Henoch-Schonlein Purpurası (IgA Vaskuliti)

42 soru

Soru 21Soru →

Okul öncesi dönemde bir erkek çocuk; her iki bacağında ve gluteal bölgesinde belirginleşen, basmakla solmayan, ağrısız döküntü ve sol ayak bileğinde ağrı yakınmasıyla getirilmiştir. Fizik muayenesinde genel durumu iyi saptanan ve Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı konulan hastanın sistemik muayenesi ve idrar analizi normal bulunmuştur. Bu hastanın izlem ve tedavisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastalık genellikle kendi kendini sınırlar ve çoğu olguda destekleyici tedavi yeterlidir.

Cevap

Hastalık genellikle kendi kendini sınırlayan bir seyir izlediğinden çoğu olguda destekleyici tedavi yeterli olması doğrudur.
Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) vakalarının çoğu selim seyirlidir ve eklem ağrısı veya döküntü gibi hafif bulgular varlığında sadece destekleyici tedavi (istirahat, ağrı kesici) yeterli olmaktadır. Hastalığın genellikle kendi kendini sınırladığı ve destekleyici tedavinin yeterli olduğu bilgisi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulguları ve komplikasyonları (GİS, renal, orşit vb.) değerlendirilir.
Hastada sadece cilt ve eklem tutulumu olduğu, ciddi bir sistemik komplikasyonun eşlik etmediği saptanır.
HSP'de tedavi stratejisi tutulan organ sistemlerine ve semptomların şiddetine göre belirlenir.
2
Kortikosteroidlerin profilaktik ve semptomatik etkileri gözden geçirilir.
Steroidlerin nefriti önlemediği ve basit cilt/eklem bulguları için endike olmadığı sonucuna varılır.
Gereksiz steroid kullanımı yan etki riskini artırır ve prognoza katkı sağlamaz.
3
Hastalığın doğal seyri hakkında aile bilgilendirilir ve konservatif izlem planlanır.
İstirahat ve semptomatik tedavi ile hastanın izlenmesi kararlaştırılır.
HSP vakalarının çoğu iyi prognozludur ve destek tedavisiyle düzelir.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein purpurası genellikle kendini sınırlayan bir hastalıktır ve steroidler böbrek tutulumunu önlemek için profilaktik olarak kullanılmaz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 22Soru →

88 yaşında bir çocuk; bacaklarında palpabl purpurik döküntüler, karın ağrısı ve idrarında kan fark edilmesi üzerine hastaneye başvuruyor. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde ve kalçada simetrik purpurik lezyonlar ile her iki dizde şişlik saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde mikroskobik hematüri ve hafif proteinüri saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada, aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin saptanması Henoch-Schönlein purpurası (IgAIgA vasküliti) tanısından öncelikle uzaklaşılmasına neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük serum C3C3 düzeyi

Cevap

Henoch-Schönlein purpurasında kompleman (C3C3 ve C4C4) düzeyleri tipik olarak normaldir; bu nedenle düşük serum C3C3 düzeyi saptanması tanıdan uzaklaştırır.
Henoch-Schönlein purpurasında (IgA vasküliti) kompleman sistemi aktivasyonu klasik yoldan ziyade alternatif yolla (IgA üzerinden) gerçekleşir ve serum kompleman düzeyleri (C3C3, C4C4) tipik olarak normal sınırlarda kalır. Eğer hastada düşük serum C3C3 düzeyi saptanıyorsa, öncelikle poststreptokokal glomerulonefrit (PSGN), sistemik lupus eritematozus (SLE) veya membranoproliferatif glomerulonefrit gibi kompleman tüketen patolojiler düşünülmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (purpura, artrit, karın ağrısı, nefrit) analiz et.
Klasik Henoch-Schönlein purpurası (HSP) tetradı ve renal tutulum saptandı.
HSP'nin klinik prezentasyonunu doğrulamak için gereklidir.
2
HSP'deki tipik laboratuvar özelliklerini gözden geçir.
Trombosit sayısının normal olması ve kompleman düzeylerinin korunması gerektiği hatırlandı.
Ayırıcı tanıda en kritik laboratuvar ipuçlarını belirlemek için gereklidir.
3
Düşük kompleman düzeyinin ne anlama geldiğini değerlendir.
Düşük C3C3, PSGN veya SLE gibi kompleman tüketen diğer nefritik tabloları gösterir.
HSP'de kompleman düzeylerinin normal olması tanısal bir kuraldır.

Anahtar Kavram

HSP (IgA vasküliti), kompleman düzeylerinin (C3C3, C4C4) normal olduğu, non-trombositopenik, küçük damar vaskülitidir.

Alternatif Yöntem

Ayırıcı tanıda 'düşük kompleman' (hipokomplemanemi) ile seyreden nefritik tabloları (PSGN, SLE, MPGN) hatırlayarak, bu listenin dışında kalan HSP'de komplemanın normal olması gerektiğini bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru →

77 yaşında erkek çocuk; her iki dizinde ani başlayan ağrı, şişlik ve yürümede zorluk şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden yaklaşık 1010 gün önce ateşli bir boğaz ağrısı geçirdiği öğreniliyor. Yapılan fizik muayenede her iki dizde artrit saptanıyor. Hastanın klinik takibinin 2424. saatinde, kalça bölgesinde ve bacaklarının arka yüzünde simetrik yerleşimli, deri seviyesinden kabarık, basmakla solmayan purpurik döküntüler gelişiyor. Bu klinik tabloya göre, hastada Akut Romatizmal Ateş (ARA) yerine Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısını destekleyen en karakteristik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döküntülerin palpabl purpura karakterinde olması

Cevap

Döküntülerin palpabl purpura karakterinde olması
Henoch-Schönlein purpurası (HSP) tanısında en karakteristik ve zorunlu bulgu, trombosit sayısı normal iken ortaya çıkan palpabl purpuradır. Hastaların yaklaşık %25'inde artrit veya karın ağrısı döküntüden önce başlayabilir, bu da başlangıçta Akut Romatizmal Ateş (ARA) ile karışmasına neden olabilir. Ancak palpabl purpuranın varlığı, non-spesifik döküntüleri olan ARA'dan kesin olarak ayrılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada boğaz ağrısı sonrası gelişen artrit ve takibinde ortaya çıkan purpurik döküntüler mevcut.
Bu tablo hem Akut Romatizmal Ateş (ARA) hem de Henoch-Schönlein purpurası (HSP) ile uyumlu olabilir.
2
Döküntü morfolojisini değerlendir.
Döküntülerin deri seviyesinden kabarık (palpabl) ve basmakla solmayan karakterde olduğu belirtilmiştir.
HSP tanısı için EULAR/PRINTO kriterlerine göre palpabl purpura varlığı zorunludur.
3
Ayırıcı tanı kriterlerini karşılaştır.
ARA'da görülen döküntü tipik olarak 'eritema marjinatum'dur ve palpabl purpura görülmez.
HSP'yi ARA'dan ayıran en net klinik fark palpabl purpura varlığıdır.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein purpurasında (IgA vasküliti) tanı için trombositopeni olmaksızın gelişen palpabl purpura zorunlu kriterdir ve artrit döküntüden önce başlayabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru →

55 yaşında bir erkek çocuk, bacaklarının arkasında ve kalça bölgesinde yerleşen, basmakla solmayan, ciltten kabarık (palpabl) mor döküntüler şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki ayak bileğinde hafif hassasiyet dışında ek özellik saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde trombosit sayısı 280.000/mm3280.000/mm^3 ve koagülasyon testleri normal sınırlarda bulunuyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Henoch-Schönlein purpurası

Cevap

En olası tanı Henoch-Schönlein purpurasıdır.
Vakadaki çocukta görülen, özellikle alt ekstremite ve kalça bölgesinde yoğunlaşan palpabl purpura bulgusuna normal trombosit sayısının eşlik etmesi, Henoch-Schönlein purpurası için en karakteristik tanısal özelliktir. Eklem hassasiyeti de bu vaskülit tablosunu destekleyen sık görülen bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Döküntü karakterini analiz et
Döküntünün palpabl (ele gelen) purpura olduğu belirlendi.
Vaskülitleri diğer döküntülü hastalıklardan ayıran en önemli fizik muayene bulgusudur.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Trombosit sayısının normal (280.000/mm3280.000/mm^3) olduğu görüldü.
Trombositopenik purpuraları (örneğin ITP) dışlamak için kritiktir.
3
Klinik bulguları birleştir
Alt ekstremite yerleşimli palpabl purpura + Normal trombosit sayısı + Artralji.
Bu üçlü Henoch-Schönlein purpurası (HSP) tanısı için en spesifik ipuçlarıdır.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein purpurası, çocukluk çağının en sık görülen vasküliti olup, trombosit sayısı normal iken görülen 'palpabl purpura' tanıda altın standarttır.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru →

99 yaşında bir erkek çocuk; bacaklarda ve gluteal bölgede belirgin palpabl purpuralar, her iki dizde gezici karakterde artralji ve şiddetli, kramp tarzında karın ağrısı ile başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 11,5 g/dL11,5 \text{ g/dL}, beyaz küre 12.400/mm312.400 \text{/mm}^3, trombosit sayısı 315.000/mm3315.000 \text{/mm}^3, protrombin zamanı (PTPT) 1212 saniye ve aktive parsiyel tromboplastin zamanı (aPTTaPTT) 3030 saniye (PTPT ve aPTTaPTT kontrol değerleri dahilinde) olarak saptanıyor. Bu hastada klinik tablonun ağırlığı ile korelasyon gösteren ve şiddetli gastrointestinal tutuluma eşlik edebilen biyokimyasal değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faktör XIII aktivitesinde geçici azalma

Cevap

Faktör XIII aktivitesinde geçici azalma
Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vasküliti) vakalarında, özellikle bağırsak duvarı ödemi ve şiddetli abdominal ağrının eşlik ettiği gastrointestinal tutulum durumunda, Faktör XIII (Fibrin Stabilize Edici Faktör) düzeylerinde anlamlı bir düşüş saptanabilir. Bu düşüş, pıhtılaşma sisteminin aktivasyonu sonucu faktörün damar duvarında tüketilmesine bağlıdır ve rutin tarama testleri olan PTPT, aPTTaPTT ve kanama zamanı ile saptanamaz. Faktör XIII düzeyindeki azalma, klinik tablonun ağırlığı ile doğru orantılıdır ve hastanın klinik durumu düzeldiğinde tekrar normale döner.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Palpabl purpura, artralji ve karın ağrısı triadı ile hastada Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vasküliti) düşünülür.
Bu bulgular HSP'nin tipik klinik prezentasyonudur.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir
Trombosit sayısı ve rutin koagülasyon testlerinin (PTPT, aPTTaPTT) normal olması, kanamanın bir pıhtılaşma faktörü eksikliği veya trombositopeniden kaynaklanmadığını doğrular.
HSP'de purpuralar vaskülitik süreçten kaynaklanır, hemostatik defektten değil.
3
Spesifik gastrointestinal ilişkiyi belirle
HSP'de şiddetli abdominal semptomlar ve bağırsak duvarı ödemi varlığında Faktör XIII seviyelerinin düştüğü ve bu düşüşün klinik şiddetle paralel seyrettiği bilinmektedir.
Faktör XIII (Fibrin stabilize edici faktör) inflamasyonlu bağırsak duvarında aşırı tüketilir.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein Purpurası'nda gastrointestinal tutulumun şiddeti ile Faktör XIII aktivitesindeki azalma arasındaki ilişki.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 26Soru →

1010 yaşında bir erkek çocuk; bacaklarda ve gluteal bölgede yerleşen, ciltten kabarık döküntüler ve karın ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde her iki dizinde artralji saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde trombosit sayısı 280.000/mm3280.000/mm^3 olarak bulunuyor. Bu hastada Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı düşünülürken, aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin saptanması bu tanıyla uyumlu bir durum değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum C3 ve C4 kompleman düzeylerinde azalma görülmesi

Cevap

Serum C3 ve C4 kompleman düzeylerinde azalma görülmesi Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) ile uyumlu olmayan bir bulgudur.
Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti), küçük damarları etkileyen sistemik bir vaskülittir. Hastalığın patogenezinde IgA içeren immün komplekslerin damar duvarında birikimi rol oynar. Ancak, bu süreç klasik kompleman yolunu aktive ederek C3 ve C4 düzeylerini düşürmez. Bu nedenle, kompleman düzeylerinin düşük bulunması, HSP tanısından uzaklaştırıp post-streptokokal glomerulonefrit veya SLE gibi hipokomplemanemik durumları düşündürmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Palpabl purpura, artralji ve karın ağrısı triadı saptandı.
HSP tanısı için EULAR/PRINTO kriterlerine göre palpabl purpura zorunludur.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Trombosit sayısının normal olması (280.000/mm3280.000/mm^3), döküntünün İTP gibi trombositopenik nedenlere bağlı olmadığını doğrular.
HSP non-trombositopenik bir purpuradır.
3
Kompleman sisteminin rolünü belirle
HSP bir IgA aracılı vaskülittir ve kompleman tüketimi beklenmez.
HSP'de C3 ve C4 düzeylerinin normal olması, tanıyı post-infeksiyöz glomerulonefrit gibi hipokomplemanemik tablolardan ayırt eder.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein purpurasında serum kompleman düzeyleri normal sınırlardadır.

Daha Fazla Pratik

Böbrek tutulumu olan bir HSP hastasında prognozu belirleyen en önemli biyopsi bulgusunu (kresent oluşumu) inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru →

66 yaşında bir erkek çocuk; bacaklarda palpabl purpurik döküntüler, karın ağrısı ve sağ dizinde şişlik ile başvuruyor. Yapılan klinik değerlendirme sonucunda Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vasküliti) tanısı konulan hastanın izleminin 22. gününde kolik tarzda şiddetli karın ağrısı ve safralı kusma gelişiyor. Batın ultrasonografisinde 'hedef tahtası' (target sign) görünümü izlenerek invajinasyon tanısı konuluyor.

Bu klinik tablo ve hastalıkla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gastrointestinal sistemde gelişen invajinasyon tipik olarak ileo-ileal yerleşimlidir.

Cevap

Henoch-Schönlein Purpurası'nda gelişen invajinasyon tablosu tipik olarak ileo-ileal yerleşimlidir.
Henoch-Schönlein Purpurası (HSP) seyrinde gelişen invajinasyon, idiyopatik invajinasyondan farklı olarak sıklıkla ileo-ileal yerleşim gösterir. Bu durum, invajinasyonun hava veya sıvı ile redüksiyonunu zorlaştırabilir ve cerrahi gereksinimini artırabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların HSP (IgA Vasküliti) açısından değerlendirilmesi.
Palpabl purpura, artrit ve karın ağrısı birlikteliği HSP tanısını destekler.
EULAR/PRINTO kriterlerine göre palpabl purpura olmazsa olmaz kriterdir ve buna ek olarak artrit/artralji, abdominal ağrı veya böbrek tutulumundan biri bulunmalıdır.
2
Akut karın ağrısı ve kusmanın ayırıcı tanısının yapılması.
Ultrasonografide 'hedef tahtası' görünümü invajinasyon tanısını kesinleştirir.
HSP'de bağırsak duvarındaki ödem ve kanama, invajinasyon için odak (lead point) oluşturabilir.
3
HSP'deki invajinasyonun anatomik özelliklerinin belirlenmesi.
İnvajinasyonun ileo-ileal yerleşimli olduğunun saptanması.
İdiyopatik pediatrik invajinasyonların çoğu ileokolik iken, HSP seyrinde gelişenler tipik olarak daha proksimalde, ileo-ileal bölgede görülür.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein Purpurası'nda gastrointestinal komplikasyon olarak görülen invajinasyonun en sık ileo-ileal yerleşimli olması ve ayırıcı tanıdaki laboratuvar özellikleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru →

4 yaşında bir kız çocuk, her iki bacak arkasında ve kalça bölgesinde yerleşen, basmakla solmayan, deriden kabarık kırmızı-mor döküntüler şikayetiyle getiriliyor. Hastanın yapılan laboratuvar incelemesinde trombosit sayısı 310.000/mm3310.000/\text{mm}^3 olarak saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Henoch-Schönlein purpurası

Cevap

Henoch-Schönlein purpurası (IgA Vasküliti)
Verilen vakada palpabl purpura (deriden kabarık, basmakla solmayan döküntü) mevcuttur ve trombosit sayısı normaldir. Bu kombinasyon, çocukluk çağında en sık görülen vaskülit olan Henoch-Schönlein purpurası için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Döküntü karakterini analiz et
Döküntünün basmakla solmaması ve palpabl (kabarık) olması, küçük damar vaskülitini düşündürür.
Vaskülitlerde damar duvarı hasarı sonucu deri içine sızan eritrositler kabarık döküntü oluşturur.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Trombosit sayısının 310.000/mm3310.000/\text{mm}^3 (normal aralık) olduğu görülmektedir.
Ayırıcı tanıda trombositopenik purpuraları (ITP gibi) dışlamak için trombosit sayısı kritiktir.
3
Klinik tabloyu birleştir
Çocukluk çağında normal trombosit sayısı ile seyreden palpabl purpuranın klasik tanısı Henoch-Schönlein purpurasıdır.
HSP, en sık görülen çocukluk çağı vaskülitidir ve tanı için trombositopeninin olmaması önemli bir ipucudur.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein Purpurası (HSP), normal trombosit sayısı ve palpabl purpura ile karakterize küçük damar vaskülitidir.

Daha Fazla Pratik

HSP tanısı alan bir hastada takipte en sık etkilenen organ sistemlerini ve gelişebilecek invajinasyon gibi komplikasyonları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 29Soru →

77 yaşında erkek hasta; her iki alt ekstremite ve gluteal bölgede yerleşen, basmakla solmayan, ciltten kabarık döküntüler ve şiddetli abdominal kramp tarzı ağrılar ile çocuk acil servisine getiriliyor. Laboratuvar incelemesinde trombosit sayısı 420.000/mm3420.000/mm^3, serum kompleman (C3C3, C4C4) düzeyleri ve koagülasyon testleri (PTPT, aPTTaPTT) normal sınırlarda saptanıyor. Takiplerinde safralı kusma ve batın distansiyonu gelişen hastanın ultrasonografisinde ileal segmentlerin birbirinin içine girdiği (ileo-ileal invajinasyon) görülüyor. Bu hastanın klinik tablosu ve saptanan gastrointestinal komplikasyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hastadaki invajinasyon tipinin tedavisinde hava veya kontrastlı hidrostatik redüksiyon ilk tercih edilen ve başarı oranı en yüksek yöntemdir.

Cevap

İleo-ileal invajinasyonların tedavisinde hava veya hidrostatik redüksiyonun başarı oranı düşüktür ve genellikle cerrahi müdahale gerekir; bu nedenle bu ifade yanlıştır.
İleo-ileal invajinasyonlarda hava veya hidrostatik redüksiyonun başarısı oldukça düşüktür. Bu yöntemler kolonik segmentlerde etkiliyken, ince bağırsak seviyesindeki (ileo-ileal) tıkanıklıklara ulaşamazlar. Bu nedenle HSP hastalarında saptanan bu tip invajinasyonlar genellikle cerrahi redüksiyon gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Palpabl purpura, normal trombosit sayısı ve normal kompleman düzeyleri Henoch-Schönlein Purpurasını (IgA Vasküliti) işaret eder.
HSP tanısı için non-trombositopenik palpabl purpura temel kriterdir.
2
Gastrointestinal komplikasyonu tanımla.
Ultrasonografide saptanan 'target sign' ve ileo-ileal segment tutulumu HSP'ye özgü invajinasyon tablosudur.
İdiopatik invajinasyonlar genellikle ileokolik iken, HSP'de vaskülite bağlı ileo-ileal tutulum daha sıktır.
3
Tedavi protokolünü değerlendir.
İleo-ileal invajinasyonlar hava veya kontrastlı redüksiyonla (enema) düzelmez.
Enema materyali çekumu geçer ancak ince bağırsak segmentlerindeki invajinasyonu redükte edemez.

Anahtar Kavram

HSP'de gelişen invajinasyonlar genellikle ileo-ilealdir, submukozal hematom kaynaklıdır ve idiopatik invajinasyonların aksine cerrahi gereksinimi yüksektir.

Daha Fazla Pratik

HSP'li bir hastada renal biyopsi endikasyonlarını (ISKDC kriterleri) ve kresent varlığının prognostik önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 30Soru →

1111 yaşında erkek hasta; her iki alt ekstremitede belirgin palpabl purpuralar, gezici olmayan eklem ağrısı ve şiddetli karın ağrısı ile çocuk romatoloji polikliniğine başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde; trombosit sayısı 420.000/mm3420.000/mm^3, serum C3C3 ve C4C4 düzeyleri normal, tam idrar tetkikinde ise masif proteinüri (3.53.5 g/m2m^2/gün) ve makroskobik hematüri saptanıyor. Hastaya yapılan böbrek biyopsisinde glomerüllerin %65\%65’inde kresent (yarım ay) oluşumu ve immünfloresan incelemede yaygın mezanjiyal IgAIgA birikimi rapor ediliyor. Bu hastadaki klinik tablo ve Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) seyri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biyopsi bulgularındaki yüksek kresent oranı, agresif tedaviye rağmen son dönem böbrek yetmezliğine ilerleme riskinin en güçlü göstergesidir.

Cevap

Biyopsi bulgularındaki yüksek kresent oranı, agresif tedaviye rağmen son dönem böbrek yetmezliğine ilerleme riskinin en güçlü göstergesidir.
Henoch-Schönlein purpurasında (IgA vasküliti) gelişen böbrek tutulumunun (HSN) prognozunu belirleyen en kritik faktör, biyopsideki kresent (yarım ay) oranıdır. Özellikle kresent oranının %50\%50’nin üzerinde olması, agresif tedaviye (steroidler, siklofosfamid vb.) rağmen hastanın kronik böbrek yetmezliğine ilerleme riskinin oldukça yüksek olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Trombositoz (İTP dışlanır), Normal C3 (APSGN dışlanır), Palpabl purpura ve artrit (HSP lehine).
Ayırıcı tanıda kompleman ve trombosit düzeyleri kritiktir.
2
Renal tutulumun ciddiyetinin değerlendirilmesi
Nefrotik düzeyde proteinüri ve %65\%65 kresent varlığı.
Kresentik glomerulonefrit, HSP nefritinin en ağır histolojik formudur.
3
Prognoz ve biyopsi korelasyonu
Yüksek kresent oranı son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) riskini artırır.
Biyopsideki kresent yüzdesi, uzun dönem böbrek sağkalımı ile doğrudan ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein Nefritinde Histopatolojik Prognostik Faktörler

Daha Fazla Pratik

Böbrek biyopsisi endikasyonları ve ISKDC (International Study of Kidney Disease in Children) sınıflandırmasını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 31Soru →

77 yaşında erkek çocuk, 22 gündür süren şiddetli, kolik tarzda karın ağrısı ve sağ dizinde şişlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede batında yaygın hassasiyet saptanıyor, ancak ciltte herhangi bir döküntü izlenmiyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, trombosit sayısı, protrombin zamanı (PT), aktive parsiyel tromboplastin zamanı (aPTT) ve serum kompleman (C3,C4C_3, C_4) düzeyleri normal bulunuyor. Bu hastada Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olguların yaklaşık %25'inde döküntü; karın ağrısı veya eklem bulgularından günler, hatta haftalar sonra ortaya çıkabilir.

Cevap

Henoch-Schönlein purpurasında (IgA vasküliti) vakaların yaklaşık dörtte birinde abdominal ağrı veya eklem şikayetleri, karakteristik palpabl purpurik döküntüden önce gelişebilir.
Henoch-Schönlein purpurasında (HSP) hastaların yaklaşık %25'inde karın ağrısı veya artrit gibi bulgular, tipik purpurik döküntülerden günler hatta 1-2 hafta önce ortaya çıkabilir. Bu durum özellikle karın ağrısının ön planda olduğu olgularda 'akut batın' ile karışarak tanısal zorluk yaratabilir. Ancak döküntünün sonradan çıkması tanıyı dışlamaz, aksine dikkatli bir izlem gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada akut karın ağrısı ve artrit var, ancak döküntü yok.
HSP tanısı için döküntü zorunlu olsa da, semptomların ortaya çıkış sırası değişkenlik gösterebilir.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir
Trombosit sayısı ve kompleman düzeyleri normal.
Normal trombosit sayısı ITP'yi, normal kompleman düzeyleri ise PSGN veya SLE gibi düşük komplemanlı nefritleri/vaskülitleri dışlamaya yardımcı olur ve HSP ile uyumludur.
3
Tanı kriterlerini ve literatür bilgisini uygula
HSP'de %25 oranında döküntü sonradan gelir.
EULAR/PRINTO kriterleri palpabl purpurayı zorunlu kılar; ancak döküntülerin döküntü öncesi fazda henüz gelişmemiş olabileceği klinik pratikte unutulmamalıdır.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein purpurasında (IgA vasküliti) semptomların kronolojik sırası
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 32Soru →

8 yaşında bir çocuk, bacaklarında ve kalça bölgesinde yerleşen mor döküntüler şikayetiyle getirilmiştir. Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) ön tanısı konulan bu hastada, EULAR/PRINTO sınıflama kriterlerine göre tanının kesinleşmesi için bulunması zorunlu (mandatory) olan kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Palpabl purpura (trombositopeni ile ilişkili olmayan)

Cevap

Henoch-Schönlein purpurası tanısı için EULAR/PRINTO kriterlerine göre palpabl purpura varlığı zorunludur.
EULAR/PRINTO sınıflama kriterlerine göre, Henoch-Schönlein purpurası tanısı için 'trombositopeni ile ilişkili olmayan palpabl purpura' bulunması zorunlu (mandatory) kriterdir. Bu kritere ek olarak karın ağrısı, artrit/artralji, böbrek tutulumu (hematüri/proteinüri) veya herhangi bir biyopsi örneğinde IgA baskın immün kompleks birikimi bulgularından en az bir tanesinin eşlik etmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanı kriterlerini hatırla.
HSP tanısı klinik bulgulara dayanan EULAR/PRINTO kriterleri ile konur.
Doğru tanı için hangi bulgunun temel olduğunu belirlemek gerekir.
2
Zorunlu kriteri diğerlerinden ayırt et.
Palpabl purpura (trombositopeni dışlanmış) temel kriterdir.
EULAR/PRINTO kriterlerine göre purpura olmadan tanı konulamaz.
3
Diğer kriterleri (majör bulguları) değerlendir.
Karın ağrısı, artrit, böbrek tutulumu ve IgA biyopsisi ek kriterlerdir.
Tanı için purpuraya ek olarak bu dört bulgudan en az birinin olması yeterlidir.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) klinik tanı kriterleri ve zorunlu bulgu.
Tahmini Süre:45s
Soru 33Soru →

88 yaşında erkek hasta; son üç gündür bacaklarda ve gluteal bölgede belirginleşen, basmakla solmayan, ciltten kabarık döküntüler ve yaygın karın ağrısı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede her iki diz ekleminde hassasiyet ve hareket kısıtlılığı saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde; trombosit sayısı 320.000/mm3320.000/mm^3, koagülasyon parametreleri normal saptanmış; idrar mikroskopisinde ise her sahada 15−2015-20 eritrosit görülmüştür.

Bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serumda kompleman (C3C3) düzeyinin normal saptanması, nefritik tablonun ayırıcı tanısında Akut Poststreptokoksik Glomerulonefrit'ten (APSGNAPSGN) uzaklaşmayı sağlar.

Cevap

Serumda kompleman (C3) düzeyinin normal olması, tanıyı Akut Poststreptokoksik Glomerulonefrit'ten uzaklaştırarak HSP lehine destekler.
Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti), patogenezinde kompleman sisteminin klasik yolunun yaygın tüketimiyle seyretmeyen bir hastalıktır; bu nedenle serum C3C3 ve C4C4 düzeyleri normal beklenir. Hematüri ve döküntü ile başvuran bir çocukta, APSGNAPSGN (Akut Poststreptokoksik Glomerulonefrit) gibi düşük komplemanlı tabloların dışlanmasında normal kompleman düzeyleri çok değerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Palpabl purpura, artrit, karın ağrısı ve hematüri varlığı saptandı.
HSP (IgA Vasküliti) tanısı için zorunlu olan palpabl purpura kriteri ve eşlik eden sistemik bulgular mevcuttur.
2
Laboratuvar verilerini yorumlama
Trombosit sayısı ve koagülasyon testleri normal bulundu.
Bu durum döküntünün ITP veya koagülopatiden ziyade bir vaskülite bağlı olduğunu destekler.
3
Ayırıcı tanı için kompleman düzeyini değerlendirme
Normal C3 düzeyi HSP lehine, düşük C3 düzeyi APSGN lehinedir.
HSP immün komplekslerin damar duvarında biriktiği ancak sistemik kompleman tüketiminin olmadığı bir tablodur.

Anahtar Kavram

HSP tanısı klinik olarak konur (palpabl purpura zorunludur) ve kompleman düzeyleri (C3, C4) normaldir.

Daha Fazla Pratik

Renal tutulumu olan HSP olgularında biyopsi endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 34Soru →

Altı yaşında erkek hasta, bacaklarında döküntü ve karın ağrısı şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede alt ekstremitelerde ve gluteal bölgede basmakla solmayan palpabl purpurik döküntüler ile ayak bileklerinde ödem saptanıyor. Takibinde karın ağrısı şiddetlenen hastanın 'çilek jölesi' kıvamında kanlı dışkılaması oluyor. Batın ultrasonografisinde sağ alt kadranda 'hedef tahtası' (target) görünümü ve transvers kesitte iç içe geçmiş bağırsak segmentleri izleniyor. Vital bulguları stabil olan ve akut batın bulgusu (perforasyon) saptanmayan bu hasta için en uygun ilk tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ultrason veya skopi eşliğinde hidrostatik/pnömatik redüksiyon

Cevap

Ultrason veya skopi eşliğinde hidrostatik/pnömatik redüksiyon
Bu hasta Henoch-Schonlein Purpurası (IgA Vaskuliti) zemininde gelişen bir invajinasyon tablosu sergilemektedir. HSP'li hastalarda gastrointestinal tutulum sık görülür ve invajinasyon en önemli cerrahi komplikasyondur. Perforasyon veya peritonit bulgusu olmayan stabil invajinasyon vakalarında ilk tedavi seçeneği, cerrahi olmayan yöntemlerle (ultrason veya skopi eşliğinde hava veya sıvı ile) redüksiyondur. Cerrahi, ancak redüksiyon başarısız olursa veya perforasyon varsa endikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanıla
Henoch-Schonlein Purpurası (HSP)
Palpabl purpura, karın ağrısı ve eklem tutulumu HSP'nin klasik triadıdır.
2
Komplikasyonu belirle
İnvajinasyon (Intussusception)
Şiddetli kolik karın ağrısı, çilek jölesi dışkı ve ultrasondaki 'hedef tahtası' görünümü invajinasyonu gösterir.
3
Uygun tedavi yöntemini seç
Hidrostatik veya Pnömatik Redüksiyon
HSP'ye bağlı invajinasyonlarda, perforasyon bulgusu yoksa cerrahi öncesi ilk denenmesi gereken yöntem redüksiyondur.

Anahtar Kavram

HSP Komplikasyon Yönetimi
Soru 35Soru →

Beş yaşında bir çocuk; bacaklarında döküntü, karın ağrısı ve eklem ağrısı şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan değerlendirme sonucunda Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) ön tanısı düşünülüyor. EULAR/PRINTO tanı kriterlerine göre, bu hastada tanının konulabilmesi için aşağıdaki bulgulardan hangisinin varlığı zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ciltte palpabl purpura

Cevap

Henoch-Schönlein purpurası tanısı için en temel ve zorunlu bulgu, trombositopeninin eşlik etmediği palpabl purpuradır.
EULAR/PRINTO kriterlerine göre Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı için ciltte palpabl purpura (genellikle alt ekstremite ve gluteal bölgede simetrik yerleşimli) bulunması zorunlu kriterdir. Bu zorunlu kritere ek olarak karın ağrısı, artrit/artralji, böbrek tutulumu veya histopatolojide IgA birikimi bulgularından en az birinin eşlik etmesi tanı için yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
EULAR/PRINTO tanı kriterlerini gözden geçir.
Tanı için bir zorunlu kriter ve en az bir ek kriter gereklidir.
HSP tanısı klinik temelli bir skorlama sistemine dayanır.
2
Zorunlu kriteri tanımla.
Zorunlu kriter: Trombositopeni olmaksızın görülen palpabl purpuradır.
Vaskülitin cilt üzerindeki en karakteristik ve evrensel bulgusudur.
3
Diğer klinik bulguların (eklem, GİS, böbrek) rolünü belirle.
Bu bulgular 'ek kriter' olarak kabul edilir ve zorunlu kriter olan purpuraya eşlik etmelidir.
Tek başlarına spesifik olmadıkları için döküntü varlığı şarttır.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vasküliti) Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru →

66 yaşında bir erkek çocuk, bacaklarında ve gluteal bölgesinde yerleşen, basmakla solmayan, ciltten kabarık döküntüler; diz ve ayak bileklerinde ağrı ve şişlik ile şiddetli karın ağrısı şikayetleriyle getirilmiştir. Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı konulan bu hastada görülen gastrointestinal sistem tutulumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gastrointestinal komplikasyon olarak gelişen invajinasyonlar en sık ileo-ileal yerleşimlidir.

Cevap

Gastrointestinal komplikasyon olarak gelişen invajinasyonlar en sık ileo-ileal yerleşimlidir.
Henoch-Schönlein purpurası (HSP) seyrinde görülen invajinasyonun en karakteristik özelliği, süt çocuklarında görülen klasik (idiyopatik) invajinasyonların aksine çoğunlukla ince bağırsak segmentleri arasında (ileo-ileal) gerçekleşmesidir. İdiyopatik invajinasyonlar ise genellikle ileo-kolik yerleşimlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Hastada palpable purpura, artralji ve karın ağrısı olması Henoch-Schönlein purpurasını (IgA vasküliti) düşündürür.
HSP'nin klasik klinik triadı döküntü, eklem ağrısı ve karın ağrısıdır.
2
Gastrointestinal komplikasyonları analiz et
HSP'de bağırsak duvarındaki ödem ve kanama, bağırsak segmentlerinin iç içe geçmesine (invajinasyon) neden olabilir.
Vaskülite bağlı intramural hematom, invajinasyon için odak noktası oluşturur.
3
İnvajinasyon tipini belirle
HSP ilişkili invajinasyonlar tipik olarak ileo-ileal bölgede görülürken, çocukluk çağındaki idiyopatik invajinasyonlar genellikle ileo-kolik yerleşimlidir.
HSP'de vaskülit ince bağırsakları daha yaygın etkilediği için invajinasyon lokasyonu farklılık gösterir.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein purpurasında gelişen invajinasyonun en sık ileo-ileal yerleşimli olması.

Daha Fazla Pratik

HSP'de renal tutulumun (nefrit) uzun dönem prognozunu etkileyen en önemli faktörleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 37Soru →

44 yaşında bir erkek çocuk, her iki bacak distalinde ve kalça bölgesinde yerleşen, basmakla solmayan, simetrik, palpabl purpurik döküntüler ve sol testis bölgesinde ağrılı şişlik şikayetiyle acil servise başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde tam kan sayımı, PT, aPTT ve serum kompleman (C3,C4C3, C4) düzeyleri normal sınırlarda saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve tanısal kriterler göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: EULAR/PRINTO kriterlerine göre, palpabl purpuraya ek olarak artrit, karın ağrısı veya renal tutulumdan en az birinin varlığı tanı için yeterlidir.

Cevap

EULAR/PRINTO kriterlerine göre, palpabl purpuraya ek olarak artrit, karın ağrısı veya renal tutulumdan en az birinin varlığı tanı için yeterlidir.
Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vasküliti) tanısı, 20102010 EULAR/PRINTO/PRES kriterlerine göre konur. Bu kriterlere göre 'palpabl purpura' (trombositopeni olmayan) zorunlu kriterdir. Bu zorunlu kritere ek olarak; yaygın karın ağrısı (genellikle kolik tarzda), artrit veya artralji (genellikle geçici ve büyük eklemleri tutan), renal tutulum (hematüri ve/veya proteinüri) veya biyopsi bulgularından (Lökositoklastik vaskülit veya IgA depozisyonu) herhangi birinin bulunması tanı için yeterlidir. Vakadaki scrotal tutulum da HSP'nin bilinen ancak kriterler içinde yer almayan bir bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
4 yaşındaki hastada palpabl purpura (zorunlu kriter) ve skrotal tutulum (ek bulgu) mevcut.
Tanısal süreci başlatmak için zorunlu kriterin varlığını teyit etmek gerekir.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir
Trombositlerin ve kompleman düzeylerinin normal olması HSP tanısını destekler, ITP ve PSGN gibi ayırıcı tanıları dışlar.
HSP tanısı için trombositopeninin dışlanması kriterler gereğidir.
3
Tanı kriterlerini karşılaştır
EULAR/PRINTO kriterlerine göre palpabl purpura + bir ek kriter (burada klinik olarak döküntü dışı tutulumlar kastedilmektedir) tanı için yeterlidir.
Modern tanı kriterleri klinisyene biyopsi yapmadan tanı koyma imkanı tanır.

Anahtar Kavram

EULAR/PRINTO HSP Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru →

1313 yaşındaki bir kız çocuk; üç hafta önce bacaklarda palpabl purpurik döküntü ve dizlerinde ağrı şikayetleriyle IgA vasküliti (Henoch-Schönlein purpurası) tanısı almıştır. İstirahat ve destek tedavisiyle döküntüleri solan hastanın izleminde; şiddetli baş ağrısı, idrar miktarında azalma ve her iki bacakta ödem gelişmesi üzerine yapılan tetkiklerinde aşağıdaki bulgular saptanmıştır:

İncelemeSonuçReferans Aralığı
Kan Basıncı155/100 mmHg155/100 \text{ mmHg}<120/80 mmHg<120/80 \text{ mmHg}
Serum Kreatinin1.6 mg/dL1.6 \text{ mg/dL}0.5−1.0 mg/dL0.5 - 1.0 \text{ mg/dL}
Serum Albümin2.3 g/dL2.3 \text{ g/dL}3.5−5.0 g/dL3.5 - 5.0 \text{ g/dL}
24 saatlik idrar proteini130 mg/m2/saat130 \text{ mg/m}^2/\text{saat}<4 mg/m2/saat<4 \text{ mg/m}^2/\text{saat}
Kompleman (C3, C4)NormalNormal

Hastaya yapılan böbrek biyopsisinde glomerüllerin %65\%65'inde kresent (yarım ay) oluşumu (ISKDC Evre IV) saptanmıştır.

Bu hastada böbrek sağkalımını artırmak ve kronik böbrek yetmezliği gelişme riskini azaltmak için önerilen en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nabız (pulse) metilprednizolon ve intravenöz siklofosfamid kombinasyonu

Cevap

Nabız metilprednizolon ve intravenöz siklofosfamid kombinasyonu
IgA vaskülitinde (HSP) renal tutulum genellikle hafiftir ve kendiliğinden düzelir; ancak hastadaki gibi böbrek yetmezliği, hipertansiyon ve nefrotik düzeyde proteinüri ile giden olgular 'ağır nefrit' olarak kabul edilir. Biyopside glomerüllerin %50\%50'den fazlasında kresent saptanması, hastalığın hızla ilerleme riskinin yüksek olduğunu gösterir. Güncel kılavuzlar (KDIGO, ESPR), bu derecedeki ağır kresentik nefritte nabız metilprednizolon ve siklofosfamid kombinasyonun kullanılmasını önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin ağırlığının belirlenmesi
Hastada hipertansiyon, böbrek yetmezliği (kreatinin yüksekliği), hipoalbüminemi ve nefrotik düzeyde proteinüri (>40 mg/m2/saat>40 \text{ mg/m}^2/\text{saat}) saptanmıştır.
Bu tablo ağır renal tutulumu (nefritik-nefrotik sendrom) işaret eder.
2
Böbrek biyopsisi bulgularının yorumlanması
Glomerüllerin %65\%65'inde kresent (yarım ay) bulunması, ISKDC sınıflamasına göre Evre IV (veya V) kresentik glomerülonefrit olduğunu gösterir.
Kresent oranı prognozun en önemli belirleyicisidir; %50\%50'den fazla kresent varlığı kötü prognoz işaretidir.
3
Tedavi protokolünün seçilmesi
Ağır tutulumlu olgularda (Evre IV, V, VI) tek başına oral steroidler yetersizdir. Nabız metilprednizolon ve siklofosfamid (veya bazen azatioprin) kombinasyonu standarttır.
Agresif immünsüpresyon, glomerüler hasarı durdurmak ve kronik böbrek yetmezliğine gidişi önlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Ağır kresentik Henoch-Schönlein nefritinde (Evre IV-VI) kombine agresif immünsüpresif tedavi kullanımı.

Alternatif Yöntem

Bazı merkezlerde siklofosfamid yerine plazmaferez veya azatioprin kullanımı da tartışılsa da, kresentik ağır vakalarda en yaygın kabul gören yaklaşım nabız steroid + siklofosfamiddir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 39Soru →

66 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 11 hafta önce başlayan bacaklarda simetrik yerleşimli palpabl purpuralar, her iki ayak bileğinde şişlik ve kolik tarzında karın ağrısı şikayetleriyle Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı alarak yatırılıyor. İzleminin 33. gününde karın ağrısı şiddetleniyor, safralı kusmaları başlıyor ve dışkısında kan saptanıyor. Abdominal ultrasonografide sol üst kadranda "hedef tahtası" (target sign) görünümü izleniyor.

Bu hastada gelişen gastrointestinal komplikasyon ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vaskülite bağlı gelişen submukozal kanama ve ödem odakları invajinasyon için "lead point" (öncü odak) görevi görür.

Cevap

Vaskülite bağlı gelişen submukozal kanama ve ödem odakları invajinasyon için lead point (öncü odak) görevi görür.
Doğru yanıt, bağırsak duvarındaki submukozal kanama ve ödemin öncü odak (lead point) görevi gördüğünü belirten ifadedir. Henoch-Schönlein purpurasında (HSP) vaskülitik süreç bağırsak duvarında lokalize kanama ve ödem alanlarına yol açar. Bu kitleler bağırsak hareketleriyle distal segmentin içine doğru itilerek invajinasyonu tetikler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme
Hastada palpabl purpura, artralji ve karın ağrısı ile Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vasküliti) tanısı doğrulanır.
Tanı kriterleri (EULAR/PRINTO) palpabl purpuraya ek olarak artrit/artralji, abdominal ağrı veya renal tutulumdan en az birinin varlığını gerektirir.
2
Komplikasyon analizi
Aniden şiddetlenen ağrı, safralı kusma ve ultrasonografideki hedef tahtası görünümü invajinasyonu işaret eder.
HSP'nin en ciddi gastrointestinal komplikasyonu invajinasyondur ve genellikle hastalığın ilk haftalarında görülür.
3
Patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi
HSP'de invajinasyonun intramural kanama/ödem nedeniyle geliştiği ve sıklıkla ileo-ileal yerleşimli olduğu saptanır.
Vaskülit sonucu bağırsak duvarında oluşan lokalize kanama odakları lümen içine doğru itilerek invajinasyonu tetikler.

Anahtar Kavram

HSP'de invajinasyonun özellikleri (Ileo-ileal yerleşim ve submukozal hemoraji odaklı lead point).

Daha Fazla Pratik

HSP tanısı alan bir çocukta renal tutulumun en erken ve en sık bulgusunun mikroskobik hematüri olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru →

Henoch-Schonlein Purpurası (IgA Vaskuliti) tanısı konulan 8 yaşındaki erkek hasta, poliklinik takiplerine düzenli olarak gelmektedir. Hastanın fizik muayenesinde döküntülerinin solduğu ve eklem bulgularının gerilediği görülmüştür. Ancak yapılan idrar tetkiklerinde renal tutulum bulgularına rastlanmıştır. Bu hastada aşağıdaki klinik veya laboratuvar tablolardan hangisinin gelişmesi, renal biyopsi yapılması için en güçlü endikasyonu oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut böbrek yetmezliği tablosunun eşlik ettiği nefrotik sendrom

Cevap

Akut böbrek yetmezliği tablosunun eşlik ettiği nefrotik sendrom seçeneğidir.
Henoch-Schonlein Purpurası (IgA Vaskuliti) seyrinde renal tutulum sık görülür ancak çoğu vaka hafiftir. Renal biyopsi, agresif tedavi gerektirebilecek ciddi tutulumları saptamak için yapılır. Akut böbrek yetmezliği (kreatinin yüksekliği) ile birlikte nefrotik sendrom varlığı, yüksek oranda kresentik glomerulonefrit ile ilişkilidir ve kalıcı böbrek hasarı riski taşır. Bu nedenle, histopatolojik evrelemeyi (ISKDC sınıflandırması) yapmak ve uygun immünsupresif tedaviyi (steroid, siklofosfamid vb.) planlamak için biyopsi kesin endikasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruyu analiz et
HSP tanılı bir hastada renal biyopsi için kesin endikasyon sorulmaktadır.
HSP nefriti vakalarının çoğu hafiftir ve kendiliğinden düzelir, ancak bazı durumlar agresif tedavi ve histopatolojik doğrulama gerektirir.
2
Biyopsi kriterlerini hatırla
HSP'de renal biyopsi endikasyonları: 1) Akut böbrek yetmezliği ile giden nefrotik/nefritik sendrom, 2) 4 haftadan uzun süren nefrotik düzeyde proteinüri, 3) Böbrek fonksiyonlarında bozulma.
Bu durumlar kresentik glomerulonefrit riskini ve kalıcı böbrek hasarı ihtimalini gösterir.
3
Seçenekleri değerlendir
İzole hematüri veya fonksiyon kaybı olmayan makroskopik hematüri iyi seyirlidir. Ancak akut böbrek yetmezliği ve nefrotik sendrom birlikteliği kötü prognoz işaretidir.
Bu tablo en ağır renal tutulum formudur ve immünsupresif tedavi planı için doku tanısı şarttır.

Anahtar Kavram

HSP Nefriti Yönetimi ve Biyopsi Endikasyonları
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Henoch-Schonlein Purpurası (IgA Vaskuliti) Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin