Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Aşağıda felsefi düşüncenin bazı ayırt edici özellikleri ve bu özelliklere ait açıklamalar verilmiştir. Buna göre, özellikleri doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Dünya'nın eksen eğikliği ve yıllık hareketine bağlı olarak farklı enlemlerde Güneş ışınlarının düşme açıları ve gece-gündüz süreleri yıl boyunca değişim gösterir.
Buna göre, aşağıda solstis (gün dönümü) tarihlerinde verilen enlemler ile bu enlemlerde gerçekleşen coğrafi özellikleri doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Fiziki coğrafyanın alt dalları, yeryüzündeki doğal olayları ve süreçleri incelerken çeşitli yardımcı bilim dallarının verilerinden ve yöntemlerinden yararlanır.
Aşağıda verilen coğrafi araştırma konularını, bu araştırmalarda doğrudan yararlanılan yardımcı bilim dallarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bir heykeltıraşın heykel yapabilmesi için hem işleyeceği bir mermer bloğa (malzeme) hem de bu mermere vereceği biçimi tasarlayan zihinsel gücüne (form) ihtiyacı vardır. Yalnızca mermerin varlığı bir heykel oluşturmaya yetmeyeceği gibi, malzemenin olmadığı durumlarda sadece heykel fikri de somut bir sanat eseri ortaya koyamaz.
Buna göre, parçadaki heykeltıraş benzetmesi bilgi felsefesindeki görüşlerden hangisinin bilgi edinme sürecine dair yaklaşımını örneklendirir?
Aşağıda yeryüzünde nüfusun dağılışını etkileyen faktörlere bağlı olarak şekillenen bazı bölgeler ve bu bölgelerin nüfus özellikleri verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki bölgeleri sağ sütundaki nüfus özellikleri ve bunun temel nedenleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Yükseltisi olan bir merkezin gerçek sıcaklığı olarak ölçülmüştür.
Buna göre, bu merkezin deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı kaç 'dir?
Bir fotoğraf makinesinin net bir görüntü kaydedebilmesi için hem dış dünyadan gelen ��şığa hem de bu ışığı toplayıp işleyecek dahili bir mercek ve sensör sistemine ihtiyacı vardır. Karanlık bir odada ışık olmadan makinenin mekanizması tek başına hiçbir şey kaydedemez; diğer yandan, makine olmadan boşluğa yayılan ışık dalgaları da bir fotoğraf karesi oluşturamaz.
Bu benzetmede dile getirilen durum, bilgi felsefesindeki aşağıdaki yaklaşımlardan hangisinin bilgi edinme sürecine dair görüşünü destekler?
Hegel'e göre evrensel ruh (Geist) durağan bir töz değil; sürekli bir oluş, dinamik bir kendini gerçekleştirme sürecidir. Geist, başlangıçta kendi içine kapalı saf bir potansiyel iken, doğada kendi özüne yabancılaşarak maddi ve nesnel bir biçim kazanır. Ancak bu maddi aşama nihai hedef değildir; Geist, insan bilincinde, kültürde ve felsefede kendi özünün farkına vararak kendine geri döner. Dolayısıyla doğadaki her nesne, tinsel olanın kendini dışsallaştırmasının geçici bir uğrağından ibarettir. Bu parçadan hareketle idealist felsefenin varlığa yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Hakan, karşılaştığı ahlaki durumlarda ne yapacağına karar verirken ne tamamen dış etkenlerin rüzgarıyla savrulduğunu ne de mutlak bir başıboşluk içinde olduğunu düşünmektedir. Ona göre insan, aklını kullanıp bilgi birikimini artırdığı, karakterini eğittiği oranda kendi kararlarının efendisi olur ve eylemlerinde özgürleşir.
Hakan’ın bu düşünceleri, ahlaki eylemlerde özgürlük problemiyle ilgili hangi felsefi görüşü desteklemektedir?
Bilim İnsanı: "Biz laboratuvarda nöronların elektriksel aktivitelerini ve sinaptik bağların hafıza oluşumundaki rolünü inceliyoruz. 'Beyin bilgiyi nasıl depolar?' sorusuna olgusal ve denetlenebilir yanıtlar arıyoruz."
Filozof: "Yaptığınız araştırmalar zihnin maddi temellerini anlamamız açısından son derece ufuk açıcı. Ancak ben 'Bilginin kaynağı ve sınırı nedir?' ya da 'Zihin ile beden arasındaki ilişki ontolojik olarak nasıl temellendirilebilir?' diye soruyorum. Benim sorum, sizin doğrudan gözlemlediğiniz sinaptik bağların ötesinde, 'bilme' eyleminin kendisinin ne olduğunu ve kavramsal imkanını soruşturmaktadır."
Buna göre, filozofun sorularını bilim insanının sorularından ayıran temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
Aydınlanma çemberinin kutup noktalarından teğet geçtiği ekinoks tarihlerinde, yeryüzündeki tüm merkezler için ortak olarak gerçekleşen durum aşağıdakilerden hangisidir?
İnsanın bilme yetisini sorgulayan felsefe tarihinde, bilginin kaynağını aklın soyutlama gücünde ya da deneyin sınırlarında arayan yaklaşımlara karşı güçlü bir muhalefet gelişmiştir. Bu muhalefetin Doğu dünyasındaki öncülerinden Gazali, aklın kendi sınırları içinde çelişkilere düştüğünü belirterek, hakikatin perdesinin ancak inançla temizlenmiş bir kalbe inen ilahi bir ışıkla (kalp gözü) aralanabileceğini savunur. Batı dünyasında ise Henri Bergson, zekanın maddeyi kontrol etmek amacıyla gerçekliği dondurup parçalara ayıran, statik ve mekânsal yapısını eleştirir. Bergson'a göre, evrenin özü olan sürekli akışı ve kesintisiz oluşu (süre) kavrayabilecek yegane güç, nesnesinin içine doğrudan nüfuz eden sezgidir.
Bu metindeki açıklamalardan hareketle, Gazali ve Henri Bergson’un bilgi felsefesindeki ortak yönelimi aşağıdakilerden hangisidir?
Yer kabuğunda meydana gelen tektonik kökenli depremlerin özelliklerini ve etkilerini inceleyen sismoloji biliminde birçok temel kavram kullanılmaktadır. Aşağıda sol sütunda verilen deprem bilimi terimlerini, sağ sütunda yer alan doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
(I) İnsan belleği, geçmişi bir kamera gibi eksiksiz ve değiştirmeden kaydeden pasif bir depo değildir. (II) Aksine, hatırlama süreci, geçmiş deneyimlerin zihinde her seferinde yeniden inşa edildiği aktif bir yapılandırma faaliyetidir. (III) Bellek araştırmalarında genellikle kelime listeleri, görsel uyaranlar veya yaşanmış kişisel olaylar gibi farklı deney araçları kullanılır. (IV) Kişi geçmişteki bir olayı hatırlarken o anki duygularından, edindiği yeni bilgilerden ve toplumsal beklentilerden etkilenerek anıyı farkında olmadan yeniden şekillendirir. (V) Bu durum, görgü tanıklarının ifadelerindeki tutarsızlıkların ya da sahte anıların ortaya çıkmas��nın temel psikolojik gerekçesidir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Aşağıdaki coğrafi bölgeleri, nüfus dağılışını belirleyen temel faktörler ve bu nüfuslanmanın özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Tarih yazımı, geçmişte meydana gelmiş olayların tarafsız bir dökümünü yapmaktan çok daha karmaşık bir zihinsel faaliyettir. Tarihçi, belgelerin sunduğu ham verileri seçerken, düzenlerken ve anlamlandırırken kaçınılmaz olarak kendi çağının değer yargılarını, kavramsal araçlarını ve ideolojik konumunu işe koşar. Bu durum, tarihin geçmişin eksiksiz ve değişmez bir kopyası olduğu yönündeki yaygın inancı sarsmaktadır. Geçmiş, kendi başına dilsizdir; ona ses veren, olaylar arasında neden-sonuç ilişkileri kurarak bir 'anlatı' inşa eden tarihçinin kendisidir. Dolayısıyla her tarihsel metin, geçmişe ait gerçeklik kırıntılarından hareketle inşa edilmiş, yazarının bakış açısıyla sınırlı birer yeniden kurgulamadır. Bu kurgusallık, tarihin bir bilim olmadığı anlamına gelmez; aksine onun, insan elinden çıkma bir inşa süreci olduğunu ve her neslin geçmişi kendi soruları ışığında yeniden yazmak zorunda olduğunu gösterir. Geçmişin bilgisi, durağan bir miras değil, şimdiki zaman ile geçmiş arasındaki kesintisiz ve dinamik bir diyalogdur.
Bu parçada vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Bir su arıtma cihazında filtre ömrü, kullanılan su miktarına göre kısalmaktadır. Yeni takılan bir filtrenin başlangıçtaki kapasitesi %100'dür. Cihazdan geçen her 120 litre su için filtrenin kapasitesi %8 azalmaktadır.
Filtre kapasitesi %30'un altına düştüğünde arıtma kalitesi yetersiz hale gelmekte ve filtrenin değiştirilmesi gerekmektedir.
Buna göre, filtrenin değiştirilmesine gerek kalmadan bu cihazdan filtrelenebilecek su miktarının (litre cinsinden) alabileceği değerleri ifade eden en geniş aralık aşağıdakilerden hangisidir?
Fitoremediasyon; ağır metaller, pestisitler ve petrol türevleri gibi çevresel kirleticilerin bitkiler kullanılarak topraktan veya sudan temizlenmesi yöntemidir. Geleneksel kimyasal ve fiziksel temizleme yöntemlerine göre oldukça düşük maliyetli ve çevre dostu bir alternatif sunan bu biyolojik teknik, ekosistemin doğal yapısını bozmadan kirleticileri zararsız hâle getirmeyi amaçlar. Bazı hiperakümülatör bitkiler, kökleri aracılığıyla bünyelerine aldıkları zararlı maddeleri yapraklarında depolayarak toprağı ıslah ederler. Ancak bu sürecin en büyük sınırlılığı, bitki büyüme hızına bağlı olarak temizleme işleminin uzun yıllar alabilmesidir. Ayrıca kirleticilerin bitki tarafından emildikten sonra besin zincirine karışmasını önlemek için bu bitkilerin hasat edilip kontrollü bir şekilde bertaraf edilmesi gerekmektedir.
Bu parçada fitoremediasyon yöntemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Müzik, genellikle seslerin ritmik ve melodik bir düzen içinde bir araya gelmesiyle tanımlanır; ancak bu yaygın tanım, sanatsal üretimin en kurucu ögelerinden birini, yani sessizliği (es) göz ardı eder. Bir müzik yapıtındaki sessizlik anları, yalnızca ses perdeleri arasında kalan pasif ve durağan boşluklar ya da teknik birer geçiş koridoru olarak görülmemelidir. Aksine sessizlik, sesin sınırlarını belirginleştiren, ona dramatik gerilimini ve biçimsel derinliğini kazandıran aktif bir yapı taşıdır. Besteci, notaların arasına yerleştirdiği eslerle dinleyiciye zihinsel bir dinlenme alanı sunmayı amaçlamaz; tam tersine, zihinde bir önceki tınının yankısını canlı tutarken bir sonrakine yönelik estetik beklentiyi inşa eder. Dolayısıyla müzikte sessizlik, fiziksel olarak sesin yokluğu anlamına gelse de işlevsel açıdan sesin anlam kazanmasını ve duygu yüklenmesini sağlayan kurucu ve yönlendirici bir varoluş biçimidir. Notaların kendi başlarına taşımakta zorlanacağı estetik ağırlık, sessizlikle kurulan bu diyalektik karşıtlık sayesinde dinleyicinin algı dünyasında somutlaşarak anlam kazanır.
Bu parçadan hareketle, 'Müzikal yapıtlardaki sessizlik, seslerin dinleyici zihninde estetik bir anlam kazanmasını sağlayan aktif ve belirleyici bir unsurdur.' yargısı doğrudur.
Bir kırtasiyeci, özdeş defterler ile özdeş kalem kutularını genişliği sabit olan boş bir rafa yan yana dizecektir. Defterlerin her birinin kalınlığı, kalem kutusunun kalınlığından daha fazladır.
Kırtasiyeci;
- Bu rafa 8 defter ve 6 kalem kutusunu aralarında boşluk kalmayacak biçimde dizdiğinde rafta boş yer kalıyor.
- Aynı rafa 5 defter ve 12 kalem kutusunu aralarında boşluk kalmayacak biçimde dizdiğinde ise rafta boş yer kalıyor.
Buna göre, bu rafın genişliği kaç cm'dir?