Kardiyoloji

309 soru

Soru 121Soru

Doğumdan sonraki ilk 2424 saat içinde belirgin siyanozu olan bir yenidoğanın telekardiyografisinde, akciğer vaskülaritesinin arttığı ve mediastenin daralması nedeniyle kalp gölgesinin "yan yatmış yumurta" (egg-on-a-string) görünümünde olduğu saptanıyor. Bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyük arterlerin transpozisyonu

Cevap

Büyük arterlerin transpozisyonu, yenidoğanın ilk gününde görülen en sık siyanotik kalp hastalığıdır ve karakteristik "yan yatmış yumurta" kalp gölgesine sahiptir.
Büyük arterlerin transpozisyonu, yenidoğan döneminde (ilk 2424 saat) en sık görülen siyanotik kalp hastalığıdır. Aorta ve pulmoner arterin yer değiştirmesi nedeniyle üst mediastende damarlar üst üste biner ve dar bir görünüm oluşturur. Bu durum, genişlemiş kalp gölgesiyle birleşince tipik 'yan yatmış yumurta' görünümü ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunum zamanını değerlendir.
Siyanozun ilk 2424 saatte başlaması, Büyük Arterlerin Transpozisyonu (BAT) için tipiktir.
BAT, yaşamın ilk gününde en sık karşılaşılan siyanotik konjenital kalp hastalığıdır.
2
Akciğer grafisindeki vaskülariteyi yorumla.
Vaskülaritenin artmış olması, siyanotik hastalıklar arasında BAT ve Total Pulmoner Venöz Dönüş Anomalisi (TPVDA) gibi durumları ön plana çıkarır.
Fallot tetralojisi ve Triküspit atrezisi gibi hastalıklarda akciğer vaskülaritesi azalmıştır.
3
Spesifik radyolojik bulguyu tanımla.
"Yan yatmış yumurta" (egg-on-a-string) görünümü BAT tanısını doğrular.
Büyük damarların anteroposterior yerleşimi nedeniyle mediastenin dar görünmesi bu radyolojik tabloyu oluşturur.

Anahtar Kavram

Büyük Arterlerin Transpozisyonu (BAT) radyolojik ve klinik özellikleri.

İpuçları

1
Yenidoğanın ilk gününde görülen en sık siyanotik hastalığı düşünün.
2
Akciğer kanlanmasının artmış olması, Fallot tetralojisini elemenizi sağlar.
3
Damarların yerleşimi nedeniyle mediastenin daralması bu spesifik radyolojik isimlendirmeye yol açar.

Daha Fazla Pratik

Siyanotik kalp hastalıklarının akciğer vaskülaritesine göre (artmış/azalmış) sınıflandırmasını tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 122Soru

Dilate kardiyomiyopati nedeniyle kronik kalp yetersizliği tanısıyla izlenen ve ADEADE inhibitörü ile diüretik tedavisi altında klinik olarak stabil seyreden 88 yaşındaki bir çocukta tedaviye karvedilol eklenmesi planlanıyor.

Beta blokerlerin kronik kalp yetersizliğinde ventrikül fonksiyonlarını iyileştirmesinin temel hücresel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyokarddaki beta-11 adrenerjik reseptör yoğunluğunu (upregülasyon) artırmak

Cevap

Miyokarddaki beta-1 adrenerjik reseptör yoğunluğunu (upregülasyon) artırmak
Kronik kalp yetersizliğinde sürekli yüksek seyreden katekolaminler, miyokard hücre yüzeyindeki beta-11 reseptörlerinin sayısının azalmasına (downregülasyon) neden olur. Beta bloker tedavisi, reseptörleri bu kronik maruziyetten koruyarak reseptör yoğunluğunun tekrar artmasını (upregülasyon) sağlar. Bu durum, uzun dönemde miyokardın kasılma performansını ve kalp debisini iyileştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalp yetersizliğindeki kronik sempatik aktivasyonu değerlendir.
Sürekli yüksek katekolamin seviyeleri miyokarddaki beta-1 reseptörlerinin downregülasyonuna ve duyarsızlaşmasına yol açar.
Vücudun aşırı uyarılmaya karşı geliştirdiği koruyucu bir adaptasyondur ancak kontraktiliteyi daha da düşürür.
2
Beta bloker kullanımının bu süreç üzerindeki etkisini analiz et.
Beta blokerler reseptörleri aşırı katekolamin maruziyetinden korur.
Reseptörlerin dinlenmesine ve zamanla yüzeydeki sayılarının artmasına (upregülasyon) olanak sağlar.
3
Upregülasyonun ventrikül fonksiyonu üzerindeki uzun dönemli sonucunu belirle.
Artan reseptör yoğunluğu sayesinde kalp, sempatik sinyallere daha iyi yanıt verir ve ejeksiyon fraksiyonu zamanla düzelir.
Beta blokerlerin başlangıçtaki negatif inotropik etkisine rağmen uzun dönemde sağkalımı artırmasının temel nedenlerinden biri budur.

Anahtar Kavram

Beta-Adrenerjik Reseptör Upregülasyonu
Soru 123Soru

Fetal dolaşımda plasentadan gelen oksijenlenmiş kanın büyük kısmının karaciğer mikrodolaşımına girmeden direkt olarak vena cava inferiora geçmesini sağlayan "ductus venosus", doğumdan sonra hangi anatomik yapıya dönüşür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ligamentum venosum

Cevap

Ductus venosus'un doğumdan sonraki anatomik kalıntısı ligamentum venosumdur.
Ductus venosus, fetal yaşamda vena umbilicalis ile vena cava inferior arasında yer alan ve temiz kanın karaciğer parankimine girmeden sistemik dolaşıma katılmasını sağlayan kritik bir şanttır. Doğumdan sonra plasental kan akımının kesilmesiyle birlikte bu yapı kapanır ve birkaç hafta içinde tamamen fibröz bir bağ dokusu halini alarak 'ligamentum venosum' adını alır.

Adım Adım Çözüm

1
Fetal şantın tanımlanması
Soruda tanımlanan karaciğeri baypas eden yapı ductus venosus olarak belirlenir.
Ductus venosus, göbek kordonundan gelen temiz kanın karaciğer dokusuna uğramadan direkt vena cava inferiora (VCI) aktarılmasını sağlar.
2
Postnatal dönüşümün değerlendirilmesi
Doğumdan sonra plasental dolaşımın kesilmesiyle bu venöz şant kapanır.
Doğumda göbek kordonunun klemplenmesi ve plasental akımın durmasıyla bu yapılar anatomik ve fonksiyonel olarak körelir.
3
Erişkin kalıntısının seçilmesi
Ductus venosus → Ligamentum venosum eşleşmesi doğrulanır.
Vasküler yapıların kapanmasıyla geride kalan fibröz bantlar spesifik isimler alır.

Anahtar Kavram

Fetal dolaşım yapılarının postnatal dönemdeki anatomik kalıntıları
Tahmini Süre:45s
Soru 124Soru

Daha önce 99 yaşında Akut Romatizmal Ateş (ARA) tanısı almış ve o dönemde hafif mitral yetersizliği gelişmiş olan 1414 yaşındaki bir kız hasta; 33 gündür devam eden yaygın eklem ağrıları ve ateş şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenede; vücut ısısı 38.2C38.2^\circ C, her iki diz ve ayak bileğinde hareketle artan hassasiyet saptanıyor ancak objektif şişlik veya kızarıklık gözlenmiyor (poliartralji). Kalp muayenesinde mevcut olan 2/62/6 derecelik sistolik üfürümün karakterinde değişiklik saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) 4545 mm/saat, CRP 2020 mg/L (N<5N < 5) bulunuyor. Boğaz kültürü negatif, ASO titresi 160160 IU/mL (normal sınırda) ölçülüyor.

Yüksek riskli popülasyonda olduğu bilinen bu hasta için 2015 AHA Jones kriterlerine göre en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Jones kriterlerinden yeterli sayıda madde karşılanmış olsa da, geçirilmiş grup A streptokok enfeksiyonuna dair kanıt bulunmadığı için mevcut bulgularla ARA tanısı konulamaz.

Cevap

Jones kriterleri sayısal olarak karşılansa dahi, streptokok enfeksiyonuna dair laboratuvar kanıtı (ASO yüksekliği veya kültür pozitifliği) bulunmadığı için tanı konulamaz.
Yüksek riskli popülasyonlarda 2015 revize Jones kriterlerine göre poliartralji majör bir kriterdir. Hastada 11 majör ve 22 minör (ateş ve ESH yüksekliği) kriter bulunması rekürren atak tanısı için sayısal olarak yeterli olsa da, koro ve sinsi kardit dışındaki tüm durumlarda tanı için geçirilmiş grup A streptokok enfeksiyonu kanıtı (pozitif kültür, hızlı antijen testi veya artmış/artan ASO) gereklidir. ASO değerinin normal sınırlarda olması tanıyı imkansız kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk profili ve mevcut bulgularının Jones kriterlerine göre sınıflandırılması
Yüksek riskli popülasyonda poliartralji 'Majör', ateş (>38C>38^\circ C) ve ESH (>30>30 mm/saat) 'Minör' kriterdir.
2015 güncellenmiş Jones kriterleri popülasyon riskine göre farklı eşik değerler kullanır.
2
Rekürrens için gereken kriter sayısının kontrol edilmesi
Hastada 11 majör + 22 minör bulgu mevcuttur, bu sayı rekürren atak tanısı için yeterlidir.
Rekürren vakalarda 22 majör, 11 majör + 22 minör veya 33 minör kriter yeterli kabul edilir.
3
Olmazsa olmaz (Prerequisite) koşul olan streptokok kanıtının incelenmesi
ASO titresi 160160 IU/mL (negatif/düşük) ve boğaz kültürü negatiftir.
Sydenham koresi ve sinsi seyirli kardit dışındaki tüm ARA tablolarında geçirilmiş streptokok enfeksiyonu kanıtı zorunludur.
4
Tanısal kararın verilmesi
ARA tanısı dışlanır.
Enfeksiyon kanıtı eksikliği, kriter sayısından bağımsız olarak tanıyı engeller.

Anahtar Kavram

2015 AHA Jones Kriterleri Güncellemesi ve Streptokok Kanıtı Zorunluluğu

Daha Fazla Pratik

Yüksek ve düşük riskli popülasyonlar arasındaki Jones kriteri farklarını (ateş ve ESH eşikleri) bir tablo halinde çalışınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 125Soru

10 yaşında kız çocuk, bir haftadır devam eden gezici karakterde eklem ağrısı (diz ve dirseklerde) ve ateş şikayetiyle getiriliyor. Üç hafta önce tedavi edilmemiş bir üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü saptanıyor. Fizik muayenesinde vücut ısısı 38.7C38.7^\circ C olup sağ dizde şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı mevcuttur. Kalp oskültasyonunda patolojik üfürüm saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde ESH 9898 mm/saat, CRP 5454 mg/L ve ASO 840840 IU/ml olarak bulunuyor. Yapılan ekokardiyografide (EKO) kapak morfolojik değişiklikleriyle birlikte patolojik mitral yetersizliği akımı (subklinik kardit) izleniyor. EKG'de ise PR mesafesi yaşa göre uzamış (0.230.23 saniye) olarak ölçülüyor.

Bu hasta için 2015 AHA Jones kriterlerine göre tanısal amaçlı kullanılabilecek majör ve minör bulguların sayısı aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 22 majör, 22 minör

Cevap

Hastada 2 majör (poliartrit ve subklinik kardit) ve 2 minör (ateş ve akut faz reaktan yüksekliği) kriter mevcuttur.
Hastada gezici poliartrit ve ekokardiyografi ile saptanan subklinik kardit olmak üzere iki majör kriter mevcuttur. Ateş ve ESH/CRP yüksekliği ise iki ayrı minör kriteri karşılar. Önemli bir kural olarak, kardit bulgusu majör kriterler arasında yer aldığında, PR aralığındaki uzama (birinci derece AV blok) ek olarak minör kriter olarak puanlanamaz. Bu nedenle hastada 2 majör ve 2 minör bulgu mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Grup A Streptokok enfeksiyonu kanıtını değerlendir
ASO 840840 IU/ml olması, geçirilmiş enfeksiyonu kanıtlar.
ARA tanısı için önceden geçirilmiş streptokok enfeksiyonu kanıtı zorunludur.
2
Majör kriterleri belirle
Gezici poliartrit ve EKO'da saptanan subklinik kardit (toplam 2).
2015 Jones kriterlerine göre subklinik kardit (sessiz kardit) artık majör kriterdir.
3
Minör kriterleri belirle
Ateş (>38.5C>38.5^\circ C) ve ESH/CRP yüksekliği (toplam 2).
Laboratuvar ve klinik bulgular minör kriter havuzunu oluşturur.
4
Dışlama kurallarını uygula
PR uzaması (0.230.23 sn) bu hastada minör kriter olarak sayılamaz.
Jones kriterlerine göre kardit majör kriter ise PR uzaması minör kriter olarak kabul edilmez.

Anahtar Kavram

2015 AHA Modifiye Jones Kriterleri ve Subklinik Kardit Tanımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 126Soru

22 haftalık bir bebek, çocuk sağlığı ve hastalıkları polikliniğine rutin kontrol için getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde sol sternal sınırın alt kısmında en iyi duyulan, tüm sistol boyunca devam eden (pansistolikpansistolik), sert karakterli 3/63/6 şiddetinde bir üfürüm saptanıyor. Bebeğin genel durumu iyi, beslenmesi normal ve siyanozu bulunmuyor. Bu klinik tabloya göre bebekteki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventriküler septal defekt

Cevap

Sol sternal sınırın alt ucunda duyulan sert pansistolik üfürüm ve asiyanotik klinik tablo ile uyumlu olan en olası tanı Ventriküler Septal Defekt'tir.
Ventriküler septal defekt (VSDVSD), çocukluk çağının en sık görülen soldan sağa şantlı konjenital kalp hastalığıdır. Klinik olarak karakterize edici bulgusu, sol sternal sınırın alt kısmında veya mezokardiyak odakta duyulan sert, pansistolik üfürümdür. Küçük defektlerde bebekler genellikle asemptomatiktir ve normal büyüme gelişme gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hasta asiyanotiktir ve 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürümü vardır.
Üfürümün zamanlaması ve hastanın siyanotik olup olmaması ayırıcı tanıda ilk basamaktır.
2
Üfürümün lokalizasyonunu değerlendir
Üfürümün sol sternal sınırın alt kısmında (mezokardiyak odak) duyulması ventriküler düzeyi işaret eder.
VSD üfürümleri tipik olarak bu bölgede en şiddetli duyulur.
3
Tanıyı doğrula
Pansistolik karakterdeki üfürüm, sol ventrikülden sağ ventriküle tüm sistol boyunca olan şantı gösterir; bu da ventriküler septal defekt tanısını kesinleştirir.
Diğer soldan sağa şantlı hastalıklarda üfürüm zamanlaması veya lokasyonu farklıdır.

Anahtar Kavram

Ventriküler septal defektte (VSDVSD) üfürüm, sol sternal sınırın alt kısmında duyulan, sert karakterli pansistolik bir üfürümdür.
Tahmini Süre:45s
Soru 127Soru

Türkiye'de yaşayan 1313 yaşında bir erkek çocuk, iki hafta önce geçirdiği ateşli boğaz ağrısı sonrası gelişen; diz, dirsek ve el bileklerinde yer değiştiren ancak eklemlerde şişlik veya kızarıklık gözlenmeyen şiddetli eklem ağrıları (poliartralji) şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 38.4C38.4^{\circ}C saptanırken eklem muayenesi ve diğer sistem bakıları normal bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde ESH: 6262 mm/saat, CRP: 4.54.5 mg/dL ve ASO: 920920 IU/mL saptanıyor. EKG'de PR mesafesi normal bulunan bu hasta için 20152015 Jones kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut romatizmal ateş

Cevap

Akut romatizmal ateş
Hastanın yaşadığı bölge (Türkiye) nedeniyle orta/yüksek riskli popülasyon kriterleri uygulanır. Bu kriterlere göre 'Poliartralji' majör bir bulgudur. Hastada ayrıca ateş ve yüksek akut faz reaktanları (minör kriterler) ile birlikte yüksek ASO titresi (GAS kanıtı) bulunmaktadır. 1 majör ve 2 minör kriterin varlığı ARA tanısı için yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Popülasyonun risk düzeyini belirle
Türkiye, Akut Romatizmal Ateş (ARA) açısından orta/yüksek riskli bir bölgedir.
2015 Jones kriterlerine göre tanısal yaklaşım popülasyonun risk düzeyine göre değişir.
2
Majör kriterleri tanımla
Yüksek riskli grupta poliartralji bir majör kriter olarak kabul edilir.
Hastanın diz ve dirseklerinde yer değiştiren ağrısı (poliartralji) 1 majör kriter sağlar.
3
Minör kriterleri tanımla
Ateş (38.4C38.4^{\circ}C) ve yüksek akut faz reaktanları (ESH: 6262, CRP: 4.54.5) mevcuttur.
Bu bulgular Jones sınıflamasında minör kriterler grubundadır.
4
Geçirilmiş GAS enfeksiyonu kanıtını değerlendir
ASO titresi (920920 IU/mL) belirgin şekilde yüksektir.
ARA tanısı için mutlaka geçirilmiş streptokok enfeksiyonu kanıtı (ASO, kültür veya antijen testi) gereklidir.
5
Tanı algoritmasını uygula
1 majör + 2 minör kriter + GAS kanıtı = Akut Romatizmal Ateş.
Jones kriterleri tam olarak karşılandığı için en olası tanı budur.

Anahtar Kavram

2015 Jones Kriterleri (Yüksek Riskli Popülasyon)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 128Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, rutin sağlık kontrolü sırasında kalbinde üfürüm duyulması üzerine çocuk kardiyolojisi polikliniğine sevk ediliyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 105/65105/65 mmHg, nabız 8484/dakika ve solunum sayısı 2020/dakika olarak saptanıyor. Sol üst sternal sınırda (2.2. interkostal aralık) 3/63/6 dereceden ejeksiyon sistolik üfürüm duyuluyor. Aynı odakta duyulan sert ejeksiyon kliği, inspiryum sırasında hafifleyip kaybolurken ekspiryumda belirginleşiyor. İkinci kalp sesi (S2S_2) geniş çiftleşmiş olarak saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valvüler pulmoner darlık

Cevap

Valvüler pulmoner darlık
Doğru seçenek olan valvüler pulmoner darlıkta, sol üst sternal sınırda karakterize ejeksiyon sistolik üfürümü duyulur. Bu hastalığın en ayırt edici özelliklerinden biri, valvüler darlıkta duyulan ejeksiyon kliğinin inspiryum sırasında (venöz dönüşün artmasıyla kapağın erken hareket etmesi sonucu) şiddetinin azalması veya kaybolmasıdır. Ayrıca, darlık nedeniyle pulmoner kapağın kapanması geciktiği için S2S_2 geniş çiftleşmiş olarak duyulur.

Adım Adım Çözüm

1
Üfürümün odağını ve tipini belirleyin.
Sol üst sternal sınırda (2.2. interkostal aralık) duyulan 3/63/6 ejeksiyon sistolik üfürüm pulmoner kapak veya pulmoner arter çıkışını işaret eder.
Üfürümün lokalizasyonu anatomik darlık bölgesini tanımlamaya yardımcı olur.
2
Eşlik eden ek sesin (klik) özelliklerini analiz edin.
Ejeksiyon kliği varlığı kapak düzeyinde bir darlığı (valvüler) gösterir. Kliğin inspiryumda hafiflemesi sağ taraflı bir olayı kanıtlar.
İnspiryumda artan venöz dönüş, darlık olan pulmoner kapağı sistol öncesi kubbeleşmiş bir pozisyona iter ve sistol başlangıcındaki klik sesinin şiddetini azaltır.
3
Diğer fizik muayene bulgularıyla birleştirerek tanıyı koyun.
Geniş S2S_2 çiftleşmesi, sağ ventrikül ejeksiyon süresinin uzamasını yansıtır. Bu bulguların tamamı valvüler pulmoner darlığı destekler.
Pulmoner darlıkta kapak kapanması gecikir, bu da P2P_2 sesinin gecikmesine ve S2S_2 çiftleşmesinin genişlemesine neden olur.

Anahtar Kavram

Valvüler pulmoner darlıkta ejeksiyon kliğinin solunumla değişimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 129Soru

1010 yaşında bir erkek çocuk, baş ağrısı ve fiziksel aktivite sırasında çabuk yorulma şikayetleri ile polikliniğe getirilmiştir. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 145/95 mmHg145/95\ mmHg (yaş ve boya göre >95>95. persentil) saptanmıştır. Hastanın çekilen akciğer grafisinde 383-8. kaburgaların alt kenarlarında erozyonlar (kaburga çentiklenmesi / rib notchingrib\ notching) izlenmektedir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aort koarktasyonu

Cevap

Kaburga çentiklenmesi ve hipertansiyon bulguları olan bu hastada en olası tanı aort koarktasyonudur.
Aort koarktasyonu, aortun herhangi bir yerindeki darlığı ifade eder. Darlık sonrası bölgelere kan akışını sağlamak amacıyla interkostal arterler gibi kollateral damarlar zamanla genişler ve kıvrımlı hale gelir. Bu genişleyen arterlerin pulsasyonları, özellikle 383-8. kaburgaların alt kenarlarındaki kemik dokusunu aşındırarak akciğer grafisinde karakteristik 'kaburga çentiklenmesi' (rib notching) görüntüsünü oluşturur. Bu bulgu hipertansiyonla birleştiğinde tanı için oldukça değerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki sistemik hipertansiyon ve baş ağrısı semptomlarını değerlendirmek.
Kan basıncının yüksek olması bir sol kalp obstrüksiyonunu veya sistemik bir patolojiyi düşündürür.
Aort koarktasyonu çocukluk çağında saptanan hipertansiyonun en sık görülen kardiyak nedenlerinden biridir.
2
Akciğer grafisindeki kaburga çentiklenmesi (rib notching) bulgusunu yorumlamak.
Bu bulgu, darlık bölgesini baypas etmek için genişleyen interkostal arterlerin varlığını gösterir.
Genişleyen interkostal arterler, üzerindeki kaburgaların alt yüzeyindeki kemik dokuyu erode ederek çentikli görünüme yol açar.
3
Klinik ve radyolojik bulguları birleştirerek ayırıcı tanı yapmak.
En olası tanı aort koarktasyonudur.
Hipertansiyon ve 383-8. kaburgalarda saptanan çentiklenme bu hastalık için karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Aort Koarktasyonunda Radyolojik Bulgular (Kaburga Çentiklenmesi)
Tahmini Süre:45s
Soru 130Soru

1212 yaşında bir çocuk, eforla artan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde S2S_2'nin pulmoner bileşeninin oldukça sertleştiği, ancak bebeklik döneminde var olduğu bilinen sol subklaviküler bölgedeki 'makine tarzı' devamlı üfürümün artık duyulmadığı; bunun yerine sol sternal kenar üst kısmında 2/62/6 şiddetinde erken diyastolik bir üfürümün eklendiği saptanıyor. Hastanın inspeksiyonunda ayak parmaklarında belirgin siyanoz ve çomaklaşma gözlenirken, sağ el parmaklarının pembe ve normal yapıda olduğu, sol el parmaklarında ise hafif siyanoz bulunduğu dikkati çekiyor. Bu hastadaki fizik muayene bulguları dikkate alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eisenmenger sendromu gelişmiş Patent Duktus Arteriozus

Cevap

Eisenmenger sendromu gelişmiş Patent Duktus Arteriozus (PDA)
Bu hastada görülen 'diferansiyel siyanoz' (sağ el pembe, ayaklar siyanotik), Eisenmenger sendromu gelişmiş Patent Duktus Arteriozus'un (PDA) patognomonik bulgusudur. Pulmoner arter basıncı sistemik basıncı aştığında, pulmoner arterdeki deoksijene kan duktus üzerinden inen aortaya geçer. Duktusun aortaya açıldığı yer genellikle sol subklavyen arterin distali veya hemen hizası olduğu için, başı ve sağ kolu besleyen damarlar (trunkus brakiyosefalikus) proksimalde kalır ve oksijenli kan almaya devam eder. Bu nedenle vücudun üst kısmı pembe kalırken, alt kısmı siyanotik görünür. Ayrıca pulmoner hipertansiyona bağlı olarak gelişen pulmoner yetmezlik, Graham-Steell üfürümü olarak bilinen erken diyastolik üfürüme neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik muayenedeki siyanoz dağılımını (diferansiyel siyanoz) analiz et
Ayakların siyanotik, sağ elin pembe olması
Bu durum şantın aortun distal kısmına (sol subklavyen arter sonrası) yönlendiğini gösterir.
2
Üfürümdeki değişikliği değerlendir
Makine üfürümünün kaybolması ve erken diyastolik üfürümün (Graham-Steell) eklenmesi
Pulmoner hipertansiyon sonucu sistemik ve pulmoner basınçların eşitlenmesi devamlı üfürümü susturur; pulmoner yetmezlik ise yeni bir üfürüm oluşturur.
3
Anatomik lokalizasyon ile patofizyolojiyi birleştir
Duktus üzerinden sağdan sola şant
Sadece PDA'da şant, brakiyosefalik trunkusun distalinde gerçekleştiği için diferansiyel siyanoz oluşur.

Anahtar Kavram

Diferansiyel Siyanoz ve PDA'da Şant Geri Dönüşü

Alternatif Yöntem

Siyanozun dağılımına bakarak defektin aort dallarına göre konumunu tahmin etmek (Proksimal dal çıkışları pembe ise defekt distaldedir).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 131Soru

Türkiye gibi Akut Romatizmal Ateş (ARA) açısından yüksek riskli bir bölgede yaşayan 1313 yaşındaki erkek hasta; her iki ayak bileği, dizler ve el bileklerinde yer değiştirmeyen ancak şiddetli olan ağrı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.8C38.8^\circ C saptanırken, eklemlerde şişlik veya kızarıklık gözlenmiyor. Kardiyak oskültasyonda S1S_1 ve S2S_2 doğal, üfürüm saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde ESH 7272 mm/st, CRP 4848 mg/L ve ASO 960960 IU/mL ölçülüyor. Yapılan ekokardiyografide mitral kapakta morfolojik değişiklikler ile birlikte 22 mm'lik pansistolik patolojik mitral yetersizliği saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve 2015 Jones kriterlerine göre değerlendirme aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut Romatizmal Ateş; yüksek riskli popülasyonda poliartralji ve subklinik kardit majör kriter olarak kabul edilir.

Cevap

Akut Romatizmal Ateş; yüksek riskli popülasyonda poliartralji ve subklinik kardit majör kriter olarak kabul edilir.
Türkiye gibi yüksek riskli bölgelerde, 2015 Jones kriterlerine göre poliartralji (eklem şişliği olmaksızın çoklu eklem ağrısı) majör kriter olarak kabul edilir. Ayrıca, fizik muayenede üfürüm duyulmasa bile ekokardiyografide saptanan patolojik kapak yetersizliği 'subklinik kardit' tanımıyla majör kriterdir. Hastada 2 majör kriter ve yüksek ASO ile GAS enfeksiyonu kanıtı bulunduğu için tanı ARA'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk grubunu belirle.
Türkiye yüksek riskli/endemik popülasyon kategorisindedir.
Jones kriterleri popülasyonun risk düzeyine göre (düşük vs. orta-yüksek) farklılık gösterir.
2
Majör kriterleri yüksek risk grubuna göre sorgula.
Poliartralji ve subklinik kardit (EKO bulgusu) saptandı.
2015 güncellemesiyle yüksek riskli grupta poliartralji ve subklinik kardit majör kriter kabul edilmiştir.
3
Grup A Streptokok (GAS) enfeksiyon kanıtını doğrula.
ASO 960960 IU/mL ile belirgin yükseklik saptandı.
ARA tanısı için geçirilmiş GAS enfeksiyonu kanıtı (ASO yüksekliği, pozitif kültür veya hızlı antijen testi) zorunludur.
4
Tanıyı kesinleştir ve profilaksi planını düşün.
2 Majör + GAS kanıtı ile ARA tanısı kesinleşir.
Jones kriterlerine göre 2 majör kriter tanı için yeterlidir.

Anahtar Kavram

2015 Jones Kriterleri Güncellemesi (Yüksek Riskli Popülasyon Ayırımı)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 132Soru

Fetal dolaşımda plasentadan gelen oksijenden zengin kanın, karaciğer parankimine ve sinüzoidlerine uğramadan doğrudan vena cava inferiora geçişini sağlayan vasküler şant yapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ductus venosus

Cevap

Ductus venosus, fetal dolaşımda vena umbilicalis'ten gelen temiz kanın karaciğeri baypas ederek doğrudan vena cava inferiora dökülmesini sağlayan yapıdır.
Ductus venosus, fetal yaşamda vena umbilicalis'i doğrudan vena cava inferior'a bağlayan vasküler bir kanaldır. Bu yapı sayesinde plasentadan gelen yaklaşık %80\%80 oksijen satürasyonuna sahip temiz kan, karaciğer kapiller yatağında oksijenini kaybetmeden hızlıca kalbe doğru yönlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Fetal dolaşımın başlangıcını belirle
Plasentadan gelen oksijenden zengin kan vena umbilicalis ile fetüse taşınır.
Fetüs oksijeni plasenta aracılığıyla anneden alır.
2
Kanın karaciğerdeki rotasını analiz et
Vena umbilicalis'teki kanın yaklaşık yarısı karaciğer sinüzoidlerine girerken, diğer yarısı ductus venosus üzerinden doğrudan vena cava inferiora geçer.
Ductus venosus, yüksek oksijenli kanın metabolik hızı düşük olan karaciğerde tüketilmeden doğrudan sistemik dolaşıma (kalbe) ulaşmasını sağlayan bir fizyolojik kısa yoldur.

Anahtar Kavram

Fetal dolaşımda üç ana şant (Ductus venosus, Foramen ovale, Ductus arteriosus) bulunur ve her birinin farklı bir baypas görevi vardır.

Daha Fazla Pratik

Ductus venosus'un doğumdan sonra kapandığında hangi anatomik yapıya (ligamentum venosum) dönüştüğünü incelemek kalıcılığı artırır.
Tahmini Süre:45s
Soru 133Soru

8 yaşında erkek hasta, 3 gündür devam eden yüksek ateş ve gezici karakterde eklem ağrıları şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede sol diz ve sağ ayak bileğinde artrit bulguları saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda taşikardi ve apekste koltuk altına yayılan 3/6 şiddetinde pansistolik üfürüm duyuluyor. Dikkatli dinlemede, aynı odakta (apeks) kısa, middiyastolik karakterde bir rulman (uğultu) işitiliyor ancak açılma sesi (opening snap) alınmıyor. Ekokardiyografide mitral kapak yaprakçıklarında ödem ve kalınlaşma izlenirken, kapak hareketlerinin kısıtlı olmadığı görülüyor.

Bu klinik tabloda apekste duyulan diyastolik üfürümün oluşum mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ciddi mitral yetersizliğine bağlı artmış transmitral akım ve rölatif darlık

Cevap

Ciddi mitral yetersizliğine bağlı artmış transmitral akım ve rölatif darlık (Carey-Coombs üfürümü)
Bu hastada tarif edilen bulgular Carey-Coombs üfürümüne aittir. Akut romatizmal karditte (valvulit), mitral kapak yaprakçıklarında ödem ve sıklıkla ciddi mitral yetersizliği gelişir. Diyastol sırasında, sol atriyumdan sol ventriküle dönen kan miktarının artması (volüm yükü) ve kapakçıkların ödemli olması nedeniyle, kapak tam açık olsa bile 'rölatif' bir darlık oluşur. Bu durum, apekste duyulan kısa, middiyastolik bir rulmana neden olur. Gerçek bir darlık (stenoz) olmadığı için açılma sesi (opening snap) duyulmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hasta Akut Romatizmal Ateş (ARA) tanısı ile uyumlu (Artrit + Ateş + Kardit) ve akut dönemde.
Tanının akut ARA olması, kapak patolojisinin kronik (stenoz) değil, akut (yetmezlik/valvulit) olduğunu gösterir.
2
Oskültasyon bulgularını analiz et
Pansistolik üfürüm (Mitral Yetersizliği) + Middiyastolik Rulman (Diyastolik akım sorunu).
Pansistolik üfürüm, ciddi bir mitral yetersizliğine işaret eder; bu durum sol atriyuma kaçan kan hacmini artırır.
3
Diyastolik üfürümün mekanizmasını belirle
Carey-Coombs üfürümü.
Diyastolde sol atriyumdan sol ventriküle geçen artmış kan hacmi, ödemli mitral kapaktan geçerken 'rölatif' bir darlık sesi (rulman) oluşturur. Gerçek darlık (MS) yoktur.

Anahtar Kavram

Akut Romatizmal Kardit ve Carey-Coombs Üfürümü
Soru 134Soru

Miadında, sorunsuz bir gebelik sonrası doğan erkek bebekte, yaşamının ilk günlerinde belirgin morarma fark ediliyor. Fizik muayenesinde siyanozu olan hastanın oskültasyonunda sternum sol alt kenarında pansistolik üfürüm ve üçlü ritim duyuluyor. Elektrokardiyografisinde 'Himalaya tipi' dev P dalgaları ve PR mesafesinde kısalma ile birlikte delta dalgası saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde kardiyotorasik oranın belirgin arttığı ve kalbin göğüs kafesini neredeyse tamamen doldurduğu ('duvardan duvara kalp' görünümü) izleniyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına yol açan en olası siyanotik konjenital kalp hastalığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ebstein anomalisi

Cevap

Ebstein anomalisi
Ebstein anomalisi, triküspit kapağın septal ve posterior yaprakçıklarının sağ ventrikül apeksine doğru yer değiştirmesiyle karakterizedir. Bu durum sağ ventrikülün 'atriyalizasyonuna', ciddi triküspit yetersizliğine (sternum sol alt kenarında pansistolik üfürüm) ve sağ atriyumda masif genişlemeye neden olur. Masif atriyal genişleme EKG'de 'Himalaya tipi' dev P dalgaları ve akciğer grafisinde 'duvardan duvara kalp' görünümü oluşturur. Ayrıca, Ebstein anomalisi olan hastaların yaklaşık %20'sinde aksesuar iletim yollarına bağlı WPW sendromu (kısa PR mesafesi ve delta dalgası) görülür. Triküspit yetersizliği ve sağ atriyal basınç artışı, patent foramen ovale veya atriyal septal defekt üzerinden sağdan sola şanta ve siyanoza yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını (siyanoz, sternum sol alt kenarında pansistolik üfürüm) değerlendir.
Siyanotik bir konjenital kalp hastalığı ve muhtemel triküspit yetersizliği saptandı.
Siyanozun ayırıcı tanısında kapağın yerleşimi ve üfürümün karakteri yol göstericidir.
2
Elektrokardiyografi (EKG) bulgularını analiz et.
Dev P dalgaları (sağ atriyal büyüme) ve WPW sendromu bulguları (kısa PR, delta dalgası) tespit edildi.
WPW sendromu ve dev sağ atriyum bulguları belirli siyanotik hastalıklara özgüdür.
3
Radyolojik bulguları sendromla eşleştir.
'Duvardan duvara kalp' görünümü masif sağ atriyal genişlemeyi gösterir ve Ebstein anomalisi ile tam uyumludur.
Radyolojik ve elektrokardiyografik bulguların kombinasyonu spesifik tanıyı koydurur.

Anahtar Kavram

Ebstein anomalisinin klinik, EKG (WPW sendromu) ve radyolojik ('duvardan duvara kalp') özellikleri

İpuçları

1
EKG'deki kısa PR ve delta dalgası Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromunu tanımlar. Hangi konjenital kalp hastalığı WPW ile güçlü bir birliktelik gösterir?
2
Akciğer grafisindeki masif kardiyomegali ('duvardan duvara kalp') sağ atriyumun devasa boyutlara ulaşmasından kaynaklanmaktadır.

Daha Fazla Pratik

Fallot tetralojisi ve Triküspit atrezisinin tipik EKG ve akciğer grafisi bulgularını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 135Soru

Daha önce bilinen bir hastalığı olmayan 55 yaşındaki erkek çocuk, rutin muayenesinde üfürüm saptanması üzerine çocuk kardiyolojisi bölümüne sevk ediliyor. Yapılan fizik muayenede sol sternal sınırda sistolik bir üfürüm duyuluyor. Ekokardiyografik incelemede, mitral kapak kordalarının tek bir papiller kasa tutunduğu (paraşüt mitral kapak) ve aortik isthmusta daralma (aort koarktasyonu) saptanıyor.

Bu hastada Shone kompleksi tanısını tamamlayan diğer bir anatomik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subaortik darlık

Cevap

Subaortik darlık
Shone kompleksi, sol kalpte dört farklı seviyede darlık ile karakterize nadir bir konjenital anomalidir. Bu bileşenler; supravalvüler mitral halka, paraşüt mitral kapak (kordaların tek bir papiller kasa tutunması), subaortik darlık (membranöz veya müsküler) ve aort koarktasyonudur. Soruda iki bileşen verildiğinden, Shone tanısını tamamlayan en olası ek bulgu subaortik darlıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada 'paraşüt mitral kapak' ve 'aort koarktasyonu' saptanmış.
Bu iki bulgu, sol kalp yapılarında birden fazla seviyede darlık olduğunu gösterir.
2
İlişkili sendromu tanımla
Bu tablo Shone kompleksi (Shone sendromu) ile uyumludur.
Shone kompleksi, sol kalbin ardışık obstrüktif lezyonlarını içeren spesifik bir tanıdır.
3
Eksik bileşeni belirle
Kompleksin diğer iki bileşeni subaortik darlık ve supravalvüler mitral halkadır.
Shone kompleksi dört ana patolojiden (supravalvüler mitral halka, paraşüt mitral kapak, subaortik darlık, aort koarktasyonu) oluşur.

Anahtar Kavram

Shone Kompleksi (Sol Kalp Obstrüktif Lezyonlar Serisi)

Daha Fazla Pratik

Shone kompleksi olan hastalarda mitral darlığının derecesine bağlı olarak pulmoner hipertansiyon gelişebileceğini unutmayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 136Soru

44 aylık bir bebekte kalp yetersizliği şüphelenildiğinde, erişkinlerden farklı olarak sağ kalp debisinde azalmaya bağlı gelişen sistemik venöz dolgunluğu değerlendirmede kullanılan en duyarlı ve değerli fizik muayene bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğer kenarının kot kavisi altında 3 cm3\text{ cm}'den fazla palpe edilmesi

Cevap

Süt çocuklarında sağ kalp yetersizliğinin en duyarlı fizik muayene bulgusu karaciğer kenarının kot kavisi altında 3 cm3\text{ cm}'den fazla palpe edilmesidir.
Süt çocuklarında sağ kalp yetersizliğinin (sistemik venöz konjesyon) en duyarlı, en erken ve en kolay saptanabilen bulgusu karaciğerin büyümesidir. Normalde süt çocuklarında karaciğer kot altında 11-2 cm2\text{ cm} kadar palpe edilebilir; ancak 3 cm3\text{ cm} ve üzeri büyüklük patolojik kabul edilir ve venöz dolgunluğu yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Adım 1: Hastanın yaş grubunu ve değerlendirilmek istenen hemodinamik durumu belirle.
Hasta bir süt çocuğudur ve sağ kalp yetersizliği (sistemik venöz konjesyon) bulguları sorgulanmaktadır.
Pediatrik grupta, özellikle bebeklerde, kalp yetersizliği bulguları erişkinlerden farklılık gösterir.
2
Adım 2: Erişkinlerde görülen tipik sağ kalp yetersizliği bulgularının bebeklerdeki uygulanabilirliğini değerlendir.
Boyun ven dolgunluğu ve pretibial ödem gibi bulguların bebeklerde anatomik nedenlerle güvenilir olmadığı saptandı.
Kısa boyun yapısı ve bebeklerin sürekli yatar pozisyonda olması bu bulguların saptanmasını zorlaştırır.
3
Adım 3: Süt çocuklarında sistemik venöz dolgunluğun en spesifik yansımasını belirle.
Hepatomegali (karaciğer büyümesi), sağ atriyum basınç artışının en erken ve en belirgin sonucudur.
Süt çocuklarında karaciğer kapsülü gerilmeye çok uygundur ve venöz konjesyonu doğrudan yansıtır.

Anahtar Kavram

Süt çocuklarında sağ kalp yetersizliğinin en hassas göstergesi hepatomegalidir; periferik ödem ve venöz dolgunluk nadirdir ve saptanması zordur.

Alternatif Yöntem

Bebeklerde kalp yetersizliği tanısında beslenme süresinin (3030 dakikadan uzun sürmesi), beslenirken alında terleme olmasının ve kilo alımının durmasının sorgulanması klinik şüpheyi artırmada çok değerlidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 137Soru

6 yaşında Down sendromu tanısı olan bir çocuk, rutin muayenesi sırasında kalp odaklarında üfürüm duyulması üzerine pediatrik kardiyoloji kliniğine yönlendiriliyor. Yapılan fizik muayenede pulmoner odakta 2/62/6 şiddetinde sistolik ejeksiyon üfürümü ve ikinci kalp sesinde (S2S_2) solunumla değişmeyen sabit çiftleşme (fixed splitting) saptanıyor. Hastanın elektrokardiyografisinde (EKG) sol aks deviasyonu ve sağ dal bloğu paterni izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ostium primum tipi atriyal septal defekt

Cevap

Ostium primum tipi atriyal septal defekt
İkinci kalp sesinin (S2S_2) sabit çiftleşmesi, sağ ventrikülün diyastolik dolum süresinin her iki respiratuar fazda da artmış olması nedeniyle pulmoner kapağın geç kapanmasından kaynaklanır ve ASD için karakteristiktir. Down sendromlu çocuklarda endokardiyal yastık defektleri sıktır ve bu vakalarda görülen ASD tipik olarak ostium primum tipidir. Ostium primum tipini ostium secundum'dan ayıran en tipik EKG bulgusu ise sol aks deviasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Fizik muayene bulgularını analiz et.
İkinci kalp sesinde (S2S_2) sabit çiftleşme ve pulmoner odakta ejeksiyon üfürümü saptandı.
Bu bulgular sağ ventrikül volüm yükü artışını ve tipik olarak Atriyal Septal Defekt'i (ASD) işaret eder.
2
Elektrokardiyografi (EKG) bulgularını değerlendir.
Sol aks deviasyonu ve sağ dal bloğu paterni saptandı.
ASD vakalarında sağ dal bloğu yaygındır ancak sol aks deviasyonu spesifik olarak ostium primum tipini secundum tipinden ayıran en önemli bulgudur.
3
Klinik bağlamı birleştir.
Down sendromu ve ostium primum birlikteliği doğrulandı.
Down sendromlu hastalarda endokardiyal yastık defekti spektrumuna giren ostium primum tipi ASD ve AV kanal defektleri sık görülür.

Anahtar Kavram

Ostium primum tipi ASD'nin secundum tipinden en önemli elektrokardiyografik farkı sol aks deviasyonudur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 138Soru

22 aylık bir erkek bebek, beslenirken çabuk yorulma ve dudaklarında morarma şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde siyanoz saptanıyor ve sol alt sternal sınırda 23/62-3/6 şiddetinde pansistolik üfürüm duyuluyor. Akciğer grafisinde pulmoner vaskülaritenin azaldığı görülüyor. EKG incelemesinde sol aks deviasyonu (45-45^\circ) ve sol ventrikül hipertrofisi bulguları saptanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Triküspid atrezisi

Cevap

Siyanotik bir süt çocuğunda EKG'de sol aks deviasyonu ve sol ventrikül hipertrofisi görülmesi, en olası tanının triküspid atrezisi olduğunu gösterir.
Triküspid atrezisi, siyanotik konjenital kalp hastalıkları arasında EKG'de sol aks deviasyonu ve sol ventrikül hipertrofisi ile seyreden en tipik hastalıktır. Sağ ventrikül hipoplazik kaldığı ve sol ventrikül tüm yükü üstlendiği için bu spesifik EKG bulgusu ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik siyanoz ve akciğer grafisi bulgularını değerlendir.
Siyanoz ile birlikte pulmoner vaskülaritenin azalması, sağdan sola şantlı ve akciğer kan akımının azaldığı bir patolojiye işaret eder.
Vaskülaritenin azalması, pulmoner darlık veya atrezi gibi bir obstrüksiyonu gösterir.
2
EKG bulgularını analiz et.
Sol aks deviasyonu ve sol ventrikül hipertrofisi saptandı.
Siyanotik kalp hastalıklarının çoğunda (ToF, TGA vb.) sağ ventrikül yüklenmesi nedeniyle sağ aks görülür. Sol aks deviasyonu triküspid atrezisi için anahtardır.
3
Tanıyı birleştir.
Triküspid atrezisi.
Triküspid kapağın gelişmediği durumda tüm sistemik dönüş sağ atriyumdan ASD yoluyla sol tarafa geçer, bu da sol ventrikülün büyümesine ve aksın sola kaymasına neden olur.

Anahtar Kavram

Siyanotik kalp hastalıklarında aks ayrımı
Soru 139Soru

33 aylık bir erkek bebek; beslenirken çabuk yorulma, alın bölgesinde aşırı terleme ve beklenen kilo artışının sağlanamaması şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 6868/dakika, kalp hızı 172172/dakika olarak saptanıyor. Karaciğer kosta kenarını 33 cm geçiyor ve mezokardiyak odakta 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm duyuluyor. Hastanın vücut ağırlığının yaşına göre 33. persentilin altında kaldığı gözleniyor. Bu klinik bulgulara göre, hastadaki kalp yetersizliğinin Ross sınıflamasına göre evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınıf III

Cevap

Ross Sınıf III, infantlarda beslenme sırasında belirgin semptomlara (taşipne, terleme) büyüme geriliğinin eşlik ettiği evredir.
Ross sınıflamasına göre, Sınıf III evresindeki bebeklerde beslenme sırasında belirgin taşipne ve diyaforez (terleme) görülür, beslenme süreleri uzar ve en önemlisi bu tabloya büyüme geriliği (kilo alamama) eşlik eder. Sorudaki vakada bebeğin 33. persentilin altında olması bu evreyi doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın beslenme sırasındaki semptomlarını değerlendir.
Bebekte beslenme sırasında çabuk yorulma ve terleme mevcuttur.
Bu bulgular kalp yetersizliğinin fonksiyonel etkilerini gösterir.
2
Hastanın büyüme ve gelişme durumunu kontrol et.
Vücut ağırlığı 33. persentilin altındadır (büyüme geriliği).
Büyüme geriliği, Ross sınıflamasında Sınıf II ve Sınıf III arasındaki en kritik ayrım noktasıdır.
3
Bulguları Ross sınıflama kriterleri ile eşleştir.
Belirgin semptomlar + Büyüme geriliği = Sınıf III.
Ross sınıflaması pediatrik kalp yetersizliğinin ağırlığını standartlaştırmak için kullanılır.

Anahtar Kavram

Bebeklerde Ross sınıflaması; beslenme toleransı, solunum eforu ve büyüme parametreleri üzerinden kalp yetersizliği evrelemesi yapar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 140Soru

66 yaşında bir kız çocuk, rutin okul muayenesi sırasında sol üst sternal sınırda bir üfürüm saptanması üzerine pediatri polikliniğine getiriliyor. Çocuğun büyüme ve gelişmesi normaldir; nefes darlığı, çabuk yorulma veya göğüs ağrısı gibi herhangi bir şikayeti bulunmamaktadır. Yapılan fizik muayenede kalp hızı ve kan basıncı yaş ve cinsiyetine göre normal sınırlardadır. Aşağıdaki fizik muayene bulgularından hangisinin saptanması, bu çocukta duyulan üfürümün masum (masum üfürüm) değil, patolojik bir nedene bağlı olduğunu en güçlü şekilde düşündürür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üfürümün diyastolik karakterde olması

Cevap

Çocukluk çağında diyastolik karakterdeki tüm üfürümler patolojik olarak kabul edilir.
Çocukluk çağında duyulan üfürümlerin masum mu yoksa patolojik mi olduğunun ayırıcı tanısında en kritik kriter zamanlamadır. Masum üfürümler daima sistolik (özellikle mezosistolik) karakterdedir. Diyastolik üfürümler ise (örneğin aort veya pulmoner yetmezlik) her zaman patolojik kabul edilir ve ileri tetkik gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Üfürümün zamanlamasını değerlendirin.
Diyastolik üfürümler (erken, orta veya geç) çocuklarda hemen her zaman bir kalp hastalığına (kapak yetmezliği vb.) işaret eder.
Masum üfürümler her zaman sistolik karakterdedir.
2
Üfürümün diğer özelliklerini karşılaştırın.
Masum üfürümler genellikle düşük şiddetli (12/61-2/6), müzikal/vibratuvar nitelikte ve pozisyonla değişen karakterdedir.
Bu bulgular üfürümün fizyolojik kan akımına bağlı olduğunu düşündürür.

Anahtar Kavram

Masum ve patolojik üfürüm ayrımında üfürüm zamanlamasının önemi.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 7 / 16Sonraki
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 7 | Examkin