Göğüs Hastalıkları

453 questions

Question 221Question

58 yaşında erkek hasta, son 3 aydır devam eden ve sağ omuzdan kolun iç yüzüne (ulnar taraf) yayılan şiddetli ağrı şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde sağ göz kapağında düşüklük (pitozis) ve sağ pupillada miyozis saptanıyor; ayrıca sağ el intrensek kaslarında atrofi gözleniyor. Toraks görüntülemesinde sağ akciğer apeksinde yerleşen, göğüs duvarını ve brakiyal pleksusu invaze eden bir kitle (Süperior Sulkus Tümörü) tespit ediliyor. Yapılan evrelemede mediastinal lenf nodu tutulumu veya uzak metastaz saptanmıyor (cT3N0M0). Bu hasta için sağkalım avantajı sağladığı kanıtlanmış en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İndüksiyon (neoadjuvan) kemoradyoterapi ve sonrasında cerrahi rezeksiyon

Answer

İndüksiyon (neoadjuvan) kemoradyoterapi ve sonrasında cerrahi rezeksiyon
Soruda tarif edilen hasta, Horner sendromu (pitozis, miyozis) ve brakiyal pleksus tutulumu (omuz/kol ağrısı, el atrofisi) ile giden klasik bir Pancoast (Süperior Sulkus) tümörü tablosudur. Evrelemede mediastinal lenf nodu tutulumu ve uzak metastaz olmadığı (T3N0M0) belirtilmiştir. Rezektabl Pancoast tümörlerinde altın standart tedavi yaklaşımı 'Trimodalite' tedavisidir. Bu yaklaşım, ameliyat öncesi (neoadjuvan/indüksiyon) eş zamanlı kemoradyoterapi uygulanmasını ve ardından hastanın cerrahiye alınmasını içerir. Bu yöntem, tam rezeksiyon (R0) oranlarını artırır ve sağkalımı iyileştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanıla
Pancoast (Süperior Sulkus) Tümörü
Omuz ağrısı, C8-T1 dağılımında radikülopati ve Horner sendromu (pitozis, miyozis) üçlüsü Pancoast tümörü için tipiktir.
2
Tümör evresini belirle
Evre IIB veya IIIA (T3N0M0)
Göğüs duvarı ve brakiyal pleksus invazyonu tümörü T3 yapar (T4 olması için vertebraları veya subklavyen damarları sarması gerekir, ancak invazyon derecesi T3 veya T4 olsa da prensip benzerdir). N0 ve M0 olduğu belirtilmiştir.
3
Tedavi algoritmasını uygula
Trimodalite Tedavisi
Rezektabl Pancoast tümörlerinde güncel standart tedavi, cerrahi sınır negatifliğini (R0) artırmak ve lokal nüksü azaltmak için önce kemoradyoterapi (indüksiyon), ardından cerrahidir.

Key Concept

Pancoast (Süperior Sulkus) Tümörü Tedavisi

Hints

1
Hastadaki tablo (Horner sendromu + omuz ağrısı) apeks yerleşimli bir tümöre (Pancoast) işaret ediyor.
2
Bu bölgedeki tümörlerin cerrahisi zordur; tümörü küçültmek ve cerrahi sınırları temiz hale getirmek önceliklidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 222Question

34 yaşında kadın hasta, yaklaşık bir yıldır devam eden ve giderek artan efor dispnesi şikayetiyle başvuruyor. Yapılan ekokardiyografide sağ kalp boşluklarında genişleme ve tahmini sistolik pulmoner arter basıncında yükseklik saptanıyor. Sağ kalp kateterizasyonunda ortalama pulmoner arter basıncı (mPAP) 50 mmHg, pulmoner arter kama basıncı (PAWP) 8 mmHg ve pulmoner vasküler direnç (PVR) artmış olarak bulunuyor. İdiyopatik pulmoner arteriyel hipertansiyon (İPAH) ön tanısıyla spesifik pulmoner vazodilatör tedavi (prostasiklin analoğu) başlanan hastada, tedavinin 3. gününde ani gelişen ağır nefes darlığı, öksürük ve bilateral akciğer ödemi tablosu ortaya çıkıyor. Ekokardiyografik değerlendirmede sol ventrikül sistolik ve diyastolik fonksiyonlarının normal olduğu görülüyor.

Bu klinik tablo ve tedaviye verilen yanıt göz önüne alındığında, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pulmoner veno-oklüzif hastalık (PVOD)

Answer

Pulmoner veno-oklüzif hastalık (PVOD)
Bu hasta Pulmoner Veno-oklüzif Hastalık (PVOD) için tipik bir prezantasyona sahiptir. PVOD, klinik olarak İPAH'a çok benzer ancak patolojik olarak post-kapiller venülleri etkiler. Sağ kalp kateterizasyonunda PAWP genellikle normal çıkar çünkü tıkanıklık 'kama' pozisyonunun distali olan küçük venlerdedir. Tanıdaki en kritik özellik, pulmoner arteriyel vazodilatör (prostasiklin, ERA, PDE-5 inhibitörü) başlandığında, arteriyel akımın artması ancak venöz drenajın tıkalı olması nedeniyle kapiller hidrostatik basıncın aniden yükselmesi ve akut akciğer ödemi gelişmesidir. Sol ventrikül fonksiyonlarının normal olması Grup 2 PH'ı dışlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik profilini analiz et.
mPAP yüksek, PAWP normal (<15 mmHg) olduğu için 'Pre-kapiller Pulmoner Hipertansiyon' mevcuttur.
Tanısal sınıflandırma için hemodinamik verilerin (mPAP, PAWP) doğru yorumlanması gerekir.
2
Tedaviye verilen paradoksal yanıtı değerlendir.
Pulmoner vazodilatör ilaç başlandıktan sonra akut akciğer ödemi gelişmiştir.
Bu bulgu, arteriyel akım arttığında venöz çıkışın yetersiz kaldığını gösterir.
3
Sol kalp yetersizliğini dışla.
Ekokardiyografide sol ventrikül normaldir, bu da ödemin sol kalp kaynaklı olmadığını kanıtlar.
Akciğer ödeminin en sık nedeni sol kalp yetmezliğidir; bu ekarte edilmelidir.
4
Klinik bulguları spesifik hastalıkla eşleştir.
Pre-kapiller hemodinamiye rağmen vazodilatör sonrası ödem gelişimi Pulmoner Veno-oklüzif Hastalık (PVOD) için patognomoniktir.
PVOD'de küçük pulmoner venlerde tıkanıklık vardır; arteriyel genişleme hidrostatik basıncı artırarak ödeme neden olur.

Key Concept

Pulmoner Veno-oklüzif Hastalık (PVOD) tanısında en önemli klinik ipucu, PAH tedavisi (özellikle prostasiklinler) başlandıktan sonra gelişen ani ve açıklanamayan akciğer ödemidir.

Hints

1
Hastada akciğer ödemi, kalbin sol tarafı (pompa) bozuk olduğu için değil, akciğer içindeki 'çıkış yolları' tıkalı olduğu için gelişmiştir.
2
Arterleri genişleten bir ilaç verildiğinde kan akışı artmış, ancak venöz taraftaki tıkanıklık nedeniyle sıvı damar dışına sızmıştır.
3
PAH tedavisi sonrası akciğer ödemi gelişmesi, pulmoner venlerin oklüzyonu (tıkanması) ile giden hastalığın en belirgin işaretidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 223Question

63 yaşında erkek hasta, 5 yıldır KOAH tanısıyla izlenmektedir. Son 1 yıldır düzenli olarak tiyotropyum ve olodaterol (LAMA+LABA) kombinasyonu kullanmaktadır. Bu tedaviye rağmen son bir yıl içerisinde, poliklinik şartlarında sistemik steroid ve antibiyotik tedavisi almasını gerektiren iki adet alevlenme atağı geçirmiştir. Hastanın mMRC skoru 2'dir.

Laboratuvar ve SFT bulguları şu şekildedir:

İncelemeDeğer
FEV1/FVC%55
FEV1 (% beklenen)%48
Mutlak eozinofil sayısı180 hücre/μL

Buna göre, GOLD 2024 rehberine göre bu hasta için en uygun bir sonraki tedavi basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut tedaviye inhale kortikosteroid eklenerek üçlü tedavi rejimine geçilmesi

Answer

Mevcut tedaviye inhale kortikosteroid eklenerek üçlü tedavi rejimine geçilmesi
GOLD 2024 rehberine göre, halihazırda ikili bronkodilatör (LABA+LAMA) tedavisi almasına rağmen alevlenme yaşamaya devam eden KOAH hastalarında, kan eozinofil düzeyi ≥ 100 hücre/μL ise tedaviye inhale kortikosteroid (İKS) eklenerek üçlü tedaviye (triple therapy) geçilmesi en uygun yaklaşımdır. Bu hastanın eozinofil sayısının 180 hücre/μL olması bu stratejiyi destekler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik risk grubu (GOLD ABCD/E) belirlenir.
Yılda 2 orta şiddetli alevlenme geçiren hasta 'Grup E' (Exacerbators) olarak sınıflandırılır.
Tedavi basamaklandırması alevlenme öyküsüne dayanır.
2
Hastanın mevcut tedavisi ve kan eozinofil düzeyi değerlendirilir.
LAMA+LABA kullanan hastanın kan eozinofili 180 hücre/μL olarak saptanmıştır.
Dual bronkodilatör altında alevlenme geçirenlerde eozinofil düzeyi bir sonraki ajanı belirler.
3
GOLD 2024 izlem tedavi şeması uygulanır.
Kan eozinofili ≥ 100 hücre/μL olan hastalarda inhale kortikosteroid (İKS) eklenmesi (LABA+LAMA+İKS) önerilir.
Eozinofil düzeyi 100'ün üzerinde olan hastalarda İKS'nin alevlenmeleri önlemedeki etkinliği daha yüksektir.

Key Concept

KOAH'ta tedavi basamaklandırması ve eozinofil eşik değerleri
Question 224Question

3232 yaşında kadın hasta, 11 hafta önce başlayan boğaz ağrısı, öksürük ve halsizlik yakınmalarının hafiflediği dönemde; son 22 gündür tekrar başlayan titreme ile yükselen ateş (39.2C39.2^{\circ}C), pürülan balgam ve sağ yan ağrısı ile başvuruyor. Fizik muayenede sağ akciğer bazalinde raller saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ akciğerde multipl, içinde hava-sıvı seviyesi izlenen yama tarzında konsolidasyon alanları izleniyor. Bu klinik tabloda en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Staphylococcus aureus

Answer

İnfluenza enfeksiyonu sonrası gelişen kavitasyonlu pnömoni tablosunda en olası etken Staphylococcus aureus'tur.
İnfluenza (grip) enfeksiyonu sonrası pnömoni kliniğinin tekrar kötüleşmesi, sekonder bakteriyel pnömoninin en önemli işaretidir. Bu tabloda en sık saptanan etkenler Streptococcus pneumoniae, Staphylococcus aureus ve Haemophilus influenzae'dir. Ancak radyolojide kavitasyon (hava-sıvı seviyesi), nekroz ve pnömatosel gibi bulgular eklendiğinde, özellikle Staphylococcus aureus en olası tanı haline gelir. Bu durum 'nekrotizan pnömoni' olarak da adlandırılır ve doku yıkımı karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın öyküsündeki zamanlamayı analiz et.
Gribal enfeksiyon sonrası iyileşme döneminde (bifazik seyir) klinik tablonun aniden ağırlaştığı görülmektedir.
Bu durum tipik bir sekonder bakteriyel enfeksiyonu düşündürür.
2
Radyolojik bulguları değerlendir.
Hava-sıvı seviyesi içeren konsolidasyon (kavitasyon) ve pürülan balgam saptanmıştır.
Kavitasyon yapan etkenler arasında S. aureus, Klebsiella ve anaeroblar ön plandadır.
3
Klinik bağlamı mikroorganizma ile eşleştir.
İnfluenza sonrası en karakteristik kavitasyon yapan etken Staphylococcus aureus'tur.
Viral enfeksiyonun epitelde yaptığı hasar, stafilokokların akciğer parankimine invazyonunu ve doku nekrozu yapmasını kolaylaştırır.

Key Concept

İnfluenza sonrası sekonder bakteriyel pnömoni ve nekrotizan pnömoni etkenleri.

Practice More

İnfluenza sonrası gelişen S. aureus pnömonisinin sıklıkla metisilin dirençli (MRSA) olabileceğini ve ampirik tedavinin buna göre planlanması gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 225Question

3030 yaşında erkek hasta, kırsal bölgede kanalizasyon ve drenaj temizliği yaptıktan 1010 gün sonra ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baldır (gastroknemius) ağrısı, sarılık ve konjonktival süfüzyon şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde total bilirubin 1212 mg/dL, kreatinin 3,23,2 mg/dL ve trombosit sayısı 45.000/mm345.000/mm^3 saptanıyor. Takiplerinde hemoptizi gelişen ve solunum sıkıntısı artan hastanın çekilen akciğer grafisinde bilateral yaygın yama tarzında infiltratlar izleniyor. Yapılan ekokardiyografide ejeksiyon fraksiyonu %60\%60 (normal) saptanıyor. Hasta entübe edilerek invaziv mekanik ventilasyona bağlanıyor. PEEP: 1212 cmH2OcmH_2O ve FiO2:0,80FiO_2: 0,80 desteği altında yapılan arter kan gazı analizinde pH:7,32pH: 7,32, PaCO2:34PaCO_2: 34 mmHg ve PaO2:64PaO_2: 64 mmHg ölçülüyor. Bu hastanın takibi ve mekanik ventilasyon stratejisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Akciğer kompliyansını ve oksijenasyonu düzeltmek amacıyla tidal volümün 1010 mL/kg (ideal vücut ağırlığı) üzerine çıkarılması önerilir.

Answer

ARDS yönetiminde akciğer kompliyansını düzeltmek için tidal volümü artırmak (10 mL/kg üzerine çıkarmak) yanlıştır; aksine volutravmayı önlemek için düşük tidal volüm (6 mL/kg) uygulanmalıdır.
ARDS'de akciğer parankimi heterojen olarak tutulduğu için ('bebek akciğeri' kavramı), normal tidal volümler bile sağlam kalan alveollerde aşırı gerilmeye (volutravma) yol açar. Bu nedenle tidal volümün 66 mL/kg gibi düşük seviyelerde tutulması mortaliteyi azaltan temel stratejidir. Seçenekte belirtilen 1010 mL/kg üzerindeki değerler mortaliteyi artırdığı için yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tanının konulması
Weil Hastalığı (Leptospiroz)
Kanalizasyon maruziyeti, baldır ağrısı, sarılık, böbrek yetmezliği ve konjonktival süfüzyon kombinasyonu Leptospiroz için klasiktir.
2
Solunum tablosunun değerlendirilmesi
ARDS (Akut Respiratuar Distres Sendromu)
Enfeksiyon sonrası akut başlangıç, bilateral infiltratlar ve normal ekokardiyografi bulguları ARDS'yi destekler.
3
Oksijenasyon indeksinin (P/F oranı) hesaplanması
PaO2/FiO2=64/0,80=80PaO_2 / FiO_2 = 64 / 0,80 = 80
Berlin kriterlerine göre şiddeti belirlemek için bu oran gereklidir.
4
Berlin Kriterlerine göre sınıflandırma
Ağır (Severe) ARDS
P/F100P/F \leq 100 ve PEEP 5\geq 5 cmH2OcmH_2O olması ağır ARDS tanımıdır.
5
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Düşük tidal volüm (66 mL/kg)
ARDSNet çalışmasına göre düşük tidal volüm mortaliteyi azaltan en önemli kanıta dayalı müdahaledir.

Key Concept

ARDS'de Akciğer Koruyucu Ventilasyon (Düşük Tidal Volüm ve Plato Basıncı Sınırlandırılması)
Question 226Question

2828 yaşında kadın hasta; bir yıldır devam eden ve giderek artan efor dispnesi, nefes alırken şiddetlenen batıcı karakterde göğüs ağrısı ve balgamda kan görme (hemoptizi) şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede sol sternal kenarda S2S_2 sertliği ve triküspit odakta 3/63/6 dereceden pansistolik üfürüm duyuluyor. Yapılan ekokardiyografide sağ ventrikül dilatasyonu saptanması üzerine sağ kalp kateterizasyonu yapılıyor.

Bulgular aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

ParametreÖlçülen Değer
Ortalama Pulmoner Arter Basıncı (mPAPmPAP)4646 mmHg
Pulmoner Arter Uç Basıncı (PAWPPAWP)1212 mmHg
Pulmoner Vasküler Direnç (PVRPVR)6.56.5 Wood ünitesi

Kateterizasyon sırasında uygulanan inhale nitrik oksit ile yapılan vazoreaktivite testinde mPAPmPAP değerinin 3232 mmHg'ye düştüğü, sistemik kan basıncının ve kardiyak debinin ise sabit kaldığı belirleniyor.

Bu bulgular ışığında, hastada başlanması gereken en uygun medikal tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yüksek doz kalsiyum kanal blokeri

Answer

Vazoreaktivite testi pozitif saptanan bu hastada en uygun başlangıç tedavisi yüksek doz kalsiyum kanal blokeridir.
Hastanın sağ kalp kateterizasyonu bulguları (yüksek mPAP, normal PAWP ve yüksek PVR) pre-kapiller pulmoner hipertansiyon, klinik özellikleri ise Grup 1 PAH ile uyumludur. İnhale nitrik oksit ile yapılan testte mPAP değerinin 1414 mmHg düşerek (kriter 10\ge 10) 3232 mmHg düzeyine gerilemesi (kriter 40\le 40) vazoreaktivite testinin pozitif olduğunu gösterir. Bu spesifik hasta grubunda ilk basamak tedavi yüksek doz kalsiyum kanal blokerleridir.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik verileri değerlendirerek pulmoner hipertansiyon (PH) sınıflandırmasını yapın.
mPAP 20\ge 20, PAWP 15\le 15 ve PVR >2> 2 değerleri hastanın Grup 1 (Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon - PAH) olduğunu gösterir.
Tedavi stratejisi PH'ın hangi grupta olduğuna göre belirlenir.
2
Vazoreaktivite testi sonuçlarını analiz edin.
mPAP değerinde 10\ge 10 mmHg düşüş olması ve nihai değerin 40\le 40 mmHg'ye inmesi (46'dan 32'ye), kardiyak debinin düşmemesiyle birlikte pozitif yanıt olarak kabul edilir.
Pozitif yanıt veren az sayıdaki PAH hastasında tedavi algoritması tamamen değişir.
3
Pozitif vazoreaktivite yanıtına uygun ilacı belirleyin.
Yüksek doz kalsiyum kanal blokerleri (nifedipin, diltiazem veya amlodipin) başlanmalıdır.
Bu hastalarda kalsiyum kanal blokerleri ile belirgin sağkalım ve hemodinamik iyileşme sağlanır.

Key Concept

Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon (Grup 1) yönetiminde vazoreaktivite testinin rolü ve pozitif yanıt durumunda tedavi seçimi.
Question 227Question

7272 yaşında erkek hasta; son 2424 saattir giderek artan nefes darlığı, sağ tarafta nefes almakla şiddetlenen batıcı tarzda ağrı (plöritik ağrı) ve balgamda kan görme (hemoptizi) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde 1414 gün önce total diz protezi ameliyatı geçirdiği ve aktif akciğer kanseri nedeniyle takip edildiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 88/5688/56 mmHgmmHg, nabız 120120/dakika, solunum sayısı 2828/dakika ve SaO2SaO_2 %86\%86 (oda havasında) saptanıyor. Bilgisayarlı tomografik (BT) anjiyografide bilateral ana pulmoner arterlerde eyer (saddle) emboli izleniyor ve ekokardiyografide sağ ventrikül dilatasyonu ile hipokinezi gözleniyor. Bu hastanın tanısı, risk sınıflaması ve klinik yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hastada hemodinamik instabilite (şok tablosu) mevcut olduğu için 'Yüksek Riskli Pulmoner Emboli' olarak sınıflandırılmalı ve kontrendikasyonlar değerlendirilerek acil reperfüzyon (tromboliz, embolektomi vb.) planlanmalıdır.

Answer

Hastanın kan basıncının düşük (<90<90 mmHgmmHg) ve sağ ventrikül yüklenme bulgularının olması nedeniyle yüksek riskli pulmoner emboli tanısıyla acil reperfüzyon tedavisi planlanması doğrudur.
Doğru olan seçenek, hastanın mevcut hemodinamik verileriyle (sistolik kan basıncı <90<90 mmHgmmHg) 'Yüksek Riskli' pulmoner emboli olarak tanımlanması ve bu durumun acil reperfüzyon (tromboliz, embolektomi gibi) gerektirdiğini belirten ifadedir. Bu hastalarda ölüm riski çok yüksek olduğu için mutlak kontrendikasyon yoksa hızlıca pıhtının eritilmesi veya çıkarılması hedeflenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik olasılık skorlamasını (Wells) hesapla.
Aktif kanser (+1), Ameliyat/İmmobilizasyon (+1.5), Nabız > 100 (+1.5), Hemoptizi (+1), Klinik şüphe (+3) = 8 (Yüksek olasılık).
Yüksek klinik olasılıklı hastalarda D-dimer bakılmaksızın görüntülemeye geçilir.
2
Hemodinamik durumu ve risk düzeyini belirle.
Kan basıncı 88/5688/56 mmHgmmHg (Hipotansiyon/Şok).
Hipotansiyon varlığı hastayı 'Yüksek Riskli (Masif)' kategoriye sokar ve acil reperfüzyon gerektirir.
3
Uzun dönem komplikasyonları ve sınıflandırmayı değerlendir.
Pulmoner emboli sonrası gelişen PH, Grup 44 (KTEPH) olarak sınıflandırılır.
KTEPH tedavisi öncelikle cerrahidir; inoperabl ise riosiguat kullanılır.

Key Concept

Yüksek Riskli Pulmoner Emboli Yönetimi ve KTEPH Sınıflandırması

Practice More

KTEPH tanısı için antikoagülasyon altında 3 ay geçmesi gerektiği ve tarama testinin V/Q sintigrafisi olduğu unutulmamalıdır.
Estimated Time:3m 0s
Question 228Question

4040 yaşında erkek hasta, trafik kazası sonrası yaygın kemik kırıkları nedeniyle ortopedi servisinde izlenirken yatışının 3636. saatinde ani başlayan nefes darlığı ve siyanoz gelişiyor. Akciğer grafisinde bilateral yaygın yamalı infiltratlar saptanıyor. Hastanın yapılan ekokardiyografisinde sol ventrikül fonksiyonları normal bulunuyor. %100\%100 oksijen tedavisi (FiO2:1.0FiO_2: 1.0) ve PEEP:8PEEP: 8 cmH2OcmH_2O desteği altında arteryel kan gazı analizinde PaO2:140PaO_2: 140 mmHgmmHg saptanıyor. Berlin kriterlerine göre, bu tablo için en olası tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Orta (Moderate) ARDS

Answer

Berlin kriterlerine göre PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranı 140140 mmHgmmHg olan bu tablo Orta (Moderate) ARDS olarak tanımlanır.
Berlin kriterlerine göre ARDS tanısı için; semptomların 1 hafta içinde başlaması, bilateral radyolojik opasiteler, sol ventrikül yetmezliğinin dışlanması ve PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranının 300\leq 300 mmHgmmHg (en az 55 cmH2OcmH_2O PEEPPEEP ile) olması gerekir. Hastada travma sonrası akut gelişen tablo, bilateral infiltratlar ve normal eko bulguları mevcuttur. P/F oranı 140140 (140/1.0140/1.0) olarak hesaplandığı için 100200100-200 aralığındaki 'Orta (Moderate) ARDS' tanımı doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Arteryel kan gazı verilerini kullanarak PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 (P/F) oranını hesaplayın.
140/1.0=140140 / 1.0 = 140 mmHgmmHg
ARDS şiddetini belirlemek için en temel parametre P/F oranıdır.
2
Hesaplanan değeri Berlin kriterlerindeki oksijenasyon sınırları ile karşılaştırın.
100<140200100 < 140 \leq 200
Berlin kriterleri hipoksemiyi üç seviyeye (Hafif, Orta, Ağır) ayırır.
3
Tanımlayıcı sınıflamayı seçin.
Orta (Moderate) ARDS
100200100-200 mmHgmmHg aralığı orta dereceyi ifade eder.

Key Concept

ARDS Berlin Kriterleri Oksijenasyon Sınıflaması

Hints

1
Önce PaO2PaO_2 değerini verilen oksijen konsantrasyonuna (FiO2FiO_2) bölerek P/F oranını bulun.
2
Berlin kriterlerinde 100200100-200 mmHgmmHg aralığı hangi kategoriye girer?

Practice More

ARDS hastalarında akciğer koruyucu ventilasyon stratejilerini (düşük tidal volüm) gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 229Question

Mide perforasyonu sonrası gelişen abdominal sepsis nedeniyle yoğun bakım ünitesinde izlenen 55 yaşındaki erkek hasta, artan solunum sıkıntısı üzerine entübe ediliyor. Mekanik ventilatörde %100 oksijen (FiO2: 1.0) ve 12 cmH2O PEEP uygulanmasına rağmen arter kan gazında PaO2 58 mmHg ve PaCO2 40 mmHg olarak saptanıyor. Akciğer grafisinde bilateral yaygın infiltrasyonlar izleniyor.

Bu hastada oksijen tedavisine yanıt vermeyen derin hipokseminin (refrakter hipoksemi) temel fizyopatolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntrapulmoner şant

Answer

İntrapulmoner şant
Soruda tarif edilen hasta ARDS (Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu) tablosundadır. ARDS'nin patofizyolojik özelliği, alveol-kapiller membrandaki hasara bağlı olarak alveollerin proteinöz sıvı ve hücresel döküntülerle dolmasıdır. Bu durum, alveollerin ventile edilememesine (hava girememesine) neden olurken, bu alveollerin etrafından geçen kan akımı (perfüzyon) devam eder. Ventile olmayan ancak perfüze olan bu alanlar 'fizyolojik şant' veya 'intrapulmoner şant' oluşturur. Şant alanındaki kan hiç oksijenlenmeden sol atriyuma geçtiği için, hastaya verilen oksijen konsantrasyonu (FiO2) artırılsa bile (hatta %100 olsa bile) bu alanlardaki gaz alışverişine etkisi olmaz ve hipoksemi düzelmez (refrakter hipoksemi).

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Sepsis zemininde gelişen, bilateral infiltrasyonlarla seyreden ve oksijen tedavisine dirençli hipoksemi tablosu ARDS (Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu) ile uyumludur.
Mevcut bulgular (sepsis, bilateral infiltrasyon, P/F oranı < 100) ağır ARDS'yi işaret etmektedir.
2
Kan gazı verilerini analiz et
%100 oksijen (FiO2 1.0) verilmesine rağmen PaO2'nin 58 mmHg gibi çok düşük bir seviyede kalması, hipokseminin 'refrakter' (dirençli) olduğunu gösterir. PaCO2'nin 40 mmHg (normal) olması hipoventilasyonu dışlar.
Refrakter hipoksemi, verilen oksijenin kana geçemediği bir durumu işaret eder.
3
Fizyopatolojik mekanizmaları değerlendir
Alveollerin ödem sıvısı ve eksuda ile dolması sonucu ventilasyonun tamamen durduğu ancak perfüzyonun devam ettiği durum 'İntrapulmoner Şant'tır. Bu durumda alveole oksijen ulaşamadığı için FiO2'yi artırmak hipoksemiyi düzeltmez.
V/Q uyumsuzluğu veya difüzyon bozukluğu gibi diğer nedenler %100 oksijen ile genellikle düzelme gösterir. Şant, oksijene dirençli hipokseminin ayırt edici mekanizmasıdır.

Key Concept

ARDS'de görülen refrakter hipokseminin temel nedeni, alveollerin sıvı ile dolmasına bağlı gelişen intrapulmoner şanttır.

Hints

1
Hastaya %100 oksijen verilmesine rağmen PaO2 yükselmemiştir, bu durum 'refrakter hipoksemi' olarak adlandırılır.
2
Oksijenin kana geçememesinin nedeni, kanın geçtiği alveollerin (hava keseciklerinin) tamamen kapalı veya dolu olmasıdır.

Practice More

ARDS'de şant miktarını azaltmak için kullanılan 'Prona Pozisyonu'nun mekanizmasını inceleyin.

Alternative Method

PaO2 + PaCO2 > 120-130 mmHg ise (oda havasında) genellikle hipoventilasyon dışlanır. Burada %100 O2 altında PaO2'nin bu kadar düşük olması, kanın akciğerden hiç oksijenlenmeden geçtiğini (bypass ettiğini) kanıtlar.
Estimated Time:1m 0s
Question 230Question

6868 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır ilerleyici nefes darlığı ve bacaklarda ödem şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde uzun süreli kontrolsüz sistemik hipertansiyon ve tip 2 diyabet bulunmaktadır. Fizik muayenede kan basıncı 150/90150/90 mmHg, kalp hızı 8888/dk saptanıyor; oskültasyonda S4S_4 duyuluyor ve pretibial ++++ ödem izleniyor. Ekokardiyografide ejeksiyon fraksiyonu %55\%55, sol ventrikül konsantrik hipertrofisi ve sol atriyumda genişleme (volüm indeksi: 4242 mL/m2mL/m^2) saptanıyor. Sağ kalp kateterizasyonu sonucunda elde edilen veriler şu şekildedir:

ÖlçümSonuç
Ortalama Pulmoner Arter Basıncı (mPAP)3232 mmHg
Pulmoner Arter Uç Basıncı (PAWP)1919 mmHg
Pulmoner Vasküler Direnç (PVR)1.81.8 Wood Ünitesi

Bu klinik ve hemodinamik bulgulara göre, hastadaki pulmoner hipertansiyonun en olası sınıflandırması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Grup 2: Sol kalp hastalığına bağlı pulmoner hipertansiyon

Answer

Sol kalp hastalığına bağlı pulmoner hipertansiyon (Grup 2)
Hemodinamik verilerde ortalama pulmoner arter basıncının (mPAP) 3232 mmHg olması pulmoner hipertansiyon (PH) tanısını doğrular. Pulmoner arter uç basıncının (PAWP) 1919 mmHg (>1515 mmHg) olması PH'nın post-kapiller olduğunu, pulmoner vasküler direncin (PVR) 1.81.8 Wood Ünitesi (≤ 22 Wood Ünitesi) olması ise tablonun izole post-kapiller karakterde olduğunu gösterir. Klinik olarak korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFpEF) riski taşıyan (HT, DM, sol atriyal dilatasyon) bu hastada, en olası sınıflandırma Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Grup 2'dir.

Step-by-Step Solution

1
Ortalama pulmoner arter basıncının (mPAP) değerlendirilmesi
3232 mmHg > 2020 mmHg
Pulmoner hipertansiyon varlığını teyit etmek için mPAP eşik değerinin üzerinde olmalıdır (güncel kılavuzlarda > 2020 mmHg).
2
Pulmoner arter uç basıncının (PAWP) değerlendirilmesi
1919 mmHg > 1515 mmHg
PAWP'nin 1515 mmHg üzerinde olması, pulmoner hipertansiyonun 'post-kapiller' (sol kalbe bağlı) karakterde olduğunu gösterir.
3
Pulmoner vasküler direncin (PVR) ve klinik bağlamın değerlendirilmesi
PVR = 1.81.8 Wood Ünitesi (≤ 22) ve HFpEF bulguları
PVR'nin 22 Wood Ünitesi altında olması 'izole post-kapiller pulmoner hipertansiyon' (IpcPH) tanısını destekler ve hastanın HT, diyabet, sol atrial dilatasyon bulguları Grup 2'ye işaret eder.

Key Concept

Pulmoner hipertansiyon sınıflamasında mPAP, PAWP ve PVR arasındaki ilişkinin 2022 ESC/ERS kılavuzuna göre yorumlanması.

Practice More

Vazoreaktivite testinin hangi grupta yapıldığını ve hangi ilaçların tercih edildiğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 231Question

6262 yaşında, 4040 paket-yıl sigara öyküsü olan erkek hasta; son iki aydır giderek artan sağ yan ağrısı, kuru öksürük ve 55 kg zayıflama şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ akciğer alt alanlarda perküsyonda matite ve solunum seslerinde azalma saptanıyor. Hastaya yapılan diagnostik torasentez incelemesi sonuçları aşağıdadır:

İncelemePlevral SıvıSerum
Protein (g/dLg/dL)3,93,96,46,4
LDH (U/LU/L)190190260260

(Laboratuvarın serum LDH üst sınırı: 200200 U/LU/L)

Bu verilere göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bronkojenik karsinom

Answer

Maligniteye bağlı plevral efüzyon (Bronkojenik karsinom)
Plevral sıvının eksüda olarak kabul edilmesi için Light kriterlerinden en az birinin karşılanması yeterlidir. Bu hastada plevral sıvı/serum protein oranı (0,61>0,50,61 > 0,5), plevral sıvı/serum LDH oranı (0,73>0,60,73 > 0,6) ve plevral sıvı LDH mutlak değeri (190>133,3190 > 133,3) kriterlerin tamamını karşılamaktadır. Eksüda karakterindeki sıvıya eşlik eden ileri yaş, sigara öyküsü ve kilo kaybı, akciğer kanserine bağlı bir malign plevral efüzyonu en olası tanı haline getirir.

Step-by-Step Solution

1
Plevral sıvı/Serum protein oranını hesapla.
3,9/6,40,613,9 / 6,4 \approx 0,61
Light kriterlerinin ilk basamağı plevral sıvı proteininin serum proteinine oranının 0,50,5'ten büyük olup olmadığını kontrol etmektir.
2
Plevral sıvı/Serum LDH oranını hesapla.
190/2600,73190 / 260 \approx 0,73
Light kriterlerinin ikinci basamağı plevral sıvı LDH'ının serum LDH'ına oranının 0,60,6'dan büyük olup olmadığını kontrol etmektir.
3
Plevral sıvı LDH değerini laboratuvar üst sınırı ile karşılaştır.
190>133,3190 > 133,3 (200×2/3200 \times 2/3)
Light kriterlerinin üçüncü basamağı plevral sıvı LDH'ının, serum LDH üst sınırının 2/32/3'ünden büyük olup olmadığını kontrol etmektir.
4
Sonuçları yorumla ve klinik tablo ile birleştir.
Eksüda niteliğinde sıvı + Malignite bulguları
Hesaplanan tüm değerler eksüda lehinedir. Seçenekler arasında eksüdaya neden olan tek durum bronkojenik karsinomdur.

Key Concept

Light Kriterleri ve Eksüda-Transüda Ayrımı

Hints

1
Sıvının karakterini belirlemek için Light kriterlerini (protein ve LDH oranları) kullanın.
2
Protein oranı 0,50,5 ve LDH oranı 0,60,6 eşik değerlerini kontrol edin.
3
Hesaplamalar sıvının eksüda olduğunu gösteriyor; seçeneklerdeki hastalıklardan hangisi eksüdaya neden olur?

Practice More

Malign efüzyon şüphesi olan bir hastada torasentez sitolojisi negatif gelirse bir sonraki adımın ne olması gerektiğini araştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 232Question

Sepsis nedeniyle yoğun bakım ünitesinde izlenen 6565 yaşındaki erkek hastada, yatışının 4848. saatinde solunum sıkıntısı gelişiyor. Kan basıncı 110/70mmHg110/70 mmHg, nabız 110/dk110/dk, solunum sayısı 28/dk28/dk ve geri solumasız maske ile FiO2FiO_2 %5050 iken SpO2SpO_2 %8888 olarak saptanıyor. Fizik muayenede akciğer bazallerinde bilateral ince raller duyuluyor. Akciğer grafisinde bilateral yaygın alveolar infiltratlar izlenen hastanın ekokardiyografisinde ejeksiyon fraksiyonu %5555 (normal) olarak ölçülüyor. Yapılan arteryel kan gazı analizinde PaO2PaO_2 değeri 60mmHg60 mmHg bulunuyor.

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut Respiratuar Distres Sendromu (ARDS)

Answer

Akut Respiratuar Distres Sendromu (ARDS)
Verilen vakada ARDS tanısı için gerekli tüm Berlin kriterleri mevcuttur: 1) Sepsis gibi bilinen bir klinik risk faktörü sonrası akut (48 saat) başlangıç. 2) Akciğer grafisinde bilateral opasiteler. 3) Ekokardiyografi ile normal kalp fonksiyonlarının (EF %55) gösterilmesiyle hidrostatik ödemin dışlanması. 4) Ciddi oksijenasyon bozukluğu (PaO2/FiO2=120PaO_2/FiO_2 = 120). Bu değer hastanın 'Orta ARDS' (P/F: 100-200) kategorisinde olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik başlangıç ve risk faktörlerini değerlendir.
Hastada sepsis (tetikleyici faktör) mevcut ve solunum sıkıntısı akut (4848 saat içinde) gelişmiş.
Berlin kriterlerine göre ARDS semptomları 11 hafta içinde başlamalıdır.
2
Radyolojik bulguları incele.
Akciğer grafisinde bilateral infiltratlar saptanmış.
Bilateral opasiteler ARDS tanısı için zorunlu bir kriterdir.
3
Hidrostatik ödemi dışla.
Ekokardiyografide normal ejeksiyon fraksiyonu (%5555) görülmüş.
Ödemin kalp yetmezliği veya sıvı yüklenmesiyle tam olarak açıklanamaması gerekir.
4
Oksijenasyon oranını hesapla.
PaO2/FiO2=60/0.5=120PaO_2/FiO_2 = 60 / 0.5 = 120.
PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranının 300300'ün altında olması ARDS tanısı koydurur.

Key Concept

ARDS tanısı Berlin kriterlerine göre konur: Akut başlangıç, bilateral infiltratlar, non-kardiyojenik kaynak ve hipoksemi şiddeti.
Estimated Time:1m 30s
Question 233Question

5454 yaşında kadın hasta, acil servise ani gelişen şiddetli nefes darlığı, göğsün sol tarafında plevritik tipte yan ağrısı ve az miktarda hemoptizi şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5085/50 mmHg, nabız 115115/dakika, solunum sayısı 2626/dakika ve oda havasında SpO2SpO_2 %\% 8989 ölçülüyor. Özgeçmişinde Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısı olan hastanın 22 ay önce spontan intraserebral kanama geçirdiği öğreniliyor. Yapılan pulmoner bilgisayarlı tomografi anjiyografide bilateral ana pulmoner arterlerde eyer (saddle) emboli saptanıyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cerrahi embolektomi

Answer

Cerrahi embolektomi, trombolitik tedavinin kontrendike olduğu yüksek riskli (masif) pulmoner emboli hastalarında en uygun seçenektir.
Hastada saptanan düşük kan basıncı (<90< 90 mmHg) ve saddle emboli bulguları, yüksek riskli (masif) pulmoner emboliye işaret eder. Bu tabloda normalde ilk seçenek sistemik trombolitik tedavidir; ancak hastanın özgeçmişindeki spontan intraserebral kanama öyküsü, trombolitik kullanımına mutlak engel teşkil eder. Bu durumda kılavuzlar cerrahi embolektomi veya kateter yardımlı tedavileri önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik risk sınıflandırmasını yap.
Hastada hipotansiyon (85/5085/50 mmHg) ve sağ ventrikül yüklenmesi ile karakterize 'Yüksek Riskli' (Masif) Pulmoner Emboli tablosu mevcuttur.
Sistemik arteriyel hipotansiyonun eşlik ettiği pulmoner emboli vakaları masif olarak kabul edilir ve acil reperfüzyon gerektirir.
2
Reperfüzyon seçeneklerini ve kontrendikasyonları değerlendir.
Hastanın öyküsündeki 22 ay önceki intraserebral kanama, sistemik trombolitik tedavi için mutlak kontrendikasyondir.
İntrakraniyal kanama öyküsü, zamanından bağımsız olarak trombolitikler için en önemli risk faktörüdür ve mutlak kontrendikasyon kabul edilir.
3
Alternatif reperfüzyon tedavisini belirle.
Trombolitik tedavinin uygulanamadığı durumlarda cerrahi embolektomi veya kateter yardımlı embolektomi/tromboliz uygulanmalıdır.
Akut pulmoner arter obstrüksiyonunu mekanik olarak gidermek, hastanın hemodinamisini düzeltmek için tek yoldur.

Key Concept

Masif (Yüksek Riskli) Pulmoner Embolide Trombolitik Kontrendikasyonu Varlığında Yönetim
Estimated Time:1m 30s
Question 234Question

2222 yaşında, uzun boylu ve zayıf yapılı bir erkek hasta, kütüphanede ders çalıştığı sırada aniden gelişen sağ taraflı batıcı göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ hemitoraksın solunuma katılımının azaldığı, perküsyonda sağda hipersonorite alındığı ve oskültasyonda solunum seslerinin sağda ileri derecede azaldığı saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Primer spontan pnömotoraks

Answer

Primer spontan pnömotoraks
Doğru cevap, hastanın fizik muayene bulguları ve klinik öyküsüyle tam uyumludur. Genç, astenik yapılı erkeklerde plevra altındaki bleblerin rüptürü sonucu oluşan primer spontan pnömotoraks; ani ağrı, perküsyonda hipersonorite ve tek taraflı azalmış solunum sesleri ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik özellikleri ve klinik başlangıcı değerlendirilir.
Genç, uzun boylu, zayıf erkek profilinde ani başlayan plöritik ağrı ve dispne mevcuttur.
Bu profil primer spontan pnömotoraks (PSP) için en tipik risk grubudur.
2
Fizik muayene bulguları (perküsyon ve oskültasyon) analiz edilir.
Hipersonorite (havanın artışı) ve solunum seslerinde azalma saptanmıştır.
Plevral boşlukta hava birikmesi, perküsyonda hipersonoriteye ve akciğer dokusunun göğüs duvarından uzaklaşması nedeniyle solunum seslerinin azalmasına yol açar.
3
Ayırıcı tanı yapılarak en olası seçeneğe ulaşılır.
Hipersonorite plevral efüzyon ve pnömoni (matite) seçeneklerini eler.
PSP tanısı klinik ve fizik muayene ile yüksek şüpheyle konur.

Key Concept

Pnömotoraksın fizik muayene bulguları (Hipersonorite + Solunum seslerinde azalma)

Hints

1
Hastanın vücut yapısı (uzun-zayıf) ve ağrının ani başlangıcı tipik bir risk faktörünü işaret eder.
2
Perküsyonda alınan 'hipersonorite' bulgusu, plevral boşlukta aşırı hava birikimini gösterir.

Practice More

Pnömotoraks tanısında ilk tercih edilen görüntüleme yöntemini (Ayakta PA Akciğer Grafisi) gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 235Question

3232 yaşında erkek hasta, 33 haftadır devam eden halsizlik, iştahsızlık, akşamları artan ateş ve sağ yan ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer bazalinde solunum sesleri alınmıyor ve perküsyonda matite saptanıyor. Yapılan torasentezde elde edilen plevral sıvı analiz sonuçları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Plevral Sıvı / Serum Protein0.650.65
Plevral Sıvı / Serum LDH0.720.72
Glikoz6262 mg/dL
ADA (Adenozin Deaminaz)7575 U/L (Eşik: <40<40 U/L)
Hücre Hakimiyeti%80\%80 Lenfosit

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tüberküloz plörizisi

Answer

Tüberküloz plörizisi
Verilen vakada plevral sıvı, Light kriterlerine göre (protein oranı >0.5>0.5 ve LDH oranı >0.6>0.6) eksüda karakterindedir. Genç bir hastada subakut seyirli ateş ve yan ağrısı ile birlikte lenfosit hakimiyetli eksüda saptanması öncelikle tüberküloz plörizisi ve maligniteyi düşündürür. ADA düzeyinin 4040 U/L'nin üzerinde (7575 U/L) olması tüberküloz tanısını güçlü bir şekilde destekler.

Step-by-Step Solution

1
Light Kriterlerinin Uygulanması
Eksüda
Plevral sıvı/serum protein oranı >0.5>0.5 (0.650.65) ve LDH oranı >0.6>0.6 (0.720.72) olduğu için sıvı eksüda karakterindedir.
2
Hücre Hakimiyetinin Analizi
Lenfositik Eksüda
Hücre sayımında %80\%80 oranında lenfosit saptanması, ayırıcı tanıyı tüberküloz, malignite veya lenfoma gibi durumlara daraltır.
3
Spesifik Biyokimyasal Belirtecin Değerlendirilmesi
Tüberküloz lehine güçlü bulgu
ADA (Adenozin Deaminaz) düzeyinin 4040 U/L üzerinde olması, tüberküloz plörizisi için yüksek spesifite ve sensitiviteye sahiptir.

Key Concept

Lenfositik eksüdalarda tüberküloz ve malignite ayrımında ADA (Adenozin Deaminaz) düzeyinin kullanımı.

Alternative Method

Plevral sıvı ADA düzeyi yüksek olan hastalarda tanıyı kesinleştirmek için plevra biyopsisi (granülom görülmesi) veya plevral sıvı kültürü eklenebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 236Question

2828 yaşında kadın hasta, bilinen astım tanısıyla takip edilmektedir. Acil servise ani gelişen nefes darlığı, hırıltılı solunum ve konuşma güçlüğü ile başvuruyor. Fizik muayenesinde yardımcı solunum kaslarının kullanımı mevcut, her iki akciğerde solunum sesleri ileri derecede azalmış ("sessiz akciğer") ve hastanın ajite olduğu gözleniyor. Oda havasında bakılan arter kan gazı değerleri aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğer
pHpH7.347.34
PaCO2PaCO_244mmHg44 mmHg
PaO2PaO_258mmHg58 mmHg
HCO3HCO_323mEq/L23 mEq/L

Bu hastadaki klinik tablo ve laboratuvar bulguları birlikte değerlendirildiğinde, en olası yorum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: PaCO2PaCO_2 düzeyinin normal sınırlarda saptanması, hastanın solunum kaslarının yorulduğunu ve solunum yetmezliğinin kapıda olduğunu gösteren kritik bir bulgudur.

Answer

PaCO2PaCO_2 düzeyinin normal sınırlarda olması, hastanın solunum kaslarının yorulduğunu ve yaşamı tehdit eden solunum yetmezliği riskini gösterir.
Ağır astım ataklarında hastalar belirgin şekilde hiperventile ederler ve bu durumun kan gazındaki yansıması hipokapnidir (PaCO2<35mmHgPaCO_2 < 35 mmHg). Eğer bir hastada atak devam ederken PaCO2PaCO_2 düzeyi normal sınırlara (4045mmHg40-45 mmHg) yükseliyorsa, bu durum solunum kaslarının yorulduğunu ve hastanın karbondioksiti dışarı atamayacak kadar bitkin düştüğünü gösterir. Bu tabloya 'psödonormalizasyon' denir ve hastanın entübasyon/mekanik ventilasyon ihtiyacı açısından çok yakından izlenmesi gerektiğini bildirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik muayene bulgularını analiz et.
Sessiz akciğer, ajitasyon ve konuşma güçlüğü; ağır/yaşamı tehdit eden astım atağına işaret eder.
Havayolu obstrüksiyonu o kadar şiddetlidir ki hava akımı hırıltı (vizing) oluşturacak düzeyde bile değildir.
2
Arter kan gazındaki PaCO2PaCO_2 değerini yorumla.
PaCO2PaCO_2'nin 44mmHg44 mmHg (normal) olması, astım atağı bağlamında "psödonormal" bir durumdur.
Astım atağındaki bir hasta, nefes darlığı nedeniyle hiperventile ederek CO2CO_2 düzeyini düşürür. CO2CO_2'nin yükselerek normale dönmesi, solunum pompasının tükendiğini gösterir.
3
Tanısal kararı klinik ile birleştir.
Hasta yaşamı tehdit eden atak (life-threatening asthma) kategorisindedir.
Hipoksemi, sessiz akciğer ve yükselen CO2CO_2 kombinasyonu acil müdahale gerektirir.

Key Concept

Astım atağında PaCO2PaCO_2 kinetiği ve psödonormalizasyon.
Question 237Question

Plevral efüzyon saptanan bir hastada, sıvının transüda veya eksüda karakterinde olduğunun ayırt edilmesi klinik yaklaşımın ilk adımıdır. Bu ayrımda yaygın olarak kullanılan Light kriterlerine göre, plevra sıvısının eksüda olarak kabul edilmesi için aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması yeterlidir?

Show answer & explanation

Answer: Plevra sıvısı / Serum protein oranının 0,50,5’ten büyük olması

Answer

Plevra sıvısı / Serum protein oranının 0,50,5’ten büyük olması
Plevral sıvının eksüda olarak tanımlanması için plevra sıvısı protein miktarının serum protein miktarına oranının 0,50,5’ten büyük olması Light kriterlerinden biridir. Bu durum plevrada inflamasyon, malignite veya enfeksiyon gibi lokal bir sürecin varlığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Plevral sıvının karakterini belirlemek için Light kriterlerini hatırla.
Üç temel parametre vardır: Protein oranı, LDH oranı ve plevra LDH düzeyi.
Bu kriterler sıvının kökenini (lokal inflamasyon vs. sistemik basınç değişikliği) anlamamızı sağlar.
2
Eksüda lehine olan eşik değerlerini hatırla.
Protein oranı >0,5> 0,5, LDH oranı >0,6> 0,6 veya plevra LDH'sı >2/3> 2/3 normal üst sınır.
Bu değerlerden herhangi birinin varlığı sıvının eksüda olduğunu kanıtlar.

Key Concept

Light Kriterleri
Estimated Time:45s
Question 238Question

2828 yaşında erkek hasta, son iki haftadır giderek artan nefes darlığı ve öksürük şikayeti ile başvuruyor. Hastanın öyküsünden balgamında zaman zaman taze kan görüldüğü ve sigara kullanmadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde bilateral bazallerde ince raller duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin değeri 9.29.2 g/dLg/dL olarak saptanıyor. Hastaya uygulanan solunum fonksiyon testi ve karbonmonoksit difüzyon kapasitesi (DLCODLCO) ölçüm sonuçları aşağıdadır:

ParametreBeklenenÖlçülen% (Ölçülen/Beklenen)
FVCFVC (L)4.804.803.003.0062.562.5
FEV1FEV_1 (L)4.004.002.602.6065.065.0
FEV1/FVCFEV_1/FVC838386.786.7-
TLCTLC (L)6.506.504.104.1063.063.0
DLCODLCO (mL/dk/mmHgmL/dk/mmHg)30.030.044.144.1147.0147.0

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diffüz alveolar hemoraji

Answer

En olası tanı, klinik tablo ve SFT bulguları ile uyumlu olan diffüz alveolar hemorajidir.
Solunum fonksiyon testlerinde FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının korunmuş olması ve total akciğer kapasitesinin (TLCTLC) azalmış olması restriktif bir paterni işaret eder. Restriktif akciğer hastalıklarının büyük çoğunluğunda (örneğin idiyopatik pulmoner fibrozis gibi interstisyel hastalıklar) difüzyon kapasitesi (DLCODLCO) azalır. Ancak diffüz alveolar hemorajide, alveol boşluğu içine sızan eritrositlerin içindeki hemoglobin, test sırasında verilen karbonmonoksiti hızla bağlar; bu durum cihaz tarafından yüksek bir difüzyon kapasitesi olarak ölçülür. Hastanın hemoptizi öyküsü ve anemisi bu tanıyı destekleyen en önemli klinik ipuçlarıdır.

Step-by-Step Solution

1
FEV1/FVCFEV_1/FVC oranını değerlendir.
86.786.7 (Normal/Yüksek).
Obstrüktif ve restriktif patern ayrımı yapmak için ilk adımdır; oran korunmuşsa obstrüksiyon dışlanır.
2
FVCFVC ve TLCTLC değerlerini kontrol et.
FVCFVC %62.5\%62.5 ve TLCTLC %63.0\%63.0 (Düşük).
Düşük akciğer volümleri, restriktif bir akciğer hastalığı olduğunu doğrular.
3
DLCODLCO değerini analiz et.
Beklenenin %147.0\%147.0'si (Çok yüksek).
Restriktif paternle birlikte DLCODLCO artışı gösteren spesifik durumları (alveolar hemoraji, polisitemi) belirlemek için gereklidir.
4
Klinik ve laboratuvar bulgularıyla korelasyon kur.
Hemoptizi ve anemi (9.29.2 g/dLg/dL).
Hastadaki anemiye rağmen (anemi normalde DLCODLCO'yu düşürür) saptanan bu yüksek değer, alveol içindeki eritrosit varlığını (hemoraji) kanıtlar.

Key Concept

Diffüz alveolar hemorajide restriktif patern ve artmış karbonmonoksit difüzyon kapasitesi (DLCODLCO) birlikteliği.
Estimated Time:2m 30s
Question 239Question

52 yaşında kadın hasta, bir hafta önce başlayan ateş, öksürük ve sağ yan ağrısı şikayetleriyle pnomoni tanısı alarak seftriakson ve klaritromisin tedavisine başlanmıştır. Yatışının 4. gününde hastanın ateşi hala 38.5C38.5^\circ C olarak saptanmış; fizik muayenede sağ akciğer bazalinde solunum seslerinin azaldığı ve perküsyonda matite alındığı görülmüştür. Çekilen toraks ultrasonografisinde sağda plevral efüzyon saptanması üzerine yapılan tanısal torasentez sonuçları aşağıdadır:

ParametreDeğer
GörünümBerrak, sarımsı
pHpH7.087.08
Glikoz3232 mg/dL (Eş zamanlı kan glikozu: 105105 mg/dL)
LDH11501150 U/L
Gram boyamaMikroorganizma görülmedi
KültürDevam ediyor

Bu klinik tabloya göre en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tüp torakostomi uygulanarak plevral sıvının drene edilmesi

Answer

Plevral sıvıda saptanan biyokimyasal kriterler (pH < 7.20, glikoz < 60 mg/dL, LDH > 1000 U/L) komplike parapnömonik efüzyon tanısı koydurur ve tüp torakostomi ile drenaj gerektirir.
Plevral efüzyonun analizinde pH<7.20pH < 7.20, glikoz <60< 60 mg/dL veya LDH >1000> 1000 U/L saptanması, Gram boyama veya kültür sonucu beklenmeksizin sıvının 'komplike' olduğunu gösterir. Komplike parapnömonik efüzyonlar, ampiyem gelişimini önlemek ve plevral boşluktaki yoğun inflamasyonu temizlemek için mutlaka tüp torakostomi ile drene edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Torasentez bulgularının değerlendirilmesi
Sıvının pH değerinin 7.087.08 (kritik sınır 7.207.20), glikozun 3232 mg/dL (<60< 60 mg/dL) ve LDH'nın 11501150 U/L (>1000> 1000 U/L) olduğu saptandı.
Parapnömonik efüzyonların basit mi yoksa komplike mi olduğunu anlamak için biyokimyasal sınırlar kullanılır.
2
Efüzyonun sınıflandırılması
Bulgular 'Komplike Parapnömonik Efüzyon' ile uyumludur.
Ampiyemden (püy varlığı) farklı olarak sıvı hala berrak olabilir ancak biyokimyasal olarak asidiktir ve inflamasyon şiddetlidir.
3
Yönetim planının belirlenmesi
Tüp torakostomi (göğüs tüpü) ile drenaj kararı alınması.
Komplike efüzyonlar sadece antibiyotik ile düzelmez; drene edilmezlerse hızla ampiyeme veya pakiplörite (akciğerde kalınlaşma ve kısıtlılık) ilerlerler.

Key Concept

Komplike Parapnömonik Efüzyon Tanı ve Tedavi Kriterleri
Estimated Time:2m 30s
Question 240Question

6262 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır giderek artan efor dispnesi ve sabahları olan prodüktif öksürük şikayeti ile başvuruyor. Özgeçmişinde 4545 paket-yıl sigara öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde göğüs ön-arka çapında artış (fıçı göğüs), yardımcı solunum kaslarının kullanımı ve bilateral ekspiratuar ronküsler saptanıyor. Hastanın stabil dönemde, oda havasında yapılan tetkik sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreSonuç
FEV1/FVCFEV_1/FVC%54\%54
FEV1FEV_1 (% beklenen)%42\%42
PaO2PaO_2 (Arter kan gazı)58mmHg58 mmHg
SaO2SaO_2%89\%89
Hematokrit%56\%56

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, hastanın sağkalımını artırmak için bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Günde en az 1515 saat olacak şekilde uzun süreli ev oksijen tedavisi (LTOT) başlanması

Answer

Hastaya günde en az 15 saat olacak şekilde uzun süreli ev oksijen tedavisi (LTOT) başlanmalıdır.
KOAH hastalarında sağkalımı artırdığı gösterilen tedavilerin başında LTOT gelmektedir. GOLD rehberine göre, stabil dönemde PaO255mmHgPaO_2 \leq 55 mmHg veya SaO2%88SaO_2 \leq \%88 olan tüm hastalara LTOT başlanmalıdır. Ancak, bu hastada olduğu gibi PaO2PaO_2 değeri 5559mmHg55-59 mmHg arasındaysa; polistemi (hematokrit >%55> \%55), pulmoner hipertansiyon veya sağ kalp yetmezliği (ödem, kor pulmonale) bulgularından en az birinin eşlik etmesi durumunda da LTOT endikasyonu doğar. Hastanın hematokrit değerinin %56\%56 olması bu kriteri karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Solunum Fonksiyon Testi (SFT) yorumlanması
FEV1/FVC<%70FEV_1/FVC < \%70 olması hastada obstrüktif bir akciğer hastalığı (KOAH) olduğunu doğrular. FEV1FEV_1 değerinin beklenenin %42\%42'si olması, GOLD kriterlerine göre ağır (Grade 3) hava yolu obstrüksiyonuna işaret eder.
Hastanın klinik tablosunun şiddetini ve tanısını netleştirmek için.
2
Arter kan gazı (AKG) ve komplikasyon analizi
PaO2PaO_2 değeri 58mmHg58 mmHg olarak saptanmıştır. Tek başına PaO255mmHgPaO_2 \leq 55 mmHg olması LTOT endikasyonudur; ancak 5559mmHg55-59 mmHg arasında ek kriterler aranır. Hastada hematokrit değerinin %56\%56 (eşik değer >%55> \%55) olması polistemi lehinedir.
LTOT endikasyon sınırlarını belirlemek için.
3
Tedavi kararının verilmesi
Hipoksemiye (5559mmHg55-59 mmHg) eşlik eden polistemi, kor pulmonale veya pulmoner hipertansiyon varlığı durumunda LTOT başlanması endikedir.
LTOT'un bu grupta mortaliteyi (sağkalımı) artırdığı kanıtlanmıştır.

Key Concept

KOAH'ta Uzun Süreli Ev Oksijen Tedavisi (LTOT) Endikasyonları

Practice More

KOAH'ta mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış diğer faktörleri (sigaranın bırakılması, uygun hastalarda hacim küçültücü cerrahi vb.) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 12 / 23Next
Göğüs Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 12 | Examkin