Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 941Soru

Yazarken tek bir kaygım vardır: Okurumun, kurduğum cümlelerin labirentlerinde yönünü kaybetmemesi. Kelimeleri seçerken onların birden fazla kapıyı aralayacak, zihinde farklı çağrışımlar uyandırıp yönü belirsiz yollara sapacak nitelikte olmamasına dikkat ederim. Benim için bir metin, okuyucu kitlesinin tamamında aynı düşünsel yankıyı uyandırabiliyorsa ve her okur, kelimelerden aynı tek anlamı çıkarabiliyorsa hedefine ulaşmış demektir.

Bu parçada yazarın önemini vurguladığı anlatım ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Açıklık

Cevap

Açıklık
Parçada yazarın, kurduğu cümlelerin labirentlerinde okurun kaybolmamasını istemesi, kelimelerin birden fazla kapıyı aralamaması (tek bir anlama gelmesi) ve her okurun metinden aynı anlamı çıkarması gerektiğini belirtmesi anlatımda açıklık ilkesini vurgulamaktadır. Açıklık ilkesi, metnin tek bir anlama gelecek şekilde, yoruma ve belirsizliğe yer vermeyecek netlikte oluşturulmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde yazarın anlatım tarzına dair vurguladığı ifadeleri belirlemek.
Yazarın 'cümlelerin labirentlerinde okurun yönünü kaybetmemesi', 'kelimelerin birden fazla kapıyı aralamaması' ve 'her okurun kelimelerden aynı tek anlamı çıkarması' gerektiğine yönelik ifadeleri belirlendi.
Yazarın özellikle üzerinde durduğu anlatım niteliğinin ipuçlarını yakalamak.
2
Belirlenen ipuçlarını Türkçe anlatım ilkelerinin tanımlarıyla karşılaştırmak.
Metinden tek bir anlam çıkarılması ve anlamın herkes için net olması durumu 'açıklık' ilkesi ile doğrudan uyuşmaktadır.
Parçadaki temel düşüncenin hangi anlatım ilkesine karşılık geldiğini saptamak.
3
Diğer seçeneklerde yer alan ilkelerin parçayla olan ilişkisini elemek.
Gereksiz sözcük barındırmama (duruluk), süssüzlük (yalınlık), okuma kolaylığı (akıcılık) ve az sözle çok şey anlatma (özlülük) gibi diğer ilkelerin parçanın asıl odağı olmadığı görüldü.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru cevaptan emin olmak.

Anahtar Kavram

Anlatım ilkelerinden açıklık niteliğinin tespiti
Soru 942Soru

Kültürel miras denildiğinde akla ilk olarak mimari yapılar, yazılı belgeler veya görsel sanat eserleri gelse de son yıllarda "koku mirası" kavramı da bu sınırların içerisine dâhil edilmeye başlanmıştır. Kokular, geçmiş toplulukların günlük yaşam pratiklerini, üretim teknolojilerini ve mekânsal deneyimlerini anlamada somut olmayan kültürel mirasın en etkili taşıyıcılarındandır. Ancak kokunun uçucu ve ölçülemez doğası, onun bir miras ögesi olarak korunmasını ve arşivlenmesini son derece güç kılmaktadır. Kimyasal analiz yöntemleri ve kromatografi gibi modern teknolojiler sayesinde tarihi mekânlardan ve nesnelerden yayılan koku molekülleri tespit edilip yeniden üretilse de bu durum yeni bir tartışmayı beraberinde getirmektedir: Yeniden üretilen koku, geçmişin otantik bir parçası mıdır yoksa bugünün teknolojisiyle kurgulanmış bir taklit midir? Bu tartışma, kültürel miras koruma disiplininin sınırlarını genişletirken aynı zamanda kokunun korunmasında yeni etik ve metodolojik yaklaşımların geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koku mirasının kültürel miras alanındaki yeri, korunma aşamasındaki zorluklar ve bu alanda ortaya çıkan tartışmalar

Cevap

Koku mirasının kültürel miras alanındaki yeri, korunma aşamasındaki zorluklar ve bu alanda ortaya çıkan tartışmalar
Koku mirasının kültürel miras alanındaki yerini, korunma aşamasındaki zorlukları ve bu alanda ortaya çıkan tartışmaları ifade eden seçenek doğrudur. Çünkü paragraf koku mirasının kültürel miras sınırlarına dâhil edilmesini tanımlayarak başlar, kokunun uçucu yapısı nedeniyle saklanmasındaki teknik güçlükleri açıklar ve son olarak kimyasal yöntemlerle yapılan yeniden üretimlerin etik ve otantiklik boyutundaki tartışmalarını ele alarak konuyu bütünleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin giriş kısmını analiz etme
İlk iki cümlede, kültürel miras sınırlarının koku mirasını kapsayacak biçimde genişlediği ve kokunun geçmişi anlamadaki somut olmayan kültürel miras işlevi ortaya konmuştur.
Paragrafın hangi kavramsal çerçeve üzerine kurulduğunu tespit etmek amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Metnin gelişme bölümünü inceleme
Kokunun uçucu doğasından ötürü korunmasının zorluğu ve kimyasal yöntemlerle moleküler düzeyde yeniden üretilme süreci belirlenmiştir.
Yazarın konuyu hangi yöne doğru detaylandırdığını ve teknik sınırları nasıl çizdiğini belirlemek için bu adım gereklidir.
3
Metnin sonuç ve tartışma kısmını değerlendirme
Yeniden üretilen kokunun otantikliği üzerine yürütülen tartışmaların, koruma disiplininde yeni etik ve metodolojik arayışları zorunlu kıldığı anlaşılmıştır.
Paragrafın varmak istediği nihai odağı ve konunun bağlandığı sorun alanını yakalamak için bu adım uygulanır.
4
Tüm adımlardaki bilgileri birleştirerek konuyu sentezleme
Metnin bütününün, koku mirasının önemini, korunmasındaki zorlukları ve bu sürecin yol açtığı etik/yöntemsel tartışmaları kapsadığı görülmüştür.
Metnin tek bir cümlesine sıkışmış yan düşünceleri eleyip tamamını kapsayan konuyu belirlemek için bu sentez adımı zorunlu kılınmıştır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 943Soru

En az iki farklı asal çarpanı olan bir pozitif tam sayının asal çarpanlarına ayrılmış biçiminde, asal çarpanlardan yalnızca birinin üssü 22, diğer tüm asal çarpanların üssü ise 11 ise bu sayıya asal-katlı sayı denir.

Buna göre, üç basamaklı en küçük asal-katlı sayı ile iki basamaklı en büyük asal-katlı sayının toplamı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 215

Cevap

Üç basamaklı en küçük asal-katlı sayı ile iki basamaklı en büyük asal-katlı sayının toplamı 215'tir.
Üç basamaklı en küçük asal-katlı sayı 2229=1162^2 \cdot 29 = 116 ve iki basamaklı en büyük asal-katlı sayı 3211=993^2 \cdot 11 = 99 olduğundan, bu iki sayının toplamı 116+99=215116 + 99 = 215 olur.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımın analiz edilmesi
Asal-katlı sayıların asal çarpan açılımında yalnızca bir tane üssü 2 olan çarpan, diğerlerinin üslerinin ise 1 olması gerektiği tespit edildi.
Soruda verilen kuralın matematiksel modelini oluşturmak amacıyla.
2
Üç basamaklı en küçük sayının bulunması
2229=1162^2 \cdot 29 = 116 sayısı en küçük üç basamaklı asal-katlı sayı olarak belirlendi.
Olası diğer asal çarpan kombinasyonları ile kıyaslandığında en küçük değere ulaşmak için.
3
İki basamaklı en büyük sayının bulunması
3211=993^2 \cdot 11 = 99 sayısı en büyük iki basamaklı asal-katlı sayı olarak belirlendi.
100'den küçük sayılar arasından tanıma uyan en büyük değeri bulmak için.
4
Toplam işleminin yapılması
116+99=215116 + 99 = 215
Soruda bizden istenen nihai sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Asal Çarpanlara Ayırma ve Üs Analizi
Soru 944Soru

(I) Göbeklitepe, Şanlıurfa yakınlarında yer alan ve insanlık tarihinin bilinen en eski tapınak kompleksini barındıran arkeolojik bir alandır. (II) Yaklaşık 12 bin yıl önce inşa edilen bu devasa yapı, yerleşik hayata geçiş ve dinlerin ortaya çıkışı hakkındaki yerleşik kuramları kökten değiştirmiştir. (III) Bölgedeki kazılarda ortaya çıkarılan T biçimli dikilitaşlar, o dönemin insanlarının taş işçiliği ve organizasyon yeteneğini gözler önüne sermektedir. (IV) Tapınaktaki arkeolojik kazı çalışmalarını 1995 yılından itibaren yürüten Alman arkeolog Klaus Schmidt, bu keşfiyle prehistorik arkeoloji dünyasında yeni bir çığır açmıştır. (V) Onun ömrünün büyük kısmını adadığı bu alanda yaptığı çalışmalar, avcı-toplayıcı toplulukların inanç dünyasına dair benzersiz veriler elde edilmesini sağlamıştır. (VI) Schmidt'in titizlikle yürüttüğü yüzey araştırmaları ve kazı stratejisi, bugün bile bölgede sürdürülen bilimsel araştırmaların temel metodolojisini oluşturmaktadır.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; 4.; dördüncü; dördüncü cümle

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümle ile başlamalıdır.
I, II ve III. cümlelerde Göbeklitepe tapınak kompleksinin genel özellikleri, önemi ve fiziksel unsurları ele alınmaktadır. IV. cümleden itibaren ise konunun yönü değişmiş; bu tapınakta kazıları yürüten Alman arkeolog Klaus Schmidt'in çalışmaları, başarıları ve bilimsel metodolojisi anlatılmaya başlanmıştır. Bu nedenle paragraf, konunun değiştiği IV. cümleden itibaren ikiye bölünmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümlelerin ele aldığı konuları tek tek analiz edin.
I, II ve III. cümlelerin Göbeklitepe tapınak kompleksinin konumu, önemi ve mimari yapısına odaklandığı; IV, V ve VI. cümlelerin ise kazıları yürüten Alman arkeolog Klaus Schmidt ve onun yürüttüğü ��alışmalara odaklandığı görülür.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun değiştiği ya da farklı bir yönünün ele alınmaya başlandığı ilk cümleyi tespit etmek gerekir.
2
Konu veya bakış açısı geçiş noktasını belirleyin.
IV. cümleden itibaren konunun Göbeklitepe'nin genel özelliklerinden, bu tapınaktaki kazı çalışmalarını başlatan arkeolog Klaus Schmidt'in rolüne ve çalışmalarına kaydığı saptanır.
Yeni bir konuya ya da aynı konunun tamamen farklı bir boyutuna geçiş yapılan cümle, ikinci paragrafın giriş cümlesi olmalıdır.
3
Giriş cümlesi özelliklerini kontrol edin.
IV. cümlenin kendinden önceki cümlelerle doğrudan bir anlam ve biçim bağıntısı içermediği, bağımsız bir giriş cümlesi niteliği taşıdığı doğrulanır.
Yeni bir paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki paragrafa dil ve düşünce yönünden bağımlı olmamalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 945Soru

Kaan, elindeki kartları her gün bir önceki günden 1 kart fazla olacak şekilde belirli sayıda gün boyunca gruplandırmıştır. Kaan 1. gün aa tane, 2. gün a+1a+1 tane ve bu şekilde devam ederek son gün a+n1a+n-1 tane kart gruplandırmış ve toplamda 180 kart elde etmiştir. Eğer Kaan her gün bir önceki günden 2 kart fazla olacak şekilde kartları gruplandırsaydı (yani 1. gün aa tane, 2. gün a+2a+2 tane, ..., son gün a+2n2a+2n-2 tane), yine aynı sürede (yani nn günde) toplamda 216 kart elde edecekti. Buna göre, Kaan kartları toplam kaç gün boyunca gruplandırm��ştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 9

Cevap

Kaan kartları toplam 9 gün boyunca gruplandırmıştır.
İkinci durumda her gün bir önceki güne göre fazladan yapılan artışların toplamı, birinci durumdaki toplam artışların tam iki katıdır. Bu iki durum arasındaki fark alındığında, n(n1)2=36\frac{n(n-1)}{2} = 36 denklemi elde edilir. Buradan n(n1)=72n(n-1) = 72 olur ve ardışık iki sayının çarpımı şeklinde yazıldığında 98=729 \cdot 8 = 72 olduğundan toplam gün sayısı 9 olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci durumdaki kartların toplam sayısını veren cebirsel ifadeyi kurmak
na+n(n1)2=180n \cdot a + \frac{n(n-1)}{2} = 180
1'den n1n-1'e kadar olan ardışık tam sayıların toplamı n(n1)2\frac{n(n-1)}{2} formülü ile hesaplanır.
2
İkinci durumdaki kartların toplam sayısını veren cebirsel ifadeyi kurmak
na+n(n1)=216n \cdot a + n(n-1) = 216
2'den 2n22n-2'ye kadar olan çift ardışık tam sayıların toplamı 2n(n1)2=n(n1)2 \cdot \frac{n(n-1)}{2} = n(n-1) formülü ile hesaplanır.
3
İki durumu taraf tarafa çıkararak ortak terimleri yok etmek ve nn değerini hesaplamak
n=9n = 9
Elde edilen denklemlerin farkı n(n1)2=36\frac{n(n-1)}{2} = 36 sonucunu verir. Pozitif tam sayılarda bu eşitliği sağlayan değer 9'dur.

Anahtar Kavram

Ardışık sayıların toplamı ve aritmetik dizi toplam formülleri

Alternatif Yöntem

Birinci durumda her gün eklenen fazlalıklar 0,1,2,,n10, 1, 2, \dots, n-1 iken ikinci durumda 0,2,4,,2n20, 2, 4, \dots, 2n-2'dir. Gün gün farkları aldığımızda farklar sırasıyla 0,1,2,,n10, 1, 2, \dots, n-1 olur. Bu farkların toplamı doğrudan iki toplamın farkına eşit olmalıdır: 0+1+2++(n1)=216180n(n1)2=36n=90 + 1 + 2 + \dots + (n-1) = 216 - 180 \Rightarrow \frac{n(n-1)}{2} = 36 \Rightarrow n = 9 bulunur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 946Soru

Bir yazıda gereksiz kelimelerin bulunması, okurun zihnini yorar ve anlatılmak istenenin gücünü azaltır. Ben eserlerimde her cümleden, çıkarıldığında anlamda hiçbir daralma veya bozulma yaratmayan kelimeleri titizlikle ayıklarım. Benim yazılarımda her sözcük, üstlendiği görev bakımından vazgeçilmezdir.

Bu sözleri söyleyen bir yazarın anlatımında aşağıdaki ilkelerden hangisine en çok dikkat ettiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duruluk

Cevap

Duruluk
Parçada yazarın, cümlelerden çıkarıldığında anlam daralması ya da bozulması yapmayan kelimeleri ayıkladığı belirtilmiştir. Bu durum, anlatımın gereksiz sözcüklerden arındırılması anlamına gelen duruluk ilkesiyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar ifadeleri belirleme
"Çıkarıldığında anlamda hiçbir daralma veya bozulma yaratmayan kelimeleri titizlikle ayıklamak" ve "gereksiz kelimelerin bulunmaması" ifadeleri tespit edilmiştir.
Yazarın anlatım tarzını belirleyen temel ölçütü saptamak için bu ifadeler önem taşır.
2
Anahtar ifadeleri anlatım ilkeleriyle eşleştirme
Gereksiz sözcüklerden kaçınma ve kelime tasarrufu sağlama durumunun edebiyattaki karşılığının "duruluk" olduğu belirlenmiştir.
Soruda sorgulanan anlatım niteliğinin teorik tanımına ulaşmak amaçlanır.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru sonuca ulaşma
Duruluk ilkesinin doğrudan aranan nitelik olduğu görülür ve diğer anlatım ilkelerinin (yalınlık, açıklık, özlülük, akıcılık) metinle eşleşmediği teyit edilir.
Çeldirici seçenekleri eleyerek doğru yanıtın sağlamasını yapmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Duruluk ilkesi, anlatımda gereksiz kelimelerin kullanılmamasını, yani cümleden bir kelime çıkarıldığında anlamın bozulmamasını veya daralmamasını ifade eder.
Tahmini Süre:50s
Soru 947Soru

A��ağıda verilen paragrafları, bu paragraflarda ağır basan anlatım biçiminin temel özelliğiyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çömlek ustası, ıslak çamuru hızla dönen çarkın tam ortasına yerleştirdi. Avuçlarını çamura bastırarak ona yukarı doğru uzanan silindirik bir form verdi. Ardından başparmağıyla üst kısmına hafifçe bastırıp geniş bir kase şekli oluşturdu ve biten esere bakıp gülümsedi.
Kutunun içinden çıkan köstekli saat, pirinç gövdesi üzerindeki ince işçilikle göz alıyordu. Kapağında derin çizgilerle işlenmiş zarif çiçek motifleri bulunuyor; kapağı açtığınızda ise sararmış kadranı üzerindeki siyah Romen rakamları ve incecik metal akrep ile yelkovan göze çarpıyordu.
Kral kelebekleri, her yıl Kuzey Amerika’dan Meksika’daki ormanlara uzanan binlerce kilometrelik bir göç rotasını takip ederler. Bu yolculuk sırasında yönlerini bulmak için güneşin konumunu ve dünyanın manyetik alanını kullanan bu canlılar, göç eden tek kelebek türü olarak bilinir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çömlek ustasıyla ilgili paragraf olay akışının aktarılmasıyla, köstekli saatle ilgili paragraf zihinde görsellik oluşturulmasıyla, kral kelebekleriyle ilgili paragraf ise bilgi verilmesiyle eşleşmektedir.
Çömlek ustasının çamura şekil verme eylemleri kronolojik bir sıra ve hareketlilik barındırdığı için olay akışının aktarılmasıyla eşleşir. Köstekli saatin tasarımı ve görselliği kelimelerle resmedildiği için zihinde görsellik oluşturulmasıyla eşleşir. Kral kelebeklerinin göç rotasına dair verilen bilgiler ise okuyucuyu aydınlatmayı amaçladığı için bilgi verilmesiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafların içeriklerini ve yazılış amaçlarını analiz etmek
Birinci paragrafta hareket ve olay akışı, ikinci paragrafta görsellik ve tasvir, üçüncü paragrafta ise nesnel bilgi aktarımı tespit edilir.
Paragraflardaki anlatım biçimlerinin temel işlevlerini belirlemek için metinlerin yapısı incelenmelidir.
2
Anlatım özelliklerini sağ sütundaki tanımlarla eşleştirmek
Olay akışı öykülemeyle, tasvir betimlemeyle, bilgi verme ise açıklamayla doğru şekilde eşleştirilir.
Her paragrafın temel anlatım özelliği, anlatım biçimlerinin ayırt edici tanımlarıyla örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Soru 948Soru

Aşağıdaki paragrafta bir keman yapımcısının (luthier) meslek hayatına dair bazı içsel sorgulamaları ve çalışma biçimi numaralanmış cümlelerle verilmiştir.

(I) Aylarca engebeli dağ yollarında yürüyüp orman orman gezerek doğru ağacı aradığım, sonunda tek bir kusursuz ladin gövdesi bile bulamadan döndüğüm zamanlar oldu; yine de içimdeki o gizemli tınıyı bulma arzusundan bir an olsun vazgeçmedim, aramayı hep sürdürdüm. (II) Fakat ne zaman tezgâhın üzerindeki yarım kalmış gövdeye baksam, geçen kış o yaşlı ağaç blokunu aceleyle keserken liflerin yönünü yanlış hesaplayıp heba ettiğim o kıymetli malzeme için içimde derin bir sızı hisseder, kendime kızarım. (III) Şimdi ise yeni bir kemanın gövdesini yontarken en ince zımparayı parmak uçlarımla yönlendiriyor, her lifin pürüzsüzleştiğinden emin olmak için saatlerce milim milim ilerliyorum; çünkü benim için bu iş, hata kabul etmeyen bir sabır ayinidir. (IV) Eskiden atölyeden çıkan her enstrümanla birlikte ruhumun bir parçasının da gittiğini düşünür, günlerce yas tutardım; şimdilerde ise giden her kemanın kendi m��ziğini bulmak üzere çıktığı bu kaçınılmaz yolculuğu olgunlukla ve sükunetle karşılıyorum.

Buna göre, paragrafta numaralanmış cümlelerde öne çıkan durum/davranışları, yansıttıkları baskın duygu durumu veya karakter özelliğiyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. cümlede belirtilen vazgeçmeme ve aramayı sürdürme durumu
II. cümlede belirtilen aceleyle hata yapıp malzemeyi heba etme durumu
III. cümlede belirtilen saatlerce milim milim ve pürüzsüzce çalışma durumu
IV. cümlede belirtilen enstrümanın gidişini olgunlukla karşılama durumu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle 'Kararlılık ve Azim' ile, II. cümle 'Pişmanlık ve Hayıflanma' ile, III. cümle 'Titizlik ve Özen' ile, IV. cümle ise 'Kabullenme ve Sükunet' ile eşleşir.
Cümlelerdeki ifadeler yazarın iç dünyasındaki yansımalarla birebir örtüşmektedir. Kararlılık, pişmanlık, özen ve kabullenme duyguları metindeki eylemlerden doğrudan çıkarılabilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi analiz etme
I. cümlede geçen 'vazgeçmedim, aramayı hep sürdürdüm' ifadesi luthierin kararlılık ve azim özelliklerini gösterir.
Zorluklara rağmen hedeften dönmeme iradesi bu özellikleri tanımlar.
2
İkinci cümleyi analiz etme
II. cümlede geçen 'heba ettiğim o kıymetli malzeme için içimde derin bir sızı hisseder, kendime kızarım' ifadesi pişmanlık ve hayıflanma duygularını gösterir.
Kaçırılan fırsatlara veya yapılan hatalara karşı duyulan içsel sızı hayıflanmadır.
3
Üçüncü cümleyi analiz etme
III. cümlede geçen 'her lifin pürüzsüzleştiğinden emin olmak için saatlerce milim milim ilerliyorum' ifadesi titizlik ve özen özelliklerini gösterir.
Ayrıntılara aşırı dikkat etme ve işi kusursuz yapma çabası özen ve titizliği gösterir.
4
Dördüncü cümleyi analiz etme
IV. cümlede geçen 'kaçınılmaz yolculuğu olgunlukla ve sükunetle karşılıyorum' ifadesi kabullenme ve sükunet duygularını gösterir.
Kaçınılmaz durumlar karşısında içsel huzuru koruyarak razı olma durumu kabullenmedir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Soru 949Soru

Koku duyusu, insan zihninin en kuytu köşelerine doğrudan ulaşabilen yegâne duyusal köprüdür. Bir fırından yükselen taze ekmek kokusu ya da yağmur sonrası toprağın yaydığı o toprak kokusu (petrikor), bizi anında çocukluğumuzun unutulmuş bir yaz gününe götürebilir. Bilimsel olarak bu durum, koku soğanının (olfaktör bulbus) beynin bellek ve duygu merkezleri olan hipokampus ve amigdala ile doğrudan bağlantılı olmasından kaynaklanır. Diğer duyular önce talamus süzgecinden geçerken, koku bu uğrağa uğramadan doğrudan işlenir. Dolayısıyla kokular, diğer duyusal uyaranlara kıyasla çok daha hızlı ve güçlü duygusal anıları tetikler.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öne sürülen savın doğruluğunu kanıtlamak için tanık göstermeden yararlanılmıştır.

Cevap

Öne sürülen savın doğruluğunu kanıtlamak için tanık göstermeden yararlanılmıştır.
Parçada koku duyusunun işleyişi ve bellek üzerindeki gücü bilimsel açıklamalarla anlatılmış, fırından gelen taze ekmek kokusu gibi örnekler sunulmuş ve koku duyusu diğer duyularla karşılaştırılmıştır. İlk cümlede ise koku duyusunun tanımı yapılmıştır. Ancak düşünceyi kanıtlamak adına bir uzmanın görüşüne yer verilmediği için tanık gösterme yöntemi kullanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anlatım biçimlerini ve düşünceyi geliştirme yollarını belirlemek amacıyla metin dikkatlice okunur.
Metinde koku duyusunun bellek üzerindeki etkisi açıklanmaktadır. İlk cümlede koku duyusunun tanımı yapılmakta, ikinci cümlede somut örnekler verilmekte, dördüncü ve beşinci cümlelerde ise koku duyusu diğer duyularla karşılaştırılmaktadır.
Metnin anlatımında kullanılan teknikleri tek tek tespit etmek seçenekleri doğru değerlendirmeyi sağlar.
2
Seçeneklerde verilen ifadelerin metinle uyuşup uyuşmadığı kontrol edilir.
Açıklayıcı anlatım, somut örnekler, karşılaştırma ve tanımlama unsurlarının metinde yer aldığı görülür. Ancak savı kanıtlamak amacıyla bir kişinin ismine veya görüşüne yer verilmediği, yani tanık göstermenin bulunmadığı saptanır.
Söylenemez olan yargıyı bularak doğru seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 950Soru

Bir su deposunun içinde başlangıçta belirli bir miktar su bulunmaktadır. Bu depoyla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:

* Bu depoya 3030 litre su eklenirse depodaki suyun hacmi, deponun boş kısmının hacminin 33 katı olmaktadır.
* Eğer depodan 1010 litre su boşaltılırsa deponun boş kısmının hacmi, depodaki suyun hacminin 22 katı olmaktadır.

Başlangıçta depodaki su miktarının litre cinsinden bir pozitif tam sayı olduğu bilindiğine göre, bu miktar kaç litredir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 42

Cevap

Başlangıçta depoda bulunan su miktarı 42 litredir.
İkinci durumdan hareketle deponun kapasitesi 3x303x - 30 olarak bulunur. Birinci durumda su miktarı x+30x+30 ve boş kısım 2x602x-60 olur. Kurulan x+30=3(2x60)x + 30 = 3(2x - 60) denklemi çözüldüğünde x=42x = 42 elde edilir. Bu değer bir pozitif tam sayıdır ve koşulları sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Değişkenlerin tanımlanması ve deponun toplam kapasitesinin ifade edilmesi.
Başlangıçtaki su miktarına xx litre diyelim. İkinci durumda depodan 1010 litre su boşaltıldığında depodaki su miktarı x10x - 10 litre olur. Bu durumda boş kısmın hacmi, dolu kısmın 22 katı olduğuna göre boş kısım 2(x10)2(x - 10) litredir. Deponun toplam kapasitesi (VV), dolu ve boş kısımların toplamı olacağından V=(x10)+2(x10)=3(x10)=3x30V = (x - 10) + 2(x - 10) = 3(x - 10) = 3x - 30 litre olarak bulunur.
Deponun toplam kapasitesini tek bir değişken (xx) cinsinden ifade ederek tek bilinmeyenli bir denklem kurabilmek için.
2
Birinci durum için denklemin kurulması.
Birinci durumda depoya 3030 litre su eklendiğinde depodaki su miktarı x+30x + 30 litre olur. Bu durumda deponun boş kısmının hacmi, toplam kapasiteden yeni su miktarının çıkarılmasıyla bulunur: (3x30)(x+30)=2x60(3x - 30) - (x + 30) = 2x - 60 litre. Soruda verilen bilgiye göre depodaki suyun hacmi, boş kısmın 33 katı olmalıd��r: x+30=3(2x60)x + 30 = 3(2x - 60).
Soruda verilen birinci durum ilişkisini kullanarak çözülebilir birinci dereceden bir bilinmeyenli denklem elde etmek için.
3
Denklemin çözülmesi.
x+30=3(2x60)x+30=6x1805x=210x=42x + 30 = 3(2x - 60) \Rightarrow x + 30 = 6x - 180 \Rightarrow 5x = 210 \Rightarrow x = 42 bulunur. Bulunan 4242 değeri bir pozitif tam sayı olduğundan sorudaki sayı kümesi koşulunu da sağlar.
Bilinmeyen xx değerini yalnız bırakarak başlangıçtaki su miktarını hesaplamak için.

Anahtar Kavram

Sözel bir senaryodan birinci dereceden bir bilinmeyenli denklem kurma ve bu denklemi cebirsel kurallara uygun olarak çözme.

Alternatif Yöntem

Denklemi kurmak yerine seçeneklerdeki değerler denenebilir. Örneğin başlangıçta 42 litre su varsa: 10 litre boşaltıldığında 32 litre kalır, boş kısım 64 litre olur ve toplam kapasite 96 litre bulunur. 30 litre eklendiğinde ise su 72 litre olur, boş kısım 24 litre kalır. 72, 24'ün 3 katı olduğundan 42 litrelik değer doğrulanır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 951Soru

İlk romanında okuru adeta kelimelerin labirentinde gezdiren yazar, ikinci kitabında bu yorucu tutumundan vazgeçmişe benziyor. Artık aynı anlama gelen sözcükleri ardı ardına sıralayarak cümleyi şişirmiyor; anlatmak istediğini gereksiz yüklerden arındırarak doğrudan önümüze koyuyor. Ancak bu arınma çabası, onu bu kez de anlatımın pürüzsüz ve engelsiz akışına ket vuran, telaffuzu güç yabancı terimlerin ve yerleşmemiş cümle yapılarının kucağına itmiş.

Bu parçaya göre sözü edilen yazarın ikinci kitabındaki üslup değişimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duruluk ilkesini hayata geçirirken akıcılık niteliğini göz ardı ettiği

Cevap

Duruluk ilkesini hayata geçirirken akıcılık niteliğini göz ardı ettiği
Yazarın ikinci kitabında aynı anlama gelen sözcükleri kullanmaması ve gereksiz yüklerden arınması 'duruluk' ilkesine uygundur. Ancak telaffuzu güç kelimelere ve engelli cümle yapılarına yönelmesi, metnin pürüzsüzce okunmasını engelleyerek 'akıcılık' ilkesinin göz ardı edildiğini gösterir. Bu iki durum doğru seçenekte bir arada verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki üslup değişimine dair olumlu ipuçlarını analiz etme
Yazarın 'aynı anlama gelen sözcükleri ardı ardına sıralamayarak cümleyi şişirmemesi' ve 'gereksiz yüklerden arındırması', dilde duruluk ilkesinin uygulandığını gösterir.
Duruluk, cümlede gereksiz sözcük bulunmaması durumudur.
2
İkinci kitaptaki olumsuz eleştiriyi saptama
Yazarın 'telaffuzu güç yabancı terimlere' ve 'akışı engelleyen cümle yapılarına' yer vermesi, anlatımın akıcılığını kaybetmesine yol açmıştır.
Akıcılık, metnin ses ve ahenk yönünden engelsizce okunabilmesidir.
3
Bulunan iki durumu birleştirerek doğru seçeneğe ulaşma
Yazar, gereksiz sözcüklerden arınarak duruluk ilkesine uymuş; fakat telaffuzu güç kelimeler kullanarak akıcılığı zedelemiştir.
Yazarın ikinci kitabındaki bu çelişkili üslup durumu en net şekilde duruluk ilkesini uygularken akıcılığı göz ardı etmesi olarak özetlenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri (Duruluk ve Akıcılık)
Soru 952Soru

Bir xx pozitif tam sayısının farklı asal çarpanlarının çarpımı P(x)P(x) ile gösterilmektedir.

Örneğin; P(12)=23=6P(12) = 2 \cdot 3 = 6 ve P(25)=5P(25) = 5’tir.

Buna göre,
P(n21)=6P(n^2 - 1) = 6
eşitliğini sağlayan tüm nn pozitif tam sayılarının toplamı kaçtır?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 29

Cevap

Eşitliği sağlayan tüm nn pozitif tam sayılarının toplamı 29'dur.
Denklemi sağlayan nn pozitif tam sayı değerleri 5, 7 ve 17'dir. Bu sayıların toplamı 29'dur.

Adım Adım Çözüm

1
P(x)=6P(x) = 6 ifadesinin matematiksel karşılığını belirleme.
n21n^2 - 1 ifadesinin asal çarpanları sadece 2 ve 3 olmalıdır.
Çarpımı 6 olan asal sayılar yalnızca 2 ve 3'tür. Dolayısıyla n21=2a3bn^2 - 1 = 2^a \cdot 3^b (a1,b1a \ge 1, b \ge 1) olmalıdır.
2
nn sayısının teklik-çiftlik durumunu inceleme.
nn bir tek sayı olmalıdır.
n21n^2 - 1 çift bir sayı olmak zorundadır (en az bir tane 2 asal çarpanı içerir). Bu yüzden n2n^2 tek, dolayısıyla nn tek sayıdır.
3
n21n^2 - 1 ifadesini çarpanlarına ayırma ve ardışık sayı analizi yapma.
n1n-1 ve n+1n+1 ardışık çift sayılardır ve en büyük ortak bölenleri 2'dir.
nn tek sayı olduğundan n1n-1 ve n+1n+1 ardışık iki çift sayıdır. Bu iki sayının en büyük ortak böleni 2 olduğundan, ortak olmayan asal çarpanları birbirinden farklı olmak zorundadır.
4
Ardışık çift sayıları ortak çarpan parantezine alarak ardışık tam sayılara dönüştürme.
YX=1Y - X = 1 olacak şekilde asal çarpanları sadece 2 ve 3 olan XX ve YY tam sayıları bulunmalıdır.
n1=2Xn-1 = 2X ve n+1=2Yn+1 = 2Y yazıldığında YX=1Y - X = 1 olur. Burada XX ve YY'nin asal çarpanları yalnızca 2 ve 3 kümesinin elemanları olabilir.
5
Koşula uygun ardışık (X,Y)(X, Y) çiftlerini belirleme.
Uygun çiftler (1,2)(1,2), (2,3)(2,3), (3,4)(3,4) ve (8,9)(8,9)'dur.
Asal çarpanları {2,3}\{2, 3\} kümesinde kalan ve aralarında 1 fark olan ardışık tam sayı çiftleri bunlardır.
6
Bulunan çiftlerden nn değerlerini elde etme ve denklemi sağladıklarını kontrol etme.
n=5n = 5, n=7n = 7 ve n=17n = 17 değerleri denklemi sağlarken, n=3n = 3 değeri sağlamaz.
n1=2X    n=2X+1n-1 = 2X \implies n = 2X + 1 formülünden:
- (1,2)    n=3(1,2) \implies n=3. Ancak n21=8n^2-1 = 8 olup P(8)=26P(8)=2 \neq 6 (sağlamaz).
- (2,3)    n=5(2,3) \implies n=5. n21=24n^2-1 = 24 olup P(24)=6P(24)=6 (sağlar).
- (3,4)    n=7(3,4) \implies n=7. n21=48n^2-1 = 48 olup P(48)=6P(48)=6 (sağlar).
- (8,9)    n=17(8,9) \implies n=17. n21=288n^2-1 = 288 olup P(288)=6P(288)=6 (sağlar).
7
Geçerli nn değerlerini toplama.
5+7+17=295 + 7 + 17 = 29
Soruda istenen, eşitliği sağlayan tüm pozitif nn tam sayılarının toplamıdır.

Anahtar Kavram

Asal çarpanlarına ayırma ve ardışık tam sayıların asal çarpan özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 953Soru

Anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturabilmek için aşağıdaki cümleleri hangi sırayla dizmelisiniz?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dilbilimin kurucusu Saussure'ün dil ve gösterge tanımından başlayıp göstergenin unsurlarına, bu unsurların örneklendirilmesine, aralarındaki ilişkinin nedensizliğine ve son olarak da bu nedensizliğin kanıtına uzanan mantıksal sıra: Dilbilimin kurucusu kabul edilen cümle, Bu sistemde gösterge cümlesi, Örneğin ağaç sözcüğü cümlesi, Ancak bu iki unsur cümlesi, Nitekim aynı kavramın cümlesi şeklindedir.
Doğru sıralamada dilbilimsel bir tanım genelden özele doğru mantıklı bir silsileyle aktarılmıştır. İlk olarak dilin göstergeler sistemi olduğu belirtilmiş; ikinci cümlede bu göstergenin yapısı gösteren/gösterilen olarak ayrılmış; üçüncü cümlede buna somut bir örnek getirilmiş; dördüncü cümlede bu iki kavramın arasındaki nedensizlik ilişkisi kurulmuş ve son cümlede ise nedensizliğin kanıtı verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesi olmaya aday, bağımsız ve genel bir yargı içeren cümleyi belirlemek.
Ferdinand de Saussure'ün dil tanımını yapan cümlenin giriş cümlesi olduğu tespit edilir.
Giriş cümlesi kendinden önce başka bir cümleye gönderme yapan ifadeler (bu sistemde, örneğin, ancak, nitekim) içermemelidir.
2
Giriş cümlesindeki anahtar kavramlardan (göstergeler sistemi) yola çıkarak bir sonraki cümleyi bağlama ögeleriyle bulmak.
'Bu sistemde...' ifadesiyle başlayan ve göstergenin parçalarını tanımlayan cümlenin ikinci sırada yer alması gerektiği anlaşılır.
Dilsel bütünlük açısından bir kavramın tanımından hemen sonra onun alt unsurlarının açıklanması gerekir.
3
Teorik tanımı somutlaştıran örneği tespit etmek.
'Örneğin...' diye başlayan ağaç göstergesi örneğinin üçüncü sıraya geleceği saptanır.
Bir önceki cümlede sunulan gösteren ve gösterilen kavramları en iyi biçimde bir örnek üzerinden somutlaştırılabilir.
4
Örnek üzerinden gösterilen kavramlar arası ilişkinin doğasına yönelik geçiş cümlesini bulmak.
'Ancak bu iki unsur...' diye başlayan ve ilişkinin nedensiz olduğunu söyleyen cümle dördüncü sıraya yerleştirilir.
'Bu iki unsur' ifadesi doğrudan bir önceki örnekteki gösteren ve gösterilene atıfta bulunur ve onların ilişkisini sorgular.
5
Nedensizlik ilkesini doğrulayan kanıtı/sonucu içeren son cümleyi belirlemek.
'Nitekim...' ifadesiyle başlayan ve farklı dillerdeki ses farklılıklarını anlatan cümle son sıraya konur.
Sunulan teorik tezin (nedensizlik) en açık ve somut kanıtı verilerek düşünce sonuca bağlanır.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve düşüncenin akışına göre cümleleri sıralama.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 954Soru

Mimari eserler, sadece taş ve harcın fiziksel birleşimiyle oluşan barınma alanları değil; inşa edildikleri dönemin toplumsal ruhunu, estetik anlayışını ve yaşama biçimini geleceğe taşıyan somut hafıza mekânlarıdır. Bir kentin sokaklarında dolaşırken karşılaştığımız tarihî bir yapı, bize geçmiş kuşakların gündelik kaygılarından inançlarına kadar geniş bir kültürel mirasın hikâyesini fısıldar. Ancak günümüzde şehirlerin hızla tek tipleşmesi ve modern yapıların yükselmesi, bu tarihsel bağın kopmasına ve bireylerin yaşadıkları mekânla kurdukları aidiyet duygusunun zayıflamasına yol açmaktadır. Geçmişin kültürel ve tarihsel izlerini taşımayan, ruhsuz ve standartlaşmış yeni yapılar, insanı kendi tarihine yabancılaştırarak yalnızlaştırmaktadır. Dolayısıyla mimariyi yalnızca estetik kaygılardan ya da gündelik işlevlerden ibaret bir tasarım alanı olarak görmek son derece eksik bir yaklaşımdır. Mimari, esasen toplumsal belleğin korunması ve nesiller arasında güçlü bir tarih köprüsü kurulması noktasında hayati öneme sahip kültürel bir taşıyıcı rolü üstlenmektedir.

Bu parçanın ana düşüncesi, mimari yapıların sadece estetik ya da işlevsel tasarımlar olmayıp toplumsal hafızayı geleceğe aktaran ve koruyan birer kültürel taşıyıcı olduğudur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Bu ifade doğrudur. Parçanın ana düşüncesi, mimari eserlerin estetik ve işlevsel boyutlarının ötesinde, toplumsal hafızayı koruyan ve nesiller arası aktarımı sağlayan birer kültürel taşıyıcı olduğudur.
Verilen ifade parçanın ana düşüncesini doğru bir şekilde özetlemektedir. Yazar, mimarinin sadece estetik ve işlevsel işlevleriyle sınırlanamayacağını, asıl görevinin toplumsal belleği ve tarihsel bağı nesiller boyu korumak olduğunu vurgulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın genelinde neyin anlatıldığını belirlemek için metni okuyunuz.
Parçada mimari eserlerin sadece fiziksel yapılardan ibaret olmadığı, kültürel mirası ve toplumsal hafızayı geleceğe aktardığı, günümüzdeki tek tipleşmenin bu bağı zayıflattığı ve mimarinin asıl öneminin nesiller arası köprü kurmak olduğu görülür.
Ana düşünceyi belirlemek için yazarın metinde savunmak istediği temel tezi saptamak gerekir.
2
Önermedeki ana düşünce tanımı ile parçanın iletmek istediği temel mesajı karşılaştırınız.
Önermede belirtilen 'mimari yapıların estetik ve işlevsel sınırlar aşarak toplumsal hafızayı koruyan kültürel bir taşıyıcı olduğu' yargısı, parçadaki yazarın savunmak istediği ana tezle birebir örtüşmektedir.
Önermenin doğruluğunu ya da yanlışlığını test etmek için metindeki ana düşünceyi yansıtıp yansıtmadığı kontrol edilmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 955Soru

Aşağıdaki sözcükleri, ünsüz yumuşaması kuralına uygunluk ve aykırılık durumlarına göre sağdaki açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

kapağı
hukuku
saçı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

kapağı sözcüğü ünsüz yumuşamasına uğramış sözcükle, hukuku sözcüğü yabancı kökenli olduğu için yumuşamaya aykırı sözcükle, saçı sözcüğü ise tek heceli olduğu için yumuşamaya aykırı sözcükle eşleşmelidir.
kapağı sözcüğünde ünsüz yumuşaması kuralına uygun bir değişim (k -> ğ) vardır. hukuku sözcüğü yabancı kökenli olduğu için, saçı sözcüğü ise tek heceli olduğu için ünsüz yumuşaması kuralına aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüklerin köklerini ve aldıkları ekleri belirleyin.
"kapağı" sözcüğünün kökü "kapak" olup "-ı" eki almıştır; "hukuku" sözcüğünün kökü "hukuk" olup "-u" eki almıştır; "saçı" sözcüğünün kökü "saç" olup "-ı" eki almıştır.
Ses olayını görebilmek için kelimenin ek almadan önceki son harfi ile ek aldıktan sonraki hali karşılaştırılmalıdır.
2
Kelimelerde ses değişimi olup olmadığını kontrol edin.
"kapak" kelimenin sonundaki "k" ünsüzü "ğ" ünsüzüne dönüşmüştür. "hukuk" ve "saç" kelimelerinin sonundaki sert ünsüzlerde bir değişim olmamıştır.
Hangi sözcükte ünsüz yumuşamasının gerçekleştiğini tespit etmek için.
3
Yumuşama gerçekleşmeyen sözcüklerin kurala aykırılık gerekçelerini sınıflandırın.
"hukuk" yabancı kökenli bir sözcük olduğundan kural dışıdır; "saç" ise tek heceli Türkçe bir sözcük olduğundan kural dışıdır.
Sağ taraftaki istisna tanımlarıyla doğru eşleştirmeyi yapabilmek için.

Anahtar Kavram

Ünsüz Yumuşaması ve Kurala Aykırı Durumlar
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 956Soru

Gazeteci:
(I) ----

Yapay Zekâ Uzmanı:
Yapay zekâ, binlerce yıllık sanat tarihini tarayıp kusursuz simetriler, ideal armoniler üretebilir; ancak insanı derinden sarsan sanat eserleri genellikle o kusursuzluğun içindeki küçük sapmalarla, yani yaratıcının teknik bir hatasıyla ya da duygusal taşkınlığıyla var olur. Algoritmanın henüz taklit edemediği şey, bu "bilin��li veya bilinçsiz kusur"un estetik değeridir. Dolayısıyla yapay zekânın ürettiği eserler birer kusursuz taklitten öteye geçemiyor.

Gazeteci:
(II) ----

Yapay Zekâ Uzmanı:
Mesele sadece teknik bir sınır değil, temelde alıcının psikolojisiyle ilgilidir. İnsan zihni, kendi kırılganlığını, acılarını ve geçiciliğini yansıtan eserlerle empati kurar. Karşımızda mükemmel çalışan bir kod dizisi olduğunu bildiğimizde, o eserin arkasında yatan "yaşanmışlık" duygusu kayboluyor. Yani yapay zekânın insani duyguları taklit etmesi yetmez; bizim o duygunun arkasında bir bilincin var olduğuna inanmamız gerekir.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Yapay zekânın sanatsal üretimde ulaştığı teknik kusursuzluk, onu insan elinden çıkan sanat eserleriyle eş değer kılabilir mi?
II. Yapay zekâ ürünlerinin insan zihninde aynı estetik hazzı uyandırmamasının temel kaynağı nedir?

Cevap

Yapay zekânın sanatsal kusursuzluğunun insan eseriyle eş değer olamayacağını ve bu ürünlerin zihinde aynı estetik hazzı uyandırmamasının nedenini soran seçenek doğru cevaptır.
Uzmanın ilk cevabı yapay zekânın ürettiği teknik kusursuzluğun sanatsal açıdan insan eserinin taşıdığı 'kusur' estetiğiyle yarışamayacağını, ikinci cevabı ise yapay zekâ ürünlerinin insan zihninde aynı estetik hazzı uyandırmamasının nedeninin alıcı psikolojisindeki yaşanmışlık ve empati unsurları olduğunu belirtmektedir. Bu iki düşünceyi doğrudan sorgulayan soruların yer aldığı seçenek doğru yanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Uzmanın birinci cevabını analiz etmek.
Uzman, yapay zekânın kusursuz üretebildiğini ancak insanı derinden etkileyen şeyin 'kusurlar ve teknik hatalar' olduğunu belirtiyor. Buradan hareketle ilk sorunun 'kusursuzluğun insan eseriyle eş değer olup olamayacağı' üzerine kurulduğu anlaşılır.
Konuşmacının ilk paragraftaki ana düşüncesini ve hangi soruya cevap verdiğini belirlemek.
2
Uzmanın ikinci cevabını analiz etmek.
Uzman, konunun alıcı psikolojisiyle ilgili olduğunu, insanların kırılganlık ve yaşanmışlık aradığını, arkasında bir insan bilinci hissetmediği eserlerle bağ kuramadığını ifade ediyor. Bu da ikinci sorunun 'aynı estetik hazzın veya etkinin neden yaratılamadığı' yönünde olduğunu gösterir.
Konuşmacının ikinci paragraftaki odak noktasını ve yanıtladığı soruyu tespit etmek.
3
Çıkarımları seçeneklerle karşılaştırmak.
Belirlenen iki sorunun sırasıyla sunulduğu, yapay zekânın kusursuzluğunun insan eseriyle eş değer olup olamayacağını ve estetik hazzın uyanmama kaynağını irdeleyen seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Ulaşılan sonuçları seçenekler üzerinden doğrulayarak tek doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 957Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcüklerin köklerini, karşılarında verilen kök türleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Yıkılan duvarı örmek için yeni taşlar getirdiler." cümlesindeki "taş" sözcüğü
"Kitapçıdan aldığı yeni romanı iki günde okudu." cümlesindeki "oku" sözcüğü
"Evdeki tüm odaları renklendirmek için yeni bir boya aldı." cümlesindeki "boya" sözcüğü
"Bahçedeki kuru otları temizlemek için tek tek yoldu." cümlesindeki "yol" sözcüğü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: 1. İsim Kökü (taş), 2. Fiil Kökü (oku-), 3. Ortak Kök (boya), 4. Sesteş Kök (yol-).
Eşleştirmede her sözcük, kendi kök özelliklerine uygun sınıfa yerleştirilmiştir. 'taş' yalnızca isim kökü, 'oku-' yalnızca fiil kökü, 'boya' anlam ilişkili ortak kök, 'yol-' ise sesteş köktür.

Adım Adım Çözüm

1
"taş" sözcüğünün kök türü belirlenir.
"taş" sözcüğünün isim kökü olduğu belirlenir.
Sözcük mastar eki alamadığından ve nesne bildirdiğinden isim kökü grubuna girer.
2
"okudu" eyleminin kökü tespit edilir.
"oku-" sözcüğünün fiil kökü olduğu belirlenir.
Sözcük eylem bildirmekte ve mastar eki (-mak) alabilmektedir.
3
"boya" sözcüğünün kök türü analiz edilir.
"boya" sözcüğünün ortak kök olduğu belirlenir.
Hem isim hem fiil olarak kullanılabilir ve iki kullanım arasında anlam ilişkisi mevcuttur.
4
"yoldu" eyleminin kökü analiz edilir.
"yol" sözcüğünün sesteş kök olduğu belirlenir.
İsim ve fiil olarak kullanılabilen sözcüğün iki anlamı arasında hiçbir ortak yön (anlam ilişkisi) yoktur.

Anahtar Kavram

Türkçede kökler temel olarak isim ve fiil kökü olmak üzere ikiye ayrılır. Ayrıca yazılışları aynı olan ortak (kökteş) kökler ile sesteş kökler de mevcuttur. Ortak köklerde anlam ilişkisi varken, sesteş köklerde anlam ilişkisi yoktur.
Soru 958Soru

Türkçede iki ünlü yan yana gelmediği için ünlüyle biten bir kelimeye ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde araya "y, ş, s, n" kaynaştırma harflerinden biri girer. Bazı durumlarda ise kaynaştırma harfleri ünlü ile ünsüz arasında da görev yapabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kaynaştırma ünsüzü kullanılmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senin fikrinde ısrar etmen durumları daha da zorlaştırdı.

Cevap

"Senin fikrinde ısrar etmen durumları daha da zorlaştırdı." cümlesi
"Senin fikrinde ısrar etmen durumları daha da zorlaştırdı." cümlesinde yer alan "fikrinde" sözcüğü "fikir-in-de" şeklinde çözümlenir. Buradaki "-in" eki ikinci tekil şahıs iyelik ekidir ve "n" ünsüzü bu ekin kendisine aittir. Dolayısıyla bu cümlede herhangi bir kaynaştırma ünsüzü kullanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerde kaynaştırma ünsüzü alması muhtemel sözcükleri (y, ş, s, n seslerini barındıranlar) tespit edin.
"salonunun, kapısı, romanında, konuyu, şekilde, fikrinde, bahçesinde, neşeyle" sözcükleri detaylı inceleme için ayrılır.
Kaynaştırma ünsüzleri genellikle ünlüyle biten kök veya gövdelere gelen eklerin bağlantı noktalarında ortaya çıkar.
2
Tespit edilen kelimelerin ek ve kök analizini yaparak "y, ş, s, n" seslerinin işlevlerini inceleyin.
"salon-u-n-un" (n kaynaştırma), "kapı-s-ı" (s kaynaştırma), "roman-ı-n-da" (n kaynaştırma), "konu-y-u" (y kaynaştırma), "şekil-i-n-de" (n kaynaştırma), "bahçe-s-i-n-de" (s ve n kaynaştırma), "neşe-y-le" (y kaynaştırma) şeklinde kaynaştırma sesleri belirlenir.
Bu sözcüklerdeki "y, ş, s, n" sesleri iki ünlünün yan yana gelmesini engellemek veya iyelik ekinden sonra durum eki getirmek amacıyla kullanılmıştır.
3
"fikrinde" kelimesinin iyelik sahibini ve ek yapısını çözümleyin.
"Senin fikrin" tamlamasından anlaşıldığı üzere "fikir-in-de" şeklinde ayrılan kelimede "-in" eki ikinci tekil şahıs iyelik ekidir. Buradaki "n" sesi ekin orijinal ünsüzüdür, sonradan eklenmiş bir kaynaştırma harfi değildir.
İkinci tekil şahıs iyelik eki alan kelimelerdeki iyelik "n" sesi ile üçüncü şahıs iyelik ekinden sonra gelen kaynaştırma "n" sesinin farkı, sözcüğün yöneldiği şahıs anlamından (senin / onun) çıkarılır.

Anahtar Kavram

Kaynaştırma ünsüzleri ile ikinci tekil şahıs iyelik ekinin (-in) ayırt edilmesi
Soru 959Soru

(I) Biyolüminesans, bazı canlı organizmaların kimyasal reaksiyonlar yoluyla kendi ışıklarını üretebilme yeteneğidir. (II) Bu benzersiz yetenek; derin denizlerin karanlık sularında yaşayan canlılardan ateş böceklerine, bazı mantar türlerinden mikroskobik dinoflagellatlara kadar oldukça geniş bir canlı grubunda gözlemlenir. (III) Derin deniz ekosistemindeki canlıların neredeyse yüzde doksanı, zifiri karanlıkta hayatta kalabilmek için biyolüminesansı aktif olarak kullanır. (IV) Okyanus derinliklerindeki bu ışık üretimi; avlanma, avcılardan korunma, eş bulma veya tür içi iletişim gibi hayati işlevleri yerine getirmeye hizmet eder. (V) İnsanlık ise doğadaki bu büyüleyici ışık üretim mekanizmasını taklit ederek biyoteknolojik araştırmalarda ve tıp alanında yeni yöntemler geliştirmektedir. (VI) Özellikle kanserli hücrelerin görüntülenmesinde ve genetik işaretleme çalışmalarında biyolüminesans proteinlerinden yaygın bir şekilde yararlanılmaktadır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

İkinci paragraf beşinci cümle ile başlamalıdır.
Paragrafın ilk dört cümlesinde biyolüminesansın doğadaki varlığı, hangi canlılarda görüldüğü ve derin deniz ekosistemindeki biyolojik işlevleri üzerinde durulmuştur. Beşinci cümleden itibaren ise konu yön değiştirerek insanlığın bu doğal mekanizmayı taklit edip biyoteknoloji ve tıp alanında nasıl kullandığına geçiş yapmıştır. Yeni bir konuya geçildiği için ikinci paragraf beşinci cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümlelerin konusu ve işlevi analiz edilir.
Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü cümlelerde biyolüminesansın bilimsel tanımı, doğadaki yaygınlığı ve derin deniz canlılarının bu ışığı hayatta kalmak için nasıl kullandıkları açıklanmaktadır.
Paragrafın ilk bölümündeki konusal bütünlüğü ve sınırları netleştirmek gerekir.
2
Konunun yön değiştirdiği veya yeni bir bakış açısının geliştirildiği cümle tespit edilir.
Beşinci cümleden itibaren konu, biyolüminesansın doğadaki ekolojik işlevlerinden çıkıp, insanlığın bu sistemi taklit ederek tıp ve biyoteknolojide geliştirdiği uygulamalara yönelmiştir.
Paragrafı ikiye bölme sorularında her paragrafın yalnızca tek bir ana düşünceyi ve konuyu barındırması esastır.
3
Sonraki cümlenin yeni konuyu devam ettirip ettirmediği kontrol edilir.
Altıncı cümle, beşinci cümlede açılan tıp ve biyoteknoloji konusuna (kanser hücresi görüntüleme ve genetik işaretleme) örnek vererek bu yeni yönü sürdürmektedir.
Yeni paragrafın başlangıç noktasının kendinden sonraki cümleyle yapısal ve anlamsal bir bağ kurduğunu doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 960Soru

Ad aktarması (mecazımürsel); bir sözcüğün benzetme amac�� güdülmeden, aralarındaki yer-insan, iç-dış, sanatçı-eser, parça-bütün gibi çeşitli ilgiler dolayısıyla başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diplomatik temasların ardından nihayet dün Ankara, sınır kapılarındaki denetimlerin artırılacağını resmen duyurdu.

Cevap

Diplomatik temasların ardından nihayet dün Ankara, sınır kapılarındaki denetimlerin artırılacağını resmen duyurdu. cümlesinin yer aldığı seçenek doğru cevaptır.
Diplomatik temasların ardından nihayet dün Ankara, sınır kapılarındaki denetimlerin artırılacağını resmen duyurdu. cümlesinde yer alan 'Ankara' sözcüğü, coğrafi bir yer adı olmasına rağmen benzetme amacı güdülmeden, yer-yönetim ilişkisiyle doğrudan 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti / hükümet yetkilileri' anlamında kullanılmıştır. Bu durum Türkçedeki tipik yer-insan / yer-yönetim odaklı ad aktarması (mecazımürsel) örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen mecazlı ve aktarmalı kullanımları tespit etmek.
Seçeneklerdeki mecazlar, deyim aktarmaları ve ad aktarması olabilecek ifadeler belirlenmiştir.
Ad aktarmasını bulabilmek için öncelikle cümlelerde gerçek anlamının dışında kullanılan t��m sözcüklerin taranması gerekir.
2
Mecazlı ifadelerin benzetme amacı taşıyıp taşımadığını kontrol etmek.
Hüzünl�� bulutlar, gizemli dehlizler, buzları eritmek ve dalgaların kudurması ifadelerinin benzetme ilgisine (deyim aktarması ve standart mecazlara) dayandığı için elenmesi.
Ad aktarmasını diğer mecazlardan ayıran en temel fark, sözcükler arasında benzetme amacının olmamasıdır.
3
Doğru seçenekteki benzetme amacı gütmeyen ilişkiyi çözümlemek.
'Ankara' sözcüğünün yer-yönetim ilişkisi kurarak doğrudan 'Türkiye hükümeti / devlet yetkilileri' yerine kullanıldığının saptanması.
Burada bir benzetme ilişkisi kurulmamış, yer adı doğrudan orada bulunan yönetim mekanizmasını karşılayacak şekilde ad aktarması yoluyla kullanılmıştır.

Anahtar Kavram

Ad Aktarması (Mecazımürsel)

Alternatif Yöntem

Cümledeki şüpheli sözcüğün yerine gerçekte kastettiği sözcüğü koyarak cümlenin mantığını test edebilirsiniz. Örneğin 'Ankara duyurdu' ifadesinde Ankara yerine 'hükümet yetkilileri' getirdiğimizde anlam tam olarak oturur. Bu yerine koyma esnasında iki kavram arasında hiçbir benzetme ilişkisi bulunmuyorsa orada ad aktarması vardır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 48 / 338Sonraki