Parazitoloji

432 soru

Soru 61Soru →

Parazit-konak ilişkilerinde konakların sınıflandırılması, parazitin ilgili konaktaki biyolojik aktivitesine göre yapılır. Bir parazitin yaşam döngüsü incelendiğinde; eşeysiz (aseksüel) çoğalmanın omurgalı bir canlıda, eşeyli (seksüel) üremenin ise paraziti taşıyan bir artropodun vücudunda gerçekleştiği saptanmıştır. Buna göre, söz konusu konakların parazitolojik rolleri aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artropod: Son konak — Omurgalı: Ara konak

Cevap

Artropodun 'son konak', omurgalının ise 'ara konak' olarak tanımlandığı seçenek doğrudur.
Tıbbi parazitoloji terminolojisine göre; parazitin yaşam döngüsünün eşeyli (seksüel) üreme evresinin gerçekleştiği canlı 'son konak', sadece eşeysiz (aseksüel) çoğalmanın veya larva gelişiminin görüldüğü canlı ise 'ara konak' olarak tanımlanır. Soruda verilen senaryoda eşeyli üreme artropodda olduğu için artropod son konak, eşeysiz çoğalma omurgalıda olduğu için omurgalı ara konaktır (Örn: Plasmodium spp. döngüsünde Anopheles cinsi sivrisinek son konak, insan ise ara konaktır).

Adım Adım Çözüm

1
Eşeyli üremenin (singami/sporogoni) gerçekleştiği konağı belirle.
Artropod vücudunda eşeyli üreme gerçekleştiği için bu canlı 'son konak' (definitive host) olarak tanımlanır.
Parazitolojide son konak tanımı, parazitin erişkin formuna ev sahipliği yapması veya eşeyli üremenin burada tamamlanması esasına dayanır.
2
Eşeysiz çoğalmanın (şizogoni vb.) gerçekleştiği konağı belirle.
Omurgalı canlıda eşeysiz çoğalma gerçekleştiği için bu canlı 'ara konak' (intermediate host) olarak tanımlanır.
Ara konak, parazitin larva formlarını barındırdığı veya sadece eşeysiz olarak çoğaldığı canlıdır.
3
Elde edilen tanımları seçeneklerle karşılaştır.
Artropodun son konak, omurgalının ara konak olduğu eşleştirme saptanır.
Verilen biyolojik döngü (örneğin sıtma paraziti döngüsü) bu tanımlarla tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Parazit yaşam döngüsünde üreme tipine göre konak tanımlaması (Son Konak vs. Ara Konak).
Soru 62Soru →

Yaban domuzu eti tüketiminden yaklaşık iki hafta sonra ateş, şiddetli kas ağrısı, bilateral periorbital ödem ve konjonktival hemoraji şikayetleriyle başvuran 4545 yaşındaki bir erkek hastanın laboratuvar incelemesinde eozinofili oranı %35\%35 ve serum kreatin fosfokinaz (CPK) düzeyi 1.500 U/L1.500 \ U/L olarak saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan parazit ve tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanıda en değerli yöntem, semptomların 3-4. haftasından sonra yapılan kas biyopsisinde 'nurse cell' (hemşire hücre) kompleksi içindeki larvaların görülmesidir.

Cevap

Tanıda en değerli yöntem, semptomların 3-4. haftasından sonra yapılan kas biyopsisinde 'nurse cell' (hemşire hücre) kompleksi içindeki larvaların görülmesidir.
Trichinella spiralis enfeksiyonunda larvalar çizgili kas liflerine yerleşerek buradaki hücreyi modifiye ederler. Oluşan bu yapıya 'nurse cell' (hemşire hücre) adı verilir. Kas biyopsisi, özellikle semptomların 3. haftasından sonra larvaların mikroskobik olarak gösterilmesini sağlayan en kesin tanı yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Ateş, periorbital ödem, miyozit (kas ağrısı) ve eozinofili ile birlikte yaban domuzu eti öyküsü Trichinella spiralis (Trişinoz) enfeksiyonunu işaret eder.
Trişinoz, çizgili kaslara yerleşen larvaların neden olduğu inflamatuar bir süreçtir.
2
Laboratuvar verilerini değerlendirme
Belirgin eozinofili ve CPK yüksekliği kas dokusundaki yıkımı ve paraziter immün yanıtı doğrular.
Larvaların kas liflerini invaze etmesi hücre hasarına ve eozinofilik yanıta yol açar.
3
Tanı yöntemini belirleme
Kesin tanı, larvaların kasta enkiste olduğu döneme (3-4. hafta) denk gelen kas biyopsisidir.
Larvalar kasta karakteristik 'nurse cell' yapılarını oluşturur.

Anahtar Kavram

Trichinella spiralis tanısında kas biyopsisi ve 'nurse cell' kompleksi.

Daha Fazla Pratik

Trişinozda periorbital ödemin yanı sıra subungual (tırnak altı) splinter hemorajilerin de görülebileceğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru →

Karın ağrısı, splenomegali ve hematemez şikayetleri ile başvuran bir hastada yapılan tetkikler sonucunda portal hipertansiyona bağlı özofagus varis kanaması saptanmıştır. Karaciğer biyopsisinde granülomatöz inflamasyon merkezinde lateral dikeni (yan diken) bulunan, operkulumsuz yumurtalar izlenmiştir. Bu klinik tabloya yol açan etken parazit için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ara konak olan yumuşakça içerisindeki gelişim döngüsünde redi (redia) evresi gözlenmez.

Cevap

Schistosoma türlerinin yaşam döngüsünde, ara konak olan salyangoz içerisinde redi (redia) evresi bulunmaz; bu canlılar sporokist aşamasından doğrudan serkarya aşamasına geçerler.
Doğru ifade olan 'redi evresinin gözlenmemesi', Schistosoma türlerinin biyolojik döngüsüne has bir özelliktir. Çoğu trematodun yaşam döngüsü Mirasidyum →\rightarrow Sporokist →\rightarrow Redi →\rightarrow Serkarya →\rightarrow Metaserkarya sırasını izlerken; Schistosoma'larda Redi ve Metaserkarya evreleri bulunmaz. Salyangoz (ara konak) içerisinde sporokistlerden doğrudan serkaryalar oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (portal hipertansiyon, splenomegali) ve morfolojik verinin (lateral dikenli yumurta) değerlendirilmesi.
Etkenin SchistosomaSchistosoma mansonimansoni olduğu belirlenir.
SS. mansonimansoni yumurtaları tipik lateral dikene sahiptir ve mezenterik venlerdeki yerleşimi sonucu karaciğerde granülomlara ve portal hipertansiyona yol açar.
2
Etkenin biyolojik sınıflandırmasının ve diğer trematodlardan farklarının analizi.
Etken bir trematoddur ancak serkarya ile deri penetrasyonu, ayrı eşeyli olma ve sınırlı yaşam döngüsü evreleri gibi istisnalara sahiptir.
SchistosomaSchistosoma cinsi, tipik trematod yaşam döngüsündeki bazı evreleri atlamasıyla bilinir.
3
Yaşam döngüsü evrelerinin (miracidiummiracidium →\rightarrow sporocystsporocyst →\rightarrow rediaredia →\rightarrow cercariacercaria →\rightarrow metacercariametacercaria) Schistosoma için doğrulanması.
Schistosoma döngüsünde 'redi' ve 'metaserkarya' evrelerinin olmadığı teyit edilir.
Salyangoz içinde mirasidyumdan oluşan sporokistler, doğrudan serkaryaları üretir; bu durum TUS kapsamında sıkça sorgulanan ayırt edici bir özelliktir.

Anahtar Kavram

Schistosoma türleri, trematodlar içerisinde hermafrodit olmamaları, metaserkarya evresinin olmaması (serkarya ile bulaşma) ve ara konak gelişiminde redi (redia) evresinin bulunmaması ile diğer türlerden ayrılır.

Daha Fazla Pratik

Diğer trematodların aksine Schistosoma yumurtalarının dışkı ile atılırken neden operkulumsuz olduğunu ve terminal/lateral dikenlerin tanısal önemini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 64Soru →

Filipinler'de iki yıl süreyle sağlık görevlisi olarak çalışan 2929 yaşındaki kadın hasta, yaklaşık üç aydır devam eden, günde 1010 kezden fazla tekrarlayan sulu diyare ve kısa sürede 1515 kg kilo kaybı şikayetleriyle Türkiye'ye dönüşünde hastaneye başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin pretibial ödem saptanan hastanın laboratuvar analizlerinde potasyum değeri 2.12.1 mEq/L, albümin değeri ise 1.91.9 g/dL olarak ölçülüyor. Dışkı mikroskopisinde her iki ucunda silik ve basık tıkaçları olan, kalın kabuklu yumurtalar ile hareketli larvalar gözleniyor. Bu hastadaki klinik tablonun tedavisiz vakalarda ağırlaşarak ölümcül seyretmesine yol açan temel parazitolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnternal otorenfeksiyon sonucu barsaktaki parazit yükünün dramatik şekilde artması

Cevap

Tedavisiz vakalarda ölümcül seyreden bu tabloya, konak içinde gerçekleşen ve parazit yükünü artıran internal otorenfeksiyon süreci neden olmaktadır.
Hastada tarif edilen klinik tablo (Filipinler öyküsü, ağır sulu diyare, hipokalemi, pretibial ödem) ve yumurta morfolojisi (silik/basık tıkaçlı fıstık benzeri yumurtalar) *Capillaria philippinensis* enfeksiyonunu (İntestinal kapillariyazis) işaret etmektedir. Bu paraziti diğer birçok nematoddan ayıran ve tedavi edilmediğinde ölümcül kılan en önemli özellik, yaşam döngüsü sırasında barsak içinde gerçekleşen internal otorenfeksiyon döngüsüdür. Yumurtadan çıkan larvalar barsak mukozasına penetre olup orada tekrar erişkin hale gelerek parazit yükünün muazzam seviyelere ulaşmasına ve barsak emilim yüzeyinin tamamen haraplanmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Kronik ağır sulu diyare, protein kaybeden enteropati (hipoalbüminemi) ve elektrolit kaybı (hipokalemi).
Bu tablo intestinal kapillariyazis (Capillaria philippinensis) için tipiktir.
2
Epidemiyolojik ve morfolojik verileri birleştir
Güneydoğu Asya (Filipinler) öyküsü ve fıstık benzeri, basık tıkaçlı yumurtalar.
Basık tıkaçlı yumurta yapısı Capillaria'yı, belirgin kutup tıkaçları olan Trichuris trichiura'dan ayıran en önemli özelliktir.
3
Hastalığın ilerleme mekanizmasını belirle
İnternal otorenfeksiyon döngüsü saptandı.
Parazit lümende çoğalarak binlerce sayıya ulaşır ve barsak mukozasında ağır yıkıma yol açar.

Anahtar Kavram

Capillaria philippinensis enfeksiyonunda internal otorenfeksiyon döngüsü, parazit yükünün aşırı artmasına ve fatal seyreden malabsorpsiyon/elektrolit kaybı tablosuna yol açar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru →

Kalabalık ve hijyen koşullarının yetersiz olduğu bir barınakta kalan hastada, gövdede yoğun kaşıntı ve yaygın eritematöz papüller saptanmıştır. Deri muayenesinde ektoparazite rastlanmayan hastanın giysi kıvrımları ve dikiş yerleri incelendiğinde; küçük, kanatsız ve dorso-ventral basık erişkin artropodlar ile dikişlere yapışık yumurtalar gözlenmiştir.

Bu klinik tabloya neden olan ektoparazit ve bu ektoparazitin vektörlük yaptığı hastalık eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Pediculus humanus corporis* — Epidemik tifüs

Cevap

*Pediculus humanus corporis* (Vücut biti) ve buna bağlı gelişen Epidemik tifüs eşleşmesi doğrudur.
Vücut biti (*Pediculus humanus corporis*), morfolojik olarak baş bitine benzese de biyolojik olarak giysilerin dikiş yerlerinde yaşaması ve yumurtalarını buraya bırakmasıyla ayrılır. Bu parazit, hijyenin bozuk olduğu kalabalık ortamlarda *Rickettsia prowazekii* (Epidemik tifüs) etkenini dışkısıyla bulaştırarak salgınlara neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ektoparazitin yaşam alanına göre tanımlanması
*Pediculus humanus corporis* (Vücut biti)
İnsan bitleri arasında sadece vücut biti konak üzerinde değil, giysi dikişlerinde ve kıvrımlarında yaşayıp buralara yumurta (sirke) bırakır.
2
Tanımlanan artropodun vektörlük potansiyelinin değerlendirilmesi
Epidemik tifüs (*Rickettsia prowazekii*) vektörlüğü
Vücut biti; Epidemik tifüs, Siper ateşi (*Bartonella quintana*) ve Epidemik dönek ateş (*Borrelia recurrentis*) etkenlerini taşıyan temel vektördür.

Anahtar Kavram

Vücut bitinin (*Pediculus humanus corporis*) giysi dikişlerinde yaşaması ve taşıdığı hastalıklar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 66Soru →

55 yaşında bir çocuk hasta; subfebril ateş, öksürük ve karın ağrısı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde karaciğerin kosta yayını 33 cm geçtiği (hepatomegali) ve akciğer bazallerinde yer yer raller olduğu saptanmıştır. Laboratuvar incelemelerinde lökositoz (24.000/mm324.000/mm^3), belirgin eozinofili (%55\%55) ve poliklonal hipergamaglobulinemi izlenmiştir. Ayrıca yapılan serolojik testlerde hastanın kan grubundan bağımsız olarak anti-A ve anti-B izohemaglütinin titrelerinin normale göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Öyküsünden çocuğun köpeklerin de girdiği bir parkta toprakla oynadığı ve pika (toprak yeme) alışkanlığı olduğu öğrenilmiştir.

Bu hasta için kesin tanı koymaya yönelik en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toksokara eksretuvar-sekretuvar (TES) antijenlerine özgü antikorların ELISA yöntemi ile araştırılması

Cevap

Visseral Larva Migrans şüphesi olan hastada Toksokara eksretuvar-sekretuvar (TES) antijenlerine özgü antikorların ELISA ile araştırılması en uygun tanı yöntemidir.
Visseral Larva Migrans (VLM) tablosunda, Toxocara canis veya cati larvaları insan dokularında göç eder ancak yaşam döngüsünü tamamlayamazlar. Tanıda en duyarlı ve özgül yöntem, larvaların salgıladığı eksretuvar-sekretuvar (TES) antijenlerine karşı oluşan antikorların ELISA ile gösterilmesidir. Ayrıca larvaların yüzeyindeki A ve B benzeri antijenlerin uyardığı izohemaglütinin artışı bu tablo için oldukça karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (pika öyküsü, hepatomegali, eozinofili) değerlendirilmesi
Visseral Larva Migrans (Toxocara canis/cati) şüphesi oluşur.
Toprak yeme öyküsü ve köpek teması olan bir çocukta hepatomegali ile birlikte seyreden aşırı eozinofili, tipik olarak doku göçü yapan nematod larvalarını düşündürür.
2
İzohemaglütinin titresinin yorumlanması
Tanı Toxocara lehine güçlenir.
Toxocara larvalarının yüzeyinde insan kan grubu A ve B maddeleriyle çapraz reaksiyon veren antijenler bulunur; bu da anti-A ve anti-B titrelerinde aşırı yükselmeye neden olur.
3
Uygun laboratuvar tanı yönteminin seçilmesi
TES-ELISA testi tercih edilir.
İnsan son konak olmadığı için parazit bağırsakta olgunlaşmaz ve dışkıda yumurta atılmaz. Doku biyopsileri larvaları yakalama şansı düşük olduğu için tercih edilmez; seroloji en güvenilir yöntemdir.

Anahtar Kavram

İnsanların rastlantısal konak (dead-end host) olduğu nematod enfeksiyonlarında (VLM gibi) tanı doğrudan parazitolojik inceleme ile değil, serolojik yöntemlerle konur.
Soru 67Soru →

3838 yaşında erkek hasta; üç aydır devam eden aralıklı ateş, gece terlemesi, iştahsızlık ve karın şişliği şikayetleriyle enfeksiyon hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenede sol kostayı 1010 cm geçen masif splenomegali ve hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin: 8,58,5 g/dL, lökosit: 2.500/mm32.500/mm^3, trombosit: 85.000/mm385.000/mm^3 ve total protein: 9,29,2 g/dL (Albumin: 2,82,8, Globulin: 6,46,4) olarak bulunuyor. Bu klinik tabloya neden olan etken ve hastalığın immünopatogenezi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gözlenen masif hipergamaglobulineminin temel nedeni Th1Th1 kaynaklı sitokinlerin poliklonal B hücre aktivasyonu yapmasıdır.

Cevap

Masif hipergamaglobulineminin temel nedeni Th1 kaynaklı sitokinler değil, Th2 baskınlığı ve poliklonal B hücre aktivasyonudur.
Viseral leishmaniazisde (Kala-azar), hücresel bağışıklığı sağlayan Th1Th1 yanıtı ileri derecede baskılanmıştır. Bu durum parazitin vücutta yayılmasına ve Montenegro testinin negatif çıkmasına neden olur. Diğer yandan, Th2Th2 sitokinleri ve parazit antijenleri poliklonal B hücre aktivasyonuna yol açarak masif hipergamaglobulinemi oluşturur. Dolayısıyla hipergamaglobulineminin Th1Th1 kaynaklı olduğunu savunan ifade hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Uzun süreli ateş, masif splenomegali, pansitopeni ve albumin/globulin oranının tersine dönmesi (6,46,4 globulin) Viseral Leishmaniazis (Kala-azar) tablosuna işaret eder.
Vaka sorusunda etkeni doğru teşhis etmek çözümün ilk basamağıdır.
2
Kala-azar immünopatogenezini hatırla.
Aktif hastalıkta Th1Th1 (hücresel) yanıt baskılanmış, Th2Th2 (humoral) yanıt ve poliklonal B hücre aktivasyonu artmıştır.
Hastalığın neden Montenegro negatif olduğu ve neden yüksek globulin görüldüğü bu denge ile açıklanır.
3
Seçeneklerdeki immünolojik ifadeleri karşılaştır.
Hipergamaglobulineminin Th1Th1 kaynaklı olduğu ifadesinin yanlış olduğu saptanır; çünkü Th1Th1 sitokinleri (IFN-gama, IL-2) bu hastalıkta yetersizdir.
Yanlış olan mekanizmanın belirlenmesi soruyu sonuçlandırır.

Anahtar Kavram

Viseral Leishmaniazis immünopatogenezinde Th1/Th2 dengesi ve B hücre aktivasyonu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 68Soru →

3232 yaşında, tarım işçisi olan bir erkek hasta; son 33 aydır artan halsizlik, nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin konjonktival solukluk ve dilde düzleşme (atrofik glossit) saptanıyor. Laboratuvar bulgularında hemoglobin 8,28,2 g/dL, MCV 7070 fL, serum demiri düşük ve eozinofil oranı %12\%12 olarak bulunuyor. Gaita mikroskobisinde 4−84-8 blastomerli, ince kabuklu, oval yumurtalar izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan parazit ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enfeksiyon, toprakta bulunan filariform larvaların deriden penetrasyonu ile başlar.

Cevap

Çengelli kurt enfeksiyonları, toprakta gelişen filariform larvaların sağlam deriden girmesiyle bulaşır.
Vakada tanımlanan mikrositer anemi, eozinofili ve dışkıda saptanan blastomerli yumurtalar Necator americanus veya Ancylostoma duodenale'yi (çengelli kurtlar) göstermektedir. Bu parazitlerin enfektif formu olan filariform larvalar, toprakta uygun nem ve sıcaklıkta gelişir ve insan derisiyle temas ettiklerinde penetrasyon yoluyla vücuda girerler. Bağırsak mukozasına tutunan erişkin formlar konakçının kanını emerek demir eksikliği anemisine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et.
Mikrositer anemi, eozinofili ve tipik ince kabuklu gaita yumurtaları çengelli kurtları (Nematod) işaret eder.
Ayırıcı tanıda anemi tipi ve parazit yumurtası morfolojisi en belirleyici kriterlerdir.
2
Bulaş yolunu belirle.
Çengelli kurtlar (Hookworms), larvaların deri yoluyla vücuda girmesiyle bulaşır.
Toprakla temas eden işçilerde deri penetrasyonu karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Çengelli Kurtların (Hookworms) Yaşam Döngüsü ve Klinik Bulguları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru →

2222 yaşında bir erkek, inguinal bölgede şiddetli kaşıntı ve iç çamaşırında küçük kan lekeleri fark etmesi üzerine polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kasık kılları üzerinde yengeç benzeri görünüme sahip artropodlar ve karın alt bölgesinde ağrısız, basmakla solmayan mavi-gri maküller (tachestaches bleuesbleues) saptanıyor. Bu tabloya yol açan ektoparazit ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pubik bölge dışında koltuk altı kıllarına ve kirpiklere de yerleşebilir.

Cevap

Kasık biti ağır enfestasyonlarda veya çocuklarda kirpiklere de yerleşebilir.
Doğru seçenek, kasık bitinin yerleşim yerleriyle ilgilidir. Kasık biti (Phthirus pubis), genellikle pubik kıllara yerleşse de, vücudun diğer kıllı bölgelerine (koltuk altı, göğüs) ve özellikle çocuklarda veya yoğun enfestasyonlarda kirpiklere (phthiriasis palpebrarum) yerleşebilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Kasık bölgesinde kaşıntı, yengeç benzeri artropodlar ve mavi-gri lekeler (taches bleues) Phthirus pubis enfestasyonunu işaret eder.
Mavi-gri lekeler, parazitin salyasının konak derisindeki reaksiyonu sonucu oluşan patognomonik bir bulgudur.
2
Etkenin biyolojik özelliklerini değerlendir.
Phthirus pubis, Pediculus'tan farklı olarak kısa ve geniş yapılıdır ve konak dışında uzun süre yaşayamaz.
Vektör özelliği göstermemesi ve kısıtlı yaşam süresi onu vücut bitinden ayıran temel farklardır.

Anahtar Kavram

Phthirus pubis (Kasık biti) morfolojisi ve yerleşim yerleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 70Soru →

Tıbbi parazitolojide parazitlerin biyolojik döngüleri ve gelişim evreleri dikkate alındığında; eşeyli üremenin (seksüel siklus) gerçekleştiği veya protozoonlar için gametlerin birleşerek (singami) zigot oluşturduğu konak tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Son konak

Cevap

Son konak (definitive host), parazitin yaşam döngüsünde eşeyli üremenin gerçekleştiği veya cinsel olgunluğa eriştiği canlıdır.
Son konak, parazitin cinsel olgunluğa eriştiği, erişkin formunun bulunduğu veya eşeyli üreme döngüsünü tamamladığı konaktır. Protozoonlarda ise zigot oluşumuyla sonuçlanan gamet birleşmesi (singami) bu konakta gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Parazit-konak ilişkisindeki üreme tiplerini analiz edin.
Eşeyli (seksüel) üreme ve eşeysiz (aseksüel) üreme ayrımı yapılır.
Konak sınıflandırması, parazitin o canlıda geçirdiği biyolojik sürecin niteliğine dayanır.
2
Son konak tanımını teknik kriterlere göre uygulayın.
Eşeyli üreme, singami (gamet birleşmesi) veya erişkin formun varlığı 'son konak' terimini karşılar.
Tıbbi parazitolojide son konak, parazitin yaşam döngüsünün 'final' biyolojik aşamasını (seksüel matürite) temsil eder.

Anahtar Kavram

Parazitolojide son konak (definitive host) tanımı ve biyolojik önemi.
Tahmini Süre:45s
Soru 71Soru →

Tropikal bir bölge seyahati sonrası sağ ayak bileğinde şiddetli kaşıntılı, eritemli ve kıvrımlı (serpijinöz) karakterde, her gün yaklaşık 1−21-2 cm ilerleyen bir deri lezyonu saptanan 2626 yaşındaki kadın hastada "Larva Migrans Kutanea" (LMC) tanısı konuluyor. Bu klinik tablo ve etkeni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanlar parazit için tesadüfi konak olduğundan, larvalar bazal membranı geçecek proteolitik enzimlere sahip değildir ve epidermis içinde hapsolur.

Cevap

İnsanlar parazit için tesadüfi konak olduğundan, larvalar bazal membranı geçecek proteolitik enzimlere sahip değildir ve epidermis içinde hapsolur.
Doğru olan seçenek, insanların bu parazitler için tesadüfi konak olduğunu ve larvaların derin dokulara (dermis ve dolaşım) geçişi sağlayacak proteolitik enzimlerden (kollajenaz benzeri) yoksun olduğu için epidermis içinde hapsolduğunu ifade etmektedir. Bu durum serpijinöz kanalların neden sadece deride sınırlı kaldığını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Tropikal öykü, serpijinöz (kıvrımlı) ve ilerleyici deri lezyonu Larva Migrans Kutanea (LMC) tablosunu gösterir.
LMC, özellikle kedi ve köpek kancalı kurtlarının (Ancylostoma braziliense/caninum) neden olduğu tipik bir tablodur.
2
Patogenezi değerlendir
Larvaların deride hapsolmasının nedeni, insanın bu hayvan parazitleri için uygun olmayan (tesadüfi) konak olmasıdır.
Parazit larvaları, insan derisindeki bazal membranı (dermis-epidermis sınırı) geçmek için gerekli olan kollajenaz ve diğer proteolitik enzimlere sahip değildir.
3
Yaşam döngüsü ve bulaşma özelliklerini incele
Bulaşma filariform (L3) larvaların deriden girmesiyle olur; Loeffler sendromu gibi akciğer bulguları bu tabloda görülmez.
Loeffler sendromu, akciğerlerden geçen nematod larvalarının (Ascaris, Strongyloides, insan kancalı kurtları) neden olduğu bir hipersensitivite tablosudur.

Anahtar Kavram

Larva Migrans Kutanea (LMC) patogenezi ve insan kancalı kurtlarından farkı
Soru 72Soru →

Batı Afrika seyahati sonrası polikliniğe başvuran 4242 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde; ekstremitelerde şiddetli kaşıntı, hiperpigmente makülopapüler döküntüler ve kemik çıkıntıları üzerinde ağrısız subkutan nodüller saptanıyor. Oftalmolojik muayenede korneada 'noktasal keratit' (punctate keratitis) ve ön kamarada hareketli mikrofilerlerin izlendiği bu hastada, en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Onchocerca volvulus*

Cevap

Deri nodülleri, şiddetli kaşıntılı dermatit ve korneal tutulum ile karakterize olan nehir körlüğü tablosunun en olası etkeni Onchocerca volvulus'tur.
Onchocerca volvulus, 'Simulium' cinsi kara sineklerin ısırmasıyla bulaşan bir nematoddur. Larvalar deri altında 'onkoserkoma' adı verilen ağrısız nodüller oluşturur. Mikrofilerlerin deri ve gözdeki göçü; şiddetli kaşıntı, 'leopar derisi' görünümü ve korneada inflamasyon (keratit) sonucu körlüğe (nehir körlüğü) yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Afrika seyahati, subkutan nodüller (onkoserkoma), hiperpigmente dermatit ve oküler tutulum (keratit).
Hastanın seyahat öyküsü ve semptomları doku nematodlarını (filaryalar) düşündürür.
2
Oküler ve kutanöz bulguları ayırt et
Korneada noktasal keratit ve deri nodülleri Onchocerca volvulus'un ayırt edici özellikleridir.
Doku nematodları arasında gözün kornea tabakasını tutan ve kalıcı körlüğe yol açabilen temel ajan budur.

Anahtar Kavram

Onchocerca volvulus (Nehir körlüğü), Simulium sineği ile bulaşır, subkutan nodül ve korneal keratit yapar.
Soru 73Soru →

Hayvancılıkla uğraşan ve özellikle domuz yetiştiriciliği yapılan bir bölgede yaşayan 3232 yaşındaki bir hasta; karın ağrısı, tenesmus ve kanlı-mukuslu ishal şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan dışkı incelemesinde; yaklaşık 50−10050-100 μm\mu m boyutlarında, yüzeyi sillerle kaplı, karakteristik bir sitostomu ve böbrek şeklinde makronükleusu olan hareketli trofozoitler saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada enfeksiyona neden olan en olası parazit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balantidium coli

Cevap

Balantidium coli
Vakada tanımlanan sillerle kaplı olma, karakteristik böbrek şeklinde makronükleus ve domuzlarla temas öyküsü, insanlarda dizanteri yapabilen en büyük protozoon olan Balantidium coli için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablo ve epidemiyolojik verileri analiz etme
Hastada dizanteri (kanlı-mukuslu ishal) tablosu mevcut ve domuz yetiştiriciliği yapılan bir bölgede yaşaması önemli bir ipucudur.
Balantidium coli, domuzların bağırsaklarında komensal olarak yaşar ve insanlara fekal-oral yolla bulaşan zoonotik bir etkendir.
2
Laboratuvar morfolojik bulgularını değerlendirme
50-100 mikrometre boyut, siller (cilia), sitostom ve böbrek şeklinde makronükleus saptanmıştır.
Bu özellikler, insanları enfekte eden tek silli protozoon olan Balantidium coli'nin trofozoit formuna özgüdür.
3
Tanıyı kesinleştirme
Balantidium coli.
Hem klinik hem de spesifik mikroskobik bulgular bu tanıyı doğrular.

Anahtar Kavram

Balantidium coli, insanlarda enfeksiyon yapan tek silli (ciliate) protozoondur ve karakteristik böbrek şeklinde makronükleusu ile tanınır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 74Soru →

Karaciğerinde kistik bir lezyon saptanan hastanın yapılan radyolojik ve serolojik incelemeleri sonucunda kist hidatik (Echinococcus granulosusEchinococcus \ granulosus) tanısı konulmuştur. Bu parazitin insan vücudunda oluşturduğu kist yapısı, hem parazit hem de konak kökenli farklı tabakalardan meydana gelmektedir. Buna göre, kist yapısında yer alan tabakalardan hangisi tamamen konak dokusunun parazite karşı verdiği reaksiyon sonucu oluşan, bağ dokusu karakterindeki en dış tabakadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Perikist

Cevap

Konak dokusu tarafından oluşturulan en dış tabaka perikisttir.
Kist hidatik (E. granulosusE. \ granulosus) yapısında üç tabaka bulunur. En dışta yer alan perikist, parazit tarafından değil, konağın parazite karşı oluşturduğu fibröz reaksiyon tabakasıdır. Cerrahi işlemlerde bu tabaka genellikle konak organın bir parçası olarak kabul edilir. İçteki lamine tabaka (ekzokist) ve en içteki germinal tabaka (endokist) ise doğrudan parazit kökenlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kist hidatik tabakalarını analiz etme
Kist üç ana tabakadan oluşur: Perikist, Ekzokist ve Endokist.
Parazit yapısını ve konak etkileşimini anlamak için tabakaların ayrımı kritiktir.
2
Tabakaların kökenini belirleme
Perikist (konak), Ekzokist (parazit), Endokist (parazit).
Soruda sorulan 'konak dokusu' şartını sadece perikist karşılar.

Anahtar Kavram

Echinococcus granulosus kist yapısı ve tabakaların kökeni
Soru 75Soru →

Tıbbi parazitoloji terminolojisinde parazitlerin yaşam döngüleri ve konak tercihleri, parazitin geçirdiği üreme tipi ve gelişim evresine göre sınıflandırılmaktadır. *Echinococcus granulosus* yaşam döngüsü dikkate alındığında, insanın bu döngüdeki rolü ve bu rolün tanımlanma gerekçesi aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ara konak; çünkü parazit insanda sadece eşeysiz (larval) gelişim gösterir.

Cevap

İnsan, parazitin eşeysiz (larval) gelişim gösterdiği evreye ev sahipliği yaptığı için ara konaktır.
Tıbbi parazitolojide konak türleri, parazitin biyolojik yaşam döngüsündeki üreme biçimine göre tanımlanır. Eğer bir canlıda parazitin eşeyli (seksüel) üremesi gerçekleşiyorsa o canlı 'son konak', eşeysiz (aseksüel) üreme veya sadece larval gelişim gerçekleşiyorsa 'ara konak' olarak adlandırılır. *Echinococcus granulosus* döngüsünde erişkin parazitler köpeklerin ince bağırsağında yaşar ve eşeyli ürer (köpek son konaktır). İnsanlarda ise yumurtadan çıkan embriyolar kist hidatik adı verilen larval evreye gelişir; bu gelişim eşeysiz bir süreç olduğu için insan ara konak olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
*Echinococcus granulosus* yaşam döngüsünü analiz et.
İnsan, enfekte köpek dışkısıyla atılan yumurtaları alarak enfekte olur.
Konağın hangi evreyle karşılaştığını belirlemek için gereklidir.
2
Parazitin insandaki formunu ve gelişimini belirle.
İnsanda yumurtadan çıkan onkosferler dokulara yerleşerek kist hidatik (larva) formuna dönüşür.
Konağın paratenik mi yoksa gelişimsel bir konak mı olduğunu anlamak için gereklidir.
3
Üreme tipini ve konak tanımını eşleştir.
Erişkin form (eşeyli üreme) köpekte, larva formu (eşeysiz gelişim) insandadır. Bu durum insanı ara konak yapar.
Parazitoloji terminolojisindeki temel kuralı (Son konak = Eşeyli üreme, Ara konak = Eşeysiz/Larval gelişim) uygulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Son konak (definitive host) parazitin eşeyli üreme evresini geçirdiği, ara konak (intermediate host) ise eşeysiz üreme veya larval gelişim evresini geçirdiği canlıdır.
Soru 76Soru →

Orta Amerika seyahatinden dönen bir hastanın kolunda, ortasında küçük bir delik bulunan, furonküle benzer ağrılı bir nodül saptanıyor. Muayene sırasında lezyonun orta kısmındaki açıklıktan zaman zaman hava kabarcıkları çıktığı fark ediliyor. Lezyon üzerine vazelin sürülerek solunumu engellenen ve daha sonra pensetle çıkarılan larvanın *Dermatobia hominis* olduğu saptanıyor. Bu parazitin yaşam döngüsü ve insana bulaşma mekanizması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yumurtalar, sinek tarafından kan emen başka bir artropoda yapıştırılarak konağa taşınır.

Cevap

Yumurtaların başka bir artropod (örn. sivrisinek) aracılığıyla konağa taşınması (forezi) mekanizması doğrudur.
Dermatobia hominis (insan büveleği), yumurtalarını bir taşıyıcı artropod (genellikle bir sivrisinek veya başka bir sinek türü) aracılığıyla konağa ulaştıran özgün bir yaşam döngüsüne sahiptir. Bu sürece 'forezi' (phoresy) denir. Taşıyıcı böcek insan derisine konduğunda, vücut ısısının etkisiyle yumurtalar açılır ve çıkan larvalar derideki küçük açıklıklardan veya kıl foliküllerinden içeri girer.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtileri değerlendirme
Nodülün ortasındaki delikten hava kabarcığı çıkması, larvanın spirakülleri aracılığıyla solunum yaptığını ve kutanöz miyaz tablosunu gösterir.
*Dermatobia hominis* larvaları deri altında gelişirken dış ortamla temaslarını bir solunum deliği aracılığıyla sürdürürler.
2
Bulaşma mekanizmasını (forezi) hatırlama
Dişi sineğin yumurtalarını sivrisinek gibi bir taşıyıcıya yapıştırdığı ve bulaşmanın bu taşıyıcı üzerinden gerçekleştiği sonucuna varılır.
Bu özgün biyolojik süreç, TUS mikrobiyoloji sınavlarında bu parazit için sorulan temel ayırt edici özelliktir.

Anahtar Kavram

Forezi (Phoresy) ve Dermatobia hominis Yaşam Döngüsü
Soru 77Soru →

Üniversite yurduna yeni kayıt yaptıran 2020 yaşındaki bir erkek öğrencide; el parmak araları, el bileğinin iç yüzü ve genital bölgede geceleri yatağa girdiğinde şiddetlenen kaşıntı ve papüler lezyonlar saptanıyor. Fizik muayenede lezyonların arasında yer yer kirli grimsi renkte, kavisli ve yaklaşık 55-1010 mm uzunluğunda tünel yapıları (sillon) gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan ektoparazit ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaşıntı, akarın dışkı ve yumurtalarına karşı konakçıda gelişen tip IV (gecikmiş) hipersensitivite reaksiyonu sonucudur.

Cevap

Kaşıntının mekanizmasını akarın ürünlerine karşı gelişen tip IV hipersensitivite reaksiyonu olarak açıklayan ifade doğrudur.
Uyuz kliniğinde gözlenen şiddetli kaşıntı, parazitin tünel içine bıraktığı ürünlere karşı gelişen hücresel immün yanıtın (Tip IV hipersensitivite) bir sonucudur. Bu nedenle reaksiyonun gelişmesi için bir duyarlılaşma evresi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla.
Geceleri artan kaşıntı ve parmak aralarındaki 'sillon' yapıları, ektoparazitin Sarcoptes scabiei (uyuz etkeni) olduğunu gösterir.
Sillonlar, akarın stratum corneum içinde açtığı tünellerin karakteristik görünümüdür.
2
Etkenin biyolojik ve immünolojik özelliklerini değerlendir.
Uyuzda kaşıntı, akarın kendisinden ziyade deri altına bıraktığı dışkı (scybala) ve yumurta proteinlerine karşı gelişen gecikmiş tip (Tip IV) aşırı duyarlılık reaksiyonuna bağlıdır.
Bu durum, ilk enfestasyonda klinik belirtilerin neden 2-6 hafta sonra ortaya çıktığını açıklar.

Anahtar Kavram

Sarcoptes scabiei patogenezi ve biyolojik özellikleri

Alternatif Yöntem

Tanıda tünelin belirlenmesi için mürekkep testi (ink test) kullanılabilir; mürekkebin tünel içine sızmasıyla sillon belirginleşir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru →

3232 yaşında erkek hasta, Akdeniz bölgesinde yaşamakta olup son 22 aydır devam eden ateş, halsizlik ve karın sol üst kadranında dolgunluk şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ileri derecede splenomegali ve hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde Hb: 8.58.5 g/dL, lökosit: 2.4002.400 /mm³, trombosit: 90.00090.000 /mm³ ve total protein: 9.29.2 g/dL (Albumin: 3.03.0 g/dL, Globulin: 6.26.2 g/dL) olarak bulunuyor. Bu hastanın kesin tanısı için yapılan kemik iliği aspiratının Giemsa boyamasında makrofajlar içinde görülmesi beklenen parazit formu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Makrofajlar içerisinde nükleus ve kinetoplast içeren kamçısız amastigotlar

Cevap

İnsan dokularında (özellikle RES hücrelerinde) makrofajlar içinde bulunan, nükleus ve kinetoplasta sahip kamçısız amastigot (Leishman-Donovan cisimciği) formu görülür.
Visseral leishmaniasis hastalarında parazit, retiküloendotelyal sistem hücreleri (dalak, karaciğer, kemik iliği makrofajları) içinde çoğalır. Bu hücrelerde görülen, Giemsa ile boyandığında nükleus ve kinetoplastı belirgin olan kamçısız form 'amastigot' olarak adlandırılır. Laboratuvar bulgularındaki pansitopeni ve hipergamaglobulinemi bu tanıya özgü tipik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Uzun süreli ateş, masif splenomegali ve hepatomegali saptandı.
Visseral leishmaniasis (Kala-azar) klinik triadı: Ateş, splenomegali ve pansitopenidir.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Pansitopeni ve belirgin poliklonal hipergamaglobulinemi (albumin/globulin oranı ters dönmüş) saptandı.
Kala-azar'da kronik antijen uyarımı nedeniyle çok yüksek globulin seviyeleri görülür.
3
Kesin tanı ve morfolojiyi belirle
Kemik iliği aspiratında parazitin doku formu olan amastigotlar aranmalıdır.
Leishmania türleri insanda sadece hücre içi amastigot formunda bulunur.

Anahtar Kavram

Visseral Leishmaniasis (Kala-azar) tanısında makrofaj içi amastigot (Leishman-Donovan cisimcikleri) görülmesi patognomoniktir.
Soru 79Soru →

*Sarcoptes scabiei* enfestasyonunda (uyuz), erişkin dişi parazit tarafından stratum corneum tabakası içinde açılan parazit tünellerinin (sillon) içeriğinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erişkin erkek parazit

Cevap

Erişkin erkek parazit
Uyuz hastalığının etkeni olan *Sarcoptes scabiei* parazitinde, sadece gebe dişi formlar derinin en üst tabakası olan stratum corneum içinde ilerleyerek tüneller (sillon) oluşturur. Bu tünellerin içinde dişinin kendisi, bıraktığı yumurtalar, bu yumurtalardan çıkan larvalardan kalan boş kabuklar ve parazitin dışkısı olan skibalalar bulunur. Erişkin erkek parazitler ise deri yüzeyinde çiftleşme sonrası ölürler ve deri içine girerek tünel oluşturmazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Ektoparazitin biyolojik döngüsünü değerlendir.
*Sarcoptes scabiei* yaşam döngüsünde sadece erişkin dişi parazitlerin deri altına girdiği belirlenir.
Uyuz patogenezinde tünel oluşumu, dişinin yumurta bırakmak için stratum corneum'u kazmasına dayanır.
2
Sillon (tünel) yapısının içeriğini analiz et.
Tünel içinde dişi parazit, yumurtalar, boş kabuklar ve dışkı (skibala) bulunur.
Bu yapılar parazitin tünel içindeki beslenme ve üreme faaliyetlerinin doğrudan çıktılarıdır.
3
Erkek parazitin rolünü belirle.
Erkek parazitler sadece deri yüzeyinde bulunur ve tünel kazma yetenekleri yoktur.
Erkeklerin temel görevi yüzeyde çiftleşmektir, tünel içeriğinde yer almazlar.

Anahtar Kavram

*Sarcoptes scabiei*'de sadece gebe dişiler tünel (sillon) oluşturur; erkekler deri yüzeyinde yaşar.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 80Soru →

Doğu Karadeniz bölgesinde çay tarımıyla uğraşan 3030 yaşındaki erkek hasta; halsizlik, çabuk yorulma ve çarpıntı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden yaklaşık 44 ay önce ayak bileklerinde kaşıntılı papüler döküntüler olduğu ve bunu izleyen haftalarda kuru öksürük ile hışıltılı solunum atakları geçirdiği öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin değeri 7.57.5 g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 7272 fL ve periferik yaymada belirgin eozinofili saptanıyor. Bu hastada en olası etken olan parazit ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağız boşluğunda iki çift diş bulunması ve erişkin başına günlük yaklaşık 0.150.15 mL kan kaybına neden olması tipiktir.

Cevap

Ancylostoma duodenale, ağız boşluğundaki iki çift diş yardımıyla mukozaya tutunur ve her bir erişkin parazit günlük ortalama 0.150.15 mL kan kaybına yol açar.
Çengelli solucanlar arasında Ancylostoma duodenale, ağız boşluğunda bulunan iki çift ventral diş (vanklar) ile ince bağırsak mukozasına tutunur. Bu parazit, Necator americanus'a göre yaklaşık 5-10 kat daha fazla kan kaybına (0.15−0.200.15-0.20 mL/gün) neden olduğu için klinik tabloda daha ağır anemi ile seyreder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Ayaklarda kaşıntılı döküntü (ground itch), akciğer geçiş bulguları (Loeffler sendromu) ve mikrositer anemi kombinasyonu çengelli solucan (Hookworm) enfeksiyonunu işaret eder.
Çengelli solucanlar deri yoluyla girip akciğerleri geçerek ince bağırsağa yerleşir ve kan emerek beslenirler.
2
Çengelli solucan türlerini ayırt et
Ancylostoma duodenale ve Necator americanus arasındaki morfolojik ve biyolojik farkları hatırla.
TUS soruları sıklıkla bu iki türün diş/plak yapısı ve günlük kan kaybı miktarı farkını sorgular.
3
Morfolojik ve fizyolojik özellikleri eşleştir
Ancylostoma duodenale: 2 çift diş, 0.15−0.200.15-0.20 mL kan kaybı, oral/perkütan bulaş. Necator americanus: Kesici plaklar, 0.030.03 mL kan kaybı, sadece perkütan bulaş.
Hastanın kliniğindeki derin anemi (Hb:7.5Hb: 7.5), kan kaybı potansiyeli daha yüksek olan etkeni ön plana çıkarır.

Anahtar Kavram

Çengelli solucanlarda (Nematod) tür ayrımı ve klinik özellikler

Daha Fazla Pratik

Baermann tekniğinin hangi nematod enfeksiyonunun tanısında ve hangi materyalde kullanıldığını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 22Sonraki
Parazitoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin