Tüm alıştırma soruları
6755 soru
(I) Ebru, Türk süsleme sanatlarının en özgün olanlarından biri olup suyun üzerine serpilen toprak boyaların kâğıda aktarılmasıyla gerçekleştirilir. (II) Yüzyıllar boyunca özellikle yazma eserlerin ciltlenmesinde ve korunmasında estetik bir malzeme olarak kullanılmıştır. (III) Tarihî kaynaklar bu sanatın kökeninin Orta Asya'ya dayandığını ve zamanla Anadolu coğrafyasında olgunlaştığını göstermektedir. (IV) Ebru yapımında boyaların suyun yüzeyinde açılmasını ve birbirine karışmamasını sağlamak için öd asıl belirleyici maddedir. (V) Sığırın safra kesesinden elde edilen bu sıvı, suyun yüzey gerilimini düşürerek boyanın kitreli su üstünde yayılmasına olanak tanır. (VI) Aynı zamanda boyaların dibe çökmesini önler ve renklerin kâğıda sabitlenmesinde önemli bir rol oynar.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Edebiyat, insanı ve dünyayı kelimeler aracılığıyla yeniden inşa etme sanatıdır. Bu sanat dalı, tarih boyunca toplumsal değişimlerden beslenmiş ve aynı zamanda bu değişimlere yön vermiştir. Diğer sanat dallar��ndan farklı olarak, edebiyatın ham maddesi doğrudan dildir ve dilin sunduğu sınırsız olanaklarla şekillenir. Bir ressamın tuvali ya da bir müzisyenin notaları neyse, bir yazarın da sözcükleri odur; her sanatçı kendi malzemesiyle gerçeği estetik bir boyuta taşır. Ancak yazarın kelimelerle kurduğu bağ, diğer sanatçılardan çok daha karmaşık bir zihinsel süreci gerektirir. Çünkü dil, sadece bir aktarım aracı değil, aynı zamanda insanın düşünce dünyasını sınırlayan veya genişleten canlı bir yapıdır. Bu yönüyle edebiyat, okuyucunun zihninde yeni dünyalar kurarak insanın kendisini ve çevresini anlama çabasına rehberlik eder.
Buna göre, yukarıdaki metinde düşünceyi geliştirme yollarından 'tanımlama' yöntemine başvurulduğu yargısı doğru mudur?
Aşağıdaki cümlelerde geçen koyu yazılmış sözcüklerin düzeltme işaretinin (^) kullanımıyla ilgili gerekçelerini, sağda verilen açıklamalarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Yapı bakımından basit cümleler; içinde tek bir yüklem barındıran ve fiilimsi, koşul eki, "ki" bağlacı ya da doğrudan aktarılan bir söz gibi yan cümlecik kuran hiçbir unsur içermeyen cümlelerdir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerden hangisi yapısı bakımından basittir?
Sayı doğrusu üzerinde bir gerçel sayısının ve noktalarına olan uzaklıklar��nın toplamı, 'in alacağı her değer için birimden büyüktür.
Edebiyat, yazarın kendi (I) çevresindeki dünyayı yeniden inşa etme çabasıdır. Sanatçı, zihninde (II) yükselen düşünceleri kelimelerin gücüyle (III) besleyen bir yaratıcıdır. O, toplumsal gerçekliği yansıtırken okurun (IV) göğsünü kabartan duyguları da harekete geçirir. Bu yüzden her yapıt, aslında hayatın kendisiyle (V) oynadığı estetik bir oyundur.
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi yapı bakımından diğerlerinden farklıdır?
Aşağıdaki cümlelerde yer alan bağlaçların cümlelere kazandırdığı anlam ilişkilerini, karşılarında verilen işlevlerle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere gelmesi gereken noktalama işaretlerini yazınız.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Dilimizde kısaltmaların yazımı ve bunlara getirilen eklerin kullanımı belirli kurallarla düzenlenmiştir. Bu kurallara uyulmaması yazım yanlışına yol açar.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmaların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?
Türkçede sert ünsüzle (p, ç, t, k) biten sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında yumuşayarak "b, c, d, g/ğ" seslerine dönüşür. Ancak bazı Türkçe tek heceli sözcükler ile yabancı kökenli sözcükler, ünlüyle başlayan bir ek alsalar bile bu kurala uymazlar.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz yumuşaması kuralına aykırı bir sözcük kullanılmıştır?
Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere gelmesi gereken kısaltmalı ifadeleri, parantez içindeki açıklamaları dikkate alarak yazım kurallarına uygun biçimde yazınız.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Zamanı, akıp giden bir nehir gibi doğrusal ve durdurulamaz bir süreç olarak kabul etmek, modern insanın en büyük yanılgılarından biridir. Oysa zaman, saat kadranındaki ritmik tıkırtılardan ibaret nesnel bir olgu değildir. Biyolojik saatimizden psikolojik durumumuza kadar pek çok değişken onun hızını ve yönünü tayin eder. Örneğin heyecanla beklenen bir buluşmanın öncesindeki dakikalar adeta bir asır gibi uzarken yoğun bir üretkenlik anında saatler göz açıp kapayıncaya kadar eriyip gider. Einstein’ın da belirttiği gibi, "Zaman, tamamen algılayanın konumuna ve hızına bağlı olan göreli bir kavramdır." Dolayısıyla zamanı sabit bir cetvelle ölçmeye çalışmak, rüzgârı avuçlarımızda tutmak istemekten farksızdır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Düzeltme işaretinin Türkçede nispet ekinin belirtme durumu ve iyelik ekiyle karışmasını önleme, yazılışları bir anlamları farklı kelimeleri ayırt etme ve yabancı kökenli kelimelerdeki ünsüzleri ince okutma gibi işlevleri bulunmaktadır. Bu kuralların ihlali yazım yanlışına yol açar.
Buna göre, aşa��ıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yapılmıştır?
Aşağıdaki parçada numaralanmış yerlere gelmesi gereken noktalama işaretlerini (noktalama işareti gelmemesi gereken yerler için 'yok' veya 'boş' yazarak) sırasıyla belirtiniz.
Aşağıdaki boşlukları doldurun
Edatlar (ilgeçler), tek başlarına anlamları olmayan, cümle içinde diğer sözcüklerle öbekleşerek farklı anlam ilgileri kuran sözcüklerdir. Türkçede "için" ve "üzere" edatları kuruldukları öbeklerle cümlelere sıklıkla "neden-sonuç" ya da "amaç-sonuç" ilişkisi kazandırır.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat öbeği, cümleye diğerlerinden farklı bir anlam ilgisi katmıştır?
Aşağıdaki paragrafta Anadolu dokuma kültürünün önemli bir parçası olan heybeler anlatılmaktadır:
(I) Anadolu coğrafyasının köklü dokuma kültürünün en özgün ögelerinden biri olan heybeler, geçmiş dönemlerde yalnızca eşya taşımak amacıyla kullanılan sıradan araçlar olmanın ötesinde, dokuyucusunun iç dünyasını yansıtan kıymetli birer sanat eseri kabul edilirdi. (II) Genellikle kırsal bölgelerde keçi kılı ya da koyun yününden el tezgahlarında emekle dokunan bu torbalar, hammaddesinin doğal yapısı sayesinde dış etkenlere karşı olağanüstü bir dayanıklılık gösterir ve uzun yıllar yıpranmadan kullanılırdı. (III) Heybelerin üzerindeki renkli geometrik motiflerin her biri; dokuyan kişinin hayallerini, kederlerini veya aile içindeki toplumsal konumunu sessizce dışa vuran simgesel bir iletişim dili işlevi görürdü.
Buna göre, paragrafta numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
(I) İnsanoğlunun yery��zünü anlama, yön bulma ve egemenlik kurma çabasının bir ürünü olan haritacılık, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. (II) İlk dönemlerde av sahalarını, su kaynaklarını veya kutsal mekânları göstermek amacıyla kaya üzerlerine yapılan basit çizimler, zamanla ticaret ve denizcilik faaliyetlerinin gelişmesiyle daha sistematik bir kimlik kazanmıştır. (III) Coğrafi bilgiyi görselleştirerek aktaran bu belgeler, yalnızca yolları ve sınırları gösteren teknik çizimler değil; aynı zamanda yapıldıkları dönemin güç ilişkilerini, inançlarını ve dünya algısını yansıtan kültürel metinlerdir. (IV) Günümüzde ise coğrafi bilgi sistemleri ve uydu teknolojilerinin sunduğu imkânlar sayesinde yeryüzünün en ücra köşeleri dahi milimetrik bir hassasiyetle haritalandırılabilmektedir. (V) Nitekim tarihî haritalar incelendiğinde, haritayı çizen toplumun kendisini dünyanın merkezine yerleştirme eğiliminde olduğu ve öteki kültürleri sın��rların dışına ittiği açıkça görülür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Aşağıda sol sütunda yer alan kısaltma durumları ile sağ sütundaki bu kısaltmalara uygun eklerin getirildiği doğru yazımları eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
(I) Biyoışıldama, bazı canlı organizmaların kendi vücutlarında ürettikleri kimyasal maddeler aracılığıyla ışık yayması olayıdır. (II) Derin denizlerde yaşayan pek çok canlı, güneş ışığının ulaşamadığı karanlık ortamlarda bu yetenek sayesinde hayatta kalır. (III) Canlının bünyesinde gerçekle��en bu ışıma reaksiyonu, lüsiferin adı verilen bir pigmentin lüsiferaz enzimiyle etkileşime girmesi sonucu oluşur. (IV) Mühendisler ve bilim insanları, bu yüksek verimli dönüşüm mekanizmasından ilham alarak yeni aydınlatma teknolojileri geliştirmeye çalışmaktadır. (V) Böylelikle doğadaki bu mikro mühendislik harikası, geleceğin enerji tasarruflu binalarında çevre dostu birer ��şık kaynağına dönüşebilir.
Bu parçanın anlam bütünlüğünün sağlanması için "Bu özelleşmiş enzim, kimyasal enerjiyi neredeyse sıfır ısı kaybıyla ışık enerjisine dönüştürerek canlının soğuk ışık yaymasını sağlar." cümlesi numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir?
Aşağıdaki sol sütunda verilen cümleleri, taşıdıkları anlam özelliklerine göre sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler