Parazitoloji

432 soru

Soru 41Soru →

4545 yaşında bir erkek hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve ayak parmaklarında uyuşma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 99 g/dLg/dL, MCVMCV 115115 fLfL ve serum B12B_{12} vitamini düzeyi çok düşük saptanıyor. Hastanın beslenme öyküsünde özellikle hafta sonları tatlı su kenarında kamp yaptığı ve yakaladığı balıkları çiğ/az pişmiş tükettiği öğreniliyor. Bu hastada klinik tabloya neden olan parazitin dışkı incelemesinde saptanması beklenen morfolojik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Operküllü ve embriyonsuz yumurta

Cevap

Dışkı incelemesinde operküllü ve embriyonsuz yumurtaların görülmesi beklenen doğru cevaptır.
Vaka sunumundaki makrositer anemi, düşük B12 düzeyi ve çiğ balık tüketimi öyküsü tipik bir Diphyllobothrium latum enfeksiyonunu göstermektedir. Bu parazitin dışkı ile atılan yumurtaları karakteristik olarak oval şekilli, bir kutbu operküllü (kapaklı) ve henüz embriyonize olmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Makrositer anemi (yüksek MCV), B12 eksikliği ve nörolojik bulgular (uyuşma).
Hastanın klinik tablosu megaloblastik anemiyi işaret etmektedir.
2
Epidemiyolojik öykü ile etkeni eşleştir
Çiğ tatlı su balığı tüketimi öyküsü ile birlikte B12 vitamini eksikliği yapan parazit Diphyllobothrium latum'dur.
Diphyllobothrium latum (balık şeridi), konak vitamin B12'sini bağırsakta emerek eksikliğe yol açar.
3
Tanısal formu belirle
Diphyllobothrium latum yumurtaları operküllü (kapaklı) ve dışkı ile atıldığında embriyonsuzdur.
Sestodlar arasında operküllü yumurtaya sahip olmasıyla diğerlerinden (Taenia, Hymenolepis) ayrılır.

Anahtar Kavram

Diphyllobothrium latum (Balık Şeridi) enfeksiyonu ve B12 eksikliği patogenezi.
Soru 42Soru →

Özellikle geceleri artan şiddetli kaşıntı, parmak araları ve el bileklerinde sillion (tünel) benzeri lezyonları olan bir hastadan, kesin tanı amacıyla alınan deri kazıntısının laboratuvar değerlendirmesi ve etkenin biyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deri kazıntısının mikroskobik incelemesinde mite'ın kendisi görülmese bile, tünel içinde saptanan 'skibala' (karakteristik dışkı paketleri) tanıyı kesinleştirir.

Cevap

Deri kazıntısında parazitin kendisi görülmese dahi 'skibala' (dışkı paketleri) görülmesi tanı için yeterlidir.
Uyuzun kesin tanısı, lezyonlardan alınan kazıntının mikroskobik incelenmesiyle konur. Bu incelemede parazitin (mite) kendisi saptanamasa bile, dişi mite'ın tünel içine bıraktığı karakteristik koyu renkli dışkı paketleri olan 'skibala'ların görülmesi tanı için yeterli ve kesin bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Gece kaşıntısı ve parmak arası tüneller SarcoptesSarcoptes scabieiscabiei infestasyonunu (uyuz) düşündürür.
Uyuzun en tipik klinik sunumu noktürnal kaşıntı ve sillionlardır.
2
Tanısal kazıntı bölgesinin belirlenmesi
Kazıntı, tünelin sonundaki (kör uç) canlı parazitin bulunduğu noktadan alınmalıdır.
Dişi parazit tünel açarak ilerler ve her zaman tünelin en ucunda yer alır.
3
Mikroskobik inceleme ve KOH kullanımı
Örneğe %10-20'lik KOH eklenir; bu işlem konak hücrelerini eritirken kitin yapılı paraziti korur.
Parazit ve yumurtaların görünürlüğünü artırmak için keratinin uzaklaştırılması gerekir.
4
Tanı koydurucu unsurların saptanması
Mite, yumurta veya skibala görülmesiyle kesin tanı konur.
Bu bulguların herhangi birinin varlığı paraziter infestasyonu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Uyuz tanısında sillionların (tünel) mikroskobik incelenmesi ve skibala bulgusu
Soru 43Soru →

Tropikal bölgelerde uzun süre yaşamış olan 4242 yaşında bir erkek hastada; skrotumda belirgin ödem (hidrosel), kasık lenf nodlarında büyüme ve bacaklarda gode bırakmayan şişlik saptanmıştır. Bu hastada lenfatik filaryoz düşünülerek yapılan tetkik ve bulgularla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Wuchereria bancrofti* mikrofilarerleri kılıflıdır ve kuyruk ucu çekirdek içermez.

Cevap

Wuchereria bancrofti mikrofilarerlerinin kılıflı olması ve kuyruk ucunda çekirdek içermemesi lenfatik filaryoz tanısında kullanılan temel morfolojik özelliktir.
Doğru olan seçenek, Wuchereria bancrofti mikrofilarerlerinin kılıflı bir yapıya sahip olduğunu ve kuyruk ucunda çekirdek barındırmadığını belirtmektedir. Bu özellik, onu kuyruk ucunda çekirdek bulunan Brugia malayi'den ve çekirdeklerin tüm kuyruk boyunca devam ettiği Loa loa'dan ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hidrosel, lenfanjit ve gode bırakmayan ödem lenfatik filaryozu işaret eder.
Wuchereria bancrofti özellikle genital lenfatik tutulum (hidrosel) ile karakterizedir.
2
Tanı yönteminin belirlenmesi
Mikrofilarerlerin saptanması için gece yarısı (22:00−02:0022:00 - 02:00) kan örneği alınmalıdır.
Wuchereria bancrofti mikrofilarerleri gece periyodisitesi gösterir.
3
Morfolojik ayırımın yapılması
Kılıflı ve kuyruk ucu çekirdeksiz yapı saptanmalıdır.
Brugia malayi'de kuyruk ucunda iki çekirdek bulunması ve Loa loa'da çekirdeklerin kuyruk ucuna kadar uzanması ayırıcı tanıda kritiktir.

Anahtar Kavram

Lenfatik filaryoz etkenlerinin (Wuchereria bancrofti vs Brugia malayi) kılıf ve kuyruk morfolojisine göre ayrımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru →

6565 yaşında, kronik lenfositik lösemi (KLLKLL) tanısıyla kemoterapi alan bir erkek hasta; el sırtı, avuç içleri, diz ve dirseklerinde yaygın hiperkeratotik, gri-beyaz renkli kalın krutlar ve skuamlı lezyonlarla başvuruyor. Hastanın en dikkat çekici klinik özelliği, lezyonların yaygınlığına ve ciddiyetine rağmen kaşıntı yakınmasının minimal olmasıdır. Lezyonlardan alınan yüzeyel deri kazıntısının mikroskobik incelemesinde her mikroskobik sahada çok sayıda akar (mitemite), larva ve yumurta tespit ediliyor. Bu klinik tablo ve etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lezyonlardaki ekstrem parazit yükü nedeniyle bu klinik tablo, klasik uyuz vakalarına göre çok daha yüksek bir bulaştırıcılık potansiyeline sahiptir.

Cevap

Kabuklu (Norveç) uyuzunda parazit yükünün aşırı fazla olması, bu hastaları çevreleri ve sağlık personeli için son derece bulaşıcı hale getirmektedir.
Kabuklu (Norveç) uyuzu, Sarcoptes scabiei'nin milyonlarca akarın (mite) deride bulunduğu aşırı parazit yüklü formudur. Klasik uyuzda tüm vücutta sadece 1010-1515 akar bulunurken, bu formda bir gram deri kazıntısında binlerce akar bulunabilir. Bu durum, hastanın temas ettiği kişiler ve sağlık personeli için çok yüksek bir bulaştırıcılık riski oluşturur. Ayrıca, bu hastalarda tipik uyuz kaşıntısı, konak bağışıklığının zayıflığı nedeniyle genellikle beklenen şiddette değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla.
İmmünsupresif bir hastada (KLL), kaşıntının az olduğu hiperkeratotik krutlu lezyonlar 'Kabuklu (Norveç) Uyuzu' tablosuna işaret eder.
Tanım gereği, hücresel bağışıklığı zayıf kişilerde Sarcoptes scabiei'nin kontrolsüz çoğalması bu tabloyu oluşturur.
2
Parazit yükünü değerlendir.
Klasik uyuzda 1010-1515 olan akar sayısı, kabuklu uyuzda milyonlara ulaşır.
Konak savunması yetersiz kaldığı için akar popülasyonu katlanarak artar.
3
Epidemiyolojik riski analiz et.
Akar sayısının fazlalığı bulaşma riskini dramatik şekilde artırır.
Deri döküntüleri ve temas yoluyla çevreye çok sayıda akar yayılır.

Anahtar Kavram

Kabuklu (Norveç) Uyuzu
Soru 45Soru →

Çiğ veya az pişmiş balık tüketimi öyküsü olan bir hastanın dışkı incelemesinde; yaklaşık 70×4570 \times 45 μm\mu m boyutlarında, oval yapıda, kalın çeperli, bir kutbunda belirgin bir kapakçık (operkulum) bulunan ve henüz embriyonize olmamış (segmentasyona uğramamış) yumurtalar saptanmıştır. Bu morfolojik özelliklere sahip yumurta aşağıdaki parazitlerden hangisine aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DiphyllobothriumDiphyllobothrium latumlatum

Cevap

DiphyllobothriumDiphyllobothrium latumlatum, sestodlar içinde operkulumlu yumurta çıkaran tek önemli insan parazitidir.
DiphyllobothriumDiphyllobothrium latumlatum (balık şeridi), insanları enfekte eden sestodlar arasında operkulumlu (kapaklı) yumurtaya sahip olan tek türdür. Yumurtaları ovaldir, dışarı atıldığında henüz olgunlaşmamıştır (embriyonize olmamıştır) ve diğer kutbunda aboperküler çıkıntı (küçük bir düğme) bulunabilir. Balık tüketim öyküsü ile bu morfolojik özellikler birleştiğinde tanı kesinleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve morfolojik verilerin analizi
Hastanın balık tüketmesi bir balık şeridi olan DiphyllobothriumDiphyllobothrium latumlatum olasılığını artırır. Yumurtanın 7070 μm\mu m boyutunda ve operkulumlu olması anahtar bulgudur.
Sestodların çoğu operkulumsüz ve embriyonlu yumurta çıkarırken, DD. latumlatum trematodlara benzer şekilde operkulumlu ve olgunlaşmamış yumurta çıkarır.
2
Diferansiyel tanı: Boyut ve sınıf karşılaştırması
FasciolaFasciola hepaticahepatica da operkulumlu yumurtaya sahiptir ancak 130−150130-150 μm\mu m boyutuyla DD. latumlatum'dan çok daha iridir.
Operkulum varlığı genellikle trematodları (yaprak solucanlar) düşündürse de DD. latumlatum bu kuralın sestodlar arasındaki tek istisnasıdır.

Anahtar Kavram

DiphyllobothriumDiphyllobothrium latumlatum yumurta morfolojisi (Operkulum varlığı)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 46Soru →

Perianal kaşıntı ve aralıklı yumuşak dışkılama şikayeti olan 88 yaşındaki bir çocukta selofon bant yöntemiyle *Enterobius vermicularis* yumurtaları saptanmıştır. Bu hastada gastrointestinal semptomlardan sorumlu olabilecek, yaşam döngüsünde kist formu bulunmayan ve *Enterobius* yumurtaları aracılığıyla bulaşabildiği düşünülen protozoon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Dientamoeba fragilis*

Cevap

*Dientamoeba fragilis*
Doğru cevap olan protozoon, kamçılılar sınıfına dahil edilmesine rağmen dış görünüşüyle amibi andıran ve yaşam döngüsünde kist formu tanımlanmamış olan bir etkendir. Dış ortamda trofozoit formları çok hassas olduğundan, enfeksiyonun bulaşmasında sıklıkla *Enterobius vermicularis* yumurtalarının koruyucu bir taşıyıcı (vektör benzeri) işlev gördüğü kabul edilmektedir. Trofozoitlerinin %60-80'i karakteristik olarak iki çekirdeklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik vakadaki anahtar bulguları belirle.
Çocukta perianal kaşıntı ve *Enterobius vermicularis* varlığı mevcuttur.
Enterobius yumurtaları, bazı protozoonların taşınmasında rol oynayabilir.
2
Parazitler arasındaki biyolojik ilişkiyi sorgula.
*Dientamoeba fragilis*'in dış ortama dayanıksız olduğu ve *Enterobius* yumurtaları içinde/üzerinde korunduğu bilinmektedir.
Kist formu olmayan protozoonlar, dış ortamdan korunmak için bu tür taşıyıcılara ihtiyaç duyar.
3
Protozoonun morfolojik özelliklerini doğrula.
Trofozoit formu genellikle iki çekirdekli (binükleer) olup kist formu bulunmamaktadır.
Bu özellikler D. fragilis için karakteristiktir.

Anahtar Kavram

*Dientamoeba fragilis*'in kist formunun olmaması ve bulaşmada *Enterobius vermicularis* yumurtalarını kullanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru →

Mısır seyahati dönüşü ağrılı idrar yapma ve idrarın sonuna doğru belirginleşen kanama şikayetleriyle başvuran 32 yaşındaki kadın hastanın idrar sedimentinde; terminal dikeni bulunan, operkulumu (kapakçığı) olmayan eliptik parazit yumurtaları saptanmıştır. Tanısı konulan bu helmintin, Trematoda (yaprak solucanları) sınıfındaki diğer parazitlerin çoğundan biyolojik ve morfolojik olarak ayırt edilmesini sağlayan temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erişkin formlarının ayrı eşeyli olması ve yaşam döngüsünde metaserkarya evresinin bulunmaması

Cevap

Erişkin formların ayrı eşeyli olması ve metaserkarya evresinin bulunmaması
Vakadaki klinik tablo (terminal hematüri) ve yumurta morfolojisi (terminal dikenli, operkulumsuz) Schistosoma haematobium tanısını koydurur. Schistosoma cinsi, Trematoda sınıfı içerisinde üç temel özelliği ile diğerlerinden (Fasciola, Clonorchis, Paragonimus vb.) ayrılır: 1) Erişkinleri ayrı eşeylidir (hermafrodit değildir). 2) İnsan derisinden doğrudan giren çatallı kuyruklu serkaryalar enfektiftir, dolayısıyla yaşam döngülerinde metaserkarya evresi yoktur. 3) Yumurtaları operkulum (kapak) içermez. Bu nedenle erişkinlerin ayrı eşeyli olması ve metaserkarya evresinin bulunmaması seçeneği bu etkeni diğerlerinden ayıran en temel biyolojik özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve yumurta morfolojisini analiz et
Terminal hematüri ve terminal dikenli, operkulumsuz yumurta Schistosoma haematobium'u işaret eder.
S. haematobium mesane venöz pleksuslarına yerleşir ve idrarla atılan karakteristik yumurtalara sahiptir.
2
Etkenin biyolojik sınıflandırmasını ve istisnalarını hatırla
Schistosomalar trematod (yaprak solucanı) sınıfındadır ancak üç temel farkları vardır: ayrı eşeylidirler, metaserkarya evreleri yoktur ve yumurtaları operkulumsuzdur.
Bu farklar TUS sınavlarında trematodlar arası ayrım yapmak için sıkça sorgulanır.
3
Seçenekleri bu istisnalar ışığında değerlendir
Enfektif formun çatallı kuyruklu serkarya olması ve metaserkarya evresinin atlanması doğru biyolojik tanımlamadır.
Diğer seçenekler ya genel trematod özellikleridir ya da Schistosoma biyolojisine tamamen aykırıdır.

Anahtar Kavram

Schistosoma türlerinin diğer Trematodlardan temel farkları (Ayrı eşeyli olma, metaserkarya evresinin yokluğu, operkulumsuz yumurta).

Daha Fazla Pratik

Schistosoma mansoni ve japonicum'un yumurta morfolojileri (lateral diken vs.) ve yerleşim yerlerini karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 48Soru →

Tıbbi parazitolojide; biyolojik bir vektör tarafından alınan parazitin, vektörün vücudunda gelişimini veya çoğalmasını tamamlayarak yeni bir duyarlı konağa bulaştırılabilir (enfektif) hale gelmesine kadar geçen süre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekstrinsik inkübasyon süresi

Cevap

Ekstrinsik inkübasyon süresi
Ekstrinsik inkübasyon süresi, özellikle sıtma gibi biyolojik vektörlerle bulaşan hastalıklarda parazitin vektör (sivrisinek) vücudunda geçirdiği ve enfektif evreye ulaştığı zorunlu süreci ifade eder. Bu süre tamamlanmadan vektör paraziti bulaştıramaz.

Adım Adım Çözüm

1
Vektör ve konak arasındaki biyolojik döngü farkını belirle
Parazit gelişimi iki farklı canlı grubunda (omurgalı konak ve artropod vektör) gerçekleşir.
Süreçlerin nerede gerçekleştiğini bilmek doğru terminolojiyi seçmek için temeldir.
2
Vektör içindeki süreci tanımlayan terimi seç
Vektör dış (external/extrinsic) bir faktör olduğu için bu süreç ekstrinsik olarak adlandırılır.
Parazitin vektörde enfektif hale gelme süreci 'ekstrinsik inkübasyon' olarak literatürde yer alır.

Anahtar Kavram

Biyolojik vektörlerde parazitin gelişim süreci (Ekstrinsik İnkübasyon)

Alternatif Yöntem

Vektör kelimesinin 'dış' bir taşıyıcı olduğunu hatırlayarak 'Extra/Extrinsic' kökünden doğru cevaba ulaşılabilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 49Soru →

Vücut biti (*Pediculus humanus corporis*) ile ilgili aşağıdaki biyolojik özelliklerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yumurtalarını (sirkelerini) genellikle konakçının giysi liflerine veya çamaşır dikiş yerlerine bırakır.

Cevap

Vücut bitinin yumurtalarını giysi liflerine veya dikiş yerlerine bırakması doğru bir biyolojik özelliktir.
Vücut biti (*Pediculus humanus corporis*), yaşam döngüsünün büyük bir kısmını konakçının giysilerinde geçirir ve yumurtalarını (sirkelerini) tipik olarak bu giysilerin liflerine veya özellikle dikiş yerlerine yapıştırır. Bu özelliği, onu saç tellerine yumurtlayan baş bitinden ayıran en temel biyolojik farklardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Vücut biti (*P. h. corporis*) ve baş biti (*P. h. capitis*) arasındaki morfolojik ve biyolojik farkların değerlendirilmesi.
İki türün sirkelerini (yumurta) bıraktıkları bölgelerin farklı olduğu saptanır.
Vücut biti giysi liflerini, baş biti ise saç tellerini tercih eder.
2
Bitlerin beslenme alışkanlıklarının ve yaşam döngüsünün incelenmesi.
Sadece dişilerin değil, tüm aktif evrelerin kan emdiği belirlenir.
Anofel sivrisineklerin aksine bitlerde her iki cinsiyet de zorunlu kan emicidir.
3
Vektörlük mekanizmasının ve dış ortamda dayanıklılığın kontrol edilmesi.
Bitlerin dış ortamda kısa sürede öldüğü ve hastalık bulaşının genellikle kontaminasyon (dışkı/ezilme) yoluyla olduğu teyit edilir.
Bulaş mekanizması hastalık kontrolü ve epidemiyoloji için kritiktir.

Anahtar Kavram

Vücut bitinin yumurtlama bölgesi ve baş bitinden ayrımı
Soru 50Soru →

İnsanlara enfeksiyon bulaştıran bir artropodun vücudunda, parazitin hem sayıca artış gösterdiği hem de bir gelişim evresinden diğerine (örneğin larva formlarının değişimi) geçtiği saptanmıştır. Bu artropodun enfeksiyonu bulaştırabilmesi için parazitin bu değişim sürecini tamamlaması gerekmektedir.

Bu özelliklere sahip olan bir artropod, tıbbi parazitolojide aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biyolojik vektör

Cevap

Biyolojik vektör
Biyolojik vektörlerde parazit, artropodun vücudunda sayıca çoğalabilir (siklopropagatif), morfolojik değişim geçirebilir (siklogelişimsel) veya her ikisini birden yapabilir. Parazitin enfektif hale gelmesi için vektörde geçirmesi gereken bu süreye ekstrinsik inkübasyon periyodu denir. Soru kökündeki hem çoğalma hem de gelişim vurgusu biyolojik vektör tanımına tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parazit ve artropod arasındaki ilişkiyi analiz et.
Parazit artropodun içinde hem sayıca artıyor hem de yapısal olarak değişiyor.
Bu durum parazitin vektörde zorunlu bir biyolojik süreç geçirdiğini gösterir.
2
Bulaştırıcılık için gerekli olan süreyi (ekstrinsik inkübasyon) değerlendir.
Parazit gelişimini tamamlamadan bulaşma gerçekleşmiyor.
Bu durum parazitin yaşam döngüsünün bu evresinin vektöre bağımlı olduğunu kanıtlar.
3
Tanımları karşılaştırarak doğru kavramı seç.
Gelişim ve çoğalmanın olduğu taşıyıcılık 'biyolojik vektörlük'tür.
Mekanik taşıma ile biyolojik taşıma arasındaki temel fark parazitin içsel değişimidir.

Anahtar Kavram

Biyolojik Vektörlük: Siklopropagatif ve Siklogelişimsel Süreçler

Daha Fazla Pratik

Vektörler içindeki parazit gelişim tiplerini (propagatif, gelişimsel, siklogelişimsel) inceleyerek bilgilerinizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 51Soru →

Artropodlar, birçok enfeksiyon etkeninin taşınmasında vektör olarak rol oynarlar. Bu etkenlerin insana bulaşma yolları (ısırma, dışkı ile kirlenme, artropodun ezilmesi vb.) artropod türüne ve etkene göre değişiklik gösterir.

Buna göre, aşağıdaki ektoparazit-hastalık etkeni-bulaş yolu eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pediculus humanus corporisPediculus\ humanus\ corporis — Borrelia recurrentisBorrelia\ recurrentis — Artropodun deride ezilmesi sonucu hemolenfin yaraya teması

Cevap

Vücut biti (Pediculus humanus corporisPediculus\ humanus\ corporis) aracılığıyla bulaşan Borrelia recurrentisBorrelia\ recurrentis’in temel bulaş mekanizması, artropodun deride ezilmesiyle enfekte hemolenfin yaraya temasıdır.
Borrelia recurrentisBorrelia\ recurrentis (bit kaynaklı dönek ateş) etkeni, vücut bitinin (Pediculus humanus corporisPediculus\ humanus\ corporis) bağırsak kanalında veya tükürük bezlerinde değil, vücut boşluğundaki hemolenf sıvısında bulunur. Bu nedenle, hastalığın bulaşması için bitin deride ezilmesi ve enfekte hemolenfin kaşınma izleri veya ısırık yarası gibi deri bütünlüğünün bozulduğu alanlardan vücuda girmesi gerekir. Bu mekanizma, bitlerle bulaşan diğer hastalıklardan (dışkı ile bulaşma) ve kene/pirelerle bulaşan birçok hastalıktan (ısırma/tükürük ile bulaşma) farklılık gösteren özgün bir durumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Vektör ve etken eşleşmelerini kontrol et.
Pediculus humanus corporisPediculus\ humanus\ corporis’in R. prowazekiiR.\ prowazekii, B. quintanaB.\ quintana ve B. recurrentisB.\ recurrentis vektörü olduğu, Phthirus pubisPhthirus\ pubis’in ise vektör olmadığı belirlenir.
Vektörlerin taşıdığı spesifik hastalıkların bilinmesi doğru eleme yapmak için temeldir.
2
Bulaş mekanizmalarını karşılaştır.
Borrelia recurrentisBorrelia\ recurrentis’in hemolenf aracılı (ezilme), diğer bit kaynaklı etkenlerin dışkı aracılı, kene ve pire kaynaklıların ise genellikle ısırma aracılı olduğu ayırt edilir.
Artropodun biyolojisi ve etkenin artropod içindeki yerleşimi (bağırsak, tükürük bezi veya vücut boşluğu) bulaş yolunu doğrudan belirler.

Anahtar Kavram

Artropodların vektörlük mekanizmaları ve Borrelia recurrentisBorrelia\ recurrentis’in özgün bulaş yolu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 52Soru →

Nijerya seyahati sonrası yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve bilinç değişikliği ile acil servise başvuran 3030 yaşındaki erkek hastanın periferik yaymasında; eritrositlerin büyümediği, bir eritrosit içerisinde birden fazla yüzük (ring) formu ve karakteristik olarak "hilal/muz" biçimli gametositler izlenmiştir. Bu hastada gelişen ağır klinik tablonun (serebral malarya) temel patofizyolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enfekte eritrositlerin vasküler endotel yüzeyine yapışarak mikrovasküler sekestrasyona yol açması

Cevap

Doğru yanıt, enfekte eritrositlerin vasküler endotel yüzeyine yapışarak mikrovasküler sekestrasyona yol açmasıdır.
Plasmodium falciparum enfeksiyonunda, parazit eritrositlerin içinde olgunlaştıkça hücre yüzeyinde 'knob' yapıları oluşturur. Bu yapılar içinde yer alan PfEMP−1PfEMP-1 proteinleri, hayati organların (beyin, böbrek vb.) kapiller endotelindeki reseptörlere bağlanarak enfekte eritrositlerin damar içinde kümelenmesine (sekestrasyon) ve tıkanıklıklara neden olur. Serebral malarya tablosu bu patofizyolojik süreç sonucunda gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik verilerin analizi
Hilal şeklinde gametosit ve çoklu yüzük formu bulguları etkenin Plasmodium falciparum olduğunu kanıtlar.
Bu morfolojik özellikler Plasmodium türleri arasında sadece Plasmodium falciparum'a özgüdür.
2
Türün patogenez özelliklerinin değerlendirilmesi
Plasmodium falciparum, enfekte eritrosit yüzeyinde 'knob' adı verilen çıkıntılar oluşturur.
Bu yapılar PfEMP-1 (Plasmodium falciparum erythrocyte membrane protein-1) gibi proteinler içerir.
3
Ağır malarya mekanizmasının belirlenmesi
PfEMP-1 proteinleri, damar endotelindeki ICAM-1 ve VCAM-1 gibi reseptörlere bağlanarak sitoadezyona neden olur.
Sitoadezyon sonucu damar içinde biriken eritrositler (sekestrasyon) doku hipoksisine ve organ yetmezliğine (serebral sıtma vb.) yol açar.

Anahtar Kavram

Plasmodium falciparum Sitoadezyonu ve Sekestrasyon Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Plasmodium falciparum'un periferik yaymasında neden olgun trofozoit ve şizont formlarının nadiren görüldüğünü sekestrasyon mekanizması ile ilişkilendirerek çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru →

Tıbbi parazitolojide, parazitin yaşam döngüsünü tamamlayabilmesi için mutlaka birden fazla omurgalı konak türüne (örneğin hem insan hem de sığır gibi) gereksinim duyduğu, ancak döngü içerisinde herhangi bir omurgasız ara konak veya vektörün yer almadığı paraziter enfeksiyon grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siklozoonoz

Cevap

Döngüsünde birden fazla omurgalı konak gerektiren ancak omurgasız konak içermeyen grup 'Siklozoonoz' olarak adlandırılır.
Siklozoonozlar, yaşam döngüsünü tamamlamak için birden fazla omurgalı konak türüne (insan, köpek, sığır vb.) ihtiyaç duyarlar ancak döngülerinde omurgasız (artropod, yumuşakça vb.) bir konak yer almaz. Tenyazis ve kist hidatik bu grubun en klasik örnekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Zoonozların bulaşma ve yaşam döngüsü özelliklerine göre sınıflandırılmasını değerlendir.
Zoonozlar; direkt zoonoz, siklozoonoz, metazoonoz ve saprozoonoz olarak dört ana gruba ayrılır.
Parazitin ihtiyaç duyduğu konak sayısı ve türü bu sınıflandırmanın temelidir.
2
Siklozoonoz tanımını ve örneklerini hatırla.
Siklozoonozlar, birden fazla omurgalı konak gerektirir ancak omurgasız konak içermez. En tipik örnekleri Taenia saginata (insan ve sığır) ve Echinococcus granulosus (köpek ve koyun/insan) döngüleridir.
Bu döngülerin her iki aşamasında da (son konak ve ara konak) omurgalı canlılar yer alır.

Anahtar Kavram

Zoonozların yaşam döngüsü tiplerine göre sınıflandırılması
Tahmini Süre:50s
Soru 54Soru →

Tropikal ve subtropikal bölgelerde endemik olarak görülen, Culex\textit{Culex}, Anopheles\textit{Anopheles} veya Aedes\textit{Aedes} cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla insana bulaşan ve lenf kanallarında yerleşerek lenfödem ve "fil hastalığı" (elefantiyazis) tablosuna yol açan nematod aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Wuchereria bancrofti\textit{Wuchereria bancrofti}

Cevap

Elefantiyazise (fil hastalığına) neden olan ve sivrisineklerle bulaşan nematod Wuchereria bancrofti\textit{Wuchereria bancrofti}'dir.
Wuchereria bancrofti\textit{Wuchereria bancrofti}, lenfatik sistem damarlarında yerleşen, sivrisinekler tarafından taşınan ve kronik enfeksiyonda lenf drenajını bozarak elefantiyazise (bacaklarda ve skrotumda aşırı şişme) neden olan tipik bir nematoddur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtileri ve bulaş yolunu analiz etme
Elefantiyazis (lenf kanallarının tıkanması) ve sivrisinek vektörü lenfatik filaryazı işaret eder.
Filaryal nematodlar (W. bancrofti\textit{W. bancrofti}, B. malayi\textit{B. malayi}) bu tablonun temel nedenidir.
2
Parazit sınıflandırmasını kontrol etme
Wuchereria bancrofti\textit{Wuchereria bancrofti} bir nematoddur (yuvarlak solucan).
Soru kökünde spesifik olarak bir nematod sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Lenfatik Filaryaz ve Nematod Sınıflandırması
Tahmini Süre:45s
Soru 55Soru →

Altı yaşında bir çocukta karın ağrısı ve ishal şikayetleri üzerine yapılan mikroskobik dışkı incelemesinde; yaklaşık 70−8070-80 μ\mu m çapında, küresel, kalın çeperli ve onkosfer (heksakant embriyo) ile dış çeper arasında polar flamanları (kutup iplikçikleri) bulunmayan yumurtalar görülmüştür. Hastanın öyküsünden, evdeki tahıl ambarlarında bulunan böceklerle (un böceği gibi) temas etmiş olabileceği öğrenilmiştir. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hymenolepis diminuta

Cevap

Morfolojik olarak büyük, polar flamansız yumurta yapısı ve tahıl böcekleri ile temas öyküsü Hymenolepis diminuta enfeksiyonunu işaret eder.
Hymenolepis diminuta (fare şeridi), yumurtalarının 70-85 µm çapında olması, küresel yapısı ve onkosfer ile dış çeper arasında H. nana'da görülen polar flamanların bulunmaması ile karakterizedir. Ayrıca yaşam döngüsü için zorunlu olarak tahıl böcekleri veya pireler gibi bir ara konağa ihtiyaç duyması, klinik vakadaki böcek teması ile uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Yumurta büyüklüğünü ve morfolojisini analiz et.
Yumurta 70−8070-80 μ\mu m boyutunda ve polar flaman içermiyor.
Bu özellikler, daha küçük olan ve polar flaman içeren Hymenolepis nana'dan ayrım yapılmasını sağlar.
2
Ara konak ve bulaş yolunu değerlendir.
Tahıl böcekleri (ara konak) ile temas mevcuttur.
Hymenolepis diminuta'nın yaşam döngüsünde zorunlu olarak bir artropod (böcek) ara konağına ihtiyaç duyulur; insanlar bu böcekleri (larva veya ergin) kazara yutarak enfekte olurlar.

Anahtar Kavram

Hymenolepis diminuta yumurtaları, Hymenolepis nana'dan 'polar flamanların yokluğu' ve 'daha büyük boyut' ile ayrılır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 56Soru →

Batı Afrika seyahati sonrası ısırık bölgesinde ağrısız şankr, ense kökünde ağrısız lenfadenopati (Winterbottom belirtisi), aralıklı ateş ve gündüzleri aşırı uyku eğilimi şikayetleri ile başvuran bir hastanın periferik kan yaymasında kamçılı trypomastigot formları saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trypanosoma brucei gambiense

Cevap

Trypanosoma brucei gambiense, Batı Afrika tipi uyku hastalığının etkenidir ve tipik olarak ense kökü lenfadenopatisi (Winterbottom belirtisi) ile başvurur.
Vakada tanımlanan Batı Afrika seyahati, ense kökü lenfadenopatisi (Winterbottom belirtisi) ve kanda saptanan trypomastigot formları, Trypanosoma brucei gambiense tarafından oluşturulan Afrika uyku hastalığı için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Batı Afrika seyahati, Winterbottom belirtisi ve uyku bozukluğu saptandı.
Bu bulgular klasik olarak Afrika uyku hastalığını (Afrika Trypanosomiyazı) işaret eder.
2
Laboratuvar bulgusunu değerlendir
Periferik kanda kamçılı trypomastigot formları görüldü.
Trypanosoma cinsi parazitler kanda trypomastigot formunda bulunurlar.
3
Coğrafi bölge ve seyir tipini eşleştir
Batı Afrika ve lenfadenopati ağırlıklı tablo Trypanosoma brucei gambiense ile uyumludur.
Rhodesiense formu Doğu Afrika'da görülür ve daha hızlı seyirlidir; Gambiense formu Batı Afrika'da görülür ve lenfatik tutulum daha ön plandadır.

Anahtar Kavram

Afrika Trypanosomiyazı (Uyku Hastalığı) etkenlerinin ayrımı ve klinik bulguları.

İpuçları

1
Ense kökünde görülen ağrısız lenfadenopatiye ne isim verildiğini hatırlayın.
2
Kanda kamçılı trypomastigot formları hangi parazit grubuna aittir?
3
Batı Afrika'da kronik seyir ve lenfadenopati yapan Trypanosoma alt türünü seçin.

Daha Fazla Pratik

Trypanosoma brucei'nin antijenik varyasyon (VSG - Variant Surface Glycoproteins) yeteneğinin ateş nöbetleri üzerindeki etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 57Soru →

Kronik kolesistit ve safra taşı şikayetleri nedeniyle kolesistektomi uygulanan Uzak Doğulu bir hastanın safra yollarında yapılan incelemede; yaklaşık 15−2015-20 mmmm boyutlarında, yassı, yaprak şeklinde erişkin parazitler saptanmıştır. Hastanın öyküsünde düzenli olarak nehir kenarında kurutulmuş ve tütsülenmiş çiğ tatlı su balığı yeme alışkanlığı olduğu öğrenilmiştir. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan parazit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ClonorchisClonorchis sinensissinensis

Cevap

ClonorchisClonorchis sinensissinensis (Çin karaciğer kelebeği)
Doğru cevap olan ClonorchisClonorchis sinensissinensis, Uzak Doğu'da endemik olan bir karaciğer trematodudur. Yaşam döngüsü; yumurtaların salyangozlar (birinci ara konak) tarafından yenmesi, salınan serkaryaların tatlı su balıklarına (ikinci ara konak) girerek metaserkarya oluşturması ve insanların bu balıkları çiğ tüketmesiyle tamamlanır. Safra yollarında kronik inflamasyona ve kolanjiyokarsinoma yol açabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve parazitin yerleşimini analiz et.
Safra yollarında yaprak şeklinde erişkin parazitler ve kronik kolesistit benzeri tablo saptanmıştır.
Bu bulgular karaciğer trematodlarını (Fasciola, Clonorchis, Opisthorchis) akla getirir.
2
Bulaş yolunu ve ara konak öyküsünü değerlendir.
Bulaşın tatlı su balıklarının çiğ tüketilmesiyle olduğu belirtilmiştir.
FasciolaFasciola bitkilerle, ParagonimusParagonimus kabuklularla, SchistosomaSchistosoma deri yoluyla bulaşırken; ClonorchisClonorchis balıklarla bulaşır.
3
Elde edilen verileri birleştirerek paraziti tanımla.
Uzak Doğu epidemiyolojisi, safra yolu yerleşimi ve tatlı su balığı öyküsü paraziti netleştirir.
Bu kombinasyon için en spesifik etken ClonorchisClonorchis sinensissinensis'tir.

Anahtar Kavram

Karaciğer trematodlarının ara konak ve bulaş yolu farklılıkları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru →

Şistozomiyazis endemik bölgelerinde, özellikle tatlı su salyangozlarının bulunduğu sularla temas sonrası gelişen enfeksiyonlarda, parazit yumurtalarının dokularda birikmesi kronik morbiditenin temel belirleyicisidir. *Schistosoma mansoni* enfeksiyonuna özgü olan, karaciğerde portal hipertansiyon ve hepatosplenomegali ile karakterize 'Symmers’ fibrosis' (pipestem fibrosis) tablosunun gelişiminde rol oynayan temel immünopatolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yumurta antijenlerine karşı gelişen granülomatöz inflamasyon ve Th2 tipi sitokinlerin uyardığı yoğun kollajen birikimi

Cevap

Yumurta antijenlerine karşı gelişen granülomatöz inflamasyon ve Th2 tipi sitokinlerin uyardığı yoğun kollajen birikimi
Şistozomiyaziste, özellikle Schistosoma mansoni enfeksiyonunda, mezenterik venlerdeki erişkinlerin bıraktığı yumurtalar portal kan akımıyla karaciğere taşınır. Bu yumurtaların çevresinde konak tarafından oluşturulan granülomatöz yanıt, Th2 tipi sitokinlerin (IL-4, IL-13) etkisiyle yoğun kollajen sentezine ve 'pipestem' olarak bilinen portal fibrozise yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Parazitin yaşam döngüsünü ve enfektif formunu belirleme
Schistosoma türleri, tatlı su salyangozlarından salınan serkaryaların deriden penetrasyonu ile bulaşır.
Enfeksiyonun başlangıç noktasını ve bulaş mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
Patolojiden sorumlu olan formu saptama
Şistozomiyaziste patoloji, erişkinlerden ziyade dokulara (karaciğer, bağırsak, mesane) bırakılan yumurtalardan kaynaklanır.
Klinik tablonun patogenezini erişkin parazitlerin yerleşiminden ayırmak için kritiktir.
3
İmmünolojik yanıtı analiz etme
Yumurta antijenleri Th2 tipi (IL-4, IL-13 vb.) bir immün yanıtı tetikler ve bu da granülom oluşumu ile fibrozisi başlatır.
Symmers' fibrozisinin hücresel düzeydeki nedenini açıklamak için gereklidir.
4
Klinik tabloyla ilişkilendirme
Karaciğer portal alanlarında gelişen bu yoğun fibrozis (pipestem), sirozun aksine parankimi koruyarak presinüzoidal portal hipertansiyona neden olur.
Soruda sorulan Symmers' fibrozisi tanımına ulaşmak için son adımdır.

Anahtar Kavram

Schistosoma yumurtalarına karşı gelişen Th2 aracılı granülomatöz fibrozis

Daha Fazla Pratik

Şistozom türlerinin yumurta morfolojileri (terminal/lateral diken) ve anatomik yerleşim farklarını (mezenterik ven vs. vezikal pleksus) karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru →

HIV pozitif olan 4242 yaşında bir erkek hasta; ellerde, ayaklarda ve gövdede yaygın, ağrısız ancak kalın, sarı-kahverengi hiperkeratotik kabuklanmalar (kurutlar) ile karakterize lezyonlarla başvuruyor. Hastada klasik uyuzun aksine kaşıntı şikayetinin çok az olduğu belirtiliyor. Yapılan mikroskobik incelemede, tek bir deri kazıntısında binlerce canlı *Sarcoptes scabiei* akarı ve yumurtası saptanıyor. Bu hastada gelişen "krutlu (Norveç) uyuz" tablosunun immünopatogenezinde rol oynayan temel hücresel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Th2Th2 tipi yanıta kayma ile birlikte hücresel bağışıklığın akar popülasyonunu sınırlayamaması

Cevap

Doğru seçenek, Th2Th2 tipi yanıta kayma ile birlikte hücresel bağışıklığın akar popülasyonunu sınırlayamaması olduğunu belirten ifadedir.
Krutlu uyuzda temel sorun, konakçının parazit popülasyonunu sınırlayan hücresel (Th1Th1) bağışıklığının yetersiz olmasıdır. Bu hastalarda genellikle Th2Th2 yanıtı baskındır ve yüksek IgEIgE düzeyleri ile eozinofili görülür. Ancak bu hümoral/alerjik yanıt paraziti yok etmekte etkisizdir, bu da akar sayısının milyonlara ulaşmasına neden olan immünopatolojik zemini hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
HIV pozitiflik, hiperkeratotik kurutlar ve aşırı yüksek akar sayısı "Krutlu (Norveç) Uyuz" tanısını doğrular.
İmmün sistemi baskılanmış bireylerde parazit popülasyonu kontrol altına alınamaz.
2
İmmünolojik mekanizmayı değerlendir
Klasik uyuzda parazit sayısını sınırlayan koruyucu yanıt Th1Th1 aracılı hücresel bağışıklıktır.
Krutlu uyuzda bu denge bozularak Th2Th2 lehine bir kayma gerçekleşir.
3
Sonucu belirle
Yetersiz hücresel yanıt ve Th2Th2 baskınlığı (yüksek IgEIgE ve eozinofiliye rağmen) parazitin milyonlara ulaşmasına izin verir.
Konakçı parazite karşı etkili bir sitotoksik/hücresel tepki veremez.

Anahtar Kavram

Krutlu (Norveç) uyuzda parazit kontrolünün kaybı, koruyucu Th1Th1 yanıtının yetersizliği ve Th2Th2 tipi yanıta kayma ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

Krutlu uyuzda eozinofili ve yüksek IgEIgE düzeylerine rağmen parazit yükünün neden artmaya devam ettiğini immün tolerans kavramı üzerinden araştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 60Soru →

Tropikal bölgede uzun süre ikamet eden 4040 yaşındaki bir hasta; tekrarlayan ateş, kasık bölgesinde lenfadenopati ve bacaklarda belirginleşen gode bırakmayan ödem (filariyazis) tablosu ile başvuruyor. Bu hastada etkenin gösterilmesi amacıyla yapılacak laboratuvar incelemesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gece saat 22:0022:00 - 02:0002:00 arasında alınan periferik kan yaymasında kılıflı mikrofilarerlerin aranması

Cevap

Gece saat 22:00 ile 02:00 arasında alınan periferik kanda kılıflı mikrofilarerlerin görülmesi tanı koydurucudur.
Lenfatik filariyaza neden olan Wuchereria bancrofti'nin mikrofilarerleri, periferik kanda noktürnal periyodisite gösterir. Bu durum, larvaların gece saatlerinde (22:0022:00 - 02:0002:00) kanda en yüksek konsantrasyonda bulunması anlamına gelir. Ayrıca, bu parazitin mikrofilarerleri mikroskop altında kılıflı (sheathed) olarak izlenir. Bu iki özellik laboratuvar tanısı için kritiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Lenfanjit, lenfadenopati ve elefantiyazis bulguları lenfatik filariyaza işaret eder.
Tropikal bölgelerde lenfatik tıkanıklığa yol açan en yaygın etken Wuchereria bancrofti'dir.
2
Etkenin biyolojik özelliklerinin hatırlanması
W. bancrofti mikrofilarerleri periferik kanda gece saatlerinde en yüksek yoğunluğa ulaşır (noktürnal periyodisite).
Vektör olan sivrisineklerin beslenme alışkanlıklarıyla uyumlu bir adaptasyon mekanizmasıdır.
3
Laboratuvar tanı yönteminin seçilmesi
Gece yarısına yakın saatlerde alınan kan örneğinde kılıflı larvaların (mikrofilarer) saptanması.
Morfolojik olarak kılıflı yapı ve gece kanında bulunma özelliği tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Lenfatik filariyaz (Wuchereria bancrofti) tanısında noktürnal periyodisite ve kılıflı mikrofilarerlerin önemi.
ÖncekiSayfa 3 / 22Sonraki
Parazitoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin