Romatoloji

547 soru

Soru 261Soru

Vaskülitlerin klinik ve patolojik özelliklerine göre yapılan Chapel Hill 2012 sınıflamasında, aorta ve ana dallarını (karotis, subklavyen, aksiller vb.) tutma eğiliminde olan 'büyük damar vasküliti' (large vessel vasculitis) kategorisindeki hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dev hücreli arterit

Cevap

Dev hücreli arterit, büyük çaplı damarları (aorta ve ana dalları) tutan vaskülitler grubunda yer alır.
Dev hücreli arterit (Temporal arterit), Chapel Hill 2012 sınıflamasına göre aorta ve aorta ana dallarını tutan 'Büyük Damar Vasküliti' kategorisindedir. Bu gruptaki diğer hastalık ise Takayasu arteritidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vaskülit sınıflama kriterlerini hatırla.
Chapel Hill 2012 sınıflamasına göre vaskülitler büyük, orta ve küçük damar vaskülitleri olarak ayrılır.
Doğru kategorizasyon için temel sınıflama bilgisini kullanmak gerekir.
2
Büyük damar vaskülitlerini belirle.
Büyük damar vaskülitleri; Dev Hücreli Arterit (Temporal Arterit) ve Takayasu Arteriti'dir.
Seçenekler arasında bu iki hastalıktan birinin bulunması aranır.
3
Diğer seçenekleri ele.
PAN ve Kawasaki orta çaplı; GPA, MPA ve EGPA küçük çaplı damarları tutar.
Damar çapı eşleştirmesi yaparak yanlış seçenekleri dışla.

Anahtar Kavram

Vaskülitlerin damar çapına göre Chapel Hill 2012 sınıflaması.
Tahmini Süre:45s
Soru 262Soru

2424 yaşında kadın hasta, son 22 aydır devam eden halsizlik, her iki el eklemlerinde ağrı ve güneş maruziyeti sonrası yüzünde belirginleşen döküntü şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde nazolabial olukları koruyan malar eritem ve metakarpofalangeal eklemlerde hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde Anti-nükleer antikor (ANA) pozitifliği saptanan bu hastada, Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısını destekleyen ve hastalık aktivitesi (özellikle lupus nefriti gelişimi) ile en yakın ilişkili olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-çift sarmallı DNA (Anti-dsDNA)

Cevap

Anti-çift sarmallı DNA (Anti-dsDNA)
Doğru yanıt olan Anti-çift sarmallı DNA (Anti-dsDNA), SLE tanısı için yüksek özgüllüğe sahiptir. Diğer antikorlardan farklı olarak Anti-dsDNA titreleri hastalık aktivitesi ile yakın ilişkilidir; özellikle aktif lupus nefriti olan hastalarda bu antikorun titresi yükselirken kompleman (C3C3 ve C4C4) seviyeleri düşer.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Genç kadın hasta, malar eritem (kelebek döküntüsü), artralji ve ANA pozitifliği Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısını güçlü şekilde düşündürür.
SLE multisistemik tutulum gösteren otoimmün bir hastalıktır ve belirtilen bulgular tipik başlangıç semptomlarıdır.
2
Otoantikorların özelliklerini karşılaştır.
Anti-Sm ve Anti-dsDNA her ikisi de SLE için spesifiktir; ancak Anti-dsDNA titreleri hastalık aktivitesi ile paralel seyreder.
Tanı kriterlerinde yer alan antikorların klinik korelasyonlarını ayırt etmek tedavi yönetimi için kritiktir.
3
Hastalık aktivitesi ve nefrit ilişkisini belirle.
Anti-dsDNA titrelerindeki artış ve kompleman (C3C3, C4C4) düzeylerindeki düşüş, özellikle lupus nefriti aktivasyonunu gösterir.
Bu parametreler hastanın klinik takibinde 'alevlenme' habercisi olarak kullanılır.

Anahtar Kavram

SLE'de Anti-dsDNA ve Anti-Sm Ayırımı
Tahmini Süre:45s
Soru 263Soru

2525 yaşında kadın hasta, bilinen Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısıyla takip edilmektedir. Son iki haftadır devam eden, özellikle her iki bacağında şiddetli ağrı, dokunmakla hassasiyet ve 38.5C38.5^{\circ}C’ye varan ateş şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede alt ekstremitelerde yaygın kas hassasiyeti saptanıyor; ancak motor kuvvet ve eklem muayenesi doğal bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 10.8 g/dL10.8 \text{ g/dL}, lökosit 13.500/μL13.500/\mu L, eritrosit sedimentasyon hızı 115 mm/saat115 \text{ mm/saat}, CRP 172 mg/L172 \text{ mg/L} (normal: 050-5) ve kreatin kinaz (CK) 95 U/L95 \text{ U/L} (normal: 2020020-200) saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı ve başlanması gereken tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzamış febril miyalji – Kortikosteroid

Cevap

Uzamış febril miyalji tanısı konulmalı ve kortikosteroid tedavisi başlanmalıdır.
Doğru cevap olan 'Uzamış febril miyalji - Kortikosteroid' seçeneği, hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını tam olarak karşılar. FMF hastalarında görülen bu nadir tabloda, bacaklarda şiddetli miyaljiye eşlik eden çok yüksek ESH/CRP değerleri görülürken, kas enzimlerinin (CK) normal olması patognomonik bir ipucudur. Bu hastalar kolşisin doz artımından fayda görmezler; dramatik iyileşme kortikosteroidlerle sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Süre ve sistemik bulguların değerlendirilmesi
Hastanın semptomlarının 22 haftadır sürmesi, klasik FMF atağından (131-3 gün) uzaklaştırır.
Uzun süreli ateş ve miyalji, FMF'nin nadir bir varyantı olan uzamış febril miyaljiyi düşündürür.
2
Laboratuvar verilerinin (özellikle CK) analizi
Akut faz reaktanları (ESH, CRP) çok yüksek olmasına rağmen CK düzeyinin normal olması miyozit ve rabdomiyolizi ekarte ettirir.
Uzamış febril miyaljide kas hasarı (nekroz) değil, inflamasyon ön plandadır; bu yüzden CK normal kalır.
3
Tedavi yönteminin belirlenmesi
Kolşisine yanıt vermeyen bu spesifik tabloda kortikosteroid tedavisine hızlı yanıt alınır.
Uzamış febril miyalji, FMF'nin kolşisin yerine steroid gerektiren nadir durumlarından biridir.

Anahtar Kavram

FMF hastalarında normal CK düzeyi ve çok yüksek akut faz yanıtı ile seyreden, uzun süreli ağrılı tablo 'Uzamış Febril Miyalji'dir ve tedavisi steroiddir.

Alternatif Yöntem

CK düzeyinin normal olması üzerinden giderek miyozit ve rabdomiyolizi elemek; ardından sistemik inflamasyon (ateş/sedimentasyon) üzerinden fibromiyaljiyi eleyerek tanıya ulaşmak.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 264Soru

2424 yaşında kadın hasta; yaklaşık 22 aydır devam eden her iki el küçük eklemlerinde ağrı, şişlik ve sabah tutukluğu şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede burun sırtı ve yanaklarda yerleşen, nazolabial sulkusu koruyan eritematöz döküntü (malar raş) ve metakarpofalangeal eklemlerde sinovit saptanıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Değer
ESH (Eritrosit Sedimentasyon Hızı)110 mm/sa110\text{ mm/sa}0200-20
CRP (C-reaktif protein)2,5 mg/L2,5\text{ mg/L}050-5
Lökosit sayısı3.100/mm33.100\text{/mm}^34.00010.0004.000-10.000
Hemoglobin10,8 g/dL10,8\text{ g/dL}121612-16
ANA (IIF yöntemiyle)1/12801/1280 (Granüler/Speckled)Negatif

Bu klinik ve laboratuvar bulguları temel alındığında, hastada saptanan ESH ve CRP değerleri arasındaki belirgin uyumsuzluğun en olası nedeni ve düşünülecek öncelikli tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistemik lupus eritematozus; hastalık aktivitesi sırasında tip I interferonların CRP sentezini baskılaması

Cevap

Sistemik lupus eritematozus; hastalık aktivitesi sırasında tip I interferonların CRP sentezini baskılaması
Sistemik lupus eritematozusta (SLE), aktif hastalık döneminde dahi CRP seviyelerinin normal veya çok hafif yüksek kalması klasik bir laboratuvar bulgusudur. Bu durumun temel nedeni, SLE patogenezinde kilit rol oynayan tip I interferonların (özellikle IFN-alfa) hepatositlerdeki CRP üretimini baskılamasıdır. Bu hastada olduğu gibi 100 mm/sa100\text{ mm/sa} üzerindeki ESH değerine karşın normal CRP seviyesi saptanması, ayırıcı tanıda Erişkin Still hastalığı veya enfeksiyon gibi durumları dışlayıp SLE tanısına yönlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Genç kadın hastada malar raş, simetrik küçük eklem artriti ve lökopeni varlığı sistemik lupus eritematozusu (SLE) düşündürmektedir.
Bu bulgular SLE için karakteristik klinik ve laboratuvar kriterleridir.
2
Akut faz yanıtını değerlendir.
ESH 110 mm/sa110\text{ mm/sa} (çok yüksek), ancak CRP 2,5 mg/L2,5\text{ mg/L} (normal) saptanmıştır.
SLE tanılı hastalarda yüksek hastalık aktivitesine rağmen CRP'nin düşük kalması tipik bir laboratuvar uyumsuzluğudur.
3
Uyumsuzluğun patofizyolojik nedenini belirle.
SLE'de artan tip I interferonlar, karaciğerdeki CRP sentezini inhibe eder.
SLE'de CRP yüksekliği ancak enfeksiyon, serozit veya şiddetli artrit eşlik ettiğinde görülür.

Anahtar Kavram

SLE'de ESH ve CRP Uyumsuzluğu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 265Soru

6060 yaşında erkek hasta, son 33 aydır merdiven çıkarken zorlanma ve kollarını yukarı kaldırmada güçlük şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde omuz ve kalça kuşağı kaslarında belirgin proksimal kas kuvvet kaybı saptanıyor; ancak heliotrop döküntü veya Gottron papülleri gibi spesifik cilt bulguları gözlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 52005200 U/LU/L (Normal: <170<170) olarak bulunuyor. Yapılan kas biyopsisinde kas liflerinde perifasiküler atrofi ve perivasküler alanda CD4+ T hücre ağırlıklı inflamatuar infiltrat izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve yapılması gereken bir sonraki klinik adım aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dermatomiyozit - Yaşa uygun malignite taraması

Cevap

Kas biyopsisinde perifasiküler atrofi saptanan hastada en olası tanı dermatomiyozittir ve bir sonraki adım yaşa uygun malignite taraması yapılmasıdır.
Dermatomiyozit tanısı biyopsi ile konulur ve perifasiküler atrofi bu hastalık için en karakteristik histolojik bulgudur. CD4+ T hücreleri ve B hücrelerinin perivasküler/perimizyal yerleşimi de DM lehinedir. Erişkin yaşta DM tanısı alan hastalarda akciğer, meme, over ve GİS maligniteleri gibi kanserlerin görülme sıklığı arttığı için malignite taraması hayati önem taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Proksimal kas güçsüzlüğü ve çok yüksek CK düzeyi enflamatuar bir miyopatiyi işaret eder.
CK yüksekliği kas yıkımını, proksimal tutulum ise miyozitlerin klasik dağılımını gösterir.
2
Kas biyopsisi bulgusunun yorumlanması
Perifasiküler atrofi, dermatomiyozit (DM) için patognomonik (özgül) bir bulgudur.
DM'de primer patoloji perivasküler alandadır ve fasikül kenarlarındaki lifler iskemik hasar nedeniyle atrofiye uğrar.
3
Tanısal ilişki ve sonraki adımın belirlenmesi
DM tanısı alan erişkin bir hastada gizli malignite riski belirgin şekilde artmıştır.
Paraneoplastik süreçler DM'nin en önemli komplikasyonlarından biridir; tanı anında malignite taraması standart yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Perifasiküler atrofi, dermatomiyozit için spesifik bir histopatolojik bulgudur ve deri bulguları olmasa dahi tanıyı destekler.
Soru 266Soru

Tekrarlayan oral ülserasyonlar, genital skarlar ve sırtında akneiform lezyonları olan 2828 yaşındaki erkek hasta; akut gelişen dizartri, sağ hemiparezi ve dengesizlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Nörolojik muayenede ataksi ve sağda Babinski pozitifliği saptanıyor. Kraniyal MR görüntülemede mezensefalon-diensefalon bileşkesinden bazal gangliyonlara uzanan, ödemli T2T2 hiperintens lezyon izleniyor. Lomber ponksiyonda açılış basıncı 160mmH2O160 mmH_2O, BOS analizinde 45/mm345/mm^3 lenfositik pleositoz saptanıyor; oligoklonal bant ise negatif bulunuyor. Bu klinik tablo için en olası tanı ve bu tanıda beklenen karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parenkimatöz Nöro-Behçet; Beyin sapı tutulumu ve BOS'ta pleositoz

Cevap

Parenkimatöz Nöro-Behçet ve buna bağlı gelişen beyin sapı tutulumu ile BOS'ta saptanan lenfositik pleositoz
Doğru seçenek olan Parenkimatöz Nöro-Behçet; beyin sapı tutulumu ve BOS'ta pleositoz bulgusu, hastanın hem sistemik Behçet öyküsünü hem de kraniyal MR'daki patognomonik sayılabilecek mezensefalon-diensefalon yerleşimini en iyi açıklayan tablodur. BOS'ta pleositoz görülmesi parenkimdeki inflamasyonu yansıtırken, oligoklonal bant negatifliği MS'ten ayrımı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın sistemik bulguları değerlendirilir.
Tekrarlayan oral ve genital ülserler ile akneiform lezyonlar, International Study Group (ISG) kriterlerine göre Behçet hastalığı tanısını güçlü bir şekilde destekler.
Behçet hastalığı tanısı klinik kriterlere dayanır ve multisistemik bir vaskülittir.
2
Nörolojik semptomlar ve görüntüleme bulguları analiz edilir.
Dizartri, ataksi ve hemiparezi gibi bulgular merkezi sinir sistemi tutulumunu; MR'daki mezensefalon-diensefalon (beyin sapı) yerleşimi ise 'Parenkimatöz Nöro-Behçet' alt tipini gösterir.
Behçet hastalığında parankimal tutulumun en sık ve karakteristik bölgesi mezensefalon-diensefalon bileşkesidir.
3
BOS analiz bulguları ile ayırıcı tanı yapılır.
BOS'ta 45/mm345/mm^3 lökosit (pleositoz) ve oligoklonal bant negatifliği saptanması, MS gibi demiyelinizan hastalıklardan ayırmada kritiktir.
Nöro-Behçet vakalarının çoğunda BOS pleositozu ve artmış protein saptanır; oligoklonal bant genellikle negatiftir.
4
Chapel Hill 2012 sınıflandırması ile korele edilir.
Behçet hastalığı, hem arterleri hem venleri, hem de her boyuttaki damarı tutabildiği için 'Değişken Damar Vasküliti' (Variable Vessel Vasculitis) olarak sınıflandırılır.
Sınıflandırma, hastalığın vasküler ve parenkimatöz tutulum çeşitliliğini açıklar.

Anahtar Kavram

Nöro-Behçet'in parankimal tutulumu tipik olarak beyin sapı/bazal gangliyon yerleşimlidir ve BOS pleositozu ile karakterizedir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 267Soru

64 yaşında kadın hasta, yaklaşık 3 yıldır devam eden ve gün içinde hareketle artan, istirahatle azalan mekanik karakterde diz ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Sabahları uyandıktan sonra 15 dakikadan kısa süren bir tutukluk tarifliyor. Fizik muayenede diz ekleminde hareketle krepitasyon alınıyor ve palpasyonda kemik konturlarda genişleme fark ediliyor. Bu hastanın etkilenen eklem radyografisinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin görülmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marjinal kemik erozyonları

Cevap

Romatoid Artrit gibi inflamatuar hastalıklarda görülen marjinal kemik erozyonları, Osteoartrit hastalarında beklenen bir bulgu değildir.
Sorudaki hasta tipik bir Osteoartrit (OA) vakasıdır (Mekanik ağrı, krepitasyon, kısa sabah tutukluğu). Osteoartrit, eklem kıkırdağının dejenerasyonu ve subkondral kemiğin buna yanıtı ile karakterizedir. Radyografide tipik olarak eklem aralığında asimetrik daralma, subkondral skleroz (kemik yoğunluğunda artış), osteofitler (kemik çıkıntıları) ve subkondral kistler görülür. Marjinal kemik erozyonları ise Romatoid Artrit gibi inflamatuar artritlerin özelliğidir ve 'çıplak alan' (kıkırdakla örtülü olmayan intra-artiküler kemik) bölgesinde sinovyal pannus hasarı sonucu oluşur. OA'da marjinal erozyon (nadir erozif OA varyantı hariç, ki o da genellikle santraldir) beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Mekanik ağrı, kısa süren sabah tutukluğu (<30 dk), krepitasyon ve ileri yaş; tipik Osteoartrit (OA) tablosudur.
Tanıyı doğrulamak ve inflamatuar artritlerden (örn. RA) ayırmak için.
2
Osteoartritin radyolojik bulgularını hatırla
Osteofitler, asimetrik eklem aralığı daralması, subkondral skleroz ve kistler OA'nın temel özellikleridir.
Hangi bulguların beklendiğini belirlemek için.
3
Beklenmeyen bulguyu ayırt et
Marjinal kemik erozyonları, sinovyal inflamasyonun (pannus) kemiği harap ettiği Romatoid Artrit'e özgüdür; mekanik bir hastalık olan OA'da görülmez.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Osteoartritin radyolojik tanısı ve inflamatuar artritlerden ayrımı

İpuçları

1
Hastanın sabah tutukluğunun süresi (<30 dk) ve ağrının mekanik karakteri (hareketle artan) inflamatuar bir süreçten ziyade dejeneratif bir süreci işaret etmektedir.
2
Osteoartrit 'yapım' (osteofit, skleroz) ile giden bir süreçken, Romatoid Artrit 'yıkım' (erozyon, osteopeni) ile giden bir süreçtir.
3
Erozyonlar, sinovyal dokunun (pannus) kemiği yediği durumlarda görülür; bu hastada ise mekanik aşınma ön plandadır.

Daha Fazla Pratik

Erozif Osteoartrit ile Romatoid Artrit ayırıcı tanısında kullanılan 'Martı Kanadı' (Gull-wing) görünümü sorusu.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 268Soru

99 yaşında erkek çocuk, 22 yaşından beri tekrarlayan ateş, karın ağrısı ve kusma atakları ile izlenmektedir. Atakların genellikle rutin çocukluk çağı aşılamaları sonrasında tetiklendiği ve yaklaşık 464-6 gün sürdüğü ifade edilmektedir. Fizik muayenede ateş 39.2C39.2^\circ C olup bilateral hassas servikal lenfadenopati ve minimal splenomegali saptanmıştır. Atak sırasında bakılan laboratuvar incelemelerinde lökositoz ve CRPCRP yüksekliği saptanmıştır. Atak dışı dönemde hasta tamamen asemptomatiktir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevalonat kinaz eksikliği (Hiper-IgD sendromu)

Cevap

Mevalonat kinaz eksikliği (Hiper-IgD sendromu)
Mevalonat kinaz eksikliği (Hiper-IgD sendromu), tipik olarak çocukluk çağının erken döneminde başlar. Ataklar genellikle 373-7 gün sürer ve karın ağrısı, kusma, ishal gibi gastrointestinal semptomların yanı sıra servikal lenfadenopati ve splenomegali ile seyreder. En karakteristik özelliklerinden biri atakların rutin çocukluk çağı aşılamaları gibi bağışıklık sistemini uyaran durumlarla tetiklenmesidir. Tanıda atak sırasında idrarda mevalonik asit artışı ve serum IgDIgD düzeyinin yüksekliği yardımcıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Atakların 464-6 gün sürmesi, aşılamalarla tetiklenmesi ve servikal lenfadenopatinin eşlik etmesi not edildi.
Otoinflamatuar hastalıkların ayırıcı tanısında atak süresi ve tetikleyici faktörler en önemli belirteçlerdir.
2
Hastalık spesifik bulguları eşleştir
Aşılamayla tetiklenme ve lenfadenopati varlığı Mevalonat Kinaz Eksikliği (HIDS) tanısına yönlendirdi.
HIDS vakalarının yaklaşık %90'ında ataklar aşılamalarla tetiklenir ve servikal lenfadenopati vakaların çoğunda görülür.
3
Diğer periyodik ateş sendromlarını ekarte et
FMF (kısa atak), TRAPS (uzun atak) ve PFAPA (düzenli döngü/farenjit) ekarte edildi.
Atak süresi ve eşlik eden sistemik bulgular diğer tanıları dışlamaktadır.

Anahtar Kavram

Mevalonat kinaz eksikliği (HIDS), çocukluk çağında başlayan, aşılamalarla tetiklenen ve lenfadenopatinin eşlik ettiği periyodik ateş atakları ile karakterize otoinflamatuar bir hastalıktır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 269Soru

Hepatit B (HBsAgHBsAg) pozitifliği olan bir hastada; yaygın karın ağrısı, kilo kaybı ve yeni gelişen arteriyel hipertansiyon saptanıyor. Çölyak anjiyografisinde orta çaplı arterlerde mikroanevrizmalar izleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliarteritis nodosa

Cevap

Poliarteritis nodosa
Poliarteritis nodosa (PAN), Chapel Hill sınıflandırmasına göre primer olarak orta çaplı arterleri tutan bir vaskülittir. Vakada belirtilen HBsAgHBsAg pozitifliği, yeni gelişen hipertansiyon (renal arter tutulumu), abdominal anjina (çölyak arter tutulumu) ve anjiyografide izlenen mikroanevrizmalar PAN tanısını doğrulamaktadır. PAN'da akciğer tutulumu ve glomerülonefrit genellikle beklenmez, bu da onu küçük damar vaskülitlerinden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki risk faktörlerini ve klinik bulguları analiz et.
Hepatit B pozitifliği (HBsAgHBsAg), sistemik semptomlar (kilo kaybı) ve organ tutulumu (karın ağrısı, hipertansiyon) saptandı.
Vaskülit tanısal sürecinde zemin hazırlayan faktörlerin belirlenmesi önemlidir.
2
Anjiyografik bulguları değerlendir.
Orta çaplı arterlerde mikroanevrizmalar (tespih tanesi görünümü) izlendi.
Damar çapı tutulumu Chapel Hill sınıflandırmasında temel ayrım kriteridir.
3
Bulguları birleştirerek ayırıcı tanı yap.
Hepatit B ile ilişkili, orta çaplı arterleri tutan ve mikroanevrizma yapan tablo belirlendi.
Klinik ve radyolojik bulguların kombinasyonu spesifik tanıyı sağlar.

Anahtar Kavram

Poliarteritis Nodosa (PAN) Tanısal İpuçları
Tahmini Süre:45s
Soru 270Soru

38 yaşında kadın hasta; son 88 haftadır devam eden her iki el bileği, sol 2. metakarpofalangeal (MKF) ve sağ 3. MKF eklemlerinde simetrik ağrı ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bu eklemlerde sinovit saptanıyor, distal interfalangeal (DİF) eklemler ise doğal izleniyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) ve C-reaktif protein (CRP) düzeyleri yüksek bulunuyor. Serolojik testlerde Romatoid Faktör (RF) negatif iken, Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (Anti-CCP) antikorları düşük pozitif (normal üst sınırın 2 katı) saptanıyor.

2010 ACR/EULAR Romatoid Artrit Sınıflandırma Kriterleri'ne göre, bu hastanın tanısı ve puanlamasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam 7 puan alır ve kesin Romatoid Artrit tanısı konulur.

Cevap

Hasta toplam 7 puan alarak Romatoid Artrit (RA) tanı kriterlerini karşılamaktadır.
2010 ACR/EULAR kriterlerine göre hastanın 4 küçük eklem tutulumu için 3 puan, düşük pozitif serolojisi için 2 puan, 6 haftadan uzun süren semptomları için 1 puan ve yüksek akut faz reaktanları için 1 puanı bulunmaktadır. Toplam 7 puan, tanı eşiği olan 6 puanı geçtiği için kesin RA tanısı konur.

Adım Adım Çözüm

1
Eklem tutulumu puanını belirle
3 puan
Hastada 2 el bileği ve 2 MKF olmak üzere toplam 4 adet küçük eklem tutulumu mevcuttur. 4-10 küçük eklem tutulumu 3 puan değerindedir.
2
Seroloji puanını belirle
2 puan
RF negatif ancak Anti-CCP düşük pozitif (normalin 1-3 katı arası) saptanmıştır. Düşük pozitif seroloji 2 puan değerindedir.
3
Semptom süresi ve Akut Faz Reaktanları puanını ekle
2 puan
Şikayetler 8 haftadır (>=6 hafta) sürmektedir (1 puan). ESH/CRP yüksekliği mevcuttur (1 puan).
4
Toplam puanı hesapla ve eşik değerle karşılaştır
7 puan (Kesin RA)
Toplam puan 3 + 2 + 1 + 1 = 7'dir. 2010 kriterlerine göre 6 ve üzeri puan 'kesin RA' tanısı koydurur.

Anahtar Kavram

2010 ACR/EULAR Romatoid Artrit Sınıflandırma Kriterleri

Daha Fazla Pratik

Anti-CCP pozitifliğinin, seronegatif hastalarda tanı değerini ve hastalığın radyolojik progresyonu (erozyon) üzerindeki prognostik etkisini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 271Soru

45 yaşında erkek hasta, sağ ayak birinci metatarsofalangeal eklemde aniden başlayan şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede tipik podagra bulguları saptanıyor. Hastanın özgeçmişinde iki yıl önce tekrarlayan nefrolitiyazis (böbrek taşı) öyküsü olduğu öğreniliyor. Eklem sıvısı aspirasyonunun polarize ışık mikroskobunda yapılan incelemesinde parlak sarı renkli, negatif çift kırılım gösteren kristaller saptanıyor. Akut atak tedavisi sonrası ölçülen serum ürik asit düzeyi 9.29.2 mg/dL'dir. Bu hastanın uzun dönem yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nefrolitiyazis öyküsü nedeniyle ürat düşürücü tedavi endikasyonu mevcuttur ve ilk seçenek olarak allopurinol başlanmalıdır.

Cevap

Nefrolitiyazis öyküsü nedeniyle ürat düşürücü tedavi endikasyonu mevcuttur ve ilk seçenek olarak allopurinol başlanmalıdır.
Klinik olarak podagra tablosu ve mikroskobik olarak negatif çift kırılımlı kristaller saptanan hastada gut tanısı kesindir. Gut hastalarında yıllık 2 veya daha fazla atak, tofüs varlığı, evre 2 ve üzeri kronik böbrek hastalığı veya nefrolitiyazis öyküsü varlığında ürat düşürücü tedavi (ULT) başlanması önerilir. Bu hastada nefrolitiyazis öyküsü olduğu için ilk seçenek olarak bir ksantin oksidaz inhibitörü olan allopurinol tercih edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik bulguları değerlendir
Podagra ve negatif çift kırılımlı kristaller gut artritini doğrular.
Tedavi planı için doğru tanının konulması gerekir.
2
Uzun dönem tedavi (ULT) endikasyonlarını kontrol et
Nefrolitiyazis (böbrek taşı) öyküsü, ilk atakta bile ULT başlanması için bir endikasyondur.
Normalde 2 veya daha fazla atak beklenir ancak komorbid durumlar (taş, KBY evre 2+, tofüs) bu kuralı değiştirir.
3
Uygun ilacı seç ve hedefi belirle
Allopurinol başlanmalı ve hedef ürik asit < 6.06.0 mg/dL olmalıdır.
Taş öyküsü nedeniyle ürikosürik ajanlar (probenesid) kontrendikedir.

Anahtar Kavram

Gut hastalarında nefrolitiyazis varlığı, ilk ataktan sonra bile ürat düşürücü tedavi (ULT) başlanması için bir endikasyondur ve bu durumda ürikosürik ajanlar yerine ksantin oksidaz inhibitörleri tercih edilmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 272Soru

58 yaşında erkek hasta, son bir yıldır giderek artan her iki diz ve el eklemlerinde ağrı şikayetiyle başvuruyor. Sabah tutukluğunun hareketle açıldığı ve yaklaşık 10-15 dakika sürdüğü öğreniliyor. Fizik muayenede dizlerde kaba krepıtasyon ve hareket kısıtlılığı, distal interfalangeal eklemlerde Heberden nodülleri izleniyor. Ancak tipik osteoartrit bulgularına ek olarak, her iki el 2. ve 3. metakarpofalangeal eklemlerde sert, kemiksel şişlik ve hassasiyet saptanıyor. El radyografisinde söz konusu metakarpofalangeal eklemlerde eklem aralığında daralma, subkondral kistlerin yanı sıra metakarp başlarında 'kanca benzeri' (hook-like) osteofitler görülüyor.

Bu hastada etiyolojiyi aydınlatmak açısından öncelikle istenmesi gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum ferritin ve transferrin satürasyonu

Cevap

Serum ferritin ve transferrin satürasyonu
Bu hastadaki klinik tablo 'Sekonder Osteoartrit' ile uyumludur. Primer osteoartrit (OA) tipik olarak DIP (Heberden), PIP (Bouchard) ve 1. Karpometakarpal (KMC) eklemleri tutar; ancak Metakarpofalangeal (MKF) eklemleri nadiren tutar. Özellikle 2. ve 3. MKF eklemlerde dejeneratif değişiklikler ve radyografide metakarp başlarında 'kanca benzeri osteofitler' (hook-like osteophytes) görülmesi, Hemokromatoz Artropatisi için çok karakteristik bir bulgudur. Bu nedenle etiyolojide herediter hemokromatozu araştırmak için demir paneli (ferritin ve transferrin satürasyonu) en uygun başlangıç testidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada osteoartrit (OA) düşündüren mekanik ağrı, kısa süren sabah tutukluğu ve Heberden nodülleri var.
Temel tanı osteoartrit gibi görünüyor ancak atipik bir bulgu var mı bakılmalı.
2
Atipik bulguyu belirle
Primer osteoartrit (OA) genellikle DIP, PIP ve 1. KMC eklemi tutarken, Metakarpofalangeal (MKF) eklemleri korur. Bu hastada 2. ve 3. MKF tutulumu var.
MKF tutulumu 'Sekonder Osteoartrit' nedenlerini akla getirmelidir.
3
Radyolojik işareti tanı
Radyografideki 'kanca benzeri' (hook-like) osteofitler, Hemokromatoz Artropatisi (veya ilişkili CPPD) için patognomonik bir bulgudur.
Bu spesifik bulgu, ayırıcı tanıyı doğrudan demir birikim hastalığına yönlendirir.
4
Uygun testi seç
Hemokromatoz taraması için serum ferritin ve transferrin satürasyonu (demir paneli) istenmelidir.
Altta yatan metabolik hastalığın doğrulanması için.

Anahtar Kavram

Primer osteoartrit MKF eklemleri tutmaz. Eğer 2. ve 3. MKF eklemlerde dejeneratif değişiklikler ve kanca osteofitler (hook-like osteophytes) varsa Hemokromatoz (veya CPPD) düşünülmelidir.
Soru 273Soru

4242 yaşında kadın hasta, yaklaşık 88 yıldır özellikle kış aylarında el parmaklarında önce beyazlaşma, ardından morarma ve ağrı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde el parmaklarında deride gerginlik ve sertleşme (sklerodaktili), parmak uçlarında küçük atrofik skarlar ve yüzde telanjiektaziler saptanıyor. Hastanın sistemik sorgulamasında katı gıdaları yutarken takılma hissi olduğu öğreniliyor. Bu klinik tablo ile başvuran hastada tanıyı destekleyen en özgül (spesifik) otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-sentromer antikor

Cevap

Vakada tanımlanan Raynaud fenomeni, sklerodaktili, telanjiektazi ve özofagus dismotilitesi (yutma güçlüğü) bulguları Limited Sistemik Skleroz (CREST sendromu) ile uyumludur ve bu tablo için en özgül antikor Anti-sentromer antikordur.
Vakadaki klinik tablo (Raynaud, sklerodaktili, telanjiektazi, özofagus dismotilitesi) CREST sendromunu (Limited Sistemik Skleroz) tanımlamaktadır. Anti-sentromer antikorlar, limited sistemik skleroz için %90'ın üzerinde özgüllüğe sahiptir ve bu hastaların prognozunda kutanöz tutulumun distalde sınırlı kalacağını ancak pulmoner arteriyel hipertansiyon riskinin arttığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Raynaud fenomeni, sklerodaktili, telanjiektazi ve özofagus tutulumu belirlendi.
Bu bulgular tipik olarak CREST sendromunu (Limited Sistemik Skleroz) işaret eder.
2
Olası tanıya yönelik spesifik laboratuvar belirtecini seç.
Anti-sentromer antikorun bu tabloya özgü olduğu saptandı.
Limited tipte %60-90 oranında pozitifleşen ve prognozu öngören belirteçtir.

Anahtar Kavram

Sistemik Skleroz Alt Tiplerinde Otoantikor Özgüllüğü
Soru 274Soru

3232 yaşında kadın hastada yapılan tetkiklerde 1:1601:160 titrasyonda ANAANA pozitifliği saptanmıştır. 20192019 EULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) sınıflandırma kriterlerine göre; aşağıdaki klinik ve laboratuvar bulgu kombinasyonlarından hangisi, bu hastada SLE tanısı koymak için tek başına yetersizdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ateş (38,5C38,5^\circ C), oral ülserler, non-skatrisyel alopesi, lökopeni (3.200/mm33.200/mm^3) ve otoimmün hemolitik anemi

Cevap

Ateş, oral ülserler, non-skatrisyel alopesi, lökopeni ve otoimmün hemolitik anemi bulunan kombinasyon yetersizdir.
Ateş, oral ülser, alopesi, lökopeni ve hemolitik anemi içeren seçenekteki bulgular 20192019 EULAR/ACR kriterlerine göre puanlandığında; 'Konstitüsyonel' domaininden 22 (ateş), 'Mukokutanöz' domaininden en yüksek 22 (oral ülser veya alopesi) ve 'Hematolojik' domaininden en yüksek 44 (hemolitik anemi) puan alınır. Toplamda elde edilen 88 puan, tanı için gerekli olan 1010 puanlık eşik değerin altında kalmaktadır. Bu seçenek, öğrencinin domain bazlı puanlama kuralını (bir domainden sadece en yüksek puanın alınması) bilip bilmediğini ölçer.

Adım Adım Çözüm

1
ANA giriş kriterini kontrol et
ANA1:80ANA \geq 1:80 kriteri (1:1601:160) sağlandığı için puanlama aşamasına geçilir.
20192019 EULAR/ACR kriterlerine göre pozitif ANA titresi tanısal puanlama için zorunlu giriş kapısıdır.
2
Etki alanı (Domain) kuralını uygula
Her etki alanında (örneğin mukokutanöz veya hematolojik) sadece en yüksek puana sahip kriter puanlamaya dahil edilir.
Birden fazla bulgunun aynı domain içinde olması durumunda puanların toplanması hatasından kaçınmak gerekir.
3
Doğru cevaptaki bulguları puanla
Konstitüsyonel (Ateş): 22 puan. Mukokutanöz (Oral ülser: 22, Alopesi: 22): En yüksek 22 puan. Hematolojik (Lökopeni: 33, Hemolitik anemi: 44): En yüksek 44 puan.
Her domainden sadece bir (en yüksek) puan alınarak toplam hesaplanır.
4
Toplam puanı tanı eşiğiyle kıyasla
Toplam puan 2+2+4=82 + 2 + 4 = 8 olarak hesaplanır.
SLE tanısı için gereken minimum puan 1010 olduğu için bu hasta tanı kriterlerini karşılamaz.

Anahtar Kavram

2019 EULAR/ACR SLE Sınıflandırma Kriterleri - Etki Alanı (Domain) Bazlı Puanlama
Soru 275Soru

5858 yaşında, obezite ve tip 22 diabetes mellitus öyküsü olan erkek hasta, sağ ayak bileğinde aniden başlayan, üzerine basmasına engel olan şiddetli ağrı ve şişlik nedeniyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38,8C38,8^\circ C, nabız 108/dakika108/dakika saptanıyor; sağ ayak bileği ileri derecede eritemli, sıcak ve hassas bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde serum lökosit sayısı 15.400/mm315.400/mm^3 (%88 nötrofil), CRP 156156 mg/L saptanıyor. Sinovyal sıvı analizinde lökosit sayısı 95.000/mm395.000/mm^3 (%95 polimorfonükleer lökosit) olarak belirleniyor ve polarize ışık mikroskobunda hücre içinde iğne şeklinde, kuvvetli negatif çift kırılımlı kristaller izleniyor. Bu hasta için en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hem kristal varlığı hem de sinovyal lökosit sayısının yüksekliği (psödoseptik tablo) nedeniyle, kültür sonuçları çıkana kadar ampirik antibiyotik ve anti-inflamatuar tedavi birlikte uygulanmalıdır.

Cevap

Hem kristal varlığı hem de yüksek inflamasyon bulguları nedeniyle, kültür sonuçları çıkana kadar ampirik antibiyotik ve anti-inflamatuar tedavi birlikte verilmelidir.
Doğru seçenek, hastanın klinik tablosunun (yüksek ateş, diyabet, aşırı yüksek sinovyal lökosit sayısı) sadece gut ile açıklanmasının riskli olduğunu ve septik artritin kültürle dışlanana kadar tedavi edilmesi gerektiğini vurgular. Sinovyal sıvıda monosodyum ürat kristallerinin görülmesi gut tanısını koysa da, bu durum septik artrit olasılığını ortadan kaldırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Hastada yüksek ateş, taşikardi, belirgin lökositoz ve CRP yüksekliği ile birlikte pürülan karakterde (>50.000/mm3>50.000/mm^3 lökosit) sinovyal sıvı mevcuttur.
Bu bulgular hem şiddetli bir kristal artriti (psödoseptik gut) hem de septik artrit için tipiktir.
2
Sinovyal sıvı mikroskopisinin yorumlanması
Negatif çift kırılımlı iğne kristaller monosodyum ürat (gut) kristalleridir.
Bu bulgu gut tanısını doğrular ancak enfeksiyonun eşlik etmediğini garanti etmez.
3
Risk analizi ve yönetim stratejisinin belirlenmesi
Diyabet gibi komorbiditeleri olan hastalarda septik artrit riski yüksektir ve gut ile septik artrit aynı anda görülebilir.
Kültür sonuçları (altın standart) gelene kadar hastayı ampirik antibiyotiksiz bırakmak hayati risk taşır.

Anahtar Kavram

Gut ve Septic Artrit Birlikteliği ve Diferansiyel Tanısı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 276Soru

Klinik tablosunda Raynaud fenomeni, el parmaklarında yaygın ödem ve artralji saptanan bir hastanın laboratuvar incelemesinde ANA 1/12801/1280 granüler patern ve yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği saptanmıştır. Bu hastada aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin varlığı, tanının Karma Bağ Dokusu Hastalığı'ndan (MCTD) ziyade öncelikle Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) olarak değerlendirilmesini gerektirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Sm antikor pozitifliği

Cevap

Anti-Sm antikor pozitifliği
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), klinik olarak Raynaud fenomeni ve el parmaklarında şişlik (puffy hand) gibi bulguların yanında laboratuvarda zorunlu olarak yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği ile karakterizedir. MCTD bir örtüşme sendromu olmasına rağmen, tanının netleştirilmesi için SLE'ye özgü olan Anti-Sm ve Anti-dsDNA antikorlarının negatif olması beklenir. Anti-Sm pozitifliği, hastanın klinik tablosunun öncelikle SLE olarak sınıflandırılmasına neden olan en spesifik laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut bulgularını (Raynaud, puffy hand, yüksek titre Anti-U1 RNP) değerlendirerek olası ön tanıyı belirle.
Bu klasik üçlü, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) için tipik bir sunumdur.
MCTD tanısı için yüksek titrede Anti-U1 RNP varlığı zorunludur.
2
MCTD ile SLE arasındaki ayırıcı tanıda kullanılan immünolojik kriterleri hatırla.
MCTD; SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerini içeren bir örtüşme (overlap) sendromudur ancak SLE'ye özgü bazı belirteçlerin negatif olması beklenir.
Tanısal özgüllüğü sağlamak için hastalıklara spesifik antikorların ayrımı kritiktir.
3
Seçeneklerdeki antikorların hastalık özgüllüklerini karşılaştır.
Anti-Sm ve Anti-dsDNA antikorları SLE için patognomonik kabul edilirken, MCTD hastalarında bu antikorların saptanması tanıyı genellikle SLE yönüne kaydırır.
Anti-Sm antikoru MCTD tanı kriterlerinde dışlayıcı veya tanıyı başka yöne yönlendirici bir rol oynar.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) ve SLE Ayırıcı Tanısı
Soru 277Soru

2222 yaşında erkek hasta, ani başlayan tek taraflı skrotal ağrı, eritem ve şişlik şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın çocukluk döneminden itibaren tekrarlayan, yaklaşık 22 gün süren ateş ve karın ağrısı atakları olduğu öğreniliyor. Yapılan skrotal Doppler ultrasonografide testiste kanlanma artışı saptanıyor. Bu hastadaki klinik tablo ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailevi Akdeniz Ateşi'nin (FMF) bir bulgusu olabilir ve genellikle kendiliğinden iyileşme eğilimindedir.

Cevap

Skrotal ağrı ve şişliğin FMF'in bir bulgusu olabileceği ve genellikle kendiliğinden iyileşme eğiliminde olduğu seçeneği doğrudur.
FMF'te tunika vajinalis tutulumu sonucu gelişen akut skrotum tablosu, peritonit ataklarına benzer özellikler taşır. Bu durum genellikle tek taraflıdır, kanlanma artışı ile seyreder ve kolşisin tedavisi ile sıklığı azalan, kendiliğinden düzelen bir tablodur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve öyküyü değerlendir.
Genç erkek hastada ani skrotal ağrı var; ancak özgeçmişinde 2 gün süren periyodik ateş ve karın ağrısı öyküsü (tipik FMF atakları) mevcut.
Hastanın temel hastalığının FMF olma ihtimali yüksektir.
2
Doppler ultrasonografi bulgusunu yorumla.
Kanlanma artışı saptanması, iskemik bir süreçten (torsiyon) ziyade inflamatuar bir süreci gösterir.
Testis torsiyonunda kanlanma azalırken, orşitlerde (enfeksiyöz veya otoinflamatuar) kanlanma artar.
3
Ayırıcı tanı ve yönetim stratejisi belirle.
FMF orşiti teşhisi konur; bu durum kendi kendini sınırlayan bir süreçtir.
Cerrahi müdahale veya antibiyotik gereksizdir, destekleyici tedavi ve ana hastalığın (FMF) yönetimi yeterlidir.

Anahtar Kavram

FMF hastalarında skrotal tutulum (orşit), atakların nadir fakat tanısal bir parçasıdır ve Doppler'de kanlanma artışı ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 278Soru

3232 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 yıldır devam eden ve sabahları belirginleşen, egzersizle azalan kronik bel ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde lomber hareketlerin her üç planda da kısıtlı olduğu saptanıyor ve göğüs ekspansiyonu 2,52,5 cm (normal: >5>5 cm) olarak ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde HLAB27HLA-B27 pozitif, Romatoid Faktör (RFRF) ve Anti-CCPCCP negatif bulunuyor. Çekilen sakroiliak eklem grafisi normal olarak değerlendiriliyor. Bu hastada tanının kesinleştirilmesi ve sınıflama kriterlerinin karşılanması için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sakroiliak eklem manyetik rezonans görüntüleme (MRGMRG)

Cevap

Sakroiliak eklem manyetik rezonans görüntüleme (MRGMRG)
Doğru yanıt olan sakroiliak eklem manyetik rezonans görüntüleme (MRGMRG), ASAS aksiyel spondiloartropati sınıflama kriterlerinin 'görüntüleme kolu' için vazgeçilmezdir. Hastanın pelvik grafisi normal olsa dahi, MRGMRG ile saptanacak aktif sakroiliit (osteit/kemik iliği ödemi) hastanın 'aksiyel spondiloartropati' olarak sınıflandırılmasını sağlar. Bu yöntem, konvansiyonel grafilerde görünür hale gelmesi yıllar sürebilen yapısal hasar öncesinde tanıyı mümkün kılan en duyarlı araçtır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve mevcut verileri değerlendirin.
3232 yaş, inflamatuar karakterde bel ağrısı (11 yıl), kısıtlı spinal mobilite ve HLAB27HLA-B27 pozitifliği saptandı. Bu tablo aksiyel spondiloartropatiyi düşündürür.
Spondiloartropati şüphesi olan genç hastalarda tanısal süreci başlatmak için klinik bulgular esastır.
2
Konvansiyonel radyografi sonuçlarını sınıflama kriterleri açısından yorumlayın.
Radyografi normal. Modifiye New York kriterlerine göre Ankilozan Spondilit tanısı için radyolojik sakroiliit gereklidir.
Radyografik olarak kanıtlanamayan ancak klinik şüphenin yüksek olduğu durumlar 'radyografik olmayan aksiyel spondiloartropati' olarak tanımlanır.
3
ASAS (Assessment of SpondyloArthritis international Society) kriterlerini uygulayın.
Görüntüleme koluna göre tanı için; görüntülemede sakroiliit (grafi VEYA MRGMRG) + en az 11 SpASpA bulgusu gereklidir.
Hasta HLAB27HLA-B27 pozitif olsa da, klinik kolda ilerlemek için inflamatuar bel ağrısı dışında en az 22 ek bulgu (üveit, entezit, daktilit vb.) gerekir; ancak bu hastada ek klinik bulgu belirtilmemiştir.
4
En duyarlı görüntüleme yöntemini seçin.
MRGMRG, sakroiliak eklemlerdeki aktif inflamasyonu (kemik iliği ödemi) grafilerden yıllar önce gösterebilir.
Erken tanı ve tedavi, spinal deformitelerin önlenmesi açısından kritiktir.

Anahtar Kavram

Radyografik olmayan aksiyel spondiloartropatide erken tanı için sakroiliak eklem MRG kullanımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 279Soru

4040 yaşında kadın hasta, yaklaşık 44 aydır devam eden her iki el bileği ve metakarpofalangeal (MKFMKF) eklemlerinde ağrı, şişlik ve sabahları yaklaşık 22 saat süren tutukluk şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenede her iki el bileği ve 2.2., 3.3. MKFMKF eklemlerinde bilateral sinovit saptanıyor. Ayrıca dirsek ekstansör yüzeyinde ağrısız, hareketli, sert nodüller palpe ediliyor. Bu hasta için tanıyı doğrulamada özgüllüğü en yüksek (>%95>\%95) olan laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-siklik sitrüline peptid (Anti-CCP) antikor pozitifliği

Cevap

Romatoid Artrit tanısında özgüllüğü en yüksek olan laboratuvar bulgusu Anti-siklik sitrüline peptid (Anti-CCP) antikor pozitifliğidir.
Vakada tanımlanan simetrik küçük eklem artriti, sabah tutukluğu ve romatoid nodüller Romatoid Artrit tanısını ön plana çıkarmaktadır. Bu hastalık için Anti-CCP antikor pozitifliği, %95'in üzerindeki özgüllüğü ile tanıyı doğrulamada en değerli laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
4 aydır süren (kronik), küçük eklemleri tutan, simetrik poliartrit ve belirgin sabah tutukluğu Romatoid Artrit (RA) lehinedir.
RA tanısı için ACR/EULAR 2010 kriterlerine göre eklem tutulumu, seroloji ve semptom süresi kritiktir.
2
Ekstra-artiküler bulguları kontrol et
Dirsekte saptanan romatoid nodüller RA tanısını klinik olarak destekler.
Romatoid nodüller genellikle seropozitif (RF veya Anti-CCP pozitif) hastalarda görülür ve tanıda yardımcıdır.
3
Serolojik testleri karşılaştır
Anti-CCP antikorlarının özgüllüğü (%95-98), Romatoid Faktör'den (%70-80) belirgin şekilde daha yüksektir.
Tanıyı doğrulamak (yanlış pozitifliği dışlamak) için özgüllüğü en yüksek test tercih edilmelidir.

Anahtar Kavram

Anti-CCP antikorlarının Romatoid Artrit tanısındaki yüksek özgüllüğü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 280Soru

4545 yaşında kadın hasta, son 33 aydır giderek artan merdiven çıkmada zorlanma, kuru öksürük ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde proksimal kas gruplarında belirgin güç kaybı, parmak uçlarında ve yanlarında hiperkeratotik, çatlamış görünüm (mekanikçi eli) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde Kreatin Kinaz (CKCK) düzeyi 25002500 U/LU/L (N: <170<170) ve ANAANA testi sitoplazmik patern ile pozitif olarak saptanıyor. Bu hastada aşağıdaki otoantikorlardan hangisinin pozitif saptanma olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Jo-1

Cevap

Mekanikçi eli, inflamatuar miyopati ve interstisyel akciğer hastalığı (İAH) triadı ile karakterize antisentetaz sendromunda en sık görülen antikor Anti-Jo-1'dir.
Hastada saptanan proksimal miyopati bulgularına (yüksek CK ve güçsüzlük) ek olarak saptanan akciğer tutulumu ve 'mekanikçi eli' görünümü, antisentetaz sendromu için klasiktir. Bu sendromun en spesifik ve en sık görülen antikoru histidil-tRNA sentetazı hedefleyen Anti-Jo-1'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Proksimal kas güçsüzlüğü + Mekanikçi eli + Kuru öksürük/nefes darlığı (Akciğer tutulumu)
Hastanın klinik tablosu sistemik bir inflamatuar süreci ve akciğer-kas tutulumunu işaret etmektedir.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Çok yüksek CK (25002500 U/LU/L) ve sitoplazmik ANA pozitifliği
Yüksek CK inflamatuar miyopatiyi kanıtlar. Antisentetaz antikorları (Jo-1 gibi) sitoplazmik proteinleri (tRNA sentetaz) hedeflediği için ANA sıklıkla sitoplazmik patern verir.
3
Tanısal eşleştirme
Antisentetaz Sendromu ve Anti-Jo-1 antikoru
Miyozit, İAH, Raynaud fenomeni, artrit ve mekanikçi eli beşlisinden oluşan tablo antisentetaz sendromudur.

Anahtar Kavram

Antisentetaz Sendromu ve Anti-Jo-1 özgüllüğü

İpuçları

1
Hastadaki 'mekanikçi eli' bulgusuna odaklanın.
2
Miyozit ile birlikte akciğer tutulumu (kuru öksürük/dispne) yapan sendromu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İnflamatuar miyopatilerde görülen diğer antikorların (Jo-1, Mi-2, SRP, MDA5) prognoz ve organ tutulumu farklarını içeren bir tabloyu inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 14 / 28Sonraki
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 14 | Examkin