Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Gazeteci:
(I) ----
Deniz Biyoloğu:
— Okyanusların derinlikleri, güneş ışığının hiç ulaşmad��ğı ve aşırı basınç altındaki bölgelerdir. Eskiden bu karanlık sularda yaşamın barınamayacağı düşünülürdü. Ancak son araştırmalar, hidrotermal bacaların çevresinde kemosentez yaparak enerji üreten bakterilerin varlığını ve bu bakterilerle ortak yaşam geliştiren dev tüp solucanları, kör karidesler gibi benzersiz canlı topluluklarını ortaya çıkardı. Yani fotosenteze bağımlı olmayan, tamamen farklı bir ekosistem orada hayat buluyor.
Gazeteci:
(II) ----
Deniz Biyoloğu:
— Aslında en büyük zorluk, bu canlıların çok dar bir basınç ve sıcaklık aralığında yaşamaya adapte olmuş olmaları. Onları yüzeye çıkardığınız anda basınç farkı nedeniyle hücre yapıları bozuluyor ve saniyeler içinde ölüyorlar. Bu yüzden laboratuvar ortamında incelemek neredeyse imkansız. Araştırmaları ancak yüksek basınca dayanıklı özel robotik cihazlar ve kameralar aracılığıyla, doğal ortamlarında yapabiliyoruz; bu da hem yüksek maliyet hem de ileri teknolojik donanım gerektiriyor.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
II. Yüksek basınç altında yaşayan canlıların fizyolojik yapılarını incelemek için kullanılan teknolojik araçlar nelerdir?
II. Derin deniz araştırmalarında kullanılan su altı robotların��n maliyetini azaltmak için hangi yöntemler geliştirilmektedir?
II. Laboratuvar koşullarında yaşatılamayan deniz canlılarının doğal ortamlarında korunması için hangi önlemler al��nmalıdır?
II. Derin deniz organizmaları üzerinde laboratuvar ortamında araştırma yapmanın önündeki temel engeller nelerdir?
II. Derin denizlerdeki araştırma faaliyetlerinin okyanus ekosistemine verdiği zararlar nasıl en aza indirilebilir?
Aşağıda verilen cümleleri, yapılarına göre ait oldukları birleşik cümle türleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki cümleleri, içerdikleri "ki" bağlacı ve ekinin yazımıyla ilgili yazım hatası sayısına göre en çok hata barındırandan en az hata barındırana doğru sıralayınız.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Bir kırtasiyeci, elindeki özdeş defterleri paketleyerek satışa sunacaktır. Kırtasiyeci bu defterleri;
* Onlar basamağındaki rakam, birler basamağındaki rakamdan fazla olan iki basamaklı adet defter içeren paketlere koyarsa paket elde etmekte ve geriye defter kalmaktadır.
* İki basamaklı adet defter içeren paketlere koyarsa paket elde etmekte ve geriye defter kalmaktadır.
Buna göre, kırtasiyecinin elindeki toplam defter sayısı kaçtır?
Ara sözler, cümlede genellikle kendinden önceki ögenin açıklayıcısı olarak görev yapar. Ancak bazı durumlarda herhangi bir ögenin açıklayıcısı olmayıp doğrudan cümlenin kuruluşuna katılmayan birer ara cümle (cümle dışı unsur) olarak karşımıza çıkabilir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ara söz, cümlenin belirtili nesnesinin açıklayıcısı olarak kullanılmıştır?
Sanatçı, yüzyıllar boyunca doğayı taklit eden ya da onu kendi potasında eritip yeniden biçimlendiren yegâne özne olarak kabul edilmiştir. (I) Ancak günümüzde yapay zekânın karmaşık algoritmalarla ürettiği görsel ve işitsel yapıtlar, bu kabulü derinden sarsmaktadır. (II) Zira insan elinden çıkmamış bu eserler, 'yaratıcılık' kavramının sınırlarını yeniden çizmemizi zorunlu kılmaktadır. (III) Bu belirsizlik, felsefi bir tartışmayı da beraberinde getirmekte ve makinelerin gerçekten 'sanat' yapıp yapamayacağı sorusunu gündeme taşımaktadır. (IV) Söz konusu tartışmaların odağında ise estetik hazzın kaynağının kim ya da ne olduğu sorusu yatmaktadır. (V)
Bu parçada anlam bütünlüğünün sağlanması için numaralanmış yerlerden hangisine 'İşte bu noktada devreye giren özgünlük tartışması, yapay zekâ kodlarının arkasındaki yazılımcı ile onu yönlendiren kullanıcının rolünü sorgulatmaktadır.' cümlesi getirilmelidir?
Sınav salonuna girdiğinde heyecandan yüre��i hızlıca çarpmaya başladı (I). Önündeki kitapçığı açtığında zor sorular (II) göreceğini düşünmüştü. Ancak öğretmenlerin güler yüzünü görünce korktu (III) diyemezdik, tam aksine gözümüz (IV) yükseklerdeydi ve kendimize güvenimiz tamdı.
Bu parçada numaralanmış sözcükleri, aldıkları eklere ve köklerine göre sahip oldukları yapısal özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde üç noktanın (...) kullanımı yanlıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yönelme (-e), bulunma (-de) veya ayrılma (-den) durum ekini alan söz öbeği yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) görevinde kullanılmıştır?
I. Şair, çocukluğunun geçtiği o dar sokakları özlemle anıyor her fırsatta.
II. Son kitabında, insan ruhunun derinliklerine inmeyi amaçlıyordu.
III. Yıllardır biriktirdiği anılarını bu eski kutuda saklamıştı.
IV. Konunun detaylarını onunla enine boyuna konuşabilmekti tek arzusu.
V. Sabaha karşı başlayan kar yağışı, tüm şehri beyaza boyuyordu yavaşça.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nokta (.) veya üç noktanın (...) kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmışt��r?
Aşağ��daki cümlede boş bırakılan yerleri, belirtilen anlam ilgilerini kuracak şekilde uygun edatlarla (ilgeçlerle) tamamlayınız.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Osmanlı Devleti'nde miri arazinin en önemli bölümünü oluşturan dirlik toprakları; kullanım hakkı köylüye, denetim ve vergi toplama yetkisi sipahiye, mülkiyeti ise devlete ait olacak şekilde teşkilatlandırılmıştır. Sipahi, bölgedeki reayayı kanunname sınırları dışında vergilendiremediği gibi köylünün toprağını nedensiz yere elinden alamazdı. Toprağı üç yıl üst üste boş bırakan köylüden ise çiftbozan resmi adı altında bir vergi alınır veya toprak başkasına devredilirdi. Batı Avrupa'daki feodal sistemde ise senyörler (derebeyleri), toprak üzerinde tam bir mülkiyet ve köylüler (serfler) üzerinde mutlak yargı yetkisine sahipti.
Bu bilgiler doğrultusunda Osmanlı tımar sistemi ile Avrupa'daki feodal sistem karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
(I) Şiirlerindeki gizemli hava, okuru ilk dizelerden itibaren sarmalayıp kendi içine çeken mistik bir güce sahiptir.
(II) Öyle ki bu şiir dünyasına bir kez adım atan kişi, gerçekliğin sıkıcı sınırlarından kolayca sıyrılıverir.
(III) Halbuki modern insanın en büyük açmazı, düş gücünü tamamen yitirip rasyonel dünyanın esiri olmasıdır.
(IV) Sanatçı da bunun farkındadır ve yapıtlarında bireyin iç dünyasındaki bu çelişkileri gözler önüne serer.
(V) Bizim ki yalnızca dış dünyayı izlemekle yetinen, kendi derinliklerine inmekten çekinen yüzeysel bir sanat anlayışına karşı bir başkaldırıdır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde "ki"nin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, ünlüyle başlayan ek aldıklarında gösterdikleri ünsüz yumuşaması (değişimi) kuralı veya bu kuralın istisnaları ile eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
(I) Edebiyat sosyolojisi, edebi eserlerin sadece estetik birer nesne olmadığını, üretildikleri dönemin toplumsal koşullarını da yansıttığını ileri sürer. (II) Bu disiplin; yazarın sınıfı, okur kitlesinin beklentileri ve yayıncılık piyasası gibi dışsal faktörlerin edebi yaratım üzerindeki etkisini inceler. (III) Roman veya şiir okurken kurduğumuz bireysel bağ, bizi eserin estetik evrenine çeken en güçlü unsurdur. (IV) Böylece bir metnin çözümlenmesinde, yazarın bireysel dehasından ziyade o dehanın içinde şekillendiği toplumsal zemin ön plana çıkarılır. (V) Dolayısıyla edebiyat sosyolojisi alanında çalışan araştırmacılar, edebi türlerin doğuşunu ve değişimini toplumsal dönüşümlerle ilişkilendirerek ele alırlar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Türkçede metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz ancak ardı ardına gelen zarf-fiil eki almış kelimeler varsa bu kelimelerin arasına virgül konur.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgülün (,) kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmıştır?
Aşağıdaki paragrafı okuyunuz:
"Zeigarnik etkisi, psikolojide yarım kalmış ya da kesintiye uğramış işlerin, tamamlanmış olanlara kıyasla zihinde daha kolay ve net bir şekilde hatırlanması eğilimidir. Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından 1920’lerde keşfedilen bu durum, beynin tamamlanmamış görevleri birer açık dosya gibi görerek onları sürekli işlem belleğinde tutmasından kaynaklanır. İş tamamlandığında ise beyin bu bilgiyi arşivler ve hatırlama ihtiyacı ortadan kalkar. Günümüzde modern reklamcılık ve dizi sektörü, izleyicide merak uyandırarak bağlılık oluşturmak için bu etkiden sıkça yararlanır. Örneğin dizilerin en heyecanlı yerinde kesilerek bir sonraki bölümün beklenmesinin sağlanması, tamamen bu zihinsel mekanizmayı tetiklemeye yöneliktir."
Buna göre, sol sütunda verilen parçadaki ifadeler ile bu ifadelerin anlamca karşıladığı sağ sütundaki yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin ( ' ) kullanımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?
Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere getirilmesi gereken uygun noktalama işaretlerini (nokta veya üç nokta) belirleyerek boşlukları doldurunuz.
Aşağıdaki boşlukları doldurun