Hematoloji

406 soru

Soru 21Soru

2828 yaşında kadın hasta, son bir aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve diş etlerinde fırçalama sonrası durmayan kanamalar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanırken, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar izleniyor. Yapılan sistemik muayenede lenfadenopati, hepatomegali veya splenomegali saptanmıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğer
Hemoglobin7.2 g/dL7.2\text{ g/dL}
MCV92 fL92\text{ fL}
Lökosit2,400/mm32,400/\text{mm}^3
Mutlak Nötrofil Sayısı450/mm3450/\text{mm}^3
Trombosit16,000/mm316,000/\text{mm}^3
Retikülosit%0.4\%0.4

Bu hastada kesin tanıyı koymak için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi

Cevap

Pansitopeni ve düşük retikülosit sayısı ile başvuran, organomegalisi olmayan hastada kesin tanıyı koymak için yapılması gereken altın standart tetkik kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisidir.
Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi, aplastik anemi gibi kemik iliği yetmezliklerinde tanıyı kesinleştiren altın standart yöntemdir. Bu yöntemle kemik iliği sellüleritesinin azaldığı (hiposelüler ilik), yağ dokusunun arttığı ve anormal hücre (blast vb.) veya fibrozis olmadığı gösterilerek kesin tanı konur.

Adım Adım Çözüm

1
Hematolojik parametrelerin analizi
Hastada hemoglobin, lökosit (nötropeni ile) ve trombosit düşüklüğü (pansitopeni) mevcuttur.
Anemi, enfeksiyon riski ve kanama bulgularının kökenini anlamak için periferik kan sayımı temel veridir.
2
Kemik iliği yanıtının değerlendirilmesi
Retikülosit oranının %0.4\%0.4 (düşük) olması kemik iliğinin yetersiz yanıt verdiğini gösterir.
Düşük retikülosit, periferik yıkımdan ziyade üretimsel bir yetmezliği (hipoproliferatif süreci) işaret eder.
3
Tanısal yöntemin seçilmesi
Fizik muayenede organomegali olmaması infiltratif süreçleri (lösemi gibi) ikinci plana iterken, aplastik anemi şüphesini güçlendirir.
Kemik iliği sellüleritesini doğrudan görmek ve tanı koymak için biyopsi altın standarttır.

Anahtar Kavram

Pansitopeni ve hipoproliferatif (düşük retikülositli) anemilerde kesin tanı için kemik iliği biyopsisi gereklidir.

Daha Fazla Pratik

Aplastik anemi tanısı konulan genç bir hastada HLA uygun kardeş varlığında en uygun tedavi yaklaşımı nedir?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

7070 yaşında erkek hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede konjonktivalarda solukluk saptanıyor, organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8,8 g/dL8,8 \text{ g/dL}, MCV 105 fL105 \text{ fL}, lökosit 3.400/mm33.400 \text{/mm}^3 (nötrofil %4242), trombosit 115.000/mm3115.000 \text{/mm}^3 bulunuyor. Periferik yaymada nötrofillerde hiposegmentasyon ve hipogranülasyon (pseudo-Pelger-Huet anomalisi) gözleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda sellülarite artmış olup blast oranı %88 olarak raporlanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelodisplastik sendrom

Cevap

Miyelodisplastik sendrom tanısı, hastadaki pansitopeni, makrositoz ve nötrofillerdeki displastik morfolojik bulgularla (pseudo-Pelger-Huet) tam uyumludur.
Miyelodisplastik sendrom (MDS), özellikle yaşlı hastalarda pansitopeni ve makrositik anemi ile karakterize bir tablodur. Periferik yaymada görülen pseudo-Pelger-Huet anomalisi (iki loblu veya lobsuz gözlük camı şeklinde nötrofiller), miyeloid serideki displazinin en karakteristik bulgularından biridir. Kemik iliğinin hiposellüler değil hipersellüler olması ve blast artışının (yine de <%20) eşlik etmesi tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Tam kan sayımı verilerini analiz et.
Hemoglobin düşük (8,8 g/dL8,8 \text{ g/dL}), lökosit düşük (3.400/mm33.400 \text{/mm}^3) ve trombosit düşük (115.000/mm3115.000 \text{/mm}^3).
Hastada pansitopeni (üç seride de düşüklük) mevcuttur.
2
Eritrosit indekslerini değerlendir.
MCV 105 fL105 \text{ fL} olarak saptandı.
Anemi makrositik karakterdedir.
3
Periferik yayma bulgularını yorumla.
Pseudo-Pelger-Huet anomalisi (nötrofil hiposegmentasyonu).
Bu bulgu, miyeloid serideki displazinin (etkisiz hematopoez) klasik göstergesidir.
4
Kemik iliği bulgularını tanı kriterleriyle eşleştir.
Hiposellülerite yerine artmış sellülarite ve %88 blast oranı.
Blast oranının %2020'nin altında olması akut lösemiyi dışlarken, MDS tanısını doğrular.

Anahtar Kavram

Miyelodisplastik sendromlar, sitopenilerle seyreden, kemik iliğinde displastik değişiklikler ve etkisiz hematopoez ile karakterize klonal kök hücre hastalıklarıdır.

İpuçları

1
Makrositik anemi ile birlikte pansitopeni görülen yaşlı bir hastada kemik iliği hücreselliğinin yüksek olması neyi düşündürür?
2
Nötrofillerin çekirdek yapısındaki hiposegmentasyon (pseudo-Pelger-Huet), B12 eksikliğindeki hipersegmentasyonun tam tersi bir bulgudur.

Daha Fazla Pratik

MDS hastalarında en sık görülen sitogenetik anomali olan del(5q) sendromunun klinik özelliklerini ve tedavisini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

Rutin kontrolleri sırasında derin anemi saptanan 56 yaşında kadın hastanın fizik muayenesinde solukluk dışında patolojik bulgu izlenmiyor. Tam kan sayımında hemoglobin 6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}, lökosit 6.200/mm36.200/\text{mm}^3, trombosit 245.000/mm3245.000/\text{mm}^3 ve MCV 86 fL86\text{ fL} olarak ölçülüyor. Periferik yaymada normokrom normositer eritrositler görülürken, retikülosit sayımı %0.1 (düzeltilmiş) olarak bulunuyor. Kemik iliği aspirasyonunda miyeloid ve megakaryositik serilerin normal olduğu, ancak eritroid öncüllerde tama yakın yokluk (eritroblastopeni) dikkati çekiyor. Bu klinik tabloya en sık eşlik etmesi beklenen patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Timoma

Cevap

Timoma
Hastadaki izole anemi, retikülositopeni ve kemik iliğinde selektif eritroid aplazi bulguları Saf Kırmızı Hücre Aplazisi (PRCA) tanısını koydurur. Erişkinlerde edinsel PRCA vakalarının önemli bir kısmı (%10-15) timoma ile ilişkilidir. Hatta timomalı hastaların yaklaşık %5'inde PRCA gelişebilir. Bu nedenle PRCA tanısı alan her hastada toraks görüntülemesi ile timoma araştırılmalıdır. Doğru cevap Timoma seçeneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın laboratuvar bulgularını analiz et.
İzole anemi (Hb düşük, WBC ve Plt normal), retikülositopeni (%0.1) ve kemik iliğinde sadece eritroid serinin yokluğu (eritroblastopeni) saptanmıştır.
Bu bulgular 'Saf Kırmızı Hücre Aplazisi' (PRCA) tanısını koydurur.
2
Tanımlanan hastalığın etiyolojisindeki ilişkili durumları hatırla.
Edinsel PRCA; timoma, lenfoproliferatif hastalıklar (KLL), parvovirus B19 enfeksiyonu ve bazı ilaçlarla ilişkilidir.
Etiyolojiyi belirlemek hem tanısal yaklaşım hem de tedavi için kritiktir.
3
Seçenekler arasındaki en güçlü ilişkiyi belirle.
Timoma, erişkinlerde edinsel PRCA ile en sık ilişkilendirilen solid tümördür (vakaların %10-15'i).
Diğer seçeneklerdeki tümörler PRCA ile tipik bir birliktelik göstermez.

Anahtar Kavram

Saf Kırmızı Hücre Aplazisi (PRCA) ve Timoma İlişkisi

İpuçları

1
Hastada lökosit ve trombosit sayıları normal iken sadece kırmızı kan hücresi üretiminde bir duraklama (aplazisi) mevcuttur.
2
Bu tablo 'Saf Kırmızı Hücre Aplazisi' (PRCA) olarak adlandırılır ve sıklıkla ön mediastende yerleşen bir tümörle birliktelik gösterir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 24Soru

18 yaşında erkek hasta, çocukluk döneminden itibaren bilinen anemisi ve bu nedenle uygulanan tekrarlayan oral demir tedavilerine yanıtsızlık şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)8.2 g/dL8.2 \text{ g/dL}13.517.513.5 - 17.5
Hematokrit (Hct)%26\%26%4150\%41 - 50
MCV61 fL61 \text{ fL}8010080 - 100
RDW%16.5\%16.5%11.614.6\%11.6 - 14.6
Serum Demiri14 \mug/dL14 \text{ \mu g/dL}6017060 - 170
TDBK (TIBC)255 \mug/dL255 \text{ \mu g/dL}240450240 - 450
Transferrin Saturasyonu%5.5\%5.5%2050\%20 - 50
Ferritin128 ng/mL128 \text{ ng/mL}2025020 - 250
CRP0.3 mg/L0.3 \text{ mg/L}050 - 5
Hemoglobin Elektroforezi (HbA2HbA_2)%2.2\%2.2%1.53.5\%1.5 - 3.5

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir refrakter demir eksikliği anemisi (IRIDA)

Cevap

Hastadaki aneminin en olası nedeni, demir refrakter demir eksikliği anemisi (IRIDA) olarak tanımlanan genetik tablodur.
Hastada saptanan mikrositik anemi, düşük transferrin saturasyonu ve oral demir tedavisine yanıtsızlık tablosuna rağmen ferritin düzeyinin normal olması, genetik bir hastalık olan Demir Refrakter Demir Eksikliği Anemisi (IRIDA) için tipiktir. Bu hastalıkta TMPRSS6 genindeki mutasyon, hepsidin sentezinin baskılanamamasına yol açar. Sürekli yüksek seyreden hepsidin, enterositlerden demir emilimini ve makrofajlardan demir salınımını (ferroportini yıkarak) bloke eder. Sonuçta vücutta toplam demir yükü normal olsa bile eritropoez için fonksiyonel demir eksikliği ve mikrositoz gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Aneminin morfolojik tipini belirle
MCV (61 fL61 \text{ fL}) düşük olduğu için mikrositik bir anemi mevcuttur.
Ayırıcı tanıyı daraltmak için ilk adım eritrosit indekslerine bakmaktır.
2
Demir parametrelerini analiz et
Serum demiri ve transferrin saturasyonu çok düşük, ancak ferritin (128 ng/mL128 \text{ ng/mL}) normal sınırlardadır.
Düşük demir/saturasyon demir eksikliğini düşündürse de, ferritinin düşük olmaması klasik besinsel eksikliği dışlar.
3
İnflamasyon ve hemoglobinopati olasılığını değerlendir
CRP normal olduğu için kronik hastalık anemisi; HbA2HbA_2 normal olduğu için β\beta-talasemi dışlanır.
Normal ferritinli mikrositik anemilerde bu iki durum en sık görülen nedenlerdir.
4
Tedavi öyküsü ve patofizyolojik verileri birleştir
Oral demire direnç ve hepsidin fazlalığına işaret eden (normal ferritinli düşük demir) tablo IRIDA tanısını doğrular.
TMPRSS6 mutasyonu, hepsidini baskılayamaz ve yüksek hepsidin ferroportini yıkarak demir döngüsünü bozar.

Anahtar Kavram

IRIDA (Iron Refractory Iron Deficiency Anemia)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

45 yaşında erkek hasta, son 1 aydır giderek artan halsizlik ve solukluk şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanırken; hepatosplenomegali, peteşi-purpura veya lenfadenopati saptanmıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde:

- Hemoglobin: 7.5 g/dL7.5\text{ g/dL}
- MCV: 90 fL90\text{ fL}
- Retikülosit: %0.2\%0.2
- Beyaz küre (WBC): 7.200/mm37.200\text{/mm}^3
- Trombosit: 310.000/mm3310.000\text{/mm}^3

Kemik iliği aspirasyon ve biyopsisinde; miyeloid seri ve megakaryositlerin normal olduğu, ancak eritroid öncüllerin ileri derecede azaldığı (eritroblastopeni) görülüyor. Bu hastada altta yatan etiyolojik nedeni saptamak amacıyla yapılması gereken en öncelikli tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toraks BT

Cevap

Timoma ile olan güçlü ilişkisi nedeniyle Saf Eritroid Aplazisi (PRCA) tanısı alan her erişkin hastada ilk basamakta Toraks BT istenmelidir.
Laboratuvar bulgularında izole normokrom normositer anemi ve belirgin retikülositopeni saptanan, kemik iliğinde ise sadece eritroid serinin baskılandığı görülen hastada tanı 'Saf Eritroid Aplazisi'dir (PRCA). Erişkinlerde edinsel PRCA olgularının yaklaşık %1015\%10-15'inde timoma eşlik etmektedir. Bu nedenle, mediastinal kitleyi (timoma) dışlamak amacıyla Toraks BT veya MR görüntülemesi tanısal yaklaşımın ilk ve en önemli basamağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar değerlerini analiz et.
Düşük hemoglobin ve çok düşük retikülosit oranı, üretimin durduğunu (arejenere anemi) gösterir. Lökosit ve trombositlerin normal olması izole bir tutuluma işaret eder.
Anemi tipini (rejeneratif vs. arejeneratif) belirlemek için retikülosit kritik öneme sahiptir.
2
Kemik iliği bulgularını yorumla.
Miyeloid ve megakaryositik serinin korunup sadece eritroid serinin yokluğu 'Saf Eritroid Aplazisi' (Pure Red Cell Aplasia) tanısını koydurur.
Pansitopeni yapan aplastik anemiden ayrım yapmak için kemik iliği incelenmelidir.
3
Erişkin hastada etiyolojik ilişkileri değerlendir.
Edinsel PRCA olgularında en sık eşlik eden paraneoplastik durum timomadır.
Tedavi edilebilir bir neden olan timomanın dışlanması yönetim için zorunludur.

Anahtar Kavram

Saf eritroid aplazisi (PRCA) ve Timoma birlikteliği.
Soru 26Soru

Halsizlik ve nefes darlığı şikayetleri ile polikliniğe başvuran 6565 yaşındaki erkek hastada yapılan fizik muayenede belirgin organomegali saptanmıyor. Hastanın laboratuvar ve kemik iliği inceleme sonuçları aşağıda sunulmuştur:

İncelemeSonuç
Hemoglobin8.48.4 g/dL
MCV105105 fL
Lökosit (WBC)2.900/μL2.900/\mu L
Mutlak Nötrofil Sayısı750/μL750/\mu L
Trombosit55.000/μL55.000/\mu L
Kemik İliğinde Blast Oranı%6\%6
Sitogenetik AnalizNormal karyotip (46,XY46,XY)

Kemik iliğinde multilineage displazi saptanan bu hastada, Revised International Prognostic Scoring System (IPSS-R) skoru hesaplanırken aşağıdaki parametrelerden hangisi bir puanlama bileşeni olarak doğrudan yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam lökosit sayısı

Cevap

Toplam lökosit sayısı, IPSS-R skorlama sisteminde doğrudan kullanılan bir parametre değildir; bunun yerine mutlak nötrofil sayısı kullanılır.
Miyelodisplastik Sendromda prognozu belirlemek için kullanılan Revised International Prognostic Scoring System (IPSS-R); kemik iliği blast yüzdesi, sitogenetik risk grupları, hemoglobin düzeyi, trombosit sayısı ve mutlak nötrofil sayısını (ANC) kullanır. Toplam lökosit sayısı (WBC) bu sistemin bir bileşeni değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın MDS tanısını ve IPSS-R gerekliliğini doğrula.
Hasta anemik, nötropenik ve trombositopeniktir; displazi ve %6 blast ile MDS-EB1 tanısı almıştır.
MDS hastalarında tedavi planını belirlemek için prognoz tayini (IPSS-R) zorunludur.
2
IPSS-R skorlama bileşenlerini hatırla.
Bileşenler: Kemik iliği blast oranı, Sitogenetik (5 grup), Hemoglobin, Trombosit ve Mutlak Nötrofil Sayısı.
Sistemin önceki versiyonundan (IPSS) farklı olarak sitopenilerin derinliği ve farklı nötrofil eşikleri önemlidir.
3
Verilen seçenekleri bileşenlerle karşılaştır.
Toplam lökosit sayısı (WBC) listede yer almazken, mutlak nötrofil sayısı (ANC) yer alır.
Toplam WBC, lenfositleri ve diğer hücreleri de içerdiği için miyeloid yetmezliğin şiddetini nötropeni kadar spesifik yansıtmaz.

Anahtar Kavram

Miyelodisplastik Sendromda IPSS-R Prognostik Parametreleri

İpuçları

1
IPSS-R sistemi, sitopenilerin sayısından ziyade her bir serinin (eritrosit, trombosit, nötrofil) sayısal derinliğini esas alır.

Daha Fazla Pratik

IPSS-R'da sitogenetik risk grupları (Çok iyi, İyi, Orta, Kötü, Çok Kötü) arasındaki farkları ve hangi anomalilerin hangi gruba girdiğini (örn. del(5q) = İyi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 27Soru

5656 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve tırnaklarında şekil bozukluğu şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk, dilde papilla atrofisi ve tırnaklarda kaşıklaşma (koilonişi) saptanıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)8.58.5 g/dL
Hematokrit (Hct)%26\%26
Eritrosit (RBC)3.8×1063.8 \times 10^6/µL
MCV6868 fL
RDW%19.2\%19.2
Serum demiri2020 µg/dL
TDBK460460 µg/dL
Ferritin55 ng/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Hastada saptanan belirgin mikrositoz (MCV 6868 fL) ve anizositoz (RDW %19.2\%19.2) varlığında, demir depolarının tükendiğini gösteren düşük ferritin (55 ng/mL) ve demir bağlama kapasitesindeki artış (TDBK 460460 µg/dL) demir eksikliği anemisi tanısını doğrular. Klinik olarak saptanan koilonişi (kaşık tırnak) ve glossit bulguları da kronik demir eksikliğinin tipik fizik muayene bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi varlığının ve tipinin belirlenmesi
Hb 8.58.5 g/dL ile anemi mevcuttur. MCV 6868 fL olması aneminin mikrositer olduğunu gösterir.
Tanısal yaklaşımın ilk adımı morfolojik sınıflamadır.
2
Eritrosit dağılım genişliğinin (RDW) analizi
RDW %19.2\%19.2 (yüksek) saptanmıştır, bu da anizositoz olduğunu gösterir.
Yüksek RDW, mikrositer anemiler arasında demir eksikliğini talasemi taşıyıcılığından ayırmada önemli bir ipucudur.
3
Demir parametrelerinin değerlendirilmesi
Ferritin 55 ng/mL (çok düşük) ve TDBK 460460 µg/dL (yüksek) saptanmıştır.
Ferritin düzeyinin düşük olması, vücut demir depolarının tükendiğinin en spesifik göstergesidir.

Anahtar Kavram

Mikrositer anemilerin ayırıcı tanısında ferritin ve TDBK paternleri

Alternatif Yöntem

Laboratuvar verileriyle Mentzer indeksi (MCV / RBC) hesaplanabilir. Hastada bu değer 68/3.8=17.868 / 3.8 = 17.8 olarak bulunur. Mentzer indeksinin 1313'ün üzerinde olması demir eksikliği anemisini, 1313'ün altında olması ise talasemi taşıyıcılığını güçlü bir şekilde destekler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

17 yaşında erkek hasta, yaklaşık 8 hafta önce sarılık, bulantı ve halsizlik şikayetleriyle başvurmuş, akut hepatit tanısı alarak izlenmiştir. O dönemde viral serolojik testleri (Hepatit A, B, C) negatif saptanan hastanın karaciğer enzimleri destek tedavisiyle gerilemiştir. Hasta şu anda giderek artan halsizlik, burun kanaması ve gövdesinde yaygın morluklar nedeniyle tekrar başvuruyor. Fizik muayenede solukluk ve alt ekstremitelerde peteşiler izleniyor, organomegali saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Hemoglobin: 7.2 g/dL, MCV: 94 fL, Lökosit: 1.200/mm³, Nötrofil: 350/mm³, Trombosit: 14.000/mm³ ve Retikülosit: %0.1 olarak bulunuyor. Periferik yaymada atipik hücre görülmüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hepatit ilişkili aplastik anemi

Cevap

Hepatit ilişkili aplastik anemi
Hastada pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) ve düşük retikülosit yanıtı olması kemik iliği yetmezliğini gösterir. Öyküdeki en kritik ipucu, 2-3 ay önce geçirilmiş ve kendiliğinden düzelmiş, viral belirteçleri negatif olan akut hepatit tablosudur. Bu durum, 'Hepatit ilişkili aplastik anemi' sendromu için klasiktir. Genellikle non-A, non-B, non-C hepatit olarak tanımlanan bu tablodan sonra, iyileşme döneminde ağır aplastik anemi gelişebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hb, Lökosit ve Trombosit düşük (Pansitopeni), Retikülosit düşük (Yanıt yok).
Kemik iliği yetmezliği tablosunu doğrulamak için.
2
Öyküdeki zamanlamayı ve tetikleyici faktörü değerlendir.
2 ay önce geçirilmiş seronegatif (non-A, non-B, non-C) akut hepatit öyküsü mevcut.
Etyolojiyi belirlemek için.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Pansitopeni olduğu için Saf Kırmızı Hücre Aplazisi elenir. Yaş ve akut başlangıç MDS'den uzaklaştırır. Anomalilerin olmaması Fankoni'den uzaklaştırır.
En olası tanıya ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Hepatit ilişkili aplastik anemi, genellikle seronegatif bir akut hepatit atağını takiben 2-3 ay içinde gelişen ve sıklıkla ağır seyreden bir kemik iliği yetmezliği tablosudur.
Soru 29Soru

58 yaşında erkek hasta, son aylarda belirginleşen halsizlik ve sol üst kadranda dolgunluk hissi ile başvuruyor. Fizik muayenesinde splenomegali (4cm4 cm palpabl) saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde; hemoglobin 13,1g/dL13,1 g/dL, lökosit 12.200/mm312.200/mm^3, trombosit 880.000/mm3880.000/mm^3 ve LDHLDH düzeyi 580U/L580 U/L (N < 250) olarak bulunuyor. Periferik yaymada nadir daksiyositler görülüyor. Kemik iliği biyopsisinde; retikülin fibrozisi Evre 1 (Grade1Grade 1) olarak raporlanıyor ve megakaryositlerin kümeleşme eğiliminde olduğu, belirgin atipik morfoloji (nükleer-sitoplazmik oranda azalma, lobülasyonda azalma gösteren 'bulutsu' nükleuslar) sergilediği izleniyor. Genetik incelemede JAK2V617FJAK2 V617F mutasyonu pozitif, BCRABL1BCR-ABL1 ise negatif saptanıyor. Bu hasta için DSÖ (WHO) 2022 kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prefibrotik Primer Miyelofibrozis

Cevap

Prefibrotik Primer Miyelofibrozis
Verilen vakada hastanın kemik iliği morfolojisindeki 'bulutsu' (nükleer lobülasyonu azalmış) megakaryositler ve Evre 1 retikülin fibrozisi, prefibrotik primer miyelofibrozis (Pre-PMF) için tipiktir. Ayrıca LDH yüksekliği, splenomegali ve anemi gibi bulgular Pre-PMF tanısını destekleyen minör kriterlerdir. DSÖ 2022 kriterlerine göre bu bulguların kombinasyonu tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada trombositoz (880.000880.000), lökositoz, hafif anemi, LDH yüksekliği ve splenomegali mevcuttur. Bu tablo miyeloproliferatif bir neoplaziyi (MPN) düşündürür.
MPN'lerin ayırıcı tanısında klinik bulgular ve laboratuvar parametreleri ilk basamak değerlendirmedir.
2
Genetik belirteçlerin değerlendirilmesi
JAK2 pozitif ve BCR-ABL1 negatifliği, hastayı BCR-ABL1 negatif MPN grubuna (PV, ET, PMF) sokar.
Mutasyonel durum tanısal algoritmanın majör kriterlerinden biridir.
3
Kemik iliği morfolojisi ve fibrozis evrelemesinin yorumlanması
Megakaryositlerin 'bulutsu' (cloud-like) görünümü ve Evre 1 fibrozis saptanmıştır. ET'de megakaryositler aşırı lobüle (geyik boynuzu) iken, PMF'de lobülasyonu azalmış ve atipiktir.
ET ve Prefibrotik PMF ayrımında en kritik ve belirleyici kriter kemik iliği morfolojisidir.
4
DSÖ 2022 Prefibrotik PMF kriterlerine uyumun kontrolü
3 majör kriter (Morfoloji, mutasyon, diğer MPN kriterlerinin dışlanması) ve 4 minör kriterden en az 3'ü (Anemi, LDH artışı, splenomegali, lökositoz) mevcuttur.
Kesin tanı için DSÖ tarafından belirlenen majör ve minör kriterlerin kombinasyonu gereklidir.

Anahtar Kavram

ET ve Prefibrotik PMF ayrımında megakaryosit morfolojisi ve minör kriterlerin önemi
Soru 30Soru

Bilinen orak hücreli anemi tanısı olan 1919 yaşında erkek hasta, son iki gündür artan halsizlik, solukluk ve yaygın kemik ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk saptanıyor, ancak yeni gelişen bir organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin düzeyi 5.15.1 g/dLg/dL (hastanın bazal değeri 8.28.2 g/dLg/dL), lökosit sayısı 10.500/mm310.500/mm^3, trombosit sayısı 195.000/mm3195.000/mm^3 ve retikülosit oranı %0.1\%0.1 olarak saptanıyor. Bu klinik tabloda en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aplastik kriz

Cevap

Aplastik kriz
Doğru seçenek olan tanı, orak hücreli anemi hastalarında eritrositlerin kısa ömürlü olması nedeniyle kemik iliği üretiminin kısa süreli durmasını dahi kompanse edememesi sonucunda ortaya çıkar. Parvovirüs B19 enfeksiyonunun tetiklediği bu durumda, kemik iliği eritroid seride duraklama yaşandığı için hastada derin anemiye rağmen retikülosit yanıtı gözlenmez (retikülositopeni).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Orak hücreli anemili bir hastada ani hemoglobin düşüşü (8.28.2 \rightarrow 5.15.1 g/dLg/dL) mevcut.
Aneminin şiddeti ve gelişim hızı kriz tipini belirlemek için kritiktir.
2
Retikülosit sayısını değerlendir
Retikülosit oranı %0.1\%0.1 (belirgin düşük).
Derin anemiye rağmen retikülositin düşük olması, kemik iliğinde eritrosit üretiminin durduğunu (eritropoez arresti) gösterir.
3
Etiyolojik eşleştirmeyi yap
Orak hücreli anemi + Akut Derin Anemi + Retikülositopeni = Aplastik Kriz (Parvovirüs B19).
Parvovirüs B19, eritroid öncül hücrelerini enfekte ederek geçici üretim durmasına yol açar; eritrosit ömrü kısa olan hastalarda bu durum hızla derin anemiye neden olur.

Anahtar Kavram

Orak hücreli anemide 'Aplastik Kriz', Parvovirüs B19 enfeksiyonu sonucu gelişen ve retikülositopeni ile karakterize akut bir durumdur.
Soru 31Soru

3838 yaşında erkek hasta, diş etlerinde şişlik, ani başlayan burun kanaması ve ateş şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede yaygın peteşi ve ekimozlar ile belirgin gingival hiperplazi saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; Lökosit: 45.000/mm345.000/mm^3, Hemoglobin: 8.2g/dL8.2 g/dL, Trombosit: 22.000/mm322.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada katlanmış veya bilobüle çekirdekli, sitoplazmik granülleri çok ince olduğu için ilk bakışta agranüler görünen blastlar izleniyor. Koagülasyon testlerinde fibrinojen düzeyinde belirgin düşüklük ve D-dimer yüksekliği saptanıyor. Bu hasta için en olası moleküler patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17)t(15;17) (PML-RARA)

Cevap

En olası moleküler patoloji, mikrogranüler varyant Akut Promiyelositik Lösemi'ye (M3v) işaret eden t(15;17) (PML-RARA) translokasyonudur.
Vakada sunulan ağır koagülopati (DIC), bilobüle çekirdek yapısı ve yüksek lökosit kombinasyonu, Akut Promiyelositik Lösemi'nin mikrogranüler (hipogranüler) varyantı için karakteristiktir. Bu varyant, klasik APL (M3) gibi t(15;17) translokasyonunu taşır ve acilen ATRA (All-Trans Retinoik Asit) tedavisi başlanmasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et.
Yüksek lökosit (45.00045.000), gingival hiperplazi ve hayatı tehdit eden kanama (DIC bulguları: düşük fibrinojen, yüksek D-dimer).
Acil tedavi gerektiren koagülopati varlığını belirlemek için gereklidir.
2
Morfolojik bulguları değerlendir.
Katlanmış/bilobüle çekirdekli ve ince granüllü (agranüler görünümlü) blastlar.
Bu morfoloji, klasik APL'den farklı olarak yüksek lökositle seyreden 'mikrogranüler varyant' (M3v) için tipiktir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Gingival hiperplazi ve yüksek lökosit nedeniyle monositik lösemi (M5) akla gelse de, DIC tablosunun ağırlığı ve çekirdek yapısı APL varyantına yönlendirir.
Yanlış teşhis, ATRA tedavisinin gecikmesine ve fatal kanamalara yol açabilir.
4
Moleküler eşleşmeyi doğrula.
M3v, klasik APL gibi t(15;17) ve PML-RARA füzyon genini taşır.
Kesin tanı ve hedefe yönelik tedavi için altın standarttır.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi'nin mikrogranüler varyantı (M3v), yüksek lökosit sayısı ve monositik lösemiyi taklit eden morfolojisi ile klinisyeni yanıltabilir, ancak DIC riski ve t(15;17) varlığı değişmez.
Soru 32Soru

26 yaşında kadın hasta, halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor, organomegali saptanmıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin10,210,2 g/dL12,016,012,0 - 16,0
Hematokrit%31%36 - 46
MCV6464 fL8010080 - 100
RBC5,1×106/μL5,1 \times 10^6/\mu L4,05,54,0 - 5,5
Ferritin66 ng/mL1515015 - 150
HbA22,7%2,7\%2,03,5%2,0 - 3,5\%

Bu bulgulara göre, hastada eşlik eden bir beta-talasemi taşıyıcılığını (minor) kesin olarak dışlamak için izlenmesi gereken en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği tedavisi tamamlandıktan sonra hemoglobin elektroforezinin tekrarlanması

Cevap

Demir eksikliği tedavisi tamamlandıktan sonra hemoglobin elektroforezinin tekrarlanması en uygun yaklaşımdır.
Beta-talasemi taşıyıcılığının (minor) en önemli laboratuvar göstergesi HbA2 düzeyinin %3,5\%3,5 üzerinde olmasıdır. Ancak demir eksikliği, hem sentezini ve δ\delta-globin zincir birleşmesini olumsuz etkileyerek HbA2 düzeylerini düşürür. Bu durum, eşlik eden bir talasemi taşıyıcılığının saptanmasını engelleyebilir. Bu nedenle, mikrositozu ferritin düşüklüğü ile tam açıklanamayan (RBC yüksekliği gibi bulguları olan) hastalarda demir tedavisi sonrası elektroforezin tekrarlanması altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar bulgularının analizi
Hastada mikrositer anemi (MCV=64MCV=64 fL) ve belirgin demir eksikliği (Ferritin=6Ferritin=6 ng/mL) mevcuttur.
Aneminin temel nedenini belirlemek için depo demiri ve hücre hacmi değerlendirilir.
2
Talasemi ve demir eksikliği ayrımı
Düşük ferritin değerine rağmen RBC sayısının (5,1×106/μL5,1 \times 10^6/\mu L) yüksekliği ve Mentzer indeksinin (64/5,112,564 / 5,1 \approx 12,5) 13'ün altında olması talasemi taşıyıcılığını kuvvetle düşündürür.
Sadece demir eksikliğinde RBC sayısı genellikle düşüktür; talasemide ise kompansatuar olarak yüksektir.
3
HbA2 değerinin yorumlanması
HbA2 düzeyi (%2,7) normal aralıktadır, ancak bu değer mevcut demir eksikliği nedeniyle baskılanmış olabilir.
Demir eksikliği δ\delta-globin zincir sentezini azaltarak HbA2 düzeyinin yalancı normal çıkmasına neden olur.
4
Tanısal kararın verilmesi
Demir depoları doldurulduktan sonra HbA2 düzeyi tekrar ölçülerek gerçek değer saptanmalıdır.
Beta-talasemi taşıyıcılığı tanısı için HbA2'nin >%3,5>\%3,5 olması beklenir; maskelenmiş bir durumu atlamamak için bu adım zorunludur.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisi, beta-talasemi taşıyıcılığında tanısal önemi olan HbA2 yüksekliğini maskeleyebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

77 yaşında erkek çocuk, 1010 gün önce geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsünü takiben, dışarıda soğuk havada oyun oynadıktan kısa bir süre sonra gelişen ani halsizlik, karın ağrısı ve koyu kırmızı renkte idrar yapma şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk ve hafif ikter saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 6.56.5 g/dLg/dL, retikülosit %9\%9, laktat dehidrogenaz (LDHLDH) 18501850 U/LU/L, indirekt bilirubin 4.24.2 mg/dLmg/dL ve haptoglobin ölçülemeyecek kadar düşük bulunuyor. Direkt Antiglobülin Testi (DATDAT); C3d pozitif, IgG negatif olarak saptanıyor. Periferik yaymada polikromazi ve belirgin sferositoz izleniyor. Bu hastada patogenezden sorumlu olan ve Donath-Landsteiner antikoru olarak bilinen antikorun özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük sıcaklıkta eritrosit yüzeyindeki P antijenine bağlanan, sıcaklık arttığında ise komplemanı aktive ederek intravasküler hemolize yol açan bifazik IgG yapısında olması

Cevap

Donath-Landsteiner antikoru, düşük sıcaklıkta eritrosit yüzeyindeki P antijenine bağlanan ve sıcaklık arttığında komplemanı aktive ederek intravasküler hemolize yol açan bifazik bir IgG'dir.
Klinik tablo (çocuk, enfeksiyon sonrası, soğuk tetiklemeli hemoglobinüri) ve laboratuvar bulguları (C3d pozitif DAT) klasik bir Paroksizmal Soğuk Hemoglobinürisi vakasını işaret etmektedir. Bu hastalığın patogenezinden sorumlu olan Donath-Landsteiner antikoru, bifazik bir IgG olup düşük sıcaklıkta eritrositlerin P antijenine bağlanır ve vücut ısısında (3737 C^\circ C) kompleman kaskadını tamamlayarak şiddetli intravasküler hemolize neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Çocuk hasta, viral enfeksiyon sonrası soğuk maruziyeti ile tetiklenen ani intravasküler hemoliz (hemoglobinüri) tablosu.
Paroksizmal Soğuk Hemoglobinürisi (PSH), çocuklarda akut otoimmün hemolitik aneminin en sık nedenidir.
2
Laboratuvar ve DAT bulgularının değerlendirilmesi
C3d pozitif, IgG negatif DAT; belirgin LDH yüksekliği ve düşük haptoglobin.
PSH'de antikor (IgG) soğukta bağlanıp sıcakta ayrıldığı için DAT'ta sadece fikse ettiği kompleman (C3d) saptanır.
3
Antikor spesifitesinin belirlenmesi
Donath-Landsteiner testi ile bifazik IgG ve P antijeni özgüllüğünün doğrulanması.
Bu antikorun en karakteristik özelliği soğukta (44 C^\circ C) bağlanıp, sıcakta (3737 C^\circ C) hemoliz yapmasıdır.

Anahtar Kavram

Paroksizmal Soğuk Hemoglobinürisi ve Donath-Landsteiner Antikoru

Daha Fazla Pratik

Soğuk aglütinin hastalığı (CAD) ve PSH arasındaki antikor tipi, antijen hedefi ve hemoliz tipi farklarını içeren bir tablo oluşturarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

74 yaşında erkek hasta, son 4 aydır giderek artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk dışında ek bulgu saptanmıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (HbHb)8.5 g/dL8.5\text{ g/dL}1317 g/dL13-17\text{ g/dL}
MCVMCV106 fL106\text{ fL}80100 fL80-100\text{ fL}
Lökosit (WBCWBC)4.200/mm34.200/\text{mm}^34.00010.000/mm34.000-10.000/\text{mm}^3
Nötrofil2.100/mm32.100/\text{mm}^32.0007.000/mm32.000-7.000/\text{mm}^3
Trombosit165.000/mm3165.000/\text{mm}^3150.000450.000/mm3150.000-450.000/\text{mm}^3
Retikülosit İndeksi0.40.41.02.01.0-2.0
Serum B12 ve FolatNormal-

Kemik iliği (Kİ) aspirasyonunda eritroid seride hafif hiperplazi ve %8\%8 oranında displastik değişiklikler izlenmiştir. Diğer myeloid serilerde displazi saptanmamış olup Kİ blast oranı %2\%2 olarak bulunmuştur. Demir boyasında halkalı sideroblast oranı %7\%7 olarak raporlanmıştır. Genetik analizde sitogenetik normal (46,XY46,XY) bulunmuş, ancak moleküler analizde SF3B1SF3B1 mutasyonu (VAF:%35VAF: \%35) saptanmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 sınıflamasına göre bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SF3B1 mutasyonlu miyelodisplastik sendrom

Cevap

SF3B1 mutasyonlu miyelodisplastik sendrom
SF3B1 mutasyonlu miyelodisplastik sendrom tanısı, WHO 2022 sınıflamasında tanımlanan genetik tabanlı bir alt tiptir. Bu hastada sitopeni (anemi) mevcuttur, blast oranı %10'un altındadır ve SF3B1 mutasyonu saptanmıştır. Yeni kriterlere göre bu bulgular, morfolojik displazi %10 eşiğinin altında olsa dahi (hastada %8) MDS tanısı koymak için yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram ve periferik bulguların değerlendirilmesi.
Hastada makrositik, hiporetikülositik bir anemi mevcuttur. B12 ve folat düzeylerinin normal olması primer bir kemik iliği patolojisini düşündürür.
MDS ayırıcı tanısında ilk adım eksiklik anemilerinin dışlanmasıdır.
2
Kemik iliği morfolojisinin analizi.
Blast oranı %2 (< %5), displazi oranı %8 (< %10) ve halkalı sideroblast oranı %7 saptanmıştır.
Geleneksel morfolojik MDS tanısı için %10 displazi eşiği gereklidir, ancak yeni sınıflamalar genetik veriyi önceler.
3
Moleküler bulguların WHO 2022 kriterlerine göre yorumlanması.
SF3B1 mutasyonu saptanmıştır. WHO 2022 sınıflamasında SF3B1 mutasyonu, sitopeni varlığında morfolojik displazi %10'un altında olsa bile MDS tanısı koydurur.
SF3B1 mutasyonu, MDS-SF3B1 alt tipini tanımlayan temel kriterdir ve %15 halkalı sideroblast kuralını geçersiz kılar.

Anahtar Kavram

WHO 2022 MDS Sınıflaması ve SF3B1 Mutasyonunun Tanısal Gücü

Daha Fazla Pratik

MDS-biTP53 (biallelik TP53 inaktivasyonu) tanı kriterlerini ve prognozunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 35Soru

Halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuran 6868 yaşındaki erkek hastanın laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar saptanmıştır:

TetkikSonuç
Hemoglobin9,5 g/dL9,5 \text{ g/dL}
MCV104 fL104 \text{ fL}
Lökosit3.100/μL3.100/\mu L
Trombosit120.000/μL120.000/\mu L
Retikülosit%0,5\%0,5

Vitamin B12B_{12} ve folat düzeyleri normal sınırlarda bulunan hastanın kemik iliği aspirasyonunda hiperselülerite, eritroid seride tomurcuklanma ve miyeloid seride hiposegmentasyon (Pseudo-Pelger-Huët anomalisi) izlenmiştir. Blast oranı %3\%3 olarak raporlanmıştır.

Bu klinik tablo ve bulgular doğrultusunda en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelodisplastik Sendrom

Cevap

Miyelodisplastik Sendrom
Miyelodisplastik Sendrom tanısı, periferik kan sitopenilerine (anemi, lökopeni, trombositopeni) rağmen kemik iliğinin genellikle hiperselüler olması ve hücrelerde morfolojik bozulmaların (displazi) izlenmesiyle konur. Pseudo-Pelger-Huët anomalisi (nötrofillerde segmentasyon azlığı) MDS için oldukça karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Periferik kan bulgularını değerlendir
Makrositer anemi (MCV:104 fLMCV: 104 \text{ fL}), lökopeni ve hafif trombositopeni mevcut.
Hastanın sitopenilerinin kökenini belirlemek için ilk adımdır.
2
Eksiklik anemilerini dışla
Vitamin B12B_{12} ve folat düzeyleri normal saptanmıştır.
Makrositozun en sık nedenleri olan vitamin eksiklikleri MDS ayrımında kritiktir.
3
Kemik iliği morfolojisini analiz et
Hiperselüler ilik, dismiyelopoez (Pseudo-Pelger-Huët) ve düşük blast oranı (%3\%3) saptanmıştır.
MDS tanısı, periferde sitopeni varken ilikte displazi ve hiperselülerite (etkisiz hematopoiez) ile konur.

Anahtar Kavram

Miyelodisplastik sendrom (MDS), bir veya daha fazla miyeloid hücre serisinde displazi ve etkisiz hematopoiez ile karakterize, klonal bir kök hücre hastalığıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

65 yaşında erkek hasta, yaklaşık 12 yıldır Tip 2 Diyabetes Mellitus tanısıyla takip edilmekte ve günde 20002000 mg metformin kullanmaktadır. Son 6 aydır giderek artan halsizlik, ayaklarında karıncalanma, uyuşma ve yürümede dengesizlik şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde vibrasyon ve pozisyon duyusu azalmış olarak saptanıyor.

Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans
Hemoglobin9.29.2 g/dL13.517.513.5 - 17.5
Hematokrit%27.8\%27.8%4153\%41 - 53
MCV116116 fL8010080 - 100
RDW%19.2\%19.2%11.614.8\%11.6 - 14.8
Lökosit3.400/mm33.400 /mm^34.00010.0004.000 - 10.000
Trombosit128.000/mm3128.000 /mm^3150.000400.000150.000 - 400.000

Periferik yaymada nötrofillerde hipersegmentasyon ve makro-ovalositler izlenmektedir. Bu hastada izlenen klinik ve laboratuvar tablosuna neden olan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terminal ileumda kalsiyum bağımlı Vitamin B12 emiliminin inhibisyonu

Cevap

Metformin kullanımına bağlı terminal ileumda kalsiyum bağımlı Vitamin B12 emiliminin bozulması.
Metformin kullanımı, hastaların yaklaşık %1030\%10-30'unda Vitamin B12 düzeylerinde azalmaya neden olur. Bu durumun temel mekanizması, metforminin terminal ileumda intrinsik faktör-Vitamin B12 kompleksinin kübilin reseptörüne bağlanması için gerekli olan kalsiyum iyonlarını şelate etmesidir. Sonuç olarak Vitamin B12 emilemez ve megaloblastik anemi ile karakteristik nörolojik bulgular (vibrasyon ve pozisyon duyusu kaybı) ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının sentezi
Makrositik anemi (MCV:116MCV: 116 fL), hipersegmentasyon, hafif pansitopeni ve nörolojik bulgular (derin duyu kaybı) saptandı.
Bu tablo, DNA sentez bozukluğu ile karakterize megaloblastik anemiyi (özellikle Vitamin B12 eksikliğini) işaret eder.
2
İlaç öyküsü ile etiyolojik ilişki kurma
Hastanın uzun süreli ve yüksek doz metformin kullandığı belirlendi.
Metformin, hastaların önemli bir kısmında Vitamin B12 emilimini bozarak eksikliğe yol açar.
3
Spesifik mekanizmanın belirlenmesi
Metforminin terminal ileumdaki kalsiyum bağımlı emilim sürecini inhibe ettiği saptandı.
İntrinsik faktör-B12 kompleksinin kübilin reseptörüne bağlanması kalsiyum bağımlı bir süreçtir; metformin bu kalsiyumu şelate ederek bağlanmayı engeller.

Anahtar Kavram

İlaç (metformin) kullanımına sekonder gelişen Vitamin B12 eksikliği ve megaloblastik anemi.
Soru 37Soru

6363 yaşında erkek hasta, boynunda şişlik ve halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller bölgelerde 232-3 cm çaplı, mobil, ağrısız lenfadenopatiler saptanıyor. Dalak kosta kenarını 33 cm geçiyor, karaciğer ise kosta kenarında palpalanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin 12,812,8 g/dL, Trombosit 185.000185.000/mm³, Lökosit 42.00042.000/mm³ (%85\%85 lenfosit) saptanıyor. Periferik yaymada ezilmiş hücreler (smudge cells) görülüyor. Akım sitometrisinde (flow cytometry) hücrelerin CD19(+)CD19(+), CD5(+)CD5(+), CD23(+)CD23(+) ve sIgsIg (zayıf) olduğu belirleniyor. Bu hasta için Rai evreleme sistemine göre evre ve en olası tanı eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rai Evre IIII - Kronik Lenfositik Lösemi

Cevap

Rai Evre II - Kronik Lenfositik Lösemi
Hastada saptanan CD19(+)CD19(+), CD5(+)CD5(+) ve CD23(+)CD23(+) fenotipi, tipik ezilmiş hücreler (smudge cells) ile birleştiğinde Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısını doğrular. Rai evreleme sistemine göre; lenfositoza eşlik eden splenomegali (dalak büyüklüğü), hastayı Evre II olarak sınıflandırır. Bu evre 'orta risk' grubunda yer alır. Ayrıca KLL'de 17p17p delesyonu, 11q11q delesyonu, yüksek ZAP70ZAP-70 ve CD38CD38 ekspresyonu kötü prognostik göstergeler arasında sayılırken; 13q13q delesyonu genellikle iyi prognozla ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının belirlenmesi
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Hastada mutlak lenfositoz, periferik yaymada ezilmiş hücreler (smudge cells) ve akım sitometrisinde matür B hücre belirteçleri (CD19CD19) ile birlikte CD5CD5 ve CD23CD23 pozitifliği KLL için patognomoniktir.
2
Klinik bulguların Rai sistemine göre analizi
Lenfositoz + LAP + Splenomegali
Hastada fizik muayenede saptanan dalak büyüklüğü (splenomegali), evreleme için kritik veridir.
3
Rai evresinin atanması
Evre II
Rai evreleme sisteminde; Evre 0: Sadece lenfositoz, Evre I: + Lenfadenopati, Evre II: + Splenomegali ve/veya Hepatomegali, Evre III: + Anemi (Hb<11Hb < 11 g/dL), Evre IV: + Trombositopeni (Plt<100.000Plt < 100.000/mm³) olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Kronik Lenfositik Lösemi Tanı ve Rai Evrelemesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru

68 yaşında erkek hasta, son 6 aydır giderek artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede konjonktivalarda solukluk saptanıyor; hepatosplenomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde: Hemoglobin: 9.4 g/dL9.4 \text{ g/dL}, MCV: 105 fL105 \text{ fL}, Lökosit: 4.200/μL4.200/\mu\text{L}, Trombosit: 210.000/μL210.000/\mu\text{L}, Retikülosit: %0.6\%0.6, Serum demiri: 165μg/dL165 \mu\text{g/dL} (N:60160N: 60-160), Ferritin: 480 ng/mL480 \text{ ng/mL} (N:20300N: 20-300), Vitamin B12B_{12} ve folat düzeyleri normal sınırlarda saptanıyor. Periferik yaymada makrositoz ve yer yer hiposegmenteli nötrofiller görülüyor. Kemik iliği aspirasyonunda eritroid seride dispoez, Prusya mavisi boyası ile %20\%20 oranında halkalı (ring) sideroblast saptanıyor ve blast oranı %3\%3 olarak raporlanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halkalı sideroblastlı miyelodisplastik sendrom (MDS-RS)

Cevap

Halkalı sideroblastlı miyelodisplastik sendrom (MDS-RS)
Hastanın klinik tablosu (ileri yaş, kronik anemi), laboratuvar bulguları (makrositoz, düşük retikülosit, hiperferritinemi) ve kemik iliği incelemesi (%3 blast, %20 halkalı sideroblast) klasik olarak Halkalı Sideroblastlı MDS (MDS-RS) ile uyumludur. WHO kriterlerine göre blast oranı <%5 ve halkalı sideroblast oranı >=%15 olması bu tanıyı koydurur.

Adım Adım Çözüm

1
Hematolojik parametreleri değerlendir
Hastada makrositik anemi (MCV:105 fLMCV: 105 \text{ fL}) ve düşük retikülosit yanıtı bulunmaktadır.
Primer kemik iliği yetmezliği veya matürasyon kusuru (megaloblastik/sideroblastik) ayırıcı tanısı yapılmalıdır.
2
Sekonder nedenleri ve demir durumunu incele
B12B_{12} ve folat düzeyleri normaldir; ferritin ve serum demiri ise yüksektir.
Megaloblastik anemi dışlanır; demir yükü ve halkalı sideroblast varlığı sideroblastik anemiyi veya MDS'yi düşündürür.
3
Kemik iliği morfolojisini ve blast oranını analiz et
Blast oranı %3\%3 (limit <%5<\%5), halkalı sideroblast oranı %20\%20 (limit %15\ge\%15) olarak saptanmıştır.
WHO sınıflamasına göre bu bulgular MDS-RS tanısını doğrular.

Anahtar Kavram

MDS-RS tanısında kemik iliğinde blast oranının %5'in altında, halkalı sideroblast oranının ise %15 ve üzerinde olması (veya SF3B1 mutasyonu varsa %5 ve üzeri) temel kriterdir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 39Soru

4848 yaşında kadın hasta, yaklaşık 1010 yıldır romatoid artrit tanısıyla takip edilmektedir. Son zamanlarda artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde şu sonuçlar saptanıyor:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin9.59.5 g/dL1212-1616
Hematokrit%29\%29%36\%36-4646
MCV7878 fL8080-100100
RDW%13.5\%13.5%11\%11-14.514.5
Serum Demiri3535 μ\mug/dL5050-150150
SDBK (TIBC)220220 μ\mug/dL250250-450450
Serum Ferritin320320 ng/mL1515-150150

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kronik hastalık anemisi

Cevap

Kronik hastalık anemisi
Hastada romatoid artrit gibi kronik bir inflamatuar hastalık mevcuttur. Bu tabloda artan sitokinler (özellikle IL-6) karaciğerden hepsidin sentezini artırır. Hepsidin, ferroportini inhibe ederek demirin makrofajlardan ve enterositlerden salınımını engeller. Sonuç olarak dolaşımda demir düşer (hipoferremi), demir bağlama kapasitesi (transferrin) azalır, ancak demir depoları dolu olduğu ve ferritin bir akut faz reaktanı olduğu için ferritin düzeyi yüksek bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve eritrosit indekslerini değerlendir.
Hb 9.59.5 g/dL (Anemi), MCV 7878 fL (Hafif mikrositoz).
Aneminin morfolojik tipini belirlemek için gereklidir.
2
Demir parametrelerini (Demir, SDBK, Ferritin) yorumla.
Serum demiri düşük (3535), SDBK düşük (220220), Ferritin yüksek (320320).
Mikrositer anemilerin ayırıcı tanısında demir kinetiği belirleyicidir.
3
Klinik öykü ile laboratuvar bulgularını birleştir.
Romatoid artrit (kronik inflamasyon) + demirin makrofajlarda hapsolması bulguları.
Kronik inflamasyon, hepsidin artışına neden olarak demirin dolaşıma çıkışını engeller.

Anahtar Kavram

Kronik hastalık anemisinde demir parametreleri (Düşük demir, düşük TIBC, normal/yüksek ferritin).

Alternatif Yöntem

Mikrositer anemilerde ferritin düzeyi ayırıcı tanıda en kritik parametredir. Ferritin >100>100 ng/mL olması demir eksikliği tanısını dışlar ve hastanın kronik hastalığı da göz önüne alındığında doğrudan kronik hastalık anemisine yönlendirir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru

69 yaşında kadın hasta, son 6 aydır giderek artan halsizlik, efor dispnesi ve sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenede belirgin konjonktival solukluk saptanırken, splenomegali veya lenfadenopati eşlik etmiyor. Laboratuvar incelemesinde:

- Hemoglobin: 8,58,5 g/dL
- MCV: 104104 fL
- Beyaz küre: 2.1002.100/mm³
- Mutlak nötrofil sayısı: 850850/mm³
- Trombosit: 36.00036.000/mm³
- Periferik yayma: %3 blast, makrositoz, nötrofillerde hiposegmentasyon (Pelger-Huet anomalisi)

Kemik iliği aspirasyonunda hipersellülarite, %7 blast ve belirgin dizgranülopoez ile dizmegakaryopoez (mikromegakaryositler) izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde Grade 2 retikülin fibrozisi saptanıyor. Sitogenetik analizde "+8" (Trizomi 8) saptanırken, moleküler panelde ASXL1 ve RUNX1 mutasyonları pozitif bulunuyor.

Bu hasta için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 sınıflamasına göre en olası tanı ve klinik gidişat ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fibrozisli miyelodisplastik sendrom (MDS-f); bu alt tip artmış blastlı MDS (MDS-IB) olgularına göre daha derin pansitopeni, tedavi direnci ve hızlı AML dönüşümü ile karakterize yüksek riskli bir antitedir.

Cevap

Fibrozisli miyelodisplastik sendrom (MDS-f); bu alt tip artmış blastlı MDS (MDS-IB) olgularına göre daha derin pansitopeni, tedavi direnci ve hızlı AML dönüşümü ile karakterize yüksek riskli bir antitedir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 sınıflamasına göre, kemik iliğinde %20'nin altında blast bulunan ve Grade 2-3 retikülin fibrozisi eşlik eden olgular 'Fibrozisli MDS (MDS-f)' olarak tanımlanır. Bu antite, fibrozis içermeyen artmış blastlı MDS (MDS-IB) olgularına kıyasla daha dirençli pansitopeni, tedaviye zayıf yanıt ve belirgin şekilde kısalmış sağkalım ile ilişkilidir. Hastadaki ASXL1 ve RUNX1 mutasyonları da bu yüksek riskli moleküler profili desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tam kan sayımı ve periferik yayma analizi
Hb: 8,58,5, Plt: 36.00036.000, Mutlak Nötrofil: 850850 (Ciddi pansitopeni). Periferik yaymada %3 blast (MDS-LB sınırını aşan değer).
MDS tanısında pansitopeni ve blast varlığı temel başlangıç noktasıdır.
2
Kemik iliği morfolojisi ve fibrozis değerlendirmesi
Blast oranı %7, belirgin dizplazi ve Grade 2 retikülin fibrozisi.
WHO 2022 sınıflamasında Grade 2-3 fibrozis varlığı, blast oranından bağımsız olarak 'MDS-f' (MDS with fibrosis) kategorisini tanımlar.
3
Sitogenetik ve moleküler risk analizi
Trizomi 8 (Orta risk) ve ASXL1/RUNX1 mutasyonları (Kötü prognostik belirteçler).
MDS-f tanısı için del(5q), SF3B1 veya biallelik TP53 gibi tanımlayıcı genetik bozuklukların yokluğu gereklidir; mevcut mutasyonlar tanıyı destekler.
4
Tanı ve prognoz sentezi
Tanı: MDS-f. Klinik: Yüksek riskli seyir.
MDS-f, morphologically defined (morfolojik tanımlı) MDS grupları içinde en kötü sağkalım ve AML dönüşüm riskine sahip gruptur.

Anahtar Kavram

WHO 2022 sınıflamasında 'MDS with fibrosis (MDS-f)' kategorisi, Grade 2-3 fibrozis varlığı ile karakterize olup, artmış blastlı MDS'den (MDS-IB) daha agresif bir klinik seyirle ayrılır.
ÖncekiSayfa 2 / 21Sonraki
Hematoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin