Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 2041Soru

Atmosferin farklı katmanları, içerdikleri gazlar ve fiziksel koşullar nedeniyle kendilerine özgü özelliklere sahiptir. Aşağıda verilen atmosfer katmanlarını, bu katmanlarda gerçekleşen temel olaylar veya özelliklerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Troposfer
Stratosfer
Mezosfer
Termosfer

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Troposfer - Su buharının tamamına yakınının bu katmanda bulunması nedeniyle iklim olaylarının gerçekleşmesi; Stratosfer - Güneş'ten gelen ultraviyole ışınlarının büyük kısmının emilmesiyle sıcaklığın yükselmesi; Mezosfer - Uzaydan gelen gök taşlarının sürtünme etkisiyle yanarak parçalanması; Termosfer - Gazların iyonlaşmış halde bulunması sayesinde radyo dalgalarını yansıtması.
Doğru eşleştirmede, troposfer su buharı ve iklim olaylarıyla; stratosfer ozon tabakası, ultraviyole ışınlarının emilimi ve dikey hava hareketlerinin olmamasıyla; mezosfer gök taşlarının parçalanmasıyla; termosfer ise iyonlaşma, kutup ışıkları ve radyo dalgalarının yansımasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Troposfer katmanının temel özelliğini belirlemek
Troposfer, su buharını bulunduran tek katman olduğu için iklim olaylarının yaşandığı katmandır.
Su buharının büyük bir kısmı yer çekiminin etkisiyle troposferde toplanmıştır.
2
Stratosfer katmanının özelliklerini incelemek
Stratosfer, ozon tabakasına ev sahipliği yapar ve ultraviyole ışınlarını süzerek dikey hava hareketlerinin oluşmasını engeller.
Ozon gazı ultraviyole ışınlarını emerek katmanda sıcaklık terselmesine ve kararlılığa yol açar.
3
Mezosfer katmanının koruyucu işlevini belirlemek
Mezosfer, Dünya'ya yönelen gök taşlarını sürtünmeyle yakarak parçalar.
Bu katmandaki gaz yoğunluğu, uzaydan gelen hızlı cisimleri yakacak seviyede sürtünme oluşturur.
4
Termosfer katmanının elektriksel özelliklerini belirlemek
Termosfer gazların iyonlaşmasıyla radyo dalgalarını yansıtar ve kutup ışıklarını oluşturur.
Seyreltik gazlar Güneş'ten gelen yüksek enerjili ışınlarla iyonlarına ayrışır.

Anahtar Kavram

Atmosferin her katmanının kendine özgü fiziksel ve kimyasal özellikleri bulunması ve bu özelliklerin coğrafi olayları doğrudan etkilemesi.
Soru 2042Soru

Sol sütunda felsefi düşüncenin ayırt edici bazı özellikleri, sağ sütunda ise felsefe tarihinden bu özellikleri örneklendiren tarihsel tutumlar veya durumlar verilmiştir. Sol sütundaki özellikleri, sağ sütundaki en uygun durumla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rasyonellik
Refleksiflik
Kümülatiflik
Tutarlılık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rasyonellik özelliği Descartes'ın mantıksal analiz ve zihinsel akıl yürütme ilkelerini temel almasıyla; refleksiflik Locke'un doğrudan dış dünyayı değil bilme eyleminin sınırlarını konu edinmesiyle; kümülatiflik çağdaş etik tartışmalarında tarihsel ahlak teorilerinin elenip gitmeden üst üste yığılmasıyla; tutarlılık ise Spinoza'nın felsefi kabulleri ile sonuçları arasında çelişki barındırmayan mantıksal bir örgü kurmasıyla eşleşir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için felsefi düşüncenin temel niteliklerinin tarihsel örneklerle uyumlandırılması gerekir. Rasyonellik Descartes'ın akıl yürütme yöntemiyle, refleksiflik Locke'un bilgi üzerine düşünmesiyle, kümülatiflik ahlak teorilerinin tarih boyunca birikmesiyle, tutarlılık ise Spinoza'nın mantıksal uyumuyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen kavramların tanımlarını ve felsefi düşüncedeki karşılıklarını belirleme.
Rasyonellik akla dayanma, refleksiflik düşünce üzerine düşünme, kümülatiflik yığılma ve birikme, tutarlılık ise çelişkisizlik anlamına gelir.
Eşleştirmeyi doğru yapabilmek için felsefi düşüncenin ayırt edici özelliklerinin temel anlamlarını bilmek gerekir.
2
Tarihsel filozof örneklerini analiz ederek uygun kavramlarla ilişkilendirme.
Descartes'ın akla dayanması rasyonellik ile; Locke'un bilmeyi sorgulaması refleksiflik ile; etik kuramların tarih boyunca birikmesi kümülatiflik ile; Spinoza'nın çelişkisizliği tutarlılık ile eşleşir.
Tarihsel örnekler, kavramların teorik tanımlarının somut uygulamalarıdır.

Anahtar Kavram

Felsefi düşüncenin ayırt edici özellikleri (rasyonellik, refleksiflik, kümülatiflik, tutarlılık) ve bunların tarihsel/felsefi metinlerdeki yansımaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2043Soru

Büyük Millet Meclisi'nin (BMM) açılış süreci ve meclise karşı çıkan isyanlara karşı alınan önlemlerle ilgili aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesi ve Mebusan Meclisi'ni dağıtması (16 Mart 1920), Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip Büyük Millet Meclisi'nin açılması (23 Nisan 1920), Meclis'e yönelik ayaklanmaları engellemek amacıyla Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması (29 Nisan 1920) ve Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu uygulamak ve yargılamaları hızlandırmak amacıyla İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması (11 Eylül 1920).
Kronolojik sıralama olayların tarihsel akışına ve neden-sonuç ilişkisine göre gerçekleşir. İstanbul'un işgali (16 Mart 1920) meclisin Ankara'da açılmasını (23 Nisan 1920) zorunlu kılmış, açılan meclise karşı isyanlar başlayınca hukuki tedbir olarak Hıyanet-i Vataniye Kanunu (29 Nisan 1920) çıkarılmış ve bu kanunun uygulanması amacıyla da İstiklal Mahkemeleri (11 Eylül 1920) kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul'un işgal tarihinin tespit edilmesi
İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u işgal etmiş ve meclisi kapatmıştır.
Ankara'da yeni bir meclis kurma ihtiyacı bu olay sonrasında ortaya çıktığı için ilk sıradadır.
2
Büyük Millet Meclisi'nin açılış tarihinin belirlenmesi
Meclis, işgalden yaklaşık bir ay sonra 23 Nisan 1920'de açılmıştır.
Milli iradenin kesintiye uğramaması amacıyla açılan meclis, sıralamada ikinci sırada yer alır.
3
Meclise karşı çıkan isyanlara yönelik hukuki tedbirin belirlenmesi
Hıyanet-i Vataniye Kanunu 29 Nisan 1920'de çıkarılmıştır.
Meclis açıldıktan sonra ortaya çıkan isyanlara karşı hukuki meşruiyeti sağlamak için çıkarılan ilk kanundur.
4
Kanunun uygulanmasını sağlayan yargı organının kuruluş tarihinin belirlenmesi
İstiklal Mahkemeleri 11 Eylül 1920'de kurulmuştur.
Kanunun hızlıca uygulanarak isyanların bastırılması için meclis içinden seçilen milletvekilleriyle kurulan mahkemeler kronolojide son sıradadır.

Anahtar Kavram

Büyük Millet Meclisi'nin açılış süreci ile meclise karşı isyanlara karşı alınan yasama ve yargı tedbirlerinin kronolojisi ve neden-sonuç ilişkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2044Soru

Akarsular yeryüzünü şekillendirirken yatak eğimi, su miktarı ve yük miktarına bağlı olarak aşındırma, biriktirme veya her iki faaliyeti birden gerçekleştirebilirler. Türkiye'deki bazı akarsu şekilleri, bu şekillerin oluşum süreçleri ve Türkiye'den örnekleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

NoYer ŞekliTemel Oluşum SüreciTürkiye'den Örnek
IDelta OvasıAkarsu BiriktirmesiBafra Ovası
IIDev KazanıAkarsu AşındırmasıMuradiye Şelalesi
IIIMenderesHem Aşındırma Hem BiriktirmeBüyük Menderes
IVKanyon VadiAkarsu AşındırmasıKöprülü Kanyonu
VSeki (Taraça)Sadece Akarsu BiriktirmesiKızılırmak Vadisi

Buna göre, tablodaki numaralandırılmış eşleştirmelerden hangisinde kavramsal bir hata yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Seki (taraça) oluşum sürecinin sadece biriktirme olarak belirtildiği beşinci eşleştirme.
Seki (taraça), akarsu vadilerinin yamaçlarında görülen basamak şeklindeki düzlüklerdir. Bu şeklin oluşmasında akarsuyun önce vadi tabanında biriktirme yapması, ardından iklim değişimi veya epirojenik yükselme (kara yükselmesi) sonucunda yeniden canlanarak yatağını derine doğru aşındırması etkilidir. Dolayısıyla seki, hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerinin ortak ürünüdür. Tablodaki beşinci öncülde bu süreç 'Sadece Akarsu Biriktirmesi' olarak verildiğinden kavramsal bir hata yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen yer şekillerinin oluşum süreçlerini ve Türkiye'den verilen örneklerin doğruluğunu tek tek kontrol etmek.
I, II, III ve IV numaralı satırlardaki eşleştirmelerin bilimsel olarak doğru olduğunu saptamak.
Delta ovası biriktirme, dev kazanı ve kanyon vadi aşındırma, menderes ise hem aşındırma hem biriktirme süreçleriyle oluşur ve verilen örnekler coğrafi olarak doğrudur.
2
V numaralı satırdaki seki (taraça) şeklinin oluşum mekanizmasını incelemek.
Seki (taraça) oluşumunun sadece biriktirme değil, epirojenik yükselme veya iklim değişimi sonucunda akarsuyun yatağını derine aşındırmasını da içeren çift taraflı (aşındırma ve biriktirme) bir süreç olduğunu belirlemek.
Sekinin basamak düzlüğü eski alüvyal tabandan (biriktirme) oluşurken, basamak dikliği akarsuyun yatağını derine kazmasından (aşındırma) kaynaklanır.

Anahtar Kavram

Akarsuların oluşturduğu yer şekillerinin aşınım, birikim veya her iki sürece birden bağlı olarak sınıflandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2045Soru

Aşağıda pragmatizm (faydacılık) akımının bilgi felsefesindeki bazı temel kavramları ve bu kavramların epistemolojik açıklamaları verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Enstrümantalizm (Aletçilik)
Radikal Empirizm (Köktenci Deneycilik)
Düşüncenin "Nakit Değeri" (Cash-value)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Enstrümantalizm kavramı zihin ve bilginin sorun çözme araçları olduğunu savunan açıklamayla; Radikal Empirizm kavramı ilişkilerin de doğrudan deneyimlenebilir olduğunu belirten açıklamayla; Düşüncenin "Nakit Değeri" kavramı ise doğruluğun pratik sonuçlar ve somut fayda ile ölçülmesi gerekti��ini savunan benzetmeyle eşleşir.
Eşleştirmenin doğru biçimde tamamlanması, pragmatizmin iki büyük temsilcisi olan William James ve John Dewey'nin epistemolojik kuramlarının temel terimsel ayrımlarına dayanmaktadır. Enstrümantalizm (aletçilik) Dewey'ye aittir ve düşünceleri araç kabul eder. Radikal empirizm James'in deneyim ilişkilerini içeren felsefi tutumudur. Düşüncenin nakit değeri ise James'in doğruluğun pratik sonuçlara dayalı somut karşılığını ifade eden metaforudur.

Adım Adım Çözüm

1
John Dewey'nin enstrümantalizm (aletçilik) felsefesini analiz etmek.
Enstrümantalizm, düşünce ve kavramları eylemde karşılaşılan sorunları çözmeye yarayan birer alet/araç olarak tanımladığı için sol sütundaki birinci madde sağ sütundaki ikinci maddeyle eşleşir.
Enstrümantalizmin temel savı, bilginin pratik yaşamda sorun çözücü bir araç olmasıdır.
2
William James'in radikal empirizm görüşünü değerlendirmek.
Radikal empirizm, saf deneyimi temel alarak deneyimin içindeki ilişkileri de doğrudan deneyimlenebilir ögeler olarak görür ve aşkın metafizik açıklamalara karşı çıkar; bu nedenle sol sütundaki ikinci madde sağ sütundaki üçüncü maddeyle eşleşir.
James, radikal empirizm kuramında ilişkilerin de doğrudan tecrübe edildiğini savunur.
3
William James'in düşüncenin 'nakit değeri' metaforunu incelemek.
James'in nakit değer (cash-value) kavramı, soyut fikirlerin eylemdeki karşılığını ve pratik sonuçlarını ölçüt aldığı için sol sütundaki üçüncü madde sağ sütundaki birinci maddeyle eşleşir.
Bu metafor doğruluğun somut hayatta ne işe yaradığına odaklanır.

Anahtar Kavram

Pragmatizm (Faydacılık)
Soru 2046Soru

Duyularımız bize dış dünyadaki nesneleri renkleri, kokuları ve sesleriyle sunar. Gündelik yaşamda bu nesnelerin bizim algımızdan bağımsız olarak var olduğunu düşünmek son derece doğaldır. Ancak duyularımızın sınırlılığı ve yanıltıcılığı göz önüne alındığında, dış dünyada gerçekten 'bir şeylerin' var olup olmadığı sorusu kaçın��lmaz hale gelir. Eğer algıladığımız her şey zihnimizin bir yansımasından ibaretse, dışımızda bir gerçeklik bulma çabası sonuçsuz kalacaktır. Nitekim bazı düşünürler bu belirsizlikten hareketle varlığın nesnel gerçekliğini tamamen reddederken; bazıları ise algılarımızın ötesinde, insan zihninden bağımsız bir dış dünyanın var olduğunu ve bu dünyanın bilinebilir olduğunu savunur.

Bu parçadan hareketle varlık felsefesinin temel yaklaşımlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış dünyanın gerçekliği meselesi, varlığı bütünüyle yadsıyan nihilizm ile zihinden bağımsız bir varoluşu onaylayan realizm arasında temel bir ayrışma noktası oluşturur.

Cevap

Dış dünyanın gerçekliği meselesi, varlığı bütünüyle yadsıyan nihilizm ile zihinden bağımsız bir varoluşu onaylayan realizm arasında temel bir ayrışma noktası oluşturur.
Dış dünyanın nesnel varlığını kabul eden realizm ile bunu tamamen reddeden nihilizm arasındaki temel ayrım noktası, dış dünyada insan zihninden bağımsız bir gerçekliğin olup olmadığı sorusudur. Parçada da duyuların yanıltıcılığı üzerinden bu iki temel ontolojik yaklaşımın ayrışması vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel düşünceyi analiz edin.
Paragrafta duyuların yanıltıcılığı ve algıların ötesinde bir gerçekliğin var olup olamayacağı tartışılmaktadır.
Sorunun kökündeki kavramsal çerçeveyi belirlemek için ilk adım olarak metnin ana fikrini anlamak gerekir.
2
Metinde geçen felsefi akımları tespit edin.
Varlığı reddeden yaklaşımın nihilizm (hiççilik), zihinden bağımsız varlığı kabul eden yaklaşımın ise realizm (gerçekçilik) olduğu belirlenmiştir.
Metindeki kavramların ontolojideki karşılıklarını bulmak, doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.
3
Seçenekleri analiz ederek kavramsal hataları eleyin.
Tanımları ters veren, farklı ontolojik tartışmaları (idealizm/materyalizm) veya epistemolojik kavramları (doğruluk/gerçeklik) karıştıran seçenekler elenmiştir.
YKS felsefe sorularında çeldiriciler genellikle benzer felsefi kavramların yanlış eşleştirilmesiyle oluşturulur.

Anahtar Kavram

Varlığın Varlığı Problemine Verilen Yanıtlar: Nihilizm ve Realizm
Soru 2047Soru

Aşağıda ahlaki eylemde özgürlük problemine dair verilen felsefi argümanlar ile bu argümanların temsil ettiği felsefi görüşleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İnsanın eylemleri, fiziksel, psikolojik ve toplumsal yasaların zorunlu birer sonucudur; dolayısıyla bireyin ahlaki seçimleri içsel ve dışsal nedenler tarafından önceden belirlenmiştir.
Birey, ahlaki bir ikilem karşısında akli yetilerini geliştirip bilgi dağarcığını zenginleştirdiği ölçüde kendi iradesini kurallara bağlama gücü kazanır ve bu sayede eylemlerinde özgürleşir.
Ahlaki karar alma sürecinde insanı kısıtlayan hiçbir devlet veya otorite kabul edilemez; çünkü her birey kendi değerlerini inşa etme ve eylemlerini hiçbir dışsal müdahale olmaksızın seçme hakkına sahiptir.
İnsan eylemlerinin ve kararlarının arkasında yatan hiçbir nedensel belirleyici etken yoktur; irade, ahlaki durumlarda tamamen serbest ve nedensiz bir seçme gücüne sahiptir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekilde gerçekleşmelidir: Belirlenmişlik tezi determinizmle, akli yetilerin geliştirilmesi ve ahlaki özerklik otodeterminizmle, devlet ve otorite karşıtı bireysel özgürlük libertaryenizmle, iradenin nedensiz seçme gücü ise indeterminizmle eşleşir.
Felsefi argümanlardaki anahtar ifadeler analiz edildiğinde; belirlenmişlik vurgusu determinizmle, akli gelişimle gelen ahlaki özerklik otodeterminizmle, her türlü kurumsal otoritenin reddi libertaryenizmle ve eylemlerin nedensiz olduğu savunusu indeterminizmle birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Argümanlardaki anahtar kavramları analiz etme
Belirlenmişlik, akli gelişimle gelen özerklik, otorite kısıtlamalarının reddi ve iradenin nedensiz serbestliği kavramları saptanmıştır.
Her felsefi görüşün özgürlük problemine yaklaşımındaki temel ayrım noktalarını saptamak gerekir.
2
Kavramları uygun felsefi görüşlerle ilişkilendirme
Birinci argüman determinizm, ikinci argüman otodeterminizm, üçüncü argüman libertaryenizm, dördüncü argüman ise indeterminizm ile doğru şekilde ilişkilendirilmiştir.
Ahlak felsefesindeki özgürlük yaklaşımlarının temel tezleri ile örtüşen örnek durumları eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Ahlaki Eylemde Özgürlük Problemi kavramlarının felsefi argümanlar üzerinden ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2048Soru

Aslı: "Fizik dersinde öğretmenimiz ışığın hızının saniyede yaklaşık 300.000 kilometre olduğunu söyledi. Bu bilgi beni çok etkiledi."

Burak: "Beni de etkiledi ama benim aklıma şu takıldı: Acaba ışık hızı gibi fiziksel yasalar insan zihninden bağımsız bir gerçekliğe mi sahiptir, yoksa onları zihnimiz mi inşa etmektedir?"

Buna göre Burak'ın sorduğu soruyu, Aslı'nın paylaştığı bilimsel bilgiyi sorgulayan diğer sorulardan ayıran felsefi nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olgusal bir durumun ötesine geçerek bilginin ve varlığın doğasına ilişkin kavramsal bir sorgulama yapması

Cevap

Olgusal bir durumun ötesine geçerek bilginin ve varlığın doğasına ilişkin kavramsal bir sorgulama yapması
Burak'ın sorusu, fiziksel bir olgu olan ışık hızının ötesine geçerek bu olgunun zihinden bağımsız bir gerçekliği olup olmadığını sorgulamaktadır. Bu yönüyle soru, kavramsal düzeyde bilginin ve varlığın doğasını ele alan felsefi bir nitelik taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Diyalogda geçen ifadeleri ve soru türlerini analiz etmek.
Aslı'nın paylaştığı ışık hızı bilgisinin deneysel ve olgusal bir bilimsel veri olduğu, Burak'ın ise bu veriden hareketle gerçekliğin kaynağını sorguladığı anlaşılır.
Soru kökündeki felsefi niteliği bulabilmek için öncelikle bağlamı doğru çözümlemek gerekir.
2
Burak'ın sorusunun felsefi karakterini tanımlamak.
Burak'ın sorusu, fiziksel bir ölçümün ötesinde 'gerçeklik' ve 'zihin' ilişkisini sorguladığından kavramsal ve sorgulayıcı (felsefi) bir niteliğe sahiptir.
Felsefi soruların bilimin olgusal sorularından farkını ortaya koyan temel özelliğin saptanması amaçlanır.
3
Seçenekleri değerlendirerek felsefi niteliği tanımlayan doğru seçeneği belirlemek.
Varlık ve bilginin doğasına yönelik kavramsal sorgulama yapma seçeneği doğru olarak belirlenir.
Seçenekler arasından felsefi soruların ayırt edici niteliğini en doğru açıklayan ifade seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Felsefi soruların kavramsal olması, olgusal sınırları aşarak varlık ve bilginin doğasını sorgulaması.
Soru 2049Soru

Aşağıda sol sütunda verilen varlık felsefesine ait kavramsal belirlemeler ile sağ sütundaki açıklamaları ve örnek soruları doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ontolojinin (varlıkbilim) genel inceleme konusu
Metafiziğin (doğaötesi) genel inceleme konusu
Ontoloji disiplinine ait bir soru örneği
Metafizik disiplinine ait bir soru örneği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ontolojinin genel konusu var olmak bakımından var olan her şeyle eşleşir; metafiziğin konusu fiziksel evrenin ötesindeki aşkın gerçekliklerle eşleşir; ontolojik soru örneği varlığın temelindeki ana madde sorgulamasıyla eşleşir; metafiziksel soru örneği ise ruhun ölümden sonraki akıbeti sorgulamasıyla eşleşir.
Ontolojinin genel inceleme konusu, var olan her şeyi var olmak bakımından ele alan açıklamayla; metafiziğin inceleme konusu, doğaüstü ve aşkın alanı inceleyen açıklamayla; ontolojik soru, arkhe sorgulamasıyla; metafiziksel soru ise ruhun ölümsüzlüğü sorgulamasıyla doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Ontolojinin tanımını belirleyerek uygun açıklamayla eşleştirme.
Ontolojinin var olan her şeyi varlık olmak bakımından incelediği belirlenerek birinci sağ ögeyle eşleştirilir.
Ontoloji ile metafizik arasındaki kapsam farkını ortaya koymak.
2
Metafiziğin tanımını belirleyerek uygun açıklamayla eşleştirme.
Metafiziğin duyular dışı, doğaüstü ve aşkın olanı ele aldığı saptanarak ikinci sağ ögeyle eşleştirilir.
Metafiziğin fiziksel gerçekliği aşan yapısını tanımlamak.
3
Soru örneklerini yöneldikleri felsefi problemlere göre sınıflandırma.
Varlığın özünü/maddesini soran sorunun ontolojik, ruhun ölümsüzlüğünü soran sorunun ise metafiziksel olduğu tespit edilerek sırasıyla üçüncü ve dördüncü ögelerle eşleştirilir.
Soruların incelediği konuların somut/soyut ya da fiziksel/fizikötesi olma durumunu ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Ontoloji ile metafizik arasındaki en temel fark, ontolojinin genel olarak var olan her şeyi (somut ve soyut) konu edinmesine karşın, metafiziğin yalnızca duyusal dünyanın ötesindeki fizikötesi, aşkın ve doğaüstü konuları ele almasıdır.
Soru 2050Soru

Millî Mücadele Dönemi'nde Güney Cephesi'ndeki direniş, düzenli bir ordu bulunmaksızın Kuvayımilliye ruhuyla hareket eden yerel halk tarafından yürütülmüştür. Sivas Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda Temsil Heyeti tarafından bölgeye gönderilen subaylar, dağınık haldeki yerel güçleri organize etmeye çalışmıştır. Maraş, Antep ve Urfa'da büyük fedakarlıklarla sürdürülen mücadeleler sonucunda Fransızlar bölgede tutunamamış, Batı Cephesi'nde Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ardından imzalanan Ankara Antlaşması ile Anadolu'dan çekilmek zorunda kalmışlardır.

Bu bilgilere göre, Güney Cephesi'ndeki mücadeleler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Cephesi'ndeki askeri gelişmelerin, Güney Cephesi'ndeki diplomatik ve askeri süreci nihayete erdirmede belirleyici olduğu

Cevap

Batı Cephesi'ndeki askeri gelişmelerin, Güney Cephesi'ndeki diplomatik ve askeri süreci nihayete erdirmede belirleyici olduğu
Batı Cephesi'ndeki askeri gelişmelerin, Güney Cephesi'ndeki diplomatik ve askeri süreci nihayete erdirmede belirleyici olduğu yargısı doğrudur. Çünkü paragrafta Fransızların bölgeden tamamen çekilmesinin Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ardından imzalanan Ankara Antlaşması ile gerçekleştiği belirtilmektedir. Bu durum, askeri ve diplomatik cephelerin birbirine bağlı olduğunu ve Batı'daki başarının Güney'deki sonucu belirlediğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki öncülleri analiz etme
Güney Cephesi'ndeki direnişin yerel halk (Kuvayımilliye) tarafından yürütüldüğü, Sivas Kongresi sonrası gönderilen subaylarca organize edildiği ve Fransızların geri çekilmesinin Sakarya Meydan Muharebesi sonrasındaki Ankara Antlaşması ile gerçekleştiği bilgileri belirlenir.
Soru kökündeki bilgileri doğru gruplandırmak ve neden-sonuç ilişkilerini kurabilmek için bu analiz gereklidir.
2
Cepheler arası etkileşimi değerlendirme
Batı Cephesi'ndeki Sakarya zaferinin, Güney Cephesi'ndeki Fransız işgalini sona erdiren Ankara Antlaşması'na zemin hazırladığı ve bu cepheyi kapatan temel etken olduğu görülür.
Tarihsel olayların birbirini etkileme biçimini ve askeri başarıların diplomatik sonuçlara yansımasını anlamak doğru seçeneğe yönlendirir.
3
Çeldirici seçenekleri eleme
Güney Cephesi'nde düzenli ordu kurulduğu, Fransızların Sakarya öncesinde çekildiği veya yerel hareketlerin ulusal merkezden bağımsız hareket ettiği yönündeki çeldiriciler elenir.
Tarihsel kronolojiye ve kavramsal gerçekliğe uymayan hatalı yorumları eleyerek kesin sonuca ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin kapanış süreci ve Batı Cephesi'ndeki askeri zaferlerin diplomatik sonuçları üzerindeki etkisi
Soru 2051Soru

Karstik bölgelerde suyun etkisiyle çözünebilen kayaçlar üzerinde kimyasal aşınım ve birikim süreçlerine bağlı olarak çe��itli yer şekilleri oluşmaktadır. Aşağıda verilen karstik yer şekillerini, bu yer şekillerine ait doğru tanımlayıcı özelliklerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Lapya
Polye
Obruk
Traverten

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Lapya - en küçük boyutlu oluklar; Polye - en büyük karstik düzlükler; Obruk - çökmeyle oluşan dik kenarlı kuyular; Traverten - basamaklı birikim yapıları.
Karstik yer şekilleri oluşum süreçlerine (aşınım/birikim) ve boyut hiyerarşilerine göre sınıflandırıldığında; Lapya en küçük oluk şeklindeki aşınım, Polye en büyük aşınım ovası, Obruk tavan çökmesiyle oluşan dikey kuyu ve Traverten kalsiyum karbonat birikmesiyle oluşan basamaklı yapıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Karstik aşınım şekillerinin boyutlarına göre sınıflandırılması ve en küçük şeklin belirlenmesi.
Lapya, kimyasal çözünmeyle oluşan birkaç santimetre ile birkaç metre arasındaki en küçük karstik aşınım şeklidir.
Lapya teriminin tanımını boyut ve özellik temelinde doğru kavramak.
2
En büyük karstik aşınım düzlüğünün belirlenmesi.
Polye (gölova), dolin ve uvalaların birleşmesiyle oluşan en geniş karstik düzlüktür, tarımsal faaliyetlere uygundur.
Karstik ovaların geniş ölçekli tarım alanları sağladığını bilmek.
3
Çökme mekanizmasına bağlı derin karstik kuyunun belirlenmesi.
Obruk, mağara tavanlarının çökmesiyle oluşan derin dikey boşluklardır.
Obrukların oluşumundaki mekanik çökme sürecini kavramak.
4
Karstik birikim (çökelme) şeklinin ayırt edilmesi.
Traverten, kalsiyum karbonatın çökelmesiyle oluşan basamaklı birikim şeklidir.
Aşınım şekilleri ile birikim şekillerini birbirinden ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Karstik aşınım ve birikim şekillerinin ayırt edici özellikleri ve oluşum süreçleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2052Soru

Aşağıda ahlak felsefesinde evrensel ahlak yasasının varlığını reddeden görüşler ve bu görüşlerin temel argümanları verilmiştir. Bu felsefi görüşleri ilgili argümanlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Egoizm (Thomas Hobbes)
Hedonizm (Epiküros)
Nihilizm (Friedrich Nietzsche)
Anarşizm (Max Stirner)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Egoizm 'bireyin sadece kendi çıkarını araması', Hedonizm 'hazların değişkenliği ve bireyselliği', Nihilizm 'tüm geleneksel ahlaki değerlerin reddi', Anarşizm ise 'özgürlüğü kısıtlayan her türlü otorite ve kuralın dışlanması' argümanlarıyla eşleşir.
Eşleştirme, ahlak felsefesinde evrensel ahlak yasasını reddeden dört ana akımın (Egoizm, Hedonizm, Nihilizm, Anarşizm) kendi özgün tanımları ve gerekçeleriyle tam uyum sağlamaktadır. Egoizm kendi çıkarını aramayı, Hedonizm hazzın kişiselliğini, Nihilizm değerlerin hiçe sayılmasını, Anarşizm ise her türlü otorite karşıtlığını merkeze alarak evrensel yasayı yadsır.

Adım Adım Çözüm

1
Egoizm akımının ahlak felsefesindeki temel iddiası tespit edilir.
Egoizm bencillik demektir ve insanın yalnızca kendi çıkarını aradığı argümanını içerir. Bu durum, bencil doğa ve genelgeçer yasa yoksunluğunu belirten ifadeyle eşleşir.
Egoizmin ahlak yasasını reddetme gerekçesini bulmak.
2
Hedonizm akımının ahlak felsefesindeki temel iddiası tespit edilir.
Hedonizm hazcılık demektir ve ahlaki eylemi hazza dayandırır. Haz bireysel olduğundan evrensel yasayı reddeden ifadeyle eşleşir.
Hedonizmin ahlak yasasını reddetme gerekçesini bulmak.
3
Nihilizm akımının ahlak felsefesindeki temel iddiası tespit edilir.
Nihilizm hiççilik demektir ve geleneksel tüm değerlerin, kuralların reddini içerir. Bu durum, geleneksel değerlerin temelsiz olduğunu ve reddedildiğini belirten ifadeyle eşleşir.
Nihilizmin ahlak yasasını reddetme gerekçesini bulmak.
4
Anarşizm akımının ahlak felsefesindeki temel iddiası tespit edilir.
Anarşizm otoritesizlik demektir ve insan özgürlüğünü kısıtlayan ahlak dahil her otoriter yapıyı reddeder. Bu durum, devlet ve ahlak gibi otoriter yapıların reddini belirten ifadeyle eşleşir.
Anarşizmin ahlak yasasını reddetme gerekçesini bulmak.

Anahtar Kavram

Evrensel Ahlak Yasasını Reddeden Görüşler
Soru 2053Soru

Realizm (gerçekçilik) dış dünyadaki varlıkların insan zihninden bağımsız olarak var olduğunu savunurken, nihilizm (hiçcilik) varlığın nesnel gerçekliğini ve kendi başına bir var oluşu olduğunu reddeder.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Realizm dış dünyanın zihinden bağımsız varlığını savunurken, nihilizm varlığın gerçekliğini reddeder.
Realizm nesnel dış dünyayı zihinden bağımsız kabul ederken, nihilizm varlığın nesnel gerçekliğini reddeder. İfade bu iki tanımı doğru şekilde karşılaştırdığı için doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Realizm felsefesinin ontolojik kabulünü değerlendirmek.
Realizmin, nesnelerin insan zihninden ve bilincinden bağımsız bir gerçekliğe sahip olduğunu ileri sürdüğü belirlenir.
İfadedeki realizm tanımının felsefi açıdan doğrulu��unu kontrol etmek.
2
Nihilizm felsefesinin ontolojik kabulünü değerlendirmek.
Nihilizmin, varlığın nesnel bir var oluşu olmadığını ve 'hiçliği' temel aldığını savunduğu belirlenir.
İfadedeki nihilizm tanımının felsefi açıdan doğruluğunu kontrol etmek.
3
İki tanımı bütünleştirerek genel ifadenin doğruluk değerini saptamak.
Realizm ve nihilizm hakkındaki her iki açıklama da doğru olduğundan, ifadenin 'Doğru' olduğuna karar verilir.
Soru kökündeki yargının doğru/yanlış durumunu kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Realizm ve nihilizmin varlık anlayışlarının karşılaştırılması
Tahmini Süre:45s
Soru 2054Soru

Aşağıdaki tabloda ahlaki eylemde özgürlük konusuna dair farklı felsefi gerekçelendirmeler ve bu gerekçelendirmelerin temellendirdiği yaklaşımlar yer almaktadır.

Buna göre, solda yer alan ahlaki argümanlar ile sağdaki felsefi yaklaşımların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bireyin ahlaki kararları, onun fiziksel çevre, biyolojik kalıtım ve sosyal koşullanmalarının kaçınılmaz birer çıktısıdır; dolayısıyla iradenin nedensellik dışı bir seçimi söz konusu olamaz.
Birey, ahlaki olgunluğa eriştikçe ve kendi aklını etkin bir biçimde kullanmayı öğrendikçe eylemlerinin belirleyicisi hâline gelir; yani özgürlük, kişinin kendini var etme derecesiyle orantılıdır.
Devletin ya da toplumsal kurumların bireyin ahlaki alanına müdahalesi kabul edilemez; ahlaki değer, bireyin kendi kararlarını hiçbir dış kısıtlama olmaksızın alabilmesinde yatar.
Kişinin iyiyi ya da kötüyü seçmesi, kendi gücünün ötesinde, kozmik veya ilahi bir yazgı tarafından önceden çizilmiş yolda ilerlemesinden ibarettir; insan bu yazgının edilgen bir izleyicisidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci argümanın belirlenimcilikle, ikinci argümanın ahlaki özerklikçilikle, üçüncü argümanın bireysel özgürlükçülükle ve dördüncü argümanın yazgıcılıkla eşleştiği düzenleme doğru cevaptır.
Doğru eşleştirmede; biyolojik ve sosyal nedenlerin ahlaki eylemi belirlediğini savunan birinci ifade belirlenimcilikle; ahlaki özerkleşmeyi aklın kullanımına bağlayan ikinci ifade ahlaki özerklikçilikle; otorite müdahalesini reddeden üçüncü ifade bireysel özgürlükçülükle; eylemleri aşkın bir gücün senaryosuna bağlayan dördüncü ifade ise yazgıcılıkla bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci argümanı analiz etme
İlk ifade, eylemlerin biyolojik, sosyal ve fiziksel etkenlerle belirlendiğini savunarak nedensellik bağına vurgu yapmakta ve irade özgürlüğünü reddetmektedir. Bu durum belirlenimcilik yaklaşımına işaret eder.
Nedensellik ve dış etkenlerin kaçınılmazlığı belirlenimciliğin temel kabulleridir.
2
İkinci argümanı analiz etme
İkinci ifade, özgürlüğün akıl yoluyla sonradan kazanılan ve kişinin kendi ahlaki yasasını kendisinin koymasıyla (özerklik) gelişen bir süreç olduğunu öne sürmektedir. Bu durum ahlaki özerklikçilik ile örtüşür.
Kişinin bilgi ve ahlaki gelişim seviyesiyle özgürleşebileceğini savunmak ahlaki özerklikçiliğin (otodeterminizm) tanımıdır.
3
Üçüncü argümanı analiz etme
Üçüncü ifade, bireyin ahlaki seçimlerinde devlet ve toplumsal otoritelerin müdahalesine karşı çıkmakta ve tamamen bağımsız iradeyi savunmaktadır. Bu durum bireysel özgürlükçülük yaklaşımını yansıtır.
Bireyin özgürlüğünü her türlü devlet ve otorite kısıtlamasının üstünde tutmak bireysel özgürlükçülüğün (libertaryenizm) esasıdır.
4
Dördüncü argümanı analiz etme
Dördüncü ifade, ahlaki tercihlerin ilahi veya kozmik bir kaderin sonucu olduğunu, insanın sadece bu yazgıyı yaşadığını belirterek insanı edilgen kılmaktadır. Bu durum yazgıcılık ile doğrudan ilişkilidir.
İnsan iradesini tamamen yok sayıp eylemleri doğaüstü bir gücün yazgısına bağlamak yazgıcılık (fatalizm) görüşüdür.

Anahtar Kavram

Ahlaki Eylemde Özgürlük Problemi kapsamında felsefi yaklaşımların (belirlenimcilik, ahlaki özerklikçilik, bireysel özgürlükçülük ve yazgıcılık) temel tezlerinin ayırt edilmesi
Soru 2055Soru

Demokratik toplumlarda iktidarın kararları ve uygulamaları, kurumsallaşmış memurlar topluluğunun oluşturduğu rasyonel-yasal bir çerçeve olan bürokrasi tarafından yürütülür. Ancak iktidar, yasal yetkilerini kullanırken yalnızca yasaların kendisine verdiği güce veya bu bürokratik aygıta sırtını dayayamaz. Yönetilenlerin, bu kararların ahlaki ve hukuki açıdan hakl�� olduğuna inanması, yani iktidarın eylemlerinin meşruiyetini onaylaması gerekir. Eğer iktidar bu onayı kaybederse, elindeki egemenlik gücünü yasal olarak kullanmaya devam etse dahi, sivil toplumun muhalefetiyle karşılaşır ve toplumsal düzenin istikrarı sarsılır.

Bu parçadan hareketle siyaset felsefesinin temel kavramlarıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Egemenliği elinde bulunduran siyasi iktidarın toplumsal istikrarı sağlaması, bürokratik gücün ötesinde meşruiyet zeminini korumasına bağlıdır.

Cevap

Egemenliği elinde bulunduran siyasi iktidarın toplumsal istikrarı sağlaması, bürokratik gücün ötesinde meşruiyet zeminini korumasına bağlıdır.
Doğru cevap olan yargı, parçanın ana fikrini doğrudan yansıtmaktadır. Metne göre iktidar, yasalara (egemenliğe) ve memurlar topluluğuna (bürokrasiye) dayansa bile toplumsal rızayı (meşruiyeti) yitirdiğinde istikrarını koruyamaz. Dolayısıyla egemenliğin sürdürülebilmesi meşruiyet zeminine bağlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiayı analiz etme
İktidarın ve bürokrasinin salt yasal güce dayanmasının toplumsal istikrar için yeterli olmadığı, toplumsal rızaya (meşruiyete) ihtiyaç duyulduğu belirlenir.
Sorunun kökündeki ulaşılabilir yargıyı bulmak için metnin ana fikrini saptamak gerekir.
2
Seçenekleri siyaset felsefesi kavramları çerçevesinde değerlendirme
Seçeneklerdeki kavramsal yanılgılar (örneğin bürokrasi ile karizmatik egemenlik ilişkisi, toplumsal sözleşme ile doğal devlet eşleştirmesi, ütopya yerine distopya kullanımı) elenir.
Çeldiricilerin hangi kavramsal hatalara dayandığını saptayarak yanlış seçenekleri dışarıda bırakmak gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme
Egemenlik gücünün meşruiyet zeminiyle ilişkisini doğru şekilde kuran ve metnin ana fikrini yansıtan seçeneğin doğru cevap olduğu sonucuna ulaşılır.
Metindeki ana düşünce ile tam örtüşen kavramsal yargıyı tespit etmek hedeflenir.

Anahtar Kavram

Siyaset Felsefesinin Temel Kavramları (Meşruiyet, Egemenlik, Bürokrasi, Sivil Toplum)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 2056Soru

Aşağıda verilen yoğunlaşma türlerini, bu yoğunlaşma türlerinin gerçekleşme koşulları ve biçimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çiy
Kırağı
Sis

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çiy kavramı su damlacıklarının birikmesiyle, kırağı buz kristallerinin oluşmasıyla, sis ise havada asılı kalan mikroskobik damlacıklarla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede çiy kavramı sıvı formdaki su damlacıklarıyla, kırağı kavramı sıfır derecenin altında oluşan buz kristalleriyle, sis kavramı ise yerle temas eden havada asılı kalan bulut benzeri damlacıklarla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sıcaklık azaldıkça maksimum nemin azaldığını ve mutlak nem sabitken bağıl nemin artarak yoğunlaşmanın başladığını analiz edin.
Sıcaklığın düşmesiyle havanın neme doyma oranı (bağıl nem) %100'e ulaşır ve havadaki su buharı sıvı veya katı fazda yoğuşmaya başlar.
Yoğunlaşma türlerinin oluşabilmesi için havanın soğuyarak neme doyması (maksimum nemin küçülmesi ve bağıl nemin yükselmesi) gereklidir.
2
Verilen yoğunlaşma türlerinin sıcaklık ve fiziksel hal özelliklerini belirleyin.
Çiy sıvı haldedir ve 0C0^\circ\text{C}'nin üzerinde oluşur. Kırağı katı haldedir ve 0C0^\circ\text{C}'nin altında oluşur. Sis ise havada asılı kalan mikroskobik damlacıklardan oluşur.
Yoğunlaşma ürünlerinin ayırt edilmesinde sıcaklık sınırları ve yoğuşmanın nerede gerçekleştiği belirleyicidir.
3
Yoğunlaşma türlerini tanımlarıyla karşılaştırın.
Çiy su damlacıkları birikmesiyle, kırağı buz kristalleriyle, sis ise yerle temas eden havada asılı kalma tanımıyla eşleşir.
Tanımlardaki buz kristalleri, su damlacıkları, havada asılı kalma gibi ayırt edici ifadeler doğru eşleşmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Yoğunlaşma Türleri ve Oluşum Koşulları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2057Soru

Felsefe dersinde öğretmen, masanın üzerindeki kalemi göstererek 'Bu kalem biz ona bakmasak da, onun hakkında düşünmesek de orada var olmaya devam eder mi?' diye sorar. Ahmet söz alarak, 'Evet öğretmenim, dış dünyadaki nesneler insan zihninden bağımsız olarak gerçekten vardır ve kendi başına mevcuttur.' yanıtını verir.

Buna göre, Ahmet'in savunduğu bu görüş aşağıdaki felsefi yaklaşımlardan hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Realizm

Cevap

Realizm
Realizm, dış dünyadaki varlıkların insan bilincinden, algısından ya da zihninden tamamen bağımsız olarak var olduğunu savunan felsefi görüştür. Ahmet'in 'dış dünyadaki nesneler insan zihninden bağımsız olarak gerçekten vardır' ifadesi, realizmin en temel ve doğrudan tanımıyla birebir eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel iddiayı belirleme
Öğrencinin, dış dünyadaki nesnelerin insan zihninden, algısından ve bilincinden bağımsız olarak gerçekte var olduğunu savunduğu görülmüştür.
Soruda hedeflenen felsefi akımı bulmak için öncelikle verilen ifadenin ontolojik (varlıksal) niteliğini analiz etmek gerekir.
2
Varlık felsefesindeki temel akımlarla karşılaştırma
Zihinden bağımsız bir varlığın var olduğunu kabul eden akım realizm (gerçekçilik) iken, bunu reddeden akım nihilizmdir (hiççilik).
Seçeneklerdeki kavramların tanımları göz önünde bulundurularak doğru akım tespit edilmelidir.
3
Doğru seçeneği belirleme
Öğrencinin zihinden bağımsız nesnel varoluş iddiası realizm ile örtüşmektedir.
Ahmet'in görüşü, realizmin 'varlık vardır ve zihinden bağımsızdır' tezinin en temel ve doğrudan ifadesidir.

Anahtar Kavram

Realizm ve Nihilizm Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 2058Soru

Bir suçluyu cezalandırırken veya bir yardımseveri takdir ederken, bu kişilerin eylemlerini başka türlü gerçekleştirebilme gücüne sahip olduklarını varsayarız. Eğer insan, doğadaki diğer nesneler gibi tamamen dışsal ve içsel nedenlerin zorunlu bir sonucu olarak davranıyorsa, onun kararlarını ahlaki olarak nitelendirmek temelsiz kalacaktır. Çünkü rüzgarın önünde sürüklenen bir taşın düşeceği yeri seçme özgürlüğü ne kadar yoksa, evrensel nedensellik zincirinin bir halkası olan insanın da ahlaki bir seçimi olamaz. Ahlak, ancak zorunluluğun bittiği ve seçme olanağının başladığı yerde var olabilir.

Bu parçada dile getirilen argümanlar, ahlaki eylemde özgürlük problemiyle ilgili aşağıdaki görüşlerden hangisine yönelik bir eleştiri oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Determinizm (Gerekircilik)

Cevap

Determinizm (Gerekircilik)
Doğru cevap gerekircilik yani determinizmdir. Parçada, insanın eylemlerinin içsel ve dışsal nedenlerin zorunlu bir sonucu olduğunu öne süren ve insanı doğadaki diğer nedensellik ilişkilerine tabi kılan görüşün ahlaki sorumluluğu ortadan kaldırdığı savunularak determinizm açıkça eleştirilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel ahlaki iddiayı analiz etme
Parça, ahlaki sorumluluğun (ödüllendirme veya cezalandırma) ve ahlakın var olabilmesinin ön koşulunun 'başka türlü davranabilme gücü' yani seçme özgürlüğü olduğunu belirtmektedir.
Soruda eleştirilen görüşü bulabilmek için öncelikle parçanın savunduğu tezi netleştirmek gerekir.
2
Parçada eleştirilen karşı görüşün özelliklerini belirleme
Parçada 'insanın doğadaki diğer nesneler gibi tamamen dışsal ve içsel nedenlerin zorunlu bir sonucu olarak davranması' ve 'evrensel nedensellik zincirinin bir halkası olması' durumunun ahlakı imkansız kılacağı belirtilerek bu durum reddedilmektedir.
Yazarın karşı çıktığı durum, insan eylemlerinin neden-sonuç ilişkileriyle tamamen belirlenmiş olduğu iddiasıdır.
3
Belirlenen karşı görüşü felsefi akımlarla eşleştirme
İnsanın ahlaki kararlarında özgür olmadığını, eylemlerinin iç ve dış nedenler zinciriyle belirlendiğini savunan görüş gerekircilik yani determinizmdir.
Seçeneklerde yer alan akımların tanımlarından yola çıkarak parçadaki eleştiri hedefinin doğrudan determinizm olduğunu saptamak mümkündür.

Anahtar Kavram

Determinizm ve İrade Özgürlüğü İlişkisi
Soru 2059Soru

Ahlak felsefesinde, bireyin ahlaki eylemde bulunurken ne ölçüde özgür olduğu sorusu etrafında şekillenen çeşitli görüşler bulunmaktadır. Aşağıda sol sütunda yer alan ahlaki özgürlük argümanlarını, sağ sütundaki temsil ettikleri felsefi yaklaşımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İnsanın eylemleri ve kararları, fiziksel, psikolojik ve toplumsal nedenlerin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkar; bu yüzden bireyin ahlaki bir seçimde bulunurken gerçek bir özgürlüğü yoktur.
İnsan eylemlerini sınırlayan dışsal nedenler bulunsa da, birey aklını kullanıp kendini geliştirdiği ve kendi ahlaki ilkelerini koyabildiği ölçüde kararlarında özgürleşir.
Birey, ahlaki kararlarında ve eylemlerinde hiçbir otorite veya toplumsal kural tarafından kısıtlanmamalıdır; bireysel özgürlüğün önündeki tüm engellerin kaldırılması gerekir.
İnsan iradesi ahlaki eylemde bulunurken tamamen serbesttir. Ahlaki kararların arkasında onları belirleyen hiçbir öncül neden, yasa veya zorunluluk bulunmaz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk argüman Determinizm ile, ikinci argüman Otodeterminizm ile, üçüncü argüman Libertaryenizm ile ve dördüncü argüman İndeterminizm ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede felsefi yaklaşımların temel iddiaları esas alınmıştır. İnsanın eylemlerinin nedenlerle belirlendiğini söyleyen görüş determinizm; ahlaki özerkliğe vurgu yapan görüş otodeterminizm; toplumsal/siyasal müdahalelerin reddini savunan görüş libertaryenizm; iradenin tamamen nedensizce serbest olduğunu savunan görüş ise indeterminizmdir.

Adım Adım Çözüm

1
Argümanlarda öne çıkan anahtar kavramları analiz etme.
İlk ifadede 'zorunlu sonuç ve özgürlüğün olmaması', ikinci ifadede 'akıl ve kendini geliştirme yoluyla özgürleşme', üçüncü ifadede 'bireysel özgürlük ve kısıtlanmama', dördüncü ifadede ise 'iradenin tamamen serbest olması' öne çıkan belirleyici ifadelerdir.
Her felsefi yaklaşımın ahlaki özgürlük problemine getirdiği özgün açıklamaları belirlemek, doğru eşleştirmeyi sağlar.
2
Belirlenen anahtar kavramlar ile felsefi yaklaşımları eşleştirme.
Belirlenmişliği temel alan ilk argüman determinizme, ahlaki özerkliği savunan ikinci argüman otodeterminizme, kısıtlanamaz bireysel özgürlüğü savunan üçüncü argüman libertaryenizme ve kuralsız irade serbestliğini savunan dördüncü argüman indeterminizme aittir.
Felsefi tanımların, ahlak felsefesinde kabul gören teorik yaklaşımların adlarıyla örtüştürülmesi hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Ahlaki Eylemde Özgürlük Problemi Yaklaşımları
Soru 2060Soru

Türkiye'nin coğrafi özellikleri incelendiğinde, bu özelliklerin bir kısmının mutlak (matematik) konumun, bir kısmının ise göreceli (özel) konumun sonucu olduğu görülür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin göreceli (özel) konumunun bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısa mesafelerde farklı yükselti ve denizellik şartlarına bağlı olarak aynı anda farklı mevsim özelliklerinin yaşanması

Cevap

Kısa mesafelerde farklı yükselti ve denizellik şartlarına bağlı olarak aynı anda farklı mevsim özelliklerinin yaşanması
Kısa mesafelerde farklı yükselti ve denizellik şartlarına bağlı olarak aynı anda farklı mevsim özelliklerinin yaşanması, yer şekillerinin çeşitliliği ve yükselti farklarından kaynaklandığı için göreceli (özel) konumun doğrudan bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Mutlak ve göreceli konum tanımlarını hatırlayınız.
Mutlak konum, Ekvator'a ve başlangıç meridyenine göre olan konumdur. Göreceli konum ise denizellik, karasallık, yükselti ve yer şekilleri gibi özel şartları kapsar.
Soruyu çözebilmek için iki kavram arasındaki temel farkı ortaya koymak gerekir.
2
Verilen seçenekleri analiz ederek hangisinin yerel yer şekilleri ve yükselti ile ilgili olduğunu belirleyiniz.
Belirgin dört mevsim yaşanması, rüzgar yönlerinin sıcaklığa etkisi, Güneş ışınlarının geliş açısı sınırı ve gündüz süresi değişimi enlem ve yarım küre (mutlak konum) özellikleri ile doğrudan ilişkilidir. Ancak aynı anda farklı mevsim özelliklerinin yaşanması yer şekilleri ve yükselti gibi göreceli konum özelliklerinin sonucudur.
Her bir coğrafi sonucun temel nedenini tespit ederek doğru şıkka ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Göreceli konum; yükselti, denizellik-karasallık ve yer şekilleri gibi unsurların iklim üzerindeki yerel etkilerini belirler.
ÖncekiSayfa 103 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin