Zoonotik Enfeksiyonlar

41 soru

Soru 21Soru →

3838 yaşında bir veteriner hekim; yaklaşık iki haftadır devam eden, öğleden sonraları artan yüksek ateş (39,8∘C39,8^\circ C), gece terlemesi, yaygın miyalji ve şiddetli bel ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde splenomegali ve tek taraflı sakroiliak eklem hassasiyeti saptanıyor. Hastadan istenen Standart Tüp Aglütinasyon (Wright) testi 1/201/20 ve 1/401/40 titrasyonlarda negatif olarak raporlanıyor. Ancak klinik şüphenin çok yüksek olması nedeniyle yapılan ileri dilüsyonlarda testin 1/12801/1280 seviyesinde pozitifleştiği görülüyor. Bu hastadaki laboratuvar bulgusunu açıklayan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antikor fazlalığına bağlı kafes yapısının oluşamaması (Prozon fenomeni)

Cevap

Antikor fazlalığına bağlı kafes yapısının oluşamaması (Prozon fenomeni)
Bruselloz gibi antikor yanıtının çok güçlü olduğu enfeksiyonlarda, serumun az dilüe edildiği tüplerde antikor miktarı antijen miktarından çok daha fazladır. Bu durumda antikorlar antijenlerin etrafını tek tek sarar (kafes yapısı oluşamaz) ve gözle görülür bir aglütinasyon (çökme) gerçekleşmez. Bu yalancı negatiflik durumu 'Prozon Fenomeni' olarak adlandırılır. Serum daha fazla dilüe edilerek antikor konsantrasyonu düşürüldüğünde (eşdeğerlik bölgesine gelindiğinde) aglütinasyon görünür hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Veteriner hekim olması, ateş, terleme, splenomegali ve sakroiliit bulguları akut/subakut Bruselloz ile tam uyumludur.
Riskli meslek grubu ve tipik klinik triad bruselloz şüphesini en üst sıraya koyar.
2
Laboratuvar tutarsızlığını analiz et
Düşük dilüsyonlarda (1/20,1/401/20, 1/40) negatif olan testin, yüksek dilüsyonda (1/12801/1280) pozitifleşmesi Prozon Fenomeni'ni tanımlar.
Aglütinasyonun gerçekleşmesi için antijen ve antikorun eşdeğer oranda olması gerekir; antikor çok fazla olduğunda kümeleşme engellenir.

Anahtar Kavram

Bruselloz Serolojisinde Prozon Fenomeni
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru →

3434 yaşında erkek hasta, yaklaşık 1.51.5 aydır devam eden düzensiz yüksek ateş, gece terlemesi, belirgin kilo kaybı ve karın sol üst kadranında giderek artan dolgunluk hissi ile başvuruyor. Öyküsünden Ege bölgesinde kırsal alanda yaşadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, dalak kosta kenarını 12 cm12\ cm, karaciğer ise 4 cm4\ cm geçiyor. Laboratuvar tetkiklerinde pansitopeni (Hb:7.8 g/dLHb: 7.8\ g/dL, lökosit: 2.100/mm32.100/mm^3, trombosit: 75.000/mm375.000/mm^3) ve belirgin poliklonal hipergamaglobulinemi (total protein:9.5 g/dLtotal\ protein: 9.5\ g/dL, albu¨min:2.5 g/dLalbümin: 2.5\ g/dL) saptanıyor. Bu hastada kesin tanı için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği aspirasyon yaymasında hücre içi amastigot formların gösterilmesi

Cevap

Kemik iliği aspirasyon yaymasında hücre içi amastigot formların (Leishman-Donovan cisimcikleri) gösterilmesi
Visseral Leişmaniyazis'te parazit makrofajların içinde amastigot formunda bulunur. Kemik iliği aspirasyonu, pratikliği ve güvenilirliği nedeniyle tanıda ilk tercih edilen invaziv yöntemdir ve Wright-Giemsa boyası ile tipik görünümün saptanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Uzun süreli ateş, masif splenomegali, pansitopeni ve hipergamaglobulinemi triadının saptanması
Bu bulgular Visseral Leişmaniyazis (Kala-azar) için tipik klinik sunumdur.
2
Kesin tanı yöntemini belirle
Retiküloendotelyal sistem hücreleri içinde parazitin gösterilmesi
Leişmaniyazis kesin tanısı dokuda amastigotların (LD cisimcikleri) gösterilmesi ile konur.

Anahtar Kavram

Visseral Leişmaniyazis (Kala-azar) tanısında altın standart, kemik iliği veya dalak aspiratında amastigotların gösterilmesidir.

Alternatif Yöntem

İnvaziv olmayan bir yöntem olarak serumda rK39 antijenine karşı gelişen antikorların (seroloji) saptanması tarama ve tanıda yüksek duyarlılığa sahiptir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru →

42 yaşında erkek hasta, son 4 aydır giderek artan halsizlik, kilo kaybı ve titreme ile yükselen ateş şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde ciltte belirgin hiperpigmentasyon, Traube alanının kapalı olduğu ve dalağın kosta kenarını 12 cm geçtiği saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin 7,4 g/dL7,4 \, g/dL, Lökosit 1.800/mm31.800 /mm^3, Trombosit 60.000/mm360.000 /mm^3, total protein 10,4 g/dL10,4 \, g/dL ve Albumin 1,9 g/dL1,9 \, g/dL ölçülüyor. Bu hastadaki klinik tablo ve tanısal süreçlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif hastalık döneminde hücresel immünite baskılanmış olduğundan Montenegro deri testi negatiftir.

Cevap

Aktif hastalık döneminde hücresel immünite baskılanmış olduğundan Montenegro deri testi negatiftir.
Viseral leishmaniazis tanısında kullanılan Montenegro (Leishmanin) deri testi, parazit antijenlerine karşı gelişen gecikmiş tip aşırı duyarlılık (DTH) reaksiyonunu ölçer. Hastalığın aktif fazında vücut parazite karşı etkili bir Th1 yanıtı (hücresel bağışıklık) oluşturamadığı, aksine Th2 yanıtı (hümoral bağışıklık) baskın olduğu için bu test negatiftir. Bu durum tanı koydurucu bir 'negatif' bulgu olarak Level 5 zorlukta bir bilgidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Uzun süreli ateş, masif splenomegali, pansitopeni, hiperpigmentasyon ve poliklonal hipergamaglobulinemi (ters A/G oranı).
Bu klasik pentad, viseral leishmaniazis (Kala-azar) tanısını güçlü bir şekilde düşündürür.
2
İmmünolojik profili değerlendir
Aktif hastalıkta Th2 yanıtı (IL-4, IL-10) baskın, Th1 yanıtı (IFN-g, IL-12) baskılanmıştır.
Parazitlerin makrofajlar içinde yaşaması, etkili bir hücresel immünite gelişememesinden kaynaklanır.
3
Tanısal testlerin immünolojik karşılığını sorgula
Montenegro (Leishmanin) deri testi, gecikmiş tip aşırı duyarlılık (Th1 yanıtı) testidir.
Aktif viseral leishmaniazisde hücresel immünite anejik olduğu için test negatiftir; ancak tedavi sonrası parazit yükü azalıp Th1 yanıtı güçlendiğinde pozitife döner.

Anahtar Kavram

Viseral Leishmaniazis immünolojik paradoksu: Aktif hastalıkta Th2 baskınlığına bağlı masif antikor üretimi (hipergamaglobulinemi) varken, Th1 baskılanmasına bağlı anarji (negatif Montenegro testi) görülür.

Daha Fazla Pratik

Viseral leishmaniazis ile HIV ko-enfeksiyonu durumunda tanısal testlerin (seroloji) duyarlılığının nasıl değiştiğini inceleyin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 24Soru →

Kırsal bölgede hayvancılıkla uğraşan 4242 yaşında bir erkek hasta; 33 gündür devam eden yüksek ateş, yaygın kas ağrısı, bulantı ve kollarında yeni gelişen peteşiyal döküntüler şikayetiyle acil servise başvuruyor. Öyküsünden 55 gün önce bacağına kene yapıştığı ve kendisinin çıkardığı öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde lökopeni (2.800/mm32.800/mm^3), trombositopeni (45.000/mm345.000/mm^3) ve ASTAST, ALTALT düzeylerinde belirgin yükseklik saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi

Cevap

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Hyalomma cinsi kenelerle bulaşan, yüksek ateş, kas ağrısı, lökopeni, trombositopeni ve karaciğer enzim yüksekliği ile karakterize, ağır vakalarda kanama bulgularının (peteşi, ekimoz) eşlik ettiği viral bir zoonozdur. Vakadaki kene temas öyküsü ve laboratuvar bulguları bu tanıyı doğrudan desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Risk faktörünü belirle
Kırsal alanda hayvancılık ve kene yapışma öyküsü saptandı.
KKKA için en temel epidemiyolojik veri kene temasıdır.
2
Klinik bulguları analiz et
Akut başlangıçlı ateş ve kollarındaki peteşiler (kanama diyatezi) belirlendi.
Vasküler endotel hasarı ve trombositopeni kanama bulgularına yol açar.
3
Laboratuvar verilerini yorumla
Lökopeni, trombositopeni ve transaminaz (AST/ALT) yüksekliği saptandı.
Bu laboratuvar bulguları KKKA'nın erken evresinde tanıya güçlü destek sağlar.
4
Ayırıcı tanı yap ve sonuca ulaş
Kene + Kanama + Sitopeni + KC enzim yüksekliği birlikteliği KKKA tanısını doğrular.
Diğer zoonozlarda bu klinik ve laboratuvar kombinasyonu daha az olasıdır.

Anahtar Kavram

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi'nde kene teması öyküsü, hemorajik bulgular (peteşi/ekimoz) ve sitopeni triadı.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru →

Hayvancılıkla uğraşan 4545 yaşındaki erkek hasta, sağ ön kolunda yaklaşık 11 hafta önce başlayan, başlangıçta kaşıntılı bir papül olan ancak hızla genişleyerek ortası siyah renkli, nekrotik ve ağrısız bir yara haline gelen lezyon nedeniyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede lezyon çevresinde belirgin, gode bırakmayan ödem ve lokal lenfadenopati saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BacillusBacillus anthracisanthracis

Cevap

Deri lezyonunun ağrısız olması, ortasında siyah bir eskar (nekroz) bulunması ve çevresinde belirgin ödemin eşlik etmesi BacillusBacillus anthracisanthracis enfeksiyonu (kutanöz şarbon) için karakteristiktir.
Kutanöz şarbonun en tipik prezentasyonu; kaşıntılı bir papül olarak başlayıp veziküle dönüşen ve ardından ağrısız, ortası siyah nekrotik (eskar) bir hal alan deri lezyonudur. Lezyon çevresinde belirgin ödem (malign ödem) eşlik eder. Hayvancılık öyküsü olan bu hastadaki tablo BacillusBacillus anthracisanthracis enfeksiyonunu kesin olarak düşündürür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın meslek ve maruziyet öyküsünü değerlendir.
Hayvancılıkla uğraşması, zoonotik bir enfeksiyon riskini artırır.
Şarbon, kontamine hayvan ürünleri ile temas sonucu bulaşan klasik bir zoonozdur.
2
Deri lezyonunun morfolojik özelliklerini incele.
Ağrısız olması, ortasındaki siyah nekrotik doku (eskar) ve belirgin perilezyonal ödem saptandı.
Bu üçleme (ağrısızlık, eskar, ödem) kutanöz şarbon için tanı koydurucudur.
3
Ayırıcı tanıda diğer zoonotik etkenleri ele.
Tularemi ülserinin ağrılı olması ve diğer etkenlerin bu tip eskar yapmaması nedeniyle elendi.
Klinik bulgular sadece BacillusBacillus anthracisanthracis ile tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Kutanöz Şarbon Tanısal Bulguları
Tahmini Süre:45s
Soru 26Soru →

32 yaşında bir kanalizasyon işçisi; 4 gündür devam eden ani başlangıçlı yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı ve bacaklarda yoğun kas ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede ateş 39,2∘C39,2^\circ C ölçülüyor, skleralar ikterik görünümde ve her iki gözde pürülan akıntı olmaksızın belirgin konjonktival kızarıklık (sufüzyon) saptanıyor. Özellikle baldır kaslarında (gastroknemius) palpasyonla şiddetli hassasiyet mevcut. Laboratuvar tetkiklerinde; lökositoz (16.500/mm316.500/mm^3), trombositopeni (65.000/mm365.000/mm^3), kreatinin 2,4 mg/dL2,4\ mg/dL, total bilirubin 6,5 mg/dL6,5\ mg/dL ve CK (kreatin kinaz) düzeyinde belirgin yükseklik (2500 U/L2500\ U/L) tespit ediliyor.

Klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Leptospiroz

Cevap

Leptospiroz
Soruda tarif edilen vaka tipik bir Weil Hastalığı (İkterik Leptospiroz) tablosudur. Tanı için en güçlü ipuçları şunlardır:
1. Riskli Meslek: Kanalizasyon işçisi (fare idrarı ile temas riski).
2. Spesifik Fizik Muayene: Pürülan akıntı olmaksızın konjonktival sufüzyon ve gastroknemius (baldır) hassasiyeti.
3. Klinik Triad: Ateş, Sarılık, Böbrek Yetmezliği.
4. Laboratuvar: CK yüksekliği (miyozit), trombositopeni ve direkt hiperbilirubinemi.

Bu bulguların bir arada görülmesi Leptospiroz için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini ve maruziyetini analiz et.
Kanalizasyon işçisi olması, enfekte kemirgen idrarıyla kontamine su temasını (Leptospira bulaşı) düşündürür.
Zoonotik hastalıklarda meslek ve temas öyküsü ayırıcı tanıda kilit rol oynar.
2
Klinik triadı ve spesifik fizik muayene bulgularını değerlendir.
Ateş, sarılık ve böbrek yetmezliği triadı (Weil hastalığı) ile birlikte 'konjonktival sufüzyon' ve 'gastroknemius hassasiyeti' saptanmıştır.
Konjonktival sufüzyon ve baldır ağrısı Leptospiroz için oldukça spesifik klinik ipuçlarıdır.
3
Laboratuvar bulgularını destekleyici kanıt olarak kullan.
CK yüksekliği (rabdomiyoliz/miyozit), trombositopeni ve bilirubin yüksekliği tanıyı desteklemektedir.
Diğer viral hemorajik ateşlerde veya bakteriyel zoonozlarda bu kombinasyon (özellikle CK yüksekliği ve yoğun sarılık) daha nadirdir.

Anahtar Kavram

Weil Hastalığı (İkterik Leptospiroz)

İpuçları

1
Hastanın mesleği (kanalizasyon işçisi), kemirgen idrarıyla kirlenmiş sularla teması akla getirmelidir.
2
Gözlerdeki kızarıklık (konjonktival sufüzyon) ve baldır kaslarındaki şiddetli ağrı, bu hastalığın en karakteristik fizik muayene bulgularıdır.

Daha Fazla Pratik

Leptospiroz tedavisinde kullanılan antibiyotikler (Doksisiklin, Penisilin G) ve Jarisch-Herxheimer reaksiyonu riski gözden geçirilebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru →

Burdur'da keçi yetiştiriciliği yapan 45 yaşında erkek hasta, yaklaşık 10 gündür devam eden yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, inatçı kuru öksürük ve sağ üst kadran ağrısı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Öyküsünden, şikayetleri başlamadan 2-3 hafta önce keçilerinin doğumlarına yardım ettiği ve plasenta atıklarını temizlediği öğreniliyor. Fizik muayenede ateş 38,8∘C38,8^\circ C, nabız 9292/dk ölçülüyor; karaciğer kosta yayını 2 cm geçiyor ve hassas bulunuyor. Splenomegali veya periferik lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı normal sınırlarda, trombosit 110.000/μL110.000/\mu L, AST 155155 U/L, ALT 170170 U/L olarak bulunuyor. Akciğer grafisinde bilateral alt zonlarda yamasal infiltrasyonlar izleniyor.

Klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Q Ateşi

Cevap

En olası tanı Q Ateşi (Coxiella burnetii) enfeksiyonudur.
Soruda tarif edilen vaka klasik bir Q Ateşi (Coxiella burnetii) tablosudur. Tanı için anahtar noktalar şunlardır: 1) Epidemiyoloji: Keçi yetiştiriciliği ve özellikle enfekte doğum ürünleri (plasenta) ile temas, *C. burnetii* aerosollerinin inhalasyonu için en yüksek riskli durumdur. 2) Klinik: 'Pnömohepatit' olarak adlandırılan, atipik pnömoni (kuru öksürük, yamasal infiltrasyon) ve hepatit (karaciğer hassasiyeti, enzim yüksekliği) birlikteliği Q Ateşi için karakteristiktir. 3) Laboratuvar: Lökositin normal olması ve trombositopeni tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Epidemiyolojik öyküyü analiz et.
Hasta keçi yetiştiricisi ve riskli temas (doğum yardımı, plasenta) mevcut. Bu durum Coxiella burnetii (Q Ateşi) ve Brucella için yüksek risktir.
Zoonoz tanısında maruziyet öyküsü en önemli ipucudur.
2
Klinik tabloyu ve organ tutulumlarını değerlendir.
Ateş + Atipik Pnömoni (kuru öksürük, yamasal infiltrasyon) + Hepatit (transaminaz yüksekliği, sağ üst kadran ağrısı) üçlüsü mevcut.
Pnömoni ve hepatitin bir arada görülmesi (Pnömohepatit) Q Ateşi için oldukça spesifik bir bulgudur.
3
Laboratuvar bulgularını yorumla ve ayırıcı tanı yap.
Normal lökosit sayısı tipik bakteriyel pnömonilerden uzaklaştırır. Trombositopeni Q Ateşinde sık görülür. Lenfadenopati yokluğu Tularemiyi dışlar.
Brusellozda pnömoni nadirdir; Leptospirozda böbrek yetmezliği ön plandadır; Psittakoz kuşlarla ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Q Ateşi (Coxiella burnetii); çiftlik hayvanlarının (koyun, keçi) doğum ürünleri ile temas sonrası gelişen ateş, atipik pnömoni ve hepatit (transaminaz yüksekliği) tablosu ile karakterizedir.

İpuçları

1
Hastanın temas öyküsüne dikkat edin: 'Keçi doğumu' ve 'plasenta'. Bu, belirli bir bakterinin aerosolizasyonu için klasik bir senaryodur.
2
Klinik tabloda hem akciğer (öksürük, infiltrasyon) hem de karaciğer (enzim yüksekliği, hassasiyet) tutulumu bir arada. Buna 'Pnömohepatit' denir.
3
Bruselloz genellikle eklem ağrıları ve terleme ile gider, pnömoni yapmaz. Bu tablo Coxiella burnetii enfeksiyonudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru →

Kırsal kesimde yaşayan 28 yaşındaki erkek hasta, bir haftadır devam eden yüksek ateş, boğaz ağrısı ve boyunda şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden, şikayetlerinin başlaması üzerine aile hekimi tarafından reçete edilen amoksisilin-klavulanat tedavisini düzenli kullandığı ancak ateşinin düşmediği ve boynundaki şişliğin arttığı öğreniliyor. Ayrıca hastanın yakın zamanda köydeki doğal kaynak suyundan içtiği belirtiliyor. Fizik muayenede vücut sıcaklığı 38,8°C ölçülüyor. Orofarenks hiperemik, sol tonsil üzerinde kirli beyaz renkte eksüda ve sol servikal zincirde yaklaşık 4 cm çapında, ağrılı, fluktuasyon veren lenfadenopati (bubo) saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orofarengeal Tularemi

Cevap

En olası tanı Orofarengeal Tularemi'dir.
Seçeneklerdeki klinik tablo (beta-laktam tedavisine yanıtsız eksüdatif tonsillit ve ağrılı servikal lenfadenopati) ve epidemiyolojik öykü (kırsal alan, kaynak suyu tüketimi), ülkemizde sık görülen bir zoonoz olan Orofarengeal Tularemi ile tam uyumludur. Etken *Francisella tularensis* beta-laktamaz ürettiği için penisilin ve türevlerine doğal dirençlidir, bu nedenle amoksisilin-klavulanat tedavisine yanıt alınamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Ateş, boğaz ağrısı, eksüdatif tonsillit ve tek taraflı ağrılı servikal LAP (bubo) mevcut.
Hastanın semptomları üst solunum yolu enfeksiyonunu işaret ediyor ancak tipik bakteriyel etkenlerden ayrım yapılmalı.
2
Tedavi yanıtını ve epidemiyolojik öyküyü değerlendir
Beta-laktam (amoksisilin-klavulanat) tedavisine yanıtsızlık ve kaynak suyu içme öyküsü var.
Beta-laktam direnci, klasik etkenleri (Streptokok vb.) dışlar; kaynak suyu Tularemi (Francisella tularensis) için majör risk faktörüdür.
3
Ayırıcı tanıyı doğrula
Francisella tularensis beta-laktamaz ürettiği için penisilinlere dirençlidir.
Klinik (tek taraflı LAP/Bubo) + Tedavi Yanıtsızlığı + Öykü (Su) üçlüsü Orofarengeal Tularemi için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Tularemi'nin orofarengeal formu; beta-laktam antibiyotiklere dirençli tonsillit ve tek taraflı ağrılı servikal lenfadenopati ile karakterizedir.

İpuçları

1
Hastanın kullandığı antibiyotiğe (amoksisilin-klavulanat) yanıt vermemesi, etken bakterinin bu ilaca doğal dirençli olduğunu düşündürmelidir.
2
Kırsal kesimde kaynak suyu içme öyküsü ve 'tek taraflı' ağrılı boyun şişliği (bubo) bu zoonotik hastalık için tipiktir.
3
Halk arasında 'Avcı Hastalığı' olarak da bilinir ve tedavisinde Streptomisin veya Doksisiklin kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Tularemi tedavisinde ilk tercih edilecek ilaç kombinasyonlarını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru →

34 yaşında besicilikle uğraşan erkek hasta; yaklaşık 3 haftadır devam eden, özellikle öğleden sonraları yükselen ateş, halsizlik, gece terlemesi ve yaygın eklem ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.2∘C38.2^\circ\text{C} ve hepatosplenomegali saptanıyor. Hastanın öyküsünden yakın zamanda taze köy peyniri tükettiği öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bruselloz

Cevap

Bruselloz (Peynir tüketimi ve klinik bulgularla uyumlu tanı)
Bruselloz, Türkiye'de endemik görülen bir zoonozdur. Özellikle pastörize edilmemiş süt ve taze peynir tüketimi sonrası gelişen; sinsi başlangıçlı ateş, gece terlemesi, yaygın kas-eklem ağrısı ve fizik muayenede saptanan hepatosplenomegali bu hastalık için en tipik klinik senaryodur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın anamnezindeki risk faktörlerini analiz et.
Besicilik mesleği ve taze köy peyniri (pastörize edilmemiş süt ürünü) tüketimi saptandı.
Brusella bakterileri en sık enfekte süt ve süt ürünlerinin tüketilmesiyle bulaşır.
2
Klinik ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Uzun süreli ateş, gece terlemesi, eklem ağrısı ve hepatosplenomegali varlığı saptandı.
Bu bulgular Bruselloz'un klasik subakut/kronik seyirli tablosuyla tam uyumludur.
3
Ayırıcı tanıdaki diğer zoonozları dışla.
Kene teması veya spesifik lenfadenopati olmaması diğer tanıları uzaklaştırır.
Klinik tablo ve maruziyet öyküsü birleştiğinde Bruselloz en güçlü adaydır.

Anahtar Kavram

Bruselloz klinik şüphesi ve epidemiyolojik bağlantı (çiğ süt ürünleri).

Daha Fazla Pratik

Bruselloz tanısında altın standart yöntem olan kemik iliği kültürünü ve serolojik testlerdeki (Rose Bengal, Wright Tüp Aglütinasyon) prozon fenomenini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru →

3838 yaşında, Batı Karadeniz bölgesinde orman işçisi olarak çalışan erkek hasta; ani başlayan titreme ile yükselen ateş, şiddetli bel ve karın ağrısı, halsizlik ve görmede bulanıklık şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastanın öyküsünden kaldığı barınakta kemirgenlerin yoğun olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda yaygın kızarıklık, yumuşak damakta peteşiyel döküntüler ve belirgin kostovertebral açı hassasiyeti saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 16,2 g/dL16,2 \text{ g/dL}, trombosit 55.000/mm355.000/\text{mm}^3, kreatinin 3,2 mg/dL3,2 \text{ mg/dL} ve tam idrar tetkikinde 3+3+ proteinüri saptanıyor. Hastaneye yatışının üçüncü gününde idrar çıkışı 300 mL/gu¨n300 \text{ mL/gün}'e gerileyen hastada, beşinci günden itibaren 5.000 mL/gu¨n5.000 \text{ mL/gün}'ün üzerinde poliüri gelişiyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hantavirüs enfeksiyonu (Hemorajik ateşle seyreden renal sendrom - HFRS)

Cevap

Hantavirüs enfeksiyonu (Hemorajik ateşle seyreden renal sendrom - HFRS)
Hastada saptanan orman işçiliği/kemirgen maruziyeti, ani başlangıçlı ateş, bel ağrısı, geçici miyopi (bulanık görme), trombositopeni ve proteinürili akut böbrek hasarı tablosu, hantavirüs enfeksiyonunun (özellikle Türkiye'de endemik olan Puumala virüsün neden olduğu Nephropathia Epidemica) klasik triadını oluşturur. Oligüriyi izleyen poliüri fazı tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın maruziyet öyküsü ve klinik başlangıcı değerlendirilir.
Orman işçiliği ve kemirgen maruziyeti öyküsü, ani başlayan ateş ve şiddetli bel ağrısı (renal kapsül gerilmesine bağlı) zoonotik etkenleri akla getirir.
Hantavirüsler (Puumala suşu) Batı Karadeniz bölgesinde endemiktir ve kemirgen dışkılarının inhalasyonu ile bulaşır.
2
Spesifik klinik bulgular analiz edilir.
Geçici miyopi (bulanık görme) ve konjonktival hiperemi hantavirüs enfeksiyonu için oldukça spesifik (patognomonik düzeyde) bulgulardır.
Siliyer cisim ödemi ve vasküler sızıntı bu bulgulara yol açar.
3
Laboratuvar verileri ve klinik seyir incelenir.
Trombositopeni ve proteinüri ile beraber giden akut böbrek hasarı (kreatinin yüksekliği) saptanmıştır.
Vasküler endotel hasarı ve sitokin fırtınası renal fonksiyon bozukluğuna neden olur.
4
Klinik fazların varlığı kontrol edilir.
Hastaneye yatış sonrası gelişen kısa süreli oligüri ve ardından gelen masif poliüri fazı, hantavirüs enfeksiyonunun klasik seyrini tamamlar.
Bu fazlar (febril, hipotansif, oligürik, poliürik ve nekahat) hastalığın karakteristiğidir.

Anahtar Kavram

Hantavirüs enfeksiyonunda renal tutulum (HFRS) ve klinik evreler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru →

3232 yaşında erkek hasta, 22 aydır devam eden aralıklı ateş, halsizlik ve karın sol üst kadranda giderek artan dolgunluk hissi ile polikliniğe başvuruyor. Öyküsünde Akdeniz bölgesinde yaşadığı öğrenilen hastanın fizik muayenesinde ciltte yaygın hiperpigmentasyon, 38.8∘C38.8^\circ\text{C} vücut ısısı ve kostal kenarı 15 cm15\text{ cm} geçen, umbilikusu aşmış masif splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.8 g/dL7.8\text{ g/dL}, lökosit 2.100/mm32.100\text{/mm}^3, trombosit 75.000/mm375.000\text{/mm}^3, total protein 9.8 g/dL9.8\text{ g/dL} ve albumin 2.4 g/dL2.4\text{ g/dL} olarak ölçülüyor. Bu hastada en olası tanıyı doğrulamak için yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği aspirasyonunda Wright-Giemsa boyası ile amastigot formların gösterilmesi

Cevap

Kemik iliği aspirasyonunda Wright-Giemsa boyası ile amastigot formların (Leishman-Donovan cisimcikleri) gösterilmesi
Doğru seçenek, viseral leishmaniazis (Kala-azar) tanısında kullanılan altın standart yöntemi ifade etmektedir. Hastadaki hiperpigmente cilt (Kala-azar = kara ateş), masif splenomegali, pansitopeni ve poliklonal hipergamaglobulinemi birlikteliği tanıya götürür. Tanı için kemik iliği, dalak veya lenf nodu aspiratlarında Wright-Giemsa boyası ile makrofajlar içindeki amastigotlar (Leishman-Donovan cisimcikleri) gösterilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hastada kronik ateş, masif splenomegali, pansitopeni ve albumin/globulin oranının tersine döndüğü (globulin lehine artış) saptandı.
Bu klinik triad (ateş, splenomegali, sitopeni) ve hipergamaglobulinemi Viseral Leishmaniazis (Kala-azar) için karakteristiktir.
2
Tanısal yöntemin seçilmesi
Tanıyı kesinleştirmek için kemik iliği veya dalak aspirasyonunda parazitin doğrudan gösterilmesi gerektiğine karar verildi.
Viseral leishmaniazis tanısında amastigotların gösterilmesi altın standarttır.

Anahtar Kavram

Viseral leishmaniazis (Kala-azar) tanısında masif splenomegali ve hipergamaglobulinemi varlığında dokuda amastigotların gösterilmesi esastır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru →

4242 yaşında erkek hasta; bir haftadır devam eden yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, fotofobi ve inatçı kuru öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın hobi olarak evinde muhabbet kuşu ve papağan beslediği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; ateş 39,2∘C39,2^\circ C, nabız 72/dakika72/dakika ölçülüyor. Akciğer oskültasyonunda bazallerde ince raller duyulurken, palpasyonda splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hafif transaminaz yüksekliği ve proteinüri izlenen hastanın akciğer grafisinde bilateral, yama tarzında interstisyel infiltrasyonlar görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psittakoz (Ornitoz)

Cevap

Psittakoz (Ornitoz) tanısı, hastadaki kuş teması öyküsü, atipik pnömoni tablosu, splenomegali ve ateş-nabız disosiasyonu (Faget belirtisi) ile en uyumlu tanıdır.
Psittakoz (Ornitoz), enfekte kuşların sekresyonlarının solunmasıyla bulaşan bir Chlamydia psittaci enfeksiyonudur. Hastadaki şiddetli baş ağrısı (SSS tutulumu göstergesi), atipik pnömoni bulguları, splenomegali ve ateş-nabız uyumsuzluğu (Faget belirtisi) bu tanı için klasikleşmiş bir klinik tablodur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hastada kuru öksürük ve bilateral infiltrasyonlar ile seyreden bir 'atipik pnömoni' tablosu mevcuttur.
Tanısal yaklaşımın ilk basamağı pnömoni tipini belirlemektir.
2
Fizik muayene ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Splenomegali varlığı ve 39,2∘C39,2^\circ C ateşe rağmen nabzın 72/dakika72/dakika olması (Faget belirtisi) saptanmıştır.
Bu bulgular atipik pnömoni yapan etkenler arasında güçlü birer ayırıcı kriterdir.
3
Epidemiyolojik öykü ile birleştirme
Evde muhabbet kuşu ve papağan besleme öyküsü, Chlamydia psittaci enfeksiyonu için spesifik bir risk faktörüdür.
Zoonotik enfeksiyonlarda maruziyet tipi tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Psittakoz; kuş teması, atipik pnömoni, splenomegali ve Faget belirtisi (bradikardi) kombinasyonu ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Psittakoz tanısında altın standart yöntem hücre kültürü olmakla birlikte, rutin pratikte serolojik testler (mikro-immünfloresan) tercih edilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru →

3232 yaşında erkek hasta, kanalizasyon işçisi olarak çalışmaktadır. Yaklaşık bir haftadır devam eden yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve özellikle her iki baldır kasında belirgin hassasiyet ve ağrı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede ateş 39.2∘C39.2^\circ C, her iki gözde eksüda içermeyen konjonktival süfüzyon ve skleralarda ikter saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit 14.500/mm314.500/mm^3, trombosit 110.000/mm3110.000/mm^3, total bilirubin 5.25.2 mg/dL ve kreatinin 2.42.4 mg/dL olarak ölçülüyor. Bu klinik tablo ve mesleki maruziyet öyküsü dikkate alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Leptospiroz

Cevap

Leptospiroz (Weil Hastalığı)
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın kanalizasyon işçisi olması (kemirgen idrarıyla temas riski), şiddetli baldır hassasiyeti ve konjonktival süfüzyon gibi Leptospiroz için tipik olan bulguları kapsamaktadır. Tablodaki sarılık ve akut böbrek hasarı birlikteliği, hastalığın ağır formu olan 'Weil Hastalığı' tanısını destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Kanalizasyon işçiliği gibi riskli meslek grubu ve kemirgen idrarıyla kontamine su/toprak temasının değerlendirilmesi.
Leptospiroz için yüksek riskli maruziyet saptanması.
Tanıya gitmek için epidemiyolojik öykü kritiktir.
2
Klinik triadın (ateş, şiddetli baldır ağrısı, konjonktival süfüzyon) analiz edilmesi.
Leptospirozun anikterik veya erken fazı ile uyumlu bulgular.
Bu bulgular hastalığın erken döneminde oldukça patognomoniktir.
3
Sarılık ve böbrek yetmezliği (yüksek bilirubin ve kreatinin) bulgularının klinik tabloya eklenmesi.
Weil Hastalığı (ikterik leptospiroz) tanısının kesinleştirilmesi.
Ağır formlarda çoklu organ yetmezliği eşlik eder.

Anahtar Kavram

Weil Hastalığı Triadı: Sarılık, Böbrek Yetmezliği ve Hemoraji/Ateş (Leptospiroz)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru →

52 yaşında balıkçılıkla uğraşan bir erkek hasta; üç haftadır devam eden yüksek ateş, gece terlemesi ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde vücut ısısı 38.9∘C38.9^\circ C, nabız 108/dakika108/dakika ve kan basıncı 110/60 mmHg110/60 mmHg olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda aort odağında yeni gelişen 3/63/6 şiddetinde diyastolik üfürüm saptanıyor. Hastanın anamnezinden iki ay önce sağ el sırtında ağrılı, morumsu-kırmızı renkli, kenarları kabarık ve ortası soluk bir deri lezyonu geliştiği ve bir haftada tedavi almadan iyileştiği öğreniliyor. Alınan kan kültürlerinde Gram pozitif, katalaz negatif, hareketsiz ve TSI (Triple Sugar IronTriple\ Sugar\ Iron) besiyerinde H2SH_2S (hidrojen sülfür) üretimi gösteren pleomorfik basiller ürüyor. Bu klinik tabloya neden olan etkenin ampirik tedavisinde aşağıdaki antibiyotiklerden hangisinin seçilmesi, etkenin yapısal (intrinsik) direnci nedeniyle klinik başarısızlıkla sonuçlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vankomisin

Cevap

Vankomisin kullanımı, Erysipelothrix rhusiopathiae'nin yapısal direnci nedeniyle hatalıdır.
Vankomisin seçeneği doğrudur çünkü klinik bulgular (balıkçı mesleği, erizipeloid deri lezyonu öyküsü, endokardit) ve laboratuvar verileri (Gram pozitif basil, katalaz negatif, H2S pozitif) bir arada değerlendirildiğinde etkenin Erysipelothrix rhusiopathiae olduğu kesinleşmektedir. Bu bakteri, Gram pozitif olmasına rağmen glikopeptitlere (vankomisin ve teikoplanin) karşı yapısal (intrinsik) olarak dirençlidir. Bu nedenle ampirik veya spesifik tedavide vankomisin kullanılması klinik başarısızlığa yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka analizi ve mesleki maruziyetin değerlendirilmesi.
Balıkçılıkla uğraşan hastada deri lezyonu (erizipeloid) ve takiben gelişen endokardit tablosu saptandı.
Erysipelothrix rhusiopathiae, özellikle balıkçılar ve kasaplar gibi meslek gruplarında deri yoluyla bulaşarak lokalize deri lezyonlarına veya nadiren ciddi seyreden endokarditlere yol açar.
2
Mikrobiyolojik verilerin yorumlanması.
Gram pozitif, katalaz negatif ve TSI besiyerinde H2S üreten basil saptanması.
Gram pozitif basiller arasında H2S üreten tek önemli insan patojeni Erysipelothrix rhusiopathiae'dir; bu özellik onu Listeria ve Corynebacterium'dan ayırır.
3
Antibiyotik direnç profilinin eşleştirilmesi.
Etkenin vankomisine karşı intrinsik dirençli olduğunun hatırlanması.
Vankomisin, Gram pozitif bakterilerin çoğu için standart tedavi olsa da, Erysipelothrix (ve bazı Lactobacillus, Pediococcus türleri) bu ilaca yapısal olarak dirençlidir.

Anahtar Kavram

Erysipelothrix rhusiopathiae Mikrobiyolojisi ve Antibiyotik Direnci

Daha Fazla Pratik

Gram pozitif basillerin katalaz ve H2S özelliklerine göre ayırıcı tanısını içeren bir tabloyu inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 35Soru →

42 yaşında kadın hasta, yaklaşık 8 saat önce evindeki kedisi tarafından sağ el işaret parmağından ısırılma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede ısırık bölgesinde şiddetli ağrı, belirgin ödem, eritem ve hareket kısıtlılığı saptanıyor. Yaradan alınan örneğin Gram boyamasında, bipolar boyanan ('çengelli iğne' görünümünde) Gram-negatif kokobasiller görülüyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasteurella multocida

Cevap

Doğru cevap Pasteurella multocida seçeneğidir.
Soruda tarif edilen vaka tipik bir Pasteurella multocida enfeksiyonudur. Tanıdaki anahtar noktalar: 1) Kedi ısırığı öyküsü (köpek ısırıklarında da görülür ancak kedilerde kolonizasyon daha yüksektir), 2) Çok kısa kuluçka süresi (genellikle ısırıktan sonraki 6-12 saat içinde semptom başlangıcı), 3) Şiddetli lokal enflamasyon (ödem, eritem, ağrı) ve seropürülan akıntı, 4) Gram boyamada 'bipolar' (uçları daha koyu boyanan) Gram-negatif kokobasillerin görülmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın öyküsünü ve maruziyetini analiz et
Kedi ısırığı öyküsü mevcut.
Zoonotik etkenlerin ayırıcı tanısında temas edilen hayvan türü kritik öneme sahiptir.
2
Klinik seyrin zamanlamasını değerlendir
Isırıktan sadece 8 saat sonra gelişen şiddetli enflamasyon (akut başlangıç).
Pasteurella enfeksiyonları çok hızlı (genellikle <24 saat) ilerlerken, diğer zoonozlar (Bartonella, Tularemi) günler süren kuluçka dönemine sahiptir.
3
Mikrobiyolojik bulguları yorumla
Bipolar boyanan ('çengelli iğne' görünümü) Gram-negatif kokobasiller.
Bu mikroskobik görünüm Pasteurella (ve Yersinia) türleri için karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Kedi ısırıkları sonrası ilk 24 saatte gelişen hızlı selülit tablosunda en olası etken Pasteurella multocida'dır.
Soru 36Soru →

Kurban bayramı sonrası bir deri işleme tesisinde çalışan 4242 yaşında erkek hasta, sağ el sırtında yaklaşık 44 gün önce başlayan kaşıntılı bir kabarıklık şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede el sırtında ortası siyah, nekrotik, ağrısız bir ülser (eskar) ve bu lezyonun çevresinde belirgin, yaygın, gode bırakmayan ödem izleniyor. Hastanın sistemik muayenesinde ateş 38,2∘C38,2^\circ C saptanıyor ve aksiller lenfadenopati eşlik ediyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şarbon

Cevap

Deri şarbonu (Bacillus anthracis enfeksiyonu)
Deri şarbonunda (Bacillus anthracis) lezyon tipik olarak kaşıntılı bir papül olarak başlar, vezikülleşir ve ardından 1-3 cm çapında, ortası siyah nekrotik bir eskara (kömür karası yara) dönüşür. Bu lezyonun en ayırt edici özelliği ağrısız olması ve çevresinde belirgin, gode bırakmayan ödemin (malign ödem) bulunmasıdır. Hayvancılık veya deri sanayiinde çalışma öyküsü tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Anamnezdeki risk faktörlerini değerlendir.
Deri işleme tesisi ve hayvan ürünleriyle temas şarbon (anthrax) açısından yüksek riskli bir maruziyettir.
Zoonotik enfeksiyonlarda mesleki maruziyet tanıda anahtar rol oynar.
2
Deri lezyonunun fiziksel özelliklerini analiz et.
Ağrısız, kaşıntılı papül ile başlayıp siyah bir eskara dönüşen lezyon ve buna eşlik eden masif ödem saptandı.
Şarbonun deri formunda (malign püstül) ağrısız siyah nekroz ve 'ödem faktörü' nedeniyle gelişen gode bırakmayan ödem patognomoniktir.
3
Ayırıcı tanıdaki benzer lezyonları dışla.
Tularemi ağrılıdır, Ektima gangrenozum immün yetmezlikte görülür, Orf lezyonları farklı morfolojidedir.
Klinik triad (ağrısızlık, siyah eskar, ödem) tanıyı şarbona yönlendirir.

Anahtar Kavram

Deri şarbonu tanısında ağrısız siyah nekrotik eskar ve yaygın perilezyonal ödem birlikteliği.

Daha Fazla Pratik

Şarbonun biyoterör ajanı olarak önemini ve pulmoner formundaki mediastinal genişleme bulgusunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 37Soru →

4848 yaşında kadın hasta, sağ elinde aniden başlayan şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik şikayetiyle acil servise başvuruyor. Şikayetlerinin yaklaşık 88 saat önce evdeki kedisi tarafından ısırıldıktan sonra başladığını ifade ediyor. Fizik muayenede ısırık bölgesinde yaygın ödem, ısı artışı ve hızlı seyirli selülit tablosu izleniyor. Bu hastadaki klinik tablodan en olası sorumlu etken ve ampirik tedavide tercih edilmesi gereken ilk seçenek antibiyotik aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasteurella multocida - Amoksisilin-Klavulanat

Cevap

En olası etken Pasteurella multocida, önerilen ilk seçenek tedavi ise Amoksisilin-Klavulanat'tır.
Kedi ısırıklarından sonra gelişen yumuşak doku enfeksiyonlarının en karakteristik özelliği, ısırıktan sonraki ilk 2424 saat içinde (genellikle 1212 saatten kısa sürede) hızla selülit, ağrı ve ödemin gelişmesidir. Bu tablodan en sık sorumlu tutulan etken, kedilerin oral florasında yüksek oranda bulunan Pasteurella multocida'dır. Bu mikroorganizma bir gram negatif kokobasil olup, tedavisinde hem aerobik hem de anaerobik etkinliği nedeniyle amoksisilin-klavulanat ilk seçenek olarak önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kedi ısırığı öyküsü ve semptomların başlama süresini değerlendir.
Isırıktan sonraki ilk 2424 saat (88 saat) içinde gelişen şiddetli inflamasyon ve selülit tablosu saptandı.
Enfeksiyonun hızla gelişmesi (hiperakut seyir), kedi ağız florasındaki spesifik mikroorganizmalara işaret eder.
2
Epidemiyolojik verilere dayanarak en olası etkeni belirle.
Kedi ısırıklarında en sık saptanan ve hızlı selülit yapan etkenin Pasteurella multocida olduğu saptandı.
Pasteurella multocida, kedilerin yaklaşık %70-90'ının ağız florasında bulunan ve inokülasyon sonrası dokuda hızla çoğalan bir gram negatif kokobasildir.
3
Etkenin antibiyotik duyarlılık paternine göre tedavi seç.
Amoksisilin-Klavulanat tedavisi tercih edildi.
Pasteurella multocida klindamisine ve birinci kuşak sefalosporinlere dirençlidir; amoksisilin-klavulanat hem bu etkene hem de olası anaerobik kontaminasyona karşı altın standart tedavidir.

Anahtar Kavram

Kedi ısırığı sonrası ilk 24 saatte gelişen selülitlerde en olası etken Pasteurella multocida olup, tedavisinde amoksisilin-klavulanat ilk seçenektir.

Daha Fazla Pratik

Bartonella henselae'nin biyopsi bulguları (granülomatöz inflamasyon ve stellat nekroz) ve Warthin-Starry boyama özelliğini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru →

3535 yaşında erkek hasta, sol bacağında yaklaşık 11 haftadır bulunan, ağrısız, kaşıntısız ve giderek genişleyen kırmızı bir döküntü şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünden 22 hafta önce Karadeniz bölgesinde ormanlık bir alanda yürüyüş yaptığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde sol uyluk bölgesinde yaklaşık 1212 cm çapında, merkezi soluklaşmış, halka şeklinde (eritema migrans) eritematöz lezyon saptanıyor. Sistemik muayenesinde ateş saptanmayan hastanın laboratuvar bulguları normal sınırlardadır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken ve önerilen ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Borrelia burgdorferi* - Doksisiklin

Cevap

Eritema migrans lezyonu Lyme hastalığına özgüdür ve etkeni olan Borrelia burgdorferi'ye karşı ilk tercih edilen tedavi doksisiklindir.
Hastanın tarif edilen merkezi soluk, halka şeklinde genişleyen ağrısız döküntüsü (eritema migrans), Lyme hastalığının en karakteristik bulgusudur. Ormanlık alan maruziyeti bu tanıyı destekler. Bu evrede etken olan Borrelia burgdorferi'ye karşı en etkili ilk basamak tedavi doksisiklindir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik lezyonun tanımlanması
Eritema migrans (merkezi soluk, halka şeklinde genişleyen döküntü)
Bu lezyon Lyme hastalığının erken lokalize evresinin patognomonik bulgusudur.
2
Epidemiyolojik verilerin değerlendirilmesi
Ormanlık alan maruziyeti ve kene temas olasılığı
Lyme hastalığı Ixodes cinsi kenelerle bulaşan zoonotik bir enfeksiyondur.
3
Etken ve tedavinin belirlenmesi
Borrelia burgdorferi ve Doksisiklin
Eritema migrans varlığında seroloji beklenmeksizin klinik tanı konulur ve doksisiklin ile tedaviye başlanır.

Anahtar Kavram

Lyme hastalığında eritema migrans klinik tanı için yeterlidir ve erken evrede oral doksisiklin ile tedavi edilir.

Alternatif Yöntem

Gebe veya çocuk hastalarda doksisiklin yerine amoksisilin tercih edilebileceği unutulmamalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru →

Tokat bölgesinde hayvancılıkla uğraşan 34 yaşında erkek hasta; ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, yaygın kas ağrıları, bulantı ve kusma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hikayesinden, şikayetlerinin başlamasından 3 gün önce tarlada çalışırken vücudundan kene çıkardığı öğreniliyor. Fizik muayenede vücut sıcaklığı 39,4∘C39,4^\circ C, kan basıncı 100/60100/60 mmHg, nabız 104104/dakika olarak ölçülüyor. Konjonktivalarda hiperemi ve yumuşak damakta peteşiyel kanamalar saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 13,513,5 g/dL, lökosit 2.100/μL2.100/\mu L, trombosit 42.000/μL42.000/\mu L, AST 240240 U/L, ALT 110110 U/L, LDH 980980 U/L ve CK 750750 U/L olarak bulunuyor. Protrombin zamanı (PT) hafif uzamış olarak değerlendiriliyor.

Klinik ve laboratuvar bulguları göz önüne alındığında, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi

Cevap

Hastalık öyküsü, endemik bölge ve laboratuvar bulguları Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ile uyumludur.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), *Bunyaviridae* ailesinden *Nairovirus* cinsine ait bir RNA virüsü ile oluşur. Türkiye'de özellikle Kelkit Vadisi (Tokat, Yozgat, Sivas, Gümüşhane) endemik bölgedir. Vaka tanımında; kene tutunması öyküsü, ani başlayan ateş, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı (CK yüksekliği ile uyumlu) ve kanama bulguları (peteşi, ekimoz) yer alır. Laboratuvarda lökopeni, trombositopeni, AST > ALT yüksekliği ve LDH yüksekliği en tipik bulgulardır. Hastadaki tablo bu klasik prezentasyonla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın epidemiyolojik öyküsünü analiz et.
Tokat bölgesi (endemik), hayvancılık, kene teması öyküsü.
Zoonotik enfeksiyonlarda maruziyet ve coğrafi bölge tanıda kilit rol oynar.
2
Klinik ve laboratuvar bulgularını eşleştir.
Ani ateş, miyalji, kanama diyatezi (peteşi), lökopeni, belirgin trombositopeni, karaciğer enzim (AST>ALT) ve LDH yüksekliği.
Bu bulgular viral hemorajik ateş sendromunu, özellikle KKKA'yı işaret eder.
3
Ayırıcı tanı yap.
Leptospirozda lökositoz; Brusellozda daha subakut seyir; Tularemide bölgesel LAP beklenir.
Diğer kene kaynaklı veya zoonotik hastalıkların klinik tabloları bu hastadaki akut hemorajik ve sitopenik tabloya uymaz.

Anahtar Kavram

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) tanısı; endemik bölge, kene teması, ateş, kanama bulguları ve tipik laboratuvar triadı (Lökopeni, Trombositopeni, AST/ALT/LDH yüksekliği) ile konulur.

İpuçları

1
Hastanın geldiği bölge (Tokat) ve mevsimsel özellikler (kene tutunması) viral bir etkeni işaret etmektedir.
2
Laboratuvar sonuçlarındaki 'Lökopeni + Trombositopeni' birlikteliği ve karaciğer enzimlerindeki belirgin yükseklik bakteriyel nedenlerden çok viral hemorajik ateşleri düşündürmelidir.
3
Kelkit Vadisi, kene, kanama, lökopeni ve trombositopeni beşlisi Türkiye'de en sık KKKA'yı düşündürür.

Daha Fazla Pratik

KKKA tedavisinde destek tedavisinin önemi ve ribavirin kullanım endikasyonları üzerine bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru →

3434 yaşında erkek hasta, son bir haftadır devam eden halsizlik, baş ağrısı ve sol dizinde ağrılı şişlik şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden yaklaşık 66 hafta önce Bolu civarında ormanlık bir bölgede kamp yaptığı ve o dönemde gövdesinde yaklaşık 12 cm12\text{ cm} çapında, ortası soluk halka şeklinde bir döküntü fark ettiği ancak bu döküntünün tedavi almadan kendiliğinden solduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde sol dizde artrit ve bilateral periferik fasiyal paralizi saptanıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lyme hastalığı

Cevap

Lyme hastalığı
Hastada tarif edilen halka şeklindeki döküntü (eritema migrans), Lyme hastalığının (Borrelia burgdorferi) erken dönemindeki en karakteristik bulgusudur. Bilateral periferik fasiyal paralizi ve büyük eklem artriti (özellikle diz artriti), hastalığın yayılım gösterdiğini ve klasik klinik tabloyu tamamladığını gösterir. Bolu gibi ormanlık bölgelerde kamp öyküsü de kene maruziyeti açısından bu tanıyı destekleyen güçlü bir veridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküdeki döküntü karakterini analiz et.
Gövdede görülen 12 cm çapındaki ortası soluk dairesel döküntü, Lyme hastalığına özgü 'eritema migrans' lezyonudur.
Eritema migrans, hastalığın erken lokalize evresinin patognomonik bulgusudur.
2
Nörolojik ve romatolojik bulguları değerlendir.
Bilateral fasiyal paralizi ve büyük eklem artriti (diz artriti), hastalığın erken yaygın ve geç evrelerini yansıtır.
Bilateral fasiyal paralizinin en sık infeksiyöz nedeni Lyme hastalığıdır.
3
Epidemiyolojik verilerle eşleştirme yap.
Bolu ve ormanlık alan kamp öyküsü, Ixodes cinsi kenelerle Borrelia burgdorferi bulaşı riskini destekler.
Klinik bulgular ve maruziyet öyküsü Lyme hastalığı tanısını doğrular.

Anahtar Kavram

Eritema migrans, bilateral fasiyal paralizi ve diz artriti üçlemesi Lyme hastalığını işaret eder.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Zoonotik Enfeksiyonlar Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin