Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 901Soru

(I) Güneş saatleri, zamanı Güneş'in gökyüzündeki konumuna göre ölçen en eski zaman ölçme araçlarındandır. (II) Bu saatler, yatay veya dikey bir yüzey üzerine yerleştirilen bir milin gölgesinin hareket etmesi esasına dayanır. (III) İlk örneklerine Antik Mısır ve Babil'de rastlanan bu araçlar, yüzyıllar boyunca zamanı belirlemede insanlığın ana başvuru kaynağı olmuştur. (IV) Günümüzde ise zamanı ölçmek için mekanik ve dijital saat teknolojileri tercih edilmektedir. (V) Bu modern saatler, içlerindeki mekanik çarklar veya elektrik devreleri sayesinde zamanı günün her saatinde, bulutlu havalarda bile kesintisiz gösterir. (VI) Hatta son yıllarda yaygınlaşan akıllı saatler, zaman�� göstermenin ötesine geçerek sağlık ve spor verilerimizi de takip etmektedir.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

IV. cümle
IV. cümleye kadar güneş saatlerinin işlevi, çalışma şekli ve tarihi üzerinde durulurken bu cümleden itibaren günümüz saat teknolojilerine geçilerek yeni bir konuya başlanmıştır. Dolayısıyla parça bu cümleden itibaren bölünmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını belirleme
İlk üç cümlede (I, II ve III) güneş saatlerinin tanımı, çalışma mantığı ve tarihçesi ele alınmıştır. Dördüncü cümleden (IV) itibaren ise günümüzde kullanılan mekanik ve dijital saat teknolojilerine geçilmiştir.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun değiştiği ya da yeni bir bakış açısının geliştirildiği ilk cümleyi tespit etmek gerekir.
2
Giriş cümlesi olabilme özelliğini kontrol etme
IV. cümle bağımsız bir giriş cümlesi niteliğindedir ve kendinden önceki güneş saatleri anlatımına doğrudan bağlı değildir.
İkinci paragrafın ilk cümlesi bağımsız bir giriş cümlesi yapısında olmalı, kendinden önce bir anlatım varmış izlenimi uyandırmamalıdır.
3
Doğru seçeneği belirleme
İkinci paragrafın başlangıç noktası IV. cümledir.
Konu değişikliği IV. cümle ile başladığı için parça bu noktadan ikiye ayrılmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta konunun değiştiği yeri bularak metni ikiye bölme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 902Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen numaralanmış yazar üsluplarına dair değerlendirmeleri, sağ sütunda verilen uygun anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Öykülerindeki her kelime adeta kuyumcu titizliğiyle yerleştirilmiş; anlatımda hiçbir fazlalığa yer verilmemiştir. Cümlelerinden tek bir kelimeyi bile çıkardığınızda yapının bozulduğu görülür.
Anlatımında hiçbir gösterişe, ağdalı sözcüğe, mecazlı ve sanatlı ifadelere rastlayamazsınız. Düşüncelerini süslemeden, olabildiğince sade ve gösterişsiz bir biçimde aktarır.
Onun yapıtlarındaki tek bir cümle, sayfalarca sürecek felsefi ve toplumsal tahlillerin özünü barındırır. Çok az söz kullanarak okura geniş bir anlam dünyası sunar.
Metinlerini okurken zihniniz pürüzsüz bir yolda ilerler gibi hisseder. Telaffuz güçlüğü yaşatacak yabancı veya kulağı tırmalayan kelimelerden kaçındığı için cümleler su gibi akar gider.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk ifade Duruluk ilkesiyle, ikinci ifade Yalınlık ilkesiyle, üçüncü ifade Özlülük ilkesiyle, dördüncü ifade ise Akıcılık ilkesiyle eşleşmektedir.
Duruluk ilkesi gereksiz sözcük barındırmamayı; yalınlık ilkesi sanatsız ve sade söyleyişi; özlülük ilkesi az sözle çok şey anlatmayı; akıcılık ilkesi ise telaffuz kolaylığı ve pürüzsüz anlatımı ifade ettiğinden, verilen yazar değerlendirmeleri sırasıyla bu kavramlarla örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk yazar değerlendirmesini incelemek.
Değerlendirmede geçen 'hiçbir fazlalığa yer verilmemesi' ve 'kelime çıkarıldığında yapının bozulması' ifadelerinin duruluk ilkesine işaret ettiği tespit edildi.
Duruluk, anlatımda gereksiz sözcük bulunmaması durumudur.
2
İkinci yazar değerlendirmesini incelemek.
Değerlendirmede geçen 'gösterişe, ağdalı sözcüğe, mecazlı ve sanatlı ifadelere yer verilmemesi' özelliğinin yalınlık ilkesine karşılık geldiği saptandı.
Yalınlık (sadelik), süsten ve sanatsal ögelerden arındırılmış bir anlatımı ifade eder.
3
Üçüncü yazar değerlendirmesini incelemek.
Değerlendirmede geçen 'tek bir cümlenin sayfalarca sürecek tahliller barındırması' ve 'az söz kullanarak geniş anlam sunması' özelliklerinin özlülük ilkesiyle eşleştiği belirlendi.
Özlülük, az sözcükle çok ve derin anlamlar ifade etme becerisidir.
4
Dördüncü yazar değerlendirmesini incelemek.
Değerlendirmede geçen 'telaffuz güçlüğü yaşatacak kelimelerin bulunmaması' ve 'anlatımın su gibi akması' ifadelerinin akıcılık ilkesini nitelediği görüldü.
Akıcılık, ses akışını bozan pürüzlerin olmaması ve metnin kolayca okunabilmesidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 903Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I - II - III - IV - V sıralaması ile anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturulur.
Doğru sıralamada cümleler birbirine anlamsal ve yapısal köprülerle bağlanmıştır. İlk cümledeki tanım, ikinci cümledeki süreç ifadesiyle sürdürülmüş; bu süreç üçüncü cümlede 'simülakr' sonucuna bağlanmış; dördüncü cümlede bu durumun 'hipergerçeklik' evrenini doğurduğu belirtilmiş ve son cümlede ise 'Sonuçta' ifadesiyle bu yeni evrendeki durum netleştirilerek paragraf sonlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesi olabilecek, kendinden önceki bir yarg��ya bağımlı olmayan bağımsız giriş cümlesini bulmak.
I. cümlenin giriş cümlesi olduğu saptanır.
I. cümle, Baudrillard'ın simülasyon tanımını yaparak konuyu genel bir çerçevede başlatır ve hiçbir bağlayıcı referans sözcük içermez.
2
Giriş cümlesindeki kavramların ve anahtar kelimelerin izini sürerek ikinci cümleyi tespit etmek.
II. cümlenin ikinci sırada yer alması gerektiği saptanır.
II. cümledeki 'Bu üretim sürecinde' ifadesi, I. cümledeki 'yeniden üretilmesidir' söz öbeğine doğrudan bağlanır.
3
İkinci cümleden sonra mantıksal akışı sürdüren ve aşamalı değişimi gösteren ifadeyi bulmak.
III. cümlenin üçüncü sırada yer alması gerektiği saptanır.
III. cümledeki 'Bu aşamalı dönüşümün' ifadesi, II. cümledeki 'aşamalı olarak... bırakır' belirlemesini devam ettirerek kavramı 'simülakr' tanımına ulaştırır.
4
Simülakr kavramının yol açtığı durumu açıklayan sonraki bağlantıyı kurmak.
IV. cümlenin dördüncü sırada yer alması gerektiği saptanır.
IV. cümledeki 'simülakrların hâkimiyet kurması' ifadesi, III. cümlenin sonundaki 'simülakr' kavramına doğrudan bağlanır ve yeni bir kavram olan 'hipergerçeklik' evrenini açar.
5
Paragrafı sonlandıracak yargı ilişkisini kurmak.
V. cümlenin son sırada yer alması gerektiği saptanır.
V. cümledeki 'Sonuçta' bağlacı ve 'bu yeni evrende' ifadesi, IV. cümledeki 'hipergerçeklik evrenini' işaret ederek paragrafın mantıksal akışını tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlam ve Cümlelerin Mantıksal Sıralanması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 904Soru

Eleştirmenler, son yapıtımdaki dilin süssüz, sanatsız ve tamamen gündelik konuşma dilinin içtenliğiyle kurulduğunu belirterek beni takdir ediyorlar. Bu saptama kısmen doğrudur; ben de yazarken kelimeleri özenle seçip onları allayıp pullamaktan hoşlanmam. Ancak bu tutum, metnin kapılarının okura zahmetsizce açıldığı anlamına gelmez. Cümlelerimin her biri, dikkatli bir zihnin kazdıkça yeni koridorlar bulacağı, ilk bakışta görünmeyen zengin birer anlam deposudur. Dolayısıyla kolay okunabilen bu satırların ardında, okuru uzun uzun düşündürecek bir derinlik gizlidir.

Bu parçada yazarın kendi yapıtlarıyla ilgili olarak vurguladığı anlatım nitelikleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalınlık - Yoğunluk

Cevap

Yalınlık - Yoğunluk
Yazarın dilinin süssüz ve sanatsız olduğunu, kelimeleri allayıp pullamadığını söylemesi doğrudan yalınlık ilkesini örnekler. Cümlelerin ilk bakışta görünmeyen anlam depoları olması ve derinlik barındırması ise yoğunluk ilkesini açıklar. Bu nedenle doğru nitelikler yalınlık ve yoğunluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki üslup özelliklerinin tespit edilmesi
Yazarın 'süssüz, sanatsız' bir dil kullanması ve kelimeleri 'allayıp pullamaktan' kaçınması, edebi süslerden uzak yalın bir anlatım biçimini (yalınlık) tercih ettiğini gösterir.
Yalınlık ilkesini belirlemek.
2
Metindeki anlam özelliklerinin incelenmesi
Cümlelerin 'kazdıkça yeni koridorlar buldurması', 'ilk bakışta görünmeyen zengin anlam deposu' olması ve 'derinlik gizlemesi', metnin yüzeysel değil çok katmanlı olduğunu (yoğunluk) gösterir.
Yoğunluk ilkesini belirlemek.
3
Niteliklerin sırasıyla eşleştirilmesi ve doğru seçeneğin bulunması
İlk olarak belirlenen üslup özelliği yalınlık, ikinci olarak belirlenen anlam özelliği ise yoğunluktur. Bu iki nitelik sırasıyla 'Yalınlık - Yoğunluk' seçeneğinde yer almaktadır.
Sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Anlatım ilkelerinden yalınlık ve yoğunluk kavramlarının paragraf analiziyle belirlenmesi
Soru 905Soru

Karanlık sokakta (I) sessizce ilerlerken içindeki o fırtınanın (II) şiddetini kimseye belli etmek istemiyordu. Yaşadığı tüm olumsuzlukları (III) bizzat kendi omuzlarında taşımış, kimsenin yardımına ihtiyaç duymamıştı. Fakat bu son olay, onun da (IV) sabrını sonuna kadar zorlamış ve artık dayanacak gücü kalmamıştı. Kendisine yapılan bu haksızlığı (V) reddederek yeni bir başlangıç yapmaya karar verdi.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangisinde ünsüz türemesi vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V.

Cevap

V. numaralı sözcükte ünsüz türemesi gerçekleşmiştir.
V. numaralı sözcük olan 'reddederek' ifadesinin aslı 'red' ve 'etmek' yardımcı fiilinin birleşmesiyle oluşmuştur. Bu birleşme esnasında 'reddetmek' biçiminde ünsüz türemesi gerçekleşir. Sonrasındaki zarf-fiil ekiyle de 't' sesi yumuşayarak 'd'ye dönüşmüştür. Dolayısıyla bu sözcükte ünsüz türemesi vardır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcükleri tek tek ek ve köklerine ayırarak ses olaylarını inceleyin.
I. sözcük 'ses-siz-ce', II. sözcük 'şiddet-i-n-i', III. sözcük 'bizzat', IV. sözcük 'sabır-ı-n-ı', V. sözcük 'red-et-erek' şeklinde çözümlenir.
Sözcüklerin kök sınırlarını ve ek birleşim noktalarındaki ses değişimlerini doğru tespit etmek.
2
Kök ile eklerin birleşimi sırasında fazladan bir ünsüzün ortaya çıkıp çıkmadığını kontrol edin.
I, II ve III. sözcüklerdeki çift ünsüzlerin kök yapısından veya eklerin orijinal biçiminden kaynaklandığı, IV. sözcükte ise ünlü düşmesi olduğu görülür. V. sözcükte ise iki kelime birleşirken araya fazladan bir ünsüz girmiştir.
Ünsüz türemesi kuralının hangi sözcükte gerçekleştiğini belirlemek.
3
Doğru seçeneği belirleyerek işaretleyin.
V. numaralı sözcük olan 'reddederek' ifadesinde ünsüz türemesi ve sonrasında ünlüyle başlayan ek nedeniyle ünsüz yumuşaması gerçekleşmiştir.
Soruda sorulan ünsüz türemesi kuralına uyan tek seçeneğin doğrulanması.

Anahtar Kavram

Ünsüz türemesi (ikizleşme), genellikle yabancı kökenli bazı kelimelerin ünlüyle başlayan bir ek alması veya yardımcı eylemlerle birleşmesi sırasında kök sonundaki ünsüzün tekrarlanması olayıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 906Soru

Her sabah gün ağarmadan eski fırının kapısını açar, un çuvallarını büyük bir özenle tezgaha taşırdım. Benim için ekmek pişirmek, sadece geçim sağlamakla ilgili bir iş değildi; o unun, suyun ve mayanın bir araya gelerek fırından taptaze çıkışını izlemek tarifsiz bir mutluluk kaynağıydı. Hamuru yoğururken ellerimin arasında canlanan o kıvamı hissetmek, fırının sıcaklığından yükselen o ilk kokuyu içime çekmek beni hayata bağlardı. Müşterilerim sabahın erken saatlerinde sıcak ekmekleri alırken yüzlerinde beliren o tatlı tebessüm, geceden kalma yorgunluğumu bir anda silip süpürürdü. İşimi yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamaz, her somunda aynı kusursuzluğu yakalamak için saatlerce sabırla uğraşırdım. Bu küçük dükkan, benim hayattaki en huzurlu ve en kendimi bulduğum sığınağım olmuştu.

Bu parçanın anlatıcısı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşini büyük bir tutku ve özenle yaptığı, mesleğinde içsel bir dinginlik bulduğu

Cevap

İşini büyük bir tutku ve özenle yaptığı, mesleğinde içsel bir dinginlik bulduğu
Doğru cevap olan seçenek, anlatıcının işine duyduğu sevgiyi ('tarifsiz bir mutluluk kaynağı'), özeni ('büyük bir özenle', 'sabırla uğraşırdım') ve fırında bulduğu huzuru ('en huzurlu ve en kendimi bulduğum sığınağım olmuştu') metindeki ifadelere tam olarak sadık kalarak özetlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anlatıcının mesleğine karşı hissettiği duyguları belirlemek için ilgili ifadeleri incelemek.
Anlatıcının ekmek yapmayı 'sadece geçim sağlamakla ilgili bir iş' olarak görmediği, aksine bunu 'tarifsiz bir mutluluk kaynağı' olarak tanımladığı ve hamur yoğurmanın kendisini 'hayata bağladığı' belirlenmiştir.
Anlatıcının mesleğine karşı duyduğu sevginin ve bağlılığın düzeyini tespit etmek, karakter analizi için ilk adımdır.
2
Anlatıcının işini yaparken sergilediği özen ve sabrı gösteren ifadeleri analiz etmek.
Anlatıcının un çuvallarını 'büyük bir özenle' taşıdığı ve her somunda 'kusursuzluğu yakalamak için saatlerce sabırla uğraştığı' tespit edilmiştir.
Bu ifadeler anlatıcının işine gösterdiği özeni ve titiz karakter özelliğini ortaya koyar.
3
Metnin son cümlesindeki 'en huzurlu ve en kendimi bulduğum sığınak' nitelendirmesini değerlendirmek.
Fırının anlatıcı için içsel bir dinginlik ve huzur mekanı olduğu, burada kendini bulduğu sonucuna varılmıştır.
Bu sonuç anlatıcının duygusal durumunu ve fırının onun üzerindeki rahatlatıcı etkisini açıklar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatıcının Karakter Özellikleri ve Duygu Dünyasını Belirleme
Soru 907Soru

Bir nn pozitif tam sayısının en büyük asal çarpanı P(n)P(n) ile gösterilmektedir.

nn iki basamaklı bir doğal sayı olmak üzere,
P(n)+P(n+1)=18P(n) + P(n+1) = 18
eşitliğini sağlayan kaç farklı nn değeri vardır?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 6

Cevap

Eşitliği sağlayan iki basamaklı 6 farklı n doğal sayısı vardır.
Toplamları 18 olan asal sayı ikilileri {5, 13} veya {7, 11} olabilir. Bu durumlara uyan ve n ile n+1 ardışık sayılarının en büyük asal çarpan koşullarını sağlayan iki basamaklı n sayıları sırasıyla 21, 25, 39, 55, 90 ve 98 olmak üzere 6 adettir.

Adım Adım Çözüm

1
Toplamları 18 olan asal sayı çiftlerinin belirlenmesi
Asal sayılar kümesi düşünüldüğünde, toplamları 18 olan asal sayı ikilileri sadece {5, 13} ve {7, 11} olabilir.
P(n) ve P(n+1) değerleri birer asal sayı olmak zorundadır.
2
P(n) = 5 ve P(n+1) = 13 durumunun çözülmesi
n = 25 ve n = 90 elde edilir.
n+1 sayısının 100'den küçük ve en büyük asal çarpanı 13 olan katları incelenir: 13, 26, 39, 52, 65, 78, 91. Bu sayıların 1 eksiği olan n değerleri içinden en büyük asal çarpanı 5 olanlar (25 ve 90) seçilir.
3
P(n) = 13 ve P(n+1) = 5 durumunun çözülmesi
n = 39 elde edilir.
n sayısının en büyük asal çarpanı 13 olmalıdır. İki basamaklı 13'ün katları içinden n+1 sayısının en büyük asal çarpanı 5 olan durum n = 39 (n+1 = 40) olarak bulunur.
4
P(n) = 7 ve P(n+1) = 11 durumunun çözülmesi
n = 21 ve n = 98 elde edilir.
n+1 sayısının en büyük asal çarpanı 11 olmalıdır. İki basamaklı 11'in katları incelenip, 1 eksiği olan n sayısının en büyük asal çarpanının 7 olduğu n = 21 (n+1 = 22) ve n = 98 (n+1 = 99) değerleri bulunur.
5
P(n) = 11 ve P(n+1) = 7 durumunun çözülmesi
n = 55 elde edilir.
n sayısının en büyük asal çarpanı 11 olmalıdır. İki basamaklı 11'in katları incelenip, 1 fazlası olan n+1 sayısının en büyük asal çarpanının 7 olduğu n = 55 (n+1 = 56) değeri bulunur.

Anahtar Kavram

Asal sayılar ve asal çarpanlar yardımıyla denklem çözme
Soru 908Soru

Klasik Türk musikisinde makamlar, dinleyenler üzerinde farklı ruhsal etkiler uyandırır. Örneğin, nihavent makamı insana huzur ve neşe verirken, rast makamı cesaret ve güven duygusunu aşılar. Saba makamı ise daha çok hüzünlü ve mistik bir hava yaratır. Müzikle tedavi uzmanları, hastaların durumuna göre bu makamları seçerek tedavide yardımcı bir unsur olarak bu melodilerden yararlanırlar.

Bu parçanın anlatımında açıklayıcı anlatım biçimi ağır basmaktadır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Doğru
Paragrafta klasik Türk musikisi makamlarının ruhsal etkileri hakkında bilgi verilmiş, bu durum örneklerle desteklenmiştir. Bilgi verme amacı taşındığı ve nesnel bir yaklaşım benimsendiği için parçada açıklayıcı anlatım biçimi ağır basmaktadır. Bu nedenle ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın yazılış amacını ve okuyucuya ne aktarmak istediğini belirlemek.
Paragrafta klasik Türk musikisi makamlarının insan ruhu üzerindeki etkileri hakkında bilgi verildiği g��rülmektedir.
Anlatım biçimini belirlemek için öncelikle yazarın amacının bilgi vermek mi, bir olayı yaşatmak mı yoksa bir düşünceyi savunmak mı olduğunu anlamak gerekir.
2
Paragraftaki dil ve anlatım özelliklerini incelemek.
Metinde sade, anlaşılır ve nesnel bir dil kullanılmış, düşünceyi somutlaştırmak için makam örneklerine yer verilmiştir.
Açıklayıcı anlatımın en belirgin özellikleri nesnellik, bilgi verme amacı ve açık bir dil kullanılmasıdır.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda anlatım biçimini tespit etmek ve verilen yargıyı değerlendirmek.
Parçada açıklayıcı anlatım biçiminin kullanıldığı ve bu doğrultuda verilen yargının doğru olduğu belirlenmiştir.
Metinde olay akışı (öyküleme), kişi/mekan tasviri (betimleme) veya bir fikre karşı çıkma (tartışma) bulunmadığı için tek seçenek açıklayıcı anlatımdır.

Anahtar Kavram

Açıklayıcı Anlatım Biçimi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 909Soru

(I) Türk yazı dilinin en eski ve en değerli şaheserlerinden biri olan Divânu Lugâti't-Türk, XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud tarafından kaleme alınmıştır. (II) Türkçenin söz varlığını, dil özelliklerini ve sözlü edebiyat ürünlerini bir araya getiren bu eser, Türk dünyasın�� temsil eden ilk haritayı da bünyesinde barındırır. (III) Yazıldığı döneme ışık tutan bu anıtsal çalışma, Türkçe kelimelerin Arapça karşılıklarını verirken Türk kültür hayatına dair eşsiz detaylar sunarak âdeta bir ansiklopedi işlevi görür. (IV) Günümüzde bu büyük eserin bilinen tek yazma nüshası, İstanbul'daki Millet Yazma Eser Kütüphanesinde özenle korunmaktadır. (V) Şamlı Muhammed bin Ebi Bekir tarafından 1266 yılında istinsah edilen bu yazma, kalın kâğıt üzerine nesih hattıyla yazılmış olup bordo renkli şık bir deri ciltle kaplıdır. (VI) Kütüphane yönetimi, araştırmacıların bu tarihî belgeye zarar vermeden inceleme yapabilmesi amacıyla eserin yüksek çözünürlüklü dijital kopyalarını erişime açmıştır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; dördüncü; Dördüncü

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümleyle başlar.
Dördüncü cümlede konu, eserin genel tanıtımından ve öneminden sıyrılarak günümüze ulaşan tek yazma nüshasının nerede bulunduğuna ve fiziksel özelliklerine kaymıştır. Bu cümleyle birlikte yeni bir konunun farklı bir yönü ele alınmaya başlandığı için ikinci paragraf bu cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleyin.
İlk üç cümlede (I, II ve III) Divânu Lugâti't-Türk'ün içeriği, taşıdığı dilsel ve kültürel değerler ile ansiklopedik niteliği üzerinde durulduğu görülür.
Paragrafın ana düşüncesini ve işlenen konuları gruplandırmak için bu analiz gereklidir.
2
Konunun veya konuya bakış açısının değiştiği geçiş cümlesini tespit edin.
Dördüncü cümleden (IV) itibaren konunun yönü değişerek eserin günümüze ulaşan tek fiziksel yazma nüshasına, bu nüshanın nerede korunduğuna ve özelliklerine (V ve VI. cümleler) geçilmiştir.
Yeni bir paragrafa geçiş, yeni bir konunun veya aynı konunun farklı bir yönünün ele alınmaya başlandığı cümleyle gerçekleşir.
3
Seçilen geçiş cümlesinin kendinden sonraki cümlelerle olan yapısal ve anlamsal bağını kontrol edin.
Dördüncü cümle ile başlayan fiziki nüsha ve korunma konusu, beşinci ve altıncı cümlelerde de sürdürülerek yeni bir bütünlük oluşturmuştur.
Bölünen ikinci paragrafın kendi içinde tutarlı bir konu akışına sahip olduğunu doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 910Soru

Bir seramik sanatçısının iç dünyasını ve çalışma disiplinini yansıtan aşağıdaki cümleleri, içerdikleri baskın duygu veya karakter özelliğiyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tezg��hın başına her geçişimde, avuçlarımın arasındaki ıslak balçığın parmaklarımın en ufak hareketine boyun eğerek şekilden şekle girmesindeki o mutlak teslimiyet karşısında büyüleniyorum.
Oysa geçen ay fırından çıkardığım o nadide vazonun üzerindeki incecik çatlağı gördüğümde, günlerce harcadığım emeğin sabırsızlığıma kurban gidişine içim yanmıştı.
Şimdi ise köşede duran pürüzsüz çamur kütlesine bakıp zihnimdeki o kusursuz formu hayata geçirmek için sabırsızlanıyor, ellerimin toprağa dokunacağı anı iple çekiyorum.
Biliyorum ki toprak, aceleye getirilmiş hiçbir hareketi affetmez; bu yüzden sabrımı bir zırh gibi kuşanıp her detayı ilmek ilmek işleyeceğim.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle 'Hayranlık', ikinci cümle 'Hayıflanma', üçüncü cümle 'İsteklilik', dördüncü cümle 'Kararlılık' duygusu ve karakter özelliğiyle eşleşmektedir.
Sanatçının balçığa şekil verirken hissettiği büyülenme hayranlığı; geçmişte sabırsızlığı yüzünden vazosunun çatlamasına üzülmesi hayıflanmayı; yeni bir esere başlamak için can atması istekliliği; sabırla ve özenle çalışacağını belirtmesi ise kararlılığı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin anahtar kavramlarını ve üslubunu incelemek
'Mutlak teslimiyet karşısında büyüleniyorum' ifadesi tespit edildi.
Yazarın malzemeyle kurduğu ilişkideki büyülenme ve takdir hissinin (hayranlık) belirlenmesi hedeflenmiştir.
2
İkinci cümledeki zaman yönelimini ve duygu tonunu belirlemek
'Emeğin sabırsızlığıma kurban gidişine içim yanmıştı' ifadesi belirlendi.
Geçmişte kendi hatasından dolayı kaybolan bir değer için hissedilen üzüntü ve hayıflanmanın saptanması amaçlanmıştır.
3
Üçüncü cümledeki eyleme geçme arzusunu çözümlemek
'Sabırsızlanıyor' ve 'iple çekiyorum' ifadeleri bulundu.
Geleceğe yönelik heyecan, sabırsızlık ve eylem arzusunun (isteklilik) tespit edilmesi hedeflenmiştir.
4
Dördüncü cümledeki irade ve duruş bildiren ifadeleri saptamak
'Sabrımı bir zırh gibi kuşanıp her detayı ilmek ilmek işleyeceğim' ifadesi çözümlendi.
Zorluklar karşısında sabır gösterme niyeti ve işi tamamlama konusundaki iradenin (kararlılık) bulunması amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Paragrafta cümlelerin yansıttığı duygusal durumları ve karakter özelliklerini metindeki anahtar kelimeler ve ton yardımıyla analiz etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 911Soru

Sıfırdan farklı xx, yy ve zz gerçel sayılarının sayı doğrusu üzerindeki konumları ile ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:

* x<y<0<zx < y < 0 < z
* Başlangıç noktasına en uzak olan sayı xx, en yakın olan sayı ise yy'dir.

Buna göre,

xy+yz+x+zx \frac{|x - y| + |y - z| + |x + z|}{x}

ifadesinin değeri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2-2

Cevap

İfadenin sadeleştirilmiş değeri -2'dir.
Verilen sıralama ve uzaklık koşullarına göre mutlak değerlerin içi sırasıyla negatif olur. Dolayısıyla hepsi önüne eksi alarak çıkar. Sadeleştirme sonucunda ifadenin değeri -2 bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Mutlak değerlerin içindeki ifadelerin işaretlerini belirleme
xy<0x - y < 0, yz<0y - z < 0 ve x+z<0x + z < 0 olduğu tespit edilir.
x<yx < y olduğundan xy<0x - y < 0 olur. y<0<zy < 0 < z olduğundan y<zy < z olup yz<0y - z < 0 olur. Başlangıç noktasına en uzak sayı xx, en yakın sayı yy olduğundan x>z>y|x| > |z| > |y| olur. Buradan x>z|x| > |z| elde edilir. x<0x < 0 ve z>0z > 0 olduğundan, x>z-x > z ve böylece x+z<0x + z < 0 olur.
2
İfadeleri mutlak değer dışına çıkarma
xy=yx|x - y| = y - x, yz=zy|y - z| = z - y ve x+z=xz|x + z| = -x - z olarak elde edilir.
Negatif bir ifade mutlak değer dışına çıkarken önüne eksi (-) işareti alır.
3
Elde edilen ifadeleri sadeleştirme
Sonuç -2 olarak bulunur.
Pay kısmında (yx)+(zy)+(xz)=2x(y - x) + (z - y) + (-x - z) = -2x ifadesi elde edilir. Bu ifade paydadaki xx ile oranlandığında 2xx=2\frac{-2x}{x} = -2 bulunur.

Anahtar Kavram

Mutlak değer tanımı ve işaret analizine göre dışarı çıkarma kuralları
Soru 912Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanması için doğru dizilim nasıl olmalıd��r?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama II - I - IV - V - III şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralamada, kahve çekirdeğinin üretiminden fincana gelene kadarki aşamaları kronolojik ve mantıksal bir sıra takip etmektedir. Süreç, toplanmayla (II) başlar, kurutma (I), kavrulma (IV), öğütülme (V) ve son olarak demleme (III) ile tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirleme
II numaralı cümlenin ilk cümle olduğu saptanır.
Sürecin başlangıcını ('başlar' ifadesiyle) belirten ve kendinden önce bir cümleye atıfta bulunmayan tek cümle II numaralı cümledir.
2
İkinci cümleyi bulma
I numaralı cümlenin ikinci sırada yer alması gerektiği belirlenir.
I numaralı cümledeki 'Toplanan bu kırmızı meyveler' ifadesi, II numaralı cümledeki meyve toplama eylemine doğrudan bağlıdır.
3
Üçüncü cümleyi bulma
IV numaralı cümlenin üçüncü sırada yer alması gerektiği belirlenir.
IV numaralı cümledeki 'Tamamen kuruyan yeşil çekirdekler' ifadesi, I numaralı cümlede çekirdeklerin güneşte kurumaya bırakılması işlemine dayanır.
4
Dördüncü cümleyi bulma
V numaralı cümlenin dördüncü sırada yer alması gerektiği belirlenir.
V numaralı cümledeki 'Kavurma işleminden sonra' ifadesi, IV numaralı cümledeki kavurma işlemini takip eder.
5
Son cümleyi belirleme
III numaralı cümlenin son sırada yer alması gerektiği belirlenir.
III numaralı cümle 'Son olarak' ifadesiyle başlar ve öğütülen çekirdeklerin demlenmesini anlatarak süreci tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlam ve Mantıksal Akış
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 913Soru

Değerlerin oluşum sürecinde ve bu değerlerin toplumsal hayata yansımasında din, akıl, örf-âdet ve kültür gibi kaynaklar aktif rol oynamaktadır.

Buna göre, sol tarafta verilen açıklama ve örnekleri sağ taraftaki değer kaynaklarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Toplumda uzun süre uygulanarak yerleşik hale gelen, dinin temel ilkeleriyle çelişmediği sürece değerlerin aktarımında köprü vazifesi gören yazısız kurallar bütünü.
İnsanın yaratılıştan getirdiği temiz fıtratı koruyarak iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırt etmesini sağlayan ve ahlaki değerlerin kavranmasında aracı olan zihni yeti.
Toplumsal hayatın merkezinde yer alarak adaleti, doğruluğu, yardımlaşmayı ibadet bilinciyle harmanlayan ve değerlere nihai yaptırım gücü kazandıran ilahi kaynak.
Bir toplumun tarihsel süreçte ürettiği maddi ve manevi ögelerin tamamını kapsayan, değerlerin sonraki nesillere dil, sanat ve edebiyat yoluyla aktarılmasını sağlayan geniş havza.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki yazısız toplumsal kurallara dair açıklama örf ve âdetlerle; yaratılıştan gelen ayırt etme yetisi selim akılla; ilahi vahiy kaynaklı yaptırım gücü dinle; maddi ve manevi değerleri aktaran geniş havza ise kültürle eşleşmelidir.
Sol taraftaki yazısız kurallar ve dinle uyum vurgusu örf ve âdetlerle; yaratılıştan gelen temiz fıtrat ve ahlaki ayırt etme yetisi selim akılla; ilahi vahiy ve nihai yaptırım gücü dinle; maddi ve manevi ögelerin tamamını içeren aktarım havzası ise kültür kavramıyla örtüşmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadedeki 'yazısız kurallar bütünü' ve 'dinle çelişmediği sürece köprü vazifesi görme' vurguları analiz edilir.
Bu özelliklerin örf ve âdetleri tanımladığı belirlenir ve birinci ifade örf ve âdetler kavramıyla eşleştirilir.
Örf ve âdetler, toplumsal mutabakatla oluşan ve dinin onayından geçen geleneksel normlardır.
2
İkinci ifadedeki 'yaratılıştan gelen temiz fıtrat', 'iyiyi kötüden ayırt etme' ve 'zihni yeti' kavramları incelenir.
Bu niteliklerin selim akıl kavramını işaret ettiği saptanır ve ikinci ifade selim akılla eşleştirilir.
Selim akıl, önyargılardan arınmış, insanı doğru bilgiye ve ahlaki erdeme ulaştıran akıl türüdür.
3
Üçüncü ifadedeki 'ilahi kaynak', 'ibadet bilinci' ve 'nihai yaptırım gücü' ifadeleri değerlendirilir.
Bu özelliklerin dini temsil ettiği anlaşılır ve üçüncü ifade din kavramıyla eşleştirilir.
Din, aşkın bir otoriteye (Allah'a) dayandığı için değerlerin en güçlü ve değişmez referans kaynağıdır.
4
Dördüncü ifadedeki 'maddi ve manevi ögelerin tamamı' ile 'dil, sanat ve edebiyat yoluyla aktarım' vurguları çözümlenir.
Bu bütünsel yapının kültürü tanımladığı görülür ve dördüncü ifade kültürle eşleştirilir.
Kültür, toplumun ürettiği tüm değerlerin dil ve sanat gibi kanallarla geleceğe aktarıldığı havzadır.

Anahtar Kavram

Değerlerin oluşmasında rol oynayan din, selim akıl, örf-âdet ve kültür kaynaklarının ayırt edilmesi.
Soru 914Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanmasını sağlayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde doğru sıralanışı şu şekildedir: Edebiyat araştırmalarında uzun süre göz ardı edilen çevre unsuru, yirminci yüzyılın son çeyreğinde ekolojik krizlerin görünürlük kazanmasıyla kuramsal bir zemin bulmuştur. Bu zeminden hareketle filizlenen ekoeleştiri, insanı doğanın efendisi değil, onunla eş değer bir parçası olarak konumlandıran yeni bir okuma pratiği sunar. Bu pratik çerçevesinde metinler ele alınırken yazarın doğayı salt bir arka plan veya dekor olarak mı yoksa başlı başına etkin bir özne olarak mı kurguladığı sorgulanır. Böylece edebî eserin içsel dünyasında doğaya atfedilen rolün izi sürülerek insan merkezci bakış açısının eleştirisi yapılır. Sonuç olarak ekoeleştirel yaklaşım, okuru sadece estetik bir hazza değil, aynı zamanda çevreye karşı ahlaki bir sorumluluk geliştirmeye de davet eder.
Doğru sıralamada, ekoeleştiri kuramının edebiyat dünyasında tarihsel olarak ortaya çıkış zemini verildikten sonra bu zeminin doğurduğu kuram tanımlanmıştır. Ardından bu kuramın getirdiği okuma pratiği ve metin analiz yöntemi açıklanmış, bu yöntemin sonucunda ulaşılan eleştirel duruş ortaya konmuştur. En nihayetinde kuramın okur üzerindeki ahlaki ve çevreye yönelik etkisi vurgulanarak paragraf sonlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin tespit edilmesi
Edebiyat araştırmalarında çevre unsurunun kuramsal bir zemin bulmasından bahseden ifade (ikinci cümle) giriş cümlesi olarak belirlenir.
Kendinden öncesine atıfta bulunan herhangi bir bağlaç veya işaret sıfatı barındırmayan, konuyu bağımsız olarak başlatan tek cümledir.
2
İkinci cümlenin tespit edilmesi
Giriş cümlesindeki 'kuramsal bir zemin' ifadesini 'Bu zeminden hareketle' şeklinde devralan ifade (dördüncü cümle) ikinci sıraya getirilir.
Metin içindeki düşünsel ve yapısal süreklilik 'zemin' kavramı üzerinden devam ettirilmiştir.
3
Üçüncü cümlenin tespit edilmesi
İkinci cümlede ortaya konan 'okuma pratiği' kavramını 'Bu pratik çerçevesinde' ifadesiyle açımlayan cümle (birinci cümle) üçüncü sıraya getirilir.
Sunulan okuma pratiğinin metin çözümlemesinde nasıl uygulanacağına dair yöntem bilgisi verilmektedir.
4
Dördüncü cümlenin tespit edilmesi
Üçüncü cümledeki yazarın doğayı kurgulama biçimine dair sorgulamanın sonucunu 'Böylece' ifadesiyle açıklayan cümle (beşinci cümle) dördüncü sıraya yerleştirilir.
Sorgulama eyleminin doğurduğu insan merkezci bakış açısının eleştirilmesi durumu sebep-sonuç ilişkisiyle bağlanmıştır.
5
Son cümlenin tespit edilmesi
Paragrafı 'Sonuç olarak' ifadesiyle genel bir yargıya bağlayan cümle (üçüncü cümle) son sıraya getirilir.
Ekoeleştirel yaklaşımın okurdaki ahlaki sorumluluk bilincini geliştirmeye yönelik nihai hedefini özetleyerek paragrafı tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan dilsel ve düşünsel bağlantı ögeleri ile kuramsal bütünlük oluşturma.
Soru 915Soru

Karahanlılar, İslamiyet'i kabul ettikten sonra da devlet yönetiminde eski Türk geleneklerini korumuş; ülkeyi doğu ve batı olmak üzere ikili teşkilat esasına göre yönetmiş ve resmi yazı dili olarak Türkçeyi (Hakaniye lehçesi) kullanmışlardır. Buna karşın Gazneliler, Afganistan ve Hindistan gibi geniş ve çok uluslu topraklarda kurulmuş; saray ve orduda Türkçe konuşulurken, resmi yazışmalarda Farsçayı, bilim dilinde ise Arapçay�� tercih etmişlerdir. Ayrıca Gazneli hükümdarları Abbasi halifesini dış tehditlere karşı himaye ederek İslam dünyasında siyasi güç elde etmişlerdir.

Bu bilgilere göre, Karahanlılar ve Gazneliler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İslamiyet'in kabulüyle birlikte Karahanlılar, merkezi otoriteyi korumak amacıyla geleneksel veraset sistemini tamamen terk ederek günümüzün anayasal üniter devlet yapısını benimsemişlerdir.

Cevap

İslamiyet'in kabulüyle birlikte Karahanlıların geleneksel veraset sistemini terk ederek günümüzün anayasal üniter devlet yapısını benimsediği ifadesi söylenemez.
İslamiyet'in kabulüyle birlikte Karahanlıların geleneksel veraset sistemini terk ederek günümüzün anayasal üniter devlet yapısını benimsediğini belirten ifade yanlıştır ve söylenemez. Karahanlılar, İslamiyet'ten sonra da ikili devlet teşkilatını (doğu-batı yönetimi) uygulamaya devam etmişlerdir. Ayrıca orta çağda yaşamış bir devlete modern bir kavram olan 'anayasal üniter devlet' yapısını atfetmek kronolojik ve kavramsal açıdan büyük bir hatadır (anakronizmdir).

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki bilgileri analiz etme ve Karahanlılar ile Gaznelilerin özelliklerini ayrıştırma.
Karahanlıların ikili teşkilatı sürdürdüğü ve resmi dilinin Türkçe olduğu; Gaznelilerin ise çok uluslu yapısı nedeniyle farklı dilleri kullandığı ve halifeyi himaye ettiği belirlenir.
Soruda verilen öncüllerin doğru seçeneklerle eşleştirilmesi için temel verilerin tasnif edilmesi gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki veriler ve tarihsel bilgiler ışığında değerlendirme.
Karahanlıların ulusal kimliklerini koruduğu, veraset geleneğini (ikili teşkilatı) devam ettirdiği, Gaznelilerin çok dilli ve halifeyi himaye eden yapıda olduğu doğrulanır.
Tarihsel olguların doğruluğunu test ederek söylenemeyecek olan yanlış ifadeyi tespit etmek amaçlanır.
3
Karahanlıların yönetim yapısının günümüzün anayasal üniter devlet yapısıyla olan ilişkisini inceleme.
Karahanlıların geleneksel veraset sistemine bağlı kalarak ikili yönetimi sürdürdüğü ve 'anayasal üniter devlet' gibi modern kavramların bu dönem için geçerli olamayacağı (anakronizm) saptanır.
Tarihsel olayların kendi döneminin şartlarına göre değerlendirilmesi ilkesi doğrultusunda anachronistic ve yanlış olan ifadenin bulunması sağlanır.

Anahtar Kavram

İlk Türk-İslam Devletlerinde yönetim yapısı, ulusal kimlik koruma çabaları, kültürel sentez ve veraset sisteminin sürekliliği.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 916Soru

(I) Yazarın 1897 yılında yayımlanan bu eseri, Servetifünun kuşağının hayalleri ile gerçekleri arasındaki çatışmayı konu edinir. (II) Romanın başkahramanı Ahmet Cemil, babasının ölümünün ardından ailesinin geçimini sağlamak için Bâbıâli çevrelerinde çevirmenlik yapmaya başlar. (III) Eserde, dönemin basın hayatı ve edebi tartışmaları Ahmet Cemil’in gözlemleri ve yaşadığı tecrübeler üzerinden aktarılmaktadır. (IV) Ahmet Cemil karakteri, hassas, hayalperest ve içine kapanık mizacıyla dönem gençliğinin ruhsal portresini kusursuz bir biçimde sergilemektedir. (V) Eser, Ahmet Cemil’in hayal ettiği edebi şöhrete ulaşamayarak annesiyle birlikte bir gemiyle İstanbul’dan ayrılmasıyla son bulur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle
Dördüncü cümlede yer alan 'kusursuz bir biçimde' nitelemesi, söyleyenin kişisel takdir ve beğenisini ifade etmektedir. Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişebileceği için bu cümle öznel bir nitelik taşır. Diğer cümleler ise eserin içeriği ve olay örgüsündeki doğrulanabilir gerçekleri aktardığından nesneldir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki her bir cümlenin kanıtlanabilirlik durumunu (öznel mi nesnel mi olduğunu) belirlemek amacıyla inceleyin.
Cümlelerin içerdikleri ifadelerin kişisel yorum veya doğrulanabilir bilgi içerip içermediğini tespit etmeye yönelik hazırlık yapıldı.
Sorunun bizden istediği, kanıtlanabilirlik yönüyle diğerlerinden ayrılan tek cümleyi bulmaktır.
2
Kişisel değerlendirme ve takdir bildiren ifadeleri tespit edin.
Dördüncü cümledeki 'kusursuz bir biçimde' ifadesinin kişisel bir yargı ve yorum olduğu belirlendi.
Öznel cümleler, doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanamayan, kişisel görüş ve beğeni içeren cümlelerdir.
3
Diğer cümlelerin kanıtlanabilirlik durumunu kontrol edin.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin tamamen eserin somut verilerine, yayımlanma yılına ve olay örgüsüne dayandığı, bu yönüyle nesnel (kanıtlanabilir) olduğu teyit edildi.
Edebi eserlerin içeriği, konusu veya olay örgüsüyle ilgili kişisel yorum barındırmayan doğrudan aktarımlar nesnel kabul edilir.

Anahtar Kavram

Öznel ve Nesnel Anlatım
Soru 917Soru

Yazının icadından önceki dönemlerde, Mezopotamya’da ticari malların miktarını ve türünü kaydetmek amacıyla 'token' adı verilen küçük kilden geometrik şekiller kullanılıyordu. Her bir şekil, belirli bir malı (örneğin bir testi yağı veya bir koyunu) temsil ediyordu. Zamanla bu jetonlar, kaybolmalarını önlemek amacıyla 'bulla' adı verilen içi boş kil topların içine konularak mühürlenmeye başlandı. Ancak bullanın içindeki malların ne olduğunu anlamak için her seferinde topu kırmak gerekiyordu. Bu pratik zorluğu aşmak için, bullanın dış yüzeyine içindeki jetonların şekilleri bastırılarak işaretlendi. Bu basit çözüm, dışarıdaki işaretlerin içerideki nesneleri temsil ettiği soyutlama sürecini başlattı. Böylece, kilin üzerine çizilen bu semboller zamanla evrilerek çivi yazısının ve dolayısıyla insanlık tarihinin ilk yazılı kayıtlarının temelini oluşturdu.

Bu parçadan hareketle Mezopotamya’daki kil jetonlar (token) ve yazının gelişimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bulla adı verilen kil zarfların, ticari taraflar arasındaki hukuki anla��mazlıkları gidermek üzere tasarlanan resmi belgeler olduğuna

Cevap

Bulla adı verilen kil zarfların, ticari taraflar arasındaki hukuki anlaşmazlıkları gidermek üzere tasarlanan resmi belgeler olduğuna yargısı
Metinde bullaların tek kullanım amacının jetonların kaybolmasını önlemek olduğu ifade edilmiştir. Bu nesnelerin ticari taraflar arasındaki hukuki anlaşmazlıkları çözmek için tasarlanan resmi belgeler olduğuna dair herhangi bir bilgi parçada geçmemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve yardımcı düşünceleri belirleme
Kil jetonların miktar ve tür kaydettiği, bullaların ise kaybolmayı önlemek için yapıldığı anlaşılır.
Parçanın sunduğu temel verileri netleştirmek için.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırma
Miktar-tür kaydı, soyutlama süreci, kırma zorluğuna karşı geliştirilen çözüm ve yazının evrimi ile ilgili yargıların metinde karşılıklarının olduğu görülür.
Doğru (ulaşılabilir) yardımcı düşünceleri elemek için.
3
Hukuki anlaşmazlık ve resmi belge ifadelerinin metindeki varlığını sorgulama
Metinde bullaların sadece kaybolmayı önleme amacıyla yapıldığı belirtilmiş olup hukuki boyutuna dair bir bilgi bulunmadığı tespit edilir.
Ulaşılamaz olan seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 918Soru

Aşağıdaki parçada, ses olaylarına uyulmamasından kaynaklanan bir yazım yanlışı yapılmıştır. Bu parçada yazımı yanlış olan sözcüğün doğru yazılmış hâlini belirleyerek boş bırakılan yere yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

"Yazarın çocukluk yıllarını geçirdiği o küçükcük Anadolu kasabası, onun edebî dünyasının şekillenmesinde en önemli ilham kaynağı olmuştur."

Yukarıdaki parçada geçen ve yazımı yanlış olan sözcüğün doğru biçimi:
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

küçüc��k
Parçada yer alan "küçükcük" sözcüğünün kökü "küçük"tür. Türkçede sonu "k" ünsüzüyle biten sözcüklere "-cük" küçültme eki getirildiğinde kök sonundaki "k" ünsüzü düşer (ünsüz düşmesi). Bu ses olayının yazıda gösterilmemesi bir yazım yanlışıdır. Dolayısıyla sözcüğün doğru yazımı "küçücük" olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan sözcükler ses olayları açısından taranır.
"küçükcük" sözcüğünde bir yazım hatası olduğu tespit edilir.
Sözcüğün kökü olan "küçük" kelimesi ile aldığı "-cük" eki arasındaki ses ilişkisi incelenmelidir.
2
Sözcüğün uğraması gereken ses olayı belirlenir.
"küçük" sözcüğü sonu "k" ünsüzüyle bittiği için "-cük" ekini aldığında "k" ünsüzünün düşmesi gerektiği anlaşılır.
Türkçede sonu "k" ile biten isimlere küçültme eki getirildiğinde ünsüz düşmesi gerçekleşir.
3
Sözcüğün doğru yazımı yazılır.
"küçükcük" biçimi yerine "küçücük" yazılmalıdır.
Ünsüz düşmesi ses olayının yazıya yansıtılmaması yazım hatasına yol açar.

Anahtar Kavram

Ünsüz Düşmesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 919Soru

Coğrafya öğretmeni derste öğrencilerine, "Dünya'nın üç boyutlu küresel yüzeyini iki boyutlu düzleme aktarırken mutlaka bozulmalar meydana gelir. Projeksiyon yöntemleri bu bozulmaları tamamen yok edemez, sadece en aza indirir." bilgisini vermiştir. Daha sonra Türkiye haritası çizmek isteyen bir öğrenciye bu bozulmaları en aza indirmesi için konik projeksiyon yöntemini kullanmasını önermiştir.

Buna göre, haritalardaki bozulmaların temel nedeni ile öğretmenin öğrencisine bu yöntemi önermesinin gerekçesi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozulmanın temel nedeni: Dünya'nın küresel şekli | Öneri gerek��esi: Türkiye'nin orta kuşak enlemlerinde yer alması

Cevap

Bozulmanın temel nedeni Dünya'nın küresel şekli, öneri gerekçesi ise Türkiye'nin orta kuşak enlemlerinde yer almasıdır.
Haritalardaki bozulmaların temel nedeni Dünya'nın üç boyutlu küresel şeklinin iki boyutlu düzleme aktarılamamasıdır. Türkiye orta kuşakta yer aldığı için bu enlemlerdeki bozulmaları en aza indiren yöntem konik projeksiyondur. Bu nedenle doğru seçenek 'Dünya'nın küresel şekli' ve 'Türkiye'nin orta kuşak enlemlerinde yer alması' ifadelerini içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Harita çizimlerinde meydana gelen bozulmaların kaynağını belirleme.
Dünya'nın küresel şeklinin düz bir kağıda hatasız aktarılamaması bozulmaların temel nedenidir.
Harita çizimindeki geometrik deformasyonun kökenini kavramak.
2
Türkiye'nin coğrafi konumunu ve en uygun projeksiyon yöntemini eşleştirme.
Türkiye 364236^{\circ} - 42^{\circ} Kuzey enlemleri arasında, yani orta kuşakta yer alır; orta kuşak için en uygun yöntem konik projeksiyondur.
Projeksiyon yöntemlerinin Dünya üzerindeki enlem kuşaklarına göre kullanım amaçlarını analiz etmek.
3
Projeksiyonların sınırlarını ve doğru eşleştirmeyi doğrulama.
Hiçbir projeksiyon bozulmayı tamamen sıfırlayamaz. Bozulmanın nedeni küresellik, Türkiye için gerekçe orta kuşak olmasıdır.
Seçenekler arasından doğru neden-sonuç ilişkisini kuran kombinasyonu seçmek.

Anahtar Kavram

Harita çiziminde bozulmanın temel nedeni Dünya'nın şeklidir. Projeksiyonlar bu bozulmaları sıfırlayamaz, sadece en aza indirir. Konik projeksiyon orta kuşak enlemleri için en uygun yöntemdir.
Soru 920Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere gelmesi gereken kaynaştırma harflerini yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Yeni aldığı arabaı kapıın önüne park etti.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'y', ikinci boşluğa ise 'n' kaynaştırma harfi getirilmelidir.
Türkçe dil bilgisi kurallarına göre, ünlüyle biten isim kök veya gövdelerine ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde araya 'y, ş, s, n' kaynaştırma harflerinden biri girer. 'araba-ı' birleşiminde 'y' kaynaştırma harfi kullanılarak 'arabayı', 'kapı-ın' birleşiminde 'n' kaynaştırma harfi kullanılarak 'kapının' biçimi elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğu doldurmak için 'araba' kelimesine gelen eki ve oluşan ses olayını incelemek.
'araba' sözcüğü ünlüyle (a) biter ve ünlüyle başlayan belirtme durumu eki olan '-ı' ekini alır. Türkçede iki ��nlü yan yana gelemeyeceği için araya 'y' kaynaştırma harfi girerek sözcük 'arabayı' halini alır.
Ünlüyle biten kelimelere ünlüyle başlayan belirtme durumu eki getirildiğinde 'y' kaynaştırma harfi kullanılır.
2
İkinci boşluğu doldurmak için 'kapı' kelimesine gelen tamlayan ekini incelemek.
'kapı' sözcüğü ünlüyle (ı) biter ve ünlüyle başlayan tamlayan (ilgi) eki olan '-ın' ekini alır. İki ünlü yan yana gelemeyeceği için araya 'n' kaynaştırma harfi girerek sözcük 'kapının' halini alır.
Ünlüyle biten isimlere tamlayan eki getirildiğinde araya 'n' kaynaştırma harfi girer.

Anahtar Kavram

Ünlüyle biten Türkçe sözcüklere ünlüyle başlayan ekler getirildiğinde araya giren kaynaştırma harfleri (y, ş, s, n).
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 46 / 338Sonraki