Romatoloji

414 soru

Soru 381Soru

77 yaşında bir kız çocuk; ellerinde soğuk havada ortaya çıkan beyazlaşma ve ardından morarma, parmak uçlarında iyileşmesi geciken küçük yaralar ve yüzünde küçük kırmızı lekeler (telenjektaziler) şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde parmak derisinin gergin ve parlak olduğu (sklerodaktili) gözleniyor. Bu klinik bulgularla "sınırlı tip sistemik skleroz" (CREST sendromu) düşünülen hastada aşağıdaki otoantikorlardan hangisinin pozitif bulunması tanıyı en güçlü şekilde destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-sentromer

Cevap

Sınırlı tip sistemik skleroz (CREST sendromu) tanısını destekleyen en spesifik otoantikor anti-sentromer antikordur.
Vakada tanımlanan Raynaud fenomeni, telenjektazi ve sklerodaktili bulguları, sınırlı tip sistemik sklerozun (CREST sendromu) tipik klinik tablosudur. Bu tabloya en spesifik eşlik eden otoantikor anti-sentromer antikordur. Anti-sentromer pozitifliği olan hastalarda internal organ tutulumu (özellikle pulmoner arteriyel hipertansiyon hariç) difüz tipe göre daha nadir ve seyir daha iyidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Raynaud fenomeni, telenjektazi ve sklerodaktili saptandı.
Hastanın semptomları sistemik sklerozun alt tiplerini ayırt etmek için kritiktir.
2
Tanımlanan sendromu belirle.
Bulgular CREST sendromu (sınırlı tip sistemik skleroz) ile uyumludur.
CREST; Kalsinozis, Raynaud, Özofagus dismotilitesi, Sklerodaktili ve Telenjektazi bileşenlerinden oluşur.
3
Sendroma özgü otoantikoru eşleştir.
Anti-sentromer antikoru pozitifliği beklenir.
Anti-sentromer, sınırlı tip skleroz için yüksek spesifiteye sahip tanısal bir belirteçtir.

Anahtar Kavram

Sınırlı tip sistemik sklerozda (CREST sendromu) anti-sentromer antikoru en önemli serolojik göstergedir.
Tahmini Süre:45s
Soru 382Soru

66 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 121-2 ayda bir tekrarlayan, 131-3 gün süren yüksek ateş ve ani başlayan, periton irritasyon bulgularının eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı atakları nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ ayak bileği üzerinde sınırları net, sıcak, ağrılı ve eritematöz bir plak saptanıyor. Öyküsünden babasında da benzer karın ağrısı atakları olduğu ve bir amcasının genç yaşta kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiği öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF)

Cevap

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF)
Hastada tarif edilen kısa süreli (131-3 gün) ateş atakları, peritonit bulguları veren karın ağrısı ve ayak bileğindeki erizipel benzeri eritem tablosu FMF tanısı ile tam uyumludur. Ailede erken yaşta diyaliz veya böbrek yetmezliği öyküsü, FMF'nin en önemli komplikasyonu olan AA tipi amiloidozu işaret etmektedir. Bu klinik tablo Tel Hashomer kriterlerine göre kesin tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Ateş ataklarının süresini analiz et.
Atakların 131-3 gün sürmesi, Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) için oldukça karakteristiktir.
Diğer otoinflamatuar sendromlarda (TRAPS, HIDS) ateş süresi genellikle daha uzundur.
2
Eşlik eden klinik bulguları değerlendir.
Şiddetli karın ağrısı (serözit/peritonit) ve ayak bileğindeki döküntü (erizipel benzeri eritem) FMF'nin majör bulgularıdır.
Erizipel benzeri eritem, FMF hastalarının yaklaşık %1040\%10-40'ında görülen patognomonik bir deri bulgusudur.
3
Aile öyküsünü ve komplikasyon riskini yorumla.
Amcanın genç yaşta böbrek yetmezliğinden ölümü, tedavi edilmemiş FMF hastalarında gelişen sekonder (AA) amiloidozu düşündürür.
Özellikle M694V mutasyonu taşıyan hastalarda amiloidoz riski daha yüksektir.

Anahtar Kavram

FMF tanısı; kısa süreli tekrarlayan ateş, serözit (peritonit, plörit, sinovit) ve erizipel benzeri eritem varlığında klinik olarak konur.

İpuçları

1
Atakların süresine odaklanın; otoinflamatuar hastalıkların ayrımında süre en kritik ipucudur.
2
Ayak bileğindeki döküntü ve ailedeki böbrek yetmezliği öyküsü belirli bir genetik hastalığa işaret eder.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 383Soru

1515 yaşında bir kız hasta; soğukla tetiklenen ellerde renk değişikliği (Raynaud fenomeni), parmaklarda yaygın şişlik ("puffy hands") ve el eklemlerinde ağrı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde ellerde sklerodaktili ve proksimal kaslarda hafif güçsüzlük saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde yüksek titrede benekli (speckled) paternli ANA ve anti-U1RNP antikor pozitifliği saptanıyor. Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı konulan bu hastada, uzun dönem izlemde görülen en önemli mortalite nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner arteriyel hipertansiyon

Cevap

Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) olan hastalarda en önemli mortalite nedeni pulmoner arteriyel hipertansiyondur.
Miks Bağ Dokusu Hastalığı'nda (MCTD) en önemli morbidite ve mortalite nedeni pulmoner arteriyel hipertansiyondur. Bu durum genellikle sinsi başlar ve hastaların takibinde ekokardiyografi ile taranması hayati önem taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve serolojik bulguları değerlendirerek tanıyı netleştirin.
Raynaud fenomeni, puffy hands, miyozit bulguları ve anti-U1RNP pozitifliği MCTD (Sharp Sendromu) tanısını doğrular.
MCTD; SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit özelliklerinin bir arada görüldüğü bir örtüşme (overlap) sendromudur.
2
Hastalığın uzun dönem seyri ve komplikasyon risklerini analiz edin.
MCTD'de renal tutulumun nadir olması, onu SLE ve sistemik sklerozdan ayıran önemli bir farktır.
MCTD hastalarında prognozu belirleyen en kritik organ tutulumu akciğerlerdir.
3
En sık ölüm nedenini belirleyin.
Pulmoner arteriyel hipertansiyon, bu hastalarda sinsi seyreden ve en sık ölüme yol açan komplikasyondur.
Sistemik sklerozda ölüm nedeni genellikle interstisyel akciğer hastalığı veya renal kriz iken, MCTD'de pulmoner hipertansiyon ön plandadır.

Anahtar Kavram

Miks Bağ Dokusu Hastalığı'nda (MCTD) anti-U1RNP antikorunun tanısal değeri ve en sık mortalite nedeni olarak pulmoner hipertansiyonun bilinmesi.

Alternatif Yöntem

Mortalite nedenlerini karşılaştırırken; SLE = Böbrek/Enfeksiyon, Sistemik Skleroz = Akciğer (İAH)/Böbrek (Kriz), MCTD = Akciğer (PH) şeklinde kodlamak hızlı çözüm sağlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 384Soru

12 yaşında bir kız çocuk; ellerinde soğukla tetiklenen renk değişikliği, parmaklarında "sosis parmak" görünümü veren yaygın şişlik ve el eklemlerinde ağrı şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden son zamanlarda merdiven çıkarken zorlandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde Raynaud fenomeni, proksimal kas güçsüzlüğü ve el bileklerinde aktif artrit saptanıyor.

Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans
ANA1/6401/640 (granüler patern)Negatif
Kreatin Kinaz (CK)850850 U/LU/L<170<170 U/LU/L
Eritrosit Sedimantasyon Hızı4848 mm/saatmm/saat<20<20 mm/saatmm/saat

Bu hastada Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH) tanısını kesinleştirmek için saptanması gereken karakteristik otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-U1RNP antikoru

Cevap

Miks Bağ Dokusu Hastalığı tanısını kesinleştirmek için saptanması gereken karakteristik otoantikor Anti-U1RNP antikorudur.
Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH), klinik olarak Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), sistemik skleroz ve polimiyozit/dermatomiyozit bulgularının bir arada görüldüğü bir overlap sendromudur. Bu hastalığın en karakteristik serolojik bulgusu ve temel tanı kriteri, yüksek titrede saptanan anti-U1RNP antikoru pozitifliğidir. Hastadaki 'sosis parmak' görünümü, Raynaud fenomeni ve kas güçsüzlüğü ile birlikte yüksek CK düzeyi bu tanıyı güçlü şekilde destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Raynaud fenomeni, sosis parmak (puffy hands), artrit ve proksimal kas güçsüzlüğü saptandı.
Hastanın klinik tablosu birden fazla bağ dokusu hastalığının (SLE, Sistemik Skleroz, Polimiyozit) örtüşme (overlap) sendromunu düşündürmektedir.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Yüksek titrede granüler ANA pozitifliği ve CK yüksekliği saptandı.
Granüler ANA paterni ve CK yüksekliği, MBDH'de görülen anti-U1RNP varlığı ve miyozit bileşeniyle uyumludur.
3
Tanısal seroloji ile ilişkilendir
Anti-U1RNP antikoru seçildi.
MBDH tanısı konulabilmesi için yüksek titrede anti-U1RNP antikoru pozitifliği zorunludur.

Anahtar Kavram

Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH), SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit bulgularının bir arada görüldüğü ve yüksek titrede Anti-U1RNP antikoru ile karakterize bir hastalıktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 385Soru

77 yaşında bir kız çocuk, son 66 aydır haftada birkaç kez geceleri uykudan uyandıran, her iki bacakta (uyluk ve baldır bölgesinde) derin yerleşimli ağrı şikayetiyle getiriliyor. Ağrının ovuşturmakla rahatladığı, sabah uyandığında hiçbir şikayetinin kalmadığı ve gün boyu fiziksel aktivitesinin normal olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesi ve laboratuvar tetkikleri (tam kan sayımı, eritrosit sedimentasyon hızı, CRP) normal sınırlarda saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı olan "Büyüme Ağrıları" ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu çocuklarda basınç ağrı eşiği (pressure pain threshold) sadece ağrılı bölgelerde değil, vücut genelinde kontrollere göre daha düşük saptanır.

Cevap

Büyüme ağrısı olan çocuklarda basınç ağrı eşiğinin (pressure pain threshold) sadece bacaklarda değil, kollar gibi ağrısız bölgelerde de düşük saptanması
Yapılan modern çalışmalar ve algometrik ölçümler, büyüme ağrısı tanısı alan çocukların sadece bacaklarında değil, vücutlarının diğer bölgelerinde de (örneğin ön kol) basınç ağrı eşiğinin sağlıklı kontrollere göre daha düşük olduğunu göstermiştir. Bu durum, büyüme ağrılarının basit bir mekanik sorundan ziyade santral ağrı işleme süreçlerindeki bir sensitizasyonla (non-inflamatuar ağrı sendromu) ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Bilateral bacak ağrısı, gece ortaya çıkma, masajla rahatlama, normal fizik muayene ve laboratuvar.
Bu tablo tipik bir 'Büyüme Ağrıları' (Benign nocturnal pains of childhood) sunumudur.
2
Ayırıcı tanı ve 'kırmızı bayrak' bulgularını değerlendir
Tek taraflı ağrı, gündüz ağrısı, eklem şişliği veya laboratuvar anormalliği yok.
Bu bulguların yokluğu malignite ve inflamatuar artrit olasılığını dışlayarak benign tanıyı destekler.
3
Büyüme ağrılarının güncel patofizyolojik özelliklerini sorgula
Çalışmalar bu çocuklarda genel bir ağrı duyarlılığı artışı (santral sensitizasyon) olduğunu göstermektedir.
Algometrik çalışmalar bacak dışındaki bölgelerde de basınç ağrı eşiğinin düşük olduğunu kanıtlamıştır.

Anahtar Kavram

Büyüme ağrıları tanısı klinik bir tanıdır ve bu çocuklarda non-inflamatuar bir ağrı sendromu yelpazesini düşündüren yaygın ağrı hassasiyeti (düşük ağrı eşiği) mevcuttur.

Daha Fazla Pratik

Büyüme ağrılarında 'kırmızı bayrak' (red flag) olarak kabul edilen ve ileri tetkik gerektiren (gündüz ağrısı, sistemik bulgular, tek taraflı yerleşim) durumları tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 386Soru

On beş yaşında kız hasta; son 22 aydır devam eden eklem ağrıları ve yüzünde özellikle güneşe çıktıktan sonra belirginleşen döküntü şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki yanakta nazolabial sulkusları koruyan malar raş ve el küçük eklemlerinde hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde antinükleer antikor (ANA) testi 1:12801:1280 pozitif saptanıyor.

Bu hastada Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısını doğrulamak için kullanılabilecek immünolojik kriterlerden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif lupus antikoagülanı

Cevap

Pozitif lupus antikoagülanı
Pozitif lupus antikoagülanı, SLE için kullanılan modern sınıflandırma kriterlerinde (özellikle SLICC kriterlerinde) 'antifosfolipid antikor pozitifliği' başlığı altında yer alan bir immünolojik kriterdir. Bu hastada klinik bulgular (malar raş, artrit) ve ANA pozitifliği ile birlikte SLE tanısını desteklemek için kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve başlangıç laboratuvar bulgularını analiz et.
Hasta adölesan bir kız, malar raş, artrit ve ANA pozitifliği mevcut. Bu tablo güçlü bir şekilde SLE düşündürür.
SLE tanısı için klinik ve immünolojik kriterlerin birleşimi gereklidir.
2
SLE sınıflandırma kriterleri içindeki immünolojik parametreleri hatırla.
İmmünolojik kriterler: Anti-dsDNA, Anti-Sm, Antifosfolipid antikorlar (Lupus antikoagülanı dahil), düşük kompleman (C3,C4,CH50C3, C4, CH50) ve direkt Coombs testi pozitifliğidir.
Tanıyı kesinleştirmek için kriter listesinden uygun olanı seçmek gerekir.
3
Seçenekler arasından doğru immünolojik kriteri belirle.
Lupus antikoagülanı bir antifosfolipid antikordur ve tanı kriteridir.
Diğer seçenekler ya başka hastalıklara aittir ya da SLE'deki beklenen sapmanın (kompleman düşüklüğü gibi) tersini belirtmektedir.

Anahtar Kavram

SLE İmmünolojik Tanı Kriterleri

İpuçları

1
SLE tanısı için hem klinik hem de laboratuvar (immünolojik) kriterlerin varlığına bakılır.
2
Antifosfolipid antikorlar, SLE tanısında kullanılan immünolojik kriterler grubundadır.

Daha Fazla Pratik

SLE'de böbrek tutulumu (lupus nefriti) şüphesi olduğunda hangi laboratuvar testlerinin (proteinüri, sediment vb.) kriter kabul edildiğini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 387Soru

55 yaşında bir erkek çocuk; yüzünde ve güneş gören bölgelerde skar bırakan diskoid lezyonlar, halsizlik ve bacaklarda şişlik şikayeti ile başvuruyor. Öyküsünden çocukluk çağından itibaren sık piyojenik enfeksiyonlar geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede malar döküntü, yaygın diskoid plaklar ve ++++ pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar bulgularında; tam kan sayımında lökopeni (3100/mm33100/mm^3), idrar tetkikinde proteinüri (3.5 g/gu¨n3.5\text{ g/gün}) ve mikroskobik hematüri görülüyor. İmmünolojik incelemede; ANA pozitif (1:6401:640, homojen), anti-dsDNA negatif, serum C3C3 ve C4C4 düzeyleri normal sınırlarda iken total hemolitik kompleman (CH50CH50) düzeyi saptanamayacak düzeyde (00) düşüktür. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tablosuna yol açan en olası primer bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kompleman C1qC1q genetik eksikliği

Cevap

Kompleman C1q genetik eksikliği
Vakada sunulan çocukta SLE kriterleri (deri, renal, hematolojik, ANA) tamdır. Ancak hastanın yaşının çok küçük olması, erkek olması ve en önemlisi laboratuvarda C3 ve C4 normal iken CH50'nin saptanamaması, klasik yolun en başındaki bir proteinde (C1q, C1r veya C1s) tam bir eksiklik olduğunu kanıtlar. C1q eksikliği, SLE ile en güçlü ilişkisi olan (hastaların >%90>\%90'ında SLE gelişir) genetik kusurdur ve sıklıkla ağır deri tutulumu (diskoid/fotosensitif) ile lupus nefriti ile karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Hastada malar ve diskoid döküntü, nefrit (proteinüri/hematüri), lökopeni ve ANA pozitifliği mevcuttur; bu bulgular ACR/SLICC kriterlerine göre SLE tanısı koydurur.
SLE tanısını doğrulamak için klinik ve immünolojik kriterlerin varlığını saptamak gerekir.
2
Kompleman profilini yorumlama
CH50'nin sıfır olması tüm kompleman sisteminin aktive edilemediğini, ancak C3 ve C4'ün normal olması tüketim olmadığını, aksine klasik yolun başlangıcında bir eksiklik olduğunu gösterir.
Klasik yolun erken komponentleri (C1, C4, C2) eksik olduğunda, yolak tetiklenemediği için C3 tüketimi gerçekleşmez.
3
Genetik ilişkiyi kurma
C1q eksikliği, SLE gelişme riski en yüksek olan (%90 üzerinde) kompleman eksikliğidir; genellikle erken yaşta, erkeklerde de sık ve ağır renal tutulumla seyreder.
Primer kompleman eksiklikleri, immün komplekslerin temizlenememesine yol açarak otoimmüniteyi tetikler.

Anahtar Kavram

Erken komponentli kompleman eksiklikleri (özellikle C1q), çocukluk çağında çok erken başlayan ve alışılmadık (erkek hasta gibi) demografik özellikler gösteren ağır SLE tablolarının en önemli nedenidir.

Daha Fazla Pratik

Kalıtsal kompleman eksikliklerinde (C1q, C2, C4) neden ANA'nın pozitif ancak anti-dsDNA'nın sıklıkla negatif olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 388Soru

1313 yaşında bir kız çocuk; son bir yıldır tekrarlayan ve konvansiyonel antibiyotik tedavilerine yanıt vermeyen dirençli kronik otitis media nedeniyle izlenmektedir. Son bir aydır aralıklı burun kanamaları, öksürük ve idrar renginde çay rengi koyulaşma şikayetleri eklenmiştir. Fizik muayenesinde dış kulak yolunda pürülan akıntı ve nazal mukozada fragil, kanamalı ülserasyonlar saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde ESH 9292 mm/saatmm/saat, CRP 7878 mg/Lmg/L (N<55), serum kreatinin 1.91.9 mg/dLmg/dL bulunmuş; tam idrar tetkikinde her sahada bol dismorfik eritrosit ve granüler silendirler gözlenmiştir. Bu hastada öncelikli olarak düşünülecek tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Granülomatoz polianjitis (GPA)

Cevap

Granülomatoz polianjitis (GPA)
Granülomatoz polianjitis (GPA), küçük ve orta çaplı damarları tutan, nekrotizan granülomatöz enflamasyonla karakterize bir vaskülittir. Çocuklarda en sık kulak, burun ve boğazı içeren üst solunum yolu tutulumuyla başlar. Sorudaki vakada görülen dirençli kronik otitis media, nazal mukozal ülserasyonlar ve eşlik eden böbrek yetmezliği (nefritik tablo), GPA için patognomonik bir klinik kümelenmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sistemik analizi
Üst solunum yolu (dirençli otit, nazal ülser), alt solunum yolu (öksürük, burun kanaması) ve böbrek (hematüri, yüksek kreatinin) tutulumu saptandı.
Vaskülitlerin tanısında organ tutulum paternleri en önemli ayırt edici özelliktir.
2
Glomerulonefrit varlığının değerlendirilmesi
Dismorfik eritrositler ve silendirlerin varlığı, böbrek tutulumunun bir glomerulonefrit olduğunu doğrular.
PAN gibi bazı vaskülitler böbreği tutsa da glomerulonefrit yapmazlar; bu ayrım küçük damar vaskülitlerine yönlendirir.
3
Üst hava yolu tutulumunun spesifikliği
Kronik otitis media ve nazal ülserasyonlar, ANCA ilişkili vaskülitler arasında en çok GPA'ya özgüdür.
MPA ve Goodpasture sendromu gibi tablolar üst hava yolunu koruma eğilimindedir.

Anahtar Kavram

Granülomatoz Polianjitis (GPA) pediatrik yaş grubunda sıklıkla üst solunum yolu (dirençli otit, sinüzit), alt solunum yolu ve böbrek tutulumundan oluşan bir triadı takip eder.

Alternatif Yöntem

Vaskülit sorularında 'Akciğer + Böbrek + Üst Hava Yolu' formülünü (ELK - Ear, Lung, Kidney) GPA ile özdeşleştirerek hızlı eleme yapılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 389Soru

1515 yaşında bir kız çocuk, son 33 yıldır soğukla tetiklenen parmaklarda beyazlaşma ve ardından morarma (Raynaud fenomeni), parmak uçlarında ağrılı sertlikler (kalsinozis) ve deri gerginliği şikayetleriyle takip edilmektedir. Laboratuvar incelemesinde anti-sentromer antikoru pozitif saptanan hastanın, son birkaç aydır giderek artan efor dispnesi mevcuttur. Yapılan solunum fonksiyon testinde zorlu vital kapasite (FVCFVC) normal sınırlarda bulunurken, karbonmonoksit difüzyon kapasitesi (DLCODLCO) beklenenin %40\%40'ı (<%60< \%60) olarak ölçülmüştür. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada dispneye yol açan en olası pulmoner komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner arteriyel hipertansiyon

Cevap

Pulmoner arteriyel hipertansiyon
Sınırlı sistemik sklerozda (anti-sentromer pozitifliği ile giden CREST sendromu), akciğer parankimi genellikle korunur ancak pulmoner vasküler yatak etkilenir. Bu durum, solunum fonksiyon testlerinde zorlu vital kapasitenin (FVCFVC) normal olmasına rağmen, karbonmonoksit difüzyon kapasitesinin (DLCODLCO) belirgin şekilde düşük saptanmasıyla (izole DLCODLCO düşüklüğü) karakterize pulmoner arteriyel hipertansiyona yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik alt tipin belirlenmesi
Raynaud, kalsinozis ve anti-sentromer pozitifliği hastanın 'Sınırlı (Limited) Sistemik Skleroz' (CREST sendromu) olduğunu gösterir.
CREST sendromu sınırlı deri tutulumu ve spesifik antikor profili ile karakterizedir.
2
Solunum fonksiyon testi (SFT) analizi
FVCFVC değerinin normal, DLCODLCO değerinin belirgin düşük saptanması parankimal fibrozis olmadığını ancak gaz değişim yüzeyinde vasküler bir sorun olduğunu gösterir.
İzole DLCODLCO düşüklüğü interstisyel akciğer hastalığından ziyade pulmoner vasküler tutulumun (PAH) tipik göstergesidir.
3
Klinik korelasyon
Sınırlı tip sklerodermada en korkulan ve en sık görülen akciğer komplikasyonu izole pulmoner arteriyel hipertansiyondur.
Yaygın tipte interstisyel akciğer hastalığı ön plandayken, sınırlı tipte vasküler komplikasyonlar ön plandadır.

Anahtar Kavram

Sınırlı sistemik sklerozda (CREST) izole pulmoner arteriyel hipertansiyon gelişimi ve solunum fonksiyon testinde izole DLCO düşüklüğü ile karakterize olması.

Alternatif Yöntem

SFT bulgularında 'FVC/DLCO' oranının >1.62.0> 1.6 - 2.0 olması, interstisyel akciğer hastalığı olmaksızın pulmoner hipertansiyon varlığı için güçlü bir ipucudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 390Soru

1212 yaşında bir kız hasta; ellerde belirgin şişlik, parmak uçlarında soğukla tetiklenen morarma ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleriyle çocuk romatoloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenede her iki el parmaklarında 'puffy' (şiş) görünüm, hafif sklerodaktili ve proksimal kaslarda güçsüzlük saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA: 1/12801/1280 (benekli patern) pozitif bulunan bu hastada tanıyı kesinleştirmek için istenmesi gereken en spesifik otoantikor hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-U1 ribonükleoprotein (U1RNP)

Cevap

Miks bağ dokusu hastalığının tanısında yüksek titrede Anti-U1 ribonükleoprotein (U1RNP) antikorlarının varlığı en spesifik bulgudur.
Vakadaki Raynaud fenomeni, ödemli parmaklar (puffy fingers), sklerodaktili ve kas güçsüzlüğü bulguları; SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit kliniklerinin birleştiği Miks Bağ Dokusu Hastalığı'nı (MBDH) işaret eder. Bu hastalığın serolojik altın standardı ve tanı kriteri yüksek titreli Anti-U1 ribonükleoprotein (U1RNP) pozitifliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada Raynaud fenomeni, şiş (puffy) parmaklar, sklerodaktili ve proksimal kas güçsüzlüğü saptanmıştır.
Bu bulgular Sistemik Skleroz, SLE ve Polimiyozit özelliklerinin bir arada bulunduğu bir 'overlap' (örtüşme) sendromunu düşündürür.
2
Serolojik verileri değerlendir.
ANA 1/12801/1280 gibi yüksek bir titrede ve 'speckled' (benekli) paternle pozitif bulunmuştur.
Benekli patern ANA pozitifliği, Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH) için tipiktir.
3
Spesifik antikor ile tanıyı kesinleştir.
Yüksek titreli Anti-U1RNP pozitifliği belirlenmelidir.
MBDH tanısı için klinik özelliklerin yanı sıra yüksek titreli Anti-U1RNP varlığı zorunludur.

Anahtar Kavram

Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH), Raynaud fenomeni ve şiş parmaklarla karakterize; SLE, skleroderma ve polimiyozit bulgularının örtüştüğü ve Anti-U1RNP antikoru ile karakterize bir hastalıktır.

Daha Fazla Pratik

Sistemik sklerozda en sık mortalite nedeni olan interstisyel akciğer hastalığı ile Anti-Scl-70 arasındaki ilişkiyi gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 391Soru

77 yaşında bir kız çocuk, son üç aydır devam eden omuz ve kalça kuşağı kaslarında ilerleyici güçsüzlük, saçlarını tararken ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde her iki üst göz kapağında viyole renkli heliotrop döküntü ve diz eklemleri üzerinde simetrik eritematöz, hafif atrofik plaklar saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde AST:140U/LAST: 140 \, U/L, ALT:120U/LALT: 120 \, U/L, LDH:600U/LLDH: 600 \, U/L ve CK:2400U/LCK: 2400 \, U/L olarak ölçülmüştür. Juvenil dermatomiyozit tanısı düşünülen bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastalığın önemli bir komplikasyonu olan kalsinozis, genellikle erken tanı konulan ve başlangıçta agresif immünsupresif tedavi uygulanan olgularda daha sık görülür.

Cevap

Hastalığın önemli bir komplikasyonu olan kalsinozis, genellikle erken tanı konulan ve başlangıçta agresif immünsupresif tedavi uygulanan olgularda daha sık görülür ifadesi yanlıştır.
Kalsinozis, Juvenil Dermatomiyozit seyrinde morbiditeyi artıran önemli bir komplikasyondur. Sanılanın aksine, erken ve agresif tedavi kalsinozis gelişim riskini azaltan bir faktördür. Kalsinozis gelişimi; tanının gecikmesi, başlangıç tedavisinin yetersiz kalması veya hastalığın dirençli seyretmesi ile yakından ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Proksimal kas güçsüzlüğü, heliotrop döküntü, Gottron bulgusu (dizlerde) ve yüksek kas enzimleri (CKCK, LDHLDH, ASTAST, ALTALT) Juvenil Dermatomiyozit (JDM) tanısını güçlü şekilde destekler.
Hastanın semptom ve bulguları JDM için klasik klinik tabloyu oluşturmaktadır.
2
Bohan ve Peter tanı kriterlerinin (1975) değerlendirilmesi
Tanı kriterleri: 1- Proksimal güçsüzlük, 2- Enzim yüksekliği, 3- Miyopatik EMG, 4- Kas biyopsisi, 5- Karakteristik döküntü. Döküntü + 3 kriter = Kesin Tanı.
Standart tanı kriterlerine göre hastanın 'Kesin JDM' tanısı alması için gereken sayısal eşik kontrol edilir.
3
Komplikasyon ve risk faktörü analizi
JDM hastalarının yaklaşık %2040\%20-40'ında gelişen kalsinozis; tedavinin gecikmesi, hastalığın kronikleşmesi ve yetersiz kontrolü ile doğrudan ilişkilidir.
Kalsinozis gelişiminin fizyopatolojisi ve risk faktörleri erken/agresif tedavi ile değil, gecikmiş/yetersiz tedavi ile paralellik gösterir.

Anahtar Kavram

Juvenil dermatomiyozit tanı kriterleri ve kalsinozis risk faktörleri

Alternatif Yöntem

Bohan ve Peter kriterlerini hatırlamak için 'D-G-E-E-B' (Döküntü, Güçsüzlük, Enzim, EMG, Biyopsi) kısaltması kullanılabilir. Kalsinozis için ise 'Geç kalma, kireçlenme olur' mantığı kurgulanabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 392Soru

33 yaşında bir kız çocuk, son 88 haftadır her iki el bileğinde, her iki dizinde ve her iki ayak bileğinde saptanan şişlik, ağrı ve sabahları belirginleşen hareket kısıtlılığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede toplam 66 eklemde aktif artrit bulguları saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde romatoid faktör (RFRF) negatif, antinükleer antikor (ANAANA) pozitif olarak bulunuyor. Bu hastadaki en olası tanı ve komplikasyon izlemi için önerilen oftalmolojik tarama sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliartiküler JIAJIA (RFRF negatif) — 33 ayda bir yarık lamba muayenesi

Cevap

Poliartiküler JIAJIA (RFRF negatif) tanısı konulmalı ve ANAANA pozitifliği nedeniyle 33 ayda bir yarık lamba ile üveit taraması yapılmalıdır.
Hastada 66 eklemde tutulum olması ve şikayetlerin 66 haftadan uzun sürmesi poliartiküler JIAJIA tanısını doğrular. RFRF negatifliği bu alt tipin özelliğidir. ANAANA pozitifliği olan ve küçük yaşta (7 yaş altı) tanı alan hastalarda kronik üveit riski en yüksek düzeydedir; bu nedenle literatürde bu hastalar için her 33 ayda bir yarık lamba ile göz muayenesi yapılması önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Eklem sayısı ve süresini değerlendir.
66 eklemde artrit mevcut ve süre 66 haftadan uzun (88 hafta).
44 eklemden fazla tutulum olması poliartiküler JIAJIA tanısını destekler.
2
RFRF ve ANAANA sonucunu yorumla.
RFRF negatifliği alt tipi belirler, ANAANA pozitifliği komplikasyon riskini belirler.
ANAANA pozitifliği olan erken başlangıçlı JIAJIA olgularında asemptomatik kronik üveit riski çok yüksektir.
3
Oftalmolojik izlem sıklığını belirle.
Poliartiküler veya oligoartiküler tipte, ANAANA pozitif ve başlangıç yaşı 6\leq 6 olanlarda 33 ayda bir tarama önerilir.
Üveit sıklıkla sessiz seyrettiği için yarık lamba ile düzenli tarama görme kaybını önlemek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Juvenil İdiopatik Artrit alt tiplerinin eklem sayısına göre ayrımı ve ANAANA pozitifliği varlığında üveit tarama protokolü.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 393Soru

Alt ekstremitelerde akşamları ortaya çıkan ve fizik muayenesi normal olan bir çocukta, aşağıdaki klinik özelliklerden hangisi ağrının benign (selim) bir nedenden kaynaklanmadığını ve ileri tetkik gerektiren bir 'kırmızı bayrak' bulgusu olduğunu gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sabahları belirgin olan ve 3030 dakikadan uzun süren eklem tutukluğu

Cevap

Sabahları belirgin olan ve 30 dakikadan uzun süren eklem tutukluğu, inflamatuar bir patolojiyi düşündüren bir bulgudur.
Doğru seçenekte belirtilen sabah tutukluğu, inflamatuar romatizmal hastalıkların (özellikle Juvenil İdiyopatik Artrit) en karakteristik özelliklerinden biridir. Benign karakterdeki mekanik ağrılar ve büyüme ağrılarında sabahları tutukluk görülmez; aksine hastalar sabah uyandıklarında tamamen iyileşmiş hissederler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Akşam ortaya çıkan, muayenesi normal olan çocukta benign kas iskelet ağrıları (büyüme ağrıları vb.) ön plandadır.
Tanısal yaklaşımda benign ve inflamatuar ayrımı yapmak gerekir.
2
Kırmızı bayrak (red flag) bulgularını gözden geçir.
Tek taraflı ağrı, sistemik bulgular (ateş, kilo kaybı) ve sabah tutukluğu inflamatuar sürece işaret eder.
İnflamatuar artritlerde eklem içi sıvı birikimi ve jelleşme fenomeni nedeniyle sabah tutukluğu görülür.
3
Seçenekleri analiz et.
Sabah tutukluğu inflamatuar nedenleri desteklerken diğer seçenekler benign ağrıları destekler.
Büyüme ağrılarında sabahları çocuk tamamen semptomsuzdur.

Anahtar Kavram

Büyüme ağrıları ile inflamatuar artrit ayrımı (Sabah tutukluğunun önemi)
Tahmini Süre:45s
Soru 394Soru

77 yaşında bir erkek çocuk; tekrarlayan ateş, halsizlik, gövde ve ekstremitelerde belirgin livedo reticularis ve son bir yıl içinde iki kez geçirilmiş iskemik inme (laküner infarkt) öyküsü ile çocuk romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHg (>95.>95. persantil) saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde inflamatuar belirteçler (ESHESH ve CRPCRP) yüksek bulunurken; pANCAp-ANCA, cANCAc-ANCA ve ANAANA negatif saptanıyor. Abdominal anjiyografide çölyak ve renal arterlerde çok sayıda mikroanevrizma izleniyor. Öykü derinleştirildiğinde, 55 yaşındaki kız kardeşinde de benzer deri bulguları ve hafif bir hemiparezinin olduğu öğreniliyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenozin deaminaz 2 (ADA2) eksikliği

Cevap

Adenozin deaminaz 2 (ADA2) eksikliği (DADA2), çocukluk çağında tekrarlayan iskemik inmeler ve poliarteritis nodosa benzeri vaskülit ile karakterize otozomal resesif bir hastalıktır.
Livedo reticularis, visceral mikroanevrizmalar ve ateş ile seyreden vaskülit tablosuna çocukluk çağında tekrarlayan iskemik inmelerin eşlik etmesi ve kardeş tutulumunun (otozomal resesif) bildirilmesi, Adenozin deaminaz 2 (ADA2) eksikliğinin (DADA2) patognomonik sunumudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik fenotipi analiz et
Ateş, livedo reticularis ve mikroanevrizmalar saptandı (Poliarteritis nodosa fenotipi).
Hastanın sistemik vaskülit grubunda olduğunu belirlemek için.
2
Nörolojik komplikasyonları değerlendir
Çocuk yaşta tekrarlayan laküner iskemik inmeler mevcut.
Klasik PAN ile inme sıklığı çok daha yüksek olan varyantları ayırt etmek için.
3
Kalıtım paternini incele
Kız kardeşte de benzer bulguların olması otozomal resesif geçişi düşündürür.
Monogenik vaskülit taklitçilerini (DADA2 gibi) ekarte etmek için.
4
Sentez ve tanı koy
Erken yaşta inme + PAN benzeri vaskülit + AR kalıtım = DADA2.
Tüm klinik ve epidemiyolojik verileri birleştiren en olası tanıyı seçmek için.

Anahtar Kavram

Adenozin Deaminaz 2 Eksikliği (DADA2), monogenik bir otoinflamatuar vaskülit olup erken yaşta inme ve PAN benzeri tablo ile karakterizedir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 395Soru

1515 yaşında, çocukluğundan beri dirençli astım tanısıyla izlenen bir erkek çocuk; son bir aydır gelişen bacaklarda ağrılı purpurik döküntüler ve sol ayağını tam yukarı kaldıramama (ayak düşmesi) şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 18.500/mm318.500/mm^3 (eozinofili: %25\%25) ve serolojik olarak pANCAp-ANCA pozitifliği saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eozinofilik granülomatoz polianjiitis

Cevap

Eozinofilik granülomatoz polianjiitis (Churg-Strauss)
Doğru yanıt olan eozinofilik granülomatoz polianjiitis (eski adıyla Churg-Strauss sendromu), çocuklarda nadir görülmekle birlikte astım, periferik kan eozinofilisinin >%10>\%10 olması ve mononöritis mültipleks (burada ayak düşmesi şeklinde sunulmuştur) ile karakterize bir ANCA ilişkili vaskülittir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü analiz et
Dirençli astım varlığı, vaskülit öncesi prodromal döneme işaret eder.
Bu hastalık genellikle yıllarca süren astım veya alerjik rinit sonrası gelişir.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir
Belirgin eozinofili (%25\%25) ve p-ANCA pozitifliği saptandı.
Eozinofili bu hastalığın en karakteristik laboratuvar bulgusudur; p-ANCA ise hastaların yaklaşık yarısında pozitiftir.
3
Nörolojik ve kutanöz bulguları birleştir
Purpura (küçük damar vasküliti) ve ayak düşmesi (mononöritis mültipleks) saptandı.
Vaskülitik evrede sinir sistemini besleyen damarların tutulumu mononöritis mültiplekse yol açar.

Anahtar Kavram

Eozinofilik granülomatoz polianjiitis (EGPA) tanısında astım, eozinofili ve mononöritis mültipleks birlikteliği.

Daha Fazla Pratik

ANCA ilişkili vaskülitlerde tutulan damar çapı ve granülom varlığına göre ayırıcı tanı tablosunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 396Soru

1313 yaşında kız hasta; son altı aydır devam eden ve tekrarlayan antibiyotik tedavilerine yanıt vermeyen kronik sinüzit, burun kanaması ve öksürük şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde burun sırtında çökme (semer burun deformitesi) saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı 90 mm/saat90\text{ mm/saat} ve serum kreatinin düzeyi hafif yüksek bulunmuş; tam idrar tetkikinde ise mikroskobik hematüri ve eritrosit silindirleri gözlenmiştir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Granülomatozis ile polianjiitis (Wegener)

Cevap

Granülomatozis ile polianjiitis (Wegener)
Granülomatozis ile polianjiitis (Wegener), klinik olarak üst solunum yolu (nekrotizan sinüzit, nazal septum perforasyonu, semer burun), alt solunum yolu (nodül, kavite, kanama) ve böbrek (pauci-immün nekrotizan glomerulonefrit) tutulumu ile karakterizedir. Hastadaki semer burun deformitesi ve nefritik bulgular bu tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Hastada kronik sinüzit ve semer burun deformitesi (üst solunum yolu), öksürük (alt solunum yolu) ve hematüri/eritrosit silindirleri (böbrek/glomerulonefrit) mevcuttur.
Vaskülit tanılamasında tutulan organ sistemlerinin kombinasyonu tanıya götürür.
2
Diferansiyel tanı yapma
Üst solunum yollarında destrüktif değişiklikler (semer burun) yapan tek ANCA ilişkili vaskülit Wegener'dir.
Diğer vaskülitlerin (MPA, PAN) üst solunum yolu tutulum paterni farklıdır veya yoktur.

Anahtar Kavram

Granülomatozis ile polianjiitis (GPA - Wegener), üst ve alt solunum yolları ile böbrekleri (nekrotizan glomerulonefrit) tutan granülomatöz bir vaskülittir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 397Soru

On bir yaşında erkek çocuk, son iki aydır devam eden sol kalça ağrısı ve yürümede aksama şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde sol kalça eklem hareketleri ağrılı ve kısıtlı bulunurken, sağ ayak tabanında kalkaneus yapışma yerinde (plantar fasya) belirgin hassasiyet saptanıyor. Hastanın tıbbi öyküsünde üç ay önce sağ gözünde ani gelişen kızarıklık, şiddetli ağrı ve ışığa duyarlılık nedeniyle tedavi gördüğü öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı 4242 mm/saat, C-reaktif protein 3.53.5 mg/dL ve HLA-B27 pozitifliği saptanıyor. Bu çocuk için ILAR (International League of Associations for Rheumatology) kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Entezit ilişkili artrit

Cevap

Entezit ilişkili artrit, klinik bulgular ve ILAR tanı kriterleri ile en uyumlu tanıdır.
Entezit ilişkili artrit tanısı, 11 yaşındaki erkek hastada görülen kalça artriti ve plantar fasya üzerindeki entezit varlığının yanı sıra laboratuvarda HLA-B27 pozitifliği ve öyküde yer alan 'akut' semptomatik anterior üveit ile konulur. Bu tablo, ILAR sınıflama kriterlerine tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
1111 yaşında erkek hasta, asimetrik oligoartrit (kalça) ve entezit (plantar fasya hassasiyeti) ile başvurmuş.
Entezit ilişkili artrit (EİA) tipik olarak okul çağı erkek çocuklarında alt ekstremite büyük eklemlerini ve tendon yapışma yerlerini etkiler.
2
Eklem dışı bulguları ve laboratuvarı değerlendir.
HLA-B27 pozitifliği ve geçirilmiş 'akut' anterior üveit atağı mevcut.
EİA tanısında HLA-B27 pozitifliği ve akut semptomatik üveit (kızarıklık ve ağrı ile giden) en güçlü destekleyici kriterlerdendir.
3
ILAR kriterlerine göre tanı koy.
Artrit + Entezit varlığı veya Artrit/Entezit ile birlikte HLA-B27 (+), >6>6 yaş erkek ve akut üveit kriterlerinden en az ikisinin olması tanıyı doğrular.
Hasta bu kriterlerin çoğunu karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Entezit İlişkili Artrit (EİA), jüvenil idiyopatik artritin bir alt tipi olup HLA-B27 ile güçlü ilişki gösteren ve erişkin spondiloartropatilerin pediatrik karşılığı olan bir hastalıktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 398Soru

Raynaud fenomeni ve kısa sürede gövdeye yayılan progresif cilt sertliği nedeniyle değerlendirilen 1313 yaşında bir kız çocukta anti-RNA polimeraz III antikor pozitifliği saptanmıştır. Bu hastada aşağıdaki komplikasyonlardan hangisinin gelişme riski, diğer sistemik skleroz alt tiplerine göre en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Skleroderma renal krizi

Cevap

Skleroderma renal krizi
Sistemik sklerozda anti-RNA polimeraz III antikorlarının varlığı, hastalığın diffüz kutanöz formu ile ve özellikle hayatı tehdit edebilen bir komplikasyon olan 'skleroderma renal krizi' ile çok güçlü bir ilişki gösterir. Bu antikorun varlığında interstisyel akciğer hastalığı riski daha düşük olsa da, böbrek damarlarındaki vaskülopatiye bağlı ani hipertansiyon ve akut böbrek yetmezliği riski belirgin şekilde artar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını ve antikor profilini analiz etme
Hızlı seyreden cilt tutulumu (diffüz tip) ve anti-RNA polimeraz III pozitifliği saptandı.
Antikor spesifikliğinin prognostik önemini belirlemek için gereklidir.
2
Anti-RNA polimeraz III antikorunun ilişkili olduğu riskleri hatırlama
Bu antikorun diffüz cilt tutulumu ve özellikle renal kriz ile yüksek korelasyon gösterdiği belirlendi.
Sistemik sklerozda antikorlar organ tutulum riskini öngörmede kritiktir.
3
Diğer antikorların (Scl-70, sentromer) komplikasyonlarını dışlama
Scl-70 akciğer, sentromer ise PAH ile ilişkilidir; renal kriz RNA polimeraz III için en spesifik risktir.
Ayırıcı tanı ve en olası komplikasyonu belirlemek için dışlama yapılır.

Anahtar Kavram

Sistemik sklerozda antikor spesifikliği organ tutulum riskini belirler; anti-RNA polimeraz III antikorları diffüz tutulum ve renal kriz için yüksek risk faktörüdür.

İpuçları

1
Sistemik sklerozda antikorlar hem klinik alt tipi (limitli/diffüz) hem de hangi organın etkileneceğini öngörmede yardımcıdır.
2
Anti-Scl-70 akciğer parankimi ile ilişkiliyken, bir diğer antikor böbrek damarlarını hedef alan krizlerle ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

Sistemik sklerozda pulmoner tutulum tiplerini (ILD vs PAH) antikorlarla eşleştirerek çalışınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 399Soru

77 yaşında erkek çocuk, sol skrotumda ani gelişen şişlik, ağrı ve kızarıklık şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede sol testis hassas ve ödemli saptanırken, cremaster refleksinin pozitif olduğu görülüyor. Doppler ultrasonografide sol testis kan akımının normalden fazla olduğu izleniyor. Hastanın özgeçmişinde son 22 yıl içerisinde 55 kez tekrarlayan, yaklaşık 4848 saat süren ve kendiliğinden düzelen ateş ve karın ağrısı atakları olduğu, babasında ise M694VM694V homozigot mutasyonu saptandığı öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı ve klinik tabloyla ilgili doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailevi Akdeniz Ateşi; skrotal tutulum tunika vajinalisin serozitine bağlı gelişir.

Cevap

Ailevi Akdeniz Ateşi; skrotal tutulum tunika vajinalisin serozitine bağlı gelişir.
Hastanın tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları AAA ile uyumludur. AAA'da periton, pleura ve sinovyum gibi seröz zarların yanı sıra, peritonun bir uzantısı olan tunika vajinalisin inflamasyonu da görülebilir. Bu durum 'akut skrotum' tablosuna yol açar. Cremaster refleksinin korunması ve Doppler USG'de kan akımının artmış olması (hiperemi), tablonun inflamatuar (serozit) kaynaklı olduğunu ve torsiyon olmadığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Akut skrotum bulgularının (şişlik, ağrı, kızarıklık) değerlendirilmesi.
Cremaster refleksinin pozitif olması ve Doppler'de hiperemi (kan akımı artışı) saptanması, cerrahi bir acil olan testis torsiyonunu dışlar.
Torsiyonda cremaster refleksi negatifleşir ve iskemi nedeniyle kan akımı azalır.
2
Hastanın özgeçmişindeki tekrarlayan ateş ve serozit (karın ağrısı) ataklarının analizi.
Kısa süreli (4848 saat) tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları, AAA (AAA) için tipik bir klinik seyirdir.
Tel Hashomer kriterlerine göre tekrarlayan serozit atakları majör tanı kriteridir.
3
Aile öyküsü ve genetik riskin birleştirilmesi.
Babada M694VM694V homozigotluğu, hastada AAA gelişimi için güçlü bir genetik yatkınlık ve risk faktörü oluşturur.
M694VM694V mutasyonu Türk toplumunda en sık görülen ve ağır seyirle (amiloidoz riski dahil) ilişkili mutasyondur.
4
Skrotal tutulumun mekanizmasının tanımlanması.
AAA hastalarında 'akut skrotum', tunika vajinalisin (peritonun skrotal uzantısı) inflamasyonu sonucu gelişir.
Bu durum aslında skrotal bir peritonit atağıdır ve cerrahi müdahale gerektirmeyen, kolşisin tedavisine yanıt veren bir tablodur.

Anahtar Kavram

AAA'da Akut Skrotal Tutulum (Tunika Vajinalis Seroziti)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 400Soru

Kanlı ishal yakınmasıyla tedavi edildikten 3 hafta sonra sol dizde ve sağ ayak bileğinde şişlik şikayetiyle getirilen 10 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde her iki aşil tendonu yapışma yerinde hassasiyet saptanıyor. Eklem sıvısı analizi steril inflamatuar nitelikte bulunuyor. Bu hastada aşağıdaki faktörlerden hangisinin varlığı, klinik tablonun kronikleşmesi ve sakroiliit gelişimi açısından en güçlü risk faktörüdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HLA-B27 doku grubu antijeni pozitifliği saptanması

Cevap

HLA-B27 doku grubu antijeni pozitifliği saptanması
Reaktif Artrit, genetik yatkınlığı olan bireylerde (özellikle HLA-B27 pozitif) belirli enfeksiyonlar sonrası gelişen steril bir artrittir. Çoğu çocukta hastalık kendini sınırlasa da, HLA-B27 pozitifliği olan hastalarda tablonun kronikleşme, tekrarlama ve sakroiliit veya ankilozan spondilit gibi aksiyel tutulum geliştirme riski belirgin şekilde yüksektir. Bu nedenle HLA-B27, uzun dönem prognoz tayininde en kritik belirteçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hasta, geçirilmiş enterik enfeksiyon sonrası gelişen asimetrik oligoartrit ve entesit (topuk ağrısı) tablosu ile Reaktif Artrit (veya geniş tanımıyla Spondiloartropati) kliniği sergilemektedir.
Tipik Reaktif Artrit sunumu: Post-enfeksiyöz, steril sinovit, alt ekstremite tutulumu ve entesit.
2
Hastalığın seyrini etkileyen faktörleri değerlendir
Reaktif Artrit genellikle kendini sınırlayan bir tablodur ancak hastaların %10-20'sinde kronikleşir ve Ankilozan Spondilit benzeri tabloya dönüşebilir.
Prognoz tayini.
3
HLA-B27 ilişkisini belirle
HLA-B27 pozitifliği, hastalığın kronikleşmesi, nüks etmesi ve sakroiliit/spondilit gelişimi için en önemli genetik risk faktörüdür.
HLA-B27 ve Spondiloartropati patogenezi arasındaki güçlü ilişki.

Anahtar Kavram

Reaktif Artritli hastalarda HLA-B27 pozitifliği, hastalığın kronikleşmesi ve aksiyel iskelet tutulumu (sakroiliit) gelişimi için en önemli prediktif faktördür.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 20 / 21Sonraki
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 20 | Examkin