Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1421Soru

Yavaş gazetecilik, hızın ve anlık bilgi tüketiminin kutsandığı günümüz dijital medya düzenine karşı bir alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Bilginin doğrulanmadan yayılmasına ve yüzeyselleşmesine tepki gösteren bu yaklaşım; derinlemesine araştırmayı, hikâye anlatımındaki özeni ve olayların arka planına odaklanmayı savunur. Ticari kaygılarla üretilen 'tık odaklı' haberlerin yarattığı enformasyon kirliliğinde kaybolan nitelikli haberciliği yeniden canlandırmayı hedefler. Ancak yavaş gazetecilik, yalnızca haberi üreten tarafın temposunu düşürmekle kalmaz; okurun da tüketim alışkanlıklarını sorgulamasını ve bilgiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürmesini bekler. Bu yönüyle hareket, medyadaki teknik veya biçimsel bir yenilikten ziyade, modern insanın bilgi edinme eylemine getirilmiş köklü ve felsefi bir eleştiridir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yavaş gazeteciliğin, haber üretim sürecindeki yavaşlamanın ötesine geçerek okurun bilgi tüketim kültürünü de dönüştürmeyi amaçlayan felsefi niteliği

Cevap

Yavaş gazeteciliğin, haber üretim sürecindeki yavaşlamanın ötesine geçerek okurun bilgi tüketim kültürünü de dönüştürmeyi amaçlayan felsefi niteliği
Paragrafın genelinde yavaş gazetecilik kavramı tanımlanmakta ve bu hareketin yalnızca habercilerin üretim hızını düşürmesiyle sınırlı olmadığı belirtilmektedir. Metnin son kısmında da vurgulandığı üzere, bu yaklaşım okurun bilgi tüketim kültürünü sorgulamasını ve dönüştürmesini hedefleyen felsefi bir eleştiridir. Bu nedenle, yavaş gazeteciliğin hem haber üretimine hem de okur tüketimine yönelik bu dönüştürücü ve felsefi yapısını ele alan seçenek parçanın konusunu tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyarak yazarın üzerinde durduğu temel olguyu belirlemek.
Paragrafta 'yavaş gazetecilik' kavramının ele alındığı, bunun dijital medyanın hız ve tık odaklı yapısına karşıt bir hareket olarak sunulduğu görülür.
Konuyu doğru belirleyebilmek için metnin ne hakkında yazıldığını tespit etmek ilk adımdır.
2
Paragraftaki düşünce akışını ve vurgulanan son noktayı analiz etmek.
Metnin son bölümünde yavaş gazeteciliğin sadece üretim temposunu düşürmekle kalmayıp, okurun tüketim alışkanlıklarını sorgulamasını ve bilgiyle ilişkisini dönüştürmesini beklediği, yani felsefi bir eleştiri olduğu vurgulanmaktadır.
YKS paragraflarında konu, metnin sonuna doğru daha genel ve felsefi bir boyuta taşınarak özetlenir.
3
Seçenekleri inceleyerek hem haber üretim sürecindeki değişimi hem de okur boyutunu kapsayan genel ifadeyi bulmak.
'Yavaş gazeteciliğin, haber üretim sürecindeki yavaşlamanın ötesine geçerek okurun bilgi tüketim kültürünü de dönüştürmeyi amaçlayan felsefi niteliği' ifadesinin metnin tamamını kapsayan en doğru konu tanımı olduğu belirlenir.
Doğru seçenek metnin yalnızca bir kısmını değil, bütününde işlenen fikri yansıtmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Soru 1422Soru

Kısaltmaların yazımı ve bu kısaltmalara getirilen eklerin kullanımıyla ilgili kurallara uyulmaması yazım yanlışına yol açar.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmaların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehrin gürültüsünden uzaklaşarak 150 m2150\text{ m}^2'lik bahçeli bir evde yaşamak, onun yıllardır kurduğu tek hayaldi.

Cevap

Bahçeli evden bahsedilen ve '150 m2150\text{ m}^2\'lik' ifadesinin geçtiği cümlede yazım yanlışı yapılmıştır; doğrusu '150 m2150\text{ m}^2 lik' olmalıdır.
Üs işaretli kısaltmalara (m², cm³ vb.) getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz; ek doğrudan üs işaretinin okunuşuna uygun olarak yazılır. Bu nedenle bahçeli evden söz edilen cümledeki '150 m2150\text{ m}^2\'lik' kullanımı yanlıştır, doğrusu '150 m2150\text{ m}^2 lik' olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen tüm kısaltmalı ifadeleri ve bunlara getirilen ekleri belirlemek.
Cümlelerde sırasıyla '05 mm0{}5\text{ mm}\'lik', '150 m2150\text{ m}^2\'lik', 'Alm.ya', 'TÜBİTAK\'ın' ve 'AB\'deki' kısaltmalı kullanımları tespit edilmiştir.
Yazım yanlışının hangi sözcük grubunda yer aldığını saptamak için tüm örnekleri gözden geçirmek gerekir.
2
Kısaltmalara getirilen eklerin yazım kurallarını incelemek.
Üs işaretli kısaltmalarda kesme işaretinin kullanılmayacağı kuralından hareketle, '150 m2150\text{ m}^2\'lik' yazımındaki kesme işaretinin gereksiz olduğu ve doğrusunun '150 m2150\text{ m}^2 lik' şeklinde yazılması gerektiği bulunmuştur.
Türk Dil Kurumu kuralları uyarınca üs işaretli kısaltmalara (m², cm³ vb.) getirilen eklerin kesmeyle ayrılmaması zorunludur.

Anahtar Kavram

Kısaltmaların Yazımı
Soru 1423Soru

Türkçede bulunma durum eki olan '-de / -da', eklendiği sözcüğe her zaman bitişik yazılır ve eklendiği kelimenin son sesine göre ünsüz benzeşmesine (sertleşmesine) uğrayarak '-te / -ta' biçimini alabilir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur.
Bulunma durum eki her zaman eklendiği sözcüğe bitişik yazılır ve sert ünsüzle biten kelimelerde benzeşerek '-te/-ta' biçimini alır.

Adım Adım Çözüm

1
Bulunma durum ekinin yazılış kuralını değerlendirin.
Bulunma durum eki (-de/-da) eklendi��i kelimeyle bütünleşerek bitişik yazılır.
Türkçede durum ekleri yapım ve çekim eki özellikleri gereği sözcükten ayrı yazılamaz.
2
Ekin uğrayabileceği ses olaylarını inceleyin.
Sözcüğün son harfine göre ekin başındaki 'd' ünsüzü 't' ünsüzüne dönüşebilir (ünsüz benzeşmesi).
Türkçedeki sert ünsüzlerin yan yana gelmesi kuralı gereği ekin sertleşmesi zorunludur.

Anahtar Kavram

Bulunma durum eki olan '-de / -da' ekinin yazımı ve ünsüz benzeşmesine uyumu.
Soru 1424Soru

Aşağıdaki cümlelerde yer alan hedef sözcükleri, bu sözcüklerin aldıkları eklerin dil bilgisel işlevleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Her akşam yatmadan önce mutlaka bir kitap okur." cümlesindeki "okur" sözcüğü
"O, edebiyat dünyasında seçici bir okur olarak tanınır." cümlesindeki "okur" sözcüğü
"Geleceğe güvenle bakabilmek için çok çalışmalıyız." cümlesindeki "çalışmalıyız" sözcüğü
"Dün geceki ödevi tek başıma bitirdim." cümlesindeki "bitirdim" sözcüğü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kitap okuma eylemini bildiren sözcük geniş zaman çekimli fiil ile, okuyan kişiyi belirten sözcük yapım eki almış isim ile, diğer eylemler ise sırasıyla gereklilik kipi (1. çoğul şahıs) ve görülen geçmiş zaman kipi (1. tekil ��ahıs) ile eşleşmektedir.
Cümlelerde yer alan eylemlerden 'okur' sözcüğü ilk cümlede çekimli bir fiil iken ikinci cümlede isim görevindedir. Diğer cümlelerdeki 'çalışmalıyız' gereklilik kipi 1. çoğul şahısla, 'bitirdim' ise görülen geçmiş zaman 1. tekil şahısla çekimlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki hedef sözcüklerin kök ve ek yapılarını belirlemek.
"okur" (oku-r / oku-r), "çalışmalıyız" (çalış-malı-y-ız) ve "bitirdim" (bit-ir-di-m) şeklinde eklerine ayrılır.
Sözcüklerin çekimli fiil mi yoksa türemiş isim mi olduğunu anlamak için eklerin işlevini incelemek gerekir.
2
"okur" sözcüklerinin cümledeki görevlerini karşılaştırmak.
Birinci cümledeki "okur" eylem bildirirken (çekimli fiil), ikinci cümledeki "okur" bir unvan/isim bildirir (yapım eki almış isim).
Aynı eklerin (-r/-ar) dil bilgisinde hem yapım eki hem de geniş zaman kip eki olarak kullanılabilmesi farkını ayırt etmek.
3
Diğer çekimli fiillerin kip ve şahıs eklerini belirlemek.
"çalışmalıyız" eylemindeki -malı gereklilik kipi, -ız ise 1. çoğul şahıs ekidir; "bitirdim" eylemindeki -di görülen geçmiş zaman, -m ise 1. tekil şahıs ekidir.
Fiil çekim eklerinin doğru kip ve şahıs kategorileriyle eşleşmesini tamamlamak.

Anahtar Kavram

Fiil çekim eklerinin (kip ve şahıs ekleri) işlevleri ile fiilden isim yapım ekleri arasındaki farkların ayırt edilmesi.

Alternatif Yöntem

Sözcüğün yüklem olup olmadığına ve kip anlamı taşıyıp taşımadığına bakılarak fiil çekim eki ile yapım eki ayrımı pratik yoldan yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1425Soru

(I) Akşamüzeri denizden tatlı bir esinti geliyor. (II) Sahildeki küçük kulübesini maviye boyuyordu ihtiyar balıkçı. (III) Onun tek tesellisi, gün batımında denizi seyretmekti. (IV) Geçmişe dair hiçbir pişmanlık duymadığını her fırsatta dile getirirdi. (V) Çünkü o, özgürlüğü uğruna her şeyden vazgeçmeyi göze alabilmişti.

Bu parçada numaralanmış cümlelerde yer alan yüklemlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. cümledeki 'göze alabilmişti' yüklemi, türemiş yapılı ve birleşik çekimli (zamanlı) bir fiildir.

Cevap

V. cümledeki 'göze alabilmişti' yükleminin türemiş yapılı değil, birleşik yapılı bir fiil olması.
V. cümledeki 'göze alabilmişti' yüklemi türemiş yapılı değil, birleşik yapılı (hem anlamca kaynaşmış bir deyim olan 'göze almak' hem de kurallı birleşik fiil olan 'alabilmek' özelliklerini barındıran) bir fiildir. Bu nedenle bu yüklemin türemiş yapılı olduğu söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
I. cümledeki 'geliyor' yüklemini analiz etmek.
'geliyor' eyleminin kökü 'gel-' olup '-yor' eki geldiğinde ortaya çıkan 'i' sesi bir yardımcı ünlüdür, ünlü daralması yoktur. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
Ünlü daralması kuralını ve yardımcı ünlüleri kontrol etmek.
2
II. cümledeki 'boyuyordu' yüklemini kök ve eklerine ayırmak.
'boyuyordu' eyleminin kökü 'boya'dır. Hem isim (boya) hem de fiil (boyamak) olarak anlam ilişkisini koruyarak kullanılabilen ortak (kökteş) bir köktür. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
Ortak (kökteş) kök ile sesteş kök ayrımını yapmak.
3
III. cümledeki 'seyretmekti' yükleminin türünü belirlemek.
'seyretmekti' eylemi isim-fiil eki almıştır. Yüklemi fiilimsi olan cümleler isim cümlesi kabul edilir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
Yüklemi fiilimsi olan cümlelerin türünü tespit etmek.
4
IV. cümledeki 'dile getirirdi' yükleminin yapısını ve zamanını incelemek.
'dile getirmek' anlamca kaynaşmış birleşik bir fiildir ve geniş zamanın hikayesi (-ir-di) ile çekimlenmiştir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
Birleşik fiil türlerini ve birleşik zaman çekimlerini kontrol etmek.
5
V. cümledeki 'göze alabilmişti' yükleminin yapısını incelemek.
'göze alabilmek' eylemi türemiş değil, birleşik yapılıdir. Bu nedenle eylemin türemiş yapılı olduğunu belirten seçenek söylenemez.
Eylemin yapısını analiz ederek yanlış nitelemeyi saptamak.

Anahtar Kavram

Fiillerin yapısal özellikleri, kip ve çekim özellikleri ile ek-fiilin işlevleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1426Soru

Aşağıdaki cümlelerde tırnak içinde belirtilen sözcükleri, ünsüz yumuşaması kuralına uyma durumları veya bu kurala aykırılık gerekçeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Burak'ın yeni aldığı kitabı kütüphaneye teslim etmesi gerekiyordu." cümlesindeki "Burak'ın" sözcüğü
"Milletin bağımsızlığı için gösterilen çaba her şeyin üstündedir." cümlesindeki "milletin" sözcüğü
"Yazarın son yapıtı okurlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı." cümlesindeki "yapıtı" sözcüğü
"Ağacın gölgesinde oturup uzun uzun geçmiş günleri yâd ettik." cümlesindeki "ağacın" sözcüğü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sözcüklerin doğru eşleşmesi şu şekildedir: Burak'ın - özel isimlerde yumuşamama istisnası, milletin - yabancı kelimelerde yumuşamama istisnası, yapıtı - Türkçe türemiş sözcüklerde yumuşamama istisnası, ağacın - ünsüz yumuşaması kuralına uyum.
Verilen örnekler ünsüz yumuşaması kuralına uygunluk ve aykırılık yönlerinden değerlendirilmiştir. 'Burak'ın' özel isimlerin yazımı kuralıyla, 'milletin' yabancı sözcüklerde yumuşamama kuralıyla, 'yapıtı' Türkçe türemiş sözcüklerde yumuşamama kuralıyla ve 'ağacın' ise genel ünsüz yumuşaması kuralıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
"Burak'ın" sözcüğünü inceleyiniz.
Sözcük özel isimdir. Özel isimlerin sonundaki sert sessizlerin yazımda yumuşatılmaması kuralı geçerlidir.
Özel isimlerde ünsüz yumuşamasının uygulanıp uygulanmayacağını belirlemek.
2
"milletin" sözcüğünü inceleyiniz.
"Millet" sözcüğü yabancı kökenlidir. Sonundaki sert ünsüzün ek aldığında korunması yabancı kökenli sözcüklerdeki yumuşamama istisnasıyla örtüşür.
Yabancı kökenli kelimelerin ünsüz yumuşaması karşısındaki durumunu tespit etmek.
3
"yapıtı" sözcüğünü inceleyiniz.
"Yapıt" sözcüğü Türkçe kökenli türemiş bir sözcüktür ancak ek aldığında sonundaki sert ünsüz yumuşamaz, bu da kurala aykırılık teşkil eder.
Türemiş Türkçe sözcüklerdeki ünsüz yumuşaması aykırılığını tespit etmek.
4
"ağacın" sözcüğünü inceleyiniz.
"Ağaç" kelimesine ünlüyle başlayan ilgi eki getirildiğinde sonundaki sert "ç" ünsüzü yumuşak "c"ye dönüşmüştür. Bu durum kuralın tam olarak uygulandığını gösterir.
Genel ünsüz yumuşaması kuralına uyan örneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Ünsüz yumuşaması (ünsüz değişimi) kuralı ve bu kuralın istisnaları (özel isimler, yabancı kökenli sözcükler ve bazı tek heceli/türemiş Türkçe sözcükler).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1427Soru

(I) Klasik Türk müziğinde makam, belirli kurallar çerçevesinde seyir gösteren ve melodik yapıyı şekillendiren en temel unsurdur. (II) Bu sistemde her makamın kendine özgü bir durak ve güçlü perdesi bulunur, bu da ezgilerin karakteristik yapısını oluşturur. (III) Yüzyıllar boyunca usta-çırak ilişkisiyle aktarılan bu makamlar, Türk müziğinin zengin ve köklü teorik altyapısını yansıtır. (IV) Tarihsel süreçte bu makamların dinleyiciler üzerinde bıraktığı duygusal ve ruhsal etkiler de fark edilmiş ve tıp alanında kullanılmıştır. (V) Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki darüşşifalarda, hastaların tedavisinde belirli makamların müzikal özelliklerinden yararlanılmıştır. (VI) Örneğin, rast makamının neşe ve huzur verdiği, nihavent makamının ise sakinleştirici bir etkiye sahip olduğu kabul edilerek bu doğrultuda icralar yapılmıştır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

İkinci paragrafın dördüncü cümleyle başlaması gerekmektedir. Çünkü bu cümleden itibaren makamların teknik özelliklerinden ziyade ruhsal etkileri ve tedavi amaçlı kullanımı anlatılmaya başlanmıştır.
Doğru yanıt dördüncü cümledir. Metnin ilk üç cümlesinde klasik Türk müziğindeki makam sisteminin ne olduğu, teknik ve teorik yapısı açıklanmıştır. Dördüncü cümleden itibaren ise konu değişerek makamların dinleyiciler üzerindeki ruhsal etkileri ve tıp alanındaki tedavide kullanılmasına geçilmiştir. Beşinci ve altıncı cümleler de bu yeni konuyu geliştiren ve örneklendiren ifadeler barındırdığı için ikinci paragraf dördüncü cümleyle başlatılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümlelerin konusu ve bu konunun ele alınış biçimi incelenir.
İlk üç cümlede makam sisteminin ne olduğu, teknik ve teorik özellikleri üzerinde durulurken; dördüncü cümleden itibaren makamların tıp alanındaki ve psikolojideki tedavide kullanımı ele alınmaya başlanmıştır.
Metnin anlamsal olarak bölünebileceği sınırı tespit etmek.
2
Düşüncenin akışının değiştiği ve yeni bir konuya/bakış açısına geçilen ilk cümle belirlenir.
Dördüncü cümlenin yeni bir konunun başlangıcı (giriş cümlesi) niteliğinde olduğu görülür.
İkinci paragrafın ilk cümlesinin bağımsız bir giriş cümlesi özelliği taşıması gerekir.
3
Sonraki cümlelerin dördüncü cümleyle olan bağlantısı kontrol edilir.
Beşinci ve altıncı cümlelerin de dördüncü cümlede açılan tedavi konusunu detaylandırdığı ve örneklendirdiği saptanır.
Bölünen ikinci kısmın kendi içinde bir bütün oluşturup oluşturmadığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Paragrafı ikiye bölme sorularında, metinde iki farklı konunun veya aynı konunun iki farklı yönünün işlendiği bölümler tespit edilir. İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki cümlelerle doğrudan bağlayıcı ögeler (bu yüzden, nitekim, oysa vb.) içermeyen yeni bir giriş cümlesi niteliğindedir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1428Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri dil bilgisi kurallarına ve anlam akışına uygun bağlaçlarla tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Sanatçı, ne toplumu yönlendirmek onu eğitmek gibi bir amaç güder; o, sanatın sadece kendisi için var olduğuna ve toplumsal fayda taşımaması gerektiğine inanır. Eserlerinde toplumsal konulara değinecek olsa bunu doğrudan değil, sanatın dolaylı ve estetik diliyle yapar.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Parçadaki boşluklara sırasıyla 'ne' (veya 'ne de'), 'çünkü' (veya 'zira') ve 'da' (veya 'dahi' / 'bile') bağlaçları getirilmelidir.
Parçadaki boşluklar sırasıyla 'ne/ne de' (tekrarlı bağlaç yapısı), 'çünkü/zira' (gerekçe bildiren bağlaç) ve 'da/dahi/bile' (pekiştirme/koşul bağlacı) ile tamamlandığında dil bilgisel ve anlamsal bütünlük sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki 'ne toplumu yönlendirmek...' ifadesini ve cümlenin yükleminin olumlu ('güder') olmasına rağmen anlamın olumsuz olmasını incelemek.
Bu yapı, Türkçede olumlu yüklemle olumsuz anlam kuran 'ne... ne...' tekrarlı bağlacını gerektirir. Bu yüzden ilk boşluğa 'ne' veya 'ne de' gelmelidir.
Cümlede ilk 'ne' unsuru verildiğinden, bağlacın ikinci ögesini tamamlamak amacıyla.
2
İkinci cümlede yer alan noktalı virgülden sonra gelen yargının, ilk cümledeki yargının gerekçesi (nedeni) olup olmadığını değerlendirmek.
Yazarın toplumu yönlendirme veya eğitme amacı gütmemesinin nedeni, sanatın kendisi için var olduğuna inanmasıdır. Dolayısıyla buraya gerekçe bildiren 'çünkü' veya 'zira' bağlaçları getirilmelidir.
İki yargı arasındaki neden-sonuç (gerekçe) ilişkisini doğru bağlaçla kurmak amacıyla.
3
Üçüncü cümledeki şart kipiyle çekimlenmiş 'olsa' eyleminden sonra gelen boşluğu anlam ve uyum yönünden incelemek.
Şart kipinden sonra gelerek cümleye karşıtlık/pekiştirme anlamı katan ve büyük ünlü uyumuna uyarak 'da' şeklini alan bağlaç (veya 'dahi'/'bile') getirilmelidir.
Koşul bildiren eylemle sonraki yargı arasındaki ilişkiyi pekiştirmek ve dil bilgisi kurallarına uygunluğu sağlamak amacıyla.

Anahtar Kavram

Bağlaçların Cümledeki Görevleri ve Anlam İlişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1429Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "de / da"nın yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınıftaki arkadaşları gibi Ahmet'te geziye katılmak istiyordu.

Cevap

Sınıftaki arkadaşları gibi Ahmet'te geziye katılmak istiyordu.
Doğru cevap, bağlaç olan 'de'nin 'Ahmet' özel isminden sonra kesme işaretiyle ve sertleşerek 'te' şeklinde yazıldığı cümledir. Türkçe kurallarına göre bağlaç olan de/da her zaman ayrı yazılır, özel isimlerden sonra kesme işaretiyle ayrılmaz ve ünsüz benzeşmesine uğrayarak 'te/ta' şeklini almaz. Dolayısıyla bu ifadenin doğrusu 'Ahmet de' şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki 'de/da' ifadesinin bağlaç mı yoksa bulunma durum eki mi olduğunu belirleyin.
'Ahmet'te' kelimesindeki 'de', cümleye 'dahi, bile, başkaları gibi' anlamı kattığı için bağlaçtır.
Bağlaç olan de/da cümleden çıkarıldığında cümlenin yapısı bozulmaz, sadece anlam daralır.
2
Bulunan 'de/da'nın yazım kurallarına uygunluğunu kontrol edin.
Bağlaç olan 'de/da' her zaman ayrı yazılır ve asla 'te/ta' şeklinde sertleşmez. Özel isimlerden sonra kesme işaretiyle ayrılmaz.
Bağlaç olan de/da bağımsız bir sözcüktür, ek olmadığı için ses olaylarına girmez.
3
Hatalı kullanımı tespit edip doğru biçimiyle karşılaştırın.
Cümledeki 'Ahmet'te' yazımı yanlıştır; doğru yazım 'Ahmet de' şeklinde olmalıdır.
Bağlaç olan de/da'nın kelimeye bitişik ve sertleşerek yazılması yazım hatasına yol açar.

Anahtar Kavram

"de" Bağlacı ve Ekinin Yazımı
Soru 1430Soru

Düzeltme işareti (^); yazılışları bir, anlamları ve söylenişleri ayrı olan kelimeleri ayırt etmek, Arapça ve Farsçadan geçen kelimelerde ünsüzlerin ince okunmasını sağlamak veya nispet ekinin iyelik ekiyle karışmasını önlemek amacıyla kullanılır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde düzeltme işaretinin kullanımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınır boylarında nöbet tutan Türk askerî, vatan savunmasını büyük bir kararlılıkla sürdürüyor.

Cevap

Sınır boylarında nöbet tutan Türk askerî, vatan savunmasını büyük bir kararlılıkla sürdürüyor.
Doğru cevap, Türk askeri ifadesindeki düzeltme işaretinin yanlış kullanıldığı seçenektir. 'Türk askeri' ifadesi bir isim tamlamasıdır ve buradaki '-i' eki üçüncü şahıs iyelik ekidir. Türk Dil Kurumuna göre, düzeltme işareti iyelik eki olan '-i' üzerinde kullanılmaz, sadece iyelik eki ile karışma ihtimali olan nispet eki olan '-î' üzerinde kullanılır. Bu nedenle sözcüğün 'Türk askeri' şeklinde yazılması gerekirdi.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki düzeltme işareti kullanılmış veya kullanılmamış olan sözcükler tespit edilir.
'resmî', 'edebî', 'askerî', 'halasının' ve 'dükkânın' sözcükleri incelenir.
Yazım kuralı ihlalinin hangi sözcükte olduğunu belirlemek için hedef kelimeler saptanmalıdır.
2
Sözcüklerin aldıkları eklerin ve üstlendikleri işlevlerin TDK kurallarına uygunluğu kontrol edilir.
'resmî' ve 'edebî' sözcüklerinde nispet eki doğru kullanılmıştır. 'dükkân' sözcüğündeki inceltme a'sı doğrudur. 'halasının' sözcüğünde akrabalık adı olan 'hala' kastedildiği için işaret kullanılmaması doğrudur. Ancak 'Türk askerî' tamlamasındaki '-i' iyelik ekidir.
İyelik ekleri ile nispet ekinin karıştırılmaması yazım kurallarında temel bir esastır.
3
İyelik eki olan '-i' ile yazılan sözcükteki hatalı düzeltme işareti tespit edilerek yanlış kullanım belirlenir.
'Türk askeri' tamlamasındaki '-i' eki iyelik eki olduğu için kelime düzeltme işareti almadan 'Türk askeri' şeklinde yazılmalıdır.
Nispet eki alan 'askerî' (askerî okul gibi) sıfatı ile iyelik eki alan 'askeri' ismini ayırt etmek yazım yanlışı yapılmasını engeller.

Anahtar Kavram

Nispet eki (-î) ile iyelik eki olan (-i) arasındaki fark ve düzeltme işaretinin işlevi

Alternatif Yöntem

İyelik eki ile nispet ekini ayırt etmek için pratik bir yöntem: Sözcüğün başına 'ona ait olan' veya belirtili isim tamlaması yapacak bir unsur getirildiğinde anlamlı oluyorsa (örneğin 'Türk'ün askeri') bu bir iyelik ekidir ve düzeltme işareti almaz. Ancak bir ismi niteleyip sıfat kuruyorsa (örneğin 'askerî lise') nispet ekidir ve düzeltme işareti alır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1431Soru

"Kütüphanecinin en büyük amacı, okurlara huzurlu bir okuma ortamı sunmaktır." cümlesi, yükleminin türüne göre bir fiil (eylem) cümlesidir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Yanlış
Cümlenin yüklemi olan 'sunmaktır' kelimesi isim-fiil eki (-mak) almıştır. Yüklemi fiilimsi olan cümleler isim cümlesi sayıldığından, bu cümlenin fiil cümlesi olduğunu belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin yüklemini bulmak.
Cümlenin yüklemi 'sunmaktır' sözcüğüdür.
Cümlenin türünü belirlemek için öncelikle yargıyı üstlenen yüklemin tespit edilmesi gerekir.
2
Yüklemin kökünü ve aldığı ekleri inceleyerek sözcük türünü belirlemek.
'sunmaktır' sözcüğü 'sun-' fiil köküne gelen '-mak' isim-fiil (fiilimsi) eki ve '-tır' ek-fiiliyle oluşmuştur.
Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerinden türeyerek isim soylu sözcük grubu oluşturan sözcüklerdir.
3
Yüklemin türüne göre cümlenin çeşidini belirlemek.
Yüklemi fiilimsi olan cümleler isim cümlesi kabul edildiğinden bu cümle bir isim cümlesidir.
Yüklemin fiil cümlesi sayılabilmesi için çekimli bir fiil (kip ve şahıs eki almış bir eylem) olması gerekir.

Anahtar Kavram

Yüklemi fiilimsi (isim-fiil, sıfat-fiil, zarf-fiil) olan cümleler, yüklemin türüne göre isim cümlesi kabul edilir; fiil cümlesi olabilmesi için yüklemin çekimli bir fiil olması gerekir.
Soru 1432Soru

Cümlede geçişli eylemin bildirdiği işten etkilenen ve herhangi bir durum eki taşımayan öge, belirtisiz nesne olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım söz konusudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern şehir hayatının getirdiği yoğun stresten uzaklaşmak isteyen yazar, son eserinde okurlara huzurlu bir sığınak sunuyor.

Cevap

Modern şehir hayatının getirdiği yoğun stresten uzaklaşmak isteyen yazarın son eserinde okurlara 'huzurlu bir sığınak' sunduğunu belirten cümle
Yazarın 'huzurlu bir sığınak' sunduğunu belirten cümlede 'sunuyor' geçişli yükleminin öznesi bulunduktan sonra sorulan 'Ne?' sorusunun cevabı olan 'huzurlu bir sığınak' ifadesi herhangi bir durum eki almadığı için belirtisiz nesnedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin yüklemi ve öznesi belirlenir.
Yüklem 'sunuyor' fiilidir; özne ise 'Modern şehir hayatının getirdiği yoğun stresten uzaklaşmak isteyen yazar' sıfat-fiil grubudur.
Nesneyi doğru tespit edebilmek için öncelikle yüklemi ve işi yapan özneyi bulmak gerekir.
2
Özne bulunduktan sonra yükleme 'Ne?' sorusu yöneltilir.
'Yazar ne sunuyor?' sorusunun cevabı olarak 'huzurlu bir sığınak' söz öbeği elde edilir.
Geçişli eylemlerde özne belirlendikten sonra sorulan yalın 'Ne?' sorusu belirtisiz nesneyi buldurur.
3
Bulunan nesnenin durum eki alıp almadığı kontrol edilir.
'huzurlu bir sığınak' ifadesinin belirtme durum eki (-ı, -i, -u, -ü) almadığı, yani yalın durumda olduğu tespit edilir.
Belirtme durum eki almayan nesneler belirtisiz nesne kategorisinde değerlendirilir.

Anahtar Kavram

Cümlenin Ögeleri - Belirtisiz Nesne
Soru 1433Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı tümleç görevindeki söz öbeği bir isim tamlamasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç yazar, romanının ilk taslağını çalışma odasının çekmecesine saklamıştı.

Cevap

Dolaylı tümlecin zincirleme isim tamlamasından oluştuğu cümle: 'Genç yazar, romanının ilk taslağını çalışma odasının çekmecesine saklamıştı.'
Doğru cümlede yükleme sorulan 'Nereye saklamıştı?' sorusuna 'çalışma odasının çekmecesine' cevabı alınmaktadır. Bu öge cümlenin yer tamlayıcısıdır (dolaylı tümleç). Yapı bakımından incelendiğinde 'çalışma odasının çekmecesi' bir zincirleme isim tamlamasıdır. Bu nedenle dolaylı tümleç bir isim tamlamasından oluşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin yüklemlerini ve dolaylı tümleçleri bulmak için yükleme yöneltilecek soruları belirlemek.
Cümlelerin yüklemleri sırasıyla 'saklamıştı', 'dinlendi', 'teşekkür etti', 'gömülmüştü' ve 'şaşırdı' olarak saptanır. Bu yüklemlere yöneltilecek 'nereye', 'nerede', 'kime', 'neye' gibi yer bildiren sorular belirlenir.
Cümlenin ögelerini bulmak için önce yüklem belirlenmeli ve ardından doğru sorular sorulmalıdır.
2
Her cümledeki dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) öbeklerini saptamak.
Cümlelerdeki dolaylı tümleçler şunlardır: Birinci cümlede 'çalışma odasının çekmecesine', ikinci cümlede 'ilk kasabada', üçüncü cümlede 'uzun bir aradan sonra açtığı sergideki eserleri gönülden öven konuklara', dördüncü cümlede 'derin bir sessizliğe'. Beşinci cümlede ise yer tamlayıcısı yoktur.
Yer tamlayıcısının yapısal türünü belirleyebilmek için öncelikle ögenin sınırlarını tam olarak çizmek gerekir.
3
Saptanan dolaylı tümleçlerin sözcük grubu yapılarını analiz etmek.
'çalışma odasının çekmecesine' öbeği, 'çalışma odası' (belirtisiz isim tamlaması) ve 'çalışma odasının çekmecesi' (zincirleme isim tamlaması) yapısındadır. Diğer cümlelerdeki dolaylı tümleçler ise sıfat tamlaması ('ilk kasaba', 'derin bir sessizlik') veya sıfat-fiil grubu yapısındadır.
Soruda istenen isim tamlaması yapısındaki yer tamlayıcısına ulaşmak için söz öbeklerinin türlerini karşılaştırmak gerekir.

Anahtar Kavram

Dolaylı tümlecin (yer tamlayıcısının) cümledeki görevini bulma ve söz öbeği (isim tamlaması) yapısını analiz etme.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1434Soru

(I) Botanik illüstrasyon, bitki türlerinin morfolojik özelliklerini bilimsel bir doğrulukla kâğıda aktarma sanatıdır. (II) Bu çizimlerde amaç, bitkinin estetik güzelliğini vurgulamaktan ziyade onun ayırıcı özelliklerini bilim dünyasına tanıtmaktır. (III) Botanik ressamları, bitkiyi resmederken mevsimsel değişimleri, çiçeklenme dönemlerini ve meyve yapısını titizlikle incelerler. (IV) Son yıllarda çevre kirliliği ve küresel ısınma nedeniyle pek çok endemik bitki türünün nesli tehlike altına girmiştir. (V) Dolayısıyla bu illüstrasyonlar, fotoğrafın aksine, bitkinin tüm gelişim aşamalarını ve mikroskobik detaylarını tek bir yüzeyde birleştirme avantajına sahiptir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Düşüncenin akışını bozan cümle dördüncü cümledir.
Doğru yanıt dördüncü cümledir. Paragrafta genel olarak botanik illüstrasyonunun tanımı, amacı ve fotoğraf karşısındaki avantajları anlatılmaktadır. Birinci cümlede tanım yapılmış, ikinci cümlede amaç belirtilmiş, üçüncü cümlede ressamların çalışma yöntemi açıklanmış ve beşinci cümlede 'Dolayısıyla bu illüstrasyonlar...' denilerek ressamların bu gözlemlerinin çizime katkısına dönülmüştür. Ancak dördüncü cümlede, botanik illüstrasyonundan bağımsız olarak çevre kirliliği ve küresel ısınmanın endemik bitki türlerine etkisinden bahsedilmiştir. Bu cümle parçanın anlam bütünlüğünü ve düşünce akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde neyden bahsedildiğini belirlemek için tüm cümleler okunur ve ana konu tespit edilir.
Paragrafın botanik illüstrasyonun (bitki resmetme sanatının) tanımı, amacı ve özelliklerini ele aldığı belirlenir.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle parçanın ana konusunu ve sınırlarını doğru çizmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantılar (dolayısıyla, bu nedenle gibi bağlayıcı ögeler) incelenir.
Üçüncü cümlede ressamların bitkiyi resmederken mevsimsel değişimleri incelediği söylenmiş, beşinci cümlede ise 'Dolayısıyla bu illüstrasyonlar...' ifadesiyle bu gelişim aşamalarının tek bir yüzeyde birleştirildiği belirtilmiştir. Bu durum, üçüncü cümle ile beşinci cümle arasında doğrudan bir bağ olduğunu gösterir.
Araya giren ve akışı bölen cümleyi tespit etmek için ardışık cümlelerin birbirini takip edip etmediğini kontrol etmek şarttır.
3
Bağlantıyı koparan cümle belirlenir ve elenir.
Dördüncü cümlede endemik bitki türlerinin neslinin tehlike altında olduğundan bahsedilerek konu tamamen farklı bir yöne (çevre sorunları ve koruma) kaydırılmıştır. Bu cümle akışı bozmaktadır.
Dördüncü cümle hem kendinden önceki hem de sonraki cümlelerin odağından saptığı için akışı bozan cümledir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma
Soru 1435Soru

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Gazeteci:
(I) --------------------------------------------------
Tiyatro Yönetmeni:
— Klasik metinleri sahneye taşırken onları harfi harfine bugüne aktarmayı doğru bulmuyorum. Benim amacım, oyunun yazıldığı dönemin ruhunu korurken bugünün insanına hitap edecek estetik bir köprü kurmaktır. Bu yüzden sahnelemede çağdaş ögelerden yararlanıyor ve metnin özündeki evrensel çatışmaları öne çıkarıyorum.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------------------
Tiyatro Yönetmeni:
— Teknolojik imkânlar, sahne tasarımında bize geniş bir alan sunuyor fakat teknolojinin, oyuncunun performansının önüne geçmesine asla izin vermemek gerekir. Seyircinin dikkatini oyuncudan alıp sadece görsel bir şölene odaklayan dijital efektler, tiyatronun o canlı ve insani özünü zedeler. Teknoloji, anlatıyı güçlendirmek için bir araç olarak kalmalıdır, oyunun kendisi olmamalıdır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Klasik tiyatro eserlerini sahneye taşırken tarihsel dönem ile günümüz arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
II. Sahne tasarımında dijital teknolojilerden yararlanmanın sınırları ve olası riskleri hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Cevap

Klasik tiyatro eserlerini sahneye taşırken tarihsel dönem ile günümüz arasında kurulan bağı ve sahne tasarımında dijital teknolojilerden yararlanmanın sınırları ile olası risklerini sorgulayan seçenek doğru cevaptır.
Tiyatro yönetmeninin ilk cevabındaki 'oyunun yazıldığı dönemin ruhunu korurken bugünün insanına hitap edecek estetik bir köprü kurmak' ifadesi, klasik tiyatro eserlerini sahneye taşırken tarihsel dönem ile günümüz arasında nasıl bir bağ kurulduğuna yönelik soruya doğrudan bir yanıttır. İkinci cevaptaki 'teknolojinin, oyuncunun performansının önüne geçmesine asla izin vermemek gerekir' ve 'canlı ve insani özünü zedeler' ifadeleri ise sahne tasarımında dijital teknolojilerden yararlanmanın sınırlarını ve taşıdığı riskleri sorgulayan soruyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetmenin birinci cevabını inceleyerek anahtar ifadeleri belirlemek.
Yönetmen 'klasik metinleri sahneye taşırken', 'yazıldığı dönemin ruhunu korumak', 'bugünün insanına hitap edecek estetik bir köprü kurmak' ifadelerini kullanmıştır. Bu durum, geçmişle günümüz arasında kurulan estetik bağa işaret eder.
Yönetmenin ilk konuşmasının hangi soruya yönelik bir açıklama olduğunu saptamak.
2
Yönetmenin ikinci cevabını inceleyerek anahtar ifadeleri belirlemek.
Yönetmen 'teknolojik imkânlar sahne tasarımında alan sunuyor', 'teknolojinin oyuncu performansının önüne geçmesine izin vermemek gerekir', 'canlı ve insani özünü zedeler', 'araç olarak kalmalıdır' ifadelerini kullanmıştır. Bu durum, teknolojinin tiyatroda kullanım sınırlarına ve getirdiği risklere odaklandığını gösterir.
Yönetmenin ikinci konuşmasının hangi soruya yanıt olarak verildiğini saptamak.
3
Belirlenen anahtar anlamlarla seçeneklerdeki soru çiftlerini eşleştirmek.
İlk soru için tarihsel dönem ile günümüz arasındaki bağın sorgulandığı, ikinci soru için ise teknolojinin kullanım sınırları ve risklerinin sorgulandığı seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Cevabın doğruluğunu seçenekler üzerinden kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Diyalog tamamlama sorularında konuşmacının sözlerindeki anahtar kelimeleri ve konunun sınırlarını belirleyerek uygun soruları bulma.
Soru 1436Soru

Türkçede yönelme (-e), bulunma (-de) ve ayrılma (-den) durum eklerini alan bazı sözcük ya da söz öbekleri, cümlede zarf tümleci görevinde kullanılabilir. Yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) ise her zaman bu durum eklerinden birini taşımak zorundadır; ancak bu ekleri alan her sözcük yer tamlayıcısı değildir.

Buna göre, aşağıdaki c��mlelerin hangisinde bu eklerden birini alan sözcük ya da söz öbeği yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) görevindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yolcular, saatlerdir bekledikleri trenden sırayla indiler.

Cevap

Yolcular, saatlerdir bekledikleri trenden sırayla indiler.
Yolcular, saatlerdir bekledikleri trenden sırayla indiler. cümlesindeki 'saatlerdir bekledikleri trenden' söz öbeği, ayrılma durum eki (-den) almış olup yükleme yöneltilen 'Nereden?' sorusuna yanıt vermektedir. Bu nedenle yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) görevindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin ögelerini bulmak için önce yüklem belirlenir.
İndiler sözcüğü cümlenin yüklemidir.
Ögeleri doğru tespit etmek için temel öge olan yüklemin bulunması gerekir.
2
Yükleme 'kim' sorusu sorularak özne belirlenir.
İnen kim? sorusuna 'Yolcular' cevabı alınır ve bu öznedir.
Özne belirlenmeden yardımcı ögeler aranmamalıdır.
3
Yükleme durum ekleriyle ilişkili sorular (kime, nerede, nereden vb.) sorularak yer tamlayıcısı tespit edilir.
Nereden indiler? sorusuna 'saatlerdir bekledikleri trenden' cevabı alınır.
Bu söz öbeği ayrılma durumu eki (-den) almış ve yüklemin yöneldiği/çıkış noktasını göstererek yer tamlayıcısı olmuştur.

Anahtar Kavram

Yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) cümlede yönelme (-e), bulunma (-de), ayrılma (-den) eklerini alarak yüklemin anlamını yer bakımından tamamlar. Ancak bu ekleri alan her sözcük yer tamlayıcısı değildir; zaman, durum veya neden bildirenler zarf tümlecidir.
Soru 1437Soru

Fotoğraf sanatı, kurulduğu günden beri insanlığın anıyı dondurma ve zamana meydan okuma çabasını simgeler. Resim sanatı tuval üzerinde tamamen kurmaca bir hayal gücü inşasıyken fotoğraf, var olan somut gerçeği doğrudan vizöre taşır; bu yönüyle fotoğraf resimden çok daha gerçekçidir. Fotoğrafçı da adeta nesnel bir tarihçi gibi çalışarak yaşadığı dönemin toplumsal hafızasını vizöründen geleceğe belgeler. Bu süreçte ışık, onun elinde tıpkı bir ressamın fırçası gibi ��ekil alır ve yüzeyde adeta gölgelerle dans eder. Fotoğraf sanatının bu dönüştürücü gücünü ve estetik değerini anlamak için dünyaca ünlü usta isimlerin zamansız çalışmalarına bakmak yeterlidir. Söz gelimi Ara Güler’in eski İstanbul sokaklarındaki kaybolan yaşamları yansıtan siyah-beyaz kareleri veya Henri Cartier-Bresson’un sokak hayatının ritmini yakalayan fotoğrafları, bu durumun en somut kanıtlarıdır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: karşılaştırma - benzetme - örneklendirme

Cevap

karşılaştırma - benzetme - örneklendirme
Doğru seçenek olan 'karşılaştırma - benzetme - örneklendirme' üçlüsü metindeki anlatım özellikleriyle tam olarak örtüşmektedir. Parçada resim ile fotoğraf sanatı karşılaştırılmış, fotoğrafçı tarihçiye ve ışık ressamın fırçasına benzetilmiş, son olarak Ara Güler ile Cartier-Bresson'un eserleri bu durumu somutlaştırmak için örnek gösterilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki karşılaştırma ögesini belirlemek.
Parçadaki 'Resim sanatı tuval üzerinde tamamen kurmaca bir hayal gücü inşasıyken fotoğraf, var olan somut gerçeği doğrudan vizöre taşır; bu yönüyle fotoğraf resimden çok daha gerçekçidir.' cümlesinde fotoğraf ile resim sanatı gerçekçilik yönünden karşılaştırılmıştır.
Anlatımda iki farklı kavramın benzer veya farklı yönlerini ortaya koymak karşılaştırma yöntemidir.
2
Metindeki benzetme ögelerini tespit etmek.
Parçadaki 'Fotoğrafçı da adeta nesnel bir tarihçi gibi...' ve '...tıpkı bir ressamın fırçası gibi...' ifadeleriyle sırasıyla fotoğrafçı tarihçiye, ışık ise ressamın fırçasına benzetilmiştir.
Aralarında ilgi bulunan iki şeyden zayıf olanın güçlü olana benzetilmesi, 'gibi' edatı yardımıyla benzetme yönünü oluşturur.
3
Metindeki örneklendirme ögesini saptamak.
Parçadaki 'Söz gelimi Ara Güler’in eski İstanbul sokaklarındaki kaybolan yaşamları yansıtan siyah-beyaz kareleri veya Henri Cartier-Bresson’un...' ifadesiyle fotoğraf sanatçılarının çalışmaları konuyu somutlaştırmak amacıyla örnek olarak sunulmuştur.
Soyut bir düşünceyi somutlaştırmak ve anlaşılır kılmak için örneklerden yararlanılması örneklendirme yöntemidir.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları (Karşılaştırma, Benzetme, Örneklendirme)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1438Soru

Aşağıda harflerle belirtilen paragrafları, karşılarında numaralarla verilen anlatım biçimlerinin belirleyici özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Derin denizlerde yaşayan canlıların yaklaşık yüzde doksanı, biyolüminesans adı verilen kimyasal bir tepkimeyle kendi ışıklarını üretebilirler. Bu olay, lüsiferin adlı bir pigmentin, lüsiferaz enziminin katalizörlüğünde oksijenle temas etmesiyle gerçekleşir. Açığa çıkan enerji, ısı üretmeksizin doğrudan ışığa dönüşür. Canlılar bu soğuk ışığı; avlarını çekmek, tehlikelerden korunmak veya kendi türleriyle iletişim kurabilmek amacıyla kullanırlar.
Dijital ekranların hayatımızı ele geçirmesiyle birlikte, basılı kitapların sunduğu derin okuma deneyiminin tamamen kaybolduğu iddia ediliyor. Güya kağıt kokusunu almadan, sayfalara dokunmadan yapılan bir okuma, zihinde kalıcı izler bırakamazmış. Bu oldukça sığ ve nostaljik bir yaklaşımdır. Önemli olan bilginin aktarıldığı ortam değil, okuyucunun zihinsel aktifliğidir. Nitekim nitelikli bir dijital metin de en az basılı bir kitap kadar okuru derin düşüncelere sevk edebilir.
Ahşap kapının gıcırtısıyla birlikte odaya adım attı. İçerideki ağır nem kokusu genzini yaktı. Masanın üzerindeki tozlu gaz lambasını yakmak için cebinden kibriti çıkardı. Titreyen elleriyle kibriti çakmasıyla oda sar��mtırak bir ışıkla aydınlandı. Köşedeki sandığa doğru yavaşça ilerledi, kapağı kaldırdığında aradığı eski defterin orada olduğunu gördü ve derin bir nefes alarak defteri göğsüne bastırdı.
Geniş vadinin ortasında yükselen heybetli çınar ağacı, asırlık dallarıyla gökyüzünü kucaklıyordu. Yaprakları, sonbaharın erken esintileriyle sarının ve kızılın en sıcak tonlarına bürünmüştü. Ağacın dibinden kıvrılarak akan berrak derenin şırıltısı, etraftaki serin esintiyle birleşerek doğanın huzurlu melodisini oluşturuyordu. Toprak, yağmurun ardından taze ve nemli kokuyor; hafif nemli kayalar güneşin son ışıkları altında gümüş gibi parlıyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci paragraf nesnel bilgi veren açıklayıcı anlatımla; ikinci paragraf yerleşik görüşü sarsmayı hedefleyen tartışmacı anlatımla; üçüncü paragraf olay akışı içeren öyküleyici anlatımla; dördüncü paragraf ise varlıkları resmederek izlenim kazandıran betimleyici anlatımla eşleşir.
Biyolüminesans konusunu ele alan nesnel metin açıklama; dijital okuma konusundaki yerleşik kanıyı değiştirmeyi hedefleyen metin tartışma; odaya giren kişinin eylemlerini sırayla veren metin öyküleme; çınar ağacı ve vadi manzarasını kelimelerle resmeden metin ise betimleme özelliğiyle doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin dil ve anlatım özelliklerini belirlemek
Metinde biyolüminesans olayı hakkında bilimsel ve nesnel bilgiler sunulduğu görülmüştür. Bu durum, bilgi vermeyi amaçlayan açıklayıcı anlatımla örtüşmektedir.
Paragrafın yazılış amacının okuyucuyu bilgilendirmek olup olmadığını tespit etmek.
2
İkinci metnin dil ve anlatım özelliklerini belirlemek
Yazarın basılı kitap okuma alışkanlığına dair yerleşik bir kanıya karşı çıktığı ve kendi fikrini samimi bir üslupla savunduğu belirlenmiştir. Bu durum tartışmacı anlatıma uygundur.
Metinde çürütülmeye çalışılan bir sav veya yerleşik kanı bulunup bulunmadığını saptamak.
3
Üçüncü metnin dil ve anlatım özelliklerini belirlemek
Bir karakterin odaya girmesi, gaz lambasını yakması ve sandıktan defteri alması eylemleri zaman sırasına göre anlatılmıştır. Bu durum öyküleyici anlatımla uyuşmaktadır.
Metnin hareket, olay örgüsü, yer ve zaman unsurlarını içerip içermediğini belirlemek.
4
Dördüncü metnin dil ve anlatım özelliklerini belirlemek
Çınar ağacının, sonbahar yapraklarının ve derenin görsel nitelikleri sıfatlar aracılığıyla zihinde canlandırılacak şekilde betimlenmiştir. Bu durum betimleyici anlatımla örtüşmektedir.
Metinde durağan unsurların görselliğe ve izlenim kazandırmaya dayalı olarak anlatılıp anlatılmadığını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Soru 1439Soru

Türkçede "-ar / -er (-ır / -ir / -ur / -ür)" eki, eklendiği sözcüğün cümledeki görevine göre fiilden isim yapım eki ya da fiil çekim eki (geniş zaman kip eki) olarak görev yapabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu eki alan sözcük, diğerlerinden farklı bir işlevde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tatile gitmeden önce evdeki çiçeklerin bakımını komşusuna bırakır.

Cevap

Tatile gitmeden önce evdeki çiçeklerin bakımını komşusuna bırakır.
Doğru yanıt olan 'bırakır' sözcüğündeki '-ır' eki, 'bırakmak' eylemini geniş zamanda çekimleyen bir kip ekidir. Dolayısıyla bir fiil çekim eki görevindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan ve "-ar / -er / -ır / -ir / -ur / -ür" ekini alan sözcükler tespit edilir.
"yazar", "giderini", "gelirleri", "bırakır" ve "çalar" sözcükleri belirlenmiştir.
Soruda incelenmesi istenen ekin hangi sözcüklerde geçtiğini saptayarak odak noktasını belirlemek.
2
Belirlenen bu sözcüklerin aldıkları eklerin işlevleri (yapım eki mi yoksa çekim eki mi oldukları) çözümlenir.
"yazar" (yaz-ar: yapım eki), "giderini" (git-er: yapım eki), "gelirleri" (gel-ir: yapım eki), "çalar" (çal-ar: sıfat-fiil/yapım eki) ve "bırakır" (bırak-ır: geniş zaman kip eki) şeklinde işlevleri saptanmıştır.
Eklerin eklendikleri sözcüklerin anlamını veya türünü değiştirip değiştirmediğini anlamak.
3
Eki diğerlerinden farklı işlevde olan sözcük doğru cevap olarak seçilir.
"bırakır" sözcüğündeki "-ır" ekinin fiil çekim eki, diğer sözcüklerdeki eklerin ise yapım eki olduğu tespit edilmiş ve doğru seçeneğe ulaşılmıştır.
Soruda istenen farklı işlevdeki eki belirleyip sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Fiil Çekim Ekleri (Kip ve Şahıs Ekleri)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1440Soru

Aşağıda verilen ayrı yazılan birleşik kelimeleri, Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına göre ayrı yazılma gerekçeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

göz yuvarı
çetin ceviz
bağ bozumu
yazar kasa

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

göz yuvarı kelimesi yuvar ve küre sözcükleriyle kurulanlar kuralıyla; çetin ceviz kelimesi benzetme yoluyla insan niteliği bildirenler kuralıyla; bağ bozumu kelimesi zamanla ilgili olanlar kuralıyla; yazar kasa kelimesi ise sıfat-fiil ekleriyle kurulan sıfat tamlaması yapısındakiler kuralıyla eşleşmektedir.
Verilen birleşik sözcüklerin tamamı TDK kurallarına uygun olarak doğru gerekçeleriyle eşleştirilmiştir. göz yuvarı kelimesi yuvar/küre kuralına, çetin ceviz insan niteliği bildiren mecazlı benzetme kuralına, bağ bozumu zaman bildirme kuralına, yazar kasa ise sıfat-fiil ekiyle kurulan sıfat tamlaması kuralına tam olarak karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
göz yuvarı sözcüğünün son kelimesini incelemek.
Sözcüğün "yuvar" kelimesiyle bittiği görülür. TDK'ye göre yuvar/küre kelimeleri ayrı yazılır.
Kelimenin yapısal sınıflandırmasını yaparak yazım kuralı gerekçesini bulmak.
2
çetin ceviz sözcüğünün anlamsal işlevini analiz etmek.
Sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşarak zor bir insan karakterini benzetme yoluyla karşıladığı belirlenir.
Benzetme yoluyla nitelik belirten birleşik sözcüklerin yazım kuralını uygulamak.
3
bağ bozumu sözcüğünün zaman ilişkisini değerlendirmek.
Kelimenin bağların bozulduğu dönem/zaman anlamını taşıdığı saptanır. TDK zaman bildiren bu tür birleşikleri ayrı yazar.
Zamanla ilgili kavramların yazım kuralına uygunluğunu denetlemek.
4
yazar kasa sözcüğünün dil bilgisel yapısını çözümlemek.
İlk kelimenin sıfat-fiil eki (-ar) aldığı ve yapının bir sıfat tamlaması şeklinde kurulduğu tespit edilir.
Sıfat-fiil ekleriyle kurulan sıfat tamlaması biçimindeki birleşiklerin kuralını test etmek.

Anahtar Kavram

TDK kurallarına göre ayrı yazılan birleşik kelimelerin anlamsal ve yapısal gerekçeleri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 72 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin