Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1141Soru

(I) Türk okçuluğu, Hunlardan Osmanlılara uzanan tarihî süreçte askeri gücün ve toplumsal kimliğin en önemli taşıyıcılarından biri olmuştur. (II) Savaş alanlarında sağladığı üstünlüğün yanı sıra barış dönemlerindeki törenlerde ve şenliklerde düzenlenen yarışmalarla da toplumsal bağları güçlendirmiştir. (III) Özellikle Osmanlı Dönemi'nde kurulan okçuluk tekkeleri, bu ata sporunun belirli kurallar çerçevesinde nesilden nesile aktarılmasını sağlayan kurumsal yapılar haline gelmiştir. (IV) Klasik bir Türk yayının üretimi ise doğadan elde edilen özel malzemelerin bir araya getirildiği, yıllar süren sabırlı bir zanaat sürecini kapsar. (V) Yayın gövdesini oluşturacak akçaağaç, esneklik sağlayan manda boynuzu ve mukavemet katan sinir tabakası organik tutkallarla birleştirilerek şekillendirilir. (VI) Yapımı tamamlanan yayın kullanıma hazır hale gelmesi, ağacın ve diğer organik katmanların tamamen kaynaşması için oda sıcaklığında en az bir yıl bekletilmesini gerektirir.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; IV.; 4; 4.; dört; Dört

Cevap

İkinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.
Paragrafın ilk üç cümlesinde Türk okçuluğunun tarihi, sosyokültürel önemi ve kurumsal yapısı üzerinde durulurken dördüncü cümleden itibaren geleneksel Türk yayının yapım süreci ve zanaat özelliklerine geçiş yapılmıştır. Bu nedenle ikinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk üç cümlesindeki konu bütünlüğü belirlenir.
İlk üç cümlede Türk okçuluğunun tarihsel gelişimi ve toplumsal/kurumsal işlevleri ele alınmıştır.
Paragrafın ana konusunu ve sınırlarını çizmek için ilk cümleler incelenir.
2
Konuda veya konuya bakış açısında bir değişiklik olup olmadığı araştırılır.
Dördüncü cümleden itibaren konunun Türk okçuluğunun tarihinden çıkıp yay yapım zanaatına ve malzemelerine kaydığı tespit edilir.
Paragrafı ikiye bölecek geçiş noktasını bulmak için konusal sapma noktası aranır.
3
Sonraki cümlelerin bu yeni konuyu sürdürüp sürdürmediği kontrol edilir.
Beşinci ve altıncı cümlelerin dördüncü cümledeki yay üretimi konusunu detaylandırarak devam ettirdiği görülür.
Geçiş noktasının yeni bir paragraf başlangıcı için uygun ve tutarlı olduğunu doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1142Soru

Geleneksel biyoloji anlayışı, doğadaki canlıların amansız bir rekabet içinde olduğunu söyler. Oysa ormanlar, bu tezin tam aksini kanıtlayan devasa bir iş birliği alanıdır. Toprağın altında uzanan mikorizal ağlar, ağaçları birbirine bağlayan biyolojik bir internet gibidir. Yaşlı ağaçlar, güneş ışığından mahrum kalan genç fidanları bu ağ sayesinde besler; bir ağaç saldırıya uğradığında salgıladığı kimyasallarla komşularını uyarır. Orman, tekil bireylerin mücadelesinden ziyade, ortak bir yaşamı sürdürmek için kenetlenmiş bir bütündür.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayların; kişi, yer ve zaman ögelerine bağlı kalınarak kronolojik sırayla aktarıldığı öyküleyici anlatım kullanılmıştır.

Cevap

Olayların; kişi, yer ve zaman ögelerine bağlı kalınarak kronolojik sırayla aktarıldığı öyküleyici anlatım kullanılmıştır.
Doğru cevap, öyküleyici anlatımın kullanıldığını öne süren seçenektir. Öyküleyici anlatımda bir olay akışı, bu olayı yaşayan kişiler, olayın geçtiği yer ve zaman ögeleri bulunmalıdır. Verilen parçada ise bilgi verme (açıklama) ve yerleşik bir görüşü değiştirme (tartışma) hedeflenmiştir; dolayısıyla öyküleyici anlatıma başvurulduğu söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana amacını ve üslubunu belirlemek.
Paragraf, geleneksel rekabetçi biyoloji görüşüne karşı çıkarak ormanlardaki iş birliğini savunmaktadır. 'Oysa' ifadesiyle tartışmacı anlatımın kurulduğu görülür.
Yazarın amacını saptayarak anlatım biçimlerini doğru kategorize etmek.
2
Paragraftaki düşünceyi geliştirme yollarını ve dil ögelerini incelemek.
'Mikorizal ağlar... biyolojik bir internet gibidir' ifadesinde benzetme; yaşlı ağaçların besin aktarması ve uyarı göndermesinde örneklendirme; geleneksel anlayış ile yeni yaklaşımın kıyaslanmasında ise karşılaştırma tespit edilmiştir.
Seçeneklerde yer alan yardımcı yargıların metindeki karşılıklarını bulmak.
3
Paragrafta öyküleyici ögelerin olup olmadığını kontrol etmek.
Metinde kişi, yer, zaman unsurlarına bağlı bir olay akışı bulunmamaktadır; metin bilgi verme ve bir tezi savunma amaçlıdır.
Öyküleyici anlatımın bulunmadığını kesinleştirerek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Tartışma, Açıklama) ve Düşünceyi Geliştirme Yolları (Benzetme, Örneklendirme, Karşılaştırma)
Soru 1143Soru

(I) Fotoğrafçılık; sadece anı dondurmak değil, aynı zamanda dünyaya bakış açımızı yansıtan estetik bir sanattır. (II) Bir fotoğrafçı, kamerası aracılığıyla çevresindeki nesneleri kendi süzgecinden geçirerek izleyiciye sunar. (III) Bu sunum süreci; sanatçının ışık, gölge, açı ve kompozisyon tercihlerine göre şekillenir. (IV) Sanat eserine dönüşen bu kareler, izleyicide derin duygusal ve zihinsel çağrışımlar uyandırır. (V) Sonuç olarak fotoğraf, teknik donanım ile estetik duyarlılığın birleştiği özgün bir yaratım alanıdır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra "İşte bu teknik tercihler, çekilen karenin sıradan bir belgelemeden öteye geçip sanat eserine dönüşmesini sağlar." cümlesi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III.

Cevap

III. cümleden sonra
Üçüncü cümleden sonra getirilen ifade, kendinden önceki cümlede geçen 'ışık, gölge, açı ve kompozisyon tercihleri' ile 'bu teknik tercihler' ifadesi üzerinden; kendinden sonra gelen cümleyle de 'sanat eserine dönüşme' kavramı üzerinden doğrudan bağlantı kurar. Bu sayede paragrafın anlam bütünlüğü kusursuz bir şekilde sağlanmış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anahtar kavramları ve birbirleriyle olan yapısal ilişkileri belirlenir.
Üçüncü cümlede 'tercih' kavramından, dördüncü cümlede ise 'sanat eserine dönüşen kareler' ifadesinden bahsedildiği tespit edilir.
Eklenecek cümlenin hem öncesindeki hem de sonrasındaki ifadelerle uyumlu bir köprü oluşturması gerekir.
2
Eklenecek cümlede yer alan 'İşte bu teknik tercihler' ve 'sanat eserine dönüşmesini sağlar' ifadeleri parçadaki yerlerine göre değerlendirilir.
Bu teknik tercihler ifadesinin üçüncü cümledeki 'ışık, gölge, açı ve kompozisyon tercihleri' kısmına; sanat eserine dönüşme ifadesinin ise dördüncü cümledeki 'Sanat eserine dönüşen...' ifadesine karşılık geldiği görülür.
Cümleler arasındaki zamirler, işaret sıfatları ve ortak kavramlar doğru eşleştirmeyi bulmada en önemli ipucudur.
3
Cümlenin üçüncü cümleden sonraki yerine yerleştirilip paragrafın tamamı akıcılık açısından kontrol edilir.
Anlam akışının pürüzsüz ve dil bilgisel kurallara uygun bir biçimde tamamlandığı doğrulanır.
Paragraf sorularında son kontrol, bütünsel anlam akışını onaylamak için kritik bir adımdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Yerleştirme
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1144Soru

Aşağıdaki cümlelerde geçen bağlaçları, cümlelere kazandırdıkları anlamlarla veya üstlendikleri işlevlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tiyatronun ilk perdesini çok beğendim ama ikinci perdesi beni pek sarmadı.
Seninle kütüphaneye gelirim ama orada sessizce ders çalışacaksın.
Bugün okula gidemedim çünkü kendimi hiç iyi hissetmiyordum.
Soruları çok kısa sürede çözdü hatta arkadaşlarına da yardım etti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk cümle karşıtlık ilişkisiyle, ikinci cümle koşul anlamıyla, üçüncü cümle gerekçe açıklamasıyla, dördüncü cümle ise pekiştirme anlamıyla e��leşmektedir.
Tiyatronun ilk perdesinin beğenilmesi ve ikincisinin sarmaması durumları arasında karşıtlık (zıtlık) ilişkisi vardır, bu yüzden birinci cümle karşıtlık bildiren seçenekle eşleşir. Kütüphaneye gelme eylemi sessiz durma şartına bağlandığı için ikinci cümle koşul anlamıyla eşleşer. Okula gidememenin nedeni açıklandığı için üçüncü cümle gerekçe açıklamasıyla eşleşir. Soruları çözmenin yanında bir de üstelik yardım edildiği belirtilerek anlam derecelendirildiği için dördüncü cümle pekiştirme anlamıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki bağlaçları tespit etmek
Cümlelerde sırasıyla 'ama', 'ama', 'çünkü' ve 'hatta' sözcüklerinin bağlaç görevinde kullanıldığı saptanmıştır.
Bağlaçların cümledeki işlevlerini yorumlamadan önce doğru sözcükleri saptamak gerekir.
2
Cümlelerin anlam ilişkilerini analiz etmek
Tiyatronun ilk perdesinin beğenilip ikincisinin sarmaması zıtlık; kütüphaneye gelmenin sessiz olmaya bağlı olması koşul; okula gidememenin nedeni hasta hissetmek gerekçe; soruları çözüp üstüne arkadaşlarına yardım etmek ise pekiştirme bildirmektedir.
Her bir bağlacın cümleye kattığı anlam bağlamdan hareketle belirlenir.
3
Eşleştirmeyi tamamlamak
Birinci cümle karşıtlıkla, ikinci cümle koşulla, üçüncü cümle gerekçeyle, dördüncü cümle ise pekiştirmeyle doğru şekilde eşleştirilmiştir.
Saptanan anlam işlevleri ile sağ taraftaki tanımlar eşleştirilerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Bağlaçların cümleler ve kavramlar arasında kurduğu anlam ilişkileri
Soru 1145Soru

(I) Çay, tüm dünyada sudan sonra en çok tüketilen içeceklerin başında gelmektedir. (II) Anavatanı Çin olan bu bitki, ilk başlarda sadece tıbbi amaçlarla ve şifa niyetine kullanılmıştır. (III) Yüzyıllar içinde ticari yollarla dünyaya yayılmış ve farklı toplumların günlük yaşamının bir parçası olmuştur. (IV) Lezzetli bir çay elde etmek için demlenecek suyun kireçsiz olmasına ve porselen demlik kullanılmasına özen gösterilmelidir. (V) Günümüzde ise çay, sadece bir içecek olmanın ötesinde, misafirperverliğin ve samimi sohbetlerin en önemli kültürel simgesidir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Düşüncenin akışını bozan cümle IV numaralı cümledir.
Paragrafta genel olarak çayın tarihçesi, dünyaya yayılışı ve toplumsal hayatımızdaki kültürel yeri anlatılmaktadır. Ancak IV numaralı cümle, konunun bu akışından tamamen uzaklaşarak kaliteli çay demlemek için yapılması gerekenlere dair pratik ve teknik bir bilgi sunmaktadır. Bu nedenle IV numaralı cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde işlenen ortak konuyu ve anlatım çizgisini belirleyin.
Paragrafta çayın tarihsel kökeni, dünyaya yayılışı ve günümüzdeki kültürel/sosyal rolü anlatılmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin ana temasını kavramak gerekir.
2
Her bir cümlenin bu konuya katkısını ve diğer cümlelerle olan anlamsal bağını inceleyin.
I, II, III ve V numaralı cümleler çayın tarihsel ve sosyokültürel boyutuyla ilgili olup birbirini tamamlamaktadır. Ancak IV numaralı cümle, çayın nasıl demlenmesi gerektiğine dair teknik bir bilgi vererek bu bütünü bölmektedir.
Akışı bozan cümleler genellikle metnin genel konusundan saparak farklı bir yöne veya ayrıntıya odaklanır.
3
Düşüncenin akışını bozan cümleyi tespit edip seçeneği belirleyin.
IV numaralı cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.
Çayın demlenme yöntemine değinen IV numaralı cümlenin metinden çıkarılması durumunda, çayın yayılışından (III. cümle) günümüzdeki kültürel simge oluşuna (V. cümle) geçiş daha pürüzsüz ve anlamlı olacaktır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi tespit etme
Tahmini Süre:50s
Soru 1146Soru

Ah (I), o eski günlerin sıcaklığı nerede şimdi! İnsanlar birbirine selam vermeye bile eriniyor. Geçen gün sokakta yürürken yaşlı bir adamın derinden bir ah (II) çektiğini duydum; yüreğim sızladı. Kendi kendime, 'Ey (III) insanoğlu, ne ara bu kadar yabancılaştın kendine?' diye mırıldandım. Tam o esnada caddenin karşısından bir ses yükseldi: 'Simitçi! (IV) Taze simitlerim var!' Bu sesleniş beni çocukluğuma götürdü ama ne yazık ki o güzel günlerin artık dönüşü yok; eyvah (V), her şey geçmişte kaldı!

Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türleri ve cümledeki işlevleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. sözcük, herhangi bir çekim eki almadığı için cümle içinde ünlem görevini sürdürmektedir.

Cevap

Numaralanmış sözcüklerden ikincisi, herhangi bir çekim eki almadığı için cümle içinde ünlem görevini sürdürmektedir ifadesi yanlıştır.
İkinci sözcük olan 'ah' kelimesi, cümle içinde 'bir ah' şeklinde belgisiz sıfatla belirtilerek isim (ad) görevinde kullanılmıştır. Türkçede ünlemler cümle içinde isim çekim eki alarak veya bir sıfatla belirtilerek/nitelenerek adlaşabilirler. Dolayısıyla, bu sözcüğün ünlem görevini sürdürdüğünü iddia eden ifade yanlıştır ve bu nedenle aranan seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki birinci sözcük (Ah) incelenir.
Bu sözcüğün doğrudan duygu belirten bir asıl ünlem olduğu tespit edilir.
Seçeneklerdeki ilk ifadenin doğruluğunu doğrulamak için.
2
Parçadaki ikinci sözcük (ah) ve içinde yer aldığı 'bir ah çekmek' öbeği incelenir.
Sözcüğün 'bir' belgisiz sıfatıyla belirtilerek adlaştığı (isimleştiği) ve eylemin nesnesi konumuna geldiği anlaşılır.
Ünlemlerin çekim eki almadan da sıfatlarla belirtilerek adlaşabileceğini belirlemek için.
3
Parçadaki üçüncü sözcük (Ey) incelenir.
Bu sözcüğün hitap bildiren bir seslenme ünlemi olduğu ve 'Ey insanoğlu' hitap grubunu kurduğu saptanır.
Üçüncü ifadenin doğruluğunu kontrol etmek için.
4
Parçadaki dördüncü sözcük (Simitçi) incelenir.
Normalde isim olan kelimenin seslenme tonlamasıyla ünlemleştiği belirlenir.
Dördüncü ifadenin doğruluğunu onaylamak için.
5
Parçadaki beşinci sözcük (eyvah) incelenir.
Bu sözcüğün çaresizlik/pişmanlık bildiren bir asıl ünlem olduğu belirlenir.
Beşinci ifadenin doğruluğunu teyit etmek ve yanlış olan seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Ünlemlerin türsel sınıflandırması, ünlemleşme (seslenme tonuyla ünlem olma) ve adlaşma (isimleşme) süreçleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1147Soru

Yıllar geçse de onun süzgün (I) bakışlarındaki hüzün hiç değişmemişti. Genç yazar (II), toplumsal sorunları ele aldığı son romanıyla okuyucuyu derinden etkiledi. O, sessiz (III) gecelerde sadece kendi iç sesini dinlemeyi ve yazmayı tercih ederdi. Topluma yaptığı her katkı (IV), onun bu dünyadaki izini biraz daha belirgin kılıyordu. Hayatın batı (V) ucunda, deniz kenarındaki küçük bir kulübede huzuru bulmuştu.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi, aldığı yapım ekinin işlevi bakımından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

III numaralı 'sessiz' sözcüğü (İsimden isim yapım eki almıştır)
III numaralı 'sessiz' sözcüğü, 'ses' isim kökünden '-siz' ekiyle türetilmiştir. Bu ek, isimden isim yapım ekidir. Diğer tüm seçeneklerdeki numaralanmış sözcükler ('süzgün', 'yazar', 'katkı', 'batı') ise fiilden isim yapım eki almıştır. Dolayısıyla III numaralı sözcük yapım ekinin işlevi bakımından diğerlerinden farklıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin köklerini ve eklerini belirleyin.
süzgün (süz- fiil + -gün), yazar (yaz- fiil + -ar), sessiz (ses isim + -siz), katkı (kat- fiil + -kı), batı (bat- fiil + -ı)
Sözcüklerin yapısını analiz etmek için kök ve ek ayrımı yapılmalıdır.
2
Sözcüklere gelen yapım eklerinin işlevlerini (isimden isim mi yoksa fiilden isim mi türettiklerini) inceleyin.
I, II, IV ve V numaralı sözcükler fiil köklerine gelerek onları isme dönüştürmüştür (fiilden isim yapım eki). III numaralı sözcük ise isim köküne gelerek yine bir isim soylu sözcük türetmiştir (isimden isim yapım eki).
Yapım eklerinin işlevsel farklılığını ortaya koymak.
3
Elde edilen sonuçlara göre diğerlerinden farklı işlevde ek alan sözcüğü belirleyin.
III numaralı 'sessiz' sözcüğü isimden isim yapım eki aldığı için diğerlerinden farklıdır.
Farklı olan yapım ekini saptayıp doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Yapım Ekleri ve İşlevleri
Soru 1148Soru

Bir yapıtı okurken zihnimin pürüzlü sözcüklerin dikine çarpmasını, dilin kendi içindeki engebelerinde teklemeyi hiç istemem. Benim için başarılı bir anlatım, kelimelerin bir nehrin yatağında zahmetsizce akan sular gibi birbirine eklenerek yol almasıdır. Okur, bir cümleden diğerine geçerken hiçbir engelle karşılaşmamalı, seslerin ve hecelerin kendi arasındaki ritminde kayıp gitmelidir. Telaffuz güçlüğü yaşatan, kulağı tırmalayan unsurlardan arındırılmış bir üslup, okuma eylemini kesintisiz bir yolculuğa dönüştürür.

Bu parçada dile getirilen düş��nceler, aşağıdaki anlatım ilkelerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akıcılık

Cevap

Akıcılık ilkesi metinde kelimelerin pürüzsüzce akması ve kulağı tırmalamaması şeklinde betimlendiği için doğru cevap akıcılık olmalıdır.
Metindeki 'zihnin kelimelerin pürüzlerine takılmaması', 'kelimelerin bir nehir yatağında zahmetsizce akan sular gibi birleşmesi' ve 'telaffuz güçlüğü yaşatmaması' ifadeleri, yazılı bir metnin okunurken dil ve kulak için hiçbir engele takılmadan akıp gitmesini ifade eder. Bu özellik anlatım ilkelerinden doğrudan akıcılık ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar ifadeleri belirleme
Metinde geçen 'pürüzlü sözcüklerin dikine çarpmamak', 'dilin engebelerinde teklememek', 'kelimelerin nehir yatağındaki sular gibi akıp gitmesi' ve 'telaffuz güçlüğü yaşatmamak' ifadeleri tespit edilir.
Yazarın üslupta aradığı temel niteliğin ne olduğunu saptamak için bu anahtar ifadelerin çözümlenmesi gerekir.
2
Belirlenen nitelikleri anlatım ilkeleri ile karşılaştırma
Okuma esnasında dilin takılmaması, ses ve hece uyumu sayesinde ritmik bir akışın yakalanması doğrudan 'akıcılık' ilkesinin tanımıdır.
Seçeneklerdeki diğer ilkelerin (yalınlık, duruluk, açıklık, özgünlük) tanımları ile metindeki odağın farkını ayırt etmek gerekir.
3
Doğru seçeneği teyit etme
Akıcılık dışındaki tüm seçenekler elenir ve yazarın savunduğu ilkenin akıcılık olduğu kesinleştirilir.
Çeldirici kavramların elendiğinden emin olunarak nihai karar verilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1149Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü düşmesine uğramış bir sözcük yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllar sonra karşılaştığı arkadaşını görünce gözleri parlıyordu.

Cevap

Yıllar sonra karşılaştığı arkadaşını görünce g��zleri parlıyordu.
Doğru yanıt olan 'Yıllar sonra karşılaştığı...' cümlesinde ünlü düşmesine uğramış bir sözcük yoktur. Cümledeki 'parlıyordu' kelimesi 'parla-yor-du' şeklindedir ve daralmaya uğramıştır; 'karşılaştığı' sözcüğünde ise ünsüz benzeşmesi ve yumuşaması vardır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan cümlelerdeki tüm sözcüklerin kökleri ve aldıkları ekler analiz edilir.
Ünlü dü��mesi potansiyeli taşıyan 'savrulan', 'beslediği', 'bağrına', 'uykuya', 'kaybolan' ve 'parlıyordu' sözcükleri tespit edilir.
Sözcüklerde türetme, çekim veya birleşme sırasında gerçekleşen ünlü kayıplarını belirlemek.
2
Tespit edilen sözcüklerin kök morfolojisi incelenerek ünlü düşmesinin varlığı doğrulanır.
'savur-ul-an' (u düşmüş), 'besi-le-di-ğ-i' (i düşmüş), 'bağır-ı-n-a' (ı düşmüş), 'uyu-ku-y-a' (u düşmüş), 'kayıp-ol-an' (ı düşmüş) kelimelerinde ünlü düşmesi belirlenir.
Hangi sözcüklerin ünlü kaybına uğradığını netleştirip elenmelerini sağlamak.
3
Kalan seçenek olan cümlede yer alan 'parlıyordu' sözcüğünün kök ve ek yapısı incelenir.
'parla-yor-du' kelimesinde geniş ünlünün daralması (a > ı) görülür ancak ünlü kaybı olmadığı saptanır.
Ünlü daralması ile ünlü düşmesinin karıştırılmasını önleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Ünlü Düşmesi (Ses Bilgisi)
Soru 1150Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen yazar ve eser değerlendirmelerini sağ sütundaki anlatım ilkeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazar, eserinde kahramanın yaln��zlığından şikayetçi olduğunu ve kalabalıklar içinde olmaktan mutlu olduğunu belirttikten birkaç sayfa sonra aynı kahramanın kalabalıklardan nefret ettiğini ve tek başına olmaktan huzur bulduğunu söylüyor.
Şiirlerini okurken dilimin hiçbir yabancı kelimeye veya söylenmesi güç, sert ünsüz yığınlarına takılmadığını fark ettim; mısralar adeta kendiliğinden akıp gidiyor zihnimde.
Gazeteci yazar, son makalesinde 'Genç sporcuya babası gibi boksla ilgilenen antrenörü eşlik ediyordu.' cümlesini kurarak antrenörün mü yoksa sporcunun mu babasının boksla ilgilendiğini belirsiz bırakmıştır.
Onun öyk��lerinde ne Sabahattin Ali'nin köy gerçekçiliğinin ne de Sait Faik'in İstanbul esintilerinin izi vardır; o, Türk edebiyatında hiç ayak basılmamış yeni bir patika açmıştır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle tutarlılık, ikinci cümle akıcılık, üçüncü cümle açıklık, dördüncü cümle ise özgünlük kavramıyla eşleşmektedir.
Sol sütundaki durumlar incelendiğinde; birinci cümledeki kahramanın çelişkili davranışları tutarlılık ilkesini ihlal eder. İkinci cümledeki seslerin takılmadan akması akıcılık ile ilgilidir. Üçüncü cümledeki yapısal karmaşadan kaynaklanan anlam belirsizliği açıklık ilkesinin ihlalidir. Dördüncü cümledeki başka sanatçılara benzememe ve yeni bir yol açma ise özgünlük niteliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi analiz ederek yazarın karakterle ilgili birbiriyle çelişen ifadelerini tespit edin.
Kahramanın hem yalnızlıktan şikayet edip hem de yalnızlıkta huzur bulduğunun söylenmesi bir çelişkidir; bu durum tutarlılık ilkesinin ihlalidir.
Anlatımda çelişkili yargıların bulunmaması tutarlılık ilkesinin temel şartıdır.
2
İkinci cümleyi inceleyerek dilin okunuş özelliklerini değerlendirin.
Dilin yabancı kelimelere veya söylenmesi güç ünsüzlere takılmadan akıp gitmesi akıcılık ilkesini gösterir.
Sözcüklerin kolayca söylenebilmesi ve okurun dili yormaması akıcılık ile tanımlanır.
3
Üçüncü cümledeki anlam belirsizliğini inceleyin.
'Genç sporcuya babası gibi boksla ilgilenen antrenörü...' ifadesindeki belirsizlik açıklık ilkesinin ihlalidir.
Anlatımın yoruma yer bırakmayacak şekilde net ve tek bir anlam taşıması açıklık ilkesinin gereğidir.
4
Dördüncü cümlede yazarın üslubunun diğer yazarlarla ilişkisini belirleyin.
Yazarın Sait Faik veya Sabahattin Ali'yi taklit etmeyip kendine has bir patika açması özgünlük ilkesidir.
Başkalarına benzememe ve taklitçilikten kaçınma özgünlük niteliğidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1151Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözde özne kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tören için hazırlanan büyük salon sabahın erken saatlerinde süslendi.

Cevap

Tören için hazırlanan büyük salon sabahın erken saatlerinde süslendi.
Sözde özne, edilgen çatılı (yükleminde -l veya -n eki bulunan) cümlelerde işi yapanın belli olmaması durumunda işten etkilenen ögenin özne kabul edilmesiyle oluşur. 'Tören için hazırlanan büyük salon sabahın erken saatlerinde süslendi' cümlesindeki 'süslendi' yüklemi edilgen çatılıdır ve süsleme işini yapan kişi veya kişiler belli değildir. Bu durumda süsleme işinden etkilenen 'Tören için hazırlanan büyük salon' ögesi sözde özne olur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin yüklemini bulmak ve çatısını incelemek
Cümlenin yüklemi 'süslendi' sözcüğüdür. 'Süslemek' fiili '-n' edilgenlik ekini alarak 'süslenmek' haline gelmiş ve edilgen çatılı olmuştur.
Sözde özne sadece edilgen çatılı eylemlerin yüklem olduğu cümlelerde bulunur.
2
Yükleme özneyi bulduracak soruyu sormak
'Süslenen ne?' sorusuna verilen cevap 'Tören için hazırlanan büyük salon' ifadesidir.
Yükleme sorulan 'olan ne / yapan kim?' soruları cümlenin öznesini buldurur.
3
Öznenin türünü belirlemek
Süsleme eylemini gerçekleştiren kişi veya kişiler (işi yapan) cümlede belirtilmemiştir. 'Tören için hazırlanan büyük salon' ögesi bu işten etkilenen durumundadır, dolayısıyla sözde öznedir.
Edilgen cümlelerde işi yapan belli olmadığından, eylemden etkilenen öge sözde özne kabul edilir.

Anahtar Kavram

Edilgen çatılı cümlelerde yükleme sorulan özne sorusuyla bulunan ve eylemden etkilenen öge 'sözde özne'dir.
Soru 1152Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte yer alan -ı / -i eki, diğerlerinden farklı bir işlevde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu genç yazarı yakından takip ediyorum.

Cevap

Bu genç yazarı yakından takip ediyorum.
Doğru seçenekteki 'yazarı' kelimesinde yer alan '-ı' eki belirtme durumu (hâl) ekidir. Cümlede belirtili nesne görevinde kullanılmıştır. Diğer seçeneklerdeki kelimeler ise isim tamlamalarının tamlananıdır ve aldıkları ekler üçüncü tekil şahıs iyelik (sahiplik) ekidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin aldıkları ekleri ve cümledeki işlevlerini inceleyin.
yazarı kelimesinde belirtme durumu eki, diğer kelimelerde ise iyelik eki kullanılmıştır.
Ekin kelimeye kattığı anlamı belirlemek.
2
Altı çizili sözcüklerin bir isim tamlamasının tamlananı olup olmadığını belirleyin.
'yazarın eseri', 'kitabın dili', 'romanın kapağı' ve 'derginin içeriği' tamlamalarında iyelik eki bulunmaktadır. 'Bu genç yazarı' ifadesinde ise tamlama kurulmamıştır.
İyelik ekleri isim tamlamalarında tamlanan ögesinde yer alır.

Anahtar Kavram

İyelik eki ile belirtme durum ekinin ayrımı
Soru 1153Soru

(I) Nöroestetik, sanat eserlerinin insan zihninde uyandırdığı estetik deneyimi nörobiyolojik mekanizmalar üzerinden açıklamaya çalışan disiplinler arası bir alandır. (II) Bu alanda çalışan araştırmacılar, özellikle beynin ödül ve karar alma merkezlerinin sanat yapıtları karşısında verdiği tepkileri ölçümlemeye odaklanırlar. (III) Sanatsal yaratıcılığın genetik kökenleri üzerine yürütülen çalışmalar ise son yıllarda moleküler biyoloji çevrelerinde geniş yankı uyandırmıştır. (IV) Bilim insanları, söz konusu tepkileri gözlemlemek amacıyla fMRI gibi gelişmiş görüntüleme teknolojilerinden yararlanarak beyindeki aktif bölgeleri haritalandırırlar. (V) Elde edilen bu haritalama verileri de estetik beğeninin sadece soyut bir duygu olmadığını, beyinde somut bir biyolojik karşılığının bulunduğunu kanıtlamaktadır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (III) düşüncenin akışını bozmaktadır.
Üçüncü cümle, parçanın genel konusu olan 'estetik algının nörobiyolojik yansımaları ve haritalandırılması' izleğinden saparak konuyu 'sanatsal yaratıcılığın genetik temellerine' taşımıştır. İkinci cümle ile dördüncü cümle arasında yer alan 'verdiği tepkiler' ve 'söz konusu tepkiler' ifadesi, bu iki cümlenin birbirine doğrudan bağlı olduğunu gösterir. Araya giren üçüncü cümle ise bu yapısal ve anlamsal bağı kopararak düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu belirlemek amacıyla cümleleri sırayla okuyup aralarındaki anlam ilişkilerini inceleyin.
Paragrafın genelinde nöroestetik alanının estetik algıyı ölçme yöntemleri ve beyindeki yansımaları ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle parçanın ana temasını ve sınırlarını tespit etmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki köprü ifadeleri ve anlam bağlarını kontrol edin.
İkinci cümledeki 'tepkileri ölçümlemeye odaklanırlar' ifadesinin, dördüncü cümledeki 'söz konusu tepkileri gözlemlemek amacıyla' ifadesiyle doğrudan anlam bağı kurduğu görülür. Ancak üçüncü cümle araya girerek yaratıcılığın genetik kökenlerinden bahsetmektedir.
Köprü kelimeler ve zamirler yardımıyla hangi cümlelerin birbirini takip etmesi gerektiğini kesinleştirmek akışı bozan cümleyi netleştirir.
3
Üçüncü cümleyi paragraftan çıkararak akışın düzelip düzelmediğini test edin.
Üçüncü cümle çıkarıldığında, ikinci cümledeki 'tepkiler' konusu doğrudan dördüncü cümledeki 'söz konusu tepkiler' ve 'haritalandırma' açıklamasına kesintisiz bağlanmaktadır.
Akışı bozduğundan şüphelenilen cümle çıkarıldığında metnin anlamca bütün ve pürüzsüz hale gelmesi, doğru cevabı teyit eder.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1154Soru

Birleşik sözcükler; isim tamlaması, sıfat tamlaması ya da çeşitli cümle biçimlerinin kalıplaşması gibi farklı yollarla kurulabilir.

Buna göre, aşağıdaki c��mlelerin hangisinde sıfat tamlaması yoluyla oluşmuş bir birleşik sözcük kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sonbahar rüzgârları, dökülen sarı yaprakları geniş caddenin her tarafına savuruyordu.

Cevap

Sonbahar rüzgârları, dökülen sarı yaprakları geniş caddenin her tarafına savuruyordu.
Doğru yanıt olan cümlede geçen 'sonbahar' birleşik sözcüğü, 'son' niteleyici sıfatı ile 'bahar' isminin bir araya gelmesiyle, yani sıfat tamlaması kalıbının kalıplaşması yoluyla kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen birleşik sözcükleri tespit etmek.
Cümlelerde sırasıyla 'aslanağzı', 'gökkuşağı' / 'gökyüzü', 'sonbahar', 'denizaltı' ve 'kuşburnu' birleşik sözcükleri belirlenmiştir.
Oluşum yollarını incelemek üzere öncelikle cümlelerdeki birleşik sözcükleri doğru saptamak gerekir.
2
Tespit edilen birleşik sözcüklerin dil bilgisel yapılarını ve kuruluş biçimlerini çözümlemek.
'Aslanağzı' (aslan ağzı), 'gökkuşağ��' (gök kuşağı), 'gökyüzü' (gök yüzü), 'denizaltı' (deniz altı) ve 'kuşburnu' (kuş burnu) sözcüklerinin belirtisiz isim tamlaması kalıbında olduğu; 'sonbahar' (son bahar) sözcüğünün ise sıfat tamlaması kalıbında olduğu görülmüştür.
Sözcüklerin kurucu unsurları arasındaki dil bilgisel ilişki (sıfat-isim veya isim-isim), birleşik sözcüğün kuruluş yolunu belirler.
3
Elde edilen sonuçlara göre doğru seçeneği belirlemek.
Sıfat tamlaması yoluyla oluşan tek birleşik sözcük 'sonbahar' olduğu için bu sözcüğün yer aldığı cümle doğru yanıttır.
Soru kökünde bizden özellikle sıfat tamlaması yoluyla kurulmuş bir birleşik sözcük bulmamız istenmiştir.

Anahtar Kavram

Birleşik sözcüklerin sıfat tamlaması ve isim tamlaması kalıplaşması yollarıyla kurulması
Soru 1155Soru

Modern kent yaşamı, bireyin dış dünya ile olan ilişkisini kökten değiştirirken onu geleneksel topluluk bağlarından koparıp yalnızlığa sürüklemektedir. Metropollerdeki yaşam temposu o kadar hızlıdır ki insanlar yan yana yürüdükleri komşularının yüzlerini bile hatırlamazlar. Kent sosyoloğu Georg Simmel, bu durumu zihinsel yaşamın aşırı uyarılmasına karşı bir savunma mekanizması olarak gelişen 'ilgisizlik' (blasé) tavrı ile açıklar. Ona göre kent insanı, her gün maruz kaldığı sayısız uyarandan korunmak için duygusal mesafeler yaratır. Bu durum, kırsal yaşamdaki sıcak ve samimi komşuluk ilişkileriyle karşılaştırıldığında kentin bireyi nasıl mekanikleştirdiğini açıkça gösterir. Kentsel alanlarda yalnız yaşayan birey oranı son on yılda yüzde yirmi beş oranında artmıştır; bu da sosyolojik yalnızlaşmanın somut bir göstergesidir.

Bu parçanın anlatımında hem 'karşılaştırma' hem de 'sayısal verilerden yararlanma' düşünceyi geliştirme yollarından yararlanılmıştır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur çünkü metinde hem kent ile kırsal yaşam karşılaştırılmış hem de 'yüzde yirmi beş' ifadesiyle sayısal veriden yararlanılmıştır.
Metinde kırsal yaşam ile kent yaşamı karşılaştırılmış ve yalnız yaşayan birey oranı 'yüzde yirmi beş' şeklinde sayısal olarak ifade edilmiştir. Bu durum, yargının doğru olduğunu doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki karşılaştırma ögesini belirleme
'kırsal yaşamdaki... komşuluk ilişkileriyle karşılaştırıldığında' ifadesinde iki farklı yaşam biçiminin karşılaştırıldığı bulunmuştur.
Karşılaştırma yönteminin kullanılıp kullanılmadığını saptamak.
2
Metindeki sayısal veri ögesini belirleme
'yüzde yirmi beş oranında' ifadesinin istatistiksel bir veri sunduğu bulunmuştur.
Sayısal verilerden yararlanma yönteminin kullanılıp kullanılmadığını saptamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları (Karşılaştırma ve Sayısal Verilerden Yararlanma)
Soru 1156Soru

Bilişsel arkeoloji, tarih öncesi insan topluluklarının geride bıraktığı maddi kültür varlıklarından yola çıkarak onların zihinsel dünyalarını anlamlandırmaya çalışır. (I) Bu araştırmalarda çanak çömlekler, taş aletler veya av kalıntıları gibi somut kalıntılar birer temel veri kaynağı olarak kullanılır. (II) Tam da bu noktada, nesnelerin üzerine kazınmış geometrik desenler veya boncuk gibi süs eşyaları zihinsel evrimin izlerini sürmede devreye girer. (III) Çünkü bu tür sembolik ögeler, beslenme veya barınma gibi temel biyolojik gereksinimlerle doğrudan açıklanamaz. (IV) Dolayısıyla araştırmacılar, pratik işlevi olmayan bu nesneler aracılığıyla ilk insanların soyut düşünme becerisini geliştirdiği sonucuna ulaşırlar. (V) Bu sonuç da bizi zihnin evrimsel sürecinde dilin ve sanatın doğuşuna götürür.

Bu parçanın anlamlı bir bütün oluşturabilmesi için, "Ancak bu somut kalıntıların, salt hayatta kalma mücadelesinin ötesinde bilişsel bir boyuta işaret edip etmediği sorusu her zaman net bir yanıt bulamaz." cümlesi numaralanmış yerlerden hangisine getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

Parçanın anlamlı bir bütün oluşturması için verilen cümlenin ikinci boşluğa (II) getirilmesi gerekir.
Yerleştirilmek istenen cümle 'Ancak bu somut kalıntıların...' şeklinde başlamaktadır. Metinde bu ifadenin gönderme yapabileceği somut kalıntılar (çanak çömlekler, taş aletler veya av kalıntıları) birinci boşluktan sonra gelen cümlede sıralanmıştır. Ayrıca eklenmek istenen cümle '...net bir yanıt bulamaz' ifadesiyle bitmekte, hemen ardından gelen cümle ise 'Tam da bu noktada...' ifadesiyle bu belirsizliğe gönderme yaparak sembolik ögelerin arayışı başlattığını belirtmektedir. Dolayısıyla cümle ikinci boşluğa getirildiğinde anlam akışı kusursuz bir şekilde sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülde verilen cümlenin anahtar kelimelerini ve bağlayıcı ögelerini belirlemek.
Verilen cümledeki 'Ancak bu somut kalıntıların...' ifadesinin, kendisinden önce somut kalıntılardan (çanak çömlek, taş alet vb.) bahsedilen bir cümlenin varlığını gerektirdiği saptanmıştır.
Cümleler arası semantik ve dil bilgisel bağları kurabilmek için referans ifadelerin izini sürmek gerekir.
2
Metindeki cümleleri inceleyerek 'somut kalıntılar' ifadesinin ilk nerede geçtiğini bulmak.
Metinde 'çanak çömlekler, taş aletler veya av kalıntıları gibi somut kalıntılar' ifadesinin birinci boşluktan sonra gelen cümlede yer aldığı görülmüştür.
Verilen cümledeki 'bu somut kalıntılar' işaret sıfatı grubunun gönderme yaptığı kavramı metin içinde konumlandırmak.
3
Verilen cümlenin ikinci boşluğa (II) getirilmesi durumunda, sonraki cümleyle kurduğu köprüyü test etmek.
Yerleştirilecek cümle '...net bir yanıt bulamaz' şeklinde bitmektedir. Hemen sonrasındaki cümle ise 'Tam da bu noktada...' diyerek bu yanıtsızlığa/belirsizliğe atıfta bulunarak sembolik ögelerin devreye girdiğini belirtir.
Metnin hem öncesiyle hem de sonrasıyla mantıksal bir bütünlük ve akış sağladığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Yerleştirme ve Anlam Akışı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1157Soru

Aşağıdaki dizelerde koyu yazılmış zamirleri, sağ tarafta yer alan zamir türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge / Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı
Bunu bir rüzgâra yazıyorum, alıp götürsün diye / Belki ulaştırır senin olduğun o uzak diyarlara
Bizim de bir günümüz olur elbet / Geçecektir bu karanlık, umutsuz geceler
Hanginiz biliyor bu yolun nereye çıkacağını / Ve kim bilir kaç yolcu kayboldu bu karanlıkta?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

"kimse" sözcüğü belgisiz zamirle, "Bunu" sözcüğü işaret zamiriyle, "Bizim" sözcüğü kişi zamiriyle ve "Hanginiz" sözcüğü soru zamiriyle eşleşmektedir.
Verilen dizelerdeki zamirler doğru tanımlarla eşleştirildiğinde, belirsizlik bildiren "kimse" belgisiz zamirle; gösterme bildiren "Bunu" işaret zamiriyle; konuşanları bildiren "Bizim" kişi zamiriyle; soru anlamı taşıyan "Hanginiz" ise soru zamiriyle doğru biçimde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizedeki koyu yazılmış sözcüğün incelenmesi
"kimse" sözcüğü, herhangi bir belirginlik taşımadan kişilerin yerini tutmaktadır.
Belirsizlik yoluyla isimlerin yerini tutan sözcükler belgisiz zamir grubuna girer.
2
İkinci dizedeki koyu yazılmış sözcüğün incelenmesi
"Bunu" sözcüğü, bir nesneyi ya da durumu işaret ederek onun yerini almaktadır.
İşaret ederek isimlerin yerini tutan sözcükler işaret zamiridir.
3
Üçüncü dizedeki koyu yazılmış sözcüğün incelenmesi
"Bizim" sözcüğü, birinci çoğul şahsı temsil eden bir zamirdir.
İnsan isimlerinin yerini alan sözcükler kişi (şahıs) zamirleridir.
4
Dördüncü dizedeki koyu yazılmış sözcüğün incelenmesi
"Hanginiz" sözcüğü, kişilerin veya nesnelerin yerini soru yoluyla öğrenmeye çalışmaktadır.
Yanıtı yine bir isim ya da zamir olan soru sözcükleri soru zamiridir.

Anahtar Kavram

Zamirler (adıllar), isimlerin yerini geçici olarak tutan ve onlar gibi çekimlenebilen kelimelerdir. Kendi içlerinde kişi, işaret, belgisiz ve soru zamirleri olmak üzere sınıflara ayrılırlar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1158Soru

Gazeteci:
(I) ----
Eko-mimari Uzmanı:
— Sadece binaların enerji tüketimini azaltmak veya yeşil çatılar yapmakla sınırlı bir yaklaşım, ekolojik mimariyi tam anlamıyla yansıtmaz. Önemli olan, yapının inşa edildiği coğrafyanın ekosistemiyle entegre olması, yerel malzeme kullanımı ve binanın yaşam döngüsü boyunca doğaya minimum yük bindirmesidir. Yani yeşil bina sertifikası almak tek başına bir amaç değil, çevreyle kurulan ilişkinin sadece bir aracıdır.

Gazeteci:
(II) ----
Eko-mimari Uzmanı:
— Küreselleşen dünyada mimari tarzların tektipleşmesi, yerel kimliklerin kaybolmasına yol açıyor. Ancak yerel malzemeye ve geleneksel yapım tekniklerine yönelmek, geçmişi taklit etmek anlamına gelmemeli. Bizim yapmaya çalıştığımız, geleneksel bilgelikle modern mühendislik teknolojilerini harmanlayarak bugünün ihtiyaçlarına cevap veren çağdaş çözümler üretmektir.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Bir yapının ekolojik olarak nitelendirilebilmesi için çevre dostu teknolojiler barındırması veya sertifikalandırılması yeterli midir?
II. Yerel mimari değerlerin ve malzemelerin modern tasarımlarda yeniden yorumlanmasını geçmişe dönüş olarak mı görmeliyiz?

Cevap

Bir yapının ekolojik olarak nitelendirilebilmesi için çevre dostu teknolojiler barındırması veya sertifikalandırılması yeterli midir? / Yerel mimari değerlerin ve malzemelerin modern tasarımlarda yeniden yorumlanmasını geçmişe dönüş olarak mı görmeliyiz?
Doğru seçenekte yer alan sorular, uzmanın verdiği yanıtlarla tam bir bağlamsal ve anlamsal uyum içerisindedir. Uzmanın birinci konuşmasındaki 'yeşil bina sertifikası almak tek başına bir amaç değil' ifadesi ilk sorunun sertifikalandırmanın yeterli olup olmadığına yönelik sorgusuna doğrudan bir cevaptır. İkinci konuşmadaki 'yerel malzemeye ve geleneksel yapım tekniklerine yönelmek, geçmişi taklit etmek anlamına gelmemeli' ifadesi ise ikinci soruda yer alan 'geçmişe dönüş olarak mı görmeliyiz' sorgusunu birebir karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak birinci diyalogdaki uzmanın yanıtı analiz edilir.
Uzman, binaların enerji tüketiminin azaltılmasının veya sertifikalandırılmasının (yeşil bina sertifikası vb.) ekolojik mimari için tek başına yeterli olmadığını belirtmektedir. Buna göre ilk boşluğa yeşil bina sertifikası almanın veya yüzeysel çevre dostu uygulamaların yeterliliğini sorgulayan bir soru getirilmelidir.
Uzmanın yanıtı doğrudan bu sorgulamayla başlamaktadır.
2
İkinci diyalogdaki uzmanın yanıtı incelenir.
Uzman, küreselleşmenin getirdiği tektipleşmeye karşı yerel malzemeye ve geleneksel tekniklere yönelmenin geçmişin taklidi olmaması gerektiğini, modern teknolojiyle geleneksel bilgeliğin harmanlanması gerektiğini ifade etmektedir. Dolayısıyla ikinci boşluğa, yerel/geleneksel unsurlara yönelmenin geçmişi taklit etmek ya da geçmişe dönüş olup olmadığını sorgulayan bir soru getirilmelidir.
Uzman 'geçmişi taklit etmek anlamına gelmemeli' diyerek bu soruya doğrudan yanıt vermektedir.
3
Belirlenen bu iki soru odağını sırasıyla barındıran seçenek aranır.
Birinci boşluk için sertifikalandırmanın yeterliliğini, ikinci boşluk için ise yerel malzemeye yönelmenin geçmişe dönüş olup olmadığını soran seçeneğin doğru cevap olduğu tespit edilir.
Diyaloglardaki anahtar kavramlar ve yazarın üslubu bu seçenekte tam olarak karşılanmaktadır.

Anahtar Kavram

Diyalog tamamlama sorularında, konuşmacının verdiği yanıtların ilk cümlelerine, anahtar kelimelerine ve genel üslubuna dikkat edilerek uygun soruların belirlenmesi gerekir.
Soru 1159Soru

Sözde özne; yüklemi edilgen çatılı olan cümlelerde bulunur. Bu cümlelerde yüklemin bildirdiği işi doğrudan gerçekleştiren varlık (gerçek özne) belirtilmez; işten etkilenen unsur, özne görevini üstlenir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklemin bildirdiği işi doğrudan gerçekleştirmeyen, eylemden etkilenen bir özne (sözde özne) kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş caddedeki asırlık çınarlar, fırtınaya karşı önlem amacıyla geçen hafta budandı.

Cevap

Geniş caddedeki asırlık çınarlar, fırtınaya karşı önlem amacıyla geçen hafta budandı.
Asırlık çınarların budanmasıyla ilgili cümlede yüklem olan 'budandı' fiili edilgen çatılıdır. Budama işini yapan kişi veya kişiler cümlede belirtilmemiştir. Eylemden etkilenen 'Geniş caddedeki asırlık çınarlar' söz öbeği cümle içinde sözde özne görevindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki yüklemleri bulup çatı özelliklerini belirleme
'budandı' yüklemi '-n' edilgenlik ekini alarak edilgen çatılı olmuştur; diğer seçeneklerdeki 'verdi', 'buldu', 'yağdı', 'seslendirdi' yüklemleri ise etken çatılıdır.
Sözde özne yalnızca edilgen çatılı yüklemlere sahip cümlelerde bulunabilir.
2
Edilgen yükleme özneyi bulmak için soru yöneltme
'budandı' yüklemine 'Budanan ne?' sorusu sorulduğunda 'Geniş caddedeki asırlık çınarlar' yanıtı alınır.
Özne, yükleme sorulan 'ne/kim' sorularıyla tespit edilir.
3
Öznenin eylemi kendi yapıp yapmadığını denetleme
Asırlık çınarlar budama eylemini kendi kendine gerçekleştiremez; bu iş başkası tarafından yapılmıştır ve çınarlar bu eylemden etkilenmektedir. Bu nedenle bu öge sözde öznedir.
Edilgen cümlelerde işi yapan belli olmadığından, işten etkilenen öge sözde özne görevini üstlenir.

Anahtar Kavram

Edilgen çatılı fiillerin yüklem olduğu cümlelerde, işi yapan gizli veya gerçek bir özne bulunmaz; işten etkilenen nesne durumundaki öge sözde özne adını alır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1160Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisi, yapısı bakımından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fırtına birden şiddetini artırdı, sokaktaki herkes evine doğru koştu.

Cevap

Fırtına birden şiddetini artırdı, sokaktaki herkes evine doğru koştu.
'Fırtına birden şiddetini artırdı, sokaktaki herkes evine doğru koştu.' cümlesi, bünyesinde iki ayrı yüklem barındıran ve bu yüklemlerin birbirine virgülle bağlandığı bir sıralı cümledir. Bu cümle içinde herhangi bir fiilimsi (yan cümle) yer almamaktadır. Diğer tüm cümleler ise tek yüklemli olup içlerindeki fiilimsiler nedeniyle girişik birleşik cümle özelliği taşırlar. Bu bakımdan bu cümle yapısı yönüyle diğerlerinden farklıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin yüklemlerini ve yargı sayılarını tespit etmek.
Kendine has iki ayrı yüklemi olan ('artırdı' ve 'koştu') tek bir cümle belirlenirken, diğer tüm seçeneklerde sadece birer yüklem olduğu saptanmıştır.
Cümlelerin basit, birleşik veya sıralı/bağlı olduğunu belirlemek için ilk olarak yüklem sayısına bakılır.
2
Cümlelerde yer alan fiilimsileri (yan cümlecikleri) aramak.
Tek yüklemli cümlelerin tamamında en az bir fiilimsi ('gizlenen', 'i��lerken', 'kullanmaya', 'çeken', 'çökerken', 'oynamaya') bulunurken, iki yüklemli cümlede hiçbir fiilimsi bulunmadığı görülmüştür.
Yüklem dışında fiilimsi barındıran tek yüklemli cümleler yapıca birleşiktir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda cümlelerin yapısal türlerini belirlemek.
Tek yüklemli ve fiilimsi içeren cümleler girişik birleşik cümle sınıfına girerken; iki yüklemin virgülle bağlandığı fiilimsiz cümle sıralı cümle olarak sınıflandırılmıştır.
Seçenekler arasındaki yapısal farkı netleştirmek için sınıflandırma tamamlanır.

Anahtar Kavram

Birleşik cümle ile sıralı cümlenin ayırt edilmesi
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 58 / 338Sonraki