda akıl ve deneyin rollerini belirleme
Tek başına ne aklın (boş kalıplar) ne de deneyin (kaotik duyumlar) bilgiyi oluşturmaya yetmediği, bilginin bu ikisinin senteziyle ortaya çıktığı görülür.
Kritisizmin rasyonalizm ve empirizm sentezini nasıl kurduğunu parçadaki ifadelere dayanarak netleştirmek gerekir.
3
Seçenekleri bu sentez doğrultusunda analiz ederek doğru yargıyı bulma
Duyusal verilerin zihinsel formlarla işlenerek bilginin kurulduğunu ifade eden yargı doğru cevap olarak belirlenir.
Kritisizmin kurucu zihin ve deney verileri birlikteliği ilkesini tam karşılayan seçeneği saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Kritisizm (Eleştiricilik) ve Kant'ın Bilgi Kuramı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1955Soru

aa ve bb birer irrasyonel sayı olmak üzere,
* a+ba + b toplamı bir rasyonel sayıdır.
* aba \cdot b çarpımı bir irrasyonel sayıdır.
bilgileri veriliyor.

Buna göre,
I. aba - b
II. a2b2a^2 - b^2
III. a2+b2a^2 + b^2

ifadelerinden hangileri her zaman bir irrasyonel sayıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü ifadeler her zaman bir irrasyonel sayıdır.
Verilen koşullara göre, birinci ifade (aba - b) ve üçüncü ifade (a2+b2a^2 + b^2) her zaman irrasyonel sayı belirtmek zorundadır. Bu durum rasyonel sayıların işlemsel kapalılık özellikleri kullanılarak çelişki yöntemiyle kanıtlanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
aba - b ifadesinin her zaman irrasyonel olduğunu çelişki yöntemiyle ispatlamak.
ab=qa - b = q olacak şekilde bir qq rasyonel sayısı olduğunu varsayalım. Bize verilen a+b=ra + b = r rasyonel sayısı ile bu ifadeyi taraf tarafa toplarsak: (ab)+(a+b)=q+r2a=q+ra=q+r2(a - b) + (a + b) = q + r \Rightarrow 2a = q + r \Rightarrow a = \frac{q + r}{2} elde edilir. Rasyonel sayılar kümesi toplama ve bölme işlemleri altında kapalı olduğundan aa sayısı rasyonel olmalıdır. Bu durum aa'nın irrasyonel bir sayı olmasıyla çelişir. Dolayısıyla, aba - b her zaman irrasyoneldir.
İki sayının farkının karakterini belirlemek amacıyla, verilen toplam değerinin rasyonel olmasından yararlanarak çelişki yöntemi kurmak.
2
a2b2a^2 - b^2 ifadesinin her zaman irrasyonel olup olmadığını bir karşıt örnek ile incelemek.
a=24a = \sqrt[4]{2} ve b=24b = -\sqrt[4]{2} irrasyonel sayılarını seçelim. Bu durumda a+b=0a + b = 0 (rasyonel) ve ab=2a \cdot b = -\sqrt{2} (irrasyonel) koşulları sağlanır. Ancak bu değerler için a2b2=22=0a^2 - b^2 = \sqrt{2} - \sqrt{2} = 0 bulunur. 00 sayısı bir rasyonel sayı olduğundan, a2b2a^2 - b^2 her zaman irrasyonel olmak zorunda değildir.
Bir önermenin genel geçerliliğini test etmek için koşulları sağlayan fakat sonucu rasyonel yapan bir uç durum (karşıt örnek) araştırmak.
3
a2+b2a^2 + b^2 ifadesinin her zaman irrasyonel olduğunu özdeşlikler yardımıyla çelişki yöntemiyle ispatlamak.
a2+b2=ka^2 + b^2 = k olacak şekilde bir kk rasyonel sayısı olduğunu varsayalım. Tam kare özdeşliğini kullanarak a2+b2=(a+b)22aba^2 + b^2 = (a + b)^2 - 2ab yazabiliriz. a+b=ra + b = r rasyonel sayısı yerine yazılırsa: k=r22ab2ab=r2kab=r2k2k = r^2 - 2ab \Rightarrow 2ab = r^2 - k \Rightarrow ab = \frac{r^2 - k}{2} elde edilir. rr ve kk rasyonel olduğundan, r2k2\frac{r^2 - k}{2} ifadesi de rasyonel olmalıdır. Bu durum, aba \cdot b çarpımının irrasyonel olmasıyla çelişir. Dolayısıyla, a2+b2a^2 + b^2 her zaman irrasyoneldir.
Kareler toplamını, rasyonellik özellikleri bilinen toplam ve çarpım terimleri cinsinden ifade ederek tutarlılığını sorgulamak.

Anahtar Kavram

Rasyonel ve irrasyonel sayı kümelerinde cebirsel işlemlerin kapalılığı ve çelişki yöntemi ile analiz
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 1956Soru

2121 Haziran tarihinde, aşağıda coğrafi koordinatları belirtilen merkezlerin gündüz sürelerinin en uzun olandan en kısa olana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

2121 Haziran tarihinde gündüz süreleri en uzundan en kısaya doğru sırasıyla Oslo (6060^\circ Kuzey), Kahire (3030^\circ Kuzey) ve Pretoria (2525^\circ Güney) şeklinde sıralanır.
2121 Haziran tarihinde Kuzey Yarım Küre'de yaz mevsimi yaşanırken kuzeye doğru gidildikçe gündüz süresi uzar. Bu nedenle verilen merkezlerden en kuzeydeki Oslo en uzun gündüze, en güneydeki Pretoria ise en kısa gündüze sahip olur. Kahire ise enlem olarak ortada yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
2121 Haziran tarihinde Güneş ışınlarının dik geldiği yarım kürenin ve mevsimin belirlenmesi
2121 Haziran'da Güneş ışınları Yengeç Dönencesi'ne dik açiyla düşer. Bu tarihte Kuzey Yarım Küre yaz, Güney Yarım Küre ise kış başlangıcını yaşar.
Eksen eğikliği nedeniyle Güneş ışınlarının dik geldiği yarım kürede yaz mevsimi yaşanır ve gündüz süreleri 1212 saatten uzundur.
2
Enlemlere göre gündüz süresi değişim yönünün tespit edilmesi
2121 Haziran'da güneyden kuzeye doğru gidildikçe gündüz süreleri uzar.
Kuzey Kutup Dairesi ve çevresi bu dönemde sürekli aydınlandığı için kuzeye doğru aydınlanma çemberinin dışındaki alan küçülür ve gündüz süresi artar.
3
Merkezlerin konumlarının kuzey-güney yönlü karşılaştırılarak sıralanması
En kuzeydeki Oslo (6060^\circ Kuzey) en uzun gündüze, en güneydeki Pretoria (2525^\circ Güney) ise en kısa gündüze sahip olur. Kahire (3030^\circ Kuzey) ise orta uzunluktadır.
Merkezlerin kuzeyden güneye doğru sıralaması Oslo, Kahire ve Pretoria şeklinde olduğu için gündüz süreleri de bu sırayla kısalır.

Anahtar Kavram

Eksen eğikliği ve yıllık harekete bağlı olarak gece-gündüz sürelerinin enleme göre değişmesi.
Soru 1957Soru

Millî Mücadele'nin hazırlık döneminde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Samsun Raporu'nun sunulması, Havza Genelgesi'nin yayımlanması, Amasya Genelgesi'nin ilan edilmesi ve en son olarak Mustafa Kemal Paşa'nın askerlik görevinden istifa etmesi (sine-i millete dönmesi) sırasıyla gerçekleşmiştir.
Kronolojik gelişim süreci Samsun Raporu (22 Mayıs) -> Havza Genelgesi (28 Mayıs) -> Amasya Genelgesi (22 Haziran) -> Askerlikten İstifa (8-9 Temmuz) şeklindedir. Samsun Raporu ile bölgedeki haksızlıklar belgelenmiş, Havza Genelgesi ile halk harekete geçirilmiş, Amasya Genelgesi ile ihtilalin programı çizilmiş ve bu radikal adımların sonucunda Mustafa Kemal resmî görevinden ayrılarak sine-i millete dönmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk adım olarak Mustafa Kemal'in Anadolu'ya ayak bastıktan hemen sonraki ilk faaliyetini belirleyin.
Mustafa Kemal, 19 Mayıs'ta Samsun'a çıktıktan sonra 22 Mayıs 1919'da Samsun Raporu'nu hazırlayarak ilk resmî tepkisini göstermiştir.
Genelgeler sürecinden önce bölgedeki durumun tespit edilerek İstanbul'a raporlanması gerekmektedir.
2
Rapordan sonra millî bilinci uyandırmak için yayımlanan ilk genelgeyi tespit edin.
28 Mayıs 1919'da Havza Genelgesi yayımlanarak halk mitingler yapmaya çağrılmıştır.
Samsun'da güvenlik nedeniyle çalışma yapamayan Mustafa Kemal, Havza'ya geçerek ilk genelgeyle millî tepkiyi örgütlemiştir.
3
Millî bilincin uyanmasından sonra mücadelenin resmî programının hazırlandığı gelişmeyi bulun.
22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi yayımlanarak mücadelenin amaç, gerekçe ve yöntemi ilan edilmiştir.
Bireysel çıkışlardan ziyade mücadelenin ulusallaşması ve planlı bir ihtilale dönüşmesi için yol haritası çizilmiştir.
4
İstanbul Hükümeti ile yaşanan yetki krizinin nihai sonucunu belirleyin.
Amasya Genelgesi sonrasında geri çağrılan Mustafa Kemal Paşa, Erzurum'da 8-9 Temmuz 1919'da askerlikten istifa etmiştir.
Genelgelerle yetkisini aşan liderin resmî görevi sona ermiş, sivil bir önder olarak yola devam etme kararı almıştır.

Anahtar Kavram

Havza ve Amasya Genelgeleri sürecinde gerçekleşen tarihsel olayların neden-sonuç ilişkisi ve kronolojik sırası.
Soru 1958Soru

Yeni Türk Devleti'nde iktisadi alanda tam bağımsızlığı sağlamak amacıyla kapitülasyonların etkilerini ortadan kaldıracak adımlar atılmıştır. Bu doğrultuda 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türkiye kıyılarında ve limanlarında deniz taşımacılığı ile ticaret yapma yetkisi yalnızca Türk vatandaşlarına ve Türk bayrağı taşıyan gemilere tanınmıştır.

Buna göre, Kabotaj Kanunu'nun temel amacı ve doğrudan ilişkili olduğu Atatürk ilkesi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amacı: Deniz ticareti haklarını ulusallaştırarak iktisadi bağımsızlığı gerçekleştirmek / İlişkili Olduğu İlke: Milliyetçilik

Cevap

Kabotaj Kanunu'nun temel amacı deniz ticareti haklarını ulusallaştırarak iktisadi bağımsızlığı gerçekleştirmektir ve doğrudan ilgili olduğu ilke Milliyetçiliktir.
Kabotaj Kanunu, Osmanlı Devleti döneminde yabancı devletlere verilen kapitülasyonların deniz ticareti üzerindeki etkisini tamamen kırmayı ve Türk karasularındaki ticari hakları millileştirmeyi hedefler. Bu durum, milli bağımsızlık ve egemenlik haklarının korunmasıyla doğrudan ilişkili olduğundan milliyetçilik ilkesinin bir gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kabotaj Kanunu'nun içeriğini ve neyi düzenlediğini analiz etmek.
Kanunun Türk karasularında deniz ticareti ve taşımacılığı haklarını yalnızca Türk vatandaşlarına ve gemilerine verdiğini belirlemek.
Kanunun getirdiği düzenlemenin sınırlarını kavramak için.
2
Elde edilen sonucun Türk dış ve iç siyasetindeki milli egemenlik ve kapitülasyonların kaldırılması hedefleriyle ilişkisini kurmak.
Yabancı devletlerin deniz ticaretindeki egemenliğine son verilerek milli ve bağımsız bir yapı kurulduğunu tespit etmek.
Ekonomik bağımsızlık ile egemenlik hakları arasındaki bağdaşımı anlamak için.
3
Bu hedeflerin hangi Atatürk ilkesi ile doğrudan örtüştüğünü değerlendirmek.
Milli egemenliği ve bağımsızlığı savunan, ulusallaştırmayı esas alan temel ilkenin Milliyetçilik olduğunu belirlemek.
Kanunu ilgili olduğu doğru ilkeyle eşleştirebilmek için.

Anahtar Kavram

Kabotaj Kanunu'nun iktisadi bağımsızlık ve milliyetçilik ilkesiyle doğrudan ilişkili olması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1959Soru

Aşağıda verilen cümleleri, taşıdıkları yan cümlelerin kuruluş özelliklerine göre uygun birleşik cümle türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Zamanı verimli kullanmayı alışkanlık hâline getiren insanlar, hayattaki hedeflerine daha kolay ulaşırlar.
Gündelik sıkıntılardan bir an olsun uzaklaşabilirseniz zihniniz yeni fikirlere kapılarını açacaktır.
Biliyorum ki her şair kendi yalnızlığından beslenen bir evren inşa eder eserlerinde.
Sanatçı, 'Toplumsal sorunları ele almayan bir eser kalıcı olamaz.' diyerek sanat görüşünü özetlemişti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk cümle girişik birleşik cümleyle, ikinci cümle şartlı birleşik cümleyle, üçüncü cümle ki'li birleşik cümleyle, dördüncü cümle ise iç içe birleşik cümleyle eşleşmektedir.
Cümleler sırasıyla yan cümleciğin kurucu ögelerine göre (fiilimsi, şart eki, ilgi bağlacı ve aktarma cümle) sınıflandırılarak doğru birleşik cümle türleriyle eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki yan yargıları belirlemek amacıyla fiilimsileri, şart eklerini, 'ki' bağlaçlarını ve aktarma sözleri aramak.
Birinci cümlede 'kullanmayı' ve 'getiren' fiilimsileri; ikinci cümlede '-se' şart eki; üçüncü cümlede 'ki' bağlacı; dördüncü cümlede ise tırnak içindeki aktarma cümlesi tespit edilmiştir.
Birleşik cümlelerin türü, yan cümleciğin kurucu unsuruna bağlı olarak değişir.
2
Tespit edilen her cümleyi yapısal özelliğine göre birleşik cümle türleriyle eşleştirmek.
Birinci cümle girişik birleşik cümleyle, ikinci cümle şartlı birleşik cümleyle, üçüncü cümle ki'li birleşik cümleyle ve dördüncü cümle iç içe birleşik cümleyle eşleşir.
Fiilimsiler girişik birleşik cümleyi, şart eki şartlı birleşik cümleyi, 'ki' bağlacı ki'li birleşik cümleyi ve başka bir cümle ise iç içe birleşik cümleyi oluşturur.

Anahtar Kavram

Birleşik Cümle Yapısı ve Çeşitleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1960Soru

Türkiye'de kış mevsiminde yaşanan sıcaklık deği��imlerini inceleyen bir araştırmacı, harita üzerinde belirlediği üç farklı rota boyunca şu tespitleri yapmıştır:

* I. Rota (Mersin - Samsun): Yükseltileri benzer olan iki kıyı şehri arasında, güneyden kuzeye doğru gidildikçe sıcaklığın düzenli olarak azaldığı görülmüştür.
* II. Rota (İzmir - Afyonkarahisar): Yaklaşık aynı enlem üzerinde batıdan doğuya doğru hareket edildiğinde, sıcaklık değerlerinin belirgin şekilde düştüğü tespit edilmiştir.
* III. Rota (Trabzon - Erzurum): Kuzeyden güneye doğru seyahat edildiğinde, güneş ışınlarının düşme açısı büyümesine rağmen s��caklığın azaldığı gözlenmiştir.

Bu rotalardaki sıcaklık değişimleriyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. rotadaki durum, sıcaklık dağılışında enlem-sıcaklık ilişkisine çelişen bir durum oluşturur.

Cevap

III. rotadaki durum, sıcaklık dağılışında enlem-sıcaklık ilişkisine çelişen bir durum oluşturur.
Trabzon'dan Erzurum'a (kuzeyden güneye) gidildikçe enlem etkisine bağlı olarak güneş ışınlarının düşme açısı büyür ve sıcaklığın artması beklenir. Ancak Erzurum'un yükseltisinin Trabzon'a göre çok fazla olması ve karasal özellikler taşıması nedeniyle sıcaklık azalır. Bu durum, enlem-sıcaklık ilişkisine tamamen çelişir.

Adım Adım Çözüm

1
I. rotadaki sıcaklık değişimini analiz etme
Mersin'den Samsun'a doğru gidildiğinde sıcaklığın azalması enlem (matematiksel konum) etkisiyle uyumludur.
Her iki merkez de deniz kıyısindedir ve yükseltileri sıfırdır. Dolayısıyla aralarındaki sıcaklık farkının temel nedeni enlemdir.
2
II. rotadaki sıcaklık değişimini analiz etme
İzmir'den Afyonkarahisar'a doğru sıcaklığın azalması göreceli konum faktörleriyle (yükselti ve karasallık) açıklanır.
Aynı enlem üzerindeki noktalara güneş ışınları aynı açıyla geldiği için enlem sıcaklık farkında etkili değildir.
3
III. rotadaki sıcaklık değişimini analiz etme
Trabzon'dan Erzurum'a doğru (güneye) gidildikçe sıcaklığın azalması enlem-sıcaklık ilişkisine terstir (çelişir).
Normal şartlarda güneye gidildikçe sıcaklığın artması gerekirken, Erzurum'un yükseltisinin fazla olması ve karasallık nedeniyle sıcaklık azalmıştır.

Anahtar Kavram

Sıcaklığın dağılışını etkileyen faktörler (Enlem, yükselti, denizellik-karasallık ilişkisi)
ÖncekiSayfa 98 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin