Sinir Sistemi Patolojisi

324 questions

Question 121Question →

6767 yaşındaki bir erkek hasta, 22 yıldır devam eden hareketlerinde yavaşlama, öne eğik duruş ve 'para sayar' tarzda el titremesi şikayetleri ile izlenmektedir. Nörolojik muayenede kognitif fonksiyonları normal sınırlarda saptanan hastanın vefatı sonrası yapılan otopside; mezensefalonun pigmente çekirdeklerinde nöron kaybı ve bu hücrelerin sitoplazmasında yoğun eozinofilik, çevresi haleli inklüzyonlar gözlenmiştir.

Bu patolojik tablonun gelişiminden sorumlu olan temel proteinin normal hücre fizyolojisindeki görevi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sinaptik vezikül trafiği ve nörotransmitter salınımı

Answer

Sinaptik vezikül trafiği ve nörotransmitter salınımı
Klinik ve patolojik bulgular (Parkinsonizm ve Lewy cisimcikleri) Parkinson hastalığını tanımlar. Lewy cisimciklerinin ana bileşeni olan alfa-sinüklein, normalde sinaptik vezikül havuzunun düzenlenmesi ve nörotransmitter salınımında görev alan bir proteindir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
İstirahat tremoru, bradikinezi ve postural instabilite Parkinsonizme işaret eder.
Hastanın motor semptomları klasik Parkinson hastalığı kliniğidir.
2
Patolojik bulguları analiz et
Substantia nigra (mezensefalon pigmentli çekirdekleri) nöron kaybı ve Lewy cisimcikleri (eozinofilik haleli inklüzyonlar) saptanmıştır.
Bu bulgular Parkinson hastalığının karakteristik nöropatolojik özellikleridir.
3
Patogenezdeki temel proteini belirle
Lewy cisimciklerinin ana bileşeni alfa-sinüklein proteinidir.
Alfa-sinüklein yanlış katlanarak agregatlar oluşturur ve Lewy cisimciklerini meydana getirir.
4
Proteinin normal fonksiyonunu hatırla
Alfa-sinüklein sinaptik vezikül döngüsü ve nörotransmitter salınımında rol oynar.
Bu proteinin sinapslardaki lipid bağlama özelliği vezikül trafiği için kritiktir.

Key Concept

Parkinson hastalığında biriken alfa-sinüklein proteininin fizyolojik rolü
Estimated Time:2m 0s
Question 122Question →

6262 yaşında erkek hasta, ani gelişen sağ taraflı güçsüzlük ve konuşma bozukluğu şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yatışının 1818. saatinde geçirdiği masif miyokard enfarktüsü nedeniyle kaybedilen hastaya yapılan otopside, sol serebral hemisferde orta serebral arter sulama alanında taze enfarkt alanı izleniyor. Bu hastanın beyin dokusundaki enfarkt alanında görülmesi en olası mikroskobik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sitoplazmik eozinofili ve nükleer piknoz gösteren nöronlar

Answer

Serebral enfarktın erken evresinde (12−2412-24 saat) sitoplazmik eozinofili ve nükleer piknoz gösteren nöronlar (kırmızı nöronlar) en karakteristik bulgudur.
Serebral enfarkt sonrası mikroskobik görünüm zamanla değişir. İlk 6−126-12 saatte belirgin bir değişiklik izlenmezken, 12−2412-24 saatler arasında 'kırmızı nöron' (akut nöronal hasar) tablosu gelişir. Bu tabloda nöron sitoplazması yoğun eozinofilik (pembe) boyanır ve nükleus büzüşerek koyulaşır (piknoz). Hastanın 1818. saatte kaybedilmiş olması bu bulguyu en olası seçenek yapar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablodaki sürenin analiz edilmesi
Semptom başlangıcından ölüme kadar geçen sürenin 1818 saat olduğu belirlendi.
Serebrovasküler olaylarda mikroskobik bulgular zamana göre spesifik bir sıra izler.
2
Akut iskemik hasarın ilk 2424 saatlik bulgularının hatırlanması
12−2412-24 saat aralığında 'kırmızı nöron' (akut nöronal zedelenme) değişikliği baskındır.
Bu süre zarfında nöronlarda protein denatürasyonu ve nükleer büzüşme gerçekleşir.
3
Diğer evrelerin dışlanması ve doğru terminolojinin seçilmesi
Sitoplazmik eozinofili ve nükleer piknozun 'kırmızı nöron' tanımı olduğu doğrulandı.
Nötrofiller, makrofajlar ve gliozis daha sonraki zaman dilimlerinde ortaya çıkar.

Key Concept

İskemik inme sonrası beyin dokusunda morfolojik değişikliklerin kronolojik sırası (ilk 2424 saat: kırmızı nöronlar).
Estimated Time:1m 30s
Question 123Question →

4242 yaşında, HIVHIV pozitif olan bir erkek hasta; son birkaç haftadır giderek kötüleşen konuşma bozukluğu, sağ kolunda güçsüzlük ve kognitif fonksiyonlarda azalma şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın antiretroviral tedavisine düzenli devam etmediği bilinmektedir. Çekilen kraniyal MRMR incelemesinde, beyin beyaz cevherinde yaygın, kitle etkisi göstermeyen ve kontrast tutmayan multifokal lezyonlar saptanmıştır. Yapılan beyin biyopsisinde, demiyelinizasyon alanlarının kenarlarındaki oligodendrositlerin çekirdeklerinde belirgin genişleme ve homojen, morumsu (buzlu cam) intranükleer inklüzyonlar izlenmiştir. Ayrıca dokuda hiperkromatik, atipik ve dev görünümlü astrositler (bizar astrositler) dikkati çekmiştir. Bu klinik ve histopatolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Progresif multifokal lökoensefalopati

Answer

Progresif multifokal lökoensefalopati (PMLPML)
Progresif multifokal lökoensefalopati, JCJC virüsünün neden olduğu bir fırsatçı enfeksiyondur. Mikroskobik incelemede demiyelinizasyon alanlarının kenarlarında, virüs replikasyonu nedeniyle çekirdekleri genişlemiş ve 'buzlu cam' görünümünde inklüzyonlar içeren oligodendrositler ile karakteristik dev, atipik (bizar) astrositlerin görülmesi tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik zemini değerlendir.
Hastanın HIVHIV pozitif olması ve tedaviye uyumsuzluğu, ağır immün baskılanma olduğunu gösterir.
PMLPML, fırsatçı bir enfeksiyon olarak immün yetmezliği olan bireylerde gelişir.
2
Radyolojik ve morfolojik bulguları analiz et.
Beyaz cevherde multifokal lezyonlar, oligodendrosit çekirdeklerinde buzlu cam inklüzyonları ve bizar astrositler saptanmıştır.
Bu bulgular JCJC virüsünün (bir Polyomavirus) neden olduğu sitopatik etkinin tipik göstergeleridir.
3
Tanıyı netleştir.
Bulgular Progresif multifokal lökoensefalopati tanısını doğrular.
Oligodendrosit kaybı sonucu gelişen yaygın demiyelinizasyon klinik tablodaki nörolojik defektleri açıklar.

Key Concept

Progresif multifokal lökoensefalopati (PMLPML), immün yetmezliği olan hastalarda JCJC virüsünün oligodendrositleri enfekte etmesi sonucu gelişen multifokal bir demiyelinizan hastalıktır.

Practice More

Demiyelinizan ve dismiyelinizan hastalıklar arasındaki farkları (miyelin yapımı vs. yıkımı) tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 124Question →

Kronik lenfositik lösemi (KLLKLL) nedeniyle kemoterapi alan 5858 yaşında bir erkek hastada, son bir ayda progresif seyreden konfüzyon, baş ağrısı ve kişilik değişikliği gelişmiştir. Kraniyal MRMR incelemesinde bazal ganglionlar ve talamusta, etrafında ödem izlenmeyen, çok sayıda küçük kistik lezyon saptanmıştır. BOSBOS analizinde açılış basıncı 320320 mmH2OmmH_2O, glukoz 3030 mg/dLmg/dL ve protein 150150 mg/dLmg/dL bulunmuştur. Otopsi incelemesinde bu kistik alanların berrak, jelatinöz bir materyalle dolu olduğu ve mikroskobik bakıda belirgin bir inflamatuar yanıt izlenmeksizin musikarmen ile parlak kırmızı boyanan kapsüllü mikroorganizmaların varlığı görülmüştür.

Bu hastada izlenen ve 'sabun köpüğü' (soapsoap bubblebubble) manzarası olarak adlandırılan lezyonların oluşumundan sorumlu temel patolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mantarların ve kapsüler polisakkaritlerin perivasküler (Virchow−RobinVirchow-Robin) mesafeleri genişletmesi

Answer

Sabun köpüğü lezyonları, mikroorganizmaların ve kapsüler polisakkarit materyalinin perivasküler (Virchow-Robin) mesafeleri genişletmesiyle oluşur.
Kriptokokal meningoensefalit, özellikle immün yetmezliği olan hastalarda leptomeninkslerden damar yolları boyunca (Virchow-Robin mesafeleri) beyin parankimine yayılır. Organizmanın ürettiği bol miktardaki kapsüler polisakkarit materyali bu boşlukları genişleterek makroskobik olarak 'sabun köpüğü' olarak adlandırılan kistik görünüme neden olur. Musikarmen boyası bu kapsülü kırmızıya boyayarak tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar verilerini sentezle
İmmünsüpresif hasta + bazal ganglionlarda kistik lezyonlar + musikarmen pozitif kapsüllü organizma = Cryptococcus neoformans.
Musikarmen boyası Cryptococcus kapsülündeki polisakkaritleri spesifik olarak boyar.
2
Morfolojik bulguyu analiz et
'Sabun köpüğü' manzarası, parankim içinde belirgin inflamasyon olmaksızın gelişen kistik boşlukları ifade eder.
İmmün yetmezlikli bireylerde lökosit yanıtı yetersiz olduğu için organizmalar hızla çoğalarak dokuyu mekanik olarak genişletir.
3
Anatomik lokasyonu belirle
Bu kistler, subaraknoid mesafeden parankime giren damarları çevreleyen perivasküler (Virchow-Robin) aralıklarda yerleşir.
Mantarların yayılım yolu vasküler kanallar boyunca gerçekleşen perivasküler mesafelerdir.

Key Concept

Cryptococcus neoformans'ın CNS tutulumunda jelatinöz 'sabun köpüğü' lezyonları, Virchow-Robin mesafelerinin kapsüler polisakkaritler tarafından distansiyonu ile oluşur.
Question 125Question →

3535 yaşında erkek hasta, inşaatta çalışırken yüksekten düşme sonucu ağır kafa travması geçiriyor. Yoğun bakım ünitesinde izlenen hasta, travmadan yaklaşık 7272 saat sonra hayatını kaybediyor. Otopside frontal lobların orbital yüzeylerinde ve temporal pollerde çok sayıda kama şeklinde hemorajik odak saptanıyor. Bu lezyonların mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en muhtemeldir?

Show answer & explanation

Answer: Girusların tepe kısımlarında lokalize olan yoğun nötrofil infiltrasyonu ve taze kanama alanları

Answer

Girusların tepe kısımlarında lokalize olan yoğun nötrofil infiltrasyonu ve taze kanama alanları
Kafa travması sonrası frontal lobların orbital yüzeylerinde saptanan hemorajik ve kama şeklindeki lezyonlar beyin kontüzyonlarıdır. Kontüzyonlar, iskemik enfarktların aksine, sulkus derinliklerinden ziyade girusların tepe kısımlarını (crest) etkiler. Travmadan sonraki 7272 saatlik süreçte histopatolojik olarak dokuda yoğun nötrofil infiltrasyonu, ödem ve kanama alanları en belirgin bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Lezyonun lokalizasyonu ve morfolojisini analiz et
Frontal orbital ve temporal pollerdeki kama şeklindeki hemorajik odaklar 'kontüzyon' (ezilme) tanısını koydurur.
Kontüzyonlar beynin düzensiz kafatası yüzeylerine (frontal taban ve sphenoid kanat gibi) çarptığı bölgelerde en sık görülür.
2
Kontüzyonun histopatolojik özelliklerini hatırla
İskemik hasarın aksine, kontüzyonlar girusların tepe kısımlarında (crest) daha şiddetlidir.
Mekanik darbe enerjisi doğrudan girus tepelerine iletilir.
3
Zaman çizelgesine göre inflamatuar yanıtı değerlendir
7272 saat (3 gün), akut inflamasyonun (nötrofil infiltrasyonu) zirve yaptığı dönemdir.
Vasküler hasar ve nekroz sonrası nötrofiller ilk 24-72 saat içinde dokuya infiltre olur; makrofajlar ise daha geç dönemde (1. haftadan sonra) baskın hale gelir.

Key Concept

Kontüzyon (Parenkimal Hasar) Morfolojisi ve İnflamasyon Zamanlaması

Practice More

Kontüzyonların kronik evresinde görülen 'Plaque Jaune' (sarı plak) oluşumunu ve buradaki hemosiderin yüklü makrofajların önemini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 126Question →

Multipl skleroz (MS) patogenezinde rol oynayan hücresel ve humoral immün mekanizmalar ile lezyon morfolojisi arasındaki ilişki oldukça karmaşıktır. Hastalığın patogenezi ve histopatolojik özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Aktif plaklarda demiyelinizasyon alanlarına sızan T lenfositlerin büyük çoğunluğunu CD8+CD8+ sitotoksik T hücreleri oluşturur.

Answer

Aktif plaklarda demiyelinizasyon alanlarına sızan T lenfositlerin büyük çoğunluğunu CD8+CD8+ sitotoksik T hücreleri oluşturur.
Multipl sklerozda hem aktif hem de inaktif lezyonlarda saptanan T lenfositlerin çoğunluğunu CD8+CD8+ sitotoksik T hücreleri oluşturur. Bu hücreler direkt olarak MHC sınıf I aracılığıyla myelin hasarına katkıda bulunabilirler.

Step-by-Step Solution

1
MS patogenezindeki hücre tiplerini analiz et.
MS bir Tip IV hipersensitivite reaksiyonu olarak kabul edilse de, lezyonlarda CD4+CD4+ hücrelerden daha fazla CD8+CD8+ T hücresi bulunur.
Patogenezi anlamak için lezyon içi hücre dağılımını bilmek gerekir.
2
Meningeal B hücresi foliküllerinin klinik önemini değerlendir.
Bu yapılar remisyonun değil, kötü prognozun ve kortikal tutulumun işaretidir.
Hastalığın progresif formlarındaki biyolojik belirteçleri ayırt etmek için gereklidir.
3
Morfolojik terim olan 'gölge plak' kavramını tanımla.
Gölge plak, remyelinizasyonun bir kanıtıdır, akson kaybı değildir.
Doku onarımı ile doku hasarı arasındaki farkı anlamak için kritiktir.

Key Concept

Multipl Sklerozda hücresel immün yanıt ve morfolojik korelasyonlar (CD8+CD8+ baskınlığı, meningeal foliküller ve gölge plaklar).
Estimated Time:1m 50s
Question 127Question →

Fossa posterior (arka çukur) yerleşimli bir tümörü olan hastada, kitle etkisine bağlı olarak serebellar dokuların tentoryal açıklıktan (incisura tentorii) yukarıya doğru yer değiştirdiği saptanmıştır. Bu herniasyon tipi sırasında aşağıdaki vasküler yapılardan hangisinin tentoryal kenar ile kitle arasında sıkışarak infarkta yol açması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Üst serebellar arter

Answer

Yukarı doğru (asendan) transtentoriyal herniasyon sırasında üst serebellar arterin (Superior Cerebellar Artery - SCA) tentoryal kenar ile kitle arasında sıkışarak infarkta yol açması en olası patolojik sonuçtur.
Asendan transtentoriyal herniasyon, fossa posteriorda hızla büyüyen bir kitle nedeniyle serebellum ve beyin sapının tentoryal açıklıktan yukarıya doğru itilmesidir. Bu süreçte üst serebellar arterler (SCA) tentoryumun serbest kenarı ile kitle arasında sıkışarak tıkanabilir ve serebellar hemisferlerin üst kısımlarında infarkta yol açabilir. Ayrıca bu durum sıklıkla mezensefalon tektumuna bası yaparak yukarı bakış kısıtlılığına (Parinaud sendromu) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik senaryodaki herniasyon tipini tanımlamak.
Fossa posteriordan tentoryal açıklığa doğru gerçekleşen yer değiştirme 'asendan transtentoriyal herniasyon' olarak tanımlanır.
Soruda serebellar dokuların tentoryal açıklıktan yukarı doğru yer değiştirdiği açıkça belirtilmiştir.
2
Belirlenen herniasyon tipinin anatomik komşuluklarını değerlendirmek.
Mezensefalonun dorsal kısmı (tektum) ve tentoryal açıklıktan geçen vasküler yapılar bası altındadır.
Tentoryal açıklık, supratentoryal ve infratentoryal kompartmanlar arasındaki geçiş bölgesidir ve bu bölgedeki daralma kritik yapıları etkiler.
3
Basıya uğrayan spesifik vasküler yapıyı belirlemek.
Üst serebellar arterlerin (SCA) tentoryal kenara sıkışması sonucu infarkt gelişir.
SCA, serebellumun üst kısmını besler ve tentoryal açıklığın hemen altında lokalizedir; yukarı doğru itilme sırasında tentoryumun sert kenarı ile basıya en duyarlı yapıdır.

Key Concept

Asendan transtentoriyal herniasyon ve ilişkili vasküler komplikasyonlar.
Estimated Time:2m 0s
Question 128Question →

Kafa içi basınç artışının en yaygın nedenlerinden biri olan beyin ödemi gelişiminde farklı patofizyolojik mekanizmalar rol oynar. Kan-beyin bariyerinin (KBBKBB) yapısal veya fonksiyonel bütünlüğünün bozulması sonucu, plazma proteinlerinin ve sıvının damar dışına sızarak özellikle beyaz cevherdeki ekstrasellüler mesafede birikmesiyle karakterize ödem tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vazojenik ödem

Answer

Kan-beyin bariyerinin bozulmasıyla karakterize olan beyin ödemi tipi vazojenik ödemdir.
Vazojenik ödem, kan-beyin bariyerinin (KBBKBB) bozulmasıyla oluşur. Bu hasar; inflamasyon, tümörler veya travma sonrası gelişebilir ve sıvının damar içinden ekstrasellüler alana sızmasına yol açar. Bu sıvı özellikle beyaz cevherde yayılır çünkü beyaz cevherdeki lifler arası mesafe gri cevhere göre bu tip yayılıma daha müsaittir.

Step-by-Step Solution

1
Ödemin tetikleyici mekanizmasını belirle.
Kan-beyin bariyerinin (KBBKBB) yapısal veya fonksiyonel bütünlüğünün bozulduğu saptanmıştır.
Vazojenik ödemin temel farkı, bariyer hasarı nedeniyle plazma içeriğinin damar dışına sızmasıdır.
2
Sıvının biriktiği anatomik bölgeyi analiz et.
Sıvı, özellikle beyaz cevherdeki ekstrasellüler (hücreler arası) mesafede birikmektedir.
Beyaz cevherin gevşek yapısı, damar kaynaklı sıvının yayılmasına gri cevherden daha uygundur.

Key Concept

Beyin ödemi tipleri ve mekanizmaları
Estimated Time:45s
Question 129Question →

5656 yaşında kadın hasta, son 22 yıldır giderek ilerleyen kelimelerin anlamını kavrayamama, nesneleri isimlendirememe ve tanıdık yüzleri tanıyamama şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın konuşması akıcıdır ancak kelime hazinesi belirgin şekilde kısıtlıdır. Kranial MR görüntülemesinde sol temporal lob anteriorunda belirgin "bıçak sırtı" (knife-edge) görünümünde asimetrik atrofi saptanmıştır. Histopatolojik incelemede saptanan nöronal sitoplazmik inklüzyonlar ubikutin ile pozitif boyanırken; tau, alfa-sinüklein ve prion proteini ile negatif sonuç vermiştir. Bu hastada görülen nörodejeneratif süreçte birikimi beklenen temel protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TDP-43

Answer

TDP-43
Doğru yanıt olan protein, nöral DNA-bağlayıcı bir protein olan TDP-43'tür. Frontotemporal Lobar Dejenerasyonun (FTLD) semantik varyantı, dilin semantik içeriğinin (anlamının) kaybı ve anterior temporal lob atrofisi ile karakterizedir. Patolojik olarak bu durum, vakaların büyük çoğunluğunda ubikutin-pozitif ve tau-negatif inklüzyonlarla seyreden TDP-43 birikimiyle (FTLD-TDP) ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların analizi
Semantik demans (kelime anlamı kaybı, akıcı ama boş konuşma, temporal pol atrofisi)
Hastanın klinik tablosu Frontotemporal Lobar Dejenerasyonun (FTLD) semantik varyantına işaret etmektedir.
2
İmmünhistokimyasal (İHK) bulguların değerlendirilmesi
Ubikutin (+), Tau (-), Alfa-sinüklein (-)
Bu İHK profili, süreci bir tauopati (Pick) veya sinükleinopatiden ayırarak TDP-43 proteinopatisi lehine kanıt sağlar.
3
Klinik ve patolojik korelasyonun kurulması
FTLD-TDP (Tip C)
Semantik demans vakalarının neredeyse tamamında biriken protein TDP-43'tür (Transactive response DNA-binding protein 43).

Key Concept

Frontotemporal Lobar Dejenerasyon (FTLD) alt tiplerinin klinik ve proteinopati korelasyonu (Semantik varyant = TDP-43).

Practice More

FTLD-TDP ile motor nöron hastalığı (ALS) arasındaki genetik bağlantıyı (C9orf72) gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 130Question →

3838 yaşında bir kadın hasta, son iki yıldır tekrarlayan, genellikle birkaç saat süren ve kendiliğinden düzelen konuşma bozukluğu ile sağ kolda güçsüzlük atakları nedeniyle nöroloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın 1515 yaşından beri devam eden auralı migren öyküsü mevcuttur. Nörolojik muayenesinde hafif derecede kognitif yıkım saptanıyor. Aile öyküsünde babasının 4545 yaşında inme geçirdiği ve 5050 yaşında ağır demans tablosuyla vefat ettiği öğreniliyor. Kraniyal MRG incelemesinde her iki hemisferde derin beyaz cevherde ve özellikle her iki temporal polde T2T2 ve FLAIR sekanslarında hiperintens sinyal değişiklikleri izleniyor. Bu hastada yapılan deri biyopsisi örneğinin elektron mikroskobik incelemesinde, küçük arterlerin tunika mediasındaki düz kas hücrelerinin çevresinde görülmesi beklenen karakteristik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Granüler ozmiyofilik materyal (GOM) birikimi

Answer

Küçük arterlerin tunika mediasında granüler ozmiyofilik materyal (GOM) birikimi
Verilen klinik vaka (genç yaşta inme, migren, erken demans ve temporal pol tutulumu) patognomonik olarak CADASIL hastalığını tanımlamaktadır. Bu hastalıkta NOTCH3NOTCH3 gen mutasyonu sonucu küçük ve orta çaplı arterlerin tunika mediasındaki düz kas hücrelerinin çevresinde 'granüler ozmiyofilik materyal' (GOM) birikir. Bu birikim ışık mikroskobunda PAS(+) boyanırken, elektron mikroskobunda karakteristik granüler görünümü ile tanınır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Genç yaşta tekrarlayan inmeler (TIA), auralı migren öyküsü ve erken yaşta demans (ailevi geçiş) saptandı.
Bu tablo tipik olarak genetik bir serebrovasküler hastalık olan CADASIL'i düşündürür.
2
Radyolojik bulguları analiz et
Derin beyaz cevher lökoensefalopatisi ile birlikte temporal pol tutulumu izlendi.
Temporal pollerin tutulması CADASIL için oldukça spesifik bir radyolojik bulgudur.
3
Genetik ve patolojik korelasyonu kur
NOTCH3 gen mutasyonu ve damar duvarında PAS(+) granüller/elektron mikroskobunda GOM birikimi.
CADASIL tanısında altın standart patolojik bulgu granüler ozmiyofilik materyaldir.

Key Concept

CADASIL (Cerebral Autosomal Dominant Arteriopathy with Subcortical Infarcts and Leukoencephalopathy)
Question 131Question →

6565 yaşında bir erkek hasta, son 88 aydır ilerleyen hafıza kaybı, dikkat dağınıklığı ve evde olmayan kişileri gördüğünü iddia ettiği canlı görsel halüsinasyonlar nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Muayenesinde kaslarda sertlik (rijidite) ve hareketlerde yavaşlama (bradikinezi) saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan nörodejeneratif hastalıkta, nöronlar içerisinde birikerek inklüzyon cisimciklerini oluşturan temel protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alfa-sinüklein

Answer

Lewy cisimcikli demansın patogenezinde rol oynayan ve Lewy cisimciklerini oluşturan temel protein alfa-sinükleindir.
Vakadaki klinik triad (demans, görsel halüsinasyonlar ve parkinsonizm), Lewy cisimcikli demans (LCD) için tipiktir. Bu hastalıkta hem kortikal hem de subkortikal nöronlarda alfa-sinüklein proteininin anormal agregasyonu sonucu oluşan Lewy cisimcikleri görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz ederek olası tanıyı belirlemek.
Hızlı ilerleyen demans, canlı görsel halüsinasyonlar ve eş zamanlı parkinsonizm bulguları Lewy cisimcikli demansı (LCD) işaret eder.
LCD, bu klinik triad ile karakterize, en sık görülen ikinci nörodejeneratif demans türüdür.
2
Hastalığın patolojik belirtecini ve protein içeriğini tanımlamak.
Tanı LCD olduğu için nöronal sitoplazmik inklüzyonlar 'Lewy cisimcikleri'dir.
Lewy cisimcikleri patognomonik bir bulgudur ve esas olarak alfa-sinüklein proteininden oluşur.

Key Concept

Lewy cisimcikli demansın klinik sunumu ve alfa-sinüklein proteinopatisi.

Practice More

Lewy cisimciklerinin histolojik görünümünü ve Parkinson hastalığındaki yerleşimi ile LCD'deki kortikal yerleşimi arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 132Question →

3838 yaşında erkek hasta, son 66 aydır ellerinde ve kollarında istemsiz, sıçrayıcı hareketler ve belirgin kişilik değişiklikleri şikayetiyle başvuruyor. Aile öyküsünde benzer şikayetleri olan babasının 4545 yaşında vefat ettiği öğreniliyor. Nörogörüntülemede kaudat nukleusta belirgin atrofi saptanıyor. Bu hastanın beyin dokusunda izlenmesi beklenen temel patolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nöronlarda intranükleer huntingtin protein agregatları

Answer

Huntington hastalığında kaudat nukleus atrofisine eşlik eden temel bulgu nöronlardaki intranükleer huntingtin protein agregatlarıdır.
Vakada tanımlanan Huntington hastalığı, 44. kromozomdaki HTTHTT geninde görülen CAGCAG tekrar artışı (poli-glutamin ekspansiyonu) sonucu ortaya çıkar. Bu genetik defekt, nöronlarda yanlış katlanmış huntingtin proteininin özellikle hücre çekirdeği (intranükleer) içinde agregatlar oluşturmasına neden olur. Bu durum striatumdaki (özellikle kaudat nukleus) nöronların kaybına ve atrofiye yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguların sentezlenmesi
Genç yaşta başlayan koreiform hareketler, demans/kişilik değişikliği ve kaudat nukleus atrofisi Huntington hastalığına işaret eder.
Bu üçlü (kore, demans, kaudat atrofi) Huntington için tipiktir.
2
Genetik ve moleküler temelin belirlenmesi
Hastalık, 44. kromozomdaki HTTHTT geninde CAGCAG trinükleotid tekrar artışı ile karakterizedir.
Trinükleotid tekrar hastalıkları sınıfında yer alan otozomal dominant bir hastalıktır.
3
Proteinopati tipinin tanımlanması
Yanlış katlanmış huntingtin proteini hücre çekirdeğinde birikir.
Huntingtin proteininin toksik agregatları nöronal hasarın temel sebebidir.

Key Concept

Huntington Hastalığı Patolojisi
Question 133Question →

Kafa içi yer kaplayan bir kitleye bağlı olarak gelişen transtentoriyal (unkal) herniasyon sürecinde, beyin sapının karşıya itilmesi sonucu karşı taraf serebral pedinkülün (crus cerebri) tentoryum kenarına sıkışmasıyla karakterize olan ve klinik olarak lezyonla aynı tarafta hemipareziye yol açabilen morfolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kernohan çentiği

Answer

Kernohan çentiği, transtentoriyal herniasyonun seyrinde karşı taraf serebral pedinkülün basısı sonucu oluşan ve 'yalancı lokalizasyon bulgusu' olarak ipsilateral hemipareziye yol açan morfolojik yapıdır.
Kernohan çentiği, transtentoriyal herniasyonda orta beynin karşı tarafa itilerek karşı serebral pedinkülün tentoryumun keskin kenarına sıkışmasıyla oluşur. Bu durum, piramidal lifler daha aşağıda çaprazlaştığı için, kitle ile aynı tarafta hemipareziye (paradoksal bulgu) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Herniasyonun tipini belirle
Unkal (transtentoriyal) herniasyon
Soruda beyin sapının yer değiştirmesi ve tentoryum kenarı basısı tarif edilmektedir.
2
Pedinkül basısının sonucunu analiz et
Karşı taraf (kontralateral) serebral pedinkül basısı
Kitle beyin sapını karşıya ittiğinde, karşıdaki pedinkül tentoryumun sert kenarına çarpar.
3
Klinik yansımayı değerlendir
İpsilateral (lezyon tarafında) hemiparezi
Kortikospinal lifler aşağıda çapraz yaptığı için, karşı pedinkülün hasarı lezyonla aynı tarafta felç yapar.

Key Concept

Kernohan Çentiği (False Localizing Sign)
Question 134Question →

4545 yaşında bir erkek hasta, yaklaşık 1515 dakika süren bir suda boğulma ve buna bağlı gelişen kardiyopulmoner arrest sonrası resüsite edilerek yoğun bakıma alınmıştır. Hasta, arrest sonrası 20.20. saatte beyin ölümü gerçekleşerek hayatını kaybetmiştir. Yapılan mikroskobik incelemede, etkilenen bölgelerdeki nöronlarda yoğun sitoplazmik eozinofili (kırmızı nöron), Nissl cisimciklerinin kaybı ve nükleer piknoz izlenmiştir. Bu hastada söz konusu mikroskobik değişikliklerin (iskemik nöron hasarı) izlenmesi en az olası olan bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Medulla oblongata (bulbus) motor çekirdekleri

Answer

Beyin sapı (medulla oblongata) motor çekirdekleri, global iskemiye en dirençli nöronal yapılar arasındadır.
Doğru seçenek olan beyin sapı (medulla oblongata) motor çekirdekleri, nöronal yapılar içerisinde hipoksiye en dirençli olan gruptur. Global iskemi durumunda, hastada kortikal ölüm gerçekleşse bile beyin sapı fonksiyonlarının (solunum ve vazomotor merkezler) bir süre daha korunabilmesinin nedeni bu dirençtir. Soruda bahsedilen 'kırmızı nöron' değişikliği, iskemik hasarın erken fazını temsil eder ve dirençli bölgelerde bu sürede henüz morfolojik değişiklik oluşması beklenmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Suda boğulma ve arrest öyküsü 'global serebral iskemi' (diffüz iskemik ensefalopati) tablosuna işaret eder.
Tüm beynin kan akımının durması veya ciddi şekilde azalması sonucunda yaygın hipoksi gelişir.
2
Mikroskobik bulguları ve zamanlamayı değerlendir
Arrestten 2020 saat sonra izlenen 'kırmızı nöron' değişikliği, iskemik hücre ölümünün erken morfolojik bulgusudur.
Nöronal iskemide ilk mikroskobik değişiklikler (eozinofili, piknoz) genellikle 1212-2424 saat içinde belirginleşir.
3
Selektif vulnerabilite (seçici duyarlılık) hiyerarşisini uygula
Nöronlar arasında hipoksiye duyarlılık sırası şöyledir: Hipokampus (CA1) > Purkinje hücreleri > Serebral korteks piramidal hücreleri > Striatum > Talamus > Beyin sapı/Spinal kord.
Metabolik hızı en yüksek olan ve uyarılabilirliği fazla olan bölgeler hipoksiye en duyarlıdır.

Key Concept

Santral sinir sisteminde hücrelerin ve bölgelerin iskemiye karşı gösterdiği 'selektif vulnerabilite' hiyerarşisi.
Question 135Question →

4848 yaşında kronik alkolizm öyküsü olan bir erkek hasta, ciddi konfüzyon ve letarji şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Yapılan tetkiklerde serum sodyum düzeyi 110 mEq/L110 \text{ mEq/L} olarak saptanıyor. Hastaya hızlı intravenöz sodyum replasmanı uygulanıyor. Tedavinin ikinci gününde hastada hızla ilerleyen kuadripleji, disfaji ve konuşma bozukluğu (locked-in sendromu benzeri tablo) gelişiyor. Bu hastanın pons kesitlerinde izlenmesi beklenen en olası histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Simetrik demiyelinizasyon alanlarında nöron gövdelerinin ve aksonların korunması

Answer

Santral pontin miyelinoliziste (CPM) görülen temel histopatolojik özellik, simetrik demiyelinizasyon alanlarında nöron gövdelerinin ve aksonların korunmasıdır.
Santral pontin miyelinolizis, hızlı osmotik değişimler sonucu (özellikle hiponatreminin hızlı düzeltilmesi) ponsun bazis bölgesinde gelişen non-inflamatuar bir demiyelinizasyondur. En karakteristik özelliği, miyelin kılıflarının kaybolmasına rağmen bu alanlardaki aksonların ve nöron gövdelerinin büyük ölçüde sağlam kalmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik senaryonun analizi
Kronik alkolizm zemini, derin hiponatrem (110 mEq/L110 \text{ mEq/L}) ve bunun hızlı düzeltilmesi sonrası gelişen nörolojik defisitler (kuadripleji, disfaji) 'Santral Pontin Miyelinolizis' (Osmotik Demiyelinizasyon Sendromu) tanısını düşündürür.
Hızlı osmotik değişiklikler, kan-beyin bariyerinde bozulmaya ve pontin bölgedeki miyelin kılıflarının selektif kaybına neden olur.
2
CPM morfolojisinin belirlenmesi
Ponsun basis pontis bölgesinde simetrik, non-inflamatuar demiyelinizasyon odağı izlenir.
Bu hastalık bir 'demiyelinizan' süreçtir, ancak MS gibi immün aracılı hastalıklardan farkı inflamatuar hücrelerin minimal olması ve aksonal bütünlüğün korunmasıdır.
3
Ayırıcı tanı kriterlerinin uygulanması
Nöron ve aksonların korunması, CPM'yi enfarkt (nekroz) ve travmatik hasardan ayırır.
CPM'de patoloji miyelin kılıfına spesifiktir.

Key Concept

Santral Pontin Miyelinolizis (Osmotik Demiyelinizasyon Sendromu) Morfolojisi

Practice More

MS plaklarının aktif ve inaktif fazları arasındaki makrofaj yoğunluğu farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 136Question →

Uzun süredir devam eden ve kontrol altına alınamayan sistemik hipertansiyon öyküsü olan 6868 yaşındaki bir hastanın kraniyal MR görüntülemesinde; talamus, bazal ganglionlar ve internal kapsül düzeyinde çapları 1515 mmmm’nin altında olan, multipl, sıvı dolu küçük kaviteler (lakünler) saptanmıştır.

Bu hastadaki klinik ve radyolojik tabloya yol açan temel histopatolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Derin penetran arterlerde gelişen hiyalin arteriyoloskleroz ve lipohiyalinozis

Answer

Derin penetran arterlerde gelişen hiyalin arteriyoloskleroz ve lipohiyalinozis süreci, kronik hipertansiyona bağlı olarak gelişen laküner enfarktların temel patogenetik mekanizmasıdır.
Kronik hipertansiyon, beynin derin kısımlarını besleyen küçük penetran arterlerde (örneğin talamus ve bazal ganglionları besleyen arterler) hiyalin arteriyoloskleroz ve lipohiyalinozis adı verilen değişikliklere yol açar. Bu süreç damar duvarının kalınlaşmasına ve lümenin daralmasına neden olur. Sonuçta gelişen küçük iskemik odaklarda likefaksiyon nekrozu meydana gelir ve makroskobik olarak 'lakün' (küçük boşluk) adı verilen kaviteler oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve lezyon lokalizasyonunu analiz et.
Hastada kronik hipertansiyon var ve lezyonlar derin yapılarda (talamus, bazal ganglionlar), 1515 mmmm’den küçük kaviteler şeklinde.
Bu özellikler klasik 'laküner enfarkt' tanımına uymaktadır.
2
Laküner enfarktların patogenezini sorgula.
Derin penetran arterlerde (lentikülostriat arterler vb.) hipertansiyona bağlı gelişen hiyalin arteriyoloskleroz ve lipohiyalinozis.
Hipertansiyon, arteriyol duvarlarında protein sızıntısı ve düz kas kaybı ile giden bu değişikliklere yol açarak lümeni daraltır.
3
Oluşan nekroz tipini ve sonucu belirle.
Lümen tıkanıklığı sonucu odaklarda likefaksiyon nekrozu gelişir ve geriye 'lakün' adı verilen sıvı dolu boşluklar kalır.
Santral sinir sistemindeki enfarktlarda karakteristik doku yanıtı likefaksiyon nekrozudur.

Key Concept

Laküner enfarktlar, kronik hipertansiyonun neden olduğu küçük damar hastalığı (hiyalin arteriyoloskleroz ve lipohiyalinozis) sonucu derin gri cevher ve beyaz cevher yapılarında oluşan küçük enfarkt alanlarıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 137Question →

3030 yaşında kadın hasta, yüksek hızda gerçekleşen bir araç içi trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Kaza yerinde bilinci kapalı olan hastanın acil servisteki muayenesinde derin komada olduğu (GKS:5GKS: 5) saptanıyor. Çekilen kranial BT'de belirgin bir kitle etkisi veya büyük bir hematom saptanmazken; gri-beyaz cevher bileşkesinde ve korpus kallozumda milimetrik peteşiyal kanama odakları izleniyor. Bu hastada travma sonrası ilk 24−4824-48 saat içinde beyin dokusunda izlenmesi en muhtemel histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aksonal şişlikler (sferoidler) ve β\beta-amiloid prekürsör protein (β\beta-APP) birikimi

Answer

Aksonal şişlikler (sferoidler) ve β\beta-amiloid prekürsör protein (β\beta-APP) birikimi
Vakadaki yüksek hızlı travma mekanizması, derin koma hali ve BT'de gri-beyaz cevher bileşkesindeki peteşiyel kanamalar tipik bir Diffüz Aksonal Hasar (DAH) tablosudur. DAH'da rotasyonel kuvvetler aksonlarda makaslama hasarına yol açarak aksonal transportu keser. Bu durum, travmadan kısa süre sonra hasarlı bölgede organellerin ve proteinlerin birikmesiyle karakterize 'aksonal sferoidler' oluşturur. Gümüşleme yöntemleri veya β\beta-amiloid prekürsör protein (β\beta-APP) immünhistokimyası bu aksonal şişlikleri göstermede kullanılan en hassas yöntemlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et.
Yüksek hızlı kaza sonrası BT'de belirgin hematom olmamasına rağmen derin koma ve gri-beyaz cevher sınırında peteşiler olması Diffüz Aksonal Hasar'ı (DAH) düşündürür.
DAH, rotasyonel akselerasyon-deselerasyon kuvvetlerinin aksonlar üzerinde yarattığı makaslama (shearing) etkisiyle oluşur.
2
Akut dönemdeki hücresel hasar mekanizmasını belirle.
Aksonlardaki mekanik hasar, hızlı aksonal transportu keser ve transport edilen proteinlerin hasar bölgesinde birikmesine neden olur.
Transportun durması sonucu oluşan aksonal şişlikler (sferoidler) ve β\beta-APP birikimi, travmadan sonraki ilk birkaç saat içinde saptanabilen en duyarlı mikroskobik bulgulardır.

Key Concept

Diffüz Aksonal Hasar (DAH) ve erken histopatolojik bulguları
Estimated Time:2m 0s
Question 138Question →

Kariyeri boyunca çok sayıda kafa travması öyküsü olan 4242 yaşındaki eski bir profesyonel boksör; progresif bilişsel gerileme, emosyonel instabilite, depresyon ve hafif parkinsonian bulgular sergilemektedir. Radyolojik görüntülemede frontal ve temporal loblarda atrofi ile lateral ventriküllerde genişleme saptanan bu hastada, beyin dokusunun incelenmesi sonucunda görülmesi beklenen karakteristik patolojik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sulkus derinliklerinde ve perivasküler alanlarda yoğunlaşan tau proteini birikimi

Answer

Sulkus derinliklerinde ve perivasküler alanlarda yoğunlaşan tau proteini birikimi
Sulkus derinliklerinde ve perivasküler alanlarda yoğunlaşan tau proteini birikimi, tekrarlayan hafif kafa travmaları sonrası gelişen kronik travmatik ensefalopatinin (CTE) patognomonik histopatolojik özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü analizi
Tekrarlayan kafa travması (boks) ve progresif bilişsel/davranışsal bozulma saptandı.
Hastadaki semptomlar ve travma öyküsü 'Kronik Travmatik Ensefalopati' (CTE) tablosuna işaret etmektedir.
2
Ayırıcı tanı değerlendirmesi
DAI, Alzheimer ve eski kontüzyonlar ekarte edildi.
DAI akut/subakut bir süreçtir; Alzheimer'da amiloid plakları baskındır; plaque jaune ise lokalize bir sekeldir.
3
Spesifik patoloji tespiti
CTE için karakteristik olan protein birikimi ve yerleşimi belirlendi.
CTE bir tauopatidir ve Alzheimer'dan farklı olarak tau birikimi sulkusların derinliğinde ve damar çevrelerinde (perivasküler) kümelenir.

Key Concept

Kronik Travmatik Ensefalopati (CTE) ve Tauopatiler
Estimated Time:2m 30s
Question 139Question →

52 yaşında bir erkek hasta, son haftalarda giderek artan şiddetli baş ağrısı, ataksi ve fışkırır tarzda kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Çekilen kraniyal manyetik rezonans görüntülemede, arka çukurda (posterior fossa) yerleşimli ve dördüncü ventrikülü ileri derecede komprese eden büyük bir kitle tespit ediliyor. Hastanın izleminde bilinci hızla kapanıyor ve radyolojik olarak serebellar vermisin tentorium açıklığından (incisura tentorii) yukarı doğru yer değiştirdiği gözleniyor.

Bu klinik tabloda tanımlanan spesifik herniasyon tipinin seyrinde, aşağıdaki vasküler yapılardan hangisinin basıya uğramasına bağlı olarak sekonder iskemik hasar (enfarktüs) gelişme olasılığı en yüksektir?

Show answer & explanation

Answer: Superior serebellar arter

Answer

Superior serebellar arter
Arka çukur (posterior fossa) kitleleri, serebellumun vermis ve superior kısımlarını tentorium açıklığından (incisura tentorii) yukarı doğru iter. Bu klinik tabloya 'yukarı doğru (asendan) transtentoriyal herniasyon' adı verilir. Bu yukarı itilme hareketi sırasında, serebellumun üst kısımlarını besleyen superior serebellar arter (SCA), tentoriumun serbest kenarı ile herniye olan serebellar doku arasında sıkışarak basıya uğrar. Bunun sonucunda superior serebellar arter sulama alanında sekonder iskemik enfarktüsler gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki primer patolojinin yerleşim yerini belirle.
Kitle arka çukurda (posterior fossa) yer almaktadır.
Kafaiçi basınç artışının vektörel yönünü anlamak için kitlenin konumu kritiktir.
2
Tanımlanan radyolojik bulguya göre herniasyon tipini tespit et.
Serebellar vermisin tentorium açıklığından yukarı doğru yer değiştirmesi, 'yukarı doğru (asendan) transtentoriyal herniasyon' tablosudur.
Arka çukur kitleleri supratentoryal kitlelerden farklı olarak dokuları yukarıya veya foramen magnumdan aşağıya doğru iter.
3
Asendan transtentoriyal herniasyonda anatomik olarak risk altında olan vasküler yapıyı belirle.
Serebellumun üst kısmını besleyen superior serebellar arter (SCA), dokuların yukarı itilmesiyle tentoriumun serbest kenarı arasında sıkışır.
Her herniasyon tipinin kendine özgü vasküler ve nöral kompresyon paterni vardır.

Key Concept

Herniasyon Tipleri ve Spesifik Vasküler Komplikasyonları
Question 140Question →

19 yaşında erkek hasta, bir spor müsabakası sırasında şakağına (temporal bölge) aldığı sert bir darbe sonrası kısa süreli baygınlık geçiriyor. Yaklaşık 1 saat sonra bilinci tamamen açılan ve kendini iyi hisseden hasta, gözlem altındayken aniden fenalaşıyor ve bilinci kapanıyor. Çekilen bilgisayarlı beyin tomografisinde temporal kemik kırığı ile birlikte, kafatası kemiği ile dura mater arasında bikonveks (mercek şeklinde) yoğun bir kanama alanı saptanıyor. Bu klinik tabloda kanamanın en olası kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Arteria meningea media

Answer

Arteria meningea media
Temporal kemik travmalarında kemiğin iç yüzeyinden geçen arteria meningea media sıklıkla hasar görür. Bu durum, kanın dura mater ile kafatası kemiği arasında birikmesine (epidural hematom) neden olur. Hastalarda travma sonrası kısa bir baygınlık, ardından 'lucid interval' denen iyilik hali ve kanama genişledikçe ani nörolojik kötüleşme karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Temporal travma, kısa süreli bilinç kaybı ve ardından gelen 'lucid interval' (geçici iyilik hali) saptandı.
Bu bulgular klasik bir epidural hematom (EDH) sunumudur.
2
Radyolojik bulguyu yorumla
BT'deki bikonveks (mercek şeklinde) görünüm, kanamanın dura mater ile kafatası arasında sınırlı kaldığını doğrular.
Epidural kanamalar suturları geçemediği için bu tipik şekli alır.
3
Anatomik kaynağı belirle
Epidural hematomların %90'ından fazlası arteria meningea media hasarı kaynaklıdır.
Temporal kemik bu arterin üzerinden geçtiği için bu bölgedeki kırıklar arteri kolayca yaralar.

Key Concept

Epidural Hematom (EDH) ve Arteria Meningea Media İlişkisi
Estimated Time:45s
PreviousPage 7 / 17Next
Sinir Sistemi Patolojisi Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 7 | Examkin