Romatoloji

414 questions

Question 241Question

Proksimal kas güçsüzlüğü şikayetiyle getirilen bir çocukta, el sırtındaki metakarpofalangeal ve interfalangeal eklemler üzerinde saptanan simetrik, morumsu-eritematöz ve atrofik papüller aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gottron papülleri

Answer

Gottron papülleri
Gottron papülleri, juvenil dermatomiyozitli (JDM) hastalarda metakarpofalangeal, proksimal interfalangeal ve distal interfalangeal eklemlerin dorsal yüzeylerinde görülen simetrik, morumsu-eritematöz ve zamanla atrofiye uğrayan papüllerdir. Bu bulgu JDM için patognomonik (hastalığa özgü) kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada proksimal kas güçsüzlüğü (JDM göstergesi) ve el eklemleri üzerinde spesifik papüller bulunmaktadır.
Juvenil dermatomiyozit proksimal miyopati ve karakteristik deri bulguları ile seyreder.
2
Döküntünün anatomik yerleşimini değerlendir.
Metakarpofalangeal ve interfalangeal eklemlerin dorsal yüzeyi Gottron papülleri için tipik lokalizasyondur.
Dermatomiyozitte döküntülerin yerleşimi tanısal öneme sahiptir.
3
Patognomonik terminolojiyi doğrula.
El küçük eklemleri üzerindeki bu atrofik eritematöz papüllerin adı Gottron papülleridir.
Tıbbi literatürde bu spesifik bulgu bu isimle tanımlanmıştır.

Key Concept

Juvenil dermatomiyozitin patognomonik deri bulgusu olan Gottron papüllerinin tanınması.
Estimated Time:45s
Question 242Question

10 yaşında bir erkek çocuk, özellikle futbol antrenmanları sonrası belirginleşen diz ve ayak bileği ağrısı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünde ağrıların dinlenmekle geçtiği, sabahları tutukluk yaşamadığı ve sistemik bir şikayetinin olmadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde eklemlerde efüzyon, ısı artışı veya kızarıklık saptanmıyor. Yapılan eklem muayenesinde; her iki dirseğin 1515^\circ hiperekstansiyona gelebildiği, her iki dizin 1212^\circ hiperekstansiyona geldiği, her iki el 5. parmağının pasif olarak 100100^\circ hiperekstansiyona geldiği, her iki başparmağın pasif olarak ön kola değdirilebildiği ve dizleri tam ekstansiyondayken avuç içlerini yere tam olarak değdirebildiği gözleniyor.

Bu çocuktaki klinik tablo ve fizik muayene bulguları birlikte değerlendirildiğinde, en olası tanı ve hesaplanan Beighton skoru aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Benign hipermobilite sendromu, Beighton skoru 9

Answer

Benign hipermobilite sendromu, Beighton skoru 9
Vakada sunulan çocukta ağrının fiziksel aktivite (futbol antrenmanı) sonrası ortaya çıkması ve istirahatle düzelmesi mekanik bir ağrıyı düşündürür. Fizik muayenede her iki 5. parmak ekstansiyonu (>90>90^\circ), başparmakların ön kola değmesi, dirsek ve dizlerin 1010^\circ üzerinde hiperekstansiyonu (her biri bilateral 2'şer puan) ve avuç içlerinin yere değmesi (1 puan) toplamda 9 puanlık bir Beighton skoru oluşturur. Bu tablo Benign Hipermobilite Sendromu için tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Ağrı karakterini analiz et
Aktivite ile artan, dinlenmekle geçen mekanik karakterli ağrı
Mekanik ve inflamatuar ağrı ayrımı tanı için ilk adımdır.
2
Beighton kriterlerini hesapla
5. parmak (2) + Başparmak (2) + Dirsek (2) + Diz (2) + Gövde (1) = 9 puan
Eklemlerdeki hipermobilite derecesini objektif olarak belirlemek gerekir.
3
Klinik sentez yap
Hipermobiliteye bağlı mekanik kas iskelet ağrısı tanısı
Yüksek Beighton skoru ve mekanik ağrı birlikteliği tanıyı koydurur.

Key Concept

Beighton Skorlaması ve Mekanik Ağrı Ayrımı

Practice More

Beighton skorunun hangi puanın üzerinde (genellikle çocuklarda 6\geq 6 veya 5\geq 5) anlamlı kabul edildiğini tekrar ediniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 243Question

6 yaşında erkek çocuk, 1212 saattir süren ani başlangıçlı tek taraflı skrotal ağrı, şişlik ve kızarıklık şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde son bir yıldır 232-3 ayda bir tekrarlayan, yaklaşık 22 gün süren ateş ve karın ağrısı atakları olduğu, bu atakların kendiliğinden düzeldiği öğreniliyor. Aile öyküsünde amcasında M694VM694V homozigot mutasyonu ve buna bağlı amiloidoz tanısı mevcut olan bu hastadaki skrotal bulguların en olası nedeni ve hastalık seyrinde gelişebilecek en ciddi komplikasyon aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Tunika vajinalisin akut inflamasyonu - AAAA tipi amiloidoz

Answer

Skrotal bulguların en olası nedeni tunika vajinalisin akut inflamasyonu, en ciddi komplikasyon ise AA tipi amiloidozdur.
Hastanın öyküsündeki tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları, peritoniit (serozit) ile karakterize Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısını koydurur. Testisleri çevreleyen tunika vajinalis de seröz bir zar olduğu için, bu zarın inflamasyonu 'akut skrotum' tablosuna yol açar. FMF'in en korkulan ve yaşamı tehdit eden komplikasyonu ise süregelen inflamasyona bağlı gelişen ikincil (AAAA) amiloidozdur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunun (tekrarlayan ateş, karın ağrısı ve akut skrotum) analizi.
Bulgular Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) ile uyumlu bir serozit atağını göstermektedir.
Tunika vajinalis peritonun bir uzantısı olup, FMF atakları sırasında inflamasyona uğrayarak akut skrotum tablosuna yol açabilir.
2
Aile öyküsü ve genetik risk faktörlerinin değerlendirilmesi.
Amcadaki M694VM694V homozigotluğu hastadaki tanıyı destekler ve yüksek komplikasyon riskine işaret eder.
M694VM694V mutasyonu en ağır klinik seyir ve amiloidoz riski ile ilişkilidir.
3
Hastalığın uzun dönem prognozunun belirlenmesi.
En ciddi komplikasyonun ikincil (AAAA) amiloidoz olduğu saptanır.
Tedavi edilmeyen veya subklinik inflamasyonu devam eden hastalarda SAASAA proteini birikimi organ yetmezliğine yol açar.

Key Concept

Ailevi Akdeniz Ateşi'nde (FMF) tunika vajinalis tutulumu (akut skrotum) bir serozit bulgusudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 244Question

2424 aylık bir kız çocuk, son 88 haftadır sol dizinde şişlik, hareket kısıtlılığı ve özellikle sabahları daha belirgin olan topallama şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede sol dizde efüzyon ve hareket kısıtlılığı saptanırken, diğer eklemlerin muayenesi normal bulunuyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde antinükleer antikor (ANA) pozitif (1/3201/320, granüler), romatoid faktör (RF) negatif saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve komplikasyonların önlenmesi amacıyla yapılması gereken en uygun izlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler JİA - 33 ayda bir yarık lamba muayenesi

Answer

Oligoartiküler JİA tanısı konulmalı ve üveit riski nedeniyle 3 ayda bir yarık lamba muayenesi ile izlenmelidir.
Hastanın klinik tablosu (2 yaş, kız çocuk, tek eklem tutulumu, >6 hafta süre) klasik oligoartiküler JİA ile uyumludur. Bu grupta ANA pozitifliği saptanması, hastayı görme kaybına yol açabilen asemptomatik kronik üveit açısından en yüksek risk grubuna sokar. Amerikan Pediatri Akademisi ve romatoloji kılavuzları, bu özelliklere sahip (küçük yaş, oligo/poliartiküler tip, ANA+) hastaların her 3 ayda bir yarık lamba (slit-lamp) muayenesi ile taranmasını önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları kriterlere göre değerlendir
Hasta 1616 yaşından küçük, artrit 66 haftadan uzun sürmüş ve tutulan eklem sayısı 44 veya daha azdır (11 eklem).
ILAR kriterlerine göre Juvenil İdiopatik Artrit (JİA) alt tipini belirlemek için.
2
Risk faktörlerini analiz et
ANA pozitifliği saptandı.
ANA pozitifliği JİA hastalarında kronik iridosiklit (üveit) gelişimi için en önemli risk faktörüdür.
3
İzlem planı oluştur
Erken başlangıçlı oligoartiküler JİA ve ANA pozitifliği olan yüksek riskli grupta 33 ayda bir yarık lamba muayenesi planlanır.
Kronik üveit asemptomatiktir ve kalıcı görme kaybını önlemek için düzenli tarama hayati önem taşır.

Key Concept

Oligoartiküler JİA'da ANA pozitifliği, asemptomatik kronik üveit için yüksek risk faktörüdür ve 3 ayda bir göz taraması gerektirir.
Estimated Time:1m 30s
Question 245Question

M694V homozigot mutasyonu nedeniyle Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısı ile izlenen ve düzenli kolşisin tedavisi alan 9 yaşındaki kız hasta, son 3 haftadır devam eden, özellikle baldırlarında belirgin olan şiddetli kas ağrısı, halsizlik ve aralıklı ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 130/85 mmHg (yaşına göre >95. persentil) ölçülüyor. Alt ekstremitelerde livedo reticularis görünümü ve gastroknemius kaslarında palpasyonla hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde eritrosit sedimantasyon hızı 85 mm/saat, CRP 65 mg/L olarak bulunuyor. İdrar tetkikinde mikroskobik hematüri mevcut ancak proteinüri saptanmıyor.

Bu klinik tablo ve FMF birlikteliği göz önüne alındığında, hastada gelişmesi en muhtemel patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Poliarteritis Nodosa (PAN)

Answer

Poliarteritis Nodosa (PAN)
Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) hastalarında vaskülit görülme sıklığı artmıştır. Özellikle Poliarteritis Nodosa (PAN) ve Henoch-Schönlein Purpurası (HSP) sık görülür. Sorudaki vakada 3 haftadır süren (uzamış) semptomlar, 'livedo reticularis', şiddetli 'myalji' (özellikle baldır ağrısı PAN için tipiktir), 'hipertansiyon' (renovasküler tutulum) ve yüksek akut faz yanıtı klasik bir PAN tablosunu işaret etmektedir. FMF hastalarında gelişen PAN, klasik PAN'a göre daha genç yaşta görülür ve prognozu genellikle daha iyidir. M694V homozigotluğu hem ağır FMF seyri hem de vaskülit gelişimi için risk faktörüdür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
M694V homozigot FMF hastasında 3 haftadır süren (uzamış) semptomlar, şiddetli myalji, livedo reticularis ve hipertansiyon var.
Bu bulgular klasik kısa süreli (1-3 gün) FMF atağı ile uyumlu değildir, bir komplikasyon veya eşlik eden hastalık düşünülmelidir.
2
Amiloidozu değerlendir
İdrarda proteinüri yok.
Amiloidozun ilk ve en önemli bulgusu proteinüridir. Proteinüri yokluğu amiloidoz tanısını bu aşamada uzaklaştırır.
3
FMF ile ilişkili vaskülitleri hatırla
FMF hastalarında Poliarteritis Nodosa (PAN) ve Henoch-Schönlein Purpurası (HSP) sıklığı artmıştır.
Özellikle M694V mutasyonu olanlarda PAN riski daha yüksektir.
4
Bulguları vaskülit tipleriyle eşleştir
Myalji, hipertansiyon (böbrek damar tutulumu), livedo reticularis PAN lehinedir. HSP'de tipik purpura beklenirdi.
FMF zemininde gelişen PAN, klasik PAN'a göre daha iyi prognozludur ancak bu klinik tablo tipiktir.

Key Concept

FMF hastalarında uzamış ateş, bacak ağrısı (myalji) ve hipertansiyon varlığında, en sık eşlik eden vaskülitlerden biri olan Poliarteritis Nodosa (PAN) düşünülmelidir.
Question 246Question

88 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 22 ayda bir tekrarlayan, 232-3 gün süren yüksek ateş ve bıçak saplanır tarzda karın ağrısı şikayetleriyle getiriliyor. Atak sırasında yapılan fizik muayenesinde batında yaygın hassasiyet, defans ve rebound saptanıyor. Hastanın babasında da benzer şikayetler olduğu ve günlük kolşisin kullandığı öğreniliyor. Bu hastanın tanısında kullanılan Tel-Hashomer kriterlerine göre aşağıdakilerden hangisi 'majör kriter' kapsamındadır?

Show answer & explanation

Answer: Tekrarlayan ateşle birlikte görülen tipik peritonit atakları

Answer

Tekrarlayan ateşle birlikte görülen tipik peritonit atakları
Ailevi Akdeniz Ateşi tanısında en yaygın kullanılan Tel-Hashomer kriterlerine göre; tekrarlayan febril serozit atakları (peritonit, plörit, sinovit), AA tipi amiloidoz ve kolşisin tedavisine tam yanıt majör kriterlerdir. Hastada görülen tipik peritonit tablosu bu sınıflamada majör kriter olarak değerlendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Hastada tekrarlayan ateş ve akut batın (peritonit) bulguları mevcut.
Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısı için klinik seyir ve atak özellikleri temeldir.
2
Tanı kriterlerini (Tel-Hashomer) uygulama
Tipik peritonit, plörit ve sinovit atakları majör kriterler arasındadır.
Standardize edilmiş Tel-Hashomer seti majör ve minör kriterlere dayanır.
3
Seçenekleri kriter kategorilerine göre ayırma
Peritonit majör; erizipel benzeri eritem, aile öyküsü ve sadece ateşle seyreden ataklar minördür.
Hastalığın kesin tanısı için majör ve minör kriterlerin sayısına bakılır.

Key Concept

FMF Tel-Hashomer Tanı Kriterleri
Question 247Question

88 yaşında bir kız çocuk, son 33 aydır sol dizinde ve sağ dirseğinde (toplam 22 eklem) olan şişlik ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Sabahları yaklaşık 3030 dakika süren eklem sertliği tanımlanan hastanın fizik muayenesinde eklemlerde aktif sinovit bulguları saptanıyor, ancak ateş, döküntü veya geçirilmiş enfeksiyon öyküsü bulunmuyor. Laboratuvar incelemesinde ANA pozitif (1/1601/160 benekli patern), RF negatif, eritrosit sedimentasyon hızı (ESH): 3838 mm/saat ve CRP: 1,21,2 mg/dL (N: <0,5<0,5) saptanıyor. Bu çocuk için en olası tanı ve kronik asemptomatik üveit gelişimi açısından önerilmesi gereken biyomikroskobik göz muayenesi sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler JIA - 66 ayda bir

Answer

Oligoartiküler JIA tanısı alan ve başlangıç yaşı 88 olan ANA pozitif hastada üveit taraması 66 ayda bir yapılmalıdır.
Oligoartiküler JIA tanısı alan hastada, ANA pozitifliği ve hastalığın başlangıç yaşının 66 yaşından büyük (88 yaş) olması, hastayı üveit açısından orta risk grubuna dahil eder. AAP (Amerikan Pediatri Akademisi) güncel kılavuzlarına göre bu gruptaki hastaların her 66 ayda bir biyomikroskobik (yarık lamba) göz muayenesi ile taranması gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve semptom süresini değerlendir.
33 aydır (1212 hafta) devam eden artrit, JIA için gereken >6> 6 hafta kriterini karşılamaktadır.
JIA tanısı için artritin 1616 yaşından önce başlaması ve en az 66 hafta sürmesi şarttır.
2
Tutulan eklem sayısını belirle.
22 eklem tutulumu (sol diz, sağ dirsek) saptandı.
Hastalığın ilk 66 ayında 44 veya daha az eklem tutulması 'Oligoartiküler JIA' olarak sınıflandırılır.
3
Üveit risk grubunu sınıflandır.
Hasta ANA (+) ve başlangıç yaşı 88 (>6> 6 yaş) olduğu için 'Orta Risk' grubundadır.
AAP kılavuzuna göre ANA (+) ve başlangıç yaşı 6\leq 6 olanlar yüksek risk, >6> 6 olanlar ise orta risk grubuna girer.
4
Risk grubuna göre muayene sıklığını belirle.
Orta riskli hasta için 66 ayda bir biyomikroskobik göz muayenesi önerilir.
Kronik asemptomatik üveit, kalıcı görme kaybına yol açabileceği için risk grubuna göre düzenli tarama hayati önem taşır.

Key Concept

Juvenil İdiopatik Artrit'te (JIA) üveit tarama sıklığı; ANA durumu, hastalığın başlangıç yaşı ve süresine göre belirlenir.

Alternative Method

Üveit riskini belirlerken 'ANA pozitifliği + Küçük yaş = Sık takip' formülü akılda tutulabilir; yaş büyüdükçe veya ANA negatifleştikçe takip aralığı uzar.
Estimated Time:1m 30s
Question 248Question

16 yaşındaki kız hasta; son günlerde belirginleşen huzursuzluk, halüsinasyon görme ve zaman-mekan oryantasyonunda bozulma şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Yakınlarından alınan bilgide, hastanın son 44 aydır güneş maruziyeti sonrası yüzünde döküntü oluştuğu ve ağız içinde ağrısız yaralar çıktığı öğreniliyor. Fizik muayenede; konfüzyon tablosundaki hastanın malar bölgesinde nazolabial olukları koruyan eritemli döküntü ve damak yerleşimli ülseratif lezyonlar saptanıyor. Laboratuvar testlerinde hemoglobin 10.510.5 g/dL, lökosit 3,2003,200/mm³, trombosit 145,000145,000/mm³, tam idrar tetkikinde proteinüri (++++) ve mikroskobik hematüri, ANA pozitif (1:6401:640) ve anti-dsDNA pozitif saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sistemik Lupus Eritematozus

Answer

Sistemik Lupus Eritematozus
Vakadaki hasta, Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) için tipik olan multisistemik bir tablo sergilemektedir. Malar döküntü, ağrısız oral ülserler ve lökopeni klinik kriterleri oluştururken; psikoz nöropsikiyatrik tutulumun, proteinüri ve hematüri ise renal tutulumun göstergesidir. ANA giriş kriteri pozitifliği ile birlikte anti-dsDNA pozitifliği tanıyı kesinleştirir. Pediatrik grupta nöropsikiyatrik tutulum yetişkinlere göre daha sık ve bazen ilk başvuru bulgusu olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Malar döküntü (akut kutanöz), oral ülser, psikoz (nöropsikiyatrik), lökopeni (hematolojik) ve nefrit bulguları saptandı.
Multisistemik bir hastalık tablosunun varlığını belirlemek için tüm sistemler değerlendirilmelidir.
2
İmmünolojik verilerin değerlendirilmesi
ANA ve anti-dsDNA pozitifliği saptandı.
SLE tanısında immünolojik kriterlerin varlığı tanısal skorlama için kritiktir.
3
Tanı kriterlerinin (EULAR/ACR 2019) uygulanması
Hasta ANA pozitifliği giriş kriterini sağlamakta ve klinik/immünolojik alanlardan toplamda 10 puanın çok üzerinde skor almaktadır.
Sistematik tanı kriterleri kullanılarak kesin tanıya ulaşılır.

Key Concept

Pediatrik SLE tanısında multisistemik tutulum (cilt, mukoza, santral sinir sistemi, hematolojik ve renal) ile ANA ve anti-dsDNA gibi spesifik serolojik göstergelerin birleşimi esastır.
Estimated Time:1m 30s
Question 249Question

Vaskülitler, etkiledikleri damarların çapına göre büyük, orta ve küçük damar vaskülitleri olarak sınıflandırılmaktadır. Buna göre, çocukluk çağında görülen aşağıdaki vaskülitlerden hangisi orta çaplı damarları (musküler arterler) primer olarak tutan bir hastalıktır?

Show answer & explanation

Answer: Poliarteritis nodosa (PAN)

Answer

Poliarteritis nodosa (PAN), orta çaplı damarları tutan vaskülitler grubunda yer almaktadır.
Poliarteritis nodosa (PAN), orta çaplı musküler arterleri (örneğin renal arter, mezenter arter) tutan, mikroanevrizma oluşumu ve iskemi ile seyreden klasik bir orta damar vaskülitidir. Çocukluk çağında Takayasu (büyük) ve ANCA ilişkili vaskülitlerden (küçük) bu özelliği ile ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Vaskülit sınıflama kriterlerinin hatırlanması
Vaskülitler; büyük (aorta ve dalları), orta (ana organ arterleri) ve küçük (arteriyol, kapiller) damar tutulumuna göre ayrılır.
Hastalıkların klinik ve patolojik özelliklerini ayırt etmek için temel sınıflama bilgisidir.
2
Seçeneklerdeki hastalıkların damar çapı eşleşmesinin yapılması
Takayasu: Büyük; PAN: Orta; MPA, GPA ve HSP: Küçük damar vaskülitidir.
Soruda istenen 'orta çaplı damar' kategorisine giren seçeneği belirlemek için gereklidir.

Key Concept

Vaskülitlerin damar çapına göre Chapel Hill sınıflaması.

Practice More

Büyük damar vasküliti (Takayasu) ve orta damar vasküliti (PAN) arasındaki en önemli fark olan nabız muayenesi bulgularını tekrar ediniz.
Estimated Time:45s
Question 250Question

88 yaşında bir çocuk; bacaklarında palpabl purpurik döküntüler, karın ağrısı ve idrarında kan fark edilmesi üzerine hastaneye başvuruyor. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde ve kalçada simetrik purpurik lezyonlar ile her iki dizde şişlik saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde mikroskobik hematüri ve hafif proteinüri saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada, aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin saptanması Henoch-Schönlein purpurası (IgAIgA vasküliti) tanısından öncelikle uzaklaşılmasına neden olur?

Show answer & explanation

Answer: Düşük serum C3C3 düzeyi

Answer

Henoch-Schönlein purpurasında kompleman (C3C3 ve C4C4) düzeyleri tipik olarak normaldir; bu nedenle düşük serum C3C3 düzeyi saptanması tanıdan uzaklaştırır.
Henoch-Schönlein purpurasında (IgA vasküliti) kompleman sistemi aktivasyonu klasik yoldan ziyade alternatif yolla (IgA üzerinden) gerçekleşir ve serum kompleman düzeyleri (C3C3, C4C4) tipik olarak normal sınırlarda kalır. Eğer hastada düşük serum C3C3 düzeyi saptanıyorsa, öncelikle poststreptokokal glomerulonefrit (PSGN), sistemik lupus eritematozus (SLE) veya membranoproliferatif glomerulonefrit gibi kompleman tüketen patolojiler düşünülmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları (purpura, artrit, karın ağrısı, nefrit) analiz et.
Klasik Henoch-Schönlein purpurası (HSP) tetradı ve renal tutulum saptandı.
HSP'nin klinik prezentasyonunu doğrulamak için gereklidir.
2
HSP'deki tipik laboratuvar özelliklerini gözden geçir.
Trombosit sayısının normal olması ve kompleman düzeylerinin korunması gerektiği hatırlandı.
Ayırıcı tanıda en kritik laboratuvar ipuçlarını belirlemek için gereklidir.
3
Düşük kompleman düzeyinin ne anlama geldiğini değerlendir.
Düşük C3C3, PSGN veya SLE gibi kompleman tüketen diğer nefritik tabloları gösterir.
HSP'de kompleman düzeylerinin normal olması tanısal bir kuraldır.

Key Concept

HSP (IgA vasküliti), kompleman düzeylerinin (C3C3, C4C4) normal olduğu, non-trombositopenik, küçük damar vaskülitidir.

Alternative Method

Ayırıcı tanıda 'düşük kompleman' (hipokomplemanemi) ile seyreden nefritik tabloları (PSGN, SLE, MPGN) hatırlayarak, bu listenin dışında kalan HSP'de komplemanın normal olması gerektiğini bulabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 251Question

11 yaşında bir kız hasta; parmak uçlarında soğukla tetiklenen renk değişikliği ve el cildinde gerginlik yakınmalarıyla başvuruyor. Fizik muayenede el sırtından başlayıp el bileğini geçerek ön kola uzanan, parmakla sıkıştırılamayan sert ve parlak cilt görünümü saptanıyor. Bu klinik tabloya göre Juvenil Sistemik Skleroz (jSScjSSc) tanısı için EULAR/PRESEULAR/PRES sınıflandırma kriterlerine göre aşağıdakilerden hangisi majör kriter olarak kabul edilmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Metakarpofalangeal eklemlerin proksimaline uzanan cilt kalınlaşması

Answer

Metakarpofalangeal eklemlerin proksimaline uzanan cilt kalınlaşması
Juvenil Sistemik Skleroz (jSSc) tanısı için kullanılan EULAR/PRES kriterlerine göre, proksimal skleroderma (metakarpofalangeal veya metatarsofalangeal eklemlerin proksimalindeki deri kalınlaşması) tek başına majör kriterdir. Bu kriterin varlığına ek olarak en az 2 minör kriterin bulunması tanı için gereklidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını (Raynaud, proksimal cilt sertliği, yutma güçlüğü) değerlendir
Bulgular Juvenil Sistemik Skleroz (jSSc) ile uyumlu saptandı.
Tanısal yaklaşım için klinik şüphe oluşturulmalıdır.
2
EULAR/PRES jSSc sınıflandırma kriterlerini hatırla
Sınıflandırma 1 majör ve 9 minör kriterden oluşmaktadır.
Tanı kriterlerinin hiyerarşisini belirlemek gerekir.
3
Seçenekler arasından majör kriteri ayırt et
Proksimal skleroderma (MCP eklemlerin proksimalindeki deri sertliği) majör kriterdir.
Majör kriter tanıyı koydurmada belirleyici temel unsurdur.

Key Concept

Juvenil Sistemik Skleroz (jSSc) EULAR/PRES Tanı Kriterleri
Estimated Time:1m 30s
Question 252Question

1313 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 44 aydır devam eden sağ kalça ve sol dizde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden sabahları daha belirgin olan ve egzersizle azalan bel ağrısı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde bilateral Achilles tendonu insersiyosunda hassasiyet saptanıyor. Modifiye Schober testi ile ölçülen lumbosakral fleksiyon artışı 33 cm (normal: >5>5 cm) olarak bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde HLAB27HLA-B27 pozitif, CRPCRP yüksek, RFRF ve ANAANA negatif saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı olan entesit ile ilişkili artrit (ERA) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: ILAR sınıflama kriterlerine göre kesin tanı için sakroiliak eklem grafisinde evre II veya üzeri sakroiliit saptanması zorunlu bir kriterdir.

Answer

ILAR sınıflama kriterlerine göre kesin tanı için sakroiliak eklem grafisinde evre II veya üzeri sakroiliit saptanması zorunlu bir kriterdir.
Doğru ifade olan 'sakroiliak eklem grafisinde evre II veya üzeri sakroiliit saptanmasının zorunlu olduğu' bilgisi yanlıştır; çünkü ILAR kriterlerine göre ERA tanısı klinik bulgularla (artrit, entesit, HLA-B27 pozitifliği, aile öyküsü, akut anterior üveit gibi) konulabilen bir kategoridir. Radyolojik sakroiliit genellikle hastalığın ilerleyen evrelerinde ortaya çıkar ve tanı için ön koşul değildir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et.
13 yaşında erkek, alt ekstremite asimetrik artriti, entesit (Achilles), inflamatuar bel ağrısı (Schober kısıtlılığı) ve HLA-B27 pozitifliği saptandı.
Bu tablo ILAR kriterlerine göre Entesit ile İlişkili Artrit (ERA) kategorisi ile tam uyumludur.
2
ERA'nın tanı kriterlerini (ILAR) gözden geçir.
Artrit + Entesit varlığı veya Artrit/Entesit + 2 ek kriter (HLA-B27, SI hassasiyeti, aile öyküsü, AAU, erkek > 6 yaş) tanı koydurur.
Radyolojik sakroiliit ERA için yardımcı bir bulgu olsa da sınıflama için 'zorunlu' bir kriter değildir.
3
Tedavi ve prognoz özelliklerini değerlendir.
Sülfasalazin periferik tutulumda etkili ancak aksiyel tutulumda yetersizdir. Kalça tutulumu kötü prognostik göstergedir.
Bu bilgiler pediatrik romatolojide SpA yönetimi için kritik ayırıcı detaylardır.

Key Concept

Entesit ile İlişkili Artrit (ERA) sınıflama kriterlerinde radyolojik sakroiliit varlığı zorunlu değildir; klinik kriterler tanı için yeterlidir.
Question 253Question

On yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık iki aydır sol dizinde fark edilen şişlik ve sağ topuk bölgesindeki ağrı nedeniyle çocuk romatoloji polikliniğine getiriliyor. Yapılan fizik muayenede sol dizde efüzyon ve hareket kısıtlılığı, sağ aşil tendonu yapışma yerinde (insersiyo) ise belirgin hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde eritrosit sedimentasyon hızı 4545 mm/saat ve C-reaktif protein 3.23.2 mg/dL (normal: <0.50.5) olarak bulunuyor. Hastada HLA-B 2727 testi pozitif saptanıyor.

