Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5381Soru

Nükleer fisyon ve füzyon tepkimeleriyle ilgili aşağıda verilen fiziksel olay veya durumları, bu durumların ilişkili olduğu doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ağır bir çekirdeğin (A>200A > 200) daha kararlı orta kütleli çekirdeklere bölünmesi sırasında nükleon başına düşen bağlanma enerjisinin artması.
Hafif çekirdeklerin (A<20A < 20) birleşerek daha büyük bir çekirdek oluşturması sırasında nükleon başına düşen bağlanma enerjisinin artması.
Uranyum çekirdeğinin bir nötron yutarak kararsız hale gelmesi ve bölünmesiyle açığa çıkan nötronların yeni bölünmeleri tetiklemesi.
Çekirdeklerin birbirine temas edecek kadar yaklaşabilmesi için aralarındaki Coulomb itme bariyerini aşmalarını sağlayacak yüksek kinetik enerji.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ağır çekirdeklerin bölünmesi durumu fisyon tepkimesinin gerçekleşme nedeni açıklamasıyla; hafif çekirdeklerin birleşmesi durumu Güneş'teki füzyon tepkimesinin temeli açıklamasıyla; nötronların tetiklediği bölünmeler durumu nükleer reaktörlerin çalışma prensibini oluşturan zincirleme reaksiyon açıklamasıyla; Coulomb bariyerini aşma durumu ise füzyon için gereken yüksek sıcaklık koşulu açıklamasıyla eşleşir.
Çekirdeklerin nükleon başına düşen bağlanma enerjisini artırarak kararlı hale gelme eğilimi, ağır çekirdeklerde bölünmeye (fisyon), hafif çekirdeklerde ise birleşmeye (füzyon) neden olur. Nükleer reaktörler fisyonun zincirleme reaksiyon mekanizmasıyla sürekli enerji üretirken, füzyon tepkimeleri ise Coulomb itme kuvvetini aşmak için yıldız sıcaklıklarında yüksek kinetik enerji gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Bağlanma enerjisi grafiğini analiz etme.
Nükleon başına düşen bağlanma enerjisi grafiğinde en kararlı bölge Demir (56Fe^{56}\text{Fe}) çekirdeği etrafındadır. Bu bölgeden uzaklaştıkça kararlılık azalır.
Çekirdeklerin fisyon veya füzyona uğrama eğilimlerinin temel termodinamik sebebini kavramak.
2
Ağır çekirdeklerin (A>200A > 200) durumunu inceleme.
Ağır çekirdekler daha kararlı orta kütleli çekirdeklere bölünerek nükleon başına bağlanma enerjilerini artırır. Bu durum fisyona yol açar.
Sol taraftaki birinci maddeyi sağ taraftaki üçüncü madde ile eşleştirmek.
3
Hafif çekirdeklerin (A<20A < 20) durumunu inceleme.
Hafif çekirdekler birleşerek nükleon başına bağlanma enerjisini artırır. Bu olay Güneş'te meydana gelen füzyon tepkimelerini açıklar.
Sol taraftaki ikinci maddeyi sağ taraftaki birinci madde ile eşleştirmek.
4
Fisyonda açığa çıkan nötronların rolünü analiz etme.
Uranyum fisyonu sonucu açığa çıkan nötronların diğer çekirdekleri tetiklemesi zincirleme reaksiyondur ve nükleer reaktörlerin çalışma ilkesidir.
Sol taraftaki üçüncü maddeyi sağ taraftaki ikinci madde ile eşleştirmek.
5
Coulomb bariyeri ve sıcaklık ilişkisini değerlendirme.
Pozitif yüklü çekirdeklerin birleşebilmesi için elektriksel itmeyi yenecek yüksek kinetik enerjiye (sıcaklığa) ihtiyaç vardır; bu da füzyonun en büyük teknik engelidir.
Sol taraftaki dördüncü maddeyi sağ taraftaki dördüncü madde ile eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Nükleer fisyon ve füzyon tepkimelerinin fiziksel mekanizmaları, nükleon başına bağlanma enerjisi ve gerçekleşme koşulları
Soru 5382Soru

Atmosferin üst katmanlarında kozmik ışınların çarpışması sonucu oluşan müon parçacıklarının laboratuvar ortamındaki ortalama yarı ömürleri yaklaşık 2,2×106 s2,2 \times 10^{-6}\text{ s} olarak ölçülmüştür. Bu parçacıklar ışık hızına çok yakın hızlarla (0,99c0,99c) hareket etseler bile, klasik fizik yasalarına göre bozunmadan Dünya yüzeyine ulaşabilmeleri mümkün değildir. Ancak yeryüzündeki dedektörler yardımıyla çok sayıda müon parçacığı tespit edilebilmektedir.

Bu parçacıkların bozunmadan yeryüzüne ulaşabilmesi durumu özel görelilik kuramına göre açıklandığına göre;

I. Yer referans sistemindeki bir gözlemciye göre, hareketli müonların ömürlerinin uzamış olması (zaman genişlemesi),
II. Müon referans sistemindeki bir gözlemciye göre, atmosfer kalınlığının daha kısa ölçülmesi (uzunluk büzülmesi),
III. Müon referans sistemindeki bir gözlemciye göre, müonun kendi yarı ömrünün uzamış olması

yargılarından hangileri bu durumun açıklanmasında kullanılan doğru eylemsiz referans sistemi yorumlarındandır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Yer referans sistemine göre hareketli müonların zamanının genişlemesi ve müon referans sistemine göre atmosfer kalınlığının büzülmesi olayları müonların yeryüzüne ulaşmasını açıklar. Bu nedenle doğru cevap 'I ve II' yargılarını içeren seçenektir.
Dünya referans sisteminde müonların yarı ömrü zaman genişlemesi nedeniyle daha uzun ölçülür. Müon referans sisteminde ise atmosferin kalınlığı boy kısalması nedeniyle daha kısa ölçülür. Her iki durum da müonların yeryüzüne ulaşabilmesini açıklar. Bu durum 'I ve II' ifadelerinin yer aldığı seçenekte doğru verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dünya referans sistemindeki gözlemcinin bakış açısını analiz etmek
Dünya'daki durgun gözlemciye göre, ışık hızına yakın hızla hareket eden müonun ömrü zaman genişlemesi formülüyle (Δt=γΔt0\Delta t = \gamma \Delta t_0) hesaplanır. Bu durum müonun yarı ömrünü uzatır ve parçacığın bozunmadan yere ulaşması için yeterli zamanı sağlar. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Hareketli saatler durgun gözlemciye göre daha yavaş çalışır.
2
Müon referans sistemindeki gözlemcinin bakış açısını analiz etmek
Müonun kendi referans sisteminde müon durgundur ve atmosfer müona doğru ışık hızına yakın hızla hareket etmektedir. Hareket doğrultusundaki atmosfer kalınlığı uzunluk büzülmesi formülüyle (L=L0/γL = L_0 / \gamma) büzülmüş (kısalmış) olarak ölçülür. Müon kısalan bu mesafeyi kendi yarı ömrü (2,2 μs2,2 \ μs) içinde kat ederek Dünya yüzeyine ulaşabilir. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Hareket doğrultusundaki uzunluklar hareketli sistemlerde büzülür.
3
Müonun kendi referans sisteminde kendi yarı ömrünü değerlendirmek
Bir gözlemci kendi referans sisteminde durgun olduğu için kendi ömrünü öz zaman (proper time) olarak ölçer. Müon kendi referans sisteminde durgun olduğundan kendi yarı ömründe bir genişleme ölçmez, yani yarı ömrü yine laboratuvardaki gibi kalır. Dolayısıyla üçüncü öncül yanlıştır.
Zaman genişlemesi yalnızca gözlemciye göre hareketli olan referans sistemlerinde gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Zaman genişlemesi ve uzunluk büzülmesi eylemsiz referans sistemlerine göre değişen göreli kavramlardır. Gözlemcinin bulunduğu sisteme göre bu etkiler farklı şekillerde yorumlanır.
Soru 5383Soru

Aşağıda temel hâl elektron dizilimleri verilen baş grup elementlerini, birinci iyonlaşma enerjilerinin en küçükten en büyüğe doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci iyonlaşma enerjilerinin küçükten büyüğe doğru sıralamas�� Y, X, T, Z şeklindedir.
Verilen elementlerin tamamı periyodik sistemin 3. periyodunda bulunur. Aynı periyotta birinci iyonlaşma enerjisi genel olarak soldan sağa doğru artış gösterir ancak küresel simetri nedeniyle sapmalar gerçekleşir. 2A grubundaki X elementinin iyonlaşma enerjisi 3A grubundaki Y'den; 5A grubundaki Z elementinin iyonlaşma enerjisi ise 6A grubundaki T'den büyüktür. Bu durum göz önüne alındığında iyonlaşma enerjisi en küçük olan Y, en büyük olan ise Z'dir. Sıralama Y, X, T, Z şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Elementlerin elektron dizilimlerinden yararlanarak periyodik tablodaki yerlerini bulunuz.
X elementi 3. periyot 2A grubunda, Y elementi 3. periyot 3A grubunda, Z elementi 3. periyot 5A grubunda, T elementi 3. periyot 6A grubundadır.
İyonlaşma enerjilerini karşılaştırmak için öncelikle elementlerin periyodik sistemdeki grup ve periyotlarını belirlemek gerekir.
2
Aynı periyottaki iyonlaşma enerjisi değişim eğilimini ve küresel simetriden kaynaklanan istisnaları belirleyiniz.
2A grubundaki X ve 5A grubundaki Z elementleri küresel simetriktir. Bu nedenle iyonlaşma enerjileri beklenenden daha yüksektir.
Küresel simetri özelliği gösteren atomlar daha kararlı olduğu için elektron koparmak daha fazla enerji gerektirir.
3
Küresel simetri kuralına göre 2A > 3A ve 5A > 6A ilişkilerini uygulayarak elementleri sıralayınız.
İyonlaşma enerjisi sıralaması Y (3A) < X (2A) < T (6A) < Z (5A) şeklinde olur.
Aynı periyotta genel sıralama 1A < 3A < 2A < 4A < 6A < 5A < 7A < 8A şeklindedir.

Anahtar Kavram

Aynı periyottaki baş grup elementlerinde birinci iyonlaşma enerjisi sıralaması ve küresel simetri istisnaları (2A > 3A ve 5A > 6A sapmaları).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5384Soru

İdeal gazların bulunduğu aşağıdaki kaplarda belirtilen işlemler gerçekleştiriliyor:

* I. Kap: Sabit hacimli bir kapta 27 C27\ ^\circ\text{C} sıcaklıkta ve 12 atm1{}2\text{ atm} basınçta 2 mol2\text{ mol} N2\text{N}_2 gazı bulunmaktadır. Kabın mutlak sıcaklığı 22 katına çıkar��lıyor.
* II. Kap: Dış basıncın 1 atm1\text{ atm} olduğu ortamda, sürtünmesiz hareketli pistonlu bir kapta 127 C127\ ^\circ\text{C} sıcaklıkta 3 mol3\text{ mol} O2\text{O}_2 gazı bulunmaktadır. Kaba sabit sıcaklıkta 1 mol1\text{ mol} daha O2\text{O}_2 gazı ekleniyor.
* III. Kap: Sabit hacimli bir kapta 0 C0\ ^\circ\text{C} sıcaklıkta ve 76 cmHg76\text{ cmHg} basınçta 1 mol1\text{ mol} H2\text{H}_2 gazı bulunmaktadır. Kabın sıcaklığı 273 C273\ ^\circ\text{C}'ye yükseltiliyor.

Buna göre; işlemler tamamlandıktan sonra kaplarda ölçülen son gaz basınçlarını (PIP_{\text{I}}, PIIP_{\text{II}}, PIIIP_{\text{III}}) en yüksekten en düşüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Son basınçlar arasındaki büyüklük ilişkisi PI>PIII>PIIP_{\text{I}} > P_{\text{III}} > P_{\text{II}} şeklindedir.
I. kapta sabit hacimde mutlak sıcaklığın 2 katına çıkarılması basıncı 2 katına çıkararak 24 atm2{}4\text{ atm} yapar. II. kapta sürtünmesiz hareketli piston bulunduğundan son basınç dış basınca (1 atm1\text{ atm}) eşit kalır. III. kapta sıcaklığın 0 C0\ ^\circ\text{C}'den (273 K273\ \text{K}) 273 C273\ ^\circ\text{C}'ye (546 K546\ \text{K}) çıkarılması mutlak sıcaklığı 2 katına çıkardığı için basıncı 76 cmHg76\ \text{cmHg}'den (1 atm1\ \text{atm}) 2 atm2\ \text{atm}'ye yükseltir. Bu durumda basınçlar en yüksekten en düşüğe doğru PI>PIII>PIIP_{\text{I}} > P_{\text{III}} > P_{\text{II}} şeklinde sıralanır.

Adım Adım Çözüm

1
I. kap için son basıncı hesaplama
PI=24 atmP_{\text{I}} = 2{}4\text{ atm}
Sabit hacimli kapta hacim (VV) ve mol sayısı (nn) sabittir. Gay-Lussac Yasası gereği basınç ile mutlak sıcaklık doğru orantılıdır (PTP \propto T). Kabın mutlak sıcaklığı 2 katına çıkarıldığında basınç da 2 katına çıkar: PI=12 atm×2=24 atmP_{\text{I}} = 1{}2\text{ atm} \times 2 = 2{}4\text{ atm} olur.
2
II. kap için son basıncı belirleme
PII=1 atmP_{\text{II}} = 1\text{ atm}
Sürtünmesiz hareketli pistonlu kaplarda iç basınç her zaman dış basınca (Ps¸=1 atmP_{\text{dış}} = 1\text{ atm}) eşittir. Sabit sıcaklıkta içeriye gaz eklenmesi pistonun yukarı doğru hareket ederek hacmi artırmasına neden olur ancak son basıncı değiştirmez. Dolayısıyla PII=1 atmP_{\text{II}} = 1\text{ atm} olarak kalır.
3
III. kap için son basıncı hesaplama
PIII=2 atmP_{\text{III}} = 2\text{ atm}
Sıcaklık 0 C0\ ^\circ\text{C}'den (273 K273\ \text{K}) 273 C273\ ^\circ\text{C}'ye (273+273=546 K273 + 273 = 546\ \text{K}) yükseltildiğinde mutlak sıcaklık 2 katına çıkmış olur. Sabit hacimli kapta basınç mutlak sıcaklıkla doğru orantılıdır. Başlangıç basıncı 76 cmHg=1 atm76\ \text{cmHg} = 1\ \text{atm} olduğundan, son basınç 2 katına çıkarak PIII=2 atmP_{\text{III}} = 2\text{ atm} olur.
4
Son basınçları karşılaştırma ve sıralama
PI>PIII>PIIP_{\text{I}} > P_{\text{III}} > P_{\text{II}} sıralaması elde edilir.
Hesaplanan basınç değerleri (PI=24 atmP_{\text{I}} = 2{}4\text{ atm}, PIII=2 atmP_{\text{III}} = 2\text{ atm} ve PII=1 atmP_{\text{II}} = 1\text{ atm}) karşılaştırıldığında en yüksekten en düşüğe doğru sıralama PI>PIII>PIIP_{\text{I}} > P_{\text{III}} > P_{\text{II}} olur.

Anahtar Kavram

Farklı kap türlerinin (sabit hacimli ve hareketli pistonlu kaplar) basınç-hacim-sıcaklık davranışları, Gay-Lussac Yasası (PTP-T ilişkisi), Avogadro Yasası (VnV-n ilişkisi) ve Kelvin-Celsius/cmHg-atm birim dönüşümleri.
Soru 5385Soru

Bir panelde Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki farklı yönelimler üzerine konuşan üç araştırmacının ifadeleri şöyledir:

* I. Araştırmacı: "Şiir, kitleleri harekete geçirecek dinamik bir güce sahip olmalıdır. Sanatçının görevi; toplumsal çelişkileri, işçi ve köylü sınıfının hak mücadelesini meydanların coşkulu sesiyle dile getirmektir. Bu anlayışta estetik, ideolojinin emrindedir."
* II. Araştırmacı: "Bizim için şiir, dilin alışılmış kalıplarını yıkma eylemidir. Anlamı silikleştirerek çağrışım dünyasını olabildiğince genişletmek gerekir. Soyutlama, imge ve akıl dışılık; insan ruhunun derinliklerini ve modern yaşamın anlamsızlığını anlatmanın tek yoludur."
* III. Araştırmacı: "1980'li yıllarla birlikte şiirimiz, önceki dönemin katı siyasal kavgalarından sıyrılarak kendi yatağına dönmüştür. Bu dönem şairleri; bireysel bunalımları ve büyük şehirdeki yalnızlığı işlerken geçmişin şiir birikimiyle kavga etmek yerine Divan, Halk ve mistik şiir gelenekleriyle estetik düzeyde barışmayı tercih etmişlerdir."

Buna göre, araştırmacıların bahsettiği şiir anlayışları ve temsilcileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. araştırmacının tanımladığı "İkinci Yeni" hareketine mensup olan Edip Cansever, Cemal Süreya ve Turgut Uyar gibi şairler ortak bir bildiriyle edebiyat dünyasına girmişlerdir.

Cevap

İkinci Yeni hareketine mensup şairlerin ortak bir bildiriyle edebiyat dünyasına girdiğini savunan seçenek yanlıştır. Çünkü İkinci Yeni, Garip akımı ya da Yedi Meşaleciler gibi ortak bir bildiri veya manifesto ile ortaya çıkmış organize bir topluluk değildir.
İkinci Yeni şairlerinin ortak bir bildiriyle edebiyat dünyasına girdiğini belirten seçenek yanlıştır. İkinci Yeni; Garip, Yedi Meşaleciler veya Fecr-i Ati gibi ortak bir beyanname veya program etrafında birleşerek kurulmuş organize bir edebi grup değildir. Şairlerin bireysel arayışlarının benzer nitelikler taşıması sonucu eleştirmenler tarafından bu adla anılmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırmacıların ifadelerini analiz ederek temsil ettikleri şiir anlayışlarını tespit etme
I. araştırmacı '1960 Sonrası Toplumcu Şiir'i, II. araştırmacı 'İkinci Yeni'yi, III. araştırmacı ise '1980 Sonrası Şiir'i tanımlamaktadır.
Soruyu doğru çözebilmek için metinlerin hangi şiir hareketlerine ait olduğunu doğru saptamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki şair-akım eşleşmelerini ve akımların özelliklerini kontrol etme
Süreyya Berfe, Ataol Behramoğlu ve Nihat Behram'ın 1960 sonrası toplumcu şiirde yer aldığı; Hüseyin Atlansoy ve Haydar Ergülen'in 1980 sonrası şiirinin temsilcileri olduğu doğrulanır. İkinci Yeni şairlerinin poetik özellikleri ve 1980 sonrası şiirinin çok sesli yapısı da tarihsel gerçeklerle uyumludur.
Tarihsel ve edebi bilgilerin doğruluğunu test ederek yanlış olan iddiayı belirlemek gerekir.
3
İkinci Yeni şiir topluluğunun oluşum sürecini değerlendirme
İkinci Yeni şairlerinin (Edip Cansever, Cemal Süreya, Turgut Uyar vb.) ortak bir manifesto yayımlamadığı, bağımsız arayışlarının eleştirmenler (özellikle Muzaffer İlhan Erdost) tarafından sonradan bir başlık altında toplandığı belirlenir.
Topluluğun edebi ortaya çıkış biçiminin 'ortak bildiri'ye dayandığı iddiasının yanlışlığını kesinleştirmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri topluluklarının oluşum biçimleri, poetikaları ve temsilcileri
Soru 5386Soru

Boyu LL, yay sabiti kk olan homojen ve esnek bir yay tam ortasından kesilerek iki eşit parçaya ayrılıyor. Bu parçalar, sürtünmesiz yatay düzlemdeki mm kütleli bir cisme Şekil I'deki gibi paralel olacak şekilde bağlanarak bir yay sarkacı oluşturuluyor. Bu sarkaç yatay düzlemde basit harmonik hareket yaptığında salınım periyodu T1T_1 oluyor.

Daha sonra bu yay parçalarından biri sistemden çıkarılıyor. Kalan tek parça yay ve ucuna bağlı mm kütleli cisim, yer çekimi ivmesinin 2g2g olduğu başka bir gezegene götürülerek Şekil II'deki gibi düşey do��rultuda basit harmonik hareket yapacak şekilde asılıyor. Bu durumdaki salınım periyodu ise T2T_2 oluyor.

Buna göre, sarkacın periyotlarının oranı T1T2\frac{T_1}{T_2} kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 22\frac{\sqrt{2}}{2}

Cevap

Yay sarkacının periyotları oranı 22\frac{\sqrt{2}}{2}'dir.
Yayın iki eşit parçaya bölünmesiyle her bir parçanın yay sabiti 2k2k olur. Şekil I'de bu parçalar paralel bağlandığı için eşdeğer yay sabiti keq1=4kk_{eq1} = 4k ve periyot T1=2πm4kT_1 = 2\pi \sqrt{\frac{m}{4k}} olur. Şekil II'de ise tek bir parça yay (2k2k) kullanıldığından ve yer çekimi ivmesi yay sarkacının periyodunu etkilemediğinden periyot T2=2πm2kT_2 = 2\pi \sqrt{\frac{m}{2k}} olur. İki periyodun oranı ise 22\frac{\sqrt{2}}{2} olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yayın bölünmesi durumunda yeni yay sabitlerini belirleme
Boyu LL ve yay sabiti kk olan yay tam ortasından kesildiğinde, boyu yarıya inen her bir parçanın yay sabiti iki katına çıkarak 2k2k olur.
Bir yayın yay sabiti, yayın boyu ile ters orantılıdır (k1Lk \propto \frac{1}{L}).
2
Şekil I'deki yatay düzlemdeki sistemin eşdeğer yay sabitini ve periyodunu bulma
Paralel bağlı iki yay için eşdeğer yay sabiti keq1=2k+2k=4kk_{eq1} = 2k + 2k = 4k olur. Salınım periyodu ise T1=2πm4kT_1 = 2\pi \sqrt{\frac{m}{4k}} olarak elde edilir.
Yatay düzlemde paralel bağlanan yayların yay sabitleri doğrudan toplanır.
3
Şekil II'deki düşey düzlemdeki sistemin eşde��er yay sabitini ve periyodunu bulma
Kalan tek parçanın yay sabiti 2k2k olup, yer çekimi ivmesinin 2g2g olduğu ortamda düşey doğrultuda yapılan basit harmonik hareketin periyodu T2=2πm2kT_2 = 2\pi \sqrt{\frac{m}{2k}} olur.
Yay sarkacının periyodu yer çekimi ivmesinden (gg) ve hareketin yatay veya düşey olmasından bağımsızdır.
4
Periyotların oranını hesaplama
T1T2=2πm4k2πm2k=2k4k=12=22\frac{T_1}{T_2} = \frac{2\pi \sqrt{\frac{m}{4k}}}{2\pi \sqrt{\frac{m}{2k}}} = \sqrt{\frac{2k}{4k}} = \sqrt{\frac{1}{2}} = \frac{\sqrt{2}}{2} bulunur.
İki periyot denklemi birbirine oranlanarak matematiksel sadeleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Yay sarkacının periyodu, yayın boyu ile yay sabiti ilişkisi, yayların paralel bağlanması ve periyodun yer çekimi ivmesinden bağımsızlığı.
Soru 5387Soru

Bir transistörün aktif bölgede bir yükselte�� (amplifikatör) olarak çalışabilmesi için emiter-baz ekleminin doğru (ileri) kutuplanması, kollektör-baz ekleminin ise ters kutuplanması gerekir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Transistörün yükselteç olarak çalışabilmesi için emiter-baz ekleminin doğru, kollektör-baz ekleminin ise ters kutuplanması gerekir.
Transistörün yükselteç (aktif) modda çalışması için emiterden baza yük taşıyıcı geçişini başlatmak amacıyla emiter-baz eklemi ileri yönde kutuplanır. Baza geçen bu taşıyıcıların kollektör tarafından çekilerek akım kazancı oluşturulabilmesi için ise kollektör-baz eklemi ters yönde kutuplanmalıdır. Bu durum yükselteç olarak çalışmanın temel koşuludur.

Adım Adım Çözüm

1
Transistörün yapısını ve uçlarını belirlemek.
Transistör emiter (yayıcı), baz (taban) ve kollektör (toplayıcı) olmak üzere üç katmandan oluşur. Bu katmanlar arasında iki adet p-n eklemi bulunur.
Kutuplama işleminin hangi eklemler arasında yapılacağını belirlemek için yapısal analiz gereklidir.
2
Yükselteç (aktif bölge) çalışmasının fiziksel prensibini incelemek.
Emiterden yola çıkan yük taşıyıcılarının baza geçebilmesi için emiter-baz ekleminin ileri yönlü (doğru) kutuplanması gerekir. Baza ulaşan bu taşıyıcıların bazda birikmeden kollektör tarafından çekilip devre akımını oluşturması için ise kollektör-baz ekleminin ters kutuplanması şarttır.
Transistörün sinyal yükseltme işlevini gerçekleştirebilmesi için elektron veya boşluk akışının bu şekilde yönlendirilmesi gerekir.
3
Kutuplama koşullarının doğruluğunu onaylamak.
İfadede belirtilen emiter-baz ekleminin doğru, kollektör-baz ekleminin ters kutuplanması koşulu aktif bölgede çalışmayı tanımlar. Bu da yükselteç görevi için doğrudur.
Teorik bilgi ile önerme karşılaştırılarak ifadenin doğruluğuna karar verilir.

Anahtar Kavram

Transistörün aktif bölgede kutuplanma şartları
Soru 5388Soru

Modern atom teorisinin gelişimi sürecinde Bohr atom modelinin eksiklikleri giderilmiş ve elektronların atomdaki yerini tarif etmek için kuantum sayıları tanımlanmıştır.

Buna göre;

I. Bohr atom modelinde elektronlar belirli yarıçaplı dairesel yörüngelerde dolanırken, modern atom teorisinde elektronların çekirdek etrafında bulunma olasılığının yüksek olduğu bölgelerden (orbitallerden) bahsedilir.
II. Heisenberg belirsizlik ilkesine göre, bir elektronun konumu ve çizgisel momentumu aynı anda kusursuz bir hassasiyetle ölçülemez.
III. Kuantum sayısı n=3n = 3 olan enerji düzeyinde yer alan bir elektronun ikincil kuantum sayısı l=3l = 3 ve manyetik kuantum sayısı ml=3m_l = -3 olabilir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II yargıları doğrudur.
Doğru olan 'I ve II' yargılarıdır. Modern atom teorisinde elektronlar kesin yörüngeler yerine bulunma olasılıklarının yüksek olduğu orbitallerde yer alırlar ve konumları ile çizgisel momentumları Heisenberg ilkesi gereği aynı anda tam kesinlikle ölçülemez. Kuantum kurallarına göre n=3n = 3 enerji seviyesinde l=3l = 3 alt kabuğu bulunamayacağı için üçüncü öncül elenir.

Adım Adım Çözüm

1
Bohr yörünge modeli ile Modern atom teorisinin temel farkı değerlendirilir.
Bohr modelinde elektronların yeri net dairesel y��rüngelerle belirlenmişken, modern teoride Heisenberg belirsizlik ilkesi gereği yörüngeler yerine olasılık bulutları (orbitaller) tanımlanır. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Modeller arasındaki yörünge-orbital farkını tespit etmek için.
2
Heisenberg belirsizlik ilkesinin tanımı ve geçerliliği kontrol edilir.
İlkeye göre kuantum boyutundaki bir parçacığın konumu ve momentumu (hızı) aynı anda tam bir kesinlikle ölçülemez. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
Belirsizlik ilkesinin öncüldeki tanımını doğrulamak için.
3
Kuantum sayılarının sınır değer kuralları uygulanır.
Baş kuantum sayısı nn için ikincil kuantum sayısı ll, en fazla n1n-1 değerini alabilir. n=3n = 3 ise ll değeri en fazla 22 (dd orbitali) olabilir, l=3l = 3 (ff orbitali) olamaz. Buna bağlı olarak manyetik kuantum sayısı mlm_l de 3-3 değerini alamaz. Bu nedenle üçüncü öncül yanlıştır.
Üçüncü öncüldeki kuantum sayılarının fiziksel olarak mümkün olup olmadığını denetlemek için.

Anahtar Kavram

Modern atom teorisinde kuantum sayıları sınır kuralları ve Bohr modeli ile karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5389Soru

Durgun hava ortamında bulunan sabit frekanslı bir ses kaynağı ile bir gözlemcinin birbirine göre hareket durumları incelenmektedir. Gözlemci, kaynağın yaydığı ses dalgalarının frekansını, kaynağın kendi frekansından daha büyük algılamaktadır.

Buna göre;

I. Gözlemciye birim zamanda ulaşan dalga sayısı, kaynağın birim zamanda ürettiği dalga sayısından fazladır.
II. Ses dalgalarının hava ortamındaki yayılma hızı, kaynağın durgun olduğu duruma göre daha büyüktür.
III. Ortamdaki ses dalgalarının dalga boyu, kaynağın durgun olduğu durumdaki dalga boyundan daha küçüktür.

yargılarından hangileri kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I öncülü kesinlikle doğrudur. Algılanan frekansın artması birim zamanda ulaşan dalga sayısının arttığını gösterir; ancak dalga hızı değişmez ve dalga boyunun küçülmesi kesin değildir.
Gözlemcinin algıladığı frekansın büyük olması, birim zamanda gözlemciye ulaşan dalga sayısının kaynağın ürettiği dalga sayısından fazla olduğunu gösterir. Bu durum yalnız birinci öncülde ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Algılanan frekans kavram��nın analiz edilmesi
Gözlemciye birim zamanda ulaşan dalga sayısının kaynağın birim zamanda ürettiğinden fazla olduğu belirlenir.
Algılanan frekans, birim zamanda gözlemciye ulaşan dalga tepesi sayısını temsil eder. Frekans daha yüksek algılandığına göre gözlemciye ulaşan dalga sayısı kaynağın ürettiğinden daha fazladır.
2
Dalgaların yayılma hızının ortam özellikleriyle ilişkilendirilmesi
Dalgaların hava ortamındaki yayılma hızının değişmediği sonucuna varılır.
Mekanik dalgaların yayılma hızı yalnızca dalganın yayıldığı ortamın özelliklerine bağlıdır. Kaynağın ya da gözlemcinin hareketi dalganın hızı üzerinde herhangi bir etkiye sahip değildir.
3
Dalga boyunun değişim durumlarının karşılaştırılması
Dalga boyunun küçülmesinin kesin olmadığı tespit edilir.
Eğer kaynak durgun ve gözlemci kaynağa doğru hareket ediyorsa, ortamdaki dalga boyu değişmez. Ancak kaynak gözlemciye doğru hareket ediyorsa dalga boyu sıkışarak küçülür. Her iki senaryoda da frekans yüksek algılanabilir, dolayısıyla dalga boyunun küçülmesi kesinlik taşımaz.

Anahtar Kavram

Doppler Olayı ve Dalga Parametreleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5390Soru

Sabit hacimli kapalı bir kapta 27 C27\text{ }^{\circ}\text{C} sıcaklıkta 16 gram16\text{ gram} ideal XX gazı bulunmaktadır. Kaptaki gazın basıncı 0,8 atm0,8\text{ atm}'dir. Kaba aynı sıcaklıkta 6 gram6\text{ gram} ideal helyum (HeHe) gazı eklendikten sonra kabın sıcaklığ�� 177 C177\text{ }^{\circ}\text{C}'ye çıkarılıyor. Son durumda kaptaki toplam basınç 4,8 atm4,8\text{ atm} olduğuna göre, XX gazının mol kütlesi kaç g/mol\text{g/mol}'dür? (He=4 g/molHe = 4\text{ g/mol}, gazların ideal davrandığı kabul edilecektir.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 32

Cevap

X gazının mol kütlesi 32 g/mol32\text{ g/mol}'dür.
Verilen iki farklı durum için sabit hacimli kapta basınç, sıcaklık ve toplam mol sayısı arasındaki ilişki P1n1T1=P2n2T2\frac{P_1}{n_1 \cdot T_1} = \frac{P_2}{n_2 \cdot T_2} eşitliği ile ifade edilir. Sıcaklıklar Kelvin cinsine çevrilip eklenen helyum gazının mol sayısı (1,5 mol1,5\text{ mol}) ile birlikte yerine yazıldığında başlangıçtaki XX gazının mol sayısı 0,5 mol0,5\text{ mol} olarak bulunur. 16 g16\text{ g} kütleye sahip olan bu gazın mol kütlesi buradan 32 g/mol32\text{ g/mol} olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sıcaklık birimlerini Celsius dereceden Kelvin'e dönüştürün.
T1=27+273=300 KT_1 = 27 + 273 = 300\text{ K} ve T2=177+273=450 KT_2 = 177 + 273 = 450\text{ K}
İdeal gaz hesaplamalarında mutlak sıcaklık (Kelvin) kullanılmalıdır.
2
Kaba eklenen ideal helyum (HeHe) gazının mol sayısını (nHen_{He}) bulun.
nHe=mMHe=6 g4 g/mol=1,5 moln_{He} = \frac{m}{M_{He}} = \frac{6\text{ g}}{4\text{ g/mol}} = 1,5\text{ mol}
Gaz miktar�� ideal gaz denkleminde mol sayısı cinsinden ifade edilmelidir.
3
Sabit hacimli kap için ideal gaz denklemlerini oranlayarak XX gazının başlangıç mol sayısını (nXn_X) belirleyin.
nX=0,5 moln_X = 0,5\text{ mol}
Hacim (VV) sabit olduğundan P1n1T1=P2n2T2\frac{P_1}{n_1 \cdot T_1} = \frac{P_2}{n_2 \cdot T_2} eşitliği kurulur. Burada n1=nXn_1 = n_X ve n2=nX+nHe=nX+1,5n_2 = n_X + n_{He} = n_X + 1,5 olur. Değerleri yerine koyduğumuzda:
0,8nX300=4,8(nX+1,5)450\frac{0,8}{n_X \cdot 300} = \frac{4,8}{(n_X + 1,5) \cdot 450}
0,8300nX=4,8450(nX+1,5)\frac{0,8}{300 \cdot n_X} = \frac{4,8}{450 \cdot (n_X + 1,5)}
Sadeleştirme yapıldığında:
1nX=4nX+1,5\frac{1}{n_X} = \frac{4}{n_X + 1,5}
nX+1,5=4nX3nX=1,5nX=0,5 moln_X + 1,5 = 4n_X \Rightarrow 3n_X = 1,5 \Rightarrow n_X = 0,5\text{ mol} bulunur.
4
XX gazının mol kütlesini (MXM_X) hesaplayın.
MX=mXnX=16 g0,5 mol=32 g/molM_X = \frac{m_X}{n_X} = \frac{16\text{ g}}{0,5\text{ mol}} = 32\text{ g/mol}
Bir maddenin mol kütlesi, toplam kütlesinin mol sayısına bölünmesiyle elde edilir.

Anahtar Kavram

İdeal gaz denklemindeki değişkenler arasındaki ilişkiler ve birleşik gaz yasası uygulamaları.
Soru 5391Soru

Sürtünmesiz yatay düzlemde basit harmonik hareket yapan bir cismin uzanım, hız ve ivme büyüklüklerinin zamana göre değişimleri incelenmektedir. Cismin periyodu TT, genliği ise RR olup cisim t=0t = 0 anında denge konumundan +x+x yönünde geçmektedir.

Buna göre, cismin hareketine ait aşağıdaki oranları küçükten büyüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Küçükten büyüğe doğru doğru sıralama I, II ve III şeklindedir (I < II < III).
Oranlar hesaplandığında I. oranın 0,5, II. oranın yaklaşık 0,707 ve III. oranın yaklaşık 0,866 olduğu görülür. Bu değerler küçükten büyüğe sıralandığında I < II < III sırası elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Cismin hareket denklemlerinin belirlenmesi
t=0t = 0 anında denge konumundan +x+x yönünde geçen cismin uzanım denklemi x(t)=Rsin(ωt)x(t) = R \sin(\omega t), hız denklemi v(t)=vmaxcos(ωt)v(t) = v_{max} \cos(\omega t) ve ivme büyüklüğü denklemi a(t)=amaxsin(ωt)a(t) = a_{max} \sin(\omega t) olarak yazılır.
Başlangıç koşullarına (t=0t=0 anında denge konumundan geçiş) göre trigonometrik fonksiyonların seçilmesi gerekir.
2
I. öncüldeki ivme oranının hesaplanması
t1=T12t_1 = \frac{T}{12} anı için faz açısı ωt1=2πTT12=π6=30\omega t_1 = \frac{2\pi}{T} \frac{T}{12} = \frac{\pi}{6} = 30^\circ olur. İvme oranı a1amax=sin(30)=0,5\frac{a_1}{a_{max}} = \sin(30^\circ) = 0,5 bulunur.
İvme büyüklüğünün zamana göre değişimi sin(ωt)\sin(\omega t) fonksiyonu ile belirlenir.
3
II. öncüldeki hız oranının hesaplanması
t2=T8t_2 = \frac{T}{8} anı için faz açısı ωt2=2πTT8=π4=45\omega t_2 = \frac{2\pi}{T} \frac{T}{8} = \frac{\pi}{4} = 45^\circ olur. Hız oranı v2vmax=cos(45)=220,707\frac{v_2}{v_{max}} = \cos(45^\circ) = \frac{\sqrt{2}}{2} \approx 0,707 bulunur.
Denge konumundan başlandığı için hız büyüklüğünün zamana göre deği��imi cos(ωt)\cos(\omega t) fonksiyonu ile belirlenir.
4
III. öncüldeki uzanım oranının hesaplanması
t3=T6t_3 = \frac{T}{6} anı için faz açısı ωt3=2πTT6=π3=60\omega t_3 = \frac{2\pi}{T} \frac{T}{6} = \frac{\pi}{3} = 60^\circ olur. Uzanım oranı x3R=sin(60)=320,866\frac{x_3}{R} = \sin(60^\circ) = \frac{\sqrt{3}}{2} \approx 0,866 bulunur.
Uzanımın zamana göre değişimi sin(ωt)\sin(\omega t) fonksiyonu ile belirlenir.
5
Elde edilen oranların karşılaştırılması
0,5<0,707<0,8660,5 < 0,707 < 0,866 olduğundan sıralama I < II < III şeklindedir.
Hesaplanan sayısal değerlerin büyüklüklerine göre küçükten büyüğe dizilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Basit harmonik harekette uzanım, hız ve ivme büyüklüklerinin trigonometrik zaman fonksiyonları cinsinden ifadesi ve hesaplanması.
Soru 5392Soru

İdeal davranışta olduğu kabul edilen bir XX gazının farklı koşullardaki basınç, hacim, sıcaklık ve kütle değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

KoşulBasınç (atm)Hacim (L)Sıcaklık (C^\circ\text{C})Kütle (g)
1. Durum0,820,826,06,01271274,84,8
2. DurumP2P_24,14,127279,69,6

Buna göre, tablodaki 2. durum için belirtilen P2P_2 basıncı kaç atm\text{atm}'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1,8

Cevap

İdeal gaz denklemi iki durum için oranlandığında ve sıcaklık birimleri Kelvin'e çevrildiğinde ikinci durumdaki basınç 1,8 atm1,8\text{ atm} olarak hesaplanır.
İdeal gaz denkleminin iki farklı durum için oranlanmasıyla oluşturulan P1V1P2V2=m1T1m2T2\frac{P_1 \cdot V_1}{P_2 \cdot V_2} = \frac{m_1 \cdot T_1}{m_2 \cdot T_2} bağıntısı kullanılarak, sıcaklıklar Kelvin'e çevrildiğinde basınç değeri 1,8 atm1,8\text{ atm} olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
1. ve 2. durumdaki sıcaklık değerlerini Kelvin birimine dönüştürün.
T1=127+273=400 KT_1 = 127 + 273 = 400\text{ K} ve T2=27+273=300 KT_2 = 27 + 273 = 300\text{ K}
İdeal gaz yasasında sıcaklık birimi olarak mutlak sıcaklık (Kelvin) kullanılmalıdır.
2
İki durum için ideal gaz denklemini (PV=mMARTP \cdot V = \frac{m}{M_A} \cdot R \cdot T) oranlayın.
P1V1P2V2=m1T1m2T2\frac{P_1 \cdot V_1}{P_2 \cdot V_2} = \frac{m_1 \cdot T_1}{m_2 \cdot T_2} eşitliği elde edilir.
Aynı gaz kullanıldığı için mol kütlesi (MAM_A) ve ideal gaz sabiti (RR) sabit kalır, bu yüzden oranlama yöntemiyle doğrudan sonuca ulaşılabilir.
3
Verilen sayısal değerleri oran denkleminde yerine yerleştirin.
0,826,0P24,1=4,84009,6300\frac{0,82 \cdot 6,0}{P_2 \cdot 4,1} = \frac{4,8 \cdot 400}{9,6 \cdot 300}
Bilinmeyen ikinci durum basıncını (P2P_2) hesaplamak için eşitlik kurulur.
4
Denklemi sadeleştirip bilinmeyen basınç değerini çekin.
4,924,1P2=12431,2P2=232P2=3,6P2=1,8 atm\frac{4,92}{4,1 \cdot P_2} = \frac{1}{2} \cdot \frac{4}{3} \Rightarrow \frac{1,2}{P_2} = \frac{2}{3} \Rightarrow 2 \cdot P_2 = 3,6 \Rightarrow P_2 = 1,8\text{ atm}
Matematiksel işlemleri tamamlayarak bilinmeyeni bulmak.

Anahtar Kavram

Farklı durumlar altında ideal gaz denklemi değişkenlerinin birbirleriyle olan ilişkisi ve mutlak sıcaklık kullanımı.

Alternatif Yöntem

1. durumdaki veriler kullanılarak gazın mol kütlesi (MAM_A) hesaplanır. 0,826=4,8MA0,0824000,82 \cdot 6 = \frac{4,8}{M_A} \cdot 0,082 \cdot 400 bağıntısından MA=32 g/molM_A = 32\text{ g/mol} bulunur. Ardından bu mol kütlesi 2. durumdaki yerine yazılarak P24,1=9,6320,082300P_2 \cdot 4,1 = \frac{9,6}{32} \cdot 0,082 \cdot 300 denkleminden P2=1,8 atmP_2 = 1,8\text{ atm} sonucuna ulaşılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5393Soru

Kendi eylemsiz referans sisteminde dik kenarlarının uzunlukları 10 m10\text{ m} ve 15 m15\text{ m} olan dik üçgen şeklindeki levha, 10 m10\text{ m} lik kenarı doğrultusunda Dünya'ya göre 0,6c0,6c sabit hızıyla hareket etmektedir.

Buna göre, Dünya'daki durgun bir gözlemci bu levhanın hipotenüs uzunluğunu kaç m\text{m} olarak ölçer?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17

Cevap

Dünya'daki durgun gözlemciye göre levhanın hipotenüs uzunluğu 17 m olarak ölçülür.
Üçgen levhanın hareketi 10 m'lik kenar doğrultusundadır. Dolayısıyla sadece bu kenar rölativistik olarak büzülür ve boyu 8 m olarak ölçülür. Harekete dik doğrultudaki 15 m'lik kenarın boyu ise değişmeden kalır. Yeni oluşan dik üçgenin kenarları 8 m ve 15 m olduğundan, hipotenüs uzunluğu Pisagor teoreminden (8-15-17 özel üçgeni) 17 m olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Boy büzülmesinin hangi kenarda gerçekleşeceğini belirleme
Boy büzülmesi yalnızca hareket doğrultusuna paralel olan 10 m'lik kenarda gerçekleşir.
Özel görelilik kuramına göre, boy büzülmesi yalnızca hareket doğrultusundaki boyutlarda gözlenir; harekete dik boyutlar değişmez.
2
Lorentz büzülme çarpanını hesaplama
√(1 - v²/c²) = √(1 - 0,6²) = 0,8
Uzunluk kısalması oranını bulmak için hız değeri rölativistik formüle yerleştirilir.
3
Hareket yönündeki kenarın büzülmüş uzunluğunu hesaplama
8 m
Orijinal uzunluk (10 m) büzülme çarpanı (0,8) ile çarpılır.
4
Harekete dik doğrultudaki kenarın uzunluğunu belirleme
15 m
Harekete dik doğrultudaki boyutlar gözlemciye göre değişime uğramaz.
5
Pisagor teoremi yardımıyla hipotenüs uzunluğunu bulma
17 m
Dik kenarları 8 m ve 15 m olan dik üçgenin hipotenüsü √(8² + 15²) = 17 m olarak hesaplanır.

Anahtar Kavram

Özel görelilikte uzunluk kısalması (boy büzülmesi) yalnızca hareket doğrultusundaki boyutlarda gerçekleşir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5394Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında "bireyin iç dünyasını esas alanlar" ile "millî-dinî zevk ve duyarlılığı yansıtanlar" edebî yönelimleri, dönem içinde önemli eserler ortaya koymuştur.

Bu iki edebî yönelim ve temsilcileriyle ilgili olarak:

I. Her iki yönelimde de ruhsal çözümlemeler, iç sorgulamalar ve Şark-Garp ikiliği gibi temalar yer bulmakla birlikte; bireyin iç dünyasını esas alanlar psikanalitik verilerden yararlanarak bireyin yabancılaşmasını ve yalnızlığını temele alırken, millî-dinî duyarlılığı yansıtanlar Türk-İslam sentezi, tarihî miras ve tasavvufi ahlak çerçevesinde toplumsal bir hafıza oluşturma amacı güderler.

II. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın *Huzur* romanındaki mazi algısı ve Doğu-Batı sentezi arayışı ile Samiha Ayverdi'nin *İbrahim Efendi Konağı* eserindeki konak hayatının çöküşü ve tasavvufi huzur arayışı, bu iki yazarı Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında aynı edebî eğilimin (bireyin iç dünyasını esas alanlar) temsilcisi yapar.

III. Eserlerinde millî ve tarihî konuları, Anadolu insanının manevi değerlerini işleyen Tarık Buğra (*Küçük Ağa*), aynı zamanda bireyin yalnızlığını, iç çalkantılarını ve ahlaki sorgulamalarını da (*Yalnızlar*) ele alarak her iki yönelimin niteliklerini farklı eserlerinde barındıran bir köprü sanatçı konumundadır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü öncüllerin doğru olduğunu belirten seçenek doğru yanıt oluşturur.
Birinci öncülde iki edebî eğilimin hem ortak yönü (ruh çözümlemeleri ve Şark-Garp çatışması) hem de ayrışan yönleri (bireysel bunalım/yabancılaşmaya karşılık Türk-İslam sentezi/tasavvuf) doğru bir biçimde ortaya konmuştur. Üçüncü öncülde ise Tarık Buğra'nın hem millî-tarihî temaları (Küçük Ağa) hem de bireyin iç hesaplaşmalarını (Yalnızlar) ele alarak her iki eğilime de örnek teşkil eden çok boyutlu yazarlığı doğru tespit edilmiştir. Bu yüzden birinci ve üçüncü öncüller doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki edebî yönelimlerin özelliklerini analiz etme.
Doğru.
Bireyin iç dünyasını esas alan romancılar psikanaliz ve bireysel bunalımları öncelerken, millî-dinî duyarlılığı yansıtanlar millî-manevi değerleri ve toplumsal hafızayı tarihî/tasavvufi bağlamda ele alırlar. İkisinde de ruh çözümlemeleri ve Doğu-Batı çatışması ortaktır.
2
İkinci öncüldeki yazar-yönelim eşleştirmesini kontrol etme.
Yanlış.
Ahmet Hamdi Tanpınar 'bireyin iç dünyasını esas alanlar' arasında yer alırken, Samiha Ayverdi 'millî-dinî zevk ve duyarlılığı yansıtanlar' grubundadır. Bu iki yazar aynı edebî eğilimin temsilcisi değildir.
3
Üçüncü öncüldeki Tarık Buğra ve eserlerinin niteliğini değerlendirme.
Doğru.
Tarık Buğra, Küçük Ağa gibi eserleriyle millî Mücadele'yi ve millî-dinî değerleri işlerken, Yalnızlar gibi eserleriyle bireyin iç dünyasına, psikolojik derinliğe odaklanmış ve iki yönelimin de özelliklerini yansıtmıştır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk Romanında Millî-Dinî Zevk ve Bireyin İç Dünyasını Esas Alanların Karşılaştırılması
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5395Soru

Koherent (faz uyumlu) ve tek renkli ışık veren noktasal bir kaynakla hava ortamında gerçekleştirilen çift yarıkta girişim (Young) deneyinde, yarıklardan birinin önüne ışığı geçirebilen çok ince bir cam levha yerleştirilmektedir.

Buna göre, ekranda oluşan girişim deseni ile ilgili;

I. Saçak genişliği (Δx\Delta x) azalır.
II. Merkezi aydınlık saçak (A0A_0), cam levha yerleştirilen yarık tarafına doğru kayar.
III. Ekrandaki aydınlık ve karanlık saçakların yerleri değişir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İkinci ve üçüncü yargıların doğru olduğunu belirten seçenek doğrudur.
İkinci ve üçüncü yargıların doğru olduğunu belirten seçenek doğrudur. Yarıklardan birinin önüne cam levha yerleştirildiğinde, o yarıktan çıkan ışık dalgaları camın kırılma indisi daha büyük olduğu için gecikir. Merkezi aydınlık saçak geciken kaynağın tarafına kayar. Bu kayma nedeniyle tüm saçaklar yer değiştirir. Saçak genişliği formülündeki hiçbir değişken değişmediği için saçak genişliği aynı kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Saçak genişliği formülünü yazarak parametrelerin değişimini incelemek
Saçak genişliği formülü Δx=λLdn\Delta x = \frac{\lambda L}{d \cdot n} şeklindedir. Kullanılan ışığın dalga boyu (λ\lambda), yarıklar düzlemi ile ekran arasındaki mesafe (LL), yarıklar arasındaki uzaklık (dd) ve yarıklar ile ekran arasındaki ortamın kırılma indisi (nn) değişmemiştir. Yarıklardan birinin önüne ince bir cam levha konulması ortamın genel kırılma indisini etkilemez. Dolayısıyla saçak genişliği değişmez.
Saçak genişliğini belirleyen fiziksel niceliklerin sabit kalması nedeniyle saçak genişliği korunur.
2
Işığın cam levhadan geçerken uğrayacağı faz değişimini ve merkezi aydınlık saçağın hareket yönünü belirlemek
Camın kırılma indisi havanınkinden büyük olduğu için (ncam>nhavan_{\text{cam}} > n_{\text{hava}}), önüne cam levha yerleştirilen yarıktan çıkan dalgalar diğer yarıktan çıkan dalgalara göre gecikmeye uğrar. İki dalga arasındaki yol farkının sıfırlandığı yer olan merkezi aydınlık saçak (A0A_0), geciken kaynağın (yani cam levha konulan yarık) tarafına doğru kayar.
Girişim desenindeki faz farkı nedeniyle desen geciken kaynak yönünde kayma gösterir.
3
Desen üzerindeki diğer saçakların konumunu analiz etmek
Merkezi aydınlık saçak kaydığında, girişim desenindeki tüm aydınlık ve karanlık saçaklar da aynı yönde kayar. Bu durum, ekrandaki belirli noktaların aydınlık veya karanlık olma durumlarını, yani saçakların ekrandaki konumlarını değiştirir.
Girişim deseni bir bütün olarak hareket ettiği için tüm saçakların yerleri değişir.

Anahtar Kavram

Çift yarıkta girişim deneyinde faz farkı oluşturulduğunda merkezi aydınlık saçağın kayma yönü ve saçak genişliğinin ortam değişmedikçe sabit kalması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5396Soru

Standart Model'e göre evrendeki temel parçacıklar ve bu parçacıklar arasındaki etkileşimlere aracılık eden kuvvet taşıyıcıları sınıflandırılır.

Buna göre;
I. Foton; elektromanyetik etkileşime aracılık eden, durgun kütlesi sıfır olan ve spin değeri tamsayı olan bir ayar (gauge) bozonudur.
II. Kuarklar güçlü nükleer etkileşime girerek proton ve nötron gibi hadronları oluştururken, leptonlar güçlü nükleer etkileşime katılmaz.
III. Baryonlar ve mezonlar, kuarkların bir araya gelmesiyle oluşan Standart Model kapsamındaki temel parçacıklardır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Foton, durgun kütlesi sıfır olan ve spini 1 (tamsayı) olan elektromanyetik kuvvet taşıyıcısı bir ayar bozonudur (I. yargı doğru). Kuarklar güçlü etkileşime girerken leptonlar güçlü etkileşime katılmazlar (II. yargı doğru). Hadronlar (baryonlar ve mezonlar) kuarklardan oluştukları için temel (elementer) parçacık değildir, bileşik parçacıklardır (III. yargı yanlış). Bu nedenle doğru yanıt birinci ve ikinci yargıları içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci yargıdaki fotonun Standart Model'deki yerini ve özelliklerini analiz etmek.
Foton, elektromanyetik etkileşimin taşıyıcı parçacığı olup spini 1 (tamsayı) olan bir ayar bozonudur ve durgun kütlesi sıfırdır. Dolayısıyla birinci yargı doğrudur.
Standart Model'deki kuvvet taşıyıcılarının (bozonlar) genel özelliklerini doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
İkinci yargıdaki kuark ve leptonların güçlü nükleer etkileşim özelliklerini karşılaştırmak.
Kuarklar renk yüküne sahip oldukları için güçlü nükleer etkileşime girerler ve hadronları oluştururlar. Leptonlar ise güçlü nükleer etkileşime katılmazlar. Dolayısıyla ikinci yargı doğrudur.
Madde parçacıklarının (fermiyonlar) temel kuvvetlerle nasıl etkileşime girdiğini ayırt etmek amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
3
Üçüncü yargıdaki baryon ve mezonların yapısal sınıflandırmasını değerlendirmek.
Baryonlar üç kuarktan, mezonlar ise bir kuark ve bir karşıt kuarktan oluşan bileşik parçacıklardır (hadronlar). İç yapıları olduğu için temel parçacık değildirler. Dolayısıyla üçüncü yargı yanlıştır.
Temel parçacık (kuark, lepton, bozon) ile bileşik parçacık (hadron) arasındaki kavramsal farkı ortaya koymak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

Standart Model'de temel parçacıklar, bileşik parçacıklar ve kuvvet taşıyıcı bozonların sınıflandırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5397Soru

Siyah cisim ışımasına ait deneysel dalga boyu-ışıma şiddeti grafiği ile klasik fizik öngörüsünü karşılaştıran bir öğrenci, aşağıdaki çıkarımları yapmıştır:

I. Klasik fizik yaklaşımı (Rayleigh-Jeans Yasası), dalga boyu kısaldıkça yayılan ışımanın şiddetinin sınırsız şekilde artacağını (II \rightarrow \infty) öngörür; bu durum deneysel sonuçlarla çelişir.

II. Deneysel verilere göre, cismin sıcaklığı artırıldığında yayılan toplam ışıma gücü artar ve maksimum şiddetteki ışımanın dalga boyu (λmaks\lambda_{\text{maks}}) daha küçük değerlere kayar.

III. T1T_1 sıcaklığındaki bir siyah cisimden yayılan görünür bölgedeki ışınların boşluktaki yayılma hızı, T2T_2 (T1>T2T_1 > T_2) sıcaklığındaki bir siyah cisimden yayılan kızılötesi ışınların boşluktaki yayılma hızından büyüktür.

Buna göre, öğrencinin yaptığı çıkarımlardan hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci ve ikinci çıkarımlar doğrudur.
Klasik fizik yaklaşımı kısa dalga boylarında sonsuz ışıma şiddeti öngörür ve bu durum morötesi felaket olarak bilinir. Deneysel verilere göre sıcaklık arttıkça toplam ışıma gücü artar ve maksimum ışıma şiddetinin dalga boyu kısalır (Wien kayma yasası). Bu nedenle birinci ve ikinci çıkarımlar doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik fizik öngörüsünü (Rayleigh-Jeans Yasası) analiz edin.
Klasik yaklaşıma göre, elektromanyetik dalgaların enerjisi sürekli olduğundan dalga boyu sıfıra yaklaştıkça ışıma şiddeti sonsuza gitmelidir. Ancak deneysel gözlemler ışıma şiddetinin sıfıra gittiğini göstermiştir. Bu durum morötesi felaket olarak bilinir ve birinci çıkarımın doğru olduğunu gösterir.
Klasik fizik ile deneysel veriler arasındaki farkı belirlemek için.
2
Sıcaklık artışının ışıma şiddetine ve dalga boyuna etkisini inceleyin.
Stefan-Boltzmann yasasına göre sıcaklık arttıkça toplam ışıma gücü artar (grafikte eğrinin altında kalan toplam alan genişler). Wien kayma yasasına göre ise Tλmaks=sabitT \cdot \lambda_{\text{maks}} = \text{sabit} olduğundan sıcaklık arttıkça maksimum ışıma şiddetine karşılık gelen dalga boyu kısalır. Bu durum ikinci çıkarımın doğru olduğunu gösterir.
Sıcaklık değişiminin ışıma parametreleri üzerindeki etkilerini doğrulamak için.
3
Işınların boşluktaki yayılma hızlarını karşılaştırın.
Görünür ışık ve kızılötesi ışınlar birer elektromanyetik dalgadır. Boşlukta tüm elektromanyetik dalgalar kaynağın sıcaklığından veya kendi frekanslarından bağımsız olarak ışık hızıyla (cc) yayılır. Dolayısıyla hızları eşittir, üçüncü çıkarım yanlıştır.
Farklı türdeki elektromanyetik dalgaların boşluktaki yayılma özelliklerini değerlendirmek için.

Anahtar Kavram

Siyah cisim ışımasında klasik teorinin yetersizliği (morötesi felaket), Wien kayma yasası ve elektromanyetik dalgaların boşlukta yayılma hızı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5398Soru

Standart Model'e göre, leptonlar sınıfında yer alan elektron ve nötrinolar alt bileşeni bulunmayan temel parçacıklar iken; mezonlar ve baryonlar kuarklardan oluşan bileşik parçacıklardır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Elektron ve nötrinoların temel parçacık; mezonlar ve baryonların ise kuarklardan oluşan bileşik parçacıklar olduğu bilgisi doğrudur.
Elektron ve nötrinoların leptonlar grubunda yer alıp alt bileşenleri olmayan temel parçacıklar olduğu, buna karşın mezon ve baryonların kuarklardan oluşan bileşik parçacıklar olduğu bilgisi Standart Model'in temel sınıflandırma kurallarına tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçacıkların temel ve bileşik olma durumlarını sınıflandırın.
Leptonlar (elektron, muon, tau ve nötrinolar) temel parçacıklardır. Hadronlar (baryonlar ve mezonlar) ise kuarklardan oluştukları için bileşik parçacıklardır.
Soruda verilen parçacık gruplarının yapısını analiz etmek için Standart Model sınıflandırmasını kullanırız.
2
Elektron, nötrino, mezon ve baryonların bu sınıflandırmadaki yerlerini karşılaştırın.
Elektron ve nötrinolar leptonlar grubunda olduğu için temel parçacık; mezonlar (bir kuark ve bir karşıt kuarktan oluşan) ve baryonlar (üç kuarktan oluşan) ise bileşik parçacıklardır. Bu durum verilen ifadenin doğru olduğunu gösterir.
İfadenin doğruluğunu kesinleştirmek için her bir parçacığın girdiği sınıfı doğrularız.

Anahtar Kavram

Standart Model'de temel parçacıklar (leptonlar) ile bileşik parçacıkların (hadronlar) sınıflandırılması ve yapısal farkları.
Soru 5399Soru

Belirli bir cam borunun bir ucundan 27 C27\text{ }^\circ\text{C} sıcaklıkta gönderilen NeNe gazı, boruyu 15 saniyede15\text{ saniyede} terk etmektedir. Aynı cam borunun diğer ucundan aynı miktarda gönderilen SOxSO_x gazının boruyu yine 15 saniyede15\text{ saniyede} terk edebilmesi için sıcaklığının 927 C927\text{ }^\circ\text{C} olması gerekmektedir.

Buna göre, SOxSO_x bileşiğindeki xx sayısı kaçtır?

(Mol kütleleri: Ne=20 g/molNe = 20\text{ g/mol}, S=32 g/molS = 32\text{ g/mol}, O=16 g/molO = 16\text{ g/mol})

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3

Cevap

Bileşikteki xx sayısı 3'tür.
Bileşiğin mol kütlesi Graham Yasası kullanılarak hesaplandığında 80 g/mol olarak bulunur. Kükürt ve oksijen atomlarının mol kütlelerinden yola çıkılarak bileşikteki oksijen sayısı (x) 3 olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Gazların santigrat cinsinden verilen sıcaklıklarını mutlak sıcaklığa (Kelvin) dönüştürmek.
TNe=300 KT_{Ne} = 300\text{ K} ve TSOx=1200 KT_{SO_x} = 1200\text{ K}
Gaz yasalarında ve difüzyon hesaplamalarında mutlak sıcaklık (Kelvin) kullanılmalıdır.
2
Gazların aynı yolu aynı sürede aldıklarını belirleyerek hızlarının eşitliğini Graham Yasası ile ilişkilendirmek.
υNe=υSOx    TNeMNe=TSOxMSOx\upsilon_{Ne} = \upsilon_{SO_x} \implies \frac{T_{Ne}}{M_{Ne}} = \frac{T_{SO_x}}{M_{SO_x}}
Aynı mesafeyi aynı sürede tamamlayan gazların difüzyon hızları eşittir.
3
Sıcaklık ve mol kütlesi değerlerini yerine yazarak SOxSO_x gazının mol kütlesini hesaplamak.
MSOx=80 g/molM_{SO_x} = 80\text{ g/mol}
Eşitlikten bilinmeyen gazın mol kütlesi çekilir.
4
Bulunan mol kütlesinden yararlanarak bileşiğin formülündeki xx sayısını bulmak.
x=3x = 3
Kükürt ve oksijenin atom kütleleri toplamı bileşiğin mol kütlesine (80 g/mol) eşitlenir.

Anahtar Kavram

Graham Yasası'na göre gazların difüzyon hızı, mutlak sıcaklığın karekökü ile doğru, mol kütlesinin karekökü ile ters orantılıdır.
Soru 5400Soru

Boşlukta yayılmakta olan bir elektromanyetik dalganın özelliklerini ve elektrik-manyetik alan bileşenlerinin yön ilişkisini inceleyen bir öğrenci, dalgaya ait bazı nicelikleri analiz etmektedir.

Buna göre, söz konusu elektromanyetik dalga ile ilgili;

I. Dalganın elektrik alan genliği (E0E_0) ile manyetik alan genliği (B0B_0) arasında E0=cB0E_0 = c \cdot B_0 (cc: ışık hızı) ilişkisi vardır.
II. Elektrik alan ve manyetik alan bileşenleri aynı fazda salınım yapar; yani elektrik alanın sıfır olduğu anda manyetik alan da sıfırdır.
III. Elektrik alan vektörünün +y+y yönünde, manyetik alan vektörünün x-x yönünde salınım yaptığı bir anda, dalganın boşluktaki ilerleme yönü +z+z yönündedir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Verilen öncüllerin hepsi doğrudur. Elektrik alan genliğinin manyetik alan genliğine oranı ışık hızını verir, alanlar aynı fazda salınım yapar ve sağ el kuralına göre elektrik alan +y, manyetik alan -x yönündeyken ilerleme yönü +z yönündedir.
Elektromanyetik dalgaların genel özelliklerine göre; elektrik alan genliğinin manyetik alan genliğine oranı ışık hızını verir (E0=cB0E_0 = c \cdot B_0), elektrik ve manyetik alanlar aynı fazda salınım yapar ve sağ el kuralına göre elektrik alan +y+y ve manyetik alan x-x yönündeyken dalganın ilerleme doğrultusu +z+z yönündedir. Bu nedenle her üç ifade de doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Elektrik ve manyetik alan genlikleri arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
E0=cB0E_0 = c \cdot B_0 bağıntısının doğruluğu onaylanır.
Elektromanyetik dalgalarda herhangi bir andaki elektrik alan şiddetinin manyetik alan şiddetine oranı boşluktaki ışık hızına (cc) eşittir.
2
Elektrik ve manyetik alan bileşenlerinin faz ilişkisini incelemek.
Alanların aynı fazda salındığı, yani aynı anda sıfır ve aynı anda maksimum değerlerine ulaştığı belirlenir.
Elektromanyetik dalgalarda elektrik ve manyetik alanlar birbirini doğurarak ilerler ve aralarında faz farkı bulunmaz.
3
Sağ el kuralını uygulayarak dalganın yayılma yönünü tespit etmek.
+y+y yönündeki E\vec{E} ile x-x yönündeki B\vec{B} vektörlerinin çapraz çarpımından (sağ el kuralı) ilerleme yönünün +z+z ekseni olduğu bulunur.
Sağ elin dört parmağı E\vec{E} (+y) yönünü gösterecek şekilde tutulup B\vec{B} (-x) yönüne doğru büküldüğünde, dik açılan başparmak dalganın ilerleme yönü olan c\vec{c} (+z) yönünü gösterir.

Anahtar Kavram

Elektromanyetik dalgalarda elektrik alan, manyetik alan ve ilerleme doğrultusu arasındaki diklik ve faz ilişkileri ile sağ el kuralı uygulaması.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 270 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin