Romatoloji

547 soru

Soru 221Soru

6262 yaşında kadın hasta, 1515 yıldır Romatoid Artrit (RARA) tanısıyla takip edilmektedir. Fizik muayenesinde el eklemlerinde belirgin ulnar deviyasyon ve kuğu boynu deformiteleri saptanıyor. Batın muayenesinde sol kostal marjın 4 cm4\text{ cm} altında palpabl kitle (splenomegali) tespit ediliyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 2.100/mm32.100/\text{mm}^3, mutlak nötrofil sayısı 800/mm3800/\text{mm}^3 olarak bulunuyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felty sendromu

Cevap

Uzun süreli romatoid artrit zemininde gelişen splenomegali ve nötropeni bulguları Felty sendromu tanısını koydurur.
Felty sendromu, genellikle uzun süreli (>10>10 yıl), seropozitif ve şiddetli eroziv seyirli Romatoid Artrit hastalarında görülen nadir bir komplikasyondur. Tanı için Romatoid Artrit öyküsü, splenomegali ve nötropeni (mutlak nötrofil sayısı <1.500/mm3<1.500/\text{mm}^3) birlikteliği şarttır. Bu hastalarda deri enfeksiyonları ve bacak ülserleri sık görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et.
Hastada 1515 yıllık kronik eroziv RARA öyküsü ve belirgin deformiteler mevcut.
Tanısal sürecin ilk adımı kronik hastalık varlığını doğrulamaktır.
2
Fizik muayene ve laboratuvar bulgularını birleştir.
Splenomegali ve nötropeni (<1.500/mm3<1.500/\text{mm}^3) saptandı.
Eklem dışı tutulumun sistemik etkilerini belirlemek gerekir.
3
Triadı tanımla.
RARA + Splenomegali + Nötropeni = Felty sendromu.
Bu üçlü bulgu kümesi Felty sendromu için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Felty sendromu triadı: Romatoid Artrit, Splenomegali ve Nötropeni.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 222Soru

Sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısında kullanılan güncel EULAR/ACR 2019EULAR/ACR\ 2019 sınıflandırma kriterlerine göre, bir hastanın diğer tanı kriterleri açısından puanlanabilmesi için ön koşul olan 'giriş kriteri' (entry criterion) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-nükleer antikor (ANA) pozitifliği (HEp-2 substratında 1:80\geq 1:80 titrede)

Cevap

Güncel EULAR/ACR 2019EULAR/ACR\ 2019 kriterlerine göre giriş kriteri, HEp-2 hücrelerinde en az 1:801:80 titrede saptanan Anti-nükleer antikor (ANA) pozitifliğidir.
Sistemik lupus eritematozus (SLE) sınıflandırmasında EULAR/ACR 2019EULAR/ACR\ 2019 kriterleri kullanılmaktadır. Bu sisteme göre, bir hastanın değerlendirmeye alınabilmesi için mutlaka HEp-2 hücreleri üzerinde 1:80\geq 1:80 titrede ANA pozitifliği saptanmış olmalıdır. Eğer ANA negatifse, SLE tanısı için başka bir yol izlenmelidir çünkü bu kriter seti ANA negatif hastaları SLE olarak sınıflandırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Sınıflandırma kriterlerinin yapısını incelemek
EULAR/ACR 2019EULAR/ACR\ 2019 kriterlerinin hiyerarşik bir yapıda olduğu görülür.
Yeni kriter sistemi, puanlamaya başlamadan önce bir 'kapı' (giriş) kriteri şart koşar.
2
Giriş kriterini belirlemek
Giriş kriterinin ANA pozitifliği olduğu saptanır.
ANA, SLE hastalarının neredeyse tamamında (%95-99) pozitif olduğu için tarama ve giriş kriteri olarak seçilmiştir.
3
Eşik değeri kontrol etmek
Pozitiflik eşiği 1:801:80 veya eşdeğer bir test olarak belirlenmiştir.
Giriş kriteri sağlanmazsa, diğer klinik veya laboratuvar bulguları mevcut olsa dahi hasta bu sistemle SLE olarak sınıflandırılamaz.

Anahtar Kavram

2019 EULAR/ACR SLE Sınıflandırma Kriterleri ve ANA'nın Giriş Kriteri Rolü
Tahmini Süre:45s
Soru 223Soru

Öyküsünde son bir yıldır giderek artan halsizlik, cilt renginde koyulaşma ve yeni tanı almış diabetes mellitus bulunan 6262 yaşında erkek hasta, sağ dizinde iki gündür devam eden şiddetli ağrı ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ diz eklemi sıcak, eritemli ve ileri derecede hassas saptanıyor; eklemde belirgin efüzyon izleniyor. Eklem sıvısı aspiratının polarize ışık mikroskobundaki incelemesinde lökosit sayısı 32.000/mm332.000/mm^3 (%8080 nötrofil) ölçülüyor ve zayıf pozitif çift kırılım (birrefrijans) gösteren, prizmatik yapıda kristaller saptanıyor. Bu hastada saptanan kristal artropatisine eşlik etme olasılığı en yüksek olan laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum ferritin düzeyinde belirgin artış

Cevap

Eklem sıvısında zayıf pozitif çift kırılım gösteren kristaller kalsiyum pirofosfat depo hastalığını (yalancı gut) işaret eder ve bu durum herediter hemokromatozis (yüksek ferritin) ile yakından ilişkilidir.
Hastada saptanan 'zayıf pozitif birrefrijans gösteren prizmatik/romboid kristaller' kalsiyum pirofosfat depo hastalığına (yalancı gut) özgüdür. Öyküdeki ciltte koyulaşma ve diyabet bulguları 'bronz diyabet' olarak bilinen hemokromatozisi işaret eder. Hemokromatoziste demir yüküne bağlı olarak serum ferritin düzeyi belirgin olarak artar.

Adım Adım Çözüm

1
Eklem sıvısı analizini yorumla
Zayıf pozitif çift kırılımlı kristaller = Kalsiyum Pirofosfat Depo Hastalığı (CPPD/Yalancı Gut).
Kristal şekli ve polarize ışık altındaki davranışı ayırıcı tanı için temeldir.
2
Hastanın sistemik öyküsünü değerlendir
Halsizlik, hiperpigmentasyon (bronz deri) ve diyabet kombinasyonu herediter hemokromatozisi düşündürür.
Metabolik hastalıklar sekonder CPPD gelişimine zemin hazırlar.
3
Bulguları sentezle ve laboratuvar karşılığını bul
Hemokromatozis tanısı için ferritin yüksekliği tipik bir laboratuvar bulgusudur.
Demir birikimi eklem kıkırdağında pirofosfataz enzimini inhibe ederek CPPD kristal oluşumunu tetikler.

Anahtar Kavram

Kalsiyum pirofosfat depo hastalığı (CPPD), sıklıkla yaşlılarda görülmekle birlikte genç-orta yaşlı hastalarda görüldüğünde hiperparatiroidizm, hemokromatozis, hipomagnezemi ve hipotiroidi gibi metabolik durumlar araştırılmalıdır.

Daha Fazla Pratik

CPPD hastalarında radyolojik olarak kıkırdak üzerinde lineer kalsifikasyonlar (kondrokalsinozis) görülme olasılığını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 224Soru

52 yaşında erkek hasta, bir yıldır devam eden ve son aylarda şiddetlenen sağ kasık ağrısı ile başvuruyor. Ağrının uzun süreli yürüyüşlerle ve merdiven inip çıkarken arttığı, dinlenmekle geçtiği belirtiliyor. Sabahları eklemlerinde 101510-15 dakika süren bir tutukluk hissettiğini ifade ediyor. Fizik muayenede sağ kalça ekleminin iç rotasyon ve abduksiyon hareketlerinin kısıtlı ve ağrılı olduğu saptanıyor. Bu hastada çekilen kalça grafisinde saptanması en olası radyolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eklem aralığında asimetrik daralma ve subkondral osteofit oluşumu

Cevap

Eklem aralığında asimetrik daralma ve subkondral osteofit oluşumu
Hastanın klinik tablosu (kasık ağrısı, mekanik karakter, kısa sabah tutukluğu ve iç rotasyon kısıtlılığı) tipik bir kalça osteoartritidir. Osteoartritin radyolojik incelemesinde eklem kıkırdağının kaybına bağlı olarak asimetrik eklem aralığı daralması ve yeni kemik oluşumunu yansıtan osteofitler en sık görülen bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik semptomlarını analiz et.
Mekanik karakterli ağrı (aktiviteyle artan, dinlenmekle azalan) ve kısa süreli sabah tutukluğu (<30 dakika) dejeneratif bir süreci işaret eder.
Enflamatuar artritlerde ağrı dinlenmekle artar ve sabah tutukluğu 1 saatten uzun sürer.
2
Tutulan eklemi ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Kasık ağrısı ve iç rotasyon kısıtlılığı kalça osteoartritinin (koksartroz) tipik klinik sunumudur.
Kalça osteoartritinde genellikle ilk kısıtlanan hareket iç rotasyondur.
3
Tanıya uygun radyolojik bulguyu belirle.
Osteoartritin radyolojik dörtlüsü: Eklem aralığında daralma, osteofitler, subkondral skleroz ve subkondral kistler.
Bu bulgular eklem kıkırdağının kaybı ve subkondral kemiğin bu yüke verdiği yanıtı yansıtır.

Anahtar Kavram

Osteoartritin klinik sunumu mekanik ağrı ve kısa süreli sabah tutukluğu ile karakterizedir; radyolojisinde ise asimetrik daralma ve osteofitler ön plandadır.

İpuçları

1
Hastanın ağrısının aktiviteyle artıp dinlenmekle geçmesi mekanik mi yoksa enflamatuar bir süreci mi destekler?
2
Kalça ekleminde iç rotasyon kısıtlılığı ve kasık ağrısı olan orta yaşlı bir hastada en sık görülen kronik eklem hastalığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Sekonder osteoartrit nedenlerini (hemokromatoz, akromegali, okronozis) ve bunların radyolojik farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 225Soru

5050 yaşında, hipertansiyon tanısıyla hidroklorotiyazid kullanmakta olan erkek hasta; dün gece aniden başlayan sağ ayak başparmak ekleminde şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede 1.1. metatarsofalangeal eklem son derece hassas, eritemli ve ödemli saptanıyor. Bu hastada kesin tanıyı koymak amacıyla yapılan sinovyal sıvı incelemesinde saptanması beklenen altın standart bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polarize ışık mikroskobunda negatif çift kırılma gösteren iğne şeklinde kristaller

Cevap

Sinovyal sıvı incelemesinde polarize ışık mikroskobu altında negatif çift kırılma gösteren iğne şeklinde kristallerin saptanması
Negatif çift kırılma gösteren iğne şeklindeki kristaller, gutun temel patolojik bulgusu olan monosodyum ürat kristallerini tanımlar. Bu bulgunun eklem sıvısında saptanması gut tanısı için altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Hastada podagra (1.1. MTF tutulumu), ani başlangıç ve tiyazid kullanımı öyküsü mevcut. Bu tablo tipik bir akut gut artriti atağını düşündürür.
Tiyazid grubu diüretikler ürik asit atılımını azaltarak gut atağını tetikleyebilir.
2
Tanısal yöntemi belirle
Altın standart tanı yöntemi eklem aspirasyonu (artrosentez) ve sinovyal sıvı analizidir.
Klinik tanı güçlü olsa da kesin tanı için kristallerin gösterilmesi gerekir.
3
Mikroskobik bulguyu tanımla
Monosodyum ürat kristalleri iğne şeklindedir ve polarize ışık altında kuvvetli negatif çift kırılma gösterir.
Kristallerin optik özellikleri gut ve psödogut ayrımında temel kriterdir.

Anahtar Kavram

Gut artritinde kesin tanı, sinovyal sıvıda negatif çift kırılma gösteren iğne şeklinde monosodyum ürat kristallerinin gösterilmesidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 226Soru

4848 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden halsizlik, 88 kg kilo kaybı ve her iki bacakta uyuşma ile güçsüzlük şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede livedo reticularis ve sağda düşük ayak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin: 2.12.1 mg/dL, idrar tetkikinde proteinüri (+)(+) ve mikroskopide her sahada 1515-2020 eritrosit ile eritrosit silindirleri izleniyor. Akciğer grafisi doğal olan hastada p-ANCA (anti-miyeloperoksidaz) pozitifliği saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikroskobik polianjitis

Cevap

Mikroskobik polianjitis
Mikroskobik polianjitis, küçük damarları tutan nekrotizan bir vaskülittir. Hastada saptanan mononöritis mültipleks ve livedo reticularis hem orta hem küçük damar vaskülitlerinde görülebilse de, böbrek tutulumunun glomerülonefrit (eritrosit silindirleri) tarzında olması ve p-ANCA pozitifliği bu tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Sistemik semptomlar (ateş, kilo kaybı), mononöritis mültipleks (düşük ayak) ve deri bulguları vaskülit düşündürür.
Vaskülitler çoklu organ sistemlerini tutan enflamatuar hastalıklardır.
2
Böbrek tutulumunun değerlendirilmesi
İdrarda eritrosit silindirlerinin görülmesi 'glomerülonefrit' olduğunu gösterir.
Glomerülonefrit varlığı, tutulan damarların glomerüler kapillerler (küçük damarlar) olduğunu kanıtlar.
3
Ayırıcı tanı ve seroloji
p-ANCA (anti-MPO) pozitifliği ve akciğer tutulumunun olmaması bizi mikroskobik polianjitise yönlendirir.
Poliarteritis nodosa orta çaplı damarları tuttuğu için glomerülonefrit yapmaz; ANCA ilişkili vaskülitlerden Granülomatoz polianjitis ise daha çok c-ANCA ve solunum yolu tutulumu ile gider.

Anahtar Kavram

Mikroskobik polianjitis (MPA) ile Poliarteritis nodosa (PAN) arasındaki en önemli fark, MPA'da glomerülonefrit ve akciğer kapiller tutulumunun görülmesi, PAN'da ise görülmemesidir.

İpuçları

1
Eritrosit silindirleri böbrekte glomerül düzeyinde (küçük damar) bir sorun olduğunu gösterir.
2
Orta çaplı vaskülit olan PAN ile küçük damar vasküliti olan MPA'yı ayırmada 'glomerülonefrit' varlığı kilit noktadır.

Daha Fazla Pratik

ANCA ilişkili vaskülitlerin (GPA, MPA, EGPA) ortak ve ayırt edici özelliklerini bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 227Soru

1010 yıldır Ülseratif Kolit tanısı ile takip edilen 3434 yaşındaki kadın hasta, son 33 aydır her iki el 2.2. ve 3.3. metakarpofalangeal (MKF) eklemleri, her iki el bileği ve sol proksimal interfalangeal (PİF) ekleminde ağrı ve şişlik şikayeti ile başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde saptanan bu bulgulara rağmen, gastrointestinal sistem yakınması bulunmamaktadır ve yapılan kontrol kolonoskopisinde mukozal remisyon izlenmiştir. Bu hastadaki eklem tutulumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu tip artiküler tutulumun klinik seyri, altta yatan inflamatuar bağırsak hastalığının aktivitesinden bağımsızdır.

Cevap

Poliartiküler ve küçük eklem tutulumu ile karakterize olan Tip 2 enteropatik artrit, altta yatan bağırsak hastalığının inflamatuar aktivitesinden bağımsız bir klinik seyir izler.
Doğru yanıt olan seçenek, bu hastadaki gibi poliartiküler (5 veya daha fazla eklem) ve küçük eklem (MKF, PİF) tutulumunun 'Tip 2' periferik artrit olduğunu ve bu formun bağırsak hastalığının (Ülseratif Kolit veya Crohn) aktivitesinden bağımsız seyrettiğini doğru bir şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın eklem tutulum paternini analiz et.
Her iki el MKF, el bilekleri ve PİF olmak üzere toplam 55 ve üzeri eklem tutulumu mevcuttur. Bu poliartiküler bir tutulumdur.
Tutulan eklem sayısı ve bölgesi, periferik artrit tipini belirlemede kritiktir.
2
Artrit tipini sınıflandır.
Küçük eklemleri içeren poliartiküler tutulum 'Tip 2 Periferik Artrit' olarak sınıflandırılır.
Tip 1 genellikle oligoartiküler ve büyük eklem tutulumu ile seyreder.
3
Klinik seyir ile bağırsak aktivitesi ilişkisini değerlendir.
Tip 2 artrit, bağırsak hastalığı remisyonda olsa dahi devam edebilir; yani aktiviteden bağımsızdır.
Tip 1 artrit ise bağırsak alevlenmeleri ile paralellik gösterir.

Anahtar Kavram

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İBH) ilişkili Tip 2 periferik artrit poliartikülerdir ve bağırsak aktivitesinden bağımsız seyreder.
Soru 228Soru

3232 yaşında kadın hasta, son bir aydır devam eden halsizlik, yüzünde güneşe maruziyetle belirginleşen kızarıklık ve nefes alırken şiddetlenen yan ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde malar raş ve plevral frotman saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde ANAANA 1:3201:320 (homojen patern) pozitifliği ve USG'de bilateral minimal plevral efüzyon tespit ediliyor. 20192019 EULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) sınıflama kriterleri göz önüne alındığında, bu hastada aşağıdaki ek bulgulardan hangisinin saptanması mevcut toplam puanın artmasına katkı SAĞLAMAZ?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fizik muayenede non-skatrisyel alopesi saptanması

Cevap

Doğru yanıt, mevcut puanı artırmayacak olan 'Non-skatrisyel alopesi' bulgusudur.
Hastada saptanan 'malar raş', 20192019 EULAR/ACR kriterlerinin 'Mukokutanöz' alanında en yüksek puan olan 66 puanı temsil eder. 'Non-skatrisyel alopesi' de aynı alan içindedir ancak ağırlığı 22 puandır. Kriterlere göre her alandan yalnızca en yüksek puanlı bulgu hesaba katıldığı için, alopesi saptanması mevcut toplam puana ek bir katkı sağlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş kriterini kontrol et.
ANAANA 1:3201:320 pozitifliği mevcuttur.
20192019 EULAR/ACR kriterlerine göre sınıflama yapılabilmesi için ANA1:80ANA \geq 1:80 olmalıdır.
2
Mevcut klinik bulguların puanlarını hesapla.
Malar raş (Akut kutanöz lupus) = 66 puan; Plevral efüzyon (Serozit) = 55 puan. Toplam = 1111 puan.
Hastanın mevcut bulguları farklı klinik alanlardan gelmektedir ve puanlar toplanır.
3
Alan (domain) içi puanlama kuralını uygula.
Malar raş ve alopesi her ikisi de 'Mukokutanöz' alanındadır.
Her klinik alanda sadece o alandaki en yüksek puanlı kriter toplam puana dahil edilir.
4
Seçenekleri mevcut puan üzerindeki etkisine göre değerlendir.
Alopesi (22 puan) < Malar raş (66 puan) olduğu için alopesi ek puan getirmez.
Diğer seçenekler (Anti-Sm, Kompleman, Proteinüri, Lökopeni) henüz puan alınmamış yeni alanlardan olduğu için toplam puanı artırır.

Anahtar Kavram

20192019 EULAR/ACR SLE kriterlerinde puanlama yapılırken her alandan (domain) sadece en yüksek puanlı kriterin seçilmesi kuralıdır.

Daha Fazla Pratik

EULAR/ACR 20192019 kriterlerinde, böbrek biyopsisinde Sınıf III veya IV lupus nefriti saptanmasının tek başına tanı eşiği olan 1010 puanı sağladığını unutmayın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 229Soru

1616 yaşında erkek hasta, çocukluk yıllarından itibaren tekrarlayan, genellikle 131-3 gün süren ateş ve nefes alırken batan tarzda göğüs ağrısı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede sağ ayak bileği çevresinde keskin sınırlı, erizipel benzeri eritem saptanmıştır. Babasında diyaliz bağımlı kronik böbrek yetmezliği öyküsü olan hastanın yapılan genetik incelemesinde MEFVMEFV geninde homozigot M694VM694V mutasyonu tespit edilmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde atak dışında da SAASAA (Serum Amiloid A) düzeyinin yüksek seyrettiği gözlenmiştir. Bu hastanın yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolşisin, mikrotübül polimerizasyonunu inhibe ederek nötrofil kemotaksisini engeller ve amiloidoz riskini azaltmak için atak dışı dönemlerde de kesintisiz kullanılmalıdır.

Cevap

Kolşisin, mikrotübül polimerizasyonunu inhibe ederek nötrofil fonksiyonlarını düzenleyen ve amiloidozu önlemek için ömür boyu kesintisiz kullanılması gereken temel tedavi ajanıdır.
FMF tanılı hastalarda kolşisin, mikrotübül polimerizasyonunu inhibe ederek nötrofillerin kemotaksis ve aktivasyonunu baskılar. M694VM694V mutasyonu gibi yüksek riskli genotiplerde ve atak aralarında SAASAA düzeyi yüksek seyreden (subklinik inflamasyon) hastalarda, AA amiloidozunu önlemek için ilacın ömür boyu, her gün kullanılması esastır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Tekrarlayan kısa süreli ateş, plörit ve erizipel benzeri eritem bulguları Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısını destekler.
Hastanın semptom süresi (131-3 gün) ve tipi FMF ile uyumludur.
2
Genetik ve laboratuvar risk analizi
M694VM694V homozigotluğu ve atak dışı dönemde yüksek SAASAA seviyesi, AA tipi amiloidoz için en yüksek risk grubunu işaret eder.
M694VM694V mutasyonu amiloidoz ile en güçlü ilişkili genotiptir.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Kolşisin tedavisi, mikrotübül inhibisyonu mekanizmasıyla sürekli olarak planlanmalıdır.
Amiloidozdan korunmak için subklinik inflamasyonun (yüksek SAASAA) baskılanması şarttır.

Anahtar Kavram

FMF'de tedavi hedefi sadece atakların kontrolü değil, subklinik inflamasyonun baskılanması ve amiloidozun önlenmesidir; bu da kolşisin ile sürekli proflaksiyi gerektirir.
Soru 230Soru

20192019 EULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) sınıflandırma kriterlerine göre; ANA pozitifliği (1:1601:160) saptanan, klinik olarak plevral efüzyon (serozal domain) ve lökopeni (3.200/mm33.200/mm^3, hematolojik domain) bulguları mevcut olan bir hastada, aşağıdakilerden hangisinin tabloya eklenmesi tanı için gereken toplam 1010 puan eşiğinin aşılmasını sağlamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trombositopeni (75.000/mm375.000/mm^3) saptanması

Cevap

Trombositopeni saptanması, hastanın mevcut lökopenisi ile aynı klinik alanda (hematolojik domain) yer aldığı için puanlar toplanmaz, sadece yüksek olan (44 puan) dikkate alınır ve toplam puan 99’da kalır.
Trombositopeni seçeneği, hastanın zaten sahip olduğu lökopeni ile aynı 'Hematolojik' alanın bir parçasıdır. Kriterler uyarınca bir alandan birden fazla kriter pozitif olsa dahi sadece en yüksek puana sahip olanı eklenir. Mevcut 55 (plevral) + 33 (lökopeni) = 88 puan olan tabloya trombositopeni eklendiğinde lökopeni puanı devre dışı kalır ve 5+4=95 + 4 = 9 puan elde edilir. Bu durum tanı eşiği olan 1010 puanın altında kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş kriterini kontrol et.
ANA pozitifliği (1:1601:160) mevcuttur; 20192019 kriterleri için giriş kriteri sağlanmıştır.
SLE tanısı için puanlama yapılabilmesi için ANA 1:80\geq 1:80 olmalıdır.
2
Mevcut klinik bulguların puanlarını hesapla.
Plevral efüzyon = 55 puan, Lökopeni = 33 puan. Toplam başlangıç puanı = 88.
Serozal ve hematolojik alanlardan gelen puanlar farklı domainlerde oldukları için toplanır.
3
Seçeneklerdeki 'domain' kuralını uygula.
Trombositopeni ve lökopeni aynı hematolojik domaindedir. Bu durumda puanlar 3+4=73+4=7 şeklinde değil, 'Max(33, 44) = 44' şeklinde hesaplanır.
Her klinik alandan (domain) sadece o alana ait en yüksek puanlı tek bir kriter puanlamaya dahil edilir.
4
Tanı eşiği ile karşılaştır.
Trombositopeni eklendiğinde toplam puan 99 olur. Tanı için gereken puan 10\geq 10'dur.
Hastanın kriterleri karşılayabilmesi için en az bir ek puan getiren farklı domain bulgusuna veya daha yüksek puanlı bir antikor pozitifliğine ihtiyacı vardır.

Anahtar Kavram

20192019 EULAR/ACR SLE kriterlerinde 'her domainden sadece en yüksek puanlı kriterin seçilmesi' kuralı.
Soru 231Soru

2727 yaşında kadın hasta; rutin sağlık taramasında saptanan serolojik anormallikler nedeniyle romatoloji polikliniğine sevk ediliyor. Hastanın fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulguya rastlanmıyor ve sistem sorgulamasında klinik bir şikayeti bulunmuyor. Laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuç
ANAANA1:12801:1280
Anti-dsDNAPozitif
Anti-SmPozitif
C3C3 ve C4C4Düşük
Tam Kan SayımıNormal
Tam İdrar TetkikiNormal

Bu hasta için 2019 EULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus (SLESLE) sınıflandırma kriterlerine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastada en az bir klinik kriter bulunmadığı için SLE olarak sınıflandırılamaz.

Cevap

Hastada en az bir klinik kriter bulunmadığı için SLE olarak sınıflandırılamaz.
2019 EULAR/ACR kriterlerine göre, bir hastanın SLE olarak sınıflandırılabilmesi için üç temel şart vardır: 1) ANA1:80ANA \geq 1:80 olması (Giriş kriteri), 2) Ek kriterlerden toplam en az 1010 puan toplanması, 3) Bu kriterler arasında en az bir tane 'klinik' (immünolojik olmayan) kriterin bulunması. Sorudaki hastanın 1616 puanı (Anti-dsDNA: 66, Anti-Sm: 66, Düşük kompleman: 44) olmasına rağmen hiç klinik bulgusu olmadığı için kriterleri karşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş kriterini kontrol et
ANA1:80ANA \geq 1:80 (Hastada 1:12801:1280)
2019 kriterlerine göre değerlendirmeye başlamak için ANA pozitifliği zorunludur.
2
İmmünolojik puanları hesapla
Anti-dsDNA (66) + Anti-Sm (66) + C3C3/C4C4 düşüklüğü (44) = Toplam 1616 puan
Her alandaki en yüksek puanlı kriter eklenerek toplam skor hesaplanır.
3
Klinik kriter zorunluluğunu denetle
Klinik kriter yok (00 puan)
Sınıflandırma için 10\geq 10 puanın yanı sıra en az bir adet klinik kriter (artrit, raş, nefrit vb.) bulunması şarttır.

Anahtar Kavram

2019 EULAR/ACR SLE sınıflandırma kriterlerinde 'en az bir klinik kriter' bulunma zorunluluğu.

İpuçları

1
2019 kriterlerinde puan toplarken sadece serolojiye mi bakıyoruz, yoksa hastanın muayene bulgusu da olmalı mı?

Daha Fazla Pratik

Lupus nefriti olan bir hastada (biyopsi ile kanıtlanmış) kaç puan verildiğini ve ANA şartını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 232Soru

5454 yaşında erkek hasta; son iki aydır devam eden ateş, 88 kg zayıflama, yaygın miyalji ve tek taraflı testis ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 160/105160/105 mmHg saptanıyor; alt ekstremitelerde livedo retikülaris ve birkaç adet subkutan hassas nodül izleniyor. Laboratuvar incelemesinde; eritrosit sedimentasyon hızı 9595 mm/saat, C-reaktif protein 115115 mg/L, HBsAg pozitif ve ANCA negatif saptanıyor. Serum kreatinin düzeyi 0.90.9 mg/dL olup tam idrar tetkikinde proteinüri veya hematüri saptanmıyor. Bu hastada kesin tanı amacıyla yapılan biyopsi örneklemesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması, Chapel Hill (20122012) sınıflama kriterlerine göre tanıyı Polyarteritis Nodosa (PAN) yerine öncelikle Mikroskopik Polianjitis (MPA) lehine değerlendirmeyi zorunlu kılar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glomerüler kapiller yumağı tutan nekrotizan vaskülit

Cevap

Glomerüler kapiller yumağı tutan nekrotizan vaskülit bulgusunun saptanması tanıyı Polyarteritis Nodosa'dan uzaklaştırır.
Chapel Hill (20122012) konsensüs toplantısında belirlenen kriterlere göre Polyarteritis Nodosa (PAN), orta ve küçük çaplı arterlerin nekrotizan vaskülitidir. En kritik ayırıcı özellik, PAN'ın arterioller, kapillerler ve venülleri tutmamasıdır. Glomerüler kapillerlerin tutulumu sonucunda gelişen nekrotizan glomerülonefrit, PAN tanısını kesin olarak dışlar ve bu durum Mikroskopik Polianjitis (MPA), Granülomatoz Polianjitis (GPA) veya Eozinofilik Granülomatoz Polianjitis (EGPA) gibi küçük damar vaskülitlerinin karakteristik özelliğidir. Sorudaki vakada klinik bulgular PAN'ı taklit etse de (HBV (+), testis ağrısı vb.), biyopside glomerülonefrit saptanması tanıyı MPA lehine değiştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Ateş, kilo kaybı, testis ağrısı, hipertansiyon, livedo retikülaris ve HBV birlikteliği tipik olarak Polyarteritis Nodosa (PAN) tablosunu desteklemektedir.
PAN, sistemik nekrotizan bir vaskülit olup sıklıkla bu klinik spektrumla prezante olur.
2
Böbrek tutulum tipini değerlendir.
Hastanın böbrek fonksiyonları ve idrar tetkikinin normal olması, glomerüler bir hasarın (glomerülonefrit) olmadığını düşündürür.
PAN böbrekte arterleri tutarak hipertansiyona ve enfarktlara yol açar ancak glomerülleri tutmaz.
3
Chapel Hill (20122012) sınıflama kriterlerini uygula.
PAN tanısı için temel kural; arteriol, kapiller ve venül gibi en küçük çaplı damarların tutulmamasıdır.
Eğer biyopsi veya klinik tablo glomerülonefrit (kapiller tutulum) gösteriyorsa, tanım gereği bu PAN olamaz; Mikroskopik Polianjitis (MPA) veya benzeri bir küçük damar vaskülitidir.

Anahtar Kavram

Polyarteritis Nodosa (PAN) tanısında glomerülonefrit varlığı dışlayıcı bir kriterdir; çünkü PAN arteriolleri, kapillerleri ve venülleri tutmaz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 233Soru

44 yaşında kadın hasta, son üç aydır devam eden ve antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen pürülan burun akıntısı, yüz ağrısı ve öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde özellik olmayan hastanın fizik muayenesinde nazal mukozada ülserasyonlar ve krutlanma izleniyor. Toraks bilgisayarlı tomografisinde bilateral, bazıları kavitasyon gösteren çok sayıda nodül saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 1.8 mg/dL ve idrar mikroskopisinde dismorfik eritrositler ile eritrosit silendirleri görülüyor.

Bu hasta için en olası tanı ve eşlik etmesi beklenen serolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Granülomatoz polianjitis (Wegener) – c-ANCA (PR3-ANCA) pozitifliği

Cevap

Granülomatoz polianjitis (Wegener) tanısı ve c-ANCA (PR3-ANCA) pozitifliği
Soruda tarif edilen hasta; üst solunum yolu (dirençli sinüzit, nazal ülser), alt solunum yolu (kaviter nodüller) ve böbrek (hematüri, kreatinin yüksekliği) tutulumu göstermektedir. Bu klinik tablo 'Granülomatoz Polianjitis' (eski adıyla Wegener) için klasiktir. Bu hastalığın en spesifik laboratuvar bulgusu sitoplazmik-ANCA (c-ANCA) pozitifliği ve hedef antijenin Proteinaz-3 (PR3) olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sistemlere göre gruplandır
Üst solunum yolu (sinüzit, nazal ülser), Alt solunum yolu (kaviter nodüller), Böbrek (hematüri, böbrek yetmezliği)
Vaskülitlerin ayırıcı tanısında tutulan organların dağılımı (klinik triad) belirleyicidir.
2
Ayırıcı tanıyı daralt
Üst ve alt solunum yolları ile böbreğin eş zamanlı tutulumu (Pulmoner-Renal Sendrom + ÜSY) Granülomatoz Polianjitis (GPA) için karakteristiktir.
Diğer seçeneklerde bu üçlü tutulum (özellikle üst solunum yolu granülomları) tipik değildir.
3
Tanıya özgü antikor ile eşleştir
GPA vakalarının büyük çoğunluğunda c-ANCA (PR3-ANCA) pozitiftir.
Hastalık-antikor eşleşmesinin doğrulanması gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Granülomatoz Polianjitis (Wegener) klasik triadı: Üst solunum yolu, alt solunum yolu ve böbrek tutulumu (c-ANCA pozitifliği ile birlikte).

İpuçları

1
Hastada hem üst solunum yolu (burun), hem akciğer hem de böbrek tutulumu var.
2
Akciğerdeki kaviter nodüller ve nazal ülserasyonlar, granülomatöz bir süreci işaret ediyor.
3
PR3-ANCA (c-ANCA) pozitifliği ile giden ve 'eyer burun' deformitesi yapabilen hastalık soruluyor.

Daha Fazla Pratik

Vaskülitlerde ANCA tiplerinin (c-ANCA vs p-ANCA) hastalıklarla eşleştirilmesini içeren bir tablo sorusu çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 234Soru

5252 yaşında kadın hasta; bacaklarda döküntü, halsizlik ve el eklemlerinde ağrı şikayetleri ile romatoloji polikliniğine başvuruyor. Özgeçmişinde kronik Hepatit CC enfeksiyonu tanısı mevcuttur. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede basmakla solmayan, hafif kabarık purpurik döküntüler (palpabl purpura) saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralık
Romatoid Faktör (RFRF)240240 IU/mLIU/mL<20< 20
Kompleman C3C39292 mg/dLmg/dL8016080-160
Kompleman C4C422 mg/dLmg/dL154515-45
Antinükleer Antikor (ANAANA)Negatif-
İdrar AnaliziProteinüri (++), Hematüri (++)Negatif

Bu hastadaki klinik tablo ve laboratuvar bulguları birlikte değerlendirildiğinde, saptanan Romatoid Faktör (RFRF) pozitifliğinin en olası patofizyolojik temeli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliklonal IgGIgG'nin FcFc kısmına karşı gelişmiş monoklonal IgMIgM antikorları

Cevap

Romatoid Faktör pozitifliğinin temelinde poliklonal IgGIgG'nin FcFc kısmına karşı gelişmiş monoklonal IgMIgM antikorları (Tip IIII miks kriyoglobulinemi) yatmaktadır.
Doğru seçenek olan mekanizma, Tip IIII miks kriyoglobulinemiyi tarif eder. Bu hastalıkta Hepatit CC virüsüne karşı gelişen immün yanıt sırasında monoklonal bir IgMIgM (genellikle Vk320V_{k}3-20 geninden köken alan) üretilir. Bu monoklonal IgMIgM, RFRF aktivitesi göstererek konakçıdaki poliklonal IgGIgG'lerin FcFc kısmına bağlanır. Oluşan bu büyük immün kompleksler soğukta çöker (kriyoglobulin) ve komplemanı (özellikle C4C4) klasik yol üzerinden tüketerek vaskülite neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Hepatit CC öyküsü, palpabl purpura ve el eklemlerinde ağrı (artralji) miks kriyoglobulinemik vaskülit tablosuna işaret eder.
Hepatit CC, miks kriyoglobulineminin en sık nedenidir.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Çok yüksek RFRF düzeyi ve selektif C4C4 düşüklüğü (C3C3 normal/hafif düşük) kriyoglobulinemi için karakteristiktir.
C4C4 düşüklüğü, kriyoglobulinlerin klasik kompleman yolunu aktive ederek tüketim yapmasından kaynaklanır.
3
Mekanizmayı tanımla
Hepatit CC ile ilişkili olan Tip IIII miks kriyoglobulinemide, RFRF aktivitesi gösteren bir monoklonal IgMIgM (kriyoglobulin), poliklonal IgGIgG ile kompleks oluşturur.
Tip IIII tanımı, bir monoklonal ve bir poliklonal immünglobulin içermesiyle yapılır.

Anahtar Kavram

Hepatit CC ile ilişkili Tip IIII miks kriyoglobulinemide saptanan RFRF, monoklonal bir IgMIgM'dir ve poliklonal IgGIgG'nin FcFc kısmına bağlanır; bu durum selektif C4C4 tüketimi ile karakterizedir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 235Soru

Eklem ağrıları, ağızda tekrarlayan yaralar ve fotosensitivite şikayetleri ile başvuran 3131 yaşındaki kadın hastanın fizik muayenesinde malar döküntü ve sinovit saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde antinükleer antikor (ANAANA) 1/6401/640 homojen patern pozitif bulunmuştur. Bu hastada ön tanıyı doğrulamak amacıyla bakılması gereken, özgüllüğü (spesifitesispesifitesi) en yüksek olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Smith (AntiSmAnti-Sm)

Cevap

Anti-Smith (AntiSmAnti-Sm) antikorları
Hastanın klinik tablosu (malar rash, oral ülser, fotosensitivite ve artrit) Sistemik Lupus Eritematozus (SLESLE) tanısını güçlü bir şekilde desteklemektedir. SLESLE tanısı için en yüksek özgüllüğe sahip otoantikor Anti-Smith (AntiSmAnti-Sm) antikorudur. Bu antikorun duyarlılığı düşük (%10-30) olsa da, özgüllüğü %99'un üzerindedir ve pozitifliği tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Malar rash, oral ülser, fotosensitivite ve artrit bulguları SLESLE tanısını düşündürür.
Hastanın semptomları SLESLE için belirlenen Amerikan Romatoloji Koleji (ACRACR) sınıflandırma kriterleri ile örtüşmektedir.
2
Otoantikorların tanısal değerlerini karşılaştır
ANAANA testi en duyarlı (sensitif) ancak düşük özgüllüklü tarama testidir. Anti-dsDNA ve Anti-Sm ise yüksek özgüllüklü doğrulama testleridir.
Tanıyı kesinleştirmek için özgüllüğü en yüksek olan parametrenin seçilmesi gerekir.
3
En özgül antikorun özelliklerini belirle
Anti-Sm antikoru SLESLE tanısı için >%99 özgüllüğe sahiptir.
Anti-dsDNA antikoru da özgül olsa da, Anti-Sm dünya çapındaki kılavuzlarda en özgül belirteç olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

Sistemik Lupus Eritematozus (SLESLE) tanısında otoantikorların duyarlılık ve özgüllük farkları; Anti-Sm'nin en özgül antikor olması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 236Soru

5858 yaşında kadın hasta, 2020 yıldır her iki el metakarpofalangeal (MKFMKF) ve proksimal interfalangeal (PI˙FPİF) eklemlerinde simetrik şişlik, ağrı ve sabahları 22 saatten fazla süren eklem sertliği şikayetleri ile takip edilmektedir. Fizik muayenesinde ellerde 'kuğu boynu' ve 'düğme iliği' deformiteleri, pretibial bölgede iyileşmeyen kronik ülser ve sol hipokondriumda ele gelen splenomegali saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde; Romatoid Faktör (RFRF) ve Anti-CCPCCP yüksek pozitif, lökosit: 2.100/mm32.100/mm^3 (Nötrofil: 700/mm3700/mm^3), hemoglobin: 10.2g/dL10.2 g/dL olarak bulunmuştur. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu tablo HLA-DR4 doku grubu ile güçlü bir ilişki gösterir.

Cevap

Felty sendromu tablosu HLA-DR4 doku grubu ile güçlü bir ilişki gösterir.
Doğru yanıt olan seçenek, Felty sendromunun immunogenetik altyapısını doğru tanımlamaktadır. Felty sendromu, uzun süreli ve genellikle deforme edici RA seyrinde ortaya çıkan, splenomegali ve mutlak nötrofil sayısının 2.000/mm32.000/mm^3 (genellikle 1.000/mm31.000/mm^3) altına inmesiyle karakterize bir durumdur. Bu hastaların neredeyse tamamına yakınında (%95) HLA-DR4 pozitifliği saptanır, bu da hastalığın genetik yatkınlığını güçlü bir şekilde gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezle
Uzun süreli RA + Splenomegali + Nötropeni = Felty Sendromu tanısı konur.
Felty sendromu bu üçlü triad ile tanımlanan klasik bir RA ekstraartiküler manifestasyonudur.
2
Eşlik eden diğer klinik özellikleri değerlendir
Deri ülserleri ve yüksek seropozitiflik (RF/Anti-CCP) Felty sendromu için beklenen ek bulgulardır.
Bu hastalarda sistemik vaskülit ve deri ülserleri riski artmıştır.
3
Genetik ve laboratuvar ilişkisini saptan
HLA-DR4 pozitifliğinin bu tabloda %95 civarında olduğu bilgisini uygula.
Felty sendromu, immunogenetik olarak en belirgin HLA ilişkisi gösteren romatolojik tablolardan biridir.

Anahtar Kavram

Felty Sendromu: Triad (RA, Splenomegali, Nötropeni) ve HLA-DR4 ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 237Soru

Kronik bir hastalık nedeniyle 11 yıldır hidralazin tedavisi almakta olan 6262 yaşındaki bir hastada yeni gelişen halsizlik, eklem ağrısı ve nefes darlığı şikayetleri üzerine yapılan incelemelerde bilateral plevral efüzyon saptanmıştır. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

İncelemeBulgular
ANA (IIF)1/6401/640 Pozitif (Homojen patern)
Anti-dsDNANegatif
Anti-SmNegatif
Serum C3 ve C4Normal

Bu klinik tabloya göre, hastada aşağıdaki otoantikorlardan hangisinin pozitif saptanma olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-histon antikor pozitifliği

Cevap

İlaçla indüklenen lupus tanısı düşünülen bu hastada Anti-histon antikor pozitifliği saptanma olasılığı en yüksektir.
Hidralazin kullanımı sonrası gelişen lupus benzeri tabloda (serozit, artralji), laboratuvarda ANA pozitifliği ile birlikte kompleman düzeylerinin normal olması ve anti-dsDNA'nın negatifliği ilaçla indüklenen lupusu (DIL) tanımlar. Anti-histon antikorları, DIL vakalarında en yüksek duyarlılığa ve tanısal öneme sahip antikorlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik öyküsü ve ilaç kullanımını değerlendir.
Hidralazin kullanımı, plöritik göğüs ağrısı (plevral efüzyon) ve artralji varlığı, ilaçla indüklenen lupus (DIL) tablosunu güçlü bir şekilde destekler.
Hidralazin, prokainamid, izoniazid ve kinidin gibi ilaçlar sistemik lupusu taklit eden klinik tablolara yol açabilir.
2
Laboratuvar bulgularını (ANA patern ve kompleman düzeyleri) analiz et.
Homojen paternli ANA pozitifliği ve normal kompleman düzeyleri, idiyopatik SLE'den ziyade DIL lehine bir bulgudur.
İdiyopatik SLE'de genellikle kompleman düşüklüğü (C3, C4) ve nükleer antijenlere karşı daha geniş bir antikor profili görülür.
3
Spesifik otoantikor belirlemesini yap.
DIL vakalarında Anti-histon antikorları %95'in üzerinde bir duyarlılıkla pozitif bulunur.
DIL'de Anti-dsDNA ve Anti-Sm gibi SLE'ye özgü antikorlar genellikle negatiftir; Anti-histon ise tablonun en karakteristik laboratuvar işaretidir.

Anahtar Kavram

İlaçla indüklenen lupus tanısında laboratuvarın en karakteristik bulgusu Anti-histon antikor pozitifliği iken, idiyopatik SLE'nin aksine kompleman düzeyleri normaldir ve Anti-dsDNA/Anti-Sm genellikle negatiftir.

Daha Fazla Pratik

İdiyopatik SLE ile İlaçla İndüklenen Lupus arasındaki laboratuvar farklarını (özellikle kompleman ve anti-dsDNA açısından) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 238Soru

3838 yaşında kadın hasta; yaklaşık 66 aydır devam eden gözlerde kuruluk, kum kaçmış hissi ve kuru gıdaları yutarken su içme ihtiyacı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki tarafta ağrısız parotis bezi büyümesi ve ağız mukozasında kuruluk saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde antinükleer antikor (ANA) pozitifliği (1:3201:320, granüler patern) belirleniyor.

Bu hastada tanıyı desteklemek amacıyla bakılması gereken ve olası bir gebelik durumunda yenidoğanda konjenital tam kalp bloğu gelişme riski ile en güçlü ilişkisi olan otoantikor hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Ro (SS-A)

Cevap

Sjögren sendromu tanısında önemli olan ve neonatal lupus ile konjenital kalp bloğu riskini artıran antikor Anti-Ro (SS-A)'dır.
Vakada tanımlanan kuruluk semptomları ve parotis büyümesi primer Sjögren Sendromu'na işaret etmektedir. Bu tabloda tanı için en değerli antikorlar Anti-Ro (SS-A) ve Anti-SSB (La)'dır. Ayrıca Anti-Ro (SS-A) antikorları, hamilelik sırasında plasentayı geçerek fetüsün iletim sisteminde kalıcı hasara yol açabilen ve 'Neonatal Lupus' tablosunun bir parçası olan konjenital tam kalp bloğu gelişme riski ile en güçlü ilişkili olan otoantikordur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Göz kuruluğu (kseroftalmi), ağız kuruluğu (kserostomi) ve parotis büyümesi Sjögren Sendromu'nu (Sicca kompleksi) düşündürür.
Hastalığın tipik prezentasyonu ekzokrin bez tutulumudur.
2
Tanısal laboratuvar testlerini belirleme
ANA pozitifliği olan bu hastada Sjögren sendromuna özgü antikorlar Anti-Ro (SS-A) ve Anti-SSB (La)'dır.
Bu antikorlar Sjögren sendromu tanısında kullanılan ACR/EULAR kriterlerinde yer alır.
3
Komplikasyon riskini değerlendirme
Anti-Ro antikorlarının plasentadan geçişi, fetüste iletim sistemine saldırarak konjenital tam kalp bloğuna yol açabilir.
Anti-Ro/SSA antikorları neonatal lupusun en önemli serolojik belirtecidir.

Anahtar Kavram

Anti-Ro (SS-A) antikorunun Sjögren sendromu ve neonatal lupus/konjenital kalp bloğu ile ilişkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 239Soru

35 yaşında kadın hasta, son 3 aydır devam eden kuru öksürük, eforla artan nefes darlığı, eklem ağrıları ve ellerde soğukla tetiklenen renk değişikliği şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede ateş 37.8°C, her iki el parmaklarının özellikle işaret parmağı radyal yüzlerinde hiperkeratotik, fissürlü ve pürüzlü cilt lezyonları (mekanikçi eli görünümü) izleniyor. Akciğer oskültasyonunda her iki bazalde inspiratuar raller duyuluyor. Nörolojik muayenede proksimal kas gücü 4/5 olarak değerlendiriliyor.

Bu hastada saptanması en muhtemel otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Jo-1

Cevap

Anti-Jo-1 antikorudur.
Soruda tarif edilen vaka; ateş, Raynaud fenomeni, artrit, interstisyel akciğer hastalığı (İAH) ve 'mekanikçi eli' (mechanic's hands) bulgularının bir arada olduğu klasik bir Antisentetik Sendromu tablosudur. Bu sendrom, idyopatik enflamatuar miyopatilerin (özellikle polimiyozit veya dermatomiyozit) bir alt grubudur. Bu sendromla en sık ve en güçlü ilişkili olan otoantikor Anti-Jo-1'dir (anti-histidil-tRNA sentetaz).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları birleştir
İnterstisyel akciğer hastalığı (kuru öksürük, raller) + Miyozit (proksimal güçsüzlük) + Artrit + Raynaud fenomeni + Mekanikçi eli (spesifik cilt bulgusu).
Bu bulgular kümesi 'Antisentetik Sendromu'nu işaret etmektedir.
2
Tanımlanan sendroma özgü antikoru belirle
Antisentetik sendromunun en sık görülen ve en karakteristik otoantikoru Anti-Jo-1'dir (Anti-histidil-tRNA sentetaz).
Diğer antikorlar (Mi-2, SRP, Sentromer) bu spesifik sendrom kombinasyonu ile ilişkili değildir.

Anahtar Kavram

Antisentetik Sendromu (Anti-Jo-1 Sendromu)

İpuçları

1
Hastadaki 'mekanikçi eli' (parmak yan yüzlerinde çatlaklar) ve akciğer tutulumu (raller), miyopati ile giden özel bir sendromu işaret ediyor.
2
Bu sendrom 'Antisentetik Sendromu' olarak bilinir ve tRNA sentetaz enzimlerine karşı gelişen antikorlarla karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Anti-Jo-1 pozitifliği olan bu hastada prognozu belirleyen en önemli organ tutulumu hangisidir? (Cevap: Akciğer / İAH)
Soru 240Soru

3535 yaşında kadın hasta; soğukta ellerinde morarma, parmaklarında genel bir şişlik ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleri ile romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde el parmaklarında "sucuk parmak" (puffy hands) görünümü ve proksimal kas güçsüzlüğü saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA pozitifliği (1:25601:2560, granüler patern) ve yüksek eritrosit sedimantasyon hızı saptanıyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak için istenmesi gereken en spesifik laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-U1 RNP antikor pozitifliği

Cevap

Karma Bağ Dokusu Hastalığı tanısını doğrulamak için en spesifik laboratuvar bulgusu Anti-U1 RNP antikor pozitifliğidir.
Vakadaki Raynaud fenomeni, sucuk parmak görünümü ve proksimal kas güçsüzlüğü bulguları; SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit klinik özelliklerinin bir arada görüldüğü Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nı (MCTD) düşündürür. Bu hastalığın serolojik imzası ve tanı için temel kriteri, yüksek titrede Anti-U1 RNP (ribonükleoprotein) antikor pozitifliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Raynaud fenomeni, parmaklarda şişlik (puffy hands) ve proksimal miyozit bulguları saptandı.
Bu bulgular Sistemik Lupus Eritematozus, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerinin bir arada bulunduğu bir 'overlap' sendromuna işaret eder.
2
Serolojik verilerin değerlendirilmesi
Yüksek titrede (1:25601:2560) granüler paternli ANA pozitifliği saptandı.
MCTD hastalarında neredeyse tüm olgularda çok yüksek titrede granüler ANA pozitifliği görülür.
3
Spesifik antikorun belirlenmesi
Tanı için Anti-U1 RNP antikorunun varlığı gereklidir.
Sharp sendromu olarak da bilinen MCTD'nin tanı kriterlerinde Anti-U1 RNP antikorunun yüksek titrede bulunması temel şarttır.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı için klinik overlap bulguları ile birlikte yüksek titrede Anti-U1 RNP antikor pozitifliği patognomoniktir.

İpuçları

1
Hastadaki bulgular birden fazla bağ dokusu hastalığının özelliklerini içermektedir.
2
Bu tabloya 'Sharp Sendromu' da denir ve belirli bir ribonükleoproteine karşı oluşan antikor ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nda en sık ölüm nedeninin Pulmoner Arter Hipertansiyonu (PAH) olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 12 / 28Sonraki