Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1501Soru

Gazeteci:
(I) ----
Deniz Biyoloğu:
— Okyanusların derinlikleri, güneş ışığının hiç ulaşmad��ğı ve aşırı basınç altındaki bölgelerdir. Eskiden bu karanlık sularda yaşamın barınamayacağı düşünülürdü. Ancak son araştırmalar, hidrotermal bacaların çevresinde kemosentez yaparak enerji üreten bakterilerin varlığını ve bu bakterilerle ortak yaşam geliştiren dev tüp solucanları, kör karidesler gibi benzersiz canlı topluluklarını ortaya çıkardı. Yani fotosenteze bağımlı olmayan, tamamen farklı bir ekosistem orada hayat buluyor.

Gazeteci:
(II) ----
Deniz Biyoloğu:
— Aslında en büyük zorluk, bu canlıların çok dar bir basınç ve sıcaklık aralığında yaşamaya adapte olmuş olmaları. Onları yüzeye çıkardığınız anda basınç farkı nedeniyle hücre yapıları bozuluyor ve saniyeler içinde ölüyorlar. Bu yüzden laboratuvar ortamında incelemek neredeyse imkansız. Araştırmaları ancak yüksek basınca dayanıklı özel robotik cihazlar ve kameralar aracılığıyla, doğal ortamlarında yapabiliyoruz; bu da hem yüksek maliyet hem de ileri teknolojik donanım gerektiriyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Okyanusların karanlık bölgelerinde, güneş ışığı olmadan bir yaşam döngüsünün kurulması mümkün müdür?
II. Derin deniz organizmaları üzerinde laboratuvar ortamında araştırma yapmanın önündeki temel engeller nelerdir?

Cevap

Diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla 'Okyanusların karanlık bölgelerinde, güneş ışığı olmadan bir yaşam döngüsünün kurulması mümkün müdür?' ve 'Derin deniz organizmaları üzerinde laboratuvar ortamında araştırma yapmanın önündeki temel engeller nelerdir?' soruları getirilmelidir.
Doğru yanıt olan seçenekteki sorular, diyalogdaki boşluklarla tam bir bağlamsal ve anlamsal uyum içindedir. İlk soru, güneş ışığının ulaşmadığı derin denizlerde yaşam döngüsünün mümkün olup olmadığını sorgularken, biyoloğun cevabı kemosentez sayesinde fotosenteze bağımlı olmayan bir ekosistemin varlığını kanıtlayarak bu soruyu yanıtlar. İkinci soru ise laboratuvar araştırmalarının önündeki engelleri sorar; biyoloğun yanıtı da yüksek basınç farkı nedeniyle canlıların yüzeye çıkarıldığında ölmesini ve bu yüzden laboratuvar ortamında incelenmelerinin imkansız olduğunu açıklayarak bu soruya tam bir karşılık oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragrafı analiz ederek konuşmacının neye cevap verdiğini belirleme.
Konuşmacı, okyanusun güneş ışığı almayan derinliklerinde fotosenteze bağımlı olmayan, kemosenteze dayalı tamamen farklı bir ekosistem ve canlı topluluklarının (bakteriler, dev tüp solucanları vb.) hayat bulduğunu açıklamaktadır. Bu durum, güneş ışığı olmadan da bir yaşam döngüsünün kurulup kurulamayacağı sorusuna doğrudan bir yanıttır.
Paragrafın ana fikri ve anahtar kavramları (güneş ışığının ulaşmadığı bölgeler, fotosenteze bağımlı olmayan ekosistem) ile soru arasındaki bağlam ilişkisini kurmak.
2
İkinci paragrafı analiz ederek konuşmacının değindiği temel zorluğu tespit etme.
Konuşmacı, bu canlıların dar bir basınç aralığına uyum sağladığını, yüzeye çıkarıldıklarında öldüklerini, bu yüzden laboratuvar ortamında incelenmelerinin imkansız olduğunu ve araştırmaların sadece doğal ortamlarında özel/maliyetli robotlarla yapılabildiğini belirtmektedir. Bu açıklama, laboratuvar ortamında araştırma yapmanın önündeki engelleri ve zorlukları açıklamaktadır.
İkinci paragraftaki anahtar kelimeleri (laboratuvar ortamında incelemek imkansız, basınç farkı nedeniyle hücre yapıları bozuluyor) seçeneklerdeki sorularla eşleştirmek.
3
Doğru seçeneği belirleme ve çeldiricileri eleme.
İlk soru için ışık almayan ortamda yaşam döngüsünün olasılığını sorgulayan, ikinci soru için ise laboratuvar araştırmalarının önündeki engelleri (fizyolojik hassasiyetler/ölüm ve basınç farkı) sorgulayan ifadeleri içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenmiştir. Diğer seçeneklerdeki sorular metinde değinilmeyen 'evrimsel temeller, maliyet azaltma yöntemleri, çevreye verilen zararlar veya biyolojik tartışmalar' gibi ilgisiz konuları içerdiği için elenmiştir.
Metnin anlam bütünlüğüne ve konuşmacının üslubuna tam uyum sağlayan tek bir seçeneğin bulunduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama
Soru 1502Soru

Aşağıda verilen cümleleri, yapılarına göre ait oldukları birleşik cümle türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ders çalışırken müzik dinlemeyi çok severim.
Yarın kar yağarsa okullar tatil edilir.
Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.
Öğretmen, 'Bu soruyu herkes çözecek,' dedi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

"Ders çalışırken müzik dinlemeyi çok severim" cümlesi girişik birleşik cümleyle; "Yarın kar yağarsa okullar tatil edilir" cümlesi koşullu birleşik cümleyle; "Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini" cümlesi ki'li birleşik cümleyle; "Öğretmen, 'Bu soruyu herkes çözecek,' dedi" cümlesi ise iç içe birleşik cümleyle eşleşir.
Verilen cümlelerdeki yan cümleciklerin kuruluş özellikleri (fiilimsi, şart kipi, ki bağlacı, doğrudan aktarma) sırasıyla girişik birleşik, koşullu birleşik, ki'li birleşik ve iç içe birleşik cümle türleriyle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlede fiilimsi olup olmadığını kontrol etme
"çalışırken" (zarf-fiil) ve "dinlemeyi" (isim-fiil) kelimelerinin fiilimsi olduğu ve cümleyi girişik birleşik yaptığı belirlenir.
Girişik birleşik cümlelerin en belirgin özelliği yan cümleciğin fiilimsiyle kurulmasıdır.
2
İkinci cümlede şart eki (-se/-sa) olup olmadığını inceleme
"yağarsa" kelimesinde yer alan şart ekinin cümleye koşul anlamı kattığı ve cümleyi koşullu birleşik yaptığı belirlenir.
Şartlı birleşik cümlelerde yan cümlecik dilek-şart kipiyle çekimlenir.
3
Üçüncü cümlede "ki" bağlacının işlevini analiz etme
"ki" bağlacının yan cümleciği temel cümleye bağladığı ve ki'li birleşik cümle kurduğu belirlenir.
Ki'li birleşik cümlelerde temel cümle ile yan cümle "ki" bağlacıyla bağlanır.
4
Dördüncü cümlede aktarma/alıntı söz olup olmadığını tespit etme
"'Bu soruyu herkes çözecek'" alıntı cümlesinin temel cümlenin içinde nesne görevinde kullanıldığı ve iç içe birleşik cümle oluşturduğu belirlenir.
İç içe birleşik cümlelerde bir cümle, diğer bir cümlenin ögesi durumundadır.

Anahtar Kavram

Birleşik cümle türlerinin (girişik, koşullu, ki'li, iç içe) yapısal özelliklerine göre ayırt edilmesi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1503Soru

Aşağıdaki cümleleri, içerdikleri "ki" bağlacı ve ekinin yazımıyla ilgili yazım hatası sayısına göre en çok hata barındırandan en az hata barındırana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: İki hata içeren birinci cümle, ardından bir hata içeren ikinci cümle ve son olarak hiç hata içermeyen üçüncü cümledir.
En çok hata barındıran cümle, hem 'öyle ki' hem de 'yarınki' sözcüklerinde 'ki'nin yazımıyla ilgili iki hata içeren birinci cümledir. İkinci sırada kalıplaşmış 'mademki' bağlacının ayrı yazılmasıyla tek hata içeren ikinci cümle gelir. En az hata barındıran (hiç hata içermeyen) ise üçüncü cümledir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki 'ki' bağlacı ve ekinin kullanımlarını inceleyerek hata sayılarını belirlemek.
Birinci cümlede 'öyleki' (doğrusu: öyle ki) ve 'yarın ki' (doğrusu: yarınki) olmak üzere 2 hata; ikinci cümlede 'Madem ki' (doğrusu: Mademki) olmak üzere 1 hata bulunur. Üçüncü cümlede 'duvardaki' ve 'anladım ki' kullanımları doğrudur (0 hata).
Sıralamayı doğru yapabilmek için her cümlenin yazım hatası sayısının tespit edilmesi gerekir.
2
Cümleleri en çok hata barındırandan en az hata barındırana doğru sıralamak.
Hata sayıları sırasıyla 2, 1 ve 0 olduğundan doğru sıralama birinci cümle, ikinci cümle ve üçüncü cümle şeklindedir.
Soruda en çok hata barındırandan en az hata barındırana doğru bir sıralama yapılması istenmiştir.

Anahtar Kavram

Türkçede 'ki' bağlacının, ekinin ve kalıplaşmış bağlaçların yazım kuralları
Soru 1504Soru

Bir kırtasiyeci, elindeki özdeş defterleri paketleyerek satışa sunacaktır. Kırtasiyeci bu defterleri;

* Onlar basamağındaki rakam, birler basamağındaki rakamdan 11 fazla olan iki basamaklı abab adet defter içeren paketlere koyarsa 44 paket elde etmekte ve geriye 1212 defter kalmaktadır.
* İki basamaklı baba adet defter içeren paketlere koyarsa 66 paket elde etmekte ve geriye 22 defter kalmaktadır.

Buna göre, kırtasiyecinin elindeki toplam defter sayısı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 140

Cevap

140
Doğru olan 140 sayısı, basamak çözümlemesi doğru yapılıp birinci dereceden denklem çözüldüğünde elde edilen toplam defter miktarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Değişkenlerin belirlenmesi ve iki basamaklı sayıların çözümlenmesi
Birler basamağındaki rakama b=xb = x dersek, onlar basamağındaki rakam a=x+1a = x + 1 olur. Bu durumda iki basamaklı sayılar:
ab=10a+b=10(x+1)+x=11x+10ab = 10a + b = 10(x + 1) + x = 11x + 10
ba=10b+a=10x+(x+1)=11x+1ba = 10b + a = 10x + (x + 1) = 11x + 1 olarak yazılır.
Toplam defter sayısını tek bir bilinmeyen (xx) cinsinden ifade edebilmek için basamak çözümlemesi yapılır.
2
Toplam defter sayısı denklemlerinin kurulması ve eşitlenmesi
Birinci durumdaki toplam defter sayısı: N=4(11x+10)+12=44x+52N = 4 \cdot (11x + 10) + 12 = 44x + 52
İkinci durumdaki toplam defter sayısı: N=6(11x+1)+2=66x+8N = 6 \cdot (11x + 1) + 2 = 66x + 8
Toplam defter sayıları eşit olduğundan: 44x+52=66x+844x + 52 = 66x + 8 denklemi elde edilir.
Her iki durumda da toplam defter sayısı aynı olduğundan bu ifadeler birbirine eşitlenir.
3
Denklemin çözülmesi ve defter sayısının hesaplanması
66x44x=52822x=44x=266x - 44x = 52 - 8 \Rightarrow 22x = 44 \Rightarrow x = 2 bulunur.
Buradan b=2b = 2 ve a=3a = 3 (yani sayılar 3232 ve 2323) elde edilir.
Toplam defter sayısı: N=44(2)+52=140N = 44(2) + 52 = 140 olarak bulunur.
Elde edilen birinci dereceden bir bilinmeyenli denklem çözülerek bilinmeyen rakam bulunur ve toplam defter sayısı hesaplanır.

Anahtar Kavram

Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemlerin kurulması ve çözülmesi ile basamak çözümlemesi ilişkisi.
Soru 1505Soru

Ara sözler, cümlede genellikle kendinden önceki ögenin açıklayıcısı olarak görev yapar. Ancak bazı durumlarda herhangi bir ögenin açıklayıcısı olmayıp doğrudan cümlenin kuruluşuna katılmayan birer ara cümle (cümle dışı unsur) olarak karşımıza çıkabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ara söz, cümlenin belirtili nesnesinin açıklayıcısı olarak kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eserlerinde s��klıkla işlediği o temayı, doğaya olan derin özlemi, bu makalesinde de ustaca ele almış.

Cevap

Eserlerinde sıklıkla işlediği o temayı, doğaya olan derin özlemi, bu makalesinde de ustaca ele almış.
Doğru seçenekte yer alan 'doğaya olan derin özlemi' ifadesi iki virgül arasında kullanılmıştır ve kendisinden önceki 'Eserlerinde sıklıkla işlediği o temayı' belirtili nesnesinin açıklayıcısıdır. Yükleme sorulan 'Neyi ele almış?' sorusuna 'Eserlerinde sıklıkla işlediği o temayı' cevabı alınır; ara söz de bu belirtili nesneyi detaylandırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin yüklemini bulun ve ögelerini ayırın.
'ele almış' ifadesi yüklemdir. Ele alan kim? O (gizli özne). Neyi ele almış? 'Eserlerinde sıklıkla işlediği o temayı' (belirtili nesne). Nerede ele almış? 'bu makalesinde' (dolaylı tümleç). Nasıl ele almış? 'ustaca' (zarf tümleci).
Ara sözün hangi ögenin açıklayıcısı olduğunu bulmak için öncelikle cümlenin temel ve yardımcı ögelerinin doğru tespit edilmesi gerekir.
2
İki virgül veya iki kısa çizgi arasında kalan ara sözü tespit edin ve hangi ögeden sonra geldiğini belirleyin.
İki virgül arasında yer alan 'doğaya olan derin özlemi' ifadesi ara sözdir. Bu ifade, kendisinden önce gelen 'Eserlerinde sıklıkla işlediği o temayı' ögesinden hemen sonra yer almaktadır.
Ara sözler genellikle açıkladıkları ögenin hemen ardından gelir ve onunla aynı öge değerindedir.
3
Ara sözün işlevini ve açıkladığı ögeyle olan ilişkisini kontrol edin.
'doğaya olan derin özlemi' ara sözü, belirtili nesne görevindeki 'o temayı' ifadesini açıklığa kavuşturmaktadır. 'Neyi ele almış?' sorusuna verilen cevap hem nesneyi hem de onun açıklayıcısı olan ara sözü kapsar. Dolayısıyla ara söz belirtili nesnenin açıklayıcısıdır.
Açıklayıcı konumundaki ara sözler, açıkladıkları ögenin sorusuna (bu durumda belirtili nesne sorusu olan 'neyi?') aynı şekilde cevap verir.

Anahtar Kavram

Ara sözlerin cümledeki ögeleri açıklama işlevi ve cümle dışı unsurlardan (ara cümlelerden) farkı.
Soru 1506Soru

Sanatçı, yüzyıllar boyunca doğayı taklit eden ya da onu kendi potasında eritip yeniden biçimlendiren yegâne özne olarak kabul edilmiştir. (I) Ancak günümüzde yapay zekânın karmaşık algoritmalarla ürettiği görsel ve işitsel yapıtlar, bu kabulü derinden sarsmaktadır. (II) Zira insan elinden çıkmamış bu eserler, 'yaratıcılık' kavramının sınırlarını yeniden çizmemizi zorunlu kılmaktadır. (III) Bu belirsizlik, felsefi bir tartışmayı da beraberinde getirmekte ve makinelerin gerçekten 'sanat' yapıp yapamayacağı sorusunu gündeme taşımaktadır. (IV) Söz konusu tartışmaların odağında ise estetik hazzın kaynağının kim ya da ne olduğu sorusu yatmaktadır. (V)

Bu parçada anlam bütünlüğünün sağlanması için numaralanmış yerlerden hangisine 'İşte bu noktada devreye giren özgünlük tartışması, yapay zekâ kodlarının arkasındaki yazılımcı ile onu yönlendiren kullanıcının rolünü sorgulatmaktadır.' cümlesi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Parçada anlam bütünlüğünün sağlanması için verilen cümle III numaralı yere getirilmelidir.
Verilen cümle III numaralı yere yerleştirilmelidir. Çünkü kendinden önceki cümlede yapay zekânın 'yaratıcılık kavramının sınırlarını çizmemizi zorunlu kıldığı' söylenerek bir tartışma noktası yaratılmış, yerleştirilen cümleyle bu durum 'yazılımcı ile kullanıcının rolünün sorgulanması' şeklinde detaylandırılmıştır. Hemen ardından gelen cümlede ise bu rol karmaşası 'Bu belirsizlik' ifadesiyle karşılanarak felsefi tartışmaya bağlanmıştır. Bu durum tam bir anlamsal bütünlük kurar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçaya eklenmek istenen cümlenin içeriğini ve ipuçlarını analiz etmek.
Eklenmek istenen cümlede geçen 'İşte bu noktada' ifadesi bir önceki cümlenin sonucuna, 'özgünlük tartışması' ve 'yazılımcı ile kullanıcının rolü' ifadeleri ise bir belirsizliğe veya sınır tartışmasına işaret etmektedir.
Cümleler arasındaki köprüleri ve dil bilgisel/anlamsal ipuçlarını belirlemek doğru yerleşimi bulmanın ilk adımıdır.
2
Parçadaki cümlelerin birbiriyle olan anlamsal bağını ve boşlukların çevresini incelemek.
III numaralı boşluktan önceki cümlede yapay zekâ eserlerinin 'yaratıcılık sınırlarını zorladığı' belirtilmiş, boşluktan sonraki cümlede ise 'Bu belirsizlik...' ifadesi kullanılmıştır.
Boşluktan sonra gelen işaret sıfatlarının ('bu belirsizlik' gibi) hangi durumu nitelediğini bulmak gerekir.
3
Eklenmek istenen cümleyi III numaralı boşluğa yerleştirerek anlam akışını kontrol etmek.
Yaratıcılık sınırlarının sorgulanmasından hemen sonra 'özgünlük ve yazılımcı-kullanıcı rolü' tartışmasının getirilmesi ve ardından bu durumun 'Bu belirsizlik' olarak nitelenerek felsefi tartışmalara bağlanması kusursuz bir akış sağlamaktadır.
Yerleşimin doğruluğu, parçanın bütününde dil ve düşünce yönünden tutarlılık sağlanmasıyla kanıtlanır.

Anahtar Kavram

Parçanın anlam akışını sağlayan anahtar kelimeler ve zamirler/işaret sıfatları üzerinden cümle yerleştirme.
Soru 1507Soru

Sınav salonuna girdiğinde heyecandan yüre��i hızlıca çarpmaya başladı (I). Önündeki kitapçığı açtığında zor sorular (II) göreceğini düşünmüştü. Ancak öğretmenlerin güler yüzünü görünce korktu (III) diyemezdik, tam aksine gözümüz (IV) yükseklerdeydi ve kendimize güvenimiz tamdı.

Bu parçada numaralanmış sözcükleri, aldıkları eklere ve köklerine göre sahip oldukları yapısal özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. başladı
II. sorular
III. korktu
IV. gözümüz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

'başladı' sözcüğü isim kökünden türemiş eylemle, 'sorular' sözcüğü fiil kökünden türemiş isimle, 'korktu' sözcüğü basit eylemle, 'gözümüz' sözcüğü ise basit isimle eşleşir.
Sözcüklerin kökleri ve aldıkları ekler incelendiğinde; 'başladı' sözcüğünün kökü 'baş' (isim) olup '-la' yapım ekini alarak türemiş eylem olmuştur. 'sorular' sözcüğünün kökü 'sor-' (fiil) olup '-u' yapım ekini alarak türemiş isim olmuştur. 'korktu' ve 'gözümüz' sözcükleri ise sadece çekim eki alarak basit yapıda kalmıştır. Bu durum doğru eşleşmeyi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki numaralanmış sözcüklerin köklerini ve aldıkları ekleri belirlemek.
Sözcüklerin kök ve ek analizi şu şekildedir: I. başladı (baş-la-dı), II. sorular (sor-u-lar), III. korktu (kork-tu), IV. gözümüz (göz-ümüz).
Sözcüklerin yapısal özelliklerini (basit mi türemiş mi olduğunu) doğru saptayabilmek için öncelikle doğru kök ve ek tahlili yapılması şarttır.
2
Sözcüklerin yapım eki alıp almadıklarını kontrol etmek.
'başladı' sözcüğündeki '-la' eki isimden fiil yapım ekidir; 'sorular' sözcüğündeki '-u' eki ise fiilden isim yapım ekidir. 'korktu' ve 'gözümüz' sözcüklerinde ise herhangi bir yapım eki bulunmamaktadır.
Yapım eki alan sözcükler türemiş, yapım eki almayan ve sadece çekim eki alan (veya hiç ek almayan) sözcükler ise basittir.
3
Kök türleri ve kelime yapısı özelliklerine göre sözcükleri tanımlarla eşleştirmek.
'başladı' türemiş fiildir (isim kökünden türemiş), 'sorular' türemiş isimdir (fiil kökünden türemiş), 'korktu' basit fiildir, 'gözümüz' basit isimdir.
Her bir sözcüğün kök türü (isim/fiil) ve yapısı (basit/türemiş) belirlendikten sonra tanımlarla eşleştirme tamamlanır.

Anahtar Kavram

Yapı Bakımından Sözcükler: Basit ve Türemiş Sözcükler
Soru 1508Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde üç noktanın (...) kullanımı yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karşımızda duran hedefin gerçekleşmesi için tek bir şart vardı: Çok çalışmak...

Cevap

Karşımızda duran hedefin gerçekleşmesi için tek bir şart vardı: Çok çalışmak... cümlesinde üç nokta yerine nokta kullanılmalıdır.
Karşımızda duran hedefin gerçekleşmesi için tek bir şart vardı: Çok çalışmak... cümlesinde açıklanacağı belirtilen unsurun sayısı 'tek bir şart' olarak sınırlandırılmıştır. Bu tek şart da verilerek açıklama tamamlandığı için cümlenin sonuna üç nokta değil, nokta konmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki açıklama ve örnek grubunu başlatacak ifadedeki sayı sınırlamasını incelemek.
Cümlenin başında hedefin gerçekleşmesi için 'tek bir şart' olduğu belirtilmiştir.
Sayıca sınırlandırılmış açıklama veya örneklerin sonuna hangi noktalama işaretinin geleceğini belirlemek.
2
İki noktadan sonra gelen açıklamayı kontrol ederek şartın tamamlanıp tamamlanmadığını görmek.
Belirtilen tek şart olan 'Çok çalışmak' ifadesi verilerek cümlenin anlamca ve yapıca tamamlandığı anlaşılır.
Eğer verilen örnekler veya şartlar başta belirtilen sınır sayısına ulaşmışsa cümlenin tamamlanmış kabul edilip sonuna nokta (.) konması gerektiğini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Nokta ve Üç Noktanın Kullanım İşlevleri
Soru 1509Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yönelme (-e), bulunma (-de) veya ayrılma (-den) durum ekini alan söz öbeği yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) görevinde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazarın son romanında anlattığı olaylar, okurların zihninde derin izler bırakıyor.

Cevap

Yazarın son romanında anlattığı olaylar, okurların zihninde derin izler bırakıyor. cümlesinde 'okurların zihninde' ifadesi yer tamlayıcısıdır.
Doğru cevap olan 'Yazarın son romanında anlattığı olaylar, okurların zihninde derin izler bırakıyor.' cümlesinde 'okurların zihninde' ifadesi yükleme sorulan 'nerede' sorusuna cevap vermektedir ve yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) görevindedir. Cümlenin öznesinin ('Yazarın son romanında anlattığı olaylar') içinde geçen 'romanında' sözcüğü ise özneyi oluşturan sıfat-fiil grubunun bir parçasıdır ve bağımsız bir öge değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin yüklemlerini ve durum eki alan sözcüklerini belirlemek
Cümlelerdeki durum eki alan sözcükler ve yüklemler tespit edilir.
Yer tamlayıcısını bulmak için yükleme sorulacak sorulara ve durum eklerine bakılması gerekir.
2
Durum eki alan ögelerin yüklemle olan anlam ilişkisini sorgulamak
'sabaha kadar', 'baş başa', 'akşama', 'gönülden' ögelerinin zaman ve durum bildirerek zarf tümleci olduğu; 'okurların zihninde' ifadesinin ise yer bildirdiği belirlenir.
Durum eklerini alan her sözcük yer tamlayıcısı olmaz, zarf tümleci de olabilir.
3
Doğru seçeneği belirlemek
'Yazarın son romanında anlattığı olaylar, okurların zihninde derin izler bırakıyor.' cümlesinde 'okurların zihninde' ögesinin yer tamlayıcısı olduğu netleşir.
Bu öge 'nerede' sorusuna yanıt vermekte ve yer tamlayıcısı görevini üstlenmektedir.

Anahtar Kavram

Yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç), yaklaşma (-e), bulunma (-de) ve uzaklaşma (-den) eklerini alarak yüklemi yer yönünden tamamlar. Ancak bu ekleri alan her sözcük yer tamlayıcısı değildir; zaman, durum veya sebep bildirenler zarf tümleci olur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1510Soru

I. Şair, çocukluğunun geçtiği o dar sokakları özlemle anıyor her fırsatta.
II. Son kitabında, insan ruhunun derinliklerine inmeyi amaçlıyordu.
III. Yıllardır biriktirdiği anılarını bu eski kutuda saklamıştı.
IV. Konunun detaylarını onunla enine boyuna konuşabilmekti tek arzusu.
V. Sabaha karşı başlayan kar yağışı, tüm şehri beyaza boyuyordu yavaşça.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. cümlede, yüklem olan eylem şimdiki zamanın hikayesiyle çekimlenmiştir.

Cevap

II. cümlede, yüklem olan eylem şimdiki zamanın hikayesiyle çekimlenmiştir.
Doğru olan seçenekte ifade edildiği üzere, ikinci cümledeki 'amaçlıyordu' eylemi şimdiki zaman eki '-yor' ve ek-fiilin hikayesi olan '-du' ekini alarak şimdiki zamanın hikayesi biçiminde çekimlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki yüklemi inceleme ve ünlü daralması kontrolü yapma
I. cümlenin yüklemi 'anıyor' sözcüğüdür. 'Anmak' fiiline '-yor' eki gelmiştir. Araya giren 'ı' sesi daralma değil yardımcı sestir. Dolayısıyla A seçeneğindeki ifade yanlıştır.
Daralma olabilmesi için fiilin 'a' veya 'e' ünlüleriyle bitmesi gerekir.
2
İkinci cümledeki yüklemin kip ve zaman çekimini belirleme
II. cümlenin yüklemi 'amaçlıyordu' sözcüğüdür. 'Amaçla-' fiili '-yor' şimdiki zaman ve '-du' ek-fiil hikaye eklerini almıştır. Bu çekim şimdiki zamanın hikayesidir. Dolayısıyla B seçeneğindeki ifade doğrudur.
Fiil çekiminde kip eki ve ek-fiilin birleşimi birleşik zamanlı eylem oluşturur.
3
Üçüncü cümlenin yapısını ve yüklemini değerlendirme
III. cümlenin yüklemi 'saklamıştı' çekimli fiilidir. Ancak cümlede tek bir yüklem ve yan cümlecik (fiilimsi) bulunduğundan cümle yapısı bakımından birleşik bir cümledir, sıralı cümle değildir. Dolayısıyla C seçeneğindeki ifade yanlıştır.
Birden fazla yüklemi virgül veya noktalı virgülle ayrılmayan cümleler sıralı olamaz.
4
Dördüncü cümlenin yükleminin sözcük türünü inceleme
IV. cümlenin yüklemi 'konuşabilmekti' kelimesidir. Bu kelime '-mak/-mek' isim-fiil ekini almıştır. Fiilimsiler çekimli fiil değil, isim soylu sözcük sayılır. Dolayısıyla D seçeneğindeki ifade yanlıştır.
Ek-fiil alan fiilimsiler yüklem olsalar da eylem çekimine girmezler, ad soylu yüklem kurarlar.
5
Beşinci cümledeki yüklemin kök yapısını analiz etme
V. cümlenin yüklemi 'boyuyordu' fiilidir. Eylemin kökü olan 'boya' sözcüğü, isim (boya) ve fiil (boyamak) olarak anlam ilişkisi taşıdığı için kökteş (ortak) köktür, sesteş değildir. Dolayısıyla E seçeneğindeki ifade yanlıştır.
Sesteş köklerin yazılışları aynı, anlamları tamamen ilgisizdir; ortak köklerde ise isim ve fiil anlamları arasında bağ vardır.

Anahtar Kavram

Fiillerde çekim, yapı, ek-fiil ve kök türlerinin ayırt edilmesi
Soru 1511Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nokta (.) veya üç noktanın (...) kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmışt��r?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazar, son makalesinde Türkçe söz varlığının zenginliğini ortaya koymak için deyimler, atasözleri, ikilemeler vb... ögelerden yararlanmıştır.

Cevap

Kısaltmaların sonuna konan nokta ile üç nokta bir arada kullanılmaz. 'vb.' kısaltması zaten nokta içerdiği için sonuna ayrıca üç nokta eklenmesi noktalama hatasıdır. Doğru kullanım 'vb.' şeklinde olmalıdır.
Türkçe imla kurallarına göre, 'vb.' (ve benzerleri) kısaltması zaten sonuna nokta alarak benzer örneklerin sürdüğünü ifade eder. Bu kısaltmadan sonra ayrıca üç nokta (...) getirilmesi noktalama hatasıdır. Dolayısıyla 'deyimler, atasözleri, ikilemeler vb... ögelerden' ifadesindeki kullanım yanlıştır; doğrusu 'vb. ögelerden' şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerde yer alan nokta (.) ve üç nokta (...) kullanımları tek tek belirlenir.
Cümlelerdeki noktalama işaretlerinin TDK işlevlerine uygunluğu incelenir.
Soruda hangi cümlede nokta veya üç noktanın kullanımıyla ilgili bir yanlışlık yapıldığı sorulmaktadır.
2
Eksiltili cümleler, saat-dakika gösterimleri, sınırlandırılmış örnek grupları ve kısaltmaların noktalama kuralları değerlendirilir.
Diğer seçeneklerdeki kullanımların TDK kurallarına tamamen uygun olduğu görülür. Bir seçenekte ise 'vb' kısaltmasının ardından hem kısaltma noktası hem de üç noktanın bir arada ('vb...') kullanıldığı tespit edilir.
Türkçede 'vb.' (ve benzerleri) kısaltması zaten bir nokta ile biter ve bu nokta benzer örneklerin devam ettiğini bildirir. Üst üste iki noktalama işaretinin bu şekilde getirilmesi kurallara aykırıdır.

Anahtar Kavram

Kısaltmalardan sonra nokta ve üç noktanın bir arada kullanılamayacağı kuralı ile nokta ve üç noktanın temel işlevleri.
Soru 1512Soru

Aşağ��daki cümlede boş bırakılan yerleri, belirtilen anlam ilgilerini kuracak şekilde uygun edatlarla (ilgeçlerle) tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Sanatçı, toplumsal sorunları dile getirmek (amaç ilgisi) yazdığı bu romanda, olayları adeta bir belgeselci (benzerlik ilgisi) tarafsız ve nesnel bir bakış açısıyla ele almıştır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklara sırasıyla amaç ilgisi kuran 'için' (veya 'üzere') edatı ile benzerlik ilgisi kuran 'gibi' edatı getirilmelidir.
Birinci boşlukta amaç ilgisi talep edildiğinden buraya '-mek için' ya da '-mek üzere' yapısını kuracak edatlar; ikinci boşlukta ise benzerlik ilgisi istendiğinden 'gibi' edatı getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki birinci boşluğun öncesindeki 'dile getirmek' ifadesi ile sonrasındaki eylemin yöneldiği amacı ('amaç ilgisi') analiz etme.
Mastarla (-mek/-mak) birleşerek amaç ilgisi kuran en uygun edatlar 'için' ve 'üzere' olarak belirlenir.
Türkçede amaç-sonuç ilişkileri sıklıkla '-mek için' ve '-mek üzere' edat yapılarıyla kurulur.
2
İkinci boşluğun öncesindeki 'bir belgeselci' ifadesi ile kurulan 'benzerlik' ilgisini inceleme.
Benzerlik ilgisi kuran en yaygın ve bu bağlama tam oturan edat 'gibi' olarak belirlenir.
'Gibi' edatı, eklendiği isme benzetme yönüyle anlam kazandırır.

Anahtar Kavram

Edatların (ilgeçlerin) cümleye kazandırdığı anlam ilgileri
Soru 1513Soru

Osmanlı Devleti'nde miri arazinin en önemli bölümünü oluşturan dirlik toprakları; kullanım hakkı köylüye, denetim ve vergi toplama yetkisi sipahiye, mülkiyeti ise devlete ait olacak şekilde teşkilatlandırılmıştır. Sipahi, bölgedeki reayayı kanunname sınırları dışında vergilendiremediği gibi köylünün toprağını nedensiz yere elinden alamazdı. Toprağı üç yıl üst üste boş bırakan köylüden ise çiftbozan resmi adı altında bir vergi alınır veya toprak başkasına devredilirdi. Batı Avrupa'daki feodal sistemde ise senyörler (derebeyleri), toprak üzerinde tam bir mülkiyet ve köylüler (serfler) üzerinde mutlak yargı yetkisine sahipti.

Bu bilgiler doğrultusunda Osmanlı tımar sistemi ile Avrupa'daki feodal sistem karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı toprak düzeninin, taşrada bağımsız yerel otorite odaklarının oluşmasını engelleyecek şekilde yapılandırıldığına

Cevap

Osmanlı toprak düzeninin, taşrada bağımsız yerel otorite odaklarının oluşmasını engelleyecek şekilde yapılandırıldığı
Osmanlı toprak sisteminde mülkiyetin devlete ait olması ve tımar sahibinin (sipahi) yetkilerinin kanunlarla sınırlandırılması, taşrada kontrol dışı feodal güçlerin oluşmasını engellemiştir. Avrupa feodalizminde ise senyörlerin toprak üzerinde tam mülkiyete ve köylüler üzerinde mutlak yargı gücüne sahip olması yerel egemenlik odakları yaratmıştır. Dolayısıyla Osmanlı sistemindeki bu kısıtlamalar, taşrada merkezi otoriteyi koruma ve bağımsız yerel güçlerin ortaya çıkmasını engelleme amacı taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen Osmanlı dirlik (tımar) sisteminin unsurlarını analiz etme.
Osmanlı tımar sisteminde toprağın mülkiyetinin devlete, kullanım hakkının köylüye, vergi toplama yetkisinin ise sipahiye ait olduğu; sipahinin haklarının kanunnamelerle sınırlandırıldığı görülür.
Osmanlı sisteminin hukuki ve yönetsel sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Metinde verilen Avrupa feodal sisteminin özelliklerini analiz etme.
Avrupa feodalizminde senyörlerin (derebeylerinin) toprak üzerinde tam mülkiyet ve köylüler üzerinde mutlak yargı yetkisine sahip olduğu görülür.
İki sistem arasındaki temel farkları ortaya koymak için gereklidir.
3
İki sistemi karşılaştırarak devletin siyasi hedefini belirleme.
Osmanlı'da mülkiyetin devlette kalması ve sipahinin yetkilerinin sınırlandırılması, Avrupa'daki gibi bağımsız yerel feodal güçlerin ortaya çıkmasını önleyerek merkezi otoriteyi korumaya yöneliktir. Bu durum, Osmanlı toprak düzeninin taşrada bağımsız otorite odaklarının oluşmasını engelleyecek biçimde kurulduğunu gösterir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için sistemlerin amaçsal karşılaştırmasını tamamlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Tımar Sistemi ve Merkezi Otorite İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1514Soru

(I) Şiirlerindeki gizemli hava, okuru ilk dizelerden itibaren sarmalayıp kendi içine çeken mistik bir güce sahiptir.
(II) Öyle ki bu şiir dünyasına bir kez adım atan kişi, gerçekliğin sıkıcı sınırlarından kolayca sıyrılıverir.
(III) Halbuki modern insanın en büyük açmazı, düş gücünü tamamen yitirip rasyonel dünyanın esiri olmasıdır.
(IV) Sanatçı da bunun farkındadır ve yapıtlarında bireyin iç dünyasındaki bu çelişkileri gözler önüne serer.
(V) Bizim ki yalnızca dış dünyayı izlemekle yetinen, kendi derinliklerine inmekten çekinen yüzeysel bir sanat anlayışına karşı bir başkaldırıdır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde "ki"nin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Beş numaralı cümledeki 'Bizim ki' ifadesinin 'Bizimki' şeklinde bitişik yazılması gerekir.
Beş numaralı cümlede yer alan 'Bizim ki' ifadesindeki '-ki', kendisinden önceki 'bizim' tamlayanıyla birleşerek 'bizim sanat anlayışımız' anlamını karşılamakta ve bir ismin yerini tutmaktadır. Bu işleviyle bir ilgi zamiridir. İlgi zamiri olan '-ki' bir ek olduğu için sözcüğe bitişik yazılmalı ve 'Bizimki' biçiminde gösterilmelidir. Ayrı yazılması yazım hatasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan tüm 'ki' ek ve bağlaçları tespit edilir.
I. cümlede 'Şiirlerindeki', II. cümlede 'Öyle ki', III. cümlede 'Halbuki', IV. cümlede 'dünyasındaki' ve V. cümlede 'Bizim ki' ifadeleri belirlenir.
Yazım kurallarına uygunluğu denetlemek için öncelikle hedef yapıların konumları saptanmalıdır.
2
Tespit edilen 'ki'lerin görevleri ve türleri (sıfat yapan ek, ilgi zamiri eki, bağlaç) incelenir.
'Şiirlerindeki' ve 'dünyasındaki' sözcüklerinde sıfat yapan '-ki' eki; 'Öyle ki' ifadesinde bağlaç olan 'ki'; 'Halbuki' sözcüğünde kalıplaşmış bağlaç; 'Bizim ki' ifadesinde ise ilgi zamiri olan '-ki' bulunmaktadır.
Türkçede 'ki'nin yazımı, üstlendiği dil bilgisel göreve göre (ek veya bağlaç olması) şekillenir.
3
Ek ve bağlaçların yazım kuralları uygulanarak doğruluk kontrolü yapılır.
Sıfat yapan eklerin bitişik yazımı (Şiirlerindeki, dünyasındaki), bağlaç olan 'ki'nin ayrı yazımı (Öyle ki) ve kalıplaşmış bağlacın bitişik yazımı (Halbuki) doğrudur. Ancak ilgi zamiri eki olan '-ki'nin ayrı yazılması (Bizim ki) yanlıştır.
Ek olan '-ki' her zaman bitişik, bağlaç olan 'ki' (kalıplaşmış durumlar hariç) her zaman ayrı yazılır.

Anahtar Kavram

Ek olan '-ki' (sıfat yapan ve ilgi zamiri) ile bağlaç olan 'ki'nin yazım ayırt ediciliği ve istisnai kalıplaşmış bağlaçlar.
Soru 1515Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, ünlüyle başlayan ek aldıklarında gösterdikleri ünsüz yumuşaması (değişimi) kuralı veya bu kuralın istisnaları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Demokratik toplumlarda her vatandaşın hukuka saygı göstermesi gerekir.
Gurbette geçirdiği uzun yıllardan sonra nihayet kendi yurdu için çalışmaya başladı.
Rüzgâr sert estikçe bahçedeki yaşlı ağacın dalları penceremize vuruyordu.
Yaz tatilinin bir bölümünü geçirmek üzere ailece Ayvalık'a gitmeye karar verdik.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda: 'hukuka' kelimesi yabancı kökenli istisnayla, 'yurdu' kelimesi tek heceli olmasına rağmen yumuşayan istisnayla, 'ağacın' kelimesi kurallı ünsüz yumuşamasıyla, 'Ayvalık'a' kelimesi ise özel isimlerde yazıda yumuşama olmaması kuralıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede: 'hukuka' sözcüğü yabancı kökenli olması nedeniyle ünsüz yumuşamasına aykırılık gösterir. 'yurdu' sözcüğü tek heceli kelimelerin yumuşamaması kuralına bir istisna olarak yumuşar. 'ağacın' sözcüğü çok heceli Türkçe kelimelerin standart yumuşama kuralına uyar. 'Ayvalık'a' sözcüğü ise özel isim olduğundan yazıda yumuşamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen ve koyu belirtilen sözcüklerin köklerini ve aldıkları ekleri belirleyin.
'hukuk' + '-a' yönelme eki, 'yurt' + '-u' iyelik eki, 'ağaç' + '-ın' ilgi eki, 'Ayvalık' + '-a' yönelme eki.
Sözcüklerde ses olayını tespit edebilmek için kelimenin ek almadan önceki yalın halini bilmek gerekir.
2
Köklerin sonundaki sert ünsüzlerin (p, ç, t, k) ünlüyle başlayan ek aldıklarında uğradıkları değişimi gözlemleyin.
'hukuk' sözcüğündeki 'k' değişmemiş, 'yurt' sözcüğündeki 't' sesi 'd'ye dönüşmüş, 'ağaç' sözcüğündeki 'ç' sesi 'c'ye dönüşmüş, 'Ayvalık' sözcüğündeki 'k' sesi yazıda değişmeden kalmıştır.
Ünsüz yumuşaması kuralına uygunluğu ve istisnaları tespit etmek için ses değişimlerinin türü incelenmelidir.
3
Gözlemlenen durumları dil bilgisi kuralları ve istisnaları ile eşleştirin.
'hukuka' yabancı kökenli istisnaya, 'yurdu' tek heceli istisnaya, 'ağacın' standart kurala, 'Ayvalık'a' ise özel isim kuralına eşlenir.
Her ses değişimi veya değişmeme durumu, Türkçe ses bilgisi kurallarının farklı bir yönünü temsil eder.

Anahtar Kavram

Ünsüz Yumuşaması ve Kuralın İstisnaları
Soru 1516Soru

(I) Edebiyat sosyolojisi, edebi eserlerin sadece estetik birer nesne olmadığını, üretildikleri dönemin toplumsal koşullarını da yansıttığını ileri sürer. (II) Bu disiplin; yazarın sınıfı, okur kitlesinin beklentileri ve yayıncılık piyasası gibi dışsal faktörlerin edebi yaratım üzerindeki etkisini inceler. (III) Roman veya şiir okurken kurduğumuz bireysel bağ, bizi eserin estetik evrenine çeken en güçlü unsurdur. (IV) Böylece bir metnin çözümlenmesinde, yazarın bireysel dehasından ziyade o dehanın içinde şekillendiği toplumsal zemin ön plana çıkarılır. (V) Dolayısıyla edebiyat sosyolojisi alanında çalışan araştırmacılar, edebi türlerin doğuşunu ve değişimini toplumsal dönüşümlerle ilişkilendirerek ele alırlar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (III)
Üçüncü cümle (III), parçanın genelinde ele alınan edebiyat sosyolojisinin odak noktası olan 'eserin toplumsal bağlamı' düşüncesinden uzaklaşarak 'okurun esere duyduğu bireysel ve estetik ilgiye' odaklanmaktadır. Diğer tüm cümleler edebiyat sosyolojisinin toplumsal zemin üzerindeki rolünü açıklarken, bu cümle konunun sınırları dışına çıkarak akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümleler tek tek okunarak konunun ne olduğu ve nasıl geliştirildiği belirlenir.
Paragrafın genelinde edebiyat sosyolojisinin edebi eserleri toplumsal zeminle ilişkilendirerek incelemesi konusu ele alınmaktadır.
Parçanın ana fikrini ve gidişatını anlamak akışı bozan cümleyi tespit etmek için gereklidir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantılar (bağlaçlar, zamirler, ortak anahtar kelimeler) incelenir.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamlayan, edebiyat sosyolojisini ve toplumsal koşulları odağa alan bir yapı oluşturduğu görülür.
Akışı bozan cümleyi bulmak için zincirin hangi halkada koptuğu tespit edilmelidir.
3
Diğer cümlelerle bağ kurmayan, konunun yönünü veya bakış açısını değiştiren cümle belirlenir.
Üçüncü cümle (III), okurun eserle kurduğu bireysel ve estetik bağdan bahsederek edebiyat sosyolojisinin nesnel ve toplumsal odaklı yaklaşımından sapmaktadır.
Konunun odağından veya yazarın bakış açısından sapan cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma, anlam bütünlüğünü ve düşünce zincirini bozan yargıları tespit etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1517Soru

Türkçede metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz ancak ardı ardına gelen zarf-fiil eki almış kelimeler varsa bu kelimelerin arasına virgül konur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgülün (,) kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu kadim kent, ziyaretçilerini adeta büyüleyerek, zihnimizde unutulmaz izler bırakıyor.

Cevap

Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu kadim kent, ziyaretçilerini adeta büyüleyerek, zihnimizde unutulmaz izler bırakıyor.
Doğru cevap, ziyaretçilerini adeta büyüleyerek ifadesinden sonra virgül kullanılan seçenektir. Bu cümlede yer alan 'büyüleyerek' kelimesi zarf-fiil eki almıştır. Türk Dil Kurumu kurallarına göre, metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz. Cümlede ardı ardına sıralanan eş görevli zarf-fiiller bulunmadığı için 'büyüleyerek' kelimesinden sonra virgül kullanılması noktalama yanlışına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki virgül (,) ve noktalı virgül (;) kullanımlarını teker teker incelemek.
Cümlelerin ögeleri, zarf-fiil grupları ve bağlaçları belirlendi.
Her bir seçeneğin dil bilgisel yapısını çözümleyerek kurallara uygunluğu denetlemek gerekir.
2
Zarf-fiil gruplarının ve ardışık kullanımların kontrol edilmesi.
Doğayı gözlemleyerek ve analiz ederek zarf-fiillerinin ardışık geldiği için aralarına virgül konmasının doğru olduğu, ancak tek başına kullanılan zarf-fiillerden sonra virgül konamayacağı belirlendi.
Zarf-fiillerden sonra virgül kullanımıyla ilgili kural ve istisnaları doğru uygulamak gerekir.
3
Hatalı kullanılan virgülü tespit etmek.
Ziyaretçilerini adeta büyüleyerek ifadesindeki zarf-fiilden sonra virgül kullanılmasının kural ihlali olduğu ve cümlede başka bir eş görevli zarf-fiil bulunmadığı için bu kullanımın yanlış olduğu saptandı.
Türk Dil Kurumu kurallarına göre metin içinde tek başına yer alan zarf-fiil eklerinden sonra virgül konamaz.

Anahtar Kavram

Zarf-fiil eklerinden sonra virgül kullanılamaması kuralı ve istisnaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1518Soru

Aşağıdaki paragrafı okuyunuz:

"Zeigarnik etkisi, psikolojide yarım kalmış ya da kesintiye uğramış işlerin, tamamlanmış olanlara kıyasla zihinde daha kolay ve net bir şekilde hatırlanması eğilimidir. Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından 1920’lerde keşfedilen bu durum, beynin tamamlanmamış görevleri birer açık dosya gibi görerek onları sürekli işlem belleğinde tutmasından kaynaklanır. İş tamamlandığında ise beyin bu bilgiyi arşivler ve hatırlama ihtiyacı ortadan kalkar. Günümüzde modern reklamcılık ve dizi sektörü, izleyicide merak uyandırarak bağlılık oluşturmak için bu etkiden sıkça yararlanır. Örneğin dizilerin en heyecanlı yerinde kesilerek bir sonraki bölümün beklenmesinin sağlanması, tamamen bu zihinsel mekanizmayı tetiklemeye yöneliktir."

Buna göre, sol sütunda verilen parçadaki ifadeler ile bu ifadelerin anlamca karşıladığı sağ sütundaki yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

'İş tamamlandığında ise beyin bu bilgiyi arşivler ve hatırlama ihtiyacı ortadan kalkar.'
'beynin tamamlanmamış görevleri birer açık dosya gibi görerek onları sürekli işlem belleğinde tutması'
'modern reklamcılık ve dizi sektörü, izleyicide merak uyandırarak bağlılık oluşturmak için bu etkiden sıkça yararlanır.'

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci ifade sağ sütundaki üçüncü ifadeyle, ikinci ifade birinciyle, üçüncü ifade ise ikinciyle eşleşir.
Eşleşmeler metindeki ifadelerin birebir karşılık gelen anlamlarıyla yapılmıştır: Bitirilen işlerin arşivlenmesi zihinsel yükün bitmesini; tamamlanmamış işlerin bellekte tutulması bitirilmemiş işlerin aktif saklanmasını; reklam ve dizi sektörünün bu durumdan yararlanması ise ticari strateji olarak kullanılmasını karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki 'İş tamamlandığında ise beyin bu bilgiyi arşivler ve hatırlama ihtiyacı ortadan kalkar.' cümlesini incelemek.
İş bittiğinde beynin hatırlama ihtiyacının kalmaması, sürecin tamamlanmasıyla zihindeki yükün sona erdiği anlamına gelir.
Bu durum, 'Sonuçlandırılan süreçlerin zihinsel yük oluşturmaktan çıkması' ifadesiyle eşleşmeyi sağlar.
2
Parçadaki 'beynin tamamlanmamış görevleri... sürekli işlem belleğinde tutması' ifadesini incelemek.
Tamamlanmamış işlerin zihinde saklanmaya devam etmesi, bitirilmemiş durumların bellekte aktif tutulması demektir.
Bu durum, 'Zihnin bitirilmemiş işleri aktif bir biçimde saklama eğilimi' ifadesiyle eşleşmeyi sağlar.
3
Parçadaki 'modern reklamcılık ve dizi sektörü... bu etkiden sıkça yararlanır' ifadesini incelemek.
Zihinsel bir etkinin reklam ve dizi sektöründeki bağlılık yaratma stratejilerinde kullanılması, ticari bir amaca hizmet eder.
Bu durum, 'Psikolojik bir olgunun ticari alanlarda stratejik olarak kullanılması' ifadesiyle eşleşmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Paragraftaki cümle ve ifadeleri anlamca karşılayan yardımcı düşüncelerle eşleştirme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1519Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin ( ' ) kullanımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yarın öğleden sonra Türk Dil Kurumu'nun küt��phanesinde araştırma yapacağız.

Cevap

Türk Dil Kurumu'nun ifadesinin geçtiği cümlede kesme işareti yanlış kullanılmıştır.
Türk Dil Kurumu bir kurum adı olduğundan, resmi kurallara göre kurum ve kuruluş adlarına gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz. Kelimenin doğru yazımı 'Türk Dil Kurumunun' şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde kesme işaretiyle ayrılan eklerin hangi sözcüklere getirildiğini tespit edin.
Cümlelerde '15.30'da', 'Zonguldak'a', 'Türk Dil Kurumu'nun', 'İstanbul'da' ve 'TRT'nin' kullanımları belirlenir.
Yazım kuralı ihlalinin hangi sözcükte olduğunu bulabilmek için hedef kelimeleri saptamak gerekir.
2
Kurum ve kuruluş adlarına getirilen eklerin yazım kuralını uygulayın.
Türk Dil Kurumu bir kurum adıdır. Türk Dil Kurumu kurallarına göre kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz.
Kurum adlarında kesme işareti kullanımının yasak olduğunu doğrulamak.
3
Yazımı hatalı olan seçeneği belirleyin.
İfadenin 'Türk Dil Kurumunun' şeklinde kesme işareti kullanılmadan yazılması gerektiği bulunur.
Hatalı kullanımı tespit edip doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen eklerin kesme işaretiyle ayrılmaması kuralı
Soru 1520Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere getirilmesi gereken uygun noktalama işaretlerini (nokta veya üç nokta) belirleyerek boşlukları doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Edebiyat araştırmacısı Dr Şahin, kütüphanedeki incelemesini tamamlayıp saat 1730'da oradan ayrıldı. Yol boyunca aklında hep o eski elyazmasından alınan şu cümle vardı: ' her sanatkâr, kendi çağının tanığı olmakla kalmaz; geleceğe de yön verir.' Evinin kapısına vardığında hissettiği şey derin bir yalnızlıktı
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklara sırasıyla nokta (.), nokta (.), üç nokta (...) ve nokta (.) işaretleri getirilmelidir.
Kısaltmaların sonuna nokta gelmesi kuralı, saat ve dakikayı ayırmada nokta kullanılması zorunluluğu, alıntılardaki atlamalarda üç nokta kullanılması ve ek-fiille tamamlanmış cümlenin sonuna nokta konması kuralları doğrultusunda sırasıyla nokta, nokta, üç nokta ve nokta getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun işlevini inceleme
Boşluğa nokta (.) gelmelidir.
Türk Dil Kurumu kurallarına göre büyük harfle başlayan unvan ve benzeri kısaltmaların (Dr., Prof., Cad. vb.) sonuna nokta konur.
2
İkinci boşluğun işlevini inceleme
Boşluğa nokta (.) gelmelidir.
Türkçede saat ve dakikayı gösteren sayısal değerlerin arasına sadece nokta konur.
3
Üçüncü boşluğun işlevini inceleme
Boşluğa üç nokta (...) gelmelidir.
Alıntılarda; başta, ortada veya sonda alınmayan, atlanan kelime veya bölümlerin yerine üç nokta konur.
4
Dördüncü boşluğun işlevini inceleme
Boşluğa nokta (.) gelmelidir.
'yalnızlıktı' sözcüğü ek-fiil alarak yüklem görevini üstlenmiştir. Cümle yargı bildirdiği ve tamamlandığı için sonuna nokta konmalıdır.

Anahtar Kavram

Nokta ve Üç Noktanın Kullanım İşlevleri
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 76 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin