Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 821Soru

Tramvay tıkırdıyor. Neden bu saatte buradayım? Gitmemeliydim. Gitsem ne olacaktı ki? Hep aynı yüzler, aynı soğuk selamlar. Saat kaç? Beş mi? Beş rakamı da ne kadar çirkin. Tıpkı o günkü gökyüzü gibi. Gökyüzü o gün gridir. Gri, en sevmediğim renk. Neden griyi sevmem? Belki de ilkokul önlüğüm yüzündendir. Önlük, yaka, tebeşir kokusu... Nereden geldi aklıma şimdi bu kokular?

Bir romandan alınan bu parçada kahramanın zihnindeki düşünceler; mantıksal bir bağ veya sıra izlemeden, serbest çağrışımlarla aktarılmıştır.

Buna göre, bu parçada kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilinç akışı

Cevap

Bilinç akışı
Verilen parçada kahramanın zihninden geçenler mantıksal bir sıra takip etmeden, serbest çağrışımlarla ve dil bilgisi kurallarına uymayan düzensiz bir akışla yansıtılmıştır. Bu durum, modern ve postmodern romanda sıkça kullanılan bilinç akışı tekniğinin temel özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki d��şüncelerin birbirine bağlanış şeklini ve dil bilgisi yapısını incelemek.
Metinde kahramanın aklından geçenler mantıksal bir sıra takip etmeden, serbest çağrışımlarla ('beş rakamı' -> 'gökyüzü' -> 'gri renk' -> 'ilkokul önlüğü') ve düzensiz cümle yapılarıyla aktarılmıştır.
Zihindeki düşüncelerin mantıksal bağ olmaksızın serbestçe akması, modern romandaki anlatım tekniklerini belirlemede temel hareket noktasıdır.
2
Seçeneklerde yer alan anlatım tekniklerinin tanımlarını hatırlayarak metinle eşleştirmek.
Metinde karakterin iç dünyasının dil bilgisi kuralları gözetilmeden, düzensiz ve çağrışımsal olarak doğrudan yansıtılması 'bilinç akışı' tekniği ile uyuşmaktadır.
İç konuşmada mantıksal tutarlılık korunurken, bilinç akışında bu tutarlılık kaybolur ve çağrışımlar ön plana çıkar.

Anahtar Kavram

Bilinç akışı anlatım tekniği
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 822Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde milli kimlik arayışı ve Türkçülük fikri etrafında birleşen sanatçılar, şiirin işlevi ve estetik yapısı konusunda tek bir çizgide buluşmamışlardır. Dönemin bir kanadı, şiiri fikirlerin taşıyıcısı ve toplumu eğiten didaktik bir vasıta olarak kabul edip dilde sadeleşmeyi hece ölçüsüyle birleştirirken; diğer kanadı, milliliği tarihsel bir derinlikte ve Türkçenin ses ahenginde arayarak aruz ölçüsüyle biçimsel mükemmelliğe ulaşmayı hedeflemiştir. Bu ikinci yönelim, ideolojik telkinlerden uzak durarak sanatın kendi yasalarına sadık kalmayı savunmuştur.

Bu parçada dile getirilen farkl�� şiir anlayışları ve bu anlayışların öncü temsilcileri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sade dil ve heceyle yazılan didaktik-Türkçü şiir (Ziya Gökalp) — Estetik olgunluğu ve tarihsel sürekliliği aruzla işleyen saf şiir (Yahya Kemal Beyatlı)

Cevap

Sade dil ve heceyle yazılan didaktik-Türkçü şiir (Ziya Gökalp) — Estetik olgunluğu ve tarihsel sürekliliği aruzla işleyen saf şiir (Yahya Kemal Beyatlı)
Parçada betimlenen ilk şiir eğilimi, Ziya Gökalp'in öncülüğünü yaptığı, dili sadeleştirmeyi, halka ulaşmayı ve Türkçülük fikrini yaymayı amaçlayan didaktik şiirdir. İkinci eğilim ise heceyi değil aruz ölçüsünü kullanan, Türkçenin ses güzelliğine ve Osmanlı tarihinin kültürel sürekliliğine odaklanan, ideolojiden uzak durarak sanatı öne çıkaran Yahya Kemal Beyatlı'nın saf şiir anlayışıdır. Bu iki anlayış ve temsilcileri sırasıyla doğru olarak verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk şiir anlayışının belirleyici özelliklerini tespit etmek.
İlk anlayışın; şiiri fikirleri halka ulaştıran didaktik bir araç olarak görmesi, sade dili benimsemesi ve hece ölçüsünü kullanması nedeniyle Ziya Gökalp'in öncülüğünü yaptığı didaktik-Türkçü şiir olduğu saptanmıştır.
Parçanın giriş kısmında heceyle didaktik şiir yazan ve dilde sadeleşmeyi savunan bir yönelimden bahsedilmektedir.
2
Parçadaki ikinci şiir anlayışının belirleyici özelliklerini tespit etmek.
İkinci anlayışın; milliliği tarihsel süreklilikte ve dilin ahenginde araması, aruz ölçüsünü kullanması, ideolojiden uzak durup saf şiire bağlı kalması sebebiyle Yahya Kemal Beyatlı'nın neoklasik/saf şiir anlayışı olduğu saptanmıştır.
Metnin devamında aruzla biçimsel mükemmelliği arayan, tarih derinliğine sahip ve sanatın kendi yasalarına sadık kalan bir anlayış tarif edilmiştir.
3
Belirlenen iki anlayış ve temsilcisini seçeneklerde sırasıyla aramak.
Sırasıyla Ziya Gökalp and Yahya Kemal Beyatlı'nın şiir anlayışları ile birlikte verildiği seçenek belirlenmiştir.
Doğru eşleştirmenin sırasıyla yapılması gerektiğinden diğer seçenekler elenmiştir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi'ndeki farklı şiir yönelimleri ve temsilcileri (didaktik-ideolojik şiir ile estetik saf şiir farkı)
Soru 823Soru

Aşağıda verilen Anadolu'daki tarih ��ncesi yerleşim merkezlerini, bu merkezlerin insanlık tarihindeki önemini belirten doğru özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karain Mağarası
Göbeklitepe
Çayönü
Çatalhöyük

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karain Mağarası - Paleolitik mağara yerleşimi; Göbeklitepe - en eski anıtsal tapınak; Çayönü - ilk köy yerleşimi; Çatalhöyük - ilk şehir yerleşimi ile eşleşir.
Karain Mağarası Paleolitik mağara yerleşimiyle, Göbeklitepe en eski anıtsal tapınakla, Çayönü ilk köy yerleşimiyle ve Çatalhöyük ilk şehir yerleşimiyle eşleşir. Bu eşleştirme Anadolu'daki tarih öncesi dönem yerleşimlerinin gelişim sırasını ve özelliklerini doğru yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Karain Mağarası'nın hangi tarih öncesi dönemle ilişkili olduğunu belirleme.
Karain Mağarası, Paleolitik Çağ'a (Eski Taş Çağı) ait yaşam izleri ve duvar resimleri barındıran mağara yerleşimi tanımıyla eşleşir.
Anadolu'da Paleolitik Çağ'ın en önemli temsilcisi olan mağara yerleşmesini doğru tespit etmek.
2
Göbeklitepe'nin insanlık tarihindeki yerini ve işlevini analiz etme.
Göbeklitepe, avcı-toplayıcı toplulukların tarımdan önce inşa ettiği, bilinen en eski tapınak kompleksidir.
İnanç mimarisinin yerleşik yaşamdan önce başladığını kanıtlayan bu merkezi tanımıyla eşleştirmek.
3
Çayönü'nün yerleşik yaşama geçiş sürecindeki yerini saptama.
Çayönü, Yakın Doğu'nun ilk köy yerleşimi olup tarımsal faaliyetlerin başladığı merkez tanımıyla eşleşir.
Tarımsal üretimin ve köy hayatının ilk kez başladığı yerleşmeyi doğru eşleştirmek.
4
Çatalhöyük'ün mimari ve toplumsal yapısını değerlendirme.
Çatalhöyük, sokaksız kent planı, kerpiç evleri ve nüfus yoğunluğuyla ilk şehir yerleşimi tanımıyla eşleşir.
Köy yaşamından kentsel yaşama geçişin ilk örneğini doğru tanımıyla ilişkilendirmek.

Anahtar Kavram

Tarih öncesi dönemlerde Anadolu coğrafyasındaki ilk yerleşimlerin gelişim aşamaları ve kültürel özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 824Soru

Kırım Savaşı'nı sonlandıran Paris Antlaşması'nda yer alan 'Karadeniz tarafsız olacak; bütün devletlerin ticaret gemilerine açık, savaş gemilerine kapalı tutulacak; kıyılarında hiçbir tersane ve donanma bulundurulmayacakt��r.' kararı hem savaşı kaybeden Rusya hem de savaşı kazanan Osmanlı Devleti için geçerli kılınmıştır.

Bu karara göre, savaştan galip çıkmasına rağmen Osmanlı Devleti ile ilgili ulaşılabilecek en doğru yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savaşın kazanan tarafında yer almasına rağmen Karadeniz'deki egemenlik haklarının kısıtlandığı ve yenik bir devlet gibi muamele gördüğü

Cevap

Savaşın kazanan tarafında yer almasına rağmen Karadeniz'deki egemenlik haklarının kısıtlandığı ve yenik bir devlet gibi muamele gördüğü
Savaşın kazanan tarafında yer almasına rağmen Karadeniz'deki egemenlik haklarının kısıtlandığı ve yenik bir devlet gibi muamele gördüğü yargısı doğrudur. Paris Antlaşması'nda yer alan Karadeniz'in tarafsızlığı ve burada donanma ile tersane bulundurma yasağının hem Rusya hem de Osmanlı Devleti için ortak olarak uygulanması, Osmanlı Devleti'nin galip bir güç olmasına rağmen egemenlik sınırları içinde askeri haklarının kısıtlandığını ve yenik Rusya ile aynı statüye konulduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Antlaşması'nın Karadeniz ile ilgili tarafsızlık maddesi incelenir.
Maddede hem Rusya hem de Osmanlı Devleti'nin Karadeniz kıyılarında tersane ve donanma bulundurmasının yasaklandığı görülür.
Antlaşmanın iki devlet üzerindeki kısıtlayıcı etkilerini karşılaştırmak için gereklidir.
2
Osmanlı Devleti'nin Kırım Savaşı'ndaki askeri ve siyasi durumu değerlendirilir.
Osmanlı Devleti, İngiltere ve Fransa ile müttefik olarak savaştan galip çıkmıştır.
Savaşın sonucu ile antlaşma hükümlerinin çelişip çelişmediğini saptamak için gereklidir.
3
Kazanan bir devlet olmasına rağmen egemenlik haklarının kısıtlanması yorumlanır.
Osmanlı Devleti'nin galip gelmesine rağmen yenilen Rusya ile aynı sınırlamalara tabi tutulmasının, kendi egemenlik haklarını zedelediği ve ona yenik devlet muamelesi yapıldığını gösterdiği anlaşılır.
Geopolitik ve hukuki sonucun doğru analiz edilmesi için gereklidir.

Anahtar Kavram

Paris Antlaşması'nda Karadeniz'in tarafsızlığı ilkesi ve bunun Osmanlı egemenliğine etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 825Soru

Kaymakam Fikret Irmaklı, kasabaya ilk atandığında heyecanlı ve idealist bir gençtir. Ancak çeltik ağalarının kendi çıkarları doğrultusunda sıtma yönetmeliğini çiğneme girişimleri, onu zorlu bir yol ayrımına getirir. Kasaba halkının sömürülüşüne ve hastalığın pençesinde kıvranmasına sessiz kalamayan bu genç devlet görevlisi, ağaların nüfuzlu çevreleriyle girdiği mücadeleyi kaybeder ve görevden alınır. Onun gidişinin ardından çalınan tenekeler, aslında yozlaşmış düzenin geçici zaferinin bir ilanıdır.

Bu parçada söz edilen mücadeleyi ve toplumsal çatışmayı ele alan eser ile yazarı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teneke - Yaşar Kemal

Cevap

Teneke - Yaşar Kemal
Parçada bahsedilen idealist kaymakam Fikret Irmaklı ile çeltik ağaları arasındaki çatışma ve kaymakamın arkasından teneke çalınması, Yaşar Kemal'in 'Teneke' adlı romanının konusunu oluşturmaktadır. Eser, Çukurova'daki toplumsal sömürüyü ve ağalık düzenini toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla ele almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin konusunu, çatışma unsurlarını ve şahıs kadrosunu analiz etmek.
Parçada çeltik ekimi, sıtma salgını, idealist kaymakam Fikret Irmaklı ve çeltik ağaları arasındaki mücadele ile görevden ayrılırken arkasından teneke çalınması gibi temel motifler belirlenmiştir.
Soruda verilen ipuçlarının hangi romana ait olduğunu saptamak için eserin tematik yapısını ve simgesel ögelerini incelemek gerekir.
2
Belirlenen motifleri Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi eserler ve yazarlarıyla eşleştirmek.
Bu özelliklerin Yaşar Kemal'in 'Teneke' adlı romanına ait olduğu saptanmıştır.
Toplumcu gerçekçi yazarların önemli eserlerini ve bu eserlerin konu/karakter özelliklerini bilmek doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Hikaye ve Romanında Toplumcu Gerçekçi Eserler ve Yazarlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 826Soru

I. Dünya Savaşı'nın başlarında tarafsızl��ğını ilan eden Osmanlı Devleti'nin savaşa fiilen girmesine yol açan doğrudan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yavuz ve Midilli adı verilen gemilerin Karadeniz'deki Rus limanlarını bombalaması

Cevap

Yavuz ve Midilli adı verilen gemilerin Karadeniz'deki Rus limanlarını bombalaması
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na fiilen katılması, Yavuz ve Midilli (eski adlarıyla Goben ve Breslau) adlı iki Alman savaş gemisinin Karadeniz'e açılarak Rusya'nın Sivastopol ve Odessa gibi limanlarını bombalamasıyla gerçekleşmiştir. Bu olay üzerine Rusya ve ardından diğer İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Sava��ı'na katılım sürecindeki olayların kronolojik sırasını analiz etmek.
Almanya'dan kaçan Goben ve Breslau gemilerinin Osmanlı Devleti tarafından satın alındığının açıklanması ve Yavuz ile Midilli adlarının verilmesi sürecinin başlangıcını saptamak.
Savaşa fiilen girişin hukuki ve askeri zeminini anlamak.
2
Bu iki geminin gerçekleştirdiği askeri eylemin sonucunu değerlendirmek.
Osmanlı bayrağı çekilmiş bu gemilerin Rusya'nın Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasının savaşı başlatan fiili kıvılcım olduğunu belirlemek.
Savaşa giriş sürecindeki doğrudan nedensel ilişkiyi netleştirmek.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na Giriş Süreci (Karadeniz Olayı)
Soru 827Soru

Klasisizm ve romantizm akımlarının temel özellikleri ile bu akımların Türk edebiyatındaki temsilcileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa akıl ve sağduyuyu ön plana çıkaran klasisizmin; Namık Kemal ve Abdülhak Hamit Tarhan ise duygu ve hayali savunan romantizmin temsilcileridir.

Cevap

Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa akıl ve sağduyuyu ön plana çıkaran klasisizmin; Namık Kemal ve Abdülhak Hamit Tarhan ise duygu ve hayali savunan romantizmin temsilcileridir.
Klasisizm akıl ve sağduyuya dayanırken romantizm duygu ve hayallere dayanır. Türk edebiyatında Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa klasisizmin; Namık Kemal ve Abdülhak Hamit Tarhan ise romantizmin en önemli temsilcileridir. Dolayısıyla akıl ve sağduyuyu ön plana çıkaran klasisizm ile duygu ve hayali savunan romantizm temsilcilerinin doğru eşleştirildiği ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klasisizm ve romantizm akımlarının temel ilkelerini belirlemek.
Klasisizm akıl ve sağduyuyu temel alırken romantizm duygu, coşku ve hayallere dayanır.
Soruda verilen akımların teorik arka planını karşılaştırmak için bu belirleme gereklidir.
2
Akımların Türk edebiyatındaki başlıca temsilcilerini eşleştirmek.
Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa klasisizmin; Namık Kemal ve Abdülhak Hamit Tarhan romantizmin öncüleridir.
Edebi akımların Türk edebiyatındaki yansımalarını ve doğru sanatçı-akım eşleşmesini doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Klasisizm ve Romantizm akımlarının karşılaştırılması ve Türk edebiyatındaki temsilcileri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 828Soru

İslam tarihinde Dört Halife Dönemi’nde devlet başkanlarının şura meclisinin kararı ve ehl-i hal vel akd (seçici kurul) adı verilen ileri gelenlerin istişaresi neticesinde biat yöntemiyle belirlenmesi, çağdaş tarihçiler tarafından bu dönemin 'Cumhuriyet Devri' olarak adlandırılmasına yol açmıştır.

Buna göre, Dört Halife Dönemi’nin yönetim yapısı ve uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda;

I. Halifeliğin veraset sistemiyle belirli bir hanedanın tekelinde kalmasının engellenmesi,
II. Devlet yönetiminde ve önemli kararların alınmasında meşveret (danışma) ilkesinin uygulanması,
III. Modern cumhuriyetlerdeki genel oy hakkı ve doğrudan halk iradesi ilkelerinin eksiksiz olarak yürürlüğe konulması

durumlarından hangileri bu dönemin 'Cumhuriyet Devri' olarak nitelendirilmesini destekleyen unsurlar arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Halifeliğin veraset sistemiyle belirli bir hanedanın tekelinde kalmasının engellenmesi ve devlet yönetiminde meşveret ilkesinin uygulanması
Dört Halife Dönemi'nin cumhuriyet olarak adlandırılmasının temel nedenleri; halifeliğin veraset sistemiyle babadan oğula geçmesinin engellenmesi ve kararların ortak meşveret meclisleri ile alınmasıdır. Bu doğrultuda verasetin engellenmesi ve meşveret ilkesinin uygulanması doğru unsurlardır. Modern cumhuriyetlerde yer alan genel oy hakkı ve tüm halkın doğrudan katılımı ise o dönemde mevcut olmadığından bu unsurun kabul edilmesi tarihsel bir yanılgıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dört Halife Dönemi'ndeki halife belirleme yönteminin cumhuriyet kavramı çerçevesinde analiz edilmesi.
Halifelerin soy bağına dayanmaksızın şura ve biat gibi seçim benzeri yöntemlerle belirlendiği saptanmıştır. Bu durum birinci öncülü doğrular.
Cumhuriyet rejimlerinin en temel özelliklerinden biri olan veraset dışı yönetim değişiminin bu dönemdeki yansımasını kontrol etmek.
2
Yönetim kararlarının alınmasındaki istişare mekanizmalarının incelenmesi.
Meşveret (danışma) meclisleri ve ortak akıl mekanizmalarının işletildiği belirlenmiştir. Bu durum ikinci öncülü doğrular.
Cumhuriyetlerin danışma organları ve ortak karar alma süreçlerine benzeyen kurumsal yapıları değerlendirmek.
3
Dönemdeki seçim usulünün modern demokratik yapılarla kıyaslanması.
Dönemdeki seçimin genel oy ve eşit temsil hakkına dayanmadığı, ehl-i hal vel akd denilen seçkin bir grubun istişaresiyle yürütüldüğü tespit edilmiştir. Bu nedenle üçüncü öncül yanlış kabul edilir.
Tarihsel olayları kendi döneminin koşullarına göre değerlendirip günümüz değerlerini geçmişe yansıtmama (anakronizm) kuralını uygulamak.

Anahtar Kavram

Dört Halife Dönemi'ndeki halife seçim usulü, yönetim organları ve ehl-i hal vel akd kavramı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 829Soru

1856 Paris Antlaşması'nın bazı hükümleri şunlardır:
- Osmanlı Devleti, Avrupa devletler topluluğunun bir üyesi sayılacak ve toprak bütünlüğü antlaşmayı imzalayan Avrupalı devletlerin garantisi altında olacaktır.
- Karadeniz tarafsız hale getirilecek; tüm devletlerin ticaret gemilerine açık, fakat savaş gemilerine kapalı tutulacak, kıyılarında hiçbir tersane kurulmayacaktır.
- Osmanlı padişahının tebaasının haklarını iyileştirmek amacıyla ilan ettiği ferman (Islahat Fermanı) antlaşmayı imzalayan devletlere bildirilecek, ancak bu bildirim hiçbir devlete Osmanlı Devleti'nin i�� işlerine karışma hakkı vermeyecektir.

Buna göre, Paris Antlaşması’nın hükümleri ve sonuçları birlikte değerlendirildiğinde, Osmanlı Devleti’nin durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa devletler hukukundan yararlanma hakkı elde etmesine karşın, Karadeniz'in tarafsızlığı h��kmüyle kendi karasularındaki egemenlik hakları kısıtlanmış ve galip bir devletken mağlup muamelesi görmüştür.

Cevap

Avrupa devletler hukukundan yararlanma hakkı elde etmesine karşın, Karadeniz'in tarafsızlığı hükmüyle kendi karasularındaki egemenlik hakları kısıtlanmış ve galip bir devletken mağlup muamelesi görmüştür
Avrupa devletler hukukundan yararlanma hakkı elde etmesine karşın, Karadeniz'in tarafsızlığı hükmüyle kendi karasularındaki egemenlik hakları kısıtlanmış ve galip bir devletken mağlup muamelesi görmüştür ifadesi antlaşmanın en belirgin çelişkisini ve sonucunu açıklar. Osmanlı Devleti, İngiltere ve Fransa ile müttefik olarak Rusya'ya karşı savaşı kazanmış olmasına rağmen antlaşmaya eklenen Karadeniz maddesi ile kendi sularında donanma bulundurma hakkını kaybetmiştir. Bu durum, galip gelmiş bir devletin egemenliğinin sınırlandırılması anlamına gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Antlaşması'nın Karadeniz ile ilgili maddesini incelemek.
Karadeniz'in tarafsız ilan edilmesi ve burada Osmanlı Devleti'nin savaş gemisi ve tersane bulundurmasının yasaklanması belirlenmiştir.
Osmanlı Devleti savaşı kazanan tarafta olmasına rağmen, bu hükümle kendi deniz sınırlarında egemenlik haklarının kısıtlandığını ve yenik bir devlet muamelesi gördüğünü saptamak gerekir.
2
Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün garantörlük altına alınmasını yorumlamak.
Toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin garantörlüğüne bırakılması, devletin kendi sınırlarını koruma gücünden yoksun olduğunu gösterir.
Bu durum, Osmanlıcılık fikir akımının veya devletin askeri gücünün başarılı olduğunu değil, aksine siyasi bir zafiyet içinde bulunulduğunu doğrulamaktadır.
3
Seçeneklerdeki kronolojik ve kavramsal hataları belirleyip doğru yargıya ulaşmak.
Avrupa hukukundan yararlanma hakkına rağmen Karadeniz hükmünün egemenliği kısıtladığı sonucuna ulaşılır.
Diğer seçeneklerde geçen Tanzimat Fermanı karıştırılması, Kanun-i Esasi kronolojik hatası ve Uşi Antlaşması'na ait özelliklerin elenmesiyle doğru seçeneğe kesin olarak ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paris Antlaşması'nın Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları ve uluslararası hukuktaki statüsü üzerindeki çelişkili etkileri
Soru 830Soru

Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi'nde yaşanan Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Türk ordusunun yenilgisiyle sonuçlanmış ve ordu Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiştir. Mecliste büyük tartışmalara yol açan bu ma��lubiyet, kriz ortamını aşmak ve orduyu yeniden savaşa hazır hale getirmek adına olağanüstü önlemlerin alınmasını zorunlu kılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin ardından bu kriz sürecinde TBMM tarafından alınan önlemlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mustafa Kemal Paşa'ya meclisin yetkilerini de kullanabileceği üç aylık Başkomutanlık yetkisinin verilmesi

Cevap

Mustafa Kemal Paşa'ya meclisin yetkilerini de kullanabileceği üç aylık Başkomutanlık yetkisinin verilmesi
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde alınan yenilgi sonrası TBMM'de orduyu toparlamak ve hızlı kararlar alabilmek amacıyla Mustafa Kemal Paşa'ya meclisin yetkilerini de devreden Başkomutanlık Kanunu çıkarılmıştır. Bu doğrultuda meclisin yetkilerini geçici süreyle tek elde toplayan Başkomutanlık yetkisinin verilmesi doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin askeri ve siyasi sonuçları analiz edilir.
Savaşın kaybedilmesi mecliste büyük tartışmalara yol açmış, meclisin Kayseri'ye taşınması gündeme gelmiş ve ordunun acil ihtiyaçlarının karşılanması gerekmiştir.
Savaş sonrasındaki kriz ortamını ve ihtiyaç duyulan olağanüstü önlemleri belirlemek için.
2
Bu kriz ortamında TBMM'nin aldığı önlemler incelenir.
Karar alma sürecini hızlandırmak amacıyla Mustafa Kemal Paşa'ya üç ay süreyle meclisin yasama ve yürütme yetkilerini de kullanabileceği Başkomutanlık görevi verilmiştir.
Soruda istenen doğrudan önlemi tespit etmek için.
3
Seçeneklerdeki diğer gelişmelerin kronolojisi ve neden-sonuç ilişkileri kontrol edilir.
Fransa ile Ankara Antlaşması, Sakarya Savaşı sonrasına; Londra Konferansı ve Moskova Antlaşması, I. İnönü Muharebesi sonrasına; düzenli ordunun kurulması ise Batı Cephesi savaşlarından öncesine aittir.
Çeldiricilerin elenerek doğru cevabın kesinleştirilmesi için.

Anahtar Kavram

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin Sonuçları ve Başkomutanlık Kanunu
Soru 831Soru

Osmanlı klasik döneminde askerî (yönetici) sınıf ile reaya (yönetilenler) arasındaki geçişkenlik belirli kurallara bağlıydı. Reaya sınıfından bir Müslüman medrese eğitimini başarıyla tamamlayıp kadı veya müderris olduğunda; ya da gayrimüslim tebaadan devşirilen bir çocuk Enderun'da yetişip devlet hizmetine kabul edildiğinde askerî sınıfa dahil olur ve vergi muafiyeti kazanırdı. Diğer taraftan, dirlik toprağını izinsiz terk eden veya görevinde suistimali görülen bir sipahi ise askerî statüsünü kaybederek reaya konumuna düşürülürdü.

Buna göre Klasik Dönem Osmanlı toplumsal yapısı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soya bağlı ayrıcalıklara sahip aristokratik bir sınıf yapısının bulunmadığı ve tabakalar arası geçişin mümkün olduğu

Cevap

Soya bağlı ayrıcalıklara sahip aristokratik bir sınıf yapısının bulunmadığı ve tabakalar arası geçişin mümkün olduğu
Paragrafta verilen bilgiler, reaya (yönetilenler) ile askerî (yönetici) sınıf arasında çift yönlü bir geçişkenliğin olduğunu göstermektedir. Reayadan liyakat sahibi kişilerin askerî sınıfa yükselebilmesi ve görevini yapmayan askerî sınıf üyelerinin reaya statüsüne düşürülmesi, Osmanlı toplumsal yapısında soya dayalı kalıtsal ayrıcalıkların (aristokrasi) bulunmadığını ve dikey sosyal hareketliliğin yasal yollarla açık tutulduğunu doğrudan kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki dikey hareketlilik örneklerini analiz etme
Reayadan medrese eğitimi alanların veya devşirmelerin yönetici sınıfa geçebildiği, görevini yapmayan yöneticilerin ise reaya durumuna düşebildiği belirlenmiştir.
Toplumsal sınıflar arasındaki geçişkenliğin kurallarını ve yönünü anlamak gerekir.
2
Osmanlı sınıf yapısının özelliklerini saptama
Sınıflar arası geçişin mümkün olmasının, soya dayalı mutlak bir aristokrasinin bulunmadığı anlamına geldiği saptanmıştır.
Kalıtsal ayrıcalıklerin bulunup bulunmadığını tespit etmek gerekir.
3
Çeldirici seçeneklerdeki kavramsal hataları belirleme
Dirlik sahiplerinin mülkiyet sahibi olmadığı, iskân/istimalet amaçlarının farklı olduğu, gedik/narh usullerinin ekonomik olduğu ve anayasal vatandaşlığın bu dönemde bulunmadığı tespit edilmiştir.
Hatalı tarihsel kavramları ve kurum eşleştirmelerini elemek gerekir.
4
Doğru seçeneğe ulaşma
Soya bağlı ayrıcalıkların bulunmadığı ve dikey hareketliliğin açık olduğu sonucuna varılmıştır.
Paragraftaki bilgileri en doğru ve kapsamlı şekilde genelleyen tarihsel yargıyı belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Osmanlı klasik dönem toplumsal yapısında askeri ve reaya ayrımı ile dikey sosyal hareketlilik özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 832Soru

Osmanlı Devleti'nin klasik dönem taşra teşkilatında yer alan aşağıdaki idari yönetim birimlerini en geniş yetki ve coğrafi alana sahip olandan en dar yerleşim birimine doğru (büyükten küçüğe) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

En geniş yetki ve coğrafi alana sahip olandan en dar yerleşim birimine doğru sıralama Eyalet - Sancak - Kaza - Köy şeklindedir.
Osmanlı klasik dönemi taşra teşkilatında en geniş yetki ve coğrafi alana sahip birim eyalettir. Eyaletlerin altında sancaklar, sancakların altında kazalar ve en alt basamakta ise köyler yer almaktadır. Bu hiyerarşik yapı büyükten küçüğe sırasıyla Eyalet, Sancak, Kaza ve Köy şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı klasik dönemi taşra teşkilatının idari yapısını analiz edin.
Taşra teşkilatının en büyük biriminin eyalet, en küçük biriminin ise köy olduğu tespit edilir.
Sıralamanın uç noktalarını belirleyerek doğru hiyerarşiyi kurmayı kolaylaştırmak.
2
Eyalet ve köy arasındaki ara birimleri (sancak ve kaza) yetki ve büyüklüklerine göre konumlandırın.
Sancakların eyaletlerden küçük fakat kazalardan büyük olduğu, kazaların ise sancaklara bağlı idari birimler oldu��u belirlenir. Bu doğrultuda sıralama Eyalet, Sancak, Kaza ve Köy şeklinde oluşur.
Hiyerarşik sıralamayı en geniş idari birimden en dar yerleşim birimine doğru eksiksiz tamamlamak.

Anahtar Kavram

Osmanlı Klasik Dönem taşra teşkilatı idari hiyerarşisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 833Soru

Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'nın Kafkas Cephesi'nde devam etti��i 1915 yılında, ordu faaliyetlerini engelleyen ve asayişi bozan çetecilik faaliyetlerine karşı geçici bir yasa olan Tehcir Kanunu'nu yürürlüğe koymuştur. Bu kanunun uygulanmasına ilişkin yayımlanan yönetmeliklerde; göç ettirilenlerin can ve mal güvenliklerinin korunması, geride bıraktıkları taşınmazların kaydının tutulması ve yeni yerleşim bölgelerinde kendilerine geçim imkânı sağlanması gibi ayrıntılı hususlara yer verilmiştir.

Bu bilgilere göre, Osmanlı Devleti'nin Tehcir Kanunu kapsamındaki uygulamalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet, askeri güvenlik amacıyla yaptığı zorunlu göç uygulamasını hukuki ve idari güvencelerle yürütmeye çalışmıştır.

Cevap

Devlet, askeri güvenlik amacıyla yaptığı zorunlu göç uygulamasını hukuki ve idari güvencelerle yürütmeye çalışmıştır.
Osmanlı Devleti'nin Tehcir Kanunu kapsamında yayımladığı yönetmeliklerde göç edenlerin can ve mal güvenliklerinin korunması, mülklerinin kayda geçirilmesi ve geçim imkânı sunulması gibi tedbirlere yer vermesi, yapılan zorunlu göç uygulamasının hukuki ve idari güvencelerle yürütülmeye çalışıldığını göstermektedir. Bu nedenle devletin zorunlu göç uygulamasını hukuki ve idari güvencelerle yürütmeye çalıştığını belirten seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tehcir Kanunu'na ilişkin verilen metindeki idari ve hukuki tedbirler analiz edilir.
Metinde göç ettirilenlerin can ve mal güvenliklerinin korunması, taşınmazlarının kaydedilmesi ve yeni geçim imkânları sunulması gibi düzenlemelerin yapıldığı tespit edilir.
Uygulamanın niteliğini ve devletin bu süreçteki yaklaşımını anlamak için metindeki verilerin incelenmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeler metinle ve tarihi gerçeklerle karşılaştırılır.
Göç ettirilenlerin can, mal ve geçim güvenliklerinin korunmaya çalışılmasının, zorunlu göç uygulamasının hukuki ve idari güvenceler altında yürütülmek istendiğini gösterdiği sonucuna varılır.
Doğru yargıya ulaşabilmek için seçeneklerin metindeki bilgilerle uyumu test edilmelidir.

Anahtar Kavram

Tehcir Kanunu'nun (Sevk ve İskân Kanunu) çıkarılma gerekçeleri ile uygulama esasları ve devletin aldığı idari-hukuki tedbirler.
Soru 834Soru

Aşağıda, dik koordinat düzleminde sınırları verilen bölgelerin alanlarını ifade eden belirli integral gösterimleri verilmiştir. Bölgeleri, bu alanları doğru şekilde ifade eden integral gösterimleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

y=x2y = x^2 eğrisi ile y=xy = x doğrusu arasında kalan sınırlı bölgenin alanı
y=xy = \sqrt{x} eğrisi ile y=xy = x doğrusu arasında kalan sınırlı bölgenin alanı
y=x3y = x^3 eğrisi ile y=xy = x doğrusu arasında, birinci bölgede (x0x \ge 0) kalan sınırlı bölgenin alanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

y=x2y = x^2 ve y=xy = x eğrileri arasındaki alan 01(xx2)dx\int_0^1 (x - x^2) \, dx integrali ile, y=xy = \sqrt{x} ve y=xy = x eğrileri arasındaki alan 01(xx)dx\int_0^1 (\sqrt{x} - x) \, dx integrali ile ve birinci bölgedeki y=x3y = x^3 ve y=xy = x eğrileri arasındaki alan ise 01(xx3)dx\int_0^1 (x - x^3) \, dx integrali ile eşleşir.
Verilen her bir eğri çifti için öncelikle kesişim noktaları bulunarak entegrasyon sınırları belirlenir. Ardından, ilgili aralıkta hangi fonksiyonun grafiğinin daha üstte olduğu belirlenerek üstteki fonksiyondan alttaki fonksiyon çıkarılır. Bu doğrultuda, y=x2y=x^2 ve y=xy=x için [0,1][0,1] aralığında xx2x \ge x^2 olduğundan alan 01(xx2)dx\int_0^1 (x-x^2)dx olur. y=xy=\sqrt{x} ve y=xy=x için [0,1][0,1] aralığında xx\sqrt{x} \ge x olduğundan alan 01(xx)dx\int_0^1 (\sqrt{x}-x)dx olur. Birinci bölgede y=x3y=x^3 ve y=xy=x için ise [0,1][0,1] aralığında xx3x \ge x^3 olduğundan alan 01(xx3)dx\int_0^1 (x-x^3)dx olarak ifade edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Eğrilerin kesişim noktalarını bulunuz.
x2=x    x=0,1x^2 = x \implies x=0, 1; x=x    x=0,1\sqrt{x} = x \implies x=0, 1; x3=x    x=0,1x^3 = x \implies x=0, 1 (birinci bölgede). Tüm eğri çiftleri için entegrasyon sınırları [0,1][0,1] olarak belirlenir.
İki eğri arasında kalan sınırlı bölgenin sınırlarını belirlemek için eğrilerin kesişim noktaları bulunur.
2
Belirlenen [0,1][0,1] aralığında hangi eğrinin üstte olduğunu belirleyiniz.
[0,1][0,1] aralığında xx2x \ge x^2, xx\sqrt{x} \ge x ve xx3x \ge x^3 eşitsizlikleri geçerlidir.
Alan hesabında üstteki fonksiyondan alttaki fonksiyon çıkarılarak integral kurulur.
3
Alanları temsil eden integral ifadelerini yazıp eşleştiriniz.
Alan integralleri sırasıyla 01(xx2)dx\int_0^1 (x - x^2) \, dx, 01(xx)dx\int_0^1 (\sqrt{x} - x) \, dx ve 01(xx3)dx\int_0^1 (x - x^3) \, dx olur.
Elde edilen sınırlar ve integraller kullanılarak doğru eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

İki Eğri Arasında Kalan Alan Hesabı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 835Soru

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile İstanbul, Bo��azlar ve çevresinin yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması, Osmanlı Hükümeti'nin hukuken sona erdiğinin bir göstergesiydi. Buna rağmen İtilaf Devletleri, Lozan'da toplanacak olan barış konferansına hem TBMM Hükümeti'ni hem de Osmanlı Hükümeti'ni birlikte davet etmişlerdir. TBMM ise bu gelişme üzerine 1 Kasım 1922'de aldığı kararla saltanatı kaldırmıştır.

Bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, saltanatın kaldırılmasının diplomatik boyutuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk tarafının barış konferansında tek bir heyetle temsil edilmesini sağlayarak İtilaf Devletleri'nin diplomatik ikilik yaratma stratejisini etkisiz kılmıştır.

Cevap

Türk tarafının barış konferansında tek bir heyetle temsil edilmesini sağlayarak İtilaf Devletleri'nin diplomatik ikilik yaratma stratejisini etkisiz kılmıştır
Türk tarafının barış konferansında tek bir heyetle temsil edilmesini sağlayarak İtilaf Devletleri'nin diplomatik ikilik yaratma stratejisini etkisiz kılmıştır ifadesi doğrudur. İtilaf Devletleri, Lozan Konferansı'na hem Ankara hem de İstanbul hükümetlerini davet ederek Türk tarafı arasında görüş ayrılıkları yaratmayı ve bu sayede Sevr'in hafifletilmiş bir versiyonunu kabul ettirmeyi amaçlamışlardır. TBMM, saltanatı kaldırarak İstanbul Hükümeti'nin hukuki varlığına son vermiş ve bu diplomatik oyunu tamamen bozmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın getirdiği hukuki durum ile İtilaf Devletleri'nin Lozan davetinin diplomatik amacının incelenmesi.
Mudanya ile İstanbul ve Boğazlar TBMM'ye bırakılarak Osmanlı hukuken yok sayılmış, ancak Lozan'a hem TBMM hem Osmanlı davet edilerek ikilik hedeflenmiştir.
İtilaf Devletleri'nin Türk tarafı üzerinde yaratmak istediği nüfuz alanını ve çıkar çatışmasını tespit etmek için.
2
1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması kararının diplomatik amacının analiz edilmesi.
Saltanatın kaldırılması ile Osmanlı Hükümeti'nin varlığı resmen sonlandırılmış, böylece Lozan'da Türk milletini temsil edecek tek yasal gücün TBMM olması sağlanmıştır.
Kararın Lozan öncesinde ortaya çıkan temsil krizine nasıl bir diplomatik çözüm getirdiğini anlamak için.
3
Seçeneklerdeki tarihsel ve kavramsal yanılgıların elenmesi.
Cumhuriyetin ilanı, laiklik aşamaları ve İslam tarihi yönetim biçimleri ile ilgili yanlış eşleştirmeler elenerek diplomatik faydayı doğrudan açıklayan ifadenin doğrulanması sağlanır.
Doğru sonuca ulaşmak ve çeldiricilerdeki kavramsal/kronolojik hataları ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Saltanatın Kaldırılması ve Lozan Konferansı Öncesi Çift Başlılığın Engellenmesi
Soru 836Soru

Osmanlı Devleti’nin Klasik Dönemi'nde devlet idaresi; askeri-idari (seyfiye), dini-hukuki (ilmiye) ve bürokratik-mali (kalemiye) olmak üzere üç temel yönetim sınıfının iş birliğine dayanıyordu. Divan-ı Hümayun bünyesindeki bu yapılanma, devletin farklı alanlardaki egemenlik yetkilerini kurumsallaştırmıştı.

Buna göre, Divan-ı Hümayun üyelerinin üstlendikleri görevler ve temsil ettikleri sınıflarla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Padişahın mutlak vekili olarak seyfiye sınıfını temsil eden sadrazam yürütme gücünü elinde bulundururken, ilmiye sınıfına mensup kazasker adalet ve eğitim işlerinden, kalemiye sınıfındaki defterdar ise maliyeden sorumludur.

Cevap

Padişahın mutlak vekili olarak seyfiye sınıfını temsil eden sadrazam yürütme gücünü elinde bulundururken, ilmiye sınıfına mensup kazasker adalet ve eğitim işlerinden, kalemiye sınıfındaki defterdar ise maliyeden sorumludur.
Sadrazam seyfiye sınıfının, kazasker ilmiye sınıfının, defterdar ise kalemiye sınıfının üyesidir ve bu üyelerin üstlendikleri görevler doğru olarak eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Divan-ı Hümayun üyelerinin ait olduğu yönetim sınıflarını (seyfiye, ilmiye, kalemiye) belirlemek.
Sadrazam seyfiye sınıfına, kazasker ilmiye sınıfına, defterdar ise kalemiye sınıfına dahildir.
Yönetim sınıflarının ve bu sınıflara mensup üyelerin doğru tespit edilmesi sorunun temel çözüm basamağıdır.
2
Belirlenen üyelerin Osmanlı devlet teşkilatındaki görevlerini eşleştirmek.
Sadrazam yürütmeden, kazasker hukuk (adalet) ve eğitimden, defterdar ise mali işlerden sorumludur.
Sınıflar ile bu sınıflara bağlı divan üyelerinin görevlerinin örtüşüp örtüşmediğini kontrol ederek doğru seçeneği teyit etmek.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde Klasik Dönem yönetim sınıfları (seyfiye, ilmiye, kalemiye) ve Divan-ı Hümayun üyelerinin görev dağılımı.
Soru 837Soru

Osmanlı Devleti'nde 1876 Kanun-i Esasi'sinde yasama organının yasa teklifinde bulunabilmesi için padişahın ön iznini alması şart koşulmuşken, 1909 yılında yapılan anayasa değişiklikleriyle bu ön izin şartı kaldırılmış ve meclise doğrudan yasa teklif etme yetkisi tanınmıştır.

Bu anayasal düzenlemenin Osmanlı devlet yapısında meydana getirdiği değişimle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasama organının, yürütmenin başı olan padişahın vesayetinden uzaklaşarak bağımsızlığının arttığı

Cevap

Yasama organının, yürütmenin başı olan padişahın vesayetinden uzaklaşarak bağımsızlığının arttığı
Yasama organının yasa teklif etme sürecinde padişahın iznine tabi olmaktan çıkarılması, parlamentonun yürütme gücü karşısında daha bağımsız ve özerk bir yapıya kavuşmasını sağlamıştır. Bu durum yasama organının bağımsızlığının artması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun-i Esasi'nin 1876'daki ilk hali ile 1909 değişikliklerindeki yasama usulünü karşılaştırma
1876'da yasa teklif etmek padişahın iznine bağlıyken, 1909'da bu şart kaldırılmış ve meclise doğrudan teklif yetkisi verilmiştir.
Değişikliğin yasama organının (parlamentonun) yetki ve bağımsızlık derecesi üzerindeki etkisini belirlemek.
2
Bu değişikliğin devlet teşkilatındaki güçler dengesi açısından analiz edilmesi
Meclisin padişahtan (yürütmeden) izin alma zorunluluğunun bitmesi, yasama gücünün üzerindeki yürütme baskısını/vesayetini kaldırmış ve meclisi bağımsızlaştırmıştır.
Yasama ve yürütme ilişkisindeki anayasal değişimin yönünü tespit etmek.
3
Seçeneklerdeki kavramların (egemenlik hakkı, yürütme sorumluluğu vb.) anayasal statüsünü değerlendirme
Egemenlik hakkı yine hanedana aittir (milli egemenlik cumhuriyet dönemine aittir); hükümetin sorumluluğu meclise kaymıştır; çok partili hayat ise sona ermemiş, aksine başlamıştır.
Çeldiricilerdeki kavramsal ve tarihsel hataları (anakronizm, yetki devri yanılgısı) eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

1909 Kanun-i Esasi değişiklikleriyle yasama organının padişah (yürütme) karşısında güçlendirilmesi ve bağımsızlığının artırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 838Soru

Atatürk ilkelerinden laiklik ve cumhuriyetçilik doğrultusunda gerçekleştirilen a��ağıdaki inkılapları kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İnkılapların geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması: Saltanatın kaldırılması (1922), Halifeliğin kaldırılması (1924) ve Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi (1926) şeklindedir.
Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922) ulusal egemenliğin önündeki en büyük engeli kaldırarak cumhuriyetin ilanına ve laikliğe giden yolu açmıştır. Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924) laikleşme sürecinin en önemli adımıdır. Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi (17 Şubat 1926) ise toplumsal ve hukuki alanda laikleşmeyi tamamlayan temel aşamalardan biridir. Bu nedenle doğru kronolojik sıralama Saltanatın kaldırılması, Halifeliğin kaldırılması ve Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen gelişmelerin tarihlerini belirleyin.
Saltanatın kaldırılması 1 Kasım 1922, Halifeliğin kaldırılması 3 Mart 1924, Türk Medeni Kanunu'nun kabulü 17 Şubat 1926'dır.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her olayın gerçekleşme yılının bilinmesi gerekir.
2
Tarihleri geçmişten günümüze doğru sıralay��n.
1922 < 1924 < 1926 sıralaması elde edilir.
Sıralamanın geçmişten günümüze doğru yapılması istenmektedir.
3
Olayları elde edilen tarih sıralamasına göre yerleştirin.
Saltanatın kaldırılması (1922) -> Halifeliğin kaldırılması (1924) -> Türk Medeni Kanunu'nun kabulü (1926) şeklinde sıralama tamamlanır.
Doğru kronolojik dizilimi nihai olarak belirlemek için.

Anahtar Kavram

Atatürk ilkelerinin hayata geçirilmesinde gerçekleştirilen inkılapların kronolojik sırası ve ilkelerle ilişkisi.
Soru 839Soru
limx4x216x2\lim_{x \to 4} \frac{x^2 - 16}{\sqrt{x} - 2}

ifadesinin değeri kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 32

Cevap

Limitin değeri 32'dir.
x = 4 değeri yerine yazıldığında oluşan 0/0 belirsizliği, pay kısmındaki x^2 - 16 ifadesinin (√x - 2)(√x + 2)(x + 4) şeklinde çarpanlarına ayrılması ve paydadaki √x - 2 terimiyle sadeleştirilmesi yoluyla giderilir. Sadeleşmiş ifadede x yerine 4 yazıldığında limitin gerçek değeri 32 olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Limit noktası olan x = 4 değerini fonksiyonda yerine yazarak belirsizlik durumunu tespit etmek.
Pay kısmında 4^2 - 16 = 0, payda kısmında ise √4 - 2 = 0 elde edilir. Bu durum 0/0 belirsizliğidir.
Limit hesaplamalarında öncelikle doğrudan yerine yazma yöntemiyle belirsizlik olup olmadığı kontrol edilmelidir.
2
Paydaki ifadeyi paydadaki köklü çarpanı sadeleştirebilecek biçimde çarpanlar��na ayırmak.
x^2 - 16 = (x - 4)(x + 4) özdeşliği yazılır. Daha sonra x - 4 ifadesi (√x - 2)(√x + 2) şeklinde çarpanlarına ayrılarak pay ifadesi (√x - 2)(√x + 2)(x + 4) haline getirilir.
0/0 belirsizliğini gidermek amacıyla pay ve paydadaki ortak sıfır çarpanı (√x - 2) ortaya çıkarılmalıdır.
3
Pay ve paydadaki ortak olan (√x - 2) terimlerini sadeleştirmek.
İfade lim_{x -> 4} (√x + 2)(x + 4) biçimine sadeleşir.
x, 4 değerine yaklaşırken x asla 4'e eşit olmadığından √x - 2 terimi sıfırdan farklıdır ve sadeleştirilebilir.
4
Sadeleşmiş ifadede x yerine 4 yazarak nihai limit değerini hesaplamak.
(√4 + 2)(4 + 4) = (2 + 2) * 8 = 4 * 8 = 32 bulunur.
Belirsizlik giderildikten sonra geriye kalan polinomyal ve köklü ifadeler tanımlı oldukları aralıkta sürekli olduğundan limit değeri doğrudan yerine yazarak elde edilir.

Anahtar Kavram

Köklü İfadeler İçeren 0/0 Belirsizliklerinde Çarpanlara Ayırma ve Sadeleştirme
Soru 840Soru

Dik koordinat düzleminde, bir köşesi orijin O(0,0)O(0,0) noktasında olan bir OABOAB dik üçgeni verilmiştir. Bu üçgenin [OA][OA] kenarı pozitif xx-ekseni üzerinde, BB köşesi ise birinci bölgede y=xexy = x \cdot e^{-x} eğrisi üzerindedir. [OA][AB][OA] \perp [AB] olduğuna göre, bu üçgenin alanının maksimum değerini almas��nı sağlayan θ=m(AOB^)\theta = m(\widehat{AOB}) dar açısı için tanθ\tan\theta değeri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1e2\frac{1}{e^2}

Cevap

Maksimum alan durumunda dik üçgende dar açının tanjantı karşı dik kenar bölü komşu dik kenar oranından 1/e^2 olarak elde edilir.
Üçgenin alanını veren 12x2ex\frac{1}{2}x^2 e^{-x} fonksiyonunun türevi alınıp sıfıra eşitlendiğinde alanı maksimum yapan apsis değeri x=2x=2 olarak bulunur. Bu durumda karşı dik kenar 2e22e^{-2} birim, komşu dik kenar ise 22 birim uzunluğunda olur. θ\theta açısının tanjantı karşı/komşu oranından e2e^{-2} yani 1/e21/e^2 olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Üçgenin köşelerinin koordinatlarını değişken cinsinden belirleme
BB köşesi y=xexy = x \cdot e^{-x} eğrisi üzerinde olduğundan koordinatları B(x,xex)B(x, x \cdot e^{-x}) şeklindedir. [OA][OA] kenarı xx-ekseni üzerinde ve [OA][AB][OA] \perp [AB] olduğundan AA köşesi A(x,0)A(x, 0) olur.
Üçgenin alan fonksiyonunu tek bir değişkene bağlı olarak yazabilmek için köşe koordinatlarının belirlenmesi gerekir.
2
Üçgenin alan fonksiyonunu oluşturma
OABOAB dik üçgeninin dik kenar uzunlukları OA=x|OA| = x ve AB=xex|AB| = x \cdot e^{-x} birimdir. Buradan üçgenin alanı Alan(x)=12OAAB=12x2ex\text{Alan}(x) = \frac{1}{2} \cdot |OA| \cdot |AB| = \frac{1}{2} x^2 e^{-x} olarak elde edilir.
Maksimum yapılacak olan büyüklük alan olduğundan, alanın xx değişkenine bağlı fonksiyonu kurulmalıdır.
3
Alan fonksiyonunun türevini alıp kritik noktaları bulma
Alan(x)=12(2xexx2ex)=12x(2x)ex\text{Alan}'(x) = \frac{1}{2} \left( 2x \cdot e^{-x} - x^2 \cdot e^{-x} \right) = \frac{1}{2} x(2 - x)e^{-x} olur. Alan(x)=0\text{Alan}'(x) = 0 denklemini sağlayan pozitif xx değeri x=2x = 2 olarak bulunur.
Bir fonksiyonun yerel ekstremum (maksimum/minimum) noktalarını belirlemek için birinci türevinin kökleri incelenmelidir.
4
Bulunan kritik değer için tanjant oranını hesaplama
x=2x = 2 için OABOAB dik üçgeninde θ=m(AOB^)\theta = m(\widehat{AOB}) açısının tanjantı tanθ=ABOA=2e22=e2=1e2\tan\theta = \frac{|AB|}{|OA|} = \frac{2e^{-2}}{2} = e^{-2} = \frac{1}{e^2} olarak bulunur.
Alanı maksimum yapan xx değeri kullanılarak soru kökünde istenen trigonometrik oran hesaplanır.

Anahtar Kavram

Türevin maksimum ve minimum problemlerine uygulanması ve geometrik şekillerin optimizasyonu.
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 42 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin