Romatoloji

414 questions

Question 321Question

88 yaşında bir çocuk, son iki haftadır oturduğu yerden kalkmakta zorlanma ve her iki üst göz kapağında morumsu bir renk değişikliği fark edilmesi üzerine polikliniğe getiriliyor. Yapılan muayenesinde proksimal kaslarda simetrik güçsüzlük ve metakarpofalangeal eklemler üzerinde Gottron papülleri saptanıyor. Bu hastada tanıyı desteklemek amacıyla istenen aşağıdaki laboratuvar testlerinden hangisinin yüksek saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Kreatin kinaz

Answer

Proksimal kas güçsüzlüğü ve karakteristik deri bulguları olan bir çocukta kas enzimi olan Kreatin kinaz yüksekliği beklenir.
Vakada tanımlanan proksimal kas güçsüzlüğü, heliotrop raş ve Gottron papülleri Juvenil Dermatomiyozit için tanı koydurucudur. Bu hastalıkta kas liflerindeki inflamasyon ve hasar nedeniyle hücre içi bir enzim olan Kreatin kinaz (CKCK) dolaşıma geçer ve serumda yüksek saptanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Proksimal kas güçsüzlüğü (Gower belirtisi benzeri kalkış zorluğu) ve deri bulguları (heliotrop raş ve Gottron papülleri) saptandı.
Bu kombinasyon Juvenil Dermatomiyozit (JDM) tanısı için tipiktir.
2
Tanı kriterlerini hatırla
Bohan ve Peter kriterlerine göre proksimal kas güçsüzlüğü ve karakteristik deri döküntüsü tanısal öneme sahiptir.
Laboratuvar bulguları arasında kas yıkımını gösteren enzimlerin yükselmesi beklenir.
3
Uygun laboratuvar testini seç
Kreatin kinaz (CKCK) bir kas enzimidir ve inflamatuar miyozitlerde serum seviyesi artar.
Seçenekler arasında kas hasarını doğrudan yansıtan tek parametre budur.

Key Concept

Juvenil dermatomiyozit tanısında proksimal kas inflamasyonuna bağlı olarak kas enzimlerinin (CK, LDH, AST, ALT, Aldolaz) yükselmesi temel bir laboratuvar bulgusudur.

Practice More

JDM'de kullanılan diğer kas enzimlerini (LDH, Aldolaz) ve tanı kriterlerindeki EMG/biyopsi bulgularını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 322Question

55 yaşında bir erkek çocuk, son 44 haftadır merdiven çıkarken zorlanma, oturduğu yerden kalkarken ellerini dizlerine koyarak destek alma (Gowers bulgusu) ve kollarını yukarı kaldırırken çabuk yorulma şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde her iki üst göz kapağında morumsu-eritematöz heliotrop döküntü ve el parmak eklemlerinin ekstansör yüzeylerinde Gottron papülleri saptanmıştır. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için kullanılan Bohan ve Peter kriterleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Romatoid faktör (RF) pozitifliği ve küçük eklemlerde erozif artrit bulguları

Answer

Romatoid faktör pozitifliği ve küçük eklemlerde erozif artrit bulguları, Juvenil Dermatomiyozit tanı kriterlerinden biri değildir.
Romatoid faktör pozitifliği ve erozif artrit, Juvenil İdiopatik Artrit gibi diğer romatolojik hastalıkların değerlendirilmesinde kullanılır. Juvenil Dermatomiyozit (JDM) tanısı için kullanılan Bohan ve Peter kriterleri; karakteristik deri döküntüsü (heliotrop döküntü, Gottron papülleri), proksimal kaslarda simetrik güçsüzlük, serum kas enzimlerinin (CK, aldolaz, LDH, AST) yüksekliği, elektromiyografide miyopatik değişiklikler ve kas biyopsisinde perifasiküler atrofi/nekroz varlığıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Proksimal kas güçsüzlüğü (Gowers bulgusu) + Heliotrop döküntü + Gottron papülleri = Juvenil Dermatomiyozit (JDM) ön tanısı.
Bu üçlü bulgu JDM için tipik klinik sunumdur.
2
Bohan ve Peter tanı kriterlerini hatırla
1. Karakteristik deri döküntüsü, 2. Simetrik proksimal kas güçsüzlüğü, 3. Kas enzim yüksekliği, 4. Miyopatik EMG, 5. Kas biyopsi bulguları.
Kesin tanı için döküntüye ek olarak bu 4 kriterden 3'ünün varlığı gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştır
Romatoid faktör ve erozif artrit JDM kriteri değil, JIA bulgusudur.
JDM non-erozif artrit yapabilir ancak RF pozitifliği kriter değildir.

Key Concept

Bohan ve Peter kriterleri, Juvenil Dermatomiyozit tanısında altın standarttır ve döküntü ile birlikte proksimal güçsüzlük, enzim yüksekliği, EMG ve biyopsi bulgularını içerir.

Practice More

JDM'de görülen kalsinozis komplikasyonu ve gastrointestinal vaskülit riskini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 323Question

66 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 33 aydır haftada 232-3 gece uykudan uyandıran, her iki bacakta uyluk ve baldır bölgesinde hissedilen ağrı yakınmasıyla polikliniğe getiriliyor. Ailesi ağrının masajla geçtiğini, sabah uyandığında çocuğun tamamen semptomsuz olduğunu ve gün içinde oyunlarına normal şekilde devam ettiğini belirtiyor. Yapılan fizik muayenede eklemler doğal, hareket açıklıkları tam ve nörolojik muayene normal bulunuyor. Bu hasta için "büyüme ağrısı" (benign paroksizmal gece ağrısı) tanısını koymadan önce, aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin varlığı öncelikle başka bir patolojiyi düşündürmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Sabahları uyanınca belirginleşen ve bir saati aşan eklem tutukluğu

Answer

Sabahları uyanınca belirginleşen ve bir saati aşan eklem tutukluğu, inflamatuar bir romatizmal hastalığı düşündüren bir 'kırmızı bayrak' bulgusudur.
Sabah tutukluğu, özellikle bir saatten uzun sürdüğünde, sinoviyal inflamasyonun (artrit) bir göstergesidir. Büyüme ağrısı tanısı alan bir çocukta sabahları herhangi bir hareket kısıtlılığı veya tutukluk beklenmez; çocuk sabah tamamen normal uyanır. Bu nedenle sabah tutukluğunun varlığı, hekimi Juvenil İdiyopatik Artrit (JİA) gibi inflamatuar patolojileri araştırmaya yönlendirmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sunumun analiz edilmesi
Hastada gece ortaya çıkan, simetrik, masajla geçen ve fizik muayenesi normal olan bir ağrı tablosu mevcuttur.
Bu bulgular klasik 'büyüme ağrısı' (benign paroksizmal gece ağrısı) profilidir.
2
Diferansiyel tanı kriterlerinin (kırmızı bayraklar) değerlendirilmesi
Tek taraflı ağrı, sabah tutukluğu, sistemik bulgular (ateş, kilo kaybı) ve fizik muayenede artrit bulguları büyüme ağrısı tanısından uzaklaştırır.
Büyüme ağrıları mekanik/fonksiyonel bir süreçtir, inflamatuar veya neoplastik süreçlerden ayrılmalıdır.
3
En spesifik ayırıcı bulgunun seçilmesi
Sabah tutukluğu inflamatuar artritlerin (JİA gibi) en önemli göstergelerinden biridir.
Büyüme ağrısında çocuk sabah tamamen normal uyanır ve hareket kısıtlılığı yaşamaz.

Key Concept

Büyüme ağrıları (Benign paroksizmal gece ağrıları) tanısı, inflamatuar (sabah tutukluğu, artrit) ve sistemik patolojilerin dışlanmasıyla konur.

Practice More

Büyüme ağrılarında laboratuvar bulgularının (sedimantasyon, CRP, tam kan sayımı) daima normal sınırlarda olması gerektiğini unutmayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 324Question

Beş yaşında bir çocuk; bacaklarında döküntü, karın ağrısı ve eklem ağrısı şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan değerlendirme sonucunda Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) ön tanısı düşünülüyor. EULAR/PRINTO tanı kriterlerine göre, bu hastada tanının konulabilmesi için aşağıdaki bulgulardan hangisinin varlığı zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: Ciltte palpabl purpura

Answer

Henoch-Schönlein purpurası tanısı için en temel ve zorunlu bulgu, trombositopeninin eşlik etmediği palpabl purpuradır.
EULAR/PRINTO kriterlerine göre Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı için ciltte palpabl purpura (genellikle alt ekstremite ve gluteal bölgede simetrik yerleşimli) bulunması zorunlu kriterdir. Bu zorunlu kritere ek olarak karın ağrısı, artrit/artralji, böbrek tutulumu veya histopatolojide IgA birikimi bulgularından en az birinin eşlik etmesi tanı için yeterlidir.

Step-by-Step Solution

1
EULAR/PRINTO tanı kriterlerini gözden geçir.
Tanı için bir zorunlu kriter ve en az bir ek kriter gereklidir.
HSP tanısı klinik temelli bir skorlama sistemine dayanır.
2
Zorunlu kriteri tanımla.
Zorunlu kriter: Trombositopeni olmaksızın görülen palpabl purpuradır.
Vaskülitin cilt üzerindeki en karakteristik ve evrensel bulgusudur.
3
Diğer klinik bulguların (eklem, GİS, böbrek) rolünü belirle.
Bu bulgular 'ek kriter' olarak kabul edilir ve zorunlu kriter olan purpuraya eşlik etmelidir.
Tek başlarına spesifik olmadıkları için döküntü varlığı şarttır.

Key Concept

Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vasküliti) Tanı Kriterleri
Estimated Time:45s
Question 325Question

Bilinen Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF) tanısı olan ve genetik analizinde MEFVMEFV geninde M694V/M694VM694V/M694V homozigot mutasyonu saptanan 1414 yaşındaki kız hasta, yaklaşık 1010 gündür devam eden şiddetli bacak ağrısı ve yüksek ateş şikayetiyle başvuruyor. Hasta ağrı nedeniyle yürüyemediğini ve ağrının klasik karın ağrısı ataklarından çok daha uzun sürdüğünü belirtiyor. Fizik muayenede her iki alt ekstremite kas gruplarında belirgin hassasiyet saptanıyor, ancak artrit bulgusuna rastlanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde aşağıdaki sonuçlar elde ediliyor:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Eritrosit Sedimantasyon Hızı (ESHESH)110110 mm/saat<20< 20
CC-Reaktif Protein (CRPCRP)150150 mg/L<5< 5
Kreatin Kinaz (CKCK)8585 U/L2020020-200
Beyaz Küre (WBCWBC)16.500/mm316.500/mm^34.50010.5004.500-10.500

Bu klinik tabloya göre, hastanın mevcut şikayetlerini yönetmek için en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sistemik kortikosteroid tedavisi başlanması

Answer

Uzamış febril miyalji sendromu (PFMS) tanısıyla hastaya sistemik kortikosteroid tedavisi başlanmalıdır.
Hastanın klinik sunumu (bilinen FMF, M694VM694V homozigotluğu, uzun süren ateş ve miyalji) ve laboratuvar bulguları (normal CKCK ile birlikte çok yüksek inflamasyon) Uzamış Febril Miyalji Sendromu (PFMS) için karakteristiktir. Bu tablo kolşisin profilaksisi altındaki hastalarda bile gelişebilir ve tedavisi sistemik kortikosteroidlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada bilinen FMF tanısı, M694VM694V mutasyonu, uzun süren (>1>1 hafta) ateş ve şiddetli miyalji var.
Klasik FMF atakları genellikle 131-3 gün sürer; sürenin uzaması ve baskın semptomun miyalji olması atipik bir tabloyu düşündürür.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Belirgin lökositoz ve aşırı yüksek akut faz reaktifleri (ESHESH, CRPCRP) olmasına rağmen CKCK düzeyi normaldir.
CKCK normalliği, tablonun bir inflamatuar miyozit veya rabdomiyoliz değil, PFMS olduğunu doğrular.
3
Tanıyı koy ve tedaviyi belirle
Tanı Uzamış Febril Miyalji Sendromu (PFMS); tedavi sistemik kortikosteroiddir.
PFMS, FMF'in nadir fakat ciddi bir komplikasyonudur ve kolşisinden ziyade steroidlere (121-2 mg/kg/gün prednizolon) dramatik yanıt verir.

Key Concept

Uzamış Febril Miyalji Sendromu (PFMS)
Estimated Time:2m 0s
Question 326Question

7 yaşında bir kız çocuk, 6 gündür düşürülemeyen 39,5C39,5^\circ\text{C} ateş, gövdede polimorfik döküntü ve gözlerde kızarıklık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktivit, orofarenkste hiperemi ve çilek dili saptanıyor. Boyunda en büyüğü 1,2 cm1,2\text{ cm} olan birkaç adet lenf nodu mevcut; ekstremitelerde ödem veya soyulma izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde; CRP:7,2 mg/dLCRP: 7,2\text{ mg/dL}, ESR:75 mm/saatESR: 75\text{ mm/saat}, Albu¨min:2,8 g/dLAlbümin: 2,8\text{ g/dL}, ALT:58 U/LALT: 58\text{ U/L}, Hemoglobin:9,6 g/dLHemoglobin: 9,6\text{ g/dL}, WBC:16.800/mm3WBC: 16.800/\text{mm}^3, Platelet:430.000/mm3Platelet: 430.000/\text{mm}^3 saptanıyor. Tam idrar tetkikinde her sahada 152015-20 lökosit görülüyor, idrar kültürü negatif sonuçlanıyor. Çekilen ekokardiyografide koroner arterler normal çapta ve yapıda bulunuyor.

Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: IVIG ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanması; Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) aşısının 11 ay ertelenmesi

Answer

Hastaya İncomplete Kawasaki tanısıyla IVIG ve yüksek doz aspirin başlanmalı, canlı aşılar 11 ay ertelenmelidir.
Bu hasta, 5 günden uzun süren ateş ve 3 klasik klinik kriter (konjonktivit, polimorfik döküntü, çilek dili) ile başvurmuştur (1,2 cm'lik lenf nodu kriteri karşılamaz). AHA algoritmasına göre, CRP ve ESR yüksekliği olan bu hastada ek laboratuvar bulgularına bakılır. Albümin düşüklüğü, ALT yüksekliği, yaşa göre anemi, lökositoz ve steril piyüri olmak üzere 5 adet destekleyici bulgu saptanmıştır (eşik değer 3\geq 3). Bu durumda ekokardiyografi normal olsa bile 'İncomplete Kawasaki' tanısı konur ve IVIG tedavisi başlanır. IVIG (2 g/kg2\text{ g/kg}) kullanımı sonrasında KKK ve suçiçeği gibi canlı aşıların etkinliği azaldığı için 11 ay ertelenmesi standart protokoldür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik kriterlerin değerlendirilmesi
Ateş (6 gün) + 3 kriter (Konjonktivit, Ağız içi değişiklikleri, Döküntü). Lenf nodu 1,5 cm1,5\text{ cm}'den küçük olduğu için kriter sayılmaz.
Klasik Kawasaki tanısı için en az 4 kriter gereklidir; 2 veya 3 kriter varlığında 'İncomplete Kawasaki' algoritması izlenir.
2
İnflamatuar belirteçlerin kontrolü
CRP3 mg/dLCRP \geq 3\text{ mg/dL} ve ESR40 mm/saatESR \geq 40\text{ mm/saat} (Pozitif).
Yüksek inflamatuar belirteçler ek laboratuvar incelemesini zorunlu kılar.
3
Destekleyici laboratuvar bulgularının analizi
Albümin 3\leq 3 (Evet), ALT yüksek (Evet), Anemi (Evet), WBC >15.000> 15.000 (Evet), Steril piyüri (Evet). Toplam 5 bulgu pozitif.
Algoritma uyarınca 3\geq 3 ek laboratuvar bulgusunun varlığı, ekokardiyografi normal olsa dahi tedavi endikasyonudur.
4
Tedavi ve aşılama planı
IVIG (2 g/kg2\text{ g/kg}) + Aspirin başlanması ve canlı aşıların 11 ay ertelenmesi.
IVIG, pasif antikor geçişi nedeniyle canlı aşıların (KKK, Suçiçeği) immün yanıtını bozar; Kawasaki dozunda bu süre 11 aydır.

Key Concept

İncomplete Kawasaki Tanı Algoritması ve IVIG Sonrası Aşılama

Alternative Method

Eğer ekokardiyografide koroner arter Z-skoru 2,5\geq 2,5 saptansaydı, ek laboratuvar bulgularına bakılmaksızın doğrudan tedavi başlanabilirdi.
Estimated Time:2m 30s
Question 327Question

33 yaşında bir erkek çocuk, 55 gündür devam eden 39,5C39,5^\circ\text{C} ateş, gözlerde kızarıklık ve ellerde şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktivit, orofarenkste hiperemi, çilek dili ve her iki el sırtında gode bırakmayan ödem saptanıyor. Döküntüsü ve servikal lenfadenopatisi saptanmayan hastada, Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) kılavuzuna göre tanısal süreçte bir sonraki en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut faz reaktanları (CRP ve ESH) düzeylerinin değerlendirilmesi

Answer

Eksik Kawasaki şüphesi olan bu hastada bir sonraki adım akut faz reaktanlarının (CRP ve ESH) değerlendirilmesidir.
Hastada 55 gündür süren ateşe eşlik eden 33 klinik bulgu (konjonktivit, ağız içi bulguları ve ekstremite ödemi) mevcuttur. Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) kılavuzuna göre, klasik tanı kriterlerini (ateş + 44 kriter) tam karşılamayan ancak 22 veya 33 kriteri olan çocuklarda 'Eksik Kawasaki' hastalığı araştırılmalıdır. Bu algoritmanın ilk basamağı CRP ve ESH düzeylerinin ölçülmesidir. Eğer CRP 3\geq 3 mg/dL ve/veya ESH 40\geq 40 mm/saat ise hasta ileri laboratuvar tetkikleri veya ekokardiyografi ile değerlendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik kriterlerin sayılması
55 gün ateş + 33 klinik kriter (Konjonktivit, mukozal değişiklik, ekstremite bulgusu)
Hastanın klasik Kawasaki kriterlerini tam olarak karşılamadığı ancak 'Eksik Kawasaki' (Incomplete) adayı olduğu saptanır.
2
AHA Eksik Kawasaki algoritmasının uygulanması
CRP ve ESH düzeylerinin istenmesi
55 gün ateş ve 22-33 kriteri olan çocuklarda laboratuvar taraması ilk basamaktır.
3
Laboratuvar sonuçlarının yorumlanması
CRP 3\geq 3 mg/dL veya ESH 40\geq 40 mm/saat ise ileri tetkik
İnflamasyon belirteçleri yüksekse ekokardiyografi veya destekleyici diğer laboratuvar bulguları (albümin, ALT, anemi, trombositoz vb.) değerlendirilir.

Key Concept

Eksik (Incomplete) Kawasaki Hastalığı Algoritması

Hints

1
Hastanın klinik bulgularını klasik Kawasaki kriterlerine göre (konjonktivit, döküntü, lenfadenopati, mukozal ve ekstremite değişiklikleri) puanlayın.
2
55 gün ateş ve 33 kriter varlığı 'Eksik Kawasaki' tanısı için ileri inceleme gerektirir.

Practice More

IVIG tedavisi sonrası KKK ve Suçiçeği gibi canlı aşıların kaç ay ertelenmesi gerektiğini tekrar edin (1111 ay).
Estimated Time:1m 30s
Question 328Question

1010 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 44 aydır devam eden sol dizinde ağrı ve şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden, sabahları yataktan kalkarken her iki topuğunda şiddetli ağrı ve tutukluk olduğu, bu şikayetlerin hareketle azaldığı ancak gün içinde fiziksel aktivite sonrası tekrar belirginleştiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde sol diz ekleminde effüzyon, ısı artışı ve hareket kısıtlılığı; bilateral kalkaneal insersiyolarda (topuklarda) ise palpasyonla belirgin hassasiyet saptanıyor. Bu hastada ILARILAR (InternationalInternational LeagueLeague ofof AssociationsAssociations forfor RheumatologyRheumatology) kriterlerine göre "Entesit ile İlişkili Artrit" (EI˙AEİA) tanısının konulmasını engelleyen (dışlama kriteri olan) durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hastanın kendisinde veya birinci derece akrabasında psoriazis öyküsü bulunması

Answer

Hastada veya birinci derece akrabasında psoriazis (sedef hastalığı) bulunması, ILAR kriterlerine göre Entesit ile İlişkili Artrit tanısını dışlayan bir bulgudur.
Doğru yanıt olan psoriazis (sedef hastalığı) öyküsü, ILARILAR sınıflama sisteminde Entesit ile İlişkili Artrit (EI˙AEİA) tanısı için temel bir dışlama (exclusionexclusion) kriteridir. Eğer hastanın kendisinde veya birinci derece bir akrabasında psoriazis varsa, klinik tablo ne kadar EI˙AEİA ile uyumlu olursa olsun hasta bu kategoriden çıkarılır ve genellikle jüvenil psoriatrik artrit grubuna dahil edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
1010 yaşında erkek hasta, alt ekstremite asimetrik artriti (sol diz) ve entesit (kalkaneal hassasiyet) tablosu sergilemektedir.
Bu kombinasyon pediatrik yaş grubunda jüvenil spondiloartropati/EİA grubunu ilk sırada akla getirir.
2
ILARILAR EI˙AEİA tanı ve dışlama (eksizyon) kriterlerini hatırla.
Tanı için artrit ve entesit birlikteliği veya birinin yanına destekleyici kriterler (aile öyküsü, HLAB27HLA-B27, akut üveit vb.) gereklidir.
Sınıflamanın netleştirilmesi için bazı durumlar tanıdan dışlanmıştır.
3
Dışlama kriterlerini seçeneklerle karşılaştır.
Psoriazis varlığı, hiyerarşik olarak tanıyı Psoriyatik Artrit'e yönlendirdiği için EI˙AEİA tanısını engeller.
ILARILAR sınıflamasında her alt tipin kendine özgü dışlama kriterleri mevcuttur.

Key Concept

Entesit ile İlişkili Artrit (EI˙AEİA) ILARILAR Sınıflama ve Dışlama Kriterleri

Practice More

Jüvenil İdiyopatik Artrit'in (JI˙AJİA) diğer alt tiplerindeki (örneğin Oligoartiküler veya Polartiküler JI˙AJİA) psoriazis ve RFRF pozitifliği gibi dışlama kriterlerini gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 45s
Question 329Question

7 yaşında bir erkek çocuk, son 2 aydır haftada 3-4 kez ortaya çıkan ve uykudan uyandıran her iki bacakta sızlama şikayetiyle getiriliyor. Aile, ağrıların masajla geçtiğini ve çocuğun sabah tamamen normal uyandığını belirtiyor. Fizik muayenede eklemlerde inflamasyon bulgusu saptanmıyor. Bu hastada öncelikle "büyüme ağrısı" düşünülürken, aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin eşlik etmesi tanının lösemi gibi bir malignite yönünden yeniden değerlendirilmesini gerektiren kritik bir "kırmızı bayrak" (red flag) göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Fizik muayenede hepatosplenomegali ve yaygın lenfadenopati saptanması

Answer

Fizik muayenede hepatosplenomegali ve yaygın lenfadenopati saptanması
Doğru yanıt olan seçenek, lösemi gibi pediatrik malignitelerde görülen sistemik yayılım bulgularını (hepatosplenomegali ve lenfadenopati) içermektedir. Büyüme ağrıları benign karakterlidir ve sistemik muayene bulgusu vermezler. Organomegali saptanması, hastanın ağrısının sadece kas-iskelet kaynaklı olmadığını, sistemik bir sürece bağlı olabileceğini gösterir ve ileri tetkik yapılmasını zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik sunumunu analiz et
7 yaşındaki çocukta bilateral, gece uykudan uyandıran, masajla geçen ve sabah düzelen ağrı 'büyüme ağrısı' (benign paroksismal gece ağrıları) ile tam uyumludur.
Büyüme ağrılarının temel özellikleri bilateralite, gece ortaya çıkması ve normal fizik muayenedir.
2
Ayırıcı tanıda 'kırmızı bayrak' bulgularını değerlendir
Maligniteyi (lösemi, kemik tümörleri vb.) düşündüren bulgular arasında tek taraflı ağrı, kemik hassasiyeti, sistemik bulgular (ateş, kilo kaybı) ve organomegali yer alır.
Sistemik tutulum bulguları basit mekanik ağrılardan ziyade kemik iliği veya diğer organ sistemlerini etkileyen ciddi patolojilere işaret eder.
3
Seçenekleri karşılaştır
Hepatosplenomegali ve lenfadenopati varlığı lösemi gibi bir malignite için güçlü bir şüphe uyandırır.
Büyüme ağrısı tanısı konulmadan önce sistemik malignite belirtilerinin dışlanması hayatidir.

Key Concept

Büyüme ağrılarının ayırıcı tanısında sistemik 'kırmızı bayrak' bulgularının (organomegali, lenfadenopati, sitopeni) tanımlanması.
Question 330Question

10 yaşındaki erkek hasta, sağ dizde akut başlayan ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı şikayetleriyle getiriliyor. Öyküsünden, şikayetlerin başlamasından yaklaşık 2 hafta önce ateş, karın ağrısı ve kanlı ishal atağı geçirdiği, ishalinin semptomatik tedavi ile düzeldiği öğreniliyor. Fizik muayenede sağ dizde belirgin efüzyon, ısı artışı ve hassasiyet saptanırken, diğer eklemler doğal bulunuyor. Bu hastanın en olası tanısı ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Artrit semptomlarını hafifletmek ve hastalığın seyrini kısaltmak amacıyla uzun süreli oral antibiyotik tedavisi başlanmalıdır

Answer

Artrit semptomlarını hafifletmek ve hastalığın seyrini kısaltmak amacıyla uzun süreli oral antibiyotik tedavisi başlanmalıdır ifadesi yanlıştır.
Reaktif artrit, vücudun başka bir yerindeki enfeksiyona (genellikle gastrointestinal veya ürogenital) karşı gelişen steril bir inflamatuar süreçtir. Özellikle post-enterik (kanlı ishal sonrası gelişen) reaktif artritlerde, artrit semptomları ortaya çıktığında tetikleyici enfeksiyon genellikle iyileşmiştir ve eklemde canlı bakteri bulunmaz. Çalışmalar, bu aşamada verilen antibiyotik tedavisinin artritin süresini kısaltmadığını veya prognozu değiştirmediğini göstermiştir. Bu nedenle tedavi NSAİİ'ler ile semptomatik kontrole odaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Vaka analizi
10 yaşında erkek çocuk, geçirilmiş kanlı ishal (enterik enfeksiyon) öyküsü sonrası gelişen akut monoartrit/oligoartrit tablosu. Bu klinik tablo 'Reaktif Artrit' ile uyumludur.
Tipik post-enterik reaktif artrit sunumudur (özellikle Salmonella, Shigella, Yersinia, Campylobacter sonrası).
2
Patofizyolojiyi değerlendir
Reaktif artrit 'steril' bir sinovittir. Eklem içinde canlı bakteri bulunmaz; immünolojik bir reaksiyondur.
Septik artritten en önemli farkı eklem sıvısının steril olmasıdır.
3
Tedavi seçeneklerini değerlendir
Post-enterik reaktif artritte, enfeksiyon zaten temizlendiği için antibiyotik tedavisinin artrit süresine veya şiddetine etkisi yoktur.
Antibiyotikler sadece aktif Chlamydia (post-venereal) enfeksiyonlarında veya aktif enteritte (bakteriyemi riski varsa) endikedir; artrit tedavisi için değildir.
4
Yanlış seçeneği belirle
Antibiyotik verilmesi gerektiğini söyleyen seçenek yanlıştır.
Tedavi NSAİİ'lere dayanır, antibiyotiklerin yeri yoktur.

Key Concept

Reaktif Artrit Yönetimi ve Septik Artrit Ayrımı

Hints

1
Bu hastalık 'septik artrit' değildir; eklem içinde canlı bakteri bulunmaz.
2
Tetikleyici enfeksiyon (ishal) zaten iyileşmiştir; artrit immünolojik bir yanıttır.
3
Post-enterik reaktif artritte antibiyotiklerin hastalığın doğal seyrine etkisi yoktur.

Practice More

Septik artrit ve Reaktif artrit eklem sıvısı özelliklerini karşılaştıran bir tabloyu inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 331Question

1212 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 33 aydır devam eden sağ kalça ve sol ayak bileği ağrısı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde sol aşil tendonu insersiyosunda hassasiyet ve sağ kalça hareketlerinde kısıtlılık saptanıyor. Öyküsünden 22 hafta önce sol gözünde ağrı, kızarıklık ve fotofobi geliştiği ve tedavi aldığı öğreniliyor. Soy geçmişinde babasında ankilozan spondilit öyküsü olan hastanın laboratuvar incelemesinde; CRP: 45 mg/L45\ mg/L, ESR: 38 mm/saat38\ mm/saat saptanıyor ve HLA-B27 pozitif bulunuyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entezit ile ilişkili artrit

Answer

Entezit ile ilişkili artrit (ERA), özellikle 66 yaşından büyük erkek çocuklarda alt ekstremiteyi tutan asimetrik artrit, entezit ve HLA-B27 pozitifliği ile karakterize olan en olası tanıdır.
Vakada sunulan 1212 yaşında erkek çocuk profili, asimetrik alt ekstremite artriti, aşil tendonundaki entezit, akut anterior üveit öyküsü, birinci derece akrabada ankilozan spondilit varlığı ve HLA-B27 pozitifliği, ILAR (International League of Associations for Rheumatology) kriterlerine göre Entezit ile İlişkili Artrit tanısı için tüm gereklilikleri karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik verilerini değerlendir.
1212 yaşında erkek çocuk olması, Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) için tipik bir profildir.
ERA tanısında 66 yaşından büyük erkek cinsiyet önemli bir destekleyici kriterdir.
2
Klinik bulguları ILAR kriterlerine göre analiz et.
Asimetrik alt ekstremite tutulumu (kalça ve ayak bileği) ve aşil tendonunda entezit saptanmıştır.
Entezit varlığı, bu JIA alt tipinin temel ayırt edici özelliğidir.
3
Ekstra-artiküler bulguları ve aile öyküsünü incele.
Akut anterior üveit öyküsü ve babada ankilozan spondilit varlığı tespit edilmiştir.
Bu bulgular ILAR kriterlerinde ERA tanısını kesinleştiren majör kriterler arasındadır.
4
Laboratuvar sonuçlarını yorumla.
HLA-B27 pozitifliği ve akut faz reaktantlarındaki yükseklik saptanmıştır.
HLA-B27 pozitifliği ERA alt grubunda tanısal değeri yüksek bir parametredir.

Key Concept

Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) tanı kriterleri; artrit ve entezit varlığına ek olarak aile öyküsü, HLA-B27 pozitifliği veya üveit gibi bulguların eşlik etmesini gerektirir.

Practice More

Jüvenil idiyopatik artrit alt tiplerinin ILAR sınıflama kriterlerini ve dışlama kriterlerini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 332Question

77 yaşında bir kız çocuk, her iki bacağında özellikle akşam saatlerinde ortaya çıkan ve zaman zaman uykudan uyandırabilen ağrı şikayetiyle getiriliyor. Öyküsünden ağrının masajla rahatladığı ve fizik muayenesinin tamamen normal olduğu öğreniliyor. Bu hastada aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin varlığı, ağrının "büyüme ağrısı" gibi benign bir nedenden ziyade inflamatuar bir sürece (örneğin Juvenil İdiyopatik Artrit) bağlı olabileceğini düşündürür?

Show answer & explanation

Answer: Sabah tutukluğu

Answer

Sabah tutukluğu, büyüme ağrıları gibi benign mekanik ağrılarda görülmeyen, aksine inflamatuar artritleri düşündüren önemli bir 'kırmızı bayrak' bulgusudur.
Sabah tutukluğu, eklemlerdeki inflamasyonun (artrit) klasik bir göstergesidir. Büyüme ağrıları olan çocuklarda sabahları hiçbir yakınma olmaz ve çocuk güne tamamen aktif başlar. Eğer bir çocuk sabah yataktan kalkmakta zorlanıyor, 'paslanma' hissi tarif ediyor veya hareketleri zamanla açılıyorsa bu durum Juvenil İdiyopatik Artrit gibi inflamatuar hastalıkları düşündürmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın temel klinik özelliklerini değerlendir
Gece ağrısı, bilateral yerleşim, normal fizik muayene ve masajla rahatlama; büyüme ağrısı (growing pains) için tipiktir.
Büyüme ağrıları çocukluk çağının en sık görülen benign kas-iskelet ağrısıdır.
2
Benign ağrı ile inflamatuar ağrı arasındaki ayırıcı bulguları sorgula
İnflamatuar ağrılarda sabahları belirginleşen tutukluk ve hareket kısıtlılığı beklenirken, benign ağrılar gün sonuna doğru veya gece artar.
Zamanlama ve sabah tutukluğu varlığı ayırıcı tanıda en kritik faktörlerdir.
3
Seçenekleri inflamatuar 'kırmızı bayraklar' açısından analiz et
Sabah tutukluğu inflamatuar süreci temsil eder.
Diğer seçenekler (bilateralite, masajla rahatlama, normal laboratuvar) büyüme ağrısının destekleyici özellikleridir.

Key Concept

Büyüme ağrılarında fizik muayene ve laboratuvar normaldir; sabah tutukluğu ise inflamatuar patolojiyi gösterir.
Question 333Question

88 yaşında bir kız çocuk, özellikle okulda beden eğitimi dersinin olduğu günlerin akşamında ortaya çıkan, dinlenmekle azalan diz ve ayak bileği ağrıları şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde; eklemlerde ısı artışı, kızarıklık veya efüzyon saptanmıyor. Hastanın her iki el başparmağının ön kola pasif olarak değdirilebildiği, her iki dirsek ve dizinde 1515^\circ hiperekstansiyon olduğu gözleniyor. Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, eritrosit sedimentasyon hızı ve CRP düzeyleri normal bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Benign hipermobilite sendromu

Answer

Benign hipermobilite sendromu
Hastanın ağrılarının aktivite ile tetiklenmesi ve dinlenmekle geçmesi mekanik bir süreci yansıtır. Fizik muayenede saptanan başparmağın ön kola değdirilmesi, diz ve dirseklerin 1010^\circ üzerinde hiperekstansiyonu Beighton skorlamasında yüksek puan (6/96/9) sağlar. Bu bulguların normal inflamatuar belirteçlerle (ESH, CRP) birleşmesi, en olası tanının benign hipermobilite sendromu olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Ağrı karakterini ve tetikleyici faktörleri analiz et.
Ağrının aktivite sonrası (beden eğitimi dersi) artması ve dinlenmekle geçmesi, problemin mekanik kökenli olduğunu gösterir.
İnflamatuar ağrılar genellikle sabah tutukluğu ile başlar ve hareketle azalır; mekanik ağrılar ise aktiviteyle artar.
2
İnflamatuar ve sistemik bulguları kontrol et.
Normal ESH/CRP düzeyleri ve eklemde efüzyon/ısı artışı olmaması, artrit veya enfeksiyonu dışlar.
Sistemik inflamatuar süreçler genellikle akut faz reaktanlarında yükseklik ile karakterizedir.
3
Fizik muayene bulgularını Beighton skorlaması ile değerlendir.
Başparmak-ön kol appozisyonu (2 puan), diz hiperekstansiyonu (2 puan) ve dirsek hiperekstansiyonu (2 puan) ile toplam Beighton skoru 6/96/9 olarak hesaplanır.
Çocuklarda 55 ve üzeri Beighton skoru, hipermobilite tanısı için anlamlı kabul edilir.

Key Concept

Benign hipermobilite sendromu, çocuklarda mekanik kas iskelet ağrılarının sık bir nedeni olup, Beighton kriterleri ile tanı konur ve inflamatuar bulguların yokluğu ile karakterizedir.
Question 334Question

99 yaşındaki bir kız çocuk; bebeklik döneminden itibaren tekrarlayan ateş, halsizlik ve soğuk hava maruziyeti veya klima kullanımı sonrası belirginleşen, gövde ve ekstremitelerde yaygın ürtiker benzeri döküntü şikayetleriyle getirilmiştir. Yapılan fizik muayenesinde döküntülerin kaşıntısız olduğu, laboratuvar incelemelerinde ise atak sırasında lökositoz ve CC-reaktif protein (CRPCRP) yüksekliği saptanmıştır. Hastanın son bir yıldır okulda söylenenleri anlamakta güçlük çektiği belirtilmiş ve yapılan odyometrik incelemede bilateral sensorinöral işitme kaybı tespit edilmiştir. Bu klinik tabloya neden olan mutasyon, aşağıdaki proteinlerden hangisinin fonksiyonunda artışa (gain-of-function) yol açmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Kriyopirin

Answer

Kriyopirin (NLRP3) proteini, otozomal dominant geçişli Muckle-Wells sendromundan sorumludur ve bu proteinin fonksiyon artışı mutasyonları interlökin-1 beta (IL-1β) aşırı üretimine neden olur.
Vakadaki soğuk tetiklemesi, kaşıntısız ürtikeryal döküntü ve eşlik eden sensorinöral işitme kaybı bulguları, kriyopirinopatiler (CAPS) spektrumundaki Muckle-Wells sendromu için patognomoniktir. Bu hastalık, NLRP3 geninde kodlanan kriyopirin proteininin fonksiyonunda artışa (gain-of-function) neden olan mutasyonlar sonucu gelişir ve tedavisinde IL-1 antagonistleri (anakinra, kanakinumab) kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Soğuk tetiklemeli ürtikeryal döküntü + Ateş + Sensorinöral işitme kaybı = Muckle-Wells Sendromu (CAPS spektrumu).
Bu semptom kompleksi otoinflamatuar hastalıklar arasında kriyopirinopatiler için karakteristiktir.
2
Genetik ve protein ilişkisini kur
Muckle-Wells sendromu NLRP3 (CIAS1) gen mutasyonu sonucu kriyopirin proteininin disfonksiyonu ile oluşur.
NLRP3 inflamozom kompleksinin bir parçasıdır.
3
Mutasyon tipini belirle
Otozomal dominant 'gain-of-function' (fonksiyon artışı) mutasyonu.
İnflamozomun sürekli aktif kalması ve aşırı IL-1 salınımı patogenezin temelidir.

Key Concept

Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendromlar (CAPS) spektrumunda (FCAS, Muckle-Wells, NOMID/CINCA) temel defekt NLRP3 genindeki fonksiyon artışı mutasyonlarıdır.

Practice More

CAPS spektrumundaki diğer hastalıklar olan FCAS (en hafif form) ve NOMID/CINCA (en ağır form) arasındaki klinik farkları gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 335Question

66 yaşında bir erkek çocuk, bacaklarında ve gluteal bölgesinde yerleşen, basmakla solmayan, ciltten kabarık döküntüler; diz ve ayak bileklerinde ağrı ve şişlik ile şiddetli karın ağrısı şikayetleriyle getirilmiştir. Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı konulan bu hastada görülen gastrointestinal sistem tutulumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gastrointestinal komplikasyon olarak gelişen invajinasyonlar en sık ileo-ileal yerleşimlidir.

Answer

Gastrointestinal komplikasyon olarak gelişen invajinasyonlar en sık ileo-ileal yerleşimlidir.
Henoch-Schönlein purpurası (HSP) seyrinde görülen invajinasyonun en karakteristik özelliği, süt çocuklarında görülen klasik (idiyopatik) invajinasyonların aksine çoğunlukla ince bağırsak segmentleri arasında (ileo-ileal) gerçekleşmesidir. İdiyopatik invajinasyonlar ise genellikle ileo-kolik yerleşimlidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Hastada palpable purpura, artralji ve karın ağrısı olması Henoch-Schönlein purpurasını (IgA vasküliti) düşündürür.
HSP'nin klasik klinik triadı döküntü, eklem ağrısı ve karın ağrısıdır.
2
Gastrointestinal komplikasyonları analiz et
HSP'de bağırsak duvarındaki ödem ve kanama, bağırsak segmentlerinin iç içe geçmesine (invajinasyon) neden olabilir.
Vaskülite bağlı intramural hematom, invajinasyon için odak noktası oluşturur.
3
İnvajinasyon tipini belirle
HSP ilişkili invajinasyonlar tipik olarak ileo-ileal bölgede görülürken, çocukluk çağındaki idiyopatik invajinasyonlar genellikle ileo-kolik yerleşimlidir.
HSP'de vaskülit ince bağırsakları daha yaygın etkilediği için invajinasyon lokasyonu farklılık gösterir.

Key Concept

Henoch-Schönlein purpurasında gelişen invajinasyonun en sık ileo-ileal yerleşimli olması.

Practice More

HSP'de renal tutulumun (nefrit) uzun dönem prognozunu etkileyen en önemli faktörleri inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 336Question

Otoinflamatuar hastalıklar, doğal immün sistemin disregülasyonu sonucu gelişen ve tekrarlayan inflamasyon ataklarıyla karakterize bir grup hastalıktır. Bu hastalıkların büyük bir kısmında spesifik gen mutasyonları ve bu genlerin yol açtığı karakteristik klinik sendromlar tanımlanmıştır.

Buna göre, aşağıdaki otoinflamatuar hastalık, ilişkili olduğu genetik mutasyon ve en karakteristik klinik bulgu eşleşmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: PFAPA sendromu — *NOD2* mutasyonu — Farenjit ve servikal lenfadenopati

Answer

PFAPA sendromunun *NOD2* mutasyonu ile eşleştirildiği seçenek yanlıştır. PFAPA için kanıtlanmış tek bir gen mutasyonu yoktur; *NOD2* mutasyonu Blau sendromunda görülür.
Verilen eşleşmelerden PFAPA sendromu ile ilgili olanı yanlıştır. PFAPA sendromu (Periyodik Ateş, Aftöz stomatit, Farenjit ve servikal Adenit), çocuklarda en sık görülen otoinflamatuar tablolardan biri olmasına rağmen spesifik bir gen mutasyonu tanımlanamamıştır (sporadik veya poligenik olduğu düşünülmektedir). *NOD2* gen mutasyonu ise granülomatöz artrit, üveit ve cilt döküntüleri ile seyreden Blau sendromunun genetik nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki hastalık ve gen mutasyonu eşleşmelerini değerlendir.
FMF - MEFV, TRAPS - TNFRSF1A, CAPS - NLRP3 ve HIDS - MVK eşleşmeleri literatürde kesin olarak tanımlanmış doğru genetik geçişlerdir.
Otoinflamatuar hastalıkların tanısında genetik temel belirleyicidir.
2
PFAPA sendromunun etiyolojisini ve genetiğini hatırla.
PFAPA (Periyodik Ateş, Aftöz Stomatit, Farenjit, Adenit) çocukluk çağının en sık görülen periyodik ateş sendromudur ancak kalıtımsal/monogenik bir otoinflamatuar hastalık değildir, spesifik bir geni yoktur.
Hastalığın genetik olmadığını bilmek, yanlış eşleşmeyi bulmayı sağlar.
3
NOD2 mutasyonunun hangi hastalığa yol açtığını doğrula.
NOD2 mutasyonları otozomal dominant kalıtılan ve granülomatöz artrit, üveit, döküntü ile seyreden Blau sendromuna neden olur.
Eşleşmedeki hatanın kaynağını kesinleştirmek için.

Key Concept

Otoinflamatuar Hastalıkların Genetiği ve Klinik Bulguları

Hints

1
Otoinflamatuar hastalıkların birçoğu monogeniktir (tek bir gen mutasyonu ile oluşur), ancak sorudaki bir hastalık için henüz spesifik bir gen saptanmamıştır.
2
Çocukluk çağında çok sık görülen, kortikosteroidlere dramatik yanıt veren ve periyodik ateş, aftöz stomatit ile seyreden hastalığın tanısı klinik kriterlerle konur, genetik testi yoktur.
3
*NOD2* gen mutasyonu, granülomatöz artrit ve üveit ile seyreden Blau sendromuna neden olur.

Practice More

Her bir otoinflamatuar hastalığın (FMF, TRAPS, CAPS, HIDS) akut atak tedavisinde ve profilaksisinde hangi ilaçların (örneğin kolşisin vs. IL-1 inhibitörleri) kullanıldığını gözden geçiriniz.

Alternative Method

Eğer gen isimlerini tam olarak hatırlayamıyorsanız, klinik mantık yürütebilirsiniz: PFAPA sendromu tanısı genetik analiz ile değil, klinik kriterlerle konulur. Bu nedenle PFAPA'nın spesifik bir mutasyonla eşleştirilmiş olması direkt olarak hatalıdır.
Estimated Time:1m 0s
Question 337Question

44 aylık bir erkek bebek, 66 gündür devam eden 39,6C39,6^\circ\text{C} ateş ve aşırı huzursuzluk şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktivit, dudaklarda kızarıklık ve çatlaklar ile sol omuzdaki BCG aşısı skarı üzerinde belirgin eritem ve endürasyon saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; CRP: 120 mg/L120\text{ mg/L} (N: 050-5), ESH: 95 mm/saat95\text{ mm/saat}, albumin: 2,7 g/dL2,7\text{ g/dL}, hemoglobin: 8,2 g/dL8,2\text{ g/dL}, lökosit: 18.500/mm318.500/\text{mm}^3 (nötrofil hakim), idrar mikroskopisinde her sahada 2020 lökosit (kültür negatif) saptanıyor. Bu hastanın yönetimi ve bağışıklama takvimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İnkomplet Kawasaki hastalığı düşünülerek İVİG ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanmalı; KKK ve suçiçeği aşıları 1111 ay ertelenmelidir.

Answer

Hastaya 'İnkomplet Kawasaki Hastalığı' tanısıyla İVİG ve yüksek doz aspirin başlanmalı, İVİG dozu nedeniyle canlı aşılar (KKK ve suçiçeği) 11 ay ertelenmelidir.
Vaka, 5 günden uzun süren ateş ve 2 klinik kriter (konjonktivit, dudak bulguları) ile inkomplet Kawasaki şüphesi taşımaktadır. İnfantlarda BCG skarındaki eritem ve endürasyon Kawasaki için oldukça spesifik bir bulgudur. Laboratuvar incelemesinde inflamasyon belirteçlerinin (ESH/CRP) yüksek olması ve beraberinde 4 adet ek laboratuvar kriterinin (düşük albumin, anemi, lökositoz, steril piyüri) bulunması, AHA kılavuzuna göre inkomplet Kawasaki tanısını kesinleştirir ve İVİG tedavisini zorunlu kılar. İVİG tedavisi alan hastalarda canlı virüs aşıları (KKK, suçiçeği), pasif antikorların aşı etkinliğini bozması nedeniyle Kawasaki dozunda (2 g/kg2\text{ g/kg}) 11 ay ertelenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik kriterlerin değerlendirilmesi
5 günden uzun süren ateş + 2 klinik kriter (konjonktivit ve dudak bulguları) + BCG skar reaksiyonu mevcuttur.
İnkomplet Kawasaki şüphesi için 5 gün ateş ve 2-3 klinik kriter yeterlidir.
2
İnflamasyon belirteçlerinin kontrolü
ESH (9595) ve CRP (120120) belirgin yüksek saptanmıştır.
ESH 40 mm/saat\geq 40\text{ mm/saat} veya CRP 30 mg/L\geq 30\text{ mg/L} ise algoritmanın bir sonraki basamağına (ek laboratuvar kriterleri) geçilir.
3
Ek laboratuvar kriterlerinin analizi
Albumin 3\leq 3 (2,72,7), Anemi (8,28,2), Lökositoz 15.000\geq 15.000 (18.50018.500) ve Steril piyüri (2020 lökosit) olmak üzere 4 kriter pozitiftir.
İnkomplet Kawasaki tanısı için 3 veya daha fazla ek laboratuvar kriterinin varlığı yeterlidir.
4
Tedavi ve bağışıklama planının oluşturulması
İVİG (2 g/kg2\text{ g/kg}) ve aspirin başlanır; canlı aşılar 11 ay ötelenir.
Tanı kesinleştiği için tedaviye başlanmalı; yüksek doz İVİG'in canlı aşı yanıtını baskılaması nedeniyle süre modifikasyonu yapılmalıdır.

Key Concept

İnkomplet Kawasaki Hastalığı Tanı Algoritması ve İVİG Sonrası Canlı Aşı Takvimi

Practice More

İnkomplet Kawasaki tanısı alan bir infantta, ilk ekokardiyografi normal olsa dahi tedavinin başlanması ve izlemde koroner arter z-skorlarının takibi kritik önemdedir.
Estimated Time:3m 0s
Question 338Question

2,5 yaşında bir erkek çocuk; 6 gündür devam eden yüksek ateş (39,2C39,2^\circ\text{C}), gözlerde kızarıklık ve vücudunda yaygın döküntü şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktivit, dudaklarda fissürler, "çilek dili" görünümü, sağ servikal bölgede 2 cm2\text{ cm} büyüklüğünde tek taraflı lenfadenopati ve gövdede polimorfik döküntü saptanıyor. Kawasaki Hastalığı tanısı konulan bu hastada tedavi ve izlem süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ateş kontrol altına alındıktan 48-72 saat sonra aspirin dozu antitrombositik doza (35 mg/kg/gu¨n3-5\text{ mg/kg/gün}) düşürülmelidir.

Answer

Ateş kontrol altına alındıktan 48-72 saat sonra aspirin dozunun antitrombositik seviyeye (35 mg/kg/gu¨n3-5\text{ mg/kg/gün}) düşürülmesi doğrudur.
Kawasaki hastalığının standart yönetiminde, hastanın ateşi düştükten 48-72 saat sonra aspirinin anti-inflamatuar dozundan anti-trombositik dozuna geçilmesi kabul görmüş bir uygulamadır.

Step-by-Step Solution

1
Tanı kriterlerini doğrula
5 günden uzun süren ateş + 4 kriter (Konjonktivit, mukoza değişikliği, lenfadenopati, döküntü) saptandı.
Hastanın klinik tablosu klasik Kawasaki Hastalığı ile uyumludur.
2
Tedavi protokolünü uygula
IVIG (2 g/kg2\text{ g/kg}) tek doz ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanır.
IVIG, koroner arter anevrizması gelişim riskini %25'ten %5'in altına düşüren temel tedavidir.
3
Aspirin doz yönetimini planla
Hasta ateşsiz (afebril) kaldıktan 48-72 saat sonra doz 3-5 mg/kg/gün'e düşürülür.
Akut inflamatuar faz geçtikten sonra koroner tromboz riskini önlemek için antitrombositik doz yeterlidir.

Key Concept

Kawasaki Hastalığı tanı kriterleri ve IVIG tedavisi sonrası yönetim prensipleri.

Hints

1
Kawasaki Hastalığı'nda aspirinin iki farklı kullanım amacı (anti-inflamatuar ve anti-trombositik) olduğunu hatırlayın.
2
Yüksek doz IVIG tedavisi, vücuda dışarıdan yoğun antikor verilmesi demektir; bu durum bağışıklama takvimini etkiler.

Practice More

İnkomplet Kawasaki tanı algoritmasını ve steril piyüri gibi laboratuvar destekleyici bulguları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 339Question

10 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık iki aydır süregelen merdiven çıkarken çabuk yorulma, oturduğu düşük bir sandalyeden kalkarken zorlanma ve kollarını yukarı kaldırırken güçsüzlük hissi şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral üst göz kapaklarında viyolase (morumsu) renk değişikliği ve hafif ödem saptanıyor. Ayrıca her iki el metakarpofalangeal ve proksimal interfalangeal eklemlerin dorsal yüzlerinde simetrik, eritematöz, skuamlı papüller gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 1500 U/L1500\ U/L (N: < 170) ve laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyi 600 U/L600\ U/L (N: < 250) olarak saptanıyor.

Bu klinik tabloya göre hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil Dermatomiyozit

Answer

Juvenil Dermatomiyozit
Vakada tanımlanan proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma ve sandalyeden kalkma zorluğu), üst göz kapaklarındaki viyolase döküntü (heliotrop döküntü) ve parmak eklemleri üzerindeki eritematöz papüller (Gottron papülleri), kas enzim yüksekliği ile birleştiğinde Juvenil Dermatomiyozit tanısı için tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykünün analizi
Merdiven çıkmada zorlanma ve proksimal kas güçsüzlüğü (Gowers bulgusu) saptandı.
JDM'nin en temel klinik özelliği proksimal kas gruplarının (omuz ve kalça kuşağı) tutulumudur.
2
Fizik muayene bulgularının değerlendirilmesi
Heliotrop döküntü (göz kapaklarında morarma) ve Gottron papülleri (eklem üzerinde döküntü) saptandı.
Bu iki bulgu Juvenil Dermatomiyozit için patognomoniktir.
3
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
CK ve LDH gibi kas enzimlerinde belirgin artış gözlendi.
Kas enzimlerindeki artış, kas dokusundaki inflamasyonu ve hasarı objektif olarak gösterir.
4
Tanı kriterlerinin birleştirilmesi
Bohan ve Peter tanı kriterlerine göre kesin JDM tanısı konuldu.
Karakteristik döküntüye ek olarak proksimal kas güçsüzlüğü ve enzim yüksekliği tanıyı netleştirir.

Key Concept

Juvenil Dermatomiyozit (JDM), çocukluk çağının en sık inflamatuar miyopatisi olup; heliotrop döküntü, Gottron papülleri ve proksimal kas güçsüzlüğü triadı ile karakterizedir.
Estimated Time:1m 30s
Question 340Question

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısıyla izlenen ve M694V/M694VM694V/M694V mutasyonu saptanan 10 yaşındaki bir erkek hasta; yaklaşık 12 gündür devam eden yüksek ateş, bacaklarda üzerine basamayacak kadar şiddetli kas ağrısı ve yürüme güçlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede her iki alt ekstremitede belirgin hassasiyet ve gode bırakmayan (non-pitting) ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) 115 mm/saat115\text{ mm/saat} ve CRP 190 mg/L190\text{ mg/L} bulunurken, kreatin fosfokinaz (CPK) düzeyi normal sınırlarda saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Protrakte febril miyalji

Answer

Verilen klinik bulgular (uzun süren ateş, şiddetli kas ağrısı, gode bırakmayan ödem ve normal CPK) ışığında en olası tanı protrakte febril miyaljidir.
Protrakte febril miyalji, FMF hastalarında (özellikle M694VM694V homozigotlarında) görülen, 5-6 haftaya kadar uzayabilen ateş, şiddetli kas ağrısı ve gode bırakmayan ödem ile karakterize bir tablodur. En önemli laboratuvar ipucu, çok yüksek akut faz yanıtına rağmen CPK düzeyinin normal olmasıdır. Bu tablo kolşisine yanıt vermez, tedavide mutlaka kortikosteroid kullanılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik süreyi ve semptomları değerlendir
Ateşin 12 gün sürmesi tipik FMF ataklarından (1-3 gün) çok daha uzundur; bu durum atipik bir tabloyu düşündürür.
Süre, periyodik ateş sendromlarının ayırıcı tanısında en kritik parametredir.
2
Kas ağrısı ve ödem karakterini analiz et
Gode bırakmayan ödem ve şiddetli miyalji, vaskülit benzeri bir süreci işaret eder.
Protrakte febril miyaljide (PFM) kas tutulumu ödemli ve vaskülitik karakterdedir.
3
Laboratuvar verilerini (CPK) yorumla
CPK'nın normal olması, kas ağrısının primer bir miyozit veya ilaç toksisitesinden (kolşisin miyopatisi) kaynaklanmadığını kanıtlar.
PFM'de kas lifi yıkımı değil, perivasküler inflamasyon hakim olduğu için CPK yükselmez.
4
Genetik risk faktörünü doğrula
M694VM694V homozigotluğu PFM için bilinen en güçlü risk faktörüdür.
Ciddi fenotip ve vaskülit birlikteliği bu mutasyonla ilişkilidir.

Key Concept

Protrakte febril miyalji, FMF'in nadir fakat spesifik bir vaskülitik komplikasyonudur ve tedavisinde kolşisinden ziyade kortikosteroidler (prednizolon) temel taşıdır.
PreviousPage 17 / 21Next
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 17 | Examkin