ILAR (International League of Associations for Rheumatology) sınıflama kriterleri göz önüne alındığında, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entezit ilişkili artrit

Answer

Entezit ilişkili artrit
Hastanın 66 yaşından büyük bir erkek olması, asimetrik alt ekstremite artriti (sol diz) ile birlikte entezit (aşil tendiniti) kliniğinin bulunması ve HLA-B 2727 pozitifliği, ILAR sınıflama kriterlerine göre entezit ilişkili artrit tanısını doğrular. Bu tabloda artrit ve entezit bir arada bulunabileceği gibi, biri varken diğer kriterlerden en az ikisinin varlığı (HLA-B 2727 pozitifliği, 66 yaş üstü erkek, akut ön üveit vb.) tanısaldır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada asimetrik alt ekstremite artriti (sol diz) ve entezit (aşil tendiniti) mevcut.
Entezit ilişkili artrit (ERA) tanısı için temel klinik bileşenlerdir.
2
Demografik verileri ILAR kriterleri ile karşılaştır.
Hasta erkek ve başlangıç yaşı 66 yaşın üzerinde.
Bu özellikler ERA sınıflamasında destekleyici kriterler arasındadır.
3
Laboratuvar bulgularını değerlendir.
HLA-B 2727 pozitifliği saptandı.
Artrit veya entezite eşlik eden HLA-B 2727 pozitifliği tanıyı kesinleştirir.
4
Ayırıcı tanıları dışla.
Diğer JIA tipleri, septik artrit ve akut romatizmal ateş bulguları bu tabloyla tam örtüşmemektedir.
Entezit ve HLA-B 2727 birlikteliği ERA için karakteristiktir.

Key Concept

ILAR kriterlerine göre Juvenil İdiyopatik Artrit sınıflamasında Entezit İlişkili Artrit tanısı.
Estimated Time:1m 30s
Question 254Question

77 yaşında erkek çocuk; her iki dizinde ani başlayan ağrı, şişlik ve yürümede zorluk şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden yaklaşık 1010 gün önce ateşli bir boğaz ağrısı geçirdiği öğreniliyor. Yapılan fizik muayenede her iki dizde artrit saptanıyor. Hastanın klinik takibinin 2424. saatinde, kalça bölgesinde ve bacaklarının arka yüzünde simetrik yerleşimli, deri seviyesinden kabarık, basmakla solmayan purpurik döküntüler gelişiyor. Bu klinik tabloya göre, hastada Akut Romatizmal Ateş (ARA) yerine Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısını destekleyen en karakteristik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Döküntülerin palpabl purpura karakterinde olması

Answer

Döküntülerin palpabl purpura karakterinde olması
Henoch-Schönlein purpurası (HSP) tanısında en karakteristik ve zorunlu bulgu, trombosit sayısı normal iken ortaya çıkan palpabl purpuradır. Hastaların yaklaşık %25'inde artrit veya karın ağrısı döküntüden önce başlayabilir, bu da başlangıçta Akut Romatizmal Ateş (ARA) ile karışmasına neden olabilir. Ancak palpabl purpuranın varlığı, non-spesifik döküntüleri olan ARA'dan kesin olarak ayrılmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada boğaz ağrısı sonrası gelişen artrit ve takibinde ortaya çıkan purpurik döküntüler mevcut.
Bu tablo hem Akut Romatizmal Ateş (ARA) hem de Henoch-Schönlein purpurası (HSP) ile uyumlu olabilir.
2
Döküntü morfolojisini değerlendir.
Döküntülerin deri seviyesinden kabarık (palpabl) ve basmakla solmayan karakterde olduğu belirtilmiştir.
HSP tanısı için EULAR/PRINTO kriterlerine göre palpabl purpura varlığı zorunludur.
3
Ayırıcı tanı kriterlerini karşılaştır.
ARA'da görülen döküntü tipik olarak 'eritema marjinatum'dur ve palpabl purpura görülmez.
HSP'yi ARA'dan ayıran en net klinik fark palpabl purpura varlığıdır.

Key Concept

Henoch-Schönlein purpurasında (IgA vasküliti) tanı için trombositopeni olmaksızın gelişen palpabl purpura zorunlu kriterdir ve artrit döküntüden önce başlayabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 255Question

1010 yaşında bir kız çocuk; son 33 haftadır giderek artan halsizlik, saçlarında dökülme ve el eklemlerinde ağrı şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede her iki yanakta malar bölgede güneş ışığıyla belirginleşen döküntü ve saçlı deride yer yer alopesi saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde tam kan sayımında lökopeni (3200/mm33200/mm^3) ve direkt Coombs testi pozitifliği belirleniyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek amacıyla bakılan aşağıdaki otoantikorlardan hangisi sistemik lupus eritematozus (SLE) için en yüksek özgüllüğe (spesifiteye) sahiptir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Smith (Sm) antikoru

Answer

Anti-Smith (Sm) antikoru, sistemik lupus eritematozus tanısında en yüksek özgüllüğe sahip olan laboratuvar bulgusudur.
Anti-Smith (Sm) antikoru, SLE tanısı alan hastaların sadece %20-30'unda pozitif olsa da, pozitifliği durumunda hastalık için %99'un üzerinde bir özgüllüğe (spesifiteye) sahiptir. Bu özelliği nedeniyle tanı kriterlerinde çok güçlü bir kanıt olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada malar rash, alopesi, artralji, lökopeni ve direkt Coombs pozitifliği saptanmıştır. Bu bulgular SLE tanı kriterlerini (ACR/SLICC) karşılamaktadır.
Vakadaki klinik ipuçlarını birleştirerek olası tanıyı belirlemek.
2
Laboratuvar testlerinin özgüllük karşılaştırması
ANA en duyarlı (%95-99) test iken, Anti-dsDNA ve Anti-Sm en özgül testlerdir.
Tanısal doğruluğu en yüksek olan testi seçmek.
3
En özgül antikorun seçilmesi
Anti-Smith (Sm) antikoru yaklaşık %99 özgüllükle SLE için 'landmark' (işaretçi) antikordur.
Literatürde en yüksek spesifiteye sahip olan markerı tanımlamak.

Key Concept

SLE tanısında Anti-Smith (Sm) antikorunun yüksek özgüllüğü.

Practice More

Anti-dsDNA antikorunun hastalık aktivitesi ve böbrek tutulumu (lupus nefriti) ile olan korelasyonunu gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 256Question

22 yaşında bir kız çocuk, 66 gündür düşmeyen 39,2C39,2^\circ\text{C} ateş, her iki gözde kanlanma ve gövdede yaygın döküntü şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede; eksüdasız bilateral konjonktival enjeksiyon, dilde papillalarda belirginleşme (çilek dili), dudaklarda kuruma ve çatlama, gövdede polimorf döküntü ve boynun sağ tarafında 2 cm2\text{ cm} çapında ağrısız, tek taraflı servikal lenfadenopati saptanıyor. Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 2 g/kg2\text{ g/kg} tek doz intravenöz immünglobulin (İVİG) ile yüksek doz aspirin başlanmalı ve canlı aşılar 1111 ay süreyle ertelenmelidir.

Answer

Hastaya 2 g/kg2\text{ g/kg} dozunda İVİG ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanmalı, İVİG tedavisinden sonra canlı aşı uygulaması 1111 ay ertelenmelidir.
Hastada 5 günden uzun süren ateşe eşlik eden non-pürülan konjonktivit, ağız mukozası değişiklikleri (çilek dili, çatlak dudaklar), polimorf döküntü ve servikal lenfadenopati mevcuttur. Bu tablo klasik Kawasaki hastalığı tanısı koydurur. Tanı anında koroner arter anevrizma riskini %25'ten %5'in altına düşüren İVİG (2 g/kg2\text{ g/kg}) ve anti-inflamatuar dozda aspirin başlanmalıdır. İVİG uygulaması pasif antikor geçişine neden olduğu için Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) ve suçiçeği gibi canlı aşıların uygulanması 1111 ay ertelenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların Kawasaki hastalığı tanı kriterleri açısından değerlendirilmesi.
55 günden uzun süren ateş + 44 ana kriter (konjonktivit, çilek dili/çatlak dudak, döküntü, servikal lenfadenopati) varlığı saptandı.
Kawasaki hastalığı tanısı klinik kriterlere dayanır.
2
Akut dönem tedavisinin belirlenmesi.
İVİG (2 g/kg2\text{ g/kg}) ve yüksek doz aspirin (80-100 mg/kg/gu¨n80\text{-}100\text{ mg/kg/gün}) planlandı.
Koroner arter anevrizma riskini azaltmak ve sistemik inflamasyonu baskılamak için standart yaklaşımdır.
3
Tedavi sonrası aşılama takviminin düzenlenmesi.
Canlı aşıların (KKK, suçiçeği) 1111 ay ertelenmesi gerektiği not edildi.
İVİG uygulanan hastalarda pasif antikorların canlı aşı viruslarının replikasyonunu ve immün yanıtı engellemesi.

Key Concept

Kawasaki Hastalığı Tanı ve Yönetimi
Estimated Time:1m 15s
Question 257Question

Çocukluk çağında sık görülen benign (selim) kas-iskelet sistemi ağrılarından biri olan 'büyüme ağrıları' için aşağıdakilerden hangisi beklenen bir klinik bulgu değildir?

Show answer & explanation

Answer: Sabahları belirgin olan ve 30 dakikadan uzun süren eklem sertliği

Answer

Sabahları belirgin olan ve 30 dakikadan uzun süren eklem sertliği, büyüme ağrılarında beklenen bir bulgu değildir; aksine inflamatuar bir patolojiyi düşündürür.
Doğru seçenek olan sabah sertliği ve hareket kısıtlılığı, inflamatuar romatizmal hastalıkların (özellikle Juvenil İdiyopatik Artrit) tipik göstergesidir. Büyüme ağrılarında çocuk gece ağrıyla uyanabilir ancak sabah kalktığında hiçbir şikayeti yoktur ve fiziksel aktivitesine normal şekilde devam eder.

Step-by-Step Solution

1
Büyüme ağrılarının (benign ağrılar) temel özelliklerini hatırla.
Bu ağrılar genellikle 3-12 yaş arası çocuklarda, akşam/gece saatlerinde, bilateral simetrik ve normal fizik muayene bulguları ile karakterizedir.
Tanının diğer ciddi durumlardan ayırt edilmesi için tipik özellikleri bilmek gerekir.
2
İnflamatuar ağrı bulgularını (JİA gibi) mekanik/benign ağrılarla karşılaştır.
İnflamatuar ağrılar sabah sertliği, eklem şişliği ve tek taraflı tutulum ile ilişkilidir.
Ayırıcı tanıda 'sabah sertliği' (morning stiffness) kritik bir ayrım noktasıdır.
3
Seçenekler arasında hangisinin inflamatuar sürece ait olduğunu belirle.
Sabahları görülen uzun süreli eklem sertliği inflamatuar bir bulgudur.
Büyüme ağrılarında çocuklar sabahları tamamen semptomsuzdur.

Key Concept

Büyüme ağrıları selimdir ve sabah sertliği içermez; sabah sertliği inflamatuar artritlerin (JİA) temel bulgusudur.
Estimated Time:45s
Question 258Question

55 yaşında bir erkek çocuk, bacaklarının arkasında ve kalça bölgesinde yerleşen, basmakla solmayan, ciltten kabarık (palpabl) mor döküntüler şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki ayak bileğinde hafif hassasiyet dışında ek özellik saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde trombosit sayısı 280.000/mm3280.000/mm^3 ve koagülasyon testleri normal sınırlarda bulunuyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Henoch-Schönlein purpurası

Answer

En olası tanı Henoch-Schönlein purpurasıdır.
Vakadaki çocukta görülen, özellikle alt ekstremite ve kalça bölgesinde yoğunlaşan palpabl purpura bulgusuna normal trombosit sayısının eşlik etmesi, Henoch-Schönlein purpurası için en karakteristik tanısal özelliktir. Eklem hassasiyeti de bu vaskülit tablosunu destekleyen sık görülen bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Döküntü karakterini analiz et
Döküntünün palpabl (ele gelen) purpura olduğu belirlendi.
Vaskülitleri diğer döküntülü hastalıklardan ayıran en önemli fizik muayene bulgusudur.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Trombosit sayısının normal (280.000/mm3280.000/mm^3) olduğu görüldü.
Trombositopenik purpuraları (örneğin ITP) dışlamak için kritiktir.
3
Klinik bulguları birleştir
Alt ekstremite yerleşimli palpabl purpura + Normal trombosit sayısı + Artralji.
Bu üçlü Henoch-Schönlein purpurası (HSP) tanısı için en spesifik ipuçlarıdır.

Key Concept

Henoch-Schönlein purpurası, çocukluk çağının en sık görülen vasküliti olup, trombosit sayısı normal iken görülen 'palpabl purpura' tanıda altın standarttır.
Estimated Time:45s
Question 259Question

33 yaşında bir kız çocuk, son 88 haftadır sağ dizinde şişlik, ağrı ve sabahları belirginleşen hareket kısıtlılığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sağ diz ekleminde efüzyon, ısı artışı ve hareket kısıtlılığı saptanıyor; diğer eklem muayeneleri doğal bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde ESR: 3838 mm/saat, CRP: 0.60.6 mg/dL, ANA: 1/1601/160 pozitif saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve üveit riski nedeniyle yapılması gereken göz izlem sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler JİA — 33 ayda bir yarık lamba muayenesi

Answer

Oligoartiküler JİA tanısı alan ve ANA pozitifliği saptanan bu hastada üveit riski nedeniyle 3 ayda bir yarık lamba muayenesi yapılmalıdır.
Hastanın kliniği (tek eklem tutulumu, 8 hafta süre, yaş < 16) oligoartiküler JİA ile uyumludur. Bu grupta, özellikle ANA pozitifliği saptanan ve hastalık başlangıç yaşı 7'den küçük olan çocuklarda üveit riski en yüksek düzeydedir. Bu nedenle, Amerikan Pediatri Akademisi ve ILAR önerilerine göre bu hastaların 3 ayda bir yarık lamba muayenesi ile taranması gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Hasta 16 yaşından küçük (33 yaş), semptomlar 66 haftadan uzun sürüyor (88 hafta) ve tutulan eklem sayısı 44 veya daha az (11 eklem).
Juvenil İdiopatik Artrit (JİA) ve alt tipini belirlemek için ILAR kriterlerini uygulamak gerekir.
2
Risk faktörlerini değerlendirme
ANA pozitifliği (1/1601/160) saptandı.
ANA pozitifliği, JİA hastalarında kronik asemptomatik üveit gelişimi için en önemli risk faktörüdür.
3
İzlem planı oluşturma
Oligoartiküler JİA, ANA pozitif, hastalık başlangıç yaşı < 77 yaş ve hastalık süresi < 44 yıl olan grup en yüksek risk grubudur.
Yüksek risk grubundaki hastaların 3 ayda bir oftalmolojik yarık lamba (slit-lamp) muayenesi ile taranması önerilir.

Key Concept

ANA pozitif oligoartiküler JİA hastalarında üveit tarama sıklığı

Practice More

JİA alt tiplerinde RF pozitifliği ve HLA-B27 birlikteliğinin tanısal önemini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 260Question

Yaklaşık 33 aydır devam eden sol kalça ve sağ diz ağrısı şikayetiyle getirilen 88 yaşındaki erkek çocuğun fizik muayenesinde sağ dizde efüzyon ve her iki topuk tabanında (plantar fasya insersiyosu) hassasiyet saptanıyor. Babasında ankilozan spondilit öyküsü olduğu öğrenilen hastanın laboratuvar incelemesinde HLAB27HLA-B27 pozitif, romatoid faktör (RFRF) ve ANAANA negatif bulunuyor. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entezit ile ilişkili artrit

Answer

Entezit ile ilişkili artrit
Verilen klinik tabloda, 88 yaşında bir erkek çocukta asimetrik alt ekstremite artriti (kalça ve diz), entezit (topuk hassasiyeti), HLAB27HLA-B27 pozitifliği ve birinci derece yakınında (baba) ankilozan spondilit öyküsü bulunmaktadır. Bu bulguların tamamı ILARILAR sınıflama kriterlerine göre 'entezit ile ilişkili artrit' tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Demografik verileri değerlendir
8 yaşında erkek hasta (ERA için tipik yaş ve cinsiyet)
Entezit ile ilişkili artrit (ERA) çoğunlukla 6 yaşından büyük erkek çocukları etkiler.
2
Klinik bulguları analiz et
Asimetrik alt ekstremite tutulumu (kalça, diz) ve entezit (topuk ağrısı)
ERA tanısı için artrit ve entezit varlığı veya birine ek olarak karakteristik özelliklerin bulunması gerekir.
3
Laboratuvar ve aile öyküsünü birleştir
HLA-B27 pozitifliği ve babada ankilozan spondilit öyküsü
Bunlar ILAR sınıflama kriterlerine göre ERA tanısını destekleyen güçlü majör kriterlerdir.
4
Tanıyı doğrula
Entezit ile ilişkili artrit tanısı konulur
Hasta, ILAR sınıflama kriterlerinin çoğunu (erkek cinsiyet, 6 yaş üstü başlangıç, entezit, HLA-B27 pozitifliği, aile öyküsü) karşılamaktadır.

Key Concept

Entezit ile ilişkili artrit (ERA), juvenil spondiloartropatilerin çocukluk çağındaki karşılığıdır ve asimetrik alt ekstremite tutulumu, entezit ve HLA-B27 birlikteliği ile karakterizedir.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 13 / 21Next
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 13 | Examkin