Ürogenital ve Endokrin Sistem Patolojisi
387 questions
yaşında erkek hasta, yaklaşık aydır fark ettiği, sol testiste ağrısız büyüme ve sertlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan tetkiklerde serum alfa-fetoprotein () düzeyi normal bulunurken, human koriyonik gonadotropin () düzeyi hafif yüksek ( ) olarak ölçülüyor. Orşiektomi materyalinin makroskobik incelemesinde; testisi dolduran, çapında, homojen kesit yüzeyli, lobüllü ve krem-beyaz renkli bir kitle izleniyor. Mikroskobik incelemede ise berrak sitoplazmalı, iri nükleollü poligonal hücrelerin oluşturduğu lobüller ve bu lobülleri ayıran, yoğun lenfositik infiltrasyon içeren ince fibröz septalar saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
65 yaşında kadın hasta, osteoartrit nedeniyle yaklaşık iki haftadır düzenli non-steroid anti-inflamatuar ilaç (NSAİİ) kullanımı sonrası halsizlik, hafif ateş ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede gövdede yaygın makülopapüler döküntü saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi mg/dL (bazal: mg/dL) ölçülüyor, idrar tetkikinde ise hafif proteinüri ve Hansel boyaması ile eozinofilüri saptanıyor. Bu hastada gelişen akut böbrek hasarının altında yatan temel patolojik süreçte izlenmesi en olası histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, sağ testiste son bir yıldır yavaş büyüme gösteren, ağrısız bir kitle nedeniyle başvuruyor. Radikal orşiektomi materyalinin makroskobik incelemesinde cm çapında, sınırlı, grimsi-beyaz renkli ve mukoid alanlar içeren kitle izleniyor. Mikroskobik incelemede; belirgin pleomorfizm gösteren üç farklı hücre tipi (küçük lenfosit benzeri hücreler, orta büyüklükte yuvarlak hücreler ve multinükleer dev hücreler) saptanıyor. Bu tümör ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
yaşında erkek hasta, son bir haftadır bacaklarında gelişen şişlik ve karın bölgesinde dolgunluk hissi ile başvuruyor. Fizik muayenede gode bırakan pretibial ödem ve asit saptanıyor. Laboratuvar bulgularında saatlik idrarda g proteinüri, serum albumin düzeyinde g/dL (normal: -) değerleri izleniyor. Böbrek biyopsisinin ışık mikroskobik incelemesinde glomerüller normal yapıda görülüyor; immünofloresan incelemede ise herhangi bir immün kompleks veya kompleman birikimi saptanmıyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak için yapılacak elektron mikroskobu incelemesinde izlenmesi beklenen karakteristik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında bir kadın hasta, tekrarlayan böbrek taşları ve ilerleyici görme alanı kaybı şikayetleriyle başvurmuştur. Yapılan incelemelerde primer hiperparatiroidizm (paratiroid adenomu) ve hipofiz ön lobunda kitle (adenom) saptanmıştır. Hastanın aile öyküsünde benzer endokrin neoplazilerin varlığı dikkat çekmektedir. Ancak yapılan moleküler taramalarda lokusundaki geninde herhangi bir mutasyon saptanmamıştır. Bu hastada görülen klinik tabloyu açıklayan ve "MEN-1 benzeri" fenotipe yol açan temel genetik defekt aşağıdakilerden hangisidir?
68 yaşında erkek hasta, koroner arter bypass cerrahisi sonrası 12. günde gelişen ilerleyici renal disfonksiyon nedeniyle değerlendiriliyor. Hastanın cerrahi sonrası sefalosporin, proton pompa inhibitörü ve NSAİİ tedavileri aldığı; ameliyat sırasında ise kısa süreli hipotansiyon ve kontrast madde maruziyeti öyküsü olduğu belirleniyor. Fizik muayenede yaygın makülopapüler döküntü ve ateş () saptanıyor.
Laboratuvar verileri:
- Serum Kreatinin:
- Tam Kan Sayımı: Eozinofili ()
- Tam İdrar Tetkiki: Lökosit silindirleri, hafif proteinüri ve Hansel boyaması ile pozitif eozinofilüri
Böbrek biyopsisinde; glomerüllerin ve damar yapılarının normal olduğu, ancak tübül epitel hücreleri arasına lenfositlerin sızdığı (tübülit), interstisyumun ödemli olduğu ve yoğun eozinofil infiltrasyonu içerdiği gözleniyor.
Bu klinik ve patolojik tablo için en olası patogenez aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, yeni başlayan jeneralize tonik-klonik nöbetler nedeniyle fenitoin tedavisine başlanmıştır. Tedavinin . haftasında hastada yaygın makülopapüler döküntü, hafif ateş ve halsizlik gelişmiştir. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi mg/dL'den mg/dL'ye yükselmiş, idrar tetkikinde ise hafif proteinüri ve sedimentte lökosit silindirleri ile eozinofiller saptanmıştır. Bu hastanın böbrek biyopsisinde izlenmesi en olası morfolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
28 yaşında bir kadın hasta, çarpıntı ve dirençli hipertansiyon atakları ile boyunda ele gelen kitle şikayetiyle başvuruyor. Yapılan incelemelerde bilateral feokromositoma ve tiroid bezinde medüller karsinom saptanıyor. Hastanın ailesinde de benzer hastalık öyküsü olduğu biliniyor. Bu klinik tabloya göre, hastada aşağıdaki ek bulgulardan hangisinin saptanması MEN 2A (Sipple sendromu) tanısını doğrular?
yaşında erkek hasta; gövdede belirginleşen mor renkli geniş strialar, proksimal kas güçsüzlüğü ve tedaviye dirençli hipertansiyon şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde serum sodyum () düzeyi mEq/L, potasyum () düzeyi mEq/L, plazma düzeyi pg/mL (Düşük) ve saatlik idrar serbest kortizol düzeyi ise referans aralığının çok üzerinde saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları eşliğinde, hastadaki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, rutin kontrollerinde saptanan kalsiyum yüksekliği ( mg/dL) ve düşük fosfor ( mg/dL) nedeniyle değerlendiriliyor. Paratiroid sintigrafisinde sağ alt paratiroid lojunda aktivite tutulumu izleniyor. Cerrahi eksplorasyonda sağ alt paratiroid bezi cm çapında ve makroskobik olarak büyüktür. Cerrah, tanıyı doğrulamak ve cerrahi stratejiyi belirlemek için sol üst paratiroid bezinden de biyopsi örneği gönderiyor.
Biyopsi alınan sol üst paratiroid bezinin mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması, eksize edilen sağ alt bezin "adenom" olma olasılığını en güçlü şekilde destekler?
yaşında erkek hasta, yeni başlayan gut atağı nedeniyle allopurinol tedavisi almaya başlamıştır. Tedavinin . gününde ateş, gövdede makülopapüler döküntü ve halsizlik şikayetleriyle başvurmuştur. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi mg/dL (bazal: mg/dL) saptanmıştır. İdrar tetkikinde lökosit silendirleri ve eozinofili izlenmiş olup, proteinüri düzeyindedir. Bu hastadan alınan böbrek biyopsisinde izlenmesi en olası histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
Otuz iki yaşında pozitif bir erkek hasta, son iki haftadır hızla artan genel vücut ödemi ve idrar miktarında azalma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral pretibial ödem ve asit saptanıyor. Kan basıncı mmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde saatlik idrarda g proteinüri ve serum kreatinin düzeyinde belirgin artış ( mg/dL) tespit ediliyor. Yapılan böbrek biyopsisinde ışık mikroskobunda bazı glomerüllerde kapiller yumakların global kollapsı ve bu alanları örten podositlerde belirgin hipertrofi, hiperplazi ve sitoplazmik vakuolizasyon izleniyor. Podositlerin bu görünümü Bowman mesafesini tamamen doldurarak hilal benzeri bir yapı oluşturuyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, sağ testiste yaklaşık bir yıldır devam eden, yavaş büyüyen ağrısız bir kitle şikayetiyle başvuruyor. Yapılan orşiektomi materyalinin mikroskobik incelemesinde; farklı boyutlarda (küçük lenfosit benzeri, orta boy ve dev hücreler) üç tip hücre popülasyonu izleniyor. Tümör stromasında lenfositik infiltrasyon ve granülom yapısı saptanmıyor. Komşu testis dokusunda 'germ hücreli neoplazi in situ' () bulgusuna rastlanmıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hastada yapılan rutin kontrolde serum düzeyi (N: ) saptanıyor. Rektal tuşesi normal olan hastadan alınan iğne biyopsisinde; bazı prostatik asinüslerin iri, hiperkromatik çekirdekli ve belirgin nükleollü hücrelerle döşeli olduğu, ancak bu bezlerin çevresinde kesintili de olsa bazal hücre tabakasının korunduğu izleniyor. Bu morfolojik bulgular ışığında, lezyonun "yüksek dereceli prostatik intraepitelyal neoplazi" () olarak tanımlanmasını sağlayan ve invaziv karsinomdan ayrımında kullanılan en güvenilir temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, rutin sağlık taramasında serum düzeyinin saptanması üzerine üroloji kliniğine başvuruyor. Yapılan rektal tuşe muayenesinde prostatın sağ lobunda fokal sertlik saptanıyor. Hastaya uygulanan transrektal iğne biyopsisinde, bir odakta genişlemiş asiner yapılar içerisinde pleomorfik nükleuslu ve belirgin nükleollü hücrelerin oluşturduğu "tufting" (tepeleşme) paterni izleniyor. Bu olguda en olası tanı ve bu tanıyı invaziv adenokarsinomdan ayırt etmede kullanılan en güvenilir immünohistokimyasal bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, son yıldır aralıklarla tekrarlayan makroskopik hematüri şikayetiyle başvuruyor. Bu atakların sıklıkla bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takip eden saat içerisinde geliştiği ve birkaç gün sürdüğü belirtiliyor. Fizik muayenede kan basıncı olup ödem saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde serum ve düzeylerinin normal olduğu görülüyor. Yapılan böbrek biyopsisinde ışık mikroskobunda mezanjiyal hipersellülarite ve matriks artışı izleniyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada tanısal doğruluğu en yüksek olan immünopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, parapleji nedeniyle yıldır kalıcı idrar sondası kullanan erkek hastada, son zamanlarda gelişen hematüri şikayeti üzerine yapılan sistoskopide mesane lümeninde geniş tabanlı, vejetan bir kitle saptanmıştır. Bu hastada gelişen malignitenin en olası histolojik tipi aşağıdakilerden hangisidir?
45 yaşında bir erkek hasta, açlık sırasında ortaya çıkan konfüzyon ve terleme atakları ile birlikte tekrarlayan böbrek taşı şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde serum kalsiyum ve paratiroid hormon () düzeyleri yüksek, kan glukozu ise düşük saptanıyor. Bu hastada Multiple Endokrin Neoplazi (MEN) tip 1 sendromu düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisinin bu tabloya eşlik etme olasılığı en yüksektir?
Akciğer tüberkülozu nedeniyle rifampisin, izoniazid ve pirazinamid tedavisi başlanan 45 yaşındaki bir erkek hasta, tedavinin . gününde ani gelişen ateş, gövdede yaygın makülopapüler döküntü ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi (bazal: ) olarak saptanıyor. Tam kan sayımında periferik eozinofili, idrar tetkikinde ise steril piyüri ve eozinofilüri izleniyor. Bu hastada gelişen renal patolojinin en olası morfolojik bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik üriner sistem enfeksiyonu öyküsü olan yaşında kadın hastada hematüri ve dizüri şikayetleri üzerine sistoskopi yapılıyor. Mesane mukozasında sarı renkli, yumuşak ve hafif kabarık plaklar izleniyor. Alınan biyopside geniş, eozinofilik granüler sitoplazmalı makrofajlar (von Hansemann hücreleri) ile karakterize kronik inflamatuar süreç saptanıyor. Bu makrofajların sitoplazmasında bulunan konsantrik lamelöz yapıda, demir ve kalsiyum içeren karakteristik inklüzyonlar aşağıdakilerden hangisidir?