Santral Sinir Sistemi Farmakolojisi

276 questions

Question 241Question

42 yaşında erkek hasta, şizofreni tanısıyla yüksek potensli bir tipik antipsikotik kullanmaktadır. Hastanın takibinde belirgin ekstrapiramidal yan etkiler (EPS) gelişmesi üzerine tedavisi, yan etki riski daha düşük olan bir atipik antipsikotik ile değiştirilmiştir. Buna göre, atipik antipsikotiklerin ekstrapiramidal yan etki oluşturma potansiyelinin tipik antipsikotiklere göre daha düşük olmasını açıklayan temel farmakolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nigrostriatal yolakta 5HT2A5-HT_{2A} reseptör blokajı ile dopamin salınımının artırılması

Answer

Atipik antipsikotiklerin ekstrapiramidal yan etki riskinin düşük olması, nigrostriatal yolakta 5HT2A5-HT_{2A} reseptörlerini bloke ederek dopamin salınımını artırmaları ile ilişkilidir.
Atipik antipsikotikler (ikinci kuşak), tipik olanlara göre 5HT2A5-HT_{2A} reseptörlerine D2D_2 reseptörlerinden daha yüksek afinite ile bağlanırlar. Nigrostriatal yolaktaki dopaminerjik terminaller üzerinde bulunan 5HT2A5-HT_{2A} reseptörlerinin antagonizması, dopamin salınımı üzerindeki serotonerjik baskıyı kaldırır. Sonuç olarak artan dopamin seviyeleri, striatumdaki D2D_2 reseptörleri düzeyinde ilaçla rekabete girerek ekstrapiramidal yan etkilerin (distoni, akatizi, Parkinsonizm) görülme sıklığını azaltır.

Step-by-Step Solution

1
Tipik ve atipik antipsikotiklerin reseptör profillerini karşılaştır.
Tipik antipsikotikler güçlü D2D_2 blokajı yaparken, atipiklerin 5HT2A5-HT_{2A} afinitesi D2D_2 afinitesinden daha yüksektir.
Bu temel fark, yan etki profilindeki çeşitliliğin ana kaynağıdır.
2
Nigrostriatal yolaktaki serotonerjik kontrolü analiz et.
5HT2A5-HT_{2A} reseptörleri normalde dopamin salınımını inhibe eder.
Serotonin, striatumdaki dopaminerjik sinir uçları üzerinde frenleyici bir etki yapar.
3
Atipik antipsikotiklerin bu yolaktaki net etkisini belirle.
5HT2A5-HT_{2A} blokajı dopamin üzerindeki 'freni' kaldırır, dopamin salınımı artar.
Artan dopamin, ilaçla D2D_2 reseptörleri için yarışarak EPS gelişimini engeller.

Key Concept

Atipik antipsikotiklerin düşük EPS riskinden sorumlu olan 5HT2A/D25-HT_{2A} / D_2 antagonizma oranı.
Estimated Time:1m 15s
Question 242Question

3232 yaşında majör depresif bozukluk tanısıyla paroksetin kullanmakta olan bir hasta, bitkisel bir destekleyici olan sarı kantaron (St.St. JohnsJohn’s WortWort) ekstresi kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra huzursuzluk, terleme ve ishal şikayetleriyle acil servise başvurmuştur. Fizik muayenesinde otonomik instabilite, taşikardi ve ekstremitelerde kas seyirmeleri (miyoklonus) saptanan hastada, bu tablonun nöroleptik malign sendromdan (NMSNMS) ziyade serotonin sendromu olduğunu en güçlü şekilde destekleyen klinik bulgu hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Midriyazis

Answer

Serotonin sendromunda görülen midriyazis, tablonun nöroleptik malign sendromdan ayrılmasında önemli bir ipucudur.
Doğru cevap olan midriyazis seçeneği, serotonin sendromu tanısını NMS'den ayırmada en spesifik fizik muayene bulgularından biridir. Serotonin sendromunda pupiller dilate (midriyazis) olurken, NMS'de pupiller genellikle normaldir. Ayrıca serotonin sendromunda hiperaktif bağırsak sesleri izlenirken NMS'de bağırsak sesleri normoaktif veya hipoaktiftir.

Step-by-Step Solution

1
İlaç etkileşimini değerlendir.
Paroksetin (SSRI) ve sarı kantaron (serotonerjik etkili) birlikteliği serotonin sendromuna yol açar.
Her iki ajan da sinaptik serotonin düzeylerini artırarak toksisite riski oluşturur.
2
Klinik bulguları karşılaştır.
Hastada saptanan miyoklonus ve otonomik hiperaktivite serotonin sendromunu düşündürür.
Serotonin sendromunda hiperrefleksi ve miyoklonus ön plandadır.
3
Ayırıcı tanı için spesifik bulguyu belirle.
Midriyazis ve hiperaktif bağırsak sesleri serotonin sendromu için karakteristiktir.
Nöroleptik malign sendromda pupiller normaldir ve bağırsak sesleri azalmış veya normaldir.

Key Concept

Serotonin sendromu ile nöroleptik malign sendrom (NMS) arasındaki ayırıcı tanıda oküler bulgular ve gastrointestinal aktivite kritik rol oynar.

Practice More

Lityum toksisitesinde görülen bulgular ve bu toksisiteyi artıran ilaç etkileşimlerini (örneğin tiyazid diüretikleri) incelemek faydalı olacaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 243Question

Psikotik belirtileri nedeniyle haloperidol tedavisi başlanan 2727 yaşındaki erkek hasta; tedavinin birinci haftasında yerinde duramama, sürekli oda içinde dolanma ve tarif edilemez bir huzursuzluk şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan muayenede 'akatizi' tablosunda olduğu saptanan hastada, ekstrapiramidal yan etki riskini en aza indirmek için tedavi değişikliği planlanmaktadır.

Aşağıdaki atipik antipsikotiklerden hangisi, D2D_2 reseptörlerine olan afinitesinin düşük olması ve reseptörden çok hızlı ayrılması (fast dissociation) nedeniyle bu hasta için en uygun seçenektir?

Show answer & explanation

Answer: Ketiapin

Answer

Ketiapin, D2D_2 reseptörlerinden hızlı ayrılma özelliği sayesinde akatizi riski en düşük seçenektir.
Ketiapin, D2D_2 reseptörlerine olan zayıf afinitesi ve reseptörden çok hızlı ayrılma (fast dissociation) özelliği sayesinde striatumda dopaminerjik transmisyonu minimum düzeyde etkiler. Bu farmakolojik profil, ilacın akatizi, distoni ve parkinsonizm gibi ekstrapiramidal yan etkileri oluşturma riskini belirgin şekilde azaltır. Bu nedenle, EPS gelişmiş hastalarda veya motor semptomların korunması gereken durumlarda (Parkinson psikozu gibi) tercih edilen bir seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla.
Hastada haloperidol kullanımına bağlı akatizi (huzursuzluk, yerinde duramama) gelişmiştir.
Haloperidol gibi yüksek potanslı tipik antipsikotikler, nigrostriatal yolakta güçlü D2D_2 blokajı yaparak EPS ve akatiziye yol açar.
2
Atipik antipsikotiklerin avantajını belirle.
Atipik antipsikotikler, 55-HT2AHT_{2A} blokajı ve D2D_2 reseptörlerinden hızlı ayrılma (fast dissociation) özellikleri sayesinde daha düşük EPS riski taşır.
Hızlı dissosiasyon, striatumdaki fizyolojik dopamin salınımının ilacı reseptörden uzaklaştırabilmesine olanak tanır.
3
En düşük D2D_2 afiniteli ilacı seç.
Ketiapin ve Klozapin bu gruptaki en düşük D2D_2 afinitesine sahip ilaçlardır.
Ketiapin, akatizi veya Parkinson hastalarında gelişen psikozun tedavisinde motor semptomları en az kötüleştiren ajanlardan biridir.

Key Concept

Antipsikotiklerin ekstrapiramidal yan etki (EPS) riski, D2D_2 reseptör afinitesi ve dissosiasyon hızı ile doğrudan ilişkilidir; ketiapin bu konuda en güvenli seçeneklerden biridir.

Alternative Method

Akatizinin akut farmakolojik tedavisinde propranolol (beta-blokör) veya benzodiazepinlerin ilk seçenek olduğunu hatırlamak, klinik yönetim sorularında yardımcı olur.
Estimated Time:50s
Question 244Question

Majör depresyon tanısıyla sitalopram kullanmakta olan bir hastaya, ciddi bir yumuşak doku enfeksiyonu nedeniyle linezolid tedavisi başlanmıştır. Tedavinin ikinci gününde hastada ajitasyon, tremor, terlemede artış ve 38.5C38.5^\circ\text{C} ateş saptanmıştır. Fizik muayenede alt ekstremitelerde belirgin olmak üzere hiperrefleksi ve indüklenebilir klonus saptanmıştır.

Bu hastadaki klinik tablonun, antipsikotik kullanımı sonucu gelişebilen Nöroleptik Malign Sendrom’dan (NMS) ayırıcı tanısında Serotonin Sendromu lehine olan en karakteristik özellik hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alt ekstremitelerde belirginleşen hiperrefleksi ve klonus

Answer

Alt ekstremitelerde belirginleşen hiperrefleksi ve klonus
Serotonin Sendromu (SS) ve Nöroleptik Malign Sendrom (NMS) klinik olarak birbirine benzese de, fizik muayenedeki nöromüsküler bulgular en önemli ayırıcı noktadır. SS'de nöromüsküler hiperaktivite (tremor, hiperrefleksi ve spontan/indüklenebilir klonus) görülürken, NMS'de şiddetli 'kurşun boru' tarzında rijidite ve genellikle azalmış tendon refleksleri gözlenir. Ayrıca SS'de bağırsak sesleri hiperaktif iken NMS'de genellikle normal veya azalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İlaç etkileşimini değerlendir.
Bir SSRI olan sitalopram ile zayıf MAO inhibitörü etkisi olan linezolid etkileşimi Serotonin Sendromu riskini artırır.
Linezolid, MAO-A enzimini inhibe ederek sinaptik serotonin düzeylerini artırır ve SSRI'lar ile kombine edildiğinde toksisiteye yol açar.
2
Klinik bulguları analiz et.
Hastada otonomik bulgular (terleme, ateş) ve nöromüsküler hiperaktivite (hiperrefleksi, klonus) mevcuttur.
Bu bulgular serotonerjik aşırı uyarılma tablosu ile tam uyumludur.
3
NMS ile ayırıcı tanıyı yap.
Nöromüsküler hiperaktivite (klonus, hiperrefleksi) SS lehine, 'kurşun boru' rijiditesi ise NMS lehinedir.
NMS dopamin blokajı sonucu gelişirken, SS serotonin fazlalığına bağlı gelişir ve motor sistem bulguları temel farkı oluşturur.

Key Concept

Serotonin Sendromu ve Nöroleptik Malign Sendrom'un nöromüsküler bulgular üzerinden ayırıcı tanısı.

Alternative Method

Ayırıcı tanıda 'SHIVERS' (SS bulguları) ve 'FEVER' (NMS bulguları) akronimleri kullanılabilir. SS'de 'S' (Shivering/Titreme) ve 'H' (Hyperreflexia/Hiperrefleksi) ön plandadır.
Estimated Time:1m 15s
Question 245Question

1212 yaşında erkek çocuk, okulda aniden gelişen boş bakma (dalma) nöbetleri ve yapılan EEG tetkikinde jeneralize 33 Hz diken-dalga deşarjları saptanması üzerine absans epilepsisi tanısı alıyor. Bu hastanın tedavisinde yanlışlıkla seçilmesi durumunda absans nöbetlerinin sıklığını ve süresini artırabilen, aynı zamanda potent bir sitokrom P450P450 enzim indükleyicisi olan, spina bifida gibi nöral tüp defekti riskini artıran ve yan etki olarak hiponatremi (uygunsuz ADH benzeri etki) veya nadiren aplastik anemiye yol açabilen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Karbamazepin

Answer

Absans nöbetlerini kötüleştiren, CYP indüksiyonu yapan ve hiponatremi/aplastik anemi riski taşıyan ilaç Karbamazepindir.
Karbamazepin, voltaj bağımlı sodyum kanallarını bloke ederek etki gösterir ve absans nöbetlerini kötüleştirdiği bilinen klasik bir ilaçtır. Farmakokinetik olarak potent bir CYP3A4 ve CYP2C9 indükleyicisidir (otostimülasyon yapar). Klinik olarak hiponatremiye (SIADH benzeri etki) ve kemik iliği süpresyonu sonucu aplastik anemiye yol açabilir. Ayrıca teratojenik olarak nöral tüp defekti riskini artırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve nöbet tipini tanımla.
Absans nöbetleri (3 Hz diken-dalga EEG).
Tedavide kullanılacak veya kontrendike olacak ilaçları belirlemek için nöbet tipi kritiktir.
2
Absans nöbetlerinde kontrendike olan ilaç gruplarını hatırla.
Karbamazepin, fenitoin, vigabatrin ve tiagabin absans nöbetlerini kötüleştirebilir.
Sodyum kanalı blokörlerinin ve bazı GABAerjik ilaçların absans deşarjlarını senkronize etme riski vardır.
3
İlacın farmakokinetik ve toksisite profilini doğrula.
Karbamazepin potent bir sitokrom P450 indükleyicisidir ve SIADH/aplastik anemi yapar.
Soruda verilen spesifik yan etki ve enzim profili ile eşleşmeyi sağlar.

Key Concept

Bazı dar spektrumlu antiepileptikler (özellikle sodyum kanalı blokörleri), absans ve miyoklonik nöbetleri paradoksal olarak kötüleştirebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 246Question

26 yaşında bir erkek hasta, sosyal bir etkinlikte bir madde kullandıktan sonra "renkleri duyduğunu" ve "sesleri gördüğünü" (sinestezi) ifade ederek acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde midriyazis, taşikardi, terleme ve ajitasyon saptanıyor. Bu hastadaki algısal bozukluklara (sinestezi) yol açan maddenin temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Santral 5-HT2A reseptörleri üzerinden agonist etki göstermesi

Answer

Algısal bozukluklara ve sinesteziye yol açan temel mekanizma santral 5-HT2A reseptörlerinin agonist etkisidir.
Sinestezi (renkleri duymak, sesleri görmek gibi duyusal karışıklıklar) LSD kullanımının en spesifik bulgusudur. LSD, beyin sapındaki rafe çekirdeklerinde ve serebral kortekste bulunan 5-HT2A reseptörleri üzerinde agonist/parsiyel agonist etki göstererek bu derin algısal değişiklikleri tetikler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları (sinestezi, midriyazis, taşikardi) değerlendir.
Hastanın LSD gibi bir halüsinojen madde etkisi altında olduğu saptandı.
Duyuların birbirine karışması (sinestezi) klasik olarak LSD (Liserjik Asit Dietilamid) için karakteristiktir.
2
LSD ve benzeri serotonerjik halüsinojenlerin moleküler hedefini belirle.
Bu maddelerin temel hedefi 5-HT2A reseptörleridir.
Serotonerjik halüsinojenlerin oluşturduğu mental değişiklikler, neokorteks ve diğer bölgelerdeki 5-HT2A reseptörlerinin uyarılmasıyla ilişkilidir.

Key Concept

Serotonerjik halüsinojenlerin (LSD, Psilosibin, Meskalin) temel etki mekanizması santral 5-HT2A reseptör agonizmasıdır.
Estimated Time:50s
Question 247Question

Pozitif semptomların yanı sıra sosyal içe kapanma ve duygulanımda kısıtlılık gibi negatif belirtileri ön planda olan bir şizofreni hastasında; ekstrapiramidal yan etki riskini minimalize etmek ve negatif semptomları iyileştirmek amacıyla bir atipik antipsikotik tercih edilmiştir. Bu ilacın, tipik antipsikotiklere kıyasla daha düşük ekstrapiramidal yan etki profiline sahip olmasını ve negatif semptomlar üzerinde daha etkili olmasını sağlayan temel farmakodinamik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 55-HT2AHT_{2A} reseptör antagonizmasının D2D_2 reseptör blokajına eşlik etmesi

Answer

Atipik antipsikotiklerin tipik olanlara göre avantajlarını sağlayan temel mekanizma, 55-HT2AHT_{2A} reseptör antagonizmasının D2D_2 reseptör blokajına eşlik etmesidir.
Atipik antipsikotikler (SDA), D2D_2 reseptör blokajına ek olarak güçlü bir 55-HT2AHT_{2A} reseptör antagonizması yaparlar. Mezokortikal ve nigrostriatal yolaklarda serotonin, 55-HT2AHT_{2A} reseptörleri aracılığıyla dopamin salınımını inhibe eder. İlacın bu reseptörleri bloke etmesi, dopaminerjik nöronlar üzerindeki baskıyı kaldırarak (disinhibisyon) sinapsa dopamin salınımını artırır. Bu durum, tipik antipsikotiklerin aksine negatif semptomların düzelmesine ve ekstrapiramidal yan etkilerin minimalize edilmesine olanak tanır.

Step-by-Step Solution

1
Hastadaki klinik tablo ve ilaç grubunu analiz et.
Pozitif ve negatif semptomları olan bir hastada EPS riskini düşürmek için atipik antipsikotikler tercih edilmiştir.
Tipik antipsikotikler sadece D2D_2 blokajı yaparken, atipiklerin ek mekanizmaları klinik profil farkını açıklar.
2
Atipik antipsikotiklerin (Serotonin-Dopamin Antagonistleri) ayırt edici mekanizmasını hatırla.
Atipik antipsikotikler, D2D_2 reseptörlerine ek olarak güçlü 55-HT2AHT_{2A} reseptör antagonizması sergiler.
Bu kombinasyon, dopaminerjik sistemin farklı yolaklarda farklı şekilde modüle edilmesini sağlar.
3
55-HT2AHT_{2A} blokajının klinik sonuçlarını değerlendir.
55-HT2AHT_{2A} antagonizması, nigrostriatal ve mezokortikal yolaklarda dopaminerjik nöronlar üzerindeki serotonerjik baskıyı (inhibisyonu) kaldırarak dopamin salınımını artırır (disinhibisyon).
Artmış dopamin salınımı, D2D_2 blokajına rağmen EPS riskini azaltır ve negatif semptomları iyileştirir.

Key Concept

Serotonin-Dopamin Antagonizması (SDA) hipotezi
Estimated Time:1m 15s
Question 248Question

6868 yaşında Parkinson hastalığı tanısı alan bir erkek hastada, eşlik eden şiddetli disfaji (yutma güçlüğü) nedeniyle oral ilaç kullanımı kısıtlanmıştır. Bu hastada dopaminerjik stimülasyon sağlamak amacıyla transdermal yama (patch) formunda uygulanabilen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rotigotin

Answer

Rotigotin, Parkinson hastalığının tedavisinde transdermal yama (patch) yoluyla uygulanabilen non-ergot bir dopamin agonistidir.
Rotigotin, non-ergot yapıda bir dopamin reseptör agonistidir ve en önemli özelliği transdermal terapötik sistem (yama) şeklinde uygulanabilmesidir. Bu uygulama yolu, hem yutma güçlüğü olan hastalarda avantaj sağlar hem de ilacın sürekli (non-pulsatil) salınımını gerçekleştirerek motor dalgalanmaları azaltmaya yardımcı olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu değerlendir
Hastada yutma güçlüğü (disfaji) olduğu için oral yolla ilaç verilememektedir.
Disfajisi olan hastalarda gastrointestinal sistem dışı uygulama yolları tercih edilmelidir.
2
Dopamin agonistlerinin uygulama formlarını hatırla
Dopamin agonistleri arasında Rotigotin'in transdermal bant (patch) formu bulunmaktadır.
Rotigotin'in transdermal formu, ilacın 2424 saat boyunca stabil plazma konsantrasyonunda kalmasını sağlar.

Key Concept

Parkinson hastalığında kullanılan Rotigotin, transdermal uygulama imkanı sunan bir dopamin agonistidir.
Question 249Question

Görme bulanıklığı ve şiddetli karın ağrısı şikayetleriyle acil servise getirilen bir hastada metanol (odun alkolü) zehirlenmesi saptanmıştır. Bu hastada formaldehit ve formik asit gibi toksik metabolitlerin oluşumunu engellemek amacıyla kullanılan etanolün (etil alkol) tedavi edici mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alkol dehidrogenaz (ADH) enzimi için metanol ile yarışarak (kompetitif inhibisyon) toksik metabolit oluşumunu engellemesi

Answer

Etanolün alkol dehidrogenaz (ADH) enzimi için metanol ile yarışarak toksik metabolit oluşumunu engellemesi
Metanolün kendisi düşük toksisiteye sahipken, ADH enzimi aracılığıyla dönüştüğü formaldehit ve formik asit ciddi asidoz ve retina hasarına yol açar. Etanol, bu enzime olan çok yüksek afinitesi sayesinde metanolü enzimden uzaklaştırır ve metanolün değişmeden akciğer/böbrek yoluyla atılmasına olanak tanır.

Step-by-Step Solution

1
Metanolün metabolik yolunu belirle.
Metanol, Alkol Dehidrogenaz (ADH) ile Formaldehit'e, ardından Aldehit Dehidrogenaz (ALDH) ile Formik Asit'e dönüşür.
Zehirlenmeye neden olan asıl maddeler bu toksik metabolitlerdir.
2
Etanolün (antidot) bu yol üzerindeki etkisini değerlendir.
Etanol, ADH enzimine metanolden yaklaşık 102010-20 kat daha yüksek afiniteyle bağlanır.
Etanol enzimi işgal ederek metanolün bağlanmasını ve toksik ürünlere dönüşmesini engeller.

Key Concept

Metanol zehirlenmesinde etanol veya fomepizol, Alkol Dehidrogenaz (ADH) enzimini inhibe ederek (veya yarışarak) toksik ürün (formik asit) oluşumunu durdurur.

Practice More

Aynı mekanizma ile çalışan ancak sedatif etkisi olmayan 'Fomepizol' ilacını inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 250Question

Meme kanseri nedeniyle adjuvan tamoksifen tedavisi gören 48 yaşındaki bir kadın hasta, majör depresyon tanısı almıştır. Hekim, reçete edilecek antidepresanın tamoksifenin terapötik etkinliğini azaltma riski taşıdığını göz önünde bulundurarak ilaç seçimi yapmaktadır. Farmakokinetik etkileşim potansiyeli ve CYP2D6 enzim inhibisyonu dikkate alındığında, bu hastada aşağıdaki ilaçlardan hangisinin kullanımından kaçınılmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Paroksetin

Answer

Paroksetin
Tamoksifen, östrojen reseptör pozitif meme kanseri tedavisinde kullanılan bir ön ilaçtır (prodrug) ve aktif formu olan endoksifene dönüşebilmesi için karaciğerde CYP2D6 enzimine ihtiyaç duyar. Seçeneklerde belirtilen ilaç, güçlü bir CYP2D6 inhibitörüdür. Bu ilacın kullanımı, tamoksifenin biyoaktivasyonunu bloke ederek plazma endoksifen düzeylerini düşürür ve meme kanseri nüks riskini artırabilir. Bu nedenle tamoksifen kullanan hastalarda bu antidepresandan (ve benzer profile sahip fluoksetinden) kaçınılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut tedavisi ve risk analizini değerlendirme
Hasta tamoksifen kullanmaktadır ve tamoksifen bir ön ilaçtır (prodrug).
Tamoksifenin antitümör etkisini gösterebilmesi için aktif metaboliti olan endoksifene dönüşmesi gerekir.
2
İlgili metabolik yolu belirleme
Bu dönüşüm (biyoaktivasyon) temel olarak CYP2D6 izoenzimi aracılığıyla gerçekleşir.
CYP2D6 aktivitesinin azalması, aktif metabolit düzeyini düşürerek kanser tedavisi başarısızlığına yol açabilir.
3
Seçeneklerdeki ilaçların CYP2D6 üzerindeki etkisini analiz etme
Paroksetin ve fluoksetin, güçlü CYP2D6 inhibitörleridir.
Güçlü inhibitörler enzimi bloke ederek tamoksifenin aktifleşmesini engeller.

Key Concept

İlaç-İlaç Etkileşimi ve Enzim İnhibisyonu
Question 251Question

Fokal başlangıçlı nöbetleri olan 2525 yaşındaki bir erkek hastanın tedavisine eklenen bir antiepileptik ilacın, postsinaptik glutamat reseptörlerinden AMPA tipini non-kompetitif olarak antagonize ettiği bilinmektedir. Bu ilacın eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 105105 saattir ve metabolizması karbamazepin gibi güçlü enzim indükleyicilerle birlikte kullanıldığında hızlanmaktadır. Kullanım sırasında hastada ciddi irritabilite, agresif davranışlar ve öfke gibi nöropsikiyatrik yan etkilerin ortaya çıkabildiği bu ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Perampanel

Answer

AMPA reseptör antagonisti olan ve agresif davranışlara yol açabilen ilaç Perampaneldir.
Perampanel, glutamaterjik sistemde AMPA tipi reseptörleri non-kompetitif olarak antagonize eden tek antiepileptik ilaçtır. 100100 saati aşan uzun yarı ömrü ve irritabilite/agresyon gibi ciddi nöropsikiyatrik yan etkileri ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Etki mekanizmasını tanımlama
Postsinaptik AMPA glutamat reseptörlerinin non-kompetitif antagonizması belirlenir.
Soruda verilen mekanizma Perampanel'e özgüdür.
2
Kinetik özellikleri analiz etme
Yaklaşık 105105 saatlik uzun yarı ömür ve CYP3A4 üzerinden enzim indükleyicilerle etkileşim saptanır.
Perampanel uzun etkili bir ilaçtır ve indükleyicilerle düzeyi düşer.
3
Yan etki profilini eşleştirme
İrritabilite ve agresyon gibi 'kutu uyarısı' (boxed warning) alan nöropsikiyatrik etkiler doğrulanır.
Bu yan etkiler ilacın klinik kullanımında en önemli kısıtlayıcı faktördür.

Key Concept

Perampanel'in benzersiz AMPA antagonizması ve nöropsikiyatrik yan etkileri.

Alternative Method

İlacın 'AMPA' hedefi ve 'agresyon' yan etkisi arasındaki spesifik ilişkiyi hatırlamak tanıya gitmeyi kolaylaştırır.
Estimated Time:50s
Question 252Question

Üst motor nöron lezyonuna bağlı gelişen şiddetli spastisite şikayetiyle başvuran 55 yaşındaki erkek hastada, spinal internöronlar düzeyinde α2\alpha_2-adrenerjik reseptörleri aktive ederek presinaptik inhibisyon yapan bir ilaç başlanması planlanmaktadır. Bu ilacın, baklofene kıyasla en belirgin avantajının tedavi dozlarında kas gücünü daha fazla koruması olduğu bilinmektedir.

Bu hastada başlanacak ilaç ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Güçlü bir CYP1A2 inhibitörü olan siprofloksasin ile birlikte kullanımı, ilacın plazma düzeyini aşırı artırabileceği için kontrendikedir.

Answer

Güçlü bir CYP1A2 inhibitörü olan siprofloksasin ile birlikte kullanımı, ilacın plazma düzeyini aşırı artırabileceği için kontrendikedir.
Tizanidin, spinal kordda α2\alpha_2-adrenerjik reseptörler üzerinden etki eden santral bir kas gevşeticidir. En önemli farmakokinetik özelliklerinden biri karaciğerde CYP1A2 enzimi ile metabolize edilmesidir. Siprofloksasin ve fluvoksamin gibi güçlü CYP1A2 inhibitörleri, tizanidinin klirensini belirgin şekilde azaltarak plazma konsantrasyonunu dramatik düzeyde artırır. Bu durum şiddetli hipotansiyon, bradikardi ve aşırı sedasyon gibi ciddi yan etkilere yol açtığı için bu ilaçların birlikte kullanımı kontrendikedir.

Step-by-Step Solution

1
İlacı Tanımlama
Tizanidin
Vakada belirtilen 'spinal α2\alpha_2 agonist' ve 'baklofene göre kas gücünü daha iyi koruma' özellikleri tizanidini işaret eder.
2
Metabolizma Yolunu Hatırlama
CYP1A2 enzim sistemi
Tizanidin karaciğerde yoğun şekilde CYP1A2 enzimi aracılığıyla metabolize edilir.
3
İlaç Etkileşimini Değerlendirme
Siprofloksasin kontrendikasyonu
Siprofloksasin güçlü bir CYP1A2 inhibitörüdür ve tizanidin düzeylerini 10 kata kadar artırarak hayatı tehdit eden hipotansiyona yol açabilir.

Key Concept

Tizanidin farmakolojisi ve CYP1A2 aracılı ilaç etkileşimleri.
Question 253Question

Genel anestezi uygulamasında kullanılan inhalasyon anesteziklerinin farmakolojik özellikleri ve potansiyelleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Minimum Alveolar Konsantrasyon (MAC) değeri azaldıkça, anesteziğin potensi (etki gücü) artış gösterir.

Answer

Minimum Alveolar Konsantrasyon (MAC) değeri azaldıkça, anesteziğin potensi (etki gücü) artış gösterir.
Minimum Alveolar Konsantrasyon (MAC), bir anesteziğin gücünün (potensinin) ters bir göstergesidir. Bir anesteziğin MAC değeri ne kadar düşükse, o ajan o kadar potenttir. Örneğin, halotanın MAC değeri düşük olduğu için oldukça potenttir; buna karşılık azot protoksitin (N2ON_2O) MAC değeri çok yüksek olduğu için potensi oldukça düşüktür.

Step-by-Step Solution

1
MAC tanımını hatırla.
MAC, hastaların %50'sinde standart bir ağrılı uyarana karşı hareketsizliği sağlayan alveolar konsantrasyondur.
MAC, inhalasyon anesteziklerinin gücünü ölçmek için kullanılan temel birimdir.
2
MAC ve potens arasındaki matematiksel ilişkiyi analiz et.
Bir ilacın daha düşük konsantrasyonda (düşük MAC) aynı etkiyi göstermesi, o ilacın daha güçlü (yüksek potens) olduğunu gösterir.
İlaç konsantrasyonu gereksinimi ile etkinlik gücü ters orantılıdır.

Key Concept

İnhalasyon anesteziklerinde MAC (Minimum Alveolar Konsantrasyon) değeri ile ilacın potensi arasında ters bir ilişki vardır.

Practice More

İnhalasyon anesteziklerinin kan/gaz partisyon katsayıları ile indüksiyon hızları arasındaki ilişkiyi pekiştirmek için ajanları hızlıdan yavaşa sıralayınız.
Estimated Time:45s
Question 254Question

3030 yaşında şizofreni tanılı erkek hastaya başlanan antipsikotik tedavi sonrası hastada kısa sürede 88 kg ağırlık artışı ve kan şekeri yüksekliği saptanıyor. Bu tabloya neden olan ilacın, ekstrapiramidal yan etki riskinin düşük olduğu ve terapötik etkisinde D2D_2 reseptör blokajına ek olarak 5HT2A5-HT_{2A} reseptör antagonizmasının da önemli rol oynadığı biliniyor. Bu özelliklere sahip olan antipsikotik ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Atipik antipsikotikler

Answer

Atipik antipsikotikler
Atipik (ikinci kuşak) antipsikotikler, serotonin 5HT2A5-HT_{2A} reseptörlerini dopamin D2D_2 reseptörlerinden daha güçlü bloke ederek mezolimbik yolakta antipsikotik etki gösterirken nigrostriatal yolakta EPS riskini azaltırlar. Ancak bu grup, özellikle olanzapin ve klozapin, histamin H1H_1 ve 5HT2C5-HT_{2C} blokajı üzerinden ciddi kilo alımı, hiperglisemi ve dislipidemiye neden olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada kilo alımı ve hiperglisemi (metabolik yan etkiler) gelişmiş.
Bu yan etkiler özellikle ikinci kuşak (atipik) antipsikotiklerin (olanzapin, klozapin vb.) karakteristik özellikleridir.
2
Reseptör profilini değerlendir
Soruda belirtilen 5HT2A5-HT_{2A} blokajının D2D_2 blokajından baskın olması atipik grubu tanımlar.
Atipik antipsikotikleri tipiklerden ayıran en temel farmakolojik fark budur.

Key Concept

Atipik antipsikotiklerin metabolik yan etkileri ve 5-HT2A/D2 reseptör blokajı dengesi.
Estimated Time:45s
Question 255Question

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı alan 8 yaşındaki bir erkek çocukta metilfenidat tedavisine başlanması planlanmaktadır. Bu ilacın santral sinir sistemindeki terapötik etkisinden sorumlu olan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sinaptik aralıktaki dopamin ve norepinefrin geri alımının (reuptake) inhibisyonu

Answer

Metilfenidat, sinaptik aralıktaki dopamin ve norepinefrin taşıyıcılarını bloke ederek bu nörotransmitterlerin geri alımını engeller.
Metilfenidat, presinaptik uçta yer alan dopamin (DAT) ve norepinefrin (NET) taşıyıcılarını inhibe ederek bu nörotransmitterlerin sinaptik aralıktan geri alınmasını engeller. Bu durum, özellikle prefrontal korteks ve bazal ganglionlarda dopaminerjik ve noradrenerjik aktivitenin artmasına neden olarak DEHB semptomlarını düzeltir.

Step-by-Step Solution

1
İlacın sınıfını belirle.
Metilfenidat bir SSS uyarıcısıdır (stimülan).
SSS uyarıcıları DEHB tedavisinde birinci basamak ajanlardır.
2
Moleküler hedefi tanımla.
Temel hedef DAT (dopamin taşıyıcısı) ve NET (norepinefrin taşıyıcısı) proteinleridir.
Bu taşıyıcıların blokajı sinaptik aralıkta nörotransmitter konsantrasyonunu artırır.
3
Amfetaminlerle olan farkı ayırt et.
Metilfenidat temel olarak geri alımı inhibe ederken, amfetaminler hem geri alımı inhibe eder hem de salınımı artırır.
TUS sınavlarında stimülanların bu ince mekanizma farkları sıkça sorgulanır.

Key Concept

Metilfenidat mekanizması: DAT ve NET inhibisyonu yoluyla katekolamin geri alımının engellenmesi.
Question 256Question

7272 yaşında erkek hasta, 1212 yıldır Parkinson hastalığı nedeniyle takip edilmektedir. Mevcut tedavisi levodopa/karbidopa (100/25100/25 mg 4×14 \times 1) ve pramipeksol (1.51.5 mg 3×13 \times 1) içermektedir. Son 66 aydır hastanın "off" periyotları belirginleşmiş ve motor dalgalanmaları artmıştır. Hastaya, hem dopaminerjik nöronlarda selektif ve geri dönüşümlü MAOBMAO-B (monoamin oksidaz-B) enzim inhibisyonu yapan hem de voltaj bağımlı sodyum kanallarını bloke ederek glutamat salınımını baskılayan bir ajan eklenmesine karar verilmiştir. Bu hastada tedaviye eklenen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Safinamid

Answer

Safinamid, hem selektif ve geri dönüşümlü MAOBMAO-B inhibisyonu yapması hem de sodyum kanallarını bloke ederek glutamat salınımını azaltması nedeniyle doğru cevaptır.
Safinamid, Parkinson hastalığı tedavisinde kullanılan yeni kuşak bir ajandır. Onu diğerlerinden ayıran en önemli özellik, hem dopaminerjik (selektif ve geri dönüşümlü MAOBMAO-B inhibisyonu) hem de non-dopaminerjik (voltaj bağımlı sodyum kanallarının blokajı ve buna bağlı glutamat salınımının azalması) mekanizmalara sahip olmasıdır. Bu dual etki, motor dalgalanmaların (off periyotları) yönetiminde avantaj sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosu ve ilaç mekanizması gereksinimleri belirlenir.
"Off" periyotları olan bir hastada hem dopaminerjik (MAOBMAO-B üzerinden) hem de non-dopaminerjik (glutamaterjik) sistem modülasyonu aranmaktadır.
Parkinson hastalığında motor dalgalanmaların yönetiminde dopaminerjik desteğin yanı sıra glutamat fazlalığının baskılanması önem arz eder.
2
Seçeneklerdeki MAOBMAO-B inhibitörleri gözden geçirilir.
Selejilin ve Rasajilin geri dönüşümsüz (irreversible) inhibitörlerdir; Safinamid ise geri dönüşümlü (reversible) inhibitördür.
Soruda ilacın geri dönüşümlü (reversible) olduğu spesifik olarak vurgulanmıştır.
3
İlacın sodyum kanalı ve glutamat üzerindeki ek mekanizması doğrulanır.
Safinamid, voltaj bağımlı sodyum kanallarını bloke ederek aşırı glutamat salınımını engeller.
Bu özellik Safinamid'i diğer MAOBMAO-B inhibitörlerinden ayıran temel farmakolojik farktır.

Key Concept

Safinamid'in dual etki mekanizması (Reversible MAOBMAO-B inhibisyonu + Na+Na^+ kanal blokajı/glutamat salınım inhibisyonu)

Practice More

Diğer Parkinson ilaçlarının motor dalgalanmalardaki (on-off) rollerini ve özellikle apomorfinin kontrendikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 257Question

7575 yaşında, 1515 yıldır Parkinson hastalığı tanısıyla takip edilen erkek hastada son 11 yıldır ilerleyici bellek kaybı, dikkat dağınıklığı ve kognitif fonksiyonlarda belirgin gerileme saptanmıştır. Hastanın Parkinson Hastalığı Demansı (PHDPHD) tanısı alması üzerine tedavi planlanmıştır. Hem asetilkolinesteraz (AChEAChE) hem de butirilkolinesteraz (BuChEBuChE) enzimlerini "psödo-irreversibl" (yarı-geri dönüşümsüz) olarak inhibe eden ve bu hastanın kognitif semptomlarının tedavisinde kullanımı onaylanmış olan ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rivastigmin

Answer

Rivastigmin
Rivastigmin, asetilkolinesteraz (AChEAChE) ve butirilkolinesteraz (BuChEBuChE) enzimlerini psödo-irreversibl (enzimi karbamilleme yoluyla uzun süreli) olarak inhibe eder. Bu özelliği ve Parkinson Hastalığı Demansı (PHDPHD) tedavisindeki FDA onayı ile diğer kolinesteraz inhibitörlerinden ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hasta uzun süreli Parkinson hastalığı zemininde gelişen kognitif gerileme (Parkinson Hastalığı Demansı) tablosundadır.
Parkinson hastalarında kolinerjik nöron kaybı Alzheimer hastalarına göre daha yaygın ve şiddetli olabilir.
2
Farmakolojik hedeflerin belirlenmesi
Hem asetilkolinesteraz (AChEAChE) hem de butirilkolinesteraz (BuChEBuChE) inhibisyonu gerekmektedir.
Parkinson demansında her iki enzim de kolin yıkımından sorumludur; bu nedenle çift inhibisyon daha etkili kognitif düzelme sağlayabilir.
3
Uygun ajanın seçilmesi
Rivastigmin seçilmelidir.
Rivastigmin, kolinesteraz enzimlerini karbamilleme yoluyla inhibe eden (yarı-geri dönüşümsüz) ve Parkinson demansı endikasyonu olan tek ajandır.

Key Concept

Rivastigmin'in Parkinson Hastalığı Demansı tedavisindeki yeri ve çift kolinesteraz (AChEAChE + BuChEBuChE) inhibisyonu özelliği.

Practice More

Alzheimer ve Parkinson demansında kullanılan ilaçların otonomik yan etkilerini (özellikle bradikardi ve GIS irritasyonu) karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 40s
Question 258Question

Narkolepsi ve vardiyalı çalışma uykusuzluğu (shift-work sleep disorder) tedavisinde uyanıklığı artırmak amacıyla kullanılan, amfetaminlere kıyasla daha düşük bağımlılık potansiyeline sahip olan ve temel etkisini dopamin taşıyıcısını (DATDAT) inhibe ederek gösteren ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Modafinil

Answer

Modafinil, narkolepsi ve benzeri uyku bozukluklarında uyanıklığı artıran, temel mekanizması dopamin taşıyıcısı (DATDAT) inhibisyonu olan bir ilaçtır.
Modafinil, santral sinir sisteminde uyanıklığı (wakefulness) artıran merkezler üzerinde özgün bir etki profili gösterir. Temel mekanizması dopamin taşıyıcısını (DATDAT) bloke ederek sinaptik aralıktaki dopamin düzeyini artırmaktır. Amfetaminlerin aksine sinaptik veziküllerden dopamin salıverilmesini doğrudan tetiklemez; bu durum onun daha düşük bağımlılık potansiyeline ve daha az periferal sempatomimetik yan etkiye sahip olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik endikasyonun (narkolepsi) ve uyanıklık artırıcı ihtiyacının belirlenmesi.
Uygun ilaç grubunun CNS stimulantları veya uyanıklık artırıcılar (wake-promoting agents) olduğu saptanır.
Narkolepsi tedavisinde temel amaç uyanıklığı sürdürmektir.
2
Amfetaminlerle benzer mekanizmaya sahip ancak yan etki ve bağımlılık profili farklı olan ilacın ayırt edilmesi.
Modafinil'in amfetaminlerden farklı olarak katekolamin salıverilmesini tetiklemediği, sadece geri alımı (DAT) inhibe ettiği belirlenir.
Modafinil, daha selektif bir uyanıklık artırıcı etki profiline sahiptir.
3
Verilen seçenekler arasında DAT inhibisyonunu temel mekanizma olarak kullanan en uygun tedavinin seçilmesi.
Modafinil doğru seçenek olarak işaretlenir.
Atomoksetin NET inhibitörü, Kafein adenozin antagonisti, Metilfenidat ise daha geniş etkili bir stimulanttır.

Key Concept

Modafinil'in etki mekanizması ve klinik kullanımı
Estimated Time:1m 15s
Question 259Question

Genel anestezi indüksiyonu ve idamesinde kullanılan inhalasyon ve intravenöz ajanların fizikokimyasal özellikleri, etki mekanizmaları ve klinik yan etki profilleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Desfluran, inhalasyon anestezikleri arasında kan/gaz partisyon katsayısı en düşük ajanlardan biri olmasına rağmen, hava yolu iritasyonu ve sempatik sistem aktivasyonu yapabilmesi nedeniyle pediatrik maske indüksiyonunda tercih edilmez.

Answer

Desfluran, kan/gaz çözünürlüğü çok düşük olmasına rağmen irritan yapısı nedeniyle pediatrik hastalarda maske indüksiyonunda tercih edilmeyen bir ajandır.
Desfluran, kan/gaz partisyon katsayısı (~0.42) en düşük ajanlardan biri olduğu için teorik olarak en hızlı indüksiyon sağlayan ajanlardan biridir. Ancak, hava yolu mukoza iritasyonuna yol açması (öksürük, sekresyon artışı, laringospazm) ve sempatik aktiviteyi tetiklemesi (taşikardi, hipertansiyon) nedeniyle, pediatrik hastalarda maske ile anestezi indüksiyonu için uygun değildir; bu amaçla 'tatlı kokulu' ve non-iritan olan sevofluran tercih edilir.

Step-by-Step Solution

1
İnhalasyon anesteziklerinin farmakokinetik prensiplerini analiz et.
Kan/gaz partisyon katsayısı düşük olan ajanlar kanda az çözünür, alveollerde basınç hızlı yükselir ve indüksiyon hızlı olur. Desfluran bu açıdan en hızlılardandır.
Anestezinin hızı kanda çözünürlükle ters orantılıdır.
2
Ajanların klinik kullanım kısıtlamalarını değerlendir.
Desfluran hava yollarını irite eder (öksürük, laringospazm) ve sempatik deşarj yapar. Bu nedenle çocuklarda tatlı kokulu olan sevofluran tercih edilir.
Fiziksel hız, her zaman klinik uygulama kolaylığı anlamına gelmez.
3
MAC ve potens ilişkisini kontrol et.
MAC (Minimum Alveoler Konsantrasyon) potens ile ters orantılıdır (1/MAC1/MAC). Yağ/gaz katsayısı yüksek olanın MAC'ı düşüktür.
Meyer-Overton kuralına göre lipofilisite arttıkça potens artar.

Key Concept

İnhalasyon anesteziklerinde kan/gaz çözünürlüğü indüksiyon hızını, MAC değeri ise potansi belirler; klinik seçimde yan etki profili (iritasyon, toksisite) belirleyicidir.
Question 260Question

Acil servise sağ el işaret parmağında kızarıklık, şişlik ve şiddetli ağrı şikayetiyle başvuran 3232 yaşındaki erkek hastada paronişi (dolama) saptanıyor. Apse drenajı öncesi lezyon etrafına amid yapılı bir lokal anestezik olan lidokain enjekte ediliyor. Ancak yeterli süre beklenmesine rağmen bölgede yeterli analjezi sağlanamıyor ve hasta işleme ağrılı yanıt veriyor.

Bu klinik tabloda lokal anesteziğin etkisiz kalmasının temel farmakolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Enflamasyonlu dokuda pHpH'nın düşük olması nedeniyle ilacın büyük oranda iyonize formda kalarak sinir hücresi zarına nüfuz edememesi

Answer

Enflamasyonlu dokuda pHpH'nın düşük olması nedeniyle ilacın büyük oranda iyonize formda kalarak sinir hücresi zarına nüfuz edememesi.
Lokal anestezikler zayıf baz yapısında bileşiklerdir. Etkilerini gösterebilmeleri için sinir zarı üzerinden difüze olarak hücre içine girmeleri ve voltaj bağımlı sodyum kanallarını iç kısımdan (sitoplazmik taraftan) bloke etmeleri gerekir. Hücre zarından sadece ilacın lipofilik olan non-iyonize (yüksüz, BB) formu geçebilir. Enflamasyon ve enfeksiyon durumlarında doku pHpH'sı düşer (asidik ortam). Zayıf bazlar asidik ortamda yüksek oranda iyonize (protonize, BH+BH^+) hale geçerler. İyonize moleküller lipit zarı geçemediklerinden, ilacın hücre içindeki sodyum kanallarına ulaşabilen fraksiyonu dramatik şekilde azalır ve klinik olarak yeterli anestezi elde edilemez.

Step-by-Step Solution

1
Lokal anesteziklerin kimyasal yapısını ve pKapKa özelliklerini analiz et.
Lokal anestezikler (lidokain gibi) zayıf bazik yapıda bileşiklerdir (pKapKa değerleri genelde 7.59.07.5 - 9.0 arasındadır).
İlaçların dokudaki davranışları asit-baz özelliklerine ve ortamın pHpH'sına göre belirlenir.
2
Enflamasyonlu dokunun (apse) çevresel özelliklerini değerlendir.
Enflamasyon ve enfeksiyon varlığında laktik asit birikimine bağlı olarak doku asidozu gelişir ve ortamın pHpH'sı düşer (pH<7.35pH < 7.35).
Klinik senaryoda ilacın uygulandığı ortamın fizyolojik özelliklerini bilmek etkiyi öngörmek için şarttır.
3
Ortam pHpH'sının ilacın iyonizasyonu üzerindeki etkisini Henderson-Hasselbalch denklemine göre belirle.
Zayıf bazik bir ilaç, kendisinden daha asidik bir ortama girdiğinde, denge iyonize (protonize, BH+BH^+) form lehine kayar.
Zayıf bazlar asidik ortamda proton alarak iyonize (hidrofilik) hale geçerler.
4
İyonizasyon durumunun ilacın etki mekanizmasına etkisini açıkla.
Lokal anesteziklerin etki gösterebilmesi için sinir hücresi zarına (lipit tabaka) nüfuz edip, sodyum kanallarını hücre içinden bloke etmesi gerekir. İyonize form hücre zarını geçemediği için yeterli analjezi sağlanamaz.
Hücre zarlarından (lipit çift tabaka) sadece non-iyonize (yağda çözünen) form serbestçe geçebilir.

Key Concept

Lokal anesteziklerin etki mekanizması ve pHpH bağımlı iyonizasyon (Henderson-Hasselbalch prensibi)

Hints

1
Lokal anesteziklerin zayıf asit mi yoksa zayıf baz mı olduğunu hatırlayın.
2
Enflamasyonlu (apseli) dokuda ortam asidik midir, yoksa bazik midir? pHpH değişiminin ilacın iyonizasyonunu nasıl etkileyeceğini düşünün.
3
Zayıf bazik ilaçlar asidik ortamda proton alarak iyonize olurlar. Suda çözünen iyonize form hücre zarını geçebilir mi?

Practice More

Konuyu pekiştirmek için, zayıf asit yapılı bir ilacın (örneğin aspirin) mide gibi asidik bir ortamda ve bağırsak gibi bazik bir ortamda emilim (iyonizasyon) farklılıklarını gözden geçirebilirsiniz.

Alternative Method

Soruyu çözerken Henderson-Hasselbalch denklemini (pH=pKa+log[Noniyonize][I˙yonize]pH = pKa + \log\frac{[Non-iyonize]}{[İyonize]}) aklınıza getirebilirsiniz. pHpH düştükçe, denge eşitliğini korumak için paydadaki iyonize formun artması gerekir.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 13 / 14Next
Santral Sinir Sistemi Farmakolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 13 | Examkin