Faiz Teorileri

102 soru

Soru 81Soru

Saf Beklentiler Hipotezi'ne göre verim eğrisinin yatay olduğu (gelecekteki kısa vadeli faiz oranlarının değişmeyeceğinin beklendiği) bir ekonomik konjonktürde, Likidite Tercihi Hipotezi'ne (Likidite Primi Teorisi) göre verim eğrisinin alacağı şekil ve bunun temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif eğimlidir; çünkü yatırımcılar vade uzadıkça artan faiz oranı riskine karşılık ek bir likidite primi talep ederler.

Cevap

Verim eğrisi pozitif eğimlidir; çünkü yatırımcılar vade uzadıkça artan faiz oranı riskine karşılık ek bir likidite primi talep ederler.
Doğru cevap, yatırımcıların vade uzadıkça karşılaştıkları faiz oranı riskine (tahvil fiyatlarındaki oynaklık) karşı bir tazminat olarak likidite primi talep ettiklerini ve bu primin verim eğrisini pozitif eğimli hale getirdiğini ifade eden seçenektir. Saf Beklentiler Hipotezi'nde faizlerin sabit kalacağı beklendiğinde eğri yatay olurken, Likidite Tercihi Hipotezi bu beklentiye pozitif bir prim ekleyerek uzun vadeli faizleri kısa vadelilerin üzerine taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Saf Beklentiler Hipotezi varsayımını analiz etme
it=it+1ei_t = i^e_{t+1} olduğu durumlarda verim eğrisi yataydır.
Bu hipotezde uzun vadeli faizler sadece kısa vadeli faiz beklentilerinin ortalamasına eşittir.
2
Likidite Tercihi Hipotezi formülünü uygulama
int=it+it+1e++it+n1en+lnti_{nt} = \frac{i_t + i^e_{t+1} + \dots + i^e_{t+n-1}}{n} + l_{nt}
Uzun vadeli faizler hesaplanırken beklentilere ek olarak daima pozitif olan bir likidite primi (lnt>0l_{nt} > 0) eklenir.
3
Verim eğrisinin şeklini belirleme
Beklentiler sabit olsa dahi (it=it+1ei_t = i^e_{t+1}), eklenen prim nedeniyle uzun vadeli faiz kısa vadeli faizden büyük olur (ilong>ishorti_{long} > i_{short}).
Likidite primi vade uzadıkça arttığı için verim eğrisi yukarı doğru (pozitif) bir eğim kazanır.

Anahtar Kavram

Likidite Tercihi Hipotezi (Likidite Primi Teorisi)

İpuçları

1
Likidite Tercihi Hipotezi'nin, Saf Beklentiler Hipotezi'ne 'likidite primi' adında ek bir bileşen kattığını hatırlayın.
2
Likidite primi (ll) her zaman pozitiftir ve vade uzadıkça değeri artar.
3
Eğer beklentiler faizlerin sabit kalacağı yönündeyse, Saf Beklentiler Teorisi'ndeki yatay doğruya yukarı doğru artan bir prim eklediğinizde eğrinin yeni şekli ne olur?

Daha Fazla Pratik

Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre verim eğrisinin yatay olduğu bir durumda faiz beklentilerinin yönünü analiz eden bir soru çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematiksel olarak düşünün: iuzun=ikisa_beklenti+Likidite_Primii_{uzun} = i_{kisa\_beklenti} + Likidite\_Primi. Eğer ikisa_beklentii_{kisa\_beklenti} mevcut kısa vadeli faize eşitse, Likidite_Primi>0Likidite\_Primi > 0 olduğu için iuzun>imevcut_kisai_{uzun} > i_{mevcut\_kisa} olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 82Soru

Faiz oranlarının vade yapısını açıklayan Likidite Tercihi Hipotezi'ni (Likidite Primi Teorisi), Saf Beklentiler Hipotezi'nden ayıran temel varsayım ve bu varsayımın verim eğrisinin genel şekli üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vade uzadıkça tahvillerin faiz oranı riskinin artması ve likiditesinin azalması nedeniyle pozitif bir prim talep edilmesi; verim eğrisinin genellikle pozitif eğimli olması

Cevap

Likidite Tercihi Hipotezi'ni ayıran temel unsur, vade uzadıkça artan riskler nedeniyle talep edilen pozitif likidite primidir ve bu durum verim eğrisini genellikle pozitif eğimli yapar.
Likidite Tercihi Hipotezi, Saf Beklentiler Hipotezi'ne ek olarak 'likidite primi' kavramını getirir. Yatırımcılar kısa vadeli varlıkları likidite avantajı ve düşük faiz riski nedeniyle tercih ederler. Uzun vadeli tahvilleri tutmaları için onlara vade ile artan bir ek getiri (prim) sunulmalıdır. Bu primin varlığı, gelecekteki faiz beklentileri sabit olsa bile verim eğrisinin yukarı eğimli olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hipotezlerin varsayımlarını karşılaştırın.
Saf Beklentiler Hipotezi tahvillerin tam ikame olduğunu varsayarken, Likidite Tercihi Hipotezi tahvillerin tam ikame olmadığını ve uzun vadenin daha riskli olduğunu savunur.
Yatırımcıların vadeye karşı duyarlılığını belirlemek için.
2
Likidite priminin etkisini analiz edin.
Uzun vadeli bir tahvilin faizi, beklenen kısa vadeli faizlerin ortalamasına ek olarak bir likidite primi (Lnt>0L_{nt} > 0) içerir.
Vade yapısı formülündeki farkı görmek için.
3
Eğri şekli üzerindeki sonucu belirleyin.
Likidite primi vade ile birlikte arttığı için, beklentiler sabit kalsa dahi verim eğrisi yukarı doğru (pozitif) eğimli bir şekil alır.
Teorinin ampirik gözlemlerle (verim eğrisinin genellikle yukarı eğimli olması) neden daha uyumlu olduğunu açıklamak için.

Anahtar Kavram

Likidite Primi (Liquidity Premium)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 83Soru

Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi (Neo-Klasik Faiz Teorisi) çerçevesinde; hanehalklarının geleceğe yönelik belirsizlikler nedeniyle likidite tercihlerini artırarak daha fazla "atıl kasa tutma" (hoarding) eğilimine girmeleri, diğer tüm değişkenler sabitken ödünç verilebilir fon piyasasında aşağıdakilerden hangisine neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödünç verilebilir fon talebinin artmasına ve denge faiz oranının yükselmesine

Cevap

Ödünç verilebilir fon talebinin artmasına ve denge faiz oranının yükselmesine
Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi'ne göre fon talebi; yatırım harcamaları, bütçe açığı ve atıl kasa tutma (hoarding) toplamından oluşur. Bireylerin ellerinde nakit tutma isteğinin artması, piyasadan fon çekilmesi anlamına geldiği için fon talebi artar. Talep eğrisinin sağa kayması ise denge faiz oranını yükseltir.

Adım Adım Çözüm

1
Atıl kasa tutma (hoarding) kavramının teorideki yerini belirlemek
Atıl kasa tutma (ΔHΔH), ödünç verilebilir fon talebi (DLD_L) bileşenlerinden biridir (DL=I+[GT]+ΔHD_L = I + [G-T] + ΔH).
Teoride faiz oranının belirlenmesi için arz ve talep bileşenlerinin doğru sınıflandırılması gerekir.
2
Değişkenin değişim yönünü analiz etmek
Belirsizlikler nedeniyle atıl kasa tutma eğilimindeki artış, fon talebi eğrisini (DLD_L) sağa kaydırır.
Bireyler fonlarını ödünç vermek yerine ellerinde tutmayı tercih ettiklerinde, piyasadaki fon talebi yükselir.
3
Piyasa dengesi üzerindeki etkiyi değerlendirmek
Denge faiz oranı (ii) yükselir.
Arz sabitken talepte meydana gelen artış, piyasa fiyatı olan faiz oranını yukarı çeker.

Anahtar Kavram

Ödünç Verilebilir Fon Talebi Bileşenleri

Daha Fazla Pratik

Bu sorunun ardından, Merkez Bankası'nın genişlemeci para politikası (yeni para yaratımı) izlemesinin denge faiz oranı üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 84Soru

Faiz oranlarının vade yapısını açıklayan Likidite Tercihi Hipotezi'ne (Likidite Primi Teorisi) göre, yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri ellerinde tutmak karşılığında kısa vadeli tahvillere oranla ek bir getiri (likidite primi) talep etmelerinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzun vadeli tahvillerin kısa vadeli tahvillere göre daha yüksek faiz oranı riski taşıması ve daha az likit olması

Cevap

Uzun vadeli tahvillerin kısa vadeli tahvillere göre daha yüksek faiz oranı riski taşıması ve daha az likit olması
Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre, yatırımcılar likiditesi yüksek ve faiz oranı riski düşük olan kısa vadeli tahvilleri tercih ederler. Uzun vadeli tahvillerin fiyatları faiz değişimlerine karşı çok daha duyarlıdır, bu da onları daha riskli kılar. Yatırımcıların bu riskli ve daha az likit olan uzun vadeli kağıtları satın alması için onlara 'Likidite Primi' adı verilen ek bir getiri sunulması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Yatırımcı tercihlerini analiz etmek
Yatırımcılar likiditeyi severler ve kısa vadeli varlıkları daha güvenli bulurlar.
Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre yatırımcılar riskten kaçınan (risk-averse) bir yapıdadır.
2
Vade ve risk arasındaki ilişkiyi kurmak
Vade uzadıkça tahvilin fiyat oynaklığı (faiz oranı riski) artar.
Faiz oranlarındaki küçük bir değişim, uzun vadeli tahvillerin piyasa değerinde kısa vadeli olanlara göre çok daha büyük sapmalara neden olur.
3
Likidite priminin rolünü tanımlamak
Yatırımcıları uzun vadeli tahvile çekmek için ek bir getiri (lntl_{nt}) sunulmalıdır.
Yatırımcılar, katlandıkları ek risk ve azalan likidite karşılığında pozitif bir prim talep ederler.

Anahtar Kavram

Likidite Primi
Tahmini Süre:45s
Soru 85Soru

Wicksell’in kümülatif süreç analizinde; teknolojik bir buluş veya yeni pazarların açılması gibi nedenlerle sermayenin marjinal verimliliğinin arttığı, ancak bankacılık sisteminin piyasa faiz oranını (ipi_p) eski seviyesinde sabit tuttuğu varsayılmaktadır. Doğal faiz oranının (idi_d) piyasa faiz oranının üzerine çıktığı (id>ipi_d > i_p) bu genişleme sürecinde gerçekleşecek ekonomik etkilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kümülatif süreç sonunda piyasa faiz oranı doğal faiz oranına eşitlendiğinde, fiyatlar genel seviyesi başlangıçtaki seviyesine geri döner.

Cevap

Kümülatif sürecin sonunda fiyatlar genel seviyesinin başlangıçtaki seviyesine geri döneceğini savunan seçenek yanlıştır.
Wicksell’in kümülatif sürecinde, piyasa faiz oranı (ipi_p) bankacılık sistemindeki rezerv kısıtları nedeniyle eninde sonunda doğal faiz oranına (idi_d) yükselir ve denge tekrar sağlanır. Ancak bu yeni denge noktasında fiyatlar genel seviyesi eski seviyesine geri dönmez; kümülatif artış sonucunda ulaştığı yeni ve daha yüksek seviyede istikrar kazanır. Dolayısıyla fiyatların başlangıç seviyesine döneceğini belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dengenin bozulma nedenini belirle
Sermaye verimliliği arttığı için id>ipi_d > i_p durumu oluşur.
Sürecin başlangıç noktasını anlamak için faiz farkının yönü belirlenmelidir.
2
Yatırım ve tasarruf ilişkisini analiz et
Düşük piyasa faizi nedeniyle Yatırım > Gönüllü Tasarruf gerçekleşir.
Yatırım talebinin finansmanı için banka kredilerinin devreye girdiğini saptamak gerekir.
3
Fiyatlar ve para arzı üzerindeki etkiyi değerlendir
Para arzı genişler, fiyatlar kümülatif olarak yükselir ve zorunlu tasarruf oluşur.
Wicksell'in para arzını içsel (endojen) bir değişken olarak görmesinin sonucudur.
4
Sürecin durma noktasını ve nihai fiyat seviyesini incele
Banka rezervleri azaldığında ipi_p yükselir ve ip=idi_p = i_d olduğunda süreç durur. Ancak fiyatlar ulaştığı yüksek seviyede kalır.
Fiyatlar genel seviyesinin 'geri dönüşsüz' artış özelliğini (histerezis benzeri durum) doğrulamak içindir.

Anahtar Kavram

Wicksell'in Kümülatif Süreç Analizi ve Fiyat İstikrarı

İpuçları

1
Wicksell'in analizinde fiyatların 'hareket hızı' ile 'seviyesi' arasındaki farka odaklanın.
2
Denge yeniden sağlandığında (faizler eşitlendiğinde) ekonomideki genişleme durur, ancak geçmişteki fiyat artışları silinmez.

Daha Fazla Pratik

Wicksell'in bu teorisinin para politikasında 'Fiyat İstikrarı' hedefinin önemini nasıl vurguladığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 86Soru

Faiz oranlarının vade yapısını açıklamaya yönelik geliştirilen Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi (Market Segmentation Hypothesis), yatırımcıların ve borçlananların belirli vadelere yönelik katı tercihlerinin olduğu ve farklı vadelere sahip tahvillerin birbirinin ikamesi olmadığı varsayımına dayanır.

Bu hipotezin temel varsayımları ve ampirik geçerliliği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi teorinin verim eğrisini açıklama kapasitesi ve temel sınırlılığına ilişkin doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı vadeli tahvillerin tamamen ayrı piyasalarda işlem görmesi, kısa ve uzun vadeli faiz oranlarının genellikle birlikte hareket etme (co-movement) eğilimini açıklamakta yetersiz kalmasına neden olur.

Cevap

Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'ne göre piyasalar arasındaki tam ayrışma, faiz oranlarının birlikte hareket etme (co-movement) özelliğinin açıklanamamasına yol açar.
Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi, her vade dilimini kendi içinde kapalı bir kutu gibi görür. Bu yaklaşım, verim eğrisinin farklı şekiller almasını (arz-talep dengesine göre) başarıyla açıklasa da, farklı vadeli faizlerin neden birlikte yükselip düştüğünü (co-movement) açıklayamaz. Çünkü bir piyasadaki sarsıntının diğer piyasaya geçeceği bir köprü (arbitraj/ikame) tanımlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hipotezin temel varsayımını analiz etmek.
Farklı vadeli tahviller birbirinin ikamesi değildir; piyasalar tamamen bölünmüştür.
Teorinin başlangıç noktası, yatırımcıların vade tercihlerinin esnek olmadığıdır.
2
Faiz oranlarının belirlenme mekanizmasını incelemek.
Her vade dilimindeki faiz oranı, o vadedeki tahvil arz ve talebi tarafından bağımsız olarak belirlenir.
Piyasalar arası fon akışı veya arbitraj varsayılmadığı için denge yereldir.
3
Teorinin ampirik zayıflığını (limiti) saptamak.
Piyasalar bağımsız olduğu için, bir vadedeki faiz değişimi diğerini etkilemez; bu durum faizlerin birlikte hareket etme (co-movement) gerçeğiyle çelişir.
Ampirik veriler kısa ve uzun vadeli faizlerin genellikle aynı yönde hareket ettiğini gösterir, ancak bu teori bu bağı açıklayamaz.

Anahtar Kavram

Vade Yapısı Teorileri: Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi Kısıtları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 87Soru

Likidite Tercihi Hipotezi (Likidite Primi Teorisi) kapsamında, verim eğrisinin negatif eğimli (aşağı doğru eğimli) olduğu bir durumda; Saf Beklentiler Hipotezi'ne kıyasla gelecekteki kısa vadeli faiz oranlarının seyri hakkındaki çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısa vadeli faiz oranlarının gelecekte azalacağı beklenmektedir ve bu beklenen düşüş Saf Beklentiler Hipotezi'ndekinden daha büyüktür.

Cevap

Kısa vadeli faiz oranlarının gelecekte azalacağı beklenmektedir ve bu beklenen düşüş Saf Beklentiler Hipotezi'ndekinden daha büyüktür.
Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre uzun vadeli faiz oranları, gelecekte beklenen kısa vadeli faizlerin ortalaması ile pozitif bir likidite priminin toplamıdır. Verim eğrisi aşağı doğru eğimli (negatif) ise, uzun vadeli faizler cari kısa vadeli faizlerin altındadır. Bu durumun gerçekleşebilmesi için gelecekte beklenen faizlerdeki düşüşün, pozitif olan likidite primini tamamen sönümleyip daha da aşağı çekmesi gerekir. Saf Beklentiler Hipotezi'nde likidite primi sıfır kabul edildiğinden, aynı verim eğrisi şekli için beklenen faiz düşüşü Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre daha küçük kalacaktır. Dolayısıyla Likidite Tercihi Hipotezi, ters verim eğrisi durumunda daha şiddetli bir faiz düşüşü öngörür.

Adım Adım Çözüm

1
Likidite Tercihi Hipotezi formülünü hatırla.
int=it+it+1e+...+it+n1en+Lnti_{nt} = \frac{i_t + i^e_{t+1} + ... + i^e_{t+n-1}}{n} + L_{nt}
Teorik altyapıyı kurmak için formül gereklidir.
2
Likidite priminin (LntL_{nt}) değerini analiz et.
Lnt>0L_{nt} > 0 ve vade uzadıkça LntL_{nt} artar.
Vade riskinin telafisi için yatırımcının ek getiri talep ettiğini anlamak gerekir.
3
Negatif eğimli (ters) verim eğrisi durumunu yorumla.
int<iti_{nt} < i_t olması durumu.
Negatif eğim, uzun vadeli faizlerin kısa vadelilerden düşük olmasıdır.
4
İki teoriyi karşılaştır.
Saf Beklentiler'de int=Ortalamai_{nt} = \text{Ortalama} iken; Likidite Tercihi'nde int=Ortalama+Lnti_{nt} = \text{Ortalama} + L_{nt}'dir. LntL_{nt} pozitif olduğundan, aynı düşük inti_{nt} seviyesine ulaşmak için beklenen faizlerin ortalaması Likidite Tercihi'nde çok daha düşük olmalıdır.
Pozitif likidite primine rağmen faizin düşmesi için beklentinin çok daha sert bir düşüş yönünde olması gerekir.

Anahtar Kavram

Likidite Primi ve Beklentiler Etkileşimi
Soru 88Soru

Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi (Neo-Klasik Faiz Teorisi) çerçevesinde; Merkez Bankası'nın zorunlu karşılık oranlarını artırarak ticari bankaların kredi yaratma kapasitesini kısıtladığı bir durumda, diğer değişkenler sabitken ödünç verilebilir fon piyasasında meydana gelecek değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödünç verilebilir fon arzı (SLS_L) eğrisi sola kayar ve denge faiz oranı yükselir.

Cevap

Ödünç verilebilir fon arzı eğrisinin sola kayması ve denge faiz oranının yükselmesi
Zorunlu karşılık oranlarının artırılması, bankaların sisteme sunabileceği kredi miktarını (ΔMΔM) azaltır. Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi'ne göre, banka kredileri fon arzının bir bileşeni olduğu için, bu azalma SLS_L eğrisini sola kaydırarak denge faiz oranını yükseltir.

Adım Adım Çözüm

1
Politika değişikliğinin etkilediği bileşeni belirle
Zorunlu karşılık oranlarındaki artış, ticari bankaların kredi yaratma kapasitesini azaltır.
Ödünç verilebilir fon arzı (SLS_L); tasarruflar (SS), banka kredileri (ΔMΔM) ve atıl paranın çözülmesinden (ΔHΔH) oluşur.
2
Arz eğrisi üzerindeki etkiyi analiz et
ΔMΔM bileşenindeki azalma, toplam ödünç verilebilir fon arzının (SLS_L) azalmasına neden olur.
Fon arzını oluşturan unsurlardan birinin azalması, arz eğrisini sola (yukarı) kaydırır.
3
Denge faiz oranı değişimini tespit et
SLS_L eğrisi sola kaydığında, yeni denge noktasında faiz oranı (ii) yükselir.
Fon talebi sabitken arzın azalması piyasada fon kıtlığı yaratarak paranın fiyatı olan faizi artırır.

Anahtar Kavram

Ödünç Verilebilir Fon Arzı Bileşenleri ve Para Politikası İlişkisi

İpuçları

1
Zorunlu karşılık oranları arttığında bankaların kredi verme gücü nasıl değişir?
2
Banka kredileri ödünç verilebilir fonların arz tarafında mı yoksa talep tarafında mı yer alır?
3
Fon arzının azalması durumunda arz eğrisinin hangi yöne kayacağını ve bunun faiz üzerindeki etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Bütçe açığının arttığı bir senaryoda ödünç verilebilir fon talebinin nasıl etkileneceğini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 89Soru

Wicksell'in kümülatif süreç analizine göre, bankacılık sistemi tarafından belirlenen piyasa faiz oranının (ipi_p), sermayenin marjinal verimliliğini temsil eden doğal faiz oranından (idi_d) daha yüksek olduğu (ip>idi_p > i_d) bir ekonomide aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiyatlar genel seviyesinin kümülatif olarak düşmesi

Cevap

Fiyatlar genel seviyesinin kümülatif olarak düşmesi
Wicksell'e göre piyasa faizi (ipi_p), doğal faizden (idi_d) büyük olduğunda borçlanma maliyeti sermaye getirisinden fazladır. Bu durum yatırımların azalmasına (I<SI < S), banka kredilerinin daralmasına ve dolayısıyla toplam talebin düşerek fiyatlar genel seviyesinin sürekli azalmasına (deflasyon) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Faiz oranları arasındaki ilişkiyi analiz etme
ip>idi_p > i_d durumu belirlendi.
Soruda piyasa faiz oranının doğal faiz oranından yüksek olduğu açıkça belirtilmiştir.
2
Yatırım ve tasarruf dengesini inceleme
Tasarrufların yatırımlardan büyük olduğu (S>IS > I) saptandı.
Fon maliyeti (ipi_p) getiriden (idi_d) yüksek olduğunda girişimciler daha az yatırım yapar, hanehalkı ise daha fazla tasarrufa yönelir.
3
Toplam talep ve fiyatlar üzerindeki etkiyi belirleme
Deflasyonist (fiyat düşüşü) süreç başlar.
Yatırımların azalması ve kredilerin daralması toplam talebi düşürerek fiyatlar genel seviyesinin sürekli azalmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Wicksell'in Kümülatif Süreci (Deflasyonist Durum)

İpuçları

1
Faiz oranı sermayenin getirisinden yüksekse insanlar yatırım mı yapar yoksa parasını bankada mı tutar?
2
Yatırımların tasarruflardan az olduğu (I<SI < S) bir ekonomide toplam talep nasıl değişir?

Daha Fazla Pratik

Doğal faiz oranının (idi_d) piyasa faiz oranına (ipi_p) eşit olduğu denge durumunda fiyat istikrarının nasıl sağlandığını inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 90Soru

Klasik Faiz Teorisi'nin (Reel Faiz Teorisi) temel varsayımlarının geçerli olduğu bir ekonomide; nüfus artışı veya göç gibi nedenlerle iş gücü arzının artması sonucunda sermayenin marjinal verimliliğinin yükseldiği kabul edilirse, yeni denge noktasında reel faiz oranı ve toplam tasarruf-yatırım hacmi nasıl değişir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reel faiz oranı artar, toplam tasarruf-yatırım hacmi artar.

Cevap

Reel faiz oranının ve toplam tasarruf-yatırım hacminin artacağı seçenek doğrudur.
Klasik Faiz Teorisi'ne göre sermayenin marjinal verimliliğindeki artış, yatırım talebi eğrisini sağa kaydırır. Bu durum, ödünç verilebilir fon piyasasında denge faiz oranını yükseltirken, bireylerin yüksek faiz karşısında tasarruflarını artırmalarına ve dolayısıyla yeni denge noktasında daha yüksek bir yatırım/tasarruf hacmine ulaşılmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
İş gücü arzındaki artışın sermaye üzerindeki etkisini belirlemek.
İş gücü ve sermaye tamamlayıcı faktörler olduğundan, iş gücü arzındaki artış sermayenin marjinal verimliliğini (MPKMPK) artırır.
Üretim fonksiyonunda bir faktörün miktarındaki artış, diğer faktörün marjinal verimliliğini yükseltir.
2
Verimlilik artışının yatırım talebi üzerindeki etkisini analiz etmek.
Sermayenin marjinal verimliliğindeki yükseliş, yatırım talebi (II) eğrisinin sağa kaymasına neden olur.
Firmalar, sermayenin verimliliği arttığında daha fazla yatırım yapma isteği duyarlar (Yatırım talebi = MPKMPK).
3
Piyasa dengesindeki değişimi saptamak.
Yatırım talebi eğrisi (II) sağa kaydığında, sabit tasarruf arzı (SS) altında denge faiz oranı (rr) yükselir.
Ödünç verilebilir fonlara olan talebin artması, fonların fiyatı olan faizi yukarı çeker.
4
Denge miktarındaki değişimi belirlemek.
Faiz oranındaki artış, tasarruf arzı eğrisi üzerinde yukarı doğru bir harekete neden olur ve denge tasarruf-yatırım hacmi artar.
Klasik teoride tasarruf faizin artan bir fonksiyonudur; faiz yükseldikçe bireyler tüketimi erteleyip daha fazla tasarruf yaparlar.

Anahtar Kavram

Sermayenin marjinal verimliliği ve yatırım talebi ilişkisi

İpuçları

1
İş gücü artışının sermayenin getirisini (verimliliğini) nasıl etkileyeceğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Hükümetin bütçe açığı vermesinin Klasik Faiz Teorisi üzerindeki 'Dışlama Etkisi' (Crowding-out) sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 91Soru

Safi Beklentiler Hipotezi (PurePure ExpectationsExpectations HypothesisHypothesis) uyarınca, cari dönemde 11 yıl vadeli tahvil faiz oranı %15\%15 ve piyasa aktörlerinin bir yıl sonrası için bekledikleri 11 yıl vadeli tahvil faiz oranı %21\%21 olarak gözlemlenmiştir. Bu verilere göre, cari dönemdeki 22 yıl vadeli tahvil faiz oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18

Cevap

Cari dönemdeki 2 yıl vadeli tahvil faiz oranı %18 olarak hesaplanır.
Safi Beklentiler Hipotezi'ne göre, farklı vadelerdeki tahviller birbirinin tam ikamesidir. Bu nedenle, iki yıllık bir tahvilin faiz oranı, birbirini takip eden iki adet bir yıllık yatırımın (cari faiz ve beklenen gelecek faiz) aritmetik ortalamasına eşit olmak zorundadır. %15\%15 ile %21\%21 değerlerinin ortalaması olan %18\%18 doğru sonuçtur.

Adım Adım Çözüm

1
Safi Beklentiler Hipotezi formülünü belirle.
i2t=i1t+i1t+1e2i_{2t} = \frac{i_{1t} + i^e_{1t+1}}{2}
Bu hipoteze göre, nn dönemlik bir tahvilin faizi, o nn dönem boyunca beklenen kısa vadeli faizlerin aritmetik ortalamasına eşittir.
2
Verilen değerleri formülde yerine koy.
i2t=15+212i_{2t} = \frac{15 + 21}{2}
Cari 11 yıllık faiz (i1ti_{1t}) %15\%15 ve bir yıl sonra beklenen 11 yıllık faiz (i1t+1ei^e_{1t+1}) %21\%21 olarak verilmiştir.
3
Aritmetik ortalamayı hesapla.
362=18\frac{36}{2} = 18
Toplam faiz yükünün vade süresine (2 yıl) bölünmesiyle yıllık ortalama uzun vadeli faiz oranı bulunur.

Anahtar Kavram

Safi Beklentiler Hipotezi'ne göre uzun vadeli faiz oranları, gelecekte beklenen kısa vadeli faiz oranlarının bir ortalamasıdır.

İpuçları

1
Uzun vadeli faiz oranını bulmak için cari ve beklenen kısa vadeli oranların ortalamasını almalısınız.
2
İki farklı yatırım stratejisinin (2 yıllık tahvil almak vs. 1 yıllık tahvil alıp sonra tekrar 1 yıllık tahvil almak) getirilerinin eşitlendiği noktayı düşünün.
3
Formül şöyledir: i2t=(i1t+i1t+1e)/2i_{2t} = (i_{1t} + i^e_{1t+1}) / 2. Değerleri yerleştirerek sonucu bulabilirsiniz.

Daha Fazla Pratik

Verim eğrisinin neden genellikle yukarı eğimli olduğunu açıklayan 'Likidite Tercihi Hipotezi' ile bu sonucu karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 92Soru

Wicksell’in faiz teorisinde, sermayenin marjinal verimliliğine karşılık gelen ve yatırımları gönüllü tasarruflara eşitleyen faiz oranına 'doğal faiz' denir. Bankacılık sisteminin belirlediği piyasa faiz oranının bu doğal faiz oranının altında (ip<idi_p < i_d) kalması durumunda, ekonomide gerçekleşecek süreçle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yatırım harcamaları tasarrufları aşar, kredi genişlemesi yaşanır ve kümülatif bir enflasyonist süreç başlar.

Cevap

Yatırım harcamalarının tasarrufları aşması, kredi genişlemesi yaşanması ve kümülatif bir enflasyonist sürecin başlaması beklenen sonuçtur.
Wicksell’in teorisinde, piyasa faiz oranının (ipi_p) doğal faiz oranından (idi_d) düşük olması, yatırımların beklenen getirisinin borçlanma maliyetinden yüksek olduğu anlamına gelir. Bu durum yatırım harcamalarının gönüllü tasarrufları aşmasına neden olur. Bankacılık sistemi bu yatırım talebini kredi açarak (kaydi para yaratarak) finanse ettiğinde, toplam talep artar ve fiyatlar genel seviyesi kümülatif bir şekilde yükselir. Bu süreç piyasa faizi doğal faiz seviyesine yükseltilene kadar devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Faiz oranları arasındaki ilişkiyi analiz etme
ip<idi_p < i_d durumu belirlendi.
Borçlanma maliyetinin (piyasa faizi), sermayenin getirisinden (doğal faiz) düşük olduğu anlaşıldı.
2
Yatırım ve tasarruf dengesini inceleme
Yatırım > Tasarruf.
Düşük faiz maliyeti yatırımları kârlı hale getirirken tasarruf eğilimini azaltır.
3
Parasal genişleme etkisini değerlendirme
Kredi hacmi ve para arzı artar.
Yatırımcılar arasındaki fon açığı bankacılık sisteminden alınan kredilerle karşılanır.
4
Fiyatlar genel seviyesi üzerindeki etkiyi belirleme
Kümülatif enflasyonist süreç başlar.
Artan toplam talep ve parasal genişleme fiyatlar genel seviyesini sürekli yükseltir.

Anahtar Kavram

Wicksell'in kümülatif süreç analizi ve faiz oranları arasındaki dengesizliklerin fiyatlar genel seviyesine etkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 93Soru

Klasik Faiz Teorisi'nin (Reel Faiz Teorisi) varsayımlarının geçerli olduğu bir ekonomide, bireylerin "zaman tercihlerinin" artması (bugünkü tüketimi gelecekteki tüketime göre daha değerli bulmaları) durumunda, ödünç verilebilir fonlar piyasasında denge reel faiz oranı ve yatırım hacmi nasıl değişir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reel faiz oranı artar, yatırım hacmi azalır.

Cevap

Reel faiz oranının artması ve yatırım hacminin azalması
Klasik faiz teorisine göre faiz oranı, tasarruf arzı ve yatırım talebinin kesiştiği noktada oluşur. Zaman tercihinin artması, bireylerin gelecekteki tüketim yerine bugünkü tüketimi daha değerli bulması anlamına gelir. Bu durum, ekonomideki toplam tasarruf eğilimini azaltarak tasarruf arz eğrisini sola kaydırır. Sonuç olarak, ödünç verilebilir fonlar piyasasında reel faiz oranı yükselirken, yüksek faiz maliyeti nedeniyle yatırım harcamaları ve dolayısıyla denge tasarruf-yatırım miktarı azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Zaman tercihindeki değişimin tasarruf arzına etkisini belirleme
Tasarruf arzı (SS) azalır.
Zaman tercihinin artması, bireylerin bugünkü tüketimi daha çok tercih etmesi demektir; bu da her faiz düzeyinde daha az tasarruf yapılmasına yol açar.
2
Ödünç verilebilir fonlar piyasasında denge analizini yapma
Tasarruf eğrisi (SS) sola kayar ve reel faiz oranı (ii) yükselir.
Fon arzının azalması, yatırım talebi sabitken piyasada fon kıtlığı yaratarak faizleri yukarı çeker.
3
Faiz değişiminin yatırım üzerindeki etkisini analiz etme
Yatırım hacmi (II) azalır.
Yatırım, faiz oranının azalan bir fonksiyonudur; yükselen maliyetler nedeniyle yatırım harcamaları kısılır.

Anahtar Kavram

Klasik Faiz Teorisi'nde faiz, tasarruf arzı (zaman tercihi) ve yatırım talebi (sermayenin marjinal verimliliği) tarafından belirlenen reel bir fiyattır.

Daha Fazla Pratik

Klasik Faiz Teorisi'nde para arzındaki bir artışın reel faiz oranları üzerindeki etkisini (veya etkisizliğini) inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 94Soru

Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi (Market Segmentation Hypothesis) çerçevesinde, kısa vadeli tahvil piyasasında belirgin bir talep fazlası yaşanırken uzun vadeli tahvil piyasasında arz fazlasının hüküm sürdüğü bir ekonomide; verim eğrisinin (yieldyield curvecurve) alacağı şekil ve bu teorinin açıklamakta yetersiz kaldığı temel ampirik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Verim eğrisi pozitif eğimli olur; farklı vadeli faiz oranlarının zaman içinde birlikte hareket etmesi açıklanamaz.

Cevap

Verim eğrisi pozitif eğimli olur; farklı vadeli faiz oranlarının zaman içinde birlikte hareket etmesi açıklanamaz.
Doğru seçenek, belirtilen arz-talep koşullarının uzun vadeli faizleri kısa vadeli faizlerin üzerine çıkararak pozitif eğimli bir verim eğrisi oluşturacağını ve bu teorinin en büyük zayıflığı olan faiz oranlarının birlikte hareket etme özelliğini açıklayamayacağını doğru bir şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kısa vadeli piyasadaki dengeyi analiz etme
Kısa vadeli tahvil piyasasında talep fazlası olması, tahvil fiyatlarını artırırken kısa vadeli faiz oranlarını (isi_s) düşürür.
Tahvil fiyatı ile faiz oranı arasında ters yönlü bir ilişki vardır.
2
Uzun vadeli piyasadaki dengeyi analiz etme
Uzun vadeli tahvil piyasasında arz fazlası olması, tahvil fiyatlarını düşürürken uzun vadeli faiz oranlarını (ili_l) yükseltir.
Arz fazlası fiyatları aşağı çeker, bu da getiri oranını (faizi) artırır.
3
Verim eğrisinin şeklini belirleme
il>isi_l > i_s olduğu için verim eğrisi pozitif (yukarı doğru) eğimli bir hal alır.
Vade uzadıkça faiz oranının artması pozitif eğimli bir verim eğrisi tanımlar.
4
Teorinin kısıtını değerlendirme
Hipotez, her vadeyi birbirinden kopuk (bağımsız) piyasalar olarak gördüğü için, ampirik olarak gözlemlenen 'farklı vadeli faizlerin birlikte hareket etmesi' (comovementco-movement) olgusunu açıklayamaz.
Piyasalar arasında ikame ve geçişlilik olmadığı varsayımı bu ampirik gerçeği açıklamasız bırakır.

Anahtar Kavram

Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'ne göre verim eğrisi, her vadenin kendi arz ve talebi tarafından belirlenir; ancak faizlerin korelasyonunu (birlikte hareketini) açıklayamaz.

Daha Fazla Pratik

Beklentiler Hipotezi ve Likidite Tercihi Hipotezi'nin 'birlikte hareket etme' olgusuna yaklaşımını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 95Soru

Safi Beklentiler Hipotezi'nin (PurePure ExpectationsExpectations HypothesisHypothesis) geçerli olduğu bir ekonomide, cari dönemdeki tahvil faiz oranları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

VadeFaiz Oranı (\%)
11 Yıl (i1ti_{1t})99
22 Yıl (i2ti_{2t})1212
33 Yıl (i3ti_{3t})1414

Buna göre, piyasa aktörlerinin ikinci yılın sonundaki (üçüncü yıla ait) beklenen 11 yıllık faiz oranı (i1t+2ei^e_{1t+2}) yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18

Cevap

Piyasa aktörlerinin üçüncü yıla ait beklediği 1 yıllık faiz oranı %18'dir.
Safi Beklentiler Hipotezi'ne göre, uzun vadeli bir faiz oranı (inti_{nt}), o dönemi kapsayan kısa vadeli cari (i1ti_{1t}) ve gelecekte beklenen (i1t+nei^e_{1t+n}) faiz oranlarının aritmetik ortalamasıdır. Önce 2 yıllık faiz kullanılarak 12=(9+i1t+1e)/212 = (9 + i^e_{1t+1}) / 2 eşitliğinden ikinci yılın beklentisi %15\%15 olarak bulunur. Ardından 3 yıllık faiz kullanılarak 14=(9+15+i1t+2e)/314 = (9 + 15 + i^e_{1t+2}) / 3 eşitliğinden üçüncü yılın beklentisi %18\%18 olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
İkinci yıl için beklenen 1 yıllık faiz oranını (i1t+1ei^e_{1t+1}) hesaplayınız.
i2t=i1t+i1t+1e212=9+i1t+1e224=9+i1t+1ei1t+1e=15i_{2t} = \frac{i_{1t} + i^e_{1t+1}}{2} \Rightarrow 12 = \frac{9 + i^e_{1t+1}}{2} \Rightarrow 24 = 9 + i^e_{1t+1} \Rightarrow i^e_{1t+1} = 15
2 yıllık tahvil faizi, cari 1 yıllık faiz ile gelecek yıl beklenen 1 yıllık faizin ortalamasına eşittir.
2
Üçüncü yıl için beklenen 1 yıllık faiz oranını (i1t+2ei^e_{1t+2}) hesaplayınız.
i3t=i1t+i1t+1e+i1t+2e314=9+15+i1t+2e342=24+i1t+2ei1t+2e=18i_{3t} = \frac{i_{1t} + i^e_{1t+1} + i^e_{1t+2}}{3} \Rightarrow 14 = \frac{9 + 15 + i^e_{1t+2}}{3} \Rightarrow 42 = 24 + i^e_{1t+2} \Rightarrow i^e_{1t+2} = 18
3 yıllık tahvil faizi, cari ve beklenen sonraki iki yılın 1 yıllık faizlerinin ortalamasına eşittir.

Anahtar Kavram

Safi Beklentiler Hipotezi'ne göre uzun vadeli faiz oranları, ilgili dönemdeki kısa vadeli cari ve beklenen faiz oranlarının aritmetik ortalamasıdır.
Soru 96Soru

Faiz oranlarının vade yapısını açıklamaya yönelik geliştirilen Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi (Market Segmentation Hypothesis), farklı vadeli tahvillerin birbirinin ikamesi olmadığını varsaymaktadır. Bu temel varsayımdan hareketle, Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'nin faiz oranlarının ampirik (gözlemlenen) davranışı konusundaki en önemli eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı vadeli faiz oranlarının zaman içinde birlikte hareket etme (co-movement) eğilimini açıklayamaması

Cevap

Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'nin en temel eksikliği, farklı vadeli faiz oranlarının zaman içinde birlikte hareket etme (co-movement) eğilimini açıklayamamasıdır.
Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi, kısa ve uzun vadeli tahvil piyasalarını tamamen birbirinden bağımsız (segmentlere ayrılmış) kabul eder. Bu durumda, kısa vadeli bir piyasadaki faiz değişimi uzun vadeli piyasayı etkilemez. Ancak gerçek piyasa verilerinde, tüm vadelerdeki faiz oranlarının benzer trendler sergilediği (birlikte hareket ettiği) görülür. Teorinin piyasaları birbirinden kopuk varsayması, bu 'birlikte hareket etme' (co-movement) olgusunu açıklamasını imkansız kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Hipotezin temel varsayımını analiz etme
Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'ne göre tahviller birbirinin ikamesi değildir; kısa ve uzun vadeli piyasalar tamamen kopuktur.
Yatırımcıların vade tercihleri katıdır ve bir vadeden diğerine geçiş yapmazlar.
2
Piyasa mekanizmasını değerlendirme
Her vade dilimi için faiz oranı, o vadeye özgü arz ve talep dengesiyle belirlenir.
Piyasalar bölünmüş olduğu için bir vadedeki faiz değişimi teorik olarak diğerini etkilemez.
3
Gözlemlenen verilerle karşılaştırma
Gerçek dünyada farklı vadeli faizler genellikle beraber artar veya azalır (birlikte hareket).
Teori piyasaları bağımsız gördüğü için bu eş zamanlı hareketi açıklamakta yetersiz kalır.

Anahtar Kavram

Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'nde Piyasaların Bağımsızlığı ve Co-movement Problemi

İpuçları

1
Piyasa Bölünmüşlüğü Hipotezi'nin tahviller arasındaki 'ikame' ilişkisine dair varsayımını hatırlayın.
2
Eğer piyasalar tamamen kopuksa, bir piyasadaki fiyat değişimi diğerini etkiler mi? Gerçek hayatta etkiliyor mu?

Daha Fazla Pratik

Likidite Primi Hipotezi'nin bu 'birlikte hareket etme' sorununu nasıl çözdüğünü araştırın.
Tahmini Süre:45s
Soru 97Soru

Bir ekonomide tahvil piyasasında işlem gören farklı vadeli finansal varlıkların birbirlerinin tam ikamesi (perfectperfect substitutessubstitutes) olduğu varsayılmaktadır. Cari dönemde bir yıl vadeli hazine bonosu faiz oranı %20\%20 iken, iki yıl vadeli devlet tahvili faiz oranı %24\%24 olarak belirlenmiştir. Beklentiler Hipotezi'nin geçerli olduğu bu piyasa koşullarında, yatırımcıların bir yıl sonrası için öngördüğü bir yıl vadeli beklenen faiz oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 28

Cevap

Yatırımcıların bir yıl sonrası için bekledikleri bir yıl vadeli faiz oranı %28'dir.
Beklentiler Hipotezi uyarınca, iki yıllık bir tahvilin getirisi, ardışık iki tane bir yıllık tahvilin getirisine eşit olmalıdır. Bu durumda 2424 olan iki yıllık faiz oranı, bugün geçerli olan %20\%20 faiz ile gelecek yıl beklenen %28\%28 faiz oranının ortalamasıdır (20+28/2=2420+28/2 = 24).

Adım Adım Çözüm

1
Beklentiler Hipotezi için temel formülü belirle.
intit+it+1e+it+2e+...+it+n1eni_{nt} \approx \frac{i_t + i^e_{t+1} + i^e_{t+2} + ... + i^e_{t+n-1}}{n}
Bu hipoteze göre uzun vadeli faizler, mevcut ve gelecekteki kısa vadeli faizlerin aritmetik ortalamasına eşittir.
2
Verilen değerleri iki yıl vadeli tahvil (n=2n=2) için formüle yerleştir.
i2t=i1t+it+1e2i_{2t} = \frac{i_{1t} + i^e_{t+1}}{2} denkleminde i2t=24i_{2t} = 24 ve i1t=20i_{1t} = 20.
Elimizde bir yıllık cari faiz ve iki yıllık uzun vadeli faiz verisi bulunmaktadır.
3
Bilinmeyen beklenen faiz oranını (it+1ei^e_{t+1}) bulmak için denklemi çöz.
24=20+it+1e248=20+it+1eit+1e=2824 = \frac{20 + i^e_{t+1}}{2} \Rightarrow 48 = 20 + i^e_{t+1} \Rightarrow i^e_{t+1} = 28.
Matematiksel işlemler sonucunda piyasanın gelecek yıl için beklediği faiz oranı tespit edilir.

Anahtar Kavram

Beklentiler Hipotezi ve Vade Yapısı

İpuçları

1
Beklentiler Hipotezi'ne göre uzun vadeli faizler, mevcut ve beklenen kısa vadeli faizlerin ortalamasıdır.
2
İki yıl vadeli faiz oranı (%24), bir yıl vadeli cari faiz (%20) ile seneye beklenen bir yıl vadeli faizin toplamının yarısına eşittir.
3
24=(20+X)/224 = (20 + X) / 2 denkleminde XX değerini bularak sonuca ulaşabilirsiniz.

Daha Fazla Pratik

Verim eğrisinin yukarı eğimli (pozitif) olmasının Beklentiler Hipotezi'ne göre gelecekteki faiz beklentileri hakkında ne ifade ettiğini düşününüz.

Alternatif Yöntem

Toplam getiri üzerinden de gidilebilir: İki yıllık yatırımın toplam getirisi 24×2=4824 \times 2 = 48 birimdir. İlk yıl %20\%20 kazanıldığına göre, kalan %28\%28 ikinci yılın beklenen getirisi olmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru

Safi Beklentiler Hipotezi'nin (PurePure ExpectationsExpectations HypothesisHypothesis) geçerli olduğu varsayılan bir finansal piyasada; 1 yıl vadeli tahvillerin cari faiz oranı %10\%10, 3 yıl vadeli tahvillerin cari faiz oranı ise %15\%15 olarak belirlenmiştir. Piyasa aktörleri, 2 yıl sonraki 1 yıllık beklenen faiz oranının (Et[i1,t+2]E_t[i_{1,t+2}]), 1 yıl sonraki 1 yıllık beklenen faiz oranının (Et[i1,t+1]E_t[i_{1,t+1}]) tam olarak 1,51,5 katı olacağını öngörmektedirler.

Buna göre, piyasadaki 2 yıl vadeli tahvillerin cari faiz oranı (i2,ti_{2,t}) yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 12

Cevap

Piyasadaki 2 yıl vadeli tahvillerin cari faiz oranı %12'dir.
Safi Beklentiler Hipotezi uyarınca, 3 yıllık faiz oranı (%15), ilk yılın faizi (%10) ve takip eden iki yılın beklenen faizlerinin ortalamasıdır. Cebirsel olarak 15=(10+x+1,5x)/315 = (10 + x + 1,5x) / 3 denklemi kurulduğunda, gelecek yılın beklenen faizi (xx) %14 olarak bulunur. 2 yıllık spot faiz ise ilk yıl (%10) ile bu beklenen faizin (%14) ortalaması olan %12'ye eşittir.

Adım Adım Çözüm

1
3 yıllık spot faiz oranı ile beklenen faiz oranları arasındaki ilişkiyi kurunuz.
i3,t=i1,t+Et[i1,t+1]+Et[i1,t+2]3i_{3,t} = \frac{i_{1,t} + E_t[i_{1,t+1}] + E_t[i_{1,t+2}]}{3}
Safi Beklentiler Hipotezi'ne göre uzun vadeli faizler, mevcut ve beklenen kısa vadeli faizlerin aritmetik ortalamasına eşittir.
2
Verilen oran ve katsayıyı formülde yerine koyarak 1 yıl sonraki beklenen faiz oranını (Et[i1,t+1]E_t[i_{1,t+1}]) hesaplayınız.
15=10+Et[i1,t+1]+1,5×Et[i1,t+1]315 = \frac{10 + E_t[i_{1,t+1}] + 1,5 \times E_t[i_{1,t+1}]}{3} 45=10+2,5×Et[i1,t+1]\Rightarrow 45 = 10 + 2,5 \times E_t[i_{1,t+1}] 35=2,5×Et[i1,t+1]\Rightarrow 35 = 2,5 \times E_t[i_{1,t+1}] Et[i1,t+1]=14\Rightarrow E_t[i_{1,t+1}] = 14
Soruda Et[i1,t+2]E_t[i_{1,t+2}]'nin, Et[i1,t+1]E_t[i_{1,t+1}]'nin 1,51,5 katı olduğu belirtilmiştir.
3
2 yıllık spot faiz oranını (i2,ti_{2,t}) hesaplayınız.
i2,t=i1,t+Et[i1,t+1]2i_{2,t} = \frac{i_{1,t} + E_t[i_{1,t+1}]}{2} i2,t=10+142=12\Rightarrow i_{2,t} = \frac{10 + 14}{2} = 12
2 yıllık spot faiz, bugün geçerli olan 1 yıllık faiz ile gelecek yıl için beklenen 1 yıllık faizin ortalamasıdır.

Anahtar Kavram

Safi Beklentiler Hipotezi'nde spot oranlar ile beklenen gelecek dönem kısa vadeli oranlar arasındaki cebirsel denge.

İpuçları

1
3 yıllık faiz oranının, üç adet 1 yıllık faiz oranının (biri cari, ikisi beklenen) ortalaması olduğunu hatırlayınız.
2
Gelecek yılın beklenen faizine xx derseniz, ondan sonraki yılın faizi 1,5x1,5x olur. Bu değerleri 3 yıllık ortalama formülünde yerine koyun.
3
Önce Et[i1,t+1]E_t[i_{1,t+1}] değerini bulun, ardından bu değer ile mevcut %10\%10'luk faizin ortalamasını alarak 2 yıllık spot faize ulaşın.

Daha Fazla Pratik

Eğer piyasada Likidite Primi Hipotezi geçerli olsaydı ve vade primi her yıl için %1 olsaydı, hesaplanan spot faiz oranları nasıl değişirdi?

Alternatif Yöntem

Forward oranları mantığını kullanarak; f1,2f_{1,2} (1 yıl sonraki 2 yıllık forward oran) üzerinden de gidilebilir ancak aritmetik ortalama yaklaşımı bu hipotez için daha doğrudan bir yoldur.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 99Soru

Likidite Tercihi Hipotezi'ne (Likidite Primi Teorisi) göre, piyasa katılımcılarının gelecekteki kısa vadeli faiz oranlarının azalacağı yönünde bir beklentiye sahip olmasına rağmen, verim eğrisinin halen pozitif (yukarı doğru) eğimli bir yapı sergilemesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vade uzadıkça artan likidite priminin büyüklüğünün, kısa vadeli faizlerde beklenen azalışın etkisini telafi edecek veya aşacak düzeyde olması

Cevap

Vade uzadıkça artan likidite priminin, faizlerdeki beklenen düşüşten daha büyük bir etki yaratması durumunda verim eğrisi pozitif eğimli kalmaya devam eder.
Likidite Tercihi Hipotezi'ne göre uzun vadeli faiz oranı, piyasanın beklediği kısa vadeli faizlerin ortalamasına bir likidite primi eklenerek bulunur. Likidite primi vade uzadıkça artan bir değere sahip olduğundan, piyasa katılımcıları gelecekte kısa vadeli faizlerin hafifçe azalacağını öngörseler dahi, bu azalışın yarattığı aşağı yönlü baskı, likidite primindeki artışın yarattığı yukarı yönlü baskıdan daha küçük kalabilir. Bu durumda toplam etki pozitif olur ve verim eğrisi yukarı doğru eğimli (pozitif) kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Likidite Tercihi Hipotezi'nin temel formülünü analiz edin.
int=it+it+1e+...+it+n1en+Lnti_{nt} = \frac{i_t + i^e_{t+1} + ... + i^e_{t+n-1}}{n} + L_{nt}
Uzun vadeli faizlerin (inti_{nt}), hem gelecekteki kısa vadeli faiz beklentilerinden hem de likidite priminden (LntL_{nt}) etkilendiğini anlamak için.
2
Likidite priminin (LntL_{nt}) özelliklerini belirleyin.
Lnt>0L_{nt} > 0 ve nn arttıkça LntL_{nt} artar.
Yatırımcıların vade uzadıkça artan faiz oranı riskini (fiyat oynaklığı) telafi etmek için ek getiri talep ettiklerini saptamak için.
3
Beklenti ve prim arasındaki etkileşimi değerlendirin.
Eğer beklenen faiz azalışı (negatif bileşen), likidite primindeki artıştan (pozitif bileşen) daha küçükse toplam sonuç artış yönünde olur.
Pozitif eğimli bir verim eğrisinin her zaman faiz artışı beklentisi anlamına gelmediğini, pozitif likidite priminin eğriyi yukarı doğru 'büktüğünü' kavramak için.

Anahtar Kavram

Likidite Tercihi Hipotezi'nde verim eğrisinin eğimi, 'saf beklentiler' ile 'likidite primi'nin toplam etkisidir. Likidite primi her zaman pozitif ve artan olduğu için, eğriyi yukarı doğru iten sürekli bir kuvvet oluşturur.

İpuçları

1
Bu hipotezde uzun vadeli faizin içinde Saf Beklentiler Hipotezi'ne ek olarak ne yer aldığını hatırlayın.
2
Likidite priminin (LntL_{nt}) işaretinin (pozitif/negatif) ve vade uzadıkça nasıl değiştiğinin eğrinin şekline etkisini düşünün.
3
Eğrinin eğimi; faiz beklentisindeki değişim ile likidite primindeki değişimin toplamıdır. Eğer biri negatif (beklenen faiz düşüşü) diğeri pozitifse (artan prim), hangisinin daha büyük olduğuna bakın.

Daha Fazla Pratik

Likidite Tercihi Hipotezi altında 'yatay' bir verim eğrisinin faiz beklentileri hakkında ne söylediğini analiz eden bir soru çözmek bu kavramı pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 100Soru

Klasik Faiz Teorisi'nde (Reel Faiz Teorisi), ödünç verilebilir fonlar piyasasında yatırım talebi eğrisinin negatif eğimli bir yapıya sahip olmasını sağlayan temel reel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermayenin marjinal verimliliği

Cevap

Sermayenin marjinal verimliliği
Klasik Faiz Teorisi'nde yatırım talebi, ödünç verilebilir fonlara olan talebi ifade eder. Firmaların yatırım yapma isteği, sermayenin marjinal verimliliğine bağlıdır. Azalan verimler kanunu nedeniyle sermaye kullanımı arttıkça marjinal verimlilik düşer; bu da yatırımcıların ancak daha düşük faiz oranlarında daha fazla yatırım yapmaya razı olacağı anlamına gelir. Bu ters yönlü ilişki, yatırım talebi eğrisinin negatif eğimli olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yatırım talebinin kaynağını belirleyin.
Klasik teoride yatırım talebi, ödünç verilebilir fonlara olan talebi temsil eder.
Yatırımcılar, yeni sermaye malları almak için fon talep ederler.
2
Sermaye kullanımı ile getiri arasındaki ilişkiyi analiz edin.
Azalan verimler kanunu gereği, sermaye stoku arttıkça her ilave birimin sağladığı verim (marjinal verimlilik) düşer.
Üretim faktörlerinden biri sabitken diğeri artırıldığında marjinal ürün azalır.
3
Faiz oranı ile yatırım kararı arasındaki bağı kurun.
Yatırımcılar, sermayenin marjinal verimliliği faiz oranına (sermaye maliyeti) eşit olana kadar yatırım yaparlar.
Faiz oranı düştükçe, daha düşük verimliliğe sahip yatırım projeleri de kârlı hale gelir.
4
Eğimin yönünü saptayın.
Düşük faiz oranlarında daha fazla yatırım yapıldığı için yatırım talebi eğrisi negatif eğimlidir.
Faiz ve yatırım miktarı arasındaki ters yönlü ilişki negatif eğimi doğurur.

Anahtar Kavram

Klasik teoride faiz oranını belirleyen reel faktörlerden biri olan sermayenin marjinal verimliliği, yatırım talebinin (fon talebinin) temel dayanağıdır.

İpuçları

1
Yatırım talebi, ödünç verilebilir fonlar piyasasının 'talep' tarafını oluşturur.
2
Üretimde kullanılan sermaye miktarı arttıkça ek sermayenin getirisi hakkında ne söylenebilir?

Daha Fazla Pratik

Tasarruf arzı eğrisinin neden pozitif eğimli olduğunu ve 'zaman tercihi' kavramının buradaki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 5 / 6Sonraki
Faiz Teorileri Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 5 | Examkin